Daire Karar Detayı
Daire
5
Karar Tarihi
20.03.2025
Karar No
691
İlam No
58
Madde No
1
Kamu İdaresi Türü
Yüksek Öğretim Kurumları
Hesap Yılı
2023
Konu
Personel Mevzuatı ile İlgili Kararlar
KARAR
Makam ve görev tazminatı
………………….. Üniversitesinde daire başkanlığı görevini yürüten idari personele mevzuata aykırı olarak makam ve görev tazminatı ödenmesi suretiyle ………………….. TL kamu zararına sebebiyet verildiği hususu ile ilgili olarak,
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun makam tazminatını düzenleyen Ek 26 ncı maddesi;
“a) (Değişik: 4/9/1990 – KHK-418/9 md.; iptal Anayasa Mahkemesinin 5/2/1992 tarih ve E. 1990/22, K. 1992/6 sayılı Kararı ile; Yeniden düzenleme: 18/5/1994 – KHK-527/10 md.) Bu Kanuna ekli IV sayılı cetvelde ünvanları yazılı görevlerde bulunanlara hizalarında gösterilen gösterge rakamlarının memur aylıklarına uygulanan katsayı ile çarpımı sonucu bulunan miktarda makam tazminatı ödenir. Makam tazminatı Damga Vergisi hariç herhangi bir vergiye tabi tutulmaz ve ödemelerde aylıklara ilişkin hükümler uygulanır. Bu tazminattan yararlananlara ayrıca yüksek hakimlik tazminatı ödenmez.”
hükmüne amirdir.
Anılan Kanun’a ekli, IV sayılı Makam Tazminatı Cetvelinin 7 nci sırasında, birinci dereceye atanmış olmak şartıyla makam tazminatı ödenecekler;
“Birinci dereceli kadroya atanmış olmak şartıyla; Başbakanlık, Bakanlık, Müsteşarlık, Kurum Başkanlığı ve Müstakil Genel Müdürlüklerin merkez teşkilatı Daire Başkanı, Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı Daire Başkanı kadrolarına atananlar (Bütçe Dairesi Başkanı dahil), Millî Eğitim Bakanlığı Grup Başkanı, Gelir İdaresi Grup Başkanı, İş Sağlığı ve Güvenliği Araştırma ve Geliştirme Enstitüsü Başkanı, Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliği 1. Hukuk Müşaviri, Daire Başkanı ve Grup Başkanı, Milli Kütüphane Başkan Yardımcısı, Bölge Müdürleri (Kamu İktisadi Teşebbüsleri, Belediyeler ve bunlara bağlı kurum ve kuruluşlar hariç), Üniversite Genel Sekreterleri, Din İşleri Yüksek Kurulu Sekreteri Diyanet İşleri Başkanlığı Dinî Yüksek İhtisas Merkezi Müdürü”
şeklinde sayılmıştır.
Diğer taraftan, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 1 inci maddesinin (C) fıkrasında da;
“(Ek: 4/7/2001-KHK-631/11 md.) (A) bendi kapsamına giren ve temsil tazminatı almayan personelden,
1- 7.000’den daha düşük göstergeler üzerinden makam veya yüksek hakimlik tazminatı öngörülen kadrolara atanmış olanlara, 15.000 gösterge rakamını geçmemek üzere Cumhurbaşkanınca tespit edilecek gösterge rakamlarının memur aylıklarına uygulanan katsayı ile çarpımı sonucunda bulunacak miktarda görev tazminatı ödenir.
2- (Mülga: 27/2/2008-5745/1 md.)
3- (1) numaralı alt bende göre ödenecek görev tazminatının uygulanmasına ilişkin esas ve usulleri tespit etmeye çalışanlar ve emekliler için gösterge rakamları belirlemeye Cumhurbaşkanı yetkilidir.
4- (Ek: 8/1/2002-4736/8 md.) Görev tazminatı, Damga Vergisi hariç herhangi bir vergiye tabi tutulmaz ve bu tazminata hak kazanmada ve ödemelerde aylıklara ilişkin hükümler uygulanır.
D) (Ek: 31/7/2003-4969/2 md.) (A) bendi kapsamına giren personel ile 22.1.1990 tarihli ve 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye ekli (II) sayılı cetvelde yer alan personel ve kamu kurumlarında işçi olarak istihdam edilenlerden; emekliliğini isteyen veya emekliye sevk olunanlara, haklarında toptan ödeme hükümleri uygulananlara, emekli iken yeniden hizmete alındıktan sonra cezaen olmamak üzere görevlerine son verilenlere, kendi kusurları olmaksızın sözleşmesi feshedilen veya hizmet sürelerinin bitiminde ayrılan sözleşmeli subay, sözleşmeli astsubay, uzman erbaş ve sözleşmeli erbaş ve erler ile terhis olan yedek subaylara, yedek astsubaylara ve bunlardan görevde iken ölenlerin kanuni mirasçılarına damga vergisi hariç herhangi bir vergiye tâbi tutulmaksızın (12.105) gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımı sonucu bulunacak tutarında tazminat ödenir.”
Hükmüne yer verilmiştir.
Yukarıda sıralanan maddeler mucibince, 657 sayılı Kanun’a ekli IV sayılı cetvelde ünvanları yazılı görevlerde bulunanlara hizalarında gösterilen gösterge rakamlarının memur aylıklarına uygulanan katsayı ile çarpımı sonucu bulunan miktarda makam tazminatı ödeneceği, makam tazminatının Damga Vergisi hariç herhangi bir vergiye tabi tutulmayacağı, ödemelerde aylıklara ilişkin hükümlerin uygulanacağı ve bu tazminattan yararlananlara ayrıca yüksek hakimlik tazminatı ödenmeyeceği hüküm altına alınmıştır.
IV sayılı cetvelde belirli kamu kurum ve kuruluşların daire başkanları sayılmış olup burada üniversitede Daire Başkanlığı görevini yürüten idari personele yer verilmemiştir.
