Temyiz Karar Detayı
Kamu İdaresi
Belediyeler ve Bağlı İdareler
Yılı
2013
Daire
5
Dosya No
40501
Tutanak No
44051
Tutanak Tarihi
07.02.2018
Konu
Çeşitli Konuları İlgilendiren Kararlar
KARAR
Konu: Öğrencilerin özel okul harcamalarının Belediye bütçesinden ödenmesi
212 sayılı ilamın 39 uncu maddesiyle; yürütülmekte olan ...Koleji projesi kapsamında, ...Belediyesi ile ...Koleji arasında yapılan protokol hükümleri gereğince, desteklenen öğrencilerin özel okul harcamalarının, Belediye Bütçesinden ödenmesi sonucu ...-TL’ye verilen tazmin hükmünün, 27.09.2016 tarih ve 42181 tutanak sayılı Sayıştay Temyiz Kurulu Kararının 5. Maddesi ile tasdikine karar verilmiştir.
İlamda harcama yetkilisi sıfatıyla sorumlu tutulan ... ile ...’nun aynı mahiyetteki temyiz dilekçesinde özetle;
Anayasanın 10. Maddesinde; “kanun önünde eşitlik” ilkesinin, 42. Maddesinde de “Eğitim ve Öğrenim Hakkı ve Ödevi”nin düzenlendiğini, bu anayasal düzenlemeler çerçevesinde konu değerlendirildiğinde, eğitim ve öğrenim hakkının tüm Türk Vatandaşları için bir hak ve ödev olduğunu, devletin maddi imkânları bulunmayan öğrencilere yardım yapabileceğini, başarılı ve yardıma muhtaç öğrencilere kurum tarafından eğitim yardımı yapılmasının esasen anayasaya aykırı bir işlem olmadığını,
Ayrıca: 5393 sayılı Belediye Kanunun 14. Maddesiyle belediyelere eğitimi destekleme görevi verildiğini
7.8.2014 tarih ve 29081 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan “2014-2015 Eğitim ve Öğretim Yılında Özel Okullarda Öğrenim Gören Öğrenciler İçin Eğitim ve Öğretim Desteği Verilmesine İlişkin Tebliğ” e göre;
Bilindiği üzere, 8/2/2007 tarihli ve 5580 sayılı özel öğretim Kurumları Kanununun Ek 1 inci maddesinin ikinci, üçüncü, dördüncü, beşinci ve sekizinci fıkralarında;
“Bu Kanun kapsamında örgün eğitim yapan özel ilkokul, özel ortaokul ve özel liselerde öğrenim gören Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı öğrenciler için, resmî okullarda öğrenim gören bir öğrencinin okul türüne göre her kademede okulun öğrenim süresini aşmamak üzere, eğitim ve öğretim desteği verilebilir. Bu fıkra kapsamındaki eğitim ve öğretim desteğinden özel okul öncesi eğitim kurumlarından eğitim alanlar da, 48-66 ay arasında olmak şartıyla en fazla bir eğitim-öğretim yılı süresince yararlandırılabilir.
Eğitim ve öğretim desteği, Bakanlıkça eğitim kademelerine göre her bir derslik için belirlenen asgari öğrenci sayısının üzerinde ve her hâlükârda derslik başına belirlenen azami öğrenci sayısını geçmemek üzere verilebilir. Eğitim ve öğretim desteği verilecek toplam öğrenci sayısı her yıl Maliye Bakanlığı ve Bakanlıkça müştereken belirlenir.
Eğitim ve öğretim desteği; yörenin kalkınmada öncelik derecesi ve gelişmişlik durumu, öğrencinin ailesinin gelir düzeyi, eğitim bölgesinin öğrenci sayısı, desteklenen öğrenci ve Öğrencinin gideceği okulun başarı seviyeleri ile öncelikli öğrenciler gibi ölçütler ayrı ayrı veya birlikte dikkate alınarak verilebilir.
Söz konusu eğitim öğretim hizmetini sunan veya yararlananların, gerçek dışı beyanda bulunmak suretiyle fazladan ödemeye sebebiyet vermeleri durumunda bu tutarların, ödemenin yapıldığı tarihten itibaren 6183 sayılı Kanunun 51 inci maddesine göre hesaplanacak gecikme zammı ile birlikte bir ay içinde ödenmesi, yapılacak tebligatla sebebiyet verenlerden istenir. Bu süre içinde ödenmemesi hâlinde bu tutarlar, anılan Kanun hükümlerine göre Maliye Bakanlığına bağlı vergi daireleri tarafından takip ve tahsil edilir. Bu fiillerin tekrarı hâlinde, ayrıca kurum açma izinleri iptal edilir.
Bu madde kapsamında Bakanlıkta istihdam edileceklerde aranacak şartlar, eğitim ve öğretim desteğinin verilmesine ilişkin ölçütler, desteğin verileceği eğitim kurumu türleri, eğitim kademeleri ve kurumlar itibarıyla verilecek destek tutarları, eğitim ve öğretim desteğinin kontrol ve denetimi ile bu maddenin uygulanmasına ilişkin diğer usul ve esaslar Maliye Bakanlığı ve Bakanlıkça müştereken hazırlanan yönetmelikle belirlenir.” hükümlerinin yer aldığını,
Diğer taraftan 5580 sayılı Kanun hükümleri doğrultusunda; 23/10/2012 tarihli ve 28450 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Milli Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumlan Yönetmeliğinin Ek 2 nci maddesinin birinci fıkrasında “Kanunun Ek-1 inci maddesine göre her yıl Temmuz ayında Maliye Bakanlığı ile müştereken hazırlanacak olan tebliğde illere göre belirlenen sayıdaki öğrenciler için Ek-10’da yer alan okul türleri ve gruplarına göre eğitim ve öğretim desteği verilebilir. Tebliğde; her bir öğrenci için verilebilecek eğitim öğretim desteği tutarı resmi okullarda öğrenim gören bir öğrencinin okul öncesi, ilkokul, ortaokul ve liselerde Devlete maliyetinin bir buçuk katını geçmemek üzere, bir önceki yılın verileri esas alınarak belirlenir.” hükmüne yer verildiğini,
Bu kapsamda, eğitim ve öğretim desteği verilecek okul kademe ve türleri, destek tutarları, öğrenci sayısı ve bunlara ilişkin diğer hususların aşağıda belirtildiğini,
1 - 5580 sayılı Kanun kapsamında açılan özel okul öncesi, ilkokul, ortaokul ve ortaöğretim okul türlerinde öğrenim gören her bir öğrenciye verilecek eğitim ve öğretim desteği tutarları aşağıdaki Tablo-1’de yer almaktadır.
Tablo-1: Eğitim Öğretim Desteği Verilen Okul Türleri, Destek Tutarları ve Öğrenci Sayıları
S.No Okul Türü Destek Tutarı (TL) Destek Verilecek Öğrenci Sayısı
1 Okul Öncesi Eğitim Kurumu 2.500 50.000
2 İlkokul 3.000 50.000
3 Ortaokul 3.500 75.000
4 Lise 3.500 75.000
5 Temel Lise 3.000
Toplam 250.000
2- 2014-2015 eğitim ve öğretim yılında yukarıdaki Tablo-1’de sayılan okul kademe ve türleri için toplam 250 bin öğrenciye eğitim ve öğretim desteği verilecektir.
