Daire Karar Detayı
Daire
4
Karar Tarihi
23.01.2025
Karar No
340
İlam No
337
Madde No
1
Kamu İdaresi Türü
Belediyeler ve Bağlı İdareler
Hesap Yılı
2018
Konu
Personel Mevzuatı ile İlgili Kararlar
KARAR
PERSONEL ATAMASI İŞLEMİ
209 sayılı Ek İlamın 1 inci maddesiyle tazminine hükmolunan konuyla ilgili olarak Temyiz Kurulunca alınan bozma kararı üzerine, 6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 55 inci maddesinin yedinci fıkrası hükmü uyarınca düzenlenen ek raporun 6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 49 uncu maddesi gereğince görüşülmesine karar verildi.
209 sayılı Ek İlamın 1 inci maddesiyle;
Genel Müdürlüğünde “Bilgisayar İşletmeni” olarak görev yapmakta iken 05.06.2013 tarihinde “Özel Kalem Müdürlüğü” kadrosuna atanan ...’ın daha sonra 26.07.2013 tarihinde unvan değişikliği sınavına girmeden “Özel Kalem Müdürlüğü” kadrosundan “Programcı” kadrosuna atanması ve kendisine bu kadronun mali haklarının ödenmesi sonucu oluşan ... TL kamu zararının söz konusu atama kararını imzalayan ...'ya (... Genel Müdürü) tek başına ödettirilmesine karar verilmiştir.
Bu defa, 209 sayılı Ek İlamın yukarıda anılan hükmüne karşı diğer sorumlu sıfatıyla itiraz eden ...’nın (... Genel Müdürü) yapmış olduğu temyiz başvurusu üzerine Kurulca alınan kararda özetle;
Bilgisayar işletmeni ...’ın özel kalem müdürlüğüne atandıktan kısa bir süre sonra unvan değişikliği sınavına girmeden programcı kadrosuna atanmasının mevzuata aykırılık teşkil ettiği ve kamu zararına sebebiyet verildiği anlaşıldığından, İlam hükmünün usul ve esas yönüyle mevzuata uygun olduğuna, bununla birlikte somut olaydaki kamu zararı sorumluluğuna 26.07.2013 kayıt tarihli personel hareketleri onayında imzası olan İnsan Kaynakları ve Eğitim Daire Başkanı ile Genel Müdür Yardımcısının da dahil edilmesi gerektiği değerlendirildiğinden, temyiz itirazları kısmen kabul edilerek 209 sayılı Ek İlamın 1 inci maddesi ile verilen ... TL tutarındaki tazmin hükmünün sorumluluk yönüyle bozulmasına ve açıklanan hususlar dikkate alınarak yeniden hüküm tesisinin temini için dosyanın hükmü veren Daireye gönderilmesine,
Karar verilmiştir.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun “İstisnai memurluklar” başlıklı 59 uncu maddesinde; “… Özel Kalem Müdürlüklerine, … bu Kanunun atanma, sınavlar, kademe ilerlemesi ve dereceye yükselmesine ilişkin hükümleriyle bağlı olmaksızın tahsis edilmiş derece aylığı ile memur atanabilir. …
Birinci fıkrada sayılan memurların bulundukları bu kadrolar emeklilik aylığının hesabında ve diğer memurluklara naklen atanmalarında herhangi bir sınıf için kazanılmış hak sayılmaz. Bu görevlerde bulunan memurların emeklilik kıdemleri yürümekte devam eder.”,
Hükmü yer almaktadır.
04.07.2009 tarihli ve 27278 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Mahalli İdareler Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmeliğin 5 inci maddesinin ikinci fıkrasında unvan değişikliğine tabi kadrolar ayrıntılı olarak belirtilmiştir. Buna göre “programcı” kadrosu, unvan değişikliğine tabi kadrolar içerisinde sayılmaktadır.
