Daire Karar Detayı
Daire
6
Karar Tarihi
28.03.2024
Karar No
938
İlam No
302
Madde No
3
Kamu İdaresi Türü
Yüksek Öğretim Kurumları
Hesap Yılı
2018
Konu
Çeşitli Konuları İlgilendiren Kararlar
KARAR
Akademik Teşvik Ödemesi
… tarihli ve … sayılı İlamın …’nci maddesi ile tazminine hükmolunan konu ile ilgili olarak Temyiz Kurulunun … tarihli ve … tutanak sayılı bozma Kararı üzerine 6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 55’inci maddesinin yedinci fıkrası hükmü gereğince konunun görüşülmesine karar verildi.
Anılan İlamın …’nci maddesiyle, 31.12.2016 tarihli Akademik Teşvik Ödeneği Yönetmeliği uyarınca gerekli şartları taşımayan bazı projeler için akademik teşvik puanı hesaplanarak ilgililerine teşvik ödemesi yapılması sonucunda neden olunan kamu zararı tutarı olan …- TL’nin sorumlularından tazminine hükmedilmişti.
Bu tazmin hükmüne karşı sorumlular (Sosyoloji Bölümü Akademik Teşvik Komisyonu Birim Komisyon Üyeleri) …, … ve … tarafından Sayıştay Temyiz Kuruluna sunulan temyiz dilekçesi üzerine anılan Kurulca düzenlenen … tarihli ve … tutanak sayılı İlamın …’inci maddesiyle;
Mevzuatta projelerin AR-GE niteliğini haiz olması gerektiğine ilişkin özel durum bulunsa da bu özel durumun hangi çerçevede, hangi şartlarda sağlanması ve hangi mevzuata bakılması gerektiğine ilişkin bir atıf ve çerçeve sunulmadığı, bu nedenle, teşvik ödemesi konusundaki kararın, gereken şartların 2016 yılı Yönetmeliği ışığında aranması suretiyle ilgili akademik komisyonun o bilim alanı için yaptığı değerlendirmeye bırakıldığı, 2016 yılı Yönetmeliği’nin değerlendirme komisyonlarına nispeten geniş ve esnek bir çerçevede takdir yetkisi tanıdığı,
Daire Kararında, AR-GE projelerinin tanım ve kapsamlarının belirlenmesi için OECD’nin Frascati, Oslo ve Canberra Kılavuzlarının ve 5746 sayılı Araştırma Geliştirme ve Tasarım Faaliyetlerinin Desteklenmesi Hakkında Kanun’un “Tanımlar” başlıklı 2’nci maddesinin referans olarak alınması gerektiğinin ifade edildiği, ancak bu Kılavuzlardan hangisinin esas alınması gerektiğine ilişkin olarak, söz konusu Projelerin değerlendirilmesinde yürürlükte olan 31.12.2016 tarih ve 29935 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Akademik Teşvik Ödeneği Yönetmeliği’nde bir atıf bulunmadığı, bu durumun değerlendirmenin komisyonlara bırakıldığını gösterdiği,
Projelerin AR-GE niteliğini haiz olabilmesi için, Projelerin rutinin dışında kalan yenilikçi yönü, bilime kazandırdığı kavram veya teknolojilerin olup olmadığı, hangi özgün çıktıların elde edildiği gibi AR-GE kavramının doğası gereği sahip olması gereken özellikleri taşıyıp taşımadığı hususlarının, Proje sahiplerinin sundukları belgeler ışığında bir hakem/bilirkişi hüviyetini de sağlayan akademik komisyonlarca değerlendirilerek kabul edildiği,
Daire İlamında söz konusu Projelerin AR-GE niteliğini kanıtlayan bilgi ve belge bulunmadığı iddiasının bulunduğu, ancak Proje sahipleri tarafından Projelerin süreçleri, planlanması, uygulanması, kapanması ve sonuçları ile Projeler sonucunda meydana getirilen akademik kitaplara ilişkin bilgi ve belgelerin sunulmuş olduğu,
Bu nedenle, değerlendirme komisyonunun düşüncesine itibar edilmek suretiyle AR-GE kapsamında bir proje olarak nitelendirilmesinde mevzuata aykırı bir husus bulunmayan Projeler için öğretim üyesine akademik teşvik ödenmesi sonucunda 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun 71’inci maddesi bağlamında kamu zararına neden olunmadığı,
ifade edilerek yukarıda belirtilen hususlar göz önüne alınarak yeniden hüküm tesis edilmesi için dosyanın hükmü veren Daireye gönderilmesine karar verilmiştir.
Temyiz Kurulunun anılan Kararına istinaden Dairemize havale edilen dosyalar ile konuya ilişkin düzenlenen ... tarihli Ek Rapor ve eklerinin incelenmesi sonucunda gereği düşünüldü:
31.12.2016 tarih ve 29935 (3.Mükerrer) sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Akademik Teşvik Ödeneği Yönetmeliği’nin “Tanımlar ve Kısaltmalar” başlıklı 3’üncü maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde akademik teşvik ödemesine esas alınacak olan faaliyetlerin neleri kapsadığı tanımlanmış olup; “faaliyet” kavramının, “her bir takvim yılı için bir önceki yıl, bilim, teknoloji ve sanata katkı sağlayıcı nitelikte yurtiçinde veya yurtdışında sonuçlandırılan proje, araştırma, yayın, tasarım, sergi, patent ile çalışmalarına yapılan atıfları, bilim kurulu bulunan uluslararası düzeydeki toplantılarda sunulan tebliğleri ve alınan akademik ödülleri” ifade ettiği hüküm altına alınmıştır. Aynı maddenin (ı) bendinde ise “proje”, “bilimsel değerlendirme süreci sonunda ulusal veya uluslararası kurumlarca onaylanarak bütçe desteği sağlanmış olup, yeni bilgiler üretilmesi, bilimsel yorumların yapılması veya teknolojik problemlerin çözümlenmesi için bilimsel esaslara uygun olarak yürütülmüş ve sonuç raporu yetkili mercilerce başarılı bulunarak kapatılmış araştırma çalışmaları” olarak tanımlanmıştır.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri uyarınca, bilimsel değerlendirme sürecine sahip olması, bu değerlendirme süreci sonunda ulusal veya uluslararası kurumlarca onaylanarak bütçe desteği sağlanmış olması, sonuçlandırılması ve sonuç raporunun yetkili mercilerce başarılı bulunması ve kapatılmış olması hususları, projelerin akademik teşvik ödemesine konu edilmesi için sağlanması gereken genel şartlar olarak belirlenmiştir. Bunun yanı sıra, projenin bütçe desteğini sağladığı kurum veya kuruluşa göre mutlaka AR-GE niteliğine de sahip olması gerektiği özel durumlar bulunmaktadır. Şöyle ki;
Akademik teşvik ödemesine esas her bir faaliyet türüne dahil alt faaliyetlere nasıl puan verileceği Yönetmelik eki “Faaliyet ve Puan Tablosu”nda açıklanmıştır. Söz konusu tablonun “(1) Proje” başlıklı kısmında projeler, “uluslararası destekli sonuçlandırılmış proje” ve “ulusal destekli sonuçlandırılmış proje” olarak iki alt faaliyete ayrılmış olup, ulusal destekli sonuçlandırılmış projeler için Kalkınma Bakanlığı, Yükseköğretim kurumları hariç diğer kamu kuruluşları ve özel kuruluşlar tarafından desteklenen projeler ile Yükseköğretim kurumları tarafından desteklenmiş bilimsel araştırma projeleri için projelerin AR-GE niteliğinde olması şartı öngörülmüş ancak TÜBA ve TÜBİTAK destekli projeler ile Sanayi Tezleri programı (SAN-TEZ) projeleri için AR-GE şartına yer verilmemiştir.
