Temyiz Karar Detayı
Kamu İdaresi
Özel İdareler
Yılı
2008
Daire
1
Dosya No
37222
Tutanak No
41755
Tutanak Tarihi
05.04.2016
Konu
Personel Mevzuatı ile İlgili Kararlar
KARAR
Avukat vekalet ücreti.
1556 sayılı ilamın 8’inci maddesi ile; …İl Özel İdaresi Genel Sekreterliği Hukuk Müşavir Vekili …’e 1389 sayılı Devlet Davalarını İntaç Eden Avukat Ve Saireye Verilecek Ücreti Vekalet Hakkında Kanuna istinaden verilen vekalet ücretinde, vekalet ücreti sınırının aşılması nedeniyle … TL.ye tazmin hükmü verilmiştir.
Sorumlu … (gerçekleştirme görevlisi) temyiz dilekçesinde özetle; söz konusu 8’inci madde de 2008 yıllı için fazla ödendiği belirtilen avukatlık vekalet ücreti olan toplam … TL.den … TL.nin (19.08.2008/6517 tarih ve yevmiye numaralı) daha önceleri sözleşmeli avukat olarak il Özel İdaresinde çalışan Avukat … tarafından icra takibi yolu ile talep edildiğinden, yasal faizleri ile birlikte toplam … TL.nin idare tarafından Avukat … olarak kendisinden geri alındığını,
Bu miktarın tekrar kendisinden tahsili yönünde işlem yapılırsa mükerrer ödemede bulunulmuş olacağını, … TL.nin geri alındığına ilişkin resmi belgeyi dilekçesi ekinde sunduğunu,
Sorgu evrakında 6517 belge numaralı ödemede tarafına … TL. ödendiğinin belirtildiğini oysa belirtilen ödemede tarafına yasal kesintiler yapıldıktan sonra net olarak ödenen miktarın … TL. olduğunu, ödeme yapıldığı esnada kesilen damga vergisi ve gelir vergisi miktarlarının da sanki tarafına ödenmiş gibi hesaplandığını, diğer ödeme kalemleri için de aynı işlem yapıldığını,
Yapılan ödemeler ile kesilen vergiler açıklanacak olursa aşağıdaki şekilde olduğunun görüleceğini,
Ödeme Emri Ödemeye Tabi Kesilen Damga Kesilen Gelir: Net Ödenen:
Numarası: Miktar: Vergisi Vergisi:
… … … … … …
Tablo incelendiğinde; 2008 yılı içerisinde ödemeye tabi tutulan vekalet ücreti miktarının … TL, bu ödemeden kesilen damga vergisinin … TL, kesilen gelir vergisinin … TL olduğunu, şahsına yapılan net ödemenin ise … TL olduğunun görüleceğini,
Bu kesilen damga vergisi ve gelir vergisinin devletin bütçesine aktarıldığını, uhdesinde kalmadığını,
Yine 2008 yılı içerisinde 6517 numaralı ödeme emri ile ödemesi yapılan … TL. (daha önce İl Özel İdaresinde sözleşmeli avukat olarak çalışan …’ün icra takibi yapması neticesinde idarece kendisine ödenmiş ve rücu mekanizması işletilerek kendisinden geri tahsil edildiğini) tarafından geri ödendiğinden Sayıştay ilamı ile tekrar tahsilinin mükerrer olacağını,
Sayıştay ilamında 2008 yılı için vekalet ücreti limitinin 6.056,60 TL. olarak gösterildiğini, … TL. toplam miktardan (… Kesilen Vergiler*-… İade Edilen Tutar+… Limit dahilinde ödenebilecek miktar=… TL.) … TL.nin zimmet sınırı dışında tutulması gerektiğini dolayısı ile tarafına çıkarılacak zimmet miktarının … TL - … TL = … TL. tutarında olacağını,
Yine bu miktara ilişkin hukuk müşaviri olarak ayrı limitlere tabi tutulması gerektiğini,
Mahkemelerce takdir edilen vekâlet ücretinin yasal dayanağının 1136 sayılı Avukatlık Kanunu olduğunu, avukatsız görülen davalarda vekâlet ücreti takdir edilmediğini,
5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununun 67 nci maddesinde avukatlık ücretinin dağıtımının düzenlendiğini,
Kanun maddesinin;
"İl Özel İdaresi lehine sonuçlanan dava ve icra takipleri nedeniyle hükme bağlanarak karşı taraftan tahsil olunan vekâlet ücretlerinin, kadroya bağlı olarak çalışan avukatlara ve hukuk servisinde fiilen görev yapan memurlara dağıtımı hakkında 2.2.1929 tarihli ve 1389 sayılı Devlet Davalarını İntaç Eden Avukat ve Saireye Verilecek Ücreti Vekâlet Hakkında Kanun hükümleri kıyas yolu ile uygulanır," şeklinde olduğunu,
Madde metni detaylı incelendiğinde uygulamanın kıyasen yapılacağının açıkça belirtildiğini,
5302 sayılı İl Özel İdare Kanununun atıf yaptığı 2.2.1929 tarihli ve 1389 sayılı Devlet Davalarını İntaç Eden Avukat ve Saireye Verilecek Ücreti Vekâlet Hakkında Kanunun 1’inci maddesinde tahsil edilen vekâlet ücretinin yüzde yetmişinin davayı takip eden avukata, yüzde otuzunun hukuk müşavirleri ve takip memurlarına dağıtılacağı belirtilmiş ve dağıtıma ilişkin herhangi bir sınırlama öngörülmediğini,
1136 sayılı Avukatlık Kanununun 164 üncü maddesi 1. fıkrasında;
"Avukatlık ücreti, avukatın hukuki yardımının karşılığı olan meblağı veya değeri ifade eder." denildiğini,
Aynı maddenin son fıkrasının;
"Dava sonunda, kararla tarifeye dayanılarak karşı tarafa yüklenecek vekâlet ücreti avukata aittir. Bu ücret, iş sahibinin borcu nedeniyle takas ve mahsup edilemez, haczedilemez" şeklinde olduğunu, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu 164’üncü maddesinin son fırkası ile getirilen "Mahkemelerce takdir edilecek vekâlet ücreti avukata aittir" hükmü ile 657 sayılı Kanunun 146’ncı maddesini keenlemyekün hale getirdiğini çünkü 657 sayılı Kanunun 146 ncı maddesinin idare lehine takdir edilen vekâlet ücretinin tevziini ve limitini belirttiğini,