3 - İllere göre eğitim ve öğretim desteği verilecek okul kademe ve türleri, öğrenci sayısı, öğrenci ve okul seçilmesine ilişkin ölçütler ile diğer ilgili hususlar Milli Eğitim Bakanlığı tarafından yayımlanacak kılavuzda belirtilecektir.
4 - Sosyo-ekonomik gelişmişlik seviyelerine göre eğitim ve öğretim desteği verilecek öğrencilerin illere dağıtımında aşağıdaki tabloda yer alan katsayılar kullanılacaktır.
Tablo-2: Sosyo-Ekonomik Gelişmişlik Seviyeleri Katsayıları
Sosyo-Ekonomik Gelişmişlik Seviyesi Katsayı
1. Bölge 0,95
2. Bölge 0,95
3. Bölge 1,00
4. Bölge 1,00
5. Bölge 1,20
6. Bölge 1,30
5 - Okul öncesi eğitime devam eden öğrencilerden 48-66 ay yaş grubunda olanlar eğitim öğretim desteğinden yararlanabilir.
6 - İllere okul türlerine göre ayrılan öğrenci kontenjanından az talep gelmesi durumunda Millî Eğitim Bakanlığı boş kalan kontenjanları aynı okul türünden talebin fazla olduğu illerde kullanabilir.
7 - “ Eğitim öğretim desteği, Millî Eğitim Bakanlığı bütçesine bu amaçla konulan ödenekten karşılanır. Ödemeye ilişkin usulleri belirlemeye Millî Eğitim Bakanlığı yetkilidir.
8 - Bu Tebliğde yer almayan hususlarda düzenleme yapmaya ve uygulamada ortaya çıkabilecek tereddütleri gidermeye Maliye Bakanlığı ve Millî Eğitim Bakanlığı yetkilidir.
9 - Maliye Bakanlığı ve Millî Eğitim Bakanlığı tarafından müştereken hazırlanan bu Tebliğ, 2014-2015 eğitim ve öğretim yılı için geçerli olmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
10 - Bu Tebliğ hükümleri Maliye Bakanı ve Milli Eğitim Bakanı tarafından yürütülür.
Tebliğ olunur.(Yürüklükteki en son Tebliğden alınmıştır.)
Konu incelendiğinde, 8.2.2007 tarih ve 5580 sayılı Özel öğretim Kurumları Kanunu ile özel ilkokul ortaokul ve liselerde eğitim gören öğrencilere devlet desteği verileceğinin hüküm altına alındığını,
3.12.2013 tarih ve 37976 sayılı Temyiz Kurulu Kararıyla özel okulda okuyan öğrenciler ile ilgili olarak belediyece yapılan yardımlarla ilgili olarak verilen tazmin hükmünün kaldırıldığını, tazmin hükmünün kaldırılma gerekçeleri arasında özel üniversitelere devlet yardımı yapılmasının da belirtildiğini, yani devletin yardım yaptığı bir konuda belediyelerin de yardımda bulunmasının yerinde görüldüğünü,
Özel okullarda eğitim gören öğrencilere ayni ve nakdi yardım verilmesinin yasal dayanağının olduğunu, bu nedenle mevzuata uygun olarak yapılan yardımların 5018 sayılı Kanunun 71-q maddesine göre kamu zararı olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığını,
Bu yardımların kamu hizmetinde kullanılmış olması; Belediye kamu gelirinde azalmaya neden olduğunun iddia edilemeyeceğini, eğitim hizmetinin devlet bütçesinde en büyük kaynağın ayrıldığı hizmet olduğunu, gerekleri ve yararlarının tartışılmaz olduğunu,
Belediyenin 2010-2014 dönemine ilişkin olarak hazırlanmış bulunan “Stratejik Planında “Yoksul Aile Çocuklarının Eğitim-Öğretim Sürecinde Desteklenmesi” projesi kapsamında, ilçe sınırları içinde yoksul ailelerin yetenekli ve yaratıcı kabiliyete haiz çocuklarının tespiti yapılarak ve okul öncesinden başlayarak “birebir danışman öğretmen destekli, grup içerisinde uygulamalı; öğrencinin yetenek ve yaratıcılığını çıkartmaya ve bu yanları geliştirmeye yönelik: gözlem ve deneye davalı- geleceğin bilim insanlarım yaratma hedefli yabancı dil ağırlık eğitim projesinin” geliştirildiğini, anılan projenin objektif esaslar dâhilinde, “...Belediyesi Eğitim Yardımı Yönetmeliğinin” hazırlandığını; ...Belediye Meclisinin kabulü, Büyükşehir Belediye Başkanının onayı ile yürürlüğe girdiğini, Yönetmeliğin, Eğitim Yardımı Değerlendirme Komisyonu tarafından belirlenen kontenjan dâhilinde, 9 uncu maddesinde belirtilen niteliklere haiz öğrencilere, Eğitim Yardımı Değerlendirme Komisyonu tarafından belirlenen ve Belediye Başkanının onayı ile kesinleşen tutarlarda öğrenciye bursu vermeye yetkili kılındığını, Başkanlık Makamı ve Eğitim Yardımı Değerlendirme Komisyonu’nun, “birebir danışman öğretmen destekli, grup içerisinde uygulamalı: öğrencinin yetenek ve yaratıcılığını çıkartmaya ve bu yanları geliştirmeye yönelik: gözlem ve deneye davalı, geleceğin bilim insanlarını yaratma hedefli yabancı dil ağırlık eğitim projesine ilişkin eğitim olanaklarına sahip kurumların araştırmasını yaptığını ve ...Koleji’nin projeye uygun eğitim olanağı sağladığının tespit edildiğini, ...Koleji ile protokol yapıldığını, bu protokol ve Eğitim Yardımı Değerlendirme Komisyonumun ekte örnekleri sunulan ve ilçe sınırları içerisinde öğrenim gören ve yoksul ailelerin projeye uygun çocuklarının belirlemesine yönelik olarak yaptığı çalışma sonucunda; Başkanlık Makamınca da onaylanan isim ve sayıda öğrencinin, yine yukarıda niteliğine yer verilen eğitim hizmetinin verilmesi karşılığında, öğrenim bedellerinin “EĞİTİM-ÖĞRETİM YARDIMI” olarak kuruma ödendiğini
Ek 1: Burs alan bir öğrenciye ait komisyon kararı.
Yapılan ödemenin, Belediyenin Kurumsal Planı ve “...Belediyesi Eğitim Yardımı Yönetmeliği” hükümleri çerçevesinde gerçekleştirildiğini; yasal dayanağının 5393 sayılı yasanın 1 inci fıkrasının (b) bendinin “Gerektiğinde, öğrencilere, (...) malzeme verir ve gerekli desteği sağlar.(...)” şeklindeki düzenlemenin oluşturduğunu,
Projenin amaca uygun olarak gerçekleştirilmesi için tek okulda uygulanmasına karar verildiğini,
Projenin sonuçlarının Ek 2’de sunulan Temel Eğitimden Ortaöğretime Geçiş Sınavı (TEOG) istatistiklerinde de görüldüğünü,
Örneğin; 2013-2014 yıllarında yapılan sınavda öğrencilerin başarısının,
Matematik dalında TEOG 1 sınavında yüzde 97,77; TEOG 2 sınavında yüzde 93,33 olarak gerçekleştiğini,
(Ek 2: Temel Eğitimden Ortaöğretime Geçiş Sınavı (TEOG) istatistikleri.)
