Temyiz Karar Detayı
Kamu İdaresi
Özel İdareler
Yılı
2013
Daire
1
Dosya No
40836
Tutanak No
44456
Tutanak Tarihi
09.05.2018
Konu
İş Mevzuatı ile İlgili Kararlar
KARAR
Konu: İl Özel İdaresinde 2005 yılından sonra işe başlayan işçilerin maaş ödemelerinde 2. Dönem Toplu İş Sözleşmesinin 17’nci maddesine istinaden düzenlenen ve 2005 tarihinden sonra işe gireceklere uygulanacak ücret skalası olan Ek 1/B yerine, 2005 öncesi işe girenlere uygulanacak ücret skalası olan Ek 1/A’nın uygulanması.
... İl Özel İdaresi 2013 yılı hesabı ile ilgili olarak düzenlenen yargılamaya esas raporun 16’ncı maddesinde yer alan; ... İl Özel İdaresinde 2005 yılından sonra işe başlayan işçilerin maaş ödemelerinde 2. Dönem Toplu İş Sözleşmesinin 17’nci maddesine istinaden düzenlenen ve 2005 tarihinden sonra işe gireceklere uygulanacak ücret skalası olan Ek 1/B yerine, 2005 öncesi işe girenlere uygulanacak ücret skalası olan Ek 1/A’nın uygulanması konusu ile ilgili olarak söz konusu ödemenin, İl Genel Meclisinin 07.02.2013 tarih ve 13 no’lu oluru ile gerçekleştirildiğinden, söz konusu meclis kararında imzaları bulunan İl Genel Meclis Üyeleri ile onay veren Valinin savunmalarının alınması için konunun hüküm dışı bırakılmasına karar verilmiş;
Denetçisi tarafından hazırlanan ek raporda, söz konusu meclis kararında imzaları bulunan İl Genel Meclis Üyeleri ile onay veren Vali sorumluluğa dâhil edilmiş;
Dairesince; 6085 sayılı Sayıştay Kanununun 50’nci maddesinin üçüncü fıkrası hükmü gereğince görüşülmesinin devamına karar verildikten sonra, 184-269 sayılı Ek İlam ile;
“... İl Özel İdaresinde 2005 yılından sonra işe başlayan işçilerin maaş ödemelerinde 2. Dönem Toplu İş Sözleşmesinin 17’nci maddesine istinaden düzenlenen ve 2005 tarihinden sonra işe gireceklere uygulanacak ücret skalası olan Ek 1/B yerine 2005 öncesi işe girenlere uygulanacak ücret skalası olan Ek 1/A ’nın uygulanması nedeniyle … TL kamu zararının tazminine” hükmolunmuş;
Sayıştay Temyiz Kurulunun 26.04.2017 tarih ve 43015 tutanak sayılı kararı ile de tazmin hükmünün tasdikine karar verilmişti.
İl Özel İdaresi adına Avukatlar … ile …. karar düzeltilmesi talebi ile vermiş oldukları müşterek imzalı dilekçelerinde, Kurumda 2005 yılından önce işe başlayan işçilerle 2005 yılından sonra işe giren işçilere ayrı ayrı ücret skalası uygulanmasının eşit işe eşit ücret prensibine uymadığını, dolayısıyla bu haksızlığın giderilmesi için İl Genel Meclis Kararı ve Valilik makamının onayı ile 2005 yılından sonra işe alınan işçilere EK-l/A skalasından ücret ödenmesinin yasal olduğunu,
Temyiz Kurulunda yapılan temyiz incelemesinde ise bu hususların yanında, İlama konu 9 adet işçinin 5 tanesinin önceleri Koop-İş' e üye olarak çalıştığını ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca parçalı işkolunun iptal edilmesi sonucu Yol-İş sendikasına üye olmak zorunda kaldıklarını, bu işçilerin Ücretlerinin Ek 1/B skalasından yüksek olması nedeniyle zaten yürürlükte bulunan Toplu İş Sözleşmesinin 17/4 maddesi gereğince en yakın lehte dereceden ücret almaları gerektiğini, bu işçiler hakkında kamu zararı oluşmadığı hususundaki savunmalarının da karşılanmadığını,
Bunların yanı sıra, Anayasanın 10. Maddesi ile 4857 sayılı İş Kanunun 5. ve 62. maddelerinde düzenlenen ilkeler doğrultusunda yaptıkları savunmaların da karşılanmadığını,
Sayıştay Temyiz Kurulunun 10.05.2016 tarih ve 41838 tutanak nolu İlamının da aynı konu ile ilgili olduğunu, bu karar ile Dairece verilen tazmin kararının bozulduğunu, benzer konularda birbiri ile çelişen Sayıştay Temyiz Kurulu kararları bulunduğunu belirterek tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmişlerdir.
