Karar Tarihi 6.9.2012
Karar No 5348



Karar Tarihi : 6.9.2012

Karar No. : 5348/1





GENEL KURUL KARARI



Merkezi Yönetim Bütçesine dahil idarelerin 2011 yılı kesin hesaplarına ilişkin olmak üzere Destek Grubu-06 tarafından düzenlenen Genel Uygunluk Bildirimi Taslağı, Maliye Bakanlığından Muhasebat Genel Müdür Yardımcısı …, Muhasebat Genel Müdürlüğü Daire Başkanı …, Muhasebat Genel Müdürlüğü Daire Başkanı …, Muhasebat Genel Müdürlüğü Daire Başkanı …, Muhasebat Genel Müdürlüğü Maliye Uzmanları …, …, …, …, Bütçe ve Mali Kontrol Genel Müdürlüğü Daire Başkanı …, Gelir Politikaları Genel Müdürlüğü Maliye Uzmanı …, Hazine Müsteşarlığından Müsteşar Yardımcısı …, Kamu Finansman Genel Müdür Vekili …, Kamu Finansman Genel Müdürlüğü Daire Başkanı …, Kamu Finansman Genel Müdürlüğü Daire Başkanı İç Ödemler Muhasebe Yetkili Yardımcısı Vekili …, Toplu Konut İdaresi Başkanlığından Başkan Yardımcısı …, Daire Başkanı …, Şube Müdürü … hazır oldukları halde okunduktan sonra,

Gereği Görüşüldü :

1-) Genel Uygunluk Bildirimi Taslağının “Özet” başlıklı bölümünün görüşülmesi sırasında;

Destek Grubu-06 tarafından yapılan açıklamada; “Mülga 832 sayılı Sayıştay Kanununda Genel Uygunluk Bildirimi Raporu ifadesi yer alırken, 6085 sayılı Sayıştay Kanununda Genel Uygunluk Bildirimi Taslağı ifadesi yer almıştır. Bu nedenle 2011 yılı kesin hesaplarına ilişkin Genel Uygunluk Bildirimi Taslak olarak hazırlanmıştır.

Genel Uygunluk Bildirimi Taslağının hazırlanması aşamasında karşılaştırma ve incelemeler yapılmış, denetim raporlarındaki bulguların mükerreren bu Taslakta yer alması gereksiz görülmüştür.

Daha önceki yıllarda Hazine İşlemleri Raporu, Genel Uygunluk Bildirimi Raporunun eki olarak Sayıştay Genel Kurulunda görüşülür, her ikisi birlikte Türkiye Büyük Millet Meclisine sunulurdu. Ancak, 6085 sayılı Kanunla birlikte Hazine Müsteşarlığı denetim raporu hazırlanmaktadır. Bu rapor Rapor Değerlendirme Kurulunda görüşülmektedir.

Genel Uygunluk Bildirimi Taslağı 1816 adet Genel Bütçeli İdare, 273 adet Özel Bütçeli İdare ve 8 adet Düzenleyici ve denetleyici kurum verileri incelenerek hazırlanmıştır.” şeklinde izahatta bulunmuşlardır.

Taslağın “Özet” başlıklı bölümü üzerinde yapılan görüşmeler neticesinde;

a) Genel Uygunluk Bildiriminde uyum ve ahengin sağlanması için “Özet” başlıklı bölümde yer alan “Esasen 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununda ödenek aşımı konusunda seferberlik, savaş ve olağanüstü hal dışında istisna olmamasına karşın, özel hükümlerin genel değil ancak yine özel hükümlerle yürürlükten kaldırılabileceğine dair hukuk genel ilkesi gerekçesiyle bu kategori oluşturulmuştur.” paragrafının Taslaktan çıkarılması gerektiğinin Üye … tarafından,

b) “Özet” bölümünün anlaşılabilmesi ve bu bölümde gereksiz açıklamalara yer verilmemesi ile yasal gerekçeleri de bulunduğundan, Taslağın bu bölümünde bulunan ikinci sayfanın üçüncü paragrafının son iki cümlesi olan “Esasen üçüncü ve dördüncü kategoride yer alan giderlerin de her birinin yasal dayanağı bulunmaktadır. Ancak, ödenek aşımına neden olabilecek hiçbir gerekçeleri bulunmamaktadır.” ifadesinin Taslaktan çıkarılması gerektiğinin Daire Başkanı … ve Üye … tarafından,

c) Taslağın dördüncü sayfasında yer alan “6085 sayılı Sayıştay Kanununun “Genel uygunluk bildirimi” başlıklı 41 inci maddesi 2 nci bendinde yer alan genel uygunluk bildirimi taslağı hazırlanmasında faaliyet raporlarının dikkate alınması hükmü çerçevesinde genel faaliyet raporu, bütçe uygulama sonuçları boyutuyla incelenmiş ve kesin hesap verileriyle uyumu araştırılmıştır.” şeklindeki “Özet” kısmının son paragrafının Taslaktan çıkarılması gerektiğinin; “Özet” kısmının sonunda “2011 Yılı Merkezi Yönetim Bütçesi Konsolide Uygulama Sonuçları Tablosu”nun bulunması gerektiğinden bu tablonun eklenmesinin Üyelerce,

teklif edilmesi üzerine, yapılan görüşmeler sonucunda bahse konu tekliflerle beraber, Taslağın “Özet” bölümünde ortaya konulan tespitlerin Genel Uygunluk Bildiriminde yer verilmesine, işaret oyuyla yapılan oylama sonucu, oybirliğiyle,

