Daire Karar Detayı

Daire
6
Karar Tarihi
25.02.2021
Karar No
792
İlam No
81
Madde No
2
Kamu İdaresi Türü
Belediyeler ve Bağlı İdareler
Hesap Yılı
2019
Konu
Vergi Resmi Harç ve Diğer Gelirlerle İlgili Kararlar

KARAR

Damga Vergisi

Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerin incelenmesi sonucunda;

.... Büyükşehir Belediyesi ile .... Anonim Şirketi arasında …. tarihinde …..TL bedelle imzalanan “1 yıl süreyle Minibüs, Binek Araç, Kamyonet İş Makinesi ve Otobüs Kiralama (2. Kısım İş Makinesi)” işinde;

A) Sözleşme damga vergisinin eksik hesaplandığı görülmüştür.

488 sayılı Damga Vergisi Kanunu’nun;

“Konu” başlıklı 1’inci maddesinde, “Bu Kanuna ekli (1) sayılı tabloda yazılı kağıtlar Damga vergisine tabidir. Bu kanundaki kağıtlar terimi, yazılıp imzalamak veya imza yerine geçen bir işaret konmak suretiyle düzenlenen ve herhangi bir hususu ispat veya belli etmek için ibraz edilebilecek olan belgeler ile elektronik imza kullanılmak suretiyle manyetik ortamda ve elektronik veri şeklinde oluşturulan belgeleri ifade eder.

…” ,

“Mükellef” başlıklı 3’üncü maddesinde, “Damga Vergisinin mükellefi kağıtları imza edenlerdir. Resmi dairelerle kişiler arasındaki işlemlere ait kağıtların Damga Vergisini kişiler öder.

…” ,

“Resmi daire” başlıklı 8’inci maddesinde, “Bu kanunda yazılı resmi daireden maksat, genel ve özel bütçeli idarelerle, il özel idareleri, belediyeler ve köylerdir.

…” ,

“Resmi dairelerin mecburiyeti” başlıklı 26’ncı maddesinde ise “Resmi dairelerin ilgili memurları kendilerine ibraz edilen kağıtların Damga Vergisini aramaya ve vergisi hiç ödenmemiş veya noksan ödenmiş olanları bir tutanakla tesbit etmeye veya bunları tutanağı düzenlemek üzere, vergi dairesine göndermeye mecburdurlar.” ,

hükümlerine yer verilmiştir.

Kanun’a ekli (1) sayılı Tabloda damga vergisine tabi kağıtlar sayılmış ve “Akitlerle ilgili kağıtlar” başlıklı 1’inci Bölümünün A-1’inci fıkrasında, belli bir parayı ihtiva eden sözleşmelerin binde 9,48 oranında damga vergisine tabii olduğu ifade edilmiştir.

Her ne kadar sorumlularca, 488 sayılı Kanun’a ekli (1) sayılı Tablonun 1’inci Bölümünün A-2’nci fıkrasında kira sözleşmelerinin binde 1,89 oranında damga vergisine tabii olduğu, idare tarafından alınan hizmetin idarece yakıtı karşılanmak üzere ve şoförsüz olarak araç kiralanması işleminden ibaret olduğu ve bu nedenle bahse konu sözleşmeye ilişkin damga vergisinin anılan Tablonun A-2’nci fıkrasında yer alan kira sözleşmelerinin tabi olduğu binde 1,89 oranı üzerinden alınması gerektiği ifade edilmişse de;

4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun “Tanımlar” başlıklı 4’üncü maddesinde “Hizmet” kavramının “Bakım ve onarım, taşıma, haberleşme, sigorta, araştırma ve geliştirme, muhasebe, piyasa araştırması ve anket, danışmanlık, tanıtım, basım ve yayım, temizlik, yemek hazırlama ve dağıtım, toplantı, organizasyon, sergileme, koruma ve güvenlik, mesleki eğitim, fotoğraf, film, fikri ve güzel sanat, bilgisayar sistemlerine yönelik hizmetler ile yazılım hizmetlerini, taşınır ve taşınmaz mal ve hakların kiralanmasını ve benzer hizmetleri,” ifade ettiği hüküm altına alınmış olup, “İhale” ise “Bu kanunda yazılı usul ve şartlarla mal veya hizmet alımları ile yapım işlerinin istekliler arasından seçilecek birisi üzerine bırakıldığını gösteren ve ihale yetkilisinin onayını müteakip sözleşmenin imzalanması ile tamamlanan işlemler” şeklinde tanımlanmıştır.