Başsavcılık mütalaasında;
“..,.
Dava konusu Toplu Sözleşmenin tarafları Yol-İş Sendikası ile TÜHİS olup 2822 sayılı Kanun’un 2,7,10 ve 12. maddeleri gereği Toplu İş Sözleşmesi yapma yetkisi yukarda adı geçen taraflara aittir. Anlaşılacağı üzere Toplu İş Sözleşmesine taraf olmayan İl Genel Meclisi Kararı ve Vali onayı ile Toplu İş Sözleşmesinin yetkisiz şekilde değiştirilerek 01.03.2005 tarihinden Önce işe başlayan işçilere Toplu İş Sözleşmesi Ek-l/A skalasından ücret ödenmesi doğru değildir.
Sayıştay 1. Dairesi tarafından yargılanması sonucunda düzenlenen 190 sayılı ilamın 3.Maddesi ile verilen tazmin hükmünün, Sayıştay Temyiz Kurulunun 10.05.2016 tarih ve 41838 sayılı tutanağı ile yeniden değerlendirilmek üzere bozulmasına karar verilmesi üzerine, aynı Dairece yapılan yargılama sonucunda; 16.02.2017 tarih ve 321 saylı ek ilam ile yeniden tazmin kararı verilmiş olup hüküm henüz kesinleşmemiştir.
Ayrıca dilekçe de iddia edilen hususlar, gerek Dairesince yapılan yargılama sırasında, gerekse Temyiz Kurulunda yapılan yargılama sırasında değerlendirilmiştir.
Bu nedenlerle, adı geçenlerin karar düzeltme taleplerinin reddedilmesine karar verilmesinin uygun olacağı düşünülmektedir” denilmiştir.
... İl Özel İdaresi adına duruşma talebinde bulunan Av. .. Av. …. ile Sayıştay Savcısının sözlü açıklamalarının dinlenmesinden ve dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ.
Sorumlular tarafından İlama konu 9 adet işçinin 5 tanesinin önceleri Koop-İş' e üye olarak çalıştığı ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca parçalı işkolunun iptal edilmesi sonucu Yol-İş sendikasına üye olmak zorunda kaldıkları, bu işçilerin Ücretlerinin Ek 1/B skalasından yüksek olması nedeniyle zaten yürürlükte bulunan Toplu İş Sözleşmesinin 17/4 maddesi gereğince en yakın lehte dereceden ücret almaları gerektiği, bu işçiler hakkında kamu zararı oluşmadığı hususundaki savunmalarının karşılanmadığı belirtilmekte ise de;
İl Özel İdaresi adına TÜHİS (Türk Ağır Sanayi ve Hizmet Sektörü Kamu İşverenleri Sendikası) ile Türkiye Yol-İş Sendikası arasında 01.03.2011-28.02.2013 tarihleri arasında geçerli olmak üzere 3. Dönem Toplu İş Sözleşmesi imzalanmıştır.
Bu sözleşmede, Özel İdare kökenli olup Türkiye Yol-İş Sendikasınca imzalanan sözleşmeden ilk defa yararlanacak olan işçilerin haklarına ilişkin olarak geçici 4’üncü maddeyle bir düzenleme yapılmış olup; maddede aynen: “Başka kamu kurumlarından kanunla devredilen işçilerin bu sözleşmeden doğan her türlü hak ve menfaatlerinin hesaplanmasında devredildiği işyerinde geçen çalışma süresi bu işyerinde geçmiş gibi dikkate alınır(yıllık ücretli izin hakkı, kıdem ve ihbar tazminatının hesaplanmasında dikkate alınan çalışma süresi, pozisyon değişikliği sınavında aranan çalışma süreleri vb.)
