Kamu İdaresi
Belediyeler ve Bağlı İdareler
Yılı
2014
Daire
7
Dosya No
40626
Tutanak No
43025
Tutanak Tarihi
26.04.2017
Konu
Personel Mevzuatı ile İlgili Kararlar
KARAR

Konu: Su ve Kanalizasyon İdaresinde görev yapan denetçilere 1. derecenin 4. kademesinde bulunan devlet memuruna verilen aylık tutar yerine taban aylık tutarı esas alınarak ücret ödenmesi.

05 sayılı ilamın 9’uncu maddesinde, ...’ de görev yapan denetçilere 1. derecenin 4. kademesinde bulunan devlet memuruna verilen aylık tutar yerine taban aylık tutarı esas alınarak ücret ödenmesi sonucu kamu zararına neden olunduğu gerekçesiyle …. TL’ye tazmin hükmolunmuştur.

İlamda Harcama Yetkilisi sıfatıyla sorumlu tutulan …., …, … ile Gerçekleştirme Görevlisi sıfatıyla sorumlu tutulan …. müşterek imzalı temyiz dilekçelerinde özetle;

Konu hakkındaki yasal dayanak olan 20.11.191 tarih ve 2560 sayılı İstanbul Su Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanunun 10. maddesinde “Denetçilerin ücretleri Devlet memurlarına verilen birinci derecenin son kademesi aylık tutarını (Ek Gösterge hariç) aşmamak üzere Genel Kurulca kararlaştırılır.” denildiğini,

... genel Müdürlüğü'nün 15/05/2008- 27/10/2011 dönemleri arasındaki iş ve işlemlerini denetleyen Mülkiye Müfettişleri tarafından tanzim edilen M.Y. 162/31 sayılı Teftiş raporunun 21. maddesinde konunun aşağıda şekilde yer aldığını;

“... Genel Kurulunca seçilen denetçilerin ücretlerinin Yönetim Kurulunun 13.10.2009 tarih ve 2009/36 sayılı kararı ile Genel Kurul tarafından "Devlet Memurlarına verilen 1. derecenin son kademesi aylık tutarını (Ek Gösterge Hariç) aşmamak kaydıyla ücretlerinin kararlaştırılmasının" teklif edildiği, Genel Kurulun 2009/24 sayılı kararında da aynı ifade kullanılarak ücret belirlemesine gidildiği, bu şekildeki muğlâk genel kurulu kararına dayanılarak denetçilere aylık peşin olarak ödeme yapıldığı, 2011 yılı eylül ayında iki denetçi için ödenen aylık tutarın …. TL olduğu incelenmiştir.

Bundan sonra ücretlerle ilgili olarak alınacak Genel Kurul kararlarında 2560 Sayılı Kanunun 10. maddesi ve ... Kuruluş, Görev, Yetki ve Çalışma Yönetmeliğinin 12. maddesindeki: "Denetçilerin ücretleri, Devlet Memurlarına verilen birinci derecenin son kademesi aylık tutarını (ek gösterge hariç) aşmamak üzere Genel Kurulca kararlaştırılır." Hükmüne göre kanun ve yönetmelikteki ifadelerin aynen tekrar edilmesi yerine kanunun verdiği bu yetkiye dayanılarak ücretin net bir şekilde genel kurul tarafından belirlenmesi sağlanmalı, aksi halde bu belirsizlikten doğan sebeplerle fazla ödeme yapılması durumunda buna sebep olanların sorumluluğunun doğacağı bilinmelidir” denilerek; Teftiş Raporunda ödenecek ücretin net bir şekilde belirlenmesi istendiğinden 09.03.2012 tarih ve 2012/1 nolu Genel Kurulu kararı ile Denetçilere taban aylık kat sayısına göre …. TL. ödenmesi kararlaştırıldığını,

Denetçi ücretlerinin kanunda yer aldığı gibi Devlet memurlarına verilen birinci derecenin son kademesi aylık tutarını (Ek Gösterge hariç) aşmamak tespiti halinde yalnızca gösterge tutarından oluşan bir ücretin anlamlı olmayıp aylık kavramında zaman içinde meydana gelen değişikliklerin değerlendirilmesi gerektiğini, aylık kavramı ve kapsamının 50 yıla yaklaşan uygulama sürecinde değişiklikler geçirdiğini, Analitik bütçe sınıflandırmasında da temel maaş unsurlarının" Bir kadroya dayalı olarak istihdam edilenlere ilgili mevzuatına göre yapılan aylık, ek gösterge, kıdem aylığı ve taban aylığı ödemeleri,…." olarak tanımlandığını,

