Daire Karar Detayı
Daire
2
Karar Tarihi
21.11.2024
Karar No
35802
İlam No
171
Madde No
2
Kamu İdaresi Türü
Belediyeler ve Bağlı İdareler
Hesap Yılı
2020
Konu
Çeşitli Konuları İlgilendiren Kararlar
KARAR
Vakfa nakdi yardım yapılması
… sayılı ilamın 6’ncı maddesinde; Belediye tarafından … vakfına nakdi yardım yapılması sonucu ortaya çıkan toplam … TL kamu zararının; Üst Yönetici (Bel. Bşk.) …, Harcama Yetkilisi (Öz. Kal. Müd.) … ile Gerçekleştirme Görevlisi (Tek.) …’e müştereken ve müteselsilen ödettirilmesine karar verilmişti.
Bu defa, Üst Yönetici (Bel. Bşk.) … adına vekili Avukat …’un … tarih ve …; Harcama Yetkilisi (Özel Kalem Müd.) … ve Gerçekleştirme Görevlisi (Teknisyen) …’in … tarih ve … Sayıştay evrak kayıt numaralı dilekçeleri ile başvurmaları üzerine Temyiz Kurulunca verilen … tarih ve … ve … tutanak no.lu Kararlarda özetle;
5393 sayılı Belediye Kanunu’nun “Belediyenin görev ve sorumlulukları” başlıklı 14’üncü maddesinde, sosyal hizmet ve yardım yapmak ve yaptırmak belediyenin görevleri arasında sayıldığı; “Acil durum planlaması” başlıklı 53’üncü maddesinin son fıkrasında; belediyenin, belediye sınırları dışında yangın ve doğal afetler meydana gelmesi durumunda, bu bölgelere gerekli yardım ve destek sağlayabileceği hüküm altına alındığı;
Aynı Kanunun “Belediyenin giderleri” başlıklı 60’ıncı maddesinde; dar gelirli, yoksul, muhtaç ve kimsesizler ile engellilere yapılacak sosyal hizmet ve yardımlar belediye giderleri arasında sayıldığı;
Yine aynı Kanunun “Diğer kuruluşlarla ilişkiler” başlıklı 75’inci maddesinin (c) fıkrasında; belediyenin, belediye meclisinin kararı üzerine yapacağı anlaşmaya uygun olarak görev ve sorumluluk alanlarına giren konularda kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, kamu yararına çalışan dernekler, Cumhurbaşkanınca vergi muafiyeti tanınmış vakıflar ve 07.06.2005 tarihli ve 5362 sayılı Esnaf ve Sanatkârlar Meslek Kuruluşları Kanunu kapsamına giren meslek odaları ile ortak hizmet projeleri gerçekleştirebileceğinin belirtildiği;
Öte yandan, 12.07.2008 tarihli 26934 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Dış Ticaret Müsteşarlığının Bedelsiz İhracata İlişkin Tebliğinin 2’nci maddesinin birinci fıkrasında;
“(1) Bedelsiz olarak ihraç edilebilecek mallar aşağıda belirtilmiştir.
…
e) Savaş, deprem, sel, salgın hastalık, kıtlık ve benzeri afet durumlarında; kamu kurum ve kuruluşları, belediyeler, üniversiteler, Kızılay ile kamu yararına çalışan dernek ve vakıfların gönderecekleri insani yardım malzemeleri.” Denildiği;
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri doğrultusunda, temyiz talebine konu olay incelendiğinde; … Belediyesi ile … Vakfı arasında … tarihinde bir protokol imzalandığı; protokol kapsamında … Vakfı tarafından Suriye'de yaşayan yoksul, muhtaç ve kimsesizler ile engellilere verilmek üzere un ve gıda malzemesi alındığı; belediye tarafından yapılan bu yardım malzemelerinin bedelinin ödendiği; vakıf tarafından alınan yardım malzemelerinin faturalarının belediyeye ibraz edildiğinin görüldüğü;
… Vakfının … tarih ve … sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile kamu yararına çalışan vakıflar statüsünü elde ettiği ve vergi muafiyeti tanınan vakıflar listesinde yer aldığı da göz önünde bulundurulduğunda, yapılan protokolün 5393 sayılı Kanunun 75’inci maddesinin (c) fıkrasına uygun olduğunun anlaşıldığı;
İfade edilerek,
… sayılı ilamın 6’ncı maddesiyle … TL’nin tazminine ilişkin olarak verilen hükmün 6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 55’inci maddesinin yedinci fıkrası uyarınca bozulmasına ve yukarıda belirtilen hususların tekrar değerlendirilmesini teminen yeni hüküm tesisi için dosyanın Dairemize gönderilmesine karar verilmiştir.
