Daire Karar Detayı
Daire
7
Karar Tarihi
16.12.2021
Karar No
493
İlam No
163
Madde No
1
Kamu İdaresi Türü
Belediyeler ve Bağlı İdareler
Hesap Yılı
2019
Konu
Personel Mevzuatı ile İlgili Kararlar
KARAR
SOSYAL DENGE ÖDEMESİ
İdare ile yetkili sendika arasında akdedilen sosyal denge sözleşmesine istinaden ödenen sosyal denge tazminatlarının ilgili mevzuatıyla belirlenen tavan tutarı aşması ve söz konusu ödemeler yönünden kamu zararına sebebiyet verilmesi iddiası ile ilgili olarak yapılan incelemede;
4688 sayılı Kanun’un “Mahalli idarelerde sözleşme imzalanması” başlıklı 32’nci maddesi;
“27/6/1989 tarihli ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 15’inci maddesi hükümleri çerçevesinde sosyal denge tazminatının ödenmesine belediyelerde belediye başkanının teklifi üzerine belediye meclisince, il özel idaresinde valinin teklifi üzerine il genel meclisince karar verilmesi halinde, sözleşme döneminde verilecek sosyal denge tazminatı tutarını belirlemek üzere ilgili mahalli idarede en çok üyeye sahip sendikanın genel başkanı veya sendika yönetim kurulu tarafından yetkilendirilecek bir temsilcisi ile belediyelerde belediye başkanı, il özel idaresinde vali arasında toplu sözleşme sürecinin tamamlanmasını izleyen üç ay içerisinde sözleşme yapılabilir. Bu sözleşme bu Kanunun uygulanması bakımından toplu sözleşme sayılmaz ve bu kapsamda Kamu Görevlileri Hakem Kuruluna başvurulamaz.
Yapılacak sözleşme, toplu sözleşme dönemi ile sınırlı olarak uygulanır ve sözleşme süresi hiçbir şekilde izleyen mahalli idareler genel seçimi tarihini geçemez. Mahalli idareler genel seçim tarihini izleyen üç ay içerisinde de toplu sözleşme dönemiyle sınırlı olmak üzere sözleşme yapılabilir. Bu sözleşmeye dayanılarak yapılan ödemeler kazanılmış hak sayılmaz.
İlgili mahalli idarenin; vadesi geçmiş vergi, sosyal güvenlik primi ile Hazine Müsteşarlığına olan borç toplamının gerçekleşen en son yıl bütçe gelirlerinin yüzde onunu aşması, ödeme süresi geçtiği halde ödenmemiş aylık ve ücret borcu bulunması veya gerçekleşen en son yıla ilişkin toplam personel giderinin, gerçekleşen en son yıl bütçe gelirlerinin belediyelerde yüzde otuzunu, il özel idaresinde yüzde yirmibeşini aşması hallerinde bu madde kapsamında sözleşme yapılamaz. Sözleşmenin yapılmasından sonra bu koşulların oluşması durumunda mevcut sözleşme kendiliğinden hükümsüz kalır.”
4688 sayılı Kanun’a 04.04.2012 tarihli ve 6289 sayılı Kanun’la eklenen Geçici 14’üncü madde;
“(Ek: 4/4/2012-6289/30 md.) 15/3/2012 tarihinden önce 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 15 inci maddesi kapsamındaki idareler ile ilgili sendikalar arasında toplu iş sözleşmesi, toplu sözleşme, sosyal denge sözleşmesi ve benzeri adlar altında imzalanan sözleşmelerin uygulanmasına, söz konusu sözleşmelerde öngörülen sürelerin sonuna kadar devam edilebilir. Anılan sözleşmelerin uygulanmasına devam edildiği dönem için 32 nci madde hükümleri çerçevesinde ayrıca sözleşme yapılamaz. Söz konusu sözleşmeleri 31/12/2015 tarihinden önce sona eren veya mevcut sözleşmeleri bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten sonra karşılıklı olarak feshedilen kapsama dahil idareler, sözleşmelerinin sona eriş veya fesih tarihini izleyen bir ay içinde sözleşmelerin sona erdiği veya feshedildiği tarih ile bu Kanunda öngörülen toplu sözleşme dönemi sonuna kadarki dönemle sınırlı olmak üzere üçüncü fıkra hükümleri dikkate alınmaksızın 32 nci madde hükümleri çerçevesinde sözleşme yapabilir. Ancak 32 nci madde uyarınca toplu sözleşmede belirlenen tavan tutarın, unvanlar itibarıyla ilgili personele söz konusu sözleşmeler uyarınca yapılmakta olan ortalama aylık ödemenin altında kalması halinde; üçüncü fıkra hükümleri dikkate alınmaksızın 32 nci madde hükümleri esas alınarak 31/12/2015 tarihine kadar uygulanabilecek sözleşmelerde bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte uygulanan sözleşme uyarınca unvanlar itibarıyla ilgili personele ödenen ortalama aylık tutar tavan olarak esas alınabilir. Bu şekilde yapılacak ödemeler kazanılmış hak sayılmaz.”
375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’ye 6289 sayılı Kanun’la eklenen Ek 15’inci madde;
“Ek Madde 15- (Ek: 4/4/2012-6289/33 md.)Belediyeler ve bağlı kuruluşları ile il özel idarelerinin kadro ve pozisyonlarında istihdam edilen kamu görevlilerine sosyal denge tazminatı ödenebilir. Sosyal denge tazminatının ödenebilecek aylık tutarı, 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanununa göre yapılan toplu sözleşmede belirlenen tavan tutarı geçmemek üzere ilgili belediye ve il özel idaresi ile ilgili belediye ve il özel idaresinde en çok üyeye sahip kamu görevlileri sendikası arasında anılan Kanunda öngörülen hükümler çerçevesinde yapılabilecek sözleşmeyle belirlenir.” hükümlerini içermektedir.
Kamu Görevlilerinin Geneline ve Hizmet Kollarına Yönelik Mali ve Sosyal Haklara İlişkin 2018 ve 2019 Yıllarını Kapsayan 4. Dönem Toplu Sözleşme’nin “Yerel Yönetim Hizmet Koluna İlişkin Toplu Sözleşme” başlıklı dördüncü bölümünün “Sosyal denge tazminatı” başlıklı 1’nci maddesinde;
“Belediyeler ve bağlı kuruluşları ile il özel idarelerinin kadro ve pozisyonlarında istihdam edilen kamu görevlilerine, 4688 sayılı Kanunun 32 nci maddesinde yer alan usul ve esaslar çerçevesinde ödenebilecek sosyal denge tazminatı aylık tavan tutarı en yüksek Devlet memuru aylığının (ek gösterge dahil) %100’üdür. Sosyal denge tazminatının verilmesi yönünde yapılabilecek sözleşmelerde, tavan tutarı aşmamak kaydıyla ödenebilecek tazminatın aylık tutarı, görev yapılan birim ve iş hacmi, görevin önem ve güçlüğü, görev yerinin özelliği, çalışma süresi, kadro veya görev unvanı ile derecesi gibi kriterlere göre farklı olarak belirlenebilir.”
“Sosyal denge tazminatı süre uzatımı” başlıklı 7’nci maddesinde;
“4688 sayılı Kanunun geçici 14 üncü maddesinde yer alan “31/12/2015” ibaresi “31/12/2019” şeklinde uygulanır.” düzenlemeleri yer almaktadır.
Yukarıda yer alan yasal düzenlemeler değerlendirildiğinde görüleceği üzere: 4688 sayılı Kanun’un 32’nci maddesine göre; 375 sayılı KHK'nin Ek 15'inci maddesi hükümleri çerçevesinde sosyal denge tazminatının ödenmesine belediyelerde belediye başkanının teklifi üzerine belediye meclisince, il özel idaresinde valinin teklifi üzerine il genel meclisince karar verilmesi halinde, sözleşme döneminde verilecek sosyal denge tazminatı tutarını belirlemek üzere ilgili mahalli idarede en çok üyeye sahip sendikanın genel başkanı veya sendika yönetim kurulu tarafından yetkilendirilecek bir temsilcisi ile belediyelerde belediye başkanı, il özel idaresinde vali arasında, Toplu Sözleşme sürecinin tamamlanmasını izleyen üç ay içerisinde sosyal denge sözleşmesi yapılabilecektir.
375 sayılı KHK’nin Ek 15’inci maddesinde ise; sosyal denge tazminatının ödenebilecek aylık tutarının, 4688 sayılı Kanun’a göre yapılan Toplu Sözleşme’de belirlenen tavan tutarı geçmemek üzere ilgili belediye ve il özel idaresi ile ilgili belediye ve il özel idaresinde en çok üyeye sahip kamu görevlileri sendikası arasında yapılabilecek sözleşmeyle belirleneceği belirtilmiştir.
Bu bağlamda, mevcut mevzuat hükümleri dikkate alınarak Kamu Görevlilerinin Geneline ve Hizmet Kollarına Yönelik Mali ve Sosyal Haklara İlişkin 2018 ve 2019 Yıllarını Kapsayan 4. Dönem Toplu Sözleşmesi imzalanmıştır. Bu sözleşmenin kamu görevlilerinin geneline yönelik bölümü Kamu Görevlileri Sendikaları Heyeti Başkanı tarafından, Yerel Yönetim Hizmet Koluna yönelik bölümü BEM-BİR-SEN (Belediye ve Özel İdare Çalışanları Birliği Sendikası) Temsilcisi tarafından, kamu görevlileri adına imzalanmış ve yürürlüğe girmiştir.
4688 sayılı Kanun uyarınca imzalanan Kamu Görevlilerinin Geneline ve Hizmet Kollarına Yönelik Mali ve Sosyal Haklara İlişkin 2018 ve 2019 Yıllarını Kapsayan 4. Dönem Toplu Sözleşme’nin Yerel Yönetim Hizmet Koluna İlişkin Toplu Sözleşme bölümünün “Sosyal denge tazminatı” başlıklı 1’inci maddesinin (1) numaralı fıkrasında; sosyal denge tazminatının aylık tavan tutarı en yüksek Devlet memuru aylığının (ek gösterge dâhil) %100’ü olarak belirlenmiştir.
Diğer yandan; 4688 sayılı Kanun’un geçici 14’üncü maddesinde, 15.03.2012 tarihinden önce 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin Ek 15’inci maddesi kapsamındaki idareler ile ilgili sendikalar arasında toplu iş sözleşmesi, toplu sözleşme, sosyal denge sözleşmesi ve benzeri adlar altında imzalanan ve 11.04.2012 tarihinde de yürürlükte olan sözleşmelerin uygulanmasına, söz konusu sözleşmelerde öngörülen sürelerin sonuna kadar devam edilebileceği; bu tarih itibariyle yürürlükte bulunan sözleşmeler uyarınca unvanlar itibariyle ödenen aylık ortalama tutarların 4688 sayılı Kanun’a göre yapılan Toplu Sözleşme’de belirlenen tavan tutarı geçmesi durumunda 11.04.2012 tarihinde de yürürlükte olan sözleşmeler uyarınca unvanlar itibarıyla ilgili personele ödenen ortalama aylık tutarların, tavan tutar olarak esas alınabileceği hüküm altına alınmıştır. Dolayısıyla, yeni imzalanacak sosyal denge sözleşmelerinde yukarıda belirtilen şekilde, 15.03.2012 tarihinden önce imzalanan ve 11.04.2012 tarihinde de yürürlükte olan sözleşmelerdeki personel lehine olan hükümler dikkate alınabilecektir.
Diğer bir ifade ile şayet 15.03.2012 tarihinden önce imzalanan ve 11.04.2012 tarihinde de yürürlükte olan bir sözleşme var ise, bu sözleşme uyarınca unvanlar itibariyle ödenen ortalama aylık tutarlar ile 4688 sayılı Kanun’a göre yapılan Toplu Sözleşme’de belirlenen tavan tutar (en yüksek Devlet memuru aylığının-ek gösterge dâhil %100’ü) kıyaslanacak ve yeni sosyal denge sözleşmesinde belirtilmek şartıyla hangisi yüksek ise unvanlar itibariyle tazminat ödemesine esas alınabilecektir. Bu durumda, bir tazminat olan sosyal denge ödemesinin tavanı; personelin kadro unvanına göre, ya Toplu Sözleşme’de belirtilen tavan tutar ya da 15.03.2012 tarihinden önce imzalanan ve 11.04.2012 tarihinde de yürürlükte olan sözleşmeler uyarınca unvanlar itibariyle yapılan ödemelerin aylık ortalama tutarı olacaktır. Söz konusu sözleşmeler ise, kendi metninde belirlenen yürürlük süresine kadar geçerli olan sözleşmelerdir.
Yukarıda belirtilen yasal düzenlemeden de görüleceği üzere, sosyal denge sözleşmesinde düzenlenen tazminatın tutarı; görev yapılan birim ve iş hacmi, görevin önem ve güçlüğü, görev yerinin özelliği, çalışma süresi, kadro veya görev unvanı ile derecesi gibi kriterlere göre belirlenebilecek, ancak, mevzuatında belirtilen tavan tutarı aşamayacaktır.
İdarenin sosyal denge tazminatı ödemelerinin incelenmesi neticesinde; İdare ve ilgili sendika arasında 15.03.2012 tarihinden önce imzalanmış ve 11.04.2012 tarihinde de yürürlükte olan bir sözleşme olduğu ancak, en son sosyal denge sözleşmesinin mevzuatında belirtilen şekliyle düzenlenmediği ve personelin tazminat tavan tutarının mevzuatına göre tespit edilmediği; İdare tarafından 2019 yılında personele ödenen sosyal denge tazminat tutarlarının tespitinde yukarıda belirtilen kıyaslama ve mevzuat hükümlerine aykırı olarak gerek 11.04.2012 tarihinde yürürlükte olan sözleşmede gerekse de Toplu Sözleşme’de yer alan tavan tutarların aşıldığı tespit edilmiştir.