375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 1 inci maddesinin (c) bendi ile de; 657 sayılı Kanun kapsamına giren ve temsil tazminatı almayan personelden, 7.000’den daha düşük göstergeler üzerinden makam veya yüksek hakimlik tazminatı öngörülen kadrolara atanmış olanlara, 15.000 gösterge rakamını geçmemek üzere Cumhurbaşkanınca tespit edilecek gösterge rakamlarının memur aylıklarına uygulanan katsayı ile çarpımı sonucunda bulunacak miktarda görev tazminatı ödeneceği belirtilmiştir.
12.05.2008 tarihli ve 2008/13694 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı eki “Görev Tazminatı Ödenmesi Hakkında Karar”ın “Görev tazminatı göstergeleri” başlıklı 1 inci maddesinde; aylıklarını 657 sayılı Kanuna göre almakta olan personelden; söz konusu Kanun’da makam tazminatı öngörülmüş olan kadrolara atanmış olanlara, almakta oldukları makam tazminatı gösterge rakamı 4.000 ve daha az olanlara 6.000 gösterge rakamının, almakta oldukları makam tazminatı gösterge rakamına ilave edilmesi suretiyle bulunan görev tazminatı gösterge rakamının memur aylıklarına uygulanan katsayı ile çarpımı sonucunda bulunacak miktarda görev tazminatı ödeneceği ifade edilmiştir.
Uygulamada Üniverside daire başkanlığı görevini yürüten idari personele 657 sayılı Kanun’a ekli IV sayılı cetvelde sayılmadığı halde meri mevzuat hükümlerine aykırı olarak makam tazminatı ödendiği ve makam tazminatının öngörülmesi nedeniyle görev tazminatı ödemesi de yapıldığı anlaşılmaktadır.
Sorumlular savunmalarında;
657 sayılı Kanun’un II sayılı cetvelinde “üniversite daire başkanı” ibaresinin bulunmadığını, “daire başkanı” ibaresinin bulunduğunu ve ifadeye göre üniversite daire başkanlarının 4200 rakamı kadar ek gösterge aldığını belirtmişlerdir.
657 sayılı Kanun’un “Göstergeler” başlıklı 9 uncu maddesinde bu Kanun’a tabi kurumların kadrolarında bulunan personelin aylıkları, hizmet sınıfları, görev türleri ve aylık alınan dereceler dikkate alınarak Kanun’a ekli I ve II sayılı cetvellerde gösterilen ek gösterge rakamlarının eklenmesi suretiyle hesaplanacağı belirtilmiştir. II sayılı cetvelde “2- Yargı Kuruluşları, Bağlı Ve İlgili Kuruluşlar İle Yüksek Öğretim Kuruluşlarında” başlığı altında bu kurumlardaki ilgili personelin ünvanlarının sayıldığı görülmektedir. Bu başlık altında “…, daire başkanı, …” ifadesiyle yargı kuruluşları, bağlı ve ilgili kuruluşlar ile yüksek öğretim kuruluşlarındaki daire başkanlarının 4200 rakamı kadar ek gösterge alacağının hüküm altına alındığı görülmektedir. Dolayısıyla buradan hareketle üniversite daire başkanlarının da makam ve görev tazminatı alabileceğine ilişkin yaklaşım doğru değildir. Nitekim burada üniversite daire başkanlarının 4200 rakamı kadar ek gösterge alacağı doğrudan belirlemiştir.
Savunmalarda aynı şekilde Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğünün hazırlamış olduğu 2023 yılı ek gösterge kılavuzunda daire başkanları için makam ve görev tazminatı öngörüldüğü ve IV sayılı cetvelde daire başkanı ifadesi geçtiğini bu nedenle makam tazminatı ödenmesi gerektiği belirtilmiştir.
Makam tazminatı ödemesi 657 sayılı Kanun’un Ek 26 ncı maddesi ile düzenlenmiş, söz konusu maddede IV sayılı cetvelde ünvanları yazılı görevlerde bulunanlara hizalarında gösterilen gösterge rakamları dikkate alınarak makam tazminatı ödeneceği belirtilmiştir. IV sayılı cetvel incelendiğinde, üniversite daire başkanları ibaresinin bulunmadığı görülmektedir. Bununla birlikte söz konusu cetvele 11/10/2011 tarihli ve 666 sayılı KHK’nın 5 inci maddesiyle, “Gelir İdaresi Grup Başkanı,” ibaresinden sonra gelmek üzere “Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliği 1. Hukuk Müşaviri, Daire Başkanı ve Grup Başkanı,” ibaresi eklenmiştir. Bu değişiklikten anlaşılacağı üzerine IV sayılı cetvelde belirtilen daire başkanı ifadesinden Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliği daire başkanlığının kastedildiği açıktır.
Savunmalarda, Üniversiteler gibi Yükseköğretim Kanunu’na tabi olan Yükseköğretim Kurulu ile Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezinde bulunan daire başkanlarının IV sayılı cetvelde ayrı olarak belirtilmediği halde makam ve görev tazminatı aldığı, üniversite daire başkanlarının da makam ve görev tazminatı alması gerektiği belirtilmiştir.
IV Sayılı cetvel incelendiğinde 7 nci satırda “(…, Kurum Başkanlığı ve Müstakil Genel Müdürlüklerin merkez teşkilatı Daire Başkanı, …)” ifadesinin yer aldığı görülmekte olup bu hüküm nedeniyle ilgili daire başkanları makam tazminatı almaktadır.