Temyiz Kurulunun söz konusu kararı üzerine yazılan ek raporun Dairemizde görüşülmesi ve konunun yeniden incelenmesi neticesinde;
Belediye tarafından … vakfına nakdi yardım yapılması sonucunda, kamu zararına sebebiyet verildiği görülmüştür.
5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun “Bütçelerden Yardım Yapılması” başlıklı 29’uncu maddesinin birinci fıkrasında;
“Gerçek veya tüzel kişilere kanunda veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesinde dayanağı olmadan kamu kaynağı kullandırılamaz, yardımda bulunulamaz veya menfaat sağlanamaz. Ancak, genel yönetim kapsamındaki kamu idarelerinin bütçelerinde öngörülmüş olmak kaydıyla; kamu yararı gözetilerek dernek, vakıf, birlik, kurum, kuruluş, sandık ve benzeri teşekküllere yardım yapılabilir.”
Denilmektedir.
5393 sayılı Belediye Kanunu’nun “Diğer kuruluşlarla ilişkiler” başlıklı 75’inci maddesinde;
“Belediye, belediye meclisinin kararı üzerine yapacağı anlaşmaya uygun olarak görev ve sorumluluk alanlarına giren konularda;
…
c) Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, kamu yararına çalışan dernekler, Cumhurbaşkanınca vergi muafiyeti tanınmış vakıflar ve 7/6/2005 tarihli ve 5362 sayılı Esnaf ve Sanatkârlar Meslek Kuruluşları Kanunu kapsamına giren meslek odaları ile ortak hizmet projeleri gerçekleştirebilir. Diğer dernek ve vakıflar ile gerçekleştirilecek ortak hizmet projeleri için mahallin en büyük mülki idare amirinin izninin alınması gerekir.”
…
“5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun 29 uncu maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi ile 5253 sayılı Dernekler Kanunu’nun 10 uncu maddesi; belediyeler, il özel idareleri, bağlı kuruluşları ve bunların üyesi oldukları birlikler ile ortağı oldukları Sayıştay denetimine tabi şirketler için uygulanmaz.”
Hükmü yer almaktadır.
Yukarıdaki mevzuat hükümlerine göre, belediyelerin görev ve sorumluluk alanlarına giren konularda Belediye Meclis Kararı alınması kaydıyla derneklerle ortak hizmet projesi gerçekleştirilmesi mümkündür.
Ancak, 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun “Diğer Kuruluşlarla İlişkiler” başlıklı 75’inci maddesinin son fıkrasında, 5018 sayılı Kanunun “Bütçelerden Yardım Yapılması” başlıklı 29’uncu maddesinin belediyeler için uygulanmayacağı hüküm altına alınmıştır. Bu hükme göre belediyelerce vakıflara yardım yapılması mümkün değildir.
Sorumlular savunmalarında ve Temyiz Kurulu Kararında, söz konusu yardımın 5393 sayılı Kanunun 75/1-c maddesi kapsamında ortak hizmet projesini içerdiğini, ilgili vakfın Cumhurbaşkanlığınca (Bakanlar Kurulu kararı) vergi muafiyeti tanınmış vakıf olduğunu ve yine aynı Kanunun "Belediyenin Giderleri” başlıklı 60/1-i maddesi göre bu ödemenin Belediyelerin giderleri arasında sayıldığını; Kanunun 53’üncü maddesine göre belediye sınırları dışında yangın ve doğal afetler meydana gelmesi durumunda, bu bölgelere gerekli yardım ve destek sağlayabileceği; bu kapsamda yardımın Suriye'deki savaş mağduru insanlara yapıldığını belirtseler de; 5393 sayılı Kanunun “Belediyenin görev ve sorumlulukları” başlıklı 14’üncü maddesinin birinci fıkrasında, “mahalli müşterek nitelikte olmak şartıyla” ve beşinci fıkrasında “Belediyenin görev, sorumluluk ve yetki alanı belediye sınırlarını kapsar.” şeklinde ve “Belediyenin yetkileri ve imtiyazları” başlıklı 15’inci maddesinde belediyelerin yetkileri, “Belediyenin giderleri” başlıklı 60’ıncı maddesinde ise, belediye giderlerinin neler olabileceği yine tek tek sayılmak suretiyle hüküm altına alınmış olup, bu maddede zikredilen belediye giderleri, Kanunun 14’üncü ve 15’inci maddelerinde sayılan görevlerin yerine getirilmesi ve yetkilerin kullanılması ile ilgili giderlerdir. 5393 sayılı Kanunun 53’üncü maddesinde düzenlenen husus, belediyelerin diğer ülkelere yardım yapabileceği değil, yangın ve doğal afet durumunda belediye sınırları dışında yardım yapılabileceğine ilişkin olup, rapor konusu hususta, yangın ve doğal afet gibi bir durum da söz konusu değildir.