... Genel Kurulunca, ilgili kanun maddesinde münhasıran hariç tutulduğu için ek gösterge tutarı dikkate almadığını ve aylık kalemlerinden olan taban aylığın ödenmesini kararlaştırdığını,

Bir kısım kurum ve kuruluşlarda görev yapan Yönetim Kurulu üyeleri ve Denetim Kurulu Üyelerinin ücretlerini belirleyen Yüksek Planlama Kurulunun, Yönetim Kurulu üyeleri ve Denetim Kurulu Üyeleri ücretlerine ilişkin almış olduğu kararlarda bir kıstas belirlediğini, Denetim Kurulu Üyeleri ücretlerinin, Yönetim Kurulu Üyeleri ücretlerinin azami 3/4 oranında olması gerektiğini kararlaştırdığını, İlama konu olan 2014 yılı için Yüksek planlama Kurulu, Yönetim Kurulu üyeleri için ….. TL. tutarında bir ücret belirlemiş olup bu tutarın 3/4 oranına kadar yani Denetim Kurul üyelerine ….. TL ye kadar ücret verilebileceğini,

Açıklanan nedenlerle, otuzu aşkın Su ve Kanalizasyon İdarelerinde denetim faaliyetinden amaçlanan faydanın sağlanabilmesi ve bu idarelerde kronik hal alan bu sorunun aşılabilmesi için söz konusu kararın bozulmasını talep etmişlerdir.

Sorumluların temyiz dilekçelerinde Ahizler … ile ….’ın duruşma talep ettiği belirtilmiştir.

Başsavcılık mütalaasında;

“…

Sorumlular, 05 Sayılı İlamın 9’uncu maddesi ile; ... denetçilerine, 1. derecenin 4. kademesindeki bir devlet memuru için belirlenen aylık tutarı kadar ödeme yapılması gerekirken, bu tutar yerine taban aylık tutarlarının ödenmesi nedeniyle 26.154,48 TL için verilen tazmin hükmünün kaldırılması talebiyle, sorgu aşamasında ileri sürülen gerekçeler tekrar ileri sürülerek Daire Kararının bozulmasını talep etmektedirler.

Daire Kararında, konuya ilişkin ileri sürülen gerekçelerin karşılandığı değerlendirilmektedir. Ayrıca, Sayıştay Temyiz Kurulunun aynı konuda verdiği ve istikrar kazanmış tasdik kararları da mevcuttur.

Sorumluların ileri sürdüğü gerekçelerin, yukarıda ifade edilen nedenlerle yasal dayanağı olmadığından, temyiz talebinin reddedilerek, Daire Kararının tasdikine karar verilmesinin uygun olacağı düşünülmektedir” denilmiştir.

Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra,

GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

Ahizlerin fer’i müdahil olarak duruşmaya katılma talebi ile ilgili olarak;

6085 sayılı Sayıştay Kanununun “Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun uygulanacağı haller” başlıklı 61’inci maddesinde, “Bu Kanunda yargılama usulüne ve kanun yollarına ilişkin hüküm bulunmayan hallerde 18/6/1927 tarihli ve 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun ilgili hükümleri uygulanır” denilmiş olup, bahse konu duruşma talebinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerine göre değerlendirilmesi gerekir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun “Fer’î müdahale” başlıklı 66’ncı maddesinde; “Üçüncü kişi, davayı kazanmasında hukuki yararı bulunan taraf yanında ve ona yardımcı olmak amacıyla, tahkikat sona erinceye kadar, fer’î müdahil olarak davada yer alabilir.” hükmü yer almıştır.

Bu hüküm karşısında, sorumluların duruşma talebinin olmadığı temyiz görüşmesinin sadece fer’i müdahilin talebi üzerine duruşmalı olarak gerçekleştirilmesi söz konusu olamaz. Fer’i müdahil ancak sorumlunun duruşma talebinin olması halinde onun yanında duruşmaya katılabilir.

