71
Sayıştay Dergisi • Sayı:113
Nisan - Haziran 2019
OBEZİTE VERGİSİNİN KABUL EDİLEBİLİRLİĞİNE
İLİŞKİN YAPISAL EŞİTLİK MODELİ ANALİZİ
1
STRUCTURAL EQUATION MODEL ANALYSIS FOR
ACCEPTABILITY OF FAT TAX
Ulvi SANDALCI
*
Güner TUNCER
**
ÖZ
Obezite önemli sağlık sorunları ile birlikte ekonomik ve sosyo-psikolojik birçok
soruna neden olan ve dünyada yaygın olarak görülen bir hastalıktır. Obezitenin neden
olduğu bu sorunlar obezite yaygınlığıyla birlikte önemli boyutlara ulaşmış bulunmaktadır.
Obeziteye neden olan gıdalar üzerinden ek bir vergi alınması olan obezite vergisi
yoluyla bireylerin daha sağlıklı gıdalara yönelmesi ve bu yolla obezitenin azaltılması
amaçlanmaktadır. Obezite vergisinin başarıya ulaşmasında birçok faktör etkili olmakla
beraber bireylerin bu vergiyi kabul etmesi/benimsemesi önem arz etmektedir. Obezite
vergisinin kabul edilebilirliğinde ise birçok faktör etkili olmaktadır.
Türkiye’de henüz uygulanmamakla beraber gelecekte uygulanması muhtemel obezite
vergisinin kabul edilebilirliğini etkileyen faktörleri yapısal eşitlik modeli ile incelediğimiz
çalışmada ekonomik, sosyo-psikolojik, sağlık ve siyasi faktörlerin kabul edilebilirlik üzerinde
etkili olduğu; ayrıca kabul edilebilirlik düzeyini etkileyen bu faktörlerin birbirleri ile ilişkili
olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Obezite vergisinin kabul edilebilirlik düzeyi üzerinde en fazla
etkili faktör sağlık, ikincisi ekonomi, üçüncüsü sosyo-psikolojik faktör iken sonuncu sırada
siyasi faktör yer almaktadır. Ekonomik faktör ile siyasi faktör kabul edilebilirliği negatif
etkilerken sağlık ve sosyo-psikolojik faktörler pozitif yönde etkilemektedir.
Anahtar Kelimeler: Obezite, Obezite Vergisi, Yapısal Eşitlik Modeli.
ABSTRACT
Obesity is a common disease in the world, which causes many economic and socio-
psychological problems along with important health problems. These problems caused
by obesity have reached signicant dimensions with the prevalence of obesity. Fat tax,
which is an additional tax on the foods that cause obesity, aims to orientate people to
1 Bu çalışma Ulvi SANDALCI’nın Kütahya Dumlupınar Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Maliye Anabilim
Dalında Sunmuş Olduğu “Türkiye’de Obezite Vergisinin Kabul Edilebilirliğine İlişkin Bir Alan Araştırması”
başlıklı doktora tezinden türetilmiştir.
* Arş. Gör. Dr., Kütahya Dumlupınar Üniversitesi, İİBF, Maliye Bölümü, ulvi.sandalci@dpu.edu.tr, Orcid: 0000-
0003-1527-0815.
** Dr. Öğr. Üyesi, Kütahya Dumlupınar Üniversitesi, İİBF, Maliye Bölümü, guner.tuncer@dpu.edu.tr, Orcid: 0000-
0001-5579-9436.
Gönderim Tarihi : 07.12.2018
Kabul Tarihi : 31.01.2019
Obezite Vergisinin Kabul Edilebilirliğine İlişkin Yapısal Eşitlik Modeli Analizi
72
Sayıştay Dergisi • Sayı:113
Nisan - Haziran 2019
healthier alternatives and to decrease the obesity among individuals. While many factors
are effective in the success of fat tax, it is important that individuals accept/adopt this tax.
Many factors are effective in the acceptability of fat tax, as well.
In the present study where the factors effective on the acceptability of the fat tax,
which has yet to be applied but will possibly be implemented in the future in Turkey, were
examined by means of structural equation model, it was determined that economic, socio-
psychological, health and political factors are inuential on the acceptability of this tax.
In addition, these factors affecting acceptability were found to be related to each other.
The most inuential factor on the acceptability of fat tax is health and it is followed by
economy, socio-psychological factor and political factor. Economic factor and political
factor negatively affect acceptability while health and socio-psychological factors positively
affect it.
Keywords: Obesity, Fat Tax, Structural Equation Modelling.
GİRİŞ
Günümüzde obezite hastalığı gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde hızlı
bir şekilde artmakta ve önemli sağlık sorunlarına neden olmaktadır. Dünya
Sağlık Örgütü tarafından en riskli on hastalık içinde yer alan obezite ulusal ve
uluslararası alanda çözülmesi gereken acil konulardan biri olarak görülmektedir.
Ölümcül bazı hastalıkların oluşmasına ve yaşam kalitesinin azalmasına neden
olan obezite yetişkinlerle birlikte çocukluk çağındaki bireyleri de etkilemektedir.
Bundan dolayı obezite uluslararası boyutta halk sağlığını tehdit eden bir hastalık
olarak görülmekte ve önlenmesi için çalışmalar yapılmaktadır.
Devletlerin obezitenin önlenmesine ilişkin yaptığı çalışmaların başında
obeziteye neden olan ürünler üzerine ek bir vergi koymak gelmektedir. Obezite
vergisi olarak literatürde kabul görmüş bu vergilerle obezite hastalığına neden
olan ürünler üzerinden tüketimi kısmak amaçlı ek dolaylı vergiler alınmaktadır.
Dünya üzerinde birçok ülke tarafından uygulanan obezite vergilerinin ülkemizde
de gelecek dönemlerde uygulanması muhtemel görülmektedir. Bundan dolayıdır
ki bu çalışmada gelecek dönemde uygulanması düşünülen obezite vergisinin
kabul edilebilirliği ölçülerek bireylerin bu vergiyi kabul edebilirlik düzeyleri ortaya
çıkartılmıştır. Bununla birlikte obezite vergisinin kabul edilebilirliği üzerinde etkili
olan faktörler ve bu faktörlerin etki yön ve düzeyleri de Yapısal Eşitlik Modeli ile
analiz edilmiştir.
Obezite Vergisinin Kabul Edilebilirliğine İlişkin Yapısal Eşitlik Modeli Analizi
73
Sayıştay Dergisi • Sayı:113
Nisan - Haziran 2019
Bu analizlere yönelik İBBS (İstatistiki Bölge Birimleri Sınıandırması)
Düzey 1
2
Bölgesinde ulaştığımız 54 ilde ikamet eden toplam 1683 bireye anket
uygulanmış ve buna ilişkin sonuçlar SPSS 22 ve LISREL 8.51 istatistik programları
yardımıyla değerlendirilmiştir.
Obezite vergisine ilişkin literatürde yapılan çalışmalar daha çok bu
verginin etkinliğini belirlemeye yönelik iken çalışmada bu etkinliği de belirleyen
bireylerin kabul edilebilirlik seviyelerini ölçmek, literatürde eksik olan bu boşluğun
doldurulmasına katkı sağlamaktadır. Türkiye’de demograk değişkenler itibariyle
obezite vergisine ilişkin kabul edilebilirlik düzeylerini araştıran bu çalışma ise,
obezite vergisinin kabul edilebilirlik düzeyi üzerinde etkili olan faktörlerin birbirleri
ile ilişkisi ve bu kabul edilebilirlik üzerindeki etkisini yapısal eşitlik modeli ile test
etmeyi amaçlamaktadır.
1. OBEZİTE VERGİSİ
Obezite hastalığının zamanla bireysel bir sorun olmaktan çıkıp toplumsal
bir halk sağlığı sorunu halini almasıyla birlikte sağlıksız gıdalar veya Beden Kitle
İndeksi (BKİ) normal üstü olan bireyler üzerinden kilolarına göre ek bir vergi
alma kri uygulanmaya başlanmıştır. Nitekim 2003 yılında Dünya Sağlık Örgütü
raporunda birçok ulus devletinin obezite ile mücadele kapsamında sağlıksız
yiyecekler üzerine ek bir vergi koyduğu veya koymayı düşündüğü bildirilmiştir.
Günümüze gelindiğinde ise obezite ile mücadele kapsamında birçok ülke mali
önlemler kapsamında obezite vergisini caydırıcı veya teşvik edici mekanizma
olarak kullanmaktadır.
Obezite vergisi, vücut sağlığını bozacak ölçüde yağ birikimine neden
olan enerji yoğunluğu yüksek fakat besin değeri düşük sağlığa zararlı yiyecek
ve içeceklerden veya BKİ’si normal oranların üzerinde olan bireylerden kilolarına
göre ek bir vergi alınması olarak nitelendirilebilir. Obeziteyi önlemek amacıyla
yüksek yağ ve şeker içerikli gıdalardan ek bir vergi alınmakta ya da obez olan
bireyler üzerine ek bir vergi konulmaktadır (Alemanno ve Carreno, 2013). Ancak
2 İBBS (İstatistiki Bölge Birimleri Sınıandırması), Türkiye’nin AB üyelik sürecinde yerine getirmeyi taahhüt ettiği
yükümlülüklerden biridir. İBBS’yi kullanma amacı olarak bölgesel politika çerçevesinin belirlenmesi, bölgelerin
sosyo-ekonomik analizinin yapılması ve Avrupa düzeyinde karşılaştırılabilir bölgesel istatistiki verilerin
üretilmesini sayılabilir. İBBS ile 3 aşamalı bölge sistemi oluşturulmakta, 81 il Düzey 3 olarak, “ekonomik, sosyal
ve coğra yönden benzerlik gösteren komşu iller ise bölgesel kalkınma planları ve nüfus büyüklükleri de dikkate
alınarak” (Bakanlar Kurulu, 2002) Düzey 2 (26 adet) ve Düzey 1 (12 adet) bölge olarak tanımlanmıştır.
Obezite Vergisinin Kabul Edilebilirliğine İlişkin Yapısal Eşitlik Modeli Analizi
74
Sayıştay Dergisi • Sayı:113
Nisan - Haziran 2019
uygulamada obeziteye neden olan sağlıksız gıdalardan vergi alınması daha çok
kullanılmaktadır.
Hükümetlerin obezite ile mücadele kapsamında obezite vergisini mali önlem
olarak kullanmasının gerekçesi olarak obezite hastalığının gün geçtikçe daha
fazla yaygınlık kazanması, toplumsal bir halk sağlığı sorunu halini alması ve bu
hastalığın neden olduğu maliyetlerin ülkelerin bütçelerinde önemli bir yük ortaya
çıkarmasını gösterebiliriz. Sağlıksız gıdalar üzerine uygulanacak vergilendirme
politikalarının arkasında yatan teori, meşrubat ve yağ gibi enerji yoğun sağlıksız
gıdaların yat trendlerinin, enerjisi düşük fakat besin değeri yüksek gıdaların
yatlarının trendlerinden daha düşük olduğudur. Sağlıklı gıdalar tüketmek isteyen
bireylerin aylık gıda harcamalarının sağlıksız gıda tüketen bireylerden daha fazla
olması vergileme yoluyla yatlama stratejilerinin uygulanmasını gerekli kılmıştır. Bu
yolla sağlıksız gıdaların yatlarının sağlıklı gıdaların yatlarından nispeten daha
fazla olması ve tüketicilerin tercihlerini değiştirmeleri amaçlanmaktadır (Timmins,
2011: 155). Tüm bu amaçlar doğrultusunda dünyanın çeşitli bölgelerindeki
devletler obezite ile mücadelede vergileri kullanmaya başlamıştır. Tablo 1’de
obezite vergisi uygulayan ülkelerin vergi konuları ve oranları gösterilmektedir.