Yukarıda ifade edildiği üzere, her ne kadar bazı durumlarda projelerin akademik teşvik ödeneğine konu olabilmesi için mutlak suretle AR-GE niteliğini haiz olması gerektiği öngörülmüşse de, 31.12.2016 tarihli Akademik Teşvik Ödeneği Yönetmeliği’nde “AR-GE” ifadesinin kavramsal olarak tanımı bulunmamaktadır. Ancak, Yönetmelikte tanımın yer almaması AR-GE unsurunun akademik teşvik ödemesine ilişkin sınırlayıcı ve belirleyici konumunu değiştirmediğinden, başvuruların değerlendirmesinde görevli ve yetkili akademik personelin, projelerin AR-GE niteliğine sahip olup olmadığı yönünde bir değerlendirme yapması zorunludur. Bu çerçevede, söz konusu değerlendirmenin hangi kriter ve esaslar dikkate alınarak yapılabileceğine ilişkin bir tespit yapılması da kaçınılmaz hale gelmektedir.
Nitekim, 11. Bilim ve Teknoloji Yüksek Kurulu’nun 10 Mart 2005 tarihinde yaptığı 2005/7 No.lu ve “AR-GE Faaliyetlerinde OECD’nin Frascati, Oslo ve Canberra Kılavuzlarının Referans Olarak Kabulü” konulu toplantıda, “tüm kamu kurum ve kuruluşlarında AR-GE istatistiklerinin toplanması, AR-GE ve AR-GE desteği kapsamına giren konuların belirlenmesi ve ilgili diğer hususlarda referans olarak kullanılmasına” karar verilmiş olduğundan, Yönetmelikte AR-GE tanımına yönelik olarak oluşan bu kavramsal boşluğun, AR-GE’ye ilişkin hususlarda kamu kurum ve kuruluşlarınca referans olarak kullanılması gerektiği açıkça ifade edilmiş olan söz konusu Kılavuzlar çerçevesinde doldurulması gerektiği açıktır.
Bahse konu Kılavuzlardan biri olan Frascati Kılavuzunda, sosyal ve beşeri bilimlerde AR-GE faaliyetinin nasıl değerlendirilmesi gerektiğine yönelik net bir değerlendirme yer almakta olup Kılavuzun “2.4.2 AR-GE’yi sosyal bilimlerde ve beşeri bilimlerde tanımlama” başlıklı kısmında;
“Sosyal ve beşeri bilimler Kılavuzda, AR-GE’nin “insan, kültür ve toplum bilgisi” olarak sınıflandırılması ile kendisine yer bulmuştur. … Sosyal ve beşeri bilimler için, AR-GE ve ilgili (rutin) bilimsel faaliyetler arasındaki sınırın belirlenmesi açısından fark edilebilir ölçülerdeki bir yenilik unsuru veya bilimsel ve/veya teknolojik bir belirsizliğin çözülmesi yine faydalı ölçütler olarak göze çarpmaktadır. Bu unsur, ilgili Projenin kavramsal, yöntem-bilimsel veya görgül (ampirik) kısmı ile ilgili olabilir. Rutin özellikteki ilgili faaliyetler sadece belirli bir araştırma projesinin ayrılmaz bir parçası olarak üstlenildiklerinde veya belirli bir araştırma projesinin yararına gerçekleştirildiklerinde AR-GE kapsamında yer alır. Bu nedenle sosyal bilimcilerin, belirli bir sorunun üzerine giderken sosyal bilimlerdeki yerleşik yöntembilimleri, prensipleri ve modelleri kullandıkları rutin nitelikteki çalışmaları araştırma olarak sınıflandırılamaz.” denilmiştir.
Yukarıda yer alan mevzuat hükümleri ve açıklamalar doğrultusunda 31.12.2016 tarihli Akademik Teşvik Ödeneği Yönetmeliği çerçevesinde AR-GE zorunluluğu bulunan projelerde; projenin AR-GE niteliğine sahip olup olmadığı konusunda bir değerlendirme yapılabilmesi için, projenin rutinin dışında kalan yenilikçi yönü, hangi kavram ve teknolojilerin bilime ve uygulamaya kazandırıldığı, hangi özgün çıktıların elde edildiği gibi AR-GE kavramının doğası gereği sahip olması gereken özellikleri taşıyıp taşımadığının da incelenmesi gerekir.
Gönderilen yeni bilgi ve belgelerin bu kapsamda incelenmesi sonucunda;
“… Sempozyumu” Projesi; … Üniversitesi, … Yayınları ve … Müsteşarlığı iş birliğiyle … Üniversitesi … Binası'nda gerçekleştirilen ve … tarihinde başlayarak, … tarihinde nihayete ermiş bir sempozyum olarak planlanmıştır.
Söz konusu çalışma kapsamında, İran Edebiyatında “Kadın” unsurunun nasıl ele alındığı, hangi edebi tasvir ve yaklaşımlara konu olduğu, kadın şair ve yazarların toplumsal hayatta dönem dönem ortaya çıkan çeşitli sosyal hareketlere olan etkilerinin nasıl olduğu gibi konularda özgün nitelikli metinlerin oluşturulduğu ve bilimsel değerlendirmelerin yapıldığı, edebiyatta “Kadın” imgesinin çağdaş edebiyat ekseninde nasıl değerlendirilmesi gerektiği yönünde her iki ülke akademisyenleri tarafından müzakerelerin gerçekleştirildiği ve çalışma kapsamında hazırlanan metin ve bildirilerin kitap haline getirilerek Proje çıktısı olarak atıf değeri yüksek akademik bir çalışmanın ortaya konduğu görülmüştür.
Söz konusu çalışmayla, Türk ve İran Edebiyatı ekseninde halihazırda var olan edebi metinlerin yeni yorumlarının yapıldığı ve var olan bu eserlerin daha önce sentezlenmemiş yeni fikir ve kavramlar ekseninde farklı bir bakış açısıyla ele alındığı ve Proje çıktılarının özgün nitelikte olduğu değerlendirildiğinden, AR-GE vasfını haiz olan Proje için yapılan akademik teşvik ödemesinde mevzuata aykırılık bulunmamaktadır.
“… Çalıştayı” Projesi; 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu gereğince eser ve hak sahiplerin haklarının takibini yapmak üzere 22 Temmuz 2013 Tarihinde Kültür ve Turizm Bakanlığının izni ile kurulmuş bir telif hakları ve lisanslama meslek birliği olan … tarafından onaylanan bir çalışmadır.
Söz konusu çalıştay kapsamında önemli bir telif sorunu olan korsan kitap yayınına ilişkin olarak kapsayıcı bir mücadele yaklaşımının oluşturulması noktasında, gerek hukuki, gerek toplumsal, gerekse de ticari nitelikli politika ve düzenlemelerin nasıl planlanması gerektiği, hangi alanlara ve ne şekilde destek sağlanmasının öncelikli olduğu, söz konusu hususta etkin mücadele için fonksiyonel örgütlenmenin hangi idari eleman ve unsurlara sahip olması gerektiği gibi konuların ele alınmış olduğu, yapılan değerlendirmelerin ve politika önerilerinin Proje çıktısı olarak kitap haline getirildiği, bu çerçevede hali hazırda mevcut bir sorun olan korsan yayın sorununa farklı bakış açıları olan ve bütüncül nitelikli çözüm önerileri sunmak suretiyle, çalışmanın ilgili alandaki bilgi birikimine özgün bir katkı sunduğu değerlendirildiğinden, AR-GE vasfını haiz olduğu görülen Proje için yapılan akademik teşvik ödemesinde mevzuata aykırılık bulunmamaktadır.
