Daire Karar Detayı
Daire
5
Karar Tarihi
17.05.2022
Karar No
525
İlam No
283
Madde No
1
Kamu İdaresi Türü
Belediyeler ve Bağlı İdareler
Hesap Yılı
2016
Konu
Personel Mevzuatı ile İlgili Kararlar
KARAR
Sosyal denge tazminatı
…. tarih ve …. sayılı ilamın …. inci maddesi ile;
Belediye ile ….Sen arasında …. tarihinde imzalanan ve ….-…. dönemini kapsayan toplu iş sözleşmesi ile memurlara sosyal denge tazminatının yasayla belirlenen limitlere uyulmaksızın ve ayrıca … tarihli sözleşmeye yeni mali haklar getirecek şekilde düzenlenmesi ile yasal sınırları aşan sosyal denge tazminatı ödenmesi neticesinde …. TL tutarında kamu zararına sebep olunduğu, kamu zararının mevzuata aykırı hükümler içeren sözleşmeyi imzalayan Belediye Başkanı ile diğer imzacılara, mali mevzuat hükümlerine yönelik sorumluluklarını yerine getirmeyen Harcama Yetkilileri ve Gerçekleştirme Görevlilerine müştereken ve müteselsilen 6085 sayılı Sayıştay Kanununun 53 üncü maddesi gereği işleyecek faizleriyle ödettirilmesine,
karar verilmişti.
Bu defa, Üst Yönetici Belediye Başkanı …., Harcama Yetkilileri …. (Çevre Koruma Müd.), ….L (Kültür Müd.), …. (Hukuk İşl. Müd.), …. (Destek Hizm. Müd.), …. (Sağlık İşl Müd.), …. (Plan Proje Müd.), …. (Zabıta Müd.), …. (Sosyal Yardım Müd.), …. (Strateji Müd.), …. (Emlak İst. Müd.), … (Çevre Koruma Müd.), … (Bilgi İşlem Müd.), … (İşletme Müd.), … (Fen İşl. Müd.), …. (Emlak İst. Müd.), …. (Veteriner Müd.), …. (Plan Proje Müd.), …. (Bilgi İşlem Müd.), … (Basın Yayın Müd.), …. (Plan Proje Müd.), …. (Emlak ve İstimlak Müd.), …. (Temizlik İşl Müd.), …. (Ulaşım Hizm. Müd.), ….. (Temizlik İşl. Müd.), …. (Yapı Kontrol Müd.), …. (Park Bahçeler Müd.), …. (İnsan Kayn. Müd.), …. (Mali Hizm. Müd. Yrd.), …. (Park Bahçeler Müd.), …. (Muhtarlık İşl. Müd.), …. (Ulaşım Hizm. Müd.), ……. (Özel Kalem Müd.), ….. (Özel Kalem Müd.), ….. (Teftiş Müd.), …. (Mali Hizm. Müd. Yrd.), …. (İmar ve Şehircilik Müdürü) adına kanuni mirasçısı eşi …..; Gerçekleştirme Görevlileri …. (Memur), …. (Memur), ….. (Memur), ….. (Memur), ….. (Memur), …. (Memur), ….. (Memur), ….. (Memur), …. (Memur), ….. (……) (Memur), …. (Memur), ….. (Memur), ….. (İşci), ….. (Memur), ….. (Memur), …. (Memur), ….. (Memur), ….. (İşçi), ….. (Memur), …. (İşçi), ….. (Memur), ….. (Memur), ….. (Memur), …. (Memur), ….. (Memur), …. (Memur), …. (Memur), …. (Memur), …. (Memur), ….. (Memur), …. (İşçi), …. (Memur), ….. (Memur), …. (Memur), …. (Memur), ….. (Memur), ….. (Memur), …. (Memur), …. (Memur), ….. (Memur), ….. (Memur), ….. (Memur), ….. (Memur), ….. (Memur), ….. (Memur), ….. (Memur), ….. (Memur), ….. (Memur), ….. (Memur), ….. (Memur), ….. (Memur), ….. (Memur), ….. (Memur) ile Diğer Sorumlular …. (İnsan Kaynakları Müdürü), Av. ….., …..(Memur) ve Harcama Yetkilisi sıfatıyla sorumlu tutulan ….. ile ….. adına Avukat ……’ın Temyiz başvuruları üzerine Sayıştay Temyiz Kurulu’nun ……. tarih ve ……tutanak sayılı kararında;
Memurlara yapılan sosyal denge tazminatı ödemelerine ilişkin verilen tazmin kararının esas yönünden mevzuata uygun olduğu,
Sorumluluk yönünden ise 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanununun “Mahalli İdarelerde Sözleşme İmzalanması” başlıklı 32 nci maddesi hükmüne göre, belediyelerde toplu sözleşme yapma yetkisinin belediye başkanına ait olduğu, İdare Hukukunda yetkinin, idari işlemin, idari sözleşmenin sadece kanunla belirlenmiş ve sınırlanmış makamlar tarafından yapılabilmesi yeteneğini ifade ettiği, yetkisizliğin esas, yetkili olmanın ise istisna olduğu,
Sosyal denge sözleşmesini imzalayan kişilerin sorumluluğunun, İdare Hukukuna hakim bu temel ilkeler çerçevesinde değerlendirildiğinde, toplu sözleşme bakımından belediye başkanının imzası dışındaki görevlilerin imzalarının hiçbir öneminin ve etkisinin bulunmadığı, sosyal denge sözleşmesinde idare adına sadece Belediye Başkanının imzasının bulunması nasıl ki sosyal denge sözleşmesini “yetki unsuru” yönünden sakatlamayacak ise, belediye başkanının imzasının yanı sıra, yasal bir gereklilik bulunmamasına karşın bir kısım başka kamu görevlilerinin imzalarının bulunmasının işleme başka bir kimlik vermeyeceği, somut olayda, esas olanın Belediye Başkanının imzasının bulunması olduğu, bu sebeple, işveren ve sendika adına sosyal denge sözleşmesini imzalayanların sorumluluğunun bulunmadığı, Belediye Başkanının ise mevzuata aykırı hükmüler içeren sözleşmenin akdedilmesi işlemi ile bu sözleşme hükümlerine istinaden yapılan ödeme neticesinde kamu zararına sebebiyet verildiğinden sorumluluğu bulunduğu,
Harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlilerinin yasal sorumluluk ve yükümlülüklerinin 5018 sayılı Kanunu’nun 32 ve 33’üncü maddelerinde düzenlendiği, bu hükümler bağlamında, somut olayda harcama yetkilileri ve gerçekleştirme görevlilerinin sorumluluğunun, ödeme emrine konu ödemeye dayanak olan yürürlükteki Sosyal Denge Sözleşmesi hükümleri çerçevesinde harcama yapmak olduğu, 4688 sayılı Kanun ve 5393 sayılı Kanun’un ilgili hükümleri mucibince akdedilecek sosyal denge sözleşmesinin içeriğinin düzenlenmesine ilişkin kendilerine sorumluluk yüklenebilecek bir yasal yetki ve görevlerinin bulunmadığını,
Netice itibariyle, sosyal denge sözleşmesinin akdedilme aşamasında herhangi bir yetki ve sorumluluğu bulunmayan harcama yetkilileri ve gerçekleştirme görevlilerinin, sadece ilişikli ödeme emri belgeleri üzerinde imzası bulunması hasebiyle sorumluluklarına hükmedilmesinin mümkün bulunmadığına dair bozma kararı verilerek dosya dairesine tevdii edilmiştir.
Söz konusu karar doğrultusunda, 6085 sayılı Sayıştay Kanununun 55 inci maddesinin 7 nci fıkrası uyarınca verilen bozma kararı gereğince ek rapor düzenlenerek Dairemize havale edilmiştir.