Tablo 1: Ülkelerin Obezite Vergisi Uygulamaları
Ülke
Uygulama
Yılı
Verginin Konusu
Verginin Oranı
veya Miktarı
ABD Çeşitli
23 eyalette şekerli içecekler ve gıda
mamulleri
%1-8
Norveç 1981 Şeker, çikolata ve şekerli içecekler Değişken
Samoa 1984 Meşrubat
Her bir litre için
0.40 tala (0.14 €)
Avustralya 2000 Meşrubat, şekerleme, bisküvi, unlu mamuller %10
Fransız
Polinezya’sı
2002
Tatlandırılmış içecekler, şekerleme ve
dondurma
Her bir litre için 60
frank (0.55 €) İthal
içecekler için
Fiji 2016 Meşrubat
İthal içecekler
üzerine %5
Nauru 2007
Şeker, şekerleme, gazlı içecekler, aromalı süt,
tatlı içecek
%30 ithalat vergisi
Finlandiya 2011 Meşrubat ve şekerleme
Meşrubat litre başı
0.075 €, şekerleme
kilo başı 0.75 €
Macaristan 2011
Şeker oranı yüksek gıdalar, yağ, tuz ve
şekerli içecekler
Ürün başına 10
forint (0.04 €)
Danimarka 2011
Doymuş yağ oranı %2.3’ten fazla olan et süt
ürünleri, hayvani yağlar ve sıvı yağlar
Doymuş yağ kilo
başı 2.15 €
Obezite Vergisinin Kabul Edilebilirliğine İlişkin Yapısal Eşitlik Modeli Analizi
75
Sayıştay Dergisi • Sayı:113
Nisan - Haziran 2019
Ülke
Uygulama
Yılı
Verginin Konusu
Verginin Oranı
veya Miktarı
Fransa 2012 Şeker veya tatlandırıcı içeren içecekler
Her bir litre için
0.72 €
Meksika
2014
Her 100 gram için 275 Kcal’dan fazla kalori
içeren gıdalar
%8
Şeker ilave edilmiş içecekler
Her bir litresi için 1
Peso (0,06 €)
Mali
Yükümlülük Miktarı
Japonya 2008 Şirket ve yerel yönetimler
Maktu miktarda
yaptırımlar
Kaynak: Mytton vd., 2012; Jayarajan, 2011; Thow vd., 2010; OECD, 2014.
Çeşitli ülkelerin obezite ile mücadelede kullandıkları vergiler incelendiğinde
hem konu itibariyle hem de oran itibariyle farklılıklar görülmektedir. Buna
göre farklı ülkeler farklı gıdalar üzerine farklı oranlarda vergiler koymaktadır.
Bununla beraber bazı ülkeler sağlıksız gıdalar üzerinde spesik vergiler (vergi
borcunun ağırlık, hacim, uzunluk gibi ölçüler üzerinden hesaplanarak belirlendiği
vergiler) kullanırken diğer ülkeler ad valorem (matrah değerleri üzerinden
hesaplanan vergiler) vergiler kullanmaktadır. Ancak çoğu ülkede obezite ile
mücadelede kullanılan vergiler “obezite vergisi” adı altında kullanılmamaktadır.
Ya var olan vergilere ek oranlar getirilmekte ya da başka adlar altında bu vergi
uygulanmaktadır.
Obezite vergisi uygulamasının 1981 yılında başladığı ve günümüze
kadar çeşitli ülkelerde çeşitli yıllarda uygulanmaya devam ettiği görülmektedir.
Özellikle 2000 yılları sonrasında obezite vergisi uygulaması ülkeler arasında
hızlı bir şekilde yayılmaya başlamıştır. Bu yayılmayla birlikte Romanya, İngiltere,
Polonya, İtalya, İrlanda gibi vergi uygulamayan ülkelerde de vergisel düzenleme
tartışılmaya devam etmektedir. Obezite vergisini uygulayan ülkeler arasında
sadece Danimarka’da başarısız sonuçlar elde edilmiş ve vergi yürürlükten
kaldırılmıştır.
Obezite vergisini, genellikle obezitenin yaygın olduğu ülkelerin uyguladığı
görülmektedir. Bazı ülkeler sadece şekerli içeceklerden vergi alırken diğer ülkeler
hem içecek hem de yiyeceklerden vergi almaktadır. Ayrıca birkaç ülke ithal
ürünler üzerinden obezite vergisi almaktadır. Ülkelerin tümü sağlıksız yiyecek
veya içecekler üzerine obezite vergisi koyarken Japonya farklı bir mali önlem
anlayışı sergilemektedir. Buna göre Japonya obeziteye neden olan gıdalar
yerine obez bireylerin işverenleri ya da yerel yönetimlere mali yükümlülük
Obezite Vergisinin Kabul Edilebilirliğine İlişkin Yapısal Eşitlik Modeli Analizi
76
Sayıştay Dergisi • Sayı:113
Nisan - Haziran 2019
getirilmesi yaklaşımını tercih etmiştir. Obez bireylerin çeşitli dönemler itibariyle
bel ölçümlerinin yapılması sırasında kadın ve erkekler için belirlenen bel çevresi
ölçüsünün aşılması halinde ilgili kurumlara maktu tutarda ceza kesilmektedir.
Bu kapsamda Japonya’nın obezite ile mücadelede uyguladığı yaklaşım diğer
ülkelerden farklılık göstermektedir.
2. OBEZİTE VERGİSİNİN KABUL EDİLEBİLİRLİĞİNİ BELİRLEYEN
FAKTÖRLERE İLİŞKİN ANKET ÇALIŞMASI
2.1. Literatür Araştırması
Obezite ile mücadele kapsamında bazı devletlerin uygulamaya
koyduğu, bazı devletlerin ise uygulamasını tartıştığı obezite vergisinin hastalıkla
mücadeledeki etkisi şüphesiz büyük önem taşımaktadır. Nitekim obezite vergisini
uygulayan ve uygulamayı tartışan birçok devlet verginin hastalıkla mücadeledeki
rolünü inceleyerek kamu politikası yürütmektedir. Bu doğrultuda konunun hem
kamu politikası hem de halk sağlığı ve ekonomik boyutunun öneminden dolayı
obezite vergisi ile ilgili yazında yapılmış birçok çalışma bulunmaktadır. Çalışmanın
uygulama kısmına geçmeden önce konuyla ilgili yapılmış yerli ve yabancı
çalışmalara yer verilmiştir.
Tablo 2: Obezite Vergisi Konusunda Yapılan Literatür Çalışmaları
Araştırmacı Yapılan Çalışma Sonuç
Schroeter vd.,
2005
ABD’de 20-74 yaş arası yetişkinlerin
gıda ürünleri ile ilgili yat artışlarına
karşı göstereceği tepkiyi ölçmeye yö-
nelik çalışma yapılmıştır.
Çalışmada şekerli içecekler üzerinden
alınacak verginin kilo düşürücü etkisi
olacağı sonucuna ulaşılmıştır.
Mytton vd.,
2007
İngiltere’de gıdaların tüketim miktar-
ları ile KDV oranları arasındaki ilişki-
yi araştırmışlardır.
Çalışmada bu tarz vergilerin gıda
şirketlerinin direnciyle karşılaşacağı, sağlık
üzerindeki etkilerinin kesin olmadığı, yok-
sullar üzerindeki etkilerinin belirsiz olacağı
ve obeziteye bağlı hastalıkları önlemede
yetersiz kalacağı sonucuna ulaşmışlardır.
Powell vd.,
2009
ABD’de 1997-2006 yılları arasın-
da vergi gelirleri ile Geleceği İzleme
anketlerinden alınan ergenlere ilişkin
bireysel düzeyde verilerden yararla-
nılarak yapılan çalışmada vergilerin
ergenlerin kiloları üzerindeki etkileri
araştırılmıştır.
Yapılan çalışma sonucunda söz konusu
dönemde ABD’de yürürlükte bulunan eya-
let vergilerinin ergenlerin obezite ve fazla
kilolu oranını düşürmede etkili olmadığına
ulaşılmıştır.
Nederkoorn
vd., 2011
Bu çalışmada, yüksek kalorili yo-
ğun gıdalara uygulanan yüksek bir
obezite vergisinin, web tabanlı bir
süpermarkette yüksek enerjili yoğun
gıdaların satın alınan kalorilerini etki-
li bir şekilde azaltıp azaltmadığı 306
katılımcı ile gözlenmiştir.
306 katılımcı ile gerçekleştirilen çalışmanın
sonucuna göre yüksek kalorili gıdalar üze-
rine konulan bir obezite vergisinin birey-
lerin daha az kalori tüketmeleri üzerinde
etkisi olmuştur.
Obezite Vergisinin Kabul Edilebilirliğine İlişkin Yapısal Eşitlik Modeli Analizi
77
Sayıştay Dergisi • Sayı:113
Nisan - Haziran 2019
Araştırmacı Yapılan Çalışma Sonuç
Rivard vd.,
2012
Çalışmada ABD’de şekerle
tatlandırılmış meşrubatlar üzerinden
alınacak %20’lik bir obezite vergi-
sinin halkın tüketimlerini nasıl etkile-
yeceği ile ilgili olarak 592 yetişkine
telefon anketi uygulanmıştır.
Anket çalışması sonucunda ulaşılan bul-
gulara göre katılımcıların %39’u böyle bir
vergi konulması durumunda tüketimlerini
kısacaklarını, %20’si vergi konulmayan
içeceklere yöneleceklerini, %37’si tüketim-
lerinde herhangi bir değişiklik yapmaya-
caklarını bildirmişlerdir.
Storom, 2012 Güney Afrika için obezite vergileri ile
gıda tüketim alışkanlıkları ile sağlıksız
gıdaların satın alınması arasındaki
ilişkiyi açıklamaya yönelik 451 kişiyle
anket uygulaması gerçekleştirilmiştir.
Anket uygulaması sonucunda ulaşılan bul-
gulara göre obezite vergisi uygulaması
sonucu bu ürünlerin tüketiminde ve Güney
Afrika’daki halkın obezite oranlarında
azalmalar meydana gelmiştir.
Barry vd.,
2013
Şekerle tatlandırılmış içecekler
üzerinden alınacak bir obezite ver-
gisi ile ilgili halkın görüşlerinin belir-
lenmesi amacıyla 1026 kişiye web
tabanlı anket uygulaması yapılmıştır.
Anket çalışması sonucunda ulaşılan bulgu-
lara göre katılımcıların %60’ı böyle bir ver-
ginin key olduğunu, %58’i gelir elde et-
mek için alınacağını, %51’i düşük gelirlileri
olumsuz etkileyeceğini, %53,8’i müdahale
amaçlı olduğunu, %49’u obeziteye yol
açan en önemli nedenin şekerli içecekler
olduğunu, %41’i ise obezite ile mücadele-
de gelir sağlama aracı olarak gördüklerini
açıklamışlardır.
Gergerlioğlu,
2014
İstanbul ilinde toplam 1018 bireye
yapılan anket çalışması ile obezite
vergisine ilişkin halkın düşünceleri
araştırılmıştır.
Çalışmada ulaşılan sonuca göre
katılımcıların %43’ü obeziteye neden olan
sağlıksız ürünler üzerinden vergi alınması-
nı desteklemiştir.
Ayyıldız ve
Demirli, 2015
Obezite vergisine ilişkin halkın düşün-
celerini belirlemek amacıyla 20 ilde
toplam 1126 bireye anket uygulan-
mıştır.