Diğer taraftan, Sayıştay Genel Kurulu, Temyiz Kurulu ve Daireler Kurulunun Çalışma Usul Ve Esaslarının “Temyiz Kurulu toplantılarında bulunabilecek olanlar” başlıklı 27’nci maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan;

“Ahizler duruşmaya fer’i müdahil olarak katılma isteklerini bir dilekçe ile Sayıştay’a bildirirler. Ahizler, Temyiz Kurulunun bu başvuruyu kabul etmesi halinde duruşmaya katılarak açıklamalarını yaparlar.” hükmüne istinaden fer’i müdahilin görüşme talebinin kabulü de mümkün değildir. Zira bu hükümde ahizlerin duruşma isteğinden değil, duruşmaya katılma isteğinden bahsedilmektedir. Dolayısıyla Temyiz Kurulu, fer’i müdahilin duruşma talebinin kabulüne veya reddine değil, 6085 sayılı Kanunun 52’nci maddesinin birinci fıkrasında yazılı ilgililerin talebi üzerine yapılan bir duruşma varsa, o duruşmaya fer’i müdahilin katılma isteğinin kabulüne veya reddine karar vermek durumundadır. Mevcut olayda ilgililerin duruşma talebi olmadığına göre, fer’i müdahilin duruşmaya katılma talebinin değerlendirilmesi de söz konusu olamaz.

Bu nedenle, ahiz …. ile ahiz ….’ın fer’i müdahil olarak duruşmaya katılma talebinin REDDİNE, Oy çokluğuyla,

Konunun esası ile ilgili olarak;

23.11.1981 Tarih ve 17523 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 2560 sayılı İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanunun “Kurulun görevleri” başlıklı 6. maddesinde;

“……

c) Bütçeyi inceleyerek karara bağlamak,

d) Personel kadrolarının ihdas, değiştirilme ve kaldırılmasına karar vermek, yılda iki maaşı geçmemek üzere verilecek ikramiyelerin miktar ve zamanını belirlemek, ……” Genel Kurulun görevleri arasında sayılmıştır.

Aynı Kanunun “Yönetim Kurulunun görevleri” başlıklı 9. maddesinde;

“……

b) Genel Müdürlükçe hazırlanacak yönetmelik, bütçe, bilanço ve kadro taslakları ile personele verilecek ikramiye miktar ve zamanlarına ilişkin önerilerin ön incelemelerini yaparak Genel Kurula sunmak ……” Yönetim Kurulunun görevi olarak sayılmıştır.

“Denetçiler” başlıklı 10.maddesinde;

“(Değişik: 3009 - 23.5.1984 / m.8) İSKİ'nin işlemleri, hizmet süreleri içinde sürekli olarak çalışacak olan iki denetçi tarafından denetlenir.

Denetçi seçilebilmek için mühendislik, hukuk, ekonomi ve işletme konularından en az birinde yüksek öğrenim görmüş ve uzmanlaşmış bulunmak ve aynı konuda en az 10 yıl görev yapmış olmak gerekir.

Denetçilerin hizmet süreleri iki yıl olup, hizmet süreleri sonunda yeniden seçilmeleri mümkündür.

Denetçiler …'nin çalışmalarına ilişkin olarak tespit ettikleri eksiklikler, aksaklıklar ve yasa dışı işlemler hakkındaki raporlarını Genel Kurula verirler. Raporun bir örneği de bilgi için İstanbul Büyük Şehir Belediye Başkanına sunulur. Ayrıca Genel Kurulun Mayıs ayı toplantısında Yönetim Kurulunun bir yıllık faaliyeti hakkında rapor verirler.

Denetçilerin istedikleri bilgi ve belgelerin Yönetim Kurulu ve Genel Müdürlükçe verilmesi zorunludur.

Denetçilerin ücretleri, Devlet memurlarına verilen birinci derecenin son kademesi aylık tutarını (Ek Gösterge hariç) aşmamak üzere Genel Kurulca kararlaştırılır” hükmüne yer verilmiştir.

Anılan hükümlere göre, denetçilere ödenecek ücretin 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nda yer alan (1) sayılı Gösterge Tablosunda bulunan göstergelerin katsayı ile çarpılması sonucu bulunacak tutar kadar olması gerekmektedir. Ancak bahse konu ödemede aylık hesabına taban aylığın da eklendiği görülmüştür.