4734 sayılı Kanun’da “kiralama” işlemleri için ayrı bir tanıma gidilmemiş, taşınır mal ve hakların kiralanmasına da hizmet tanımı içinde yer verilmiştir. Sözleşme konusu araç kiralama işi, bir hizmet alımı ihalesine katılan yüklenicinin ticari kazanç elde etmek üzere idare ile akdetmiş olduğu hizmet alımı sözleşmesine istinaden gerçekleşmiş ve bahse konu sözleşme 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu’na göre hazırlanıp uygulanan ve Hizmet İhaleleri Uygulama Yönetmeliği ekleri arasında yer alan “Hizmet Alımlarına Ait Tip Sözleşme” kapsamında hazırlanmıştır.

Bu çerçevede, idarece yapılan araç kiralama işinin, 4734 sayılı Kanun’un yukarıda yer alan hükmü uyarınca “hizmet” tanımı içinde yer aldığı ve bir hizmet alımına istinaden imzalanan “Hizmet Alım Sözleşmesi” kapsamında gerçekleştiği açık olup, anılan Sözleşme’nin 488 sayılı Kanun’a ekli “Akitlerle ilgili kağıtlar” başlıklı 1’inci Bölümünün A-1’inci fıkrası uyarınca binde 9,48 oranı üzerinden sözleşme damga vergisine tabi olması gerekir.

Bu itibarla, .... Büyükşehir Belediyesi ile .... Anonim Şirketi arasında imzalanan “1 yıl süreyle Minibüs, Binek Araç, Kamyonet İş Makinesi ve Otobüs Kiralama (2. Kısım İş Makinesi)” işinde sözleşme damga vergisinin eksik hesaplanması suretiyle neden olunan kamu zararı tutarı …..TL’nin Harcama Yetkilisi (Satınalma Daire Başkanı) ….. ve Gerçekleştirme Görevlisi (İhale Şube Müdür V.) …..’a müştereken ve müteselsilen 6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 53’üncü maddesi gereğince hüküm tarihinden itibaren işleyecek faizi ile ödettirilmesine anılan Kanun’un 55’inci maddesi uyarınca işbu İlamın tebliğ tarihinden itibaren altmış gün içerisinde Sayıştay Temyiz Kurulu nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere oy çokluğuyla karar verildi.

Karşı Oy

Üye ....’in karşı oy gerekçesi:

488 sayılı Damga Vergisi Kanunu’nun “Resmi Dairelerin Mecburiyeti” başlıklı 26’ncı maddesinde, “Resmi dairelerin ilgili memurları kendilerine ibraz edilen kağıtların Damga Vergisini aramaya ve vergisi hiç ödenmemiş veya noksan ödenmiş olanları bir tutanakla tespit etmeye veya bunları tutanağı düzenlemek üzere, vergi dairesine göndermeye mecburdurlar.” denilmektedir. Bahse konu Kanun’un 24 ve 25’inci maddelerinde ise vergi ve cezada sorumluluk halleri düzenlenmiştir.

213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun “Cezalar” başlıklı 331’inci maddesinde ise “Vergi kanunları hükümlerine aykırı hareket edenler, bu kitapta yazılı vergi cezaları (vergi zıyaı cezası ve usulsüzlük cezaları) ve diğer cezalar ile cezalandırılırlar.” hükmü yer almaktadır.

Bu çerçevede, damga vergisinin ödenmesine ilişkin mükellefiyetin müeyyideleri 488 sayılı Kanun’da düzenlenmiş olup, vergi, ceza ve fer’ilerine ilişkin müeyyideler belediye tarafından değil, vergi dairesi ve vergi incelemeye yetkili olanlarca yerine getirilir.

Kaldı ki, genel bütçe geliri olan damga vergisinin eksik ödenmesi veya ödenmemesi belediye bütçesi açısından kamu zararı olarak değerlendirilemez.