Çalışmada halkın obezite ile mücadelenin
gerekliliğine inandığı ancak verginin skal
amaçla alınacağı endişesi taşıdığından bu
mücadelenin vergi dışı araçlarla yapılma-
sını arzuladığı tespit edilmiştir
Saruç vd.,
2015
Maliye Akademisyenleri ve Sağlık
Profesyonellerince Obezite Vergisi ve
Bazı Kamu Politikalarının Kabul Edile-
bilirliği ve Algılanan Etkinliği ile ilgili
çalışma kapsamında 184’ü maliye
akademisyeni 262 ise sağlık profes-
yoneli olmak üzere 447 katılımcıya
anket uygulamıştır.
Sağlık çalışanları ile maliye akademisyenleri
için yapılan anket çalışmasında katılımcılar
arasında obezite vergilerinin kabul edilebilir-
liğinin yüksek olduğu gözlenmiştir.
Ajjaji ve Ong,
2015
Hollanda’da şekerli meşrubatlar
üzerinden alınan vergilerin etkilerini
ölçmeye yönelik olarak yapılmış ça-
lışmada 34’ü çocuklu, 43’ü çocuksuz
olmak üzere 77 aile ile anket çalışma-
sı gerçekleştirilmiştir.
Şekerli meşrubatlara uygulanan obezite
vergisi bu ürünlerin tüketiminde azalmaya
neden olmuştur. Ayrıca şekerli meşrubat-
lara vergi uygulandıktan sonra çocuklu
bireyler çocuksuz bireylere göre daha az
şekerli ürün satın almışlardır.
Cornelsen ve
Carreido, 2015
İngiltere’de obezite vergisine ilişkin
halkın düşünceleri ve kabul edilebilir-
liğe ilişkin görüşleri araştırılmıştır.
Katılımcıların %76’sı obezite vergisinin
alışılmışın dışında bir uygulama olduğunu
düşünmüştür. Ancak yine de verginin genel
olarak kabul gördüğü ortaya çıkmıştır.
Tuncer ve San-
dalcı, 2018
TR33 bölgesinde yaşayan bireylerin
algıları ve bu algıları belirleyen
faktörler anket yardımıyla ölçülmüş-
tür. Anket çalışması TR33 bölge-
sinde yer alan (Manisa, Kütahya,
Afyonkarahisar ve Uşak) illerinde
537 bireye uygulanmıştır.
Çalışmada obezite vergisi algısını belir-
leyen faktörler ekonomik, sağlık, ahlaki-
psikolojik, siyasi ve sosyal olmak üzere 5
başlık altında analiz edilmiştir. Çalışmanın
sonucuna göre, TR33 bölgesinde yaşayan
bireylerin obezite vergisi algı düzeyi düşük
çıkmıştır.
Kaynak: Çeşitli çalışmalardan yararlanılarak tarafımızca oluşturulmuştur.
Obezite Vergisinin Kabul Edilebilirliğine İlişkin Yapısal Eşitlik Modeli Analizi
78
Sayıştay Dergisi • Sayı:113
Nisan - Haziran 2019
2.2. Araştırmanın Amacı
Bu çalışmanın amacı İBBS Düzey1 bölgesindeki illerde yaşayan halkın ileride
uygulanması muhtemel obezite vergisinin kabul edilebilirlik düzeyinin ölçülmesi
ve bu düzeyi etkileyen faktörler arasındaki nedensel ilişkilerin yapısal bir model
ile incelenmesidir. Bununla birlikte obezite vergisinin kabul edilebilirliğinde etkili
olan ekonomik, siyasi, sağlık ve sosyo-psikolojik faktörlerin kabul edilebilirliği ne
ölçüde ve hangi yönde etkilediğinin belirlenmesi de çalışmanın diğer amacıdır.
2.3. Araştırmanın Yöntemi
Çalışmada veri toplamada anket yöntemi kullanılmıştır. Anket yöntemi
henüz uygulamada olmayan obezite vergisinin kabul edilebilirliği ile bunu
etkilediği düşünülen sosyo-psikolojik, ekonomik, sağlık ve siyasi faktörler ile ilgili
zengin veri kaynağı sağlayabilme özelliğine sahip olduğundan tercih edilmiştir.
Anket formunda Rennis Likert tarafından geliştirilen 5’li Likert ölçeğine (1.
Tamamen katılıyorum, 2. Katılıyorum, 3. Kararsızım, 4. Katılmıyorum, 5.Tamamen
katılmıyorum) uygun 35 soru yer almaktadır.
İBBS Düzey1 de toplam 1683 bireye uygulanan anketlerden elde
edilen veriler ‘SPSS for Windows’ (22.0) programı kullanılarak sayısal verilere
dönüştürülmüştür. Bu kapsamda, teorik çerçeveden hareketle gizil bir değişken
olan obezite vergisi kabulüne ilişkin faktörler ortaya konmuş ve ekonomik, sosyo-
psikolojik, sağlık ve siyasi değişkenin bireylerin obezite vergisi kabulü üzerindeki
etkileri test edilmiştir.
Eldeki veri setinden yararlanarak LISREL 8.51 istatistiki program yardımıyla
çalışmaya ilişkin yapısal eşitlik modeli ile hipotezler oluşturularak elde edilen veri
setinin model ile uyumu test edilmiştir. Buna göre elde edilen analiz sonuçlarına
göre hipotezlerin doğrulayıcılığı sonuca bağlanmıştır. Ayrıca obezite vergisinin
kabul edilebilirlik düzeyini etkileyen faktörlerin birbirleri ile ilişkilerinin yönü ve
etkisi ile bu faktörlerin kabul edilebilirlik üzerindeki etkileri ve yönleri yapısal
eşitlik modelleri diyagramları ve yol katsayıları ile analiz edilmiştir.
2.4. Araştırmanın Ana Kütlesi ve Örnek Kütlesi
Araştırmanın ana kütlesini İBBS Düzey1 bölgesindeki illerde ikamet eden 18
yaş üzeri bireyler oluşturmaktadır. Kurumsal nüfus olarak tanımlanan okul, yurt,
otel, çocuk yuvası, huzurevi, hastane ve hapishanede bulunanlar ile kışla ve ordu
evlerinde ikamet edenler kapsanmamıştır. %5 örneklem hatasına göre ana kütlesi
Obezite Vergisinin Kabul Edilebilirliğine İlişkin Yapısal Eşitlik Modeli Analizi
79
Sayıştay Dergisi • Sayı:113
Nisan - Haziran 2019
1.000.000 olan kütleyi temsil edecek olan örneklem büyüklüğü 384’tür (Saunders
vd., 2000: 1). 2018 yılında İBBS Düzey 1 Bölgelerinde ikamet etmekte olan
toplam 20 yaş üzeri 55.250.450 kişi vardır. TÜİK tarafından yaşlara göre tutulan
nüfus istatistiklerinde 15-19 yaş aralığı toplu olarak verildiği için bu nüfusa 18 ve
19 yaşındaki bireyleri de eklediğimizde yaklaşık olarak araştırmanın evreni 58-
60 milyon arasına denk gelmektedir. Çalışmamızda kaynakların kısıtlı olması ve
ana kütlenin tamamına ulaşmanın mümkün olmaması nedeniyle Tabakalı yöntem
seçilerek ana kütleyi temsil eden 54 ile ulaşılmıştır. Tabakalı rassal örnekleme
biçimi kullanılarak belirlenen 54 ildeki veri toplama çalışmaları sonucunda toplam
1832 katılımcıya ulaşılmıştır. Ulaşılan katılımcılardan elde edilen anketlerin 57
tanesi boş ya da eksik olduğundan ve 92 tanesi güvenilir bulunmadığından analiz
dışında bırakılması sonucu, örneklem büyüklüğü en az 384 olarak hesaplanmış
olmakla birlikte, 1683 kişilik bir örneklem sayısına ulaşılmıştır. Ankette yer alan
yaş, medeni durum, gelir seviyesi, meslek, BKİ, cinsiyet ve eğitim düzeyi gibi
değişkenler ile ilgili frekans dağılımlarına ilişkin demograk bulgular Tablo 3’te
gösterilmiştir.
Tablo 3: Demograk Özellikler
Medeni Durum Frekans % Cinsiyet Frekans %
Evli 1370 81,4 Erkek 854 50,7
Bekâr 313 18,6 Kadın 829 49,3
Yaş
Frekans % Aylık Gıda Harcama Frekans %
18-25 237 14,1 300 ve altı 360 21,4
26-45 620 36,8 301-500 TL 793 47,1
46 + 826 49,1 500 TL ve üstü 530 31,5
BKİ
Frekans % Ortalama Gelir Frekans %
Zayıf 26 1,5 1500 TL’ye kadar 192 11,4
Normal 579 34,4 1501-2500 600 35,7
Fazla Kilolu 710 42,2 2501-4000 668 39,7
1. Sınıf Obez 317 18,8 4001 TL ve üstü 223 13,3
2. Sınıf Obez 51 3,0
Eğitim Düzeyi
Frekans % Mesleğiniz Frekans %
İlk Öğretim 791 47 Çalışmıyor 403 23,9
Orta Öğretim 718 42,7 Bağımsız Kendi İşinde Çalışan 370 22
Üniversite 137 8,1 Ücretli (Özel) 531 31,5
Lisans Üstü 37 2,2 Ücretli (Kamu) 195 11,6
Emekli 118 7
Diğer 66 3,9
Toplam
1683 100
Toplam
1683 100
Obezite Vergisinin Kabul Edilebilirliğine İlişkin Yapısal Eşitlik Modeli Analizi
80
Sayıştay Dergisi • Sayı:113
Nisan - Haziran 2019
2.5. Önerilen Metot ve Hipotezler
Araştırma modelinde 5 gizil ve 33 gözlenen değişken yer almaktadır.
Çalışmada, Türkiye’de yaşayan halkın gelecekte olası bir obezite vergisine ilişkin
kabulünü açıklayan nedensel bir model test edilmektedir. Araştırmanın modeli bu
kapsamda yapılan ulusal ve uluslararası literatür çalışmalarına dayanmaktadır.
Obezite vergisinin kabul edilebilirlik düzeyinin birçok değişken tarafından
etkilendiği modelde, ekonomik, sosyo-psikolojik, siyasi ve sağlık etkenlerinin
halkın obezite vergisinin kabul edilebilirliği üzerinde belirleyici faktörler olduğu
öngörülmektedir. Bir başka deyişle, ekonomik faktör, sağlık faktörü, siyasi
faktör, sosyo-psikolojik faktör ve kabul arasındaki nedensel ilişki yapısal eşitlik
modellemesi ile açıklanmaktadır.
Araştırmada belirlenen amaçlar ve literatür çalışmaları çerçevesinde
geliştirilen Şekil 1’deki modelde belirtildiği üzere aralarında ilişkilerin olduğu
düşünülen hipotezler aşağıdaki gibidir:
Araştırma Hipotezleri
H
1
: Obezite vergisinin kabul edilebilirlik düzeyini etkileyen ekonomik
faktörle siyasi faktör arasında karşılıklı ilişki vardır.
H
2
: Obezite vergisinin kabul edilebilirlik düzeyini etkileyen ekonomik
faktörle sağlık faktör arasında karşılıklı ilişki vardır.
H
3
: Obezite vergisinin kabul edilebilirlik düzeyini etkileyen ekonomik
faktörle sosyo-psikolojik faktör arasında karşılıklı ilişki vardır.