“… Etki Analizi” Projesi; … Kurumu Strateji Geliştirme Başkanlığı … Daire Başkanlığı ile imzalanan … tarihli tedarik sözleşmesine istinaden, “… Projesi” kapsamında, “Projenin Etki Analizi çalışması” olarak … Ltd. Şti tarafından bir rapor hazırlanması ile ilgilidir.
Raporun “Yönetici Özeti” başlığının 9’uncu maddesinde, çalışmanın temel amacının … Projesinin sosyal ve ekonomik etki analizini gerçekleştirmek olduğu ifade edilmiş olup, ayrıca “3: Etki Analizi Metodolojisi” başlığında OECD’nin etki değerlendirmesine ilişkin tanımının, “Devam eden ya da tamamlanmış bir projenin, programın veya politika tasarımının sistematik ve nesnel bir şekilde değerlendirilmesi” olduğu belirtilmektedir.
31.12.2016 tarihli Akademik Teşvik Ödeneği Yönetmeliği’nin “Akademik Teşvik Faaliyet Alanlarının Değerlendirilmesi” başlıklı 7’nci maddesinin dokuzuncu fıkrasının ikinci cümlesinde, akademik teşvik ödeneğine konu projenin, yürütülmüş bir proje için farklı kurum veya kuruluşlarca tamamlayıcı veya destekleyici mahiyette bütçe desteği sağlanmasına yönelik olup, temelde aynı projenin parçası veya uzantısı olan projeler için mükerrer puanlama yapılamayacağı açıkça ifade edilmiştir.
Ayrıca, Projeye ilişin olarak sunulan belgeler içerisinde ilgilinin asıl Projede görevli olup olmadığına dair bir belge bulunmadığı gibi, başka bir Projenin etki analizine ilişkin olarak bir rapor hazırlanmasına yönelik bu Projenin, yeni bir AR-GE projesi olarak değerlendirilmesine de imkan bulunmamaktadır.
Bu çerçevede, “… Projesi”nin etki analizine dair rapor hazırlanmasını içeren tamamlayıcı bir çalışma niteliğinde olan bu Projenin akademik teşvike konu edilmesi mümkün olmadığı halde ilgilisine teşvik ödemesi yapılması suretiyle …-TL kamu zararına neden olunmuştur.
Konunun sorumluluk yönünden değerlendirilmesinde;
Başvuruların değerlendirilmesi sırasında yürürlükte olan 31.12.2016 tarihli Akademik Teşvik Ödeneği Yönetmeliği’nin “Akademik Teşvik Başvuru ve Değerlendirme Süreci” başlıklı 6’ncı maddesinde;
“(1) Öğretim elemanları, akademik teşvik başvurularını yayımlanan başvuru takvimi kapsamında kadrolarının bulunduğu yükseköğretim kurumunun ilgili Birim Akademik Teşvik Başvuru ve İnceleme Komisyonuna YÖKSİS’ten alınan çıktı ile birlikte akademik faaliyetlere ilişkin örnek, kanıt ve belgeleri ilan edilen usule uygun olarak sunar. Birim Akademik Teşvik Başvuru ve İnceleme komisyonu, değerlendirmelerin tüm aşamalarında gerekli gördüğü hallerde başvuru sahiplerinden akademik faaliyetlerine ilişkin ek açıklama, bilgi ve belgeler talep edebilir. Başvuru sahipleri, söz konusu talepleri yerine getirmekle yükümlüdür. Öğretim elemanlarınca yapılan başvurular Birim Akademik Teşvik Başvuru ve İnceleme Komisyonu tarafından incelenir.
…
(3) Başvuru sahipleri, faaliyetlerine uygun Birim Akademik Teşvik Başvuru ve İnceleme Komisyonuna başvuru yapmakla yükümlüdür. Birim Akademik Teşvik Başvuru ve İnceleme Komisyonu öncelikle başvuru sahibinin faaliyetlerinin komisyon tarafından incelenmeye uygun olup olmadığına karar verir. Uygun görülmeyen başvurular gerekçeli olarak, değerlendirilmek üzere Akademik Teşvik Düzenleme, Denetleme ve İtiraz Komisyonuna iletilir. Komisyon ilgili başvuruyu kendisi değerlendirebileceği gibi, mevcut komisyonlardan birine de yönlendirebilir.
(4) Birim Akademik Teşvik Başvuru ve İnceleme Komisyonu başvuruları inceleyerek hazırladıkları karar tutanağını, başvurularla ilgili değerlendirme raporunu ve ekinde puan tablosunu imzalı olarak rektörlüğe bağlı bölümlerde bölüm başkanı, fakültelerde dekan, diğer birimlerde ise müdür tarafından onaylanmış olarak Akademik Teşvik Düzenleme, Denetleme ve İtiraz Komisyonuna ilan edilen takvime uygun olarak gönderir. Birim Akademik Teşvik Başvuru ve İnceleme Komisyonu tarafından hazırlanan değerlendirme raporunda, reddedilen veya puan değerinde değişiklik yapılan akademik faaliyetlerle ilgili olarak açıklama yapılması zorunludur.
(5) Akademik Teşvik Düzenleme, Denetleme ve İtiraz Komisyonu, Birim Akademik Teşvik Başvuru ve İnceleme Komisyonu tarafından gönderilen başvuruları ve değerlendirme kararlarını inceler. Gerekli gördüğü hallerde başvuru sahiplerinden ek belge ve bilgi talep edebilir ve/veya birimlerden gelen kararlar üzerinde değişiklik yapabilir. Komisyon, hazırladığı karar tutanağını, başvurularla ilgili değerlendirme raporunu ve ekinde puan tablosunu imza altına alır ve nihai kararlarını ilgili araştırmacılara yazılı olarak veya elektronik ortamda duyurur. Akademik Teşvik Düzenleme, Denetleme ve İtiraz Komisyonu tarafından hazırlanan değerlendirme raporunda reddedilen veya puan değerinde değişiklik yapılan akademik faaliyetlerle ilgili olarak açıklama yazılması zorunludur.
(6) Akademik Teşvik Düzenleme, Denetleme ve İtiraz Komisyonu kararlarına karşı duyuru tarihinden itibaren beş işgünü içinde anılan komisyona itiraz edilebilir. Komisyon, yapılan itirazları, itiraz süresinin bittiği tarihten itibaren en geç beş işgünü içerisinde karar bağlar. Akademik Teşvik Düzenleme, Denetleme ve itiraz Komisyonunun vereceği kararlar kesindir.
…” hükmüne yer verilmiştir.
Anılan hüküm uyarınca, başvurular Birim Akademik Teşvik Başvuru ve İnceleme Komisyonu tarafından değerlendirilmekte olup, komisyon tarafından uygun görülmeyen başvuruların gerekçeli olarak Akademik Teşvik Düzenleme, Denetleme ve İtiraz Komisyonuna iletileceği, değerlendirilmeye uygun görülen başvuruların ise birim komisyonu tarafından incelenerek bunlara ilişkin karar tutanağının, başvurularla ilgili değerlendirme raporunun ve ekinde puan tablosunun Akademik Teşvik Düzenleme, Denetleme ve İtiraz Komisyonuna iletileceği düzenlenmiştir.