4667 sayılı Kanun ile getirilen değişiklik ile vekâlet ücretinin idareye değil avukata ait olduğunun açıkça belirtildiğini yine aynı fıkranın devam cümlesinde, "avukata takdir edilen bu ücret müvekkilinin borcu nedeni ile takas mahsup edilemez hacze konu olmaz" hükmünün bulunduğunu,
1136 sayılı kanunda değişiklik yapan 4667 sayılı kanun ile getirilen değişiklik avukatlar lehine yapılmış bir düzenleme olması ve avukatın başarısına bağlı olarak avukata kanun ile tanınmış bir hak olması nedeni ile takdir edilen vekâlet ücretlerinin hiçbir sınır olmaksızın idare avukatlarına ödenmesinin öngörüldüğünü,
05.08.2007 tarih ve 26614 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Mahalli İdareler Harcama Belgeleri Yönetmeliği 24 üncü maddesinde avukatlık vekâlet ücretlerinin ödenmesinde herhangi bir sınırlama yapılacağına ilişkin düzenlemenin mevcut olmadığını,
5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu 71 inci maddesi 1. fıkrasının; "(Değişik fıkra: 25/04/2007-5628 S.K,/4,mad) Kamu zararı; kamu görevlilerinin kasıt, kusar veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunmasıdır." şeklinde olduğunu,
Ödenen vekâlet ücretinin kamu zararı niteliğinde değerlendirilmesinin doğru olmadığını, yasal düzenlemeye göre kamu zararının oluşması için artışa engel veya eksilmeye neden olunması ön şartının getirildiğini, vekâlet ücretinin dava sonucunda karşı taraftan tahsil edilen bir para olduğunu, idarenin geliri olmadığını,
Avukatlık vekâlet ücretlerinin ödenmesine ilişkin Sivas Belediyesi tarafından Mahalli İdareler Genel Müdürlüğünden hukuki görüş talep edildiğini ve Mahalli İdareler Genel Müdürlüğü 27.10.2005 Tarih ve 82824 sayılı görüş yazısında;
"5393 sayılı Belediye Kanununun 82 inci maddesi "Belediye lehine sonuçlanan dava ve icra takipleri nedeniyle hükme bağlanarak karşı taraftan tahsil olunan vekâlet ücretlerinin; avukatlara (49 uncu maddeye göre çalıştırılanlar dâhil) ve hukuk servisinde fiilen görev yapan memurlara dağıtımı hakkında 1389 sayılı Devlet Davalarını İntaç Eden Avukat ve Saireye Verilecek Ücreti Vekâlet Hakkında Kanun hükümleri kıyas yolu ile uygulanır.
1389 sayılı Devlet Davalarını İntaç Eden Avukat ve Saireye Verilecek Ücreti Vekâlet Hakkında Kanunun 1 inci maddesi "Avukat Devlet lehine intaç edilen davalardan dolayı hükme rapt ve tahsil olunan vekâlet ücretleri Muvazenei Umumiyeye dâhil vekâletler ve umumi müdüriyetlerce hizmeti mesbuk olanlara aşağıdaki cetvel mucibince tevzi ve bütçelerdeki mahkeme harçları tertibinden tesviye olunur.
Yüzde yetmiş: Maaş veya ücretli avukat ve dav av eklilerine ve Hazine avukat ve davavekili olmayan yerlerde dava derulule eden kaza malmüdürlerine.
Keza Hazine avukat veya dava vekili olmayan yerlerde posta ve telgraf idaresine ait davaları deruhte eden mahalli posta ve telgraf merkez müdürlerine
Yüzde otuz: Muhakemut müdürleri ve hukuk müşavirleriyte takibi icra memurlarına,,
Hükümlerini taşımaktadır. Bu hükümlere göre, karşı taraftan tahsil edilen vekâlet ücretlerinin yüzde yetmişinin avukatlara (49 uncu maddeye göre çalıştırılanlar dâhil), yüzde otuzunun hukuk servisinde fiilen görev yapan memurlara verileceği değerlendirilmektedir." denildiğini,
Bir an için il Özel İdaresinde limit uygulaması dâhilinde avukatlık vekâlet ücreti ödendiği kabul edilse bile, ödemenin yapıldığı tarihte Avukat … olarak İl Özel İdaresinde tek avukat olarak çalıştığını ve aynı zamanda vekâleten Hukuk Müşavirliği görevini yürüttüğünü dolayısı ile avukat payı ve hukuk müşaviri payını ayrı ayrı alacağından tarafına fazla ödemede bulunulmadığını,
İl Özel İdarelerinin merkezi bir teşkilatı olmadığından Limit uygulamasının, genel müdürlük veya bakanlık şeklinde kurulan kamu tüzel kurumlarında uygulanabileceğini belirterek verilen tazmin hükmünün kaldırılmasını istemiştir.
Başsavcılık; “657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 146’ncı maddesindeki hüküm kamu avukatları açısından özel bir hüküm olup uygulanması zorunludur. Ayrıca Temyiz Kurulunun benzer olaylarla ilgili Daire kararlarını onaylayan 10.02.2009 tarih ve 30704 sayılı, 01.05.2007 tarih ve 29398 sayılı kararları mevcuttur.
Diğer yandan ödenecek vekalet ücretinin üst sınırını belirleyen 657 sayılı Kanunun 146’ncı maddesinde açık bir şekilde brüt tutardan bahsedilmekte olup hesaplamada bir hata bulunmamaktadır. Tazmin hükmünün tasdikine karar verilmesinin uygun olacağı,” şeklinde görüş bildirmiştir.
