Kamu İdaresi
Belediyeler ve Bağlı İdareler
Yılı
2014
Daire
6
Dosya No
41528
Tutanak No
43114
Tutanak Tarihi
31.05.2017
Konu
Çeşitli Konuları İlgilendiren Kararlar
KARAR

KONU: Nikâh için çiftlerden alınan ve belediye geliri olan evlendirme ücretlerinin evlendirme memurlarına dağıtılması.

204 sayılı İlamın 24. maddesiyle; nikâh için çiftlerden alınan ve belediye geliri olan evlendirme ücretlerinin “evlendirme memuru ücreti” adı altında evlendirme memurlarına dağıtılması nedeniyle ... TL’ye tazmin hükmü verilmiştir.

İlamda Gerçekleştirme Görevlisi sıfatıyla sorumlu tutulan ... temyiz dilekçesinde özetle;

10 yıldır Evlendirme Memurluğunda evlendirme memuru olarak görev yaptığını, önceden Evlendirme Memurluğu bütçeyle ödenek tahsis edilen ve harcama birimi olan Yazı İşleri Müdürlüğüne bağlı bir birim olarak faaliyet gösterdiğini, daha sonra Başkanlık talimatı ile 07.06.2010 tarihinde Evlendirme Memurluğunun Başkanlığa, dolayısı ile yine bütçeyle ödenek tahsis edilen harcama birimi olan Özel Kalem Müdürlüğüne bağlanarak faaliyetine devam ettiğini,

Evlendirme Memurluğunun hiçbir zaman Harcama Birimi olmadığını, bütçe tahsisi olan Müdürlüklere bağlı olarak iş ve işlemlerini yürüttüğünü, (5018 sayılı Kanunun 3. maddesinin (k) bendinde, kamu idaresi bütçesinde ödenek tahsis edilen ve harcama yetkisi bulunan birimin, harcama birimi olarak tanımlandığını),

Daire kararına göre Gerçekleştirme Görevlisi olarak tanımlandığını, uzun yıllar tek memur olarak görev yaptığından iş ve işlemlerin aksamaması açısından tüm evraklarda imzasının olabileceğini (Emanet hesabı, memurlara ödenen tutarlar, makbuzlar, tahakkuklar vb. gibi), ancak harcama yetkilisi tarafından ne sözlü ne de yazılı olarak gerçekleştirme görevlisi olarak görevlendirilmediğini, 5018 sayılı Kanunun 33. maddesine göre, gerçekleştirme görevlisi harcama yetkililerince belirlenen görevli olarak belirtildiğini, ortada böyle bir görevlendirmenin bulunmadığını, dolayısıyla gerçekleştirme görevlisi olarak görülmesinin tarafına haksız yere idari ve mali sorumluluk yüklediğini, Yazı İsleri ve Karar Tutanaklar Müdürlüğünün harcama yetkilisinin ... olduğunu, Özel Kalem Müdürlüğünün harcama yetkilisinin ... olduğunu, iki harcama yetkilisi tarafından hiçbir şekilde gerçekleştirme görevlisi olarak görevlendirilmediği gibi bu görevi de yapmadığını, sadece imzası olduğu için borcun tarafına çıkarılmasının yasalara aykırı olduğunu,

Daire İlamında nikâh memurlarının mesai dışı çalışma zorunluluğunun olduğundan bahis edildiğini, oysaki nikâh memurlarının 657 Sayılı Devlet Memurları Kanununa bağlı olarak görev yaptığını,

657 Sayılı Kanunun “Çalışma Saatleri” başlıklı 99. maddesinde;

“Memurların haftalık çalışma süresi genel olarak 40 saattir.

Bu süre Cumartesi ve Pazar günleri tatil olmak üzere düzenlenir.

Ancak özel kanunlarla yahut bu kanuna veya özel kanunlara dayanılarak çıkarılacak tüzük ve yönetmeliklerle, kurumların ve hizmetlerin Özellikleri dikkate alınmak suretiyle farklı çalışma süreleri tespit olunabilir.

Bakanlar Kurulu, yurt dışı kuruluşlarda hizmetin gerektirdiği hallerde, hafta tatilini Cumartesi ve Pazardan başka günler olarak tespit edebilir.” denildiğini,

Yine Daire İlamında Evlendirme Yönetmeliğinin 6. ve 45. maddeleri dayanak gösterilerek “Evlendirme memurlarının verilen her işi yapmakla mükellef zorunlu olduğu” ve “Mesai dışı nikâh kıymak zorunda olduğu” vurgulandığını, oysaki bu maddelerde mesai dışı çalışma zorunluluğundan bahis edilmediğini,

İdare tarafından Evlendirme Memurların mesai dışı çalışma zorunluluğu olmadığını ve mesai saati dışı nikâh taleplerinin karşılanabilmesi düşüncesi ile İçişleri Bakanlığı Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğünün 13 Mart 1989 sayılı genelgesi dayanak gösterilerek mesai dışı çalışan memura “Hizmet Geliri” olarak ödeme yapılabileceğini ve bu ödemenin Belediye bütçesinden değil mesai dışı nikâh kıydırmak isteyenlerin Evlendirme Memur ücreti olarak makbuz karşılığı Belediyenin 333 kodlu Emanet Hesabına yatırılması ve bu hesaptan memurlara ödenmesine karar verilmiş bulunduğunu, Hizmet Gelirinin dağılımı ile ilgili aşağıdaki çalışmaların yapıldığını:

a) İçişleri Bakanlığı Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü 13 Mart 1989 sayılı yazısı dayanak gösterilerek 01.12.2006 Tarihinde Yazı İşleri Kararlar ve Tutanaklar Müdürlüğü tarafından hazırlanan ve Dönemin Belediye Başkanı Ensari BULUT tarafından Belediye Meclis Heyetine havale edilen Evlendirme Memurlarına mesai dışı hizmet gelirinin dağıtımı ile ilgili teklif yazısı (Dosya kapsamında olduğunu),

b) Evlendirme Memurlarından mesai dışı hizmet alacak olan vatandaşın emanet hesabına yatırdığı tutarların dağıtımı ile ilgili ... Belediyesi Plan ve Bütçe Komisyonu Oy birliği ile onay raporu (Dosya kapsamında olduğunu),