Raporda, her ne kadar anılan madde hükmünün beşinci fıkrasında yer alan “Akademik Teşvik Düzenleme, Denetleme ve İtiraz Komisyonu, Birim Akademik Teşvik Başvuru ve İnceleme Komisyonu tarafından gönderilen başvuruları ve değerlendirme kararlarını inceler.” ifadesi itiraz komisyonunun re’sen inceleme yetkisi olarak tanımlanmış ve bu hükümden hareketle, birim komisyonu tarafından incelenip karar verilmiş olan tüm dosyaların itiraz komisyonu tarafından tekrar incelenmesi gerektiği ifade edilmiş olsa da; söz konusu hükümden birim komisyonuna iletilen tüm başvuru dosyalarının değil, birim komisyonunca incelemeye uygun görülmeyen dosyalar ile sürecin sonunda itiraza konu edilen başvuru dosyalarının anlaşılması gerekir. İtiraz komisyonunun değerlendirmek istediği her başvuru dosyası için ek bilgi ve belge talep etme ve dosyaları görme yetkisi bulunmakla birlikte, söz konusu yetki itiraz komisyonuna tüm başvuru dosyalarını tekrar değerlendirme konusunda herhangi bir zorunluluk atfetmemektedir. Aksi takdirde, birim komisyonu tarafından yapılan incelemenin de bir anlamı ve amacının kalmayacağı tabiidir.
5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun “Kamu zararı” başlıklı 71’inci maddesinde kamu zararı, “kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunmasıdır.” şeklinde tanımlanmış olup anılan Kanun’un “Harcama Yetkisi ve yetkilisi” başlıklı 31’inci maddesinin üçüncü fıkrasında, “Kanunların veya Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin verdiği yetkiye istinaden yönetim kurulu, icra komitesi, komisyon ve benzeri kurul veya komite kararıyla yapılan harcamalarda, harcama yetkisinden doğan sorumluluk kurul, komite veya komisyona ait olur” denilerek Kanunların verdiği yetkiye istinaden yönetim kurulu, icra komitesi, encümen gibi adlarla teşkil edilen yönetim organlarının kararı, harcama talimatının taşıması gereken unsurları taşıyorsa ve kurul, komisyon, komite harcama sürecinde yer alıyorsa, harcama yetkisinden doğan sorumluluğun yönetim kurulu, icra komitesi, komisyon ve benzeri kurul, komite veya komisyona ait olacağı hüküm altına alınmıştır.
Anılan mevzuat hükümleri ve yapılan açıklamalar çerçevesinde, birim komisyonu tarafından değerlendirilerek karara bağlanan ve herhangi bir itiraza konu olmayan bir başvuruya ilişkin olarak harcama yetkisinin kullanımından doğan sorumluluk birim komisyonuna aittir. Söz konusu Proje, itiraz komisyonu tarafından değerlendirme yapılmasını zorunlu kılan ve yukarıda açıklanan sebepler ortaya çıkmadığı için itiraz komisyonuna sevk edilmemiş olduğundan itiraz komisyonunca bir değerlendirmeye tabi tutulmamıştır. Bu nedenle 5018 sayılı Kanun’un yukarıda yer verilen kamu zararı tanımından hareketle, kamu görevlisinin oluşan kamu zararından sorumlu tutulabilmesi için gerçekleşmesi gereken esaslı unsur olan kamu zararı ile kamu görevlisinin fiili arasındaki illiyet bağı, itiraz komisyonu açısından bulunmadığından ortaya çıkan kamu zararında itiraz komisyonu üyelerinin sorumluluğu yoktur.
Bu itibarla, sorgu konusu …-TL’nin;
…-TL’si için yapılan ödeme mevzuata uygun olduğundan ilişilecek husus bulunmadığına oy çokluğuyla,
Kamu zararı olan kalan …-TL’sinin ise Sosyoloji Bölümü Akademik Teşvik Komisyonu Birim Komisyon Üyeleri; …, … ve …’e müştereken ve müteselsilen 6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 53’üncü maddesi gereğince hüküm tarihinden itibaren işleyecek faizi ile ödettirilmesine oy birliğiyle,
6085 sayılı Kanun’un 55’inci maddesi uyarınca Ek İlamın tebliğ tarihinden itibaren altmış gün içerisinde Sayıştay Temyiz Kurulu nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.
Karşı Oy
Üye …’ün karşı oy gerekçesi:
31.12.2016 tarihli Akademik Teşvik Ödeneği Yönetmeliği’nin “Tanımlar ve Kısaltmalar” başlıklı 3’üncü maddesinde akademik teşvik ödemesine esas alınacak olan faaliyetlerin neleri kapsadığı açıklanmış olup, anılan maddede “faaliyet” ve “proje” kavramlarının tanımlarına da yer verilmiştir.
Akademik teşvik ödemesine esas her bir faaliyet türüne dahil alt faaliyetlere nasıl puan verileceği ise Yönetmelik eki “Faaliyet ve Puan Tablosu”nda açıklanmıştır. Bahse konu tablonun detay açıklama sütununda belirtilen istisnalar dışında, “Yalnızca Ar-Ge niteliğindeki projeler olması” şartı öngörülmüş olmakla birlikte, Yönetmelikte AR-GE’nin kavramsal olarak tanımı yer almamaktadır.
Ancak, akademik personelin hangi projenin AR-GE içerikli olduğunu araştırabileceği pek çok hukuki ve teknik materyal mevcuttur. Nitekim, 11. Bilim ve Teknoloji Yüksek Kurulu’nun 10 Mart 2005 tarihli toplantısında, OECD’nin Frascati, Oslo ve Canberra Kılavuzlarının tüm kamu kurum ve kuruluşlarında AR-GE istatistiklerinin toplanmasında, AR-GE desteği kapsamına giren konuların belirlenmesinde ve ilgili diğer hususlarda referans olarak kullanılmasına karar verilmiş olup, Frascati Kılavuzunda sosyal bilimlerdeki bir projenin AR-GE projesi olarak kabul edilebilmesi için fark edilebilir ölçülerdeki bir yenilik unsuruna sahip olması ve yerleşik yöntembilimlerin, prensip ve modellerin kullanıldığı rutin nitelikteki çalışmalardan olmaması gerektiği hususlarına vurgu yapılmıştır.
Bahsi geçen Projelerde, ilgili olduğu bilim dalına veya uygulamaya AR-GE anlamında nelerin kazandırılmasının hedeflendiği, AR-GE çalışmasında nasıl bir sistemli çalışma izleneceği, hangi AR-GE safhalarının nasıl uygulanacağı ve test edileceği, sahada veya laboratuvar ortamında ne kadar/kaç kişi veya veri grubu üzerinde çalışılacağı/çalışıldığı, proje sonucunda hangi somut ve yeni yöntem, metot, kavram veya ürün ve teknolojilerin bilime ve uygulamaya kazandırıldığı, Proje kapsamında toplanan verilerin hangi bilimsel yöntemler ile analiz edildiği ve bu verilerin hangi özgün çıktıları elde etmede kullanıldığı, yeni ve özgün kavram veya yaklaşımların Proje yürütücülerinin hangi bilimsel analiz yöntemleri neticesinde kazandırıldığı konularında herhangi bir bilgi yer almamaktadır.
Bu nedenle, AR-GE vasfına sahip olduğu yönünde bir kanaate varılması mümkün olmayan söz konusu Projeler akademik teşvike konu edilemeyeceğinden, kamu zararı tutarı …-TL’nin sorumlularına ödettirilmesi gerektiği düşüncesiyle ilişilecek husus bulunmadığı yönündeki çoğunluk görüşüne katılmıyorum.
