Kamu İdaresi
Özel İdareler
Yılı
2013
Daire
1
Dosya No
40448
Tutanak No
42222
Tutanak Tarihi
11.10.2016
Konu
Çeşitli Konuları İlgilendiren Kararlar
KARAR

KONU: Valilik makam araçları için kasko sigortası yaptırılması.

4) 184 sayılı ilamın 11 inci maddesinde, İl Özel İdaresince valilik makam araçları için kasko sigortası yaptırılması nedeniyle ….. TL. ye tazmin hükmolunmuştur.

İl Özel İaresi adına vekiller Av. …, Av. ….. ile diğer sorumluların aynı mahiyetteki dilekçelerinde, 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununun, İl Özel İdari Giderlerine ilişkin (43/j) maddesinde "Temsil, Tören, Ağırlama ve Tanıtım Giderleri"nin İl Özel İdare Giderleri arasında sayıldığını,

Aynı kanunun 3.maddesinde de "il Özel İdaresinin organları İl Genel Meclisi, İl Encümeni ve Validir" dendiğinden söz konusu araçlar valinin emrinde olup, makam aracı olarak kullanıldığını, ….. Valiliği Özel Kalem Müdürlüğünün 11.08.2013 tarih ve 1116 sayılı yazısı ile valilik makam aracı olarak kullanılan …. plakalı araca kasko yaptırılmış olduğu ve kasko bedeli olan …….-TL tutarın Temsil ve Ağırlama giderleri kapsamında ödenmesinin talep edildiğini, bu talep doğrultusunda 20.02.2013 tarih ve 7 sayılı valilik makamı onay belgesi ile Tören, Temsil ve Ağırlama kaleminden ödenmesi onayı doğrultusunda ödeme emri belgesi düzenlenerek ilgili firmaya ödeme yapıldığını,

Valilik makam araçları ili ziyaret eden yerli ve yabancı resmi konukların hizmetinde kullanıldığından, delegasyonu taşıyan bu araçlarda meydana gelebilecek bir kaza anında uluslararası bir skandala sebebiyet verilmemesi için sadece bu iki araca münhasır olmak üzere kasko sigortaları yaptırıldığını,

Analitik Bütçe Sınıflandırması ile ilgili olarak çıkarılan ve 06.07.2005 tarih ve 25867 mükerrer sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Maliye Bakanlığı tebliğinde; ekonomik gider kodları sayılmış ve "Sigorta Giderleri" ile ilgili olarak -Dış kuruluşlarla ilgili olarak taşıt sigortası (misyon şefinin uygun gördüğü hallerde tam kasko) şeklinde açıklama yer aldığını,

Valilik bünyesinde yukarıda plakaları yazılı araçlar haricinde birçok hizmet aracı bulunmasına rağmen, sadece bu iki aracın özel durumlarından ötürü sigorta ettirildiğini belirterek tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmişlerdir.

Sayıştay Başsavcılığı; “…2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 106. maddesi gereğince Özel İdareye ait araçların kasko sigorta primlerine ait giderlerin Özel İdare bütçesinden ödenmesi yasal değildir.

Ayrıca Valilik araçlarının tam kasko bedeli Ödenmesi hususu 06.07.2005 tarih ve 25867 mükerrer sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Maliye Bakanlığı tebliği kapsamında değerlendirilmesi mümkün olmadığından tazmin hükmünün tasdikine karar verilmesinin uygun olacağı şeklinde görüş belirtmiştir.

Gereği görüşüldü.

2013 yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanununa ekli (E) cetvelinin 30 uncu Maddesinde;

“Bütçelerin diğer tertiplerinin esas giderlerine ilişkin olarak ödenen sigorta giderleri dışında Devlet mallarının sigorta edilmemesi esastır.

Ancak;

a) Yanıcı, patlayıcı maddeler, gemi, uçak, helikopter ve ilaç depolama yerlerinin sigorta giderleri,

b) Dış ülkelerdeki Devlete ait temsilcilik binaları ile Devlete ait eşyanın ve kira ile tutulan bina için yapılan sözleşmede sigorta zorunluluğu varsa kiralık binanın, Türk mülkiyetinde olan veya kira ile tutulan yerlerde organizatör şirket tarafından sigorta zorunluluğu konulmuşsa söz konusu yerlerin sigorta giderleri,

c) Dış kuruluşlarla ilgili olarak taşıt sigortası (misyon şefinin uygun gördüğü hallerde tam kasko) giderleri,