H
4:
Obezite vergisinin kabul edilebilirlik düzeyini etkileyen ekonomik
faktörle kabul faktörü arasında karşılıklı ilişki vardır.
H
5
: Obezite vergisinin kabul edilebilirlik düzeyini etkileyen siyasi faktörle
sosyo-psikolojik faktörü arasında karşılıklı ilişki vardır.
H
6
: Obezite vergisinin kabul edilebilirlik düzeyini etkileyen siyasi faktörle
sağlık faktörü arasında karşılıklı ilişki vardır.
H
7:
Obezite vergisinin kabul edilebilirlik düzeyini etkileyen siyasi faktörle
kabul faktörü arasında karşılıklı ilişki vardır.
H
8
: Obezite vergisinin kabul edilebilirlik düzeyini etkileyen sosyo-psikolojik
faktörle sağlık faktörü arasında karşılıklı ilişki vardır.
H
9:
Obezite vergisinin kabul edilebilirlik düzeyini etkileyen sosyo-psikolojik
faktörle kabul faktörü arasında karşılıklı ilişki vardır.
Obezite Vergisinin Kabul Edilebilirliğine İlişkin Yapısal Eşitlik Modeli Analizi
81
Sayıştay Dergisi • Sayı:113
Nisan - Haziran 2019
H
10:
Obezite vergisinin kabul edilebilirlik düzeyini etkileyen sağlık faktörü
ile kabul faktörü arasında karşılıklı ilişki vardır.
H
11
: Obezite vergisinin kabul edilebilirlik düzeyini etkileyen ekonomik
faktör kabul edilebilirlik üzerinde etkilidir.
H
12
: Obezite vergisinin kabul edilebilirlik düzeyini etkileyen sağlık faktörü
kabul edilebilirlik üzerinde etkilidir.
H
13
: Obezite vergisinin kabul edilebilirlik düzeyini etkileyen sosyo-
psikolojik faktör kabul edilebilirlik üzerinde etkilidir.
H
14
: Obezite vergisinin kabul edilebilirlik düzeyini etkileyen siyasi faktör
kabul edilebilirlik üzerinde etkilidir.
Modele ilişkin araştırma hipotezlerinin tamamı ve nedensel ilişkiler Şekil
1’de yer alan graksel gösterim ile sunulmuştur.
Şekil 1: Araştırma Hipotezlerine İlişkin Model
2.6. Analiz ve Bulgular
Çalışmada ölçme aracı olarak kullanılan anket formu ulusal ve uluslararası
yazında konuyla ilgili yapılmış çeşitli çalışmalarda uygulanan anketlerden
esinlenerek oluşturulmuştur. Verilerin güvenilirliğini ve geçerliliğini belirlemek
için, anketteki bütün faktörler için güvenilirlik analizi yapılmıştır. Sosyal bilimler
alanında Likert tipi anketlerde ölçek güvenilirliğinin test edilmesinde en sık
kullanılan Cronbach’s Alpha katsayısıdır (Bademci, 2011). Cronbach’s Alpha
Değeri 0,7 ve üzerinde olan ölçeğin güvenilir olduğu ve ölçekte bulunan ifadelerin
birbirleri ile tutarlı oldukları kabul edilmektedir. Cronbach’s Alpha değerinin
0,7’nin altında hesaplandığı durumlarda ise ölçekte bulunan ifadelerin birbirleri
ile tutarlı olmadıkları ve kullanılan ölçeğin güvenilir olmadığı ortaya çıkmaktadır
(George ve Mallery, 2003: 231). Buna göre araştırmada kullandığımız ölçeğin
Cronbach’s Alpha değeri Tablo 4’te gösterilmiştir.
Obezite Vergisinin Kabul Edilebilirliğine İlişkin Yapısal Eşitlik Modeli Analizi
82
Sayıştay Dergisi • Sayı:113
Nisan - Haziran 2019
Tablo 4: Tüm Anket Verileri Güvenilirlik İstatistikleri
Gözlem Sayısı Cronbach’s Alpha Madde Sayısı
N=1683 ,823 33
Obezite vergisinin kabul edilebilirliğine ilişkin oluşturulan anket formunun
tutarlılığını ortaya koyabilmek için 5’li likert ölçeğin kullanıldığı 33 önerme üzerinde
yapılan güvenilirlik analizi sonucunda Cronbach’s Alpha katsayısı 0,823 olarak
tespit edilmiştir. Bu sonuç bize ölçeğin güvenilirlik düzeyinin “oldukça güvenilir”
olduğunu göstermektedir.
Obezite vergisinin kabul edilebilirlik düzeyini İBBS Düzey1 Bölgesinde
ölçtüğümüz çalışmada bireylerin obezite vergisinin kabul edilebilirlik düzeylerine
ait bir skor elde etmek amacıyla hem yurt dışında hem de ülkemizde daha önce
yapılmış konuya ilişkin anketler incelenerek, obezite vergisinin kabul edilebilirlik
düzeyini ölçmek için 7 sorudan oluşan bir endeks geliştirilmiştir. İlgili soruların
cevapları 5’li Likert ölçeğine göre, ters soruların cevapları yeniden kodlanarak
hesaplanmıştır.
Obezite vergisi kabul edilebilirlik düzeyini ölçmeye yönelik seçilen sorular
ve yeni kodlama şekilleri aşağıda gösterilmiştir.
1. Türkiye’de obezite vergisi uygulanmalıdır (51)
2. Obezite ile mücadelede vergiler kullanılmalıdır (51)
3. Obezite ile mücadele vergi dışı araçlarla yapılmalıdır (15)
4. Sağlıksız gıdalar üzerine ek bir vergi konulmalıdır (51)
5. Obezite vergisine sağlığımız için olumlu bakmaktayım (51)
6. Obezite vergisinin topluma faydalı olacağını düşünüyorum (51)
7. Obezite vergisi sağlıklı nesillerin yetiştirilmesi için önemli bir mücadele
aracıdır (51)
İndeksteki sorulara verilen cevaplarda (51) seklindeki kodlamalarda
‘5’ Kesinlikle Katılıyorum seçeneğini, ‘1’ ise Kesinlikle Katılmıyorum seçeneğini
gösterecek şekilde kodlanmıştır. (15) seklindeki kodlamalarda ise ‘1’ Kesinlikle
Katılıyorum seçeneğini, ‘5’ ise Kesinlikle Katılmıyorum seçeneğini gösterecek
şekilde kodlanmıştır.
Tablo 5’ten de görüleceği üzere kabul edilebilirlik düzeyini ölçmek için
geliştirilen endekse göre İBBS Düzey1 bölgesindeki halkın obezite vergisini kabul
Obezite Vergisinin Kabul Edilebilirliğine İlişkin Yapısal Eşitlik Modeli Analizi
83
Sayıştay Dergisi • Sayı:113
Nisan - Haziran 2019
edilebilirlik düzeylerine ait skor 2,3846 olarak bulunmuştur. Araştırma anketinde
kullanılan ölçeğin 5’li Likert ölçeği olması ve 3 değerinin orta nokta (% 50) olarak
kabul edilmesi, ankete katılan bireylerin obezite vergisinin kabul edilebilirlik
düzeylerinin ortalamanın altında olduğunu göstermektedir. Buna göre, örnek
kitlemizi temsil eden bireylerin obezite vergisini kabul edilebilirlik düzeyi düşük
düzeydedir.
Tablo 5: Ankete Katılan Bireylerin Obezite Vergisi Kabul Edilebilirlik Düzeyi
Minimum Maksimum Ortalama Standart Sapma
Obezite Vergisi Kabul
Edilebilirlik Düzeyi
1.00 5.00 2,3846 0,74156
2.7. Açıklayıcı Faktör Analizi
Veri kümesinde yer alan gözlenen değişkenlere uygulanan Açıklayıcı Faktör
Analizi sonucu ulaşılan bulgular incelendiğinde farklı faktör sütunlarında benzer
faktör yüklerinin olması, faktörü oluşturan diğer değişkenlerle kavramsal bütünlük
sağlanmaması ve ortak varyans büyüklükleri dikkate alınarak 35 soruluk anket
ölçeğinden madde 15 ve 34 analiz dışında bırakılmıştır. Analiz dışı bırakılan
değişkenlerden sonra uygulanan faktör analizi sonucunda KMO ve Bartlett
Küresellik Testi sonucuna ilişkin bulgular Tablo 6’da sunulmuştur.
Tablo 6: KMO Değeri ve Bartlett Küresellik Testi Sonucu
Kaiser-Meyer-Olkin (KMO) örneklem yeterliliği ölçümü ,861 p>0,6
Bartlett’s Testi Yaklaşık χ
2
21673,111
df 1770
Sig. 0,000 p<0,05
Analiz sonucunda Bartlett Küresellik Testi sonucunun yüksek çıkması
ve anlamlı olması beklenir (Tavşancıl 2010: 151). Bartlett Küresellik Testi
sonucunda elde edilen ki-kare (χ2) nin istatistiksel olarak anlamlılık değerine
bakılmaktadır. Bu değerin p<0.05 çıkması verilerin çok değişkenli normal dağılım
gösterdiği sonucunu vermektedir. Bu durumda analize devam edilebilir. Özetle
Bartlett küresellik testinin p<0,05 olasılıkla anlamlı bulunması faktör analizinin
uygulanabilirliği için gerekli koşuldur (Pallant, 2007: 181).
Faktör analizinin uygulanabilirliğine karar verilmesi sürecinde incelenmesi
gereken testlerden bir diğeri Kaiser-Meyer-Olkin Measure of Sampling Adequacy
(KMO-örneklem yeterliliği ölçütü) testidir. KMO testi, değişkenlerle ilişkili olarak
ortak varyansın belirlenmesine yönelik bir testtir. Bu test, faktörlerin açıklanabilmesi
Obezite Vergisinin Kabul Edilebilirliğine İlişkin Yapısal Eşitlik Modeli Analizi
84
Sayıştay Dergisi • Sayı:113
Nisan - Haziran 2019
için ortak varyansın belirlenmesi gerektiğini ortaya koymaktadır. Bu sayede
örneklemin yeterli olup olmadığının ölçümü mümkün olmaktadır (Hinton, 2004:
305). Özet olarak KMO testi, korelasyon katsayılarının büyüklüğü ile kısmi
korelasyon katsayılarının büyüklüğü arasında karşılaştırma yaparak örneklem
büyüklüğü ve yeterliliği ile ilgili bilgi vermektedir. KMO katsayısı 0 ile 1 arasında
değer almaktadır. Bu değerin 0,60’dan büyük olması durumunda değişkenler
birbirlerini hatasız tahmin edebilmektedir (Bektaş, 2017: 55).