Dosyada mevcut belgeler okunup incelendikten ve gerçekleştirme görevlisi … ile Sayıştay Savcısı dinlendikten sonra gereği görüşüldü:
10.02.1929 tarih ve 1115 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 1389 sayılı Kanun ve bu Kanuna istinaden 12.08.1961 tarih ve 5/1560 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile çıkarılan Vekalet Ücreti Tevzii Yönetmeliği, devlet lehine sonuçlanan davalardan tahsil edilen vekalet ücretinin hazine avukatları ve hukuk müşavirleri ile hazine avukatlığı ve hukuk müşavirliği memur ve hizmetlilerine dağıtılacağını hükme bağlamıştır. 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 146’ncı maddesi ise (20.03.1997 tarih ve 570 Sayılı KHK’nin 8.maddesi ile değişik) dağıtılacak vekalet ücretine üst sınır getirmiştir. Kanunun 3.fıkrasında aynen:
“(Değişik fıkra: 14/01/1988 - KHK - 311/1 md.) Ancak, 02/01/1961 tarihli ve 196 sayılı Kanunun 2 nci maddesi, 07/06/1926 tarihli ve 904 sayılı Kanuna 30/01/1957 tarihli ve 6893 sayılı Kanunla eklenen ek 5 inci maddenin birinci ve ikinci fıkraları, 19/07/1972 tarihli ve 1615 sayılı Kanunun 161 inci maddesi 13/01/1943 tarihli ve 4358 sayılı Kanunun değişik 14 üncü maddesi ve 02/02/1929 tarihli ve 1389 sayılı Kanun ile Katma Bütçeli Kurumların, İl Özel İdareleri ve Belediyeler ile bunlara bağlı birliklerin davalarını sonuçlandıran avukat ve saireye verilecek vekalet ücretine ilişkin sair kanun hükümleri saklıdır. (Değişik cümle 20/03/1997-KHK - 570/8 md.) Şu kadar ki vekalet ücretinin yıllık tutarı, hukuk müşavirleri ve avukatlar için 10000, diğerleri için 6000 gösterge rakamının memur aylıklarına uygulanan katsayı ile çarpımı sonucu bulunacak aylık brüt tutarının oniki katını geçemez. Bu esasa göre yapılacak dağıtım sonunda artan miktar merkezde bir hesapta toplanarak Maliye ve Gümrük Bakanlığınca hazırlanacak bir yönetmeliğe göre diğer avukatlar arasında, yukarıdaki miktarı aşmamak üzere eşit olarak dağıtılır.” denilmiştir.
Yukarıdaki kanun metninden anlaşılacağı üzere kurum hukuk müşaviri için dağıtılacak vekalet ücretinin yıllık bir sınırı vardır. Bu sınır 10000 gösterge rakamının memur aylıklarına uygulanan katsayı ile çarpımı sonucu bulunacak aylık brüt tutarın on iki katıdır.
Yapılan hesaplama 2008 yılı için:
İlk 6 ay; 10000 x 0.04949 (ilk 6 ayın maaş kats.)= 494,9 x 6 ay= 2.969,40 TL İkinci 6 ay; 10000 x 0.05145 (ikinci 6 ayın maaş kats.)= 514,5 x 6 ay= 3.087,00 TL 2.969,40 + 3.087,00= 6.056,60 TL (Brüt hazine avukatının yıllık sınırı)
Yukarıdaki hesaba göre hazine avukatı …’in bir yıl içerisinde alabileceği vekalet ücreti toplamı brüt 6.056,60 TL olacaktır.
Vekalet ücretinin limit dışı kalan tutarlarına ilişkin (dağıtım sonrası kalan tutarlar) 22.03.1983 tarih ve 83/6259 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile çıkarılmış Limit Dışı Kalan Vekalet Ücretlerinin Dağıtım Esasları Hakkında Yönetmeliğin “Hesabın Açılması ve Dağıtım Şekli” başlıklı İkinci Bölümünde aynen:
“Hesap Açmak:
Madde 4- Genel ve Katma Bütçeli Kurumlar, İl Özel idareleri ve Belediyeler ile bunlara bağlı birliklerin ve 1389 sayılı Kanuna göre vekalet ücreti alan tüm kamu kurum ve kuruluşlarının merkez teşkilatlarında bulunan Merkez Saymanlıkları veya saymanlık işlerini yürüten birimleri nezdinde adi emanet hesabında ayrı bir bölüm açılır.
Paraların toplanması:
Madde 5- Bir mali yıl içinde kanunda ön görülen limit sınırını aşan tutarlar bütçeye geliri kaydedilmeyerek merkezdeki saymanlıklarına veya bu işleri yürüten merkez birimlerine ilgili dairelerince gönderilir.
Beyanname ve listelerin gönderilmesi:
Madde 6- Kurumların merkez ve taşra örgütleri, her mali yıl sonunu takip eden ayın 20’nci gününe kadar bünyesinde çalışan ve limiti doldurmayan avukatlardan beyanname alarak o mali yıl içerisinde almış olduktan vekalet ücretinin brüt miktarlarını ve avukatların isimlerini gösteren, dairi amiri tarafından onaylı listeler ile beyannameleri bağlı bulundukları merkez teşkilatına göndermekle yükümlüdürler. Belirtilen süre içerisinde beyanname vermeyen kurum avukatları o yıl içinde dağıtılacak avukatlık ücretinden yararlandırılmazlar.
Dağıtım şekli:
Madde 7- Listeler her birim merkezinde birim başkanının başkanlığında 3 kişiden oluşan bir kurul tarafından kanuni limit esas alınarak değerlendirmeye tabi tutulur. Değerlendirmeden sonra hesapta toplanan para tüm hak sahipleri sayısına bölünmek suretiyle bulunacak meblağ eşit olarak hak sahiplerine dağıtılır. Bu dağıtım sırasında kanuni limiti dolduranlardan artan miktar yine geri kalan hak sahipleri sayışma bölünmek suretiyle eşit olarak dağıtıma devam olunur.
Ancak, bu dağıtanlardan artan miktar bir sonraki yıl kullanılmak üzere adi emanet hesabında bekletilir. Bir sonraki yıl tahsil edilen limit dışı vekalet ücreti önceki yıla ait emanet hesabındaki meblağ ile birleştirilmek suretiyle dağıtıma tabi tutulur.