Aynı Yönetmeliğin “Unvan değişikliği sınavına tabi olan kadrolara atanacaklarda aranacak genel şartlar” başlıklı 8 inci maddesine göre de unvan değişikliği suretiyle atanacak olanlarda; yükseköğrenim mezunu olanların 1-4 dereceli kadrolara atanmaları için 657 sayılı Kanunun 68 inci maddesinin (B) bendinde belirtilen süre kadar hizmeti bulunmanın yanı sıra unvan değişikliği sınavında başarılı olmak şartı da aranmaktadır.
Diğer taraftan, bahsi geçen Yönetmelik’in “Hizmet grupları arasında geçişler” başlıklı 20 nci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendinde “İstisnai memurluklarda çalışanlar veya çalışmış olanlar, bu Yönetmelik kapsamındaki kadrolara, atanacakları kadro için öngörülen şartları taşımaları kaydıyla sınavsız atanabilir.” ifadesi yer almakta ise de, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’nun 01.04.2010 tarih ve YD.İtiraz No:2010/70 sayılı Kararı ile bu bendin yürürlüğü durdurulmuş, Danıştay 5. Dairesinin 14.11.2011 tarih ve Esas No:2009/4677, Karar No:2011/6294 sayılı kararı ile söz konusu bent hükmü iptal edilmiş ve bu karar Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 19.06.2014 tarih ve Esas No:2012/1672, Karar No:2014/2742 sayılı kararı ile onanmıştır. Bununla birlikte, dava süreci devam etmekte iken 07.05.2014 tarih ve 28993 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Mahalli İdareler Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik’in 19 uncu maddesi ile bahsi geçen bent hükmü yürürlükten kaldırılmıştır.
Her ne kadar savunmalarda, Mahalli İdareler Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmeliğin 20 nci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendinin yürürlüğünü durduran, bilahare iptal eden, sonrasında da bu kararı onayan Danıştay kararlarından haberdar olunmadığı ifade edilmişse de; ilgili kurulca yürütmesi durdurulan düzenleyici işlem hükmünün, söz konusu hükmün iptali atama işleminden sonra onanmış olsa dahi uygulanabilmesi mümkün değildir. Bu itibarla, özel kalem müdürlüğünden unvan değişikliği sınavına tabi olan programcı kadrosuna atama işleminin hukuki dayanağı bulunmamaktadır.
Sorumluların sorumlulukla ilgili olarak yapmış oldukları savunmalarında; 2013 yılındaki “Personel Hareketleri Onayı”ndaki imzalarından dolayı 2018 yılı hesabı ile ilgili olarak sorumlu tutulmamaları gerektiği ileri sürülmüşse de;
5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun 71 inci maddesi uyarınca, kamu zararından ve mali sorumluluktan bahsedilebilmesi için kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemin bulunması; mevzuata aykırı karar, işlem veya eylem sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunması ve kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunması durumu ile mevzuata aykırı karar, işlem veya eylem arasında bir illiyet bağının olması şartlarının birlikte bulunması gerekmektedir.
Buna göre, temel ilke olarak kusur sorumluluğunu esas alan 5018 sayılı Kanun uyarınca kamu görevlilerinin mali karar, işlem veya eylemleri sonucu oluşan kamu zararından sorumlu olduklarına hükmedilebilmesi için manevi unsur olarak kasıt, kusur veya ihmalin varlığı gerekmektedir.
5018 sayılı Kanun’un 71 inci maddesi kapsamında; ihmal, kamu görevlilerinin sorumlu oldukları işlere gerekli özeni göstermemeleri olarak tanımlanabilir. İhmalde, zarara yol açan sonucu bilme veya isteme unsurları yoktur. Burada kamu görevlisinin kusurlu sayılmasının ve dolayısıyla mali sorumluluğa muhatap olmasının sebebi, bu sonucun doğmaması için dikkatsiz, tedbirsiz, özensiz davranması ve mesleğinin gerektirdiği özeni ortaya koymamasıdır. Nitekim, Anayasanın 129 uncu maddesi de memurların ve diğer kamu görevlilerinin Anayasa ve kanunlara sadık kalarak faaliyette bulunmalarını emretmekte olup, 657 sayılı Kanun’un 12 nci maddesinde de, memurların görevlerini yaparken gerekli dikkat ve itinayı göstermeleri gerektiği, aksi takdirde oluşacak zararlardan sorumlu olacakları belirtilmektedir. Bu nedenle, kamu görevlilerinin görev ve yetkileri kapsamında kendilerinden beklenen gerekli dikkat ve özeni gösterme yükümlükleri bulunmaktadır.
