Karar Tarihi 7.9.2020
Karar No 5440 / 1



Karar Tarihi: 07.09.2020

Karar No : 5440/1



GENEL KURUL KARARI



Merkezi yönetim bütçesine dâhil idarelerin 2019 yılı kesin hesaplarına ilişkin olmak üzere Denetim Grubu-04 tarafından düzenlenen Genel Uygunluk Bildirimi Taslağı; Başsavcı …, Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığından Bütçe Genel Müdür Yardımcısı …, Hazine ve Maliye Bakanlığı Muhasebat Genel Müdürlüğünden Genel Müdür Yardımcısı …, Hazine ve Maliye Uzmanı … hazır oldukları halde okunduktan sonra,

GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

1- Taslağın “2. Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifi ve Eki Cetvellerinin Değerlendirilmesi” başlıklı bölümünün “2.1. Genel Görünüm” başlıklı alt bölümünün görüşülmesi sırasında bu bölümde yer alan “Merkezi Yönetim Bütçesi Konsolide Uygulama Sonuçları” başlıklı Tablo 2’deki “(d)=(a-b+c+h)” formülünün hatalı sonuç vermesi dolayısıyla, söz konusu formülün 2018 yılı Genel Uygunluk Bildiriminde olduğu gibi “(d=a-(b+c+h)” şeklinde düzenlenmesinin teklif edilmesi üzerine, yapılan görüşmeler sonucunda söz konusu teklifin kabulüne, işaret oyuyla yapılan oylama sonucu, oy birliği ile,

2- Taslağın “2. Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifi ve Eki Cetvellerinin Değerlendirilmesi” başlıklı bölümünün “2.3. Gelir Bütçesi” başlıklı alt bölümünün “2.3.2. Özel Bütçeli Kamu İdarelerinin Ertesi Yıla Devredilen Tahakkuk Artıkları” başlıklı kısmında yer alan “Özel Bütçeli İdarelerin Yıllar İtibarıyla Ertesi Yıla Devredilen Tahakkuk Artıkları” başlıklı Tablo 26’da tahakkuk artıklarının birikimli olup olmadığı anlaşılamadığından, tabloda buna ilişkin bir açıklama yapılmasının teklif edilmesi üzerine, yapılan görüşmeler sonucunda söz konusu teklifin kabulüne, işaret oyuyla yapılan oylama sonucu, oy birliği ile,

3- Taslağın “2. Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifi ve Eki Cetvellerinin Değerlendirilmesi” başlıklı bölümünün “2.3. Gelir Bütçesi” başlıklı alt bölümünün “2.3.3. Bütçe Gelirlerinin İller İtibarıyla Dağılımı” başlıklı kısmında yer alan ikinci paragrafın, “Bunun sonucu olarak, 965.921.128.432 Türk Lirası merkezi yönetim bütçe gelirinin %63,46’sına karşılık gelen 613.004.481.473 Türk Lirası diğer illerde de elde edilmesine rağmen, muhasebe kayıtlarında İstanbul ve Ankara illerinde elde edilmiş gibi görünmektedir.” şeklinde yeniden düzenlenmesinin teklif edilmesi üzerine, yapılan görüşmeler sonucunda söz konusu teklifin kabulüne, işaret oyuyla yapılan oylama sonucu, oy birliği ile,

4- Taslağın “2. Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifi ve Eki Cetvellerinin Değerlendirilmesi” başlıklı bölümünün “2.5. Devlet Borçları ve Borçlanma Limitleri” başlıklı alt bölümünün “2.5.1. İç Borçlanma” başlıklı kısmının görüşülmesi sırasında;