Belediye ile ……Sen arasında ….. tarihinde imzalanan ve …..-….. dönemini kapsayan toplu iş sözleşmesi ile memurlara sosyal denge tazminatının yasayla belirlenen limitlere uyulmaksızın ve ayrıca ….. tarihli sözleşmeye yeni mali haklar getirecek şekilde düzenlenmesi ile yasal sınırları aşan sosyal denge tazminatı ödenmesi neticesinde ….. TL kamu zararına sebebiyet verildiği hususu ile ilgili olarak,
Uluslararası Çalışma Örgütünün değişik tarihlerde gerçekleştirdiği Genel Konferanslarında kabul edilen ve Türkiye Büyük Millet Meclisince de birer kanunla onaylanmasının uygun bulunması üzerine tasdik edilen sözleşmelerle, kamu hizmetlerinde çalışanların örgütlenme hakkı ve istihdam koşullarının belirlenme yöntemleri konularında bazı hakların sağlanması yoluna gidildiği görülmektedir. Her ne kadar Anayasamızın 90’ıncı maddesinin son fıkrası uyarınca, usulüne uygun olarak yürürlüğe konmuş uluslararası antlaşmalar kanun hükmünde olup bunlar hakkında anayasaya aykırılık iddiasıyla Anayasa Mahkemesi’ne başvurulamamakta ise de, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 7’nci maddesine göre “Yasama yetkisi” Türk Milleti adına Türkiye Büyük Millet Meclisinindir ve bu yetki devredilemez. Anayasa’nın 128’inci maddesinde ise memurların ve diğer kamu görevlilerinin niteliklerinin, atanmalarının, görev ve yetkilerinin, hakları ve yükümlülüklerinin, aylık ve ödenekleri ve diğer özlük işlerinin kanunla düzenleneceği hüküm altına alınmıştır. 08.08.1951 tarih ve 5834 sayılı yasayla onaylanması uygun bulunan ve 14.08.1951 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 98 no’lu ILO sözleşmesinde, çalışanlara toplu pazarlık ve toplu sözleşme hakkı getirilmiştir; ancak çalışanlara tanınacak mali hakların sözleşme ile serbestçe belirlenebileceği ve imzalanacak bu sözleşmenin de normlar hiyerarşisine göre Kanun hükümlerinin üzerinde olacağına dair bir hüküm yer almamaktadır. Anayasa’nın 90’ıncı maddesi bir Anayasa hükmü olduğu gibi 128’inci maddesi de bir Anayasa hükmüdür. Dolayısıyla her iki hükmün beraber değerlendirilerek çalışanlara toplu sözleşme hakkı verilmekle birlikte; yapılacak sözleşmelerde kanunlarla belirlenen usul ve esaslara uyulması gerekmektedir.
Diğer bir ifadeyle, temel hak ve özgürlüklerden olan sendikal örgütlenme ve toplu sözleşme yapma özgürlüğü uluslararası sözleşmeler ve Anayasa ile güvence altına alınmıştır. Ancak uluslararası sözleşmeler ile bu haklara ilişkin genel çerçeve çizilmiş olup mali ödemeler gibi ayrıntılı konular hakkında bir düzenleme yapılmamıştır. Uluslararası sözleşmeleri imzalayan ülkelerin birbirinden farklı sosyo-ekonomik durumları ve mali güçleri dikkate alındığında uluslararası sözleşmeler ile bu türden ayrıntıların belirlenmesi mümkün görünmemektedir. ILO sözleşmelerinde de sendikal örgütlenme ve toplu sözleşme hakkının korunmasına ilişkin temel hükümler yer almakta olup bu özgürlüklerin uygulanmasına ilişkin düzenlemeler ülkelerin kendi iç hukuk metinlerine bırakılmıştır.
Anayasanın 128’inci maddesinin ikinci fıkrasının ikinci cümlesinde belirtildiği üzere mali ve sosyal haklara ilişkin olarak toplu sözleşme ile düzenleme yapılabileceği açıktır. Belediyede çalışan memurlara yapılan sosyal denge ödemeleri Kanuni sınırlar içinde kalmak şartıyla sözleşme hükümlerine göre ödenecektir. Yapılacak ödemenin brüt tutarı hiçbir şekilde Toplu Sözleşmeyle belirlenen tutarı geçemez. Uluslararası antlaşmalar veya Anayasada toplu sözleşme hakkı verilmesi bu hakkın sınırsız bir şekilde kullanılacağı anlamına gelmemektedir. Bu hakkın nasıl uygulanacağı/kullanılacağı Kanunlarla belirlenmiştir.
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının “Toplu İş Sözleşmesi ve Sözleşme Hakkı” başlıklı 53’üncü maddesinde; “İşçiler ve işverenler, karşılıklı olarak ekonomik ve sosyal durumlarını ve çalışma şartlarını düzenlemek amacıyla toplu iş sözleşmesi yapma hakkına sahiptirler.
Toplu iş sözleşmesinin nasıl yapılacağı kanunla düzenlenir. Memurlar ve diğer kamu görevlileri, toplu sözleşme yapma hakkına sahiptirler. Toplu sözleşme yapılması sırasında uyuşmazlık çıkması halinde taraflar Kamu Görevlileri Hakem Kuruluna başvurabilir. Kamu Görevlileri Hakem Kurulu kararları kesindir ve toplu sözleşme hükmündedir. Toplu sözleşme hakkının kapsamı, istisnaları, toplu sözleşmeden yararlanacaklar, toplu sözleşmenin yapılma şekli, usulü ve yürürlüğü, toplu sözleşme hükümlerinin emeklilere yansıtılması, Kamu Görevlileri Hakem Kurulunun teşkili, çalışma usul ve esasları ile diğer hususlar kanunla düzenlenir” hükümleri yer almaktadır.
Anayasanın mezkur 53 üncü maddesi doğrultusunda; 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Ek 15 inci maddesinde, “Belediyeler ve bağlı kuruluşları ile il özel idarelerinin kadro ve pozisyonlarında istihdam edilen kamu görevlilerine sosyal denge tazminatı ödenebilir. Sosyal denge tazminatının ödenebilecek aylık tutarı, 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanununa göre yapılan toplu sözleşmede belirlenen tavan tutarı geçmemek üzere ilgili belediye ve il özel idaresi ile ilgili belediye ve il özel idaresinde en çok üyeye sahip kamu görevlileri sendikası arasında anılan Kanunda öngörülen hükümler çerçevesinde yapılabilecek sözleşmeyle belirlenir” denilmektedir.
4688 Sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanununun “Mahalli İdarelerde Sözleşme İmzalanması” başlıklı 32 nci maddesinde “27/6/1989 tarihli ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 15 inci maddesi hükümleri çerçevesinde sosyal denge tazminatının ödenmesine belediyelerde belediye başkanının teklifi üzerine belediye meclisince, il özel idaresinde valinin teklifi üzerine il genel meclisince karar verilmesi halinde, sözleşme döneminde verilecek sosyal denge tazminatı tutarını belirlemek üzere ilgili mahalli idarede en çok üyeye sahip sendikanın genel başkanı veya sendika yönetim kurulu tarafından yetkilendirilecek bir temsilcisi ile belediyelerde belediye başkanı, il özel idaresinde vali arasında toplu sözleşme sürecinin tamamlanmasını izleyen üç ay içerisinde sözleşme yapılabilir…” denilmekle birlikte aynı Kanunun Geçici 14 üncü Maddesinde “15/03/2012 tarihinden önce 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 15 inci maddesi kapsamındaki idareler ile ilgili sendikalar arasında toplu iş sözleşmesi, toplu sözleşme, sosyal denge sözleşmesi ve benzer adlar altında imzalanan sözleşmelerin uygulanmasına, söz konusu sözleşmelerde öngörülen sürelerin sonuna kadar devam edilebilir Anılan sözleşmelerin uygulanmasına devam edildiği dönem için 32 nci madde hükümleri çerçevesinde ayrıca sözleşme yapılamaz. Söz konusu sözleşmeleri 31/12/2017 tarihinden önce sona eren veya mevcut sözleşmeleri bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten sonra karşılıklı olarak feshedilen kapsama dahil idareler, sözleşmelerinin sona eriş veya fesih tarihini izleyen bir ay içinde sözleşmelerin sona erdiği veya feshedildiği tarih ile bu Kanunda öngörülen toplu sözleşme dönemi sonuna kadarki dönemle sınırlı olmak üzere üçüncü fıkra hükümleri dikkate alınmaksızın 32 nci madde hükümleri çerçevesinde sözleşme yapabilir. Ancak 32 nci madde uyarınca toplu sözleşmede belirlenen tavan tutarın, unvanlar itibarıyla ilgili personele söz konusu sözleşmeler uyarınca yapılmakta olan ortalama aylık ödemenin altında kalması halinde; üçüncü fıkra hükümleri dikkate alınmaksızın 32 nci madde hükümleri esas alınarak 31/12/2017 tarihine kadar uygulanabilecek sözleşmelerde bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte uygulanan sözleşme uyarınca unvanlar itibarıyla ilgili personele ödenen ortalama aylık tutar tavan olarak esas alınabilir. Bu şekilde yapılacak ödemeler kazanılmış hak sayılmaz” hükümlerine yer verilmiştir.