Bu bağlamda, kamu görevlilerinin yaptıkları işlerle ilgili mevzuatı ve mevzuat değişikliklerini bilmelerinin de görevlerinin gereği kapsamında değerlendirilmesi gerekmektedir. Bu itibarla, kamu görevlilerinin görevleri gereği bilmeleri gereken bir düzenleyici işlem hükmü hakkında verilmiş yürütmenin durdurulması, iptal veya onama kararını bilmedikleri ileri sürülemez. Görev icabı bilinmesi gereken yönetmelik ve yönetmelik değişikliklerinin bilinmemesi nedeniyle kamu zararı oluştuğu takdirde 5018 sayılı Kanun’un 71 inci maddesinde yer alan ‘ihmal’ suretiyle kamu zarına sebebiyet verilmiş olmaktadır ki burada sorumluluğu doğuran olay mevzuatın yanlış yorumlanması olmayıp mevzuatın bilinmemesidir.
Ayrıca, 657 sayılı Kanun’un 59, 60 ve 61 inci maddelerinde, istisnai memurluklarla ilgili düzenlemelere yer verilmiş olup, özel kalem müdürü kadrosunun istisnai bir memuriyet olduğu belirtilmektedir. Dolayısıyla, özel kalem müdürlüğüne atama usulü istisnai bir usul olup, kişiler için kazanılmış hak oluşturmamaktadır.
Yapılan incelemede, ...’ın 05.06.2013 tarihinde “Bilgisayar İşletmeni” kadrosundan “Özel Kalem Müdürü” kadrosuna, 26.07.2013 tarihinde de “Özel Kalem Müdürü” kadrosundan “Programcı” kadrosuna atandığı ve kendisine bulunduğu programcı kadrosu esas alınarak maaş ödendiği görülmüştür.
657 sayılı Kanun’un 59 uncu maddesine göre, adı geçen kişinin “Bilgisayar İşletmeni” kadrosundan “Özel Kalem Müdürü” kadrosuna atanmasında mevzuata aykırılık bulunmamaktadır, ancak “Programcı” kadrosu unvan değişikliği sınavına tabi olduğundan ilgili kişinin “Özel Kalem Müdürü” kadrosundan “Programcı” kadrosuna unvan değişikliği sınavında başarılı olmadan atanması mümkün değildir. Bu nedenle, adı geçen kişiye “Programcı” kadrosu yerine “Özel Kalem Müdürü” kadrosundan önce görev yaptığı “Bilgisayar İşletmeni” kadrosunun mali haklarının ödenmesi gerekmektedir.
Sonuç itibarıyla, yukarıda yer alan mevzuat hükümleri ve yargı kararları göz önünde bulundurulduğunda; ...’ın unvan değişikliği sınavına girmeden programcı kadrosuna atanması işlemi mevzuata aykırıdır.
5018 sayılı Kanun’un “Harcama talimatı ve sorumluluk başlıklı 32 nci maddesinde;
“Bütçelerden harcama yapılabilmesi, harcama yetkilisinin harcama talimatı vermesiyle mümkündür. Harcama talimatlarında hizmet gerekçesi, yapılacak işin konusu ve tutarı, süresi, kullanılabilir ödeneği, gerçekleştirme usulü ile gerçekleştirmeyle görevli olanlara ilişkin bilgiler yer alır. Harcama yetkilileri, harcama talimatlarının bütçe ilke ve esaslarına, kanun ve diğer mevzuata uygun olmasından, ödeneklerin etkili, ekonomik ve verimli kullanılmasından ve bu Kanun çerçevesinde yapmaları gereken diğer işlemlerden sorumludur.” ,
“Giderin gerçekleştirilmesi” başlıklı 33 üncü maddesinde ise;
“Gerçekleştirme görevlileri, harcama talimatı üzerine; işin yaptırılması, mal veya hizmetin alınması, teslim almaya ilişkin işlemlerin yapılması, belgelendirilmesi ve ödeme için gerekli belgelerin hazırlanması görevlerini yürütürler.
