Daire Karar Detayı
Daire
4
Karar Tarihi
15.03.2022
Karar No
280
İlam No
226
Madde No
1
Kamu İdaresi Türü
Belediyeler ve Bağlı İdareler
Hesap Yılı
2018
Konu
Vergi Resmi Harç ve Diğer Gelirlerle İlgili Kararlar
KARAR
İHALE KARARI ÜZERİNDEN DAMGA VERGİSİ ALINMAMASI
Asıl İlamın 2’nci maddesiyle tazminine hükmolunan konuyla ilgili olarak Temyiz Kurulunca alınan …………. tarih ve …………. tutanak numaralı bozma kararı üzerine, 6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 55’inci maddesinin yedinci fıkrası hükmü uyarınca düzenlenen …………. tarihli ek raporun 6085 sayılı Sayıştay Kanununun 49’uncu maddesi gereğince görüşülmesine karar verildi.
Asıl İlamın 2’nci maddesiyle; mülkiyeti Belediyeye ait olan 25 adet taşınmazın satışına ilişkin ihale kararları üzerinden damga vergisi alınmaması sonucu neden olunan …………. TL kamu zararının Muhasebe Yetkilisi ………….’dan (Mali Hizmetler Müd.) tek başına tazminen tahsiline karar verilmişti.
Bu defa, Muhasebe Yetkilisi ………….’nın (Mali Hizmetler Müd.) tazmin hükmüyle ilgili olarak yaptığı temyiz başvurusu üzerine Kurulca alınan …………. tarih ve …………. tutanak numaralı Temyiz Kurulu kararında Temyiz Kurulu Daire Kararı’na esas yönünden katılmış, kararda özetle;
İhale kanunlarına tabi olan veya olmayan resmi daire ve kamu tüzel kişiliğine haiz kurumların her türlü ihale kararlarının binde 5,69 oranında damga vergisine tabi olduğu, dolayısıyla belediyelere ait ihalelerde ihale komisyonu görevini ifa eden belediye encümeninin almış olduğu ihale kararları tutarları üzerinden de binde 5,69 oranında damga vergisi tahsil edilmesi gerektiği, ancak Belediyenin mülkiyetinde bulunan 25 adet taşınmaza ilişkin encümen kararları ile ihale satış dosyalarının incelenmesinde, taşınmazların satışına ilişkin ihale kararı sebebiyle kesilmesi gereken binde 5,69 oranındaki damga vergisinin alınmadığının anlaşıldığı,
Diğer taraftan, Vergi Usul Kanununa göre vergi ziyaına sebebiyet verilmesi halinde; ziyaa uğratılan vergi için vergi ziyaı cezası ile gecikme faizi de hesaplanarak müeyyide uygulanması gerektiği, kuşkusuz bu müeyyidelere karşı sorumlu/mükellefin söz konusu Kanun uyarınca uzlaşma ve cezalarda indirme talebi ile vergi mahkemelerinde dava açma yolu bulunduğu, Sayıştay ilamıyla mükellef veya sorumlunun yararlanabileceği bu yollar kapandığı gibi bu durumun potansiyel kamu geliri olan vergi ziyaı cezası ile gecikme faizinden de vazgeçilmesi sonucunu doğurduğu, tazmin konusu işlemle vergi ziyaına yol açıldığının düşünülmesi halinde uygulanacak müeyyideleri ve kanun yollarını belirlemek için gerektiğinde vergi incelemesi yaptırmak suretiyle işlem tesis edilmesi için konunun Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı’na yazılması gerektiği,
Belirtilerek;
Yukarıda belirtilen hususların açıklığa kavuşturulması için konunun Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığına yazılmasını teminen yeniden hüküm tesisi için Asıl İlamın 2’nci maddesi ile verilen tazmin hükmünün bozularak dosyanın Dairesine tevdiine,
Karar verilmiştir.
488 sayılı Damga Vergisi Kanununun 1’inci maddesinde; bu Kanuna ekli (1) sayılı Tabloda yazılı kâğıtların damga vergisine tabi olduğu, bu Kanundaki kâğıtlar teriminin, yazılıp imzalanmak veya imza yerine geçen bir işaret konmak suretiyle düzenlenen ve herhangi bir hususu ispat veya belli etmek için ibraz edilebilecek olan belgeler ile elektronik imza kullanılmak suretiyle manyetik ortamda elektronik veri şeklinde oluşturulan belgeleri ifade ettiği, “Mükellef”in düzenlendiği 3’üncü maddesinde; resmi dairelerle kişiler arasındaki işlemlere ait kâğıtların damga vergisini kişilerin ödeyeceği belirtilmiş olup, 4’üncü maddesinde de; bir kâğıdın tabi olacağı verginin tayini için o kâğıdın mahiyetine bakılacağı ve buna göre tabloda yazılı vergisinin bulunacağı, kâğıtların mahiyetlerinin tayininde, şekli kanunlarda belirtilmiş olanlarda kanunlardaki adlarına, belirtilmemiş olanlarda üzerlerindeki yazının tazammum ettiği hüküm ve manaya bakılacağı, mahiyeti tayin edilmek istenen kâğıt üzerinde başka bir kâğıda atıf yapılmış ise atıf yapılan kâğıdın hükümlerine nazaran iktisap ettiği mahiyete göre vergi alınacağı, hükümlerine yer verilmiştir.