Şöyle ki; ... Belediye Başkanlığı ile TÜM-BEL-SEN arasında 11.10.2011 tarihinde imzalanan ve 1.10.2010 ve 10.10.2012 tarihlerini kapsayan Toplu İş Sözleşmesi’nin bitiş süresi, 01.03.2012 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere yapılan ek protokol ile 30.03.2014 olarak değiştirilmiştir. Dolayısıyla, 11.04.2012 tarihinde yürürlükte olan sözleşme, ek protokol ile güncelleme yapılan sözleşmedir.
Bu sözleşmenin “KREŞ (ÇOCUK BAKIM EVİ)” başlıklı 14’üncü maddesinde;
“…..
Belediye çalışanlarına belgelemek koşuluyla kreşte olan her bir çocuğu için net 150.-TL (yüz elli lira) kreş yardımı yapar.
…”
“DİĞER HAKLAR VE ÜCRETLİ İZİNLER” başlıklı 24’üncü maddesinde;
“….
c) 8 Mart Dünya Kadınlar Gününde kadın çalışanlar ücretli izinli sayılır ve net 100.-TL (yüz lira) ikramiye ödenir.”
“MALİ HAKLAR” başlıklı bölümünün “İYİLEŞTİRME ZAMMI” başlıklı 27’nci maddesinde;
“Çalışanlara 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'na göre verilen ücrete ilaveten, işverence her ay verilecek olan, net iyileştirme zammı aşağıdaki şekilde düzenlenmiştir.
1)Birim Müdürleri (fiilen görevde olanlar) Net 750.-TL (yedi yüz elli lira)
2)Birim Sorumluları ve gerçekleştirme görevlileri Net 650.-TL (altı yüz elli lira)
3)Müfettişler, İç Denetçiler, Kadro sahibi olup fiili görevde olmayan Müdürler, Hemşire, Laborant, Sağlık Teknisyenleri, Şef kadrosunda olanlar veya fiilen şeflik görevi yapanlar Net 550.-TL ( beş yüz elli lira)
4)Memurlara Net 450.-TL (dört yüz elli lira)
5)Memurlar arasından atanan Başkan Yardımcılarının maaşı, Meclis üyeleri arasından atanan Başkan Yardımcılarının aldığı maaşa eşitlenecek şekilde düzenlenir.
6)Sağlık Biriminde, hekim olarak görev yapan memur personelin maaşı, bu sözleşme kapsamında Net 3000 TL (üç bin lira) ye tamamlanır.
7)Hafta sonu ve tatil günlerinde, bayram tatillerinde veya çalışma saatleri dışında çalışmak zorunda kalan memur personele, günlük Net 50TL yi, aylık Net 100TL yi geçmemek koşuluyla, saat başı Net 10TL ödenir. (Zabıta personeli bunun dışındadır)
8)Bu sözleşme süresi içinde emekli olan memur personele, çalışma hayatının son iki yılını ... Belediyesinde geçirmiş olması koşuluyla, sözleşmenin emekli olacağı takvim yılma ait olan tüm iyileştirme ve ikramiyelerinin kalan kısmını toplu olarak ve nakden ödenir.”
“BAYRAM İKRAMİYELERİ” başlıklı 28’inci maddesinde;
“İşveren;
1)İşçi sınıfının Uluslararası Birlik ve Dayanışma Günü olan 1 Mayısta tüm çalışan memurlara Net 1000.-TL (bin lira),
2)Kurban Bayramında tüm çalışan memurlara Net 1000.-TL (bin lira) ödeme yapar.”
“YEMEK YARDIMI” başlıklı 29’uncu maddesinde;
1)İşveren, çalışanların yemek ihtiyacını karşılamak üzere yemek kartı verir. Bu konuda kurulacak komisyonlarda sendikadan yetkili bulunur ve sendikanın görüşü alınır.
2)Fazla mesaiye kalan zabıta personeline aylık yemek kartı tutarının % 50' si ayrıca ödenir.”
“EVLENME YARDIMI” başlıklı 30’uncu maddesinde;
“İşveren, çalışanlara evlenmeleri halinde Net 1000.-TL (Bin lira) evlenme yardımı yapar.”
“DOĞUM YARDIMI” başlıklı 31’inci maddesinde;
“İşveren, çalışanların doğan çocukları için Net 750.-TL (Yedi yüz elli lira) doğum yardımı yapar.”
“ÖLÜM YARDIMI” başlıklı 32’nci maddesinde;
“İşveren,
• Çalışanın kendisinin görev esnasında kaza sonucu ölümü halinde, yasal mirasçılarına toplam Net 10.000.-TL (On bin lira),
• Vefatı halinde yasal mirasçılarına toplam Net 2000.-TL (İki bin lira),
• Anne-baba, eş ve çocuklarının ölümü halinde Net 1000.-TL (Bin lira) ölüm yardımı yapar.”
“ÖĞRENİM YARDIMI” başlıklı 33’üncü maddesinde;
İşveren, çalışanlara her yıl Şubat ve Ağustos aylarında eğitim yardımı olarak ayrı ayrı olmak üzere Net 500’er TL (beş yüz lira ) ödeme yapar.
“YAKACAK YARDIMI” başlıklı 34’üncü maddesinde;
“İşveren çalışanlara her yıl Ekim ayının ilk haftasında, net 750.-TL ( Yedi yüz elli lira) yakacak yardımı yapar.”
“YILLIK İZİN YARDIMI” başlıklı 35’inci maddesinde;
“İşveren çalışanlara yılda bir kez yıllık izin süresi 10 günden az olmamak koşuluyla, Net 500.-TL (beş yüz lira) yıllık izin ve tatil yardımı yapar.”
“GİYECEK YARDIMI” başlıklı 36’ncı maddesinde;
“İşveren çalışanlara her yıl Ocak ayında net 200.-Tl. (ikiyüz lira) giyecek yardımı yapar. Zabıta personelinin resmi kıyafetleri bunun dışındadır.”
“MALİ SORUMLULUK TAZMİNATI” başlıklı 37’inci maddesinde;
“Kıymet Takdir Komisyonu ve İhale Komisyonu üyelerine toplantı başına net 50.-TL. (elli lira) ödeme yapılır.”
“SÖZLEŞME SÜRESİ VE ARTIŞ ORANI” başlıklı 39’uncu maddesinde;
“İş bu sözleşme iki yıllık olup, sözleşme takviminin ikinci yılında, aylık iyileştirme ücreti ve diğer ikramiyelere net %7 (yüzde yedi) oranında zam yapılır.” hükümleri yer almaktadır.
Yukarıdaki sözleşme incelendiğinde, unvanlar itibariyle ödenen iyileştirme zamlarının yanında yine unvanlar itibariyle ödenen (bayram ikramiyeleri, yemek yardımı, öğrenim yardımı, yakacak yardımı, giyecek yardımı gibi) ikramiye ve yardımlar ile personelin durumuna göre ödenen (evlenme yardımı, doğum yardımı, ölüm yardımı, mali sorumluk tazminatı gibi) arızi yardımların düzenlendiği görülecektir. Diğer yandan, personelin lehine olması nedeniyle, yıllık izinlerin sözleşmede belirtilen şekilde kullanıldığının ve izinler nedeniyle yapılan ödemelerin “unvanlar uyarınca yapılan yardım” olduğunun kabulü mümkündür.
Bu durumda, unvanlar itibariyle ortalama aylık tutarların hesaplanmasında dikkate alınabilecek unsurlar; iyileştirme zammı, bayram ikramiyeleri, yemek yardımı, öğrenim yardımı, yakacak yardımı, giyecek yardımı ve yıllık izin yardımıdır. Bu bağlamda, 2012 yılında unvanlar itibariyle yapılan ödemelere göre hesaplanacak ortalama aylık tutarlar şu şekildedir (İdareden alınan bilgiye göre, bütün unvanlar itibariyle yapılan yemek yardımı net 250,10 TL’dir):
Birim Müdürleri (fiilen görevde olanlar):
750+250,10+[(1.000+1.000+500+750+500+200)/12]=1.000,10+329,17= net 1.329,17 TL, brüt 1.581,36 TL.
Birim Sorumluları ve gerçekleştirme görevlileri:
650+250,10+[(1.000+1.000+500+750+500+200)/12]=900,10+329,17= net 1.229,17 TL, brüt 1.462,39 TL.
Müfettişler, iç denetçiler, kadro sahibi olup fiili görevde olmayan müdürler, hemşire, laborant, sağlık teknisyenleri, şef kadrosunda olanlar veya fiilen şeflik görevi yapanlar:
550+250,10+[(1.000+1.000+500+750+500+200)/12]=800,10+329,17= net 1.119,17 TL, brüt 1.331,52 TL.
Memurlar: 450+250,10+[(1.000+1.000+500+750+500+200)/12]=700,10+329,17= net 1.019,17 TL, brüt 1.212,54 TL.
Memurlar arasından atanan başkan yardımcıları:
1.543,66+250,10+[(1.000+1.000+500+750+500+200)/12]= 1.793,76+329,17= net 2.122,93 TL, brüt 2.525,73 TL ( memur başkan yardımcısı tavanı tespitinde, 2012 yılında görevde olan 6 memur başkan yardımcısının sosyal denge ödemesinin ortalaması alınmıştır)
Diğer yandan, 4688 sayılı Kanun’a göre yapılan ve 2018-2019 yıllarını kapsayan 4. Dönem Toplu Sözleşme’nin “Yerel Yönetim Hizmet Koluna İlişkin Toplu Sözleşme” başlıklı dördüncü bölümünün l’inci maddesinde, belediyelerin kadro ve pozisyonlarında istihdam edilen personele ödenebilecek sosyal denge tazminatının aylık tavan tutarının en yüksek devlet memuru aylığının %100’ü olacağı hüküm altına alınmıştır. Buna göre; 2019 yılının ilk altı ayı için sosyal denge tazminatının aylık tavan tutarı brüt (9500*0,130597) 1240,67 TL, 2019 yılının ikinci altı ayı için ise sosyal denge tazminatının aylık tavan tutarı brüt (9500* 0,138459) 1315,36 TL olmaktadır.
Bu durumda; 4688 sayılı Kanun uyarınca imzalanan Toplu Sözleşme ile belirlenen tavan tutar ile 11.04.2012 tarihinde geçerli olan sözleşmeye göre unvanlar itibariyle ödenebilecek ortalama aylık tutarlar karşılaştırıldığında; sosyal denge tazminatından faydalanan ve fiilen görev yapan birim müdürleri, birim sorumluları, gerçekleştirme görevlileri, müfettişler, iç denetçiler, kadro sahibi olup fiili görevde olmayan müdürler, hemşire, laborant, sağlık teknisyenleri, şef kadrosunda olanlar veya fiilen şeflik görevi yapanlar, memurlar arasından atanan başkan yardımcıları ve hekimler için 11.04.2012 tarihinde yürürlükte olan sözleşme uyarınca unvanlar itibariyle ödenebilecek ortalama aylık tutarların; diğer memur personel için ise 2018-2019 yıllarını kapsayan 4. Dönem Toplu Sözleşme’de düzenlenen tutarın, tavan tutar olarak dikkate alınabileceği anlaşılmaktadır.
Diğer bir ifadeyle; 2019 yılını da kapsayan sosyal denge sözleşmesinde; fiilen görev yapan birim müdürleri, birim sorumluları, gerçekleştirme görevlileri, müfettişler, iç denetçiler, kadro sahibi olup fiili görevde olmayan müdürler, hemşire, laborant, sağlık teknisyenleri, şef kadrosunda olanlar veya fiilen şeflik görevi yapanlar, memurlar arasından atanan başkan yardımcıları ve hekimler için 4688 sayılı Kanun’un geçici 14’üncü maddesi uyarınca, 11.04.2012 tarihinde yürürlükte olan sözleşmenin dikkate alınması kanunen mümkün olup diğer personel için ise 4. Dönem Toplu Sözleşme’de düzenlenen tutarın esas alınması yasal bir zorunluluktur.
26.03.2018 tarihinde imzalanan ve 01.01.2018-31.03.2019 dönemini kapsayan ancak, 01.04.2019 tarihinden sonra da uygulanabilmesi için 08.08.2019 tarihinde imzalanan tutanak ile yürürlük süresi 31.12.2019 tarihine kadar uzatılan Sosyal Denge Sözleşmesi’nin “SOSYAL HAKLAR” başlıklı dördüncü bölümünde;
“MADDE 22 - ÇALIŞANIN EĞİTİM VE KÜLTÜR HAKKI
…..
c- Sendikamız, hukukun üstün olduğu Laik Demokratik Cumhuriyet ve Uygar bir Toplum içerisinde yer almanın mücadelesi içindedir. Bilgiye ulaşma ve Medeni bir kültürle buluşmaya maddi katkı sağlamak için işveren çalışanlara Eğitim Ve Kültür Yardımı olarak, işveren, her yıl Şubat ayında net 650.00 TL ( Altı Yüz Elli Türk Lirası), Eylül ayında net 650.00 TL ( Altı Yüz Elli Türk Lirası) ücret öder.
…..
MADDE 23 - ÇALIŞANIN ÇOCUK HAKLARI
a- İşveren, gündüz çocuk bakımevi açar. Maliye Bakanlığı ' nca yayımlanan bütçe uygulama talimatınca belirlenen en düşük ücret çerçevesinde çalışanın çocuklarına hizmet sunar.