İlamlar incelendiğinde özel okullarda okumayı kabul eden kimselerin bu gideri karşılayacak mali güce sahip oldukları seklindeki kabulden hareket edildiğinin görüldüğünü, ancak böyle bir yaklaşımın gerçeği yansıtmadığını, yardım yapılan öğrencilerin genel olarak bölgedeki apartman görevlileriyle, belediye çalışanlarının çocuklarının olduğunu, Belediyenin desteğiyle bu okullarda eğitim görme imkânı kazandıklarını, kendi maddi güçlerinin bu hizmetten yararlanmalarına imkân vermediğini,
...İlçesinin yerleşik nüfusunun 274.420 (31.12.2013 TÜİK Verisi) Popülasvon nüfusunun ise 5.000.000 civarında olduğunu, yerleşik ve popülasyon nüfusu incelendiğinde ...ilçesindeki vatandaşların ülkenin diğer illerinden gelen kişiler olduğunun görüleceğini (...Belediyesi 2014-2019 Stratejik Planı).
Bu vatandaşlara hizmet götürülürken ilçe sakini veya ilçe sakini olmayan diye ayrım yapmanın sosyal belediyecilik ilkesi ile bağdaşmayacağını, ...ilçesinin Anadolu'daki bir ilçe ile karşılaştırılmasının doğru olmayacağını, ... ölçeğinde belediye ile ilişkisi olan vatandaşların ilçede ikamet edenlerle sınırlandırmanın mümkün olmadığını, is ve sosyal hareketliliğin çok yoğun olduğu ilçede belediye hizmetlerinin sadece ikamet edenlerle sınırlandırmanın hem mümkün olmadığını hem de doğru olmadığını, ilçede ikamet etmeyip işyerleri burada olan kişi veya kurumların ilçeye çok büyük maddi ve manevi katkılarının olduğunu, (Örneğin: Çevre Temizlik. Haberleşme, İlan Reklam, Elektrik Tüketim Gelir ve Muhtasar Vergisi vb). ... gerçekleri göz önüne alındığında, belediyede görev yapan birçok personelin ilçede ikamet etmediğinin görüldüğünü, dolayısıyla hizmetin ikamet ile sınırlandırılmasının Anadolu'nun herhangi bir ilçesindeki kadar kolay olmadığı gibi kanunun amacına da uygun olamadığını, bu nedenle belediye yardım uygulamasını ikamet ile değil belediye ile ilişki durumuna göre belirlediğini ve uyguladığını, bu durumun ...’daki tüm ilçeler için geçerli olduğunu,
Ayrıca; 4721 sayılı Türk Medeni Kanununda ikametgâh kavramının yerine yerleşim yeri kavramının getirildiğini, Kanunun 19. maddesinde “ Yerleşim yeri bir kimsenin sürekli kalma niyetiyle oturduğu yerdir” denildiğini, kanun koyucunun belediye hizmetlerinden yararlanmada yerleşim yeri şartını öngörmüş olsaydı, bunu açıkça belirtmesi gerektiğini, Kanunun ilgili maddeleri irdelendiğinde; ...İlçesi sınırları içinde ikamet etmese dahi ...İlçesinde “oturduğu, bulunduğu ve ilişiği olduğu” takdirde hemşeri hukuku çerçevesinde bu hizmetlerden yararlandırılmasının mümkün olduğunu,
5393 sayılı Belediye Kanununun 77. Maddesi ile belediyelere: sağlık, eğitim, spor, çevre, sosyal hizmet ve vardım, kütüphane, park, trafik ve kültür hizmetleri ile yaşlılara, kadın ve çocuklara, özürlülere, yoksul ve düşkünlere yönelik hizmetlerin yapılmasında beldede dayanışma ve katılımı sağlamak amacı ile gönüllü kişilerin katılımına yönelik programlar yapma görevi verildiğini, günümüzde belediyeler kamu hizmetlerini kendi görevlerinin yanı sıra sivil toplum örgütleri ve gönüllülerle birlikte gerçekleştirdiğini, esasen bu katılım olmadan verimli ve etkin bir hizmet sunumunun da söz konusu olmayacağını, ...Belediyesinin uzun yıllardır sivil toplum örgütleri ve gönüllülerin katılımıyla hizmet üretmekte olduğunu, gerek derneklere ve eğitim kurumlarına yapılan yardımlarda gerekse de yapılan gezilerde STK’lardan ve gönüllülerden gelen taleplerin dikkate alındığını,
9 Ekim 2005 tarih ve 25961 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan İl Özel İdaresi ve Belediye Hizmetlerine Gönüllü Katılım Yönetmeliğinde bu hususların düzenlendiğini, 4. Maddedeki gönüllü tanımı incelendiğinde ikametle sınırlandırılmadığını daha geniş olan hemşeri kavramı ile düzenleme yapıldığının görüldüğünü, çalışma alanları başlıklı 5. Maddede de Belediye Kanununun 77. Maddesine benzer bir çerçeve çizildiğini, Özürlülere, yaslılara, çocuklara, kadınlara, gençlere, yoksullara, kimsesizlere yönelik eğitim, kültür, sağlık ve sosyal spor hizmetleri ile tarihi kültürel mirasın ve tabiat varlıklarının yaşatılarak korunması hizmetlerinin belediyelere görev olarak verildiğinin görüldüğünü,
Eğitim Yardım Yönetmeliği hazırlanırken bazı hususların unutulduğunu, çizilen sınırların hayatın gerçekleriyle uyumlu olmadığını, örneğin yurt dışında okuyan öğrencilerin düşünülmediğini, onların da yardıma ihtiyacı olduğunun Belediyeye yapılan başvurularla ortaya çıktığını, gerekli değişikliklerin yapılması için zaman olmadığını, bu amaçla bütçeye konan ödenekten kendilerine yardım edildiğini, kaldı ki ... ikamet eden ve yönetmeliğe uygun olan öğrencilere yapılan yardımlara da tazmin denildiğini,
Tazmin hükmünün bir gerekçesinin de aynı okul öğrencilerine farklı tutarda yardım yapılmasının gösterildiğini, bu yardımların öğrencilerin okula devamları için zorunlu olarak ihtiyaç duydukları miktarların tespit edilerek yapıldığını, bu tutarın öğrencilere göre farklılık göstermesinin son derece doğal olduğunu,
Ödemenin doğrudan eğitim kurumuna yapılmış olmasının, eğitim yardımının öğrencilere yapıldığı gerçeğini değiştirmediğini, yardımın %100, %75, %50, gibi oranlarda belirlenmiş olmasının, öğrencilerin gelir durumunun araştırarak işlem yapıldığını gösterdiğini,
Kanuna uygun bir ödemenin Yönetmelikte belirlenen prosedüre uymamasının yaptırımının tazmin olmaması gerektiğini, aksaklıkların Sayıştay denetim ve sorgulamalarına göre düzeltildiğini, çok büyük tazmin hükümleriyle karsı karsıya kalındığında çözümün zorlaştığını, bu paraların yardım yapılan kimselerden alınmasının mümkün olamadığını, bu tutarların memur olan kendileri tarafından ödenmesinin de mümkün olmadığını,
Belediyelerin eğitim yardımında bulunmalarının mevzuata uygun olduğunu, Sayıştay Başkanlığının görüşü alınarak çıkarılan ...Belediyesi Sosyal Yardım Yönetmeliğinde bu yardımların yapılacağının düzenlendiğini, dolayısıyla bu ödemelerin kamu zararı olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığını,
Yapılan ödemelerin kanuni dayanağı olan ve ilgililerine ödendiğinde şüphe olmayan ödemeler olduğunu, öğrencilerin iyi bir eğitim almalarına katkı sağlandığını, yapılan yardımın topluma çok daha fazla katkı sağlayacağının açık olduğunu, ...Belediyesinin ekli listede yer alan okulları yeniden yaparak Milli Eğitim Müdürlüğünün hizmetine sunduğunu, bu konuda yaptığı harcamalarla Türkiye’de bir numara olduğunu,
Yukarıda açıklanan gerekçelerle Temyiz Kurulu İlamının kanuna aykırılık nedeni ile düzeltilmesini ve beraat hükmü verilmesini talep etmişlerdir.