Anılan Kanuna ekli (I) sayılı Tablonun “II. Kararlar ve mazbatalar” bölümünün 2’nci sırasında; “İhale Kanunlarına tabi olan veya olmayan resmi daire ve kamu tüzel kişiliğini haiz kurumların her türlü ihale kararları”nın binde 5,69 oranında damga vergisine tabi olduğu belirtilmiştir.
Yapılan incelemede, Belediyenin mülkiyetinde bulunan 25 adet taşınmaza ilişkin encümen kararları ile ihale satış dosyalarının incelenmesinde, taşınmazların satışına ilişkin ihale kararı sebebiyle alınması gereken damga vergisinin alınmadığı anlaşılmıştır.
Damga Vergisi Kanununa ekli (1) sayılı Tabloda belirtildiği üzere ihale kanunlarına tabi olan veya olmayan resmi daire ve kamu tüzel kişiliğine haiz kurumların her türlü ihale kararları binde 5,69 oranında damga vergisine tabidir. Dolayısıyla belediyelere ait ihalelerde ihale komisyonu görevini ifa eden belediye encümeninin almış olduğu ihale kararları tutarları üzerinden de binde 5,69 oranında damga vergisi tahsil edilmesi gerekmektedir.
Muhasebe Yetkilisi ………….’nın (Mali Hizmetler Müd.) temyiz dilekçesinde; söz konusu taşınmazların satış ihalesinin 2886 sayılı Kanunun 35/a maddesi uyarınca kapalı teklif usulü ile yapıldığı ve ihale sonunda alınan …………. tarihli ve …………. no.lu encümen kararında; gereği için karar sureti ve kararda adı geçen evrak asıllarının Destek Hizmetleri Müdürlüğü ile Emlak ve İstimlak Müdürlüğü’ne gönderilmesine karar verildiği, bu süreç içerisinde Mali Hizmetler Müdürlüğüne herhangi bir bilgi ve belge verilmediği, ihale kararlarının onaylanması üzerine Destek Hizmetleri Müdürlüğü tarafından ihalede satış yapılanlara gönderilen ve kesinleşen ihale kararlarının bildirilmesine ilişkin yazıda, ihaleden doğan her türlü vergi, resim ve harçların tamamı ile ihale bedelinin 6 ay içerisinde ve 6 eşit taksitte Belediye veznesine yatırılması gerektiğinin bildirilmesi sonrasında Mali Hizmetler Müdürlüğü olarak konudan haberdar olunduğu; gerek Destek Hizmetleri Müdürlüğü ve gerekse Emlak ve İstimlak Müdürlüğü tarafından söz konusu ihale sonrası Mali Hizmetler Müdürlüğüne tahsil edilmesi gereken yasal alacakların (İhale Satış Bedeli + İlan Bedeli + İhale Karar Pulu + Sözleşme Damga Vergisi gibi) detayı hakkında ayrıntılı bilgilendirme yapılmamasına rağmen, Mali Hizmetler Müdürlüğü olarak, Destek Hizmetleri Müdürlüğünün yazısı doğrultusunda kesinleşen ihale sonrası satış yapılan tüm kişilerle alacak tahsil sözleşmesi imzalanarak, ihalede belirlenen satış bedelleri ile damga vergilerinin eksiksiz tahsil edildiği belirtilmiştir. Buna göre, muhasebe yetkilisinin sorumluluğu için, ön şart olarak gelirin ilgili kanunlarına göre tarh ve tahakkuk ettirilerek tahsil edilebilir hale gelmesi gerektiği ileri sürülebilir ise de;
İhale komisyonu olarak görev yapan belediye encümen üyelerinden muhasebe yetkilisi sıfatıyla Mali Hizmetler Müdürünün taşınmazların satışına ilişkin ihale kararında da, ihale sonunda alınan encümen kararında da imzası bulunmaktadır. Bu nedenle, ………….’nın alınan ihale kararları hakkında bilgisi olmadığını kabul etmek mümkün değildir. Kaldı ki, temyiz dilekçesinde de “ihale kararlarının onaylanması üzerine Destek Hizmetleri Müdürlüğü tarafından ihalede satış yapılanlara gönderilen ve kesinleşen ihale kararlarının bildirilmesine ilişkin yazı üzerine konudan haberdar olunduğu ve damga vergilerinin eksiksiz tahsil edildiği ifade edilmiştir.
2886 sayılı Devlet İhale Kanunu’nun 31’inci maddesinde; “İhale Komisyonları tarafından alınan ihale kararları, ita amirlerince karar talihinden itibaren en geç 15 iş günü içinde onaylanır veya iptaledilir. İta amirince karar iptal edilirse ihale hükümsüz sayılır.” hükmü yer almaktadır.
25 Adet Parselin Satışına İlişkin Şartnamenin “Ödeme Koşulları ve Devir İşlemleri” başlıklı 25’inci maddesinde de;
“25.1. 2886 sayılı Devlet İhale Kanununun 31. maddesi gereğince; ihale kararının İta Amiri tarafından onaylanmasını müteakip ihaleyi kazanan istekliye yapılan tebliğ tarihi itibari ile 15 gün İçerisinde ihaleden doğan her türlü vergi, resim ve harçların tamamı ile ihale bedeli peşin olarak belediyemiz veznesine yatırılacaktır. İhale konusu satışa ait borcun ödenmesine müteakip devir işlemlerine başlanacaktır.” denilmektedir. Anılan düzenlemeler uyarınca, kesinleşen ihale kararı Destek Hizmetleri Müdürlüğü tarafından ihaleden doğan her türlü vergi, resim ve harçların tamamı ile ihale bedelinin 6 ay içerisinde 6 eşit taksitle belediye veznesine yatırılması gerektiği ihaleyi kazanan isteklilere bildirilmiştir.