İşverenin açtığı Gündüz Bakım Evleri dışında, başka bir Gündüz Bakım Evi ' ne veya kreşe gittiği belgelenen çalışan çocukları için her ay net 250.00 TL ( İki Yüz Elli Türk Lirası ) ücret ödenir.
…….
MADDE 24 - ÇALIŞANIN ENGELLİ HAKLARI
….
b) Engelli çalışana belge ibrazı ile aylık net 350.00 TL ( Üç Yüz Elli Türk Lirası) ücret ödenir.
c) Çalışanın, engelli eşi ve engelli çocuğuna aylık net 350.00 TL ( Üç Yüz Elli Türk Lirası) ücret ödenir.
MADDE 25 – ÜCRETLİ İZİNLER
a)İşçi sınıfının Uluslararası Birlik ve Dayanışma Günü olan 1 Mayıs’ta tüm çalışanlar yasal olarak izinlidir ve net 1 400.00 TL (Bin Dört Yüz Türk Lirası) ücret ödenir.
b)8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü ' nde, kadın çalışanlar ücretli izinli sayılır ve net 500.00 TL ( Beş Yüz Türk Lirası) ücret ödenir.
MADDE 27 - ULAŞIM
…..
c) İşveren; kamu kurum ve kuruluşları personel servis hizmet yönetmeliği kapsamında, uygun olmayan servis hizmetleri için; tüm personele (zabıta dâhil) aylık mavi kart dolum bedeli kadar net ücreti ulaşım yardımı olarak öder.
MADDE 28 - GIDA YARDIMI
İşveren çalışana her ay için net 620.00 TL ( Altı Yüz Yirmi Türk Lirası) gıda yardımı ücreti öder.
İşveren, yılda bir kez çalışanlara moral yemeği düzenler. ( İçeriği ile ilgili sendikanın görüşü alınır.)
MADDE 29 - EVLENME YARDIMI
İşveren çalışanın evlenmesi halinde net 5 000.00 TL ( Beş Bin Türk Lirası) TL ücret yardımı yapar.
MADDE 30 - DOĞUM YARDIMI
İşveren çalışanın her bir doğan çocuğu için net 2 500.00 TL ( İki Bin Beş Yüz Türk Lirası ) ücret yardımı yapar.
MADDE 31 - ÖLÜM YARDIMI
a)İşveren çalışanın vefatı halinde net 20.000.00 TL (Yirmi Bin Türk Lirası),
b) İşveren, çalışanın 1. Derece yakınlarının ( anne, baba, eş ve çocuk ) vefatı halinde net 3 500.00 TL ( Üç Bin Beş Yüz Türk Lirası) yardım yapar.”
Sözleşmenin “MALİ HAKLAR” başlıklı beşinci bölümünde;
“MADDE 32 - İYİLEŞTİRME ZAMMI
İş bu Toplu Sözleşme ' nin 1. Bölümü ' nde belirtilen hukuksal dayanaklar çerçevesinde çalışanlara, halen almakta oldukları aylıklarına ilaveten:
a) İç Denetçiler, Müfettişler ve fiilen Müdürlük görevi yapanlara her ay net 1 500.00 TL ( Bin Beş Yüz Türk Lirası) iyileştirme zammı ödenir.
b) Tüm çalışanlara ve sözleşmeli çalışanlara her ay net 1 200.00 TL ( Bin İki Yüz Türk Lirası ) iyileştirme zammı ödenir.
c) Belediye Başkan Yardımcısı olarak çalışanların farklı ücret almamasını temin etme adına, memurlar arasından atanan Başkan Yardımcısı’na verilecek maaşın, Meclis Üyesi kontenjanından atanan Başkan Yardımcısı’na verilen maaşa eşitlemek amacıyla her ay hesaplanacak miktar üzerinden iyileştirme zammı ödenir.
d) Kurban bayramında net 1 400.00 TL ( Bin Dört Yüz Türk Lirası) iyileştirme zammı ödenir.
e) Ramazan bayramında net 1 400.00 TL ( Bin Dört Yüz Türk Lirası) iyileştirme zammı ödenir.
f) Ekim ayında yakacak yardımı olarak net 1 100.00 TL ( Bin Yüz Türk Lirası ) iyileştirme zammı ödenir.
g)Aralık ayı sonunda yeni yıl yardımı olarak net 800.00 TL ( Sekiz Yüz Türk Lirası) iyileştirme zammı ödenir.
h)Temmuz ayında yıllık dinlenme hakkı olarak net 1 000.00 TL ( Bin Türk Lirası ) iyileştirme zammı ödenir.
i) Günün 24, haftanın 48 saat program koşulu ile çalışan zabıtanın, ilgili mevzuat gereği yasa ile belirlenen mesai ücretlerinin % 50 ' si bu sözleşmeyle, ayrıca sözleşmede belirlenen gıda yardımının % 30 fazlası zabıta çalışanına ödenir.
j) İhale Komisyonu’na katılan çalışanlara ihale başına, Belediye Encümeni'nde görev yapan çalışanlara oturum başına ve Kıymet Takdir Komisyonu'nda görev yapan çalışanlara da toplantı başına net 100.00 TL ( Yüz Türk Lirası) iyileştirme zammı ödenir.
k) İşveren tarafından belirlenen iş programının fazla çalışma olmaksızın bitirilmesi esas olmakla birlikte, kamu hizmetlerinin zorunlu kıldığı hallerde çalışanın rızası ile Belediye Başkanı’nın onayı da alındıktan sonra yılda 270 saati geçmemek koşuluyla fazla çalışma yaptırılabilir ve bu şekilde fazla çalışma yaptırılan personele saat başı net 20.00 TL ( Yirmi Türk Lirası) ödenir.
l) Her yıl ocak ayının ilk haftasında giyim yardımı olarak net 500.00 TL ( Beş yüz Türk Lirası ) iyileştirme zammı ödenir” hükümleri yer almaktadır.
Yukarıda da görüleceği üzere, 01.01.2019 -31.12.2019 döneminde uygulanan sosyal denge sözleşmesinde; 11.04.2012 tarihinde yürürlükte olan sözleşmedeki rakamlar arttırılmış olup aynı zamanda yeni ödeme kalemleri de ilave edilmiştir. Halbuki, 11.04.2012 tarihinde yürürlükte olan ve yürürlük süresi 30.03.2014 tarihinde sona eren sözleşmeden sonra akdedilen bütün sosyal denge sözleşmelerinde; personelin unvanı uyarınca 11.04.2012 tarihindeki sözleşme ya da 4. Dönem Toplu Sözleşme’ye göre oluşturulması gereken yasal tavan tutar dikkate alınarak sadece tazminat tutarı düzenlenmeliydi. Diğer bir ifadeyle, İdare tarafından 30.03.2014 tarihinden sonra akdedilen sosyal denge sözleşmelerinde tavan tutara uyulmak kaydıyla tek bir kalem olarak sadece sosyal denge tazminatı yer almalı ve ilave ödemelere yer verilmemeliydi.
Netice olarak, personelin unvanı uyarınca 11.04.2012 tarihindeki sözleşme ya da 4. Dönem Toplu Sözleşme’ye göre oluşturulması gereken yasal tavan tutar dikkate alındığında, sosyal denge sözleşmesine istinaden 2019 yılında yapılan ödemeler, söz konusu tavan tutarların üzerindedir. Dolayısıyla, yasal tavan tutarın üzerindeki tüm ödemeler nedeniyle kamu zararı oluşmuştur.
Kamu zararından hangi görevlilerin sorumlu olduğu hususuna gelince: 5018 sayılı Kamu Mali Yönetim ve Kontrol Kanunu’nun 8’inci maddesinde her türlü kamu kaynağının elde edilmesi ve kullanılmasında görevli ve yetkili olanların, yetkili kılınmış mercilere hesap verme zorunluluğu belirtilmektedir.
Hesap yargısı çerçevesinde sorumluluğun belirlenmesinde ise, 6085 sayılı Sayıştay Kanunun ‘Sorumlular ve sorumluluk halleri’ başlıklı 7’nci madde hükmünde, 5018 sayılı Kanun ve Sayıştay denetimi ile ilgili diğer kanunlarda belirtilen sorumlular ve sorumluluk hallerinin esas alınacağı hükme bağlanmaktadır. 5018 sayılı Kanun’da belirli kamu görevlilerine görev ve yetkiler tanımlanmakta ve ilgili görev ve yetkiler belirli sorumluluklarla ilişkilendirilmektedir. Hesap yargısı konusu olan ‘Kamu zararı’ hususu da bu Kanun’un ‘Kamu Zararı’ başlıklı 71’nci maddesinde, sebep olunan kamu zararından sorumluluk, maddi ve manevi unsuruyla beraber, uygun illiyet bağı aranarak tanımlanmaktadır. Bu düzenleme gereği kamu görevlisi ancak fiili söz konusu manevi unsurları ‘kasıt, kusur, ihmal’ taşıyor ve fiili ile netice arasında illiyet bağı kurulabiliyorsa hesap yargısı bağlamında sorumlu tutulabilecektir.
Dolayısıyla, 6085 sayılı Kanun ile sorumluluk halinin belirlenmesi için yönlendirilen 5018 sayılı Kanunda, yetkiden bahsedilirken hemen yanına sorumluluk da iliştirilerek, yetki ve sorumluluk dengesi kurulmaktadır.
Bu esaslar çerçevesinde, kamu zararına konu hukuki uyuşmazlık konusunda sorumluluğun tespit edilmesi için sorguda sorumlu tutulanların harcama sürecinde yer aldıkları unvanlar temelinde incelemek gerekecektir.
Üst Yöneticilerin (Belediye Başkanlarının) sorumluluğunun incelenmesi;
4688 sayılı Kanunun “Mahalli idarelerde sözleşme imzalanması” başlıklı 32’nci maddesinde “ … belediyelerde belediye başkanının teklifi üzerine belediye meclisince karar verilmesi halinde, sözleşme döneminde verilecek sosyal denge tazminatı tutarını belirlemek üzere ilgili mahalli idarede en çok üyeye sahip sendikanın genel başkanı veya sendika yönetim kurulu tarafından yetkilendirilecek bir temsilcisi ile belediyelerde belediye başkanı arasında toplu sözleşme sürecinin tamamlanmasını izleyen üç ay içerisinde sözleşme yapılabilir.” hükmü mevcuttur.
5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 38’inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde ise, “Belediye teşkilâtının en üst amiri olarak belediye teşkilâtını sevk ve idare etmek, belediyenin hak ve menfaatlerini korumak” belediye başkanının görev ve yetkileri arasında sayılmıştır.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri uyarınca belediye başkanları, konuyu belediye meclisine teklif etmeye ve ilgili sendika ile sözleşme yapmaya yetkili kılınmış ve sözleşme akdedilme sürecinden birincil olarak sorumlu tutulmuşlardır. Hal böyle olunca mevzuata aykırı sözleşme yapılmasından belediye başkanın sorumlu olacağı açıktır. Ayrıca yapılan ödemeler için önceden bütçeye ödenek konulmuş olduğu ve belediyenin tüm birimlerinde yani genele sirayet etmiş bir ödemenin varlığı düşünüldüğünde, böyle bir ödemeden belediye başkanlarının haberinin olmadığı düşünülemez. Dolayısıyla, kanunla belediye teşkilâtının en üst amiri olarak belediye teşkilâtını sevk ve idare etmek, belediyenin hak ve menfaatlerini korumakla yükümlü tutulan başkanın sosyal denge ödemeleri yönünden bu yükümlülüğünü yerine getirmediği anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca belediye başkanlarının kamu zararından sorumlu tutulması gerektiği değerlendirilmektedir.
Sosyal Denge Sözleşmesini İmzalayan İdare Yetkililerinin Sorumluluğunun İncelenmesi:
Sosyal Denge Sözleşmesi hükümleri çerçevesinde yapılan ödemede hukuka aykırı bir husus varsa bundan akdedilen sözleşmenin içeriği hakkında tasarrufta bulunan idare temsilcilerinin sorumluluğuna hükmedilmesi gerekir. Zira Dairemize intikal eden olayda 4688 sayılı Kanun’un 32’nci maddesinde belirtilen usul ve esaslar çerçevesinde akdedilen ve idari işlem/karar niteliğide olan sosyal denge sözleşmesine göre yapılan ödemeler söz konusudur. Dolayısıyla, bahse konu ödemelerin mevzuatımız açısından kamu zararı değerlendirmesine tabi tutulmasında ve bu süreçlerde görevli olan personele sorumluluk yönlendirilmesi yasal düzenlemeye aykırılık bulunmamaktadır.
... Belediyesince mevzuata aykırı hükümler içeren bir sözleşme akdedilme işlemi ile bu sözleşme hükümlerine istinaden yapılan ödemeler neticesinde kamu zararına sebebiyet verilmiştir. Sözleşmeyi imzalayan idare temsilcileri açısından fiil ve netice arasında 5018 sayılı Kanunun 71’nci madde hükmü ile 6085 sayılı Kanunun 7’nci maddesinin 3’üncü bendinde kamu zararı neticesinde sorumluluk tesisi için aranan uygun illiyet bağı mevcuttur. Netice itibariyle, ilgili sözleşme hükümlerine istinaden yapılan ödemeler suretiyle sebep olunan kamu zararından sözleşmeyi idareyi temsilen imzalayan sosyal denge tazminatı komisyon üyelerinin tamamının sorumlu olduğu değerlendirilmektedir.
