Daire Karar Detayı
Daire
2
Karar Tarihi
10.06.2021
Karar No
35666
İlam No
191
Madde No
1
Kamu İdaresi Türü
Belediyeler ve Bağlı İdareler
Hesap Yılı
2018
Konu
Personel Mevzuatı ile İlgili Kararlar
KARAR
… Belediye Başkanlığı ile …Sen arasında akdedilen sosyal denge sözleşmesine hüküm konmak suretiyle Belediye Başkanına sosyal denge tazminatı ödendiği görülmüştür.
4688 Sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanununun 3 üncü maddesinde; Kanunun uygulanmasında; Kamu görevlisinin, bu Kanun kapsamında yer alan kurum ve kuruluşların kadro veya pozisyonlarında istihdam edilenlerden işçi statüsü dışında çalışan kamu görevlilerini ifade ettiği;
“Mahalli idarelerde sözleşme imzalanması” başlıklı 32 nci maddesinde;
“27/6/1989 tarihli ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 15 inci maddesi hükümleri çerçevesinde sosyal denge tazminatının ödenmesine belediyelerde belediye başkanının teklifi üzerine belediye meclisince, il özel idaresinde valinin teklifi üzerine il genel meclisince karar verilmesi halinde, sözleşme döneminde verilecek sosyal denge tazminatı tutarını belirlemek üzere ilgili mahalli idarede en çok üyeye sahip sendikanın genel başkanı veya sendika yönetim kurulu tarafından yetkilendirilecek bir temsilcisi ile belediyelerde belediye başkanı, il özel idaresinde vali arasında toplu sözleşme sürecinin tamamlanmasını izleyen üç ay içerisinde sözleşme yapılabilir. Bu sözleşme bu Kanunun uygulanması bakımından toplu sözleşme sayılmaz ve bu kapsamda Kamu Görevlileri Hakem Kuruluna başvurulamaz.”
Hükümleri yer almaktadır.
375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 15 inci maddesinde ise:
“Belediyeler ve bağlı kuruluşları ile il özel idarelerinin kadro ve pozisyonlarında istihdam edilen kamu görevlilerine sosyal denge tazminatı ödenebilir. Sosyal denge tazminatının ödenebilecek aylık tutarı, 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanununa göre yapılan toplu sözleşmede belirlenen tavan tutarı geçmemek üzere ilgili belediye ve il özel idaresi ile ilgili belediye ve il özel idaresinde en çok üyeye sahip kamu görevlileri sendikası arasında anılan Kanunda öngörülen hükümler çerçevesinde yapılabilecek sözleşmeyle belirlenir.”
Denilmiştir.
Mezkur hükümlere göre, belediyeler ve bağlı kuruluşları ile il özel idarelerinin kadro ve pozisyonlarında görev yapan kamu görevlilerine sosyal denge tazminatı ödenebileceği hüküm altına alınmış; Kamu görevlisi tanımı yapılırken kadro veya pozisyona vurgu yapılmış; bir kişinin kamu görevlisi olmasının sosyal denge tazminatından yararlanmaya imkan vermediği, aynı zamanda, bir kadro veya pozisyona dayalı olarak istihdamının da gerekli olduğu; dolayısıyla, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 15 inci maddesinde geçen kadro ve pozisyonlarında istihdam edilen kamu görevlilerinden kastın 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi memur personeli ile 5393 sayılı Belediye Kanunun 49 uncu maddesinde, norm kadroya uygun olarak sözleşmeli personel çalıştırılabileceği ve sözleşmeli personel eliyle yürütülen hizmetlere ilişkin boş kadrolara ayrıca atama yapılamayacağı şeklindeki düzenlemeye göre sözleşmeli personeli kapsamaktadır.
5393 sayılı Belediye Kanununun "Belediye başkanının özlük hakları" başlıklı 39 uncu maddesinde; belediye başkanına belde nüfuslarına göre belirlenmiş gösterge rakamının devlet memurları için belirlenen aylık katsayı ile çarpımı sonucu bulunacak tutarda aylık brüt ödenek ödeneceği; belediye başkanlığı yapmış olanların, personel kanunlarına tâbi bir kadroya atanmaları hâlinde belediye başkanlığında geçen sürelerinin memuriyette geçmiş sayılacağı belirtilmiştir. Söz konusu madde hükmünden anlaşılacağı üzere, Belediye Başkanının aldığı maaş ödenek olarak tarif edilmiş olup; Belediye Başkanlığı, personel hukuku açısından tanımlanmış bir kadro olmadığı gibi, bir pozisyon da değildir.