… tarihli ve … sayılı İlamın …’nci maddesi ile tazminine hükmolunan konu ile ilgili olarak Temyiz Kurulunun … tarihli ve … tutanak sayılı bozma Kararı üzerine 6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 55’inci maddesinin yedinci fıkrası hükmü gereğince konunun görüşülmesine karar verildi.
Anılan İlamın …’nci maddesiyle, 31.12.2016 tarihli Akademik Teşvik Ödeneği Yönetmeliği uyarınca gerekli şartları taşımayan bazı projeler için akademik teşvik puanı hesaplanarak ilgililerine teşvik ödemesi yapılması sonucunda neden olunan kamu zararı tutarı olan …- TL’nin sorumlularından tazminine hükmedilmişti.
Bu tazmin hükmüne karşı sorumlular (Sosyoloji Bölümü Akademik Teşvik Komisyonu Birim Komisyon Üyeleri) …, … ve … tarafından Sayıştay Temyiz Kuruluna sunulan temyiz dilekçesi üzerine anılan Kurulca düzenlenen … tarihli ve … tutanak sayılı İlamın …’inci maddesiyle;
Mevzuatta projelerin AR-GE niteliğini haiz olması gerektiğine ilişkin özel durum bulunsa da bu özel durumun hangi çerçevede, hangi şartlarda sağlanması ve hangi mevzuata bakılması gerektiğine ilişkin bir atıf ve çerçeve sunulmadığı, bu nedenle, teşvik ödemesi konusundaki kararın, gereken şartların 2016 yılı Yönetmeliği ışığında aranması suretiyle ilgili akademik komisyonun o bilim alanı için yaptığı değerlendirmeye bırakıldığı, 2016 yılı Yönetmeliği’nin değerlendirme komisyonlarına nispeten geniş ve esnek bir çerçevede takdir yetkisi tanıdığı,
Daire Kararında, AR-GE projelerinin tanım ve kapsamlarının belirlenmesi için OECD’nin Frascati, Oslo ve Canberra Kılavuzlarının ve 5746 sayılı Araştırma Geliştirme ve Tasarım Faaliyetlerinin Desteklenmesi Hakkında Kanun’un “Tanımlar” başlıklı 2’nci maddesinin referans olarak alınması gerektiğinin ifade edildiği, ancak bu Kılavuzlardan hangisinin esas alınması gerektiğine ilişkin olarak, söz konusu Projelerin değerlendirilmesinde yürürlükte olan 31.12.2016 tarih ve 29935 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Akademik Teşvik Ödeneği Yönetmeliği’nde bir atıf bulunmadığı, bu durumun değerlendirmenin komisyonlara bırakıldığını gösterdiği,
Projelerin AR-GE niteliğini haiz olabilmesi için, Projelerin rutinin dışında kalan yenilikçi yönü, bilime kazandırdığı kavram veya teknolojilerin olup olmadığı, hangi özgün çıktıların elde edildiği gibi AR-GE kavramının doğası gereği sahip olması gereken özellikleri taşıyıp taşımadığı hususlarının, Proje sahiplerinin sundukları belgeler ışığında bir hakem/bilirkişi hüviyetini de sağlayan akademik komisyonlarca değerlendirilerek kabul edildiği,
Daire İlamında söz konusu Projelerin AR-GE niteliğini kanıtlayan bilgi ve belge bulunmadığı iddiasının bulunduğu, ancak Proje sahipleri tarafından Projelerin süreçleri, planlanması, uygulanması, kapanması ve sonuçları ile Projeler sonucunda meydana getirilen akademik kitaplara ilişkin bilgi ve belgelerin sunulmuş olduğu,
Bu nedenle, değerlendirme komisyonunun düşüncesine itibar edilmek suretiyle AR-GE kapsamında bir proje olarak nitelendirilmesinde mevzuata aykırı bir husus bulunmayan Projeler için öğretim üyesine akademik teşvik ödenmesi sonucunda 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun 71’inci maddesi bağlamında kamu zararına neden olunmadığı,
ifade edilerek yukarıda belirtilen hususlar göz önüne alınarak yeniden hüküm tesis edilmesi için dosyanın hükmü veren Daireye gönderilmesine karar verilmiştir.
Temyiz Kurulunun anılan Kararına istinaden Dairemize havale edilen dosyalar ile konuya ilişkin düzenlenen ... tarihli Ek Rapor ve eklerinin incelenmesi sonucunda gereği düşünüldü:
31.12.2016 tarih ve 29935 (3.Mükerrer) sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Akademik Teşvik Ödeneği Yönetmeliği’nin “Tanımlar ve Kısaltmalar” başlıklı 3’üncü maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde akademik teşvik ödemesine esas alınacak olan faaliyetlerin neleri kapsadığı tanımlanmış olup; “faaliyet” kavramının, “her bir takvim yılı için bir önceki yıl, bilim, teknoloji ve sanata katkı sağlayıcı nitelikte yurtiçinde veya yurtdışında sonuçlandırılan proje, araştırma, yayın, tasarım, sergi, patent ile çalışmalarına yapılan atıfları, bilim kurulu bulunan uluslararası düzeydeki toplantılarda sunulan tebliğleri ve alınan akademik ödülleri” ifade ettiği hüküm altına alınmıştır. Aynı maddenin (ı) bendinde ise “proje”, “bilimsel değerlendirme süreci sonunda ulusal veya uluslararası kurumlarca onaylanarak bütçe desteği sağlanmış olup, yeni bilgiler üretilmesi, bilimsel yorumların yapılması veya teknolojik problemlerin çözümlenmesi için bilimsel esaslara uygun olarak yürütülmüş ve sonuç raporu yetkili mercilerce başarılı bulunarak kapatılmış araştırma çalışmaları” olarak tanımlanmıştır.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri uyarınca, bilimsel değerlendirme sürecine sahip olması, bu değerlendirme süreci sonunda ulusal veya uluslararası kurumlarca onaylanarak bütçe desteği sağlanmış olması, sonuçlandırılması ve sonuç raporunun yetkili mercilerce başarılı bulunması ve kapatılmış olması hususları, projelerin akademik teşvik ödemesine konu edilmesi için sağlanması gereken genel şartlar olarak belirlenmiştir. Bunun yanı sıra, projenin bütçe desteğini sağladığı kurum veya kuruluşa göre mutlaka AR-GE niteliğine de sahip olması gerektiği özel durumlar bulunmaktadır. Şöyle ki;
Akademik teşvik ödemesine esas her bir faaliyet türüne dahil alt faaliyetlere nasıl puan verileceği Yönetmelik eki “Faaliyet ve Puan Tablosu”nda açıklanmıştır. Söz konusu tablonun “(1) Proje” başlıklı kısmında projeler, “uluslararası destekli sonuçlandırılmış proje” ve “ulusal destekli sonuçlandırılmış proje” olarak iki alt faaliyete ayrılmış olup, ulusal destekli sonuçlandırılmış projeler için Kalkınma Bakanlığı, Yükseköğretim kurumları hariç diğer kamu kuruluşları ve özel kuruluşlar tarafından desteklenen projeler ile Yükseköğretim kurumları tarafından desteklenmiş bilimsel araştırma projeleri için projelerin AR-GE niteliğinde olması şartı öngörülmüş ancak TÜBA ve TÜBİTAK destekli projeler ile Sanayi Tezleri programı (SAN-TEZ) projeleri için AR-GE şartına yer verilmemiştir.