Asıl İlamın 2’nci maddesiyle verilen tazmin hükmünün dayanağı 488 sayılı Damga Vergisi Kanunu’nda yer verilen, ihale kararları üzerinden damga vergisi kesintisi yapılması zorunluluğuna uyulmaması olup, sorumlunun temyiz başvurusunda ileri sürdüğü; “ihale arsa satış ihalesi olduğundan ve ihalede herhangi bir taahhüt bulunmadığından sözleşme yapılmadığı, dolayısıyla bununla ilgili herhangi bir vergi tahsil edilmediği” ve “488 sayılı Damga Vergisi Kanunu hükümlerine göre hesaplanan damga vergilerine ait tahsilatlara ilişkin makbuzların savunma ekinde gönderildiği” yönündeki savunmaları, rapor aşamasında da iddia olunmuşsa da; bu hususlar yargılama sırasında tek tek ele alınarak karşılanmak suretiyle hüküm tesis edilmiştir. Ayrıca konunun Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı’na yazılması hususu da yargılamada değerlendirilmiştir.
Asıl İlamda da yer verildiği üzere, sorgu konusu edilen husus sözleşme damga vergisi olmayıp, taşınmazların satışına ilişkin ihale kararı üzerinden alınması gereken damga vergisidir. Ayrıca, savunmada sözleşme yapılmadığı ifade edilmiş ise de; …………. Belediye Başkanlığı tarafından ihale üzerinde bırakılanlar adına gönderilen …………. tarihli “Kesinleşen İhale Kararının Bildirilmesi” başlıklı yazıda; ihale bedelinin 6 eşit taksitle ödeneceği belirtilmiş ve ihale üzerinde bırakılanlarla taksit sözleşmesi yapılmıştır. İdare tarafından savunma ekinde gönderilen makbuzlar, ihale üzerinde bırakılanlarla yapılan sözleşme sonucu doğan sözleşme damga vergisine ait olup, sorgu konusu edilen ihale kararlarına ilişkin değildir. Bu itibarla, resmi dairelerin yetkili mercilerince bir malın artırma, eksiltme, pazarlık, açık ihale usulü, belli istekliler arasında ihale usulü ve sair şekillerde alınması, satılması veya bir hizmetin gördürülmesi maksadıyla verilen her türlü kararlar, ihale kararları olup damga vergisine tabi olacaktır. Bununla birlikte, İdare tarafından gönderilen savunma ve eklerinde ihale kararlarına ait damga vergisinin ödendiğine dair herhangi bir belge bulunmamaktadır.
Nitekim 488 sayılı Damga Vergisi Kanununun “Resmi dairelerin mecburiyeti” başlıklı 26’ncı maddesinde de; “Resmi dairelerin ilgili memurları kendilerine ibraz edilen kağıtların Damga Vergisini aramaya ve vergisi hiç ödenmemiş veya noksan ödenmiş olanları bir tutanakla tesbit etmeye veya bunları tutanağı düzenlemek üzere, vergi dairesine göndermeye mecburdurlar.” hükmü yer almaktadır.
Yukarıda yazılı belge ve bilgilerin değerlendirilmesi suretiyle hüküm tesis edilmiş olup, bozma yönündeki Temyiz Kurulu Kararında gerekçe olarak kanuna aykırılık belirtilmemiştir.
5018 sayılı Kanun’un “Kamu Zararı” başlıklı 71’inci maddesinde, “Kamu zararı; kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunmasıdır.
Kamu zararının belirlenmesinde;
e) İdare gelirlerinin tarh, tahakkuk veya tahsil işlemlerinin mevzuata uygun bir şekilde yapılmaması,
Esas alınır.” hükmü yer almaktadır.
Diğer taraftan, taşınmazların satışına ilişkin ihale kararlarına ilişkin damga vergilerinin tahsil edilmemesinden ihale komisyonu olarak görev yapan belediye encümen üyeleri de sorumluluğa dahil edilmiş ise de; ihale kararlarına ilişkin damga vergilerinin takip ve tahsili hususunda ihale komisyonu olarak görev yapan belediye encümen üyelerinden muhasebe yetkilisi sıfatıyla Mali Hizmetler Müdürünün sorumluluğu bulunmaktadır.
Bu itibarla, mülkiyeti Belediyeye ait olan 25 adet taşınmazın satışına ilişkin ihale kararları üzerinden damga vergisi alınmaması sonucu neden olunan …………. TL kamu zararının; Muhasebe Yetkilisi ………….’ya (Mali Hizmetler Müd.) tek başına,
6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 53’üncü maddesi gereği işleyecek faizleri ile ödettirilmesine, anılan Kanun’un 55’inci maddesi uyarınca İşbu İlamın tebliğ tarihinden itibaren altmış gün içerisinde Sayıştay Temyiz Kurulu nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere,
Oy çokluğuyla,
Karar verildi.