Sorumlular tarafından taban aylığına ilişkin kısıtlamaların özel kanun niteliğindeki 2560 sayılı Kanuna göre ücret alan denetçilerine uygulanamayacağı belirtilmiş ise de; aynı özel Kanunun “Denetçiler” başlıklı 10. maddesinin son fıkrasında; denetçilerin ücretlerinin devlet memurlarına verilen birinci derecenin son kademesi aylık tutarını (Ek Gösterge hariç) aşmamak üzere Genel Kurulca kararlaştırılacağı hüküm altına alınarak denetçi ücretleri belirlenirken dikkate alınması gereken kıstasın, 657 sayılı Kanunda yer alan aylık tanımı olduğunun altı çizilmektedir.

657 sayılı Kanunun “Memurlara ödenecek aylık tutarları” başlıklı 155. maddesinde;

“Bu Kanun’un 36. maddesinde yer alan sınıflara ait gösterge tablosundaki rakamların, Genel Bütçe Kanunu’nda o yıl için tespit edilen katsayı ile çarpılması sonucunda bulunacak miktarlar, sınıfların derece ve kademelerindeki memurların aylık tutarlarını gösterir.” denilmiştir. Buna göre aylık tanımı 657 sayılı Kanunda her derece için tespit edilen göstergeler ile varsa görevin niteliğine göre belirlenen ek göstergeler toplamının kanunlar gereği saptanan katsayı ile çarpımı sonucu bulunan tutarı ifade etmekte olup, aylık tanımının içerisine aylık gösterge ve ek gösterge dışında kalan diğer ödeme unsurlarının da alınması gerektiğine dair bir hüküm bulunmamaktadır.

27.06.1989 tarih ve 375 sayılı “Devlet Memurları ve Diğer Kamu Görevlilerine Memuriyet Taban Aylığı ve Kıdem Aylığı ile Ek Tazminat Ödenmesi Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 1 inci maddesinde ise;

“Bu göstergeler [1000 gösterge rakamı üzerinden ödenecek memuriyet taban aylığı ve her bir hizmet yılı için 15 (20) gösterge rakamı karşılığı ödenecek kıdem aylığı”] 657 sayılı Kanun ve diğer personel kanunlarına ve kanun hükmünde kararnamelere göre her ne ad altında olursa olsun ödenmekte olan zam, tazminat, ödenek, ücret ve benzeri ödemelerin hesabında dikkate alınmaz.” denilmiştir.

Taban ve kıdem aylıklarının, 375 sayılı KHK’nin 1. maddesinin son fıkrasında yer alan; “Bu göstergeler 657 sayılı Kanun ve diğer personel kanunlarına ve kanun hükmünde kararnamelere göre her ne ad altında olursa olsun ödenmekte olan zam, tazminat, ödenek, ücret ve benzeri ödemelerin hesabında dikkate alınmaz.” hükmü gereğince “denetçi ücretlerinin” ödenmesi sırasında hesaplamalara dâhil edilmemesi gerekmektedir.

Sorumlular, aylık kavramının zaman içinde değiştiğini belirtmekte ise de; 657 sayılı Kanun’un açık hükmü karşısında farklı bir uygulamanın hukuki dayanağı bulunmamaktadır. ... Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü(...) Denetçilerine 1. derecenin 4. kademesindeki bir Devlet Memuru için belirlenen aylık tutarı kadar ödeme yapılması gerekirken taban aylığı tutarlarının da ilave edilerek ödeme yapılması mevzuata aykırıdır.

Açıklanan nedenlerle, sorumluların iddialarının reddi ile 5 sayılı ilamın 9’uncu maddesi ile ….. TL’ye verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE, Oy çokluğuyla,

Karşı oy gerekçesi

Ahizlerin fer’i müdahil olarak duruşmaya katılma talebi ile ilgili olarak;

Üyeler …., ….., …. ile …..nın karşı oy gerekçesi:

“6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 55’inci maddesinin 2’nci fıkrasında temyiz sebepleri sayıldıktan sonra, 52’nci maddenin 1’inci fıkrasında yazılı ilgililer tarafından temyiz başvurusunda bulunulabileceği belirtilmiştir. Bu bağlamda, İlam ile tazmin hükmedilen sorumlular, sorumluların bağlı olduğu kamu idareleri, genel bütçe kapsamındaki kamu idareleri için Maliye Bakanlığı, ilgili muhasebe birimi ve Sayıştay Başsavcılığı temyiz talebinde bulunabilecek kişilerdir.