Gerek yazılı gerek sözlü yapılan savunmalarda özetle, Üniversite daire başkanlarına yapılan makam ve görev tazminatlarına ilişkin yapılan ödemelerin kanunda açıkça Üniversite Daire başkanı zikredilmemiş olsa da çeşitli kanunlarda ve mahkeme kararlarında geçen daire başkanlığı ifadelerinin kendilerini de kapsadığını bu ödemelerin kıyasen uygulanması gerektiğini belirtmişler ise de;
Bir giderin yapılabilmesi için o giderin yapılmasına izin veren Kanun veya Kanunun yetki verdiği düzenleme olmalıdır. Kıyas, pozitif hukukta önemli bir yer tutmakla birlikte mali mevzuatta kıyas yapılmamaktadır. Mali hukukta kıyasın hazine veya sorumlu lehine/aleyhine sonuç doğuruyor olmasının herhangi bir önemi yoktur ve her durumda yasaktır. Söz konusu uyuşmazlığı da bu açıdan değerlendirmek gerekmektedir.
Nitekim, Rapor konusu makam ve görev tazminatı ödemelerinin yasal dayanağını oluşturan, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun makam tazminatını düzenleyen Ek 26 ncı maddesinde; yine aynı Kanun’a ekli, IV sayılı Makam Tazminatı Cetvelinin 7 nci sırasında birinci dereceye atanmış olmak şartıyla makam tazminatı ödenecekler listesinde, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 1 inci maddesinin (C) fıkrasında, ne de 12.05.2008 tarihli ve 2008/13694 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı eki “ Görev Tazminatı Ödenmesi Hakkında Karar” ın “Görev tazminatı göstergeleri” başlıklı 1 inci maddesi ve diğer meri mevzuat hükümlerinde üniversite daire başkanlarına makam ve görev tazminatı ödeneceğine dair bir düzenleme yapılmamıştır.
Diğer taraftan ……………….. Üniversitesi Rektörlüğünün …………… tarih ve E-…………………… sayılı yazısıyla; üniversitelerde görev yapan Daire Başkanlarına bazı üniversitelerde makam ve görev tazminatı ödenirken bazılarında ise ödenmediği belirtilerek, uygulama birliğinin sağlanabilmesi ve böylelikle hatalı işlem yapılmasının önüne geçilebilmesi için söz konusu personele ilgili mevzuatı uyarınca makam tazminatı ödenip ödenmeyeceği hususunda Hazine ve Maliye Bakanlığından görüş istenmiş ve Bakanlığın ………….. tarih ve ………………………. Sayılı Görüşünde;
“ 657 sayılı Kanunun Ek 26 ’ncı maddesi gereğince anılan Kanuna ekli IV sayılı Cetvelde ünvanları yazılı görevlerde bulunanlara makam tazminatı ödenmesi mümkün olduğundan ve anılan cetvelde üniversitelerde görev yapan Daire Başkanlarının yer almadığı görüldüğünden, yukarıda belirtilen mevzuat gereğince söz konusu personele makam ve görev tazminatı ödenmesine imkân bulunmadığı değerlendirilmiş ” denilmek suretiyle, söz konusu görüş gereği için ……………………. Üniversitesine ve bilgi için de Yükseköğretim Kurulu Başkanlığına gönderilmiştir.
Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı ise, Hazine ve Maliye Bakanlığı Kamu Mali Yönetim ve Dönüşüm Genel Müdürlüğünün bu Görüş yazısını …………… Tarih ve E- …………………sayılı yazısı ekinde, “bilgi ve gereği için” tüm Devlet Üniversitelerine göndermiştir. Dolayısıyla konuyla ilgili tüm tereddütler de giderilmiştir.
Neticeten, yukarıda yer verilen yasal düzenlemeler ve IV Sayılı Makam Tazminatı Cetveli birlikte değerlendirildiğinde, Cetvelin 7 nci sırasında yer verilen Daire Başkanı, Grup Başkanı, Enstitü Başkan, Başkan Yardımcısı, Bölge Müdürleri ünvanlarının genel ünvan olarak değil, hangi kurumlara ait Daire Başkanı, Grup Başkanı, Başkan Yardımcısı, Bölge Müdürü ve Genel Sekreter oldukları da ifade edilmek suretiyle ödemeye esasa alınacak ünvanların kurumsal olarak düzenlendiği, 657 sayılı Kanun’a Ekli IV Sayılı Cetvelde geçen ve idarece makam tazminatı ödemelerine esas alınan “Daire Başkanı” ünvanının da “11/10/2011 tarihli ve 666 sayılı KHK’nın 5 inci maddesiyle, bu cetvelin 7 nci sırasına “Gelir İdaresi Grup Başkanı,” ibaresinden sonra gelmek üzere “Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliği 1. Hukuk Müşaviri, Daire Başkanı ve Grup Başkanı,” ibaresi eklenmek suretiyle Cetvele dâhil edildiği, dolayısıyla bu ünvanla, Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliğindeki Daire Başkanı ve Grup Başkanının kastedildiği görülmektedir. Üniversitelerle ilgili olarak, Cetvelin 7 nci sırasında, Üniversite Genel Sekreterlerine yer verilmişken, Üniversite Daire Başkanlarına ise yer verilmemiştir.
Bu kapsamda makam tazminatı ödenmesiyle ilgili olarak yukarıda sıralanan mevzuatta “Üniversite Daire Başkanı” ünvanına yer verilmediğinden/bu ünvan cetvelde sayılmadığından, söz konusu personele makam tazminatı ve buna bağlı olarak yapılan görev tazminatı ödenmelerinin hukuken mümkün olmadığı anlaşılmaktadır.
Sorumluluk yönünden yapılan inceleme;
5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun “Harcama Talimatı ve Sorumluluk” başlıklı 32 nci maddesinde, “Bütçelerden harcama yapılabilmesi, harcama yetkilisinin harcama talimatı vermesiyle mümkündür. Harcama talimatlarında hizmet gerekçesi, yapılacak işin konusu ve tutarı, süresi, kullanılabilir ödeneği, gerçekleştirme usulü ile gerçekleştirmeyle görevli olanlara ilişkin bilgiler yer alır.