Azınlık Görüşü
Daire Başkanı …………. ile Üye ………….’… karşı oy gerekçesi;
“488 sayılı Damga Vergisi Kanununun 1’inci maddesinde; bu Kanuna ekli (1) sayılı Tabloda yazılı kâğıtların damga vergisine tabi olduğu, bu Kanundaki kâğıtlar teriminin, yazılıp imzalanmak veya imza yerine geçen bir işaret konmak suretiyle düzenlenen ve herhangi bir hususu ispat veya belli etmek için ibraz edilebilecek olan belgeler ile elektronik imza kullanılmak suretiyle manyetik ortamda elektronik veri şeklinde oluşturulan belgeleri ifade ettiği, “Mükellef”in düzenlendiği 3’üncü maddesinde; resmi dairelerle kişiler arasındaki işlemlere ait kâğıtların damga vergisini kişilerin ödeyeceği belirtilmiş olup, 4’üncü maddesinde de; bir kâğıdın tabi olacağı verginin tayini için o kâğıdın mahiyetine bakılacağı ve buna göre tabloda yazılı vergisinin bulunacağı, kâğıtların mahiyetlerinin tayininde, şekli kanunlarda belirtilmiş olanlarda kanunlardaki adlarına, belirtilmemiş olanlarda üzerlerindeki yazının tazammum ettiği hüküm ve manaya bakılacağı, mahiyeti tayin edilmek istenen kâğıt üzerinde başka bir kâğıda atıf yapılmış ise atıf yapılan kâğıdın hükümlerine nazaran iktisap ettiği mahiyete göre vergi alınacağı, hükümlerine yer verilmiştir.
Anılan Kanuna ekli (I) sayılı Tablonun "I-Akitlerle ilgili kağıtlar" başlıklı bölümünün A/1 fıkrasında, belli parayı İhtiva eden mukavelenameler, taahhütnameler ve temliknamelerin binde 7,5 nispetinde; "II- Kararlar ve mazbatalar" başlıklı bölümünün 5766 sayılı Kanunla değişik 2 nci fıkrasında ise, İhale Kanunlarına tabi olan veya olmayan resmi daire ve kamu tüzel kişiliğine haiz kurumların her türlü ihale kararlarının binde 4,5 nispetinde damga vergisine tabi tutulacağı hükme bağlanmıştır. (2018 yılı için damga vergisi oranlarının, Kanuna ekli (1) sayılı Tablonun l/A-1 fıkrasındaki kağıtlar için binde 9,48; II/2 fıkrasındaki kağıtlar için binde 5,69 olarak belirlenmiştir.)
Yukarıda yer alan mevzuat hükümlerine göre ihale kanunlarına tabi olan veya olmayan resmi daire ve kamu tüzel kişiliğini haiz kurumların her türlü ihale kararları binde 5,69 oranında damga vergisine tabidir. Dolayısıyla belediyelere ait ihalelerde ihale komisyonu görevini ifa eden belediye encümeninin almış olduğu ihale kararları tutarları üzerinden de binde 5,69 oranında damga vergisi tahsil edilmesi gerekmektedir.
Belediyenin mülkiyetinde bulunan 25 adet taşınmaza ilişkin encümen kararları ile ihale satış dosyalarının incelenmesinde, taşınmazların satışına ilişkin ihale kararı sebebiyle tahakkuk ettirilip 488 sayılı Kanunun 3’üncü maddesi uyarınca ihale üzerinde bırakılanlarca ödenmesi gereken binde 5,69 oranındaki damga vergisinin ödenmediği anlaşılmıştır. Yine aynı Kanun’un 26’ncı maddesinde; resmi dairelerin ilgili memurlarının kendilerine ibraz edilen kağıtların vergisini aramaya ve vergisi hiç ödenmemiş veya eksik ödenmiş olanları bir tutanakla tespit etmeye veya bunları tutanağı düzenlemek üzere vergi dairesine göndermeye mecbur oldukları, 24’üncü maddesinde de; Kanun’un 22/a maddesi kapsamında bulunanların taraf oldukları işlemlere ait verginin beyan ve ödenmesinden sorumlu oldukları, verginin ödenmemesi veya noksan ödenmesi durumunda vergi, ceza ve fer'ileri, vergi için diğer işlem taraflarına rücu hakkı olmak üzere, bunlardan alınacağı hükümlerine yer verilmiştir.
Diğer taraftan Vergi Usul Kanununa göre vergi ziyaına sebebiyet verilmesi halinde; ziyaa uğratılan vergi için vergi ziyaı cezası ile gecikme faizi de hesaplanarak müeyyide uygulanması gerekmektedir. Kuşkusuz bu müeyyidelere karşı sorumlu/mükellefin söz konusu Kanun uyarınca uzlaşma ve cezalarda indirme talebi ile vergi mahkemelerinde dava açma yolu bulunmaktadır. Sayıştay ilamıyla mükellef veya sorumlunun yararlanabileceği bu yollar kapandığı gibi potansiyel kamu geliri olan vergi ziyaı cezası ile gecikme faizinden de vaz geçilmesi sonucu doğmaktadır. Tazmin konusu işlemle vergi ziyaına yol açıldığının düşünülmesi halinde uygulanacak müeyyideleri ve kanun yollarını belirlemek için gerektiğinde vergi incelemesi yaptırmak suretiyle işlem tesis edilmesi için konunun Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı’na yazılması gerekir. Kaldı ki, Damga Vergisi Kanunu hükümleri ödenmeyen verginin Sayıştay yargılaması ile değil, ihbar edilerek vergi dairesince tahsilini öngörmektedir.
Bu itibarla, mülkiyeti Belediyeye ait olan 25 adet taşınmazın satışına ilişkin ihale kararları üzerinden damga vergisi alınmaması sonucu …………. TL kamu zararına neden olunduğu ileri sürülmekte ise de; yukarıda belirtilen hususların açıklığa kavuşturulması ve tahsil edilmeyen damga vergisinin Kanun’una uygun olarak ve tarafların kanun yollarını kullanmalarına imkan sağlayacak şekilde sonuçlandırılması için konunun Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığına bildirilmesine karar verilmesinin uygun olacağı düşünülmektedir.”
