Kamu İdaresi
Belediyeler ve Bağlı İdareler
Yılı
2013
Daire
5
Dosya No
40505
Tutanak No
42179
Tutanak Tarihi
27.09.2016
Konu
Çeşitli Konuları İlgilendiren Kararlar
KARAR

Derneklere nakdi yardım yapılması.

13- 212 sayılı ilamın 35 inci maddesiyle; A-) ... Belediyesi tarafından, ... Belediyesi sınırları dışında faaliyet gösteren dernek ve vakıflara nakdi yardım yapılması sonucu ... -TL tutarında kamu zararına neden olunduğu gerekçesiyle tazmin hükmü verilmiştir.

B-) Söz konusu ödeme emri belgelerinin, gerçekleştirme görevlisi olarak, hizmet alımı yoluyla belediyede istihdam edilen ... şirketi personeli ... tarafından imzalanmış olduğu,

Sorumlu Muhasebe Yetkilisi ... ’ın dilekçesinde:

B- Hizmet alımı yoluyla istihdam edilen personelin ... ’nin gerçekleştirme görevlisi sıfatıyla ödeme emri belgelerine imza attırılması bütünüyle personel yetersizliğinden ileri gelmiş olsa da gerçekleştirme görevlilerinin belirlenmesinde asli ve sürekli nitelikteki kamu hizmetlerinin ancak kamu görevlileri eliyle yürütüleceği hususuna uyulması için Başkanlık Makamı tarafından hazırlanan talimatla bütün birimler uyarılmıştır. Bu zorunluluğa uyulması ve talimatın gereğinin yerine getirilmesi hususu titizlikle takip edilecektir. Ekte bulunan karardan da anlaşılacağı gibi Hukuken Muhasebe Yetkilisinin belirlenen gerçekleştirme görevlisinin mevzuata aykırı görevlendirilmesi nedeniyle itiraz etmeye yetkisi bulunmadığı gibi görevlendirilen bu kişilerin yetkili olup olmadıklarını sorgulama isim ve imza karşılaştırılmasını yapma gibi bir görevi bulunduğu belirtilmek olduğunu ifade etmiştir.

40499 sayılı dosyaya ilişkin ... dilekçesinde: İlamın 35.sıra numaralı bölümünde"... (A)- ... Belediyesi sınırları dışında faaliyet gösteren dernek ve vakıflara yardım yapılması suretiyle ... TL kamu zararına sebebiyet verilmesi belirtildiğini, Müdürlüğün yapmış olduğu bütün kamu hizmetleri, yardım ve dayanışma işleri Belediye Başkanlık Makamına ... halkından gelen istekler doğrultusunda, Başkan Yardımcısı aracılığıyla yapılmasını istediği yer ve zamanda gerçekleştirilmiştir. Belediye Başkanlığının yapmış olduğu bu yardımlar açıkça kamu hizmeti amacını taşıdığını,

... ilçesi farklı dini inançlara sahip yurttaşlarımızın yoğun olarak yaşadığı bir ilçedir. Ancak bu yurttaşlarımızın mensubu bulundukları ibadethaneler, vakıf ve dernekler sadece ... İlçesi sınırları içerisinde bulunmadığını,

Aynı zamanda bu tür dernek, vakıf ve ibadethanelere yapılan yardımlar, ... de ikamet eden yurttaşlarımızın isteklerine yönelik olduğundan mahalli ve müşterek kamu hizmeti niteliğinde olduğunu,

Söz konusu işler gerçekleştirilirken Müdürlük memur personel bulunmaması dolayısıyla işlemler yalnızca Müdürün gayreti ile gerçekleştirilmiş olması nedeniyle evrak eksiklikleri oluşmuş olabileceğini, Ancak Gerçekleştirilen işlemlerde Belediyenin Kamu zararına uğratılmaması hususunda hassasiyetle davranılmış ve Belediyenin Kamu zararına uğraması kesinlikle önlendiğini belirtmiştir.

Sayıştay Başsavcılığının karşılamasında:

35 inci maddeyle ilgili olarak Daire kararında özetle; ... Belediyesi sınırları dışında faaliyet gösteren demek ve vakıflara mevzuata aykırı olarak yardım yapılması sonucunda toplam; ...,-TL tutarındaki kamu zararının ilamda belirtilen sorumlulara müştereken ve müteselsilen işlenecek faiziyle birlikte ödettirilmesine karar verildiği görülmektedir.

