Kamu İdaresi
Belediyeler ve Bağlı İdareler
Yılı
2015
Daire
5
Dosya No
43307
Tutanak No
44208
Tutanak Tarihi
14.03.2018
Konu
Çeşitli Konuları İlgilendiren Kararlar
KARAR

KONU: Belediye personeli çocukları için kreş hizmeti satın alınması.

239 sayılı ilamın 1 inci maddesi ile; ...Yat. ve İşl. Sos. Hizm. San. ve Tic. A.Ş. yüklenimindeki ... Belediyesinde Çalışan Personelin 0-66 Ay Arası Çocukları İçin Kreş ve Anaokulu Hizmeti Malzemesiz Yemek Hazırlama ve Servis Hizmeti Alımı İşi ile ilgili olarak; her bir çocuk için KDV hariç ... TL olan hizmet bedelinin sadece ... TL’sinin hizmetten yararlanan personelden alınarak kalan kısmının bütçeden karşılanması nedeniyle … TL’ye tazmin hükmü verilmiştir.

Sorumlu temyiz dilekçesinde özetle;

Sorguda; 2015 Mali yılı denetimleri sonucunda düzenlenen 02/01/2017 tarihli ve 2015/4634001.12.70 sayılı sorgu kapsamında; Kurum tarafından ...Yat. ve İşİ. Sos. Hizmet. San. ve Tic. A.Ş'den 01/12/2014 ihale tarihli ve … TL sözleşme bedeli ile “2015 yılı içerisinde ... Bünyesinde Çalışan Personelin 0-66 Ay Arası Çocukları İçin Kreş Ve Anaokulu Hizmeti ” satın alındığı ve bu hizmet için katlanılan maliyetin büyük kısmının bütçeden karşılanması sonucu toplam … TL kamu zararına sebebiyet verilmesi nedenlerinin açıklanmasının istenildiğini,

Özet olarak:

Kreş hizmetinin belediye tarafından bizzat yapılması halinde; belediyenin hizmet binalarının dağılımı ve personel talepleri ile Kamu Kurum ve Kuruluşlarınca Açılacak Çocuk Bakım Evleri Hakkındaki Yönetmeliğin 2 nci maddesine göre 50-100 çocuk kapasiteli olarak ... genelinde Anadolu Yakasında 5 ve Avrupa Yakasında 8 olmak üzere 13 kreşin açılması gerektiğini,

Aşağıda yer alan asgari maliyetler üzerinden yapılan hesaplamaya göre (sayfa 7-10) 2015 yılında ...’nin kreş hizmetini hizmet alımı suretiyle değil de direkt kendisi vermiş olsaydı, toplamda … TL maliyetin olacağını,

Buna karşılık; ... 2015 yılında Kreş ve Gündüz Bakım Evi işinin dışarıdan hizmet alımı suretiyle … TL’ye (KDV dahil) gerçekleştirildiğini,

Böylece; personel, kiralama, teşrifat ve donanım, servis, iaşe ve işletim maliyetlerinden tasarruf sağlandığını,

Sağlanan tasarruf miktarının … TL olduğunu,

Netice olarak 2015 yılı kreş hizmetinin hizmet alım yoluyla verilmesi nedeniyle kamu zararı oluşmadığını aksine kamu kaynaklarının daha verimli ve etkin kullanıldığını,

Bunun yanında 02.01.2017 tarih ve 20154634001.12.70 sayılı Sayıştay sorgu dokumanı ile 21.07.2017 tarih ve 239 nolu Sayıştay ilamında belirtilen Kamu Zararı miktarının hatalı hesaplandığını,

Hatalı hesaplama ve düzeltme ile ilgili açıklamanın aşağıda yer aldığını,

Detaylı Açıklama:

(Memur, sözleşmeli personel ve işçi personelin maaş kesintilerinde dönemsel farklılıklar bulunduğunu, memur ve sözleşmeli personelin kreş hizmetinden yararlandığında maaş kesintisinin 1 ay geriden gelirken, işçi personelin maaş kesintisinin bulunduğu ay itibariyle yapıldığını) Sayıştay’ın ilgili belgelerinde personel maaş kesintileri toplamının ... TL olarak gösterildiğini ancak yukarıda açıklanan gerekçelerden dolayı ... Eğitim Müdürlüğü verilerine göre personelin maaşından kesilen mali kaynak tutarının ... TL olduğunu,

Ayrıca kreş faaliyetinden yararlanan ancak çeşitli nedenler ile maaşlarından kesinti yapılmasını istemeyen personelin kreşten yararlanma bedeli olan ... TL’yi elden ödediklerini gösteren banka dekontlarının toplamının yer aldığı mali kaynak kesintilerinin de yine ilgili Sayıştay dokümanlarında yer alan personelden kesilen toplam kesinti tutarının içerisine eklenmediğinin görüldüğünü,

Elden ödemeleri gösteren aslı görülmüş olan banka dekontlarının Ek 4’de bulunduğunu,

... personelinden kesilen maaş kesintisinin ... TL (düzeltilen maaş kesintisi) + ... TL (elden Ödemeler) olmak üzere; toplam personel kesintisinin ... TL olarak hesaplanması gerektiğini,

Bu durumda 02.01.2015 tarih ve 20154634001.12.70 sayılı sorgu ile 25.05.2017 tarih ve 239 nolu ilam tebliğinde yer alan kamu zararının … TL olarak değil, … TL olarak değerlendirileceğini,

2015 KREŞ HİZMET ALIMI İLE İLGİLİ GENEL BİLGİLENDİRME:

2015 Yılında Kreş Hizmetinden Yararlanan Çocuk Sayısı: 1092 Çocuk

2015 Yılında Anadolu Yakasından Hizmet Alan Çocuk Sayısı: 452 Kişi

2015 Yılında Avrupa Yakasından Hizmet Alan Çocuk Sayısı: 640 Kişi

2015 Yılında Kreş Hizmeti Alan İlçe Sayısı: 38 İlçe (Adalar ilçesi hariç) (Silivri - Gebze)

2015 Yılında Hizmet Satın Alan Kreş Sayısı: 476 Adet (Anadolu Yakası 206, Avrupa Yakası 270)

2015 Yılında Kreşten Yararlanan Çocukların Yaş Dağılımı:

a. 0-3 yaş; 103 kişi

b. 4-6 yaş; 976 kişi

c. 6 yaş ve üzeri; 13 kişi (Fiziki ve zihinsel gelişimin yetersiz olduğu rapor ile belgelenmesi durumunda)

2015 Yılı Açılabilecek Tahmini Kreş Sayısı: Dışarıdan hizmet satın alınmaması durumunda 12.10.1987-87/12197 sayılı Kamu Kurum ve Kuruluşlarınca Açılacak Çocuk Bakım Evleri Hakkındaki Yönetmeliğin 2 inci maddesine göre 50 çocuktan az olmamak kaydı ile ... binaların dağılımı ve personel taleplerine göre 50- 100 çocuk kapasiteli bir kreş açılması durumunda; ... genelinde 13 kreşin açılması gerekeceğini,

Anadolu Yakası: 5 Kreş

Avrupa Yakası: 8 Kreş

Kreşlerin Açılma Merkezleri Nereler Olabilir?

Dışarıdan hizmet satın alınmaması durumunda ...’nin hizmet binaları ve personelin çocuklarını gönderdikleri yerlerin dağılımına göre 13 kreşin aşağıdaki yerlerin dağılımına göre açılması gerektiğini, kreşlerin açılma yerlerinin maliyetleri etkileyeceği için önem arz ettiğini,

Anadolu Yakasında; Pendik merkezli 2 kreş, Ataşehir merkezli 1 kreş, Üsküdar merkezli 2 kreş olmak üzere 5 kreş açılması gerektiğini, kreş açılma yerlerinin yoğunluklara göre oluşturulduğunu,

Pendik Merkezli Kreş hizmetinden; Pendik, Kartal, Şile ilçelerinin yararlanacağını,

Ataşehir Merkezli Kreş hizmetinden; Ataşehir, Maltepe, Çekmeköy, Tuzla, Sancaktepe, Sultanbeyli ilçelerinin yararlanacağını,

Avrupa Yakasında; Fatih merkezli 1 kreş, Şişli merkezli 1 kreş, G.O.P merkezli 1 kreş, Esenler merkezli 1 kreş, Beylikdüzü merkezli 1 kreş, Başakşehir merkezli 1 kreş, Bağcılar merkezli 1 kreş, Bahçelievler merkezli 1 kreş olmak üzere 8 kreş açılması gerektiğini, kreş açılma yerlerinin yoğunluklara göre oluşturulduğunu,

Fatih Merkezli Kreş hizmetinde; Fatih, Beyoğlu ve Eyüp ilçelerinin,

G.O.P Merkezli Kreş hizmetinden; G.O.P, B.Paşa, Sultangazi ilçelerinin,

Şişli Merkezli Kreş hizmetinden; Şişli, Kağıthane, Sarıyer, Beşiktaş ilçelerinin Esenler Merkezli Kreş hizmetinden; Esenler ve Zeytinburnu ilçelerinin,

Beylikdüzü Merkezli kreş hizmetinden; Beylikdüzü, B. Çekmece, Çatalça, Esenyurt, Avcılar ilçelerinin,

Başakşehir Merkezli kreş hizmetinden; Başakşehir, K.Çekmece ilçelerinin

Bağcılar Merkezli kreş hizmetinden; Bağcılar, Güngören ilçelerinin,

Bahçelievler Merkezli kreş hizmetinden; Bahçelievler, Bakırköy ilçeleri yararlanacağını,

...’NİN KREŞ VE ANAOKULU AÇMASI DURUMUNDA KARŞILAŞILABİLECEK MALİYETLER ve ÖRNEK BİR UYGULAMA:

Maliyetleri etkileyecek ana parametrelerin;

a.Kreş /Anaokulunun ve Gündüz Bakımevi, emzirme odası veya yurdun kurulacağı yer kiralık mı? Belediyenin kendi yeri mi,

b.Kreş /Anaokulunun ve Gündüz Bakımevi, emzirme odası veya yurdun kurulacağı yerin ilgili kanun maddelerine göre inşaat ve tadilat maliyetleri,

c.Kreş /Anaokulunun ve Gündüz Bakımevi, emzirme odası veya yurttan yararlanacak çocukların iaşe maliyetleri,

d.Kreş /Anaokulunun ve Gündüz Bakımevi, emzirme odası veya yurtlardan yararlanacak Çocuk gruplarına göre donanım ve teşrifat maliyetleri,

e.Kreş /Anaokulunun ve Gündüz Bakımevi, emzirme odası veya yurtların Personel maliyetleri,

f.Kreş /Anaokulunun ve Gündüz Bakımevi, emzirme odası veya yurtların Ulaşım maliyetleri, şeklinde sıralanabileceğini,

Kamu veya özel sektör tarafından kurulacak; Kreş /Anaokulu, Gündüz Bakımevi, emzirme odası veya yurtlardan yararlanacak çocukların; yaş aralıkları, merkezlerin fiziki yapılanması, işletilme giderleri, istihdam edilecek personelin nitelikleri, iaşe maliyetleri ve ulaşım maliyetleri konularında dağınık bir yapılanma mevcut olmakla birlikte aşağıdaki düzenlemelere göre işlem yapıldığını;

•12.10.1987 -87 / 2197 sayılı Kamu Kurum ve Kuruluşlarınca Açılacak Çocuk Bakım Evi Hakkında Yönetmelik (madde 2, madde 3, madde 4, madde 10)