Diğer taraftan, ilgili işe dair protokol incelendiğinde, protokolün … vakfına nakdi yardım yapılmasını düzenlemekte olduğu, herhangi bir ortak hizmet projesinden bahsedilmediği anlaşılmıştır. Bu nedenle, ortak bir hizmet projesinin varlığından söz edilemeyecektir. Ortak bir hizmet projesinin varlığından bahsedebilmek için öncelikle hazırlanmış bir hizmet projesi olmalı; projenin paydaşları ve projedeki yükümlülükleri açıkça belirtilmeli; projenin yararlanıcıları analiz edilmeli; bu projenin hedefleri ve süresi belirtilip; sonuç raporunun hazırlanıp ilgili makamlara sunulması gerekmektedir. Söz konusu nakdi yardıma ilişkin Ödeme Emri Belgeleri ve ekleri, protokol ile sorumluların savunmaları incelendiğinde; bu tarz bir faaliyet veya hizmet projesini tespiti için herhangi bir protokol, sözleşme vb. kanıtlayıcı evrak bulunmadığı ve varlığından söz etmenin mümkün olmadığı anlaşıldığından, 5393 sayılı Kanununa göre işin mahiyeti itibariyle belediyenin görev ve sorumlulukları ile yetki ve imtiyazları arasında yer almaması ve belediyelerce vakıflara yardım yapılması mümkün olmaması nedenleriyle, belediye bütçesinden bu tür ödemelerin gerçekleşmesi mevzuata aykırılık oluşturmaktadır.
Ayrıca, sorumlular savunmalarında ve Temyiz Kurulu Kararında, Dış Ticaret Müsteşarlığının Bedelsiz İhracata İlişkin Tebliği’nin 2’nci maddesinin birinci fıkrasında yer alan savaş anında insani yardımların bedelsiz ihraç edileceği hususu alıntılansa da bu düzenleme, belediyelerin ve kamu yararına çalışan vakıfların gönderecekleri yardım malzemelerinin bedelsiz ihracı ile ilgili olup, belediyelerin vakıflara ayni yardım yapabileceğine dair bir düzenleme değildir. 5393 sayılı Kanunun 75'inci maddesinin üçüncü fıkrasına göre belediyelerin hangi amaçla olursa olsun özel bir vakfa yardım yapamayacağı belirtilmiş ve Kanunda, yurt dışına yardım yapabileceğine dair bir düzenleme yer almazken, bu şekilde bir yardımın Tebliğ ile düzenlenmesi mümkün değildir.
Konu sorumluluk yönünden değerlendirildiğinde;
Sayıştay Genel Kurulu tarafından 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu çerçevesinde sorumlu tutulacak görevli ve yetkililerin belirlenmesi hususunda alınan 14.06.2007 tarih ve 5189/1 sayılı kararda;
“2- Üst Yöneticiler
…
Üst yöneticiler, idarelerinin stratejik planlarının ve bütçelerinin kalkınma planına, yıllık programlara, kurumun stratejik plan ve performans hedefleri ile hizmet gereklerine uygun olarak hazırlanması ve uygulanmasından, sorumlulukları altındaki kaynakların etkili, ekonomik ve verimli şekilde elde edilmesi ve kullanımını sağlamaktan, kayıp ve kötüye kullanımının önlenmesinden, malî yönetim ve kontrol sisteminin işleyişinin gözetilmesi, izlenmesi ve bu Kanunda belirtilen görev ve sorumlulukların yerine getirilmesinden Bakana; mahallî idarelerde ise meclislerine karşı sorumludurlar.
