Daire Karar Detayı
Daire
5
Karar Tarihi
06.10.2022
Karar No
550
İlam No
177
Madde No
1
Kamu İdaresi Türü
Belediyeler ve Bağlı İdareler
Hesap Yılı
2019
Konu
Personel Mevzuatı ile İlgili Kararlar
KARAR
Belediye başkan ödeneği
……………… tarih ve …………….. sayılı ilamın ……………… inci maddesi ile;
5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 45 inci maddesinin ek fıkrası gereği belediye başkan vekili olarak görevlendirilenlere mevzuata aykırı olarak belediye başkan ödeneği verilmesi sonucu oluşan ………………….. TL kamu zararına ilişkin tutarın sorumlulara ödettirilmesine karar verilmişti.
Bu defa, yargılamanın iadesini gerektiren durumlar bulunduğu hususu ile ilgili olarak Harcama Yetkilisi ………………….’ın ………… tarih ve ………………. sayı, Gerçekleştirme Görevlisi ……………….’in …………. tarih ve ………………5 sayı ile Sayıştay evrak kayıtlarına giren dilekçe ve eklerinin incelenerek ek rapor düzenlenmesinin temini için denetçisine havale edilmiştir.
Söz konusu karar doğrultusunda, ek rapor düzenlenerek Dairemize havale edilmiştir.
5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 45 inci maddesinin ek fıkrası gereği, Belediye Başkan vekili olarak görevlendirilenlere mevzuata aykırı olarak belediye başkan ödeneği verilmesi suretiyle ……………………… TL kamu zararına sebebiyet verildiği hususu ile ilgili olarak,
Usul yönünden değerlendirme;
6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun “Yargılamanın iadesi” başlıklı 56 ncı maddesinde;
“(1) 52 nci maddenin birinci fıkrasında yazılı ilgililer tarafından yargılamanın iadesi istenebileceği gibi Sayıştay dairelerince de doğrudan doğruya buna karar verilebilir.
(2) Yargılamanın iadesi sebepleri şunlardır:
a) Hesapta maddi hata, isim yanlışlığı veya eksikliği bulunması, noksanlık veya mükerrerlik olması.
b) Hükme etki yapmış olan bir belgede sahtecilik bulunması.
c) Denetleme veya hesap yargılaması sırasında görülmeyen yanlış veya usulsüz bir işlemin hükümden sonra meydana çıkmış olması.
ç) Denetleme veya hesap yargılaması sırasında bulunmayan hükme tesir edebilecek bazı belgelerin hükümden sonra ortaya çıkması.
d) Hükme esas tutulan bir ilamın bozulma suretiyle ortadan kalkmış olması.
e) Bilirkişi veya uzmanın gerçeğe aykırı rapor düzenlediğinin ortaya çıkması.
(3) Yargılamanın iadesi isteminde bulunma süresi ilamın tebliği tarihinden itibaren beş yıldır.
(4) Yargılamanın iadesi isteminde bulunmak ilamın icrasını alıkoymaz. Yargılamanın iadesi dilekçesini inceleyen daire gerekli gördüğü takdirde, kanunen geçerli teminat karşılığında, icranın geciktirilmesine karar verebilir.
(5) Yargılamanın iadesi istemi, hükmü veren dairece incelenir ve ilk olarak yargılamanın iadesi talebinin kabulüne veya reddine karar verilir. Kabul kararı verilmesi halinde iade edilen hususlarla sınırlı olmak üzere hesap yargılaması yapılır.
(6) Türkiye Büyük Millet Meclisince kesin hesap kanunu teklifinin karara bağlanmış olması şahıs borçlarına etkili değildir.”
hükmü yer almaktadır.