•2828 sayılı Kanunun (SHÇEK) madde 3 (f) bendi, madde 34,

•6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunun 30 uncu maddesi,

•28737 sayılı Gebe ve Emziren Kadınların Çalıştırılması Hakkındaki Yönetmelik (madde 13, madde 14, madde 17, madde 21)

•29342 sayılı Özel Kreş Ve Gündüz Bakımevi İle Özel Çocuk Kulüpleri Ve İşleyişi Hakkındaki Yönetmelik (madde 15, madde 17, madde 23, madde 25, madde 26, madde 28, madde 30, madde 31)

MALİYETLERİ ETKİLEYECEK UNSURLAR İLE İLGİLİ BİLGİLER:

Kreş, anaokulu, gündüz bakım evi, oda veya yurt şeklinde açılarak personele hizmet verecek merkezlerin maliyetlendirilmesinin çıkartılabilmesi için merkezler için aranacak fiziki şartlar başta olmak üzere, çalıştırılacak personel sayısı ve nitelikleri, merkezlerde olması gereken donanımlar, hangi yaş aralığında çocukların kabul edilmesi gerektiği, merkezlerin tefrişat ve donamlarının nasıl olması gerektiği, ulaşımı, hizmetten yararlanacak çocukların iaşesi vb. temel unsurların aşağıda sıralandığını, bu temel unsurlara göre bir maliyetlendirmenin yapılması gerektiğini,

Kreş ve Gündüz Bakımevinin Fiziki Yapılanması:

Kreş ve Gündüz bakım evinin fiziki yapılanmasında kira, binanın kuruma aitliği, inşaat ve tadilat giderlerinin önemli bir maliyet tuttuğunu, ...’nin kreş hizmetini alacağı yerlerin kiralık olduğu varsayımından hareket edildiğinde, kiralanacak fiziki yapıların aşağıda belirtilen hususları taşıması gerektiğini;

•Hizmetin verileceği mekân müstakil bir yerde veya çok katlı bir binanın zemin katı ile zemin ile bağlantılı bir üst katta,

•Trafik açısından tehlike oluşturmayan, her türlü oyunun rahatlıkla oynanmasına imkan veren, ulaşımı elverişli,

•Yangın ve Deprem Yönetmeliği ile Engellilere uygun

•Çok katlı olması durumda (3 kat ve yukan) asansör sistemine uygun,

•Çocuk başına 1,5 (metre karelik) bahçesi olan,

•Fiziki yapının içerisinde oyun (etkinlik odaları), uyku odaları, emekleme odaları (0-24-36 aylık için), Alt değiştirme odası (0-24-36 aylık için), Sınıf, mutfak, yemekhane, Öğretmen, İdareci, Hizmetli odaları olan,

•Her 10 çocuk için WC ve lavabosu olan,

•Oyun, Etkinlik ve Uyku odalarında her bir çocuk için en az 2 (metre karelik alan) olmalı,

•Oyun, etkinlik ve uyku odaları 15 (metre kareden) az olmamalı,

•18 kişilik bir oyun, etkinlik ve uyku odası için 40 (metre kare) (fiili uygulama)

•Hizmetin verileceği mekânın 100 metre yakınında (kahvehane, içki satılan yer vb) olmaması,

•Kapasite 100 ve üzeri olması durumunda sağlık odasının (revir) olması,

Belirtilen özelliklere göre farklı ilçelerde kiralama bedellerinin değiştiğini, kiralama bedelinin 450 metre kare üzerinden tahmini alındığını, bununla ilgili maliyetlendirmenin tabloda yer aldığını,

Kreş/Anaokulu/Gündüz Bakımevi, Emzirme Odası, Yurt Donanımı:

Grup odaları ve donanımından: Çocukların yaş gruplarına uygun (0-3 yaş, 4-5 yaş, 6 yaş ve üzeri) ve psikolojik ve sosyal gelişimlerine yardımcı nitelikteki, Milli Eğitim Bakanlığı eğitim programlarında belirtilen eşyalar ve eğitim araç ve gereçleri ile donatılması ve gruplarda okul öncesi eğitim programına uygun olarak blok, dramatik oyun, kitap, müzik, sanat, fen öğrenme merkezli, kum ve su masası bölümlerinin olması gerektiğini, donanımlara göre maliyet bedellerinin değiştiğini,

Kreş/Anaokulu/Gündüz Bakımevi, Emzirme Odası, Yurttan Yararlanabilecek Yaş Grupları:

Meri mevzuata göre merkezlerden (kreş veya anaokulu) yararlanacak çocukların yaş dağılımının;

0-36 ay 37-66 ay 66- ay ve üzeri

Ya da 0-3 yaş 4-5 yaş 6 yaş ve üzeri şeklinde tanımlandığını,

...’nin 2015 yılı kreş hizmetinden yararlanan çocukların yaş dağılımına bakıldığında meri mevzuattaki yaş dağılımları ile uyumlu olduğunun görüleceğini,

Kreş/Anaokulu/Gündüz Bakımevi, Emzirme Odası, Yurtta Görevlendirilecek Personelin Nitelikleri ve Gruplara Göre İstihdam Edilecek Personel Sayısı:

Meri mevzuata göre açılacak merkezlerde istihdam edilecek personel ve niteliklerinin aşağıda belirtildiğini:

Müdür, Müdür Yrd. (Hizmet verilen çocuk sayısı 100 ve üzeri olması durumunda), Grup Sorumlusu, Çocuk Bakıcısı, Yardımcı Personel (Hemşire, Aşçı, Yemek ve Temizlik Görevlileri, Güvenlik Şoför)

İdari Personel (Sekreter, Büro Elemanı) Teknik personel, Branş Öğretmeni (gerekli görüldüğü takdirde),

Grup Sorumlusu: Yükseköğretim kurumlarının çocuk gelişimi ve eğitimi öğretmenliği, okul öncesi eğitimi öğretmenliği, anaokulu öğretmenliği, çocuk gelişimi ve eğitimi bölümü, çocuk gelişimi bölümü lisans veya ön lisans mezunları öncelikli olmak üzere kız meslek liselerinin çocuk gelişimi ve eğitimi bölümü mezunu olanlar.

Çocuk Bakıcısı: Lise mezunları öncelikli olmak üzere; en az kendi döneminin zorunlu eğitiminden mezun olup, Milli Eğitim Bakanlığınca çocuk bakımı alanında düzenlenmiş bir sertifika sahibi olma şartı aranır. Kız meslek lisesi mezunu.

Yardımcı Personel: Aşçı, Yemek Ve Temizlik Elemanı, Hemşire, Güvenlik, Şoför

İdari Personel: İş hacmine göre büro, sekreter ve diğer hizmetler için yeterli sayıda personeli ifade ettiğini,

Branş Öğretmeni: Kuruluşlar çalışma saat ve düzenleri açısından gerekli gördükleri takdirde, yönetim ve grup sorumluluğu dışında; kendi branşında istihdam edilmek üzere sosyal hizmetler, psikoloji, çocuk gelişimi ve eğitimi, özel eğitim öğretmeni, müzik, resim, bilgisayar, yabancı dil ve benzeri bölüm mezunları.

İstihdam Edilecek Personel Yaş Gruplarına Göre Belirlenmesi:

Kreş/Anaokulu/Gündüz Bakımevi, Emzirme Odası, Yurt vb adlar altında açılacak merkezlerde yaş gruplarına göre istihdam edilebilecek personel sayılarının aşağıda yer aldığını;

0-36 aylık Grupta: 10 kişiyi geçmemek kaydı ile her grup için bir grup sorumlusu ve bir çocuk bakıcısının görevlendirileceğini,

Fiili uygulamada 0-24 ay için en fazla 8 çocuk kabul edildiğini ve 2 grup sorumlusu ile 1 çocuk bakıcısı çalıştırıldığını,

37-72 aylık Grupta: 20 kişiyi geçmemek kaydı ile her grup için en az bir grup sorumlusu ve en az bir çocuk bakıcısı görevlendirileceğini,

Fiili uygulamada 3-4 yaş, 4-5 ve 6 yaş aralıklarında 18 kişiyi geçmeden her bir yaş aralığı için 1 grup sorumlusu, 1 branş öğretmeni veya yardımcı öğretmen ile birer bakıcı çalıştırılması gerektiğini,

100 Kişi ve üzeri kapasiteli merkezlerde müdür (yönetici) müdür Yrd., idari personel bulundurulması, temizlik ve yemek personeli, aşçı ve güvenlik personelinin açılacak merkeze göre istihdam edilmesi gerektiğini,

Meri mevzuata göre istihdam edilecek personel sayısı 100 kişilik bir merkeze göre en az 22 personelin farklı pozisyonlarda istihdam edilmesi gerektiğini, aşağıda yer alan tabloda ayrıntıları ile açıklandığını,

Ulaşım ve İaşe Hizmetinin Verilmesi:

Tam teşekkülü Kreş/Anaokulu/Gündüz Bakımevi, Emzirme Odası, Yurt vb adlar altında merkezler açıldığında bu merkezlerden yararlanacak çocuklar ile merkezlerde çalışacak personelin ulaşım ve iaşe hizmetinin de verilmesi gerektiğini,

Meri mevzuatta 28737 sayılı yönetmeliğin madde 13’de 250 metreden uzak merkezlerin kurulması durumunda ulaşım maliyetlerinin de işveren tarafından karşılanması gerektiğinin belirtildiğini,

Yine meri mevzuatta 28737 sayılı yönetmeliğin madde 21’de açılacak merkezin beslenme hizmetinin işveren tarafından verilmesi gerektiğinin belirtildiğini,

Kreş/Anaokulu/Gündüz Bakımevi, Emzirme Odası, Yurtların Tefrişat ve İşletim Maliyetleri:

Tam teşekkülü Kreş/Anaokulu/Gündüz Bakımevi, Emzirme Odası, Yurtlar vb adlar altında merkezler kurulduğunda bu merkezlerin operasyonel olarak çalışabilmesi için yazılım, donanım ve tefrişatının yapılması ve yine işletim maliyetlerinin (enerji, su, doğalgaz vb) karşılanması gerektiğini,

Meri mevzuat açısından bakıldığında 28737 sayılı yönetmeliğin madde 21’de araç gereç maliyetlerinin işveren tarafından karşılanması gerektiği, yine 12.10.1987-87/12197 sayılı yönetmeliğin madde 13’de ısınma, aydınlatma, personel ve demirbaş için çocuğun velisinden alınan ücretin dışında bir ücretin alınmayacağının belirtildiğini,

Yukarıda bahsedilen meri mevzuat hükümleri ve fiili uygulamalara göre ...’nin Kreş/Anaokulu/Gündüz Bakımevi, Emzirme Odası, Yurtları kendisi yapması durumunda ortaya çıkabilecek maliyetler ile ilgili örnek uygulamanın aşağıda yer aldığını;

ÖRNEK UYGULAMA

2015 verilerine göre ... genelinde açılacak 13 kreş için maliyetlendirmenin asgari unsurlar dikkate alınarak oluşturulduğunu,

Maliyetlendirmede;

Kiralama maliyeti,

Personelin maliyeti,

Hizmetten yararlanacak personelin ve çocukların servis maliyeti,

Hizmetten yararlanacak personel ve çocukların iaşe maliyeti,

İşletim maliyeti,

Teşrifat ve ekipman maliyetleri,

Grup donanım maliyetleri,

dikkate alınarak aşağıdaki toplam maliyet tablosunun oluşturulduğunu, yapılan çalışmanın tahmini bir çalışma niteliği taşıdığını, kiralama bedelinin 12 ay üzerinden; 100 kişi kapasiteli, minimum 450 metre kareye göre oluşturulduğunu,

Kreşe kabul edilebilecek yaş aralıkları ve hizmetten yararlanma süresinin 0-36 ay, 37-47 ay ve 48-72 ay’lık olarak, hizmetten 12 ay üzerinden 10 aylık yararlanıldığında;









*: Maliyetlendirme de asgari unsurlar dikkate alınmıştır.