Üye Gazi KAPAN’ın, “Devlet İç Borçları” başlıklı Tablo 31’de, 2018 yılından devreden iç borçlar toplamı 586.141.921.597,05 TL, 2020 yılına devreden iç borçlar toplamı ise 755.051.843.019,13 TL olup buna göre iki tutar arasındaki fark olan 168.909.921.422,08 TL 2019 yılında yapılan borçlanmayı göstermektedir. Aynı tablonun son satırında ise 2019 yılında yapılan net borçlanma tutarı 125.276.627.251,61 TL olarak belirtilmektedir. Bu durumda 2019 yılında gerçekleşen iç borçlanma tutarlarına ilişkin 168.909.921.422,08 TL ve 125.276.627.251,61 TL şeklinde iki farklı tutar ortaya çıkmaktadır. Dolayısıyla bahse konu tutarlar arasında oluşan 43.633.294.170,47 TL’lik farkı izah edecek bir bilgiye anılan Taslağın “2.5.1. İç Borçlanma” başlıklı kısmında yer verilmesi uygun olur.” şeklindeki teklifi üzerine yapılan müzakereler sonrasında;

Tablo 31’in “Yılı İçi İç Borç İşlemleri” ve “Ertesi Yıla Devreden İç Borçlar” bölümlerinde gösterilen işlemlere kısa vadeye aktarma, düzeltme kaydı ve kur farkı gibi net borçlanmaya dâhil olmayan işlemler de eklenerek gösterildiğinden, Tablonun anılan bölümleri dikkate alınarak hesaplanacak iç borçlanma tutarı brüt iç borçlanmayı vermektedir. Hal bu ki tablonun son bölümünde “Net İç Borçlanma” tutarları gösterilmiş olup bu tutarlar kısa vadeye aktarma, düzeltme kaydı ve kur farkı gibi işlemlerden arındırılmış işlemleri kapsamaktadır. Bu durum Tablonun Net İç Borçlanma bölümünde belirtilen tutarların aynı zamanda harflerle kodlanarak gösterilen formüllerle hesaplanması suretiyle ortaya konmuş olup anılan formüllerden hangi tutara hangi işlemin dâhil edildiği net bir şekilde anlaşılmaktadır. Dolayısıyla Tablo 31 ile ilgili olarak, Taslağın “2.5.1. İç Borçlanma” başlıklı kısmında 2019 yılında gerçekleşen brüt iç borçlanma tutarı ile net iç borçlanma tutarı arasındaki farkı izah edecek bir bilgiye yer verilmesine gerek bulunmamaktadır.

Bu itibarla Taslağın “2. Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifi ve Eki Cetvellerinin Değerlendirilmesi” başlıklı bölümünün “2.5. Devlet Borçları ve Borçlanma Limitleri” başlıklı alt bölümünün “2.5.1. İç Borçlanma” başlıklı kısmının haliyle muhafazasına,

(AZINLIK GÖRÜŞÜ; “Teklifteki gerekçelerle, Tablo 31’de 2019 yılında gerçekleşen iç borçlanma tutarlarına ilişkin gösterilen 168.909.921.422,08 TL ile 125.276.627.251,61 TL arasında oluşan 43.633.294.170,47 TL’lik farkı izah edecek bir bilgiye Taslağın “2.5.1. İç Borçlanma” başlıklı kısmında yer verilmesi gerekir.” şeklindeki görüşlerine karşı), işaret oyuyla yapılan oylama sonucu, çoğunlukla,

5- Taslağın “2. Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifi ve Eki Cetvellerinin Değerlendirilmesi” başlıklı bölümünün “2.5. Devlet Borçları ve Borçlanma Limitleri” başlıklı alt bölümünün “2.5.7. 2019 Yılı Borç Üstlenim Taahhüt Limiti” başlıklı kısmında yer alan “Limit Kapsamında Olan Borç Üstlenim Taahhütleri” başlıklı Tablo 38’deki son sütunun “Kredi Tutarı” şeklindeki isminin, “Borç Üstlenim Taahhüt Tutarı” şeklinde değiştirilmesinin teklif edilmesi üzerine, yapılan görüşmeler sonucunda söz konusu teklifin kabulüne, işaret oyuyla yapılan oylama sonucu, oy birliği ile,