Başsavcılık mütalaasında;
“... ...Belediyesinin 2013 yılı hesabının 5 inci Dairece yargılanması sonucunda düzenlenen 12.03.2015 karar tarihli ve 212 no.lu ilamın 39 uncu maddesinde yer alan tazmin hükmünü Harcama Yetkilisi sıfatıyla temyiz eden ...’nun yaptığı temyiz başvurusu üzerine Temyiz Kurulunca verilen 27.09.2016/42182 sayılı kararın Karar Düzeltilmesi yoluyla bozulması talebiyle adı geçen tarafından verilen ve ilgideki yazı ile Başsavcılığa intikal ettirilen dilekçe ve ekleri incelendi.
Daire kararının 39 uncu maddesinde özetle; ...Belediyesi ile ...Koleji arasında yapılan protokol hükümlerine dayanılarak, adı geçen lise öğrencilerinin özel okul harcamalarının bütçeden karşılanması sonucu oluşan ... TL tutarındaki kamu zararının belirtilen sorumlulara müştereken ve müteselsilen işleyecek faiziyle birlikte ödettirilmesine ve mevzuata aykırı olarak eğitim yardımında bulunulmasına neden olan sorumlular hakkında gerekli İşlemlerin yapılması için konunun İçişleri Bakanlığına yazılmasına karar verildiği belirtilmektedir.
Karar düzeltme talebi dilekçesinde özetle, kurum tarafından yapılan eğitim yardımının anayasaya aykırı bir işlem olmadığı, belediyelere 5393 sayılı Kanunun 14 üncü maddesiyle eğitimi destekleme görevinin verildiği, 07.08.2014 tarih ve 29081 sayılı resmi Gazetede yayımlanan 2014- 2015 Eğitim Öğretim Yılında Özel Okullarda Öğrenim Gören Öğrenciler İçin Eğitim ve Öğretim Desteği Verilmesine İlişkin Tebliğ aynen alınarak özel öğretim kurumlarında eğitim gören öğrencilere Devlet desteği verileceğinin bu tebliğ ile hüküm altına alındığı, bu öğrencilere aynı ve nakdi yardım verilmesi konusunun yasal dayanağının bulunduğu ve 5018 saydı Kanunun 71-g maddesine göre kamu zararı olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı, 2010-2014 dönemine ilişkin olarak hazırlanmış olan Stratejik Planında yer alan Yoksul aile Çocuklarının Eğitim-Öğretim Sürecinde Desteklenmesi projesi kapsamında Özel Lider Şİşli Koleji ile protokol yapılarak kurum tarafından belirlenen öğrencilerin eğitim bedellerinin Eğitim-Öğretim yardımı adı altında adı geçen kuruma ödendiği, ödemenin doğrudan eğitim kurumuna yapılmış olmasının eğitim yardımının öğrencilere yapıldığı gerçeğini değiştirmeyeceğini, yapılan yardımların mevzuata uygun olduğu ve kamu zararı olmadığı belirtilerek Temyiz Kurulu Kararının kanuna aykırılık nedeniyle düzeltilmesi ve beraat kararı verilmesi talep edilmektedir.
Yapılan savunmada, ...Belediyesi Eğitim Yardımı yönetmeliği hükümleri gerekçe gösterilerek, adı geçen eğitim kurumu ile ...Belediyesi arasında bir protokol imzalandığı ve bu çerçevede Belediye tarafından belirlenen öğrencilerin eğitim-öğretim giderlerini karşılamayı taahhüt ettiği, ihtiyaç sahibi öğrencilere komisyon tarafından belirlenen ve Başkan tarafından onaylanan tutarlardaki öğrenci bursunun, protokol çerçevesinde İstenilen eğitimin verilmesi karşılığında adı geçen kuruma ödendiği anlaşılmaktadır.
Belediyelerin görev yetki ve sorumlulukları 5393 sayılı Belediye Kanununun 14 ve 15 inci maddelerinde, belediyelerin giderleri de aynı kanunun 60 inci maddesinde belirlenmiştir. Buna göre, belediye bütçesinden yapılan harcamanın öncelikle mahalli müşterek bir ihtiyacı karşılanmasına yönelik olması, 5393 sayılı Belediye Kanununun 14 üncü maddesinde sayılan görev ve sorumluluklar arasında bulunması ve aynı Kanun'un 60 inci maddesinde sayılan giderler arasında yer alması gerekmektedir.
Belediyenin görev ve sorumlulukları 5393 sayılı Belediye Kanunun 14 üncü maddesinde sayılmış olup, maddenin eğitimle ilgili hükmü yukarıda belirtilmiştir. Sorumluların dayanak olarak gösterdikleri cümle ise hükmün içerisindeki kelimelerin bir araya getirilerek oluşturulduğu görülmektedir. Bu hükme dayanılarak özel bir eğitim kuruntuyla protokol yapılarak belirlenen öğrencilerin eğitim-öğretim giderlerinin adı geçen eğitim kurumuna yapılması mümkün değildir, böyle bir protokol yapılmasına bu madde hükmü cevaz vermemektedir.
Kanunun 15 inci maddesinde İse belediyenin yetkileri sayılmış olup, belediyenin yapmış olduğu bu ödemenin dayanağını oluşturabilecek bir yetki mevcut değildir. Sadece (a) bendinde, “Belde sakinlerinin mahallî müşterek nitelikteki ihtiyaçlarım karşılamak amacıyla her türlü faaliyet ve girişimde bulunmak.” şeklinde belediyelere geniş bir yetki verilmiş olup, böyle bir harcamanın yapılmasına verilen bu yetki de yapılan harcama belde sakinlerinin mahallî müşterek nitelikteki ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla yapılmadığı için cevaz vermemektedir.