Yapılan incelemede; … tarihinde … Belediye Başkanlığı ile …Sen arasında imzalanan ve 2018 yılında geçerli olan Sosyal Denge Sözleşmesinin “Sosyal Denge Tazminatı” başlıklı 13 üncü maddesinde yapılan düzenleme ile Belediye Başkanına sosyal denge tazminatı ödendiği görülmüştür.
375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 15 inci maddesinde sosyal denge tazminatının Belediyelerin kadro ve pozisyonlarında istihdam edilen kamu görevlilerine ödeneceği belirtilmiş olup; Belediye Başkanları, açıklandığı üzere Belediyede herhangi bir kadro ve pozisyonda görev yapmamaktadırlar. Buna göre, belediye başkanına sosyal denge tazminatı ödenmesine yönelik Sosyal Denge Tazminatı Sözleşmesine hüküm konulması ve bu sözleşmeye istinaden ödeme yapılması hukuken mümkün değildir.
Diğer taraftan Sorumluların göndermiş olduğu savunmalarında, belediye başkanlarının mali sorumluluğunun bulunmadığı dolayısıyla Sosyal Denge Sözleşmesini imzalayan sıfatıyla Üst Yönetici olarak sorumlu tutulamayacağı belirtilmişse de, Sayıştay Genel Kurulu tarafından 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu çerçevesinde sorumlu tutulacak görevli ve yetkililerin belirlenmesi hususunda alınan 14.06.2007 tarih ve 5189/1 sayılı kararda;
“2- Üst Yöneticiler
…
Üst yöneticiler, idarelerinin stratejik planlarının ve bütçelerinin kalkınma planına, yıllık programlara, kurumun stratejik plan ve performans hedefleri ile hizmet gereklerine uygun olarak hazırlanması ve uygulanmasından, sorumlulukları altındaki kaynakların etkili, ekonomik ve verimli şekilde elde edilmesi ve kullanımını sağlamaktan, kayıp ve kötüye kullanımının önlenmesinden, malî yönetim ve kontrol sisteminin işleyişinin gözetilmesi, izlenmesi ve bu Kanunda belirtilen görev ve sorumlulukların yerine getirilmesinden Bakana; mahallî idarelerde ise meclislerine karşı sorumludurlar.
Üst yöneticiler, bu sorumluluğun gereklerini harcama yetkilileri, malî hizmetler birimi ve iç denetçiler aracılığıyla yerine getirirler.” denilmek suretiyle üst yöneticilerin sorumlulukları düzenlenmiştir.
Üst yöneticiler işlerin gidişatından harcama yetkililerinin ve diğer görevlilerin bilgilendirmeleri ve raporları ile bilgi sahibi olmaktadırlar. Bununla birlikte üst yöneticilerin özel kanunlardan doğan Sayıştay’a karşı mali sorumlulukları olabileceği gibi, münferit bir olayda sorumluluklarına hükmedilmeleri de gerekebilir. Bu husus, meselenin Sayıştay yargısında görüşülmesi sırasında hükme bağlanacak bir konudur.
Dolayısıyla bu aşamada bir genelleme yaparak üst yöneticilerin, işlemlerin hukuka uygun olarak yürütülmesinden sorumlu olacakları ya da olmayacakları yönünde bir görüş belirtilmesi uygun bulunmamaktadır.”
denilerek üst yöneticilerin sadece meclislerine karşı sorumlu olmayıp özel kanunlarda yapılan düzenlemeler ve somut olayın Sayıştay tarafından yargılanması esnasında ortaya çıkan durumlar çerçevesinde üst yöneticilerin sorumluluklarına hükmedilebileceği belirtilmiştir. Söz konusu olayda Belediye Başkanının Üst Yönetici sıfatıyla ödemeye dayanak oluşturan mevzuata aykırı sözleşmeyi imzalamış olması nedeniyle oluşan kamu zararıyla illiyet bağı bulunmaktadır. Bu nedenle harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisi ile birlikte kamu zararından sorumludur.
