Daire Karar Detayı
Daire
4
Karar Tarihi
31.10.2023
Karar No
315
İlam No
163
Madde No
1
Kamu İdaresi Türü
Belediyeler ve Bağlı İdareler
Hesap Yılı
2021
Konu
İhale Mevzuatı ile İlgili Kararlar
KARAR
HİZMET ALIMI SURETİYLE ARAÇ KİRALAMA
Asıl İlamın 2 nci maddesiyle hüküm dışı bırakılan konunun 6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 50 nci maddesinin üçüncü fıkrası hükmü gereğince görüşülmesinin devamına karar verildi.
Yargı Raporunda yer alan bilgi, belge ile eklerinin incelenmesi sonucunda;
Belediyece, Hizmet Alımı Suretiyle Taşıt Edinilmesine İlişkin Esas ve Usuller kapsamında, “Hizmet Alımı Suretiyle Araç Kiralama İşi” için ihaleye çıkılmış olup, 30.03.2021 tarihinde yapılan ihale sonucunda, …………. Anonim Şirketi ile 22.04.2021 tarihli sözleşme imzalanmıştır.
237 sayılı Taşıt Kanunu’nun; “Kanunun şümulü” başlıklı 1 inci maddesinde, belediyeler ve bunların bağlı kuruluşları ile mahalli idare birliklerinin söz konusu kanun kapsamında olduğu belirtilmiştir. Kanun’un “Tarifler” başlıklı 3 üncü maddesinde ise motorlu ve motorsuz bütün ulaştırma araçları taşıt olarak tanımlanmıştır.
Anılan Kanun’un “Kurumların edinebilecekleri taşıtlar” başlıklı 7 nci maddesinde, kurumların taşıt ihtiyaçlarını karşılarken esas olarak hizmet alımını kullanmaları, bu şekilde temini mümkün olmayan, ekonomik bulunmayan veya sağlık, savunma ve güvenlik gibi nedenlerle hizmet alımı suretiyle karşılanması uygun görülmeyen taşıtların ise diğer yollarla edinilebileceği ifade edilmiştir. Aynı maddede kullanılacak bu taşıtların muayyen ve standart tipte, lüks ve gösterişten uzak, memleket yollarına elverişli ucuz ve ekonomik şekilde temin edilmesinin şart olduğu belirtilmiştir.
Aynı Kanun’un 12 nci maddesinde ise “ f) Hizmet alımı suretiyle edinilecek taşıtların cinsi, adedi, yaşı, hangi hizmetlerde kullanılacağı, kaynağı, yabancı menşeili olup olmayacağı ve diğer hususlar için gerekli esas ve usûller Cumhurbaşkanınca saptanır.” denilmektedir.
Bu kapsamda çıkarılan, “237 sayılı Taşıt Kanunu Kapsamında Edinilecek Taşıtların Menşei, Silindir Hacimleri ve Diğer Niteliklerinin Belirlenmesine Dair Karar”ın 1 inci maddesinin birinci fıkrasında; 237 sayılı Taşıt Kanunu’na ekli (1) sayılı Cetvelde ve son iki sırasında belirtilenler hariç olmak üzere (2) sayılı Cetvelde yer alan makamlar ile güvenlik önlemli (zırhlı) araçlar, koruma altına alınanlarla ilgili yönetmelik hükümlerine göre tahsis olunanlar, Cumhurbaşkanlığına bağlı başkanlıklar ve idarelerin yurt dışı teşkilatları için yabancı menşeli binek veya station-wagon cinsi taşıt edinilebileceği, bunların dışında hibe dâhil her ne suretle olursa olsun yabancı menşeli binek veya station-wagon cinsi taşıt edinilemeyeceği, ikinci fıkrasında; birinci fıkra kapsamındaki makam ve hizmetler hariç olmak üzere, edinilecek binek veya station wagon cinsi taşıtların silindir hacimlerinin 1.600 cc’yi geçemeyeceği, üçüncü fıkrasında; yerli muhteva oranı % 50’nin altında kalan taşıtların yabancı menşeli sayılacağı, 2 nci maddesinde de; hizmet alımı suretiyle edinilecek taşıtların menşei ve silindir hacimleri hakkında 1 inci madde hükümlerinin uygulanacağı hüküm altına alınmıştır.