Yapılan KMO ve Barlett Test analizleri sonucunda KMO değeri 0,861
olarak bulunmuştur. Bu sonuca göre bulunan değerin 0,6<0,861 olması çalışma
kapsamında ulaşılan 1683 kişilik örneklem büyüklüğünün yeterli olduğu ve
değişkenlerin birbirlerini mükemmel olarak hatasız tahmin edebildiği sonucuna
ulaşılmıştır. Bartlett’s testi sonucunun p<0,05 olarak bulunması ise verilerin normal
dağılıma sahip olduğu ve Korelasyon matrisinin birim matris özelliği olmadığını
göstermektedir. Buna göre Bartlett’s testi sonucunda H0 (Korelasyon matrisi
birim matristir) hipotezi red edilmiştir. KMO ve Bartlett test analizleri sonucunda
çalışmanın faktör analizi için uygun olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Çalışmada elde edilen verilerin faktör analizine uygunluğuna karar
verildikten sonra veri kümesinin altında yatan gizil yapının keşfedilmesi amacıyla
ortak faktör sayısının belirlenmesine karar verilmiştir. Nitekim araştırmada
uygun ortak faktör sayısının belirlenmesi analiz bulgularının değerlendirilip
yorumlanması açısından önem göstermektedir (Bektaş, 2017: 72). Analize
uygun faktör sayısının belirlenmesi aşamasında “Varyans Yüzdesi Kriteri” temel
alınmıştır. Varyans Yüzdesi Kriteri, faktör sayısını belirlemede toplam varyasın
ardışık faktörler tarafından açıklanan belirlenmiş bir birikimli yüzdesini hesaba
katmaktadır. Her ne kadar birikimli yüzdenin değeri için kesin bir oran olmasa
da bu oran yazardan yazara farklılık göstermektedir (Bektaş, 2017: 78). Örneğin
Hair ve diğerlerine (2014: 132) göre bu oran sosyal bilimler için %60 olması
gerekirken Kline (1994)’a göre bu oranın % 40’ın üzerinde olması kabul edilebilir
olmaktadır. Genel itibariyle literatür çalışmalarına bakıldığında açıklanan
toplam varyansın değerinin %40 - 60 arasında olması yeterli kabul edilmektedir.
Araştırmada veri setine uygulanan açıklayıcı faktör analizi sonucunda özdeğeri
l’in üzerinde olan 5 faktör bulunmuş olup bu faktörlerin açıklanan toplam varyans
özdeğerleri Tablo 7’de gösterilmiştir.
Obezite Vergisinin Kabul Edilebilirliğine İlişkin Yapısal Eşitlik Modeli Analizi
85
Sayıştay Dergisi • Sayı:113
Nisan - Haziran 2019
Tablo 7: Açıklanan Toplam Varyans
Total Variance Explained
Component Initial Eigenvalues Extraction Sums of Squared
Loadings
Rotation Sums of Squared
Loadings
Total % of
Variance
Cumulative
%
Total % of
Variance
Cumulative
%
Total % of
Variance
Cumulative
%
1 7,978 24,175 24,175 7,978 24,175 24,175 6,660 20,182 20,182
2 4,178 12,659 36,834 4,178 12,659 36,834 3,945 11,954 32,136
3 1,875 5,681 42,515 1,875 5,681 42,515 2,958 8,963 41,099
4 1,730 5,242 47,757 1,730 5,242 47,757 1,791 5,428 46,527
5 1,229 3,723 51,480 1,229 3,723 51,480 1,634 4,953 51,480
Hesaplanan eigenvalue (özdeğer) değerlerinde 1’den büyük olanlar
dikkate alınıp toplam varyansa yönelik yorumlama yapılmaktadır (Ho, 2006:
219). Bu doğrultuda çalışmada özdeğer değeri 1’den büyük olan 5 faktör dikkate
alınmaktadır. İlk faktör toplam varyansın %24,175’ini, ikinci faktör %12,659’unu,
üçüncü faktör %5,681’ini, dördüncü faktör %5,242’sini ve beşinci faktör de
%3,723’ünü açıklamaktadır. Bu 5 faktörün açıkladıkları kümülatif varyans miktarı
ise toplam varyansın %51,480’dir. Çalışmada ulaştığımız 5 boyutlu Açıklayıcı
Faktör Analizi sonucunda açıklanan birikimli varyansın %51,480 olduğu sonucu
literatürde kabul edilen açıklanan varyans oranı olan %40 - %60 arasına denk
geldiğinden yeterli kabul edilmektedir.
Araştırmacı çalışmasına ait ölçeğe ilişkin faktör analizi yöntemlerinden
birinden yararlanarak belirlediği faktörleri, bağımsızlık, yorumlamada açıklık ve
anlamlılık gibi hususları yerine getirmek amacıyla rotasyona (eksen döndürmesi)
tabii tutabilir. (Büyüköztürk, 2002: 476).
Faktör döndürme yönteminde (Rotasyon) iki yönteme başvurulmaktadır. Bu
yöntemlerden ilki olan orthogonal (90 derecelik açı ile dik) döndürme; elde edilen
faktörlerin birbirleri ile korelasyona (ilişkiye) girmemesini sağlarken, ikinci yöntem,
oblique (eğik) döndürme yönteminde faktörler tamamen birbirinden bağımsız
değildir. Sosyal bilimler alanındaki çalışmalarda analizlerde yorumlama kolaylığı
ve daha sık kullanıldığından dolayı orthogonal (90 derecelik açı ile dik) döndürme
yöntemi tercih edilmektedir (Karagöz, 2016: 880).
Ancak araştırma konusunu oluşturan birçok yapının birbiriyle ilişkili olduğu
teorik ve ampirik olarak belirlenmiş ise eğik (oblique) döndürme yönteminin
seçilmesi daha doğru ve gerçekçi sonuçlar verecektir. Aksi halde böyle bir
durumun varlığı halinde dik döndürme yönteminin kullanılması sonuçların hatalı
çıkmasına neden olacaktır. Bundan dolayıdır ki araştırmacı, döndürme yöntemine
Obezite Vergisinin Kabul Edilebilirliğine İlişkin Yapısal Eşitlik Modeli Analizi
86
Sayıştay Dergisi • Sayı:113
Nisan - Haziran 2019
karar verirken herhangi bir yanıltıcı sonucun ortaya çıkmaması için faktörler
arası korelasyonlar matrisini incelemeli ve korelasyonların ihmal edilebilir olması
durumunda dik faktör döndürmesini seçmelidir (Bektaş, 2017: 88-89). Bu bilgiler
doğrultusunda çalışmamıza ilişkin faktör döndürme yöntemine karar verirken
faktörler arası korelasyon katsayılarına bakılmış ve ihmal edilmez olduklarına
karar verilmiştir. Bundan dolayı çalışmada faktör yöntemi olarak eğik (oblique)
döndürme yöntemlerinden Promax tercih edilmiştir. Tablo 8’de Promax rotasyonlu
(dönüşümlü) faktör yükleri hesaplanan ifadelerin değerleri gösterilmiştir.
Tablo 8: Dönüşümlü Faktör Yükleri
Structure Matrix
Component
Sosyo-psikolojik Ekonomik Kabul Siyasi Sağlık
s6 ,879
s7 ,883
s8 ,817
s10 ,718
s13 ,860
s16 ,501
s17 ,800
s19 ,458
s20 ,496
s24 ,726
s9 ,616
s12 ,484
s14 ,562
s21 ,461
s22 ,530
s25 ,607
s26 ,535
s28 ,635
s30 ,470
s31 ,582
s1 ,500
s2 ,739
s3 ,463
s4 ,525
s11 ,433
s18 ,652
s23 ,638
s27 ,927
Obezite Vergisinin Kabul Edilebilirliğine İlişkin Yapısal Eşitlik Modeli Analizi
87
Sayıştay Dergisi • Sayı:113
Nisan - Haziran 2019
s35 ,726
s29 ,923
s5 ,728
s32 ,679
s33 ,851
Tablo 8’de dönüşümlü faktör yükleri verilen maddelere ilişkin analizler
sonucunda araştırma ölçeğinin 33 maddeden ve 5 boyuttan oluştuğu ortaya
çıkmıştır. Obezite vergisi ölçeğinde faktör analizi sonucuna göre dağılmış
faktörlerde yer alan maddelerin taşıdıkları sözel anlam incelendiğinde sosyo-
psikolojik faktöre ilişkin maddelerin 1. faktörde, ekonomik faktöre ilişkin
maddelerin 2. faktörde, kabul edilebilirlik faktörüne ilişkin maddelerin 3. faktörde,
siyasi faktöre ilişin maddelerin 4. faktörde ve sağlık faktörüne ilişkin maddelerin
5. faktörde toplandığı görülmektedir. Dolayısıyla birinci faktöre sosyo-psikolojik,
ikinci faktöre ekonomik, üçüncü faktöre kabul, dördüncü faktöre siyasi ve beşinci
faktöre sağlık isimlerini vermek mümkündür.
3. YAPISAL EŞİTLİK MODELİ
Yapısal Eşitlik Modeli (YEM), gözlenebilen ve gözlenemeyen değişkenlerin
nedensel ve ilişkisel olarak bir model içinde tanımlanmasına yarayan ve belli
bir teoriye dayanan çok değişkenli istatistiksel yöntem olarak tanımlanmaktadır
(Byrne, 2010). YEM, çok değişkenli veri setinde deneysel ve deneysel olmayan
araştırmalar için kullanılmaktadır. Bu yöntemde gizil değişkenlerden oluşan
yapısal model ve gözlenen değişkenlerden oluşan ölçüm modeli birleşmektedir
(Moore, 1995: 179). Ölçülebilen ve gizil (örtük) değişkenler arasındaki nedensel
ilişkilerin test edilmesi ile kuramsal yapıların formülasyonunda karşılaşılan
sorunların çözümüne yarayan bir istatistik yöntemi (Reisinger ve Turner, 1999:
71) olan YEM, gözlenen ve gözlenemeyen değişkenler arasındaki ilişkileri ele
alır ve gözlenemeyen değişkenler arasındaki ilişkilerin yapısal modelini test eder
(Bayram, 2016: 2).
Uygulamaya bakıldığında her ne kadar birçok yapısal eşitlik modeli ile
karşılaşılıyor olsa da yaygın olarak kullanılan yapısal eşitlik modelleri 4 başlık
altında incelenebilmektedir. Bunlar (Raykov ve Marcoulides, 2006);
• Yol Analizi Modelleri
• Doğrulayıcı Faktör Analizi Modelleri
Obezite Vergisinin Kabul Edilebilirliğine İlişkin Yapısal Eşitlik Modeli Analizi
88
Sayıştay Dergisi • Sayı:113
Nisan - Haziran 2019
• Yapısal Eşitlik (Regresyon) Modelleri
• Gizil Büyüme Eğrisi Modelleri
3.1. Doğrulayıcı Faktör Analizi
Faktör analizinin bir türü olan Doğrulayıcı Faktör Analizi (DFA), değişkenler
arasında daha önceden belirlenmiş ilişkiler yoluyla kurulan modelin test edilmesine
dayanır (Büyüköztürk, 2002:16). Önceden belirlenmiş bu model yoluyla gözlenen
değişkenlerden hareketle gizil değişken belirlemeye yönelik bir işlem olan DFA,
genel itibariyle ölçek geliştirme ve geçerlilik analizleri için kullanılmaktadır.
Araştırma kapsamında Açıklayıcı Faktör Analizi ile bulunan faktörlerin kuramsal
yapıda hipotez ile belirlenen faktör yapılarına uyup uymadığının test edilmesinde
Doğrulayıcı Faktör Analizinden yararlanılmaktadır (Karagöz ve Ağbektaş, 2016:
279).
Birinci Derece Doğrulayıcı Faktör Analizi
Teorik bir yapıya dayanılarak ya da Açıklayıcı Faktör Analizi sonucu elde
ettiğimiz modelde oluşturulmuş gizil değişkenler arasındaki ilişki Birinci Düzey
Doğrulayıcı Faktör Analizi ile modele dahil edilmektedir. Birinci Düzey Doğrulayıcı
Faktör Analizi yapılmadan önce birbirleriyle ilişkisiz olarak çizilen gizil değişkeler
bu analiz yoluyla karşılıklı olarak birbirine bağlanarak birinci seviye analizi
yapılabilmektedir (Meydan ve Şeşen, 2015: 76). Birinci Düzey Doğrulayıcı Faktör
Analizi ile kuramsal temelde modeli kurulan ölçeğin yapısı yani doğru bir ölçüm
modeli olup olmadığı doğrulanmaktadır. Birinci Düzey Doğrulayıcı Faktör Analizi,
ölçüm modeli olarak da adlandırılır.