ç) Belgelerine göre ayrılması mümkün olmayan sigorta ve navlun giderleri,

d) Belediyelere ait itfaiye ve ambulans araçlarının kasko sigortası giderleri,

e) Sondaj ve jeofizik çalışmaları kapsamında fiilen arazide veya denizde kullanılan özel amaçlı araç ve ekipmanların sigorta giderleri, bütçelerinin ilgili tertiplerinden, Sağlık Bakanlığına ve bağlı kuruluşlarına ait ambulansların kasko sigortası giderleri ilgili döner sermaye bütçelerinden, Türk Silahlı Kuvvetleri (Milli Savunma Bakanlığı, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı dahil) envanterinde bulunan ve erbaş ve erler tarafından kullanılan teknik donanımı yüksek ve özel nitelikli askeri araçların kasko sigortası giderleri ise Askeri Kantin Yönetmeliğinde belirlenecek usul ve esaslar çerçevesinde askeri kantin gelirlerinden ödenir. 237 sayılı Taşıt Kanuna ekli (1) sayılı cetvelde yer alanların emir ve zatlarına tahsis edilen taşıtların kasko sigortası giderleri taşıtın ait olduğu idare bütçesinin ilgili tertiplerinden ödenir. Ayrıca, yakın korumada kullanılan taşıtlardan, söz konusu cetvelin 1, 3 ve 4 üncü sırasında yer alanlara hizmet edenlerin tamamı, 5 inci sırasında yer alanlara hizmet edenlerin en fazla 4 adedi ve diğerlerine hizmet edenlerin en fazla 2 adedinin kasko sigortası giderleri taşıtın ait olduğu idare bütçesinin ilgili tertibinden ödenir” denilmektedir.

İl Valileri 237 sayılı Taşıt Kanununa ekli(1) sayılı cetvelde yer almakta olup, cetvelde yer aldığı sıraya göre de yakın korumada kullanılan taşıtlardan, valiye hizmet edenlerin en fazla 2 adedinin kasko sigortası giderlerinin taşıtın ait olduğu idare bütçesinin ilgili tertibinden ödenmesi mümkündür.

Bu nedenle, Valilik makamına tahsis edilen araçlar ile bunlara ait yakın koruma araçlarının bazı şartlar altında kasko giderlerinin taşıtın ait olduğu Özel İdare bütçesinden ödenmesinde mevzuata aykırılık bulunmamaktadır.

Buna göre,6085 sayılı Sayıştay Kanununun 55 inci maddesinin 7 nci fıkrası uyarınca, yukarıda belirtilen hususların tekrar değerlendirilmesini teminen 184 sayılı ilamın 11 inci maddesi ile …… TL. ye ilişkin olarak verilen tazmin hükmünün Bozularak, dosyanın ilgili Daireye Gönderilmesine,

(Üye ……’ın;

“5302 sayılı Özel İdare Kanunu’nun 43/g bendinde sigorta giderleri özel idarenin giderleri arasında sayılmıştır. Kanunun bu maddesinde zorunlu trafik sigortası gibi her hangi bir ayrım ve kısıtlama yapılmamıştır.

2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 106 ncı maddesinde de “Genel bütçeye dahil dairelerle katma bütçeli idarelere, il özel idarelerine ve belediyelere, kamu iktisadi teşebbüslerine ve kamu kuruluşlarına ait motorlu araçların sebep oldukları zararlardan dolayı, bu Kanunun işletenin hukuki sorumluluğuna ilişkin hükümleri uygulanır. Bu kuruluşlar, 85 inci maddenin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere 101 inci maddedeki şartları haiz milli sigorta şirketlerine mali sorumluluk sigortası yaptırmakla yükümlüdürler.” denilmek suretiyle belediyelere ait motorlu araçlara mali sorumluluk sigortası yaptırma zorunluluğu getirilmiştir. Kanunun bu maddesinde de belediyelerin kasko sigortası yaptıramayacakları yönünde bir hüküm çıkarmak hukuki olmaz. 2013 Bütçe Kanununun (E) cetvelinin 30 uncu maddesinde her ne kadar;

“Bütçelerin diğer tertiplerinin esas giderlerine ilişkin olarak ödenen sigorta giderleri dışında Devlet mallarının sigorta edilmemesi esastır.