2015 yılında ...’nin Kreş hizmetini dışarıdan hizmet alım yöntemi ile değil de direkt kendisi gerçekleştirmesi durumunda 13 farklı ilçe için 18.397.200 TL maliyet ile karşılaşacak olduğunu, ... 2015 yılında kreş ve gündüz bakım evi işini dışarıdan hizmet alım yöntemi ile … TL’ye (KDV dahil) gerçekleştirdiğini,

Dışarıdan hizmet alım yöntemi ile;

Personel maliyetlerinden, kiralama maliyetlerinden, teşrifat ve donanım maliyetlerinden, servis maliyetlerinden, iaşe ve işletim maliyetlerinden tasarruf sağlandığını, sağlanan tasarruf miktarının … TL olduğunu,

2015 yılı kreş hizmeti ihale ile dışarıdan alındığı için kamu zararı oluşmadığı gibi bütçesel olarak büyük bir maliyet unsurunun belediye açısından aşağıya çekildiğini,

...’nin kreş hizmeti ile ilgili uygulaması incelendiğinde bu hizmetten yararlanan memur personele hiçbir suret ile nakdi bir yardım yapılmadığının görüleceğini,

Ayrıca Sayıştay 5. Dairesinin …’nin kreş hizmeti ile ilgili 24 haziran 2016 tarihli 2014 yılına ait 192 sayılı ilamı ile;

6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ile ilgili yönetmeliğe göre …bünyesinde kreş ve anaokulu açılması veya bu hizmetin dışarıdan hizmet satın alınması yoluyla karşılanması mecburi olduğundan hesap ve işlemlerin yasal düzenlemelere uygun olduğuna karar verildiğini, devam eden karardan sorgunun yapıldığı dönem için Maliye Bakanlığının yayınladığı Kamu Sosyal Tesislerine İlişkin Tebliğlerde belirtilen personelden alınacak asgari ücretin alınmadığı için, alınmayan fark kadar tutarın kamu zararı niteliğinde olduğunun belirtildiğini,

Sayıştay 5. Dairesinin yargılamaya ilişkin verilen kararına göre … gibi kamu kurumu olan ...'nin de kreş ve anaokulu hizmetini dışarıdan hizmet satın alarak karşılamasında bir engel bulunmadığını,

Ayrıca belirtmek gerekir ki ... sorgu dönemine tabi dönemde (2015 yılında) Maliye Bakanlığın yayınlamış olduğu tebliğde belirtilen asgari 140 TL’nin üzerinde bir rakam olan ... TL’yi çalışanlarından tahsil ettiklerini (EK-1), bu açıdan da bakıldığında bir kamu zararından söz edilemeyeceğini,

Belediyenin personel için yapmış olduğu kreş bedeline dair örnek bordrolar ekte sunulduğunu (EK-2),

Ayrıca; kreş ve anaokulu hizmetinden faydalanan personelin kendisinin de, maaş kesintisi haricinde hizmet aldığı kreşe Belediyenin ödediği kreş bedeli haricinde ek ödeme yaptığına dair dekontların ekte olduğunu (EK-3),

Sonuç olarak;

Yasa koyucunun AB uyum ve dünyadaki gelişmelere uygun olarak iş hayatındaki kısıtlamaları kaldırırken, personele verilen haklar ile ilgili personelin elini güçlendirecek yeni uygulamaları yasalaştırdığını ya da yasalaşması için TBMM’ne sevk ettiğini (Bakınız yasalaşan Doğum sonrası verilen izin ve emzirme sürelerinin arttırılması, annelere doğum yardımı vb. Yasalaşması için TBMM sevk edilen 19.01.2015 sayılı Ailenin ve Dinamik Nüfus Yapısının Korunması amacıyla bazı kanun hükmündeki kararname değişiklik yapılması),

Vatandaşa en yakın birim olarak yerel yönetimlerde personel açısından kamusal hizmetlerin en iyi şekilde verilebilmesine katkı yapacak, verilen hizmetin kalitesini arttıracak, teknolojik imkanları kullanan, yasal düzenlemelere uygun, motivasyonu arttıran, öngörülen kurumsal maliyetleri aşağıya çeken ve optimal maliyetlendirmeyi esas alan personelin verimliliğini ve etkinliğini arttıran uygulamaların gerçekleştirilmesi vatandaş memnuniyetinin ön plana çıkartılması açısından önem arz ettiğini, personele dönük verilen kreş hizmetinin de bu kapsamda değerlendirilmesi gerektiğini,

Belirtilen nedenlerle söz konusu işlemlerin mevzuata uygun olduğunu ve 5018 sayılı Kanunun 71 inci maddesi kapsamında bir kamu zararı olmadığı gibi belirtilen kamu zararı tutarının da hatalı hesaplandığını arz etmiştir.

Başsavcılık mütalaasında;

“Sorumlu temyiz dilekçesinde özetle;

-Kreş hizmetinin belediye tarafından bizzat yapılması halinde, belediye hizmet binalarının dağılımı ve personel talepleri ile “Kamu Kurum ve Kuruluşlarınca Açılacak Çocuk Bakımevleri Hakkındaki Yönetmelik”in 2 nci maddesine göre 50-100 çocuk kapasiteli olarak ... genelinde Anadolu Yakasında 5 ve Avrupa Yakasında 8 olmak üzere 13 kreşin açılması gerektiği,

-Asgari maliyetler üzerinden yapılan hesaplamaya göre 2015 yılında ...’nin kreş hizmetini hizmet alımı suretiyle değil de direkt kendisi vermiş olsaydı, toplamda … TL maliyetin söz konusu olacağı,

-2015 yılında Kreş ve Gündüz Bakımevi işinin dışarıdan hizmet alımı suretiyle … TL (KDV dahil) gerçekleştirilmesi nedeniyle personel, kiralama, tefrişat ve donanım, servis, iaşe ve işletim maliyetlerinden tasarruf sağlandığı, sağlanan tasarruf miktarının … TL olduğu,

-Sayıştay’ın ilgili belgelerinde personel maaş kesintileri toplamı ... TL olarak gösterildiği ancak, memur ve sözleşmeli personelin kreş hizmetinden yararlandığında maaş kesintisinin bir ay geriden gelirken, işçi personelin maaş kesintisinin bulunduğu ay itibarıyla yapılması nedeniyle personelin maaşından kesilen mali kaynak tutarının ... TL olduğu, ayrıca kreş faaliyetinden yararlanan ancak çeşitli nedenlerle maaşlarından kesinti yapılmasını istemeyen personelin kreşten yararlanma bedeli olan ... TL’sını elden ödediklerini gösteren banka dekontlarının toplamının yer aldığı mali kaynak kesintilerinin de yine ilgili Sayıştay dokümanlarında yer alan personelden kesilen toplam kesinti tutarının içerisine eklenmediği, bu tutarın da ... TL olduğu dikkate alındığında kamu zararı olduğu belirtilen tutarın … TL değil, … TL olarak değerlendirilmesi gerektiği, belirtilerek, işlemlerin mevzuata uygun olduğu ve 5018 sayılı Kanunun 71 inci maddesi kapsamında bir kamu zararının olmadığı gibi, belirtilen kamu zararı tutarının da hatalı hesaplandığı ifade edilmiştir.

657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 191 inci maddesi, 5216 sayılı ... Belediyesi Kanununun 7 ve 24 üncü maddeleri, Kamu Kurum ve Kuruluşlarınca Açılacak Çocuk Bakımevleri Hakkında Yönetmelik ve Kamu Sosyal Tesislerine İlişkin Tebliğ (SAYI: 2015-2) hüküm ve esasları dikkate alındığında; çalışanların çocuklarının kreş ve anaokulu giderlerinin kurum bütçesinden karşılanacağına dair düzenleme bulunmadığı, dolayısıyla yapılan işlemin bahse konu mevzuata uygun olmadığı anlaşılmaktadır.

Ancak, 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanununun 1 inci maddesi “Bu Kanunun amacı; işyerlerinde iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması ve mevcut sağlık ve güvenlik şartlarının iyileştirilmesi için işveren ve çalışanların görev, yetki, sorumluluk, hak ve yükümlülüklerini düzenlemektir.” şeklinde olup,

“Kapsam ve istisnalar” başlıklı 2 nci maddesinin birinci fıkrasında “Bu Kanun; kamu ve özel sektöre ait bütün işlere ve işyerlerine, bu işyerlerinin işverenleri ile işveren vekillerine, çırak ve stajyerler de dâhil olmak üzere tüm çalışanlarına faaliyet konularına bakılmaksızın uygulanır.” denilmek suretiyle belediyelere ait işler ve işyerleri ile memurlar da dahil olmak üzere tüm çalışanların bu Kanun kapsamında olduğu ifade edilmiştir. Anılan Kanunun 30 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde; gebe ve emziren kadınların çalışma şartları, emzirme odaları ve çocuk bakım yurtlarının kurulması veya dışarıdan hizmet alınması ve benzeri özel düzenleme gerektirebilecek konular ve bunlara bağlı bildirim ve izinler ile bu Kanunun uygulanmasına yönelik diğer hususların Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelikle düzenleneceği hükme bağlanmıştır.

16.08.2013 tarihli ve 28737 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Gebe veya Emziren Kadınların Çalıştırılma Şartlarıyla Emzirme Odaları ve Çocuk Bakım Yurtlarına Dair Yönetmeliğin;

-1 inci maddesinde Yönetmeliğin amacının; gebe, yeni doğum yapmış veya emziren çalışanın işyerlerindeki sağlık ve güvenliğinin sağlanması ve geliştirilmesini destekleyecek önlemlerin alınması ve bu çalışanların hangi dönemlerde ne gibi işlerde çalıştırılmalarının yasak olduğunu, çalıştırılabileceği işlerde hangi şart ve usullere uyulacağını, emzirme odalarının veya çocuk bakım yurtlarının nasıl kurulacağını ve hangi şartları taşıyacağını belirlemek olduğu,

-4/d maddesinde; “Yurt/Çocuk bakım yurdu/Kreş” in; 60 aylık çocuklar ile velisinin isteği üzerine ilkokula kaydı yapılmayan 60-66 aylık çocukların bakım ve eğitimlerinin yapıldığı yerleri ifade ettiği,

-13 üncü maddesinde; yaşları ve medeni halleri ne olursa olsun, 100-150 kadın çalışanı olan işyerlerinde, emziren çalışanların çocuklarını emzirmeleri için işveren tarafından, çalışma yerlerinden ayrı ve işyerine en çok 250 metre uzaklıkta Yönetmelik ekinde (EK-IV) belirtilen şartları taşıyan bir emzirme odasının kurulmasının zorunlu olduğu, yaşları ve medeni halleri ne olursa olsun, 150’den çok kadın çalışanı olan işyerlerinde, 0-6 yaşındaki çocukların bırakılması, bakımı ve emziren çalışanların çocuklarını emzirmeleri için işveren tarafından, çalışma yerlerinden ayrı ve işyerine yakın Yönetmelik ekinde (EK-IV) belirtilen şartları taşıyan bir yurdun kurulmasının zorunlu olduğu yurdun, işyerine 250 metreden daha uzaksa işverenin taşıt sağlamakla yükümlü bulunduğu, işverenlerin, ortaklaşa oda ve yurt kurabilecekleri gibi, oda ve yurt açma yükümlülüğünü, kamu kurumlarınca yetkilendirilmiş yurtlarla yapacakları anlaşmalarla da yerine getirebilecekleri,

-14 üncü maddesinde; oda ve yurtlardan, kadın çalışanların çocukları ile erkek çalışanların annesi ölmüş veya velayeti babaya verilmiş çocuklarının faydalanacağı odalara 0-1 yaşındaki, yurtlara velisinin isteği üzerine ilkokula kaydı yapılmayan 66 aylığa kadar çocukların alınacağı,

-21 inci maddesinde; oda ve yurtların bina, kuruluş, döşeme, araç, gereç, taşıt, beslenme gibi giderlerinin tamamının işverenlerce karşılanacağı,

hükme bağlanmıştır.