Buna göre 15.03.2012 tarihinden önce bir sözleşme imzalanmışsa, bu sözleşme, süresi bitinceye kadar geçerli olacaktır. Söz konusu sözleşmenin çeşitli sebeplerle 31.12.2017 tarihinden önce sona ermesi durumunda 31.12.2017 tarihine kadar yeni bir sözleşme imzalanabilecek, ancak eski sözleşmede unvanlar itibariyle belirlenen tutarın 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu’na göre yapılan toplu sözleşmede belirlenen tavan tutarı geçmesi durumunda bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte yani 11.04.2012 tarihinde uygulanan sözleşme uyarınca unvanlar itibarıyla ilgili personele ödenen ortalama aylık tutar tavan olarak esas alınabilecektir. Başka bir deyişle, 31.12.2017 tarihine kadar ki dönemde, yenilenen sözleşme ile ilgili personele ödenen meblağ, toplu sözleşme ile belirlenen tavan tutardan yüksek ise, yüksek olan bu tutarların artırılması mümkün değildir. Diğer taraftan aynı dönemde, bir önceki sözleşmede öngörülen sosyal denge tazminatı tutarı, yapılan toplu sözleşmede belirlenen tavan tutardan düşük ise, bu defa yeni yapılacak sözleşmede öngörülebilecek en yüksek tutar, toplu sözleşmede belirlenen tavan tutar kadar olabilecektir.
…. Belediyesi ile yetkili sendika arasında yapılan …. tarihli sözleşmede ünvanlar itibariyle ödenen ortalama değerlerin, toplu sözleşme ile belirlenen değerlerin üzerinde olmasından dolayı …. tarihli sözleşmenin ünvanlar itibariyle ortalama değerleri, sosyal denge ödemelerinde tavan tutar olarak esas alınması gerekmektedir. Tavan olarak belirlenen tutarın güncellenmesi, arttırılması, yeni mali ve sosyal haklar getirecek şekilde genişletilmesi 4688 sayılı Kanunun 32’nci maddesine aykırılık teşkil etmektedir. …. tarihli sözleşme ile yeni mali hükümler ihdas edilerek tavan tutar aşılacak şekilde sosyal denge ödemelerinin yapıldığı, mevzuata aykırı yapılan ödemelerin kamu zararına neden olunduğu anlaşılmaktadır.
Sosyal denge sözleşmesi kapsamında sosyal denge tazminatı, ikramiye, bayram, ulaşım, engelli veya ölüm yardımı gibi çeşitli adlar altında yapılan ödemeler niteliği itibariyle sosyal denge ödemesi olup tavan tutar uygulamasına tabidir. Sosyal denge sözleşmesinde çeşitli isimler altında farklı ödeme çeşitleri belirlenmesi bu ödemenin niteliğini değiştirmemektedir.
Sorumlular savunmalarında, Usulüne göre yürürlüğe konulmuş Milletlerarası Antlaşmaların kanun hükmünde olduğunu ve kanunla çelişme durumunda uluslararası antlaşmaların geçerli olacağını, Avrupa Sosyal Şartı başta olmak üzere 98 ve 151 sayılı ILO sözleşmelerinde ve bu sözleşmelere ilişkin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarında kamu görevlilerinin toplu sözleşme hakkının kullanımının engellenmesine veya kısıtlanmasına yönelik bütün düzenlemelerin kaldırılması gerektiğinin ifade edildiğini, toplu sözleşme ile verilen haklar ve yapılan ödemelerin kısıtlanmasının uluslararası sözleşmelerle garanti altına alınmış çalışanların örgütlenme ve toplu sözleşme hakkının kullanımına müdahale niteliği taşıyacağını belirtmişlerdir.
Ancak sorumluların söylediğinin aksine Kanun koyucu 4688 sayılı Kanun ile sosyal denge sözleşmesinin yapılabilmesini düzenlemiştir. Yani sosyal denge sözleşmesi yapılmasını kısıtlayıcı değil, sosyal denge sözleşmesinin çalışanın hakkı olduğunu ve hangi şartlarda ve usullerde kimler tarafından imzalanarak yapılacağına yönelik çalışanın hakkını koruyamaya dair düzenlemeler içermektedir. Ancak yasa koyucu sosyal denge sözleşmesi yapma konusunda serbesti getirmesinin yanı sıra bölgeler arası ve kurumlar arası eşitsizliği gidermek adına ödenebilecek tutara ilişkin üst sınır getirmiştir. Bu üst sınırı sosyal denge sözleşmesi hakkına müdahale olarak görmek doğru olmayacaktır. Nitekim Konuyla ilgili Sayıştay Daire ve Temyiz Kurulu Kararlarında, Uluslararası Antlaşmalar uyarınca sözleşme yapma hakkına müdahale edilmediği, sadece kanun ile ödenecek toplu sözleşme tutarına bir üst sınır getirildiği ifade edilmektedir.
Sorumlular savunmalarında, 5018 sayılı Yasanın 11 inci maddesi ve 5393 Sayılı Belediye Kanunu’nun 38 inci maddesi birlikte incelendiğinde Belediye Başkanlarının “Bütçeyi uygulama” görevinin bulunduğu, belirlenen görev ve sorumlulukların yerine getirilmesinden kendi meclislerine karşı sorumlu olacakları, sosyal denge ödemelerinin 4688 sayılı Yasanın 32 nci maddesi hükmüne uygun olarak belediye meclisince kararı alınan ve belediye başkanınca imzalanan bir sözleşmeden kaynaklandığı ve bu sözleşmeye istinaden bütçeye ödenek koyulduğu, bu sebeple ödemenin Belediye bütçesine konan ödeneğin ilgili kişilere ödenmesi şeklinde harcama yetkilisinin kullanımı şeklinde yerine getirildiği, harcama yetkilisinin bu ödenek ile sınırlı olarak harcama Olur’unu verir iken kullanabileceği inisiyatifin sınırlarına da bakmak gerektiği, harcama yetkilisinin ödenek kullanımında keyfî hareket edemeyeceği gibi üst yöneticinin sevk ve idaresinin de dışına çıkamayacağı, iddia edilenin aksine sözleşmede belirlenen tutarın - bütçede karşılığı bulunuyor ise - zamanında ödenmezse ilgilileri tarafından açılacak dava sonucunda alacağa bağlı doğacak fer’i haklarla kamu zararına neden olunacağı,
Harcama yetkilileri ve gerçekleştirme görevlilerinin inceleme yetkisi dışında kalan sözleşmeye bağlanarak oluşmuş bir idare borcunun belediye meclisinden geçen bir bütçe ile karşılığı ayrılmış olarak ödendiği, ön görülen bir kalemin fazla ödenmesi gibi durumun söz konusu olmadığı, tam olarak belediye bütçesinde karşılığı bulunan miktarın sözleşmede belirtilen şahıslara dağıtımının yapılması talimatının verilmesinin de zorunlu olduğu,
Harcama yetkilisinin veya gerçekleştirme görevlilerinin “sözleşmenin kısmen geçersiz sayılması gerektiğine” ilişkin olarak bir belirleme yapma konusunda yasal bir hakkının bulunmadığı, sözleşmenin feshinin ancak taraflar arasında yapılacak bir uzlaşı ile veya yargısal denetim ile oluşan bir yargı kararı ile olabileceğini ifade etmişlerdir
5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunun “Harcama Talimatı ve Sorumluluk” başlıklı 32 nci maddesinde; “Bütçelerden harcama yapılabilmesi, harcama yetkilisinin harcama talimatı vermesiyle mümkündür. Harcama talimatlarında hizmet gerekçesi, yapılacak işin konusu ve tutarı, süresi, kullanılabilir ödeneği, gerçekleştirme usulü ile gerçekleştirmeyle görevli olanlara ilişkin bilgiler yer alır.
Harcama yetkilileri, harcama talimatlarının bütçe ilke ve esaslarına, kanun, tüzük ve yönetmelikler ile diğer mevzuata uygun olmasından, ödeneklerin etkili, ekonomik ve verimli kullanılmasından ve bu Kanun çerçevesinde yapmaları gereken diğer işlemlerden sorumludur.” hükmü yer almaktadır. Söz konusu hüküm uyarınca ödemeye ilişkin hususlarda bütçe ilke esaslarına ve ödenek durumuna uygun hareket edilmiş olunması sorumluluğu ortadan kaldırmak için yeterli değildir. Sorumluların mali iş ve işlemlerinde diğer ilgili mevzuat hükümlerine de uygun hareket etmesi gerekmektedir.