Bu kapsamda, mahkemece verilen ve hükümden sonra ortaya çıkan, sorumlu ve/veya avukatı tarafından alınarak dosyaya sunulmayan veya sunulamayan delilin, her ne kadar mahkemece hüküm tesis edilmiş ise de, denetleme veya hesap yargılaması sırasında bulunmaması ve hükme tesir edebilecek bazı belgelerin hükümden sonra ortaya çıkması durumunda maddi hakikate ve adalete ulaşılması amacıyla konunun ilk kararı veren dairece değerlendirmesi gerekmektedir.
Nitekim, 6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun “Yargılamanın iadesi” başlıklı 56 ncı maddesinin ilk fıkrası; “52 nci maddenin birinci fıkrasında yazılı ilgililer tarafından yargılamanın iadesi istenebileceği gibi Sayıştay dairelerince de doğrudan doğruya buna karar verilebilir.” denilerek, yargılamanın iadesi talebinde bulunabilecekleri tahdidi olarak sıralamıştır.
Anılan Kanunun “İlamların tebliği, tavzihi ve düzeltilmesi” başlıklı 52 nci maddesinin birinci fıkrasında ise; “(1) Sayıştay ilamları; sorumlulara, sorumluların bağlı olduğu kamu idarelerine, genel bütçe kapsamındaki kamu idareleri için Maliye Bakanlığına, ilgili muhasebe birimine ve başsavcılığa tebliğ edilir.” denilerek yargılamanın iadesi talebinde bulunabilecekler belirtilmiştir. Bu minvalde ……………….. tarih ve ………………….. sayılı ilamın ………………… inci maddesi ile tazminine hükmedilen konu hakkında sorumlulardan; Harcama Yetkilisinin ……………… tarih ve …………….. sayılı dilekçe ile , Gerçekleştirme Görevlisinin ……………… tarih ve ……………….. sayılı dilekçe ile yargılamanın iadesi talebinde bulundukları ve kişi yönünden 6085 sayılı Kanunda belirlenen usule uygun başvurunun yapıldığı anlaşılmaktadır.
Mezkur Kanunun 56 ıncı maddesinin üçüncü fıkrası; “Yargılamanın iadesi isteminde bulunma süresi ilamın tebliği tarihinden itibaren beş yıldır.” denilerek, yargılamanın iadesi talebinde bulunma süresini 5 yıl ile sınırlandırmıştır. Bu kapsamda da ilamın sorumlulara tebliğ tarihinin ………………… ve …………………… tarihleri olduğu görüldüğünden süre yönünden de usule uygun yapıldığı anlaşılmaktadır.
Bu doğrultuda; ……………….. tarih ve ………………… sayılı ilamın ………………… inci maddesinin 6085 sayılı Sayıştay Kanununun “Yargılamanın iadesi” başlıklı 56 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (ç) bendi; “Denetleme veya hesap yargılaması sırasında bulunmayan hükme tesir edebilecek bazı belgelerin hükümden sonra ortaya çıkması.” hükmü gereğince savunma ekinde gönderilen belgelerin bu kapsamda olduğu kabul edilerek yargılamanın iadesine karar verildi.
Esas yönünden değerlendirme;
5393 sayılı Kanun’un “Belediye başkanlığının boşalması hâlinde yapılacak işlemler” başlıklı 45 inci maddesine, 674 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 38 inci maddesiyle eklenen ve 24.11.2016 gün ve 29898 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabul Edilmesine Dair Kanun’un 34 üncü maddesiyle aynen kabul edilen ek fıkrasında; “Ancak, belediye başkanı veya başkan vekili ya da meclis üyesinin terör veya terör örgütlerine yardım ve yataklık suçları sebebiyle görevden uzaklaştırılması veya tutuklanması ya da kamu hizmetinden yasaklanması veya başkanlık sıfatı veya meclis üyeliğinin sona ermesi hallerinde 46 ncı maddedeki makamlarca belediye başkanı veya başkan vekili ya da meclis üyesi görevlendirilir. Görevlendirilecek kişinin seçilme yeterliğine sahip olması şarttır. Görevden uzaklaştırılan veya tutuklanan belediye meclisi üyesinin istifa etmesi halinde de bu fıkra hükümleri uygulanır. Bu fıkra gereğince belediye başkanı veya başkan vekili görevlendirilen belediyelerde bütçe ve muhasebe iş ve işlemleri valilik onayı ile defterdarlığa veya mal müdürlüğüne gördürülebilir. Bu belediyelerde belediye meclisi, başkanın çağrısı olmadıkça toplanamaz. Meclisin, encümenin ve komisyonların görev ve yetkileri 31 inci maddede belirtilen encümen üyeleri tarafından yürütülür.”
düzenlemesi yapılmıştır.