Asıl İlamın 2’nci maddesiyle tazminine hükmolunan konuyla ilgili olarak Temyiz Kurulunca alınan …………. tarih ve …………. tutanak numaralı bozma kararı üzerine, 6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 55’inci maddesinin yedinci fıkrası hükmü uyarınca düzenlenen …………. tarihli ek raporun 6085 sayılı Sayıştay Kanununun 49’uncu maddesi gereğince görüşülmesine karar verildi.
Asıl İlamın 2’nci maddesiyle; mülkiyeti Belediyeye ait olan 25 adet taşınmazın satışına ilişkin ihale kararları üzerinden damga vergisi alınmaması sonucu neden olunan …………. TL kamu zararının Muhasebe Yetkilisi ………….’dan (Mali Hizmetler Müd.) tek başına tazminen tahsiline karar verilmişti.
Bu defa, Muhasebe Yetkilisi ………….’nın (Mali Hizmetler Müd.) tazmin hükmüyle ilgili olarak yaptığı temyiz başvurusu üzerine Kurulca alınan …………. tarih ve …………. tutanak numaralı Temyiz Kurulu kararında Temyiz Kurulu Daire Kararı’na esas yönünden katılmış, kararda özetle;
İhale kanunlarına tabi olan veya olmayan resmi daire ve kamu tüzel kişiliğine haiz kurumların her türlü ihale kararlarının binde 5,69 oranında damga vergisine tabi olduğu, dolayısıyla belediyelere ait ihalelerde ihale komisyonu görevini ifa eden belediye encümeninin almış olduğu ihale kararları tutarları üzerinden de binde 5,69 oranında damga vergisi tahsil edilmesi gerektiği, ancak Belediyenin mülkiyetinde bulunan 25 adet taşınmaza ilişkin encümen kararları ile ihale satış dosyalarının incelenmesinde, taşınmazların satışına ilişkin ihale kararı sebebiyle kesilmesi gereken binde 5,69 oranındaki damga vergisinin alınmadığının anlaşıldığı,
Diğer taraftan, Vergi Usul Kanununa göre vergi ziyaına sebebiyet verilmesi halinde; ziyaa uğratılan vergi için vergi ziyaı cezası ile gecikme faizi de hesaplanarak müeyyide uygulanması gerektiği, kuşkusuz bu müeyyidelere karşı sorumlu/mükellefin söz konusu Kanun uyarınca uzlaşma ve cezalarda indirme talebi ile vergi mahkemelerinde dava açma yolu bulunduğu, Sayıştay ilamıyla mükellef veya sorumlunun yararlanabileceği bu yollar kapandığı gibi bu durumun potansiyel kamu geliri olan vergi ziyaı cezası ile gecikme faizinden de vazgeçilmesi sonucunu doğurduğu, tazmin konusu işlemle vergi ziyaına yol açıldığının düşünülmesi halinde uygulanacak müeyyideleri ve kanun yollarını belirlemek için gerektiğinde vergi incelemesi yaptırmak suretiyle işlem tesis edilmesi için konunun Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı’na yazılması gerektiği,
Belirtilerek;
Yukarıda belirtilen hususların açıklığa kavuşturulması için konunun Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığına yazılmasını teminen yeniden hüküm tesisi için Asıl İlamın 2’nci maddesi ile verilen tazmin hükmünün bozularak dosyanın Dairesine tevdiine,
Karar verilmiştir.
488 sayılı Damga Vergisi Kanununun 1’inci maddesinde; bu Kanuna ekli (1) sayılı Tabloda yazılı kâğıtların damga vergisine tabi olduğu, bu Kanundaki kâğıtlar teriminin, yazılıp imzalanmak veya imza yerine geçen bir işaret konmak suretiyle düzenlenen ve herhangi bir hususu ispat veya belli etmek için ibraz edilebilecek olan belgeler ile elektronik imza kullanılmak suretiyle manyetik ortamda elektronik veri şeklinde oluşturulan belgeleri ifade ettiği, “Mükellef”in düzenlendiği 3’üncü maddesinde; resmi dairelerle kişiler arasındaki işlemlere ait kâğıtların damga vergisini kişilerin ödeyeceği belirtilmiş olup, 4’üncü maddesinde de; bir kâğıdın tabi olacağı verginin tayini için o kâğıdın mahiyetine bakılacağı ve buna göre tabloda yazılı vergisinin bulunacağı, kâğıtların mahiyetlerinin tayininde, şekli kanunlarda belirtilmiş olanlarda kanunlardaki adlarına, belirtilmemiş olanlarda üzerlerindeki yazının tazammum ettiği hüküm ve manaya bakılacağı, mahiyeti tayin edilmek istenen kâğıt üzerinde başka bir kâğıda atıf yapılmış ise atıf yapılan kâğıdın hükümlerine nazaran iktisap ettiği mahiyete göre vergi alınacağı, hükümlerine yer verilmiştir.
Anılan Kanuna ekli (I) sayılı Tablonun “II. Kararlar ve mazbatalar” bölümünün 2’nci sırasında; “İhale Kanunlarına tabi olan veya olmayan resmi daire ve kamu tüzel kişiliğini haiz kurumların her türlü ihale kararları”nın binde 5,69 oranında damga vergisine tabi olduğu belirtilmiştir.