Temyiz dilekçesinde 35 inci maddeyle ilgili olarak özetle; ... Belediyesi sınırları içerisinde farklı dini inançlara sahip insanların bulunması nedeniyle bu insanların mensubu bulundukları ve ... Belediyesi sınırları dışında bulunan ibadethanelerine, vakıf ve derneklerine de belediye bütçesinden yardım yapıldığı, bu tür harcamaların belediye sınırları içerisinde yaşayan insanları ilgilendirdiğinden, bu giderlerin kamu zararı niteliğinde olmadığı ifade edilerek, tazmin kararının kaldırılması talep edilmektedir.

5393 sayılı Belediye Kanununun 14 üncü maddesinde, belediyenin görev ve sorumlulukları içerisinde yer alan mahallî müşterek nitelikte ihtiyaçların karşılanacağı, bunların neler olduğu belirtilerek açıklanmıştır. Yine aynı Kanunun 75 inci maddesinde; diğer kuruluşlarla olan ilişkiler düzenlenmiş olup; “Belediye, belediye meclisinin kararı üzerine yapacağı anlaşmaya uygun olarak görev ve sorumluluk alanlarına giren konularda;

a) Mahallî idareler ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarına ait yapım, bakım, onarım ve taşıma işlerini bedelli veya bedelsiz üstlenebilir veya bu kuruluşlar ile ortak hizmet projeleri gerçekleştirebilir ve bu amaçla gerekli kaynak aktarımında bulunabilir. Bu takdirde iş, işin yapımını üstlenen kuruluşun tâbi olduğu mevzuat hükümlerine göre sonuçlandırılır.

b) Mahallî idareler ile merkezî idareye ait aslî görev ve hizmetlerin yerine getirilmesi amacıyla gerekli aynî ihtiyaçları karşılayabilir, geçici olarak araç ve personel temin edebilir.

c) Kamu Kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, kamu yararına çalışan demekler, Bakanlar Kurulunca vergi muafiyeti tanınmış vakıflar ve 7/6/2005 tarihli ve 5362 sayılı Esnaf ve Sanatkârla Meslek Kuruluşları Kanunu kapsamına giren meslek odaları ile ortak hizmet projeleri gerçekleştirebilir. Diğer demek ve vakıflar ile gerçekleştirilecek ortak hizmet projeleri için mahallin en büyük mülki idare amirinin izninin alınması gerekir.

5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununun 29 uncu maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi ile 5253 sayılı Dernekler Kanununun 10 uncu maddesi; belediyeler, il özel idareleri, bağlı kuruluşları ve bunların üyesi oldukları birlikler ile ortağı oldukları Sayıştay denetimine tabi şirketler için uygulanmaz.” hükmü yer almaktadır.

5018 sayılı Kanunun Bütçelerden yardım yapılması başlıklı 29 uncu maddesinin ikinci cümlesi ise; “Ancak, genel yönetim kapsamındaki kamu idarelerinin bütçelerinde öngörülmüş olmak kaydıyla; kamu yararı gözetilerek demek, vakıf, birlik, kurum, kuruluş, sandık ve benzeri teşekküllere yardım yapılabilir.” şeklindedir.

5393 sayılı Kanunun 75 inci maddesi hükmü gereği, 5018 Kanunun 29 maddesinde ifade edilen yardım yapılabilir şeklindeki istisnai hüküm belediyeler için uygulanmayacağı anlaşılmaktadır.

Ayrıca, 5393 sayılı Kanunun 14 üncü maddesi ile ... Belediyesi Sosyal yardım Yönetmeliğinin 2 nci maddesi hükmü gereği belediyenin ... Belediyesi sınırları dışında faaliyet gösteren dernek ve vakıflara yardım yapması mümkün değildir.

Bu itibarla, temyiz talebinin reddedilerek Daire Kararının onanmasının, uygun olacağı düşünülmektedir.

“B” bendine ilişkin olarak; sorumlunun 35 inci maddenin sadece hizmet alımı yoluyla istihdam edilen ... nin gerçekleştirme görevlisi sıfatıyla ödeme emri belgelerini imzalaması konusunda savunma gönderdiği anlaşılmaktadır. Daire kararında, herhangi bir tazmine veya başka bir husus hakkında karar verilmediği ve dolaysıyla sorumluların itirazını gerektiren bir durumun olmadığı anlaşıldığından Kurul tarafından talebin karşılanmasını gerektirir bir durum bulunmamaktadır.” denilmiştir.