Özel okullarda okuyan öğrencilerin özel okul harcamalarının bütçeden karşılanması, aynı zamanda ...Belediyesi Eğitim Yardımı Yönetmeliği hükümlerine de aykırılık teşkil etmektedir. Zira söz konusu Yönetmeliğin 16 ııcı maddesinde, Eğitim Yardımı almaya hak kazanan her öğrenci İçin bir dosya açılacağı ve eğitim yardımı numarası verileceği belirtilerek eğitim yardımının kapsamı, kontenjanı, duyuru şekli, yardım miktarı, öğrencilerden aranacak nitelikler, yardımdan yararlanmak için yapılacak başvuru şekli, istenecek belgeler, Eğitim Yardımı Değerlendirme Komisyonunun kuruluş şekli, Komisyonun görev ve yetkileri ve eğitim yardımının kayıt altına alınması kuralları ayrıntılı olarak düzenlenmiş olup, bu düzenlemeler arasında özel okullarda okuyan öğrencilerin eğitim öğretim bedelinin karşılanmasına cevaz veren bir hükme yer verilmemiştir. Anılan Yönetmeliğin hükümlerinden, Yönetmelikte belirtilen eğitim yardımının Devlete ait ilköğretim ve ortaöğretim okullarında ya da üniversitelerde okuyup Yönetmelikte belirtilen diğer şartlan taşıyan öğrencilere burs veya harçlık niteliğinde yapılan ödemelerle sınırlı olduğu anlaşılmaktadır.
Eğitim yardımı için konulan ödeneğin özel bir kolej için kullanılması mümkün değildir. Yine anılan Yönetmeliğin 18 inci maddesinde, eğitim yardımı almaya hak kazananlara yapılacak ödemelerin, aylık periyotlar halinde ve Eğitim Yardımı Değerlendirme Komisyonunun uygun göreceği şekillerden biriyle (Belediye Veznelerinden veya Banka Hesabından) nakit olarak ödeneceği de hüküm altına alınmış olunmasına rağmen, bahse konu ödemeler sözü edilen Koleje yapılmıştır.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri çerçevesinde yapılan ödemelerin, 5018 sayılı Kanunun 71 inci maddesi hükmü gereği, mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması şeklinde olduğu ve kamu zararını oluşturduğu değerlendirilmektedir.
Bu itibarla, sorumluların karar düzeltme taleplerinin reddi yönünde karar verilmesi uygun olur. Arz olunur.” Denilmiştir.
Duruşma talebinde bulunan ... (harcama yetkilisi), ... (harcama yetkilisi) ile duruşmaya katılma talebi Temyiz Kurulunca kabul edilen ...(belediye başkanı) ile Sayıştay Savcısının sözlü açıklamalarının dinlenmesinden ve dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra,
Gereği Görüşüldü
Yürütülmekte olan ...Koleji projesi kapsamında, ...Belediyesi ile ...Koleji arasında yapılan protokol hükümleri gereğince, desteklenen öğrencilerin özel okul harcamalarının, Belediye Bütçesinden ödenmesi sonucu ...-TL’ye verilen tazmin hükmünün, 27.09.2016 tarih ve 42181 tutanak sayılı Sayıştay Temyiz Kurulu Kararının 5. Maddesi ile tasdikine karar verilmiştir.
Belediyelerin görev, yetki ve sorumlulukları 5393 sayılı Belediye Kanununun 14 ve 15 inci maddelerinde, belediyelerin giderleri de aynı kanunun 60 ıncı maddesinde belirlenmiştir. Buna göre, belediye bütçesinden yapılan harcamanın öncelikle mahalli müşterek bir ihtiyacı karşılanmasına yönelik olması, 5393 sayılı Belediye Kanununun 14 üncü maddesinde sayılan görev ve sorumluluklar arasında bulunması ve aynı Kanun'un 60 ıncı maddesinde sayılan giderler arasında yer alması gerekmektedir. 5393 sayılı Belediye Kanunu'nda öğrencilerin özel okullarda öğrenim görmesini sağlamak, belediyenin görevleri arasında gösterilmediği gibi, özel okullarda öğrenim gören öğrencilerin eğitim giderleri de belediyelerin yapabileceği giderler arasında yer almamaktadır.
Diğer yandan, bir hizmetin mahalli müşterek ihtiyaç olarak nitelenebilmesi için; herhangi bir yerel yönetim biriminin sınırları içinde yaşayan kişi, aile, zümre ya da sınıfın özel çıkarlarını değil, aynı yörede birlikte yaşamaktan doğan eylemli durumların yarattığı, yoğunlaştırdığı ve güncelleştirdiği, özünde yerel ve kamusal hizmet karakterinin ağır bastığı ortak ihtiyaç ve beklentileri ifade etmesi gerekmekte olup, belediyeler belediye sınırları içerisindeki mahalli müşterek ihtiyaçları yasalarla sınırları belirlenmiş alanlarda özerk bir biçimde yerine getirebilmeleri gerekmektedir. Nitekim Anayasa Mahkemesinin 24.1.2007 tarihli, E.2005/95 ve K.2007/5 sayılı kararıyla; 5393 sayılı Belediye Kanununun 14 üncü maddesinin ikinci fıkrası olan "Belediye, kanunlarla başka bir kamu kurum ve kuruluşuna verilmeyen mahallî müşterek nitelikteki diğer görev ve hizmetleri de yapar veya yaptırır." hükmü iptal edilmiştir. Dolayısıyla, belediyelerin hangi mahalli müşterek ihtiyacın giderilmesine yönelik hizmet yürütebileceği ve bu hizmetin sınırlarının kanunla belirlenmiş olması gerekmektedir.
Her ne kadar, 5393 sayılı Belediyeler Kanununun 14 üncü maddesinde, mahalli müşterek nitelikte olmak şatıyla öğrencilere malzeme vermek ve gerekli desteği sağlamak belediyelerin görevleri arasında sayılmış ise de; bu destek özel okullarda okutmak şeklinde değil kırtasiye gibi ayni yardımlar şeklinde yapılabilecek desteklerdir.
Diğer taraftan, özel okullarda okuyan öğrencilerin özel okul harcamalarının bütçeden karşılanması, aynı zamanda ...Belediyesi Eğitim Yardımı Yönetmeliği hükümlerine de aykırılık teşkil etmektedir. Zira söz konusu Yönetmeliğin 1 inci maddesinde,
“Bu Yönetmelik, ...Belediyesi Stratejik Planında “Yoksul Aile Çocuklarının Eğitim-Öğretim Sürecinde Desteklenmesi” stratejik amacına yönelik olarak hazırlanmış olan V.1.2.4 faaliyet numaralı proje uyarınca karşılıksız olarak yapılacak eğitim yardımının usul ve esaslarını belirlemek amacıyla düzenlenmiştir.” hükmü yer almaktadır. Dolayısıyla, bahsedilen amaçla yapılacak eğitim yardımlarının da bu Yönetmelik hükümleri doğrultusunda dağıtılması gerekmektedir.