Yukarıdaki yer verilen tüm mevzuat ve sözleşme hükümlerinin değerlendirilmesi sonucunda; 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 15 inci maddesine aykırı olarak Belediye Başkanı …’a sosyal denge tazminatı ödenmesi sonucu ortaya çıkan toplam … TL kamu zararının, Üst Yönetici (Belediye Başkanı) …, Harcama Yetkilisi (Yazı İşl. Müd.) … ve Gerçekleştirme Görevlisi (İn. Kay. Bir. Sor.) …’a müştereken ve müteselsilen 6085 sayılı Sayıştay Kanununun 53 üncü maddesi gereği işleyecek faizleriyle birlikte ödettirilmesine,
İşbu ilamın tebliğ tarihinden itibaren altmış gün içerisinde 6085 sayılı Sayıştay Kanununun 55 inci maddesi uyarınca Sayıştay Temyiz Kurulu nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere oy çokluğu ile,
Azınlık Görüşü:
Daire Başkanı … ve Üye …’ın sorumluluğa ilişkin ayrışık görüş gerekçesi:
“Raporda; oluşan kamu zararından söz konusu kamu görevlilerinin, Belediye Başkanı ile birlikte sorumlu tutulmalarına karar verilmesi talep edilmiştir.
Kamu zararı; mevzuata aykırı sözleşme imzalanmasından doğmuştur. Sözleşmenin imzalanması ile idari işlem tamamlanmış ve sözleşmenin taraflarının hak ve borçları belirlenmiştir. Ödeme emri belgesini harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisi olarak imzalayan görevlilerin, sözleşmenin imzalanması aşamasında/kamu zararının doğması ile ilgili herhangi bir işlemleri yoktur. Anılan kamu görevlileri, içerik olarak mevzuata aykırı olmakla birlikte, tekemmül etmiş sözleşmeden kaynaklanan idare borcunu yerine getirmiş, bu sözleşmeden kaynaklanan hakları, sözleşmede öngörülen zamanda ve miktarda ilgililerine ödemişlerdir. Bu görevlilerin, idare adına Üst Yönetici (Belediye Başkanı) tarafından imzalanan sözleşmenin gereklerini yerine getirmemek gibi bir seçenekleri bulunmamaktadır.
Bu itibarla, kamu zararı oluştuğu görüşüne katılmakla birlikte, idare adına imzalanan mevzuata aykırı sözleşmeden kaynaklanan ve idarenin yükümlüklerini yerine getirmek için düzenlenen ödeme emri belgelerini, harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisi olarak imzalayan kamu görevlilerinin, bu sözleşmeden kaynaklanan kamu zararından sorumlulukları bulunmamaktadır.”
4688 Sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanununun 3 üncü maddesinde; Kanunun uygulanmasında; Kamu görevlisinin, bu Kanun kapsamında yer alan kurum ve kuruluşların kadro veya pozisyonlarında istihdam edilenlerden işçi statüsü dışında çalışan kamu görevlilerini ifade ettiği;
“Mahalli idarelerde sözleşme imzalanması” başlıklı 32 nci maddesinde;
“27/6/1989 tarihli ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 15 inci maddesi hükümleri çerçevesinde sosyal denge tazminatının ödenmesine belediyelerde belediye başkanının teklifi üzerine belediye meclisince, il özel idaresinde valinin teklifi üzerine il genel meclisince karar verilmesi halinde, sözleşme döneminde verilecek sosyal denge tazminatı tutarını belirlemek üzere ilgili mahalli idarede en çok üyeye sahip sendikanın genel başkanı veya sendika yönetim kurulu tarafından yetkilendirilecek bir temsilcisi ile belediyelerde belediye başkanı, il özel idaresinde vali arasında toplu sözleşme sürecinin tamamlanmasını izleyen üç ay içerisinde sözleşme yapılabilir. Bu sözleşme bu Kanunun uygulanması bakımından toplu sözleşme sayılmaz ve bu kapsamda Kamu Görevlileri Hakem Kuruluna başvurulamaz.”
Hükümleri yer almaktadır.
375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 15 inci maddesinde ise:
“Belediyeler ve bağlı kuruluşları ile il özel idarelerinin kadro ve pozisyonlarında istihdam edilen kamu görevlilerine sosyal denge tazminatı ödenebilir. Sosyal denge tazminatının ödenebilecek aylık tutarı, 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanununa göre yapılan toplu sözleşmede belirlenen tavan tutarı geçmemek üzere ilgili belediye ve il özel idaresi ile ilgili belediye ve il özel idaresinde en çok üyeye sahip kamu görevlileri sendikası arasında anılan Kanunda öngörülen hükümler çerçevesinde yapılabilecek sözleşmeyle belirlenir.”