Harcama yetkilileri, harcama talimatlarının bütçe ilke ve esaslarına, kanun, tüzük ve yönetmelikler ile diğer mevzuata uygun olmasından, ödeneklerin etkili, ekonomik ve verimli kullanılmasından ve bu Kanun çerçevesinde yapmaları gereken diğer işlemlerden sorumludur” denilmekle birlikte, “Giderlerin Gerçekleştirilmesi” başlıklı 33 ncü maddesinde “Bütçelerden bir giderin yapılabilmesi için iş, mal veya hizmetin belirlenmiş usul ve esaslara uygun olarak alındığının veya gerçekleştirildiğinin, görevlendirilmiş kişi veya komisyonlarca onaylanması ve gerçekleştirme belgelerinin düzenlenmiş olması gerekir. Giderlerin gerçekleştirilmesi; harcama yetkililerince belirlenen görevli tarafından düzenlenen ödeme emri belgesinin harcama yetkilisince imzalanması ve tutarın hak sahibine ödenmesiyle tamamlanır.
Gerçekleştirme görevlileri, harcama talimatı üzerine; işin yaptırılması, mal veya hizmetin alınması, teslim almaya ilişkin işlemlerin yapılması, belgelendirilmesi ve ödeme için gerekli belgelerin hazırlanması görevlerini yürütürler.” hükümlerine yer verilmiştir.
14.06.2007 tarih ve 5189/1 sayılı Sayıştay Genel Kurul Kararı’nın “III- SORUMLULAR” başlığı altında düzenlenen “3. Harcama Yetkilileri” bölümünde;
“…Bütçeden yapılacak harcamalarda süreç, harcama talimatı ile başlamakta ve ödeme emri belgesi uyarınca hak sahibine ödeme 5018 sayılı Kanunun 33 üncü maddesinde de, giderin gerçekleştirilmesinin, harcama yetkililerince belirlenen görevli tarafından düzenlenen ödeme emri belgesinin harcama yetkilisince imzalanması ve tutarın hak sahibine ödenmesi ile tamamlanacağı hüküm altına alınmıştır.
Mevzuatın yukarıda belirtilen hükümlerine göre, bütçeden yapılacak harcamalarda süreç, harcama talimatı ile başlamakta ve ödeme emri belgesi uyarınca hak sahibine ödeme yapılması ile son bulmaktadır.
5018 sayılı Kanunda, giderin yapılmasından ödeme aşamasına kadar tüm işlemlerin harcama yetkilisinin gözetim ve denetimi altında, onun emir ve talimatı ile yürütülmesi öngörüldüğünden, sorumluluk konusunda da harcama yetkilisi ön plana çıkmaktadır.
Kanunda harcama yetkilisinin, bütçeyle ödenek tahsis edilen her harcama biriminin en üst yöneticisi olarak tanımlanması, idari açıdan üst yöneticilere; hukuka uygunluk açısından da yetkili kılınmış mercilere hesap vermekle sorumlu olduğunu göstermektedir. Bu anlamda harcama yetkililerinin Sayıştay’a hesap verme sorumluluğu bulunmaktadır” denilmiş; “4. Gerçekleştirme Görevlileri” bölümünün “a) Ödeme Emri Belgesini Düzenlemekle Görevlendirilen Gerçekleştirme Görevlisinin Sorumluluğu” kısmında; “…Harcama birimlerinde süreç kontrolü yapılarak her bir işlem daha önceki işlemlerin kontrolünü içerecek şekilde tasarlanıp uygulanacak, mali işlemlerin yürütülmesinde görev alanlar, yapacakları işlemden önceki işlemleri de kontrol edeceklerdir. Bu bağlamda ödeme emri belgesini düzenlemekle görevlendirilen gerçekleştirme görevlileri de, ödeme emri belgesi ve eki belgeler üzerinde ön mali kontrol yaparak, ödeme emri belgesi üzerine “Kontrol edilmiş ve uygun görülmüştür” şerhi düşüp imzalayacaklardır. Bu nedenle ödeme emri belgesini düzenleyen görevli, gerçekleştirme belgelerinin ödeme emri belgesine doğru aktarılması yanında, düzenlediği belge ile birlikte harcama sürecindeki diğer belgelerin doğruluğundan ve mevzuata uygunluğundan da sorumludur” hükümlerine yer verilmiştir.
5018 sayılı Kanun ve yukarıda belirtilen Sayıştay Genel Kurul Kararı uyarınca, harcama yetkilileri ve gerçekleştirme görevlileri, giderin gerçekleştirilmesi ve harcamanın yapılması süreçlerinde, mevzuata uygunluk açısından kontrolleri sağlamakla yükümlüdürler. Yapılacak harcama, nitelik itibariyle hukuka aykırı nitelik taşıyorsa, söz konusu işlemleri yapmaktan kaçınmak durumundadırlar. Dolayısıyla, hukuka aykırı nitelik taşıyan makam ve görev tazminatı ödenmelerini yerine getiren harcamalar ile ilgili harcama yetkilileri ve gerçekleştirme görevlilerinin sorumluluğu bulunmaktadır.
Bu itibarla, ………………….. Üniversitesinde daire başkanlığı görevini yürüten idari personele mevzuata aykırı olarak makam ve görev tazminatı ödenmesi sonucu oluşan ………………. TL kamu zararının;
………….. TL’sinin Harcama Yetkilisi (………..) …………, Gerçekleştirme Görevlisi (Şube Müdürü) ……………… ile Diğer Gerçekleştirme Görevlisi (…………..) …………….’e,
…………. TL’sinin Harcama Yetkilisi (………….) ……….., Gerçekleştirme Görevlisi (…………) ……….. ile Diğer Gerçekleştirme Görevlisi (…………..) …………..’na,.
…..
…..
Müştereken ve müteselsilen 6085 sayılı Sayıştay Kanununun 53 üncü maddesi gereğince işleyecek faizleri ile birlikte ödettirilmesine,
İş bu ilamın tebliğ tarihinden itibaren aynı Kanunun 55 inci maddesi gereğince altmış gün içerisinde Sayıştay Temyiz Kurulu nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere oybirliğiyle,
karar verildi.