5018 sayılı Kanunun “Giderin gerçekleştirilmesi” başlıklı 33 üncü maddesinde; “Bütçelerden bir giderin yapılabilmesi için iş, mal veya hizmetin belirlenmiş usul ve esaslara uygun olarak alındığının veya gerçekleştirildiğinin, görevlendirilmiş kişi veya komisyonlarca onaylanması ve gerçekleştirme belgelerinin düzenlenmiş olması gerekir. Giderlerin gerçekleştirilmesi; harcama yetkililerince belirlenen görevli tarafından düzenlenen ödeme emri belgesinin harcama yetkilisince imzalanması ve tutarın hak sahibine ödenmesiyle tamamlanır. Gerçekleştirme görevlileri, harcama talimatı üzerine; işin yaptırılması, mal veya hizmetin alınması, teslim almaya ilişkin işlemlerin yapılması, belgelendirilmesi ve ödeme için gerekli belgelerin hazırlanması görevlerini yürütürler” hükümleri uyarınca da, harcama yetkilileri ve gerçekleştirme görevlileri, giderin gerçekleştirilmesi ve harcamanın yapılması süreçlerinde, mevzuata uygunluk açısından kontrolleri sağlamakla yükümlüdürler. Yapılacak harcama, nitelik itibariyle hukuka aykırı nitelik taşıyorsa, söz konusu işlemleri yapmaktan kaçınmak durumundadırlar.
İç Kontrol ve Ön Mali Kontrole İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “Ön mali kontrolün kapsamı” başlıklı 10 uncu maddesinde;
“Ön mali kontrol görevi, idarelerin yönetim sorumluluğu çerçevesinde harcama birimleri ve mali hizmetler birimi tarafından yerine getirilir.
Ön mali kontrol harcama birimleri tarafından yapılan kontroller ile mali hizmetler birimi tarafından yapılan kontrollerden oluşur.
Gelir, gider, varlık ve yükümlülüklere ilişkin mali karar ve işlemler, harcama birimleri ve mali hizmetler birimi tarafından idarenin bütçesi, bütçe tertibi, kullanılabilir ödenek tutarı, ayrıntılı harcama veya finansman programları, merkezi yönetim bütçe kanunu ve diğer mali mevzuat hükümlerine uygunluk yönlerinden kontrol edilir. Mali karar ve işlemler harcama birimleri tarafından kaynakların etkili, ekonomik ve verimli bir şekilde kullanılması açısından da kontrol edilir” hükümleri yer almaktadır.
5018 sayılı Kanunun ilgili maddeleri ve söz konusu Yönetmelik hükümleri dikkate alındığında; mali karar ve işlemlerin merkezi yönetim bütçe kanunu ve diğer mali mevzuat hükümlerine uygunluk yönünden kontrolü, harcama birimlerine verilen bir sorumluluktur ve bu sorumluluk harcama yetkilileri ve gerçekleştirme görevlilerinin uhdesindedir.
Netice itibariyle her ne kadar sözleşmeye bağlanmış olsa ve bütçesinde ödeneği bulunsa da, mevzuat hükümlerine aykırı olarak tavan tutarın üzerinde sosyal denge tazminatı ödenmesine ilişkin harcama yetkilileri tarafından verilen harcama talimatı ve bu talimat doğrultusunda ödemeye ilişkin işlemleri gerçekleştiren gerçekleştirme görevlilerinin bu ödemelere ilişkin sorumlulukları bulunmaktadır.
Ayrıca; 5018 sayılı Kanunun 11 inci maddesinin birinci fıkrasında, belediyelerde belediye başkanının üst yönetici olduğu belirtildikten sonra ikinci fıkrasında üst yönetici olarak belediye başkanının, idarelerinin stratejik planlarının ve bütçelerinin hazırlanması ve uygulanmasından, sorumlulukları altındaki kaynakların etkili, ekonomik ve verimli şekilde elde edilmesi ve kullanımını sağlamaktan, kayıp ve kötüye kullanımının önlenmesinden, malî yönetim ve kontrol sisteminin işleyişinin gözetilmesi, izlenmesi ve kanunlar ile Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinde belirtilen görev ve sorumlulukların yerine getirilmesinden belediye meclisine karşı sorumlu oldukları; bu sorumluluğun gereklerini harcama yetkilileri, malî hizmetler birimi ve iç denetçiler aracılığıyla yerine getirecekleri kurallaştırılmıştır.
Kanunda açıkça belirtildiği üzere belediye başkanı olan üst yöneticinin sorumluluğu altındaki kaynakların etkili, ekonomik ve verimli şekilde elde edilmesini ve kullanılmasını sağlamalı, kayıp ve kötüye kullanımını önlemesi, malî yönetim ve kontrol sisteminin işleyişini gözetmesi gerekmektedir. Rapor konusu husus ….. Belediyesi bünyesinde görev alan çok sayıda personele mevzuatta belirtilen tavan tutarı aşan ödeme yapılmasıdır. Belediye başkanı sorguya dayanak olan sözleşmeyi imzalamıştır.
Öte yandan, 5393 sayılı Belediye Kanunun “Belediye başkanı” başlıklı 37 nci maddesinde; Belediye Başkanının belediye idaresinin başı ve Belediye tüzel kişiliğinin temsilcisi olduğu ifade edilmiştir. 4688 sayılı Kanun ve yukarıda belirtilen mevzuat hükümleri çerçevesinde Belediye Kanunu uyarınca Belediye tüzel kişiliğinin temsilcisi olan Belediye Başkanı imzaladığı sözleşme ile ……Belediyesini yükümlülük altına sokmuştur. Yani Belediye Başkanı imzaladığı sözleşme, temsilcisi olduğu idare için bağlayıcılık taşımaktadır. Bahsedilen nedenlerle, ….-….. tarihlerini kapsayan sosyal denge tazminatı ödenmesine ilişkin sözleşmede sözleşmeyi imza eden Belediye Başkanı ……’nde sorumluluğu bulunmaktadır.
Diğer taraftan; Belediye Başkanı dışında sözleşmeyi imzalayanlara 4688 sayılı Yasa uyarınca bir yetki tanınmamıştır. 5393 sayılı Kanunda belediyenin organlarının neler olduğu belirtildikten sonra bu organlara belirli yetkiler tanımlanmıştır. Sözleşmeyi imzalayan Belediye Başkanı dışındaki kişilerin bulunduğu makamların belediyenin organları tarafından bir konuda açıkça görevlendirilmedikçe, Belediye adına irade açıklamasında bulunma yetkileri yoktur. 5393 sayılı Kanunun “yetki devri” kenar başlıklı 42 nci maddesinde: “Belediye başkanı, görev ve yetkilerinden bir kısmını uygun gördüğü takdirde, yöneticilik sıfatı bulunan belediye görevlilerine devredebilir” denilmektedir. Belediye Başkanı tarafından sözleşmede imzası bulunan makamlara yapılmış bir yetki devri bulunmamaktadır. Bir yetki devri söz konusu olmuş olsaydı sözleşmede Belediye Başkanının imzasının bulunmaması gerekirdi. Belediye adına sadece Belediye Başkanının imzasıyla sözleşme kurulmuş olmaktadır. Diğer kişilerin sözleşmeyi imzalaması, sözleşmenin akdedilmesinde kurucu unsur olmadığından kamu zararından sorumlu tutulmamalarını gerektirmektedir.
Ayrıca konunun 5018 sayılı Kanunun 71 inci maddesi kapsamında kamu zararı olarak nitelendirilmesinin mümkün olmadığı ifade edilmiştir. Sorumluların iddia ettiği gibi bu maddede kamu zararının sadece mal ve hizmet alımlarına münhasır olduğu şeklinde bir hükme yer verilmemiştir.
Yukarıda belirtilen mevzuat hükümleri ve yapılan açıklamalar çerçevesinde; Belediye ile …..Sen arasında ….. tarihinde imzalanan ve …..-…. dönemini kapsayan toplu iş sözleşmesi ile memurlara sosyal denge tazminatının yasayla belirlenen limitlere uyulmaksızın ve ayrıca …. tarihli sözleşmeye yeni mali haklar getirecek şekilde düzenlenmesi ile yasal sınırları aşan sosyal denge tazminatı ödenmesi neticesinde oluşan ….. TL kamu zararının;
….. TL’sinin Sözleşmeyi İmzalayan Belediye Başkanı ….., Harcama Yetkilisi ….. ve Gerçekleştirme Görevlisi …..’a
…. TL’sinin Sözleşmeyi İmzalayan Belediye Başkanı ….., Harcama Yetkilisi ….. ve Gerçekleştirme Görevlisi ….’a
…. TL’sinin Sözleşmeyi İmzalayan Belediye Başkanı ….., Harcama Yetkilisi ….. ve Gerçekleştirme Görevlisi …..’a
……..