Diğer taraftan, 237 sayılı Kanun’un 12 nci maddesine dayanılarak hazırlanan, 17.03.2006 tarihli ve 2006/10193 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan “Hizmet Alımı Suretiyle Taşıt Edinilmesine İlişkin Esas ve Usuller”in;
“Temel amaç” başlıklı 5 inci maddesinde; kamu hizmetlerinin gerektirdiği taşıt ihtiyacının hizmet alımı yoluyla karşılanmasındaki temel amacın, kamudaki taşıt giderlerinin asgari seviyeye indirilmesi ve kaynakların savurganlığa yol açılmadan, bütçe olanaklarıyla uyumlu bir biçimde kullanımının sağlanması olduğu açıklanmış,
“Genel esaslar” başlıklı 6 ncı maddesinin birinci fıkrasında;
“…
b) Hizmet alımı suretiyle yabancı menşeili binek ve station-wagon cinsi taşıt edinilmesini Kanunun 10 uncu maddesinin beşinci fıkrasında öngörülen makam ve hizmetler ile sınırlı olacaktır.
c) Kanuna ekli (1) ve (2) sayılı cetvellerde yer alanlar ile güvenlik önlemli (zırhlı) araçlar ve koruma altına alınanlarla ilgili yönetmelik hükümlerine göre tahsis olunan araçlar dışında kullanılacak binek ve station-wagon cinsi taşıtların motor hacmi 1600 cc'yi geçmeyecektir.
…”
Denilmiş olup, aynı maddenin ikinci fıkrasında ise;
“Genel yönetim kapsamındaki kamu idareleri ile bu idarelere bağlı döner sermayelerin (Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği ile TBMM Genel Sekreterliği ve Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanlığı hariç) hizmetleri için ihtiyaç duyulan binek, station-wagon, arazi binek, kaptı kaçtı, panel ve pick-up tipi taşıtların (fiilen arazi üzerinde çalışan arazi binek ve pick-up’lar hariç) hizmet alımı yöntemiyle ediniminde, şoför giderleri hariç yapılan taşıt kiralamalarında aylık kiralama bedelinin (katma değer vergisi hariç, her türlü bakım-onarım, sigorta ve benzeri giderler dahil), taşıtın Türkiye Sigorta, Reasürans ve Emeklilik Şirketleri Birliği tarafından yayımlanan ve harcama talimatının verildiği yılın ocak ayı itibarıyla uygulanacak Motorlu Kara Taşıtları Kasko Değer Listesinde yer alan kasko sigortası değerinin %2’sini aşmayacağı”,
Hüküm altına alınmıştır.
25.12.2014 tarihli ve 29216 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 24.11.2014 tarihli ve 2014/7039 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı eki Hizmet Alımı Suretiyle Taşıt Edinilmesine İlişkin Esas ve Usullerde Değişiklik Yapılmasına İlişkin Esas ve Usullerin 1 inci maddesiyle Esas ve Usullerin 6 ncı maddesinin ikinci fıkrasına, “panel ve pick-up tipi taşıtların” ibaresinden sonra gelmek üzere “(fiilen arazi üzerinde çalışan arazi binek ve pick-up’lar hariç)” ibaresi eklenmiş; yapılan bu değişiklik ile fiilen arazi üzerinde çalışan arazi binek ve pick-up tipi taşıtlar, aylık kiralama bedeli üst sınırına tabi olmaktan çıkarılmıştır.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri birlikte değerlendirildiğinde; Kanun’da sayılan makam ve hizmetler hariç, kamu idaresi tarafından edinilecek binek, station-wagon, arazi binek, kaptı kaçtı, panel ve pick-up tipi taşıtların (fiilen arazi üzerinde çalışan arazi binek ve pick-up’lar hariç) yabancı menşeli olmaması ve motor hacimlerinin 1600 cc’yi geçmemesi; bu kapsamda yapılan ve şoför giderleri hariç olmak üzere hizmet alımı yöntemiyle edinilen taşıtların aylık kiralama bedelinin ise (katma değer vergisi hariç, her türlü bakım-onarım, sigorta ve benzeri giderler dahil) taşıtın Türkiye Sigorta, Reasürans ve Emeklilik Şirketleri Birliği tarafından yayımlanan ve harcama talimatının verildiği yılın ocak ayı itibarıyla uygulanacak Motorlu Kara Taşıtları Kasko Değer Listesinde yer alan kasko sigortası değerinin %2’sini aşmaması gerekmektedir.
Ancak yapılan incelemede, Belediye tarafından 30.03.2021 tarihinde, …………. TL bedelle, …………. Anonim Şirketi’ne ihale edilen “Hizmet Alımı Suretiyle Araç Kiralama İşi” kapsamında; 4 araç için Türkiye Sigorta, Reasürans ve Emeklilik Şirketleri Birliği tarafından yayımlanan ve harcama talimatının verildiği yılın ocak ayı itibarıyla uygulanacak motorlu kara taşıtları kasko değer listesinde yer alan kasko sigortası değerinin %2‘sini aşan tutarlarda aylık kira bedeli ödenmesi suretiyle kamu zararına neden olunmuştur.
Yapılan açıklamalar uyarınca, kiralanan araçlar yabancı menşeli olduklarından, Belediye tarafından kiralanabilecek en yüksek değerli yerli aracın Sanayi ve Teknoloji Bakanlığınca yayımlanan 2021 yılı yerli menşeli araçlar listesinden bulunması ve kamu zararının; bu aracın Türkiye Sigorta, Reasürans ve Emeklilik Şirketleri Birliği tarafından yayımlanan ve harcama talimatının verildiği yılın ocak ayı itibarıyla uygulanacak Motorlu Kara Taşıtları Kasko Değer Listesinde yer alan 2021 yılı Ocak ayı kasko sigortası değerinin %2’si dikkate alınmak suretiyle tespit edilmesi gerekmektedir.