Anılan maddede; belediye başkanı veya başkan vekili ya da meclis üyesinin terör veya terör örgütlerine yardım ve yataklık suçları sebebiyle görevden uzaklaştırılması veya tutuklanması ya da kamu hizmetinden yasaklanması veya başkanlık sıfatı veya meclis üyeliğinin sona ermesi hallerinde 46 ncı maddedeki makamlarca belediye başkanı veya başkan vekili ya da meclis üyesi görevlendirilebileceği, meclisin, encümenin ve komisyonların görev ve yetkilerinin 31 inci maddede belirtilen encümen üyeleri tarafından yürütüleceği, “Belediye başkanı görevlendirilmesi” başlıklı 46 ncı maddesine göre Belediye başkanlığının herhangi bir nedenle boşalması ve yeni belediye başkanı veya başkan vekili seçiminin yapılamaması durumunda, seçim yapılıncaya kadar belediye başkanlığına büyükşehir ve il belediyelerinde İçişleri Bakanı, diğer belediyelerde vali tarafından görevlendirme yapılacağı belirtilmiştir.
Diğer bir ifadeyle, Belediye başkanının izin, hastalık veya başka bir sebeple görev başında bulunmadığı hâllerde, bu süre içinde kendisine vekâlet etmek üzere, belediye meclisi üyeleri arasından birini başkan vekili olarak görevlendirmesi hallerinde yapılan görevlendirmede Başkan vekiline, görev süresince başkana ödenen aylık brüt ödeneğin gün hesabı üzerinden ödenek verileceği 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 40 ıncı maddesinde düzenlendiğinden, anılan Kanunun “Belediye başkanlığının boşalması hâlinde yapılacak işlemler” başlıklı 45 inci maddesinin ek fıkrası hükmü gereğince ilgili makamlarca yapılacak görevlendirmelerde görevlendirilen personele verilecek ödenekle ilgili herhangi bir belirleme yapılmamıştır.
Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerin incelenmesi sonucunda; ………………… olarak görev yapan ………………..’nun ………………. Bakanının ……………… günlü oluru ile ve ……………….’ın ise ………………… günlü oluru ile ………………. vekili olarak kanunda öngörülen usule uygun olarak görevlendirildikleri görülmüştür.
Sorumlular ilk savunmalarında;
5393 sayılı Belediye Kanunu’un 45 inci maddesinden bahsederek, 40 ncı maddenin üçüncü fıkrasında yer alan, “Başkan vekiline, görev süresince başkana ödenen aylık brüt ödeneğin gün hesabı üzerinden ödenek verilir.” hükmünün hem 40 ıncı maddenin birinci fıkrası hem de 45 inci maddenin birinci ve ikinci fıkra hükmüne göre belirlenen başkan vekilleri için geçerli olduğunu, belirtilen Kanun maddelerine göre ödeme yapıldığını, kanuni haklarının olduğu konusunda …………………….. Bakanlığından bilgi alınabileceğini ifade etmişler ise de; savunma eklerinde ödemelerin yapılmasına dayanak oluşturan herhangi bir bilgi ve belge sunmamışlardı. Bu kapsamda da Mahkemece mevcut bilgi ve belgeler üzerinden hüküm tesis edilmiş ve sorumlular hakkında tazmin hükmü verilmişti.