6- Taslağın “2. Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifi ve Eki Cetvellerinin Değerlendirilmesi” bölümünün “2.7. Kesinleşen Sayıştay İlamları Uygulama Sonuçları Cetveli” başlıklı alt bölümünün görüşülmesi sırasında;

“Genel Bütçeli Kamu İdarelerinin Muhasebe Birimine Göre Tahsilat Süreci Devam Eden Kesinleşen Sayıştay İlamları Uygulama Sonuçları (Türk Lirası)” başlıklı Tablo 39, “Genel Bütçeli Kamu İdarelerinin Muhasebe Birimine Göre Tahsilat Süreci Devam Eden Kesinleşen Sayıştay İlamları Uygulama Sonuçları (Yabancı Para Birimi)” başlıklı Tablo 40, “Özel Bütçeli İdarelerin Tahsilat Süreci Devam Eden Kesinleşen Sayıştay İlamları Uygulama Sonuçları” başlıklı Tablo 42 ve “Düzenleyici ve Denetleyici Kurumların Tahsilat Süreci Devam Eden Sayıştay İlamları Uygulama Sonuçları” başlıklı Tablo 44’te yer alan, “(*) Kesinleşen Borç Tutarı (a)” ve “(*) Tahsilat Tutarı (b)” adlı ilk iki sütuna ilişkin tablo dipnotunda“(*) Önceki yıllardan 31.12.2019 tarihine kadar kesinleşen ilamlarda yer alan ve ilişiği devam eden/tahsil edilen tutarlardır.” şeklindeki açıklama notunun, “(*) Önceki yıllardan 31.12.2019 tarihine kadar kesinleşen ilamlarda yer alan ve kesinleşen/tahsil edilen tutarlardır.” şeklinde düzenlenmesinin teklif edilmesi üzerine, yapılan görüşmeler sonucunda söz konusu teklifin kabulüne, işaret oyuyla yapılan oylama sonucu, oy birliği ile,

7- Taslağın “2. Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifi ve Eki Cetvellerinin Değerlendirilmesi” bölümünün “2.7. Kesinleşen Sayıştay İlamları Uygulama Sonuçları Cetveli” başlıklı alt bölümünün “2.7.1. Genel Bütçeli Kamu İdareleri” başlıklı kısmının görüşülmesi sırasında;

Üye Nükrettin PARLAK’ın, “Genel Bütçeli Kamu İdarelerinin Muhasebe Birimine Göre Tahsilat Süreci Devam Eden Kesinleşen Sayıştay İlamları Uygulama Sonuçları (Türk Lirası)” başlıklı Tablo 39 ve “Genel Bütçeli Kamu İdarelerinin Muhasebe Birimine Göre Tahsilat Süreci Devam Eden Kesinleşen Sayıştay İlamları Uygulama Sonuçları (Yabancı Para Birimi)” başlıklı Tablo 40’taki kesinleşen borçlar ve yapılan tahsilatlar; 2019 yılına kadar devreden birikmiş tutarları, yapılan tahsilatları ve tahsilat oranlarını göstermektedir. Bu tutarlar, ne zaman yapıldığı belli olmayan, kümülatif tahsilat tutarlarıdır.

Örneğin Tablo 40’ta yer alan Dışişleri Bakanlığı Merkez Saymanlık Müdürlüğü ile ilgili verilere bakıldığında kesinleşen borç tutarının 487,50 Avro olduğu ve bu tutarın 0,00 TL’sinin tahsil edildiği, buna göre tahsilat oranının da “0” olduğu görülmektedir. Genel Uygunluk Bildiriminin 2019 yılı hesabı için verildiği düşünüldüğünde, tablodaki borç tutarının tamamının 2019 yılında gerçekleştirildiği izlenimi doğmaktadır. Oysa 2016, 2017 ve 2018 yılları Genel Uygunluk Bildirimlerinde de kesinleşen borç tutarı ve yapılan tahsilat tutarı aynıdır. Diğer bir ifade ile dört yıldır bu tutarla ilgili olarak hiçbir tahsilat yapılmamıştır. Aynı durumun “Genel Bütçeli Kamu İdarelerinin Yıllara Göre Tahsilat Süreci Devam Eden Sayıştay İlamları” başlıklı Tablo 41 için de geçerli olduğu anlaşılmıştır.