Gereği Görüşüldü:

İlamın “A” bendine ilişkin olarak; Belediyelerin “Görev Yetki ve Sorumlulukları” 5393 sayılı Belediye Kanununun 14 ve 15 inci maddelerinde düzenlenmiştir. Anılan madde hükümlerinde, mahalli müşterek nitelikte olmak şartıyla, belediyelerce yerine getirilmesi öngörülen görevler ve sorumluluklar ile belediyelerin yetkileri sayılmış ve belediyenin görev, sorumluluk ve yetki alanının belediye sınırlarını kapsadığı açıkça ifade edilmiştir.

Öte yandan, ... Belediyesi Sosyal Yardım Yönetmeliği'nin Amaç başlıklı 1 inci maddesinde, Yönetmeliğin amacının; “yoksunluk içinde olup da temel ihtiyaçlarını karşılayamayan ve hayatlarını en düşük seviyede dahi sürdürmekte güçlük çeken dar gelirli, yoksul, muhtaç, kimsesiz ve engellilere bütçe imkanları dahilinde yapılacak aynî ve nakdi yardımlara dair usul ve esasları düzenlemek.” olduğu belirtilmiştir.

Yönetmeliğin Kapsam başlığını taşıyan ve 2 nci maddesinde de; “(1) Bu Yönetmelik belediye sınırları içinde belediyece yapılacak sosyal yardımlar ile bu yardımlardan faydalananları ve faydalanacak durumda olanları kapsar.” hükmü bulunmaktadır.

Yönetmelikte, Sosyal yardımlardan yararlanma hakkı, 6 ncı madde ile, şu şartları taşıyanlara tanınmıştır:

“MADDE 6- (1) Aşağıda belirtilen kişilerin belediyece yapılacak sosyal yardımlardan yararlanmaya hakkı vardır:

a) Belediye sınırları içerisinde ikamet eden muhtaç, yoksul, kimsesiz, düşkün ve engelli kişiler,

b) (...)

(2) Sosyal yardımların yapılmasında temel amaç ihtiyaç sahiplerinin gıda, giyinme, barınma, ısınma, sağlık gibi temel nitelikte sosyal ve ekonomik bir sorunun çözümünde ona yardımcı olunmasıdır.(...)"

Yukarıda belirtilen Kanun ve Yönetmelik hükümlerine göre, ... Belediyesi sınırları dışında faaliyet gösteren dernek ve vakıflara yardım yapılması mümkün değildir.

5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun 71 inci maddesi kamu zararının tanımını yaptıktan sonra, kamu zararının belirlenmesinde transfer niteliğindeki giderlerde fazla veya yersiz ödemede bulunulmasının esas alınacağını ifade etmiştir. Dolayısıyla, ... Belediyesi sınırları dışındaki dernek ve vakıflara yardım yapılması ile kamu zararına sebebiyet verilmiştir.

Dilekçelerinde; ... ilçesinin farklı dini inançlara sahip yurttaşların yoğun olarak yaşadığı bir ilçe olduğunu, ancak, yaşayan bu yurttaşların mensubu bulundukları ibadethanelerin, vakıf ve derneklerin sadece ... İlçesi sınırları içerisinde bulunmadığını, böyle olmakla birlikte, bu tür dernek, vakıf ve ibadethanelere yapılan yardımların, ... de ikamet eden yurttaşlarla ilgili olduğundan mahalli ve müşterek nitelikli karakter kazandığını ifade etmiş iseler de, belirtildiği üzere, 5393 sayılı Kanunun 14 üncü maddesi belediyelerin görev, sorumluluk ve yetki alanlarını belediye sınırları olarak belirlemiş olduğundan, yapılan bu savunmanın kabulüne imkan bulunmamaktadır. Ayrıca, "sosyal yardım" olarak dağıtıldığı belirtilen yardımların hukuki dayanaklarından biri olan ... Belediyesi Sosyal Yardım Esasları Yönetmeliği hükümlerine göre de, ilçe sınırları dışındaki kişilere sosyal yardım yapılması mümkün görülmemektedir.