Diğer taraftan, Anayasada 2010 yılında 5982 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunla yapılan değişikliklerle çocuk ve ailenin korunmasına yönelik düzenlemeler yapılmış olup, bu bağlamda “Kanun önünde eşitlik” başlıklı 10 uncu maddesinin üçüncü fıkrasında; çocuklar, yaşlılar, özürlüler, harp ve vazife şehitlerinin dul ve yetimleri ile malul ve gaziler için alınacak tedbirlerin eşitlik ilkesine aykırı sayılmayacağı, “Ailenin korunması ve çocuk hakları” başlıklı 41 inci maddesinin ikinci fıkrasında; her çocuğun, korunma ve bakımdan yararlanma hakkına sahip olduğu ifade edilmiştir.

Buna göre; ... ... Belediyesinde Çalışan Personelin 0-66 Ay Arası Çocukları İçin Kreş ve Anaokulu Hizmeti Malzemesiz Yemek Hazırlama ve Servis Hizmeti Alımı İşine ilişkin; her bir çocuk için KDV hariç 628 TL olan hizmet bedelinin ... TL’sının hizmetten yararlanan personelden alınıp kalanının belediye bütçesinden karşılanmasının mevzuatına uygun olduğu değerlendirilmektedir. Her ne kadar, Gebe veya Emziren Kadınların Çalıştırılma Şartlarıyla Emzirme Odaları ve Çocuk Bakım Yurtlarına Dair Yönetmeliğin 5 inci maddesinin üçüncü fıkrasında “Bu Yönetmeliğin oda ve yurtlarla ilgili dördüncü bölümünde yer alan hükümlerin 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 1 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren çalışanlar için uygulanmasında, 8/12/1987 tarihli ve 19658 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Kurum ve Kuruluşlarınca Açılacak Çocuk Bakımevleri Hakkında Yönetmelik hükümleri saklıdır.” denilmişse de; gerek, Belediyede çalışan ancak 657 sayılı Kanun kapsamına dahil olmayan personele bu hakkın, dışarıdan hizmet alınmasını da kapsayacak şekilde verilmiş olması, gerek Anayasamızın yukarıda değinilen hükümleri, gerekse de Kamu Sosyal Tesislerine İlişkin Tebliğde belirtilen en az tutarın üzerinde bakım ücreti alınması dikkate alındığında, kamu zararının oluşmadığı kanaatine varılmıştır. Ayrıca, temyiz dilekçesi eki belgelerden; kamu zararının, … TL değil, … TL olarak hesaplanması gerektiği anlaşılmaktadır.

Bu nedenle, temyiz talebinin kabul edilerek Daire tarafından verilen tazmin hükmünün kaldırılması yönünde karar verilmesinin uygun olacağı düşünülmektedir.” denilmiştir.

Duruşma talep eden sorumlular … (Gerçekleştirme görevlisi-İnsan Kaynakları Eği.Dai.Baş.) ile … (Harcama yetkilisi-Genel Sek.Yar.) ve Sayıştay Savcısının sözlü açıklamalarının dinlenmesinden ve dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra,

GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

657 sayılı Devlet Memurları Kanununun “Kapsam” başlıklı 1 inci maddesinde;

“Bu Kanun, Genel ve Katma Bütçeli Kurumlar, İl Özel İdareleri, Belediyeler, İl Özel İdareleri ve Belediyelerin kurdukları birlikler ile bunlara bağlı döner sermayeli kuruluşlarda, kanunlarla kurulan fonlarda, kefalet sandıklarında veya Beden Terbiyesi Bölge Müdürlüklerinde çalışan memurlar hakkında uygulanır.

Sözleşmeli ve geçici personel hakkında bu Kanunda belirtilen özel hükümler uygulanır.” ve

146 ncı maddesinde;

“Bu Kanunun birinci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren memurlar aylık, ücret, ödenek, hizmetle ilgili her çeşit ödeme ve bunların şekil ve şartları bakımından bu Kanundaki hükümlere, aynı maddenin ikinci fıkrası kapsamına giren memurlar özel kanunlardaki hükümlere tabidir.

Memurlara kanun, tüzük ve yönetmeliklerin ve amirlerin tayin ettiği görevler karşılığında bu Kanunla sağlanan haklar dışında ücret ödenemez, hiçbir yarar sağlanamaz. (Gençlik ve Spor hizmetleri uygulamasında fiilen görevlendirilecekler hariç.)

…” hükümlerine yer verilmiş, Kanunun 191 inci maddesinde ise, Devlet Memurları için lüzum ve ihtiyaç görülen yerlerde çocuk bakımevi kurulabileceği, bunların kuruluş ve işletme esas ve usullerinin genel yönetmelikle belirleneceği ifade edilmiştir.

08.12.1987 tarih ve 19658 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Kamu Kurum ve Kuruluşlarınca Açılacak Çocuk Bakımevleri Hakkında Yönetmeliğin “Amaç-Kapsam” başlıklı 1 inci maddesinde;

“Bu Yönetmelik, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun değişik 1 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren Devlet memurlarının çocukları için açılacak olan bakımevlerinin kuruluş, işleyiş ve denetimine ilişkin esas ve usulleri belirlemek amacıyla düzenlenmiştir.”

“Ücret” başlıklı 13 üncü maddesinde;

“(Değişik birinci fıkra: 25/1/1996 - 96/7840 K.) Çocuk bakımevi hizmetleri ücretlidir. Her çocuk için alınacak aylık ücret, Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Genel Müdürlüğü görüşü de alınmak suretiyle, her mali yıl başında Maliye Bakanlığınca belirlenir. Belirlenen ücreti gerektiğinde yıl içinde değiştirmeye Maliye Bakanlığı yetkilidir.” hükümlerine yer verilmiştir.

Adı geçen Yönetmeliğin uygulanmasına ilişkin hususları açıklayan Maliye Bakanlığı tarafından çıkarılmış Kamu Sosyal Tesislerine İlişkin (2015-2) Tebliğin, “III- Kreş ve Çocuk Bakımevleri Ücretleri” kısmında;

“Kamu kurum ve kuruluşlarına ait kreş ve çocuk bakımevlerine kabul edilecek Devlet memurları ile diğer kamu personelinin her çocuğu için aylık bakım ücreti asgari ... TL olarak tespit edilmiştir.

Ancak, belirlenen asgari aylık ücretlerin kreş ve çocuk bakımevi hizmetlerinin karşılanmasında yeterli olmadığı durumlarda, kurum ve kuruluşlar belirlenen ücretin üzerinde bedel tespit etmeye yetkilidir.” denilmiştir.

“Ortak Hususlar” başlıklı V. Bölümünün 1 ve 13 üncü maddelerinde ise kreş giderlerine bütçeden katkıda bulunulamayacağı, bunların her türlü giderlerinin kreş ve çocuk bakımevlerinin kendi gelirlerinden karşılanacağı hüküm altına alınmıştır.

Diğer taraftan 30.06.2012 tarih ve 28339 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 6331 sayılı İş Sağlığı Ve Güvenliği Kanununun 30 uncu maddesine istinaden Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından düzenlenen 16.08.2013 tarih ve 28737 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Gebe veya Emziren Kadınların Çalıştırılma Şartlarıyla Emzirme Odaları ve Çocuk Bakım Yurtlarına Dair Yönetmeliğin “Oda ve yurt açma yükümlülüğü” başlıklı 13 üncü maddesinde;

“…..

(2) Yaşları ve medeni halleri ne olursa olsun, 150’den çok kadın çalışanı olan işyerlerinde, 0-6 yaşındaki çocukların bırakılması, bakımı ve emziren çalışanların çocuklarını emzirmeleri için işveren tarafından, çalışma yerlerinden ayrı ve işyerine yakın EK-IV’te belirtilen şartları taşıyan bir yurdun kurulması zorunludur. Yurt, işyerine 250 metreden daha uzaksa işveren taşıt sağlamakla yükümlüdür.

(3) İşverenler, ortaklaşa oda ve yurt kurabilecekleri gibi, oda ve yurt açma yükümlülüğünü, kamu kurumlarınca yetkilendirilmiş yurtlarla yapacakları anlaşmalarla da yerine getirebilirler.

……”,

Aynı Yönetmeliğin “Uygulamada öncelik” başlıklı 5 inci maddesinde;

(1) Bu Yönetmelik hükümlerinin uygulanmasında öncelikle çalışanın tabi olduğu ilgili mevzuat hükümleri dikkate alınır.

(2) 6331 sayılı Kanun kapsamında olup kendi özel mevzuatlarında hüküm bulunmaması halinde çalışanlar açısından bu Yönetmelik hükümleri uygulanır.

(3) Bu Yönetmeliğin oda ve yurtlarla ilgili dördüncü bölümünde yer alan hükümlerin 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 1 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren çalışanlar için uygulanmasında, 8/12/1987 tarihli ve 19658 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Kurum ve Kuruluşlarınca Açılacak Çocuk Bakımevleri Hakkında Yönetmelik hükümleri saklıdır.

……” hükümleri yer almıştır.

İlama konu hizmet alımından faydalanan memur, sözleşmeli personel ve işçi çalışanlar için yukarıda bahsedilen hükümler birlikte değerlendirildiğinde;

İdare bünyesinde çalışan işçi personel açısından, 6331 sayılı Kanunun 30 uncu maddesine istinaden çocuk bakım yurtlarının kurulabileceği veya bu hizmetin dışarıdan hizmet alımı yöntemiyle sağlanabileceği,

657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 1 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren memurlar açısından ise, 6331 sayılı Kanununun 30 uncu maddesine istinaden Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından düzenlenen Gebe veya Emziren Kadınların Çalıştırılma Şartlarıyla Emzirme Odaları ve Çocuk Bakım Yurtlarına Dair Yönetmeliğin 5 inci maddesinde de ifade edildiği üzere; 6331 sayılı Kanuna istinaden çıkartılan Yönetmelik, öncelikli olarak çalışanın tabi olduğu mevzuat hükümleri ile 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi memurlar için Devlet Memurları Kanunu ile ikincil mevzuat hükümlerini saklı tuttuğundan ve memur personel için 657 sayılı Kanunun 146 ve 191 inci maddeleri ile Kamu Kurum ve Kuruluşlarınca Açılacak Çocuk Bakımevleri Hakkında Yönetmelik hükümleri yürürlükte olduğundan; söz konusu personel ile yine 657 sayılı Kanunun 1 inci maddesi ikinci fıkrasında geçen ve sözleşme hükümleri ile bağlı olan sözleşmeli personel için kreş ve anaokulu hizmeti alımında bütçeden bir katkıda bulunulmasının mümkün olmadığı anlaşılmaktadır.