Sayıştayın görevi, kamu idarelerinin mali faaliyet, karar ve işlemlerini hesap verme sorumluluğu çerçevesinde denetlemek ve sonuçları hakkında Türkiye Büyük Millet Meclisine doğru, yeterli, zamanlı bilgi ve raporlar sunmaktır. Bütçe uygulama sonuçlarının raporlanmasında da açıklık, doğruluk ve malî saydamlık esas alınır. Bu çerçevede Türkiye Büyük Millet Meclisine doğru, yeterli, zamanlı ve açık bilgiyi sunmak açısından; söz konusu tablolara “2020 Yılına Devredilen Borç Tutarı” sütunundan önce gelmek üzere, Genel Uygunluk Bildiriminin ait olduğu 2019 yılında gerçekleştirilen tahsilat tutarını gösteren bir sütunun ilave edilmesi uygun olur.” şeklindeki teklifi üzerine yapılan görüşmeler sonrasında;

Kamu İdarelerinin Kesin Hesaplarının Düzenlenmesine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik’in “Kamu idarelerince düzenlenecek kesin hesap cetvelleri” başlıklı 6’ncı maddesinde;

“(1) Kamu idarelerince düzenlenecek cetveller aşağıda gösterilmiştir. Söz konusu cetveller ilgili kamu idarelerinin strateji geliştirme birimlerince Üçüncü Bölümde belirlenen esaslara göre düzenlenir.

….

p) Kesinleşen Sayıştay ilâmları uygulama sonuçları cetveli (Form: 6)” hükmü yer almaktadır.

Aynı Yönetmelik’in “Kesin Hesap Cetvellerinin Düzenlenmesine İlişkin Esaslar” başlıklı Üçüncü Bölümünde yer alan “Kesinleşen Sayıştay ilâmları uygulama sonuçları cetveli” başlıklı 26’ncı maddesinde ise;

“(1) Bu cetvele, kesin hesapların ait olduğu yılın sonuna kadar Sayıştay tarafından tazminine hükmedilen kamu zararı tutarlarına ilişkin ilâmın yılı ve numarası, ilâmın kesinleştiği yıl, borç tutarı, silme-düşme terkin tutarı, silme-düşme terkinden sonra kalan borç tutarı, yapılan tahsilat ve ertesi yıla devredilen borç tutarı ile bunlara ilişkin oranlar kaydedilir.

(2) Bu cetvel, genel bütçeli idareler için Bakanlıkça düzenlenir.” denilmektedir.

Anılan hükümde, Kesin Hesap Cetvelleri arasında yer alan “Kesinleşen Sayıştay ilâmları uygulama sonuçları cetveli”nde Genel Uygunluk Bildiriminin ait olduğu yıla ilişkin tahsilat tutarı ile ilgili bir bilginin yer alması öngörülmediğinden, Taslağın “2.7. Kesinleşen Sayıştay İlamları Uygulama Sonuçları Cetveli” alt bölümünde düzenlenen Kesinleşen Sayıştay İlamları Uygulama Sonuçlarına ilişkin tablolara 2019 yılı tahsilat tutarı ile ilgili bir sütun ilave edilmesine gerek bulunmamaktadır.

