Daire Karar Detayı
Daire
5
Karar Tarihi
28.11.2024
Karar No
670
İlam No
330
Madde No
1
Kamu İdaresi Türü
Belediyeler ve Bağlı İdareler
Hesap Yılı
2018
Konu
İş Mevzuatı ile İlgili Kararlar
KARAR
Tazminat ödemesi-rücu
… tarih ve … sayılı Ek İlamın ..’inci maddesi ile;
“6085 sayılı Kanunun 55 inci maddesinin (8) inci fıkrası gereğince … tarih ve … sayılı ilamın ...’nci maddesi ile verilen tazmin hükmünde ısrar edilmesine ve açıklanan nedenlerle;
… Belediyesinde taşeron işçi olarak çalışmakta olan üç işçinin sözleşmelerinin feshinin iptali için açtıkları dava sonucu, iş mahkemesi tarafından işe iade kararı verilmesine rağmen bu kişilerin işe başlatılmaması nedeniyle işe başlatmama tazminatı ödenmesi ve mahkeme kararına rağmen yüklenici firmaya rücu edilmemesi sonucunda oluşan … TL kamu zararının tamamının Harcama Yetkilisi (...) …’e münferiden,
6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 53 üncü maddesi gereği işleyecek faizleri ile birlikte ödettirilmesine,”
karar verilmişti.
Bu defa, Harcama Yetkilisi (…) …’in temyiz başvurusu üzerine Sayıştay Temyiz Kurulu’nun … tarih ve … tutanak sayılı kararında;
“…Sorumlunun temyiz talebinin KABULÜ ile … sayılı Ek İlamın ...’inci maddesi ile verilen … TL tutarındaki tazmin hükmünün 6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 55 inci maddesinin yedinci fıkrası uyarınca BOZULMASINA, … tarihli ve … tutanak numaralı Temyiz Kurulu kararında belirtilen gerekçeler ile yukarıdaki hususlar göz önüne alınmak suretiyle yeniden hüküm tesisinin temini için dosyanın hüküm veren DAİREYE GÖNDERİLMESİNE”,
denilmiştir.
Söz konusu karar doğrultusunda, ek rapor düzenlenerek Dairemize havale edilmiştir.
Bu itibarla, Temyiz Kurulunun bozma kararı üzerine … sayılı ilamın ..’inci maddesinin 6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 55’inci maddesinin (8) inci fıkrası hükmü gereğince yeniden görüşülmesine karar verildi.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 2’nci maddesinin altıncı fıkrasında:
“(…) Bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren ile iş aldığı işveren arasında kurulan ilişkiye asıl işveren-alt işveren ilişkisi denir. Bu ilişkide asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumludur.”,
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 61’inci maddesinde:
“Birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır.”
Aynı Kanun’un 167’nci maddesinde:
“Aksi kararlaştırılmadıkça veya borçlular arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinden anlaşılmadıkça, borçlulardan her biri, alacaklıya yapılan ifadan, birbirlerine karşı eşit paylarla sorumludurlar.
Kendisine düşen paydan fazla ifada bulunan borçlunun, ödediği fazla miktarı diğer borçlulardan isteme hakkı vardır. Bu durumda borçlu, her bir borçluya ancak payı oranında rücu edebilir.
Borçlulardan birinden alınamayan miktarı, diğer borçlular eşit olarak üstlenmekle yükümlüdürler.”
Hükümleri yer almaktadır.
Yukarıda yer alan mevzuat hükümleri çerçevesinde; işçiye karşı olan borçlarda asıl işverenin alt işveren ile birlikte sorumluluğunun esas olduğu, aksi kararlaştırılmadıkça borçlulardan her birinin alacaklıya yapılan ifadan eşit paylarla yükümlü olacakları, kendisine düşen paydan fazla ifada bulunan borçlunun ödediği fazla miktarı diğer borçludan isteyebileceği anlaşılmaktadır.