Ancak;

a) Yanıcı, patlayıcı maddeler, gemi, uçak ve ilaç depolama yerlerinin sigorta giderleri,

b) Dış ülkelerdeki Devlete ait temsilcilik binaları ile Devlete ait eşyanın ve kira ile tutulan bina için yapılan kontratta sigorta zorunluluğu varsa kiralık binanın, Türk mülkiyetinde olan veya kira ile tutulan yerlerde organizatör şirket tarafından sigorta zorunluluğu konulmuşsa söz konusu yerlerin sigorta giderleri,

c) Sağlık Bakanlığına ait 112 acil ambulanslarının kasko sigortası ile dış kuruluşlarla ilgili olarak taşıt sigortası (misyon şefinin uygun gördüğü hallerde tam kasko) giderleri,

d) Belgelerine göre ayrılması mümkün olmayan sigorta ve navlun giderleri, bütçelerin ilgili tertiplerinden ödenir.” hükmüne yer verilmiş ise de bu hüküm genel bütçeye tabi kurumları kapsamaktadır.

Danıştay Genel Kurulu, 26.12.1946 tarihli kararında, “1050 sayılı Kanun’da sözü edilen Devlet kavramının dar kapsamlı olduğu ve sadece genel bütçeli idareleri kapsadığı” ifade edilmiştir. Buna göre, katma bütçeli veya özel bütçeli idarelerin kendi adlarına taşınmaz sahibi olabilecekleri sonucu çıkarılmıştır.

1050 sayılı Muhasebe-i Umumiye Kanunu’nun 2’nci maddesinde “Devlet malları, devletçe konulan ve toplanan vergiler ve resimler ile devlete ait paralar ve pay senetleri ile her türlü taşınır ve taşınmaz mal ve bunların kira geliri ve satış bedellerinden oluşmaktadır” hükmü yer almaktaydı. Söz konusu Kanun’un 23’üncü maddesinde de devlete ait tüm taşınmaz malların tapu idaresince hazine adına tescil ve bunların Maliye Bakanlığınca idare olunacağı belirtilmekteydi.

Bu hükümlerden yola çıkarak devlet malının kapsamı tartışma konusu olmuş, konuyla ilgili Danıştay’dan görüş istenmiştir. Danıştay Genel Kurulu, 26.12.1946 tarihli kararında, “1050 sayılı Kanun’da sözü edilen Devlet kavramının dar kapsamlı olduğu ve sadece genel bütçeli idareleri kapsadığı” ifade edilmiştir. Buna göre, katma bütçeli veya özel bütçeli idarelerin kendi adlarına taşınmaz sahibi olabilecekleri sonucu çıkarılmıştır.

Devlet malı kavramının sınırları veya kapsamı, Yargıtay kararlarına da konu olmuştur. Yargıtay içtihatlarında devlet malı, “Devlet tüzelkişiliği içindeki genel ve katma bütçeli dairelerin ellerinde bulunan ve idare ve muhasebesi 1050 sayılı Kanun’a tabi malları kapsadığı” belirtilmektedir.

Dolayısıyla, özel idare malları 1050 sayılı Kanun çerçevesinde devlet malı olarak değerlendirilmemiştir. Bu kapsamda, 2004 sayılı Kanun’un 81’inci maddesinin 1’inci fıkrasındaki devlet malına özel idare malvarlığı dahil edilmemiş, aynı fıkranın içinde yer alan “özel kanunlarındaki haczedilemeyeceği belirtilen malların haczi mümkün değildir” hükmü kapsamında değerlendirilmiştir.

5018 sayılı Kanun ile konu biraz daha açıklığa kavuşmuştur. Çünkü, 5018 sayılı Kanun’un 12’nci maddesinin 3’üncü fıkrası uyarınca genel bütçe; Devlet (Hazine) tüzel kişiliğine dahil olan ve Kanuna ekli (I) sayılı cetvelde yer alan kamu idarelerinin bütçeleri olarak tanımlanmıştır. Dolayısıyla, devlet tüzel kişiliğini oluşturan genel bütçeli kuruluşlarının taşınır ve taşınmaz malları, hakları, alacakları ve borçları hazinenin mülkiyetindedir.

Kaldı ki, mahalli idareler 5018 sayılı Kanun’un 2’nci maddesinin (e) bendi ve 12’nci maddenin son fıkrası ile tanımlanarak, Hazineden ayrı olarak değerlendirilmiştir.

Bütçe kanunlarına ekli “E” cetvellerinde yer alan “Devlet mallarının sigorta edilmemesi esastır.” Özel idareye ait malların sadece “kamu hizmetlerinde fiilen kullanılan mallar”ile sınırlı olduğu, idarenin kullandığı hizmet araçlarının “Devlet Malı” niteliği bulunmadığından hizmet aracına ait KASKO sigorta giderinin idare bütçesinden ödenmesinde hukuken bir sakınca bulunmamaktadır.