Bu itibarla Taslağın “2.7. Kesinleşen Sayıştay İlamları Uygulama Sonuçları Cetveli” başlıklı alt bölümünün “2.7.1. Genel Bütçeli Kamu İdareleri” başlıklı kısmının haliyle muhafazasına,

(AZINLIK GÖRÜŞÜ; “Teklifte belirtilen gerekçelerle, söz konusu tablolara Genel Uygunluk Bildiriminin ait olduğu 2019 yılında gerçekleştirilen tahsilatın tutarını gösteren bir sütunun ilave edilmesi gerekir.” şeklindeki görüşlerine karşı), işaret oyuyla yapılan oylama sonucu, çoğunlukla,

8- Taslağın “2. Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifi ve Eki Cetvellerinin Değerlendirilmesi” bölümünün “2.7. Kesinleşen Sayıştay İlamları Uygulama Sonuçları Cetveli” başlıklı alt bölümünün “2.7.2. Özel Bütçeli Kamu İdareleri” başlıklı kısmının görüşülmesi sırasında;

Daire Başkanı Ali Osman GÜÇLܒnün “Taslağın “2.7. Kesinleşen Sayıştay İlamları Uygulama Sonuçları Cetveli” başlıklı alt bölümünde;

“… özel bütçeli idareler … için … hem merkezi yönetim kesin hesabına hem de bu idarelerin kesin hesaplarına, kesinleşen ilamların infaz durumunu gösteren “Kesinleşen Sayıştay İlamları Uygulama Sonuçları Cetveli” eklenmiştir.

…

2.7.2. Özel Bütçeli Kamu İdareleri

Özel bütçeli idareler kesin hesaplarına ekli “Kesinleşen Sayıştay İlamları Uygulama Sonuçları Cetvelleri” verileri, 2019 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifine ekli “Özel Bütçeli İdarelerin Kesinleşen Sayıştay İlamları Uygulama Sonuçları Cetveli İcmali” verileri ile Sayıştay verilerinin karşılaştırılması sonucunda;

…

Bu tespitler çerçevesinde Türk Lirası cinsinden kesinleşen ilam tutarlarının tahsilat oranı %33 olarak gerçekleşmiştir.” denildikten sonra bu tutarların kamu idareleri bazında dağılımını gösteren tablolara yer verilmiştir.

Yapılan açıklamalar ve tablolardaki veriler yanlış olmamakla birlikte yanıltıcı niteliktedir. Tablolardan da anlaşıldığı üzere, kesinleşen borçlar ve yapılan tahsilatlar; 2019 yılına kadar devreden birikmiş tutarları, yapılan tahsilatları ve tahsilat oranlarını göstermektedir. Bu tutarlar, ne zaman yapıldığı belli olmayan, kümülatif tahsilat tutarlarıdır.

Örneğin “Özel Bütçeli İdarelerin Tahsilat Süreci Devam Eden Kesinleşen Sayıştay İlamları Uygulama Sonuçları” başlıklı Tablo 42’de yer alan Yükseköğretim Kurulu ile ilgili verilere bakıldığında; kesinleşen borç tutarının, 1.278,48 TL olduğu ve bu tutarın 461,30 TL’sinin tahsil edildiği, buna göre tahsilat oranının da %36 olduğu görülmektedir. Oysa 2017 ve 2018 yılları Genel Uygunluk Bildirimlerinde de kesinleşen borç tutarı ve yapılan tahsilat tutarı aynıdır. Diğer bir ifade ile son üç yıldır bu tutarla ilgili olarak hiçbir tahsilat yapılmamıştır. Dolayısıyla 2019 yılında gerçekleşen tahsilat tutarı 0,00 TL’dir. Genel Uygunluk Bildiriminin 2019 yılı hesabı için verildiği düşünüldüğünde, tablodaki %36 oranındaki tahsilatın tamamının 2019 yılında gerçekleştirildiği izlenimi doğmaktadır. Oysa 2019 yılında Yükseköğretim Kurulu Hesapları ile ilgili olarak kesinleşmiş ve tahsili gereken 817,18 TL borç bulunmasına rağmen hiçbir tahsilat yapılmamış olduğu görülmekle birlikte, önceki yıllarda gerçekleştirilen tahsilat tutarları nedeniyle tabloda %36 oranında bir tahsilat yapılmış gibi görülmektedir. Aynı durumun Ankara Üniversitesi, İstanbul Üniversitesi gibi başka kamu idareleri için de söz konusu olduğu görülmüştür.