Harcama Yetkilileri ve Gerçekleştirme Görevlilerinin sorumluluğunun incelemesi;
Harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlilerinin yasal sorumluluk ve yükümlülükleri 5018 sayılı Kanunu’nun 32 ve 33’üncü maddelerinde düzenlenmektedir. 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunun “Harcama Talimatı ve Sorumluluk” başlıklı 32’nci maddesinde;
“Bütçelerden harcama yapılabilmesi, harcama yetkilisinin harcama talimatı vermesiyle mümkündür. Harcama talimatlarında hizmet gerekçesi, yapılacak işin konusu ve tutarı, süresi, kullanılabilir ödeneği, gerçekleştirme usulü ile gerçekleştirmeyle görevli olanlara ilişkin bilgiler yer alır. Harcama yetkilileri, harcama talimatlarının bütçe ilke ve esaslarına, kanun, tüzük ve yönetmelikler ile diğer mevzuata uygun olmasından, Ödeneklerin etkili, ekonomik ve verimli kullanılmasından ve bu Kanun çerçevesinde yapmaları gereken diğer işlemlerden sorumludur.”,
“Giderlerin Gerçekleştirilmesi” başlıklı 33’üncü maddesinde;
“Bütçelerden bir giderin yapılabilmesi için iş, mal veya hizmetin belirlenmiş usul ve esaslara uygun olarak alındığının veya gerçekleştirildiğinin, görevlendirilmiş kişi veya komisyonlarca onaylanması ve gerçekleştirme belgelerinin düzenlenmiş olması gerekir. Giderlerin gerçekleştirilmesi; harcama yetkililerince belirlenen görevli tarafından düzenlenen ödeme emri belgesinin harcama yetkilisince imzalanması ve tutarın hak sahibine ödenmesiyle tamamlanır. Gerçekleştirme görevlileri, harcama talimatı üzerine; işin yaptırılması, mal veya hizmetin alınması, teslim almaya ilişkin işlemlerin yapılması, belgelendirilmesi ve ödeme için gerekli belgelerin hazırlanması görevlerini yürütürler.” hükümlerine yer verilmektedir.
Bu hükümler bağlamında, 5018 sayılı Kanun’un belirli kamu görevlilerine görev ve yetkiler tanımladığı ve ilgili görev ve yetkileri belirli sorumluluklarla ilişkilendirdiği görülmektedir. Hesap yargısı konusu olan ‘Kamu zararı’ hususu Kanun’un ‘Kamu Zararı’ başlıklı 71’nci maddesinde, sebep olunan kamu zararından sorumluluk, maddi ve manevi unsuruyla beraber, uygun illiyet bağı aranarak tanımlanmaktadır. Bu düzenleme gereği kamu görevlisi ancak fiili söz konusu manevi unsurları ‘kasıt, kusur, ihmal’ taşıyor ve fiili ile netice arasında illiyet bağı kurulabiliyorsa hesap yargısı bağlamında sorumlu tutulabilecektir.
Yargı konusu olaya bakıldığında harcama yetkilileri ve gerçekleştirme görevlilerinin yükümlülüğü, ödeme emrine konu ödemeye dayanak olan yürürlükteki sosyal denge sözleşmesi hükümleri çerçevesinde harcama yapmaktır. Esasen harcama sürecinde harcama yetklisi ve gerçekleştirme görevlisi olarak görevli olan personelin sözleşme hükümlerini uygulamaktan başka yapacakları bir şey de yoktur. Bu sebeple söz konusu kişiler şayet sözleşmeye aykırı olarak sözleşmede yer alan limitlerin üzerinde bir ödeme yapmış olsalardı kamu zararından sorumlu tutulabilirlerdi. Oysa harcama yetkilileri ve gerçekleştirme görevliilerinin 4688 sayılı Kanun ve 375 sayılı KHK’nın ilgili hükümleri mucibince akdedilecek sosyal denge sözleşmesinin içeriğinin düzenlenmesine ilişkin kendilerine sorumluluk yüklenebilecek bir yasal yetki ve görevleri bulunmamaktadır. Dolayısıyla mevzuatımızın sorumluluk tesisi için aranan uygun illiyet bağı bu görevliler için oluşmadığından kamu zararından sorumlu tutulamayacakları değerlendirilmektedir.
Netice olarak ... Belediyesi ile yetkili sendika arasında düzenlenen sosyal denge sözleşmesi doğrultusunda belediyede çalışan memur ve sözleşmeli personele mevzuatta belirlenen tavan tutarların üzerinde sosyal denge tazminatı ödenmesi nedeniyle oluşan kamu zararından, belediye başkanı ve sözleşmede imzası bulunan personelin dışında sorumlu olduğu belirtilen harcama yetkilileri, gerçekleştirme görevlilerinin sorumlu tutulmaması gerektiği; ortaya çıkan kamu zararından sadece kanunla münhasıran sözleşme yapma yetkisi verilen belediye başkanının ve sözleşmede imzası bulunan personelin sorumlu tutulması gerektiği değerlendirilmektedir
Bu itibarla; İdarenin memur personeline sosyal denge tazminatını mevzuatında belirlenen tavan tutarın üzerinde ödenmesi nedeniyle oluşan … TL’lik kamu zararının;
Üst Yönetici …. (Belediye Başkanı), ile sözleşmeyi imzalayan diğer sorumlular …(Belediye Başkan Yardımcısı), … (Müdür (Avukat), …. (Belediye Başkan Yardımcısı),… (Müdür (V.H.K.İ.)’a
müştereken ve müteselsilen 6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 53’üncü maddesi gereği işleyecek faizleri ile birlikte ödettirilmesine,
iş bu İlamın tebliğ tarihinden itibaren aynı Kanun’un 55’inci maddesi gereğince altmış gün içerisinde Sayıştay Temyiz Kurulu nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliğiyle,
Sorumluluğa İlişkin Farklı Görüşler:
Üye …’nın kamu zararından Belediye Başkanı, Harcama Yetkilisi ve Gerçekleştirme Görevlisinin sorumlu olacağına dair gerekçesi: 4688 sayılı Kanun’un 32’nci maddesinde sosyal denge sözleşmelerini imzalamaya belediyelerde münhasıran belediye başkanı yetkili kılınmıştır. Dolayısıyla yapılan mevzuata aykırı ödemelerden sözleşmeyi imzalayan belediye başkanı sorumlu olup, sözleşmede imzası bulunan diğer kişilerin sorumluluğu bulunmamaktadır.
Ancak 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun; “Harcama talimatı ve sorumluluk” başlıklı 32’nci maddesi;
“…
Harcama yetkilileri, harcama talimatlarının bütçe ilke ve esaslarına, kanun ve diğer mevzuata uygun olmasından, ödeneklerin etkili, ekonomik ve verimli kullanılmasından ve bu Kanun çerçevesinde yapmaları gereken diğer işlemlerden sorumludur.”
Aynı Kanun’un “Giderin gerçekleştirilmesi” başlıklı 33’üncü maddesi;
“…
Gerçekleştirme görevlileri, harcama talimatı üzerine; işin yaptırılması, mal veya hizmetin alınması, teslim almaya ilişkin işlemlerin yapılması, belgelendirilmesi ve ödeme için gerekli belgelerin hazırlanması görevlerini yürütürler.
…
Gerçekleştirme görevlileri, bu Kanun çerçevesinde yapmaları gereken iş ve işlemlerden sorumludurlar.” hükümlerini içermektedir.
Sayıştay Genel Kurulu’nun 14.06.2007 tarihli ve 5189-1 no.lu Kararı’nda, harcama yetkilileri ve gerçekleştirme görevlilerinin, giderin gerçekleştirilmesi ve harcamanın yapılması süreçlerinde, yapılacak olan giderin mevzuat hükümlerine uygun olduğunu kontrol etmekle yükümlü olduğu ifade edilmiştir. Dolayısıyla, söz konusu kamu zararından sözleşmeleri imzalayan belediye başkanları birlikte harcama yetkilileri ve gerçekleştirme görevlilerinin de sorumlulukları bulunmaktadır.
Üye ….’ın kamu zararından Belediye Başkanı, Harcama Yetkilisi, Gerçekleştirme Görevlisi ve sözleşmeyi imzalayanların sorumlu olacağına dair gerekçesi:
4688 sayılı Kanunun “Mahalli idarelerde sözleşme imzalanması” başlıklı 32’nci maddesinde “ … belediyelerde belediye başkanının teklifi üzerine belediye meclisince karar verilmesi halinde, sözleşme döneminde verilecek sosyal denge tazminatı tutarını belirlemek üzere ilgili mahalli idarede en çok üyeye sahip sendikanın genel başkanı veya sendika yönetim kurulu tarafından yetkilendirilecek bir temsilcisi ile belediyelerde belediye başkanı arasında toplu sözleşme sürecinin tamamlanmasını izleyen üç ay içerisinde sözleşme yapılabilir.” hükmü mevcuttur.
5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 38’inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde ise, “Belediye teşkilâtının en üst amiri olarak belediye teşkilâtını sevk ve idare etmek, belediyenin hak ve menfaatlerini korumak” belediye başkanının görev ve yetkileri arasında sayılmıştır.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri uyarınca belediye başkanları, konuyu belediye meclisine teklif etmeye ve ilgili sendika ile sözleşme yapmaya yetkili kılınmış ve sözleşme akdedilme sürecinden birincil olarak sorumlu tutulmuşlardır. Hal böyle olunca mevzuata aykırı sözleşme yapılmasından belediye başkanın sorumlu olacağı açıktır. Ayrıca yapılan ödemeler için önceden bütçeye ödenek konulmuş olduğu ve belediyenin tüm birimlerinde yani genele sirayet etmiş bir ödemenin varlığı düşünüldüğünde, böyle bir ödemeden belediye başkanlarının haberinin olmadığı düşünülemez. Dolayısıyla, kanunla belediye teşkilâtının en üst amiri olarak belediye teşkilâtını sevk ve idare etmek, belediyenin hak ve menfaatlerini korumakla yükümlü tutulan başkanın sosyal denge ödemeleri yönünden bu yükümlülüğünü yerine getirmediği anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca belediye başkanlarının kamu zararından sorumlu tutulması gerektiği değerlendirilmektedir.
5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun; “Harcama talimatı ve sorumluluk” başlıklı 32’nci maddesi;
“…
Harcama yetkilileri, harcama talimatlarının bütçe ilke ve esaslarına, kanun ve diğer mevzuata uygun olmasından, ödeneklerin etkili, ekonomik ve verimli kullanılmasından ve bu Kanun çerçevesinde yapmaları gereken diğer işlemlerden sorumludur.”
Aynı Kanun’un “Giderin gerçekleştirilmesi” başlıklı 33’üncü maddesi;
“…
Gerçekleştirme görevlileri, harcama talimatı üzerine; işin yaptırılması, mal veya hizmetin alınması, teslim almaya ilişkin işlemlerin yapılması, belgelendirilmesi ve ödeme için gerekli belgelerin hazırlanması görevlerini yürütürler.
…
Gerçekleştirme görevlileri, bu Kanun çerçevesinde yapmaları gereken iş ve işlemlerden sorumludurlar.” hükümlerini içermektedir.
Sayıştay Genel Kurulu’nun 14.06.2007 tarihli ve 5189-1 no.lu Kararı’nda, harcama yetkilileri ve gerçekleştirme görevlilerinin, giderin gerçekleştirilmesi ve harcamanın yapılması süreçlerinde, yapılacak olan giderin mevzuat hükümlerine uygun olduğunu kontrol etmekle yükümlü olduğu ifade edilmiştir.Dolayısıyla, söz konusu kamu zararından sözleşmeleri imzalayan belediye başkanları birlikte harcama yetkilileri ve gerçekleştirme görevlilerinin de sorumlulukları bulunmaktadır.
Ayrıca Sosyal Denge Sözleşmesi hükümleri çerçevesinde yapılan ödemede hukuka aykırı bir husus varsa bundan akdedilen sözleşmenin içeriği hakkında tasarrufta bulunan idare temsilcilerinin sorumluluğuna hükmedilmesi gerekir. Zira Dairemize intikal eden olayda 4688 sayılı Kanun’un 32’nci maddesinde belirtilen usul ve esaslar çerçevesinde akdedilen ve idari işlem/karar niteliğide olan sosyal denge sözleşmesine göre yapılan ödemeler söz konusudur. Dolayısıyla, bahse konu ödemelerin mevzuatımız açısından kamu zararı değerlendirmesine tabi tutulmasında ve bu süreçlerde görevli olan personele sorumluluk yönlendirilmesi yasal düzenlemeye aykırılık bulunmamaktadır.
... Belediyesince mevzuata aykırı hükümler içeren bir sözleşme akdedilme işlemi ile bu sözleşme hükümlerine istinaden yapılan ödemeler neticesinde kamu zararına sebebiyet verilmiştir. Sözleşmeyi imzalayan idare temsilcileri açısından fiil ve netice arasında 5018 sayılı Kanunun 71’nci madde hükmü ile 6085 sayılı Kanunun 7’nci maddesinin 3’üncü bendinde kamu zararı neticesinde sorumluluk tesisi için aranan uygun illiyet bağı mevcuttur. Netice itibariyle, ilgili sözleşme hükümlerine istinaden yapılan ödemeler suretiyle sebep olunan kamu zararından sözleşmeyi idareyi temsilen imzalayan sosyal denge tazminatı komisyon üyelerinin tamamının sorumlu olduğu değerlendirilmektedir.
Netice olarak ... Belediyesi ile yetkili sendika arasında düzenlenen sosyal denge sözleşmesi doğrultusunda belediyede çalışan memur ve sözleşmeli personele mevzuatta belirlenen tavan tutarların üzerinde sosyal denge tazminatı ödenmesi nedeniyle oluşan kamu zararından, belediye başkanı ile birlikte harcama yetkilileri, gerçekleştirme görevlilerinin ve sözleşmede imzası bulunan personelin tamamının sorumlu tutulması gerektiği değerlendirilmektedir.