Açıklanan nedenlerle, sorgu konusu husus hakkında gereği yapılmak üzere konunun Gelir İdaresi Başkanlığına bildirilmesine karar verilmesi gerektiği düşüncesiyle çoğunluk görüşüne katılmıyorum.

B) ....TL tutarındaki iş artışı üzerinden damga vergisinin eksik hesaplandığı görülmüştür.

488 sayılı Damga Vergisi Kanunu’nun;

“Konu” başlıklı 1’inci maddesinde, “Bu Kanuna ekli (1) sayılı tabloda yazılı kağıtlar Damga vergisine tabidir. Bu kanundaki kağıtlar terimi, yazılıp imzalamak veya imza yerine geçen bir işaret konmak suretiyle düzenlenen ve herhangi bir hususu ispat veya belli etmek için ibraz edilebilecek olan belgeler ile elektronik imza kullanılmak suretiyle manyetik ortamda ve elektronik veri şeklinde oluşturulan belgeleri ifade eder.

…” ,

“Mükellef” başlıklı 3’üncü maddesinde, “Damga Vergisinin mükellefi kağıtları imza edenlerdir. Resmi dairelerle kişiler arasındaki işlemlere ait kağıtların Damga Vergisini kişiler öder.

…” ,

“Resmi daire” başlıklı 8’inci maddesinde, “Bu kanunda yazılı resmi daireden maksat, genel ve özel bütçeli idarelerle, il özel idareleri, belediyeler ve köylerdir.

…” ,

“Nispet” başlıklı 14’üncü maddesinde, “Belli parayı ihtiva eden mukavelenamelerin değiştirilmesi halinde artan miktar aynı nispette vergiye tabidir.” ,

hükümleri yer almaktadır.

Anılan Kanun’a ekli (1) sayılı Tabloda ise damga vergisine tabi kağıtlar sayılmış olup “Akitlerle ilgili kağıtlar” başlıklı 1’inci Bölümünün A-1’inci fıkrasında, belli parayı ihtiva eden sözleşmelerin binde 9,48 oranında damga vergisine tabi olduğu ifade edilmiştir.

Her ne kadar sorumlularca, 488 sayılı Kanun’a ekli (1) sayılı Tablonun 1’inci Bölümünün A-2’nci fıkrasında kira sözleşmelerinin binde 1,89 oranında damga vergisine tabii olduğu, idare tarafından alınan hizmetin idarece yakıtı karşılanmak üzere ve şoförsüz olarak araç kiralanması işleminden ibaret olduğu ve bu nedenle bahse konu sözleşmenin damga vergisinin anılan Tablonun A-2’nci fıkrasında yer alan ve kira sözleşmelerinin tabi olduğu binde 1,89 oranı üzerinden hesaplanması gerektiği, bu nedenle sözleşmedeki iş artışı tutarı üzerinden de yine sözleşmenin tabi olduğu binde 1,89 oranı üzerinden damga vergisi alınması gerektiği ifade edilmişse de;

4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun “Tanımlar” başlıklı 4’üncü maddesinde “Hizmet” kavramının “Bakım ve onarım, taşıma, haberleşme, sigorta, araştırma ve geliştirme, muhasebe, piyasa araştırması ve anket, danışmanlık, tanıtım, basım ve yayım, temizlik, yemek hazırlama ve dağıtım, toplantı, organizasyon, sergileme, koruma ve güvenlik, mesleki eğitim, fotoğraf, film, fikri ve güzel sanat, bilgisayar sistemlerine yönelik hizmetler ile yazılım hizmetlerini, taşınır ve taşınmaz mal ve hakların kiralanmasını ve benzer hizmetleri,” ifade ettiği hüküm altına alınmış olup, “İhale” ise “Bu kanunda yazılı usul ve şartlarla mal veya hizmet alımları ile yapım işlerinin istekliler arasından seçilecek birisi üzerine bırakıldığını gösteren ve ihale yetkilisinin onayını müteakip sözleşmenin imzalanması ile tamamlanan işlemler” şeklinde tanımlanmıştır.