Yukarıda ifade edildiği üzere, her ne kadar bazı durumlarda projelerin akademik teşvik ödeneğine konu olabilmesi için mutlak suretle AR-GE niteliğini haiz olması gerektiği öngörülmüşse de, 31.12.2016 tarihli Akademik Teşvik Ödeneği Yönetmeliği’nde “AR-GE” ifadesinin kavramsal olarak tanımı bulunmamaktadır. Ancak, Yönetmelikte tanımın yer almaması AR-GE unsurunun akademik teşvik ödemesine ilişkin sınırlayıcı ve belirleyici konumunu değiştirmediğinden, başvuruların değerlendirmesinde görevli ve yetkili akademik personelin, projelerin AR-GE niteliğine sahip olup olmadığı yönünde bir değerlendirme yapması zorunludur. Bu çerçevede, söz konusu değerlendirmenin hangi kriter ve esaslar dikkate alınarak yapılabileceğine ilişkin bir tespit yapılması da kaçınılmaz hale gelmektedir.
Nitekim, 11. Bilim ve Teknoloji Yüksek Kurulu’nun 10 Mart 2005 tarihinde yaptığı 2005/7 No.lu ve “AR-GE Faaliyetlerinde OECD’nin Frascati, Oslo ve Canberra Kılavuzlarının Referans Olarak Kabulü” konulu toplantıda, “tüm kamu kurum ve kuruluşlarında AR-GE istatistiklerinin toplanması, AR-GE ve AR-GE desteği kapsamına giren konuların belirlenmesi ve ilgili diğer hususlarda referans olarak kullanılmasına” karar verilmiş olduğundan, Yönetmelikte AR-GE tanımına yönelik olarak oluşan bu kavramsal boşluğun, AR-GE’ye ilişkin hususlarda kamu kurum ve kuruluşlarınca referans olarak kullanılması gerektiği açıkça ifade edilmiş olan söz konusu Kılavuzlar çerçevesinde doldurulması gerektiği açıktır.
Bahse konu Kılavuzlardan biri olan Frascati Kılavuzunda, sosyal ve beşeri bilimlerde AR-GE faaliyetinin nasıl değerlendirilmesi gerektiğine yönelik net bir değerlendirme yer almakta olup Kılavuzun “2.4.2 AR-GE’yi sosyal bilimlerde ve beşeri bilimlerde tanımlama” başlıklı kısmında;
“Sosyal ve beşeri bilimler Kılavuzda, AR-GE’nin “insan, kültür ve toplum bilgisi” olarak sınıflandırılması ile kendisine yer bulmuştur. … Sosyal ve beşeri bilimler için, AR-GE ve ilgili (rutin) bilimsel faaliyetler arasındaki sınırın belirlenmesi açısından fark edilebilir ölçülerdeki bir yenilik unsuru veya bilimsel ve/veya teknolojik bir belirsizliğin çözülmesi yine faydalı ölçütler olarak göze çarpmaktadır. Bu unsur, ilgili Projenin kavramsal, yöntem-bilimsel veya görgül (ampirik) kısmı ile ilgili olabilir. Rutin özellikteki ilgili faaliyetler sadece belirli bir araştırma projesinin ayrılmaz bir parçası olarak üstlenildiklerinde veya belirli bir araştırma projesinin yararına gerçekleştirildiklerinde AR-GE kapsamında yer alır. Bu nedenle sosyal bilimcilerin, belirli bir sorunun üzerine giderken sosyal bilimlerdeki yerleşik yöntembilimleri, prensipleri ve modelleri kullandıkları rutin nitelikteki çalışmaları araştırma olarak sınıflandırılamaz.” denilmiştir.
Yukarıda yer alan mevzuat hükümleri ve açıklamalar doğrultusunda 31.12.2016 tarihli Akademik Teşvik Ödeneği Yönetmeliği çerçevesinde AR-GE zorunluluğu bulunan projelerde; projenin AR-GE niteliğine sahip olup olmadığı konusunda bir değerlendirme yapılabilmesi için, projenin rutinin dışında kalan yenilikçi yönü, hangi kavram ve teknolojilerin bilime ve uygulamaya kazandırıldığı, hangi özgün çıktıların elde edildiği gibi AR-GE kavramının doğası gereği sahip olması gereken özellikleri taşıyıp taşımadığının da incelenmesi gerekir.
Gönderilen yeni bilgi ve belgelerin bu kapsamda incelenmesi sonucunda;
“… Sempozyumu” Projesi; … Üniversitesi, … Yayınları ve … Müsteşarlığı iş birliğiyle … Üniversitesi … Binası'nda gerçekleştirilen ve … tarihinde başlayarak, … tarihinde nihayete ermiş bir sempozyum olarak planlanmıştır.
Söz konusu çalışma kapsamında, İran Edebiyatında “Kadın” unsurunun nasıl ele alındığı, hangi edebi tasvir ve yaklaşımlara konu olduğu, kadın şair ve yazarların toplumsal hayatta dönem dönem ortaya çıkan çeşitli sosyal hareketlere olan etkilerinin nasıl olduğu gibi konularda özgün nitelikli metinlerin oluşturulduğu ve bilimsel değerlendirmelerin yapıldığı, edebiyatta “Kadın” imgesinin çağdaş edebiyat ekseninde nasıl değerlendirilmesi gerektiği yönünde her iki ülke akademisyenleri tarafından müzakerelerin gerçekleştirildiği ve çalışma kapsamında hazırlanan metin ve bildirilerin kitap haline getirilerek Proje çıktısı olarak atıf değeri yüksek akademik bir çalışmanın ortaya konduğu görülmüştür.
Söz konusu çalışmayla, Türk ve İran Edebiyatı ekseninde halihazırda var olan edebi metinlerin yeni yorumlarının yapıldığı ve var olan bu eserlerin daha önce sentezlenmemiş yeni fikir ve kavramlar ekseninde farklı bir bakış açısıyla ele alındığı ve Proje çıktılarının özgün nitelikte olduğu değerlendirildiğinden, AR-GE vasfını haiz olan Proje için yapılan akademik teşvik ödemesinde mevzuata aykırılık bulunmamaktadır.
“… Çalıştayı” Projesi; 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu gereğince eser ve hak sahiplerin haklarının takibini yapmak üzere 22 Temmuz 2013 Tarihinde Kültür ve Turizm Bakanlığının izni ile kurulmuş bir telif hakları ve lisanslama meslek birliği olan … tarafından onaylanan bir çalışmadır.
Söz konusu çalıştay kapsamında önemli bir telif sorunu olan korsan kitap yayınına ilişkin olarak kapsayıcı bir mücadele yaklaşımının oluşturulması noktasında, gerek hukuki, gerek toplumsal, gerekse de ticari nitelikli politika ve düzenlemelerin nasıl planlanması gerektiği, hangi alanlara ve ne şekilde destek sağlanmasının öncelikli olduğu, söz konusu hususta etkin mücadele için fonksiyonel örgütlenmenin hangi idari eleman ve unsurlara sahip olması gerektiği gibi konuların ele alınmış olduğu, yapılan değerlendirmelerin ve politika önerilerinin Proje çıktısı olarak kitap haline getirildiği, bu çerçevede hali hazırda mevcut bir sorun olan korsan yayın sorununa farklı bakış açıları olan ve bütüncül nitelikli çözüm önerileri sunmak suretiyle, çalışmanın ilgili alandaki bilgi birikimine özgün bir katkı sunduğu değerlendirildiğinden, AR-GE vasfını haiz olduğu görülen Proje için yapılan akademik teşvik ödemesinde mevzuata aykırılık bulunmamaktadır.