Yapılan incelemede, Belediyenin mülkiyetinde bulunan 25 adet taşınmaza ilişkin encümen kararları ile ihale satış dosyalarının incelenmesinde, taşınmazların satışına ilişkin ihale kararı sebebiyle alınması gereken damga vergisinin alınmadığı anlaşılmıştır.
Damga Vergisi Kanununa ekli (1) sayılı Tabloda belirtildiği üzere ihale kanunlarına tabi olan veya olmayan resmi daire ve kamu tüzel kişiliğine haiz kurumların her türlü ihale kararları binde 5,69 oranında damga vergisine tabidir. Dolayısıyla belediyelere ait ihalelerde ihale komisyonu görevini ifa eden belediye encümeninin almış olduğu ihale kararları tutarları üzerinden de binde 5,69 oranında damga vergisi tahsil edilmesi gerekmektedir.
Muhasebe Yetkilisi ………….’nın (Mali Hizmetler Müd.) temyiz dilekçesinde; söz konusu taşınmazların satış ihalesinin 2886 sayılı Kanunun 35/a maddesi uyarınca kapalı teklif usulü ile yapıldığı ve ihale sonunda alınan …………. tarihli ve …………. no.lu encümen kararında; gereği için karar sureti ve kararda adı geçen evrak asıllarının Destek Hizmetleri Müdürlüğü ile Emlak ve İstimlak Müdürlüğü’ne gönderilmesine karar verildiği, bu süreç içerisinde Mali Hizmetler Müdürlüğüne herhangi bir bilgi ve belge verilmediği, ihale kararlarının onaylanması üzerine Destek Hizmetleri Müdürlüğü tarafından ihalede satış yapılanlara gönderilen ve kesinleşen ihale kararlarının bildirilmesine ilişkin yazıda, ihaleden doğan her türlü vergi, resim ve harçların tamamı ile ihale bedelinin 6 ay içerisinde ve 6 eşit taksitte Belediye veznesine yatırılması gerektiğinin bildirilmesi sonrasında Mali Hizmetler Müdürlüğü olarak konudan haberdar olunduğu; gerek Destek Hizmetleri Müdürlüğü ve gerekse Emlak ve İstimlak Müdürlüğü tarafından söz konusu ihale sonrası Mali Hizmetler Müdürlüğüne tahsil edilmesi gereken yasal alacakların (İhale Satış Bedeli + İlan Bedeli + İhale Karar Pulu + Sözleşme Damga Vergisi gibi) detayı hakkında ayrıntılı bilgilendirme yapılmamasına rağmen, Mali Hizmetler Müdürlüğü olarak, Destek Hizmetleri Müdürlüğünün yazısı doğrultusunda kesinleşen ihale sonrası satış yapılan tüm kişilerle alacak tahsil sözleşmesi imzalanarak, ihalede belirlenen satış bedelleri ile damga vergilerinin eksiksiz tahsil edildiği belirtilmiştir. Buna göre, muhasebe yetkilisinin sorumluluğu için, ön şart olarak gelirin ilgili kanunlarına göre tarh ve tahakkuk ettirilerek tahsil edilebilir hale gelmesi gerektiği ileri sürülebilir ise de;
İhale komisyonu olarak görev yapan belediye encümen üyelerinden muhasebe yetkilisi sıfatıyla Mali Hizmetler Müdürünün taşınmazların satışına ilişkin ihale kararında da, ihale sonunda alınan encümen kararında da imzası bulunmaktadır. Bu nedenle, ………….’nın alınan ihale kararları hakkında bilgisi olmadığını kabul etmek mümkün değildir. Kaldı ki, temyiz dilekçesinde de “ihale kararlarının onaylanması üzerine Destek Hizmetleri Müdürlüğü tarafından ihalede satış yapılanlara gönderilen ve kesinleşen ihale kararlarının bildirilmesine ilişkin yazı üzerine konudan haberdar olunduğu ve damga vergilerinin eksiksiz tahsil edildiği ifade edilmiştir.
2886 sayılı Devlet İhale Kanunu’nun 31’inci maddesinde; “İhale Komisyonları tarafından alınan ihale kararları, ita amirlerince karar talihinden itibaren en geç 15 iş günü içinde onaylanır veya iptaledilir. İta amirince karar iptal edilirse ihale hükümsüz sayılır.” hükmü yer almaktadır.
25 Adet Parselin Satışına İlişkin Şartnamenin “Ödeme Koşulları ve Devir İşlemleri” başlıklı 25’inci maddesinde de;
“25.1. 2886 sayılı Devlet İhale Kanununun 31. maddesi gereğince; ihale kararının İta Amiri tarafından onaylanmasını müteakip ihaleyi kazanan istekliye yapılan tebliğ tarihi itibari ile 15 gün İçerisinde ihaleden doğan her türlü vergi, resim ve harçların tamamı ile ihale bedeli peşin olarak belediyemiz veznesine yatırılacaktır. İhale konusu satışa ait borcun ödenmesine müteakip devir işlemlerine başlanacaktır.” denilmektedir. Anılan düzenlemeler uyarınca, kesinleşen ihale kararı Destek Hizmetleri Müdürlüğü tarafından ihaleden doğan her türlü vergi, resim ve harçların tamamı ile ihale bedelinin 6 ay içerisinde 6 eşit taksitle belediye veznesine yatırılması gerektiği ihaleyi kazanan isteklilere bildirilmiştir.