2-) Taslağın “1. Bütçe Giderleri” başlıklı bölümünün görüşülmesi sırasında,

Maliye Bakanlığı Temsilcileri; “323-Bütçeleştirilmiş borçlar hesabı 2004 yılından sonra mevzuatımıza girmiştir. 2001 yılı ekonomik krizinden sonra tahakkuk eden ancak muhasebe kayıtlarına girmeyen harcamalar olmuştur. Bu harcamaların muhasebe kayıtlarına alınması için 323-Bütçeleştirilmiş borçlar hesabı mevzuatımıza girmiştir. Bu hesabın yıl sonunda kapanması esastır. Ancak harcamalara ilişkin belgeler hesapların kapandığı 31 Aralık tarihine kadar harcamayı yapan idarelerden gelmemektedir. Bu nedenle bu hesap yıl sonunda kapanamamaktadır. Maliye Bakanlığı olarak bu konuda kamu idarelerini uyarmaktayız.” şeklinde açıklamada bulunmuşlardır.

Taslağın “1. Bütçe Giderleri” başlıklı bölümüyle ilgili Sayıştayın görüş ve önerisinin ortaya konulması için “Buna göre uygulama ile mevzuat arasında çıkan söz konusu uyumsuzluğun giderilmesi için gerekli düzenlemeler yapılmalıdır.” ifadesinin Taslağın yedinci sayfasındaki “Konu, Türkiye Büyük Millet Meclisinin bilgilerine arz olunur.” paragrafından önce yer alması gerektiğinin Üye … tarafından teklif edilmesi üzerine, yapılan görüşmeler sonucunda bahse konu teklifle beraber Taslağın “1. Bütçe Giderleri” başlıklı bölümünde ortaya konulan tespitlerin Genel Uygunluk Bildiriminde yer almasına çoğunlukla,

3-) Taslağın “2. Ödenek Üstü Giderler” başlıklı bölümünün görüşülmesi sırasında,

Maliye Bakanlığı Temsilcilerinin açıklamaları “5018 sayılı Kanunla birlikte, bu kanunda yer alan seferberlik ve savaş hali gibi istisnai düzenlemeler dışında, ödenek üstü giderler kaldırılmıştır. Ayrıca, 5018 sayılı Kanunla birlikte Maliye Bakanlığının ödenek üstü harcamalarının denetimi konusunda saymanlıklar üzerinde bir denetim yetkisi kalmamıştır. Maliye Bakanlığı bu harcamaların denetim altında tutulabilmesi için say2000i sistemi aracılığıyla kontrol yapmaktadır.

Öte yandan ödenek üstü harcamalar düzeyi yıllar itibariyle düşürülmüştür. 2011 yılında Genel Bütçe Kapsamındaki idarelerde 24.000,00 Türk Lirası ödenek üstü harcama yapılırken, Özel Bütçeli İdarelerde 80.000,00 Türk Lirası ödenek üstü harcama olarak gerçekleşmiştir. Merkezi yönetim bütçesinin büyüklüğü esas alındığında bu konuda önemli bir başarının sağlandığı ortadadır.

Ayrıca personel giderleri özelliği olan giderlerdir. Bu konuda 5018 sayılı Kanunun 81’inci maddesinin (f) bendinde yer alan “Diğer kanunların bu Kanuna aykırı hükümleri” hükmü çok genel bir hükümdür. Bu hükmü personel giderlerine uygulamamak gerekir. Zira 657 sayılı Devlet Memurları Kanununda personel ödemeleri için “ödeme emri aranmaksızın” ibaresi bulunmaktadır. Bu ibare ödenek üstü ile ilgili olan bir ibare değildir. Burada personel ödemelerinin ödenek üstü harcamalara dönüşmesi uygulamadan kaynaklanmaktadır.

5018 sayılı Kanun ödenek üstü harcamalar için ceza uygulamasını da getirmektedir. Ancak bu uygulamanın sorumluluğu Maliye Bakanlığında değildir. 5018 sayılı Kanun bu uygulamanın takibini üst yöneticilere vermektedir. ” şeklinde olmuştur.

Destek Grubu-06 açıklamalarında “Genel Uygunluk Bildirimi Taslağında iki ayrı gerekçe kullanılmıştır. İkinci gerekçenin yersiz olduğu anlaşılıyor. 657 sayılı Kanunda ödenek üstü denilmemektedir. 657 sayılı Kanunda ödeme emri aranmaksızın harcama yapılacağı esas alınmaktadır.” demişlerdir.