………………….. Üniversitesinde daire başkanlığı görevini yürüten idari personele mevzuata aykırı olarak makam ve görev tazminatı ödenmesi suretiyle ………………….. TL kamu zararına sebebiyet verildiği hususu ile ilgili olarak,
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun makam tazminatını düzenleyen Ek 26 ncı maddesi;
“a) (Değişik: 4/9/1990 – KHK-418/9 md.; iptal Anayasa Mahkemesinin 5/2/1992 tarih ve E. 1990/22, K. 1992/6 sayılı Kararı ile; Yeniden düzenleme: 18/5/1994 – KHK-527/10 md.) Bu Kanuna ekli IV sayılı cetvelde ünvanları yazılı görevlerde bulunanlara hizalarında gösterilen gösterge rakamlarının memur aylıklarına uygulanan katsayı ile çarpımı sonucu bulunan miktarda makam tazminatı ödenir. Makam tazminatı Damga Vergisi hariç herhangi bir vergiye tabi tutulmaz ve ödemelerde aylıklara ilişkin hükümler uygulanır. Bu tazminattan yararlananlara ayrıca yüksek hakimlik tazminatı ödenmez.”
hükmüne amirdir.
Anılan Kanun’a ekli, IV sayılı Makam Tazminatı Cetvelinin 7 nci sırasında, birinci dereceye atanmış olmak şartıyla makam tazminatı ödenecekler;
“Birinci dereceli kadroya atanmış olmak şartıyla; Başbakanlık, Bakanlık, Müsteşarlık, Kurum Başkanlığı ve Müstakil Genel Müdürlüklerin merkez teşkilatı Daire Başkanı, Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı Daire Başkanı kadrolarına atananlar (Bütçe Dairesi Başkanı dahil), Millî Eğitim Bakanlığı Grup Başkanı, Gelir İdaresi Grup Başkanı, İş Sağlığı ve Güvenliği Araştırma ve Geliştirme Enstitüsü Başkanı, Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliği 1. Hukuk Müşaviri, Daire Başkanı ve Grup Başkanı, Milli Kütüphane Başkan Yardımcısı, Bölge Müdürleri (Kamu İktisadi Teşebbüsleri, Belediyeler ve bunlara bağlı kurum ve kuruluşlar hariç), Üniversite Genel Sekreterleri, Din İşleri Yüksek Kurulu Sekreteri Diyanet İşleri Başkanlığı Dinî Yüksek İhtisas Merkezi Müdürü”
şeklinde sayılmıştır.
Diğer taraftan, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 1 inci maddesinin (C) fıkrasında da;
“(Ek: 4/7/2001-KHK-631/11 md.) (A) bendi kapsamına giren ve temsil tazminatı almayan personelden,
1- 7.000’den daha düşük göstergeler üzerinden makam veya yüksek hakimlik tazminatı öngörülen kadrolara atanmış olanlara, 15.000 gösterge rakamını geçmemek üzere Cumhurbaşkanınca tespit edilecek gösterge rakamlarının memur aylıklarına uygulanan katsayı ile çarpımı sonucunda bulunacak miktarda görev tazminatı ödenir.
2- (Mülga: 27/2/2008-5745/1 md.)
3- (1) numaralı alt bende göre ödenecek görev tazminatının uygulanmasına ilişkin esas ve usulleri tespit etmeye çalışanlar ve emekliler için gösterge rakamları belirlemeye Cumhurbaşkanı yetkilidir.
4- (Ek: 8/1/2002-4736/8 md.) Görev tazminatı, Damga Vergisi hariç herhangi bir vergiye tabi tutulmaz ve bu tazminata hak kazanmada ve ödemelerde aylıklara ilişkin hükümler uygulanır.
D) (Ek: 31/7/2003-4969/2 md.) (A) bendi kapsamına giren personel ile 22.1.1990 tarihli ve 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye ekli (II) sayılı cetvelde yer alan personel ve kamu kurumlarında işçi olarak istihdam edilenlerden; emekliliğini isteyen veya emekliye sevk olunanlara, haklarında toptan ödeme hükümleri uygulananlara, emekli iken yeniden hizmete alındıktan sonra cezaen olmamak üzere görevlerine son verilenlere, kendi kusurları olmaksızın sözleşmesi feshedilen veya hizmet sürelerinin bitiminde ayrılan sözleşmeli subay, sözleşmeli astsubay, uzman erbaş ve sözleşmeli erbaş ve erler ile terhis olan yedek subaylara, yedek astsubaylara ve bunlardan görevde iken ölenlerin kanuni mirasçılarına damga vergisi hariç herhangi bir vergiye tâbi tutulmaksızın (12.105) gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımı sonucu bulunacak tutarında tazminat ödenir.”
Hükmüne yer verilmiştir.
Yukarıda sıralanan maddeler mucibince, 657 sayılı Kanun’a ekli IV sayılı cetvelde ünvanları yazılı görevlerde bulunanlara hizalarında gösterilen gösterge rakamlarının memur aylıklarına uygulanan katsayı ile çarpımı sonucu bulunan miktarda makam tazminatı ödeneceği, makam tazminatının Damga Vergisi hariç herhangi bir vergiye tabi tutulmayacağı, ödemelerde aylıklara ilişkin hükümlerin uygulanacağı ve bu tazminattan yararlananlara ayrıca yüksek hakimlik tazminatı ödenmeyeceği hüküm altına alınmıştır.
IV sayılı cetvelde belirli kamu kurum ve kuruluşların daire başkanları sayılmış olup burada üniversitede Daire Başkanlığı görevini yürüten idari personele yer verilmemiştir.