Söz konusu Yönetmeliğin Kapsam başlıklı 2 nci maddesinde; bu Yönetmeliğin ...Belediyesi sınırlan içerisinde ikamet eden ve yine ...Belediyesi sınırları içerisindeki ilköğretim ve ortaöğretim okullarında eğitim veya ... ilinde bulunan üniversitelerde ön lisans, lisans, yüksek lisans ve doktora öğretimi alan yardıma muhtaç ailelerin öğrencileri ile şehit çocuğu, yetim, öksüz, ve özürlü (engelli) öğrencileri kapsadığı,
5 inci maddesinde; öğrencilere tahsis edilecek eğitim yardımlarının bütçe imkanları ve ...İlçesi sınırları içindeki öğrenci sayısı dikkate alınarak "Eğitim Yardımı Değerlendirme Komisyonu" tarafından belirleneceği ve Belediye Başkanının uygun görüşü ile kesinleşeceği,
6 ncı maddesinde; eğitim yardımı kontenjanları ve müracaat tarihlerinin, ilan, afiş. pankart, basın yayın araçları ve internet yoluyla okul, öğrenci ve ailelerine duyurulacağı,
7 inci maddesinde; her kademedeki öğrenci burslarının, ödenek imkanları doğrultusunda, "Eğitim Yardımı Değerlendirme Komisyonu" tarafından belirleneceği ve Belediye Başkanının onayı ile kesinleşeceği,
9 uncu maddesinde; eğitim yardımı için müracaat eden öğrencilerden;
İlköğretim ve ortaöğretim okullarında okuyan öğrenciler için; Ailesinin ...Belediyesi sınırları içerisinde ikamet ediyor olması, ...Belediyesi sınırları içerisinde bulunan ilköğretim veya ortaöğretim okullarında okuyor olması ve İhtiyaç sahibi olması şartlarının aranacağı,
Üniversitede okuyan öğrenciler için; öğrencinin veya ailesinin ...Belediyesi sınırları içerisinde ikamet ediyor olması, ... il sınırları içerisindeki üniversitelerde ön lisans, lisans, yüksek lisans veya doktora öğrenimi görmesi ve ihtiyaç sahibi olması şartlarının aranacağı,
11 inci maddesinde; eğitim yardımı başvurularında istenilecek belgelerin; form dilekçe, nüfus kayıt örneği, ikametgah belgesi, aile gelir beyanı ve öğrenim görülen okul ve öğretim kurumlarından alınacak öğrenim belgelerinden oluştuğu,
12 inci maddesinde; "Eğitim Yardımı Değerlendirme Komisyonu"nun Belediye Başkanının olurlarıyla, bir Başkan Yardımcısının başkanlığında, birim amirlerinin arasından görevlendirilmiş toplam beş kişiden oluşacağı,
13 üncü maddesinde; "Eğitim Yardımı Değerlendirme Komisyonu"nun görev ve yetkilerinin,
a) Eğitim yardımı müracaat şartlarını, süresini ve ödeme şeklini belirleyerek karar altına almak ve ilan etmek.
b) Eğitim Yardımı verilecek ihtiyaç sahibi öğrencilerin belirlenmesini sağlayacak "Öğrenci Bilgi Değerlendirme Formu"nu hazırlamak.
c) İlgili Makamlara sunulmak üzere, bütçe imkanları doğrultusunda asgari ve azami olmak üzere eğitim yardımından yararlandırılacak öğrenci sayılarını ve eğitim yardımı miktarlarını belirlemek.
d) Eğitim yardımı kontenjanlarını esas alarak en çok ihtiyaç sahibi öğrencilerden başlamak üzere, eğitim yardımı başvurularım bu yönetmelik hükümleri doğrultusunda incelemek, eğitim yardımı alması yerinde bulunan öğrencileri belirlemek ve elverişli araçlarla duyurmak.
e) Eğitim yardımı verilmesi sisteminin gerektirdiği, birimler arası koordinasyonu sağlamak olduğu,
16 ncı maddesinde; Eğitim Yardımı almaya hak kazanan her öğrenci için bir dosya açılacağı ve eğitim yardımı numarası verileceği belirtilerek eğitim yardımının kapsamı, kontenjanı, duyuru şekli, yardım miktarı, öğrencilerden aranacak nitelikler, yardımdan yararlanmak için yapılacak başvuru şekli, istenecek belgeler, Eğitim Yardımı Değerlendirme Komisyonunun kuruluş şekli, Komisyonun görev ve yetkileri ve eğitim yardımının kayıt altına alınması kuralları ayrıntılı olarak düzenlenmiş olup, bu düzenlemeler arasında özel okullarda okuyan öğrencilerin eğitim öğretim bedelinin karşılanmasına cevaz veren bir hükme yer verilmemiştir. Anılan Yönetmeliğin zikredilen hükümleri bir arada değerlendirildiğinde, Yönetmelikte belirtilen eğitim yardımının Devlete ait ilköğretim ve ortaöğretim okullarında ya da üniversitelerde okuyup Yönetmelikte belirtilen diğer şartları taşıyan öğrencilere burs veya harçlık niteliğinde yapılan ödemelerle sınırlı olduğu anlaşılmaktadır.
Eğitim yardımı için konulan ödeneğin özel bir kolej için kullanılması mümkün görünmemektedir. Mevcut durumda, belirli bir okulla protokol yapılması her türlü sübjektif değerlendirmeye açık olduğu gibi kaynakların etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak kullanılmasını teminden de uzaktır.
Yine anılan Yönetmeliğin 18 inci maddesinde, eğitim yardımı almaya hak kazananlara yapılacak ödemelerin, aylık periyotlar halinde ve Eğitim Yardımı Değerlendirme Komisyonunun uygun göreceği şekillerden biriyle (Belediye Veznelerinden veya Banka Hesabından) nakit olarak ödeneceği de hüküm altına alınmış olmasına rağmen, bahse konu ödeme sözü edilen Koleje yapılmıştır. Ayrıca Yönetmelikte öngörülen kurallara uyulmadığı için eğitim öğretim bedeli ödenen öğrencilerin hangi kriterlere göre seçildikleri de ilgili dosyalarında nesnel olarak belli değildir.
Yukarıdaki hükümler bir arada değerlendirildiğinde, ...Belediyesi Bütçesinden her mali yılda yapılacak eğitim yardımı için, ilgili eğitim-öğretim yılında yardım yapılacak öğrenci kontenjanının, her kademedeki öğrenciye ödenecek tutarın, müracaat tarihlerinin önceden belirlenerek Belediye Başkanının onayına sunulması ve onayı müteakip her çeşit ilan aracı kullanılarak duyurulması gerekmektedir. Yapılan başvurular arasından yardımı hak eden öğrencilere yapılacak ödemelerin de belirli dönemlerde nakit olarak ödenmesi gerekmektedir.