Ancak bu maddeye dayanılarak başka işverenin veya aynı İşveren olmakla birlikte Yol-İş Sendikası üyeliğinden önce başka işkolunda çalışılan çalışma süreleri için derece-kademe ilerlemesi talebinde bulunulamaz.” denilmektedir.
Bu madde uyarınca, Köy Hizmetlerinin özel idarelere devrinden önce ... İl Özel İdaresinde çalışan işçilerin, eski çalışma süreleri başka işkolu ve sendikada geçtiği için sadece izin, kıdem gibi yönlerden dikkate alınacak; derece-kademe ilerlemesi bakımından değerlendirilmeyecek ve mali hakları da buna göre belirlenecektir.
Bu hükme paralel bir hüküm de 01.03.2013-28.02.2015 tarihleri arasında yürürlükte olan 4. Dönem Toplu İş Sözleşmesinde de yer almıştır. Bu Sözleşmedeki geçici 3’üncü maddede de aynen;
“..
Başka kamu kurumlarından kanunla devredilen işçiler ile idarenin başka bir iş kolundaki işyerinden işkolu değişen işçilerin bu sözleşmeden doğan her türlü hak ve menfaatlerinin hesaplanmasında devredildiği işyerinde veya işkolundaki geçen çalışma süresi bu işyerinde geçmiş gibi dikkate alınır(yıllık ücretli izin hakkı, kıdem ve ihbar tazminatının hesaplanmasında dikkate alınan çalışma süresi, pozisyon değişikliği sınavında aranan çalışma süreleri vb.)
Ancak yapılacak intibak nedeniyle bu toplu iş sözleşmesinin yürürlük tarihinden geriye doğru herhangi bir fark ödemesi yapılmayacaktır.” denilmektedir.
Tarafların mevzuat çerçevesinde birbirine uygun iradesiyle bağıtlamış olduğu Toplu İş Sözleşmesinin değiştirilmesi ve yeni haklar elde edilmesi ancak iş sözleşmesinin değiştirilmesine yönelik bir değişiklik sözleşmesi ile mümkün olur. İl Genel Meclisi kararı ile sözleşme hükümlerinin değiştirilmesi hukukunun temel ilke ve kurallarıyla bağdaşmaz.
Dilekçede, Sayıştay Temyiz Kurulunun 10.05.2016 tarih ve 41838 tutanak nolu İlamının da aynı konu ile ilgili olduğu, bu karar ile Dairece verilen tazmin kararının bozulduğu belirtilmekte ise de; tazmin kararının Sayıştay Temyiz Kurulunun 10.05.2016 tarih ve 41838 sayılı tutanağı ile yeniden değerlendirilmek üzere bozulmasına karar verilmesi üzerine, aynı Dairece yapılan yargılama sonucunda; 16.02.2017 tarih ve 321 saylı Ek İlam ile yeniden tazmin kararı verilmiştir.
İdare adına Avukatların karar düzeltilmesi kapsamında vermiş olduğu dilekçelerinde belirtmiş olduğu hususlar, 26.04.2017 tarih ve 43015 tutanak sayılı Temyiz Kurulu Kararında dikkate alındığından ve 6085 sayılı Kanunun 57’ nci maddesinde belirtilen karar düzeltilmesini gerektiren yeni bir husus ileri sürülmediğinden; 26.04.2017 tarih ve 43015 tutanak sayılı Temyiz Kurulu İlamının DÜZELTİLMESİNE MAHAL OLMADIĞINA, Oyçokluğu ile (Üyeler …. ile …..’nın aşağıda yazılı azınlık görüşlerine karşı)
09.05.2018 tarihinde karar verildi.