Denilmiştir.
Mezkur hükümlere göre, belediyeler ve bağlı kuruluşları ile il özel idarelerinin kadro ve pozisyonlarında görev yapan kamu görevlilerine sosyal denge tazminatı ödenebileceği hüküm altına alınmış; Kamu görevlisi tanımı yapılırken kadro veya pozisyona vurgu yapılmış; bir kişinin kamu görevlisi olmasının sosyal denge tazminatından yararlanmaya imkan vermediği, aynı zamanda, bir kadro veya pozisyona dayalı olarak istihdamının da gerekli olduğu; dolayısıyla, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 15 inci maddesinde geçen kadro ve pozisyonlarında istihdam edilen kamu görevlilerinden kastın 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi memur personeli ile 5393 sayılı Belediye Kanunun 49 uncu maddesinde, norm kadroya uygun olarak sözleşmeli personel çalıştırılabileceği ve sözleşmeli personel eliyle yürütülen hizmetlere ilişkin boş kadrolara ayrıca atama yapılamayacağı şeklindeki düzenlemeye göre sözleşmeli personeli kapsamaktadır.
5393 sayılı Belediye Kanununun "Belediye başkanının özlük hakları" başlıklı 39 uncu maddesinde; belediye başkanına belde nüfuslarına göre belirlenmiş gösterge rakamının devlet memurları için belirlenen aylık katsayı ile çarpımı sonucu bulunacak tutarda aylık brüt ödenek ödeneceği; belediye başkanlığı yapmış olanların, personel kanunlarına tâbi bir kadroya atanmaları hâlinde belediye başkanlığında geçen sürelerinin memuriyette geçmiş sayılacağı belirtilmiştir. Söz konusu madde hükmünden anlaşılacağı üzere, Belediye Başkanının aldığı maaş ödenek olarak tarif edilmiş olup; Belediye Başkanlığı, personel hukuku açısından tanımlanmış bir kadro olmadığı gibi, bir pozisyon da değildir.
Yapılan incelemede; … tarihinde … Belediye Başkanlığı ile …Sen arasında imzalanan ve 2018 yılında geçerli olan Sosyal Denge Sözleşmesinin “Sosyal Denge Tazminatı” başlıklı 13 üncü maddesinde yapılan düzenleme ile Belediye Başkanına sosyal denge tazminatı ödendiği görülmüştür.
375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 15 inci maddesinde sosyal denge tazminatının Belediyelerin kadro ve pozisyonlarında istihdam edilen kamu görevlilerine ödeneceği belirtilmiş olup; Belediye Başkanları, açıklandığı üzere Belediyede herhangi bir kadro ve pozisyonda görev yapmamaktadırlar. Buna göre, belediye başkanına sosyal denge tazminatı ödenmesine yönelik Sosyal Denge Tazminatı Sözleşmesine hüküm konulması ve bu sözleşmeye istinaden ödeme yapılması hukuken mümkün değildir.
Diğer taraftan Sorumluların göndermiş olduğu savunmalarında, belediye başkanlarının mali sorumluluğunun bulunmadığı dolayısıyla Sosyal Denge Sözleşmesini imzalayan sıfatıyla Üst Yönetici olarak sorumlu tutulamayacağı belirtilmişse de, Sayıştay Genel Kurulu tarafından 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu çerçevesinde sorumlu tutulacak görevli ve yetkililerin belirlenmesi hususunda alınan 14.06.2007 tarih ve 5189/1 sayılı kararda;
“2- Üst Yöneticiler
…
Üst yöneticiler, idarelerinin stratejik planlarının ve bütçelerinin kalkınma planına, yıllık programlara, kurumun stratejik plan ve performans hedefleri ile hizmet gereklerine uygun olarak hazırlanması ve uygulanmasından, sorumlulukları altındaki kaynakların etkili, ekonomik ve verimli şekilde elde edilmesi ve kullanımını sağlamaktan, kayıp ve kötüye kullanımının önlenmesinden, malî yönetim ve kontrol sisteminin işleyişinin gözetilmesi, izlenmesi ve bu Kanunda belirtilen görev ve sorumlulukların yerine getirilmesinden Bakana; mahallî idarelerde ise meclislerine karşı sorumludurlar.