“… Etki Analizi” Projesi; … Kurumu Strateji Geliştirme Başkanlığı … Daire Başkanlığı ile imzalanan … tarihli tedarik sözleşmesine istinaden, “… Projesi” kapsamında, “Projenin Etki Analizi çalışması” olarak … Ltd. Şti tarafından bir rapor hazırlanması ile ilgilidir.
Raporun “Yönetici Özeti” başlığının 9’uncu maddesinde, çalışmanın temel amacının … Projesinin sosyal ve ekonomik etki analizini gerçekleştirmek olduğu ifade edilmiş olup, ayrıca “3: Etki Analizi Metodolojisi” başlığında OECD’nin etki değerlendirmesine ilişkin tanımının, “Devam eden ya da tamamlanmış bir projenin, programın veya politika tasarımının sistematik ve nesnel bir şekilde değerlendirilmesi” olduğu belirtilmektedir.
31.12.2016 tarihli Akademik Teşvik Ödeneği Yönetmeliği’nin “Akademik Teşvik Faaliyet Alanlarının Değerlendirilmesi” başlıklı 7’nci maddesinin dokuzuncu fıkrasının ikinci cümlesinde, akademik teşvik ödeneğine konu projenin, yürütülmüş bir proje için farklı kurum veya kuruluşlarca tamamlayıcı veya destekleyici mahiyette bütçe desteği sağlanmasına yönelik olup, temelde aynı projenin parçası veya uzantısı olan projeler için mükerrer puanlama yapılamayacağı açıkça ifade edilmiştir.
Ayrıca, Projeye ilişin olarak sunulan belgeler içerisinde ilgilinin asıl Projede görevli olup olmadığına dair bir belge bulunmadığı gibi, başka bir Projenin etki analizine ilişkin olarak bir rapor hazırlanmasına yönelik bu Projenin, yeni bir AR-GE projesi olarak değerlendirilmesine de imkan bulunmamaktadır.
Bu çerçevede, “… Projesi”nin etki analizine dair rapor hazırlanmasını içeren tamamlayıcı bir çalışma niteliğinde olan bu Projenin akademik teşvike konu edilmesi mümkün olmadığı halde ilgilisine teşvik ödemesi yapılması suretiyle …-TL kamu zararına neden olunmuştur.
Konunun sorumluluk yönünden değerlendirilmesinde;
Başvuruların değerlendirilmesi sırasında yürürlükte olan 31.12.2016 tarihli Akademik Teşvik Ödeneği Yönetmeliği’nin “Akademik Teşvik Başvuru ve Değerlendirme Süreci” başlıklı 6’ncı maddesinde;
“(1) Öğretim elemanları, akademik teşvik başvurularını yayımlanan başvuru takvimi kapsamında kadrolarının bulunduğu yükseköğretim kurumunun ilgili Birim Akademik Teşvik Başvuru ve İnceleme Komisyonuna YÖKSİS’ten alınan çıktı ile birlikte akademik faaliyetlere ilişkin örnek, kanıt ve belgeleri ilan edilen usule uygun olarak sunar. Birim Akademik Teşvik Başvuru ve İnceleme komisyonu, değerlendirmelerin tüm aşamalarında gerekli gördüğü hallerde başvuru sahiplerinden akademik faaliyetlerine ilişkin ek açıklama, bilgi ve belgeler talep edebilir. Başvuru sahipleri, söz konusu talepleri yerine getirmekle yükümlüdür. Öğretim elemanlarınca yapılan başvurular Birim Akademik Teşvik Başvuru ve İnceleme Komisyonu tarafından incelenir.
…
(3) Başvuru sahipleri, faaliyetlerine uygun Birim Akademik Teşvik Başvuru ve İnceleme Komisyonuna başvuru yapmakla yükümlüdür. Birim Akademik Teşvik Başvuru ve İnceleme Komisyonu öncelikle başvuru sahibinin faaliyetlerinin komisyon tarafından incelenmeye uygun olup olmadığına karar verir. Uygun görülmeyen başvurular gerekçeli olarak, değerlendirilmek üzere Akademik Teşvik Düzenleme, Denetleme ve İtiraz Komisyonuna iletilir. Komisyon ilgili başvuruyu kendisi değerlendirebileceği gibi, mevcut komisyonlardan birine de yönlendirebilir.
(4) Birim Akademik Teşvik Başvuru ve İnceleme Komisyonu başvuruları inceleyerek hazırladıkları karar tutanağını, başvurularla ilgili değerlendirme raporunu ve ekinde puan tablosunu imzalı olarak rektörlüğe bağlı bölümlerde bölüm başkanı, fakültelerde dekan, diğer birimlerde ise müdür tarafından onaylanmış olarak Akademik Teşvik Düzenleme, Denetleme ve İtiraz Komisyonuna ilan edilen takvime uygun olarak gönderir. Birim Akademik Teşvik Başvuru ve İnceleme Komisyonu tarafından hazırlanan değerlendirme raporunda, reddedilen veya puan değerinde değişiklik yapılan akademik faaliyetlerle ilgili olarak açıklama yapılması zorunludur.
(5) Akademik Teşvik Düzenleme, Denetleme ve İtiraz Komisyonu, Birim Akademik Teşvik Başvuru ve İnceleme Komisyonu tarafından gönderilen başvuruları ve değerlendirme kararlarını inceler. Gerekli gördüğü hallerde başvuru sahiplerinden ek belge ve bilgi talep edebilir ve/veya birimlerden gelen kararlar üzerinde değişiklik yapabilir. Komisyon, hazırladığı karar tutanağını, başvurularla ilgili değerlendirme raporunu ve ekinde puan tablosunu imza altına alır ve nihai kararlarını ilgili araştırmacılara yazılı olarak veya elektronik ortamda duyurur. Akademik Teşvik Düzenleme, Denetleme ve İtiraz Komisyonu tarafından hazırlanan değerlendirme raporunda reddedilen veya puan değerinde değişiklik yapılan akademik faaliyetlerle ilgili olarak açıklama yazılması zorunludur.
(6) Akademik Teşvik Düzenleme, Denetleme ve İtiraz Komisyonu kararlarına karşı duyuru tarihinden itibaren beş işgünü içinde anılan komisyona itiraz edilebilir. Komisyon, yapılan itirazları, itiraz süresinin bittiği tarihten itibaren en geç beş işgünü içerisinde karar bağlar. Akademik Teşvik Düzenleme, Denetleme ve itiraz Komisyonunun vereceği kararlar kesindir.
…” hükmüne yer verilmiştir.
Anılan hüküm uyarınca, başvurular Birim Akademik Teşvik Başvuru ve İnceleme Komisyonu tarafından değerlendirilmekte olup, komisyon tarafından uygun görülmeyen başvuruların gerekçeli olarak Akademik Teşvik Düzenleme, Denetleme ve İtiraz Komisyonuna iletileceği, değerlendirilmeye uygun görülen başvuruların ise birim komisyonu tarafından incelenerek bunlara ilişkin karar tutanağının, başvurularla ilgili değerlendirme raporunun ve ekinde puan tablosunun Akademik Teşvik Düzenleme, Denetleme ve İtiraz Komisyonuna iletileceği düzenlenmiştir.