c) 05.01.2007 tarih ve ... Sayılı Meclis Kararı ( Evlendirme Memuru Ücreti olarak mesai dışı nikâh kıydırtan vatandaştan Emanet Hesabına tutarların dağıtımı ile ilgili Karar) (Dosya kapsamında olduğunu),

d) Hizmet bedellerinin Evlendirme Memur Ücreti olduğunu ve emanet hesabına alındığını gösterir tahsilat makbuzları. (Dosya kapsamında olduğunu),

e) Çeşitli Dönemlere ait Belediye Başkanı ve Mali İşler Başkan Yardımcısı tarafından onaylanıp imzalanmış mesai dışı nikâh kıydıracakların Belediye emanet hesabına yatıracakları ücret çizelgesi (Dosya kapsamında olduğunu),

f) Muhasebe Biriminin Evlendirme Hizmet Bedelini takip ettiği Emanet Hesap çizelgesi (Dosya kapsamında olduğunu),

Yukarıda (a,b,c,d,e,f) bölümlerinde İdarenin Evlendirme Memurlarına mesai dışı ödeme yapma kararının, bu ödeme ile ilgili yapılan tüm çalışmalar için düzenlenen tüm evrakların kendisinin bilgisi dışında düzenlendiğini, dolayısıyla yapılan ödeme kamu zararına neden olmuş ise bu zararın İdarenin hatalı ve bilgisiz işlem tesisinden oluştuğunu, konu ile ilgili hiçbir kasıt, kusur ve ihmalinin bulunmadığını,

5628 sayılı Kanunla kamu zararı tanımında değişikliğe gidildiğini, artık kamu zararından bahsedebilmek için kamu görevlisinin kasıt, kusur veya ihmalinin aranacağını; kasıt, kusur veya ihmal yok ise kamu zararından bahsedilemeyeceğini,

İdarenin kendi ihmali ve bilgi azlığı gibi nedenlerden kaynaklanan idari işlemlere dayanılarak yapılan fazla ve yersiz ödemelerin, bilgisiz eksik ve mevzuata dayanmayan (Başkanlık teklifleri, Komisyon Raporları, Meclis Kararı, Tarifeler vb. gibi) evraklar düzenlenerek yapıldığını, tüm bu çalışmaların Evlendirme Memurlarına yapılan ödemeleri açık hata olmaktan çıkardığını, Evlendirme Memurlarının ve kendisinin bu ödemelerin “Hatalı Ödeme” olduğunun farkına varmamalarının olağan olduğunu, kaldı ki ödemelerin amir konumundaki Belediye Başkanı, Belediye Meclisi, Bütçe Komisyonu, Muhasebe Yetkilisi ve Harcama Yetkilisi onayı ile yapıldığını, bu durumda kendisinin ve diğer Evlendirme Memurlarının konu ile ilgili gerçek dışı beyan, hile, kasıt, kusur ve ihmallerinin söz konusu olmadığını,

Daire İlamında İçişleri Bakanlığı Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğünün 13 Mart 1989 sayılı genelgesinin geçerliğini yitirdiği ve yürürlükten kalktığı belirtilmiş ise de, bu düşünceyi kabul etmenin mümkün olmadığını, İdare hukukunda “Normlar Hiyerarşisi-Normal Piramidi” ilkesinin geçerli olduğunu, “Düzenleyici İşlemler”in etkisinin bu hiyerarşiye göre ortaya çıktığını, söz konusu genelgenin yetkili makamca yürürlükten kaldırıldığına ilişkin herhangi yeni bir genelge ya da hukuk normu bulunmadığına göre genelgenin yürürlüğü devam ettiğini, yetkili makamın emrini yerine getirmekten başka bir anlam taşımayan işbu genelge hükümleri uyarınca bir uygulamadan dolayı “kamu zararı” nın ortaya çıkmasının olanak dışı olduğunu,

Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulu tarafından kamu görevlilerine menfaat sağlayan hatalı işlemlerin geri alınması hakkındaki 1973/14 sayılı bir kararına göre; ödemenin yapıldığı tarihten itibaren 60 günlük dava açma süresi geçtikten sonra istenmesinin mümkün olmadığını, eğer hatalı ödeme yokluk, açık hata, memurun gerçek dışı beyanı veya hilesi nedeniyle ortaya çıkmışsa süre sınırı aranmaksızın (60 günlük süre de dikkate alınmadan), yapılan fazla ödemenin geri alınabileceğini, bu nedenle ilamın bu yönüyle de bozulmasına karar verilmesi gerektiğini, bu nedenlerden dolayı, evlendirme memuruna nikâh kıydıran tarafından ödenen ücretin Belediye geliri sayılması durumunda ve bu paranın “hatalı ödeme” sayılması durumunda bile “Hak Düşürücü Süre ”yönünden zamanaşımına uğradığının ortaya çıktığını,

Evlendirme memurunun, ilamda da belirtildiği üzere sadece evlendirme ve nikâh kıyma zamanı mesaisine gelmediğini, normal bir memur gibi mesai yaptığını, normal mesai saati başlangıcında görevi başında olmak zorunda olduğunu ve nikâh kıyma durumu dışında da diğer işleri zamanında yapmakla yükümlü olduğunu (mernis bildirimleri, nikâh müracaat işlemleri, sağlık kurumuna havale işlemleri, dosyalama ve mesai içi belediye salonlarında nikâh kıymak v.b gibi), bazı durumlarda akşamın geç saatlerinde nikâh mahalline gittiğini, gerektiğinde taksi tuttuğunu, çok büyük miktarlarda taksi parası ödediğini, bunun için ise kendisine herhangi bir harcırah ya da yolluk da ödenmediğini, bu durumda herhangi bir ücret alamadığı takdirde büyük mağduriyet yaşayacağını,