Ödenek üstü giderlerin yapılmasında hukuki bir durum söz konusu olduğu gibi fiili bir durum da söz konusudur. Kamu idarelerinin ödenek yokluğu nedeniyle bazı harcamaları yapmaması başka sorumlulukları doğurmaktadır. Bu nedenle Taslakta ödenek üstü giderlere ilişkin yer alan hukuki dayanakların yanlış anlaşılmasını engellemek ve gereksiz açıklamalara yer vermemek için, Taslağın “2. Ödenek Üstü Giderler” bölümünün “2.1.Genel Tespitler” başlıklı kısmında yer alan “Diğer taraftan, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun;

“Atamalarda görev yerine hareket ve işe başlama süresi” başlıklı 62 nci maddesinde;

“Yer değiştirme suretiyle yapılan atamalarda memurlara atama emirleri tebliğ edilince yollukları, ödeme emri aranmaksızın, saymanlıklarca derhal ödenir…”

“Doğum yardımı ödeneği” başlıklı 207 nci maddesinde;

“… Doğum yardımı ödeneği hiçbir vergi ve kesintiye tabi tutulmaksızın ve ödeme emri aranmaksızın saymanlarca derhal ödenir…”

“ Ölüm yardımı ödeneği” başlıklı 208 inci maddesinde;

“… Ölüm yardımı ödeneği, hiçbir vergi ve kesintiye tabi tutulmaksızın ve ödeme emri aranmaksızın saymanlarca derhal ödenir…”

özel hükümleri yer almakta ve 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununun “Yürürlükten Kaldırılan Hükümler” başlıklı 81 nci maddesi (f) bendinde yer alan; “Diğer kanunların bu Kanuna aykırı hükümleri, yürürlükten kaldırılmıştır.” genel hükmü dışında, ödeme emri aranmaksızın saymanlıklarca derhal ödemeye cevaz veren söz konusu özel hükümlerin yürürlükten kaldırılmasına yönelik, bir düzenleme olmadığı anlaşılmaktadır.” ifadesinin ve bu ifadeden sonra gelen iki paragrafın son cümlelerindeki “ve bu durumda “ödeme emri aranmaksızın derhal ödeme” özel hükmü esas alınmış olacaktır.” ifadelerinin Taslaktan çıkarılması gerektiğinin Üye … tarafından teklif etmesi üzerine, yapılan görüşmeler sonucunda, söz konusu teklifle beraber, Taslağın “2. Ödenek Üstü Giderler” bölümünün “2.1.Genel Tespitler” kısmında, ortaya konulan tespitlerin Genel Uygunluk Bildiriminde yer verilmesine çoğunlukla,

4-) Taslağın “2. Ödenek Üstü Giderler” bölümünün “2.1.Genel Tespitler” kısmında bulunan “a) Genel Bütçeli İdarelerde” ve “b) Özel Bütçeli İdarelerde” alt kısımlarında, ortaya konulan tespitlerin Genel Uygunluk Bildiriminde aynen yer verilmesine, işaret oyuyla yapılan oylama sonucu, oybirliğiyle,

5-) Taslağın “2. Ödenek Üstü Giderler” bölümünün “2.1.Genel Tespitler” kısmı içinde açıklanan ve Ödenek Üstü Giderlerin Dağılımı Tablosunda yer alan;

— 657 sayılı Kanunun 62, 207 ve 208’inci maddeleri ile 2011 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu E Cetveli 47’nci madde çerçevesinde yapılan ödenek üstü giderler,

— Personel maaşları ve SGK primlerine ilişkin olarak yapılan ödenek üstü giderler,

— İşçiler, Geçici Personel ve Sözleşmeli Personel Ücretleri ve SGK primlerine ilişkin yapılan ödenek üstü giderler,

— Ödeneği olmaksızın gerçekleştirilen diğer ödenek üstü giderler,

şeklindeki dörtlü ayırım hakkında;

Maliye Bakanlığı temsilcileri bu kararın 3’üncü maddesindeki açıklamalarına ilave olarak “Bütçede yer alan geçici işçilere tamamlayıcı ödenek verilmesi gerekir. Bu konuda 2010 yılı Genel Uygunluk Bildiriminde yer alan uygulama devam ettirilmelidir.” demişlerdir.

Destek Grubu-06 açıklamalarında, bu kararın 3’üncü maddesindeki açıklamalarına ilave olarak “Geçici işçiler kadrolara dahil edilebilir. Ancak bu durumda bütçe Kanunundaki özel hükümler göz ardı edilmiş olur. Genel Uygunluk Bildirimi taslağında yer alan ödenek üstü harcamalardan 1 ve 2 numaralı ödenek üstü harcamalar aynı kalmalı, 3 ve 4 numaralı harcamalara tamamlayıcı ödenek verilmemelidir.” şeklinde ifade etmişlerdir.

Bu açıklamalardan sonra söz alan Üyelerce,

“Ödenek üstü gider konusu yıllardan beri tekrarlanan bir konudur. Esas olan ödenek üstü harcamanın yapılmamasıdır. Zorunluluktan kaynaklanan harcamalar için yasal düzenleme yapılmalıdır. Yasal zorunluluklardan dolayı ödenek üstü harcamalar normal karşılanır hale gelmiştir. Ancak stratejik planlar günlük olarak yapılmamaktadır. Kamu idareleri stratejilerini ve harcamalarını uyumlaştırmalıdırlar. Kamu idareleri mal ve hizmet alımları için ödenek üstü harcama yapmamalıdırlar. Ancak savaş, seferberlik, deprem gibi olağanüstü hallerde ödenek üstü harcamaya imkan tanınmalıdır.