Asıl İlamın 2’nci maddesiyle verilen tazmin hükmünün dayanağı 488 sayılı Damga Vergisi Kanunu’nda yer verilen, ihale kararları üzerinden damga vergisi kesintisi yapılması zorunluluğuna uyulmaması olup, sorumlunun temyiz başvurusunda ileri sürdüğü; “ihale arsa satış ihalesi olduğundan ve ihalede herhangi bir taahhüt bulunmadığından sözleşme yapılmadığı, dolayısıyla bununla ilgili herhangi bir vergi tahsil edilmediği” ve “488 sayılı Damga Vergisi Kanunu hükümlerine göre hesaplanan damga vergilerine ait tahsilatlara ilişkin makbuzların savunma ekinde gönderildiği” yönündeki savunmaları, rapor aşamasında da iddia olunmuşsa da; bu hususlar yargılama sırasında tek tek ele alınarak karşılanmak suretiyle hüküm tesis edilmiştir. Ayrıca konunun Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı’na yazılması hususu da yargılamada değerlendirilmiştir.
Asıl İlamda da yer verildiği üzere, sorgu konusu edilen husus sözleşme damga vergisi olmayıp, taşınmazların satışına ilişkin ihale kararı üzerinden alınması gereken damga vergisidir. Ayrıca, savunmada sözleşme yapılmadığı ifade edilmiş ise de; …………. Belediye Başkanlığı tarafından ihale üzerinde bırakılanlar adına gönderilen …………. tarihli “Kesinleşen İhale Kararının Bildirilmesi” başlıklı yazıda; ihale bedelinin 6 eşit taksitle ödeneceği belirtilmiş ve ihale üzerinde bırakılanlarla taksit sözleşmesi yapılmıştır. İdare tarafından savunma ekinde gönderilen makbuzlar, ihale üzerinde bırakılanlarla yapılan sözleşme sonucu doğan sözleşme damga vergisine ait olup, sorgu konusu edilen ihale kararlarına ilişkin değildir. Bu itibarla, resmi dairelerin yetkili mercilerince bir malın artırma, eksiltme, pazarlık, açık ihale usulü, belli istekliler arasında ihale usulü ve sair şekillerde alınması, satılması veya bir hizmetin gördürülmesi maksadıyla verilen her türlü kararlar, ihale kararları olup damga vergisine tabi olacaktır. Bununla birlikte, İdare tarafından gönderilen savunma ve eklerinde ihale kararlarına ait damga vergisinin ödendiğine dair herhangi bir belge bulunmamaktadır.
Nitekim 488 sayılı Damga Vergisi Kanununun “Resmi dairelerin mecburiyeti” başlıklı 26’ncı maddesinde de; “Resmi dairelerin ilgili memurları kendilerine ibraz edilen kağıtların Damga Vergisini aramaya ve vergisi hiç ödenmemiş veya noksan ödenmiş olanları bir tutanakla tesbit etmeye veya bunları tutanağı düzenlemek üzere, vergi dairesine göndermeye mecburdurlar.” hükmü yer almaktadır.
Yukarıda yazılı belge ve bilgilerin değerlendirilmesi suretiyle hüküm tesis edilmiş olup, bozma yönündeki Temyiz Kurulu Kararında gerekçe olarak kanuna aykırılık belirtilmemiştir.
5018 sayılı Kanun’un “Kamu Zararı” başlıklı 71’inci maddesinde, “Kamu zararı; kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunmasıdır.
Kamu zararının belirlenmesinde;
e) İdare gelirlerinin tarh, tahakkuk veya tahsil işlemlerinin mevzuata uygun bir şekilde yapılmaması,
Esas alınır.” hükmü yer almaktadır.
Diğer taraftan, taşınmazların satışına ilişkin ihale kararlarına ilişkin damga vergilerinin tahsil edilmemesinden ihale komisyonu olarak görev yapan belediye encümen üyeleri de sorumluluğa dahil edilmiş ise de; ihale kararlarına ilişkin damga vergilerinin takip ve tahsili hususunda ihale komisyonu olarak görev yapan belediye encümen üyelerinden muhasebe yetkilisi sıfatıyla Mali Hizmetler Müdürünün sorumluluğu bulunmaktadır.
Bu itibarla, mülkiyeti Belediyeye ait olan 25 adet taşınmazın satışına ilişkin ihale kararları üzerinden damga vergisi alınmaması sonucu neden olunan …………. TL kamu zararının; Muhasebe Yetkilisi ………….’ya (Mali Hizmetler Müd.) tek başına,
6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 53’üncü maddesi gereği işleyecek faizleri ile ödettirilmesine, anılan Kanun’un 55’inci maddesi uyarınca İşbu İlamın tebliğ tarihinden itibaren altmış gün içerisinde Sayıştay Temyiz Kurulu nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere,
Oy çokluğuyla,
Karar verildi.