... Büyükşehir Belediyesi sınırlarının geniş ve yüzölçümünün ... km2 olduğunu, Amir konumundaki yetkililer tarafından yaz aylarında memur başına hafta sonları toplam en az 20 nikâh ve yaz akşamları ise mesafe aralığına göre en az 5 nikâh kıyma görevinin verildiğini, dolayısıyla kilometrelerce mesafeyi katederek kendi imkanları ve ceplerinden harcadıkları para ile görevlerini yerine getirdiklerini, ... ilinde Kır düğün salonlarınının ..., ... ve ... mevkiinde bulunduğunu, ... ilçesine ...’nın 21 km, ...’in 15 km, ...’nın 47 km mesafede olduklarını, nikâh memur sayısının iki, ... Belediyesinin yıllık nikâh işlem sayısının ise 1.700 adet olduğu göz önüne alındığında nikâh memurlarının gece geç saatlere kadar çalıştıklarının ve yüksek miktarda yol giderlerini ceplerinden harcadıklarının görüldüğünü,

Kaldı ki İdarenin yaptığı tüm bu işlemler sonucu 2007 yılından itibaren mesai dışı nikâh kıyan evlendirme memurlarının maaş hesaplarına ödeme yapmak sureti ile “mesai dışı nikâh ücreti” ödediğini,

İçişleri Bakanlığı Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğünün 13.03.1989 tarih ve ... sayılı genelgesi üzerine ... Belediye Meclisince alman 05.01.2007 tarih ve ... sayılı karar ile Evlendirme Memurlarının yolluk ve ücretleri belirlendiğini, bu kararın Belediye Meclisince alındığını, Meclise ise Belediye Başkanı tarafından gönderildiğini ve Belediye Başkanının olurları ile uygulamaya konulduğunu, ilgili müdürün ise harcama yetkilisi olarak sorumluluğunun söz konusu olduğunu, bu hatalı ödemenin sorumluluğunun karar sürecinde katkısı olan herkese sâri olması gerektiğini, kendilerine ödenen ücretten sadece nikâh memurlarının sorumlu tutulmaması gerektiğini,

6245 Sayılı Harcırah Kanununun 28. maddesinde; “Memuriyet mahalli içinde taşıt ile gidilmesi gereken bir yere görev ile gönderilenlerin (48 nci madde kapsamına girenler hariç) yol masrafı mutat olan taşıt aracına göre yapılacak gerçek masraf üzerinden verilir. Acele ve zorunlu hallerde, daire amirinin onayı ile, mutat taşıt dışındaki araçlarla gidilmesi halinde bu taşıt için yapılan masraf yol masrafı olarak ödenir” denildiğini, nikâh memurlarının 48. madde kapsamında sayılmadığını, nikâh memurlarının belirli gün ve gecelerde kendi ceplerinden harcama yaparak taraflarına mesai dışı verilen resmi görevi, kurumun resmi evraklarını muhafaza ederek (Kütük Defteri, Evlendirme Dosyaları, Nikâh Cüzdanları) yerine getirdiklerini,

Evlendirme memurlarına yapılan ödemelerin Belediye bütçesinden değil, mesai dışı nikâh kıydırtmak isteyenlerin “Evlendirme Memur Ücreti” olarak vezneye yatırdıklarını ve emanet hesabına alınan tutarlardan yasal vergiler kesildikten sonra ödemenin yapıldığını belirterek tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmiştir.

Aynı ilam maddesi ile ilgili olarak Harcama Yetkilisi sıfatıyla temyiz talep eden ve buna ilişkin dosyası kendi gündem sırasında görüşülen ..., birinci temyiz dilekçesinde farklı olarak özetle;

03.06.2010 tarihi itibariyle Evlendirme Memurluğunda Evlendirme Memuru olarak görev yapmaya başladığını,

Daire kararında Harcama Yetkilisi olarak tanımlandığını, Evlendirme Memurluğu zaten harcama birimi olmadığı halde, ilamda Harcama Yetkilisi olarak değerlendirilmenin tarafına haksız yere idari bir mali sorumluluk getirdiğini, 5018 sayılı Kanunun 31 inci maddesinin birinci fıkrasında; bütçeyle ödenek tahsis edilen her bir harcama biriminin en üst yöneticisinin harcama yetkilisi olduğunun ifade edildiğini, Evlendirme Memurluğunun Özel Kalem Müdürlüğüne bağlı çalıştığını ve bu birimin Harcama Yetkilisi olarak en üst amir olan Özel Kalem Müdürü ... olduğunu, bu hususun sorguya verdiği savunma dilekçesinde belirtildiği halde değerlendirmeye alınmadığını, kendisinin izinde olduğu bir dönemde belgede imzasının bulunduğu gerekçe gösterilerek harcama yetkilisi olarak kabul edilmesine gerekçe gösterildiğini,

25.11.2013 tarihinde istifa edip 21.03.2014 tarihinde Basın Yayın Halkla İlişkiler Müdürü kadrosuna tekrar atandığını, dolayısıyla 6 (altı) ay süreyle memuriyetten ayrı kaldığını, bu süre içerisinde yukarıda belirtilen 16.01.2014 tarih ve 305 nolu muhasebe işlem fişinde Harcama Yetkilisi olmasının mümkün olmadığını, göreve geri dönüşü itibari ile Evlendirme Memurluğunda görev yapmadığını, 12.06.2014 tarih ve 4187 nolu muhasebe işlem fişinde yine Evlendirme Memurluğunda çalışmadığı gibi ilgili tarihten 2 (iki) gün önce Başkan Yardımcılığı görevine atandığını,

Harcama Yetkilisi olarak tanımlandığı 305 ve 4187 nolu muhasebe işlem fişlerinde söz konusu ödemelerin Özel Kalem Müdürlüğü Harcama Yetkilisi tarafından yapıldığını gösterir Muhasebe Fişlerinin daha önce sorguya verdiği savunma aşamasında dosyaya sunulmuş olup halen dosya kapsamında olduğunu belirterek tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmiştir.

Başsavcılığın birinci mütalaasında;

“Dairesince, ... Belediyesi nikâh için çiftlerden alınan ve belediye geliri olan evlendirme ücretlerinin yasal dayanağı olmaksızın evlendirme memurlarına dağıtılması sonucu oluşan kamu zararının sorumlulardan tazminine karar verilmiştir.

Sorumlu savunmasında, ödemelerin 05.01.2007 tarih ve ... Belediye Meclis kararına istinaden ödendiğini, yapılan ödemelerin tamamının nikâh başvurusunda bulunan kişilerden emanet hesabına alınan ve daha sonra memurların hesabına aktarılan meblağlar olduğunu, dolayısıyla belediye bütçesinden hiçbir ödeme yapılmadığını, belirtilerek tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmektedir.