Karşı oy gerekçesi
Üyeler ….. ile ……’nın karşı oy gerekçesi:
“Anayasanın 10’uncu maddesinde ‘Herkes, dil, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir’ kuralına yer verilmiştir. ‘Ücrette Adalet Sağlanması’ başlıklı 55. maddesi ise ‘Ücret emeğin karşılığıdır. Devlet, çalışanların yaptıkları işe uygun adaletli bir ücret elde etmeleri ve diğer sosyal yardımlardan yararlanmaları için gerekli tedbirleri alır. ...’ şeklindedir.
6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanununda, toplu iş sözleşmesi imzalandıktan sonra değişiklik yapılmasıyla ilgili açık bir hüküm bulunmamaktadır. Söz konusu Kanunun ‘Toplu iş sözleşmesinin şekli ve süresi’ başlıklı 35’inci maddesinin ikinci fıkrasında, toplu iş sözleşmesinin süresinin, sözleşmenin imzalanmasından sonra taraflarca uzatılamayacağı, kısaltılamayacağı ve sözleşme süresinden önce sona erdirilemeyeceği düzenlenmiş, ancak sonradan değişiklik yapılmasına ilişkin herhangi bir yasak getirilmemiştir. Kanun koyucu sonradan değişikliğe ilişkin olarak süre dışında bir kısıtlamaya yer vermemiştir. Bu nedenle, tarafların anlaşarak toplu iş sözleşmesinde değişiklik yapabileceklerinin, her iki tarafın bu konudaki rızasına bağlı olduğu kabul edilir.
4857 sayılı İş Kanunu’nun ‘Eşit davranma ilkesi’ başlıklı 5’inci maddesinde;
“İş ilişkisinde dil, ırk, renk, cinsiyet, engellilik, siyasal düşünce, felsefi inanç, din ve mezhep ve benzeri sebeplere dayalı ayrım yapılamaz, işveren, esaslı sebepler olmadıkça tam süreli çalışan işçi karşısında kısmi süreli çalışan işçiye, belirsiz süreli çalışan işçi karşısında belirli süreli çalışan işçiye farklı işlem yapamaz. İşveren, biyolojik veya işin niteliğine ilişkin sebepler zorunlu kılmadıkça, bir işçiye, iş sözleşmesinin yapılmasında, şartlarının oluşturulmasında, uygulanmasında ve sona ermesinde, cinsiyet veya gebelik nedeniyle doğrudan veya dolaylı farklı işlem yapamaz. Aynı veya eşit değerde bir iş için cinsiyet nedeniyle daha düşük ücret kararlaştırılamaz.
62. maddesinde ise;
“Her türlü işte uygulanmakta olan çalışma sürelerinin yasal olarak daha aşağı sınırlara indirilmesi veya işverene düşen yasal bir yükümlülüğün yerine getirilmesi nedeniyle ya da bu Kanun hükümlerinden herhangi birinin uygulanması sonucuna dayanılarak işçi ücretlerinden her ne şekilde olursa olsun eksiltme yapılamaz” denilmektedir.
Bu hükümler karşısında, 5620 sayılı kanunla daimi kadrolara geçmiş İl Özel İdaresi işçileri için (intibaklarının Yol-İş Sendikasına üye oldukları tarih itibariyle yapıldığı düşünüldüğünde), her ne sebeple olursa olsun kazanılmış bir hakkın işçiden geri alınması ve işçi ücretlerinde bu şekilde bir azaltmaya gidilmesinin 4857 sayılı İş Kanununun 62’nci maddesi hükmüne aykırı olduğu düşünülmektedir. İş Mahkemelerinde İdare aleyhine açılan alacak davalarında; İş Kanununun 62.maddesine aykırı işlem yapılamayacağı, arttırılmış ücret uygulamasından sonra ücretin azaltılması yoluna gidilemeyeceği belirtilerek, davaların kabulüne karar verilmektedir.
Bunların yanı sıra, Çalışma ve Soysal Güvenlik Bakanlığı Çalışma Genel Müdürlüğünün, 2005 yılından sonra işe giren işçilere Ek-1 ücret skalasının uygulanmasında yasal olarak herhangi bir engel bulunmadığı şeklinde görüş yazılarının bulunduğu anlaşılmaktadır.