Yukarıda açıklanan nedenlerle, ... Belediyesinde Çalışan Personelin 0-66 Ay Arası Çocukları İçin Kreş ve Anaokulu Hizmeti Malzemesiz Yemek Hazırlama ve Servis Hizmeti Alımı İşi ile ilgili olarak; her bir çocuk için KDV hariç ... TL olan hizmet bedelinin sadece ... TL’sinin hizmetten yararlanan personelden alınarak kalan kısmının bütçeden karşılanmasında; idare çalışanları arasında işçi dışında kalan personel açısından mevzuata uygunluk görülmemiş olup toplam kamu zararı tutarından işçi personel için hesaplanan tutarın düşülerek kamu zararının yeniden hesaplanması için 239 sayılı ilamın 1 inci maddesi ile … TL’ye ilişkin olarak verilen tazmin hükmünün bozulmasına ve dosyanın ilgili DAİREYE GÖNDERİLMESİNE,



(Temyiz Kurulu ve ..Daire Başkanı … ile Üyeler …, … ilave gerekçeleri ile,

Üyeler … ile … farklı bozma gerekçesi ile,

..Daire Başkanı … ile Üyeler …, …, …, … düzeltilerek tasdik şeklindeki azınlık görüşlerine karşı,

Üye … ilam hükmünün olduğu gibi tasdik edilmesi gerekir, şeklindeki azınlık görüşüne karşı,

Üye … ilam hükmünün kaldırılması gerekir, şeklindeki azınlık görüşüne karşı) oy çokluğu ile,

Karar verildiği 14.03.2018 tarih ve 44208 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.



(İLAVE GEREKÇE:

Temyiz Kurulu ve ..Daire Başkanı … ile Üyeler …, … bozma yönünde verilen çoğunluk kararına ilave olarak;

“Rapor dosyası ve eki belgelerden; hizmet alımının 01.12.2014 tarihinde ihale edilmesinden sonra 12.12.2014 tarihinde ... Belediye Meclisi tarafından “2015 yılı ücret tarifeleri” hakkında karar alındığı ve 1857 nolu söz konusu Meclis kararında; 2015 yılı eğitim öğretim dönemi kreş ve anaokulu hizmeti aidatının ... TL olarak belirlendiği görülmektedir.

Bu noktada; ... Belediyesinde Çalışan Personelin 0-66 Ay Arası Çocukları İçin Kreş ve Anaokulu Hizmeti Malzemesiz Yemek Hazırlama ve Servis Hizmeti Alımı İşi ile ilgili olarak; her bir çocuk için KDV hariç ... TL olan hizmet bedelinin sadece ... TL’sinin hizmetten yararlanan personelden alınarak kalan kısmının bütçeden karşılanması nedeniyle verilen tazmin hükmünde sorumluluğun harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisi üzerinde bırakıldığı oysa ilama konu uygulamada Belediye Meclisi tarafından belirlenen tarifenin esas alındığı düşünüldüğünde sorumluluğa Meclis üyelerinin de dahil edilmesi gerektiği sonucu ortaya çıkmaktadır. Bu nedenle ilam hükmünün ayrıca sorumluluk yönünden de bozulması gerekir.”

FARKLI GEREKÇE:

Üye …;

“... Belediyesinde Çalışan Personelin 0-66 Ay Arası Çocukları İçin Kreş ve Anaokulu Hizmeti Malzemesiz Yemek Hazırlama ve Servis Hizmeti Alımı İşi ile ilgili olarak; her bir çocuk için KDV hariç ... TL olan hizmet bedelinin sadece ... TL’sinin hizmetten yararlanan personelden alınarak kalan kısmının bütçeden karşılanması sonucu kamu zararına sebebiyet verildiği gerekçesiyle tazmin hükmü verildiği anlaşılmaktadır.

657 sayılı Kanunun 146 ncı maddesinin ikinci fıkrasında; “Memurlara kanun, tüzük ve yönetmeliklerin ve amirlerin tayin ettiği görevler karşılığında bu Kanunla sağlanan haklar dışında ücret ödenemez, hiçbir yarar sağlanamaz.” denilmektedir.

Aynı Kanunun, 29/11/1984 tarih ve 243 sayılı KHK’nın 29 uncu maddesi ile yeniden düzenlenen, 191 inci maddesinde de “Devlet Memurları için lüzum ve ihtiyaç görülen yerlerde çocuk bakımevi ve sosyal tesisler kurulabilir.

Bunların kuruluş ve işletme esas ve usulleri Devlet Personel Başkanlığı ile Maliye ve Gümrük Bakanlığınca birlikte hazırlanacak genel yönetmelikle belirlenir.” denilmiştir. Söz konusu KHK’nın ilgili maddesinin gerekçesinde ise; “Çalışan eşlerin küçük yaştaki çocuklarına bakılması problem teşkil etmekte, bu keyfiyette özellikle kadın kamu görevlilerinin hizmet verimliliği menfi yönde etkilenmektedir.

Bu sebeple ….. memurlar için çocuk bakımevi ve sosyal tesisler kurulması imkânı sağlanmaktadır…” denilmekte olduğu görülmektedir. 34 yıl önce Devlet Memurları Kanununda yapılan değişikliğin gerekçesi ile sorumluların savunmaları aynı mahiyettedir. Yani amaç, görevlilerinin hizmet verimliliğini arttırmaktır.

657 sayılı Kanunda memurlar lehine yapılan bu düzenlemeden 28 yıl sonra çıkartılan 6331 sayılı Kanunun genel gerekçesinde de; “Mevcut 4857 sayılı İş Kanununun kapsamı, işverenler ile bir iş sözleşmesine dayanarak çalıştırılan işçilerle sınırlı kalmaktadır. Bu nedenle ülkemizdeki çalışanların bir kısmı İş Kanunu kapsamı dışında kalmakta ve dolayısıyla da iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili mevzuatın kapsamına girmemektedir. Çalışanların bir kısmının iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili hizmetlerden yararlanamaması ise ikili bir yapının ortaya çıkmasına neden olmaktadır. Günümüzde işçi ve işyeri tanımında yaşanan değişimler de dikkate alındığında; işçinin işyerine ve bir işverene bağımlı olarak bir ücret karşılığında çalışan kişi olduğu biçimindeki tanımı yetersiz kalmaktadır. Daha önceki tanımlama da tüm çalışanları ifade edememektedir. Zira, işçi artık yeni teknoloji sayesinde gerektiğinde evinden çalışabilmektedir. Ayrıca gelişmiş ülke örneklerinde de görüldüğü üzere "işçi" kavramından çok "çalışan" kavramı öne çıkmaktadır. Bir mesleğin icrası sırasında işten kaynaklanan ve herhangi bir ayrıma tabi tutulmadan risklere karşı çalışanların tamamının sağlığının ve güvenliğinin sağlanması gerekmektedir.” denilmiş, Kanunun kapsamı belirleyen 2 nci maddesinin gerekçesinde de, “… Tasarı Avrupa Birliğinin 1989 yılında kabul ettiği ve sınırlı istisnası dışında bütün çalışanları kapsayan (işçi, memur, kamu görevlisi, gemi adamı, gazeteci, hâkim, savcı gibi farklı statülere sahip kişileri "çalışan" olarak tanımlayan) 89/391/EEC sayılı Çerçeve Direktifi ile ulusal ihtiyaçlar esas alınarak hazırlanmıştır. Söz konusu düzenlemelerde (Direktif ve Uluslararası sözleşmelerin hükümleri) hem kamu ve hem de özel sektör olmak üzere bütün faaliyet alanlarına (sanayi, tarım, ticaret, idari işler, hizmet, eğitim, kültür, eğlence vb.) uygulanması vurgulanmaktadır” denilerek memurların da kapsama dâhil edildiği açıkça vurgulanmıştır.

6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanununun 30 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde de; gebe ve emziren kadınların çalışma şartları, emzirme odaları ve çocuk bakım yurtlarının kurulması veya dışarıdan hizmet alınması ve benzeri özel düzenleme gerektirebilecek konular ve bunlara bağlı bildirim ve izinler ile bu Kanunun uygulanmasına yönelik diğer hususların Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelikle düzenleneceği hükme bağlanmıştır.

16.08.2013 tarihli ve 28737 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Gebe veya Emziren Kadınların Çalıştırılma Şartlarıyla Emzirme Odaları ve Çocuk Bakım Yurtlarına Dair Yönetmeliğin;

13 üncü maddesinde; yaşları ve medeni halleri ne olursa olsun, 150’den çok kadın çalışanı olan işyerlerinde, 0-6 yaşındaki çocukların bırakılması, bakımı ve emziren çalışanların çocuklarını emzirmeleri için işveren tarafından, çalışma yerlerinden ayrı ve işyerine yakın Yönetmelik ekinde (EK-IV) belirtilen şartları taşıyan bir yurdun kurulmasının zorunlu olduğu yurdun, işyerine 250 metreden daha uzaksa işverenin taşıt sağlamakla yükümlü bulunduğu, işverenlerin, ortaklaşa oda ve yurt kurabilecekleri gibi, oda ve yurt açma yükümlülüğünü, kamu kurumlarınca yetkilendirilmiş yurtlarla yapacakları anlaşmalarla da yerine getirebilecekleri, belirtilmiştir.

Bu çerçevede olaya bakıldığında belediyelere ait işler ve işyerleri ile memurlar da dâhil olmak üzere tüm çalışanların 6331 sayılı Kanun kapsamında bulunduğundan ve söz konusu yönetmelik gereği bu hizmet, kamu kurumlarınca yetkilendirilmiş yurtlarla yapılacak anlaşmalarla da yerine getirebileceğinden, yapılan uygulamada mevzuata bir aykırılık olmadığı düşünülebilir. Ancak yönetmeliğin “Uygulamada öncelik” başlıklı 5 inci maddesinde;

(1) Bu Yönetmelik hükümlerinin uygulanmasında öncelikle çalışanın tabi olduğu ilgili mevzuat hükümleri dikkate alınır.

(2) 6331 sayılı Kanun kapsamında olup kendi özel mevzuatlarında hüküm bulunmaması halinde çalışanlar açısından bu Yönetmelik hükümleri uygulanır.

(3) Bu Yönetmeliğin oda ve yurtlarla ilgili dördüncü bölümünde yer alan hükümlerin 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 1 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren çalışanlar için uygulanmasında, 8/12/1987 tarihli ve 19658 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Kamu Kurum ve Kuruluşlarınca Açılacak Çocuk Bakımevleri Hakkında Yönetmelik hükümleri saklıdır.

…” hükümlerine yer verilerek 6331 sayılı Kanunun kapsamı, bir anlamda 657 sayılı Kanun gerekçe gösterilerek daraltılmıştır. Bu düzenlemeler karşısında 657 sayılı Kanuna tabi olan memurlar için bu tür bir ödeme yapılamayacağı açıktır.

Ancak çalışanlara dönük iyileştirmelerle ilgili düzenlemelerin genel seyrine bakıldığında, 657 sayılı Kanunda, 243 sayılı KHK ile yapılan değişiklikle başlayan, memurlar lehine sınırlı iyileştirme gayretinin, 6331 sayılı Kanunla son noktaya ulaştığı, ancak gelinen noktada 657 sayılı Kanundaki esasen başlangıçta memurlar lehine yapılan, “Memurlara … bu Kanunla sağlanan haklar dışında ücret ödenemez, hiçbir yarar sağlanamaz” ve “Devlet Memurları için lüzum ve ihtiyaç görülen yerlerde çocuk bakımevi ve sosyal tesisler kurulabilir” gibi bazı düzenlemelerin, bu gelişime engel teşkil eder hale geldiği görülmektedir. Bu çerçevede 657 sayılı Kanunun ilgili maddelerinin Anayasaya aykırılığı gündeme getirilebilir.