Üst yöneticiler, bu sorumluluğun gereklerini harcama yetkilileri, malî hizmetler birimi ve iç denetçiler aracılığıyla yerine getirirler.” denilmek suretiyle üst yöneticilerin sorumlulukları düzenlenmiştir.
Üst yöneticiler işlerin gidişatından harcama yetkililerinin ve diğer görevlilerin bilgilendirmeleri ve raporları ile bilgi sahibi olmaktadırlar. Bununla birlikte üst yöneticilerin özel kanunlardan doğan Sayıştay’a karşı mali sorumlulukları olabileceği gibi, münferit bir olayda sorumluluklarına hükmedilmeleri de gerekebilir. Bu husus, meselenin Sayıştay yargısında görüşülmesi sırasında hükme bağlanacak bir konudur.
Dolayısıyla bu aşamada bir genelleme yaparak üst yöneticilerin, işlemlerin hukuka uygun olarak yürütülmesinden sorumlu olacakları ya da olmayacakları yönünde bir görüş belirtilmesi uygun bulunmamaktadır.”
Denilerek, üst yöneticilerin sadece meclislerine karşı sorumlu olmayıp, özel kanunlarda yapılan düzenlemeler ve somut olayın Sayıştay tarafından yargılanması esnasında ortaya çıkan durumlar çerçevesinde üst yöneticilerin sorumluluklarına hükmedilebileceği belirtilmiştir. Söz konusu olayda Belediye Başkanının Üst Yönetici sıfatıyla ödemeye dayanak oluşturan mevzuata aykırı protokolü imzalamış olması nedeniyle oluşan kamu zararıyla illiyet bağı bulunmaktadır. Bu nedenle harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisi ile birlikte kamu zararından sorumludur.
Açıklanan nedenlerle, Belediye tarafından … vakfına nakdi yardım yapılması sonucu ortaya çıkan toplam … TL kamu zararının; Üst Yönetici (Bel. Bşk.) …, Harcama Yetkilisi (Öz. Kal. Müd.) … ile Gerçekleştirme Görevlisi (Tek.) …’e müştereken ve müteselsilen, 6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 53’üncü maddesi gereği işleyecek faizleriyle birlikte ödettirilmesine,
İşbu ilamın tebliğ tarihinden itibaren altmış gün içerisinde 6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 55’inci maddesi uyarınca Sayıştay Temyiz Kurulu nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile,
… sayılı ilamın 6’ncı maddesinde; Belediye tarafından … vakfına nakdi yardım yapılması sonucu ortaya çıkan toplam … TL kamu zararının; Üst Yönetici (Bel. Bşk.) …, Harcama Yetkilisi (Öz. Kal. Müd.) … ile Gerçekleştirme Görevlisi (Tek.) …’e müştereken ve müteselsilen ödettirilmesine karar verilmişti.
Bu defa, Üst Yönetici (Bel. Bşk.) … adına vekili Avukat …’un … tarih ve …; Harcama Yetkilisi (Özel Kalem Müd.) … ve Gerçekleştirme Görevlisi (Teknisyen) …’in … tarih ve … Sayıştay evrak kayıt numaralı dilekçeleri ile başvurmaları üzerine Temyiz Kurulunca verilen … tarih ve … ve … tutanak no.lu Kararlarda özetle;
5393 sayılı Belediye Kanunu’nun “Belediyenin görev ve sorumlulukları” başlıklı 14’üncü maddesinde, sosyal hizmet ve yardım yapmak ve yaptırmak belediyenin görevleri arasında sayıldığı; “Acil durum planlaması” başlıklı 53’üncü maddesinin son fıkrasında; belediyenin, belediye sınırları dışında yangın ve doğal afetler meydana gelmesi durumunda, bu bölgelere gerekli yardım ve destek sağlayabileceği hüküm altına alındığı;
Aynı Kanunun “Belediyenin giderleri” başlıklı 60’ıncı maddesinde; dar gelirli, yoksul, muhtaç ve kimsesizler ile engellilere yapılacak sosyal hizmet ve yardımlar belediye giderleri arasında sayıldığı;
Yine aynı Kanunun “Diğer kuruluşlarla ilişkiler” başlıklı 75’inci maddesinin (c) fıkrasında; belediyenin, belediye meclisinin kararı üzerine yapacağı anlaşmaya uygun olarak görev ve sorumluluk alanlarına giren konularda kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, kamu yararına çalışan dernekler, Cumhurbaşkanınca vergi muafiyeti tanınmış vakıflar ve 07.06.2005 tarihli ve 5362 sayılı Esnaf ve Sanatkârlar Meslek Kuruluşları Kanunu kapsamına giren meslek odaları ile ortak hizmet projeleri gerçekleştirebileceğinin belirtildiği;
Öte yandan, 12.07.2008 tarihli 26934 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Dış Ticaret Müsteşarlığının Bedelsiz İhracata İlişkin Tebliğinin 2’nci maddesinin birinci fıkrasında;
“(1) Bedelsiz olarak ihraç edilebilecek mallar aşağıda belirtilmiştir.