Müştereken ve müteselsilen 6085 sayılı Sayıştay Kanununun 53 üncü maddesi gereği işleyecek faizleriyle ödettirilmesine,
Anılan Kanunun 55 inci maddesi uyarınca işbu İlamın tebliğ tarihinden itibaren altmış gün içerisinde Sayıştay Temyiz Kurulu nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.
…. tarih ve …. sayılı ilamın …. inci maddesi ile;
Belediye ile ….Sen arasında …. tarihinde imzalanan ve ….-…. dönemini kapsayan toplu iş sözleşmesi ile memurlara sosyal denge tazminatının yasayla belirlenen limitlere uyulmaksızın ve ayrıca … tarihli sözleşmeye yeni mali haklar getirecek şekilde düzenlenmesi ile yasal sınırları aşan sosyal denge tazminatı ödenmesi neticesinde …. TL tutarında kamu zararına sebep olunduğu, kamu zararının mevzuata aykırı hükümler içeren sözleşmeyi imzalayan Belediye Başkanı ile diğer imzacılara, mali mevzuat hükümlerine yönelik sorumluluklarını yerine getirmeyen Harcama Yetkilileri ve Gerçekleştirme Görevlilerine müştereken ve müteselsilen 6085 sayılı Sayıştay Kanununun 53 üncü maddesi gereği işleyecek faizleriyle ödettirilmesine,
karar verilmişti.
Bu defa, Üst Yönetici Belediye Başkanı …., Harcama Yetkilileri …. (Çevre Koruma Müd.), ….L (Kültür Müd.), …. (Hukuk İşl. Müd.), …. (Destek Hizm. Müd.), …. (Sağlık İşl Müd.), …. (Plan Proje Müd.), …. (Zabıta Müd.), …. (Sosyal Yardım Müd.), …. (Strateji Müd.), …. (Emlak İst. Müd.), … (Çevre Koruma Müd.), … (Bilgi İşlem Müd.), … (İşletme Müd.), … (Fen İşl. Müd.), …. (Emlak İst. Müd.), …. (Veteriner Müd.), …. (Plan Proje Müd.), …. (Bilgi İşlem Müd.), … (Basın Yayın Müd.), …. (Plan Proje Müd.), …. (Emlak ve İstimlak Müd.), …. (Temizlik İşl Müd.), …. (Ulaşım Hizm. Müd.), ….. (Temizlik İşl. Müd.), …. (Yapı Kontrol Müd.), …. (Park Bahçeler Müd.), …. (İnsan Kayn. Müd.), …. (Mali Hizm. Müd. Yrd.), …. (Park Bahçeler Müd.), …. (Muhtarlık İşl. Müd.), …. (Ulaşım Hizm. Müd.), ……. (Özel Kalem Müd.), ….. (Özel Kalem Müd.), ….. (Teftiş Müd.), …. (Mali Hizm. Müd. Yrd.), …. (İmar ve Şehircilik Müdürü) adına kanuni mirasçısı eşi …..; Gerçekleştirme Görevlileri …. (Memur), …. (Memur), ….. (Memur), ….. (Memur), ….. (Memur), …. (Memur), ….. (Memur), ….. (Memur), …. (Memur), ….. (……) (Memur), …. (Memur), ….. (Memur), ….. (İşci), ….. (Memur), ….. (Memur), …. (Memur), ….. (Memur), ….. (İşçi), ….. (Memur), …. (İşçi), ….. (Memur), ….. (Memur), ….. (Memur), …. (Memur), ….. (Memur), …. (Memur), …. (Memur), …. (Memur), …. (Memur), ….. (Memur), …. (İşçi), …. (Memur), ….. (Memur), …. (Memur), …. (Memur), ….. (Memur), ….. (Memur), …. (Memur), …. (Memur), ….. (Memur), ….. (Memur), ….. (Memur), ….. (Memur), ….. (Memur), ….. (Memur), ….. (Memur), ….. (Memur), ….. (Memur), ….. (Memur), ….. (Memur), ….. (Memur), ….. (Memur), ….. (Memur) ile Diğer Sorumlular …. (İnsan Kaynakları Müdürü), Av. ….., …..(Memur) ve Harcama Yetkilisi sıfatıyla sorumlu tutulan ….. ile ….. adına Avukat ……’ın Temyiz başvuruları üzerine Sayıştay Temyiz Kurulu’nun ……. tarih ve ……tutanak sayılı kararında;
Memurlara yapılan sosyal denge tazminatı ödemelerine ilişkin verilen tazmin kararının esas yönünden mevzuata uygun olduğu,
Sorumluluk yönünden ise 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanununun “Mahalli İdarelerde Sözleşme İmzalanması” başlıklı 32 nci maddesi hükmüne göre, belediyelerde toplu sözleşme yapma yetkisinin belediye başkanına ait olduğu, İdare Hukukunda yetkinin, idari işlemin, idari sözleşmenin sadece kanunla belirlenmiş ve sınırlanmış makamlar tarafından yapılabilmesi yeteneğini ifade ettiği, yetkisizliğin esas, yetkili olmanın ise istisna olduğu,
Sosyal denge sözleşmesini imzalayan kişilerin sorumluluğunun, İdare Hukukuna hakim bu temel ilkeler çerçevesinde değerlendirildiğinde, toplu sözleşme bakımından belediye başkanının imzası dışındaki görevlilerin imzalarının hiçbir öneminin ve etkisinin bulunmadığı, sosyal denge sözleşmesinde idare adına sadece Belediye Başkanının imzasının bulunması nasıl ki sosyal denge sözleşmesini “yetki unsuru” yönünden sakatlamayacak ise, belediye başkanının imzasının yanı sıra, yasal bir gereklilik bulunmamasına karşın bir kısım başka kamu görevlilerinin imzalarının bulunmasının işleme başka bir kimlik vermeyeceği, somut olayda, esas olanın Belediye Başkanının imzasının bulunması olduğu, bu sebeple, işveren ve sendika adına sosyal denge sözleşmesini imzalayanların sorumluluğunun bulunmadığı, Belediye Başkanının ise mevzuata aykırı hükmüler içeren sözleşmenin akdedilmesi işlemi ile bu sözleşme hükümlerine istinaden yapılan ödeme neticesinde kamu zararına sebebiyet verildiğinden sorumluluğu bulunduğu,
Harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlilerinin yasal sorumluluk ve yükümlülüklerinin 5018 sayılı Kanunu’nun 32 ve 33’üncü maddelerinde düzenlendiği, bu hükümler bağlamında, somut olayda harcama yetkilileri ve gerçekleştirme görevlilerinin sorumluluğunun, ödeme emrine konu ödemeye dayanak olan yürürlükteki Sosyal Denge Sözleşmesi hükümleri çerçevesinde harcama yapmak olduğu, 4688 sayılı Kanun ve 5393 sayılı Kanun’un ilgili hükümleri mucibince akdedilecek sosyal denge sözleşmesinin içeriğinin düzenlenmesine ilişkin kendilerine sorumluluk yüklenebilecek bir yasal yetki ve görevlerinin bulunmadığını,
Netice itibariyle, sosyal denge sözleşmesinin akdedilme aşamasında herhangi bir yetki ve sorumluluğu bulunmayan harcama yetkilileri ve gerçekleştirme görevlilerinin, sadece ilişikli ödeme emri belgeleri üzerinde imzası bulunması hasebiyle sorumluluklarına hükmedilmesinin mümkün bulunmadığına dair bozma kararı verilerek dosya dairesine tevdii edilmiştir.
Söz konusu karar doğrultusunda, 6085 sayılı Sayıştay Kanununun 55 inci maddesinin 7 nci fıkrası uyarınca verilen bozma kararı gereğince ek rapor düzenlenerek Dairemize havale edilmiştir.