6245 sayılı Harcırah Kanunu’nun 28. maddesinde “Memuriyet mahalli içinde taşıt ile gidilmesi gereken bir yere görev ile gönderilenlerin (48 nci madde kapsamına girenler hariç) yol masrafı mutat olan taşıt aracına göre yapılacak gerçek masraf üzerinden verilir.

Acele ve zorunlu hallerde, daire amirinin onayı ile, mutat taşıt dışındaki araçlarla gidilmesi halinde bu taşıt için yapılan masraf yol masrafı olarak ödenir. Hükmü,

2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu’nun “Ücrete Tabi İşler” başlıklı 97’nci maddesinde; “...Belediyeler bu Kanunda harç veya katılma payı konusu yapılmayan ve ilgililerin isteğine bağlı olarak ifa edecekleri her türlü hizmet için belediye meclislerince düzenlenecek tarifelere göre ücret almaya yetkilidir. Belediye'ye tekel olarak verilmiş işler kendi özel hükümlerine tabidir. Hükmü,

Bulunmaktadır.

Anılan hükümlere göre Belediye meclisince cumartesi, pazar günü veya mesai saatleri dışında kıyılacak nikâhlar için gidilecek mesafe de göz önünde bulundurularak makul bir miktarda ücret tarifesi düzenlenmek suretiyle ücret alınabilir. Alınan bu ücret belediye geliri sayılmalıdır.

Ancak, 05.01.2007 tarih ve ... sayılı Belediye Meclis Kararı ile nikâh hizmeti karşılığı alınan bedelin, evlendirme memurlarına ücret olarak ödeneceği kararı alınmıştır.

10.7.1985 tarih ve 85/9747 sayılı BKK dayanılarak çıkarılan Evlendirme Yönetmeliğinde, Belediye Meclisince belirlenen ve evlenmek isteyen çiftlerin belediyeye yatırdıkları nikâh hizmeti bedellerinin, evlendirme memurlarına ödeneceğine ilişkin bir hüküm bulunmamaktadır.

Söz konusu ödemenin 05.01.2007 tarih ve ... sayılı Belediye Meclis Kararına istinaden yapılması nedeniyle meclis üyelerinin de sorumluluğunun bulunduğu, ayrıca evlendirme memurlarına emanete alınan nikâh hizmeti bedelin tamamı değil 6245 sayılı Kanunu’nun öngördüğü bir ücretin ödenmesi gerekti değerlendirilmektedir.

Buna göre, Daire kararının bozularak, yeniden değerlendirilmesi için Dairesine tevdiine karar verilmesinin uygun olacağı düşünülmektedir.

Arz ederim.”

denilmiştir.

Aynı ilam maddesi ile ilgili olarak Harcama Yetkilisi sıfatıyla temyiz talep eden ve buna ilişkin dosyası kendi gündem sırasında görüşülen ..., ikinci temyiz dilekçesinde özetle;

05.01.2007 tarih ve ... sayılı Belediye Meclis kararının Hizmet Geliri ile ilgili bir karar olmadığını, bu kararın 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanununun "Ücrete Tabi İşler" başlıklı 97. maddesine göre alınmadığını, bunun Meclis tarafından belirlenen Hizmet bedeli olarak bir gelir kaleminin bulunmadığını, söz konusu Meclis Kararının bütçe ile gelir ve gider olarak ilişkilendirilmediğini, nikâh başvurusunda bulunan kişilerden alınan meblağların ilgili emanet hesabına (333.2.7.2-emanet hesabı) alındığını, Anayasa ve Vergi hukuku açısından Yasal dayanağı olmayan hiçbir tahsilatın gelir kaydedilemeyeceğini, buna göre bu tutarların bir kamu kaynağı olmadığını, kamu kaynağı olmayan bu meblağların nikâh memurlarına ödenmesinden dolayı kamu zararı oluşmasının teknik olarak mümkün olmadığını,

Karar incelendiğinde, "İçişleri Bakanlığı Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğünün 13.03.1989 tarih ve ... sayılı yazısı” ve "6245 Sayılı Harcırah Kanununun" dayanak gösterilerek tarife cetveli hazırlandığının ve bu tutarların emanet hesabında tutulduğunun görüldüğünü,

(Tutarların Emanet Hesabına yatırıldığını gösteren makbuzların dosyada mevcut olduğunu)

(Dilekçe eki 1: 05.07.2007 tarih ve ... sayılı Meclis Kararı)

... Belediye Meclisinin zaten 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanununun "Ücrete Tabi İşler" başlıklı 97. maddesi hükümlerine göre; Evlendirme Dairesi dışındaki nikâhlardan hizmet karşılığı ücret alınması ile ilgili farklı meclis kararı ve ücret tarifesi bulunduğunu (Dilekçe eki 2: 21.10.2009 tarih ve ... sayılı Meclis Kararı ve dilekçe eki 3: ... sayılı Meclis Kararı ile onaylanan ücret tarifesi),

Bu meblağların Belediye geliri olarak kaydedildiğini ve bu tahsilatlardan nikâh memurlarına hiçbir ödeme yapılmadığını, şayet bu meblağlar nikâh memurlarına ödenmiş olsaydı kamu zararından söz etmenin mümkün olduğunu,

(Dilekçe eki 4: ... sayılı Meclis Kararına göre Evlendirme Memurluğunda uyulması gereken esaslar ve dilekçe eki 5: Tarife Cetveli)

İki muhasebe işlem fişindeki imzası sebebiyle tarafına haksız mali ve hukuki sorumluluk yükletildiğini, harcama yetkilisi olmadığını,

Başsavcılık yazısında Sayın Savcı ...’ın görüşüne göre ve daha önceki savunmasında da bahsettiği gibi yukarıda söz konusu olan meclis kararları, tarifeler ve tüm uygulamaların yetkili karar merci olan Belediye Meclisince alındığını, Belediye İdaresi tarafından Meclisin hazırladığı Uygulama Esasları ve Tarife Cetvelinin kendisine ve diğer nikâh memurlarına tebliğ edilerek uygulamalarının sağlandığını, ayrıca vatandaştan tahsil edilen evlendirme ücretlerin tamamının nikâh memurlarına ödenmediğini, yukarıda meclis kararlarından da görüleceği gibi dış nikâh hizmet bedeli olarak alınan karar ile vatandaşlardan yapılan tahsilatların belediye geliri olarak kaydedildiğini, bu gelirden hiçbir ödeme yapılmadığını,