…
e) Savaş, deprem, sel, salgın hastalık, kıtlık ve benzeri afet durumlarında; kamu kurum ve kuruluşları, belediyeler, üniversiteler, Kızılay ile kamu yararına çalışan dernek ve vakıfların gönderecekleri insani yardım malzemeleri.” Denildiği;
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri doğrultusunda, temyiz talebine konu olay incelendiğinde; … Belediyesi ile … Vakfı arasında … tarihinde bir protokol imzalandığı; protokol kapsamında … Vakfı tarafından Suriye'de yaşayan yoksul, muhtaç ve kimsesizler ile engellilere verilmek üzere un ve gıda malzemesi alındığı; belediye tarafından yapılan bu yardım malzemelerinin bedelinin ödendiği; vakıf tarafından alınan yardım malzemelerinin faturalarının belediyeye ibraz edildiğinin görüldüğü;
… Vakfının … tarih ve … sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile kamu yararına çalışan vakıflar statüsünü elde ettiği ve vergi muafiyeti tanınan vakıflar listesinde yer aldığı da göz önünde bulundurulduğunda, yapılan protokolün 5393 sayılı Kanunun 75’inci maddesinin (c) fıkrasına uygun olduğunun anlaşıldığı;
İfade edilerek,
… sayılı ilamın 6’ncı maddesiyle … TL’nin tazminine ilişkin olarak verilen hükmün 6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 55’inci maddesinin yedinci fıkrası uyarınca bozulmasına ve yukarıda belirtilen hususların tekrar değerlendirilmesini teminen yeni hüküm tesisi için dosyanın Dairemize gönderilmesine karar verilmiştir.
Temyiz Kurulunun söz konusu kararı üzerine yazılan ek raporun Dairemizde görüşülmesi ve konunun yeniden incelenmesi neticesinde;
Belediye tarafından … vakfına nakdi yardım yapılması sonucunda, kamu zararına sebebiyet verildiği görülmüştür.
5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun “Bütçelerden Yardım Yapılması” başlıklı 29’uncu maddesinin birinci fıkrasında;
“Gerçek veya tüzel kişilere kanunda veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesinde dayanağı olmadan kamu kaynağı kullandırılamaz, yardımda bulunulamaz veya menfaat sağlanamaz. Ancak, genel yönetim kapsamındaki kamu idarelerinin bütçelerinde öngörülmüş olmak kaydıyla; kamu yararı gözetilerek dernek, vakıf, birlik, kurum, kuruluş, sandık ve benzeri teşekküllere yardım yapılabilir.”
Denilmektedir.
5393 sayılı Belediye Kanunu’nun “Diğer kuruluşlarla ilişkiler” başlıklı 75’inci maddesinde;
“Belediye, belediye meclisinin kararı üzerine yapacağı anlaşmaya uygun olarak görev ve sorumluluk alanlarına giren konularda;
…
c) Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, kamu yararına çalışan dernekler, Cumhurbaşkanınca vergi muafiyeti tanınmış vakıflar ve 7/6/2005 tarihli ve 5362 sayılı Esnaf ve Sanatkârlar Meslek Kuruluşları Kanunu kapsamına giren meslek odaları ile ortak hizmet projeleri gerçekleştirebilir. Diğer dernek ve vakıflar ile gerçekleştirilecek ortak hizmet projeleri için mahallin en büyük mülki idare amirinin izninin alınması gerekir.”
…
“5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun 29 uncu maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi ile 5253 sayılı Dernekler Kanunu’nun 10 uncu maddesi; belediyeler, il özel idareleri, bağlı kuruluşları ve bunların üyesi oldukları birlikler ile ortağı oldukları Sayıştay denetimine tabi şirketler için uygulanmaz.”