Üst yöneticiler, bu sorumluluğun gereklerini harcama yetkilileri, malî hizmetler birimi ve iç denetçiler aracılığıyla yerine getirirler.” denilmek suretiyle üst yöneticilerin sorumlulukları düzenlenmiştir.
Üst yöneticiler işlerin gidişatından harcama yetkililerinin ve diğer görevlilerin bilgilendirmeleri ve raporları ile bilgi sahibi olmaktadırlar. Bununla birlikte üst yöneticilerin özel kanunlardan doğan Sayıştay’a karşı mali sorumlulukları olabileceği gibi, münferit bir olayda sorumluluklarına hükmedilmeleri de gerekebilir. Bu husus, meselenin Sayıştay yargısında görüşülmesi sırasında hükme bağlanacak bir konudur.
Dolayısıyla bu aşamada bir genelleme yaparak üst yöneticilerin, işlemlerin hukuka uygun olarak yürütülmesinden sorumlu olacakları ya da olmayacakları yönünde bir görüş belirtilmesi uygun bulunmamaktadır.”
denilerek üst yöneticilerin sadece meclislerine karşı sorumlu olmayıp özel kanunlarda yapılan düzenlemeler ve somut olayın Sayıştay tarafından yargılanması esnasında ortaya çıkan durumlar çerçevesinde üst yöneticilerin sorumluluklarına hükmedilebileceği belirtilmiştir. Söz konusu olayda Belediye Başkanının Üst Yönetici sıfatıyla ödemeye dayanak oluşturan mevzuata aykırı sözleşmeyi imzalamış olması nedeniyle oluşan kamu zararıyla illiyet bağı bulunmaktadır. Bu nedenle harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisi ile birlikte kamu zararından sorumludur.
Yukarıdaki yer verilen tüm mevzuat ve sözleşme hükümlerinin değerlendirilmesi sonucunda; 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 15 inci maddesine aykırı olarak Belediye Başkanı …’a sosyal denge tazminatı ödenmesi sonucu ortaya çıkan toplam … TL kamu zararının, Üst Yönetici (Belediye Başkanı) …, Harcama Yetkilisi (Yazı İşl. Müd.) … ve Gerçekleştirme Görevlisi (İn. Kay. Bir. Sor.) …’a müştereken ve müteselsilen 6085 sayılı Sayıştay Kanununun 53 üncü maddesi gereği işleyecek faizleriyle birlikte ödettirilmesine,
İşbu ilamın tebliğ tarihinden itibaren altmış gün içerisinde 6085 sayılı Sayıştay Kanununun 55 inci maddesi uyarınca Sayıştay Temyiz Kurulu nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere oy çokluğu ile,
Azınlık Görüşü:
Daire Başkanı … ve Üye …’ın sorumluluğa ilişkin ayrışık görüş gerekçesi:
“Raporda; oluşan kamu zararından söz konusu kamu görevlilerinin, Belediye Başkanı ile birlikte sorumlu tutulmalarına karar verilmesi talep edilmiştir.
Kamu zararı; mevzuata aykırı sözleşme imzalanmasından doğmuştur. Sözleşmenin imzalanması ile idari işlem tamamlanmış ve sözleşmenin taraflarının hak ve borçları belirlenmiştir. Ödeme emri belgesini harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisi olarak imzalayan görevlilerin, sözleşmenin imzalanması aşamasında/kamu zararının doğması ile ilgili herhangi bir işlemleri yoktur. Anılan kamu görevlileri, içerik olarak mevzuata aykırı olmakla birlikte, tekemmül etmiş sözleşmeden kaynaklanan idare borcunu yerine getirmiş, bu sözleşmeden kaynaklanan hakları, sözleşmede öngörülen zamanda ve miktarda ilgililerine ödemişlerdir. Bu görevlilerin, idare adına Üst Yönetici (Belediye Başkanı) tarafından imzalanan sözleşmenin gereklerini yerine getirmemek gibi bir seçenekleri bulunmamaktadır.
Bu itibarla, kamu zararı oluştuğu görüşüne katılmakla birlikte, idare adına imzalanan mevzuata aykırı sözleşmeden kaynaklanan ve idarenin yükümlüklerini yerine getirmek için düzenlenen ödeme emri belgelerini, harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisi olarak imzalayan kamu görevlilerinin, bu sözleşmeden kaynaklanan kamu zararından sorumlulukları bulunmamaktadır.”