Gerçekleştirme görevlileri, bu Kanun çerçevesinde yapmaları gereken iş ve işlemlerden sorumludurlar.”,
Denilmektedir.
Söz konusu atama işlemi ... Genel Müdürünün … tarihli onayıyla gerçekleştirilmiştir. Bu karara istinaden harcama yetkilisi tarafından harcama talimatı verilmiş ve harcama talimatı üzerine gerçekleştirme görevlileri tarafından da ödeme için gerekli belgeler hazırlanmıştır.
Buna göre, unvan değişikliği sınavına tabi olan programcı kadrosuna sınavsız atama işleminden kaynaklanan ödemelerde harcama yetkililerinin ve gerçekleştirme görevlilerinin mali sorumlulukları bulunmamaktadır.
Bununla birlikte, 26.07.2013 kayıt tarihli personel hareketleri onayında atama işlemi ... Genel Müdürü ... tarafından onaylanmadan önce işlemin kontrol etme/tayin etme süreçlerinden geçtiği ve bu süreçte görev yapan Belediye yetkililerinin imzası ile mevzuata aykırı olarak atama işleminin gerçekleştirildiği görülmektedir.
5018 sayılı Kanun’un 31, 32 ve 33 üncü maddeleri ile Sayıştay Genel Kurulunun 5189/1 sayılı Kararında açıklanan kurallar çerçevesinde; bir giderin yapılmasında görevlendirilmiş kişilerin düzenlediği, onayladığı her bir belge gerçekleştirme belgesi sayılır ve bu süreçte yetkili olarak görev yaparak işlemin tamamlanmasını sağlayan kişiler düzenledikleri bu belgelerin doğruluğundan, mevzuata uygunluğundan sorumludurlar. Dolayısıyla, özel kalem müdürü ...’ın sınavsız olarak programcı kadrosuna atanması sürecinde görev ve yetkisi kapsamında -personel hareketleri onayını kontrol etme ve tayin etme ve onaylama suretiyle- dahli bulunan gerçekleştirme görevlilerinin oluşan kamu zararında sorumluluğu bulunmaktadır.
Bu itibarla, ... Genel Müdürlüğü personeli ...’ın 05.06.2013 tarihinde “Bilgisayar İşletmeni” kadrosundan “Özel Kalem Müdürlüğü” kadrosuna, 26.07.2013 tarihinde de unvan değişikliği sınavına girmeden “Özel Kalem Müdürlüğü” kadrosundan “Programcı” kadrosuna atanması ve kendisine bu kadronun mali haklarının ödenmesi sonucu neden olunan ... TL kamu zararının diğer sorumlu personel hareketleri onayında imzası bulunan atama kararını kontrol eden ... (İnsan Kaynakları ve Eğitim Daire Başkanı) ve atama kararını tayin eden ... (Genel Müdür Yardımcısı) ile atama kararını onaylayan ...’ya (... Genel Müdürü),
Müştereken ve müteselsilen,
6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 53 üncü maddesi gereğince işleyecek faizleri ile birlikte ödettirilmesine, anılan Kanun’un 55 inci maddesi uyarınca işbu İlamın tebliğ tarihinden itibaren altmış gün içerisinde Sayıştay Temyiz Kurulu nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere,
Oy çokluğuyla,
Karar verildi.
Azınlık Görüşü;
Üye ...’in karşı oy gerekçesi:
“Her ne kadar unvan değişikliği sınavına tabi olan programcı kadrosuna yapılan sınavsız atama işlemi söz konusu işlemin yapıldığı tarihteki mevzuat hükümleri uyarınca hatalı olup bu nedenle kamu zararına neden olunmuşsa da, 02.07.2020 tarihli ve 31173 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Belediye ve Bağlı Kuruluşları ile Mahalli İdareler Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmelik ile uygulamada yaşanan sorunların giderilmeye çalışıldığı ve yeni uygulamada bu tür atama işlemlerine cevaz verildiği görülmüştür.