Hükmü yer almaktadır.
Yukarıdaki mevzuat hükümlerine göre, belediyelerin görev ve sorumluluk alanlarına giren konularda Belediye Meclis Kararı alınması kaydıyla derneklerle ortak hizmet projesi gerçekleştirilmesi mümkündür.
Ancak, 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun “Diğer Kuruluşlarla İlişkiler” başlıklı 75’inci maddesinin son fıkrasında, 5018 sayılı Kanunun “Bütçelerden Yardım Yapılması” başlıklı 29’uncu maddesinin belediyeler için uygulanmayacağı hüküm altına alınmıştır. Bu hükme göre belediyelerce vakıflara yardım yapılması mümkün değildir.
Sorumlular savunmalarında ve Temyiz Kurulu Kararında, söz konusu yardımın 5393 sayılı Kanunun 75/1-c maddesi kapsamında ortak hizmet projesini içerdiğini, ilgili vakfın Cumhurbaşkanlığınca (Bakanlar Kurulu kararı) vergi muafiyeti tanınmış vakıf olduğunu ve yine aynı Kanunun "Belediyenin Giderleri” başlıklı 60/1-i maddesi göre bu ödemenin Belediyelerin giderleri arasında sayıldığını; Kanunun 53’üncü maddesine göre belediye sınırları dışında yangın ve doğal afetler meydana gelmesi durumunda, bu bölgelere gerekli yardım ve destek sağlayabileceği; bu kapsamda yardımın Suriye'deki savaş mağduru insanlara yapıldığını belirtseler de; 5393 sayılı Kanunun “Belediyenin görev ve sorumlulukları” başlıklı 14’üncü maddesinin birinci fıkrasında, “mahalli müşterek nitelikte olmak şartıyla” ve beşinci fıkrasında “Belediyenin görev, sorumluluk ve yetki alanı belediye sınırlarını kapsar.” şeklinde ve “Belediyenin yetkileri ve imtiyazları” başlıklı 15’inci maddesinde belediyelerin yetkileri, “Belediyenin giderleri” başlıklı 60’ıncı maddesinde ise, belediye giderlerinin neler olabileceği yine tek tek sayılmak suretiyle hüküm altına alınmış olup, bu maddede zikredilen belediye giderleri, Kanunun 14’üncü ve 15’inci maddelerinde sayılan görevlerin yerine getirilmesi ve yetkilerin kullanılması ile ilgili giderlerdir. 5393 sayılı Kanunun 53’üncü maddesinde düzenlenen husus, belediyelerin diğer ülkelere yardım yapabileceği değil, yangın ve doğal afet durumunda belediye sınırları dışında yardım yapılabileceğine ilişkin olup, rapor konusu hususta, yangın ve doğal afet gibi bir durum da söz konusu değildir.
Diğer taraftan, ilgili işe dair protokol incelendiğinde, protokolün … vakfına nakdi yardım yapılmasını düzenlemekte olduğu, herhangi bir ortak hizmet projesinden bahsedilmediği anlaşılmıştır. Bu nedenle, ortak bir hizmet projesinin varlığından söz edilemeyecektir. Ortak bir hizmet projesinin varlığından bahsedebilmek için öncelikle hazırlanmış bir hizmet projesi olmalı; projenin paydaşları ve projedeki yükümlülükleri açıkça belirtilmeli; projenin yararlanıcıları analiz edilmeli; bu projenin hedefleri ve süresi belirtilip; sonuç raporunun hazırlanıp ilgili makamlara sunulması gerekmektedir. Söz konusu nakdi yardıma ilişkin Ödeme Emri Belgeleri ve ekleri, protokol ile sorumluların savunmaları incelendiğinde; bu tarz bir faaliyet veya hizmet projesini tespiti için herhangi bir protokol, sözleşme vb. kanıtlayıcı evrak bulunmadığı ve varlığından söz etmenin mümkün olmadığı anlaşıldığından, 5393 sayılı Kanununa göre işin mahiyeti itibariyle belediyenin görev ve sorumlulukları ile yetki ve imtiyazları arasında yer almaması ve belediyelerce vakıflara yardım yapılması mümkün olmaması nedenleriyle, belediye bütçesinden bu tür ödemelerin gerçekleşmesi mevzuata aykırılık oluşturmaktadır.