375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 1 inci maddesinin (c) bendi ile de; 657 sayılı Kanun kapsamına giren ve temsil tazminatı almayan personelden, 7.000’den daha düşük göstergeler üzerinden makam veya yüksek hakimlik tazminatı öngörülen kadrolara atanmış olanlara, 15.000 gösterge rakamını geçmemek üzere Cumhurbaşkanınca tespit edilecek gösterge rakamlarının memur aylıklarına uygulanan katsayı ile çarpımı sonucunda bulunacak miktarda görev tazminatı ödeneceği belirtilmiştir.
12.05.2008 tarihli ve 2008/13694 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı eki “Görev Tazminatı Ödenmesi Hakkında Karar”ın “Görev tazminatı göstergeleri” başlıklı 1 inci maddesinde; aylıklarını 657 sayılı Kanuna göre almakta olan personelden; söz konusu Kanun’da makam tazminatı öngörülmüş olan kadrolara atanmış olanlara, almakta oldukları makam tazminatı gösterge rakamı 4.000 ve daha az olanlara 6.000 gösterge rakamının, almakta oldukları makam tazminatı gösterge rakamına ilave edilmesi suretiyle bulunan görev tazminatı gösterge rakamının memur aylıklarına uygulanan katsayı ile çarpımı sonucunda bulunacak miktarda görev tazminatı ödeneceği ifade edilmiştir.
Uygulamada Üniverside daire başkanlığı görevini yürüten idari personele 657 sayılı Kanun’a ekli IV sayılı cetvelde sayılmadığı halde meri mevzuat hükümlerine aykırı olarak makam tazminatı ödendiği ve makam tazminatının öngörülmesi nedeniyle görev tazminatı ödemesi de yapıldığı anlaşılmaktadır.
Sorumlular savunmalarında;
657 sayılı Kanun’un II sayılı cetvelinde “üniversite daire başkanı” ibaresinin bulunmadığını, “daire başkanı” ibaresinin bulunduğunu ve ifadeye göre üniversite daire başkanlarının 4200 rakamı kadar ek gösterge aldığını belirtmişlerdir.
657 sayılı Kanun’un “Göstergeler” başlıklı 9 uncu maddesinde bu Kanun’a tabi kurumların kadrolarında bulunan personelin aylıkları, hizmet sınıfları, görev türleri ve aylık alınan dereceler dikkate alınarak Kanun’a ekli I ve II sayılı cetvellerde gösterilen ek gösterge rakamlarının eklenmesi suretiyle hesaplanacağı belirtilmiştir. II sayılı cetvelde “2- Yargı Kuruluşları, Bağlı Ve İlgili Kuruluşlar İle Yüksek Öğretim Kuruluşlarında” başlığı altında bu kurumlardaki ilgili personelin ünvanlarının sayıldığı görülmektedir. Bu başlık altında “…, daire başkanı, …” ifadesiyle yargı kuruluşları, bağlı ve ilgili kuruluşlar ile yüksek öğretim kuruluşlarındaki daire başkanlarının 4200 rakamı kadar ek gösterge alacağının hüküm altına alındığı görülmektedir. Dolayısıyla buradan hareketle üniversite daire başkanlarının da makam ve görev tazminatı alabileceğine ilişkin yaklaşım doğru değildir. Nitekim burada üniversite daire başkanlarının 4200 rakamı kadar ek gösterge alacağı doğrudan belirlemiştir.
Savunmalarda aynı şekilde Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğünün hazırlamış olduğu 2023 yılı ek gösterge kılavuzunda daire başkanları için makam ve görev tazminatı öngörüldüğü ve IV sayılı cetvelde daire başkanı ifadesi geçtiğini bu nedenle makam tazminatı ödenmesi gerektiği belirtilmiştir.
Makam tazminatı ödemesi 657 sayılı Kanun’un Ek 26 ncı maddesi ile düzenlenmiş, söz konusu maddede IV sayılı cetvelde ünvanları yazılı görevlerde bulunanlara hizalarında gösterilen gösterge rakamları dikkate alınarak makam tazminatı ödeneceği belirtilmiştir. IV sayılı cetvel incelendiğinde, üniversite daire başkanları ibaresinin bulunmadığı görülmektedir. Bununla birlikte söz konusu cetvele 11/10/2011 tarihli ve 666 sayılı KHK’nın 5 inci maddesiyle, “Gelir İdaresi Grup Başkanı,” ibaresinden sonra gelmek üzere “Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliği 1. Hukuk Müşaviri, Daire Başkanı ve Grup Başkanı,” ibaresi eklenmiştir. Bu değişiklikten anlaşılacağı üzerine IV sayılı cetvelde belirtilen daire başkanı ifadesinden Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliği daire başkanlığının kastedildiği açıktır.
Savunmalarda, Üniversiteler gibi Yükseköğretim Kanunu’na tabi olan Yükseköğretim Kurulu ile Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezinde bulunan daire başkanlarının IV sayılı cetvelde ayrı olarak belirtilmediği halde makam ve görev tazminatı aldığı, üniversite daire başkanlarının da makam ve görev tazminatı alması gerektiği belirtilmiştir.
IV Sayılı cetvel incelendiğinde 7 nci satırda “(…, Kurum Başkanlığı ve Müstakil Genel Müdürlüklerin merkez teşkilatı Daire Başkanı, …)” ifadesinin yer aldığı görülmekte olup bu hüküm nedeniyle ilgili daire başkanları makam tazminatı almaktadır.
Gerek yazılı gerek sözlü yapılan savunmalarda özetle, Üniversite daire başkanlarına yapılan makam ve görev tazminatlarına ilişkin yapılan ödemelerin kanunda açıkça Üniversite Daire başkanı zikredilmemiş olsa da çeşitli kanunlarda ve mahkeme kararlarında geçen daire başkanlığı ifadelerinin kendilerini de kapsadığını bu ödemelerin kıyasen uygulanması gerektiğini belirtmişler ise de;
Bir giderin yapılabilmesi için o giderin yapılmasına izin veren Kanun veya Kanunun yetki verdiği düzenleme olmalıdır. Kıyas, pozitif hukukta önemli bir yer tutmakla birlikte mali mevzuatta kıyas yapılmamaktadır. Mali hukukta kıyasın hazine veya sorumlu lehine/aleyhine sonuç doğuruyor olmasının herhangi bir önemi yoktur ve her durumda yasaktır. Söz konusu uyuşmazlığı da bu açıdan değerlendirmek gerekmektedir.