... sayılı Meclis Kararında ise güncel taksi tarifeleri ve memur gündeliği (yevmiyesi) dikkate alındığını, hazırlanan ek tarife ile nikâh memurlarına bu tutarların makul oranda yol ücreti olarak ödendiğini, tüm nikâhlara ticari taksi ile gittiklerini ve taksi ücretini kendi ceplerinden ödediklerini, bazı dönemler bu ödedikleri ücretlerin Belediye tarafından kendilerine aylar sonra ödendiğini, buna rağmen Meclis kararını ve uygulama esaslarını yerine getirdiklerini, bu meblağların kamu zararı olarak görülmesi ve kendilerinden tahsili yoluna gidilmesinin telafisi olmayan mağduriyet yaratacağını belirterek tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmiştir.

Başsavcılığın ikinci mütalaasında;

“İlgi yazınız ekinde gönderilen 2. Temyiz dilekçesi incelenmiş olup; adı geçen tarafından ileri sürülen hususların 21.10.2016 tarih ve 17931-30605 sayılı yazımızda belirttiğimiz görüşlerimizin değiştirilmesini sağlayacak bir mahiyet taşımadığı anlaşıldığından, yargılamanın söz konusu mütalâamıza göre karara bağlanmasının uygun olacağı düşünülmektedir.” denilmiştir.

Duruşma talebinde bulunan ... ile Sayıştay Savcısının sözlü açıklamalarının dinlenmesinden ve dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra,

GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

Sorumluluk itirazına ilişkin olarak;

Harcama Yetkilisi sıfatıyla sorumlu tutulan ... dilekçesinde, 16.01.2014 tarih ve 305 nolu ile 12.06.2014 tarih ve 4187 nolu Muhasebe İşlem Fişlerinde harcama yetkilisi olarak sorumlu tutulduğunu, oysaki evlendirme memurluğunun harcama birimi olmadığını, dolayısıyla harcama yetkilisi olarak değerlendirilmesinin tarafına haksız yere idari ve mali sorumluluk yüklediğini, harcama yetkilisinin Özel Kalem Müdürü ... olduğunu ifade etmişse de; ödemelere ilişkin düzenlenen muhasebe işlem fişleri üzerinde imzası bulunduğundan ...’un sorumlulukla ilgili itirazı yerinde görülmemiştir.

Gerçekleştirme Görevlisi sıfatıyla sorumlu tutulan ... dilekçesinde, Daire kararında Gerçekleştirme Görevlisi olarak sorumlu tutulduğunu, uzun yıllar tek memur olarak görev yaptığından iş ve işlemlerin aksamaması açısından tüm evraklarda imzasının olabileceğini (Emanet hesabı, memurlara ödenen tutarlar, makbuzlar, tahakkuklar vb. gibi), ancak harcama yetkilisi tarafından ne sözlü ne de yazılı olarak gerçekleştirme görevlisi olarak görevlendirilmediğini, gerçekleştirme görevlisi olarak görülmesinin tarafına haksız yere idari ve mali sorumluluk yüklediğini, Yazı İsleri ve Karar Tutanaklar Müdürlüğünün harcama yetkilisinin ... olduğunu, Özel Kalem Müdürlüğünün harcama yetkilisinin ... olduğunu, iki harcama yetkilisi tarafından hiçbir şekilde gerçekleştirme görevlisi olarak görevlendirilmediği gibi bu görevi de yapmadığını ifade etmişse de; ödemelere ilişkin düzenlenen muhasebe işlem fişleri üzerinde imzası bulunduğundan ...’ın sorumlulukla ilgili itirazı yerinde görülmemiştir.

İlam hükmünün esası ile ilgili olarak;

Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerin incelenmesi sonucunda; İçişleri Bakanlığı Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğünün 13 Mart 1989 tarih ve ... sayılı yazısı ve 6245 sayılı Harcırah Kanununa dayanılarak alınan 05.01.2007 tarih ve ... sayılı Belediye Meclis Kararı ile mesai saatleri haricinde ve Belediyenin evlendirme dairesi dışında evlenen çiftlerden “Evlendirme Memuru Ücreti” adı altında ücret tahsil edildiği ve bu ücretlerin tamamının evlendirme memurlarına dağıtıldığı görülmüştür.

10.07.1985 tarih ve 85/9747 sayılı Bakanlar Kurulu Kararına dayanılarak çıkartılan Evlendirme Yönetmeliğinin;

“Evlendirme Memurluğunun Görev, Yetki ve Sorumlulukları” başlıklı 6. maddesinde,

“Kendilerine ilgili makamlarca evlendirme yetki ve görevi verilen evlendirme memurluğunun, birbirleri ile evlenmek isteyen kadın ve erkeğin evlenmeye dair müracaatlarını kabul etmek, mevzuatın öngördüğü şekilde evlenme dosyasını hazırlamak, evlenmeyi yapmak, aile cüzdanı düzenleyip vermek, evlenmenin nüfus kütüklerine tescilini sağlamak, evlenme kütüğü ve dosyalarını iyi bir şekilde muhafaza etmek, denetim yapmak isteyen yetkililere gerekli kolaylığı göstererek ve bu yetkililerce istenen kütük, dosya ve belgeleri denetime hazır halde bulundurmakla görevlidirler.