Dağıtım sonucu hazırlanacak liste yetkili daire amirince tasdik edilerek bir örneği Merkez Saymanlıklarınca veya bu işleri yürüten merkez birimine, birer örneği de bu hesaptan ödeme yapacak olan saymanlıklara gönderilir.
Saymanlıklarca ödeme şekil ve süresi:
Madde 8- Merkez hesabında toplanan limit artığı vekalet ücretleri Merkez Kurulu tarafından tespit edilen listenin gelmesini takiben bir ay içerisinde tahakkuka bağlanarak hale sahiplerine ödenmek üzere bağlı bulundukları saymanlıklara gönderilir. Bu saymanlıklarca gerekli ödeme derhal yapılır.
Merkezde ise saymanlıklarca listelerin gelmesini takiben bir ay içerisinde hak sahiplerine ödenir.” hükümlerine yer verilmiştir.
Bu durumda 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 146’ncı maddesi ile getirilen sınırlamayı esas almak suretiyle yapılan değerlendirmede Hukuk Müşaviri Vekili …’e yapılan vekalet ücreti ödemesinde sınırlamanın esas alınmadığı görülmektedir.
Sorumlu dilekçede, mahkemelerce takdir edilen vekalet ücretinin yasal dayanağının 1136 sayılı Avukatlık Kanunu olduğunu, Avukatlık Kanununun 164. maddesinde, vekalet ücretinin avukata ait olduğunun hüküm altına alındığını, bu maddenin 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 146’ncı maddesini keenlemyekün hale getirdiğini, 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununun 67’nci maddesinde, vekalet ücretinin dağıtımında 1389 sayılı Devlet Davalarını İntaç Eden Avukat ve Saireye Verilecek Ücreti Vekalet Hakkında Kanuna atıf yapıldığını, anılan kanunda tahsil edilen vekalet ücretinin %70’inin davayı takip eden avukata, %30’unun hukuk müşavirleri ve takip memurlarına dağıtılacağının belirtildiğini ve dağıtıma ilişkin herhangi bir sınırlama getirilmediğini, limit uygulamasının genel müdürlük veya bakanlık şeklinde kurulan kamu kurumlarında uygulanabileceğini ileri sürmüştür.
Ancak, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu, tüm avukatları kapsadığından genel bir kanundur. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ise, sadece kamu adına çalışan avukatları ilgilendirdiğinden, avukatlar için özel bir kanundur. Bu nedenle, kamu adına görev yapan avukatlar için öncelikle bu kanundaki hükümler uygulanmalı, sonra da bu kanuna aykırı olmamak şartıyla, 1136 sayılı Kanun hükümleri uygulanmalıdır. Bu bağlamda, vekalet ücretinin 657 sayılı Kanunun 146’ncı maddesinde belirtilen limit dahilinde dağıtılması gerekmektedir.
Ayrıca 657 sayılı Kanunun yukarıda belirtilen hükmüne göre, hukuk müşavirleri ve avukatlara bir yılda ödenecek vekalet ücretinin üst sınırı 10000 gösterge rakamının memur aylıklarına uygulanan katsayı ile çarpımı sonucu bulunacak aylık brüt tutarının oniki katıdır. Kanunda açıkça hukuk müşavirleri ve avukatlara bir yılda ödenecek vekalet ücretinin üst sınırı belirlenmişken, aynı şahsa hem avukat olarak, hem de hukuk müşaviri olarak avukatlık ücreti ödenmesinin mümkün olmadığı anlaşılmaktadır.
Dilekçede ileri sürülen kamu zararı tutarının net rakamlar üzerinden hesaplanması gerektiğine ilişkin itiraz da yerinde değildir. Sayıştay denetimine giren idare ve kurumların saymanlık hesaplarının incelenmesi sonucunda saptanan mevzuata aykırı ödemelerden genel bütçeli dairelere ilişkin bulunanların, vergi kesintileri düşüldükten sonra kalan tutarlar üzerinden, katma bütçeli dairelerle diğer kuruluşlara ilişkin olanların ise, bütçelere gider olarak kaydedilen kesintisiz tutarlar üzerinden hesaplanması gerektiğine dair Sayıştay Genel Kurulunun, 12.02.1981 tarih ve 4107/1 sayılı Kararı gereğince ilgili daire için kamu zararı hesaplanırken brüt rakamlar üzerinden hesaplama yapılmıştır.
Sonuç itibariyle, ilam hükmü ile verilen tazmin kararı mevzuata uygundur.
Diğer taraftan sorumlu kamu zararı olarak ilamda yer alan … TL.den … TL.nin (19.08.2008/6517 tarih ve yevmiye numaralı ödeme emrine bağlı) daha önceleri sözleşmeli avukat olarak il Özel İdaresinde çalışan Avukat … tarafından icra takibi yolu ile talep edildiğini, idarece bu miktarın kendisinden alınıp adı geçen kişiye ödendiğini ileri sürerek buna ilişkin belge ibraz etmektedir.
Dilekçe ekinde, …- İl Özel İdaresi Hukuk Müşavirliğine hitaben … İl Özel İdaresi Mali Hizmetler Müdürlüğü tarafından yazılmış 18.07.2012 tarihli avukatlık ücreti hakkında M.63.0.İ.Ö.İ.0.12.00.00-840-9793 sayılı,
“2008 yılı gelir gider hesaplarımızın Sayıştay Başkanlığınca incelenmesi sonucu tarafınıza fazla ödendiği belirtilmiştir.
Ancak; 2010 yılında … 1.İcra Müdürlüğünün 2010/160 sayılı talimatlarına istinaden tarafınıza ödenen vekalet ücretinden … TL. geri tahsil edilerek daha önce idaremizde sözleşmeli avukat olarak çalışan …’e ödenmiştir.” şeklinde bir yazı bulunmaktadır.
1.İcra Müdürlüğünün 2010/160 sayılı talimatı ile … TL., sorumludan geri alınmış ise hüküm tarihinden önce yapılmış tahsilat anlamına gelir ki bu da temyiz konusu olmayıp yargılamanın iadesi ile ilgili olduğundan Kurulumuzca yapılacak işlem bulunmamaktadır. Bu nedenle dilekçe ekinde sunulan belgenin de değerlendirilerek gereğinin ifası için dosyanın ilgili Daireye gönderilmesine,
Karar verildiği 05.04.2016 tarih ve 41755 sayılı tutanakta yazılı olmakla iş bu ilam tanzim kılındı.