Dosya kapsamında bilgi ve belgeler incelendiğinde; Belediyede taşeron işçi olarak çalışmakta olan üç işçinin sözleşmelerinin feshinin iptali için açtıkları dava sonucu, iş mahkemesi tarafından işe iade kararı verilmesine rağmen bu kişilerin işe başlatılmaması nedeniyle 4857 sayılı İş Kanunu’nun 2’nci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca işe başlatmama tazminatı ödendiği, Belediye tarafından mahkeme kararı üzerine yapılan ödemelerin yüklenici firmaya rücu edilmesi için Hukuk İşleri Müdürlüğünün görevlendirildiği, Hukuk İşleri Müdürlüğü tarafından bir işçiye yapılan ödemeler için … Asliye Hukuk Mahkemesine … Esas No … Tevzi No ile … tarihinde, diğer iki işçiye yapılan ödemeler için … ... Asliye Hukuk Mahkemesine … Esas No … Tevzi No ile … tarihinde rücu davası açıldığı, rücu davasına ilişkin …... Asliye Hukuk Mahkemesinin … esas ve … nolu kararı ile; davacı kurumun üst işveren davalı şirketin ise alt işveren olduğu, davacı ve davalı arasında akdedilen hizmet alım sözleşmesi, şartname ve genel şartname hükümleri gereğince alt işveren olan yüklenici firmanın, sözleşmeden ve yasadan kaynaklanan tüm hak ve alacaklarından sorumlu olduğunun kararlaştırıldığı, dosyada mevcut ve mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda belirlenen, dava dışı işçilere davacı kurum tarafından ödenen işçilik alacaklarından Türk Borçlar Kanunu’nun 167’nci maddesi kapsamında genel olarak eşit paylarla sorumlu olduklarından davanın kısmen kabulüne ve işçiler …ile … için ödenen tutarın yarısının ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verildiği görülmüştür. Kararın istinaf edilmesi üzerine … Bölge Adliye Mahkemesinin …sayılı kesin istinaf kararı sonucunda hükmedilen miktarın davalı şirket tarafından Belediyeye ödendiği ifade edilmiştir. Sayıştay Temyiz Kuruluna gönderilen dilekçede ekte yer aldığı belirtilen … Bölge Adliye Mahkemesinin anılan kararı her ne kadar ekteki belgelerde görülememişse de adı geçen işçiler için ödenen tutarın faiziyle birlikte dilekçe ekinde gönderilen … tarih ve … numaralı muhasebe işlem fişi ile yüklenici firmadan tahsil edildiği tespit edilmiştir.
Yukarıda anılan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 167’nci maddesindeki hükümler uyarınca Belediye üç işçi için ödenen işe başlatmama tazminatının yarısından sorumludur. Kaldı ki, söz konusu mahkeme kararlarında da davacının yasal süre içerisinde başvurusuna rağmen davalı işverence süresi içerisinde işe başlatılmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarından Belediye ve yüklenici firmaların müştereken ve müteselsilen sorumluluğuna hükmedilmiştir.
Diğer taraftan … tarih ve… sayılı, … tarih ve … sayılı Temyiz Kurulu Kararlarında da; Belediye tarafından mahkeme kararı üzerine ödeme yapıldığı, sonrasında taşeron firmaya rücu davası açıldığı, sorumluların ödenen tutarın yüklenici firmadan tahsili için gereken yasal işlemleri yaptıkları ve sorumluluklarını yerine getirdikleri gerekçeleriyle Daire tarafından konuyla ilgili olarak verilen tazmin hükmünün bozulmasına karar verilmiştir.
Bu çerçevede Temyiz Kurulu kararında belirtilen gerekçeler ve yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda; üç işçi için ödenen … TL işe başlatmama tazminatının yarısından Belediyenin sorumlu olduğu ve toplamda … TL’nin ödenmesinde mevzuata aykırılık bulunmadığı, geriye kalan … TL’nin … TL’sinin tahsil edildiği, … TL’sinin tahsil edildiğine dair kanıtlayıcı bir belge gönderilmemiş olmakla birlikte söz konusu Temyiz Kurulu Kararlarında taşeron firmaya rücu davası açılmış olması yeterli görülüp verilen tazmin hükmünün ikinci kez bozulmasına karar verildiği ve diğer iki işçi için açılan rücu davasının Belediye lehine sonuçlandığı göz önüne alındığında bu tutar için de ilişilecek husus kalmadığı anlaşılmıştır.
Bu itibarla; Belediyede taşeron işçi olarak çalışmakta olan üç işçinin sözleşmelerinin feshinin iptali için açtıkları dava sonucu, iş mahkemesi tarafından işe iade kararı verilmesine rağmen bu kişilerin işe başlatılmaması nedeniyle işe başlatmama tazminatı ödenmesi sonucunda oluşan … TL kamu zararının;
… TL’si için mevzuatına uygun olduğu anlaşıldığından ilişilecek husus bulunmadığına,
…. TL’sinin … tarih ve … numaralı muhasebe işlem fişi tahsil edildiği anlaşıldığından bu tutar ile ilgili ilişilecek husus kalmadığına,
… TL’sinin ise tahsil edildiğine dair kanıtlayıcı bir belge gönderilmemiş olmakla birlikte söz konusu Temyiz Kurulu Kararlarında taşeron firmaya rücu davası açılmış olması yeterli görülüp Dairece verilen tazmin hükmünün ikinci kez bozulmasına karar verildiği ve diğer iki işçi için açılan rücu davasının Belediye lehine sonuçlandığı göz önünde bulundurularak ilişilecek husus kalmadığına,
6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 55’inci maddesi uyarınca işbu İlamın tebliğ tarihinden itibaren altmış gün içerisinde Sayıştay Temyiz Kurulu nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.
