Daire Karar Detayı

Daire
8
Karar Tarihi
25.03.2025
Karar No
343
İlam No
88
Madde No
1
Kamu İdaresi Türü
Belediyeler ve Bağlı İdareler
Hesap Yılı
2022
Konu
Vergi Resmi Harç ve Diğer Gelirlerle İlgili Kararlar

KARAR

Asgari ücret gelir vergisi indirimi



… Belediyesi … yılı hesabının Dairemizde yargılanması sonucu düzenlenen … tarih ve … sayılı İlam’ın … maddesinde,

Denetçi tarafından düzenlenen sorguda; Belediyede çalışan işçilerden eksik gelir vergisi kesintisi yapıldığı gerekçesiyle sebep olunduğu belirtilen … TL kamu zararının yasal gerekçesinin işçilerin kümülatif vergi matrahlarının hatalı hesaplandığı iddiasına dayandırıldığı ve sorumluların da bu gerekçe doğrultusunda savunmalarının alındığı, ancak sorgu üzerine sorumlular tarafından gönderilen savunmalar üzerine düzenlenen Raporun “Sonuç” kısmında, söz konusu kamu zararının kümülatif vergi matrahından değil, asgari ücret gelir vergisi istisnasının hatalı uygulanmasından kaynaklandığının anlaşıldığının belirtildiği, ancak bu iddiaya ilişkin olarak sorumluların savunmalarının alınmadığı görüldüğünden,

Sorgudaki kamu zararının yasal gerekçesinin, Raporun sonuç kısmında değiştirilmesi nedeniyle savunma hakkının gereği olarak sorumluların bu yeni iddiadan haberdar olmaları gerektiği değerlendirildiğinden, Denetçi tarafından konunun, bu yeni iddia dayanak gösterilmek suretiyle, ek sorgu konusu edilerek düzenlenecek Ek Raporun Dairemizde yargılanmasına değin, 6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 50’nci maddesinin üçüncü fıkrası hükmü uyarınca HÜKÜM DIŞI BIRAKILMASINA karar verilmişti.

Bu karar üzerine, ek sorgu düzenlenmesi suretiyle ek rapor düzenlendiği görüldüğünden, 6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 50’nci maddesinin üçüncü fıkrası hükmü uyarınca konunun görüşülmesinin devamına karar verildi.

Belediyede çalışan işçilere yapılan maaş ödemelerinde, asgari ücret gelir vergisi indiriminin fazla uygulanmasına bağlı olarak, eksik gelir vergisi kesintisi yapılması nedeniyle … TL kamu zararına sebebiyet verildiği iddiasına ilişkin olarak;

193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 61’inci maddesinde, ücret; işverene tabi ve belirli bir işyerine bağlı olarak çalışanlara hizmet karşılığı verilen para ve ayınlar ile sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatler olarak tanımlanmış ve ücretin ödenek, tazminat, kasa tazminatı (mali sorumluluk tazminatı), tahsisat, zam, avans, aidat, huzur hakkı, prim, ikramiye, gider karşılığı veya başka adlar altında ödenmiş olması veya bir ortaklık münasebeti niteliğinde olmamak şartı ile kazancın belli bir yüzdesi şeklinde tayin edilmiş bulunmasının onun mahiyetini değiştirmeyeceği hükme bağlanmıştır.

Aynı Kanun’un 94’üncü maddesinin birinci fıkrasında, “Kamu idare ve müesseseleri, iktisadi kamu müesseseleri, sair kurumlar, ticaret şirketleri, iş ortaklıkları, dernekler, vakıflar, dernek ve vakıfların iktisadi işletmeleri, kooperatifler, yatırım fonu yönetenler, gerçek gelirlerini beyan etmeye mecbur olan ticaret ve serbest meslek erbabı, zirai kazançlarını bilanço veya zirai işletme hesabı esasına göre tespit eden çiftçiler aşağıdaki bentlerde sayılan ödemeleri (avans olarak ödenenler dahil) nakden veya hesaben yaptıkları sırada, istihkak sahiplerinin gelir vergilerine mahsuben tevkifat yapmaya mecburdurlar.” hükmüne yer verilmiş, aynı fıkranın (1) numaralı bendinde ise; hizmet erbabına ödenen ücretler ile 61’inci maddede yazılı olup, ücret sayılan ödemelerden (istisnadan faydalananlar hariç) 103 ve 104’üncü maddelere göre tevkifat yapılacağı hüküm altına alınmıştır.