4734 sayılı Kanun’da “kiralama” işlemleri için ayrı bir tanıma gidilmemiş, taşınır mal ve hakların kiralanmasına da hizmet tanımı içinde yer verilmiştir. Sözleşme konusu araç kiralama işi, bir hizmet alımı ihalesine katılan yüklenicinin ticari kazanç elde etmek üzere idare ile akdetmiş olduğu bir hizmet alımı sözleşmesine istinaden gerçekleşmiş ve bahse konu sözleşme 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu’na göre hazırlanıp uygulanan ve Hizmet İhaleleri Uygulama Yönetmeliği ekleri arasında yer alan “Hizmet Alımlarına Ait Tip Sözleşme” kapsamında hazırlanmıştır.

Bu çerçevede, idarece yapılan araç kiralama işinin, 4734 sayılı Kanun’un yukarıda yer alan hükmü uyarınca “hizmet” tanımı içinde yer aldığı ve bir hizmet alımına istinaden imzalanan “Hizmet Alım Sözleşmesi” kapsamında gerçekleştiği açık olup, anılan Sözleşme’nin 488 sayılı Kanun’a ekli “Akitlerle ilgili kağıtlar” başlıklı 1’inci Bölümünün A-1’inci fıkrası uyarınca binde 9,48 oranı üzerinden sözleşme damga vergisine tabidir. Bu nedenle, bahse konu sözleşmedeki iş artışının da yine sözleşmenin tabi olduğu binde 9,48 oranı üzerinden damga vergisine tabi olması gerekir.

Bu itibarla, ....TL tutarındaki iş artışı üzerinden damga vergisinin eksik hesaplanması suretiyle neden olunan kamu zararı tutarı …..TL’nin Harcama Yetkilisi (Satınalma Daire Başkanı) ……, Gerçekleştirme Görevlisi (İhale Şube Müdür V.) ….. ve Gerçekleştirme Görevlisi (Satınalma Görevlisi) …..’ya müştereken ve müteselsilen 6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 53’üncü maddesi gereğince hüküm tarihinden itibaren işleyecek faizi ile ödettirilmesine anılan Kanun’un 55’inci maddesi uyarınca işbu İlamın tebliğ tarihinden itibaren altmış gün içerisinde Sayıştay Temyiz Kurulu nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere oy çokluğuyla karar verildi.

Karşı Oy

Üye ....’in karşı oy gerekçesi:

488 sayılı Damga Vergisi Kanunu’nun “Resmi Dairelerin Mecburiyeti” başlıklı 26’ncı maddesinde, “Resmi dairelerin ilgili memurları kendilerine ibraz edilen kağıtların Damga Vergisini aramaya ve vergisi hiç ödenmemiş veya noksan ödenmiş olanları bir tutanakla tespit etmeye veya bunları tutanağı düzenlemek üzere, vergi dairesine göndermeye mecburdurlar.” denilmektedir. Bahse konu Kanun’un 24 ve 25’inci maddelerinde ise vergi ve cezada sorumluluk halleri düzenlenmiştir.

213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun “Cezalar” başlıklı 331’inci maddesinde ise “Vergi kanunları hükümlerine aykırı hareket edenler, bu kitapta yazılı vergi cezaları (vergi zıyaı cezası ve usulsüzlük cezaları) ve diğer cezalar ile cezalandırılırlar.” hükmü yer almaktadır.

Bu çerçevede, damga vergisinin ödenmesine ilişkin mükellefiyetin müeyyideleri 488 sayılı Kanun’da düzenlenmiş olup, vergi, ceza ve fer’ilerine ilişkin müeyyideler belediye tarafından değil, vergi dairesi ve vergi incelemeye yetkili olanlarca yerine getirilir.

Kaldı ki, genel bütçe geliri olan damga vergisinin eksik ödenmesi veya ödenmemesi belediye bütçesi açısından kamu zararı olarak değerlendirilemez.

Açıklanan nedenlerle, sorgu konusu husus hakkında gereği yapılmak üzere konunun Gelir İdaresi Başkanlığına bildirilmesine karar verilmesi gerektiği düşüncesiyle çoğunluk görüşüne katılmıyorum.