… tarih ve … sayılı Ek İlamın ..’inci maddesi ile;
“6085 sayılı Kanunun 55 inci maddesinin (8) inci fıkrası gereğince … tarih ve … sayılı ilamın ...’nci maddesi ile verilen tazmin hükmünde ısrar edilmesine ve açıklanan nedenlerle;
… Belediyesinde taşeron işçi olarak çalışmakta olan üç işçinin sözleşmelerinin feshinin iptali için açtıkları dava sonucu, iş mahkemesi tarafından işe iade kararı verilmesine rağmen bu kişilerin işe başlatılmaması nedeniyle işe başlatmama tazminatı ödenmesi ve mahkeme kararına rağmen yüklenici firmaya rücu edilmemesi sonucunda oluşan … TL kamu zararının tamamının Harcama Yetkilisi (...) …’e münferiden,
6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 53 üncü maddesi gereği işleyecek faizleri ile birlikte ödettirilmesine,”
karar verilmişti.
Bu defa, Harcama Yetkilisi (…) …’in temyiz başvurusu üzerine Sayıştay Temyiz Kurulu’nun … tarih ve … tutanak sayılı kararında;
“…Sorumlunun temyiz talebinin KABULÜ ile … sayılı Ek İlamın ...’inci maddesi ile verilen … TL tutarındaki tazmin hükmünün 6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 55 inci maddesinin yedinci fıkrası uyarınca BOZULMASINA, … tarihli ve … tutanak numaralı Temyiz Kurulu kararında belirtilen gerekçeler ile yukarıdaki hususlar göz önüne alınmak suretiyle yeniden hüküm tesisinin temini için dosyanın hüküm veren DAİREYE GÖNDERİLMESİNE”,
denilmiştir.
Söz konusu karar doğrultusunda, ek rapor düzenlenerek Dairemize havale edilmiştir.
Bu itibarla, Temyiz Kurulunun bozma kararı üzerine … sayılı ilamın ..’inci maddesinin 6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 55’inci maddesinin (8) inci fıkrası hükmü gereğince yeniden görüşülmesine karar verildi.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 2’nci maddesinin altıncı fıkrasında:
“(…) Bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren ile iş aldığı işveren arasında kurulan ilişkiye asıl işveren-alt işveren ilişkisi denir. Bu ilişkide asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumludur.”,
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 61’inci maddesinde:
“Birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır.”
Aynı Kanun’un 167’nci maddesinde:
“Aksi kararlaştırılmadıkça veya borçlular arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinden anlaşılmadıkça, borçlulardan her biri, alacaklıya yapılan ifadan, birbirlerine karşı eşit paylarla sorumludurlar.
Kendisine düşen paydan fazla ifada bulunan borçlunun, ödediği fazla miktarı diğer borçlulardan isteme hakkı vardır. Bu durumda borçlu, her bir borçluya ancak payı oranında rücu edebilir.
Borçlulardan birinden alınamayan miktarı, diğer borçlular eşit olarak üstlenmekle yükümlüdürler.”
Hükümleri yer almaktadır.
Yukarıda yer alan mevzuat hükümleri çerçevesinde; işçiye karşı olan borçlarda asıl işverenin alt işveren ile birlikte sorumluluğunun esas olduğu, aksi kararlaştırılmadıkça borçlulardan her birinin alacaklıya yapılan ifadan eşit paylarla yükümlü olacakları, kendisine düşen paydan fazla ifada bulunan borçlunun ödediği fazla miktarı diğer borçludan isteyebileceği anlaşılmaktadır.