Nitekim, Rapor konusu makam ve görev tazminatı ödemelerinin yasal dayanağını oluşturan, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun makam tazminatını düzenleyen Ek 26 ncı maddesinde; yine aynı Kanun’a ekli, IV sayılı Makam Tazminatı Cetvelinin 7 nci sırasında birinci dereceye atanmış olmak şartıyla makam tazminatı ödenecekler listesinde, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 1 inci maddesinin (C) fıkrasında, ne de 12.05.2008 tarihli ve 2008/13694 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı eki “ Görev Tazminatı Ödenmesi Hakkında Karar” ın “Görev tazminatı göstergeleri” başlıklı 1 inci maddesi ve diğer meri mevzuat hükümlerinde üniversite daire başkanlarına makam ve görev tazminatı ödeneceğine dair bir düzenleme yapılmamıştır.
Diğer taraftan ……………….. Üniversitesi Rektörlüğünün …………… tarih ve E-…………………… sayılı yazısıyla; üniversitelerde görev yapan Daire Başkanlarına bazı üniversitelerde makam ve görev tazminatı ödenirken bazılarında ise ödenmediği belirtilerek, uygulama birliğinin sağlanabilmesi ve böylelikle hatalı işlem yapılmasının önüne geçilebilmesi için söz konusu personele ilgili mevzuatı uyarınca makam tazminatı ödenip ödenmeyeceği hususunda Hazine ve Maliye Bakanlığından görüş istenmiş ve Bakanlığın ………….. tarih ve ………………………. Sayılı Görüşünde;
“ 657 sayılı Kanunun Ek 26 ’ncı maddesi gereğince anılan Kanuna ekli IV sayılı Cetvelde ünvanları yazılı görevlerde bulunanlara makam tazminatı ödenmesi mümkün olduğundan ve anılan cetvelde üniversitelerde görev yapan Daire Başkanlarının yer almadığı görüldüğünden, yukarıda belirtilen mevzuat gereğince söz konusu personele makam ve görev tazminatı ödenmesine imkân bulunmadığı değerlendirilmiş ” denilmek suretiyle, söz konusu görüş gereği için ……………………. Üniversitesine ve bilgi için de Yükseköğretim Kurulu Başkanlığına gönderilmiştir.
Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı ise, Hazine ve Maliye Bakanlığı Kamu Mali Yönetim ve Dönüşüm Genel Müdürlüğünün bu Görüş yazısını …………… Tarih ve E- …………………sayılı yazısı ekinde, “bilgi ve gereği için” tüm Devlet Üniversitelerine göndermiştir. Dolayısıyla konuyla ilgili tüm tereddütler de giderilmiştir.
Neticeten, yukarıda yer verilen yasal düzenlemeler ve IV Sayılı Makam Tazminatı Cetveli birlikte değerlendirildiğinde, Cetvelin 7 nci sırasında yer verilen Daire Başkanı, Grup Başkanı, Enstitü Başkan, Başkan Yardımcısı, Bölge Müdürleri ünvanlarının genel ünvan olarak değil, hangi kurumlara ait Daire Başkanı, Grup Başkanı, Başkan Yardımcısı, Bölge Müdürü ve Genel Sekreter oldukları da ifade edilmek suretiyle ödemeye esasa alınacak ünvanların kurumsal olarak düzenlendiği, 657 sayılı Kanun’a Ekli IV Sayılı Cetvelde geçen ve idarece makam tazminatı ödemelerine esas alınan “Daire Başkanı” ünvanının da “11/10/2011 tarihli ve 666 sayılı KHK’nın 5 inci maddesiyle, bu cetvelin 7 nci sırasına “Gelir İdaresi Grup Başkanı,” ibaresinden sonra gelmek üzere “Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliği 1. Hukuk Müşaviri, Daire Başkanı ve Grup Başkanı,” ibaresi eklenmek suretiyle Cetvele dâhil edildiği, dolayısıyla bu ünvanla, Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliğindeki Daire Başkanı ve Grup Başkanının kastedildiği görülmektedir. Üniversitelerle ilgili olarak, Cetvelin 7 nci sırasında, Üniversite Genel Sekreterlerine yer verilmişken, Üniversite Daire Başkanlarına ise yer verilmemiştir.
Bu kapsamda makam tazminatı ödenmesiyle ilgili olarak yukarıda sıralanan mevzuatta “Üniversite Daire Başkanı” ünvanına yer verilmediğinden/bu ünvan cetvelde sayılmadığından, söz konusu personele makam tazminatı ve buna bağlı olarak yapılan görev tazminatı ödenmelerinin hukuken mümkün olmadığı anlaşılmaktadır.
Sorumluluk yönünden yapılan inceleme;
5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun “Harcama Talimatı ve Sorumluluk” başlıklı 32 nci maddesinde, “Bütçelerden harcama yapılabilmesi, harcama yetkilisinin harcama talimatı vermesiyle mümkündür. Harcama talimatlarında hizmet gerekçesi, yapılacak işin konusu ve tutarı, süresi, kullanılabilir ödeneği, gerçekleştirme usulü ile gerçekleştirmeyle görevli olanlara ilişkin bilgiler yer alır.