Sonuç olarak; İl Genel Meclisinin kararı ile, aynı işi yapan ve aralarında sadece işe giriş tarih farkı olan işçiler arasındaki ücret dengesizliği giderilmiş ve yukarıda belirtilen mevzuat hükümlerinin ifade ettiği eşit davranma ilkesinin gerekleri yerine getirilmiştir. Bu nedenle, Temyiz Kurulu Kararının düzeltilerek tazmin hükmünün Kaldırılmasına karar verilmesi gerekir.”
... İl Özel İdaresi 2013 yılı hesabı ile ilgili olarak düzenlenen yargılamaya esas raporun 16’ncı maddesinde yer alan; ... İl Özel İdaresinde 2005 yılından sonra işe başlayan işçilerin maaş ödemelerinde 2. Dönem Toplu İş Sözleşmesinin 17’nci maddesine istinaden düzenlenen ve 2005 tarihinden sonra işe gireceklere uygulanacak ücret skalası olan Ek 1/B yerine, 2005 öncesi işe girenlere uygulanacak ücret skalası olan Ek 1/A’nın uygulanması konusu ile ilgili olarak söz konusu ödemenin, İl Genel Meclisinin 07.02.2013 tarih ve 13 no’lu oluru ile gerçekleştirildiğinden, söz konusu meclis kararında imzaları bulunan İl Genel Meclis Üyeleri ile onay veren Valinin savunmalarının alınması için konunun hüküm dışı bırakılmasına karar verilmiş;
Denetçisi tarafından hazırlanan ek raporda, söz konusu meclis kararında imzaları bulunan İl Genel Meclis Üyeleri ile onay veren Vali sorumluluğa dâhil edilmiş;
Dairesince; 6085 sayılı Sayıştay Kanununun 50’nci maddesinin üçüncü fıkrası hükmü gereğince görüşülmesinin devamına karar verildikten sonra, 184-269 sayılı Ek İlam ile;
“... İl Özel İdaresinde 2005 yılından sonra işe başlayan işçilerin maaş ödemelerinde 2. Dönem Toplu İş Sözleşmesinin 17’nci maddesine istinaden düzenlenen ve 2005 tarihinden sonra işe gireceklere uygulanacak ücret skalası olan Ek 1/B yerine 2005 öncesi işe girenlere uygulanacak ücret skalası olan Ek 1/A ’nın uygulanması nedeniyle … TL kamu zararının tazminine” hükmolunmuş;
Sayıştay Temyiz Kurulunun 26.04.2017 tarih ve 43015 tutanak sayılı kararı ile de tazmin hükmünün tasdikine karar verilmişti.
İl Özel İdaresi adına Avukatlar … ile …. karar düzeltilmesi talebi ile vermiş oldukları müşterek imzalı dilekçelerinde, Kurumda 2005 yılından önce işe başlayan işçilerle 2005 yılından sonra işe giren işçilere ayrı ayrı ücret skalası uygulanmasının eşit işe eşit ücret prensibine uymadığını, dolayısıyla bu haksızlığın giderilmesi için İl Genel Meclis Kararı ve Valilik makamının onayı ile 2005 yılından sonra işe alınan işçilere EK-l/A skalasından ücret ödenmesinin yasal olduğunu,
Temyiz Kurulunda yapılan temyiz incelemesinde ise bu hususların yanında, İlama konu 9 adet işçinin 5 tanesinin önceleri Koop-İş' e üye olarak çalıştığını ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca parçalı işkolunun iptal edilmesi sonucu Yol-İş sendikasına üye olmak zorunda kaldıklarını, bu işçilerin Ücretlerinin Ek 1/B skalasından yüksek olması nedeniyle zaten yürürlükte bulunan Toplu İş Sözleşmesinin 17/4 maddesi gereğince en yakın lehte dereceden ücret almaları gerektiğini, bu işçiler hakkında kamu zararı oluşmadığı hususundaki savunmalarının da karşılanmadığını,
Bunların yanı sıra, Anayasanın 10. Maddesi ile 4857 sayılı İş Kanunun 5. ve 62. maddelerinde düzenlenen ilkeler doğrultusunda yaptıkları savunmaların da karşılanmadığını,
Sayıştay Temyiz Kurulunun 10.05.2016 tarih ve 41838 tutanak nolu İlamının da aynı konu ile ilgili olduğunu, bu karar ile Dairece verilen tazmin kararının bozulduğunu, benzer konularda birbiri ile çelişen Sayıştay Temyiz Kurulu kararları bulunduğunu belirterek tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmişlerdir.