Bu defa sorumlular tarafından yargılamanın iadesini gerektiren durumlar bulunduğu hususu ile ilgili olarak …………………… tarih ve ……………….. sayı, ………………. tarih ve ………………….. sayı ile Sayıştay evrak kayıtlarına giren dilekçe ve eklerinin incelenerek değerlendirilmesi neticesinde;
………………….. Bakanlığı Hukuk Hizmetleri Genel Müdürlüğünün “Belediye Başkan Vekili” konulu yazılarında; ödemelere esas teşkil eden mevzuat hükümlerinden bahsedilerek çeşitli mahkeme kararının örneklerini verdikleri, mezkur mevzuat hükümleri ve yargı kararları muvacehesinde, Belediyenin Kanunla belirlenmiş organlarından biri olan Belediye başkanlığının boşalması halinde 5393 sayılı Kanunun 45 inci maddesi kapsamında Belediye meclisi tarafından seçilecek ya da Kanunun 46 ıncı maddesinde belirtilen makamlarca Başkan vekili olarak görevlendirileceklere yapılacak ödemeye ilişkin bir hususun madde metninde yer almadığını, buna mukabil başkanlığa vekalet edenler için Kanunda yalnızca 40 ıncı madde ile genele şamil olmak üzere bir düzenleme yapıldığını, bu kapsamda değerlendirildiğinde de başkanlığa vekalet etmek üzere 5393 sayılı Kanun kapsamında ve usulüne uygun olarak görevlendirilen kamu görevlilerinin, 40 ıncı madde ile belirlenen ödeneği almalarında hukuki bir mahzur olmadığının mütalaa edildiğini belirtmişlerdir.
Nitekim, yargılama aşamasında bulunmadığı anlaşılan ancak yazılı ilk savunmalarında ifade edilen bu hususun; maddi hakikatın ortaya çıkarılması ve kişilerin savunma haklarının kısıtlanmaması ve hak ihlaline yol açılmaması adına Mahkemece değerlendirilmesi gerekliliği ortaya çıkmaktadır. Diğer bir ifadeyle, Mahkemece yargılama sırasında bilinmeyen, bilindiği halde ulaşılamayan veya taraflarca da sunulmayan bu yüzden de kısmen veya tamamen hükmün kurulmasında dikkate alınmamış olan ve konunun “… tesir edebilecek bazı belgelerin hükümden sonra ortaya çıkması” çerçevesinde değerlendirilmesi gerekmektedir.
Bu kapsamda, gerek ………………… olarak görev yapan …………………’nun …………….. Bakanlığının ………………. günlü oluru ile ve …………………’ın ise ……………….. günlü oluru ile …………… vekili olarak kanunda öngörülen usule uygun olarak görevlendirilmeleri gerekse de Belediye kanunun 45 inci maddesine göre görevlendirilenlere verilecek ödenek ile ilgili kanunda açık bir düzenlemenin yapılmamış olmasına karşın, ödemelere dayanak teşkil eden mezkur 40 ıncı maddenin üçüncü fıkrasındaki ““Başkan vekiline görev süresince başkana ödenen aylık brüt ödeneğin gün hesabı üzerinden ödenek verilir.” hükmünün genel bir düzenleme olması hususu göz önünde bulundurulduğunda, idarece yapılan ödemelerde sorumluların savunma ve eklerinde sunmuş oldukları belgelerin kabulünü gerekli kılmaktadır.
Bu itibarla, 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 45 inci maddesinin ek fıkrası gereği ………………….. vekili olarak görevlendirilenlere belediye başkan ödeneği verilmesi hususu ile ilgili …………………….. TL’lik tutarın yukarıda açıklanan gerekçelerle kamu zararı oluşturmadığı anlaşıldığından, …………………. tarih ve ………………… sayılı ilamın …………………inci maddesiyle verilen tazmin hükmünün sorumlular Harcama Yetkilisi …………………, Gerçekleştirme Görevlisi …………………….’in ……….. uhdelerinden kaldırılmasına,
İş bu ilamın tebliğ tarihinden itibaren aynı Kanunun 55 inci maddesi gereğince altmış gün içerisinde Sayıştay Temyiz Kurulu nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere oybirliğiyle,
karar verildi.