Harcama yetkilileri, harcama talimatlarının bütçe ilke ve esaslarına, kanun, tüzük ve yönetmelikler ile diğer mevzuata uygun olmasından, ödeneklerin etkili, ekonomik ve verimli kullanılmasından ve bu Kanun çerçevesinde yapmaları gereken diğer işlemlerden sorumludur” denilmekle birlikte, “Giderlerin Gerçekleştirilmesi” başlıklı 33 ncü maddesinde “Bütçelerden bir giderin yapılabilmesi için iş, mal veya hizmetin belirlenmiş usul ve esaslara uygun olarak alındığının veya gerçekleştirildiğinin, görevlendirilmiş kişi veya komisyonlarca onaylanması ve gerçekleştirme belgelerinin düzenlenmiş olması gerekir. Giderlerin gerçekleştirilmesi; harcama yetkililerince belirlenen görevli tarafından düzenlenen ödeme emri belgesinin harcama yetkilisince imzalanması ve tutarın hak sahibine ödenmesiyle tamamlanır.
Gerçekleştirme görevlileri, harcama talimatı üzerine; işin yaptırılması, mal veya hizmetin alınması, teslim almaya ilişkin işlemlerin yapılması, belgelendirilmesi ve ödeme için gerekli belgelerin hazırlanması görevlerini yürütürler.” hükümlerine yer verilmiştir.
14.06.2007 tarih ve 5189/1 sayılı Sayıştay Genel Kurul Kararı’nın “III- SORUMLULAR” başlığı altında düzenlenen “3. Harcama Yetkilileri” bölümünde;
“…Bütçeden yapılacak harcamalarda süreç, harcama talimatı ile başlamakta ve ödeme emri belgesi uyarınca hak sahibine ödeme 5018 sayılı Kanunun 33 üncü maddesinde de, giderin gerçekleştirilmesinin, harcama yetkililerince belirlenen görevli tarafından düzenlenen ödeme emri belgesinin harcama yetkilisince imzalanması ve tutarın hak sahibine ödenmesi ile tamamlanacağı hüküm altına alınmıştır.
Mevzuatın yukarıda belirtilen hükümlerine göre, bütçeden yapılacak harcamalarda süreç, harcama talimatı ile başlamakta ve ödeme emri belgesi uyarınca hak sahibine ödeme yapılması ile son bulmaktadır.
5018 sayılı Kanunda, giderin yapılmasından ödeme aşamasına kadar tüm işlemlerin harcama yetkilisinin gözetim ve denetimi altında, onun emir ve talimatı ile yürütülmesi öngörüldüğünden, sorumluluk konusunda da harcama yetkilisi ön plana çıkmaktadır.
Kanunda harcama yetkilisinin, bütçeyle ödenek tahsis edilen her harcama biriminin en üst yöneticisi olarak tanımlanması, idari açıdan üst yöneticilere; hukuka uygunluk açısından da yetkili kılınmış mercilere hesap vermekle sorumlu olduğunu göstermektedir. Bu anlamda harcama yetkililerinin Sayıştay’a hesap verme sorumluluğu bulunmaktadır” denilmiş; “4. Gerçekleştirme Görevlileri” bölümünün “a) Ödeme Emri Belgesini Düzenlemekle Görevlendirilen Gerçekleştirme Görevlisinin Sorumluluğu” kısmında; “…Harcama birimlerinde süreç kontrolü yapılarak her bir işlem daha önceki işlemlerin kontrolünü içerecek şekilde tasarlanıp uygulanacak, mali işlemlerin yürütülmesinde görev alanlar, yapacakları işlemden önceki işlemleri de kontrol edeceklerdir. Bu bağlamda ödeme emri belgesini düzenlemekle görevlendirilen gerçekleştirme görevlileri de, ödeme emri belgesi ve eki belgeler üzerinde ön mali kontrol yaparak, ödeme emri belgesi üzerine “Kontrol edilmiş ve uygun görülmüştür” şerhi düşüp imzalayacaklardır. Bu nedenle ödeme emri belgesini düzenleyen görevli, gerçekleştirme belgelerinin ödeme emri belgesine doğru aktarılması yanında, düzenlediği belge ile birlikte harcama sürecindeki diğer belgelerin doğruluğundan ve mevzuata uygunluğundan da sorumludur” hükümlerine yer verilmiştir.
5018 sayılı Kanun ve yukarıda belirtilen Sayıştay Genel Kurul Kararı uyarınca, harcama yetkilileri ve gerçekleştirme görevlileri, giderin gerçekleştirilmesi ve harcamanın yapılması süreçlerinde, mevzuata uygunluk açısından kontrolleri sağlamakla yükümlüdürler. Yapılacak harcama, nitelik itibariyle hukuka aykırı nitelik taşıyorsa, söz konusu işlemleri yapmaktan kaçınmak durumundadırlar. Dolayısıyla, hukuka aykırı nitelik taşıyan makam ve görev tazminatı ödenmelerini yerine getiren harcamalar ile ilgili harcama yetkilileri ve gerçekleştirme görevlilerinin sorumluluğu bulunmaktadır.
Bu itibarla, ………………….. Üniversitesinde daire başkanlığı görevini yürüten idari personele mevzuata aykırı olarak makam ve görev tazminatı ödenmesi sonucu oluşan ………………. TL kamu zararının;
………….. TL’sinin Harcama Yetkilisi (………..) …………, Gerçekleştirme Görevlisi (Şube Müdürü) ……………… ile Diğer Gerçekleştirme Görevlisi (…………..) …………….’e,
…………. TL’sinin Harcama Yetkilisi (………….) ……….., Gerçekleştirme Görevlisi (…………) ……….. ile Diğer Gerçekleştirme Görevlisi (…………..) …………..’na,.
…..
…..
Müştereken ve müteselsilen 6085 sayılı Sayıştay Kanununun 53 üncü maddesi gereğince işleyecek faizleri ile birlikte ödettirilmesine,
İş bu ilamın tebliğ tarihinden itibaren aynı Kanunun 55 inci maddesi gereğince altmış gün içerisinde Sayıştay Temyiz Kurulu nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere oybirliğiyle,
karar verildi.