Başsavcılık mütalaasında;
“..,.
Dava konusu Toplu Sözleşmenin tarafları Yol-İş Sendikası ile TÜHİS olup 2822 sayılı Kanun’un 2,7,10 ve 12. maddeleri gereği Toplu İş Sözleşmesi yapma yetkisi yukarda adı geçen taraflara aittir. Anlaşılacağı üzere Toplu İş Sözleşmesine taraf olmayan İl Genel Meclisi Kararı ve Vali onayı ile Toplu İş Sözleşmesinin yetkisiz şekilde değiştirilerek 01.03.2005 tarihinden Önce işe başlayan işçilere Toplu İş Sözleşmesi Ek-l/A skalasından ücret ödenmesi doğru değildir.
Sayıştay 1. Dairesi tarafından yargılanması sonucunda düzenlenen 190 sayılı ilamın 3.Maddesi ile verilen tazmin hükmünün, Sayıştay Temyiz Kurulunun 10.05.2016 tarih ve 41838 sayılı tutanağı ile yeniden değerlendirilmek üzere bozulmasına karar verilmesi üzerine, aynı Dairece yapılan yargılama sonucunda; 16.02.2017 tarih ve 321 saylı ek ilam ile yeniden tazmin kararı verilmiş olup hüküm henüz kesinleşmemiştir.
Ayrıca dilekçe de iddia edilen hususlar, gerek Dairesince yapılan yargılama sırasında, gerekse Temyiz Kurulunda yapılan yargılama sırasında değerlendirilmiştir.
Bu nedenlerle, adı geçenlerin karar düzeltme taleplerinin reddedilmesine karar verilmesinin uygun olacağı düşünülmektedir” denilmiştir.
... İl Özel İdaresi adına duruşma talebinde bulunan Av. .. Av. …. ile Sayıştay Savcısının sözlü açıklamalarının dinlenmesinden ve dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ.
Sorumlular tarafından İlama konu 9 adet işçinin 5 tanesinin önceleri Koop-İş' e üye olarak çalıştığı ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca parçalı işkolunun iptal edilmesi sonucu Yol-İş sendikasına üye olmak zorunda kaldıkları, bu işçilerin Ücretlerinin Ek 1/B skalasından yüksek olması nedeniyle zaten yürürlükte bulunan Toplu İş Sözleşmesinin 17/4 maddesi gereğince en yakın lehte dereceden ücret almaları gerektiği, bu işçiler hakkında kamu zararı oluşmadığı hususundaki savunmalarının karşılanmadığı belirtilmekte ise de;
İl Özel İdaresi adına TÜHİS (Türk Ağır Sanayi ve Hizmet Sektörü Kamu İşverenleri Sendikası) ile Türkiye Yol-İş Sendikası arasında 01.03.2011-28.02.2013 tarihleri arasında geçerli olmak üzere 3. Dönem Toplu İş Sözleşmesi imzalanmıştır.
Bu sözleşmede, Özel İdare kökenli olup Türkiye Yol-İş Sendikasınca imzalanan sözleşmeden ilk defa yararlanacak olan işçilerin haklarına ilişkin olarak geçici 4’üncü maddeyle bir düzenleme yapılmış olup; maddede aynen: “Başka kamu kurumlarından kanunla devredilen işçilerin bu sözleşmeden doğan her türlü hak ve menfaatlerinin hesaplanmasında devredildiği işyerinde geçen çalışma süresi bu işyerinde geçmiş gibi dikkate alınır(yıllık ücretli izin hakkı, kıdem ve ihbar tazminatının hesaplanmasında dikkate alınan çalışma süresi, pozisyon değişikliği sınavında aranan çalışma süreleri vb.)
Ancak bu maddeye dayanılarak başka işverenin veya aynı İşveren olmakla birlikte Yol-İş Sendikası üyeliğinden önce başka işkolunda çalışılan çalışma süreleri için derece-kademe ilerlemesi talebinde bulunulamaz.” denilmektedir.