2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın Mali Hükümler-Bütçe başlıklı 161 inci maddesinde “Devletin ve kamu iktisadi teşebbüsleri dışındaki kamu tüzel kişilerinin harcamaları, yıllık bütçelerle yapılır.

Mali yıl başlangıcı ile merkezi yönetim bütçesinin hazırlanması, uygulanması ve kontrolü kanunla düzenlenir.

Kanun, kalkınma planları ile ilgili yatırımlar veya bir yıldan fazla sürecek iş ve hizmetler için özel süre ve usuller koyabilir.

Bütçe kanununa, bütçe ile ilgili hükümler dışında hiçbir hüküm konulamaz.” Hükmü yer almaktadır. Bu hüküm uyarınca da anayasaya aykırı Bütçe kanunu ile düzenleme getirilmemesi gerekmektedir. 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na açıkça aykırı olmayan ödemeden dolayı verilen tazmin hükmünün kaldırılmasına karar verilmesi uygun olur." şeklindeki ilave görüşleri,

Üyeler ……, ….. ile ……….’ in;

“Bütçe Kanunu E Cetvelinde yer alan hükme göre, İl Valileri 237 sayılı Taşıt Kanununa ekli(1) sayılı cetvelde yer almakta olup, cetvelde yer aldığı sıraya göre de yakın korumada kullanılan taşıtlardan, valiye hizmet edenlerin en fazla 2 adedinin kasko sigortası giderlerinin taşıtın ait olduğu idare bütçesinin ilgili tertibinden ödenmesi mümkündür.

Buna göre Valilik makamı için bir ve yakın korumada kullanılan iki taşıt olmak üzere toplam üç taşıtın kasko sigortası ödenebilecektir. Buna göre, kasko sigortası yaptırılan 2 adet aracın ne maksatla kullanıldığı ve hangi idareye (Valilik, Özel İdare) ait olduğu, Valilik makamı için Genel Bütçeden tahsis edilen başka araçlar bulunup bulunmadığı, bunların ne maksatla kullanıldığı hususlarının detaylı araştırılarak, buna göre yeniden değerlendirme yapılması için 184 sayılı ilamın 11 inci maddesiyle verilen tazmin hükmünün BOZULARAK dairesine gönderilmesine karar verilmesi gerekir” şeklindeki ayrışık görüşleri,

Üyeler ….., …… ile ……..’ın;

“5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununun “il özel idaresinin giderleri” başlıklı 43 üncü maddesinde, Özel İdarenin yapacağı giderler sıralanmış ve bu maddenin (f) bendinde; “Faiz, borçlanmaya ilişkin diğer ödemeler ile sigorta giderleri” giderler arasında sayılmıştır.

18.10.1983 tarih ve 18195 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 13.10.1983 kabul tarihli ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 106 ncı maddesinde; “Genel bütçeye dahil dairelerle katma bütçeli idarelere, il özel idarelerine ve belediyelere, kamu iktisadi teşebbüslerine ve kamu kuruluşlarına ait motorlu araçların sebep oldukları zararlardan dolayı, bu Kanunun işletenin hukuki sorumluluğuna ilişkin hükümleri uygulanır. Bu kuruluşlar, 85 inci maddenin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere 101 inci maddedeki şartları haiz milli sigorta şirketlerine mali sorumluluk sigortası yaptırmakla yükümlüdürler.” denilmektedir.

Mahalli İdareler Bütçe ve Muhasebe Yönetmeliğinin 5 inci maddesinde bütçenin gider, gelir ve finansmanın ekonomik sınıflandırması bölümlerinden oluştuğu, gider bütçesinin kurumsal, fonksiyonel, finansman tipi ve ekonomik sınıflandırma olmak üzere dört bölüme ayrıldığı ve finansman tipi sınıflandırmanın tek düzeyden diğer sınıflandırmaların dört düzeyden oluştuğu hüküm altına alınmıştır.

Mezkur yönetmeliğin 10 uncu maddesinde, ekonomik sınıflandırma açıklanmış ve birinci düzey ekonomik kodlardan 03 Mal ve Hizmet Alım Giderleri olarak alındığı, kurumların Maliye Bakanlığınca belirlenen dört düzey ekonomik kodlardan ihtiyaç duyduklarını kullanacakları belirtilmiştir.