Anılan Kanun’un 96’ncı maddesinde de vergi tevkifatının nakden veya hesaben yapılan ödemelere uygulanacağı ve hesaben ödeme deyiminin vergi tevkifatına tabi kazanç ve iratları ödeyenleri istihkak sahibine karşı borçlu durumda gösteren her türlü kayıt ve işlemi ifade ettiği belirtilmiştir.

Bu hükümler uyarınca, ücret gelirlerinin, nakden veya hesaben ödendiği dönemde gelir vergisi tevkifatına tabi tutulması ve çalışanlara aynı ayda maaş, mesai, tediye gibi çeşitli adlar altında yapılan ödemelerin, kümülatif matrah dikkate alınarak ücret hükümlerine göre vergilendirilmesi gerekmektedir.

Yine, 193 sayılı Kanun’un 23’üncü maddesinin birinci fıkrasına 7349 sayılı Kanun’un 2’nci maddesi ile eklenen (18) numaralı bendinde; “Hizmet erbabının, ödemenin yapıldığı ayda geçerli olan asgari ücretin aylık brüt tutarından işçi sosyal güvenlik kurumu primi ve işsizlik sigorta primi düşüldükten sonra kalan tutarına isabet eden ücretleri (Şu kadar ki, istisnayı aşan ücret gelirinin vergilendirilmesinde verginin hesaplanacağı gelir dilim tutarları ve oranları, istisna kapsamındaki tutarlar da dikkate alınarak belirlenir. Ödenecek vergi tutarı, bu suretle bulunan vergi tutarının içinde istisna tutara isabet eden kısım düşülmek suretiyle hesaplanır. İstisna nedeniyle alınmayacak olan vergi ilgili ayda aylık asgari ücret üzerinden hesaplanması gereken vergiyi aşamaz. Birden fazla işverenden ücret alanlarda bu istisna sadece en yüksek olan ücrete uygulanır.).” hükmüne yer verilmiş olup, 7349 sayılı Kanun’un 3’üncü maddesi ile de Gelir Vergisi Kanunu’nun 32’inci maddesinde düzenlenen asgari geçim indirimi uygulaması kaldırılmış bulunmaktadır.

Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, asgari ücretin vergi dışı bırakıldığı ve asgari ücretin üzerinde ücret alanların ücretlerinin asgari ücretin gelir vergisi matrahına isabet eden kısmının gelir vergisinden istisna edildiği, istisna uygulamasında da ödemenin gerçekleştirildiği aya ilişkin olarak açıklanan asgari ücret indirim tutarlarının dikkate alınacağı anlaşılmaktadır.

Bu doğrultuda, somut olayda da sorgu konusu edilen Haziran ayı ücretleri için (ödemenin gerçekleştirildiği) Temmuz ayında açıklanan, Temmuz ayı ücretleri için Ağustos ayında açıklanan, Ağustos ayı ücretleri için de Eylül ayında açıklanan asgari ücret gelir vergisi istisna tutarlarının uygulanması gerekmektedir. Bu durumda, sorgudaki iddianın aksine, mevzuatta öngörülenin altında istisnanın uygulandığı dolayısıyla herhangi bir gelir vergisi kaybının söz konusu olmadığı anlaşılmıştır.

Bu itibarla, Belediyede çalışan işçilere yapılan maaş ödemelerinde, asgari ücret gelir vergisi indiriminin mevzuatta öngörülenden daha fazla uygulanmasına bağlı olarak olması gerekenden az gelir vergisi kesintisi yapıldığı iddiası ile ilgili olarak;

6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 50’nci maddesinin üçüncü fıkrası hükmü uyarınca … tarih ve … sayılı İlamın …’nci maddesine ilişkin hüküm dışı kaydının kaldırılmasına,

Yapılan maaş ödemelerinde, asgari ücret gelir vergisi indiriminden kaynaklanan bir kamu zararı bulunmadığından uyuşmazlık konusu … TL hakkında ilişilecek bir husus bulunmadığına, oy birliğiyle karar verildi.