……………… tarih ve …………….. sayılı ilamın ……………… inci maddesi ile;
5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 45 inci maddesinin ek fıkrası gereği belediye başkan vekili olarak görevlendirilenlere mevzuata aykırı olarak belediye başkan ödeneği verilmesi sonucu oluşan ………………….. TL kamu zararına ilişkin tutarın sorumlulara ödettirilmesine karar verilmişti.
Bu defa, yargılamanın iadesini gerektiren durumlar bulunduğu hususu ile ilgili olarak Harcama Yetkilisi ………………….’ın ………… tarih ve ………………. sayı, Gerçekleştirme Görevlisi ……………….’in …………. tarih ve ………………5 sayı ile Sayıştay evrak kayıtlarına giren dilekçe ve eklerinin incelenerek ek rapor düzenlenmesinin temini için denetçisine havale edilmiştir.
Söz konusu karar doğrultusunda, ek rapor düzenlenerek Dairemize havale edilmiştir.
5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 45 inci maddesinin ek fıkrası gereği, Belediye Başkan vekili olarak görevlendirilenlere mevzuata aykırı olarak belediye başkan ödeneği verilmesi suretiyle ……………………… TL kamu zararına sebebiyet verildiği hususu ile ilgili olarak,
Usul yönünden değerlendirme;
6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun “Yargılamanın iadesi” başlıklı 56 ncı maddesinde;
“(1) 52 nci maddenin birinci fıkrasında yazılı ilgililer tarafından yargılamanın iadesi istenebileceği gibi Sayıştay dairelerince de doğrudan doğruya buna karar verilebilir.
(2) Yargılamanın iadesi sebepleri şunlardır:
a) Hesapta maddi hata, isim yanlışlığı veya eksikliği bulunması, noksanlık veya mükerrerlik olması.
b) Hükme etki yapmış olan bir belgede sahtecilik bulunması.
c) Denetleme veya hesap yargılaması sırasında görülmeyen yanlış veya usulsüz bir işlemin hükümden sonra meydana çıkmış olması.
ç) Denetleme veya hesap yargılaması sırasında bulunmayan hükme tesir edebilecek bazı belgelerin hükümden sonra ortaya çıkması.
d) Hükme esas tutulan bir ilamın bozulma suretiyle ortadan kalkmış olması.
e) Bilirkişi veya uzmanın gerçeğe aykırı rapor düzenlediğinin ortaya çıkması.
(3) Yargılamanın iadesi isteminde bulunma süresi ilamın tebliği tarihinden itibaren beş yıldır.
(4) Yargılamanın iadesi isteminde bulunmak ilamın icrasını alıkoymaz. Yargılamanın iadesi dilekçesini inceleyen daire gerekli gördüğü takdirde, kanunen geçerli teminat karşılığında, icranın geciktirilmesine karar verebilir.
(5) Yargılamanın iadesi istemi, hükmü veren dairece incelenir ve ilk olarak yargılamanın iadesi talebinin kabulüne veya reddine karar verilir. Kabul kararı verilmesi halinde iade edilen hususlarla sınırlı olmak üzere hesap yargılaması yapılır.
(6) Türkiye Büyük Millet Meclisince kesin hesap kanunu teklifinin karara bağlanmış olması şahıs borçlarına etkili değildir.”
hükmü yer almaktadır.
Bu kapsamda, mahkemece verilen ve hükümden sonra ortaya çıkan, sorumlu ve/veya avukatı tarafından alınarak dosyaya sunulmayan veya sunulamayan delilin, her ne kadar mahkemece hüküm tesis edilmiş ise de, denetleme veya hesap yargılaması sırasında bulunmaması ve hükme tesir edebilecek bazı belgelerin hükümden sonra ortaya çıkması durumunda maddi hakikate ve adalete ulaşılması amacıyla konunun ilk kararı veren dairece değerlendirmesi gerekmektedir.