Öte yandan 5018 sayılı Kanun ödenek üstü harcama için yaptırım öngörüyor. Kanunun Ödenek üstü harcama başlıklı 70’inci maddesinde “Kamu zararı oluşturmamakla birlikte bütçelere, ayrıntılı harcama programlarına, serbest bırakma oranlarına aykırı olarak veya ödenek gönderme belgelerindeki ödenek miktarını aşan harcama talimatı veren harcama yetkililerine, her türlü aylık, ödenek, zam ve tazminat dahil yapılan bir aylık net ödemeler toplamının iki katı tutarına kadar para cezası verilir.” denilmektedir.

Ayrıca 6091 sayılı 2011 yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanununun Geçici hizmet karşılığı yapılacak ödemeler başlıklı 9’uncu maddesinde; “(1) 5018 sayılı Kanuna ekli (I) ve (II) sayılı cetvellerde yer alan kamu idareleri;

a) Arızi nitelikteki işleriyle sınırlı kalmak koşuluyla yıl içinde bir ayı aşmayan sürelerle hizmet satın alınacak veya çalıştırılacak kişilere yapılacak ödemeleri,

b) İlgili mevzuatı uyarınca kısmi zamanlı hizmet satın alınan kişilere yapılacak ödemeleri,

c) 5/6/1986 tarihli ve 3308 sayılı Mesleki Eğitim Kanununun 25 inci maddesi gereğince aday, çırak ve işletmelerde meslek eğitimi gören öğrencilere yapılacak ödemeleri,

ç) 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 4 üncü maddesinin (C) fıkrası gereğince çalıştırılan geçici personele yapılacak ödemeleri,

bütçelerinin (01.4) ekonomik kodunda yer alan ödenekleri aşmayacak şekilde yaparlar. Söz konusu ekonomik kodu içeren tertiplere ödenek eklenemez, bütçelerin başka tertiplerinden (bu ekonomik kodu içeren tertiplerin kendi arasındaki aktarmalar ile bu Kanunun 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında yapılan aktarmalar hariç) ödenek aktarılamaz ve ödenek üstü harcama yapılamaz….”,

Sözleşmeli personele ilişkin esaslar başlıklı 23’üncü maddesinde; “(2) Kanun, uluslararası anlaşma, Bakanlar Kurulu kararı veya yılı programıyla kurulması veya genişletilmesi öngörülen birimler ile hizmetin gerektirdiği zorunlu haller için, yılı ödeneğini aşmamak kaydıyla yapılacak yeni vizeler dışında, 2010 yılı sözleşmeli personel pozisyon sayıları hiçbir şekilde aşılamaz.”,

İşçi istihdamı ve ödeneklerine ilişkin esaslar başlıklı 24’üncü maddesinde “(1) Genel bütçe kapsamındaki kamu idareleri ile 5018 sayılı Kanuna ekli (II) sayılı cetvelde yer alan kamu idareleri, sürekli işçileri ile 4/4/2007 tarihli ve 5620 sayılı Kanuna göre çalıştıracakları geçici işçileri, bütçelerinin (01.3) ile (02.3) ekonomik kodlarını içeren tertiplerde yer alan ödenekleri aşmayacak sayı ve/veya süreyle istihdam edebilirler.

...

(4) Birinci fıkrada belirtilen kamu idarelerinin harcama yetkilileri, fazla çalışma için öngörülen ödeneğe göre iş programlarını yapmak, bu ödeneği aşacak şekilde fazla süreli çalışma ve/veya fazla çalışma yaptırmamak ve ertesi yıla fazla süreli çalışma ve/veya fazla çalışmadan dolayı borç bıraktırmamakla yükümlüdürler.”

hükümleri yer almaktadır.

Ödenek üstü harcama yapılmasında hem hukuki hem de fiili durum söz konusudur. 5018 sayılı Kanun ve Bütçe Kanunu gereği ödenek üstü harcama yapmak mümkün değildir. Ancak fiili durum karşısında yasaların öngördüğü personel giderleri gibi harcamaların yapılmaması idari sorumluluklar doğurmaktadır. Ayrıca ödenek üstü harcama uygulaması yıllardır uygulana gelmektedir. Önemli olan da Türkiye Büyük Millet Meclisine doğru bilgi vermektir.

Genel Uygunluk Bildirim Taslağında ödenek üstü harcamalar dört kategoriye ayrılmıştır. Bu ayırım konunun doğru ve kolay anlaşılmasını sağlamaktadır. Bu bağlamda Genel Uygunluk Bildirim Taslağında yer alan dörtlü ayrımı birleştirmeye gerek yoktur.

Öte yandan mevzuat ile uygulama arasında sıkışıp kalmak yerine esas olan Türkiye Büyük Millet Meclisine doğru bilgiyi vermektir. Tamamlayıcı ödenek mevzuatta bulunmamaktadır. Ancak uygulamada tamamlayıcı ödenek adı altında bir ödenek uygulaması bulunmaktadır.” denilmiştir.