Bu başlık altında, ekonomik faktör, kabul faktörü, sosyo-psikolojik faktör,
sağlık faktörü ve siyasi faktör değişkenlerine birinci derece doğrulayıcı faktör
analizi uygulayarak elde edilen verilerin kuramsal modele uyum derecesi ve
doğruluğu ölçülmüştür. Şekil 2’de araştırma ölçeklerine ilişkin Doğrulayıcı Faktör
Analizi Diyagramı verilmektedir.
Obezite Vergisinin Kabul Edilebilirliğine İlişkin Yapısal Eşitlik Modeli Analizi
89
Sayıştay Dergisi • Sayı:113
Nisan - Haziran 2019
Şekil 2: Modele Ait 1. Derece Doğrulayıcı Faktör Analizi Diyagramı
Açıklayıcı Faktör analizi sonucunda 5 boyutta toplanan ölçek birinci
düzey doğrulayıcı faktör analizi değerlendirilmesiyle boyutların yapısındaki gizil
değişkenler ile bu gizil değişkenler arasındaki karşılıklı ilişkiler test edilmiştir.
Analize ilişkin t değerleri incelendiğinde modele ilişkin tüm yolların anlamlı
olduğu ortaya çıkmaktadır. Araştırmada kullanılan ölçeğe ilişkin birinci derece
doğrulayıcı faktör analizi sonucunda gözlenen değişkenlere ilişkin faktör yükleri
ve t değerleri Tablo 9’da verilmiştir.
Obezite Vergisinin Kabul Edilebilirliğine İlişkin Yapısal Eşitlik Modeli Analizi
90
Sayıştay Dergisi • Sayı:113
Nisan - Haziran 2019
Tablo 9: Birinci Derece Doğrulayıcı Faktör Analizine İlişkin Değerler
Boyut Gözlenen Değişken
Standartlaştırılmış
Faktör Yükü
t Değeri
EKONOMİ
EKON1 0,69 15,19
EKON2 0,62 9,41
EKON3 0,77 19,33
EKON4 0,68 13,76
EKON5 0,71 16,04
EKON6 0,92 30,56
EKON7 0,91 28,48
EKON8 0,65 11,83
EKON9 0,58 4,58
EKON10 0,69 14,98
SOSYO-PSİKOLOJİ
SOSPSK1 0,61 6,31
SOSPSK2 0,85 24,75
SOSPSK3 0,61 7,23
SOSPSK4 0,77 19,30
SOSPSK6 0,84 23,70
SOSPSK7 0,95 31,85
SOSPSK8 0,68 13,16
SOSPSK9 0,61 6,57
SOSPSK10 0,72 17,70
SOSPSK11 0,77 20,28
KABUL
KABUL1 0,71 16,35
KABUL2 0,54 3,12
KABUL3 0,89 27,57
KABUL4 0,85 25,03
KABUL5 0,65 12,86
KABUL6 0,92 30,15
KABUL7 0,95 31,48
SİYASİ
SIYASI1 0,91 29,12
SIYASI2 0,82 22,04
SIYASI4 0,88 26,89
SAĞLIK
SAGLIK1 0,95 31,78
SAGLIK2 0,58 5,11
SAGLIK3 0,91 29,45
Faktör yük dağılımları incelendiğinde; ekonomik faktör gözlenen
değişkenleri için faktör yükleri 0,58-0,92, siyasi faktör gözlenen değişkenleri
için faktör yüklerinin 0,82-0,91; sağlık faktörü gözlenen değişkenleri için faktör
yüklerinin 0,58-0,95; kabul faktörü gözlenen değişkenleri için faktör yüklerinin
0,54-0,95 ve sosyo-psikolojik faktörü gözlenen değişkenleri için faktör yüklerinin
Obezite Vergisinin Kabul Edilebilirliğine İlişkin Yapısal Eşitlik Modeli Analizi
91
Sayıştay Dergisi • Sayı:113
Nisan - Haziran 2019
0,61-0,95 arasında değiştiği görülmektedir. Doğrulayıcı faktör analizinde t değeri
p<0,01 anlamlılık düzeyinde 2,56’yı aşarsa anlamlı olduğu kabul edilir. Yapılan
analiz sonucunda anlamlılık değerlerini gösteren p değerlerinin p<0,01 olduğu
ve tüm t değerlerinin 2,56 üstü olduğu görüldüğünden elde edilen değerlerin
istatistiksel olarak anlamlı olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Yapılan analiz sonucunda araştırma ölçeğine ilişkin modelin anlamlı olduğu
tespit edildikten sonra modelin doğru bir ölçüm modeli olduğunu belirlemek
amacıyla modelin uyum iyilik indeks değerleri incelenmiştir. Araştırma ölçeğine
ilişkin birinci derece doğrulayıcı faktör analizi uyum indeks değerleri Tablo 10’da
verilmektedir.
Tablo 10: 1. Derece DFA Uyum İndeks Değerleri
Uyum Ölçütleri İyi Uyum Kabul Edilebilir
Uyum
Çalışma
Değeri
Sonuç
χ2/sd ≤3 ≤4-5 3,94 Kabul Edilebilir
Uyum
RMSEA ≤0,05 0,06-0,08 0,048 İyi Uyum
CFI ≥0,97 ≥0,95 0,96 Kabul Edilebilir
Uyum
GFI ≥0,90 0,89-0,85 0,89 Kabul Edilebilir
Uyum
NFI ≥0,95 0,94-0,90 0,95 İyi Uyum
NNFI ≥0,95 0,94-0,90 0,96 İyi Uyum
Analize ilişkin uyum indeks değerleri incelendiğinde ki-karenin
serbestlik derecesine bölünmesi sonucu 3,90 (χ2/sd) (Kabul Edilebilir Uyum)
değeri bulunmuştur. Bu değer kabul edilebilir uyum değeri olan 5’in altında
olduğundan dolayı istatistiki bakımdan yeterli bir değere sahiptir. Bununla
birlikte; RMSEA=0,047 (İyi Uyum); CFI=0,95 (Kabul Edilebilir Uyum); GFI=0,87
(Kabul Edilebilir Uyum); NFI=0,97 (İyi Uyum) ve NNFI=0,95 (İyi Uyum) olması
model uyumluluğu için istatistiki bakımdan yeterlidir. Tablo 10’daki uyum indeks
değerlerine bakıldığında araştırma modelinin geçerliliği ve doğruluğu doğrulayıcı
faktör analizi ile tespit edilmiştir.
Obezite Vergisinin Kabul Edilebilirliğine İlişkin Yapısal Eşitlik Modeli Analizi
92
Sayıştay Dergisi • Sayı:113
Nisan - Haziran 2019
Tablo 11: Modele Ait Yapısal İlişkiler
Yapısal İlişkiler
Gözlenen Değişken Standartlaştırılmış
Faktör Yükü
t Değeri
EKON SİYASİ 0,27 5,63
EKON SAĞLIK 0,37 7,85
EKON KABUL -0,47 6,39
EKON SOSYO-PSKO 0,17 3,36
SİYASİ SAĞLIK -0,05 -1,07
SİYASİ KABUL -0,21 4,57
SİYASİ SOSYO-PSKO 0,41 9,66
SAĞLIK KABUL 0,56 11,31
SAĞLIK SOSYO-PSKO 0,32 6,39
SOSYO-PSKO KABUL 0,23 5,46
Araştırma modelinin doğru bir ölçüm modeli olduğu tespiti yapıldıktan
sonra modele ilişkin 1. Derece Doğrulayıcı faktör analizi diyagramında kuramsal
modele ilişkin hipotezler doğrultusunda ekonomik faktör, kabul faktörü, sosyo-
psikolojik faktör, sağlık faktörü ve siyasi faktör arasındaki yapısal ilişkiler
incelenebilmektedir. 1. Düzey Doğrulayıcı Faktör analizi ile doğrulanan ölçüm
modeline göre Siyasi faktör ile ekonomik faktör arasındaki korelasyon (0,27),
kabul faktörü arasındaki korelasyon (-0,21) ve sosyo-psikolojik faktör arasındaki
korelasyon (0,41) dır. Ekonomik faktör ile Kabul faktörü arasındaki korelasyon
(-0,47), sağlık faktörü arasındaki korelasyon (0,37) ve sosyo-psikolojik faktör
arasındaki korelasyon (0,17) dır. Sağlık faktörü ile kabul faktörü arasındaki
korelasyon (0,56) ve sosyo-psikolojik faktör arasındaki korelasyon (0,32) dır.
Sosyo-psikolojik faktör ile kabul faktörü arasındaki korelasyon ise (0,23)dır.
Siyasi faktör ile Sağlık faktörü arasındaki ilişki (-0,05) ise 0,01 önem düzeyinde
istatistiksel olarak anlamlı bulunmamıştır.
Yapısal araştırma modelinin analiz edilmesi sonucunda modele ilişkin
kurulan hipotezlerin sonuçları Tablo 12’de gösterilmiştir.
Obezite Vergisinin Kabul Edilebilirliğine İlişkin Yapısal Eşitlik Modeli Analizi
93
Sayıştay Dergisi • Sayı:113
Nisan - Haziran 2019
Tablo 12: Hipotez Test Sonuçları
Araştırma Modeli Hipotezleri
Sonuç
H
1
Obezite vergisinin kabul edilebilirlik düzeyini etkileyen ekonomik faktörle
siyasi faktör arasında karşılıklı ilişki vardır
Doğrulandı
H
2
Obezite vergisinin kabul edilebilirlik düzeyini etkileyen ekonomik faktörle
sağlık faktör arasında karşılıklı ilişki vardır
Doğrulandı
H
3
Obezite vergisinin kabul edilebilirlik düzeyini etkileyen ekonomik faktörle
sosyo-psikolojik faktör arasında karşılıklı ilişki vardır
Doğrulandı
H
4
Obezite vergisinin kabul edilebilirlik düzeyini etkileyen ekonomik faktörle
kabul faktörü arasında karşılıklı ilişki vardır
Doğrulandı
H
5
Obezite vergisinin kabul edilebilirlik düzeyini etkileyen siyasi faktörle sosyo-
psikolojik faktörü arasında karşılıklı ilişki vardır
Doğrulandı
H
6
Obezite vergisinin kabul edilebilirlik düzeyini etkileyen siyasi faktörle sağlık
faktörü arasında karşılıklı ilişki vardır
Doğrulanmadı
H
7
Obezite vergisinin kabul edilebilirlik düzeyini etkileyen siyasi faktörle kabul
faktörü arasında karşılıklı ilişki vardır
Doğrulandı
H
8
Obezite vergisinin kabul edilebilirlik düzeyini etkileyen sosyo-psikolojik
faktörle sağlık faktörü arasında karşılıklı ilişki vardır.
Doğrulandı
H
9
Obezite vergisinin kabul edilebilirlik düzeyini etkileyen sosyo-psikolojik
faktörle kabul faktörü arasında karşılıklı ilişki vardır.
Doğrulandı
H
10
Obezite vergisinin kabul edilebilirlik düzeyini etkileyen sağlık faktörü ile
kabul faktörü arasında karşılıklı ilişki vardır.