Buna göre, Türkiye Sigorta, Reasürans ve Emeklilik Şirketleri Birliği tarafından en yüksek değerli yerli araç kabul edilen HYUNDAI i20 1.4 MPI 100 ELITE PLUS 6AT için yayımlanan 2021 yılı kasko bedeli olan 279.750,00 TL’nin %2’si dikkate alınarak Belediye tarafından kiralanan taşıtlara ödenebilecek KDV dâhil aylık kiralama bedeli üst sınırı 26.408,40 TL olup, Belediye tarafından kiralanan yabancı menşeli taşıtlara ödenen aylık kiralama bedelinin ise KDV dâhil …………. TL olduğu görülmüştür.
Diğer taraftan, sorgu konusu edilen araçlardan birinin (Mitsubishi L200 markalı kamyonetin) fiilen arazi üzerinde kullanıldığı ve arazi taşıtı (4x4) niteliği taşıdığı anlaşıldığından, Hizmet Alımı Suretiyle Taşıt Edinilmesine İlişkin Esas ve Usuller’in “Genel Esaslar” başlıklı 6 ncı maddesinin ikinci fıkrasında belirtilen istisna kapsamında değerlendirilmesi gerekmektedir. Dolayısıyla, arazi üzerinde çalışan ve arazi taşıtı niteliği taşıyan araçlara ilişkin ödenen kira bedellerinin sınırlamaya tabi olmadığı hususunun mevzuatta açıkça yer alması nedeniyle, söz konusu aracın kamu zararı hesabına dahil edilmemesi gerekir.
Her ne kadar savunmalarda; Belediye tarafından kiralanan araçların, kamyonet tarzı arazi taşıtlarından oluştuğu ve bu araçların fiilen arazide kullanıldığı, ilçenin coğrafi şartlarından dolayı hizmetlerin ancak arazi taşıtlarıyla yürütülebildiği belirtilerek Esas ve Usuller’in 6 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) ve (b) bentlerindeki sınırlamaya tabi olmayacağı, dolayısıyla yapılan işlemde kamu zararı oluşmadığı ifade edilmiş ise de;
237 sayılı Taşıt Kanunu kapsamına giren kurumlarda, kamu hizmetinin gerektirdiği taşıt ihtiyacının hizmet alımı suretiyle karşılanmasına ilişkin olarak yayımlanan Hizmet Alımı Suretiyle Taşıt Edinilmesine İlişkin Esas ve Usuller’in;
4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde taşıtın, Kanun kapsamına giren motorlu ve motorsuz bütün ulaştırma araçlarını ifade ettiği; 5 inci maddesinde, kamu hizmetlerinin gerektirdiği taşıt ihtiyacının hizmet alımı yoluyla karşılanmasının temel amacının, kamudaki taşıt giderlerinin asgari seviyeye indirilmesi ve kaynakların savurganlığa yol açılmadan, bütçe olanaklarıyla uyumlu bir biçimde kullanımının sağlanması olduğu belirtilmiş olup, 6 ncı maddesinin ikinci fıkrasında; “arazi binek” ve “arazi pick-up” araçlar için bir istisna getirilmiş ve bu araçların, fiilen arazi üzerinde kullanılması durumunda anılan fıkranın (a) ve (b) bentlerine tabi olmayacakları düzenlenmiştir.
237 sayılı Kanun’un “Tarifler” başlıklı 3 üncü maddesinin (c) ve (g) alt bentlerinde arazi binek ve arazi pick-up araçlar;
“c) Arazi binek: Bütün tekerlekleri muharrik binek taşıtlarını,
….
g) Arazi pikap: Bütün tekerlekleri muharrik olan pikapları,
İfade eder.” şeklinde tanımlanmıştır.
Esas ve Usuller’de belirtilen istisna kapsamında değerlendirilebilmesi için taşıtların (4x4) arazi taşıtı olması ve fiilen arazi üzerinde kullanılması şartlarının bir arada gerçekleşmesi gerekmektedir. Ancak İdare tarafından gönderilen ruhsatlar üzerinde yapılan incelemede, kiralanan araçların Mercedes Vito Camlıvan ve Dacia Dokker Combi Ambiance markalı araçlar olduğu anlaşıldığından, bütün tekerlekleri muharrik taşıt özelliği taşımayan, dolayısıyla arazi taşıtı niteliği bulunmayan söz konusu araçların “arazi binek” veya “arazi pick-up” olarak değerlendirilebilmesi mümkün olmadığı gibi arazi taşıtı niteliği bulunmayan bu araçların fiilen arazide kullanılması durumunda dahi söz konusu istisna kapsamında değerlendirilebilmesi imkanı da bulunmamaktadır.