Belediye ile ……Sen arasında ….. tarihinde imzalanan ve …..-….. dönemini kapsayan toplu iş sözleşmesi ile memurlara sosyal denge tazminatının yasayla belirlenen limitlere uyulmaksızın ve ayrıca ….. tarihli sözleşmeye yeni mali haklar getirecek şekilde düzenlenmesi ile yasal sınırları aşan sosyal denge tazminatı ödenmesi neticesinde ….. TL kamu zararına sebebiyet verildiği hususu ile ilgili olarak,
Uluslararası Çalışma Örgütünün değişik tarihlerde gerçekleştirdiği Genel Konferanslarında kabul edilen ve Türkiye Büyük Millet Meclisince de birer kanunla onaylanmasının uygun bulunması üzerine tasdik edilen sözleşmelerle, kamu hizmetlerinde çalışanların örgütlenme hakkı ve istihdam koşullarının belirlenme yöntemleri konularında bazı hakların sağlanması yoluna gidildiği görülmektedir. Her ne kadar Anayasamızın 90’ıncı maddesinin son fıkrası uyarınca, usulüne uygun olarak yürürlüğe konmuş uluslararası antlaşmalar kanun hükmünde olup bunlar hakkında anayasaya aykırılık iddiasıyla Anayasa Mahkemesi’ne başvurulamamakta ise de, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 7’nci maddesine göre “Yasama yetkisi” Türk Milleti adına Türkiye Büyük Millet Meclisinindir ve bu yetki devredilemez. Anayasa’nın 128’inci maddesinde ise memurların ve diğer kamu görevlilerinin niteliklerinin, atanmalarının, görev ve yetkilerinin, hakları ve yükümlülüklerinin, aylık ve ödenekleri ve diğer özlük işlerinin kanunla düzenleneceği hüküm altına alınmıştır. 08.08.1951 tarih ve 5834 sayılı yasayla onaylanması uygun bulunan ve 14.08.1951 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 98 no’lu ILO sözleşmesinde, çalışanlara toplu pazarlık ve toplu sözleşme hakkı getirilmiştir; ancak çalışanlara tanınacak mali hakların sözleşme ile serbestçe belirlenebileceği ve imzalanacak bu sözleşmenin de normlar hiyerarşisine göre Kanun hükümlerinin üzerinde olacağına dair bir hüküm yer almamaktadır. Anayasa’nın 90’ıncı maddesi bir Anayasa hükmü olduğu gibi 128’inci maddesi de bir Anayasa hükmüdür. Dolayısıyla her iki hükmün beraber değerlendirilerek çalışanlara toplu sözleşme hakkı verilmekle birlikte; yapılacak sözleşmelerde kanunlarla belirlenen usul ve esaslara uyulması gerekmektedir.
Diğer bir ifadeyle, temel hak ve özgürlüklerden olan sendikal örgütlenme ve toplu sözleşme yapma özgürlüğü uluslararası sözleşmeler ve Anayasa ile güvence altına alınmıştır. Ancak uluslararası sözleşmeler ile bu haklara ilişkin genel çerçeve çizilmiş olup mali ödemeler gibi ayrıntılı konular hakkında bir düzenleme yapılmamıştır. Uluslararası sözleşmeleri imzalayan ülkelerin birbirinden farklı sosyo-ekonomik durumları ve mali güçleri dikkate alındığında uluslararası sözleşmeler ile bu türden ayrıntıların belirlenmesi mümkün görünmemektedir. ILO sözleşmelerinde de sendikal örgütlenme ve toplu sözleşme hakkının korunmasına ilişkin temel hükümler yer almakta olup bu özgürlüklerin uygulanmasına ilişkin düzenlemeler ülkelerin kendi iç hukuk metinlerine bırakılmıştır.
Anayasanın 128’inci maddesinin ikinci fıkrasının ikinci cümlesinde belirtildiği üzere mali ve sosyal haklara ilişkin olarak toplu sözleşme ile düzenleme yapılabileceği açıktır. Belediyede çalışan memurlara yapılan sosyal denge ödemeleri Kanuni sınırlar içinde kalmak şartıyla sözleşme hükümlerine göre ödenecektir. Yapılacak ödemenin brüt tutarı hiçbir şekilde Toplu Sözleşmeyle belirlenen tutarı geçemez. Uluslararası antlaşmalar veya Anayasada toplu sözleşme hakkı verilmesi bu hakkın sınırsız bir şekilde kullanılacağı anlamına gelmemektedir. Bu hakkın nasıl uygulanacağı/kullanılacağı Kanunlarla belirlenmiştir.
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının “Toplu İş Sözleşmesi ve Sözleşme Hakkı” başlıklı 53’üncü maddesinde; “İşçiler ve işverenler, karşılıklı olarak ekonomik ve sosyal durumlarını ve çalışma şartlarını düzenlemek amacıyla toplu iş sözleşmesi yapma hakkına sahiptirler.
Toplu iş sözleşmesinin nasıl yapılacağı kanunla düzenlenir. Memurlar ve diğer kamu görevlileri, toplu sözleşme yapma hakkına sahiptirler. Toplu sözleşme yapılması sırasında uyuşmazlık çıkması halinde taraflar Kamu Görevlileri Hakem Kuruluna başvurabilir. Kamu Görevlileri Hakem Kurulu kararları kesindir ve toplu sözleşme hükmündedir. Toplu sözleşme hakkının kapsamı, istisnaları, toplu sözleşmeden yararlanacaklar, toplu sözleşmenin yapılma şekli, usulü ve yürürlüğü, toplu sözleşme hükümlerinin emeklilere yansıtılması, Kamu Görevlileri Hakem Kurulunun teşkili, çalışma usul ve esasları ile diğer hususlar kanunla düzenlenir” hükümleri yer almaktadır.
Anayasanın mezkur 53 üncü maddesi doğrultusunda; 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Ek 15 inci maddesinde, “Belediyeler ve bağlı kuruluşları ile il özel idarelerinin kadro ve pozisyonlarında istihdam edilen kamu görevlilerine sosyal denge tazminatı ödenebilir. Sosyal denge tazminatının ödenebilecek aylık tutarı, 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanununa göre yapılan toplu sözleşmede belirlenen tavan tutarı geçmemek üzere ilgili belediye ve il özel idaresi ile ilgili belediye ve il özel idaresinde en çok üyeye sahip kamu görevlileri sendikası arasında anılan Kanunda öngörülen hükümler çerçevesinde yapılabilecek sözleşmeyle belirlenir” denilmektedir.
4688 Sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanununun “Mahalli İdarelerde Sözleşme İmzalanması” başlıklı 32 nci maddesinde “27/6/1989 tarihli ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 15 inci maddesi hükümleri çerçevesinde sosyal denge tazminatının ödenmesine belediyelerde belediye başkanının teklifi üzerine belediye meclisince, il özel idaresinde valinin teklifi üzerine il genel meclisince karar verilmesi halinde, sözleşme döneminde verilecek sosyal denge tazminatı tutarını belirlemek üzere ilgili mahalli idarede en çok üyeye sahip sendikanın genel başkanı veya sendika yönetim kurulu tarafından yetkilendirilecek bir temsilcisi ile belediyelerde belediye başkanı, il özel idaresinde vali arasında toplu sözleşme sürecinin tamamlanmasını izleyen üç ay içerisinde sözleşme yapılabilir…” denilmekle birlikte aynı Kanunun Geçici 14 üncü Maddesinde “15/03/2012 tarihinden önce 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 15 inci maddesi kapsamındaki idareler ile ilgili sendikalar arasında toplu iş sözleşmesi, toplu sözleşme, sosyal denge sözleşmesi ve benzer adlar altında imzalanan sözleşmelerin uygulanmasına, söz konusu sözleşmelerde öngörülen sürelerin sonuna kadar devam edilebilir Anılan sözleşmelerin uygulanmasına devam edildiği dönem için 32 nci madde hükümleri çerçevesinde ayrıca sözleşme yapılamaz. Söz konusu sözleşmeleri 31/12/2017 tarihinden önce sona eren veya mevcut sözleşmeleri bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten sonra karşılıklı olarak feshedilen kapsama dahil idareler, sözleşmelerinin sona eriş veya fesih tarihini izleyen bir ay içinde sözleşmelerin sona erdiği veya feshedildiği tarih ile bu Kanunda öngörülen toplu sözleşme dönemi sonuna kadarki dönemle sınırlı olmak üzere üçüncü fıkra hükümleri dikkate alınmaksızın 32 nci madde hükümleri çerçevesinde sözleşme yapabilir. Ancak 32 nci madde uyarınca toplu sözleşmede belirlenen tavan tutarın, unvanlar itibarıyla ilgili personele söz konusu sözleşmeler uyarınca yapılmakta olan ortalama aylık ödemenin altında kalması halinde; üçüncü fıkra hükümleri dikkate alınmaksızın 32 nci madde hükümleri esas alınarak 31/12/2017 tarihine kadar uygulanabilecek sözleşmelerde bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte uygulanan sözleşme uyarınca unvanlar itibarıyla ilgili personele ödenen ortalama aylık tutar tavan olarak esas alınabilir. Bu şekilde yapılacak ödemeler kazanılmış hak sayılmaz” hükümlerine yer verilmiştir.