Sayıştayın görevi, kamu idarelerinin mali faaliyet, karar ve işlemlerini hesap verme sorumluluğu çerçevesinde denetlemek ve sonuçları hakkında Türkiye Büyük Millet Meclisine doğru, yeterli, zamanlı bilgi ve raporlar sunmaktır. Bütçe uygulama sonuçlarının raporlanmasında da açıklık, doğruluk ve malî saydamlık esas alınır. Bu çerçevede Türkiye Büyük Millet Meclisine doğru, yeterli, zamanlı ve açık bilgiyi sunmak açısından söz konusu kısımda yer alan tablolara Genel Uygunluk Bildiriminin ait olduğu 2019 yılında gerçekleştirilen tahsilatın oranını gösteren bir sütunun ilave edilmesi uygun olur.” şeklindeki teklifi üzerine yapılan görüşmeler sonrasında;

Kamu İdarelerinin Kesin Hesaplarının Düzenlenmesine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik’in “Kamu idarelerince düzenlenecek kesin hesap cetvelleri” başlıklı 6’ncı maddesinde;

“(1) Kamu idarelerince düzenlenecek cetveller aşağıda gösterilmiştir. Söz konusu cetveller ilgili kamu idarelerinin strateji geliştirme birimlerince Üçüncü Bölümde belirlenen esaslara göre düzenlenir.

….

p) Kesinleşen Sayıştay ilâmları uygulama sonuçları cetveli (Form: 6)” hükmü yer almaktadır.

Aynı Yönetmelik’in “Kesin Hesap Cetvellerinin Düzenlenmesine İlişkin Esaslar” başlıklı Üçüncü Bölümünde yer alan “Kesinleşen Sayıştay ilâmları uygulama sonuçları cetveli” başlıklı 26’ncı maddesinde ise;

“(1) Bu cetvele, kesin hesapların ait olduğu yılın sonuna kadar Sayıştay tarafından tazminine hükmedilen kamu zararı tutarlarına ilişkin ilâmın yılı ve numarası, ilâmın kesinleştiği yıl, borç tutarı, silme-düşme terkin tutarı, silme-düşme terkinden sonra kalan borç tutarı, yapılan tahsilat ve ertesi yıla devredilen borç tutarı ile bunlara ilişkin oranlar kaydedilir.

(2) Bu cetvel, genel bütçeli idareler için Bakanlıkça düzenlenir.” denilmektedir.

Anılan hükümde, Kesin Hesap Cetvelleri arasında yer alan “Kesinleşen Sayıştay ilâmları uygulama sonuçları cetveli”nde Genel Uygunluk Bildiriminin ait olduğu yıla ilişkin tahsilat oranı ile ilgili bir bilginin yer alması öngörülmediğinden, Taslağın “2.7. Kesinleşen Sayıştay İlamları Uygulama Sonuçları Cetveli” başlıklı alt bölümünün “2.7.2. Özel Bütçeli Kamu İdareleri” kısmında düzenlenen tablolara 2019 yılı tahsilat tutarı ve oranı ile ilgili bir sütun ilave edilmesine gerek bulunmamaktadır.