1556 sayılı ilamın 8’inci maddesi ile; …İl Özel İdaresi Genel Sekreterliği Hukuk Müşavir Vekili …’e 1389 sayılı Devlet Davalarını İntaç Eden Avukat Ve Saireye Verilecek Ücreti Vekalet Hakkında Kanuna istinaden verilen vekalet ücretinde, vekalet ücreti sınırının aşılması nedeniyle … TL.ye tazmin hükmü verilmiştir.
Sorumlu … (gerçekleştirme görevlisi) temyiz dilekçesinde özetle; söz konusu 8’inci madde de 2008 yıllı için fazla ödendiği belirtilen avukatlık vekalet ücreti olan toplam … TL.den … TL.nin (19.08.2008/6517 tarih ve yevmiye numaralı) daha önceleri sözleşmeli avukat olarak il Özel İdaresinde çalışan Avukat … tarafından icra takibi yolu ile talep edildiğinden, yasal faizleri ile birlikte toplam … TL.nin idare tarafından Avukat … olarak kendisinden geri alındığını,
Bu miktarın tekrar kendisinden tahsili yönünde işlem yapılırsa mükerrer ödemede bulunulmuş olacağını, … TL.nin geri alındığına ilişkin resmi belgeyi dilekçesi ekinde sunduğunu,
Sorgu evrakında 6517 belge numaralı ödemede tarafına … TL. ödendiğinin belirtildiğini oysa belirtilen ödemede tarafına yasal kesintiler yapıldıktan sonra net olarak ödenen miktarın … TL. olduğunu, ödeme yapıldığı esnada kesilen damga vergisi ve gelir vergisi miktarlarının da sanki tarafına ödenmiş gibi hesaplandığını, diğer ödeme kalemleri için de aynı işlem yapıldığını,
Yapılan ödemeler ile kesilen vergiler açıklanacak olursa aşağıdaki şekilde olduğunun görüleceğini,
Ödeme Emri Ödemeye Tabi Kesilen Damga Kesilen Gelir: Net Ödenen:
Numarası: Miktar: Vergisi Vergisi:
… … … … … …
Tablo incelendiğinde; 2008 yılı içerisinde ödemeye tabi tutulan vekalet ücreti miktarının … TL, bu ödemeden kesilen damga vergisinin … TL, kesilen gelir vergisinin … TL olduğunu, şahsına yapılan net ödemenin ise … TL olduğunun görüleceğini,
Bu kesilen damga vergisi ve gelir vergisinin devletin bütçesine aktarıldığını, uhdesinde kalmadığını,
Yine 2008 yılı içerisinde 6517 numaralı ödeme emri ile ödemesi yapılan … TL. (daha önce İl Özel İdaresinde sözleşmeli avukat olarak çalışan …’ün icra takibi yapması neticesinde idarece kendisine ödenmiş ve rücu mekanizması işletilerek kendisinden geri tahsil edildiğini) tarafından geri ödendiğinden Sayıştay ilamı ile tekrar tahsilinin mükerrer olacağını,
Sayıştay ilamında 2008 yılı için vekalet ücreti limitinin 6.056,60 TL. olarak gösterildiğini, … TL. toplam miktardan (… Kesilen Vergiler*-… İade Edilen Tutar+… Limit dahilinde ödenebilecek miktar=… TL.) … TL.nin zimmet sınırı dışında tutulması gerektiğini dolayısı ile tarafına çıkarılacak zimmet miktarının … TL - … TL = … TL. tutarında olacağını,
Yine bu miktara ilişkin hukuk müşaviri olarak ayrı limitlere tabi tutulması gerektiğini,
Mahkemelerce takdir edilen vekâlet ücretinin yasal dayanağının 1136 sayılı Avukatlık Kanunu olduğunu, avukatsız görülen davalarda vekâlet ücreti takdir edilmediğini,
5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununun 67 nci maddesinde avukatlık ücretinin dağıtımının düzenlendiğini,
Kanun maddesinin;
"İl Özel İdaresi lehine sonuçlanan dava ve icra takipleri nedeniyle hükme bağlanarak karşı taraftan tahsil olunan vekâlet ücretlerinin, kadroya bağlı olarak çalışan avukatlara ve hukuk servisinde fiilen görev yapan memurlara dağıtımı hakkında 2.2.1929 tarihli ve 1389 sayılı Devlet Davalarını İntaç Eden Avukat ve Saireye Verilecek Ücreti Vekâlet Hakkında Kanun hükümleri kıyas yolu ile uygulanır," şeklinde olduğunu,
Madde metni detaylı incelendiğinde uygulamanın kıyasen yapılacağının açıkça belirtildiğini,
5302 sayılı İl Özel İdare Kanununun atıf yaptığı 2.2.1929 tarihli ve 1389 sayılı Devlet Davalarını İntaç Eden Avukat ve Saireye Verilecek Ücreti Vekâlet Hakkında Kanunun 1’inci maddesinde tahsil edilen vekâlet ücretinin yüzde yetmişinin davayı takip eden avukata, yüzde otuzunun hukuk müşavirleri ve takip memurlarına dağıtılacağı belirtilmiş ve dağıtıma ilişkin herhangi bir sınırlama öngörülmediğini,
1136 sayılı Avukatlık Kanununun 164 üncü maddesi 1. fıkrasında;
"Avukatlık ücreti, avukatın hukuki yardımının karşılığı olan meblağı veya değeri ifade eder." denildiğini,
Aynı maddenin son fıkrasının;
"Dava sonunda, kararla tarifeye dayanılarak karşı tarafa yüklenecek vekâlet ücreti avukata aittir. Bu ücret, iş sahibinin borcu nedeniyle takas ve mahsup edilemez, haczedilemez" şeklinde olduğunu, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu 164’üncü maddesinin son fırkası ile getirilen "Mahkemelerce takdir edilecek vekâlet ücreti avukata aittir" hükmü ile 657 sayılı Kanunun 146’ncı maddesini keenlemyekün hale getirdiğini çünkü 657 sayılı Kanunun 146 ncı maddesinin idare lehine takdir edilen vekâlet ücretinin tevziini ve limitini belirttiğini,
4667 sayılı Kanun ile getirilen değişiklik ile vekâlet ücretinin idareye değil avukata ait olduğunun açıkça belirtildiğini yine aynı fıkranın devam cümlesinde, "avukata takdir edilen bu ücret müvekkilinin borcu nedeni ile takas mahsup edilemez hacze konu olmaz" hükmünün bulunduğunu,
1136 sayılı kanunda değişiklik yapan 4667 sayılı kanun ile getirilen değişiklik avukatlar lehine yapılmış bir düzenleme olması ve avukatın başarısına bağlı olarak avukata kanun ile tanınmış bir hak olması nedeni ile takdir edilen vekâlet ücretlerinin hiçbir sınır olmaksızın idare avukatlarına ödenmesinin öngörüldüğünü,
05.08.2007 tarih ve 26614 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Mahalli İdareler Harcama Belgeleri Yönetmeliği 24 üncü maddesinde avukatlık vekâlet ücretlerinin ödenmesinde herhangi bir sınırlama yapılacağına ilişkin düzenlemenin mevcut olmadığını,
5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu 71 inci maddesi 1. fıkrasının; "(Değişik fıkra: 25/04/2007-5628 S.K,/4,mad) Kamu zararı; kamu görevlilerinin kasıt, kusar veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunmasıdır." şeklinde olduğunu,
Ödenen vekâlet ücretinin kamu zararı niteliğinde değerlendirilmesinin doğru olmadığını, yasal düzenlemeye göre kamu zararının oluşması için artışa engel veya eksilmeye neden olunması ön şartının getirildiğini, vekâlet ücretinin dava sonucunda karşı taraftan tahsil edilen bir para olduğunu, idarenin geliri olmadığını,
Avukatlık vekâlet ücretlerinin ödenmesine ilişkin Sivas Belediyesi tarafından Mahalli İdareler Genel Müdürlüğünden hukuki görüş talep edildiğini ve Mahalli İdareler Genel Müdürlüğü 27.10.2005 Tarih ve 82824 sayılı görüş yazısında;
"5393 sayılı Belediye Kanununun 82 inci maddesi "Belediye lehine sonuçlanan dava ve icra takipleri nedeniyle hükme bağlanarak karşı taraftan tahsil olunan vekâlet ücretlerinin; avukatlara (49 uncu maddeye göre çalıştırılanlar dâhil) ve hukuk servisinde fiilen görev yapan memurlara dağıtımı hakkında 1389 sayılı Devlet Davalarını İntaç Eden Avukat ve Saireye Verilecek Ücreti Vekâlet Hakkında Kanun hükümleri kıyas yolu ile uygulanır.
1389 sayılı Devlet Davalarını İntaç Eden Avukat ve Saireye Verilecek Ücreti Vekâlet Hakkında Kanunun 1 inci maddesi "Avukat Devlet lehine intaç edilen davalardan dolayı hükme rapt ve tahsil olunan vekâlet ücretleri Muvazenei Umumiyeye dâhil vekâletler ve umumi müdüriyetlerce hizmeti mesbuk olanlara aşağıdaki cetvel mucibince tevzi ve bütçelerdeki mahkeme harçları tertibinden tesviye olunur.
Yüzde yetmiş: Maaş veya ücretli avukat ve dav av eklilerine ve Hazine avukat ve davavekili olmayan yerlerde dava derulule eden kaza malmüdürlerine.
Keza Hazine avukat veya dava vekili olmayan yerlerde posta ve telgraf idaresine ait davaları deruhte eden mahalli posta ve telgraf merkez müdürlerine
Yüzde otuz: Muhakemut müdürleri ve hukuk müşavirleriyte takibi icra memurlarına,,
Hükümlerini taşımaktadır. Bu hükümlere göre, karşı taraftan tahsil edilen vekâlet ücretlerinin yüzde yetmişinin avukatlara (49 uncu maddeye göre çalıştırılanlar dâhil), yüzde otuzunun hukuk servisinde fiilen görev yapan memurlara verileceği değerlendirilmektedir." denildiğini,
Bir an için il Özel İdaresinde limit uygulaması dâhilinde avukatlık vekâlet ücreti ödendiği kabul edilse bile, ödemenin yapıldığı tarihte Avukat … olarak İl Özel İdaresinde tek avukat olarak çalıştığını ve aynı zamanda vekâleten Hukuk Müşavirliği görevini yürüttüğünü dolayısı ile avukat payı ve hukuk müşaviri payını ayrı ayrı alacağından tarafına fazla ödemede bulunulmadığını,
İl Özel İdarelerinin merkezi bir teşkilatı olmadığından Limit uygulamasının, genel müdürlük veya bakanlık şeklinde kurulan kamu tüzel kurumlarında uygulanabileceğini belirterek verilen tazmin hükmünün kaldırılmasını istemiştir.
Başsavcılık; “657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 146’ncı maddesindeki hüküm kamu avukatları açısından özel bir hüküm olup uygulanması zorunludur. Ayrıca Temyiz Kurulunun benzer olaylarla ilgili Daire kararlarını onaylayan 10.02.2009 tarih ve 30704 sayılı, 01.05.2007 tarih ve 29398 sayılı kararları mevcuttur.
Diğer yandan ödenecek vekalet ücretinin üst sınırını belirleyen 657 sayılı Kanunun 146’ncı maddesinde açık bir şekilde brüt tutardan bahsedilmekte olup hesaplamada bir hata bulunmamaktadır. Tazmin hükmünün tasdikine karar verilmesinin uygun olacağı,” şeklinde görüş bildirmiştir.
Dosyada mevcut belgeler okunup incelendikten ve gerçekleştirme görevlisi … ile Sayıştay Savcısı dinlendikten sonra gereği görüşüldü:
10.02.1929 tarih ve 1115 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 1389 sayılı Kanun ve bu Kanuna istinaden 12.08.1961 tarih ve 5/1560 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile çıkarılan Vekalet Ücreti Tevzii Yönetmeliği, devlet lehine sonuçlanan davalardan tahsil edilen vekalet ücretinin hazine avukatları ve hukuk müşavirleri ile hazine avukatlığı ve hukuk müşavirliği memur ve hizmetlilerine dağıtılacağını hükme bağlamıştır. 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 146’ncı maddesi ise (20.03.1997 tarih ve 570 Sayılı KHK’nin 8.maddesi ile değişik) dağıtılacak vekalet ücretine üst sınır getirmiştir. Kanunun 3.fıkrasında aynen:
“(Değişik fıkra: 14/01/1988 - KHK - 311/1 md.) Ancak, 02/01/1961 tarihli ve 196 sayılı Kanunun 2 nci maddesi, 07/06/1926 tarihli ve 904 sayılı Kanuna 30/01/1957 tarihli ve 6893 sayılı Kanunla eklenen ek 5 inci maddenin birinci ve ikinci fıkraları, 19/07/1972 tarihli ve 1615 sayılı Kanunun 161 inci maddesi 13/01/1943 tarihli ve 4358 sayılı Kanunun değişik 14 üncü maddesi ve 02/02/1929 tarihli ve 1389 sayılı Kanun ile Katma Bütçeli Kurumların, İl Özel İdareleri ve Belediyeler ile bunlara bağlı birliklerin davalarını sonuçlandıran avukat ve saireye verilecek vekalet ücretine ilişkin sair kanun hükümleri saklıdır. (Değişik cümle 20/03/1997-KHK - 570/8 md.) Şu kadar ki vekalet ücretinin yıllık tutarı, hukuk müşavirleri ve avukatlar için 10000, diğerleri için 6000 gösterge rakamının memur aylıklarına uygulanan katsayı ile çarpımı sonucu bulunacak aylık brüt tutarının oniki katını geçemez. Bu esasa göre yapılacak dağıtım sonunda artan miktar merkezde bir hesapta toplanarak Maliye ve Gümrük Bakanlığınca hazırlanacak bir yönetmeliğe göre diğer avukatlar arasında, yukarıdaki miktarı aşmamak üzere eşit olarak dağıtılır.” denilmiştir.
Yukarıdaki kanun metninden anlaşılacağı üzere kurum hukuk müşaviri için dağıtılacak vekalet ücretinin yıllık bir sınırı vardır. Bu sınır 10000 gösterge rakamının memur aylıklarına uygulanan katsayı ile çarpımı sonucu bulunacak aylık brüt tutarın on iki katıdır.
Yapılan hesaplama 2008 yılı için:
İlk 6 ay; 10000 x 0.04949 (ilk 6 ayın maaş kats.)= 494,9 x 6 ay= 2.969,40 TL İkinci 6 ay; 10000 x 0.05145 (ikinci 6 ayın maaş kats.)= 514,5 x 6 ay= 3.087,00 TL 2.969,40 + 3.087,00= 6.056,60 TL (Brüt hazine avukatının yıllık sınırı)
Yukarıdaki hesaba göre hazine avukatı …’in bir yıl içerisinde alabileceği vekalet ücreti toplamı brüt 6.056,60 TL olacaktır.
Vekalet ücretinin limit dışı kalan tutarlarına ilişkin (dağıtım sonrası kalan tutarlar) 22.03.1983 tarih ve 83/6259 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile çıkarılmış Limit Dışı Kalan Vekalet Ücretlerinin Dağıtım Esasları Hakkında Yönetmeliğin “Hesabın Açılması ve Dağıtım Şekli” başlıklı İkinci Bölümünde aynen:
“Hesap Açmak:
Madde 4- Genel ve Katma Bütçeli Kurumlar, İl Özel idareleri ve Belediyeler ile bunlara bağlı birliklerin ve 1389 sayılı Kanuna göre vekalet ücreti alan tüm kamu kurum ve kuruluşlarının merkez teşkilatlarında bulunan Merkez Saymanlıkları veya saymanlık işlerini yürüten birimleri nezdinde adi emanet hesabında ayrı bir bölüm açılır.
Paraların toplanması:
Madde 5- Bir mali yıl içinde kanunda ön görülen limit sınırını aşan tutarlar bütçeye geliri kaydedilmeyerek merkezdeki saymanlıklarına veya bu işleri yürüten merkez birimlerine ilgili dairelerince gönderilir.
Beyanname ve listelerin gönderilmesi:
Madde 6- Kurumların merkez ve taşra örgütleri, her mali yıl sonunu takip eden ayın 20’nci gününe kadar bünyesinde çalışan ve limiti doldurmayan avukatlardan beyanname alarak o mali yıl içerisinde almış olduktan vekalet ücretinin brüt miktarlarını ve avukatların isimlerini gösteren, dairi amiri tarafından onaylı listeler ile beyannameleri bağlı bulundukları merkez teşkilatına göndermekle yükümlüdürler. Belirtilen süre içerisinde beyanname vermeyen kurum avukatları o yıl içinde dağıtılacak avukatlık ücretinden yararlandırılmazlar.
Dağıtım şekli:
Madde 7- Listeler her birim merkezinde birim başkanının başkanlığında 3 kişiden oluşan bir kurul tarafından kanuni limit esas alınarak değerlendirmeye tabi tutulur. Değerlendirmeden sonra hesapta toplanan para tüm hak sahipleri sayısına bölünmek suretiyle bulunacak meblağ eşit olarak hak sahiplerine dağıtılır. Bu dağıtım sırasında kanuni limiti dolduranlardan artan miktar yine geri kalan hak sahipleri sayışma bölünmek suretiyle eşit olarak dağıtıma devam olunur.
Ancak, bu dağıtanlardan artan miktar bir sonraki yıl kullanılmak üzere adi emanet hesabında bekletilir. Bir sonraki yıl tahsil edilen limit dışı vekalet ücreti önceki yıla ait emanet hesabındaki meblağ ile birleştirilmek suretiyle dağıtıma tabi tutulur.
Dağıtım sonucu hazırlanacak liste yetkili daire amirince tasdik edilerek bir örneği Merkez Saymanlıklarınca veya bu işleri yürüten merkez birimine, birer örneği de bu hesaptan ödeme yapacak olan saymanlıklara gönderilir.
Saymanlıklarca ödeme şekil ve süresi:
Madde 8- Merkez hesabında toplanan limit artığı vekalet ücretleri Merkez Kurulu tarafından tespit edilen listenin gelmesini takiben bir ay içerisinde tahakkuka bağlanarak hale sahiplerine ödenmek üzere bağlı bulundukları saymanlıklara gönderilir. Bu saymanlıklarca gerekli ödeme derhal yapılır.
Merkezde ise saymanlıklarca listelerin gelmesini takiben bir ay içerisinde hak sahiplerine ödenir.” hükümlerine yer verilmiştir.
Bu durumda 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 146’ncı maddesi ile getirilen sınırlamayı esas almak suretiyle yapılan değerlendirmede Hukuk Müşaviri Vekili …’e yapılan vekalet ücreti ödemesinde sınırlamanın esas alınmadığı görülmektedir.
Sorumlu dilekçede, mahkemelerce takdir edilen vekalet ücretinin yasal dayanağının 1136 sayılı Avukatlık Kanunu olduğunu, Avukatlık Kanununun 164. maddesinde, vekalet ücretinin avukata ait olduğunun hüküm altına alındığını, bu maddenin 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 146’ncı maddesini keenlemyekün hale getirdiğini, 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununun 67’nci maddesinde, vekalet ücretinin dağıtımında 1389 sayılı Devlet Davalarını İntaç Eden Avukat ve Saireye Verilecek Ücreti Vekalet Hakkında Kanuna atıf yapıldığını, anılan kanunda tahsil edilen vekalet ücretinin %70’inin davayı takip eden avukata, %30’unun hukuk müşavirleri ve takip memurlarına dağıtılacağının belirtildiğini ve dağıtıma ilişkin herhangi bir sınırlama getirilmediğini, limit uygulamasının genel müdürlük veya bakanlık şeklinde kurulan kamu kurumlarında uygulanabileceğini ileri sürmüştür.
Ancak, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu, tüm avukatları kapsadığından genel bir kanundur. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ise, sadece kamu adına çalışan avukatları ilgilendirdiğinden, avukatlar için özel bir kanundur. Bu nedenle, kamu adına görev yapan avukatlar için öncelikle bu kanundaki hükümler uygulanmalı, sonra da bu kanuna aykırı olmamak şartıyla, 1136 sayılı Kanun hükümleri uygulanmalıdır. Bu bağlamda, vekalet ücretinin 657 sayılı Kanunun 146’ncı maddesinde belirtilen limit dahilinde dağıtılması gerekmektedir.
Ayrıca 657 sayılı Kanunun yukarıda belirtilen hükmüne göre, hukuk müşavirleri ve avukatlara bir yılda ödenecek vekalet ücretinin üst sınırı 10000 gösterge rakamının memur aylıklarına uygulanan katsayı ile çarpımı sonucu bulunacak aylık brüt tutarının oniki katıdır. Kanunda açıkça hukuk müşavirleri ve avukatlara bir yılda ödenecek vekalet ücretinin üst sınırı belirlenmişken, aynı şahsa hem avukat olarak, hem de hukuk müşaviri olarak avukatlık ücreti ödenmesinin mümkün olmadığı anlaşılmaktadır.
Dilekçede ileri sürülen kamu zararı tutarının net rakamlar üzerinden hesaplanması gerektiğine ilişkin itiraz da yerinde değildir. Sayıştay denetimine giren idare ve kurumların saymanlık hesaplarının incelenmesi sonucunda saptanan mevzuata aykırı ödemelerden genel bütçeli dairelere ilişkin bulunanların, vergi kesintileri düşüldükten sonra kalan tutarlar üzerinden, katma bütçeli dairelerle diğer kuruluşlara ilişkin olanların ise, bütçelere gider olarak kaydedilen kesintisiz tutarlar üzerinden hesaplanması gerektiğine dair Sayıştay Genel Kurulunun, 12.02.1981 tarih ve 4107/1 sayılı Kararı gereğince ilgili daire için kamu zararı hesaplanırken brüt rakamlar üzerinden hesaplama yapılmıştır.
Sonuç itibariyle, ilam hükmü ile verilen tazmin kararı mevzuata uygundur.
Diğer taraftan sorumlu kamu zararı olarak ilamda yer alan … TL.den … TL.nin (19.08.2008/6517 tarih ve yevmiye numaralı ödeme emrine bağlı) daha önceleri sözleşmeli avukat olarak il Özel İdaresinde çalışan Avukat … tarafından icra takibi yolu ile talep edildiğini, idarece bu miktarın kendisinden alınıp adı geçen kişiye ödendiğini ileri sürerek buna ilişkin belge ibraz etmektedir.
Dilekçe ekinde, …- İl Özel İdaresi Hukuk Müşavirliğine hitaben … İl Özel İdaresi Mali Hizmetler Müdürlüğü tarafından yazılmış 18.07.2012 tarihli avukatlık ücreti hakkında M.63.0.İ.Ö.İ.0.12.00.00-840-9793 sayılı,
“2008 yılı gelir gider hesaplarımızın Sayıştay Başkanlığınca incelenmesi sonucu tarafınıza fazla ödendiği belirtilmiştir.
Ancak; 2010 yılında … 1.İcra Müdürlüğünün 2010/160 sayılı talimatlarına istinaden tarafınıza ödenen vekalet ücretinden … TL. geri tahsil edilerek daha önce idaremizde sözleşmeli avukat olarak çalışan …’e ödenmiştir.” şeklinde bir yazı bulunmaktadır.
1.İcra Müdürlüğünün 2010/160 sayılı talimatı ile … TL., sorumludan geri alınmış ise hüküm tarihinden önce yapılmış tahsilat anlamına gelir ki bu da temyiz konusu olmayıp yargılamanın iadesi ile ilgili olduğundan Kurulumuzca yapılacak işlem bulunmamaktadır. Bu nedenle dilekçe ekinde sunulan belgenin de değerlendirilerek gereğinin ifası için dosyanın ilgili Daireye gönderilmesine,
Karar verildiği 05.04.2016 tarih ve 41755 sayılı tutanakta yazılı olmakla iş bu ilam tanzim kılındı.