Açıklamalardan sonra yapılan görüşmeler sonucunda Genel Uygunluk Bildirim Taslağında ödenek üstü harcamalar ayrımının dört kategori olarak aynen kalmasına çoğunlukla,

6-) Taslağın “2. Ödenek Üstü Giderler” bölümünün “2.2. Genel Bütçe Kapsamındaki Muhasebe Birimleri Yönetim Dönemi Hesaplarında Ortaya Çıkan Ödenek Üstü Gider Fazlalıkları” kısmında, yapılan görüşmeler sonunda, ortaya konulan tespitlerin Genel Uygunluk Bildiriminde aynen yer verilmesine, işaret oyuyla yapılan oylama sonucu, oybirliğiyle,

7-) Taslağın “2. Ödenek Üstü Giderler” bölümünün, “2.3. Ödenek Aktarma/Düşmelerinin Ödenek Üstü Giderlere Etkisi” başlıklı kısmının görüşülmesi sırasında, 5018 sayılı Kanunun 21’inci maddesi ile 2011 yılı Merkezi Yönetim Kanununun 8’inci maddesi kıyaslanarak bir sonuç çıkarılması şeklinde anlam çıkmaması için “hükümleri ile (yasal olarak) büyük ölçüde esnetilmiş bulunmaktadır.” ifadesi yerine “şeklinde hükümler bulunmaktadır.” ifadesinin kullanılması gerektiğinin üye Rasim Doğan tarafından teklif edilmesi üzerine, görüşmeler sonunda yapılan teklifle beraber, Taslağın “2. Ödenek Üstü Giderler” bölümünün, “2.3. Ödenek Aktarma/Düşmelerinin Ödenek Üstü Giderlere Etkisi” başlıklı kısmında ortaya konulan tespitlerin Genel Uygunluk Bildiriminde yer almasına, işaret oyuyla yapılan oylama sonucu, oybirliğiyle,

8-) Taslağın “2. Ödenek Üstü Giderler” bölümünün “2.4. Ödenek Üstü Giderlerin Yıldan Yıla Değişim Oranları” kısmında bulunan “2.4.1. Genel Bütçeli İdareler” alt kısımlarında, ortaya konulan tespitlerin Genel Uygunluk Bildiriminde aynen yer verilmesine, işaret oyuyla yapılan oylama sonucu, oybirliğiyle,

9-) Taslağın “2. Ödenek Üstü Giderler” bölümünün “2.4. Ödenek Üstü Giderlerin Yıldan Yıla Değişim Oranları” kısmında bulunan “2.4.2. Özel Bütçeli İdareler” alt kısımlarında, ortaya konulan tespitlerin Genel Uygunluk Bildiriminde aynen yer verilmesine, işaret oyuyla yapılan oylama sonucu, oybirliğiyle,

10-) Taslağın “3. Bütçe Gelirleri” bölümünde ortaya konulan tespitlerin Genel Uygunluk Bildiriminde aynen yer verilmesine, işaret oyuyla yapılan oylama sonucu, oybirliğiyle,

11-) Taslağın “4. Denge” bölümünün, görüşülmesi sırasında;

Maliye Bakanlığı temsilcileri “Bütçe Kanununun 3’üncü maddesinde “1) Bu Kanunun 1 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde belirtilen ödenekler toplamı ile 2 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde yer alan tahmini gelirler toplamı arasındaki fark, net borçlanma ile karşılanır.” hükmüne istinaden Bütçe hazırlanmaktadır. Borçlanmayı ise Hazine Müsteşarlığı yapmaktadır. Borçlanma konusunda Hazine Müsteşarlığı temsilcileri açıklamada bulunmalıdır.” demişlerdir.

Hazine Müsteşarlığı temsilcileri, “Bütçe finansmanı sadece borçlanma ile değil, Tasarruf Mevduat Sigorta Fonundan aktarmalar, Fonlar aracılığı ve borç ikraz kredileri ile de yapılmaktadır. Bu konuda borç yönetimi bazlı uygulama bulunmaktadır. Ayrıca bütçe ile bütçe uygulaması denk gelmeyebilmektedir. Müsteşarlık olarak bu konudaki çalışmalarımız devam etmektedir.” şeklinde açıklamada bulunmuşlardır.

Burada bütçe açığı konu edilmiştir. Ancak bütçe açığının nasıl finansman edildiğinden bahsedilmemektedir. Net iç borçlanmaya bakınca borçlanma daha az görülmektedir. Hangi yöntemle finansmanın sağlandığının bundan sonraki Genel Uygunluk Bildiriminde açıklanması için Hazine Müsteşarlığı ile Gruplarımız ortak çalışma yapmalıdır.

Taslağın “4. Denge” bölümünde ortaya konulan tespitlerin genel uygunluk bildiriminde aynen yer verilmesine, işaret oyuyla yapılan oylama sonucu, oybirliğiyle,

12-) Taslağın “5. Bütçe Giderleri ve Gelirleri Kesin Hesap Cetveli Açıklamaları” bölümünün “5.1. Bütçe Giderleri Kesin Hesap Cetveli Açıklamaları” kısmında ortaya konulan tespitlerin Genel Uygunluk Bildiriminde aynen yer verilmesine, işaret oyuyla yapılan oylama sonucu, oybirliğiyle,

13-) Taslağın “5. Bütçe Giderleri ve Gelirleri Kesin Hesap Cetveli Açıklamaları” bölümünün “5.2. Bütçe Gelirleri Kesin Hesap Cetveli Açıklamaları” kısmında ortaya konulan tespitlerin Genel Uygunluk Bildiriminde aynen yer verilmesine, işaret oyuyla yapılan oylama sonucu, oybirliğiyle,