Raporda, her ne kadar anılan madde hükmünün beşinci fıkrasında yer alan “Akademik Teşvik Düzenleme, Denetleme ve İtiraz Komisyonu, Birim Akademik Teşvik Başvuru ve İnceleme Komisyonu tarafından gönderilen başvuruları ve değerlendirme kararlarını inceler.” ifadesi itiraz komisyonunun re’sen inceleme yetkisi olarak tanımlanmış ve bu hükümden hareketle, birim komisyonu tarafından incelenip karar verilmiş olan tüm dosyaların itiraz komisyonu tarafından tekrar incelenmesi gerektiği ifade edilmiş olsa da; söz konusu hükümden birim komisyonuna iletilen tüm başvuru dosyalarının değil, birim komisyonunca incelemeye uygun görülmeyen dosyalar ile sürecin sonunda itiraza konu edilen başvuru dosyalarının anlaşılması gerekir. İtiraz komisyonunun değerlendirmek istediği her başvuru dosyası için ek bilgi ve belge talep etme ve dosyaları görme yetkisi bulunmakla birlikte, söz konusu yetki itiraz komisyonuna tüm başvuru dosyalarını tekrar değerlendirme konusunda herhangi bir zorunluluk atfetmemektedir. Aksi takdirde, birim komisyonu tarafından yapılan incelemenin de bir anlamı ve amacının kalmayacağı tabiidir.
5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun “Kamu zararı” başlıklı 71’inci maddesinde kamu zararı, “kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunmasıdır.” şeklinde tanımlanmış olup anılan Kanun’un “Harcama Yetkisi ve yetkilisi” başlıklı 31’inci maddesinin üçüncü fıkrasında, “Kanunların veya Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin verdiği yetkiye istinaden yönetim kurulu, icra komitesi, komisyon ve benzeri kurul veya komite kararıyla yapılan harcamalarda, harcama yetkisinden doğan sorumluluk kurul, komite veya komisyona ait olur” denilerek Kanunların verdiği yetkiye istinaden yönetim kurulu, icra komitesi, encümen gibi adlarla teşkil edilen yönetim organlarının kararı, harcama talimatının taşıması gereken unsurları taşıyorsa ve kurul, komisyon, komite harcama sürecinde yer alıyorsa, harcama yetkisinden doğan sorumluluğun yönetim kurulu, icra komitesi, komisyon ve benzeri kurul, komite veya komisyona ait olacağı hüküm altına alınmıştır.
Anılan mevzuat hükümleri ve yapılan açıklamalar çerçevesinde, birim komisyonu tarafından değerlendirilerek karara bağlanan ve herhangi bir itiraza konu olmayan bir başvuruya ilişkin olarak harcama yetkisinin kullanımından doğan sorumluluk birim komisyonuna aittir. Söz konusu Proje, itiraz komisyonu tarafından değerlendirme yapılmasını zorunlu kılan ve yukarıda açıklanan sebepler ortaya çıkmadığı için itiraz komisyonuna sevk edilmemiş olduğundan itiraz komisyonunca bir değerlendirmeye tabi tutulmamıştır. Bu nedenle 5018 sayılı Kanun’un yukarıda yer verilen kamu zararı tanımından hareketle, kamu görevlisinin oluşan kamu zararından sorumlu tutulabilmesi için gerçekleşmesi gereken esaslı unsur olan kamu zararı ile kamu görevlisinin fiili arasındaki illiyet bağı, itiraz komisyonu açısından bulunmadığından ortaya çıkan kamu zararında itiraz komisyonu üyelerinin sorumluluğu yoktur.
Bu itibarla, sorgu konusu …-TL’nin;
…-TL’si için yapılan ödeme mevzuata uygun olduğundan ilişilecek husus bulunmadığına oy çokluğuyla,
Kamu zararı olan kalan …-TL’sinin ise Sosyoloji Bölümü Akademik Teşvik Komisyonu Birim Komisyon Üyeleri; …, … ve …’e müştereken ve müteselsilen 6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 53’üncü maddesi gereğince hüküm tarihinden itibaren işleyecek faizi ile ödettirilmesine oy birliğiyle,
6085 sayılı Kanun’un 55’inci maddesi uyarınca Ek İlamın tebliğ tarihinden itibaren altmış gün içerisinde Sayıştay Temyiz Kurulu nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.
Karşı Oy
Üye …’ün karşı oy gerekçesi:
31.12.2016 tarihli Akademik Teşvik Ödeneği Yönetmeliği’nin “Tanımlar ve Kısaltmalar” başlıklı 3’üncü maddesinde akademik teşvik ödemesine esas alınacak olan faaliyetlerin neleri kapsadığı açıklanmış olup, anılan maddede “faaliyet” ve “proje” kavramlarının tanımlarına da yer verilmiştir.
Akademik teşvik ödemesine esas her bir faaliyet türüne dahil alt faaliyetlere nasıl puan verileceği ise Yönetmelik eki “Faaliyet ve Puan Tablosu”nda açıklanmıştır. Bahse konu tablonun detay açıklama sütununda belirtilen istisnalar dışında, “Yalnızca Ar-Ge niteliğindeki projeler olması” şartı öngörülmüş olmakla birlikte, Yönetmelikte AR-GE’nin kavramsal olarak tanımı yer almamaktadır.
Ancak, akademik personelin hangi projenin AR-GE içerikli olduğunu araştırabileceği pek çok hukuki ve teknik materyal mevcuttur. Nitekim, 11. Bilim ve Teknoloji Yüksek Kurulu’nun 10 Mart 2005 tarihli toplantısında, OECD’nin Frascati, Oslo ve Canberra Kılavuzlarının tüm kamu kurum ve kuruluşlarında AR-GE istatistiklerinin toplanmasında, AR-GE desteği kapsamına giren konuların belirlenmesinde ve ilgili diğer hususlarda referans olarak kullanılmasına karar verilmiş olup, Frascati Kılavuzunda sosyal bilimlerdeki bir projenin AR-GE projesi olarak kabul edilebilmesi için fark edilebilir ölçülerdeki bir yenilik unsuruna sahip olması ve yerleşik yöntembilimlerin, prensip ve modellerin kullanıldığı rutin nitelikteki çalışmalardan olmaması gerektiği hususlarına vurgu yapılmıştır.
Bahsi geçen Projelerde, ilgili olduğu bilim dalına veya uygulamaya AR-GE anlamında nelerin kazandırılmasının hedeflendiği, AR-GE çalışmasında nasıl bir sistemli çalışma izleneceği, hangi AR-GE safhalarının nasıl uygulanacağı ve test edileceği, sahada veya laboratuvar ortamında ne kadar/kaç kişi veya veri grubu üzerinde çalışılacağı/çalışıldığı, proje sonucunda hangi somut ve yeni yöntem, metot, kavram veya ürün ve teknolojilerin bilime ve uygulamaya kazandırıldığı, Proje kapsamında toplanan verilerin hangi bilimsel yöntemler ile analiz edildiği ve bu verilerin hangi özgün çıktıları elde etmede kullanıldığı, yeni ve özgün kavram veya yaklaşımların Proje yürütücülerinin hangi bilimsel analiz yöntemleri neticesinde kazandırıldığı konularında herhangi bir bilgi yer almamaktadır.
Bu nedenle, AR-GE vasfına sahip olduğu yönünde bir kanaate varılması mümkün olmayan söz konusu Projeler akademik teşvike konu edilemeyeceğinden, kamu zararı tutarı …-TL’nin sorumlularına ödettirilmesi gerektiği düşüncesiyle ilişilecek husus bulunmadığı yönündeki çoğunluk görüşüne katılmıyorum.