Bu nedenle, 2013 yılında gerçekleştirilen atama işleminin zorunlu halde yapıldığı değerlendirildiğinden konu hakkında ilişik bulunmadığına karar verilmesi uygun olur.”
209 sayılı Ek İlamın 1 inci maddesiyle tazminine hükmolunan konuyla ilgili olarak Temyiz Kurulunca alınan bozma kararı üzerine, 6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 55 inci maddesinin yedinci fıkrası hükmü uyarınca düzenlenen ek raporun 6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 49 uncu maddesi gereğince görüşülmesine karar verildi.
209 sayılı Ek İlamın 1 inci maddesiyle;
Genel Müdürlüğünde “Bilgisayar İşletmeni” olarak görev yapmakta iken 05.06.2013 tarihinde “Özel Kalem Müdürlüğü” kadrosuna atanan ...’ın daha sonra 26.07.2013 tarihinde unvan değişikliği sınavına girmeden “Özel Kalem Müdürlüğü” kadrosundan “Programcı” kadrosuna atanması ve kendisine bu kadronun mali haklarının ödenmesi sonucu oluşan ... TL kamu zararının söz konusu atama kararını imzalayan ...'ya (... Genel Müdürü) tek başına ödettirilmesine karar verilmiştir.
Bu defa, 209 sayılı Ek İlamın yukarıda anılan hükmüne karşı diğer sorumlu sıfatıyla itiraz eden ...’nın (... Genel Müdürü) yapmış olduğu temyiz başvurusu üzerine Kurulca alınan kararda özetle;
Bilgisayar işletmeni ...’ın özel kalem müdürlüğüne atandıktan kısa bir süre sonra unvan değişikliği sınavına girmeden programcı kadrosuna atanmasının mevzuata aykırılık teşkil ettiği ve kamu zararına sebebiyet verildiği anlaşıldığından, İlam hükmünün usul ve esas yönüyle mevzuata uygun olduğuna, bununla birlikte somut olaydaki kamu zararı sorumluluğuna 26.07.2013 kayıt tarihli personel hareketleri onayında imzası olan İnsan Kaynakları ve Eğitim Daire Başkanı ile Genel Müdür Yardımcısının da dahil edilmesi gerektiği değerlendirildiğinden, temyiz itirazları kısmen kabul edilerek 209 sayılı Ek İlamın 1 inci maddesi ile verilen ... TL tutarındaki tazmin hükmünün sorumluluk yönüyle bozulmasına ve açıklanan hususlar dikkate alınarak yeniden hüküm tesisinin temini için dosyanın hükmü veren Daireye gönderilmesine,
Karar verilmiştir.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun “İstisnai memurluklar” başlıklı 59 uncu maddesinde; “… Özel Kalem Müdürlüklerine, … bu Kanunun atanma, sınavlar, kademe ilerlemesi ve dereceye yükselmesine ilişkin hükümleriyle bağlı olmaksızın tahsis edilmiş derece aylığı ile memur atanabilir. …
Birinci fıkrada sayılan memurların bulundukları bu kadrolar emeklilik aylığının hesabında ve diğer memurluklara naklen atanmalarında herhangi bir sınıf için kazanılmış hak sayılmaz. Bu görevlerde bulunan memurların emeklilik kıdemleri yürümekte devam eder.”,
Hükmü yer almaktadır.
04.07.2009 tarihli ve 27278 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Mahalli İdareler Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmeliğin 5 inci maddesinin ikinci fıkrasında unvan değişikliğine tabi kadrolar ayrıntılı olarak belirtilmiştir. Buna göre “programcı” kadrosu, unvan değişikliğine tabi kadrolar içerisinde sayılmaktadır.
Aynı Yönetmeliğin “Unvan değişikliği sınavına tabi olan kadrolara atanacaklarda aranacak genel şartlar” başlıklı 8 inci maddesine göre de unvan değişikliği suretiyle atanacak olanlarda; yükseköğrenim mezunu olanların 1-4 dereceli kadrolara atanmaları için 657 sayılı Kanunun 68 inci maddesinin (B) bendinde belirtilen süre kadar hizmeti bulunmanın yanı sıra unvan değişikliği sınavında başarılı olmak şartı da aranmaktadır.