14-) Taslağın “6. Taşınır Mallar Kesin Hesabı” bölümünde ortaya konulan tespitlerin Genel Uygunluk Bildiriminde aynen yer verilmesine, işaret oyuyla yapılan oylama sonucu, oybirliğiyle,

15-) Taslağın “7. Kesinleşen Sayıştay İlamları Uygulama Sonuçları” bölümüyle ilgili olarak yapılan görüşmeler sonunda;

a) Taslakta, Özel Bütçeli İdareler ile Düzenleyici ve Denetleyici Kurumlar için Kesinleşen Sayıştay İlamları Uygulama Sonuçları Tablosu bulunmasına karşın Genel Bütçeli İdareler için bu tablonun bulunmaması bir eksiklik meydana getirmektedir. “7.1. Genel Bütçeli İdareler” kısmındaki açıklamalardan sonra gelmek üzere Genel Bütçeli İdareler için Kesinleşen Sayıştay İlamları Uygulama Sonuçları Tablosuna yer verilmesi ve bu kısmın son paragrafında yer alan “247.899.775,00 ABD Doları” tutarının “247.899,78 ABD Doları” olarak düzeltilmesi gerektiğinin Üyelerce,

b) Bölüm içerisinde bütçeler itibariyle yer verilen Kesinleşen Sayıştay İlamları Uygulama Sonuçları Tablolarındaki rakamların daha doğru ve açık bir şekilde değerlendirilebilmesi maksadıyla söz konusu tablolara dip not olarak “Önceki yıllardan 31.12.2011 tarihine kadar kesinleşen ilamlarda yer alan ve ilişiği devam eden tutarlardır” ifadesinin eklenmesi gerektiğinin Daire Başkanı tarafından,

c) Kesinleşen Sayıştay İlamları Uygulama Sonuçları Tablolarında yer alan “SİLME-DÜŞME” sütun başlığının, borç tutarının azalması sonucunu doğuran gerekçeleri ortaya koymada tek başına yeterli olmaması nedeniyle, söz konusu sütun başlığının “SİLME-DÜŞME-TERKİN” şeklinde olmasının Üye tarafından,

teklif edilmesi üzerine, söz konusu tekliflerle Taslağın “7. Kesinleşen Sayıştay İlamları Uygulama Sonuçları” bölümünde ortaya konulan tespitlerin Genel Uygunluk Bildiriminde yer verilmesine, işaret oyuyla yapılan oylama sonucu, oybirliğiyle,

16-) Taslağın “8. Borçlar ve Borçlanma Limitleri” bölümünün “8.1. Dış Borçlanma” kısmında ortaya konulan tespitlerin Genel Uygunluk Bildiriminde aynen yer verilmesine, işaret oyuyla yapılan oylama sonucu, oybirliğiyle,

17-) Taslağın “8. Borçlar ve Borçlanma Limitleri” bölümünün “8.2. İç Borçlanma” kısmının görüşülmesi sırasında;

“Devlet İç Borçları” başlıklı tabloyla ilgili olarak,

Hazine Müsteşarlığı Temsilcileri açıklamalarını “Hazine Müsteşarlığı olarak iki ve beş yıllık borçlanmalara girilmektedir. 2011 yılında kısa vadeli iç borçlanmaya girilmediğinden, 2012 yılına kısa vadeli iç borç devredilmemiştir. Hazine olarak, vadeye kalan gün üzerinden işlem yapılmamaktadır.” şeklinde belirtmişlerdir.

Denetim Grubu-04 açıklamalarında, “Kısa vadeli iç borçlar 2012 yılına sıfır bakiye devretmiştir. Kısa vadeli iç borçlar ibaresi genellikle, vadesine bir yıldan daha az süre kalmış borçlar olarak algılanmaktadır. Ancak, bu ibare Hazine tarafından sadece bono olarak algılanmaktadır. 2011 yılında bono ihraç edilmediği için 2012 yılına sıfır bakiye devretmiştir. Tablo doğrudur. Ancak, net iç borçlanmayla ilgili durumu açık olarak ifade etmemektedir. Aslında, bu konuya Denge maddesinde yer verilmesi gerekmektedir. Kesin Hesap Kanunu taslağı ile Bütçe Kanunu birbirine paralel olmadığından bu tür uyumsuzluklar ortaya çıkabilmektedir. Bu nedenle, konunun taraflarca gerekli çalışmaların yapılarak ele alınması ve bu çerçevede, ilgili mevzuatında gerekli düzenlemelerin yapılması gerekmektedir.” demişlerdir.

Devlet İç Borçları Tablosunda, tablonun alt kısmında söz konusu “Kısa vadeli iç borçlar” kapsamında yer alan iç borç tutarının senedin türüne göre yapıldığı, borcun vadesinin dikkate alınmadığı yönünde bir açıklamaya yer verilmesinin, Kısa vadeli iç borcun öngörülen şeklin dışında anlaşılmasına sebebiyet vererek Kısa vadeli iç borç kavramıyla ilgili yorum karmaşasına yol açabilecektir. Bu nedenle söz konusu tablonun mevcut haliyle kalması gerekmektedir.