İdare ile yetkili sendika arasında akdedilen sosyal denge sözleşmesine istinaden ödenen sosyal denge tazminatlarının ilgili mevzuatıyla belirlenen tavan tutarı aşması ve söz konusu ödemeler yönünden kamu zararına sebebiyet verilmesi iddiası ile ilgili olarak yapılan incelemede;
4688 sayılı Kanun’un “Mahalli idarelerde sözleşme imzalanması” başlıklı 32’nci maddesi;
“27/6/1989 tarihli ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 15’inci maddesi hükümleri çerçevesinde sosyal denge tazminatının ödenmesine belediyelerde belediye başkanının teklifi üzerine belediye meclisince, il özel idaresinde valinin teklifi üzerine il genel meclisince karar verilmesi halinde, sözleşme döneminde verilecek sosyal denge tazminatı tutarını belirlemek üzere ilgili mahalli idarede en çok üyeye sahip sendikanın genel başkanı veya sendika yönetim kurulu tarafından yetkilendirilecek bir temsilcisi ile belediyelerde belediye başkanı, il özel idaresinde vali arasında toplu sözleşme sürecinin tamamlanmasını izleyen üç ay içerisinde sözleşme yapılabilir. Bu sözleşme bu Kanunun uygulanması bakımından toplu sözleşme sayılmaz ve bu kapsamda Kamu Görevlileri Hakem Kuruluna başvurulamaz.
Yapılacak sözleşme, toplu sözleşme dönemi ile sınırlı olarak uygulanır ve sözleşme süresi hiçbir şekilde izleyen mahalli idareler genel seçimi tarihini geçemez. Mahalli idareler genel seçim tarihini izleyen üç ay içerisinde de toplu sözleşme dönemiyle sınırlı olmak üzere sözleşme yapılabilir. Bu sözleşmeye dayanılarak yapılan ödemeler kazanılmış hak sayılmaz.
İlgili mahalli idarenin; vadesi geçmiş vergi, sosyal güvenlik primi ile Hazine Müsteşarlığına olan borç toplamının gerçekleşen en son yıl bütçe gelirlerinin yüzde onunu aşması, ödeme süresi geçtiği halde ödenmemiş aylık ve ücret borcu bulunması veya gerçekleşen en son yıla ilişkin toplam personel giderinin, gerçekleşen en son yıl bütçe gelirlerinin belediyelerde yüzde otuzunu, il özel idaresinde yüzde yirmibeşini aşması hallerinde bu madde kapsamında sözleşme yapılamaz. Sözleşmenin yapılmasından sonra bu koşulların oluşması durumunda mevcut sözleşme kendiliğinden hükümsüz kalır.”
4688 sayılı Kanun’a 04.04.2012 tarihli ve 6289 sayılı Kanun’la eklenen Geçici 14’üncü madde;
“(Ek: 4/4/2012-6289/30 md.) 15/3/2012 tarihinden önce 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 15 inci maddesi kapsamındaki idareler ile ilgili sendikalar arasında toplu iş sözleşmesi, toplu sözleşme, sosyal denge sözleşmesi ve benzeri adlar altında imzalanan sözleşmelerin uygulanmasına, söz konusu sözleşmelerde öngörülen sürelerin sonuna kadar devam edilebilir. Anılan sözleşmelerin uygulanmasına devam edildiği dönem için 32 nci madde hükümleri çerçevesinde ayrıca sözleşme yapılamaz. Söz konusu sözleşmeleri 31/12/2015 tarihinden önce sona eren veya mevcut sözleşmeleri bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten sonra karşılıklı olarak feshedilen kapsama dahil idareler, sözleşmelerinin sona eriş veya fesih tarihini izleyen bir ay içinde sözleşmelerin sona erdiği veya feshedildiği tarih ile bu Kanunda öngörülen toplu sözleşme dönemi sonuna kadarki dönemle sınırlı olmak üzere üçüncü fıkra hükümleri dikkate alınmaksızın 32 nci madde hükümleri çerçevesinde sözleşme yapabilir. Ancak 32 nci madde uyarınca toplu sözleşmede belirlenen tavan tutarın, unvanlar itibarıyla ilgili personele söz konusu sözleşmeler uyarınca yapılmakta olan ortalama aylık ödemenin altında kalması halinde; üçüncü fıkra hükümleri dikkate alınmaksızın 32 nci madde hükümleri esas alınarak 31/12/2015 tarihine kadar uygulanabilecek sözleşmelerde bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte uygulanan sözleşme uyarınca unvanlar itibarıyla ilgili personele ödenen ortalama aylık tutar tavan olarak esas alınabilir. Bu şekilde yapılacak ödemeler kazanılmış hak sayılmaz.”
375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’ye 6289 sayılı Kanun’la eklenen Ek 15’inci madde;
“Ek Madde 15- (Ek: 4/4/2012-6289/33 md.)Belediyeler ve bağlı kuruluşları ile il özel idarelerinin kadro ve pozisyonlarında istihdam edilen kamu görevlilerine sosyal denge tazminatı ödenebilir. Sosyal denge tazminatının ödenebilecek aylık tutarı, 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanununa göre yapılan toplu sözleşmede belirlenen tavan tutarı geçmemek üzere ilgili belediye ve il özel idaresi ile ilgili belediye ve il özel idaresinde en çok üyeye sahip kamu görevlileri sendikası arasında anılan Kanunda öngörülen hükümler çerçevesinde yapılabilecek sözleşmeyle belirlenir.” hükümlerini içermektedir.
Kamu Görevlilerinin Geneline ve Hizmet Kollarına Yönelik Mali ve Sosyal Haklara İlişkin 2018 ve 2019 Yıllarını Kapsayan 4. Dönem Toplu Sözleşme’nin “Yerel Yönetim Hizmet Koluna İlişkin Toplu Sözleşme” başlıklı dördüncü bölümünün “Sosyal denge tazminatı” başlıklı 1’nci maddesinde;
“Belediyeler ve bağlı kuruluşları ile il özel idarelerinin kadro ve pozisyonlarında istihdam edilen kamu görevlilerine, 4688 sayılı Kanunun 32 nci maddesinde yer alan usul ve esaslar çerçevesinde ödenebilecek sosyal denge tazminatı aylık tavan tutarı en yüksek Devlet memuru aylığının (ek gösterge dahil) %100’üdür. Sosyal denge tazminatının verilmesi yönünde yapılabilecek sözleşmelerde, tavan tutarı aşmamak kaydıyla ödenebilecek tazminatın aylık tutarı, görev yapılan birim ve iş hacmi, görevin önem ve güçlüğü, görev yerinin özelliği, çalışma süresi, kadro veya görev unvanı ile derecesi gibi kriterlere göre farklı olarak belirlenebilir.”
“Sosyal denge tazminatı süre uzatımı” başlıklı 7’nci maddesinde;
“4688 sayılı Kanunun geçici 14 üncü maddesinde yer alan “31/12/2015” ibaresi “31/12/2019” şeklinde uygulanır.” düzenlemeleri yer almaktadır.
Yukarıda yer alan yasal düzenlemeler değerlendirildiğinde görüleceği üzere: 4688 sayılı Kanun’un 32’nci maddesine göre; 375 sayılı KHK'nin Ek 15'inci maddesi hükümleri çerçevesinde sosyal denge tazminatının ödenmesine belediyelerde belediye başkanının teklifi üzerine belediye meclisince, il özel idaresinde valinin teklifi üzerine il genel meclisince karar verilmesi halinde, sözleşme döneminde verilecek sosyal denge tazminatı tutarını belirlemek üzere ilgili mahalli idarede en çok üyeye sahip sendikanın genel başkanı veya sendika yönetim kurulu tarafından yetkilendirilecek bir temsilcisi ile belediyelerde belediye başkanı, il özel idaresinde vali arasında, Toplu Sözleşme sürecinin tamamlanmasını izleyen üç ay içerisinde sosyal denge sözleşmesi yapılabilecektir.
375 sayılı KHK’nin Ek 15’inci maddesinde ise; sosyal denge tazminatının ödenebilecek aylık tutarının, 4688 sayılı Kanun’a göre yapılan Toplu Sözleşme’de belirlenen tavan tutarı geçmemek üzere ilgili belediye ve il özel idaresi ile ilgili belediye ve il özel idaresinde en çok üyeye sahip kamu görevlileri sendikası arasında yapılabilecek sözleşmeyle belirleneceği belirtilmiştir.
Bu bağlamda, mevcut mevzuat hükümleri dikkate alınarak Kamu Görevlilerinin Geneline ve Hizmet Kollarına Yönelik Mali ve Sosyal Haklara İlişkin 2018 ve 2019 Yıllarını Kapsayan 4. Dönem Toplu Sözleşmesi imzalanmıştır. Bu sözleşmenin kamu görevlilerinin geneline yönelik bölümü Kamu Görevlileri Sendikaları Heyeti Başkanı tarafından, Yerel Yönetim Hizmet Koluna yönelik bölümü BEM-BİR-SEN (Belediye ve Özel İdare Çalışanları Birliği Sendikası) Temsilcisi tarafından, kamu görevlileri adına imzalanmış ve yürürlüğe girmiştir.
4688 sayılı Kanun uyarınca imzalanan Kamu Görevlilerinin Geneline ve Hizmet Kollarına Yönelik Mali ve Sosyal Haklara İlişkin 2018 ve 2019 Yıllarını Kapsayan 4. Dönem Toplu Sözleşme’nin Yerel Yönetim Hizmet Koluna İlişkin Toplu Sözleşme bölümünün “Sosyal denge tazminatı” başlıklı 1’inci maddesinin (1) numaralı fıkrasında; sosyal denge tazminatının aylık tavan tutarı en yüksek Devlet memuru aylığının (ek gösterge dâhil) %100’ü olarak belirlenmiştir.
Diğer yandan; 4688 sayılı Kanun’un geçici 14’üncü maddesinde, 15.03.2012 tarihinden önce 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin Ek 15’inci maddesi kapsamındaki idareler ile ilgili sendikalar arasında toplu iş sözleşmesi, toplu sözleşme, sosyal denge sözleşmesi ve benzeri adlar altında imzalanan ve 11.04.2012 tarihinde de yürürlükte olan sözleşmelerin uygulanmasına, söz konusu sözleşmelerde öngörülen sürelerin sonuna kadar devam edilebileceği; bu tarih itibariyle yürürlükte bulunan sözleşmeler uyarınca unvanlar itibariyle ödenen aylık ortalama tutarların 4688 sayılı Kanun’a göre yapılan Toplu Sözleşme’de belirlenen tavan tutarı geçmesi durumunda 11.04.2012 tarihinde de yürürlükte olan sözleşmeler uyarınca unvanlar itibarıyla ilgili personele ödenen ortalama aylık tutarların, tavan tutar olarak esas alınabileceği hüküm altına alınmıştır. Dolayısıyla, yeni imzalanacak sosyal denge sözleşmelerinde yukarıda belirtilen şekilde, 15.03.2012 tarihinden önce imzalanan ve 11.04.2012 tarihinde de yürürlükte olan sözleşmelerdeki personel lehine olan hükümler dikkate alınabilecektir.
Diğer bir ifade ile şayet 15.03.2012 tarihinden önce imzalanan ve 11.04.2012 tarihinde de yürürlükte olan bir sözleşme var ise, bu sözleşme uyarınca unvanlar itibariyle ödenen ortalama aylık tutarlar ile 4688 sayılı Kanun’a göre yapılan Toplu Sözleşme’de belirlenen tavan tutar (en yüksek Devlet memuru aylığının-ek gösterge dâhil %100’ü) kıyaslanacak ve yeni sosyal denge sözleşmesinde belirtilmek şartıyla hangisi yüksek ise unvanlar itibariyle tazminat ödemesine esas alınabilecektir. Bu durumda, bir tazminat olan sosyal denge ödemesinin tavanı; personelin kadro unvanına göre, ya Toplu Sözleşme’de belirtilen tavan tutar ya da 15.03.2012 tarihinden önce imzalanan ve 11.04.2012 tarihinde de yürürlükte olan sözleşmeler uyarınca unvanlar itibariyle yapılan ödemelerin aylık ortalama tutarı olacaktır. Söz konusu sözleşmeler ise, kendi metninde belirlenen yürürlük süresine kadar geçerli olan sözleşmelerdir.
Yukarıda belirtilen yasal düzenlemeden de görüleceği üzere, sosyal denge sözleşmesinde düzenlenen tazminatın tutarı; görev yapılan birim ve iş hacmi, görevin önem ve güçlüğü, görev yerinin özelliği, çalışma süresi, kadro veya görev unvanı ile derecesi gibi kriterlere göre belirlenebilecek, ancak, mevzuatında belirtilen tavan tutarı aşamayacaktır.
İdarenin sosyal denge tazminatı ödemelerinin incelenmesi neticesinde; İdare ve ilgili sendika arasında 15.03.2012 tarihinden önce imzalanmış ve 11.04.2012 tarihinde de yürürlükte olan bir sözleşme olduğu ancak, en son sosyal denge sözleşmesinin mevzuatında belirtilen şekliyle düzenlenmediği ve personelin tazminat tavan tutarının mevzuatına göre tespit edilmediği; İdare tarafından 2019 yılında personele ödenen sosyal denge tazminat tutarlarının tespitinde yukarıda belirtilen kıyaslama ve mevzuat hükümlerine aykırı olarak gerek 11.04.2012 tarihinde yürürlükte olan sözleşmede gerekse de Toplu Sözleşme’de yer alan tavan tutarların aşıldığı tespit edilmiştir.
