Daire Karar Detayı

Daire
3
Karar Tarihi
10.12.2024
Karar No
515
İlam No
192
Madde No
3
Kamu İdaresi Türü
Belediyeler ve Bağlı İdareler
Hesap Yılı
2021
Konu
Çeşitli Konuları İlgilendiren Kararlar

KARAR

Hakediş ödemesinin zamanında yapılmaması sebebiyle asıl alacağa bağlı olarak icra masrafları ve avukatlık vekalet ücreti ödenmesi

12.01.2023 Karar tarihli ve 79 numaralı İlamın 8 nci maddesinde yer verilen hükmün, Temyiz Kurulunun 24.01.2024 tarihli ve 56840 tutanak numaralı Kararı ile bozulması üzerine, 6085 sayılı Sayıştay Kanununun 55 inci maddesinin yedinci fıkrası hükmü gereğince konunun görüşülmesine karar verildi.

Dosya incelendiğinde;

12.01.2023 Karar tarihli ve 79 numaralı İlamın 8 nci maddesinde;

Belediye tarafından 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun 19 uncu maddesi kapsamında açık ihale usulü ile yapılan kömür alımında, hakediş ödemesinin zamanında yapılmaması sebebiyle alacaklı Firma tarafından ilamsız icra takibi başlatılması neticesinde asıl alacağa bağlı olarak icra masrafı ve avukatlık vekalet ücreti ödenmesi sonucu kamu zararına sebebiyet verildiği iddiasıyla Rapora konu edilen … TL tutarının tazminine karar verilmiştir.

Sorumlu Harcama Yetkilisi (İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdür Vekili) …’nun Sayıştay Temyiz Kuruluna sunduğu temyiz dilekçesi üzerine Kurulca düzenlenen 15.05.2024 tarihli ve 56840 tutanak numaralı Kararda, tazmin hükmünün bozulmasına, yeniden hüküm tesisini teminen, … No.lu dosyanın Dairemize tevdiine karar verilmiştir.

Anılan bozma Kararı uyarınca da İlama esas … tarihli Ek Rapor düzenlenmiştir.

Dairemiz tarafından;

... Belediyesi tarafından 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun 19 uncu maddesi kapsamında açık ihale usulü ile yapılan kömür alımında, hakediş ödemesinin zamanında yapılmaması sebebiyle alacaklı Firma tarafından ilamsız icra takibi başlatılması neticesinde asıl alacağa bağlı olarak icra masrafları ve avukatlık vekalet ücreti ödenmesi sonucu … TL tutarında kamu zararına sebebiyet verildiği iddialarıyla ilgili olarak dosyada mevcut bilgi ve belgeler yeniden değerlendirilmiştir.

24.12.2003 tarihli ve 25326 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun “Kamu zararı” başlıklı 71 inci maddesinde; kamu zararı, kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunması şeklinde tanımlanmış olup anılan maddeye dayanılarak çıkarılan ve 19.10.2006 tarihli ve 26324 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Kamu Zararlarının Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 6 ncı maddesinde; kamu idaresinin yükümlülüklerinin mevzuatına uygun bir şekilde yerine getirilmemesi nedeniyle kamu idaresine faiz, tazminat, gecikme zammı, para cezası gibi ek malî külfet getirilmesinin kamu zararının belirlenmesinde esas alınacağı düzenlenmiştir.

Diğer yandan, 13.08.1983 tarihli ve 18134 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Devlete ve Kişilere Memurlarca Verilen Zararların Nevi ve Miktarlarının Tespiti, Takibi, Amirlerinin Sorumlulukları, Yapılacak Diğer İşlemler Hakkında Yönetmeliğin 5 inci maddesinin (a) fıkrasında, “Kanun, tüzük ve yönetmelik hükümleri ile belirlenmiş görevlerini kasıt, ihmal veya tedbirsizlik sonucu gerekli dikkat ve itina ile yapmamaları sebebiyle idarenin veya kişilerin uğradığı zararların” memurlarca tazmin edilecek zararlardan olduğu hüküm altına alınmış olup sözü edilen zararlara dair amirlerin sorumlulukları Yönetmeliğin 9 uncu maddesinde; zararların takibi ve yapılacak diğer işlemler ise Yönetmeliğin 10 uncu maddesinde düzenlenmiştir.

Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri birlikte değerlendirildiğinde; kamu idarelerinin iş ve işlemlerini yürütmekle sorumlu olan memurların görevlerini dikkat ve itina ile yerine getirmeleri; kasıt, kusur veya ihmal suretiyle idareyi zarara uğratmamaları icap etmektedir. Şayet ihmal veya kusur ile bir zarar meydana gelmiş ise bu zararların takibine ilişkin olarak ilgili amirlere mevzuat ile birtakım sorumluluklar yüklenmiş olup bu sorumluluk, Yönetmeliğin 10 uncu maddesinde yer aldığı üzere zararın vuku bulduğu tarihi izleyen üç gün içinde zararın konusu ile memurun sorumluluğunu belirten tüm bilgi ve belgeleri, o kurum ve kuruluşun en üst yöneticisine iletmek şeklinde düzenlenmiştir.