Dosya kapsamında bilgi ve belgeler incelendiğinde; Belediyede taşeron işçi olarak çalışmakta olan üç işçinin sözleşmelerinin feshinin iptali için açtıkları dava sonucu, iş mahkemesi tarafından işe iade kararı verilmesine rağmen bu kişilerin işe başlatılmaması nedeniyle 4857 sayılı İş Kanunu’nun 2’nci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca işe başlatmama tazminatı ödendiği, Belediye tarafından mahkeme kararı üzerine yapılan ödemelerin yüklenici firmaya rücu edilmesi için Hukuk İşleri Müdürlüğünün görevlendirildiği, Hukuk İşleri Müdürlüğü tarafından bir işçiye yapılan ödemeler için … Asliye Hukuk Mahkemesine … Esas No … Tevzi No ile … tarihinde, diğer iki işçiye yapılan ödemeler için … ... Asliye Hukuk Mahkemesine … Esas No … Tevzi No ile … tarihinde rücu davası açıldığı, rücu davasına ilişkin …... Asliye Hukuk Mahkemesinin … esas ve … nolu kararı ile; davacı kurumun üst işveren davalı şirketin ise alt işveren olduğu, davacı ve davalı arasında akdedilen hizmet alım sözleşmesi, şartname ve genel şartname hükümleri gereğince alt işveren olan yüklenici firmanın, sözleşmeden ve yasadan kaynaklanan tüm hak ve alacaklarından sorumlu olduğunun kararlaştırıldığı, dosyada mevcut ve mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda belirlenen, dava dışı işçilere davacı kurum tarafından ödenen işçilik alacaklarından Türk Borçlar Kanunu’nun 167’nci maddesi kapsamında genel olarak eşit paylarla sorumlu olduklarından davanın kısmen kabulüne ve işçiler …ile … için ödenen tutarın yarısının ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verildiği görülmüştür. Kararın istinaf edilmesi üzerine … Bölge Adliye Mahkemesinin …sayılı kesin istinaf kararı sonucunda hükmedilen miktarın davalı şirket tarafından Belediyeye ödendiği ifade edilmiştir. Sayıştay Temyiz Kuruluna gönderilen dilekçede ekte yer aldığı belirtilen … Bölge Adliye Mahkemesinin anılan kararı her ne kadar ekteki belgelerde görülememişse de adı geçen işçiler için ödenen tutarın faiziyle birlikte dilekçe ekinde gönderilen … tarih ve … numaralı muhasebe işlem fişi ile yüklenici firmadan tahsil edildiği tespit edilmiştir.
Yukarıda anılan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 167’nci maddesindeki hükümler uyarınca Belediye üç işçi için ödenen işe başlatmama tazminatının yarısından sorumludur. Kaldı ki, söz konusu mahkeme kararlarında da davacının yasal süre içerisinde başvurusuna rağmen davalı işverence süresi içerisinde işe başlatılmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarından Belediye ve yüklenici firmaların müştereken ve müteselsilen sorumluluğuna hükmedilmiştir.
Diğer taraftan … tarih ve… sayılı, … tarih ve … sayılı Temyiz Kurulu Kararlarında da; Belediye tarafından mahkeme kararı üzerine ödeme yapıldığı, sonrasında taşeron firmaya rücu davası açıldığı, sorumluların ödenen tutarın yüklenici firmadan tahsili için gereken yasal işlemleri yaptıkları ve sorumluluklarını yerine getirdikleri gerekçeleriyle Daire tarafından konuyla ilgili olarak verilen tazmin hükmünün bozulmasına karar verilmiştir.
Bu çerçevede Temyiz Kurulu kararında belirtilen gerekçeler ve yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda; üç işçi için ödenen … TL işe başlatmama tazminatının yarısından Belediyenin sorumlu olduğu ve toplamda … TL’nin ödenmesinde mevzuata aykırılık bulunmadığı, geriye kalan … TL’nin … TL’sinin tahsil edildiği, … TL’sinin tahsil edildiğine dair kanıtlayıcı bir belge gönderilmemiş olmakla birlikte söz konusu Temyiz Kurulu Kararlarında taşeron firmaya rücu davası açılmış olması yeterli görülüp verilen tazmin hükmünün ikinci kez bozulmasına karar verildiği ve diğer iki işçi için açılan rücu davasının Belediye lehine sonuçlandığı göz önüne alındığında bu tutar için de ilişilecek husus kalmadığı anlaşılmıştır.
Bu itibarla; Belediyede taşeron işçi olarak çalışmakta olan üç işçinin sözleşmelerinin feshinin iptali için açtıkları dava sonucu, iş mahkemesi tarafından işe iade kararı verilmesine rağmen bu kişilerin işe başlatılmaması nedeniyle işe başlatmama tazminatı ödenmesi sonucunda oluşan … TL kamu zararının;
… TL’si için mevzuatına uygun olduğu anlaşıldığından ilişilecek husus bulunmadığına,
…. TL’sinin … tarih ve … numaralı muhasebe işlem fişi tahsil edildiği anlaşıldığından bu tutar ile ilgili ilişilecek husus kalmadığına,
… TL’sinin ise tahsil edildiğine dair kanıtlayıcı bir belge gönderilmemiş olmakla birlikte söz konusu Temyiz Kurulu Kararlarında taşeron firmaya rücu davası açılmış olması yeterli görülüp Dairece verilen tazmin hükmünün ikinci kez bozulmasına karar verildiği ve diğer iki işçi için açılan rücu davasının Belediye lehine sonuçlandığı göz önünde bulundurularak ilişilecek husus kalmadığına,
6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 55’inci maddesi uyarınca işbu İlamın tebliğ tarihinden itibaren altmış gün içerisinde Sayıştay Temyiz Kurulu nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.