Bu itibarla Taslağın “2.7. Kesinleşen Sayıştay İlamları Uygulama Sonuçları Cetveli” başlıklı alt bölümünün “2.7.2. Özel Bütçeli Kamu İdareleri” kısmının haliyle muhafazasına,

(AZINLIK GÖRÜŞÜ; “Teklifte belirtilen gerekçelerle, söz konusu tablolara Genel Uygunluk Bildiriminin ait olduğu 2019 yılında gerçekleştirilen tahsilatın oranını gösteren bir sütunun ilave edilmesi gerekir.” şeklindeki görüşlerine karşı) işaret oyuyla yapılan oylama sonucu, çoğunlukla,

9- Taslağın “3. Diğer Hususlar” bölümünün “3.2. Merkezi Yönetim Bütçesi Kapsamındaki İdareler Arasındaki Kaynak Transferleri İşlemlerinin Takibinin Değerlendirilmesi” başlıklı alt bölümünün görüşülmesi sırasında;

a- Üye Haydar KULAKSIZ’ın, “Bu bölümün son iki paragrafın çıkarılmasını ve bu bölüme kaynak aktaran idarelerin aktardıkları kaynakların takibinin yapılmasını sağlayacak muhasebe alt yapısını geliştirecek bir uygulamanın önerilmesini içeren “Aktarılan tutarlar belirli faaliyetlerin gerçekleştirilmesi, projelerin desteklenmesi ve benzeri amaçlara yönelik özel hesaplara gönderilmektedir.

“Kaynak aktarılan” bazı kamu idarelerinde ödeneklerin ve özel hesaplara aktarılan tutarların tamamının yıl içinde kullanılmaması durumu ortaya çıkabilmektedir. Kaynak transferlerinin tahakkuk işlemiyle gerçekleştirilmesi sonucu olarak bütçe giderlerine kaydedilen tutarlar, “kaynak aktaran” kamu idarelerinde herhangi bir bilanço hesabına kaydedilmeden doğrudan 630 Giderler Hesabına kaydedildiğinden, harcanmayan tutarların kaynak aktaran idarece izlenmesi imkânının ortadan kalktığı görülmektedir.

Bu nedenle; kamu idarelerinin bütçelerinde tefrik edilen ödeneklerden tahakkuka bağlanarak yapılan kaynak transferleri ile özel hesaba aktarılan kaynakların, hem “kaynak aktaran” hem de “kaynak aktarılan” kamu idarelerinin mali tablolarında fiili durumu yansıtacak şekilde izlenebilmesi için muhasebe sisteminde uygun hesap kodlarının oluşturulması yerinde olacaktır.” metninin ilave edilmesi şeklindeki teklifi üzerine yapılan görüşmeler sonrasında;

Kamu idareleri arasında söz konusu olan kaynak transferlerinde, aktarılan kaynağın tahakkuk işlemleri aktaran kamu idaresinin bütçe hesaplarına kaydedilmekte dolayısıyla aktarılan kaynağın harcanmayan kısmının bilanço hesaplarında izlenmesi imkânı ortadan kalkmaktadır. Bu nedenle kaynak transferlerinin gerek aktaran kamu idaresinin gerekse aktarılan kamu idaresinin muhasebe kayıtlarında gösterilmesi önemli olmakla birlikte özellikle kaynak aktaran kamu idaresi açısında aktarılan kaynağın takibinin yapılmasını temin etmek üzere muhasebe sisteminde bilanço hesaplarına yansıtılmasını sağlayacak şekilde bir düzenleme yapılması doğru olacaktır.

Bu itibarla söz konusu teklifin kabulüne,

(AZINLIK GÖRÜŞÜ;, “Söz konusu tespit çerçevesinde konu açık bir şekilde ele alınmıştır. Burada fiili durumu yansıtacak şekilde kodlamanın yapılması önerilmektedir. Taslakta tespit konusu hususa ilişkin getirilen önerinin uygun olduğu görülmektedir. Bu itibarla “3.2. Merkezi Yönetim Bütçesi Kapsamındaki İdareler Arasındaki Kaynak Transferleri İşlemlerinin Takibinin Değerlendirilmesi” başlıklı alt bölümün haliyle kalması gerekir.” şeklindeki görüşlerine karşı), işaret oyuyla yapılan oylama sonucu, çoğunlukla,

b- Üye Nükrettin PARLAK’ın, “Özel Hesapların sayısı oldukça artmış durumdadır. Bu hesaplar, bir tür bütçe içi fon gibidir. Her ne kadar bu hesaplara aktarılan kaynaklar, esasen yılı bütçe kanununda ait olduğu hizmet yılında kullanılmak maksadıyla aktarılmış olsa da yönetmeliklerle ertesi yıla da aktarılabilmektedir.