Evlendirme memurları bu görevlerinden dolayı nüfus müdürlerine karşı sorumludurlar. Belediye personeli arasından görevlendirilen evlendirme memurlarının belediye başkanına karşı olan sorumlulukları saklıdır.”,

“Evlendirme Memurları” başlıklı 7. maddesinde,

“Evlendirme memuru, belediye bulunan yerlerde belediye başkanı veya bu işle görevlendireceği memur, köylerde muhtardır. Bakanlık il nüfus ve vatandaşlık müdürlüklerine, nüfus müdürlüklerine ve ilgili dış temsilciliklere evlendirme memurluğu görev ve yetkisi verebilir...”,

“Tören Yerleri” başlıklı 26. maddesinde,

“Evlenme törenlerinin ilgili makamlarca bu iş için tahsis edilmiş olan resmi salon veya yerlerde yapılması esastır. Ancak tarafların isteği üzerine; a) İkametgahlarda, özel bina veya salonlarda,…Evlenme yapılabilir...”,

“Evlenmelerin Çalışma Saatlerinde Yapılması” başlıklı 45. maddesinde,

“Evlenme törenleri günlük çalışma saatleri içerisinde yapılır. Ancak, tarafların isteği üzerine çalışma saatleri dışında veya hafta sonu veya resmi tatil günlerinde özel yer ve salonlarda tören yapılabilir.”,

hükümleri yer almaktadır.

Söz konusu Yönetmelik, evlendirme ile ilgili usul ve işlemleri düzenlemektedir. Yönetmelikte evlendirme memurlarının görev ve yetkileri de açıklanmış, evlenme törenlerinin özel salon veya binalarda tarafların isteği ile çalışma saatleri dışında yapılabileceği hüküm altına alınmıştır.

2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanununun “Ücrete Tabi İşler” başlıklı 97. maddesinde; “…Belediyeler bu Kanunda harç veya katılma payı konusu yapılmayan ve ilgililerin isteğine bağlı olarak ifa edecekleri her türlü hizmet için belediye meclislerince düzenlenecek tarifelere göre ücret almaya yetkilidir. Belediye'ye tekel olarak verilmiş işler kendi özel hükümlerine tabidir…” denilmektedir.

Anılan hükümlere göre Belediye meclisince cumartesi, pazar günü veya mesai saatleri dışında kıyılacak nikâhlar için gidilecek mesafe de göz önünde bulundurularak makul bir miktarda ücret tarifesi düzenlenmek suretiyle ücret alınabilir. Alınan bu ücret belediye geliri olup bu ücretin evlendirme memurlarına dağıtılacağına veya evlendirme memurlarına mali hak sağlayacağına yönelik herhangi bir mevzuat hükmü bulunmamaktadır. Dolayısıyla evlendirme bedellerinin evlendirme memurlarına dağıtılması sonucu kamu zararına neden olunmuştur.

Sorumlular yapmış oldukları savunmalarında, İçişleri Bakanlığı Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğünün 13 Mart 1989 tarih ve ... sayılı yazısında evlenmenin resmi salonlar dışında özel salonlarda yapılması halinde ilgililerden memurun kanuni yevmiye ve yol giderlerinin talep edilebileceğinin belirtildiğini, söz konusu yazıya ve 6245 sayılı Harcırah Kanununa dayanılarak alınan 05.01.2007 tarih ve ... sayılı Belediye Meclis Kararına göre ise, mesai saatleri haricinde ve Belediyenin evlendirme dairesi dışında evlenen çiftlerden evlendirme memurunun yevmiye ve yol giderini (taksi ücreti) kapsayan ücretin alınıp evlendirme memurlarına ödendiğini ifade etmişlerdir. Ancak 6245 sayılı Harcırah Kanununda açık bir şekilde memuriyet mahalli içerisinde görevlendirenlere yevmiye verilmeyeceği ve yol masrafının mutad taşıt üzerinden hesaplanacağı belirtildiğinden uygulama mevzuata aykırıdır. Ayrıca, evlendirme işlerini ilgilendiren Yönetmelikte evlendirme törenlerinin çalışma saatleri dışında veya hafta sonu veya resmi tatil günlerinde özel yer ve salonlarda yapılabileceği belirtilip evlendirme memurlarına bundan dolayı herhangi bir ücret ödemesi yapılacağına ilişkin bir hüküm bulunmamaktadır. Dolayısıyla, 05.01.2007 tarih ve ... sayılı Belediye Meclis Kararının herhangi bir hukuki dayanağı bulunmamaktadır.

Ayrıca sorumluların savunmalarında, 6245 sayılı Harcırah Kanunun 28. maddesi uyarınca nikâh memurlarına harcırah ödenebileceği ve bundan dolayı yapılan ödemenin hukuka uygun olduğu ifade edilmiştir. 6245 sayılı Kanunun 28. maddesine göre, memuriyet mahalli içinde taşıt ile gidilmesi gereken bir yere görev ile gönderilenlerin (48 nci madde kapsamına girenler hariç) yol masrafı mutat olan taşıt aracına göre yapılacak gerçek masraf üzerinden verileceği, acele ve zorunlu hallerde, daire amirinin onayı ile, mutat taşıt dışındaki araçlarla gidilmesi halinde bu taşıt için yapılan masrafın yol masrafı olarak ödeneceği belirtilmiştir. Buna göre, acele ve zorunlu hallerde mutat taşıt dışındaki araçlarla gidilmesi halinde bu taşıt için yapılan masrafın yol masrafı olarak ödenebilmesi için daire amirinin onayı gerekmektedir. Ancak, evlendirme memurlarına yapılan ödemenin dayanağı daire amirinin onayı olmayıp herhangi bir hukuki dayanağı olmayan 05.01.2007 tarih ve ... sayılı Belediye Meclis Kararıdır. Dolayısıyla yapılan ödeme mevzuata aykırı bir ödemedir.

Sorumlular savunmalarında, nikâh başvurusunda bulunan kişilerden alınan meblağların ilgili emanet hesabına (333.2.7.2-emanet hesabı) alındığını, Anayasa ve Vergi hukuku açısından Yasal dayanağı olmayan hiçbir tahsilatın gelir kaydedilemeyeceğini, buna göre bu tutarların bir kamu kaynağı olmadığını, kamu kaynağı olmayan bu meblağların nikâh memurlarına ödenmesinden dolayı kamu zararı oluşmasının mümkün olmadığını ifade etmişlerse de, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun 3. maddesinin (g) bendine göre, kamu kaynakları borçlanma suretiyle elde edilen imkânlar dahil kamuya ait gelirler, taşınır ve taşınmazlar, hesaplarda bulunan para, alacak ve haklar ile her türlü değerleri ifade ettiğinden, 333 Emanetler Hesabında bulunan para da bir kamu kaynağıdır ve hukuki dayanağı olmadan bu hesaptan yapılan ödeme de kamu kaynağında eksilmeye neden olduğundan 5018 sayılı Kanunun 71. maddesi uyarınca kamu zararı oluşturmaktadır.