6085 sayılı Kanun’un 55’inci maddesi uyarınca, temyiz başvurusunda bulunan ilgililer dilekçelerinde yazı ile istemeleri halinde veya Temyiz Kurulu lüzum görürse, tarafları davet ederek savunmalarını dinler ve açıklama isteyebilir. Duruşmalı oturumlara savcı katılmak zorundadır, diğer oturumlarda ise Kurul’un daveti üzerine toplantıya katılarak görüşünü açıklar. Ahizlerin, duruşmaya katılarak açıklamada bulunabilmesi ise, 6085 sayılı Kanun’la getirilen bir yeniliktir.

6085 sayılı Kanunun 80’inci maddesi hükmüne dayanılarak hazırlanan Sayıştay Genel Kurulu, Temyiz Kurulu Ve Daireler Kurulunun Çalışma Usul Ve Esaslarının “Temyiz Kurulu toplantılarında bulunabilecek olanlar” başlıklı 27’nci maddesinde duruşma yapılması halinde duruşmaya katılabilecekler belirtilmiş olup, aynı maddenin 3’üncü fıkrasında; “Ahizler duruşmaya fer’i müdahil olarak katılma isteklerini bir dilekçe ile Sayıştay’a bildirirler. Ahizler, Temyiz Kurulunun bu başvuruyu kabul etmesi halinde duruşmaya katılarak açıklamalarını yaparlar.” hükmü bulunmaktadır.

6085 sayılı Kanun’un “Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun uygulanacağı haller” başlıklı 61’inci maddesi uyarınca, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na bakıldığında, “Hukuki dinlenilme hakkı” başlıklı 27’nci maddesinde;

“(1) Davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahiptirler.

(2) Bu hak;

a) Yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını,

b) Açıklama ve ispat hakkını,

c) Mahkemenin, açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini, içerir.” hükmü bulunmaktadır.

Bu itibarla, ... Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel müdürlüğü 2014 yılı hesabı ile ilgili olarak düzenlenen 05 sayılı ilamın 9’uncu maddesi ile verilen tazmin hükmüne ilişkin temyiz dosyasının duruşmalı olarak görüşülerek, ahizlerin fer’i müdahil olarak duruşmaya katılma TALEBİNİN KABULÜNE karar verilmesi gerekir.”

Konunun esası ile ilgili olarak;

Üye ….’nın karşı oy gerekçesi:

“2560 sayılı Kanunda, denetçi olarak seçileceklerde, idarede sürekli olarak çalışacak ve mühendislik, hukuk, ekonomi ve işletme konularından en ez birinde yüksek öğrenim görmüş ve uzmanlaşmış bulunmak ve aynı konuda en az 10 yıl görev yapmış olmak şartı aranmaktadır. Bu şartlara haiz kişiler arasından seçilenlere de buna uygun ücretin ödenmesi gerekir.

Aylık kavram ve kapsamı 657 sayılı Kanunun yaklaşık 50 yıllık uygulama sürecinde değişiklikler geçirmiştir. Aşınan aylık unsurunun yerine yeni ve ek unsurlar ilave edilmiştir. Uygulamada kamu görevlilerine genel olarak temel maaş, zam ve tazminatlar ile sosyal yardımlar adıyla üç başlık altında ödeme yapılmaktadır. Analitik bütçe sınıflandırmasında da temel maaş unsurları " Bir kadroya dayalı olarak istihdam edilenlere ilgili mevzuatına göre yapılan aylık, ek gösterge, kıdem aylığı ve taban aylığı ödemeleri, ..." olarak tanımlanmıştır.

Denetçilere ücret ödenmesini düzenleyen 2560 sayılı Kanunda ifade edilen aylık tutar, ek gösterge hariç taban ve kıdem aylığından oluştuğu kabul edilmelidir.

Yukarıda yer alan açıklamalar çerçevesinde Dairece verilen tazmin kararının kaldırılmasına karar verilmesi gerekir.”



Karar verildiği 26.04.2017 tarih ve 43025 sayılı tutanakta yazılı olmakla iş bu ilam tanzim kılındı.