Şöyle ki; ... Belediye Başkanlığı ile TÜM-BEL-SEN arasında 11.10.2011 tarihinde imzalanan ve 1.10.2010 ve 10.10.2012 tarihlerini kapsayan Toplu İş Sözleşmesi’nin bitiş süresi, 01.03.2012 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere yapılan ek protokol ile 30.03.2014 olarak değiştirilmiştir. Dolayısıyla, 11.04.2012 tarihinde yürürlükte olan sözleşme, ek protokol ile güncelleme yapılan sözleşmedir.
Bu sözleşmenin “KREŞ (ÇOCUK BAKIM EVİ)” başlıklı 14’üncü maddesinde;
“…..
Belediye çalışanlarına belgelemek koşuluyla kreşte olan her bir çocuğu için net 150.-TL (yüz elli lira) kreş yardımı yapar.
…”
“DİĞER HAKLAR VE ÜCRETLİ İZİNLER” başlıklı 24’üncü maddesinde;
“….
c) 8 Mart Dünya Kadınlar Gününde kadın çalışanlar ücretli izinli sayılır ve net 100.-TL (yüz lira) ikramiye ödenir.”
“MALİ HAKLAR” başlıklı bölümünün “İYİLEŞTİRME ZAMMI” başlıklı 27’nci maddesinde;
“Çalışanlara 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'na göre verilen ücrete ilaveten, işverence her ay verilecek olan, net iyileştirme zammı aşağıdaki şekilde düzenlenmiştir.
1)Birim Müdürleri (fiilen görevde olanlar) Net 750.-TL (yedi yüz elli lira)
2)Birim Sorumluları ve gerçekleştirme görevlileri Net 650.-TL (altı yüz elli lira)
3)Müfettişler, İç Denetçiler, Kadro sahibi olup fiili görevde olmayan Müdürler, Hemşire, Laborant, Sağlık Teknisyenleri, Şef kadrosunda olanlar veya fiilen şeflik görevi yapanlar Net 550.-TL ( beş yüz elli lira)
4)Memurlara Net 450.-TL (dört yüz elli lira)
5)Memurlar arasından atanan Başkan Yardımcılarının maaşı, Meclis üyeleri arasından atanan Başkan Yardımcılarının aldığı maaşa eşitlenecek şekilde düzenlenir.
6)Sağlık Biriminde, hekim olarak görev yapan memur personelin maaşı, bu sözleşme kapsamında Net 3000 TL (üç bin lira) ye tamamlanır.
7)Hafta sonu ve tatil günlerinde, bayram tatillerinde veya çalışma saatleri dışında çalışmak zorunda kalan memur personele, günlük Net 50TL yi, aylık Net 100TL yi geçmemek koşuluyla, saat başı Net 10TL ödenir. (Zabıta personeli bunun dışındadır)
8)Bu sözleşme süresi içinde emekli olan memur personele, çalışma hayatının son iki yılını ... Belediyesinde geçirmiş olması koşuluyla, sözleşmenin emekli olacağı takvim yılma ait olan tüm iyileştirme ve ikramiyelerinin kalan kısmını toplu olarak ve nakden ödenir.”
“BAYRAM İKRAMİYELERİ” başlıklı 28’inci maddesinde;
“İşveren;
1)İşçi sınıfının Uluslararası Birlik ve Dayanışma Günü olan 1 Mayısta tüm çalışan memurlara Net 1000.-TL (bin lira),
2)Kurban Bayramında tüm çalışan memurlara Net 1000.-TL (bin lira) ödeme yapar.”
“YEMEK YARDIMI” başlıklı 29’uncu maddesinde;
1)İşveren, çalışanların yemek ihtiyacını karşılamak üzere yemek kartı verir. Bu konuda kurulacak komisyonlarda sendikadan yetkili bulunur ve sendikanın görüşü alınır.
2)Fazla mesaiye kalan zabıta personeline aylık yemek kartı tutarının % 50' si ayrıca ödenir.”
“EVLENME YARDIMI” başlıklı 30’uncu maddesinde;
“İşveren, çalışanlara evlenmeleri halinde Net 1000.-TL (Bin lira) evlenme yardımı yapar.”
“DOĞUM YARDIMI” başlıklı 31’inci maddesinde;
“İşveren, çalışanların doğan çocukları için Net 750.-TL (Yedi yüz elli lira) doğum yardımı yapar.”
“ÖLÜM YARDIMI” başlıklı 32’nci maddesinde;
“İşveren,
• Çalışanın kendisinin görev esnasında kaza sonucu ölümü halinde, yasal mirasçılarına toplam Net 10.000.-TL (On bin lira),
• Vefatı halinde yasal mirasçılarına toplam Net 2000.-TL (İki bin lira),
• Anne-baba, eş ve çocuklarının ölümü halinde Net 1000.-TL (Bin lira) ölüm yardımı yapar.”
“ÖĞRENİM YARDIMI” başlıklı 33’üncü maddesinde;
İşveren, çalışanlara her yıl Şubat ve Ağustos aylarında eğitim yardımı olarak ayrı ayrı olmak üzere Net 500’er TL (beş yüz lira ) ödeme yapar.
“YAKACAK YARDIMI” başlıklı 34’üncü maddesinde;
“İşveren çalışanlara her yıl Ekim ayının ilk haftasında, net 750.-TL ( Yedi yüz elli lira) yakacak yardımı yapar.”
“YILLIK İZİN YARDIMI” başlıklı 35’inci maddesinde;
“İşveren çalışanlara yılda bir kez yıllık izin süresi 10 günden az olmamak koşuluyla, Net 500.-TL (beş yüz lira) yıllık izin ve tatil yardımı yapar.”
“GİYECEK YARDIMI” başlıklı 36’ncı maddesinde;
“İşveren çalışanlara her yıl Ocak ayında net 200.-Tl. (ikiyüz lira) giyecek yardımı yapar. Zabıta personelinin resmi kıyafetleri bunun dışındadır.”
“MALİ SORUMLULUK TAZMİNATI” başlıklı 37’inci maddesinde;
“Kıymet Takdir Komisyonu ve İhale Komisyonu üyelerine toplantı başına net 50.-TL. (elli lira) ödeme yapılır.”
“SÖZLEŞME SÜRESİ VE ARTIŞ ORANI” başlıklı 39’uncu maddesinde;
“İş bu sözleşme iki yıllık olup, sözleşme takviminin ikinci yılında, aylık iyileştirme ücreti ve diğer ikramiyelere net %7 (yüzde yedi) oranında zam yapılır.” hükümleri yer almaktadır.
Yukarıdaki sözleşme incelendiğinde, unvanlar itibariyle ödenen iyileştirme zamlarının yanında yine unvanlar itibariyle ödenen (bayram ikramiyeleri, yemek yardımı, öğrenim yardımı, yakacak yardımı, giyecek yardımı gibi) ikramiye ve yardımlar ile personelin durumuna göre ödenen (evlenme yardımı, doğum yardımı, ölüm yardımı, mali sorumluk tazminatı gibi) arızi yardımların düzenlendiği görülecektir. Diğer yandan, personelin lehine olması nedeniyle, yıllık izinlerin sözleşmede belirtilen şekilde kullanıldığının ve izinler nedeniyle yapılan ödemelerin “unvanlar uyarınca yapılan yardım” olduğunun kabulü mümkündür.
Bu durumda, unvanlar itibariyle ortalama aylık tutarların hesaplanmasında dikkate alınabilecek unsurlar; iyileştirme zammı, bayram ikramiyeleri, yemek yardımı, öğrenim yardımı, yakacak yardımı, giyecek yardımı ve yıllık izin yardımıdır. Bu bağlamda, 2012 yılında unvanlar itibariyle yapılan ödemelere göre hesaplanacak ortalama aylık tutarlar şu şekildedir (İdareden alınan bilgiye göre, bütün unvanlar itibariyle yapılan yemek yardımı net 250,10 TL’dir):
Birim Müdürleri (fiilen görevde olanlar):
750+250,10+[(1.000+1.000+500+750+500+200)/12]=1.000,10+329,17= net 1.329,17 TL, brüt 1.581,36 TL.
Birim Sorumluları ve gerçekleştirme görevlileri:
650+250,10+[(1.000+1.000+500+750+500+200)/12]=900,10+329,17= net 1.229,17 TL, brüt 1.462,39 TL.
Müfettişler, iç denetçiler, kadro sahibi olup fiili görevde olmayan müdürler, hemşire, laborant, sağlık teknisyenleri, şef kadrosunda olanlar veya fiilen şeflik görevi yapanlar:
550+250,10+[(1.000+1.000+500+750+500+200)/12]=800,10+329,17= net 1.119,17 TL, brüt 1.331,52 TL.
Memurlar: 450+250,10+[(1.000+1.000+500+750+500+200)/12]=700,10+329,17= net 1.019,17 TL, brüt 1.212,54 TL.
Memurlar arasından atanan başkan yardımcıları:
1.543,66+250,10+[(1.000+1.000+500+750+500+200)/12]= 1.793,76+329,17= net 2.122,93 TL, brüt 2.525,73 TL ( memur başkan yardımcısı tavanı tespitinde, 2012 yılında görevde olan 6 memur başkan yardımcısının sosyal denge ödemesinin ortalaması alınmıştır)
Diğer yandan, 4688 sayılı Kanun’a göre yapılan ve 2018-2019 yıllarını kapsayan 4. Dönem Toplu Sözleşme’nin “Yerel Yönetim Hizmet Koluna İlişkin Toplu Sözleşme” başlıklı dördüncü bölümünün l’inci maddesinde, belediyelerin kadro ve pozisyonlarında istihdam edilen personele ödenebilecek sosyal denge tazminatının aylık tavan tutarının en yüksek devlet memuru aylığının %100’ü olacağı hüküm altına alınmıştır. Buna göre; 2019 yılının ilk altı ayı için sosyal denge tazminatının aylık tavan tutarı brüt (9500*0,130597) 1240,67 TL, 2019 yılının ikinci altı ayı için ise sosyal denge tazminatının aylık tavan tutarı brüt (9500* 0,138459) 1315,36 TL olmaktadır.
Bu durumda; 4688 sayılı Kanun uyarınca imzalanan Toplu Sözleşme ile belirlenen tavan tutar ile 11.04.2012 tarihinde geçerli olan sözleşmeye göre unvanlar itibariyle ödenebilecek ortalama aylık tutarlar karşılaştırıldığında; sosyal denge tazminatından faydalanan ve fiilen görev yapan birim müdürleri, birim sorumluları, gerçekleştirme görevlileri, müfettişler, iç denetçiler, kadro sahibi olup fiili görevde olmayan müdürler, hemşire, laborant, sağlık teknisyenleri, şef kadrosunda olanlar veya fiilen şeflik görevi yapanlar, memurlar arasından atanan başkan yardımcıları ve hekimler için 11.04.2012 tarihinde yürürlükte olan sözleşme uyarınca unvanlar itibariyle ödenebilecek ortalama aylık tutarların; diğer memur personel için ise 2018-2019 yıllarını kapsayan 4. Dönem Toplu Sözleşme’de düzenlenen tutarın, tavan tutar olarak dikkate alınabileceği anlaşılmaktadır.
Diğer bir ifadeyle; 2019 yılını da kapsayan sosyal denge sözleşmesinde; fiilen görev yapan birim müdürleri, birim sorumluları, gerçekleştirme görevlileri, müfettişler, iç denetçiler, kadro sahibi olup fiili görevde olmayan müdürler, hemşire, laborant, sağlık teknisyenleri, şef kadrosunda olanlar veya fiilen şeflik görevi yapanlar, memurlar arasından atanan başkan yardımcıları ve hekimler için 4688 sayılı Kanun’un geçici 14’üncü maddesi uyarınca, 11.04.2012 tarihinde yürürlükte olan sözleşmenin dikkate alınması kanunen mümkün olup diğer personel için ise 4. Dönem Toplu Sözleşme’de düzenlenen tutarın esas alınması yasal bir zorunluluktur.
26.03.2018 tarihinde imzalanan ve 01.01.2018-31.03.2019 dönemini kapsayan ancak, 01.04.2019 tarihinden sonra da uygulanabilmesi için 08.08.2019 tarihinde imzalanan tutanak ile yürürlük süresi 31.12.2019 tarihine kadar uzatılan Sosyal Denge Sözleşmesi’nin “SOSYAL HAKLAR” başlıklı dördüncü bölümünde;
“MADDE 22 - ÇALIŞANIN EĞİTİM VE KÜLTÜR HAKKI
…..
c- Sendikamız, hukukun üstün olduğu Laik Demokratik Cumhuriyet ve Uygar bir Toplum içerisinde yer almanın mücadelesi içindedir. Bilgiye ulaşma ve Medeni bir kültürle buluşmaya maddi katkı sağlamak için işveren çalışanlara Eğitim Ve Kültür Yardımı olarak, işveren, her yıl Şubat ayında net 650.00 TL ( Altı Yüz Elli Türk Lirası), Eylül ayında net 650.00 TL ( Altı Yüz Elli Türk Lirası) ücret öder.
…..
MADDE 23 - ÇALIŞANIN ÇOCUK HAKLARI
a- İşveren, gündüz çocuk bakımevi açar. Maliye Bakanlığı ' nca yayımlanan bütçe uygulama talimatınca belirlenen en düşük ücret çerçevesinde çalışanın çocuklarına hizmet sunar.
İşverenin açtığı Gündüz Bakım Evleri dışında, başka bir Gündüz Bakım Evi ' ne veya kreşe gittiği belgelenen çalışan çocukları için her ay net 250.00 TL ( İki Yüz Elli Türk Lirası ) ücret ödenir.