Ayrıca, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının “D) Kamu Hizmeti ile İlgili Hükümler” kısmında yer alan “Genel İlkeler” başlıklı 128. maddesinde;

“Devletin, kamu iktisadî teşebbüsleri ve diğer kamu tüzelkişilerinin genel idare esaslarına göre yürütmekle yükümlü oldukları kamu hizmetlerinin gerektirdiği aslî ve sürekli görevler, memurlar ve diğer kamu görevlileri eliyle görülür.

Memurların ve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ve diğer özlük işleri kanunla düzenlenir…” hükmü ve,

657 sayılı Devlet Memurları Kanununun “Mali Haklar” başlıklı 146. maddesinde;

“Bu Kanunun birinci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren memurlar aylık, ücret, ödenek, hizmetle ilgili her çeşit ödeme ve bunların şekil ve şartları bakımından bu Kanundaki hükümlere, aynı maddenin ikinci fıkrası kapsamına giren memurlar özel kanunlardaki hükümlere tabidir.

Memurlara kanun, tüzük ve yönetmeliklerin ve amirlerin tayin ettiği görevler karşılığında bu Kanunla sağlanan haklar dışında ücret ödenemez. Hiçbir yarar sağlanamaz.” hükmü yer almaktadır.

Buna göre, Anayasanın ve 657 sayılı Kanunun söz konusu hükümleri gereği, herhangi bir kamu hizmeti ifa eden memurlara, ifa ettikleri hizmet karşılığı bir ödeme yapılmasının kanuna dayanması zorunludur. Hukuki dayanağı olmadan, devlet memurlarına idarelerce herhangi bir ödeme yapılması veya menfaat sağlanması mümkün değildir. Dolayısıyla, evlendirme memurlarına “evlendirme memuru ücreti” adı altında ücret ödenmesi Anayasaya ve 657 sayılı Kanununa aykırıdır.

Sorumlular, Danıştay tarafından verilen içtihat kararını öne sürerek 60 günlük dava açma süresinin uygulanması gerektiğini belirtmekte ise de; 6085 saylı Sayıştay Kanununun 50. maddesinde, daireler tarafından yapılan hesap yargılaması sonucunda; hesap ve işlemlerin yasal düzenlemelere uygunluğuna veya kamu zararının sorumlulardan tazminine hükmedileceği belirtilmektedir.

Anayasanın 160. maddesinin bir ve ikinci fıkralarında;

“(...) Sayıştay’ın kesin hükümleri hakkında ilgililer yazılı bildirim tarihinden itibaren onbeş gün içinde bir kereye mahsus olmak üzere karar düzeltilmesi isteminde bulunabilirler. Bu kararlar dolayısıyla idari yargı yoluna başvurulamaz.

Vergi, benzeri mali yükümlülükler ve ödevler hakkında Danıştay ile Sayıştay kararları arasındaki uyuşmazlıklarda Danıştay kararları esas alınır.” hükmü yer almaktadır.

Buna göre, Anayasal bir kuruluş olan Sayıştayın Anayasa ve kendi Kanunundan kaynaklanan denetim ve yargılama yetkisini kullanması sonucu verilen Sayıştay ilamlarına, vergi konusunda Danıştayca verilen kararlar hariç idari ve genel mahkemelerce verilen kararlar bir engel teşkil etmemekte; idari yargı mercileri tarafından verilen kararlar Sayıştay yargılaması açısından yapılmış olan usulsüz ödemeyi ve bu usulsüz ödemeden doğan sorumluluğu ortadan kaldırmamaktadır.

6085 sayılı Sayıştay Kanununun “İlamların İnfazı” başlıklı 53. maddesinin ikinci fıkrasında ise; “İlamlarda gösterilen tazmin miktarı hüküm tarihinden itibaren kanuni faize tabi tutularak, 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu hükümlerine göre tahsil olunur.” hükmüne yer verilmektedir.

Anayasanın yukarıda söz edilen 160. maddesine göre Sayıştay kararlarının kesin hüküm niteliğini taşıdığı kuşkusuzdur. Sayıştay ilamı ile tazmin tutarının maddede ilişik tutulan muhasebe işlem fişlerinin üzerinde imzası bulunan görevlilerden tahsiline karar verilmiş olup 6085 sayılı Kanunun 53. maddesi hükmü uyarınca bu miktarın İcra ve İflas Kanunu hükümlerine göre bu görevlilerden tahsil edilmesi gerektiği gibi, tazminle yükümlü tutulan görevlilerinin haksız ödemeden yararlanan ilgililere özel hukuk hükümleri çerçevesinde rücu etmeleri mümkündür.

Bu itibarla, sorumlu iddialarının reddedilerek 204 sayılı İlamın 24. maddesiyle ... TL’ye ilişkin olarak verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE, oy çokluğuyla,

Karşı oy gerekçesi

8. Daire Başkanı ...’ın karşı oy gerekçesi:

İlam hükmünün esasına ilişkin olarak tazmin hükmünün tasdiki gerekmekle birlikte, 5018 sayılı Kanunun “Harcama yetkisi ve yetkilisi” başlıklı 31. maddesinde yer alan; “Kanunların verdiği yetkiye istinaden yönetim kurulu, icra komitesi, komisyon ve benzeri kurul veya komite kararıyla yapılan harcamalarda, harcama yetkisinden doğan sorumluluk kurul, komite veya komisyona ait olur” hükmü uyarınca, mesai saatleri haricinde ve Belediyenin evlendirme dairesi dışında evlenen çiftlerden evlendirme memurunun yevmiye ve yol giderini (taksi ücreti) kapsayan ücretin alınıp evlendirme memurlarına ödenmesinin Belediye Meclisi kararı ile yapılan bir uygulama olması sebebiyle, 05.01.2007 tarih ve ... sayılı Belediye Meclisi Kararında imzası bulunan Belediye Meclis Üyelerinin evlendirme memurlarına yapılan ödemeden sorumlu tutulması gerekmektedir.