Buna göre 15.03.2012 tarihinden önce bir sözleşme imzalanmışsa, bu sözleşme, süresi bitinceye kadar geçerli olacaktır. Söz konusu sözleşmenin çeşitli sebeplerle 31.12.2017 tarihinden önce sona ermesi durumunda 31.12.2017 tarihine kadar yeni bir sözleşme imzalanabilecek, ancak eski sözleşmede unvanlar itibariyle belirlenen tutarın 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu’na göre yapılan toplu sözleşmede belirlenen tavan tutarı geçmesi durumunda bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte yani 11.04.2012 tarihinde uygulanan sözleşme uyarınca unvanlar itibarıyla ilgili personele ödenen ortalama aylık tutar tavan olarak esas alınabilecektir. Başka bir deyişle, 31.12.2017 tarihine kadar ki dönemde, yenilenen sözleşme ile ilgili personele ödenen meblağ, toplu sözleşme ile belirlenen tavan tutardan yüksek ise, yüksek olan bu tutarların artırılması mümkün değildir. Diğer taraftan aynı dönemde, bir önceki sözleşmede öngörülen sosyal denge tazminatı tutarı, yapılan toplu sözleşmede belirlenen tavan tutardan düşük ise, bu defa yeni yapılacak sözleşmede öngörülebilecek en yüksek tutar, toplu sözleşmede belirlenen tavan tutar kadar olabilecektir.
…. Belediyesi ile yetkili sendika arasında yapılan …. tarihli sözleşmede ünvanlar itibariyle ödenen ortalama değerlerin, toplu sözleşme ile belirlenen değerlerin üzerinde olmasından dolayı …. tarihli sözleşmenin ünvanlar itibariyle ortalama değerleri, sosyal denge ödemelerinde tavan tutar olarak esas alınması gerekmektedir. Tavan olarak belirlenen tutarın güncellenmesi, arttırılması, yeni mali ve sosyal haklar getirecek şekilde genişletilmesi 4688 sayılı Kanunun 32’nci maddesine aykırılık teşkil etmektedir. …. tarihli sözleşme ile yeni mali hükümler ihdas edilerek tavan tutar aşılacak şekilde sosyal denge ödemelerinin yapıldığı, mevzuata aykırı yapılan ödemelerin kamu zararına neden olunduğu anlaşılmaktadır.
Sosyal denge sözleşmesi kapsamında sosyal denge tazminatı, ikramiye, bayram, ulaşım, engelli veya ölüm yardımı gibi çeşitli adlar altında yapılan ödemeler niteliği itibariyle sosyal denge ödemesi olup tavan tutar uygulamasına tabidir. Sosyal denge sözleşmesinde çeşitli isimler altında farklı ödeme çeşitleri belirlenmesi bu ödemenin niteliğini değiştirmemektedir.
Sorumlular savunmalarında, Usulüne göre yürürlüğe konulmuş Milletlerarası Antlaşmaların kanun hükmünde olduğunu ve kanunla çelişme durumunda uluslararası antlaşmaların geçerli olacağını, Avrupa Sosyal Şartı başta olmak üzere 98 ve 151 sayılı ILO sözleşmelerinde ve bu sözleşmelere ilişkin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarında kamu görevlilerinin toplu sözleşme hakkının kullanımının engellenmesine veya kısıtlanmasına yönelik bütün düzenlemelerin kaldırılması gerektiğinin ifade edildiğini, toplu sözleşme ile verilen haklar ve yapılan ödemelerin kısıtlanmasının uluslararası sözleşmelerle garanti altına alınmış çalışanların örgütlenme ve toplu sözleşme hakkının kullanımına müdahale niteliği taşıyacağını belirtmişlerdir.
Ancak sorumluların söylediğinin aksine Kanun koyucu 4688 sayılı Kanun ile sosyal denge sözleşmesinin yapılabilmesini düzenlemiştir. Yani sosyal denge sözleşmesi yapılmasını kısıtlayıcı değil, sosyal denge sözleşmesinin çalışanın hakkı olduğunu ve hangi şartlarda ve usullerde kimler tarafından imzalanarak yapılacağına yönelik çalışanın hakkını koruyamaya dair düzenlemeler içermektedir. Ancak yasa koyucu sosyal denge sözleşmesi yapma konusunda serbesti getirmesinin yanı sıra bölgeler arası ve kurumlar arası eşitsizliği gidermek adına ödenebilecek tutara ilişkin üst sınır getirmiştir. Bu üst sınırı sosyal denge sözleşmesi hakkına müdahale olarak görmek doğru olmayacaktır. Nitekim Konuyla ilgili Sayıştay Daire ve Temyiz Kurulu Kararlarında, Uluslararası Antlaşmalar uyarınca sözleşme yapma hakkına müdahale edilmediği, sadece kanun ile ödenecek toplu sözleşme tutarına bir üst sınır getirildiği ifade edilmektedir.
Sorumlular savunmalarında, 5018 sayılı Yasanın 11 inci maddesi ve 5393 Sayılı Belediye Kanunu’nun 38 inci maddesi birlikte incelendiğinde Belediye Başkanlarının “Bütçeyi uygulama” görevinin bulunduğu, belirlenen görev ve sorumlulukların yerine getirilmesinden kendi meclislerine karşı sorumlu olacakları, sosyal denge ödemelerinin 4688 sayılı Yasanın 32 nci maddesi hükmüne uygun olarak belediye meclisince kararı alınan ve belediye başkanınca imzalanan bir sözleşmeden kaynaklandığı ve bu sözleşmeye istinaden bütçeye ödenek koyulduğu, bu sebeple ödemenin Belediye bütçesine konan ödeneğin ilgili kişilere ödenmesi şeklinde harcama yetkilisinin kullanımı şeklinde yerine getirildiği, harcama yetkilisinin bu ödenek ile sınırlı olarak harcama Olur’unu verir iken kullanabileceği inisiyatifin sınırlarına da bakmak gerektiği, harcama yetkilisinin ödenek kullanımında keyfî hareket edemeyeceği gibi üst yöneticinin sevk ve idaresinin de dışına çıkamayacağı, iddia edilenin aksine sözleşmede belirlenen tutarın - bütçede karşılığı bulunuyor ise - zamanında ödenmezse ilgilileri tarafından açılacak dava sonucunda alacağa bağlı doğacak fer’i haklarla kamu zararına neden olunacağı,
Harcama yetkilileri ve gerçekleştirme görevlilerinin inceleme yetkisi dışında kalan sözleşmeye bağlanarak oluşmuş bir idare borcunun belediye meclisinden geçen bir bütçe ile karşılığı ayrılmış olarak ödendiği, ön görülen bir kalemin fazla ödenmesi gibi durumun söz konusu olmadığı, tam olarak belediye bütçesinde karşılığı bulunan miktarın sözleşmede belirtilen şahıslara dağıtımının yapılması talimatının verilmesinin de zorunlu olduğu,
Harcama yetkilisinin veya gerçekleştirme görevlilerinin “sözleşmenin kısmen geçersiz sayılması gerektiğine” ilişkin olarak bir belirleme yapma konusunda yasal bir hakkının bulunmadığı, sözleşmenin feshinin ancak taraflar arasında yapılacak bir uzlaşı ile veya yargısal denetim ile oluşan bir yargı kararı ile olabileceğini ifade etmişlerdir
5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunun “Harcama Talimatı ve Sorumluluk” başlıklı 32 nci maddesinde; “Bütçelerden harcama yapılabilmesi, harcama yetkilisinin harcama talimatı vermesiyle mümkündür. Harcama talimatlarında hizmet gerekçesi, yapılacak işin konusu ve tutarı, süresi, kullanılabilir ödeneği, gerçekleştirme usulü ile gerçekleştirmeyle görevli olanlara ilişkin bilgiler yer alır.
Harcama yetkilileri, harcama talimatlarının bütçe ilke ve esaslarına, kanun, tüzük ve yönetmelikler ile diğer mevzuata uygun olmasından, ödeneklerin etkili, ekonomik ve verimli kullanılmasından ve bu Kanun çerçevesinde yapmaları gereken diğer işlemlerden sorumludur.” hükmü yer almaktadır. Söz konusu hüküm uyarınca ödemeye ilişkin hususlarda bütçe ilke esaslarına ve ödenek durumuna uygun hareket edilmiş olunması sorumluluğu ortadan kaldırmak için yeterli değildir. Sorumluların mali iş ve işlemlerinde diğer ilgili mevzuat hükümlerine de uygun hareket etmesi gerekmektedir.