Şöyle ki; Anayasanın 128 inci maddesinde “Memurların ve diğer kamu görevlilerinin …, hakları ve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ve diğer özlük işleri kanunla düzenlenir” denilmektedir. Ancak 657 sayılı Kanunun 146 ncı maddesinin ikinci fıkrasında; “Memurlara … bu Kanunla sağlanan haklar dışında ücret ödenemez, hiçbir yarar sağlanamaz.” denildiğinden, bu Kanun (657) dışında ki örneğin 6331 sayılı Kanunla tanınan haklardan yararlanmakta sorun yaşanabilmektedir.

Anayasanın 10 uncu maddesinde “Kadınlar ve erkekler eşit haklara sahiptir. Devlet, bu eşitliğin yaşama geçmesini sağlamakla yükümlüdür. … Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde (…) kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadırlar”, 49 uncu maddesinde; "Çalışma, herkesin hakkı ve ödevidir. Devlet, çalışanların hayat seviyesini yükseltmek, çalışma hayatını geliştirmek için çalışanları korumak ve çalışmayı desteklemek üzere gerekli tedbirleri alır. Devlet, işçi-işveren ilişkilerinde çalışma barışının sağlanmasını kolaylaştırıcı ve koruyucu tedbirleri alır." hükmü, yine Anayasanın 56 ncı maddesinde de "Devlet, herkesin hayatını, beden ve ruh sağlığı içinde sürdürmesini sağlar; insan ve madde gücünde tasarruf ve verimi artırarak işbirliğini gerçekleştirir." hükmü bulunmaktadır. Esasen yasama organı, anayasadaki bu hükümlere de kanunun genel gerekçesinde atıf yaparak 6331 sayılı Kanunu çıkarmış ve bu Kanunun kapsamına memurları ve kamu görevlilerini de dâhil etmiştir. Ancak gelinen noktada, 657 sayılı Kanunda memurlarla ilgili mevcut düzenleme nedeniyle, 6331 gereği çıkartılan yönetmelikle memurlar açısından eşitliğe aykırı bir durum doğmuştur. Bu nedenle Memurların 657 sayılı Kanun dışındaki kanunlarla tanınan haklardan yararlanabilmesi için 146 ncı maddedeki ‘bu’ ifadesinin anayasanın yukarıda belirtilen maddelerine aykırılığı gündeme getirilebilir.

Anayasa Mahkemesi itirazı haklı bulursa madde metni, “Memurlara … Kanunla sağlanan haklar dışında ücret ödenemez, hiçbir yarar sağlanamaz” şekline dönüşeceğinden diğer kanunlarla sağlanan haklardan da yararlanma imkânı sağlanmış olur.

Konunun Anayasa Mahkemesine götürülmemesi durumunda mevcut düzenlemeler karşısında belediyede çalışan memurların bu haktan yararlanması mümkün bulunmadığından sadece kapsam dâhilindeki diğer personel dikkate alınarak kamu zararının yeniden tespit edilmesi için daire kararının bozulması uygun olur.”

Üyeler …, …;

“657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 146 ncı maddesinde;

“Bu Kanunun birinci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren memurlar aylık, ücret, ödenek, hizmetle ilgili her çeşit ödeme ve bunların şekil ve şartları bakımından bu Kanundaki hükümlere, aynı maddenin ikinci fıkrası kapsamına giren memurlar özel kanunlardaki hükümlere tabidir.

Memurlara kanun, tüzük ve yönetmeliklerin ve amirlerin tayin ettiği görevler karşılığında bu Kanunla sağlanan haklar dışında ücret ödenemez, hiçbir yarar sağlanamaz. (Gençlik ve Spor hizmetleri uygulamasında fiilen görevlendirilecekler hariç.)

…” denilmiş,

191 inci maddesinde ise, Devlet Memurları için lüzum ve ihtiyaç görülen yerlerde çocuk bakımevi kurulabileceği, bunların kuruluş ve işletme esas ve usullerinin genel yönetmelikle belirleneceği ifade edilmiştir.

08.12.1987 tarih ve 19658 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Kamu Kurum ve Kuruluşlarınca Açılacak Çocuk Bakımevleri Hakkında Yönetmeliğin “Amaç-Kapsam” başlıklı 1inci maddesinde; “Bu Yönetmelik, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun değişik 1 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren Devlet memurlarının çocukları için açılacak olan bakımevlerinin kuruluş, işleyiş ve denetimine ilişkin esas ve usulleri belirlemek amacıyla düzenlenmiştir.”

“Ücret” başlıklı 13 üncü maddesinde;

“(Değişik birinci fıkra: 25/1/1996 - 96/7840 K.) Çocuk bakımevi hizmetleri ücretlidir. Her çocuk için alınacak aylık ücret, Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Genel Müdürlüğü görüşü de alınmak suretiyle, her mali yıl başında Maliye Bakanlığınca belirlenir. Belirlenen ücreti gerektiğinde yıl içinde değiştirmeye Maliye Bakanlığı yetkilidir.” denilmiştir.

Öte yandan, 6331 sayılı İş Sağlığı Ve Güvenliği Kanununun 30 uncu maddesine istinaden Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından düzenlenen 16.08.2013 tarih ve 28737 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Gebe veya Emziren Kadınların Çalıştırılma Şartlarıyla Emzirme Odaları ve Çocuk Bakım Yurtlarına Dair Yönetmeliğin “Oda ve yurt açma yükümlülüğü” başlıklı 13 üncü maddesinde;

“…..

(2) Yaşları ve medeni halleri ne olursa olsun, 150’den çok kadın çalışanı olan işyerlerinde, 0-6 yaşındaki çocukların bırakılması, bakımı ve emziren çalışanların çocuklarını emzirmeleri için işveren tarafından, çalışma yerlerinden ayrı ve işyerine yakın EK-IV’te belirtilen şartları taşıyan bir yurdun kurulması zorunludur. Yurt, işyerine 250 metreden daha uzaksa işveren taşıt sağlamakla yükümlüdür.

(3) İşverenler, ortaklaşa oda ve yurt kurabilecekleri gibi, oda ve yurt açma yükümlülüğünü, kamu kurumlarınca yetkilendirilmiş yurtlarla yapacakları anlaşmalarla da yerine getirebilirler.

……”

Aynı Yönetmeliğin “Uygulamada öncelik” başlıklı 5 inci maddesinde;

(1) Bu Yönetmelik hükümlerinin uygulanmasında öncelikle çalışanın tabi olduğu ilgili mevzuat hükümleri dikkate alınır.

(2) 6331 sayılı Kanun kapsamında olup kendi özel mevzuatlarında hüküm bulunmaması halinde çalışanlar açısından bu Yönetmelik hükümleri uygulanır.

(3) Bu Yönetmeliğin oda ve yurtlarla ilgili dördüncü bölümünde yer alan hükümlerin 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 1 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren çalışanlar için uygulanmasında, 8/12/1987 tarihli ve 19658 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Kamu Kurum ve Kuruluşlarınca Açılacak Çocuk Bakımevleri Hakkında Yönetmelik hükümleri saklıdır.

……” hükümleri yer almıştır.

5216 sayılı ... Belediyesi Kanununun ... Belediyelerinin görev ve sorumlulukları 7 nci maddesinde, yapacağı giderler ise, 24 üncü maddesinde açıklanmıştır. Bunlar arasında çalışanların çocuklarının kreş ve anaokulu ihtiyaçlarının bütçeden karşılanacağına dair herhangi bir hüküm bulunmamaktadır.

Buna karşılık 2015 yılı Bütçe Kanununun 8 inci maddesinin (7) numaralı bendinde;

“(7) Merkezi yönetim kapsamındaki kamu idarelerince işletilen eğitim ve dinlenme tesisi, misafirhane, çocuk bakımevi, kreş, spor tesisi ve benzeri sosyal tesislerin giderleri, münhasıran bu tesislerin işletilmesinden elde edilen gelirlerden karşılanır.” hükmü yer almıştır.

Ayrıca Maliye Bakanlığı tarafından 13/12/1983 tarihli ve 178 sayılı Maliye Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 10 uncu maddesi ve 2015 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanununun “Mali kontrole ilişkin hükümler” başlığı altındaki 8 inci maddesinin yedinci fıkrasına dayanılarak çıkarılan, Kamu Sosyal Tesislerine İlişkin (2015-2) Tebliğin;

“III - Kreş ve Çocuk Bakımevleri Ücretleri” kısmında;

“Kamu kurum ve kuruluşlarına ait kreş ve çocuk bakımevlerine kabul edilecek Devlet memurları ile diğer kamu personelinin her çocuğu için aylık bakım ücreti asgari ... TL olarak tespit edilmiştir.

Ancak, belirlenen asgari aylık ücretlerin kreş ve çocuk bakımevi hizmetlerinin karşılanmasında yeterli olmadığı durumlarda, kurum ve kuruluşlar belirlenen ücretin üzerinde bedel tespit etmeye yetkilidir.” denilmektedir.

“Ortak Hususlar” başlıklı V. Bölümünün 1 ve 13 üncü maddelerinde ise kreş giderlerine bütçeden katkıda bulunulamayacağı, bunların her türlü giderlerinin kreş ve çocuk bakımevlerinin kendi gelirlerinden karşılanacağı hüküm altına alınmıştır.

Dolayısıyla anılan Tebliğ’de, devlet memurları yanında, ayırım yapılmaksızın bütün diğer kamu personelini (sözleşmeli, işçi, vs.) kapsayan düzenlemeler yapılmış ve unvanı ne olursa olsun bütün kamu personelinden her çocuk için aylık bakım ücreti olarak asgari ... TL alınması öngörülmüştür. Burada dikkat edilmesi gereken nokta; Kamu Kurum ve Kuruluşlarınca Açılacak Çocuk Bakımevleri Hakkında Yönetmeliği sadece devlet memurlarını kapsamakta iken, Bütçe kanunu ve 178 sayılı KHK’ya dayanılarak çıkartılan Tebliğ (2015-2), bütün kamu personelini kapsamıştır.

Her ne kadar Temyiz Kurulunun çoğunluk görüşünde, Gebe veya Emziren Kadınların Çalıştırılma Şartlarıyla Emzirme Odaları ve Çocuk Bakım Yurtlarına Dair Yönetmeliğin “Uygulamada öncelik” başlıklı 5 inci maddesinde, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 1 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren çalışanlar (yani devlet memurları) için Kamu Kurum ve Kuruluşlarınca Açılacak Çocuk Bakımevleri Hakkında Yönetmelik hükümleri çerçevesinde, sadece devlet memurlarından kreş ücretlerinin anılan Yönetmelik hükümleri çerçevesinde tahsil edilmesi gerektiği buna karşılık işçi ve sözleşmeli personelden ücret alınmaması gerektiği ifade edilmekte ise de;

2015 yılı Bütçe Kanununun 8 inci maddesinin (7) numaralı bendinde yer alan yasaklayıcı düzenleme ve yasal düzenlemelere dayanılarak çıkartılan 2015 yılına ilişkin Kamu Sosyal Tesislerine İlişkin (2015-2) Tebliğin ilgili hükümleri uyarınca, 2015 yılında kamu idarelerince işletilen kreş ve benzeri sosyal tesislerin giderlerinin, münhasıran bu tesislerin işletilmesinden elde edilen gelirlerden karşılanması ve Devlet memurları ile diğer bütün kamu personelinin her çocuğu için aylık bakım ücreti olarak asgari ... TL şeklinde tahsilat yapılması zorunludur. Bu nedenle 5.564.137,75 TL kamu zararının tazminine ilişkin ilam hükmünün tasdiki gerekmekle birlikte,

Rapor dosyası ve eki belgelerden; hizmet alımının 01.12.2014 tarihinde ihale edilmesinden sonra 12.12.2014 tarihinde ... Belediye Meclisi tarafından “2015 yılı ücret tarifeleri” hakkında karar alındığı ve 1857 nolu söz konusu Meclis kararında; 2015 yılı eğitim öğretim dönemi kreş ve anaokulu hizmeti aidatının ... TL olarak belirlendiği görülmektedir.