Diğer taraftan, bahsi geçen Yönetmelik’in “Hizmet grupları arasında geçişler” başlıklı 20 nci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendinde “İstisnai memurluklarda çalışanlar veya çalışmış olanlar, bu Yönetmelik kapsamındaki kadrolara, atanacakları kadro için öngörülen şartları taşımaları kaydıyla sınavsız atanabilir.” ifadesi yer almakta ise de, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’nun 01.04.2010 tarih ve YD.İtiraz No:2010/70 sayılı Kararı ile bu bendin yürürlüğü durdurulmuş, Danıştay 5. Dairesinin 14.11.2011 tarih ve Esas No:2009/4677, Karar No:2011/6294 sayılı kararı ile söz konusu bent hükmü iptal edilmiş ve bu karar Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 19.06.2014 tarih ve Esas No:2012/1672, Karar No:2014/2742 sayılı kararı ile onanmıştır. Bununla birlikte, dava süreci devam etmekte iken 07.05.2014 tarih ve 28993 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Mahalli İdareler Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik’in 19 uncu maddesi ile bahsi geçen bent hükmü yürürlükten kaldırılmıştır.
Her ne kadar savunmalarda, Mahalli İdareler Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmeliğin 20 nci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendinin yürürlüğünü durduran, bilahare iptal eden, sonrasında da bu kararı onayan Danıştay kararlarından haberdar olunmadığı ifade edilmişse de; ilgili kurulca yürütmesi durdurulan düzenleyici işlem hükmünün, söz konusu hükmün iptali atama işleminden sonra onanmış olsa dahi uygulanabilmesi mümkün değildir. Bu itibarla, özel kalem müdürlüğünden unvan değişikliği sınavına tabi olan programcı kadrosuna atama işleminin hukuki dayanağı bulunmamaktadır.
Sorumluların sorumlulukla ilgili olarak yapmış oldukları savunmalarında; 2013 yılındaki “Personel Hareketleri Onayı”ndaki imzalarından dolayı 2018 yılı hesabı ile ilgili olarak sorumlu tutulmamaları gerektiği ileri sürülmüşse de;
5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun 71 inci maddesi uyarınca, kamu zararından ve mali sorumluluktan bahsedilebilmesi için kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemin bulunması; mevzuata aykırı karar, işlem veya eylem sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunması ve kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunması durumu ile mevzuata aykırı karar, işlem veya eylem arasında bir illiyet bağının olması şartlarının birlikte bulunması gerekmektedir.
Buna göre, temel ilke olarak kusur sorumluluğunu esas alan 5018 sayılı Kanun uyarınca kamu görevlilerinin mali karar, işlem veya eylemleri sonucu oluşan kamu zararından sorumlu olduklarına hükmedilebilmesi için manevi unsur olarak kasıt, kusur veya ihmalin varlığı gerekmektedir.
5018 sayılı Kanun’un 71 inci maddesi kapsamında; ihmal, kamu görevlilerinin sorumlu oldukları işlere gerekli özeni göstermemeleri olarak tanımlanabilir. İhmalde, zarara yol açan sonucu bilme veya isteme unsurları yoktur. Burada kamu görevlisinin kusurlu sayılmasının ve dolayısıyla mali sorumluluğa muhatap olmasının sebebi, bu sonucun doğmaması için dikkatsiz, tedbirsiz, özensiz davranması ve mesleğinin gerektirdiği özeni ortaya koymamasıdır. Nitekim, Anayasanın 129 uncu maddesi de memurların ve diğer kamu görevlilerinin Anayasa ve kanunlara sadık kalarak faaliyette bulunmalarını emretmekte olup, 657 sayılı Kanun’un 12 nci maddesinde de, memurların görevlerini yaparken gerekli dikkat ve itinayı göstermeleri gerektiği, aksi takdirde oluşacak zararlardan sorumlu olacakları belirtilmektedir. Bu nedenle, kamu görevlilerinin görev ve yetkileri kapsamında kendilerinden beklenen gerekli dikkat ve özeni gösterme yükümlükleri bulunmaktadır.