Bu madde uyarınca, Köy Hizmetlerinin özel idarelere devrinden önce ... İl Özel İdaresinde çalışan işçilerin, eski çalışma süreleri başka işkolu ve sendikada geçtiği için sadece izin, kıdem gibi yönlerden dikkate alınacak; derece-kademe ilerlemesi bakımından değerlendirilmeyecek ve mali hakları da buna göre belirlenecektir.
Bu hükme paralel bir hüküm de 01.03.2013-28.02.2015 tarihleri arasında yürürlükte olan 4. Dönem Toplu İş Sözleşmesinde de yer almıştır. Bu Sözleşmedeki geçici 3’üncü maddede de aynen;
“..
Başka kamu kurumlarından kanunla devredilen işçiler ile idarenin başka bir iş kolundaki işyerinden işkolu değişen işçilerin bu sözleşmeden doğan her türlü hak ve menfaatlerinin hesaplanmasında devredildiği işyerinde veya işkolundaki geçen çalışma süresi bu işyerinde geçmiş gibi dikkate alınır(yıllık ücretli izin hakkı, kıdem ve ihbar tazminatının hesaplanmasında dikkate alınan çalışma süresi, pozisyon değişikliği sınavında aranan çalışma süreleri vb.)
Ancak yapılacak intibak nedeniyle bu toplu iş sözleşmesinin yürürlük tarihinden geriye doğru herhangi bir fark ödemesi yapılmayacaktır.” denilmektedir.
Tarafların mevzuat çerçevesinde birbirine uygun iradesiyle bağıtlamış olduğu Toplu İş Sözleşmesinin değiştirilmesi ve yeni haklar elde edilmesi ancak iş sözleşmesinin değiştirilmesine yönelik bir değişiklik sözleşmesi ile mümkün olur. İl Genel Meclisi kararı ile sözleşme hükümlerinin değiştirilmesi hukukunun temel ilke ve kurallarıyla bağdaşmaz.
Dilekçede, Sayıştay Temyiz Kurulunun 10.05.2016 tarih ve 41838 tutanak nolu İlamının da aynı konu ile ilgili olduğu, bu karar ile Dairece verilen tazmin kararının bozulduğu belirtilmekte ise de; tazmin kararının Sayıştay Temyiz Kurulunun 10.05.2016 tarih ve 41838 sayılı tutanağı ile yeniden değerlendirilmek üzere bozulmasına karar verilmesi üzerine, aynı Dairece yapılan yargılama sonucunda; 16.02.2017 tarih ve 321 saylı Ek İlam ile yeniden tazmin kararı verilmiştir.
İdare adına Avukatların karar düzeltilmesi kapsamında vermiş olduğu dilekçelerinde belirtmiş olduğu hususlar, 26.04.2017 tarih ve 43015 tutanak sayılı Temyiz Kurulu Kararında dikkate alındığından ve 6085 sayılı Kanunun 57’ nci maddesinde belirtilen karar düzeltilmesini gerektiren yeni bir husus ileri sürülmediğinden; 26.04.2017 tarih ve 43015 tutanak sayılı Temyiz Kurulu İlamının DÜZELTİLMESİNE MAHAL OLMADIĞINA, Oyçokluğu ile (Üyeler …. ile …..’nın aşağıda yazılı azınlık görüşlerine karşı)
09.05.2018 tarihinde karar verildi.
Karşı oy gerekçesi
Üyeler ….. ile ……’nın karşı oy gerekçesi:
“Anayasanın 10’uncu maddesinde ‘Herkes, dil, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir’ kuralına yer verilmiştir. ‘Ücrette Adalet Sağlanması’ başlıklı 55. maddesi ise ‘Ücret emeğin karşılığıdır. Devlet, çalışanların yaptıkları işe uygun adaletli bir ücret elde etmeleri ve diğer sosyal yardımlardan yararlanmaları için gerekli tedbirleri alır. ...’ şeklindedir.