Rapor dosyası ve ekleri incelendiğine; ...Belediyesi ile ...Koleji arasında imzalanan protokol ile, ...Belediyesi verilecek eğitim-öğretim hizmeti karşılığında 140 öğrencinin yıllık eğitim-öğretim giderlerini her yılın 9 aylık eğitim-öğretim dönemi boyunca karşılamayı taahhüt etmektedir. Buna karşın, ilişikli olarak gösterilen ödeme emri belgeleri ile eki belgelerinin incelenmesi sonucunda, bahsi geçen öğrencilerden bazılarının ...ilçesi sınırları dışında ikamet ettikleri halde bu yardımdan faydalandırıldıkları (28.02.2013 tarih ve 3633 yevmiye numaralı Ödeme Emri Belgesine ekli listeler), bazı ödeme emri belgelerine ekli faturalarda yer alan öğrenci sayısının ise listelerde yer alan burslu öğrenci sayılarından fazla gösterildiği (07.10.2013-17212 ile 15.11.2013-19381 tarih ve yevmiye numaralı Ödeme Emri Belgelerine ekli listeler) tespit edilmiştir. Diğer taraftan, ödemeler doğrudan ilgili özel eğitim kurumuna yapılmıştır. Bu şartlar altında yapılan ödemeler açıkça mevzuata aykırılık teşkil etmektedir.
Sorumluların dilekçelerinde sözünü ettiği kanuni düzenlemeler ve tebliğ hükümleri, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından özel okullarda okuyan öğrencilere verilecek eğitim-öğretim yardımını düzenlemekte olup, belediyelerin bu kapsamda değerlendirilmesi mümkün değildir.
Bu itibarla; 27.09.2016 tarih ve 42181 tutanak sayılı Temyiz Kurulu Kararının 5. maddesinde ( 212 sayılı ilamın 39. maddesini tasdik eden) KARAR DÜZELTİLMESİNE MAHAL OLMADIĞINA, (Üyeler …, … ile …’ın aşağıda yazılı karşı oy gerekçesine karşı) oyçokluğuyla,
Karar verildiği 07.02.2018 tarih ve 44051 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.
Karşı oy gerekçesi
Üye …’nün karşı oy gerekçesi;
Yürütülmekte olan ...Koleji projesi kapsamında, ...Belediyesi ile ...Koleji arasında yapılan protokol hükümleri gereğince, desteklenen öğrencilerin özel okul harcamalarının, Belediye Bütçesinden ödenmiş olması nedeniyle verilen tazmin hükmünün, 27.09.2016 tarih ve 42181 tutanak sayılı Sayıştay Temyiz Kurulu Kararının 5. maddesi ile tasdikine karar verilmiş, bu kararın düzeltilmesi talebiyle müracaatta bulunulmuştur.
Sorumlular konuyla ilgili olarak yaptıkları savunmalarında; sözkonusu harcamanın, “Yoksul Aile Çocuklarının Eğitim-Öğretim Sürecinde Desteklenmesi” projesinin bir gereği olduğunu, anılan projenin esasını, yoksul ailelerin, başarı çocuklarının öğrenim giderlerinin karşılanması suretiyle desteklenmesinin oluşturduğunu, ...Belediyesinin 2010-2014 dönemine ilişkin olarak hazırlanmış bulunan “Stratejik Planı”nda ...faaliyet numaralı “Yoksul Aile Çocuklarının Eğitim-Öğretim Sürecinde Desteklenmesi” projesi kapsamında, ...ilçesi sınırları içinde yoksul ailelerin yetenekli ve yaratıcı kabiliyeti haiz çocuklarının tespiti yapılarak ve okul öncesinden başlayarak “birebir danışman öğretmen destekli, grup içerisinde uygulamalı; öğrencinin yetenek ve yaratıcılığını çıkartmaya ve bu yanları geliştirmeye yönelik; gözlem ve deneye dayalı, geleceğin bilim insanlarını yaratma hedefli yabancı dil ağırlık eğitim projesi” geliştirildiğini, ...Belediye Meclisi’nin kabulü, Büyükşehir Belediye Başkanı’nın onayı ile yürürlüğe girmiş olan ...Belediyesi Eğitim Yardımı Yönetmeliğinin; Eğitim Yardımı Değerlendirme Komisyonu tarafından belirlen kontenjan dâhilinde, 9 uncu maddesinde belirtilen nitelikleri haiz öğrencilere, yine Eğitim Yardımı Değerlendirme Komisyonu tarafından belirlenen ve Belediye Başkanının onayı ile kesinleşen tutarlarda öğrenciye burs vermeye imkan verdiğini, Başkanlık Makamı ve Eğitim Yardımı Değerlendirme Komisyonunun, projede belirtilen eğitim olanaklarına sahip kurumların araştırmasını yaptığını ve “...Koleji”nin söz konusu projeye uygun eğitim olanağı sağladığının tespit edildiğini ve ...Koleji ile protokol yapıldığını, Eğitim Yardımı Değerlendirme Komisyonu’nun savunma ekinde örnekleri sunulan ve ...ilçesi sınırları içerisinde yaşayan yoksul ailelerin projeye uygun çocuklarının belirlemesine yönelik olarak yaptığı çalışma sonucunda; Başkanlık Makamınca da onaylanan isim ve sayıda öğrencinin, öğrenim bedellerinin “EĞİTİM-ÖĞRETİM BURSU” olarak ...Kolejine ödendiğini, yapılan ödemenin, Meclis Kararı, Belediyenin Kurumsal Planı ve “...Belediyesi Eğitim Yardımı Yönetmeliği” hükümleri çerçevesinde gerçekleştirilmiş olduğunu ifade etmişlerdir. Belediyenin eğitime ve yoksul aile çocuklarına destek konusunda bilinen yöntemlerin dışında, bir kolejle protokol imzalamak ve başaralı yoksul öğrencileri buruda okutmak gibi farklı bir yol tercih etti görülmektedir.
5393 sayılı Belediye Kanununun Hemşehri Hukuku başlıklı 13 üncü maddesinde, hemşehrilerin, belediye idaresinin yardımlarından yararlanma hakları olduğu belirtildikten sonra, aynı Kanunun 14 üncü maddesinde, belediyenin mahalli, müşterek nitelikte olmak şartıyla sosyal hizmet ve yardım yapabileceği hüküm altına alınmış ve belediyenin görev, sorumluluk ve yetki alanının belediye sınırlarını kapsadığı, 60. maddesinde de belediyenin giderleri arasında, dar gelirli, yoksul, muhtaç ve kimsesizler ile engellilere yapılacak sosyal hizmet ve yardımlara da yer verildiği görülmektedir. Ayrıca, 5393 sayılı Kanunla bazı belediyelere, meclis kararıyla belli şartlarla eğitim kurumlarına ortak olabilme imkanı sağlanmış, eğitimi geliştirecek projelere İçişleri Bakanlığının onayı ile ücretsiz veya düşük bir bedelle amacı dışında kullanılmamak kaydıyla taşınmaz tahsis edebilme hakkı verilmiştir. Yine belediyeler kendi görev ve sorumluluk alanına giren konularda, dernek ve vakıflar ile ortak hizmet projeleri gerçekleştirebilmekte, 60. madde çerçevesinde de yapmış oldukları ortak hizmet ve proje giderlerini ödeyebilmektedir.
Öte yandan 8/2/2007 tarihli ve 5580 sayılı Özel öğretim Kurumları Kanununun Ek 1 inci maddesi ile örgün eğitim yapan özel ilkokul, özel ortaokul ve özel liselerde öğrenim gören Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı öğrenciler için, okulun öğrenim süresini aşmamak üzere, eğitim ve öğretim desteği verilebilmektedir. Esasen belediyeler belde halkının sosyal ihtiyaçlarını belirlemede ve bu ihtiyaçları karşılamada merkezi yönetime göre daha avantajlı bir konumdadırlar.