Ayrıca, sorumlular savunmalarında ve Temyiz Kurulu Kararında, Dış Ticaret Müsteşarlığının Bedelsiz İhracata İlişkin Tebliği’nin 2’nci maddesinin birinci fıkrasında yer alan savaş anında insani yardımların bedelsiz ihraç edileceği hususu alıntılansa da bu düzenleme, belediyelerin ve kamu yararına çalışan vakıfların gönderecekleri yardım malzemelerinin bedelsiz ihracı ile ilgili olup, belediyelerin vakıflara ayni yardım yapabileceğine dair bir düzenleme değildir. 5393 sayılı Kanunun 75'inci maddesinin üçüncü fıkrasına göre belediyelerin hangi amaçla olursa olsun özel bir vakfa yardım yapamayacağı belirtilmiş ve Kanunda, yurt dışına yardım yapabileceğine dair bir düzenleme yer almazken, bu şekilde bir yardımın Tebliğ ile düzenlenmesi mümkün değildir.
Konu sorumluluk yönünden değerlendirildiğinde;
Sayıştay Genel Kurulu tarafından 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu çerçevesinde sorumlu tutulacak görevli ve yetkililerin belirlenmesi hususunda alınan 14.06.2007 tarih ve 5189/1 sayılı kararda;
“2- Üst Yöneticiler
…
Üst yöneticiler, idarelerinin stratejik planlarının ve bütçelerinin kalkınma planına, yıllık programlara, kurumun stratejik plan ve performans hedefleri ile hizmet gereklerine uygun olarak hazırlanması ve uygulanmasından, sorumlulukları altındaki kaynakların etkili, ekonomik ve verimli şekilde elde edilmesi ve kullanımını sağlamaktan, kayıp ve kötüye kullanımının önlenmesinden, malî yönetim ve kontrol sisteminin işleyişinin gözetilmesi, izlenmesi ve bu Kanunda belirtilen görev ve sorumlulukların yerine getirilmesinden Bakana; mahallî idarelerde ise meclislerine karşı sorumludurlar.
Üst yöneticiler, bu sorumluluğun gereklerini harcama yetkilileri, malî hizmetler birimi ve iç denetçiler aracılığıyla yerine getirirler.” denilmek suretiyle üst yöneticilerin sorumlulukları düzenlenmiştir.
Üst yöneticiler işlerin gidişatından harcama yetkililerinin ve diğer görevlilerin bilgilendirmeleri ve raporları ile bilgi sahibi olmaktadırlar. Bununla birlikte üst yöneticilerin özel kanunlardan doğan Sayıştay’a karşı mali sorumlulukları olabileceği gibi, münferit bir olayda sorumluluklarına hükmedilmeleri de gerekebilir. Bu husus, meselenin Sayıştay yargısında görüşülmesi sırasında hükme bağlanacak bir konudur.
Dolayısıyla bu aşamada bir genelleme yaparak üst yöneticilerin, işlemlerin hukuka uygun olarak yürütülmesinden sorumlu olacakları ya da olmayacakları yönünde bir görüş belirtilmesi uygun bulunmamaktadır.”
Denilerek, üst yöneticilerin sadece meclislerine karşı sorumlu olmayıp, özel kanunlarda yapılan düzenlemeler ve somut olayın Sayıştay tarafından yargılanması esnasında ortaya çıkan durumlar çerçevesinde üst yöneticilerin sorumluluklarına hükmedilebileceği belirtilmiştir. Söz konusu olayda Belediye Başkanının Üst Yönetici sıfatıyla ödemeye dayanak oluşturan mevzuata aykırı protokolü imzalamış olması nedeniyle oluşan kamu zararıyla illiyet bağı bulunmaktadır. Bu nedenle harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisi ile birlikte kamu zararından sorumludur.
Açıklanan nedenlerle, Belediye tarafından … vakfına nakdi yardım yapılması sonucu ortaya çıkan toplam … TL kamu zararının; Üst Yönetici (Bel. Bşk.) …, Harcama Yetkilisi (Öz. Kal. Müd.) … ile Gerçekleştirme Görevlisi (Tek.) …’e müştereken ve müteselsilen, 6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 53’üncü maddesi gereği işleyecek faizleriyle birlikte ödettirilmesine,
İşbu ilamın tebliğ tarihinden itibaren altmış gün içerisinde 6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 55’inci maddesi uyarınca Sayıştay Temyiz Kurulu nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile,