Temyiz Karar Detayı
Kamu İdaresi
Diğer Özel Bütçeli İdareler
Yılı
2012
Daire
3
Dosya No
39421
Tutanak No
41757
Tutanak Tarihi
05.04.2016
Konu
Çeşitli Konuları İlgilendiren Kararlar
KARAR
Malzeme alımı.
160 sayılı ilamın 3’üncü maddesi ile; Karayolları Trafik Yönetmeliğinin ‘Geçiş üstünlüğüne sahip araçlar’ başlıklı 141’inci maddesine aykırı olarak, Enstitüye ait 06 … … plakalı makam aracında kullanılmak üzere “panjur içi ikili ikaz sistemi” alınması nedeniyle … TL.’ye tazmin hükmü verilmiştir.
Sorumlu … (gerçekleştirme görevlisi) temyiz dilekçesinde özetle; Genel Müdürlük makam aracının değişmesi ve eski makam aracında bulunan panjur içi ikili ikaz sisteminin arızalı olması ve yeni araca takılamaması nedeniyle; Genel Müdürün isteği ve harcama yetkilisinin harcama talimatı üzerine yeni makam aracına "panjur içi ikili ikaz" sistemi alındığını,
Devlet Personel Başkanlığının görüşü ve Sayıştay'ın 10/6/1985 tarih ve 4502/2 karar no'lu görüşünden de anlaşılacağı üzere Akademik personeli ile yüksek lisans ve doktora programları yürüten ve akademik çalışmaları bulunan …’nin bu nitelikleri dolayısıyla üniversite statüsünde değerlendirildiğini ve Enstitü Genel Müdürünün de "rektör "olarak kabul edildiğini,
"237 sayılı Taşıt Kanununa ekli (2) sayılı cetvelde kırmızı plakalı araç tahsis edilecek makamlar arasında sayılmamış olmakla birlikte; ilmi, idari, mali muhtariyeti ve hükmi şahsiyeti olan, bünyesinde akademik personel bulunduran, yüksek lisans-doktora eğitimleri veren bu nitelikleri dolayısıyla üniversite statüsünde kabul edilen Enstitü Genel Müdürüne anılan cetvelde üniversite rektörlerine tanınan hak ve yetkiden hareketle makam hizmetlerinde kullanılmak üzere kırmızı plakalı araç tahsis edilmesi konusunda aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından bu araç için alınan "panjur içi ikili ikaz sistemi" için de bütçeden ödeme yapılmasının uygun görülmesi gerektiğini, itirazı ile ilgili belgelerin yazı ekinde sunulduğunu belirterek tazmin hükmünün kaldırılmasını istemiştir.
Başsavcılık; “… 2012 yılı hesabının 3.Dairede yargılanması sonucunda düzenlenen 22.5.2014 tarih ve 160 sayılı ilamın 3’üncü maddesi sorumlular … tarafından temyiz edilmiştir. Temyiz talebinin yerinde olmadığı düşünülmektedir. Çünkü, ikili ikaz sistemi kullanabilecek makamlar 237 sayılı Taşıt Kanunu eki 2 sayılı cetvelde kırmızı plakalı araç tahsis edilecek makamlardır. … Genel Müdürlüğü bu listede yer almamaktadır. Ayrıca ileri sürülen itirazlar ilamda karşılanan hususlardır. Dolayısıyla, talebin reddi ile Daire kararının tasdik edilmesi uygun olur.” şeklinde görüş bildirmiştir.
Dosyada mevcut belgeler okunup incelendikten sonra gereği görüşüldü:
18.07.1997 tarih ve 23053 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Karayolları Trafik Yönetmeliğinin “Özel tahsisli plaka verilecekler” başlıklı 58’inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendinde yer alan;
“ç) 237 sayılı Kanunun (2) sayılı cetveline göre kişilerin makam hizmetlerine tahsis edilen araçlara A-AA-AAA grubundaki plakalardan verilir. Ancak, Başbakanlık ve bakanlık müsteşarları, Kamu Başdenetçisi ile Emniyet Genel Müdürüne verilecek plakalar beyaz zemin üzerine kırmızı kabartma dörtlü rakam grubundan oluşur. Bu araçlara 12x36 santimetre ebadında plaka takılır.” hükmü çerçevesinde;
14.09.2012 tarih ve B.05.1.EGM.4.06.6840-05-64008-(74394)/12 sayılı TC Ankara Valiliği İl Emniyet Müdürlüğü tarafından … Enstitüsüne yazılmış “plaka tahsisi” konulu yazıda;
“…
237 sayılı Taşıt Kanununa tabi araçların makam hizmetlerine tahsisli olup olmadığına bakılmaksızın ilgili kurum veya kuruluş adına Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 56/a maddesinde belirtilen resmi plakalar ile tescil edileceği ve bu araçların Yönetmeliğin 58’inci maddesinde belirtilen makamlara tahsis edilmesi halinde ilgili kurumun resmi yazısına istinaden tahsis plakasının verileceği bildirilmiştir.
Yukarıda belirtilen mevzuat gereği … Enstitüsü adına kayıtlı olan 06 … .. plakalı, 2012 model, Renault marka araca 06 .. … (zemin beyaz, harf ve rakam kırmızı) sayılı plaka tahsis edilmiş olup, ….” denilerek Enstitü Genel Müdürüne 06 .. … plakalı makam aracı tahsis edilmiştir.
Uygulamada, 237 sayılı Taşıt Kanununun (2) sayılı cetvelinde … Genel Müdürü sayılmamaktadır. Ancak cetvelde yer alan; “Üniversite Rektörleri” ifadesinden yola çıkılarak, akademik personeli ile yüksek lisans ve doktora programları yürüten ve akademik çalışmalarda bulunan …’nin, üniversite olarak değerlendirildiği ve Enstitü Genel Müdürünün de “rektör” olarak kabul edildiği anlaşılmaktadır.
… Enstitüsü Genel Müdürünün statüsüne ilişkin ortaya çıkan tereddütlerle ilgili olarak Maliye Bakanlığınca Sayıştay Başkanlığı’dan görüş istenilmiş, Sayıştay Genel Kurulu da 10.06.1985 tarih ve 4502/2 sayılı Kararında; Enstitü Genel Müdürünün görev ve sorumluluklarının 2547 sayılı Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra dekanlardan çok rektörlere verilen görev ve sorumluluklara benzediğini bu nedenle Enstitü Genel Müdürünün rektörler, Genel Müdür Yardımcısının da rektör yardımcıları gibi mali haklardan yararlandırılması gerektiği, şeklinde görüş vermiştir.
… Enstitüsü Genel Müdürlüğünce “Enstitü Yönetim Kurulunun kararı ile 01.01.2011-31.12.2013 tarihleri arasında Genel Müdürlük görevini yürütmek üzere seçilen ilgilinin yaş haddini doldurması sebebi ile 31.12.2013 tarihine kadar yürütüp yürütemeyeceği hususunda istediği görüş talebine 11.10.2013 tarih ve 20765 no ile cevap veren Devlet Personel Başkanlığı görüş yazısında da Sayıştay Genel Kurul Kararına vurgu yaparak;
“…
Kamu yönetiminin geliştirilmesi, kamu idarelerine personel yetiştirilmesi ve kamu personeline ihtisas yaptırılması gibi konularda bilimsel araştırma, inceleme yapmak üzere 7163 sayılı Kanunla … Enstitüsü kurulmuştur. Söz konusu Kanunla Enstitü Yönetim Kurulunun oluşumu, görevleri ve Enstitünün idari teşkilatları düzenlenmiş, Kanunun 7’nci maddesinde Umum Müdürünün üniversite profesörleri arasından Yönetim Kurulu kararı ile 3 yıllığına seçileceği hükmüne yer verilmiştir.
Enstitünün kadroları 190 sayılı KHK’nın eki cetvellerde yer almasına rağmen genel müdür kadrosuna yer verilmemiştir. Genel Müdür, yukarıda belirtildiği üzere profesörler arasından görevlendirme suretiyle seçilmektedir. Üniversitelerde de rektör kadrosu bulunmamakta, rektörlüğe kanunda belirtilen şartları taşıyan profesörler arasından atama yapılmaktadır.
Diğer taraftan, 2914 sayılı Yükseköğretim Personel Kanununun 19’uncu maddesinde bu kanun hükümlerinin … Enstitüsünde çalışan profesörler, öğretim ve araştırma mütehassısları (doçentler gibi), öğretim görevlileri, okutmanlar ve asistanlar hakkında da uygulanacağı, ayrıca 2914 sayılı Kanun hükümleri gereğince Yükseköğretim Kurulu, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu gereğince de Üniversitelerarası Kurul tarafından alınan kararların bu Enstitü mensuplarına da aynen uygulanacağı belirtilmiştir.
…” denilmiştir.
Sonuç itibariyle; 237 sayılı Taşıt Kanununa ekli (2) sayılı cetvelde kırmızı plakalı araç tahsis edilecek makamlar arasında sayılmamış olmakla birlikte; ilmi, idari, mali muhtariyeti ve hükmi şahsiyeti olan, bünyesinde akademik personel bulunduran, yüksek lisans-doktora eğitimleri veren ve bu nitelikleri dolayısıyla üniversite statüsünde kabul edilen Enstitünün Genel Müdürüne, anılan cetvelde üniversite rektörlerine tanınan hak ve yetkiden hareketle, makam hizmetlerinde kullanılmak üzere “kırmızı plakalı araç” tahsis edilmesi konusunda ve bu araçta kullanılmak üzere “ikili ikaz sistemi” alınmasında mevzuata aykırılık bulunmamaktadır.
Bu nedenle 6085 sayılı Sayıştay Kanununun 55’inci maddesinin 7’nci fıkrası uyarınca, yukarıda belirtilen hususların tekrar değerlendirilmesini teminen 160 sayılı ilamın 3’üncü maddesi ile … TL.ye ilişkin olarak verilen tazmin hükmünün bozularak dosyanın ilgili Daireye Gönderilmesine, oy çokluğu ile,
(Üye …’ın;
18.07.1997 tarih ve 23053 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Karayolları Trafik Yönetmeliğinin “Özel tahsisli plaka verilecekler” başlıklı 58’inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendinde yer alan;
“ç) 237 sayılı Kanunun (2) sayılı cetveline göre kişilerin makam hizmetlerine tahsis edilen araçlara A-AA-AAA grubundaki plakalardan verilir. Ancak, Başbakanlık ve bakanlık müsteşarları, Kamu Başdenetçisi ile Emniyet Genel Müdürüne verilecek plakalar beyaz zemin üzerine kırmızı kabartma dörtlü rakam grubundan oluşur. Bu araçlara 12x36 santimetre ebadında plaka takılır.” hükmünden hareketle; Enstitü Genel Müdürüne 06 .. … plakalı makam aracı tahsis edilmiştir.
Anılan madde hükmünde atıf yapılan 237 sayılı Taşıt Kanununun (2) sayılı cetvelinde … Genel Müdürü sayılmamaktadır. Ancak cetvelde yer alan; “Üniversite Rektörleri” ifadesinden yola çıkılarak, akademik personeli ile yüksek lisans ve doktora programları yürüten ve akademik çalışmalarda bulunan …, üniversite olarak değerlendirilmiş ve Enstitü Genel Müdürü de “rektör” olarak kabul edilmiştir.
Yukarıda belirtilen çıkarım kabul edilse dahi, Enstitü Genel Müdürünün makam aracının, Karayolları Trafik Yönetmeliğinde belirtilen “Geçiş üstünlüğüne sahip araçlar” kapsamında yer almadığı görülmektedir. Bu sebeple; geçiş üstünlüğüne sahip araçların kullanmakla yükümlü olduğu ışıklı ve sesli uyarı teçhizatlarını bulundurma ve bu cihazlarla geçiş üstünlüğü sağlama imkânı bulunmamaktadır. Şöyle ki;
Karayolları Trafik Yönetmeliğinin “Geçiş üstünlüğüne sahip araçlar” başlıklı 141’inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde;
“1) Yaralı veya acil hastaların taşınması ve bunlara ilk ve acil yardımın yapılması için kullanılan cankurtaran ve özel amaçlı taşıtlarla, yaralı ve acil hasta taşıyan diğer araçlar,
2) İtfaiye araçları ile benzeri acil müdahale araçları,
3) Sanık veya suçluları takip eden veya genel güvenlik ve asayiş için olay yerine giden zabıta araçları,
4) Trafik güvenliğini koruma veya trafik kazasına el koyma amacıyla olay veya kaza yerine giden trafik hizmetlerine ait araçlar,
5) Yolun yapım ve bakımından sorumlu kuruluşa ait kar ve buz mücadelesi çalışmalarında görevli araçlar,
6) Sadece alarm sırasında olmak üzere sivil savunma hizmetlerine ait araçlar,
7) Hizmetin devamı süresince koruma araçları ile korunan araçlar,” geçiş üstünlüğüne sahip araçlar olarak tanımlanmış,
Aynı fıkranın (c) bendinde; “Geçiş üstünlüğü hakkının kullanılması esasları”;
“Özel amaçlı taşıtlardan cankurtaran ve itfaiye araçları ile emniyet ve asayiş hizmetlerinde kullanılan, boyama şekilleri ve ayırım işaretleriyle tanınan geçiş üstünlüğüne sahip oldukları açıkça belli olan araçlar dışındaki ayırım işareti bulunmayan ancak, geçiş üstünlüğüne sahip olan diğer araçlardan,
1) Geçiş üstünlüğü hakkını kullanması gereken güvenlik ve asayiş hizmetlerinde kullanılanlar gerektiğinde derhal söktürülüp takılabilen ışıklı ihbar işareti ve devamlı olarak da görülmeyen kısımlarda sesli ihbar işareti bulundurmak zorundadır.
2) Cankurtaran dışında, yaralı ve acil hasta taşıyan ve geçiş üstünlüğüne sahip oldukları ayırım işaretiyle belirlenmemiş olan araçlar geçiş üstünlüğü hakkını, gereksiz olmamak şartı ile kendilerine taşıt yolu üzerinde yer açılmasını sağlamak üzere yeterli şekilde ses cihazlarını ve ışıklı işaretlerini kullanarak, gerektiğinde el ve kol işareti yaparak, karayolunu kullananları uyarmak suretiyle kullanılır.
Bu hakkı gereksiz yere kullananlar hakkında Karayolları Trafik Kanununa göre işlem yapılmakla birlikte Türk Ceza Kanunu hükümleri de uygulanır.” şeklinde belirlenmiş,
Anılan fıkranın ‘Geçiş üstünlüğü olan araçların uyarı işaretleri’ başlıklı (d) bendinde ise;
“1) Işıklı uyarı işareti,
Cankurtaran araçlarında, trafik ve genel zabıtaya ait araçlarda mavi-kırmızı veya mavi, Karayolları Genel Müdürlüğünün sadece trafik hizmetlerine tahsis edilen araçlarında mavi, itfaiye ve sivil savunma araçlarında kırmızı renk ve ışık veren ve normal hava şartlarında 150 metreden görülebilen, dönerli veya aralıklı yanıp sönen lambalı cihazlardır.
2) Sesli uyarı işareti,
Araçların üzerinde veya görülmeyen kısımlarında bulunan canavar düdüğü, siren veya çan gibi en az 150 metreden duyulabilecek şekilde ses çıkaran cihazlardır.
Sesler, sivil savunma araçlarında devamlı aynı notadan, diğerlerinde değişik notaların seslendirilmesi şeklindedir.
3) Cankurtaran dışında, yaralı ve acil hasta taşıyan araçların bu amaçla kullanılacak ses ve ışık cihazları hakkında bu maddenin (c) bendinin ikinci alt bendi hükümleri uygulanır.” ifadelerine yer verilmiştir.
Anılan mevzuat hükümleri birlikte değerlendirildiğinde; sorguya konu makam aracının geçiş üstünlüğü bulunan araçlar kapsamında olmadığı anlaşıldığından, “geçiş üstünlüğü olan araçların uyarı işaretleri” başlıklı (d) bendinde belirtilen; ışıklı ve sesli uyarı işaretlerini kullanma imkânı da olmadığı görülmektedir.
Açıklanan nedenlerle, Karayolları Trafik Yönetmeliğinde belirtilen “geçiş üstünlüğüne sahip araçlar” kapsamında olmadığı halde, … Genel Müdürü makam aracına, “panjur içi ikili ikaz sistemi” için harcama yapılması mevzuata aykırıdır. Bu nedenle tazmin hükmünün tasdiki gerekir, şeklindeki ayrışık görüşüne karşı)
Karar verildiği 05.04.2016 tarih ve 41757 sayılı tutanakla yazılı olmakla iş bu ilam tanzim kılındı.
160 sayılı ilamın 3’üncü maddesi ile; Karayolları Trafik Yönetmeliğinin ‘Geçiş üstünlüğüne sahip araçlar’ başlıklı 141’inci maddesine aykırı olarak, Enstitüye ait 06 … … plakalı makam aracında kullanılmak üzere “panjur içi ikili ikaz sistemi” alınması nedeniyle … TL.’ye tazmin hükmü verilmiştir.
Sorumlu … (gerçekleştirme görevlisi) temyiz dilekçesinde özetle; Genel Müdürlük makam aracının değişmesi ve eski makam aracında bulunan panjur içi ikili ikaz sisteminin arızalı olması ve yeni araca takılamaması nedeniyle; Genel Müdürün isteği ve harcama yetkilisinin harcama talimatı üzerine yeni makam aracına "panjur içi ikili ikaz" sistemi alındığını,
Devlet Personel Başkanlığının görüşü ve Sayıştay'ın 10/6/1985 tarih ve 4502/2 karar no'lu görüşünden de anlaşılacağı üzere Akademik personeli ile yüksek lisans ve doktora programları yürüten ve akademik çalışmaları bulunan …’nin bu nitelikleri dolayısıyla üniversite statüsünde değerlendirildiğini ve Enstitü Genel Müdürünün de "rektör "olarak kabul edildiğini,
"237 sayılı Taşıt Kanununa ekli (2) sayılı cetvelde kırmızı plakalı araç tahsis edilecek makamlar arasında sayılmamış olmakla birlikte; ilmi, idari, mali muhtariyeti ve hükmi şahsiyeti olan, bünyesinde akademik personel bulunduran, yüksek lisans-doktora eğitimleri veren bu nitelikleri dolayısıyla üniversite statüsünde kabul edilen Enstitü Genel Müdürüne anılan cetvelde üniversite rektörlerine tanınan hak ve yetkiden hareketle makam hizmetlerinde kullanılmak üzere kırmızı plakalı araç tahsis edilmesi konusunda aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından bu araç için alınan "panjur içi ikili ikaz sistemi" için de bütçeden ödeme yapılmasının uygun görülmesi gerektiğini, itirazı ile ilgili belgelerin yazı ekinde sunulduğunu belirterek tazmin hükmünün kaldırılmasını istemiştir.
Başsavcılık; “… 2012 yılı hesabının 3.Dairede yargılanması sonucunda düzenlenen 22.5.2014 tarih ve 160 sayılı ilamın 3’üncü maddesi sorumlular … tarafından temyiz edilmiştir. Temyiz talebinin yerinde olmadığı düşünülmektedir. Çünkü, ikili ikaz sistemi kullanabilecek makamlar 237 sayılı Taşıt Kanunu eki 2 sayılı cetvelde kırmızı plakalı araç tahsis edilecek makamlardır. … Genel Müdürlüğü bu listede yer almamaktadır. Ayrıca ileri sürülen itirazlar ilamda karşılanan hususlardır. Dolayısıyla, talebin reddi ile Daire kararının tasdik edilmesi uygun olur.” şeklinde görüş bildirmiştir.
Dosyada mevcut belgeler okunup incelendikten sonra gereği görüşüldü:
18.07.1997 tarih ve 23053 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Karayolları Trafik Yönetmeliğinin “Özel tahsisli plaka verilecekler” başlıklı 58’inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendinde yer alan;
“ç) 237 sayılı Kanunun (2) sayılı cetveline göre kişilerin makam hizmetlerine tahsis edilen araçlara A-AA-AAA grubundaki plakalardan verilir. Ancak, Başbakanlık ve bakanlık müsteşarları, Kamu Başdenetçisi ile Emniyet Genel Müdürüne verilecek plakalar beyaz zemin üzerine kırmızı kabartma dörtlü rakam grubundan oluşur. Bu araçlara 12x36 santimetre ebadında plaka takılır.” hükmü çerçevesinde;
14.09.2012 tarih ve B.05.1.EGM.4.06.6840-05-64008-(74394)/12 sayılı TC Ankara Valiliği İl Emniyet Müdürlüğü tarafından … Enstitüsüne yazılmış “plaka tahsisi” konulu yazıda;
“…
237 sayılı Taşıt Kanununa tabi araçların makam hizmetlerine tahsisli olup olmadığına bakılmaksızın ilgili kurum veya kuruluş adına Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 56/a maddesinde belirtilen resmi plakalar ile tescil edileceği ve bu araçların Yönetmeliğin 58’inci maddesinde belirtilen makamlara tahsis edilmesi halinde ilgili kurumun resmi yazısına istinaden tahsis plakasının verileceği bildirilmiştir.
Yukarıda belirtilen mevzuat gereği … Enstitüsü adına kayıtlı olan 06 … .. plakalı, 2012 model, Renault marka araca 06 .. … (zemin beyaz, harf ve rakam kırmızı) sayılı plaka tahsis edilmiş olup, ….” denilerek Enstitü Genel Müdürüne 06 .. … plakalı makam aracı tahsis edilmiştir.
Uygulamada, 237 sayılı Taşıt Kanununun (2) sayılı cetvelinde … Genel Müdürü sayılmamaktadır. Ancak cetvelde yer alan; “Üniversite Rektörleri” ifadesinden yola çıkılarak, akademik personeli ile yüksek lisans ve doktora programları yürüten ve akademik çalışmalarda bulunan …’nin, üniversite olarak değerlendirildiği ve Enstitü Genel Müdürünün de “rektör” olarak kabul edildiği anlaşılmaktadır.
… Enstitüsü Genel Müdürünün statüsüne ilişkin ortaya çıkan tereddütlerle ilgili olarak Maliye Bakanlığınca Sayıştay Başkanlığı’dan görüş istenilmiş, Sayıştay Genel Kurulu da 10.06.1985 tarih ve 4502/2 sayılı Kararında; Enstitü Genel Müdürünün görev ve sorumluluklarının 2547 sayılı Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra dekanlardan çok rektörlere verilen görev ve sorumluluklara benzediğini bu nedenle Enstitü Genel Müdürünün rektörler, Genel Müdür Yardımcısının da rektör yardımcıları gibi mali haklardan yararlandırılması gerektiği, şeklinde görüş vermiştir.
… Enstitüsü Genel Müdürlüğünce “Enstitü Yönetim Kurulunun kararı ile 01.01.2011-31.12.2013 tarihleri arasında Genel Müdürlük görevini yürütmek üzere seçilen ilgilinin yaş haddini doldurması sebebi ile 31.12.2013 tarihine kadar yürütüp yürütemeyeceği hususunda istediği görüş talebine 11.10.2013 tarih ve 20765 no ile cevap veren Devlet Personel Başkanlığı görüş yazısında da Sayıştay Genel Kurul Kararına vurgu yaparak;
“…
Kamu yönetiminin geliştirilmesi, kamu idarelerine personel yetiştirilmesi ve kamu personeline ihtisas yaptırılması gibi konularda bilimsel araştırma, inceleme yapmak üzere 7163 sayılı Kanunla … Enstitüsü kurulmuştur. Söz konusu Kanunla Enstitü Yönetim Kurulunun oluşumu, görevleri ve Enstitünün idari teşkilatları düzenlenmiş, Kanunun 7’nci maddesinde Umum Müdürünün üniversite profesörleri arasından Yönetim Kurulu kararı ile 3 yıllığına seçileceği hükmüne yer verilmiştir.
Enstitünün kadroları 190 sayılı KHK’nın eki cetvellerde yer almasına rağmen genel müdür kadrosuna yer verilmemiştir. Genel Müdür, yukarıda belirtildiği üzere profesörler arasından görevlendirme suretiyle seçilmektedir. Üniversitelerde de rektör kadrosu bulunmamakta, rektörlüğe kanunda belirtilen şartları taşıyan profesörler arasından atama yapılmaktadır.
Diğer taraftan, 2914 sayılı Yükseköğretim Personel Kanununun 19’uncu maddesinde bu kanun hükümlerinin … Enstitüsünde çalışan profesörler, öğretim ve araştırma mütehassısları (doçentler gibi), öğretim görevlileri, okutmanlar ve asistanlar hakkında da uygulanacağı, ayrıca 2914 sayılı Kanun hükümleri gereğince Yükseköğretim Kurulu, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu gereğince de Üniversitelerarası Kurul tarafından alınan kararların bu Enstitü mensuplarına da aynen uygulanacağı belirtilmiştir.
…” denilmiştir.
Sonuç itibariyle; 237 sayılı Taşıt Kanununa ekli (2) sayılı cetvelde kırmızı plakalı araç tahsis edilecek makamlar arasında sayılmamış olmakla birlikte; ilmi, idari, mali muhtariyeti ve hükmi şahsiyeti olan, bünyesinde akademik personel bulunduran, yüksek lisans-doktora eğitimleri veren ve bu nitelikleri dolayısıyla üniversite statüsünde kabul edilen Enstitünün Genel Müdürüne, anılan cetvelde üniversite rektörlerine tanınan hak ve yetkiden hareketle, makam hizmetlerinde kullanılmak üzere “kırmızı plakalı araç” tahsis edilmesi konusunda ve bu araçta kullanılmak üzere “ikili ikaz sistemi” alınmasında mevzuata aykırılık bulunmamaktadır.
Bu nedenle 6085 sayılı Sayıştay Kanununun 55’inci maddesinin 7’nci fıkrası uyarınca, yukarıda belirtilen hususların tekrar değerlendirilmesini teminen 160 sayılı ilamın 3’üncü maddesi ile … TL.ye ilişkin olarak verilen tazmin hükmünün bozularak dosyanın ilgili Daireye Gönderilmesine, oy çokluğu ile,
(Üye …’ın;
18.07.1997 tarih ve 23053 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Karayolları Trafik Yönetmeliğinin “Özel tahsisli plaka verilecekler” başlıklı 58’inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendinde yer alan;
“ç) 237 sayılı Kanunun (2) sayılı cetveline göre kişilerin makam hizmetlerine tahsis edilen araçlara A-AA-AAA grubundaki plakalardan verilir. Ancak, Başbakanlık ve bakanlık müsteşarları, Kamu Başdenetçisi ile Emniyet Genel Müdürüne verilecek plakalar beyaz zemin üzerine kırmızı kabartma dörtlü rakam grubundan oluşur. Bu araçlara 12x36 santimetre ebadında plaka takılır.” hükmünden hareketle; Enstitü Genel Müdürüne 06 .. … plakalı makam aracı tahsis edilmiştir.
Anılan madde hükmünde atıf yapılan 237 sayılı Taşıt Kanununun (2) sayılı cetvelinde … Genel Müdürü sayılmamaktadır. Ancak cetvelde yer alan; “Üniversite Rektörleri” ifadesinden yola çıkılarak, akademik personeli ile yüksek lisans ve doktora programları yürüten ve akademik çalışmalarda bulunan …, üniversite olarak değerlendirilmiş ve Enstitü Genel Müdürü de “rektör” olarak kabul edilmiştir.
Yukarıda belirtilen çıkarım kabul edilse dahi, Enstitü Genel Müdürünün makam aracının, Karayolları Trafik Yönetmeliğinde belirtilen “Geçiş üstünlüğüne sahip araçlar” kapsamında yer almadığı görülmektedir. Bu sebeple; geçiş üstünlüğüne sahip araçların kullanmakla yükümlü olduğu ışıklı ve sesli uyarı teçhizatlarını bulundurma ve bu cihazlarla geçiş üstünlüğü sağlama imkânı bulunmamaktadır. Şöyle ki;
Karayolları Trafik Yönetmeliğinin “Geçiş üstünlüğüne sahip araçlar” başlıklı 141’inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde;
“1) Yaralı veya acil hastaların taşınması ve bunlara ilk ve acil yardımın yapılması için kullanılan cankurtaran ve özel amaçlı taşıtlarla, yaralı ve acil hasta taşıyan diğer araçlar,
2) İtfaiye araçları ile benzeri acil müdahale araçları,
3) Sanık veya suçluları takip eden veya genel güvenlik ve asayiş için olay yerine giden zabıta araçları,
4) Trafik güvenliğini koruma veya trafik kazasına el koyma amacıyla olay veya kaza yerine giden trafik hizmetlerine ait araçlar,
5) Yolun yapım ve bakımından sorumlu kuruluşa ait kar ve buz mücadelesi çalışmalarında görevli araçlar,
6) Sadece alarm sırasında olmak üzere sivil savunma hizmetlerine ait araçlar,
7) Hizmetin devamı süresince koruma araçları ile korunan araçlar,” geçiş üstünlüğüne sahip araçlar olarak tanımlanmış,
Aynı fıkranın (c) bendinde; “Geçiş üstünlüğü hakkının kullanılması esasları”;
“Özel amaçlı taşıtlardan cankurtaran ve itfaiye araçları ile emniyet ve asayiş hizmetlerinde kullanılan, boyama şekilleri ve ayırım işaretleriyle tanınan geçiş üstünlüğüne sahip oldukları açıkça belli olan araçlar dışındaki ayırım işareti bulunmayan ancak, geçiş üstünlüğüne sahip olan diğer araçlardan,
1) Geçiş üstünlüğü hakkını kullanması gereken güvenlik ve asayiş hizmetlerinde kullanılanlar gerektiğinde derhal söktürülüp takılabilen ışıklı ihbar işareti ve devamlı olarak da görülmeyen kısımlarda sesli ihbar işareti bulundurmak zorundadır.