Aktarılan kaynakların ne kadarının kullanıldığı, tamamının kullanılıp kullanılmadığı ve ne için kullanıldığına, başka bir ifadeyle aktarılan kaynağın akıbetine ilişkin bilgiler TBMM’ye raporlanamamaktadır. Bu tür hesaplara aktarılan kaynakların, amacına uygun olarak kullanılıp kullanılmadığı araştırılmalıdır. Bu nedenle bu kaynakların denetiminin yapılmalı ve bu denetim sonuçları raporlanmalıdır.

Bu itibarla Özel Hesaplara aktarılarak kullanılan kaynakların akıbetine ilişkin olarak, denetim gruplarınca hazırlanan denetim raporlarından da yararlanılarak, bu tür kaynakların kullanımıyla ilgili elde edilecek bilgilerin Genel Uygunluk Bildirimine yansıtılması gerekmektedir.” şeklindeki teklifi üzerine yapılan görüşmeler sonrasında;

Yılları merkezi yönetim bütçe kanunu veya diğer kanunlar uyarınca, belirli faaliyetlerin gerçekleştirilmesi ya da projelerin desteklenmesi amacıyla oluşturulan özel hesaplardan yapılan işlemlerin muhasebeleştirilmesine ilişkin usul ve esasları belirlemek amacıyla Hazine ve Maliye Bakanlığınca hazırlanan “Kamu İdarelerine Ait Özel Hesaplara İlişkin İşlemlerin Muhasebeleştirilmesine Dair Yönetmelik” 17.10.2017 tarihli ve 30213 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak 01.01.2017 tarihinden geçerli olmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girmiştir. Taslakta özel hesaplara aktarılan kaynak transferlerinden gerek yılı içerisinde gerekse harcanmayarak ertesi yıla devredilenlerle ilgili olarak kaynağın aktarıldığı kamu idaresi nezdinde kaynağın akıbeti hakkında tereddüt gerektirecek bir tespite yer verilmemiştir. Dolayısıyla anılan Yönetmelik çerçevesinde, söz konusu aktarmaların kayıt altına alındığı ve raporlandığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle Taslağın “3.2. Merkezi Yönetim Bütçesi Kapsamındaki İdareler Arasındaki Kaynak Transferleri İşlemlerinin Takibinin Değerlendirilmesi” başlıklı alt bölümünde teklifte belirtilen çerçevede bir düzenleme yapılmasına gerek bulunmamaktadır.

Bu itibarla söz konusu teklifin reddine,

(AZINLIK GÖRÜŞÜ; “Teklifteki gerekçelerle, Özel Hesaplara aktarılarak kullanılan kaynakların akıbetine ilişkin olarak, denetim gruplarınca hazırlanan denetim raporlarından da yararlanılarak, bu tür kaynakların kullanımıyla ilgili elde edilecek bilgilerin Genel Uygunluk Bildirimine yansıtılması gerekir.” şeklindeki görüşlerine karşı), işaret oyuyla yapılan oylama sonucu, çoğunlukla,

10- Taslağın diğer bölümleriyle kısımlarının ve eklerinin haliyle kabulüne, işaret oyuyla yapılan oylama sonucu, oy birliği ile,

11- Önerilen değişiklikler çerçevesinde ekleriyle birlikte Genel Uygunluk Bildiriminin yukarıda kabul edilen esaslar doğrultusunda düzenlenmesine, gerekli redaksiyonun yapılmasına ve Türkiye Büyük Millet Meclisine sunulmasına oy birliği ile,

Karar verildi.