Bu noktada; ... Belediyesinde Çalışan Personelin 0-66 Ay Arası Çocukları İçin Kreş ve Anaokulu Hizmeti Malzemesiz Yemek Hazırlama ve Servis Hizmeti Alımı İşi ile ilgili olarak; her bir çocuk için KDV hariç ... TL olan hizmet bedelinin sadece ... TL’sinin hizmetten yararlanan personelden alınarak kalan kısmının bütçeden karşılanması nedeniyle verilen tazmin hükmünde sorumluluğun harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisi üzerinde bırakıldığı oysa ilama konu uygulamada Belediye Meclisi tarafından belirlenen tarifenin esas alındığı düşünüldüğünde sorumluluğa Meclis üyelerinin de dahil edilmesi gerektiği sonucu ortaya çıkmaktadır. Bu nedenle ilam hükmünün sorumluluk yönünden bozulması gerekir.”



KARŞI OY GEREKÇESİ:

..Daire Başkanı … ile Üyeler …, …, …, …;

“Anayasanın 128 inci maddesiyle memurların ve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ve diğer özlük işlerinin kanunla düzenleneceği ancak, malî ve sosyal haklara ilişkin toplu sözleşme hükümlerinin saklı olduğu hüküm altına alınmıştır.

657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 146 ncı maddesinde, yukarıda yer alan Anayasa hükmüne benzer bir düzenlemeye yer verilmiş, 191 inci maddesinde ise, Devlet Memurları için lüzum ve ihtiyaç görülen yerlerde çocuk bakımevi kurulabileceği, bunların kuruluş ve işletme esas ve usullerinin genel yönetmelikle belirleneceği ifade edilmiştir.

08.12.1987 tarih ve 19658 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Kamu Kurum ve Kuruluşlarınca Açılacak Çocuk Bakımevleri Hakkında Yönetmeliğin “Amaç-Kapsam” başlıklı 1inci maddesinde; “Bu Yönetmelik, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun değişik 1 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren Devlet memurlarının çocukları için açılacak olan bakımevlerinin kuruluş, işleyiş ve denetimine ilişkin esas ve usulleri belirlemek amacıyla düzenlenmiştir.”

“Ücret” başlıklı 13 üncü maddesinde;

“(Değişik birinci fıkra: 25/1/1996 - 96/7840 K.) Çocuk bakımevi hizmetleri ücretlidir. Her çocuk için alınacak aylık ücret, Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Genel Müdürlüğü görüşü de alınmak suretiyle, her mali yıl başında Maliye Bakanlığınca belirlenir. Belirlenen ücreti gerektiğinde yıl içinde değiştirmeye Maliye Bakanlığı yetkilidir.” denilmiştir.

Maliye Bakanlığı tarafından çıkarılan, adı geçen Yönetmeliğin uygulanmasına ilişkin hususları açıklayan Kamu Sosyal Tesislerine İlişkin (2015-2) Tebliğin;

“III - Kreş ve Çocuk Bakımevleri Ücretleri” kısmında;

“Kamu kurum ve kuruluşlarına ait kreş ve çocuk bakımevlerine kabul edilecek Devlet memurları ile diğer kamu personelinin her çocuğu için aylık bakım ücreti asgari ... TL olarak tespit edilmiştir.

Ancak, belirlenen asgari aylık ücretlerin kreş ve çocuk bakımevi hizmetlerinin karşılanmasında yeterli olmadığı durumlarda, kurum ve kuruluşlar belirlenen ücretin üzerinde bedel tespit etmeye yetkilidir.” denilmektedir. “Ortak Hususlar” başlıklı V. Bölümünün 1 ve 13 üncü maddelerinde ise kreş giderlerine bütçeden katkıda bulunulamayacağı, bunların her türlü giderlerinin (temizlik hizmeti alımı dahil) kreş ve çocuk bakımevlerinin kendi gelirlerinden karşılanacağı hüküm altına alınmıştır.

Öte yandan, 6331 sayılı İş Sağlığı Ve Güvenliği Kanununun 30 uncu maddesine istinaden Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından düzenlenen 16.08.2013 tarih ve 28737 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Gebe veya Emziren Kadınların Çalıştırılma Şartlarıyla Emzirme Odaları ve Çocuk Bakım Yurtlarına Dair Yönetmeliğin “Oda ve yurt açma yükümlülüğü” başlıklı 13 üncü maddesinde;

“…..

(2) Yaşları ve medeni halleri ne olursa olsun, 150’den çok kadın çalışanı olan işyerlerinde, 0-6 yaşındaki çocukların bırakılması, bakımı ve emziren çalışanların çocuklarını emzirmeleri için işveren tarafından, çalışma yerlerinden ayrı ve işyerine yakın EK-IV’te belirtilen şartları taşıyan bir yurdun kurulması zorunludur. Yurt, işyerine 250 metreden daha uzaksa işveren taşıt sağlamakla yükümlüdür.

(3) İşverenler, ortaklaşa oda ve yurt kurabilecekleri gibi, oda ve yurt açma yükümlülüğünü, kamu kurumlarınca yetkilendirilmiş yurtlarla yapacakları anlaşmalarla da yerine getirebilirler.

……”

Aynı Yönetmeliğin “Uygulamada öncelik” başlıklı 5 inci maddesinde;

(1) Bu Yönetmelik hükümlerinin uygulanmasında öncelikle çalışanın tabi olduğu ilgili mevzuat hükümleri dikkate alınır.

(2) 6331 sayılı Kanun kapsamında olup kendi özel mevzuatlarında hüküm bulunmaması halinde çalışanlar açısından bu Yönetmelik hükümleri uygulanır.

(3) Bu Yönetmeliğin oda ve yurtlarla ilgili dördüncü bölümünde yer alan hükümlerin 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 1 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren çalışanlar için uygulanmasında, 8/12/1987 tarihli ve 19658 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Kurum ve Kuruluşlarınca Açılacak Çocuk Bakımevleri Hakkında Yönetmelik hükümleri saklıdır.

……” hükümleri yer almıştır.

5216 sayılı ... Belediyesi Kanununun ... Belediyelerinin görev ve sorumlulukları 7 nci maddesinde, yapacağı giderler ise, 24 üncü maddesinde açıklanmıştır. Bunlar arasında çalışanların çocuklarının kreş ve anaokulu ihtiyaçlarının bütçeden karşılanacağına dair herhangi bir hüküm bulunmamaktadır.

Anılan hükümler birlikte değerlendirildiğinde; Devlet Memurları için lüzum ve ihtiyaç görülen yerlerde çocuk bakımevi kurulabilir veya söz konusu hizmet 6331 sayılı Kanunun 30 uncu maddesine istinaden hizmet alımı yöntemiyle sağlanabilir. Ancak, ücretli olan söz konusu çocuk bakımevlerinden yararlanan her çocuk için ilgili personelden alınacak aylık ücret, Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Genel Müdürlüğü görüşü de alınmak suretiyle, her mali yılbaşında Maliye Bakanlığınca belirlenmektedir. Maliye Bakanlığınca 2015 yılında her bir çocuk için bu ücret aylık ... TL olarak belirlenmiştir. Belirlenen asgari aylık ücretin kreş ve çocuk bakımevi hizmetlerinin karşılanmasında yeterli olmadığı durumlarda, kurum ve kuruluşlar belirlenen ücretin üzerinde bedel tespit etmeye yetkilidir. Kreşlerin her türlü giderleri (temizlik hizmeti alımı dahil) kreş ve çocuk bakımevlerinin kendi gelirlerinden karşılanabilir. Kreş ve anaokulu hizmeti, çocuk bakımevi açılarak veyahut hizmet alımı yoluyla sağlanmış olsun Maliye Bakanlığı veya ilgili kurum ve kuruluşlarca belirlenen ücret dışında bütçeden ayrıca bir katkıda bulunulması mümkün değildir. Dolayısıyla ... Belediyesinde Çalışan Personelin 0-66 Ay Arası Çocukları İçin Kreş ve Anaokulu Hizmeti Malzemesiz Yemek Hazırlama ve Servis Hizmeti Alımı İşi ile ilgili olarak; her bir çocuk için KDV hariç ... TL olan hizmet bedelinin sadece ... TL’sinin hizmetten yararlanan personelden alınarak kalan kısmının bütçeden karşılanması mevzuata aykırıdır.

Diğer taraftan dilekçede; memur, sözleşmeli personel ve işçi personelin maaş kesintilerinde dönemsel farklılıklar bulunduğu, memur ve sözleşmeli personelin kreş hizmetinden yararlandığında maaş kesintisinin 1 ay geriden gelirken, işçi personelin maaş kesintisinin bulunduğu ay itibariyle yapıldığı, ilamda personel maaş kesintileri toplamının ... TL olarak gösterildiği ancak ... ... Belediyesi Eğitim Müdürlüğü verilerine göre personelin maaşından kesilen mali kaynak tutarının ... TL olduğu, ayrıca kreş faaliyetinden yararlanan ancak çeşitli nedenler ile maaşlarından kesinti yapılmasını istemeyen personelin kreşten yararlanma bedeli olan ... TL’yi elden ödediklerini gösteren banka dekontlarının toplamının yer aldığı mali kaynak kesintilerinin de yine ilamda personelden kesilen toplam kesinti tutarının içerisine eklenmediğinin görüldüğü, ... personelinden kesilen maaş kesintisinin ... TL (düzeltilen maaş kesintisi) + ... TL (elden Ödemeler) olmak üzere; toplam personel kesintisinin ... TL olarak hesaplanması gerektiği ve buna ilişkin belgelerin dilekçe ekinde sunulduğu ileri sürülmüştür.

Sorumlular tarafından dilekçe ekinde belgeleri ibraz edilen kesintiler dikkate alındığında; kamu zararının … TL değil, … TL olması gerektiği anlaşılmaktadır. Bu nedenle … TL’den … TL’nin düşülerek kalan … TL’nin ilamda belirtilen sorumluların uhdelerinde kalmak üzere düzeltilmek suretiyle tasdiki gerekir.”

Üye …;

“657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 146 ncı maddesinde;

“Bu Kanunun birinci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren memurlar aylık, ücret, ödenek, hizmetle ilgili her çeşit ödeme ve bunların şekil ve şartları bakımından bu Kanundaki hükümlere, aynı maddenin ikinci fıkrası kapsamına giren memurlar özel kanunlardaki hükümlere tabidir.

Memurlara kanun, tüzük ve yönetmeliklerin ve amirlerin tayin ettiği görevler karşılığında bu Kanunla sağlanan haklar dışında ücret ödenemez, hiçbir yarar sağlanamaz. (Gençlik ve Spor hizmetleri uygulamasında fiilen görevlendirilecekler hariç.)

…” denilmiş,

191 inci maddesinde ise, Devlet Memurları için lüzum ve ihtiyaç görülen yerlerde çocuk bakımevi kurulabileceği, bunların kuruluş ve işletme esas ve usullerinin genel yönetmelikle belirleneceği ifade edilmiştir.

08.12.1987 tarih ve 19658 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Kamu Kurum ve Kuruluşlarınca Açılacak Çocuk Bakımevleri Hakkında Yönetmeliğin “Amaç-Kapsam” başlıklı 1inci maddesinde; “Bu Yönetmelik, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun değişik 1 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren Devlet memurlarının çocukları için açılacak olan bakımevlerinin kuruluş, işleyiş ve denetimine ilişkin esas ve usulleri belirlemek amacıyla düzenlenmiştir.”