Nitekim, 6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun “Yargılamanın iadesi” başlıklı 56 ncı maddesinin ilk fıkrası; “52 nci maddenin birinci fıkrasında yazılı ilgililer tarafından yargılamanın iadesi istenebileceği gibi Sayıştay dairelerince de doğrudan doğruya buna karar verilebilir.” denilerek, yargılamanın iadesi talebinde bulunabilecekleri tahdidi olarak sıralamıştır.
Anılan Kanunun “İlamların tebliği, tavzihi ve düzeltilmesi” başlıklı 52 nci maddesinin birinci fıkrasında ise; “(1) Sayıştay ilamları; sorumlulara, sorumluların bağlı olduğu kamu idarelerine, genel bütçe kapsamındaki kamu idareleri için Maliye Bakanlığına, ilgili muhasebe birimine ve başsavcılığa tebliğ edilir.” denilerek yargılamanın iadesi talebinde bulunabilecekler belirtilmiştir. Bu minvalde ……………….. tarih ve ………………….. sayılı ilamın ………………… inci maddesi ile tazminine hükmedilen konu hakkında sorumlulardan; Harcama Yetkilisinin ……………… tarih ve …………….. sayılı dilekçe ile , Gerçekleştirme Görevlisinin ……………… tarih ve ……………….. sayılı dilekçe ile yargılamanın iadesi talebinde bulundukları ve kişi yönünden 6085 sayılı Kanunda belirlenen usule uygun başvurunun yapıldığı anlaşılmaktadır.
Mezkur Kanunun 56 ıncı maddesinin üçüncü fıkrası; “Yargılamanın iadesi isteminde bulunma süresi ilamın tebliği tarihinden itibaren beş yıldır.” denilerek, yargılamanın iadesi talebinde bulunma süresini 5 yıl ile sınırlandırmıştır. Bu kapsamda da ilamın sorumlulara tebliğ tarihinin ………………… ve …………………… tarihleri olduğu görüldüğünden süre yönünden de usule uygun yapıldığı anlaşılmaktadır.
Bu doğrultuda; ……………….. tarih ve ………………… sayılı ilamın ………………… inci maddesinin 6085 sayılı Sayıştay Kanununun “Yargılamanın iadesi” başlıklı 56 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (ç) bendi; “Denetleme veya hesap yargılaması sırasında bulunmayan hükme tesir edebilecek bazı belgelerin hükümden sonra ortaya çıkması.” hükmü gereğince savunma ekinde gönderilen belgelerin bu kapsamda olduğu kabul edilerek yargılamanın iadesine karar verildi.
Esas yönünden değerlendirme;
5393 sayılı Kanun’un “Belediye başkanlığının boşalması hâlinde yapılacak işlemler” başlıklı 45 inci maddesine, 674 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 38 inci maddesiyle eklenen ve 24.11.2016 gün ve 29898 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabul Edilmesine Dair Kanun’un 34 üncü maddesiyle aynen kabul edilen ek fıkrasında; “Ancak, belediye başkanı veya başkan vekili ya da meclis üyesinin terör veya terör örgütlerine yardım ve yataklık suçları sebebiyle görevden uzaklaştırılması veya tutuklanması ya da kamu hizmetinden yasaklanması veya başkanlık sıfatı veya meclis üyeliğinin sona ermesi hallerinde 46 ncı maddedeki makamlarca belediye başkanı veya başkan vekili ya da meclis üyesi görevlendirilir. Görevlendirilecek kişinin seçilme yeterliğine sahip olması şarttır. Görevden uzaklaştırılan veya tutuklanan belediye meclisi üyesinin istifa etmesi halinde de bu fıkra hükümleri uygulanır. Bu fıkra gereğince belediye başkanı veya başkan vekili görevlendirilen belediyelerde bütçe ve muhasebe iş ve işlemleri valilik onayı ile defterdarlığa veya mal müdürlüğüne gördürülebilir. Bu belediyelerde belediye meclisi, başkanın çağrısı olmadıkça toplanamaz. Meclisin, encümenin ve komisyonların görev ve yetkileri 31 inci maddede belirtilen encümen üyeleri tarafından yürütülür.”
düzenlemesi yapılmıştır.