2) Cankurtaran dışında, yaralı ve acil hasta taşıyan ve geçiş üstünlüğüne sahip oldukları ayırım işaretiyle belirlenmemiş olan araçlar geçiş üstünlüğü hakkını, gereksiz olmamak şartı ile kendilerine taşıt yolu üzerinde yer açılmasını sağlamak üzere yeterli şekilde ses cihazlarını ve ışıklı işaretlerini kullanarak, gerektiğinde el ve kol işareti yaparak, karayolunu kullananları uyarmak suretiyle kullanılır.
Bu hakkı gereksiz yere kullananlar hakkında Karayolları Trafik Kanununa göre işlem yapılmakla birlikte Türk Ceza Kanunu hükümleri de uygulanır.” şeklinde belirlenmiş,
Anılan fıkranın ‘Geçiş üstünlüğü olan araçların uyarı işaretleri’ başlıklı (d) bendinde ise;
“1) Işıklı uyarı işareti,
Cankurtaran araçlarında, trafik ve genel zabıtaya ait araçlarda mavi-kırmızı veya mavi, Karayolları Genel Müdürlüğünün sadece trafik hizmetlerine tahsis edilen araçlarında mavi, itfaiye ve sivil savunma araçlarında kırmızı renk ve ışık veren ve normal hava şartlarında 150 metreden görülebilen, dönerli veya aralıklı yanıp sönen lambalı cihazlardır.
2) Sesli uyarı işareti,
Araçların üzerinde veya görülmeyen kısımlarında bulunan canavar düdüğü, siren veya çan gibi en az 150 metreden duyulabilecek şekilde ses çıkaran cihazlardır.
Sesler, sivil savunma araçlarında devamlı aynı notadan, diğerlerinde değişik notaların seslendirilmesi şeklindedir.
3) Cankurtaran dışında, yaralı ve acil hasta taşıyan araçların bu amaçla kullanılacak ses ve ışık cihazları hakkında bu maddenin (c) bendinin ikinci alt bendi hükümleri uygulanır.” ifadelerine yer verilmiştir.
Anılan mevzuat hükümleri birlikte değerlendirildiğinde; sorguya konu makam aracının geçiş üstünlüğü bulunan araçlar kapsamında olmadığı anlaşıldığından, “geçiş üstünlüğü olan araçların uyarı işaretleri” başlıklı (d) bendinde belirtilen; ışıklı ve sesli uyarı işaretlerini kullanma imkânı da olmadığı görülmektedir.
Açıklanan nedenlerle, Karayolları Trafik Yönetmeliğinde belirtilen “geçiş üstünlüğüne sahip araçlar” kapsamında olmadığı halde, … Genel Müdürü makam aracına, “panjur içi ikili ikaz sistemi” için harcama yapılması mevzuata aykırıdır. Bu nedenle tazmin hükmünün tasdiki gerekir, şeklindeki ayrışık görüşüne karşı)
Karar verildiği 05.04.2016 tarih ve 41757 sayılı tutanakla yazılı olmakla iş bu ilam tanzim kılındı.