Taslağın “8. Borçlar ve Borçlanma Limitleri” bölümünün “8.2. İç Borçlanma” kısmında ortaya konulan tespitlerin Genel Uygunluk Bildiriminde aynen yer verilmesine çoğunlukla,

18-) Taslağın “8. Borçlar ve Borçlanma Limitleri” bölümünün “8.3. Hazine Garantileri” kısmında ortaya konulan tespitlerin Genel Uygunluk Bildiriminde aynen yer verilmesine, işaret oyuyla yapılan oylama sonucu, oybirliğiyle,

19-) Taslağın “8. Borçlar ve Borçlanma Limitleri” bölümünün “8.4. 2011 Yılı Net Borçlanma Limiti” kısmında ortaya konulan tespitlerin Genel Uygunluk Bildiriminde aynen yer verilmesine, işaret oyuyla yapılan oylama sonucu, oybirliğiyle,

20-) Taslağın “8. Borçlar ve Borçlanma Limitleri” bölümünün “8.5. 2011 Yılı Hazine Garanti Limiti” kısmında ortaya konulan tespitlerin Genel Uygunluk Bildiriminde aynen yer verilmesine, işaret oyuyla yapılan oylama sonucu, oybirliğiyle,

21-) Taslağın “8. Borçlar ve Borçlanma Limitleri” bölümünün “8.6. 2011 Yılı İkrazen Özel Tertip Devlet İç Borçlanma Limiti” kısmında ortaya konulan tespitlerin Genel Uygunluk Bildiriminde aynen yer verilmesine, işaret oyuyla yapılan oylama sonucu, oybirliğiyle,

22-) Taslağın “9. Türkiye Büyük Millet Meclisine Sunulması Gereken Diğer Hususlar, Öneriler” bölümünün “9.1. Türkiye Büyük Millet Meclisi Plan ve Bütçe Komisyonu Kararı Gereğince, Hazine Müsteşarlığına Ait “132 ve 232 Numaralı Kurumca Verilen Borçlardan Alacaklar Hesabı ile 137 Numaralı Takipteki Kurum Alacakları Hesabı” ile İlgili İzlenen Hususlar” kısmıyla ilişkili olarak;

Hazine Müsteşarlığı Temsilcileri açıklamalarını, “Toplu Konut İdaresi ile ilgili eksiklik, kapatılan fonlardan kaynaklanmaktadır. Bu konunun Hazine Müsteşarlığını mı yoksa Maliye Bakanlığını mı ilgilendirdiği hususu netleştirilmelidir. Bu hesap torba bir hesaptır. Toplu Konut İdaresinden kaynaklanan bir sorun nedeni ile hesabın tümünün ibra edilmemesi doğru değildir.” şeklinde belirtmişlerdir.

Toplu Konut İdaresi Temsilcileri tarafından yapılan açıklamalarda, “Geliştirme ve Destekleme Fonu hesapları için etkin bir takip sistemi kurulmuştur. Ayrıca, Geliştirme ve Destekleme Fonu işlemlerini yürüten aracı bankalarla gerekli görüşmelere devam edilmektedir. Bu konuda Müsteşarlıkla birlikte envanter çıkarmak sıkıntı oluşturmaktadır. Bu konuya ilişkin olarak iki tür protokolden söz etmek mümkündür. Birincisi, Toplu Konut İdaresi Başkanlığı ile bankalar arasında yapılan ana protokollerdir. İkincisi ise, bu bankalar ile son kullanıcılar arasındaki protokollerdir. Birinci tür protokollerle ilgili olarak, söz konusu Hazine alacaklarının sağlıklı bir envanterinin çıkarılması yönünde Toplu Konut İdaresi Başkanlığı olarak yoğun bir gayret sarf edilmiş ve bunun sonucunda da bu envanterin çok büyük bir kısmı tamamlanmış durumdadır. Geliştirme ve Destekleme Fonu tarafından konu edilmiş tüm borçlanmaların anapara ve faiz ayrımları yapılmış olup tahsilatları da takip edilmektedir. Ancak, ikinci tür protokollerle ilgili olarak, Geliştirme ve Destekleme Fonu kaynaklı kredilerin kullanımına ve tahsilatına aracılık eden bankalar ve ilgili kuruluşlarla, kredi envanterinin kesinleştirilmesi ve kredi kullanıcıları nezdindeki kredi alacaklarının anapara, faiz ve varsa gecikme faizi tutarlarının, ayrıca kredilerin ileriye yönelik vade itfa planlarının ve takibe alınan krediler varsa bunlara uygulanan temerrüt ve gecikme faizlerinin belirlenmesine yönelik çalışmalara, halihazırda devam edilmektedir. Bahsi geçen alacaklarla ilgili rakamsal bir eksiklik söz konusu değildir.” denilmiştir.