Anılan maddede; belediye başkanı veya başkan vekili ya da meclis üyesinin terör veya terör örgütlerine yardım ve yataklık suçları sebebiyle görevden uzaklaştırılması veya tutuklanması ya da kamu hizmetinden yasaklanması veya başkanlık sıfatı veya meclis üyeliğinin sona ermesi hallerinde 46 ncı maddedeki makamlarca belediye başkanı veya başkan vekili ya da meclis üyesi görevlendirilebileceği, meclisin, encümenin ve komisyonların görev ve yetkilerinin 31 inci maddede belirtilen encümen üyeleri tarafından yürütüleceği, “Belediye başkanı görevlendirilmesi” başlıklı 46 ncı maddesine göre Belediye başkanlığının herhangi bir nedenle boşalması ve yeni belediye başkanı veya başkan vekili seçiminin yapılamaması durumunda, seçim yapılıncaya kadar belediye başkanlığına büyükşehir ve il belediyelerinde İçişleri Bakanı, diğer belediyelerde vali tarafından görevlendirme yapılacağı belirtilmiştir.
Diğer bir ifadeyle, Belediye başkanının izin, hastalık veya başka bir sebeple görev başında bulunmadığı hâllerde, bu süre içinde kendisine vekâlet etmek üzere, belediye meclisi üyeleri arasından birini başkan vekili olarak görevlendirmesi hallerinde yapılan görevlendirmede Başkan vekiline, görev süresince başkana ödenen aylık brüt ödeneğin gün hesabı üzerinden ödenek verileceği 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 40 ıncı maddesinde düzenlendiğinden, anılan Kanunun “Belediye başkanlığının boşalması hâlinde yapılacak işlemler” başlıklı 45 inci maddesinin ek fıkrası hükmü gereğince ilgili makamlarca yapılacak görevlendirmelerde görevlendirilen personele verilecek ödenekle ilgili herhangi bir belirleme yapılmamıştır.
Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerin incelenmesi sonucunda; ………………… olarak görev yapan ………………..’nun ………………. Bakanının ……………… günlü oluru ile ve ……………….’ın ise ………………… günlü oluru ile ………………. vekili olarak kanunda öngörülen usule uygun olarak görevlendirildikleri görülmüştür.
Sorumlular ilk savunmalarında;
5393 sayılı Belediye Kanunu’un 45 inci maddesinden bahsederek, 40 ncı maddenin üçüncü fıkrasında yer alan, “Başkan vekiline, görev süresince başkana ödenen aylık brüt ödeneğin gün hesabı üzerinden ödenek verilir.” hükmünün hem 40 ıncı maddenin birinci fıkrası hem de 45 inci maddenin birinci ve ikinci fıkra hükmüne göre belirlenen başkan vekilleri için geçerli olduğunu, belirtilen Kanun maddelerine göre ödeme yapıldığını, kanuni haklarının olduğu konusunda …………………….. Bakanlığından bilgi alınabileceğini ifade etmişler ise de; savunma eklerinde ödemelerin yapılmasına dayanak oluşturan herhangi bir bilgi ve belge sunmamışlardı. Bu kapsamda da Mahkemece mevcut bilgi ve belgeler üzerinden hüküm tesis edilmiş ve sorumlular hakkında tazmin hükmü verilmişti.