Bu bağlamda, kamu görevlilerinin yaptıkları işlerle ilgili mevzuatı ve mevzuat değişikliklerini bilmelerinin de görevlerinin gereği kapsamında değerlendirilmesi gerekmektedir. Bu itibarla, kamu görevlilerinin görevleri gereği bilmeleri gereken bir düzenleyici işlem hükmü hakkında verilmiş yürütmenin durdurulması, iptal veya onama kararını bilmedikleri ileri sürülemez. Görev icabı bilinmesi gereken yönetmelik ve yönetmelik değişikliklerinin bilinmemesi nedeniyle kamu zararı oluştuğu takdirde 5018 sayılı Kanun’un 71 inci maddesinde yer alan ‘ihmal’ suretiyle kamu zarına sebebiyet verilmiş olmaktadır ki burada sorumluluğu doğuran olay mevzuatın yanlış yorumlanması olmayıp mevzuatın bilinmemesidir.
Ayrıca, 657 sayılı Kanun’un 59, 60 ve 61 inci maddelerinde, istisnai memurluklarla ilgili düzenlemelere yer verilmiş olup, özel kalem müdürü kadrosunun istisnai bir memuriyet olduğu belirtilmektedir. Dolayısıyla, özel kalem müdürlüğüne atama usulü istisnai bir usul olup, kişiler için kazanılmış hak oluşturmamaktadır.
Yapılan incelemede, ...’ın 05.06.2013 tarihinde “Bilgisayar İşletmeni” kadrosundan “Özel Kalem Müdürü” kadrosuna, 26.07.2013 tarihinde de “Özel Kalem Müdürü” kadrosundan “Programcı” kadrosuna atandığı ve kendisine bulunduğu programcı kadrosu esas alınarak maaş ödendiği görülmüştür.
657 sayılı Kanun’un 59 uncu maddesine göre, adı geçen kişinin “Bilgisayar İşletmeni” kadrosundan “Özel Kalem Müdürü” kadrosuna atanmasında mevzuata aykırılık bulunmamaktadır, ancak “Programcı” kadrosu unvan değişikliği sınavına tabi olduğundan ilgili kişinin “Özel Kalem Müdürü” kadrosundan “Programcı” kadrosuna unvan değişikliği sınavında başarılı olmadan atanması mümkün değildir. Bu nedenle, adı geçen kişiye “Programcı” kadrosu yerine “Özel Kalem Müdürü” kadrosundan önce görev yaptığı “Bilgisayar İşletmeni” kadrosunun mali haklarının ödenmesi gerekmektedir.
Sonuç itibarıyla, yukarıda yer alan mevzuat hükümleri ve yargı kararları göz önünde bulundurulduğunda; ...’ın unvan değişikliği sınavına girmeden programcı kadrosuna atanması işlemi mevzuata aykırıdır.
5018 sayılı Kanun’un “Harcama talimatı ve sorumluluk başlıklı 32 nci maddesinde;
“Bütçelerden harcama yapılabilmesi, harcama yetkilisinin harcama talimatı vermesiyle mümkündür. Harcama talimatlarında hizmet gerekçesi, yapılacak işin konusu ve tutarı, süresi, kullanılabilir ödeneği, gerçekleştirme usulü ile gerçekleştirmeyle görevli olanlara ilişkin bilgiler yer alır. Harcama yetkilileri, harcama talimatlarının bütçe ilke ve esaslarına, kanun ve diğer mevzuata uygun olmasından, ödeneklerin etkili, ekonomik ve verimli kullanılmasından ve bu Kanun çerçevesinde yapmaları gereken diğer işlemlerden sorumludur.” ,
“Giderin gerçekleştirilmesi” başlıklı 33 üncü maddesinde ise;
“Gerçekleştirme görevlileri, harcama talimatı üzerine; işin yaptırılması, mal veya hizmetin alınması, teslim almaya ilişkin işlemlerin yapılması, belgelendirilmesi ve ödeme için gerekli belgelerin hazırlanması görevlerini yürütürler.