Sorumlular savunmalarına kiralanan araçların fiilen arazide çalıştırıldığına ilişkin kanıtlayıcı belge olarak “Arazi Görev Cetvelleri”ni eklemiş iseler de bu cetvellerin araçların arazi taşıtı olduğunu göstermediği ve araçların fiilen arazide kullanıldığını ispatlayan bir belge niteliğinde olmadığı, zira bahsi geçen cetvellerin incelenmesinde; taşıtların su sayaç okutma, tatlı siparişi götürme, su arıza tespiti, Başkan Yardımcısını yapılan çalışmalara, görevlileri Ayder toplantılarına, çay bahçesi kahvaltı programına götürme gibi çeşitli işler için görevlendirildiği, söz konusu görevlerin ise fiilen arazi üzerinde yapılan işler kapsamında bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Bunun yanı sıra savunmalarda şoför dâhil araç kiralamalarının mevzuattaki yerinden bahsedilmiş ise de İşe ait İdari Şartname’nin 2 nci maddesinde ve Sözleşme’nin 5 inci maddesinde bu işin sürücüsüz araç kiralama işi olduğu, işe ilişkin Özel Teknik Şartname’nin 3 üncü maddesinde de araçların şoförünün İdarece yine idare personeli arasından görevlendirileceği belirtilmektedir.
Savunmalarda, 30.06.2021 tarihli ve 31527 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 2021/14 no.lu Cumhurbaşkanlığı Genelgesi’nde kamu kurum ve kuruluşlarının hizmet alımı suretiyle edinebileceği toplam taşıt sayısının kademeli olarak azaltılmasına ilişkin tedbirlerin alınacağının belirtildiği, kiralanacak araçların piyasa araştırmasının yapıldığı, hizmetlerin aksamaması ve araçların piyasa değerlerinin yüksek olması nedeniyle kasko değerinin %2’si aşılmak zorunda kalınarak belediye bütçesinden ödeme yapıldığı ifade edilmiş ise de Kanun kapsamındaki idarelerin Hizmet Alımı Suretiyle Taşıt Edinilmesine İlişkin Esas ve Usullerin kiralama bedeli üst sınırı konusunda getirilen emredici hükmüne uymak yükümlülüğü bulunmaktadır.
Yapılan açıklamalara göre, “Hizmet Alımı Suretiyle Araç Kiralama İşi”nde Rapora konu araçların Taşıt Kanunu’nda belirtilen araçlardan olduğu, bu Kanuna istinaden çıkarılan Hizmet Alımı Suretiyle Taşıt Edinilmesine İlişkin Esas ve Usuller’de istisna tutulan araçların fiilen arazi üzerinde çalışan arazi sınıfı araçlar olması gerektiği, Rapora konu araçlardan birinin arazi sınıfı araç olduğu ve fiilen arazi üzerinde çalıştığı, diğer araçların hem bu nitelikte olmadığı hem de arazi görev cetvellerinin incelenmesinde bu araçların fiilen arazi üzerinde çalışmadıkları anlaşıldığından, kiralanan söz konusu araçların Esas ve Usuller’de belirtilen istisna kapsamında bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Oluşan kamu zararından, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun 32 nci ve 33 üncü maddeleri gereğince, ödeme emirleri ve eki belgelerde imzası bulunan harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlileri ile birlikte hakediş raporunu düzenleyen ve onaylayan kişilerin de sorumluluğu bulunmaktadır.
Bu itibarla, hüküm dışı bırakılan konunun yeniden değerlendirilmesi ve kamu zararı tutarının yeniden hesaplanması sonucunda düzenlenen ek sorgu üzerine sorumluların savunmalarının alındığı anlaşıldığından, ilkin yargılamaya esas raporda yer alan hüküm dışı kaydının kaldırılmasına,
Yukarıda anılan mevzuat hükümleri ile yapılan açıklamalar uyarınca, Belediye tarafından 30.03.2021 tarihinde, …………. TL bedelle, …………. Anonim Şirketi’ne ihale edilen “Hizmet Alımı Suretiyle Araç Kiralama İşi”nde, kiralanan bazı taşıtların aylık kira bedellerinin, taşıtlara ait kasko sigortası değerlerinin %2’sini aşması sonucu ………….TL kamu zararına neden olunduğu ek sorgu konusu edilmiş ise de;
Mitsubishi L200 markalı kamyonetin fiilen arazide kullanılan bir arazi taşıtı olması nedeniyle mevzuatına uygun olduğu anlaşılan …………. TL hakkında ilişilecek bir husus bulunmadığına,
…………. Anonim Şirketi’ne ödenen aylık taşıt kiralama bedelinin, en yüksek değerli yerli aracın 2021 yılı Ocak ayı kasko değerinin %2’sini aşması sonucunda oluşan …………. TL kamu zararının ise sorumlularına,
Ortaklaşa ve zincirleme,
6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 53 üncü maddesi gereğince işleyecek faizleri ile birlikte ödettirilmesine, anılan Kanunun 55 inci maddesi uyarınca işbu İlamın tebliğ tarihinden itibaren altmış gün içerisinde Sayıştay Temyiz Kurulu nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere,
Oy birliğiyle,
Karar verildi.