5018 sayılı Kanunun “Giderin gerçekleştirilmesi” başlıklı 33 üncü maddesinde; “Bütçelerden bir giderin yapılabilmesi için iş, mal veya hizmetin belirlenmiş usul ve esaslara uygun olarak alındığının veya gerçekleştirildiğinin, görevlendirilmiş kişi veya komisyonlarca onaylanması ve gerçekleştirme belgelerinin düzenlenmiş olması gerekir. Giderlerin gerçekleştirilmesi; harcama yetkililerince belirlenen görevli tarafından düzenlenen ödeme emri belgesinin harcama yetkilisince imzalanması ve tutarın hak sahibine ödenmesiyle tamamlanır. Gerçekleştirme görevlileri, harcama talimatı üzerine; işin yaptırılması, mal veya hizmetin alınması, teslim almaya ilişkin işlemlerin yapılması, belgelendirilmesi ve ödeme için gerekli belgelerin hazırlanması görevlerini yürütürler” hükümleri uyarınca da, harcama yetkilileri ve gerçekleştirme görevlileri, giderin gerçekleştirilmesi ve harcamanın yapılması süreçlerinde, mevzuata uygunluk açısından kontrolleri sağlamakla yükümlüdürler. Yapılacak harcama, nitelik itibariyle hukuka aykırı nitelik taşıyorsa, söz konusu işlemleri yapmaktan kaçınmak durumundadırlar.
İç Kontrol ve Ön Mali Kontrole İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “Ön mali kontrolün kapsamı” başlıklı 10 uncu maddesinde;
“Ön mali kontrol görevi, idarelerin yönetim sorumluluğu çerçevesinde harcama birimleri ve mali hizmetler birimi tarafından yerine getirilir.
Ön mali kontrol harcama birimleri tarafından yapılan kontroller ile mali hizmetler birimi tarafından yapılan kontrollerden oluşur.
Gelir, gider, varlık ve yükümlülüklere ilişkin mali karar ve işlemler, harcama birimleri ve mali hizmetler birimi tarafından idarenin bütçesi, bütçe tertibi, kullanılabilir ödenek tutarı, ayrıntılı harcama veya finansman programları, merkezi yönetim bütçe kanunu ve diğer mali mevzuat hükümlerine uygunluk yönlerinden kontrol edilir. Mali karar ve işlemler harcama birimleri tarafından kaynakların etkili, ekonomik ve verimli bir şekilde kullanılması açısından da kontrol edilir” hükümleri yer almaktadır.
5018 sayılı Kanunun ilgili maddeleri ve söz konusu Yönetmelik hükümleri dikkate alındığında; mali karar ve işlemlerin merkezi yönetim bütçe kanunu ve diğer mali mevzuat hükümlerine uygunluk yönünden kontrolü, harcama birimlerine verilen bir sorumluluktur ve bu sorumluluk harcama yetkilileri ve gerçekleştirme görevlilerinin uhdesindedir.
Netice itibariyle her ne kadar sözleşmeye bağlanmış olsa ve bütçesinde ödeneği bulunsa da, mevzuat hükümlerine aykırı olarak tavan tutarın üzerinde sosyal denge tazminatı ödenmesine ilişkin harcama yetkilileri tarafından verilen harcama talimatı ve bu talimat doğrultusunda ödemeye ilişkin işlemleri gerçekleştiren gerçekleştirme görevlilerinin bu ödemelere ilişkin sorumlulukları bulunmaktadır.
Ayrıca; 5018 sayılı Kanunun 11 inci maddesinin birinci fıkrasında, belediyelerde belediye başkanının üst yönetici olduğu belirtildikten sonra ikinci fıkrasında üst yönetici olarak belediye başkanının, idarelerinin stratejik planlarının ve bütçelerinin hazırlanması ve uygulanmasından, sorumlulukları altındaki kaynakların etkili, ekonomik ve verimli şekilde elde edilmesi ve kullanımını sağlamaktan, kayıp ve kötüye kullanımının önlenmesinden, malî yönetim ve kontrol sisteminin işleyişinin gözetilmesi, izlenmesi ve kanunlar ile Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinde belirtilen görev ve sorumlulukların yerine getirilmesinden belediye meclisine karşı sorumlu oldukları; bu sorumluluğun gereklerini harcama yetkilileri, malî hizmetler birimi ve iç denetçiler aracılığıyla yerine getirecekleri kurallaştırılmıştır.
Kanunda açıkça belirtildiği üzere belediye başkanı olan üst yöneticinin sorumluluğu altındaki kaynakların etkili, ekonomik ve verimli şekilde elde edilmesini ve kullanılmasını sağlamalı, kayıp ve kötüye kullanımını önlemesi, malî yönetim ve kontrol sisteminin işleyişini gözetmesi gerekmektedir. Rapor konusu husus ….. Belediyesi bünyesinde görev alan çok sayıda personele mevzuatta belirtilen tavan tutarı aşan ödeme yapılmasıdır. Belediye başkanı sorguya dayanak olan sözleşmeyi imzalamıştır.
Öte yandan, 5393 sayılı Belediye Kanunun “Belediye başkanı” başlıklı 37 nci maddesinde; Belediye Başkanının belediye idaresinin başı ve Belediye tüzel kişiliğinin temsilcisi olduğu ifade edilmiştir. 4688 sayılı Kanun ve yukarıda belirtilen mevzuat hükümleri çerçevesinde Belediye Kanunu uyarınca Belediye tüzel kişiliğinin temsilcisi olan Belediye Başkanı imzaladığı sözleşme ile ……Belediyesini yükümlülük altına sokmuştur. Yani Belediye Başkanı imzaladığı sözleşme, temsilcisi olduğu idare için bağlayıcılık taşımaktadır. Bahsedilen nedenlerle, ….-….. tarihlerini kapsayan sosyal denge tazminatı ödenmesine ilişkin sözleşmede sözleşmeyi imza eden Belediye Başkanı ……’nde sorumluluğu bulunmaktadır.
Diğer taraftan; Belediye Başkanı dışında sözleşmeyi imzalayanlara 4688 sayılı Yasa uyarınca bir yetki tanınmamıştır. 5393 sayılı Kanunda belediyenin organlarının neler olduğu belirtildikten sonra bu organlara belirli yetkiler tanımlanmıştır. Sözleşmeyi imzalayan Belediye Başkanı dışındaki kişilerin bulunduğu makamların belediyenin organları tarafından bir konuda açıkça görevlendirilmedikçe, Belediye adına irade açıklamasında bulunma yetkileri yoktur. 5393 sayılı Kanunun “yetki devri” kenar başlıklı 42 nci maddesinde: “Belediye başkanı, görev ve yetkilerinden bir kısmını uygun gördüğü takdirde, yöneticilik sıfatı bulunan belediye görevlilerine devredebilir” denilmektedir. Belediye Başkanı tarafından sözleşmede imzası bulunan makamlara yapılmış bir yetki devri bulunmamaktadır. Bir yetki devri söz konusu olmuş olsaydı sözleşmede Belediye Başkanının imzasının bulunmaması gerekirdi. Belediye adına sadece Belediye Başkanının imzasıyla sözleşme kurulmuş olmaktadır. Diğer kişilerin sözleşmeyi imzalaması, sözleşmenin akdedilmesinde kurucu unsur olmadığından kamu zararından sorumlu tutulmamalarını gerektirmektedir.
Ayrıca konunun 5018 sayılı Kanunun 71 inci maddesi kapsamında kamu zararı olarak nitelendirilmesinin mümkün olmadığı ifade edilmiştir. Sorumluların iddia ettiği gibi bu maddede kamu zararının sadece mal ve hizmet alımlarına münhasır olduğu şeklinde bir hükme yer verilmemiştir.
Yukarıda belirtilen mevzuat hükümleri ve yapılan açıklamalar çerçevesinde; Belediye ile …..Sen arasında ….. tarihinde imzalanan ve …..-…. dönemini kapsayan toplu iş sözleşmesi ile memurlara sosyal denge tazminatının yasayla belirlenen limitlere uyulmaksızın ve ayrıca …. tarihli sözleşmeye yeni mali haklar getirecek şekilde düzenlenmesi ile yasal sınırları aşan sosyal denge tazminatı ödenmesi neticesinde oluşan ….. TL kamu zararının;
….. TL’sinin Sözleşmeyi İmzalayan Belediye Başkanı ….., Harcama Yetkilisi ….. ve Gerçekleştirme Görevlisi …..’a
…. TL’sinin Sözleşmeyi İmzalayan Belediye Başkanı ….., Harcama Yetkilisi ….. ve Gerçekleştirme Görevlisi ….’a
…. TL’sinin Sözleşmeyi İmzalayan Belediye Başkanı ….., Harcama Yetkilisi ….. ve Gerçekleştirme Görevlisi …..’a
……..
Müştereken ve müteselsilen 6085 sayılı Sayıştay Kanununun 53 üncü maddesi gereği işleyecek faizleriyle ödettirilmesine,
Anılan Kanunun 55 inci maddesi uyarınca işbu İlamın tebliğ tarihinden itibaren altmış gün içerisinde Sayıştay Temyiz Kurulu nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.