Azınlık Görüşü
Daire Başkanı …………. ile Üye ………….’… karşı oy gerekçesi;
“488 sayılı Damga Vergisi Kanununun 1’inci maddesinde; bu Kanuna ekli (1) sayılı Tabloda yazılı kâğıtların damga vergisine tabi olduğu, bu Kanundaki kâğıtlar teriminin, yazılıp imzalanmak veya imza yerine geçen bir işaret konmak suretiyle düzenlenen ve herhangi bir hususu ispat veya belli etmek için ibraz edilebilecek olan belgeler ile elektronik imza kullanılmak suretiyle manyetik ortamda elektronik veri şeklinde oluşturulan belgeleri ifade ettiği, “Mükellef”in düzenlendiği 3’üncü maddesinde; resmi dairelerle kişiler arasındaki işlemlere ait kâğıtların damga vergisini kişilerin ödeyeceği belirtilmiş olup, 4’üncü maddesinde de; bir kâğıdın tabi olacağı verginin tayini için o kâğıdın mahiyetine bakılacağı ve buna göre tabloda yazılı vergisinin bulunacağı, kâğıtların mahiyetlerinin tayininde, şekli kanunlarda belirtilmiş olanlarda kanunlardaki adlarına, belirtilmemiş olanlarda üzerlerindeki yazının tazammum ettiği hüküm ve manaya bakılacağı, mahiyeti tayin edilmek istenen kâğıt üzerinde başka bir kâğıda atıf yapılmış ise atıf yapılan kâğıdın hükümlerine nazaran iktisap ettiği mahiyete göre vergi alınacağı, hükümlerine yer verilmiştir.
Anılan Kanuna ekli (I) sayılı Tablonun "I-Akitlerle ilgili kağıtlar" başlıklı bölümünün A/1 fıkrasında, belli parayı İhtiva eden mukavelenameler, taahhütnameler ve temliknamelerin binde 7,5 nispetinde; "II- Kararlar ve mazbatalar" başlıklı bölümünün 5766 sayılı Kanunla değişik 2 nci fıkrasında ise, İhale Kanunlarına tabi olan veya olmayan resmi daire ve kamu tüzel kişiliğine haiz kurumların her türlü ihale kararlarının binde 4,5 nispetinde damga vergisine tabi tutulacağı hükme bağlanmıştır. (2018 yılı için damga vergisi oranlarının, Kanuna ekli (1) sayılı Tablonun l/A-1 fıkrasındaki kağıtlar için binde 9,48; II/2 fıkrasındaki kağıtlar için binde 5,69 olarak belirlenmiştir.)
Yukarıda yer alan mevzuat hükümlerine göre ihale kanunlarına tabi olan veya olmayan resmi daire ve kamu tüzel kişiliğini haiz kurumların her türlü ihale kararları binde 5,69 oranında damga vergisine tabidir. Dolayısıyla belediyelere ait ihalelerde ihale komisyonu görevini ifa eden belediye encümeninin almış olduğu ihale kararları tutarları üzerinden de binde 5,69 oranında damga vergisi tahsil edilmesi gerekmektedir.
Belediyenin mülkiyetinde bulunan 25 adet taşınmaza ilişkin encümen kararları ile ihale satış dosyalarının incelenmesinde, taşınmazların satışına ilişkin ihale kararı sebebiyle tahakkuk ettirilip 488 sayılı Kanunun 3’üncü maddesi uyarınca ihale üzerinde bırakılanlarca ödenmesi gereken binde 5,69 oranındaki damga vergisinin ödenmediği anlaşılmıştır. Yine aynı Kanun’un 26’ncı maddesinde; resmi dairelerin ilgili memurlarının kendilerine ibraz edilen kağıtların vergisini aramaya ve vergisi hiç ödenmemiş veya eksik ödenmiş olanları bir tutanakla tespit etmeye veya bunları tutanağı düzenlemek üzere vergi dairesine göndermeye mecbur oldukları, 24’üncü maddesinde de; Kanun’un 22/a maddesi kapsamında bulunanların taraf oldukları işlemlere ait verginin beyan ve ödenmesinden sorumlu oldukları, verginin ödenmemesi veya noksan ödenmesi durumunda vergi, ceza ve fer'ileri, vergi için diğer işlem taraflarına rücu hakkı olmak üzere, bunlardan alınacağı hükümlerine yer verilmiştir.
Diğer taraftan Vergi Usul Kanununa göre vergi ziyaına sebebiyet verilmesi halinde; ziyaa uğratılan vergi için vergi ziyaı cezası ile gecikme faizi de hesaplanarak müeyyide uygulanması gerekmektedir. Kuşkusuz bu müeyyidelere karşı sorumlu/mükellefin söz konusu Kanun uyarınca uzlaşma ve cezalarda indirme talebi ile vergi mahkemelerinde dava açma yolu bulunmaktadır. Sayıştay ilamıyla mükellef veya sorumlunun yararlanabileceği bu yollar kapandığı gibi potansiyel kamu geliri olan vergi ziyaı cezası ile gecikme faizinden de vaz geçilmesi sonucu doğmaktadır. Tazmin konusu işlemle vergi ziyaına yol açıldığının düşünülmesi halinde uygulanacak müeyyideleri ve kanun yollarını belirlemek için gerektiğinde vergi incelemesi yaptırmak suretiyle işlem tesis edilmesi için konunun Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı’na yazılması gerekir. Kaldı ki, Damga Vergisi Kanunu hükümleri ödenmeyen verginin Sayıştay yargılaması ile değil, ihbar edilerek vergi dairesince tahsilini öngörmektedir.
Bu itibarla, mülkiyeti Belediyeye ait olan 25 adet taşınmazın satışına ilişkin ihale kararları üzerinden damga vergisi alınmaması sonucu …………. TL kamu zararına neden olunduğu ileri sürülmekte ise de; yukarıda belirtilen hususların açıklığa kavuşturulması ve tahsil edilmeyen damga vergisinin Kanun’una uygun olarak ve tarafların kanun yollarını kullanmalarına imkan sağlayacak şekilde sonuçlandırılması için konunun Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığına bildirilmesine karar verilmesinin uygun olacağı düşünülmektedir.”