“Ücret” başlıklı 13 üncü maddesinde;

“(Değişik birinci fıkra: 25/1/1996 - 96/7840 K.) Çocuk bakımevi hizmetleri ücretlidir. Her çocuk için alınacak aylık ücret, Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Genel Müdürlüğü görüşü de alınmak suretiyle, her mali yıl başında Maliye Bakanlığınca belirlenir. Belirlenen ücreti gerektiğinde yıl içinde değiştirmeye Maliye Bakanlığı yetkilidir.” denilmiştir.

Maliye Bakanlığı tarafından çıkarılan, adı geçen Yönetmeliğin uygulanmasına ilişkin hususları açıklayan Kamu Sosyal Tesislerine İlişkin (2015-2) Tebliğin;

“III - Kreş ve Çocuk Bakımevleri Ücretleri” kısmında;

“Kamu kurum ve kuruluşlarına ait kreş ve çocuk bakımevlerine kabul edilecek Devlet memurları ile diğer kamu personelinin her çocuğu için aylık bakım ücreti asgari ... TL olarak tespit edilmiştir.

Ancak, belirlenen asgari aylık ücretlerin kreş ve çocuk bakımevi hizmetlerinin karşılanmasında yeterli olmadığı durumlarda, kurum ve kuruluşlar belirlenen ücretin üzerinde bedel tespit etmeye yetkilidir.” denilmektedir.

“Ortak Hususlar” başlıklı V. Bölümünün 1 ve 13 üncü maddelerinde ise kreş giderlerine bütçeden katkıda bulunulamayacağı, bunların her türlü giderlerinin kreş ve çocuk bakımevlerinin kendi gelirlerinden karşılanacağı hüküm altına alınmıştır.

Öte yandan, 6331 sayılı İş Sağlığı Ve Güvenliği Kanununun 30 uncu maddesine istinaden Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından düzenlenen 16.08.2013 tarih ve 28737 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Gebe veya Emziren Kadınların Çalıştırılma Şartlarıyla Emzirme Odaları ve Çocuk Bakım Yurtlarına Dair Yönetmeliğin “Oda ve yurt açma yükümlülüğü” başlıklı 13 üncü maddesinde;

“…..

(2) Yaşları ve medeni halleri ne olursa olsun, 150’den çok kadın çalışanı olan işyerlerinde, 0-6 yaşındaki çocukların bırakılması, bakımı ve emziren çalışanların çocuklarını emzirmeleri için işveren tarafından, çalışma yerlerinden ayrı ve işyerine yakın EK-IV’te belirtilen şartları taşıyan bir yurdun kurulması zorunludur. Yurt, işyerine 250 metreden daha uzaksa işveren taşıt sağlamakla yükümlüdür.

(3) İşverenler, ortaklaşa oda ve yurt kurabilecekleri gibi, oda ve yurt açma yükümlülüğünü, kamu kurumlarınca yetkilendirilmiş yurtlarla yapacakları anlaşmalarla da yerine getirebilirler.

……”

Aynı Yönetmeliğin “Uygulamada öncelik” başlıklı 5 inci maddesinde;

(1) Bu Yönetmelik hükümlerinin uygulanmasında öncelikle çalışanın tabi olduğu ilgili mevzuat hükümleri dikkate alınır.

(2) 6331 sayılı Kanun kapsamında olup kendi özel mevzuatlarında hüküm bulunmaması halinde çalışanlar açısından bu Yönetmelik hükümleri uygulanır.

(3) Bu Yönetmeliğin oda ve yurtlarla ilgili dördüncü bölümünde yer alan hükümlerin 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 1 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren çalışanlar için uygulanmasında, 8/12/1987 tarihli ve 19658 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Kamu Kurum ve Kuruluşlarınca Açılacak Çocuk Bakımevleri Hakkında Yönetmelik hükümleri saklıdır.

……” hükümleri yer almıştır.

5216 sayılı ... Belediyesi Kanununun ... Belediyelerinin görev ve sorumlulukları 7 nci maddesinde, yapacağı giderler ise, 24 üncü maddesinde açıklanmıştır. Bunlar arasında çalışanların çocuklarının kreş ve anaokulu ihtiyaçlarının bütçeden karşılanacağına dair herhangi bir hüküm bulunmamaktadır.

Anılan hükümler birlikte değerlendirildiğinde; Devlet Memurları için lüzum ve ihtiyaç görülen yerlerde çocuk bakımevi kurulabilir veya söz konusu hizmet 6331 sayılı Kanunun 30 uncu maddesine istinaden hizmet alımı yöntemiyle sağlanabilir. Ancak, ücretli olan söz konusu çocuk bakımevlerinden yararlanan her çocuk için ilgili personelden alınacak aylık ücret, Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Genel Müdürlüğü görüşü de alınmak suretiyle, her mali yılbaşında Maliye Bakanlığınca belirlenmektedir. Maliye Bakanlığınca 2015 yılında her bir çocuk için bu ücret aylık ... TL olarak belirlenmiştir. Belirlenen asgari aylık ücretin kreş ve çocuk bakımevi hizmetlerinin karşılanmasında yeterli olmadığı durumlarda, kurum ve kuruluşlar belirlenen ücretin üzerinde bedel tespit etmeye yetkilidir. Kreşlerin her türlü giderleri kreş ve çocuk bakımevlerinin kendi gelirlerinden karşılanabilir. Kreş ve anaokulu hizmeti, çocuk bakımevi açılarak veyahut hizmet alımı yoluyla sağlanmış olsun Maliye Bakanlığı veya ilgili kurum ve kuruluşlarca belirlenen ücret dışında bütçeden ayrıca bir katkıda bulunulması mümkün değildir. Dolayısıyla ... Belediyesinde Çalışan Personelin 0-66 Ay Arası Çocukları İçin Kreş ve Anaokulu Hizmeti Malzemesiz Yemek Hazırlama ve Servis Hizmeti Alımı İşi ile ilgili olarak; her bir çocuk için KDV hariç ... TL olan hizmet bedelinin sadece ... TL’sinin hizmetten yararlanan personelden alınarak kalan kısmının bütçeden karşılanması mevzuata aykırıdır. Bu nedenle ilam hükmünün olduğu gibi tasdik edilmesi gerekir.”

Üye …;

“6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanununun “Kapsam ve istisnalar” başlıklı 2 nci maddesinin birinci fıkrasında aynen; “Bu Kanun; kamu ve özel sektöre ait bütün işlere ve işyerlerine, bu işyerlerinin işverenleri ile işveren vekillerine, çırak ve stajyerler de dâhil olmak üzere tüm çalışanlarına faaliyet konularına bakılmaksızın uygulanır.” denilmiş,

Kanunun 30 uncu maddesi birinci fıkrasının a bendinde aynen;

“Aşağıdaki konular ile bunlara ilişkin usul ve esaslar Bakanlıkça çıkarılacak yönetmeliklerle düzenlenir:

a) …,gebe ve emziren kadınların çalışma şartları, emzirme odaları ve çocuk bakım yurtlarının kurulması veya dışarıdan hizmet alınması ve benzeri özel düzenleme gerektirebilecek konular ve bunlara bağlı bildirim ve izinler ile bu Kanunun uygulanmasına yönelik diğer hususlar.” hükmüne yer verilmiştir.

Belirtilen maddeye istinaden çıkarılan Gebe veya Emziren Kadınların Çalıştırılma Şartlarıyla Emzirme Odaları ve Çocuk Bakım Yurtlarına Dair Yönetmeliğin “Oda ve yurt açma yükümlülüğü” başlıklı 13 üncü maddesinde;

“(1) Yaşları ve medeni halleri ne olursa olsun, 100-150 kadın çalışanı olan işyerlerinde, emziren çalışanların çocuklarını emzirmeleri için işveren tarafından, çalışma yerlerinden ayrı ve işyerine en çok 250 metre uzaklıkta EK-IV’te belirtilen şartları taşıyan bir emzirme odasının kurulması zorunludur.

(2) Yaşları ve medeni halleri ne olursa olsun, 150’den çok kadın çalışanı olan işyerlerinde, 0-6 yaşındaki çocukların bırakılması, bakımı ve emziren çalışanların çocuklarını emzirmeleri için işveren tarafından, çalışma yerlerinden ayrı ve işyerine yakın EK-IV’te belirtilen şartları taşıyan bir yurdun kurulması zorunludur. Yurt, işyerine 250 metreden daha uzaksa işveren taşıt sağlamakla yükümlüdür.

(3) İşverenler, ortaklaşa oda ve yurt kurabilecekleri gibi, oda ve yurt açma yükümlülüğünü, kamu kurumlarınca yetkilendirilmiş yurtlarla yapacakları anlaşmalarla da yerine getirebilirler.

(4) Oda ve yurt açma yükümlülüğünün belirlenmesinde, işverenin belediye ve mücavir alan sınırları içinde bulunan tüm işyerlerindeki kadın çalışanların toplam sayısı dikkate alınır.

(5) Emzirme odası ve/veya yurt kurulması için gereken kadın çalışan sayısının hesabına erkek çalışanlar arasından çocuğunun annesi ölmüş veya velayeti babaya verilmiş olanlar da dâhil edilir.” denilmiştir.

İlgili yönetmeliğin 14 üncü maddesinin birinci fıkrasında ise;

“Oda ve yurtlardan, kadın çalışanların çocukları ile erkek çalışanların annesi ölmüş veya velayeti babaya verilmiş çocukları faydalanırlar. Odalara 0-1 yaşındaki, yurtlara velisinin isteği üzerine ilkokula kaydı yapılmayan 66 aylığa kadar çocuklar alınır.” denilerek oda ve yurtlardan faydalanacaklar belirtilmiştir.

Yukarıda ilgili maddeleri belirtilen 6331 sayılı Kanun ve bu Kanuna dayanılarak düzenlenen yönetmelik hükümleri gereğince işçi ve memur ayrımı yapılmadan çalışanların çocukları için bakımevi ve kreş sağlama yükümlüğü getirildiğinden söz konusu hizmetin kurum tarafından kendi kurduğu tesislerde yerine getirilmesi kadar kurumun kendi tesisi yoksa dışardan hizmet alımı suretiyle gerçekleştirmesinde yasal bir engel yoktur.

Kaldı ki; Maliye Bakanlığı tarafından çıkarılan Kamu Sosyal Tesislerine İlişkin (2015-2) Tebliğin;

“III - Kreş ve Çocuk Bakımevleri Ücretleri” kısmında;

“Kamu kurum ve kuruluşlarına ait kreş ve çocuk bakımevlerine kabul edilecek Devlet memurları ile diğer kamu personelinin her çocuğu için aylık bakım ücreti asgari ... TL olarak tespit edilmiştir.

Ancak, belirlenen asgari aylık ücretlerin kreş ve çocuk bakımevi hizmetlerinin karşılanmasında yeterli olmadığı durumlarda, kurum ve kuruluşlar belirlenen ücretin üzerinde bedel tespit etmeye yetkilidir.” şeklindeki hükmüne binaen tebliğde belirtilen personelden alınacak asgari tutarın üzerinde, her çocuk için Belediye Meclisi kararında belirtilen tarifedeki ... TL’nin tahsil edildiği de görülmektedir.

Sonuç olarak 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ve ilgili Yönetmeliğe göre Belediye bünyesinde kreş ve anaokulu açılması veya bu hizmetin dışarıdan hizmet satın alınması yoluyla karşılanmasında mevzuata aykırılık bulunmamaktadır. Bu nedenle verilen tazmin hükmünün kaldırılması gerekir.”)