Doğrulandı
3.2. Yapısal Eşitlik Modeli (Yol Analizi)
Yol analizi, araştırmada kuramsal olarak kurgulanan ve bu kurguya dayalı
olarak toplanan verilerin kurgulanan modeli doğrulayıp doğrulamadığını test eden
bir analizdir (Meydan ve Şeşen, 2015: 97). Çalışmada teorik temelde kuramsal
yapısı oluşturulan obezite vergisinin kabul edilebilirliği üzerinde ekonomik, sosyo-
psikolojik, sağlık ve siyasi faktörlerin etkili olduğu şeklinde kurulan ilişki yol analizi
yardımıyla analiz edilecektir.
Araştırma modelinde bireylerin obezite vergisinin kabul edilebilirlik düzeyleri
ile ekonomik, sosyo-psikolojik, siyasi ve sağlık faktörleri ilişkilendirilmektedir.
Bireylerin obezite vergisinin kabul edilebilirlik düzeyleri üzerinde bu dört faktörün
etkili olduğu düşünülmekte ve modeldeki ilişkiler yol analizi ile test edilerek modelin
anlamlılığı ortaya konulmaktadır. Bu noktada araştırmada yol analizi ile model
bütün olarak test edilmekte ve modelde dört boyuttan oluşan obezite vergisinin
kabul edilebilirlik düzeyi üzerindeki doğrudan etkiler araştırılmaktadır.
Araştırmanın yapısal modelinde tanımlanan; ekonomik, sosyo-psikolojik,
sağlık ve siyasi faktör değişkenlerinin bireylerin obezite vergisinin kabul
edilebilirliği üzerinde etkili olduğu şeklinde kurulan ilişkiyi gösteren model Şekil
3’te verilmektedir.
Obezite Vergisinin Kabul Edilebilirliğine İlişkin Yapısal Eşitlik Modeli Analizi
94
Sayıştay Dergisi • Sayı:113
Nisan - Haziran 2019
Şekil 3: Faktörlerin Obezite Vergisi Kabul Edilebilirliği Üzerindeki Etkileri
Şekil 3’te gösterilen yol analizine göre obezite vergisini etkileyen faktörlerin
obezite vergisinin kabul edilebilirliği üzerindeki etkilerini gösteren standardize
regresyon katsayılarına bakıldığında tüm yolların %99 güven aralığında (p<0,01)
anlamlı sonuçlar verdiği tespit edilmiştir. Kuramsal yapı üzerine kurulan model
çerçevesinde obezite vergisinin kabul edilebilirliği üzerinde etkili olan faktörlerin
kabul düzeyleri üzerindeki etkilerini tespit etmek amacıyla geliştirilen hipotezlere
ve açıklamalara Tablo 13 ve devamında değinilmiştir.
Obezite Vergisinin Kabul Edilebilirliğine İlişkin Yapısal Eşitlik Modeli Analizi
95
Sayıştay Dergisi • Sayı:113
Nisan - Haziran 2019
Tablo 13: Hipotez Test Sonuçları
Araştırma Modeli Hipotezleri Sonuç
H
11
Obezite vergisinin kabul edilebilirlik düzeyini etkileyen ekonomik faktör-
ler kabul edilebilirlik üzerinde etkilidir.
Doğrulandı
H
12
Obezite vergisinin kabul edilebilirlik düzeyini etkileyen sağlık faktörü ka-
bul edilebilirlik üzerinde etkilidir.
Doğrulandı
H
13
Obezite vergisinin kabul edilebilirlik düzeyini etkileyen sosyo-psikolojik
faktör kabul edilebilirlik üzerinde etkilidir.
Doğrulandı
H
14
Obezite vergisinin kabul edilebilirlik düzeyini etkileyen siyasi faktör kabul
edilebilirlik üzerinde etkilidir.
Doğrulandı
Araştırma modeli çerçevesinde kurulan H
11,
H
12,
H
13
ve H
14
hipotezlerinde
obezite vergisinin kabul edilebilirliğini etkileyen ekonomik, sağlık, sosyo-psikolojik
ve siyasi faktörlerinin kabul edilebilirlik üzerindeki etkileri incelenmiştir. Analiz
sonucunda tüm bu faktörler ile obezite vergisinin kabul edilebilirliği arasındaki
ilişkinin %99 güven aralığında (p<0,01 düzeyinde) anlamlı olduğu tespit edilmiştir.
Yol analizi sonucuna göre;
• Ekonomik faktör obezite vergisinin kabul edilebilirliğini -0,42 oranında
negatif,
• Sağlık faktörü obezite vergisinin kabul edilebilirliğini 0,81 oranında
pozitif,
• Sosyo-psikolojik faktör obezite vergisinin kabul edilebilirliğini 0,35
oranında pozitif,
• Siyasi faktör obezite vergisinin kabul edilebilirliğini 0,21 oranında
negatif,
olarak etkilemektedir. Buna göre sağlık ve sosyo-psikolojik faktör bireylerin
kabul edilebilirliğini pozitif; ekonomik ve siyasi faktör ise negatif etkilemektedir.
Modele ilişkin elde edilen yapısal eşitlikler ve R
2
değerleri Tablo 14’te gösterilmiştir.
Tablo 14: Yapısal Eşitlikler ve R
2
Değerleri
Yapısal Eşitlik R
2
KABUL = 0.81 x SAGLIK + 0.35 x SOSPSKO - 0.42 x EKONOMI - 0,21 x SIYASI
(0.07) (0.06) (0.09) (0.03)
9.71 5.12 -4.83 -2.65
0.63
Obezite Vergisinin Kabul Edilebilirliğine İlişkin Yapısal Eşitlik Modeli Analizi
96
Sayıştay Dergisi • Sayı:113
Nisan - Haziran 2019
KABUL içsel gizil değişkenini açıkladığı öngörülen modelde SAGLIK,
SOSPSKO, EKONOMI ve SIYASI dışsal gizil değişkenlerinin katsayıları kullanılarak
elde edilen yapısal eşitlik sonucunda çoklu belirlilik katsayısı (açıklanan varyans)
0.63 olarak hesaplanmıştır. Söz konusu gizil değişkenlerin 0.01 anlamlılık
düzeyinde KABUL’ün %63’ünü açıkladığına ulaşılmıştır.
Araştırma modelinin doğru ya da kabul edilebilir olması için yol
diyagramında yer alan yolların anlamlı olması koşulu ile birlikte kuramsal ya
üzerine kurulan yapısal eşitlik modelinde bir modelin bütünsel olarak geçerli
ve doğru kabul edilebilmesi için uyum indeksleri olarak bilinen bağımsız
değerlendirme testlerine başvurmak gerekmektedir. Bu değerlendirme testleri ile
kurulan modelin toplanan veri tarafından kabul edilebilir düzeyde destek görüp
görmediğine ilişkin sonuca ulaşmaya imkan vermektedir. Bu noktada her ne kadar
kuramsal yapı üzerine kurulan yapısal eşitlik modeli (yol analizi)’ndeki yollar
anlamlı olsa da modelin geçerli ve kabul edilebilir olması için uyum indekslerine
bakmak zorunluluk teşkil etmektedir. Nitekim oluşturulan modelin uyumu ya da
anlamlılığı, teorik temelde kurulan yapısal eşitlik modelinin araştırma ölçeğiyle
toplanan veri setiyle uyum derecesini göstermektedir. Araştırmada kurulan yol
diyagramına ilişkin uyum indeks değerleri Tablo 15’te gösterilmektedir.
Tablo 15: Yol Analizi Uyum İndeksleri
Uyum Ölçütleri İyi Uyum Kabul Edilebilir
Uyum
Çalışma
Değeri
Sonuç
χ2/sd ≤3 ≤4-5 3,73 Kabul Edilebilir Uyum
RMSEA ≤0,05 0,06-0,08 0,047 İyi Uyum
CFI ≥0,97 ≥0,95 0,95 Kabul Edilebilir Uyum
GFI ≥0,90 0,89-0,85 0,87 Kabul Edilebilir Uyum
NFI ≥0,95 0,94-0,90 0,97 İyi Uyum
NNFI ≥0,95 0,94-0,90 0,95 İyi Uyum
Yol analizi uyum indeks test değerleri sonuçlarına göre, ki-karenin serbestlik
derecesine bölünmesi sonucu 3,90 (χ2/sd) (Kabul Edilebilir Uyum) değeri
bulunmuştur. Bu değer kabul edilebilir uyum değeri olan 5’in altında olduğundan
istatistiki bakımdan yeterli bir değere sahiptir. Bununla birlikte; RMSEA=0,047
(İyi Uyum); CFI=0,95 (Kabul Edilebilir Uyum); GFI=0,87 (Kabul Edilebilir Uyum);
NFI=0,97 (İyi Uyum) ve NNFI=0,95 (İyi Uyum) olması model uyumluluğu için
istatistiki bakımdan yeterlidir. Tablo 15’teki uyum indeks değerlerine bakıldığında
yol analizi model uyumluluğu için geçerli ve kabul edilebilirdir.
Obezite Vergisinin Kabul Edilebilirliğine İlişkin Yapısal Eşitlik Modeli Analizi
97
Sayıştay Dergisi • Sayı:113
Nisan - Haziran 2019
Teorik temele göre bireylerin obezite vergisinin kabul edilebilirliği üzerinde
etkili olan ekonomik, sosyo-psikolojik, sağlık ve siyasi değişkenlerin kabul
edilebilirlik üzerinde etkili olduğunu yol analizi modeli ile araştırılan çalışmada,
modelin istatistiksel olarak anlamlı ve kabul edilebilir olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Buna göre çalışmada kurulan modelin teoriyi desteklediği doğrulanmıştır.
SONUÇ
Obezite vergisinin kabul edilebilirliği ile bu kabul edilebilirlikte etkili olan
faktörlerin yön ve etki derecesinin belirlenmesine yönelik yapılan çalışmada, İBBS
Düzey1 bölgesindeki illerde yer alan 1683 bireye uygulanan anketle bireylerin
obezite vergisini kabul düzeylerini etkileyen faktörler arasındaki nedensel ilişkiler
YEM ile analiz edilmiştir. Bu kapsamda kuramsal çerçeveden hareketle gizil bir
değişken olan obezite vergisinin kabul edilebilirliğine ilişkin faktörler ortaya
konmuş ve sosyo-psikolojik, ekonomik, sağlık ve siyasi faktörün bireylerin obezite
vergisinin kabulü üzerindeki etkilerini göstermek için kurulan hipotezler test
edilmiştir. Bununla birlikte 5 gizil değişken ve 33 gözlenen değişkenden oluşan
kavramsal modelde, istatistiksel olarak anlamlı bulunan faktörler arasındaki
ilişkiye ait hipotezler de test edilmiştir.
Araştırma modelinin doğru bir ölçüm modeli olup olmadığının tespiti için
1. derece doğrulayıcı faktör analizi yapılmış ve buna ilişkin uyum değerlerine
bakılarak modelin doğru bir ölçüm modeli olduğu tespit edilmiştir. Sonrasında
modele ilişkin 1. derece doğrulayıcı faktör analizi diyagramı yardımıyla kuramsal
modele ilişkin hipotezler kurularak ekonomik faktör, kabul faktörü, sosyo-psikolojik
faktör, sağlık faktörü ve siyasi faktör arasındaki ilişkiler incelenmiştir. 1. düzey
doğrulayıcı faktör analizi ile doğrulanan ölçüm modeline göre siyasi faktör ile
ekonomik, kabul ve sosyo-psikolojik faktör arasında; ekonomik faktör ile kabul,
sağlık ve sosyo-psikolojik faktör arasında; sağlık faktörü ile kabul ve sosyo-
psikolojik faktör arasında ve sosyo-psikolojik faktör ile kabul faktörü arasında
istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Siyasi faktör ile sağlık faktörü
arasında ise istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki bulunamamıştır.