Bu itibarla, yukarıda belirtilen gerekçelerle 05.01.2007 tarih ve ... sayılı Belediye Meclisi Kararında imzası bulunan Belediye Meclis Üyelerinin sorumluluğa dâhil edilmesi suretiyle yeniden hüküm tesisini teminen 204 sayılı İlamın 24. maddesiyle verilen tazmin hükmünün Bozularak dosyanın ilgili Dairesine Tevdiine karar verilmesi gerekir.

3. Daire Başkanı ..., Üyeler ..., ..., ... ve ...’nın karşı oy gerekçesi:

... ... Belediyesinin 05.01.2007 tarih ve ... sayılı Belediye Meclis Kararı ile mesai saatleri haricinde ve Belediyenin evlendirme dairesi dışında evlenen çiftlerden “Evlendirme Memuru Ücreti” adı altında ücret tahsil edildiği ve bu ücretlerin tamamının evlendirme memurlarına dağıtıldığı görülmüştür. “Evlendirme Memuru Ücreti” evlendirme memurlarının 1 günlük yevmiyesi ve taksi ücretlerinden oluştuğundan ve 6245 sayılı Harcırah Kanununda açık bir şekilde memuriyet mahalli içerisinde görevlendirenlere yevmiye verilmeyeceğinden evlendirme memurlarına sadece ulaşım gideri olan taksi ücretlerinin ödenmesi gerekmektedir. Bu itibarla, 204 sayılı İlamın 24. maddesiyle tazmin hükmolunan tutardan mevzuata uygun olarak ödenen taksi ücretleri düşülerek sadece ödenen yevmiyelerin kamu zararı olarak hesaplanıp Harcama Yetkilisi (Evlendirme Müdürü) ... ile Gerçekleştirme Görevlisi (Evlendirme Memuru) ...’ın uhdelerinde bırakılmak suretiyle ilam hükmünün Düzeltilerek Tasdiki gerekir.

Üye ...’nün karşı oy gerekçesi:

Vatandaşlara en yakın yerlerde ve en uygun yöntemlerle belediye hizmetlerini sunmak belediyenin görevidir. Evlenme törenlerinin ilgili makamlarca bu iş için tahsis edilmiş olan resmi salon veya yerlerde yapılması esas olmakla birlikte, tarafların isteği üzerine, ilgililerin ikametgahlarında, özel salonlarda da nikah töreni yapılabilmektedir. Bu nedenle tarafların isteği üzerine çalışma saatleri dışında veya hafta sonu veya resmi tatil günlerinde özel yer ve salonlarda gerçekleştirilen nikah törenleri için çiftlerden evlendirme ücreti alındığı, bu ücretin de “evlendirme memuru ücreti” adı altında evlendirme memurlarına dağıtıldığı anlaşılmaktadır.

6245 sayılı Kanunun 28. maddesine göre, memuriyet mahalli içinde taşıt ile gidilmesi gereken bir yere görev ile gönderilenlerin yol masrafı mutat olan taşıt aracına göre yapılacak gerçek masraf üzerinden ödenecektir. Ancak, acele ve zorunlu hallerde, daire amirinin onayı ile, mutat taşıt dışındaki araçlarla gidilmesi halinde bu taşıt için yapılan masrafın yol masrafı olarak ödeneceği de aynı Kanunda belirtilmiştir. Belediyedeki evlendirme memur sayısı, bunun yanında ... Belediyesinin yıllık nikâh işlem sayısının 1.700 adet olması, evlendirme memurlarının özellikle yaz mevsiminde ve hafta sonları günlük birden fazla nikâh kıyma görevlerinin olabileceği göz önünde bulundurulduğunda bu görevin mutat taşıt aracı ile yapılamayacağı anlaşılmaktadır.

5393 sayılı Belediye Kanununun 18/f fıkrası gereği Belediye Meclisinin de “Kanunlarda vergi, resim, harç ve katılma payı konusu yapılmayan ve ilgililerin isteğine bağlı hizmetler için uygulanacak ücret tarifesini belirlemek” yetkisi bulunmaktadır. Bu çerçevede belediye meclisi harcırah kanununa dayanarak vergi, resim, harç ve katılma payı konusu olmayan ve evlenecek çiftlerin isteğine bağlı bir hizmet olan nikah törenleri için uygulanacak ücret tarifesini belirlemiştir. Harcırah Kanunu ve Meclis kararı çerçevesinde görevli memurlara yol masraflarının ödenmesinde mevzuata aykırı bir durum bulunmamaktadır.

Çoğunluk görüşünde ifade edildiği üzere, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun “Mali Haklar” başlıklı 146. maddesinde;

“Bu Kanunun birinci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren memurlar aylık, ücret, ödenek, hizmetle ilgili her çeşit ödeme ve bunların şekil ve şartları bakımından bu Kanundaki hükümlere, aynı maddenin ikinci fıkrası kapsamına giren memurlar özel kanunlardaki hükümlere tabidir.

Memurlara kanun, tüzük ve yönetmeliklerin ve amirlerin tayin ettiği görevler karşılığında bu Kanunla sağlanan haklar dışında ücret ödenemez. Hiçbir yarar sağlanamaz.” hükmü yer almaktadır. Ancak Fazla çalışma ücreti de memurlara bu Kanunla sağlanan haklardan olup, Kanunun 147. maddesinde “Kurumların, bu Kanunun 178 inci maddesinde yazılı esaslar çerçevesinde normal çalışma saatleri dışında çalıştırdıkları memurlara, fazla çalışma saati itibariyle ödenen para” şeklinde ifade edilmiştir. Dolayısıyla evlendirme memurlarının mesai saatleri dışında ve hafta sonlarında ifa ettikleri görev için fazla çalışma ücreti alıp alamayacakları veya aldıkları yevmiye ile ilgili bir karşılaştırma yapılmadan kamu zararı hesaplamak hakkaniyetle bağdaşmaz. Bahsedilen mevzuat ve sorumlu savunmaları dikkate alınarak 204 sayılı İlamın 24. maddesiyle ... TL’ye ilişkin olarak verilen tazmin hükmünün Kaldırılmasına karar verilmesi gerekir.

Karar verildiği 31.05.2017 tarih ve 43114 tutanakta yazılı olmakla iş bu ilam tanzim kılındı.