Bu defa sorumlular tarafından yargılamanın iadesini gerektiren durumlar bulunduğu hususu ile ilgili olarak …………………… tarih ve ……………….. sayı, ………………. tarih ve ………………….. sayı ile Sayıştay evrak kayıtlarına giren dilekçe ve eklerinin incelenerek değerlendirilmesi neticesinde;
………………….. Bakanlığı Hukuk Hizmetleri Genel Müdürlüğünün “Belediye Başkan Vekili” konulu yazılarında; ödemelere esas teşkil eden mevzuat hükümlerinden bahsedilerek çeşitli mahkeme kararının örneklerini verdikleri, mezkur mevzuat hükümleri ve yargı kararları muvacehesinde, Belediyenin Kanunla belirlenmiş organlarından biri olan Belediye başkanlığının boşalması halinde 5393 sayılı Kanunun 45 inci maddesi kapsamında Belediye meclisi tarafından seçilecek ya da Kanunun 46 ıncı maddesinde belirtilen makamlarca Başkan vekili olarak görevlendirileceklere yapılacak ödemeye ilişkin bir hususun madde metninde yer almadığını, buna mukabil başkanlığa vekalet edenler için Kanunda yalnızca 40 ıncı madde ile genele şamil olmak üzere bir düzenleme yapıldığını, bu kapsamda değerlendirildiğinde de başkanlığa vekalet etmek üzere 5393 sayılı Kanun kapsamında ve usulüne uygun olarak görevlendirilen kamu görevlilerinin, 40 ıncı madde ile belirlenen ödeneği almalarında hukuki bir mahzur olmadığının mütalaa edildiğini belirtmişlerdir.
Nitekim, yargılama aşamasında bulunmadığı anlaşılan ancak yazılı ilk savunmalarında ifade edilen bu hususun; maddi hakikatın ortaya çıkarılması ve kişilerin savunma haklarının kısıtlanmaması ve hak ihlaline yol açılmaması adına Mahkemece değerlendirilmesi gerekliliği ortaya çıkmaktadır. Diğer bir ifadeyle, Mahkemece yargılama sırasında bilinmeyen, bilindiği halde ulaşılamayan veya taraflarca da sunulmayan bu yüzden de kısmen veya tamamen hükmün kurulmasında dikkate alınmamış olan ve konunun “… tesir edebilecek bazı belgelerin hükümden sonra ortaya çıkması” çerçevesinde değerlendirilmesi gerekmektedir.
Bu kapsamda, gerek ………………… olarak görev yapan …………………’nun …………….. Bakanlığının ………………. günlü oluru ile ve …………………’ın ise ……………….. günlü oluru ile …………… vekili olarak kanunda öngörülen usule uygun olarak görevlendirilmeleri gerekse de Belediye kanunun 45 inci maddesine göre görevlendirilenlere verilecek ödenek ile ilgili kanunda açık bir düzenlemenin yapılmamış olmasına karşın, ödemelere dayanak teşkil eden mezkur 40 ıncı maddenin üçüncü fıkrasındaki ““Başkan vekiline görev süresince başkana ödenen aylık brüt ödeneğin gün hesabı üzerinden ödenek verilir.” hükmünün genel bir düzenleme olması hususu göz önünde bulundurulduğunda, idarece yapılan ödemelerde sorumluların savunma ve eklerinde sunmuş oldukları belgelerin kabulünü gerekli kılmaktadır.
Bu itibarla, 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 45 inci maddesinin ek fıkrası gereği ………………….. vekili olarak görevlendirilenlere belediye başkan ödeneği verilmesi hususu ile ilgili …………………….. TL’lik tutarın yukarıda açıklanan gerekçelerle kamu zararı oluşturmadığı anlaşıldığından, …………………. tarih ve ………………… sayılı ilamın …………………inci maddesiyle verilen tazmin hükmünün sorumlular Harcama Yetkilisi …………………, Gerçekleştirme Görevlisi …………………….’in ……….. uhdelerinden kaldırılmasına,
İş bu ilamın tebliğ tarihinden itibaren aynı Kanunun 55 inci maddesi gereğince altmış gün içerisinde Sayıştay Temyiz Kurulu nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere oybirliğiyle,
karar verildi.