Araştırmanın son safhasında yol analizi ile model bütün olarak test edilerek
modelde dört boyuttan (ekonomik faktör, sosyo-psikolojik faktör, sağlık faktörü
ve siyasi faktör) oluşan faktörlerin obezite vergisinin kabul edilebilirlik düzeyi
üzerindeki doğrudan etkileri araştırılmıştır. Bu araştırma sonucunda ekonomik
Obezite Vergisinin Kabul Edilebilirliğine İlişkin Yapısal Eşitlik Modeli Analizi
98
Sayıştay Dergisi • Sayı:113
Nisan - Haziran 2019
faktörün obezite vergisinin kabul edilebilirliği üzerinde negatif; sağlık faktörünün
pozitif; sosyo-psikolojik faktörün pozitif ve son olarak da siyasi faktörün negatif
bir etkiye sahip olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Buna göre obezite vergisinin kabul
edilebilirliğini ekonomik faktör 0,42 katsayı oranıyla negatif, sağlık faktörü 0,81
katsayı oranıyla pozitif, sosyo-psikolojik faktör 0,35 katsayı oranıyla pozitif ve
siyasi faktör 0,21 katsayı oranıyla negatif etkilemektedir.
Çalışmada ortaya çıkan sonuca göre anket uygulanan dönem itibariyle
Türkiye’de halkın obezite vergisine karşı bakışı olumsuz çıkmaktadır. Buna göre
bireyler her ne kadar toplum sağlığı amacı taşısa da gıda ürünleri üzerine
konulacak herhangi bir ek vergiye olumsuz bakmaktadır. Obezite vergisinin
kabul edilebilirlik düzeyinin düşük çıkması çerçevesinde Türkiye’de obezite ile
mücadelede vergi dışında araçlara başvurulması daha başarılı sonuçlar verecektir.
Nitekim halkın özümsemediği/olumsuz baktığı/kabul etmediği bir verginin yine
de özellikle böylesine önemli bir sağlık sorunuyla mücadelede getirilmesi aksine
obezite ile mücadeleye zarar verecektir.
Obezite Vergisinin Kabul Edilebilirliğine İlişkin Yapısal Eşitlik Modeli Analizi
99
Sayıştay Dergisi • Sayı:113
Nisan - Haziran 2019
KAYNAKÇA
Ajjajı, Fadoua ve Ong, Jaimy (2015), “The Sugar Tax in Holland”, Bachelor
Thesis Economics and Business Economics Social Sciences, Utrecht School
of Economics Utrecht University, Utrecht.
Alemanno, Alberto ve Carreno, Ignacio (2013), “Fat Taxes in Europe – A Legal
and Policy Analysis Under EU and WTO Law”, European Food and Feed
Law Review, 2/2013, ss: 97-112.
Ayyıldız, Yaşar ve Demirli, Yunus (2015), “Obezite Vergisine İlişkin Halkın
Düşünceleri: Türkiye’de Bir Alan Araştırması”, Business and Economics
Research Journal, Volume 6, Number 2, ss. 59-78.
Bademci, Vahit (2011), “Kuder-Richardson 20, Cronbach’ın Alfası, Hoyt’un
Varyans Analizi, Genellenirlik Kuramı ve Ölçüm Güvenirliği Üzerine Bir
Çalışma”, Dicle Üniversitesi Ziya Gökalp Eğitim Fakültesi Dergisi, 17:
ss.173-193.
Barry, Colleen L., Niederdeppe, Jeff ve Gollust, Sarah E. (2013), “Taxes on
Sugar-Sweetened Beverages Results from a 2011 National Public Opinion
Survey”, American Journal of Preventive Medicine, 44(2): ss.158 –163.
Bartlett, Maurice Stevenson (1950), Test of Signicance in Factor Analysis,British
Journal of Psychology, Statisticala, Section 3, ss.77-85.
Bayram, Nuran (2016), Yapısal Eşitlik Modellemesine Giriş Amos Uygulamaları,
3. Baskı, Ezgi Kitabevi, Bursa.
Bektaş, Hakan (2017), Açıklayıcı Faktör Analizi, Beta Yayınevi, İstanbul.
Büyüköztürk, Şener (2002), “Faktör Analizi: Temel Kavramlar ve Ölçek
Geliştirmede Kullanımı”, Kuram ve Uygulamada Eğitim Yönetimi, Sayı 32,
Güz.
Byrne, Barbara, M. (2010), Structural Equation Modeling with AMOS: Basic
Concepts, Applications, and Programming, Routledge, New York.
Cornelsen, Laura, Green, Rosemary, Dangour, Alan ve Smith, Richard (2014),
“Why Fat Taxes Won’t Make Us Thin”, Journal of Public Health, 37(1),
ss.18-23.
George, Darren ve Mallery, Paul (2003), SPSS for Windows Step by Step: A Simple
Guide and Reference, 14.0 update, (7th ed.), Allyn & Bacon, Boston, USA.
Obezite Vergisinin Kabul Edilebilirliğine İlişkin Yapısal Eşitlik Modeli Analizi
100
Sayıştay Dergisi • Sayı:113
Nisan - Haziran 2019
Gergerlioğlu, Ufuk (2014), Davranışları Etkilemeye Yönelik Özel Tüketim
Vergilerinin Tutum ve Davranışlar Üzerindeki Etkilerinin Ampirik Analizi
(İstanbul İli Örneği), Doktora Tezi, İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler
Enstitüsü, İstanbul.
Hair Jr, Joseph F., Anderson, Rolph E., Babin, Barry J. ve Black, William (1998),
Multivariate Data Analysis, Prentice Hall International Inc., New Jersey.
Hair Jr, Joseph F., Black, William C., Babın, Barry J. ve Anderson, Rolph E. (2014),
Multivariate Data Analysis (7th Edition), Pearson New International Edition,
Pearson Education Limited, USA.
Hinton, Perry R. (2004), Statistics Explained, New York: Routledge,
Ho, Robert (2006), Handbook of Univariate and Multivariate Data Analysis and
Interpretation with SPSS, New York: CRC.
Jayarajan, Nandini, (2011), The Fat’s on Fire: Curbing Obesity in Japan, BOSTON
U. SCH. PUB. HEALTH, http://www.bu.edu/themovement/2011/05/29 /
the-fats-on-re/.
Kaiser, Henry, F. (1974), “An Index of Factorial Simplicity”, Psychometrika, 39(1),
ss. 31–36.
Karagöz, Yalçın ve Ağbektaş, Ali (2016), “Yapısal Eşitlik Modellemesi ile Yaşam
Memnuniyeti Ölçeğinin Geliştirilmesi: Sivas İli Örneği”, Bartın Üniversitesi
İİBF Dergisi, Cilt: 7, Sayı: 13.
Karagöz, Yalçın (2016), SPSS ve AMOS Uygulamalı İstatistiksel Analizler, Nobel
Yayınevi, 1. Baskı, Ankara.
Kline, Paul (1994), An Easy Guide to Factor Analysis, DK: Routledge.
Meydan, Cem Harun ve Şeşen, Harun (2015), Yapısal Eşitlik Modellemesine
AMOS Uygulamaları, Detay Yayınları, Ankara
Mytton, Oliver, Alastair, Gray, Mike, Rayner ve Rutter, Harry (2007), “Could
Targeted Food Taxes Improve Health?”, J Epidemiol Community Health,
61: ss.689-694.
Mytton, Oliver, Clarke, Dushy ve Rayner, Mike (2012), “Taxing Unhealthy Food
and Drinks to Improve Health”, BMJ (online), 344: e2931.
Obezite Vergisinin Kabul Edilebilirliğine İlişkin Yapısal Eşitlik Modeli Analizi
101
Sayıştay Dergisi • Sayı:113
Nisan - Haziran 2019
Nederkoorn, Chantal, Havermans, Remco C., Giesen, Janneke C. A. H. ve Jansen,
Anita, (2011), “High Tax on High Energy Dense Foods and Its Effects on the
Purchase of Calories in A Supermarket An Experiment”, Appetite Journal,
56, ss. 760-765.
OECD (2014), Obesity, Update, http://www.oecd.org/health/obesity-update.
htm (Erişim Tarihi: 22/08/2018).
Pallant, Julie F. (2007), “SPSS Survival Manual: A Step by Step Guide to Data
Analysis Using SPSS for Windows Version 15”, Crows Nest, New South
Wales.
Powell, Lisa M., Chriqui, Jamie ve Chaloupka, Frank J. (2009), “Associations
between State-level Soda Taxes and Adolescent Body Mass Index”, Journal
of Adolescent Health, 45:ss. 57–63.
Raykov, Tenko ve Marcoulides, George A. (2006), A First Course in Structurel
Equation Modeling, 2nd Edition, Lawrence Erlbaum Associates, Inc., New
Jersey.
Reisinger, Yvette ve Turner, Lindsay (1999), “Structural Equation Modeling with
Lisrel: Application in Tourism,” Tourism Management, Vol. 20, Issue:1, ss.
71-88.
Rivard, Cheryl, Smith, Danielle, Mccann, Susan E.ve Hyland, Andrew, (2012),
“Taxing Sugar-Sweetened Beverages: A Survey of Knowledge, Attitudes
and Behaviours”, Public Health Nutr., August, 15(8): ss. 1355–136.1
Saruç, Tolga, (2015), Obezite Ekonomisi, Seçkin Yayıncılık, Ankara
Saunders, Mark, Lewis, Philip ve Thornhill, Adrian. (2000), Research Methods for
Business Students, Second Edition, Prentice Hall.
Schroeter, Christiane, Lusk, Jayson ve Tyner, Wallace, (2005), “Determining
the Impact of Food Price and Income Changes on Obesity”, Selected
Paper Prepared for Presentation at the American Agricultural Economics
Association Annual Meeting Providence, Rhode Island, July 24-27.
Storom, Dominic Lebohang, (2012), Fat Tax and Food Consumption,
Yayınlanmamış Doktora tezi, Pretoria University, Faculty of Economic and
Management Sciences, USA.
Tavşancıl, Ezel (2010), Tutulumların Ölçülmesi ve SPSS ile Veri Analizi, (4. Baskı).
Ankara: Nobel Basım Yayın.
Obezite Vergisinin Kabul Edilebilirliğine İlişkin Yapısal Eşitlik Modeli Analizi
102
Sayıştay Dergisi • Sayı:113
Nisan - Haziran 2019
Thow, Am, Jan S., Leeder S, Swinburn B., (2010), “The Effect of Fiscal Policy
on Diet, Obesity and Chronic Disease: A Systematic Review”, Bull World
Health Organ, 88(8):ss. 609–14.
Timmins, Kate (2011), On with the Pennies, off with the Pounds? The Use of
Taxation Policies in Obesity Prevention, Perspectives in Public Health, Royal
Society for Public Health, Vol. 131, No. 4l, ss. 155–157.
Tuncer, Güner ve Sandalcı, Ulvi, (2018), “Obezite Vergisi Algısını Belirleyen
Faktörlerin Analizine Yönelik Bir Uygulama”, 4rd International Congress
on Political, Economic and Social Studies (ICPESS), 28-30 June, Venice/
Italy.
http://www.tuik.gov.tr/basinOdasi/haberler/2015_58_20151008.pdf, (Erişim
Tarihi: 02/07/2018).
http://www.who.int/gho/countries/en/, (Erişim Tarihi: 23/09/2018).
http://www.who.int/growthref/who2007_bmi_for_age/en/, (Erişim Tarihi:
17/09/2018).
http://www.tuik.gov.tr/PreTablo.do?alt_id=1059, (Erişim Tarihi: 22/05/2018).