Gerçekleştirme görevlileri, bu Kanun çerçevesinde yapmaları gereken iş ve işlemlerden sorumludurlar.”,
Denilmektedir.
Söz konusu atama işlemi ... Genel Müdürünün … tarihli onayıyla gerçekleştirilmiştir. Bu karara istinaden harcama yetkilisi tarafından harcama talimatı verilmiş ve harcama talimatı üzerine gerçekleştirme görevlileri tarafından da ödeme için gerekli belgeler hazırlanmıştır.
Buna göre, unvan değişikliği sınavına tabi olan programcı kadrosuna sınavsız atama işleminden kaynaklanan ödemelerde harcama yetkililerinin ve gerçekleştirme görevlilerinin mali sorumlulukları bulunmamaktadır.
Bununla birlikte, 26.07.2013 kayıt tarihli personel hareketleri onayında atama işlemi ... Genel Müdürü ... tarafından onaylanmadan önce işlemin kontrol etme/tayin etme süreçlerinden geçtiği ve bu süreçte görev yapan Belediye yetkililerinin imzası ile mevzuata aykırı olarak atama işleminin gerçekleştirildiği görülmektedir.
5018 sayılı Kanun’un 31, 32 ve 33 üncü maddeleri ile Sayıştay Genel Kurulunun 5189/1 sayılı Kararında açıklanan kurallar çerçevesinde; bir giderin yapılmasında görevlendirilmiş kişilerin düzenlediği, onayladığı her bir belge gerçekleştirme belgesi sayılır ve bu süreçte yetkili olarak görev yaparak işlemin tamamlanmasını sağlayan kişiler düzenledikleri bu belgelerin doğruluğundan, mevzuata uygunluğundan sorumludurlar. Dolayısıyla, özel kalem müdürü ...’ın sınavsız olarak programcı kadrosuna atanması sürecinde görev ve yetkisi kapsamında -personel hareketleri onayını kontrol etme ve tayin etme ve onaylama suretiyle- dahli bulunan gerçekleştirme görevlilerinin oluşan kamu zararında sorumluluğu bulunmaktadır.
Bu itibarla, ... Genel Müdürlüğü personeli ...’ın 05.06.2013 tarihinde “Bilgisayar İşletmeni” kadrosundan “Özel Kalem Müdürlüğü” kadrosuna, 26.07.2013 tarihinde de unvan değişikliği sınavına girmeden “Özel Kalem Müdürlüğü” kadrosundan “Programcı” kadrosuna atanması ve kendisine bu kadronun mali haklarının ödenmesi sonucu neden olunan ... TL kamu zararının diğer sorumlu personel hareketleri onayında imzası bulunan atama kararını kontrol eden ... (İnsan Kaynakları ve Eğitim Daire Başkanı) ve atama kararını tayin eden ... (Genel Müdür Yardımcısı) ile atama kararını onaylayan ...’ya (... Genel Müdürü),
Müştereken ve müteselsilen,
6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 53 üncü maddesi gereğince işleyecek faizleri ile birlikte ödettirilmesine, anılan Kanun’un 55 inci maddesi uyarınca işbu İlamın tebliğ tarihinden itibaren altmış gün içerisinde Sayıştay Temyiz Kurulu nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere,
Oy çokluğuyla,
Karar verildi.
Azınlık Görüşü;
Üye ...’in karşı oy gerekçesi:
“Her ne kadar unvan değişikliği sınavına tabi olan programcı kadrosuna yapılan sınavsız atama işlemi söz konusu işlemin yapıldığı tarihteki mevzuat hükümleri uyarınca hatalı olup bu nedenle kamu zararına neden olunmuşsa da, 02.07.2020 tarihli ve 31173 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Belediye ve Bağlı Kuruluşları ile Mahalli İdareler Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmelik ile uygulamada yaşanan sorunların giderilmeye çalışıldığı ve yeni uygulamada bu tür atama işlemlerine cevaz verildiği görülmüştür.
Bu nedenle, 2013 yılında gerçekleştirilen atama işleminin zorunlu halde yapıldığı değerlendirildiğinden konu hakkında ilişik bulunmadığına karar verilmesi uygun olur.”