Bu itibarla; 5.Daire tarafından 212 sayılı ilamın 35 nci maddesinin “A” bendine ilişkin verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE, oyçokluğuyla,

(..Daire Başkanı ... , Üyeler ... , ... ile ... ’ın rapor dosyası ve eki belgelerin incelenmesi neticesinde bazı dernek veya vakıfların belediye sınırları içerisinde faaliyet gösteren sivil toplum örgütü niteliğinde olduğu, bu tür derneklerin, ... de ikamet eden yurttaşların isteklerine yönelik olduğundan mahalli ve müşterek kamu hizmeti niteliğinde olduğu, muhtarlığa yapılan yardımın bu kapsamda değerlendirilmesi gerektiği, dolayısıyla 212 sayılı ilamın 35/A maddesine ilişkin verilen kararın düzeltilerek tasdik edilmesi gerektiği yönünde ayrışık görüşlerine karşı,)

İlamın B bendine ilişkin olarak:

Muhasebe yetkilisinin sorumluluğuna ilişkin olarak:

Ödeme emri belgesini, gerçekleştirme görevlisi olarak, hizmet alımı yoluyla belediyede istihdam edilen ... şirketi personeli imzalamıştır. Ancak, ... şirket personelinin hukuken gerçekleştirme görevlisi olarak görevlendirilmesine imkân bulunmamaktadır. Bu durumda, ödeme emri belgesinde Gerçekleştirme Görevlisinin imza eksikliği söz konusudur ve bu eksiklik sebebiyle, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun 61 inci maddesinin; “Muhasebe yetkilileri ödeme aşamasında, ödeme emri belgesi ve eki belgeler üzerinde;

a) Yetkililerin imzasını,

b) Ödemeye ilişkin ilgili mevzuatında sayılan belgelerin tamam olmasını,

c) Maddi hata bulunup bulunmadığını,

d) Hak sahibinin kimliğine ilişkin bilgileri,

Kontrol etmekle yükümlüdür.

Muhasebe yetkilileri, ilgili mevzuatında düzenlenmiş belgeler dışında belge arayamaz. Yukarıda sayılan konulara ilişkin hata veya eksiklik bulunması halinde ödeme yapamaz. Belgesi eksik veya hatalı olan ödeme emri belgeleri, düzeltilmek veya tamamlanmak üzere en geç bir iş günü içinde gerekçeleriyle birlikte harcama yetkilisine yazılı olarak gönderilir. Hataların düzeltilmesi veya eksikliklerin giderilmesi halinde ödeme işlemi gerçekleştirilir.”

Ayrıca 5189 sayılı Sayıştay Genel Kurulu Kararında:

a) Muhasebe Yetkilisinin İmza Kontrol Görev ve Sorumluluğu: 5018 sayılı Kanunun 61’inci maddesi uyarınca muhasebe yetkilisinin, ödeme aşamasında, ödeme emri belgesi ve eki belgeler üzerinde yetkililerin imzasını arama yükümlülüğü bulunmaktadır. Bu nedenle;

- Ödeme aşamasında, ödeme emri belgesi üzerinde harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisinin imzaları olmakla birlikte, ödeme emri belgesi eki belgeler üzerinde herhangi bir imza eksiği varsa muhasebe yetkilisinin, ödeme emri belgesi üzerinde imzası bulunan harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisiyle birlikte sorumlu tutulması gerektiğine,

- Ödeme emri belgesi üzerinde harcama yetkilisi veya gerçekleştirme görevlisinden sadece birinin imzası varsa, muhasebe yetkilisinin, imzası bulunan görevliyle birlikte sorumlu tutulması gerektiğine,

- Ödeme emri belgesi üzerinde harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisinin imzaları yoksa muhasebe yetkilisinin tek başına sorumlu tutulması gerektiğine yönünde kararı mevcuttur.

Bu hükümler muvacehesinde gerçekleştirme görevlisi olamayacak şirket personelinin ödeme emri belgesinin imzalaması gerekçesiyle Muhasebe Yetkilisinin de sorumlu tutulması gerektiğine, 6085 sayılı Kanunun 26 ncı maddesi hükmü gereğince Başkanın bulunduğu taraf çoğunluğu sağlamış olması suretiyle,

İlamın “B” bendinde konunun esasına ilişkin olarak:

6085 sayılı Sayıştay Kanununun 50 inci maddesinde:

“Daireler tarafından yapılan hesap yargılaması sonucunda; hesap ve işlemlerin yasal düzenlemelere uygunluğuna veya kamu zararının sorumlulardan tazminine hükmedilir. Bu hükümler dışında, gerekli görülen hususların ilgili mercilere bildirilmesine karar verilebilir.” Denilmiştir.

İlamda tazmin, mevzuata uygunluk veya ilgili mercilere bildirilmesine ilişkin bir hüküm bulunmamaktadır. Dolayısıyla itiraza konu bir hüküm ilamda olmadığından Temyiz Kurulunca yapılacak bir işlem bulunmadığına, oybirliğiyle,