Asıl İlamın 2 nci maddesiyle hüküm dışı bırakılan konunun 6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 50 nci maddesinin üçüncü fıkrası hükmü gereğince görüşülmesinin devamına karar verildi.
Yargı Raporunda yer alan bilgi, belge ile eklerinin incelenmesi sonucunda;
Belediyece, Hizmet Alımı Suretiyle Taşıt Edinilmesine İlişkin Esas ve Usuller kapsamında, “Hizmet Alımı Suretiyle Araç Kiralama İşi” için ihaleye çıkılmış olup, 30.03.2021 tarihinde yapılan ihale sonucunda, …………. Anonim Şirketi ile 22.04.2021 tarihli sözleşme imzalanmıştır.
237 sayılı Taşıt Kanunu’nun; “Kanunun şümulü” başlıklı 1 inci maddesinde, belediyeler ve bunların bağlı kuruluşları ile mahalli idare birliklerinin söz konusu kanun kapsamında olduğu belirtilmiştir. Kanun’un “Tarifler” başlıklı 3 üncü maddesinde ise motorlu ve motorsuz bütün ulaştırma araçları taşıt olarak tanımlanmıştır.
Anılan Kanun’un “Kurumların edinebilecekleri taşıtlar” başlıklı 7 nci maddesinde, kurumların taşıt ihtiyaçlarını karşılarken esas olarak hizmet alımını kullanmaları, bu şekilde temini mümkün olmayan, ekonomik bulunmayan veya sağlık, savunma ve güvenlik gibi nedenlerle hizmet alımı suretiyle karşılanması uygun görülmeyen taşıtların ise diğer yollarla edinilebileceği ifade edilmiştir. Aynı maddede kullanılacak bu taşıtların muayyen ve standart tipte, lüks ve gösterişten uzak, memleket yollarına elverişli ucuz ve ekonomik şekilde temin edilmesinin şart olduğu belirtilmiştir.
Aynı Kanun’un 12 nci maddesinde ise “ f) Hizmet alımı suretiyle edinilecek taşıtların cinsi, adedi, yaşı, hangi hizmetlerde kullanılacağı, kaynağı, yabancı menşeili olup olmayacağı ve diğer hususlar için gerekli esas ve usûller Cumhurbaşkanınca saptanır.” denilmektedir.
Bu kapsamda çıkarılan, “237 sayılı Taşıt Kanunu Kapsamında Edinilecek Taşıtların Menşei, Silindir Hacimleri ve Diğer Niteliklerinin Belirlenmesine Dair Karar”ın 1 inci maddesinin birinci fıkrasında; 237 sayılı Taşıt Kanunu’na ekli (1) sayılı Cetvelde ve son iki sırasında belirtilenler hariç olmak üzere (2) sayılı Cetvelde yer alan makamlar ile güvenlik önlemli (zırhlı) araçlar, koruma altına alınanlarla ilgili yönetmelik hükümlerine göre tahsis olunanlar, Cumhurbaşkanlığına bağlı başkanlıklar ve idarelerin yurt dışı teşkilatları için yabancı menşeli binek veya station-wagon cinsi taşıt edinilebileceği, bunların dışında hibe dâhil her ne suretle olursa olsun yabancı menşeli binek veya station-wagon cinsi taşıt edinilemeyeceği, ikinci fıkrasında; birinci fıkra kapsamındaki makam ve hizmetler hariç olmak üzere, edinilecek binek veya station wagon cinsi taşıtların silindir hacimlerinin 1.600 cc’yi geçemeyeceği, üçüncü fıkrasında; yerli muhteva oranı % 50’nin altında kalan taşıtların yabancı menşeli sayılacağı, 2 nci maddesinde de; hizmet alımı suretiyle edinilecek taşıtların menşei ve silindir hacimleri hakkında 1 inci madde hükümlerinin uygulanacağı hüküm altına alınmıştır.
Diğer taraftan, 237 sayılı Kanun’un 12 nci maddesine dayanılarak hazırlanan, 17.03.2006 tarihli ve 2006/10193 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan “Hizmet Alımı Suretiyle Taşıt Edinilmesine İlişkin Esas ve Usuller”in;
“Temel amaç” başlıklı 5 inci maddesinde; kamu hizmetlerinin gerektirdiği taşıt ihtiyacının hizmet alımı yoluyla karşılanmasındaki temel amacın, kamudaki taşıt giderlerinin asgari seviyeye indirilmesi ve kaynakların savurganlığa yol açılmadan, bütçe olanaklarıyla uyumlu bir biçimde kullanımının sağlanması olduğu açıklanmış,
“Genel esaslar” başlıklı 6 ncı maddesinin birinci fıkrasında;
“…
b) Hizmet alımı suretiyle yabancı menşeili binek ve station-wagon cinsi taşıt edinilmesini Kanunun 10 uncu maddesinin beşinci fıkrasında öngörülen makam ve hizmetler ile sınırlı olacaktır.
c) Kanuna ekli (1) ve (2) sayılı cetvellerde yer alanlar ile güvenlik önlemli (zırhlı) araçlar ve koruma altına alınanlarla ilgili yönetmelik hükümlerine göre tahsis olunan araçlar dışında kullanılacak binek ve station-wagon cinsi taşıtların motor hacmi 1600 cc'yi geçmeyecektir.