Denetim Grubu-04 tarafından yapılan açıklamada, “Geliştirme ve Destekleme Fonu ile ilgili ciddi ilerlemeler kaydedilmiştir. Bilançoda kredi olarak görünen tutarlara ilişkin olarak, bilanço mantığı çerçevesinde, bu kredilerin tahsil edilip edilmediğine bakılması gerekmektedir. Bahse konu krediler Hazine Müsteşarlığının geliri olanlardır. Ancak, bu kredilerin Toplu Konut İdaresi Başkanlığı tarafından takibinde sıkıntılar bulunmaktadır. Hazinenin ilgili kuruluşlar nezdinde takip yapması gerekmektedir. Zira takip ve tahsil sorumluluğu olanların yapılması gereken işleri yapmaları gerekmektedir. Yapılan kayıtlar bir protokole dayanmaktadır. Ancak, kayıtlarda anapara faiz ilişkisi kurulmamıştır. Ayrıca, anapara ve faizin ne kadarının kayda alındığı da tespit edilememiştir. Yeterli bilgi ve belge gelmemiştir. Konu henüz çözülmemiştir. Bununla birlikte, Sayıştayca yürütülen denetim faaliyetlerine rehber olmak üzere hazırlanan Düzenlilik Denetimi Rehberinin çeşitli yerlerinde ‘şartlı görüş’ kavramına yer verilmektedir. Bu çerçevede, hesaplara tam olarak alınana kadar, konunun takip edilmesi gerekmekle birlikte, Toplu Konut İdaresi Başkanlığı tarafından yapılan olumlu yöndeki gayret ve çalışmalar göz önünde bulundurularak söz konusu eksikliklerin giderilmesi şartıyla uygunluk verilmesini öneriyoruz.” biçiminde açıklama yapmışlardır.

Temsilcilerin konuya ilişkin açıklamalarından sonra yapılan görüşmeler sonunda,

Toplu Konut İdaresi Başkanlığının Geliştirme ve Destekleme Fonundan olan alacaklarla ilgili envanter çalışmasını tamamladığı ve bu envanter sonucu tespit edilen tutarların ilgili alacak hesaplarına kaydedilerek izlemeye alındığı görülmüştür. Bu nedenlerle, Toplu Konut İdaresi Başkanlığı tarafından Geliştirme ve Destekleme Fonu alacakları ile ilgili olarak envanterin tamamlanması, ana protokol ve kredi geri dönüş ilişkisinin kurulduğunun anlaşılması nedeniyle Hazine İç Ödemeler Muhasebe Biriminin 2011 yılı 132 ve 232 numaralı kurumca verilen borçlardan alacaklar hesapları ile 137 numaralı takipteki kurum alacakları hesabına uygunluk verilmesine; ancak, Aracı Banka - Son Kullanıcılar arasındaki protokol kredi geri dönüş ilişkisi kurulmak suretiyle kaydedilip izlenememesi, alacakların bir kısmına ait protokollerin bulunamaması ve bu nedenle yeterince etkin bir takip sisteminin henüz kurulamamış olunması karşısında bu hesapların Sayıştayca izlenmesine devam edilmesine çoğunlukla,

23-) Taslağın “9. Türkiye Büyük Millet Meclisine Sunulması Gereken Diğer Hususlar, Öneriler” bölümünün “9.2. Yedek Ödeneklerin, Başlangıç Verileri İtibariyle Değil, Yıl Sonu Gerçekleşme Verileri İtibariyle İlan Edilmesi” kısmında yer verilen yedek ödeneklerin, başlangıç verileri itibariyle değil, yıl sonu gerçekleşme verileri itibariyle ilan edilmesi önerisinin Genel Uygunluk Bildiriminde aynen yer almasına çoğunlukla,

24)- Taslağın “9. Türkiye Büyük Millet Meclisine Sunulması Gereken Diğer Hususlar, Öneriler” bölümünün “9.3. Kesin Hesap Kanunu Tasarılarının Daha Erken Bir Tarihte Sunulması” kısmıyla ilişkili olarak;

Maliye Bakanlığı Temsilcileri tarafından yapılan açıklamalarda, “Mahsup dönemi sonrasında hesapların Sayıştaya gönderilmesi isteniyor. Ancak, mahsup döneminden sonra da kamu idarelerinden çeşitli nedenlerle gecikmeli olarak bilgi ve veri akışı olmaktadır. Biz de, hesapların tam ve doğru olmasını sağlayabilmek adına, gelen bu bilgi ve veriler doğrultusunda düzeltmeler yapmak zorunda kalıyoruz. Hatalı raporlar vermektense, düzeltilmiş raporlar vermeyi tercih ediyoruz. Bu tarz düzeltmeler, genele yaygın olmayıp istisnai bir nitelik arz etmektedir. Bu nedenle, halihazırda ilgili mevzuatın öngördüğü süre bile, bazı öngörülemeyen durumlar karşısında yeterli olmamaktadır. Dolayısıyla, mevcut sürenin muhafaza edilmesi gerekmektedir.” denilmiştir.

Temsilcilerin konuya ilişkin açıklamalarından sonra yapılan görüşmeler sonunda,

Merkezi yönetim kesin hesap kanun tasarılarının daha erken bir tarihte sunulması ve Sayıştayca Türkiye Büyük Millet Meclisine sunulması öngörülen raporlamalarda süre uyumunun sağlanması hakkındaki önerinin Genel Uygunluk Bildiriminde aynen yer almasına çoğunlukla,

25- Taslağın “10. Sonuç” bölümünün, Genel Uygunluk Bildiriminde aynen yer almasına, işaret oyuyla yapılan oylama sonucu, oybirliğiyle,



26- Genel Uygunluk Bildiriminin yukarıda kabul edilen esaslar çerçevesinde düzenlenmesine, gerekli redaksiyonların yapılmasına ve Türkiye Büyük Millet Meclisine sunulmasına, işaret oyuyla yapılan oylama sonucu, oybirliğiyle,

Karar verildi.