…….
MADDE 24 - ÇALIŞANIN ENGELLİ HAKLARI
….
b) Engelli çalışana belge ibrazı ile aylık net 350.00 TL ( Üç Yüz Elli Türk Lirası) ücret ödenir.
c) Çalışanın, engelli eşi ve engelli çocuğuna aylık net 350.00 TL ( Üç Yüz Elli Türk Lirası) ücret ödenir.
MADDE 25 – ÜCRETLİ İZİNLER
a)İşçi sınıfının Uluslararası Birlik ve Dayanışma Günü olan 1 Mayıs’ta tüm çalışanlar yasal olarak izinlidir ve net 1 400.00 TL (Bin Dört Yüz Türk Lirası) ücret ödenir.
b)8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü ' nde, kadın çalışanlar ücretli izinli sayılır ve net 500.00 TL ( Beş Yüz Türk Lirası) ücret ödenir.
MADDE 27 - ULAŞIM
…..
c) İşveren; kamu kurum ve kuruluşları personel servis hizmet yönetmeliği kapsamında, uygun olmayan servis hizmetleri için; tüm personele (zabıta dâhil) aylık mavi kart dolum bedeli kadar net ücreti ulaşım yardımı olarak öder.
MADDE 28 - GIDA YARDIMI
İşveren çalışana her ay için net 620.00 TL ( Altı Yüz Yirmi Türk Lirası) gıda yardımı ücreti öder.
İşveren, yılda bir kez çalışanlara moral yemeği düzenler. ( İçeriği ile ilgili sendikanın görüşü alınır.)
MADDE 29 - EVLENME YARDIMI
İşveren çalışanın evlenmesi halinde net 5 000.00 TL ( Beş Bin Türk Lirası) TL ücret yardımı yapar.
MADDE 30 - DOĞUM YARDIMI
İşveren çalışanın her bir doğan çocuğu için net 2 500.00 TL ( İki Bin Beş Yüz Türk Lirası ) ücret yardımı yapar.
MADDE 31 - ÖLÜM YARDIMI
a)İşveren çalışanın vefatı halinde net 20.000.00 TL (Yirmi Bin Türk Lirası),
b) İşveren, çalışanın 1. Derece yakınlarının ( anne, baba, eş ve çocuk ) vefatı halinde net 3 500.00 TL ( Üç Bin Beş Yüz Türk Lirası) yardım yapar.”
Sözleşmenin “MALİ HAKLAR” başlıklı beşinci bölümünde;
“MADDE 32 - İYİLEŞTİRME ZAMMI
İş bu Toplu Sözleşme ' nin 1. Bölümü ' nde belirtilen hukuksal dayanaklar çerçevesinde çalışanlara, halen almakta oldukları aylıklarına ilaveten:
a) İç Denetçiler, Müfettişler ve fiilen Müdürlük görevi yapanlara her ay net 1 500.00 TL ( Bin Beş Yüz Türk Lirası) iyileştirme zammı ödenir.
b) Tüm çalışanlara ve sözleşmeli çalışanlara her ay net 1 200.00 TL ( Bin İki Yüz Türk Lirası ) iyileştirme zammı ödenir.
c) Belediye Başkan Yardımcısı olarak çalışanların farklı ücret almamasını temin etme adına, memurlar arasından atanan Başkan Yardımcısı’na verilecek maaşın, Meclis Üyesi kontenjanından atanan Başkan Yardımcısı’na verilen maaşa eşitlemek amacıyla her ay hesaplanacak miktar üzerinden iyileştirme zammı ödenir.
d) Kurban bayramında net 1 400.00 TL ( Bin Dört Yüz Türk Lirası) iyileştirme zammı ödenir.
e) Ramazan bayramında net 1 400.00 TL ( Bin Dört Yüz Türk Lirası) iyileştirme zammı ödenir.
f) Ekim ayında yakacak yardımı olarak net 1 100.00 TL ( Bin Yüz Türk Lirası ) iyileştirme zammı ödenir.
g)Aralık ayı sonunda yeni yıl yardımı olarak net 800.00 TL ( Sekiz Yüz Türk Lirası) iyileştirme zammı ödenir.
h)Temmuz ayında yıllık dinlenme hakkı olarak net 1 000.00 TL ( Bin Türk Lirası ) iyileştirme zammı ödenir.
i) Günün 24, haftanın 48 saat program koşulu ile çalışan zabıtanın, ilgili mevzuat gereği yasa ile belirlenen mesai ücretlerinin % 50 ' si bu sözleşmeyle, ayrıca sözleşmede belirlenen gıda yardımının % 30 fazlası zabıta çalışanına ödenir.
j) İhale Komisyonu’na katılan çalışanlara ihale başına, Belediye Encümeni'nde görev yapan çalışanlara oturum başına ve Kıymet Takdir Komisyonu'nda görev yapan çalışanlara da toplantı başına net 100.00 TL ( Yüz Türk Lirası) iyileştirme zammı ödenir.
k) İşveren tarafından belirlenen iş programının fazla çalışma olmaksızın bitirilmesi esas olmakla birlikte, kamu hizmetlerinin zorunlu kıldığı hallerde çalışanın rızası ile Belediye Başkanı’nın onayı da alındıktan sonra yılda 270 saati geçmemek koşuluyla fazla çalışma yaptırılabilir ve bu şekilde fazla çalışma yaptırılan personele saat başı net 20.00 TL ( Yirmi Türk Lirası) ödenir.
l) Her yıl ocak ayının ilk haftasında giyim yardımı olarak net 500.00 TL ( Beş yüz Türk Lirası ) iyileştirme zammı ödenir” hükümleri yer almaktadır.
Yukarıda da görüleceği üzere, 01.01.2019 -31.12.2019 döneminde uygulanan sosyal denge sözleşmesinde; 11.04.2012 tarihinde yürürlükte olan sözleşmedeki rakamlar arttırılmış olup aynı zamanda yeni ödeme kalemleri de ilave edilmiştir. Halbuki, 11.04.2012 tarihinde yürürlükte olan ve yürürlük süresi 30.03.2014 tarihinde sona eren sözleşmeden sonra akdedilen bütün sosyal denge sözleşmelerinde; personelin unvanı uyarınca 11.04.2012 tarihindeki sözleşme ya da 4. Dönem Toplu Sözleşme’ye göre oluşturulması gereken yasal tavan tutar dikkate alınarak sadece tazminat tutarı düzenlenmeliydi. Diğer bir ifadeyle, İdare tarafından 30.03.2014 tarihinden sonra akdedilen sosyal denge sözleşmelerinde tavan tutara uyulmak kaydıyla tek bir kalem olarak sadece sosyal denge tazminatı yer almalı ve ilave ödemelere yer verilmemeliydi.
Netice olarak, personelin unvanı uyarınca 11.04.2012 tarihindeki sözleşme ya da 4. Dönem Toplu Sözleşme’ye göre oluşturulması gereken yasal tavan tutar dikkate alındığında, sosyal denge sözleşmesine istinaden 2019 yılında yapılan ödemeler, söz konusu tavan tutarların üzerindedir. Dolayısıyla, yasal tavan tutarın üzerindeki tüm ödemeler nedeniyle kamu zararı oluşmuştur.
Kamu zararından hangi görevlilerin sorumlu olduğu hususuna gelince: 5018 sayılı Kamu Mali Yönetim ve Kontrol Kanunu’nun 8’inci maddesinde her türlü kamu kaynağının elde edilmesi ve kullanılmasında görevli ve yetkili olanların, yetkili kılınmış mercilere hesap verme zorunluluğu belirtilmektedir.
Hesap yargısı çerçevesinde sorumluluğun belirlenmesinde ise, 6085 sayılı Sayıştay Kanunun ‘Sorumlular ve sorumluluk halleri’ başlıklı 7’nci madde hükmünde, 5018 sayılı Kanun ve Sayıştay denetimi ile ilgili diğer kanunlarda belirtilen sorumlular ve sorumluluk hallerinin esas alınacağı hükme bağlanmaktadır. 5018 sayılı Kanun’da belirli kamu görevlilerine görev ve yetkiler tanımlanmakta ve ilgili görev ve yetkiler belirli sorumluluklarla ilişkilendirilmektedir. Hesap yargısı konusu olan ‘Kamu zararı’ hususu da bu Kanun’un ‘Kamu Zararı’ başlıklı 71’nci maddesinde, sebep olunan kamu zararından sorumluluk, maddi ve manevi unsuruyla beraber, uygun illiyet bağı aranarak tanımlanmaktadır. Bu düzenleme gereği kamu görevlisi ancak fiili söz konusu manevi unsurları ‘kasıt, kusur, ihmal’ taşıyor ve fiili ile netice arasında illiyet bağı kurulabiliyorsa hesap yargısı bağlamında sorumlu tutulabilecektir.
Dolayısıyla, 6085 sayılı Kanun ile sorumluluk halinin belirlenmesi için yönlendirilen 5018 sayılı Kanunda, yetkiden bahsedilirken hemen yanına sorumluluk da iliştirilerek, yetki ve sorumluluk dengesi kurulmaktadır.
Bu esaslar çerçevesinde, kamu zararına konu hukuki uyuşmazlık konusunda sorumluluğun tespit edilmesi için sorguda sorumlu tutulanların harcama sürecinde yer aldıkları unvanlar temelinde incelemek gerekecektir.
Üst Yöneticilerin (Belediye Başkanlarının) sorumluluğunun incelenmesi;
4688 sayılı Kanunun “Mahalli idarelerde sözleşme imzalanması” başlıklı 32’nci maddesinde “ … belediyelerde belediye başkanının teklifi üzerine belediye meclisince karar verilmesi halinde, sözleşme döneminde verilecek sosyal denge tazminatı tutarını belirlemek üzere ilgili mahalli idarede en çok üyeye sahip sendikanın genel başkanı veya sendika yönetim kurulu tarafından yetkilendirilecek bir temsilcisi ile belediyelerde belediye başkanı arasında toplu sözleşme sürecinin tamamlanmasını izleyen üç ay içerisinde sözleşme yapılabilir.” hükmü mevcuttur.
5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 38’inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde ise, “Belediye teşkilâtının en üst amiri olarak belediye teşkilâtını sevk ve idare etmek, belediyenin hak ve menfaatlerini korumak” belediye başkanının görev ve yetkileri arasında sayılmıştır.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri uyarınca belediye başkanları, konuyu belediye meclisine teklif etmeye ve ilgili sendika ile sözleşme yapmaya yetkili kılınmış ve sözleşme akdedilme sürecinden birincil olarak sorumlu tutulmuşlardır. Hal böyle olunca mevzuata aykırı sözleşme yapılmasından belediye başkanın sorumlu olacağı açıktır. Ayrıca yapılan ödemeler için önceden bütçeye ödenek konulmuş olduğu ve belediyenin tüm birimlerinde yani genele sirayet etmiş bir ödemenin varlığı düşünüldüğünde, böyle bir ödemeden belediye başkanlarının haberinin olmadığı düşünülemez. Dolayısıyla, kanunla belediye teşkilâtının en üst amiri olarak belediye teşkilâtını sevk ve idare etmek, belediyenin hak ve menfaatlerini korumakla yükümlü tutulan başkanın sosyal denge ödemeleri yönünden bu yükümlülüğünü yerine getirmediği anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca belediye başkanlarının kamu zararından sorumlu tutulması gerektiği değerlendirilmektedir.
Sosyal Denge Sözleşmesini İmzalayan İdare Yetkililerinin Sorumluluğunun İncelenmesi:
Sosyal Denge Sözleşmesi hükümleri çerçevesinde yapılan ödemede hukuka aykırı bir husus varsa bundan akdedilen sözleşmenin içeriği hakkında tasarrufta bulunan idare temsilcilerinin sorumluluğuna hükmedilmesi gerekir. Zira Dairemize intikal eden olayda 4688 sayılı Kanun’un 32’nci maddesinde belirtilen usul ve esaslar çerçevesinde akdedilen ve idari işlem/karar niteliğide olan sosyal denge sözleşmesine göre yapılan ödemeler söz konusudur. Dolayısıyla, bahse konu ödemelerin mevzuatımız açısından kamu zararı değerlendirmesine tabi tutulmasında ve bu süreçlerde görevli olan personele sorumluluk yönlendirilmesi yasal düzenlemeye aykırılık bulunmamaktadır.
... Belediyesince mevzuata aykırı hükümler içeren bir sözleşme akdedilme işlemi ile bu sözleşme hükümlerine istinaden yapılan ödemeler neticesinde kamu zararına sebebiyet verilmiştir. Sözleşmeyi imzalayan idare temsilcileri açısından fiil ve netice arasında 5018 sayılı Kanunun 71’nci madde hükmü ile 6085 sayılı Kanunun 7’nci maddesinin 3’üncü bendinde kamu zararı neticesinde sorumluluk tesisi için aranan uygun illiyet bağı mevcuttur. Netice itibariyle, ilgili sözleşme hükümlerine istinaden yapılan ödemeler suretiyle sebep olunan kamu zararından sözleşmeyi idareyi temsilen imzalayan sosyal denge tazminatı komisyon üyelerinin tamamının sorumlu olduğu değerlendirilmektedir.