…”
Denilmiş olup, aynı maddenin ikinci fıkrasında ise;
“Genel yönetim kapsamındaki kamu idareleri ile bu idarelere bağlı döner sermayelerin (Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği ile TBMM Genel Sekreterliği ve Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanlığı hariç) hizmetleri için ihtiyaç duyulan binek, station-wagon, arazi binek, kaptı kaçtı, panel ve pick-up tipi taşıtların (fiilen arazi üzerinde çalışan arazi binek ve pick-up’lar hariç) hizmet alımı yöntemiyle ediniminde, şoför giderleri hariç yapılan taşıt kiralamalarında aylık kiralama bedelinin (katma değer vergisi hariç, her türlü bakım-onarım, sigorta ve benzeri giderler dahil), taşıtın Türkiye Sigorta, Reasürans ve Emeklilik Şirketleri Birliği tarafından yayımlanan ve harcama talimatının verildiği yılın ocak ayı itibarıyla uygulanacak Motorlu Kara Taşıtları Kasko Değer Listesinde yer alan kasko sigortası değerinin %2’sini aşmayacağı”,
Hüküm altına alınmıştır.
25.12.2014 tarihli ve 29216 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 24.11.2014 tarihli ve 2014/7039 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı eki Hizmet Alımı Suretiyle Taşıt Edinilmesine İlişkin Esas ve Usullerde Değişiklik Yapılmasına İlişkin Esas ve Usullerin 1 inci maddesiyle Esas ve Usullerin 6 ncı maddesinin ikinci fıkrasına, “panel ve pick-up tipi taşıtların” ibaresinden sonra gelmek üzere “(fiilen arazi üzerinde çalışan arazi binek ve pick-up’lar hariç)” ibaresi eklenmiş; yapılan bu değişiklik ile fiilen arazi üzerinde çalışan arazi binek ve pick-up tipi taşıtlar, aylık kiralama bedeli üst sınırına tabi olmaktan çıkarılmıştır.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri birlikte değerlendirildiğinde; Kanun’da sayılan makam ve hizmetler hariç, kamu idaresi tarafından edinilecek binek, station-wagon, arazi binek, kaptı kaçtı, panel ve pick-up tipi taşıtların (fiilen arazi üzerinde çalışan arazi binek ve pick-up’lar hariç) yabancı menşeli olmaması ve motor hacimlerinin 1600 cc’yi geçmemesi; bu kapsamda yapılan ve şoför giderleri hariç olmak üzere hizmet alımı yöntemiyle edinilen taşıtların aylık kiralama bedelinin ise (katma değer vergisi hariç, her türlü bakım-onarım, sigorta ve benzeri giderler dahil) taşıtın Türkiye Sigorta, Reasürans ve Emeklilik Şirketleri Birliği tarafından yayımlanan ve harcama talimatının verildiği yılın ocak ayı itibarıyla uygulanacak Motorlu Kara Taşıtları Kasko Değer Listesinde yer alan kasko sigortası değerinin %2’sini aşmaması gerekmektedir.
Ancak yapılan incelemede, Belediye tarafından 30.03.2021 tarihinde, …………. TL bedelle, …………. Anonim Şirketi’ne ihale edilen “Hizmet Alımı Suretiyle Araç Kiralama İşi” kapsamında; 4 araç için Türkiye Sigorta, Reasürans ve Emeklilik Şirketleri Birliği tarafından yayımlanan ve harcama talimatının verildiği yılın ocak ayı itibarıyla uygulanacak motorlu kara taşıtları kasko değer listesinde yer alan kasko sigortası değerinin %2‘sini aşan tutarlarda aylık kira bedeli ödenmesi suretiyle kamu zararına neden olunmuştur.
Yapılan açıklamalar uyarınca, kiralanan araçlar yabancı menşeli olduklarından, Belediye tarafından kiralanabilecek en yüksek değerli yerli aracın Sanayi ve Teknoloji Bakanlığınca yayımlanan 2021 yılı yerli menşeli araçlar listesinden bulunması ve kamu zararının; bu aracın Türkiye Sigorta, Reasürans ve Emeklilik Şirketleri Birliği tarafından yayımlanan ve harcama talimatının verildiği yılın ocak ayı itibarıyla uygulanacak Motorlu Kara Taşıtları Kasko Değer Listesinde yer alan 2021 yılı Ocak ayı kasko sigortası değerinin %2’si dikkate alınmak suretiyle tespit edilmesi gerekmektedir.