Analitik bütçe sınıflandırması ile ilgili olarak çıkarılan ve 06.07.2005 tarih ve 25867 mükerrer sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Maliye Bakanlığı Tebliğinde, ekonomik sınıflandırma gider kodları sayılmış, 03 Mal ve Hizmet Alım Giderleri olarak alınmış ve kodların açıklanmasında 03.5.4.02 (açılımı, mal ve hizmet alımları, hizmet alımları, tarifeye bağlı ödemeler, sigorta giderleri) kodu ile ilgili olarak; “Sigorta Giderleri: Diğer harcama kalemlerinin esas giderlerine ilişkin olarak ödenen sigorta giderleri dışında Devlet mallarının sigorta edilmemesi esastır. Ancak;

- Yanıcı ve patlayıcı maddelerin, ilaçların, gemilerin, uçakların ve bunlara ait depolama yerlerinin sigorta giderleri,

- Dış ülkelerdeki Devlete ait temsilcilik binaları ile Devlete ait eşyanın ve kira ile tutulan bina için yapılan kontratta sigorta zorunluluğu varsa kiralık binanın, Türk mülkiyetinde olan veya kira ile tutulan yerlerde organizatör şirket tarafından sigorta zorunluluğu konulmuşsa söz konusu yerlerin sigorta giderleri,

- Dış kuruluşlarla ilgili olarak taşıt sigortası (misyon şefinin uygun gördüğü hallerde tam kasko),

- Belgelerine göre ayrılması mümkün olmayan sigorta giderleri,

- Taşıtların zorunlu mali sorumluluk sigortası giderleri,

- İlgili mevzuatı gereği sigortalanması zorunluluğu bulunan bina, taşıt, malzeme vb. sigorta giderleri.” şeklinde açıklamada bulunulmuştur.

İl Özel İdaresi Kanununda Özel İdarenin mallarının sigorta giderlerinin ödenmesine imkan verilmiş, ancak ayrıntılı olarak yaptırılacak sigorta çeşitleri konusunda bir açıklamada bulunulmamıştır.

Yukarıda belirtildiği üzere 2918 sayılı Kanunun 106 ncı maddesinde Özel İdarelere ait araçlara sadece mali sorumluluk sigortası yaptırma zorunluluğu getirilmiştir.

Analitik bütçe ekonomik sınıflandırması ile ilgili açıklamalarda istisnalar dışında devlet mallarının sigorta edilmemesinin esas olduğu belirtilmiştir. Devlete ait araçların kasko sigortaları istisnalar arasında yer almamaktadır. Bu açıklamalara göre, İl Özel İdaresi Kanunundaki sigorta giderleri ifadesi, mevzuatın zorunlu kıldığı sigorta giderlerini kapsamaktadır.

Sorumlular tarafından, kasko yaptırılan araçların yerli ve yabancı resmi konuklara hizmet için kullanıldığı, Analitik Bütçe Sınıflandırması ile ilgili olarak çıkarılan ve 06.07.2005 tarih ve 25867 mükerrer sayılı Resmi Gazete’ de yayımlanan Maliye Bakanlığı Tebliğinde; ekonomik gider kodlarının sayıldığı ve “Sigorta Giderleri” ile ilgili olarak “Dış kuruluşlarla ilgili olarak taşıt sigortası (misyon şefinin uygun gördüğü hallerde tam kasko)”şeklinde açıklamanın yer aldığı, kasko giderinin valilik oluru ile temsil ağırlama tertibinden ödendiği belirtilmekte ise de; Maliye Bakanlığı Tebliği,2006-2008 Dönemi Bütçe Çağrısı ve Hazırlama Rehberi olup, 5018 sayılı Kanuna ekli (I), (II) ve (III) sayılı Cetvellerde yer alan idareleri kapsamaktadır. 2013 mali yılına ait olan ve5018 sayılı Kanuna ekli (I), (II) ve (III) sayılı Cetveller kapsamında bulunmayan, Mahalli İdareler içerisinde yer alan .... İl Özel İdaresi bütçesinden yapılan işleme dayanak teşkil edemez.

Öte yandan, Özel İdare bütçesinin temsil ve ağırlama tertibinden harcama yapılması valinin yetkisinde olmakla birlikte, vali bu yetkisini “İL ÖZEL İDARESİ BÜTÇESİNDEN YAPILACAK TEMSİL, AĞIRLAMA VE TÖREN GİDERLERİ HAKKINDA YÖNETMELİK” hükümleri çerçevesinde kullanabilir. Söz konusu Yönetmeliğin 4 üncü maddesinde temsil giderleri, 5 inci maddesinde ağırlama giderleri sayılmış olup, bunlar arasında söz konusu gider yer almamaktadır.

Bütün bu nedenlerle 184 sayılı ilamın 11 inci maddesiyle verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE karar verilmesi gerekir” şeklindeki ayrışık görüşlerin karşı),

Oyçokluğu ile,