Harcama Yetkilileri ve Gerçekleştirme Görevlilerinin sorumluluğunun incelemesi;
Harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlilerinin yasal sorumluluk ve yükümlülükleri 5018 sayılı Kanunu’nun 32 ve 33’üncü maddelerinde düzenlenmektedir. 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunun “Harcama Talimatı ve Sorumluluk” başlıklı 32’nci maddesinde;
“Bütçelerden harcama yapılabilmesi, harcama yetkilisinin harcama talimatı vermesiyle mümkündür. Harcama talimatlarında hizmet gerekçesi, yapılacak işin konusu ve tutarı, süresi, kullanılabilir ödeneği, gerçekleştirme usulü ile gerçekleştirmeyle görevli olanlara ilişkin bilgiler yer alır. Harcama yetkilileri, harcama talimatlarının bütçe ilke ve esaslarına, kanun, tüzük ve yönetmelikler ile diğer mevzuata uygun olmasından, Ödeneklerin etkili, ekonomik ve verimli kullanılmasından ve bu Kanun çerçevesinde yapmaları gereken diğer işlemlerden sorumludur.”,
“Giderlerin Gerçekleştirilmesi” başlıklı 33’üncü maddesinde;
“Bütçelerden bir giderin yapılabilmesi için iş, mal veya hizmetin belirlenmiş usul ve esaslara uygun olarak alındığının veya gerçekleştirildiğinin, görevlendirilmiş kişi veya komisyonlarca onaylanması ve gerçekleştirme belgelerinin düzenlenmiş olması gerekir. Giderlerin gerçekleştirilmesi; harcama yetkililerince belirlenen görevli tarafından düzenlenen ödeme emri belgesinin harcama yetkilisince imzalanması ve tutarın hak sahibine ödenmesiyle tamamlanır. Gerçekleştirme görevlileri, harcama talimatı üzerine; işin yaptırılması, mal veya hizmetin alınması, teslim almaya ilişkin işlemlerin yapılması, belgelendirilmesi ve ödeme için gerekli belgelerin hazırlanması görevlerini yürütürler.” hükümlerine yer verilmektedir.
Bu hükümler bağlamında, 5018 sayılı Kanun’un belirli kamu görevlilerine görev ve yetkiler tanımladığı ve ilgili görev ve yetkileri belirli sorumluluklarla ilişkilendirdiği görülmektedir. Hesap yargısı konusu olan ‘Kamu zararı’ hususu Kanun’un ‘Kamu Zararı’ başlıklı 71’nci maddesinde, sebep olunan kamu zararından sorumluluk, maddi ve manevi unsuruyla beraber, uygun illiyet bağı aranarak tanımlanmaktadır. Bu düzenleme gereği kamu görevlisi ancak fiili söz konusu manevi unsurları ‘kasıt, kusur, ihmal’ taşıyor ve fiili ile netice arasında illiyet bağı kurulabiliyorsa hesap yargısı bağlamında sorumlu tutulabilecektir.
Yargı konusu olaya bakıldığında harcama yetkilileri ve gerçekleştirme görevlilerinin yükümlülüğü, ödeme emrine konu ödemeye dayanak olan yürürlükteki sosyal denge sözleşmesi hükümleri çerçevesinde harcama yapmaktır. Esasen harcama sürecinde harcama yetklisi ve gerçekleştirme görevlisi olarak görevli olan personelin sözleşme hükümlerini uygulamaktan başka yapacakları bir şey de yoktur. Bu sebeple söz konusu kişiler şayet sözleşmeye aykırı olarak sözleşmede yer alan limitlerin üzerinde bir ödeme yapmış olsalardı kamu zararından sorumlu tutulabilirlerdi. Oysa harcama yetkilileri ve gerçekleştirme görevliilerinin 4688 sayılı Kanun ve 375 sayılı KHK’nın ilgili hükümleri mucibince akdedilecek sosyal denge sözleşmesinin içeriğinin düzenlenmesine ilişkin kendilerine sorumluluk yüklenebilecek bir yasal yetki ve görevleri bulunmamaktadır. Dolayısıyla mevzuatımızın sorumluluk tesisi için aranan uygun illiyet bağı bu görevliler için oluşmadığından kamu zararından sorumlu tutulamayacakları değerlendirilmektedir.
Netice olarak ... Belediyesi ile yetkili sendika arasında düzenlenen sosyal denge sözleşmesi doğrultusunda belediyede çalışan memur ve sözleşmeli personele mevzuatta belirlenen tavan tutarların üzerinde sosyal denge tazminatı ödenmesi nedeniyle oluşan kamu zararından, belediye başkanı ve sözleşmede imzası bulunan personelin dışında sorumlu olduğu belirtilen harcama yetkilileri, gerçekleştirme görevlilerinin sorumlu tutulmaması gerektiği; ortaya çıkan kamu zararından sadece kanunla münhasıran sözleşme yapma yetkisi verilen belediye başkanının ve sözleşmede imzası bulunan personelin sorumlu tutulması gerektiği değerlendirilmektedir
Bu itibarla; İdarenin memur personeline sosyal denge tazminatını mevzuatında belirlenen tavan tutarın üzerinde ödenmesi nedeniyle oluşan … TL’lik kamu zararının;
Üst Yönetici …. (Belediye Başkanı), ile sözleşmeyi imzalayan diğer sorumlular …(Belediye Başkan Yardımcısı), … (Müdür (Avukat), …. (Belediye Başkan Yardımcısı),… (Müdür (V.H.K.İ.)’a
müştereken ve müteselsilen 6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 53’üncü maddesi gereği işleyecek faizleri ile birlikte ödettirilmesine,
iş bu İlamın tebliğ tarihinden itibaren aynı Kanun’un 55’inci maddesi gereğince altmış gün içerisinde Sayıştay Temyiz Kurulu nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliğiyle,
Sorumluluğa İlişkin Farklı Görüşler:
Üye …’nın kamu zararından Belediye Başkanı, Harcama Yetkilisi ve Gerçekleştirme Görevlisinin sorumlu olacağına dair gerekçesi: 4688 sayılı Kanun’un 32’nci maddesinde sosyal denge sözleşmelerini imzalamaya belediyelerde münhasıran belediye başkanı yetkili kılınmıştır. Dolayısıyla yapılan mevzuata aykırı ödemelerden sözleşmeyi imzalayan belediye başkanı sorumlu olup, sözleşmede imzası bulunan diğer kişilerin sorumluluğu bulunmamaktadır.
Ancak 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun; “Harcama talimatı ve sorumluluk” başlıklı 32’nci maddesi;
“…
Harcama yetkilileri, harcama talimatlarının bütçe ilke ve esaslarına, kanun ve diğer mevzuata uygun olmasından, ödeneklerin etkili, ekonomik ve verimli kullanılmasından ve bu Kanun çerçevesinde yapmaları gereken diğer işlemlerden sorumludur.”
Aynı Kanun’un “Giderin gerçekleştirilmesi” başlıklı 33’üncü maddesi;
“…
Gerçekleştirme görevlileri, harcama talimatı üzerine; işin yaptırılması, mal veya hizmetin alınması, teslim almaya ilişkin işlemlerin yapılması, belgelendirilmesi ve ödeme için gerekli belgelerin hazırlanması görevlerini yürütürler.
…
Gerçekleştirme görevlileri, bu Kanun çerçevesinde yapmaları gereken iş ve işlemlerden sorumludurlar.” hükümlerini içermektedir.
Sayıştay Genel Kurulu’nun 14.06.2007 tarihli ve 5189-1 no.lu Kararı’nda, harcama yetkilileri ve gerçekleştirme görevlilerinin, giderin gerçekleştirilmesi ve harcamanın yapılması süreçlerinde, yapılacak olan giderin mevzuat hükümlerine uygun olduğunu kontrol etmekle yükümlü olduğu ifade edilmiştir. Dolayısıyla, söz konusu kamu zararından sözleşmeleri imzalayan belediye başkanları birlikte harcama yetkilileri ve gerçekleştirme görevlilerinin de sorumlulukları bulunmaktadır.
Üye ….’ın kamu zararından Belediye Başkanı, Harcama Yetkilisi, Gerçekleştirme Görevlisi ve sözleşmeyi imzalayanların sorumlu olacağına dair gerekçesi:
4688 sayılı Kanunun “Mahalli idarelerde sözleşme imzalanması” başlıklı 32’nci maddesinde “ … belediyelerde belediye başkanının teklifi üzerine belediye meclisince karar verilmesi halinde, sözleşme döneminde verilecek sosyal denge tazminatı tutarını belirlemek üzere ilgili mahalli idarede en çok üyeye sahip sendikanın genel başkanı veya sendika yönetim kurulu tarafından yetkilendirilecek bir temsilcisi ile belediyelerde belediye başkanı arasında toplu sözleşme sürecinin tamamlanmasını izleyen üç ay içerisinde sözleşme yapılabilir.” hükmü mevcuttur.
5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 38’inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde ise, “Belediye teşkilâtının en üst amiri olarak belediye teşkilâtını sevk ve idare etmek, belediyenin hak ve menfaatlerini korumak” belediye başkanının görev ve yetkileri arasında sayılmıştır.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri uyarınca belediye başkanları, konuyu belediye meclisine teklif etmeye ve ilgili sendika ile sözleşme yapmaya yetkili kılınmış ve sözleşme akdedilme sürecinden birincil olarak sorumlu tutulmuşlardır. Hal böyle olunca mevzuata aykırı sözleşme yapılmasından belediye başkanın sorumlu olacağı açıktır. Ayrıca yapılan ödemeler için önceden bütçeye ödenek konulmuş olduğu ve belediyenin tüm birimlerinde yani genele sirayet etmiş bir ödemenin varlığı düşünüldüğünde, böyle bir ödemeden belediye başkanlarının haberinin olmadığı düşünülemez. Dolayısıyla, kanunla belediye teşkilâtının en üst amiri olarak belediye teşkilâtını sevk ve idare etmek, belediyenin hak ve menfaatlerini korumakla yükümlü tutulan başkanın sosyal denge ödemeleri yönünden bu yükümlülüğünü yerine getirmediği anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca belediye başkanlarının kamu zararından sorumlu tutulması gerektiği değerlendirilmektedir.
5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun; “Harcama talimatı ve sorumluluk” başlıklı 32’nci maddesi;
“…
Harcama yetkilileri, harcama talimatlarının bütçe ilke ve esaslarına, kanun ve diğer mevzuata uygun olmasından, ödeneklerin etkili, ekonomik ve verimli kullanılmasından ve bu Kanun çerçevesinde yapmaları gereken diğer işlemlerden sorumludur.”
Aynı Kanun’un “Giderin gerçekleştirilmesi” başlıklı 33’üncü maddesi;
“…
Gerçekleştirme görevlileri, harcama talimatı üzerine; işin yaptırılması, mal veya hizmetin alınması, teslim almaya ilişkin işlemlerin yapılması, belgelendirilmesi ve ödeme için gerekli belgelerin hazırlanması görevlerini yürütürler.
…
Gerçekleştirme görevlileri, bu Kanun çerçevesinde yapmaları gereken iş ve işlemlerden sorumludurlar.” hükümlerini içermektedir.
Sayıştay Genel Kurulu’nun 14.06.2007 tarihli ve 5189-1 no.lu Kararı’nda, harcama yetkilileri ve gerçekleştirme görevlilerinin, giderin gerçekleştirilmesi ve harcamanın yapılması süreçlerinde, yapılacak olan giderin mevzuat hükümlerine uygun olduğunu kontrol etmekle yükümlü olduğu ifade edilmiştir.Dolayısıyla, söz konusu kamu zararından sözleşmeleri imzalayan belediye başkanları birlikte harcama yetkilileri ve gerçekleştirme görevlilerinin de sorumlulukları bulunmaktadır.
Ayrıca Sosyal Denge Sözleşmesi hükümleri çerçevesinde yapılan ödemede hukuka aykırı bir husus varsa bundan akdedilen sözleşmenin içeriği hakkında tasarrufta bulunan idare temsilcilerinin sorumluluğuna hükmedilmesi gerekir. Zira Dairemize intikal eden olayda 4688 sayılı Kanun’un 32’nci maddesinde belirtilen usul ve esaslar çerçevesinde akdedilen ve idari işlem/karar niteliğide olan sosyal denge sözleşmesine göre yapılan ödemeler söz konusudur. Dolayısıyla, bahse konu ödemelerin mevzuatımız açısından kamu zararı değerlendirmesine tabi tutulmasında ve bu süreçlerde görevli olan personele sorumluluk yönlendirilmesi yasal düzenlemeye aykırılık bulunmamaktadır.
... Belediyesince mevzuata aykırı hükümler içeren bir sözleşme akdedilme işlemi ile bu sözleşme hükümlerine istinaden yapılan ödemeler neticesinde kamu zararına sebebiyet verilmiştir. Sözleşmeyi imzalayan idare temsilcileri açısından fiil ve netice arasında 5018 sayılı Kanunun 71’nci madde hükmü ile 6085 sayılı Kanunun 7’nci maddesinin 3’üncü bendinde kamu zararı neticesinde sorumluluk tesisi için aranan uygun illiyet bağı mevcuttur. Netice itibariyle, ilgili sözleşme hükümlerine istinaden yapılan ödemeler suretiyle sebep olunan kamu zararından sözleşmeyi idareyi temsilen imzalayan sosyal denge tazminatı komisyon üyelerinin tamamının sorumlu olduğu değerlendirilmektedir.
Netice olarak ... Belediyesi ile yetkili sendika arasında düzenlenen sosyal denge sözleşmesi doğrultusunda belediyede çalışan memur ve sözleşmeli personele mevzuatta belirlenen tavan tutarların üzerinde sosyal denge tazminatı ödenmesi nedeniyle oluşan kamu zararından, belediye başkanı ile birlikte harcama yetkilileri, gerçekleştirme görevlilerinin ve sözleşmede imzası bulunan personelin tamamının sorumlu tutulması gerektiği değerlendirilmektedir.