Buna göre, Türkiye Sigorta, Reasürans ve Emeklilik Şirketleri Birliği tarafından en yüksek değerli yerli araç kabul edilen HYUNDAI i20 1.4 MPI 100 ELITE PLUS 6AT için yayımlanan 2021 yılı kasko bedeli olan 279.750,00 TL’nin %2’si dikkate alınarak Belediye tarafından kiralanan taşıtlara ödenebilecek KDV dâhil aylık kiralama bedeli üst sınırı 26.408,40 TL olup, Belediye tarafından kiralanan yabancı menşeli taşıtlara ödenen aylık kiralama bedelinin ise KDV dâhil …………. TL olduğu görülmüştür.
Diğer taraftan, sorgu konusu edilen araçlardan birinin (Mitsubishi L200 markalı kamyonetin) fiilen arazi üzerinde kullanıldığı ve arazi taşıtı (4x4) niteliği taşıdığı anlaşıldığından, Hizmet Alımı Suretiyle Taşıt Edinilmesine İlişkin Esas ve Usuller’in “Genel Esaslar” başlıklı 6 ncı maddesinin ikinci fıkrasında belirtilen istisna kapsamında değerlendirilmesi gerekmektedir. Dolayısıyla, arazi üzerinde çalışan ve arazi taşıtı niteliği taşıyan araçlara ilişkin ödenen kira bedellerinin sınırlamaya tabi olmadığı hususunun mevzuatta açıkça yer alması nedeniyle, söz konusu aracın kamu zararı hesabına dahil edilmemesi gerekir.
Her ne kadar savunmalarda; Belediye tarafından kiralanan araçların, kamyonet tarzı arazi taşıtlarından oluştuğu ve bu araçların fiilen arazide kullanıldığı, ilçenin coğrafi şartlarından dolayı hizmetlerin ancak arazi taşıtlarıyla yürütülebildiği belirtilerek Esas ve Usuller’in 6 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) ve (b) bentlerindeki sınırlamaya tabi olmayacağı, dolayısıyla yapılan işlemde kamu zararı oluşmadığı ifade edilmiş ise de;
237 sayılı Taşıt Kanunu kapsamına giren kurumlarda, kamu hizmetinin gerektirdiği taşıt ihtiyacının hizmet alımı suretiyle karşılanmasına ilişkin olarak yayımlanan Hizmet Alımı Suretiyle Taşıt Edinilmesine İlişkin Esas ve Usuller’in;
4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde taşıtın, Kanun kapsamına giren motorlu ve motorsuz bütün ulaştırma araçlarını ifade ettiği; 5 inci maddesinde, kamu hizmetlerinin gerektirdiği taşıt ihtiyacının hizmet alımı yoluyla karşılanmasının temel amacının, kamudaki taşıt giderlerinin asgari seviyeye indirilmesi ve kaynakların savurganlığa yol açılmadan, bütçe olanaklarıyla uyumlu bir biçimde kullanımının sağlanması olduğu belirtilmiş olup, 6 ncı maddesinin ikinci fıkrasında; “arazi binek” ve “arazi pick-up” araçlar için bir istisna getirilmiş ve bu araçların, fiilen arazi üzerinde kullanılması durumunda anılan fıkranın (a) ve (b) bentlerine tabi olmayacakları düzenlenmiştir.
237 sayılı Kanun’un “Tarifler” başlıklı 3 üncü maddesinin (c) ve (g) alt bentlerinde arazi binek ve arazi pick-up araçlar;
“c) Arazi binek: Bütün tekerlekleri muharrik binek taşıtlarını,
….
g) Arazi pikap: Bütün tekerlekleri muharrik olan pikapları,
İfade eder.” şeklinde tanımlanmıştır.
Esas ve Usuller’de belirtilen istisna kapsamında değerlendirilebilmesi için taşıtların (4x4) arazi taşıtı olması ve fiilen arazi üzerinde kullanılması şartlarının bir arada gerçekleşmesi gerekmektedir. Ancak İdare tarafından gönderilen ruhsatlar üzerinde yapılan incelemede, kiralanan araçların Mercedes Vito Camlıvan ve Dacia Dokker Combi Ambiance markalı araçlar olduğu anlaşıldığından, bütün tekerlekleri muharrik taşıt özelliği taşımayan, dolayısıyla arazi taşıtı niteliği bulunmayan söz konusu araçların “arazi binek” veya “arazi pick-up” olarak değerlendirilebilmesi mümkün olmadığı gibi arazi taşıtı niteliği bulunmayan bu araçların fiilen arazide kullanılması durumunda dahi söz konusu istisna kapsamında değerlendirilebilmesi imkanı da bulunmamaktadır.