Söz konusu sorumluluğun, başka bir deyişle rücu mekanizmasını işletme yükümlülüğünün, yerine getirilmemesi halinde ise idareye ek mali külfet yüklenerek 5018 sayılı Kanuna dayanılarak hazırlanan Kamu Zararlarının Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “Kamu zararının belirlenmesi” başlıklı 6 ncı maddesinin 1 inci fıkrasının (g) bendinde yer alan; “Kamu idaresinin yükümlülüklerinin mevzuatına uygun bir şekilde yerine getirilmemesi nedeniyle kamu idaresine faiz, tazminat, gecikme zammı, para cezası gibi ek malî külfet getirilmesi” hükmüne istinaden kamu zararına neden olunacaktır.

Yapılan incelemede, Belediye tarafından hakediş tutarının ilgili Firmaya zamanında ödenmemesi neticesinde borçlu Belediye nezdinde … İcra Müdürlüğü tarafından … Dosya Numarası ile … tarihinde … TL tutarında takip başlatıldığı, bu tutarın … TL tutarının asıl alacak; … TL tutarının ise fer’i alacaklardan oluştuğu, … İcra Müdürlüğü tarafından İdareye … tarihinde tebliğ edilen ilamsız icra takip dosyasına Belediye tarafından itiraz edilmediği, asıl alacağın … tarihinde, feri alacakların ise … tarihinde ödendiği görülmekle birlikte,

… tarihli ve … numaralı ödeme emri belgesi ile bütçe gideri yapılan … TL tutarının, Kamu Zararlarının Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “Kamu zararının belirlenmesi” başlıklı 6 ncı maddesinin 1 inci fıkrasının (g) bendinde belirtilen ek mali külfet niteliğinde olduğu tespit edilmiştir.

Sorumlunun temyiz başvurusuna esas dilekçesinde, ek mali külfetin oluşmasının, İdarenin nakit mevcudunun yetersiz olmasından kaynaklandığı ifade edilmişse de bu duruma ilişkin herhangi bir kanıtlayıcı belge sunulmamıştır. Kaldı ki 5018 sayılı Kanun’un “Ödenemeyen giderler ve bütçeleştirilmiş borçlar” başlıklı 34 üncü maddesine göre icra ve takip masrafı şeklinde ek yük getirebilecek ödemelere öncelik verilmesi gerekmektedir.

Sayıştay Temyiz Kurulunun almış olduğu Kararda yer verilen bozma gerekçesinde ise ilgili kanunlarında belirtilen usullere göre düzenlenen icra masrafı ve avukatlık vekalet ücretinin belediye bütçesinden ödenmesi zaruri olduğundan, mevzuata aykırılık oluşmadığına hükmedilmişse de İdare tarafından ödenmesi zaruri olan ve bütçe gideri yapılan icra masrafı ve avukatlık vekalet ücretlerinin ek mali külfet niteliğinde olduğu açıktır. Dolayısıyla ek mali külfet niteliğindeki söz konusu tutarların, hakediş bedelini vadesinde ödemekle yükümlü olan görevlilerden genel hükümler uyarınca rücu edilmek suretiyle tahsil edilmesi gerekmektedir.

Buna karşın, asıl alacağın vadesinde ödenmemesi nedeniyle ortaya çıkan ek mali külfetlerin, ilgililerine rücu edilmemesi sonucu 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun 71 inci maddesinde “kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunması” şeklinde tanımlanan kamu zararına sebebiyet verilmiştir.

Oluşan kamu zararında; rücu mekanizmasını işletme sorumluluğunu yerine getirmeyen harcama yetkilisi ile gerçekleştirme görevlisinin yanı sıra ilamsız icra takibinin Belediyeye tebliğ edilmesi ile durumdan bilgisi olan ve … tarih ve … No.lu Başkanlık Makamı yazısı ile asıl alacağın yanında gecikme faizi ile icra takibine ilişkin giderlerin ödenmesi talimatını veren ancak bu gecikmeli ödeme suretiyle katlanılan ek mali külfetler için rücu mekanizmasını işletmeyen üst yönetici konumundaki Belediye Başkanının da sorumluluğu bulunmaktadır.

Bu itibarla, önceki Kararımızda ısrar edilerek, İdare bütçesinden gecikme faizi ile icra takibine ilişkin giderler ödenmesine karşın sorumlularına rücu işlemlerinin yapılmaması sonucunda oluşan … TL tutarındaki kamu zararının; Üst Yönetici (Belediye Başkanı) ..., Harcama Yetkilisi (İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdür Vekili) … ile Gerçekleştirme Görevlisi (Kültür Merkezi Sorumlusu) …’e müştereken ve müteselsilen, 6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 53 üncü maddesi gereği işleyecek faiziyle birlikte ödettirilmesine,

6085 sayılı Kanun’un 55 inci maddesi uyarınca İlamın tebliğ tarihinden itibaren altmış gün içerisinde Sayıştay Temyiz Kurulu nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliğiyle,

Karar verildi.