6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanununda, toplu iş sözleşmesi imzalandıktan sonra değişiklik yapılmasıyla ilgili açık bir hüküm bulunmamaktadır. Söz konusu Kanunun ‘Toplu iş sözleşmesinin şekli ve süresi’ başlıklı 35’inci maddesinin ikinci fıkrasında, toplu iş sözleşmesinin süresinin, sözleşmenin imzalanmasından sonra taraflarca uzatılamayacağı, kısaltılamayacağı ve sözleşme süresinden önce sona erdirilemeyeceği düzenlenmiş, ancak sonradan değişiklik yapılmasına ilişkin herhangi bir yasak getirilmemiştir. Kanun koyucu sonradan değişikliğe ilişkin olarak süre dışında bir kısıtlamaya yer vermemiştir. Bu nedenle, tarafların anlaşarak toplu iş sözleşmesinde değişiklik yapabileceklerinin, her iki tarafın bu konudaki rızasına bağlı olduğu kabul edilir.
4857 sayılı İş Kanunu’nun ‘Eşit davranma ilkesi’ başlıklı 5’inci maddesinde;
“İş ilişkisinde dil, ırk, renk, cinsiyet, engellilik, siyasal düşünce, felsefi inanç, din ve mezhep ve benzeri sebeplere dayalı ayrım yapılamaz, işveren, esaslı sebepler olmadıkça tam süreli çalışan işçi karşısında kısmi süreli çalışan işçiye, belirsiz süreli çalışan işçi karşısında belirli süreli çalışan işçiye farklı işlem yapamaz. İşveren, biyolojik veya işin niteliğine ilişkin sebepler zorunlu kılmadıkça, bir işçiye, iş sözleşmesinin yapılmasında, şartlarının oluşturulmasında, uygulanmasında ve sona ermesinde, cinsiyet veya gebelik nedeniyle doğrudan veya dolaylı farklı işlem yapamaz. Aynı veya eşit değerde bir iş için cinsiyet nedeniyle daha düşük ücret kararlaştırılamaz.
62. maddesinde ise;
“Her türlü işte uygulanmakta olan çalışma sürelerinin yasal olarak daha aşağı sınırlara indirilmesi veya işverene düşen yasal bir yükümlülüğün yerine getirilmesi nedeniyle ya da bu Kanun hükümlerinden herhangi birinin uygulanması sonucuna dayanılarak işçi ücretlerinden her ne şekilde olursa olsun eksiltme yapılamaz” denilmektedir.
Bu hükümler karşısında, 5620 sayılı kanunla daimi kadrolara geçmiş İl Özel İdaresi işçileri için (intibaklarının Yol-İş Sendikasına üye oldukları tarih itibariyle yapıldığı düşünüldüğünde), her ne sebeple olursa olsun kazanılmış bir hakkın işçiden geri alınması ve işçi ücretlerinde bu şekilde bir azaltmaya gidilmesinin 4857 sayılı İş Kanununun 62’nci maddesi hükmüne aykırı olduğu düşünülmektedir. İş Mahkemelerinde İdare aleyhine açılan alacak davalarında; İş Kanununun 62.maddesine aykırı işlem yapılamayacağı, arttırılmış ücret uygulamasından sonra ücretin azaltılması yoluna gidilemeyeceği belirtilerek, davaların kabulüne karar verilmektedir.
Bunların yanı sıra, Çalışma ve Soysal Güvenlik Bakanlığı Çalışma Genel Müdürlüğünün, 2005 yılından sonra işe giren işçilere Ek-1 ücret skalasının uygulanmasında yasal olarak herhangi bir engel bulunmadığı şeklinde görüş yazılarının bulunduğu anlaşılmaktadır.
Sonuç olarak; İl Genel Meclisinin kararı ile, aynı işi yapan ve aralarında sadece işe giriş tarih farkı olan işçiler arasındaki ücret dengesizliği giderilmiş ve yukarıda belirtilen mevzuat hükümlerinin ifade ettiği eşit davranma ilkesinin gerekleri yerine getirilmiştir. Bu nedenle, Temyiz Kurulu Kararının düzeltilerek tazmin hükmünün Kaldırılmasına karar verilmesi gerekir.”