Sorumlular savunmalarına kiralanan araçların fiilen arazide çalıştırıldığına ilişkin kanıtlayıcı belge olarak “Arazi Görev Cetvelleri”ni eklemiş iseler de bu cetvellerin araçların arazi taşıtı olduğunu göstermediği ve araçların fiilen arazide kullanıldığını ispatlayan bir belge niteliğinde olmadığı, zira bahsi geçen cetvellerin incelenmesinde; taşıtların su sayaç okutma, tatlı siparişi götürme, su arıza tespiti, Başkan Yardımcısını yapılan çalışmalara, görevlileri Ayder toplantılarına, çay bahçesi kahvaltı programına götürme gibi çeşitli işler için görevlendirildiği, söz konusu görevlerin ise fiilen arazi üzerinde yapılan işler kapsamında bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Bunun yanı sıra savunmalarda şoför dâhil araç kiralamalarının mevzuattaki yerinden bahsedilmiş ise de İşe ait İdari Şartname’nin 2 nci maddesinde ve Sözleşme’nin 5 inci maddesinde bu işin sürücüsüz araç kiralama işi olduğu, işe ilişkin Özel Teknik Şartname’nin 3 üncü maddesinde de araçların şoförünün İdarece yine idare personeli arasından görevlendirileceği belirtilmektedir.
Savunmalarda, 30.06.2021 tarihli ve 31527 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 2021/14 no.lu Cumhurbaşkanlığı Genelgesi’nde kamu kurum ve kuruluşlarının hizmet alımı suretiyle edinebileceği toplam taşıt sayısının kademeli olarak azaltılmasına ilişkin tedbirlerin alınacağının belirtildiği, kiralanacak araçların piyasa araştırmasının yapıldığı, hizmetlerin aksamaması ve araçların piyasa değerlerinin yüksek olması nedeniyle kasko değerinin %2’si aşılmak zorunda kalınarak belediye bütçesinden ödeme yapıldığı ifade edilmiş ise de Kanun kapsamındaki idarelerin Hizmet Alımı Suretiyle Taşıt Edinilmesine İlişkin Esas ve Usullerin kiralama bedeli üst sınırı konusunda getirilen emredici hükmüne uymak yükümlülüğü bulunmaktadır.
Yapılan açıklamalara göre, “Hizmet Alımı Suretiyle Araç Kiralama İşi”nde Rapora konu araçların Taşıt Kanunu’nda belirtilen araçlardan olduğu, bu Kanuna istinaden çıkarılan Hizmet Alımı Suretiyle Taşıt Edinilmesine İlişkin Esas ve Usuller’de istisna tutulan araçların fiilen arazi üzerinde çalışan arazi sınıfı araçlar olması gerektiği, Rapora konu araçlardan birinin arazi sınıfı araç olduğu ve fiilen arazi üzerinde çalıştığı, diğer araçların hem bu nitelikte olmadığı hem de arazi görev cetvellerinin incelenmesinde bu araçların fiilen arazi üzerinde çalışmadıkları anlaşıldığından, kiralanan söz konusu araçların Esas ve Usuller’de belirtilen istisna kapsamında bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Oluşan kamu zararından, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun 32 nci ve 33 üncü maddeleri gereğince, ödeme emirleri ve eki belgelerde imzası bulunan harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlileri ile birlikte hakediş raporunu düzenleyen ve onaylayan kişilerin de sorumluluğu bulunmaktadır.
Bu itibarla, hüküm dışı bırakılan konunun yeniden değerlendirilmesi ve kamu zararı tutarının yeniden hesaplanması sonucunda düzenlenen ek sorgu üzerine sorumluların savunmalarının alındığı anlaşıldığından, ilkin yargılamaya esas raporda yer alan hüküm dışı kaydının kaldırılmasına,
Yukarıda anılan mevzuat hükümleri ile yapılan açıklamalar uyarınca, Belediye tarafından 30.03.2021 tarihinde, …………. TL bedelle, …………. Anonim Şirketi’ne ihale edilen “Hizmet Alımı Suretiyle Araç Kiralama İşi”nde, kiralanan bazı taşıtların aylık kira bedellerinin, taşıtlara ait kasko sigortası değerlerinin %2’sini aşması sonucu ………….TL kamu zararına neden olunduğu ek sorgu konusu edilmiş ise de;
Mitsubishi L200 markalı kamyonetin fiilen arazide kullanılan bir arazi taşıtı olması nedeniyle mevzuatına uygun olduğu anlaşılan …………. TL hakkında ilişilecek bir husus bulunmadığına,
…………. Anonim Şirketi’ne ödenen aylık taşıt kiralama bedelinin, en yüksek değerli yerli aracın 2021 yılı Ocak ayı kasko değerinin %2’sini aşması sonucunda oluşan …………. TL kamu zararının ise sorumlularına,
Ortaklaşa ve zincirleme,
6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 53 üncü maddesi gereğince işleyecek faizleri ile birlikte ödettirilmesine, anılan Kanunun 55 inci maddesi uyarınca işbu İlamın tebliğ tarihinden itibaren altmış gün içerisinde Sayıştay Temyiz Kurulu nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere,
Oy birliğiyle,
Karar verildi.