2828 sayılı Sosyal Hizmet Kanununun 3. maddesine göre, “"Sosyal Hizmetler"; kişi ve ailelerin kendi bünye ve çevre şartlarından doğan veya kontrolleri dışında oluşan maddi, manevi ve sosyal yoksunluklarının giderilmesine ve ihtiyaçlarının karşılanmasına, sosyal sorunlarının önlenmesi ve çözümlenmesine yardımcı olunmasını ve hayat standartlarının iyileştirilmesi ve yükseltilmesini amaçlayan sistemli ve programlı hizmetler bütününü”, ifade etmektedir. Bu tanım çerçevesinde ...gibi gelir dağılımında önemli farklılıkların olduğu bir bölgede, başarılı yoksul aile çocuklarına daha vasıflı bir eğitim sağlama yönünde geliştirilen eğitim projesinin bir sosyal hizmet olmadığı söylenemez. Sosyal yardımlar, yoksunluğun derecesine ve çeşidine göre değişebilir. Günümüzde aileler için en önemli yoksunluk, eğitim yoksunluğuna dönüşmüştür. Yoksul aile için çocuklarına sunacağı eğitim yoksunluğu temel ihtiyaçlardan bile daha öncelikli hale gelmektedir.
Tüm bu düzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde, her ne kadar belediyece çıkartılan yönetmeliğin lafzına aykırı olan uygulamalar yapılmış ise de, dar gelirli, yoksul ve muhtaçlara yardım etmek, sosyal hizmet üretmek, belediyenin asli görevi olduğu, “Yoksul Aile Çocuklarının Eğitim-Öğretim Sürecinde Desteklenmesi” projesi kapsamında da, bir eğitim desteği sağlanmış olduğu ve Eğitim Yardımı Değerlendirme Komisyonu tarafından belirlenen yoksul öğrencilerin bu imkandan yararlandırıldığı savunması karşısında konunun tekrar değerlendirebilmesi için karar düzeltme talebinin kabul edilmesi gerekir”
Üyeler … ile …’ın karşı oy gerekçesi;
5393 sayılı Belediye Kanununun “Belediyenin görev ve sorumlulukları“ başlıklı 14 üncü maddesinin birinci fıkrasının b) bendinde;
“Devlete ait her derecedeki okul binalarının inşaatı ile bakım ve onarımını yapabilir veya yaptırabilir, her türlü araç, gereç ve malzeme ihtiyaçlarını karşılayabilir.” denilmek suretiyle, belediyelerin, devlete ait okullarda yürütülen eğitim öğretim faaliyetlerine katkıda bulunabileceği belirtilmiştir.
Dolayısıyla eğitim yardımının 5393 sayılı Belediye Kanununun 14 üncü maddesinin (b) bendi hükmüne istinaden yapılması mümkün olduğundan dilekçinin karar düzeltilmesine ilişkin talebinin kabul edilerek, 27.09.2016 tarih ve 42181 tutanak sayılı Temyiz Kurulu Kararının 5. Maddesinin ( 212 sayılı ilamın 39. maddesini tasdik eden) düzeltilerek, 212 sayılı ilamın 39. maddesi ile verilen ... TL’ye ilişkin tazmin hükmünün kaldırılmasına karar verilmesi gerekir.
Konu: Öğrencilerin özel okul harcamalarının Belediye bütçesinden ödenmesi
212 sayılı ilamın 39 uncu maddesiyle; yürütülmekte olan ...Koleji projesi kapsamında, ...Belediyesi ile ...Koleji arasında yapılan protokol hükümleri gereğince, desteklenen öğrencilerin özel okul harcamalarının, Belediye Bütçesinden ödenmesi sonucu ...-TL’ye verilen tazmin hükmünün, 27.09.2016 tarih ve 42181 tutanak sayılı Sayıştay Temyiz Kurulu Kararının 5. Maddesi ile tasdikine karar verilmiştir.
İlamda harcama yetkilisi sıfatıyla sorumlu tutulan ... ile ...’nun aynı mahiyetteki temyiz dilekçesinde özetle;
Anayasanın 10. Maddesinde; “kanun önünde eşitlik” ilkesinin, 42. Maddesinde de “Eğitim ve Öğrenim Hakkı ve Ödevi”nin düzenlendiğini, bu anayasal düzenlemeler çerçevesinde konu değerlendirildiğinde, eğitim ve öğrenim hakkının tüm Türk Vatandaşları için bir hak ve ödev olduğunu, devletin maddi imkânları bulunmayan öğrencilere yardım yapabileceğini, başarılı ve yardıma muhtaç öğrencilere kurum tarafından eğitim yardımı yapılmasının esasen anayasaya aykırı bir işlem olmadığını,
Ayrıca: 5393 sayılı Belediye Kanunun 14. Maddesiyle belediyelere eğitimi destekleme görevi verildiğini
7.8.2014 tarih ve 29081 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan “2014-2015 Eğitim ve Öğretim Yılında Özel Okullarda Öğrenim Gören Öğrenciler İçin Eğitim ve Öğretim Desteği Verilmesine İlişkin Tebliğ” e göre;
Bilindiği üzere, 8/2/2007 tarihli ve 5580 sayılı özel öğretim Kurumları Kanununun Ek 1 inci maddesinin ikinci, üçüncü, dördüncü, beşinci ve sekizinci fıkralarında;
“Bu Kanun kapsamında örgün eğitim yapan özel ilkokul, özel ortaokul ve özel liselerde öğrenim gören Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı öğrenciler için, resmî okullarda öğrenim gören bir öğrencinin okul türüne göre her kademede okulun öğrenim süresini aşmamak üzere, eğitim ve öğretim desteği verilebilir. Bu fıkra kapsamındaki eğitim ve öğretim desteğinden özel okul öncesi eğitim kurumlarından eğitim alanlar da, 48-66 ay arasında olmak şartıyla en fazla bir eğitim-öğretim yılı süresince yararlandırılabilir.
Eğitim ve öğretim desteği, Bakanlıkça eğitim kademelerine göre her bir derslik için belirlenen asgari öğrenci sayısının üzerinde ve her hâlükârda derslik başına belirlenen azami öğrenci sayısını geçmemek üzere verilebilir. Eğitim ve öğretim desteği verilecek toplam öğrenci sayısı her yıl Maliye Bakanlığı ve Bakanlıkça müştereken belirlenir.
Eğitim ve öğretim desteği; yörenin kalkınmada öncelik derecesi ve gelişmişlik durumu, öğrencinin ailesinin gelir düzeyi, eğitim bölgesinin öğrenci sayısı, desteklenen öğrenci ve Öğrencinin gideceği okulun başarı seviyeleri ile öncelikli öğrenciler gibi ölçütler ayrı ayrı veya birlikte dikkate alınarak verilebilir.
Söz konusu eğitim öğretim hizmetini sunan veya yararlananların, gerçek dışı beyanda bulunmak suretiyle fazladan ödemeye sebebiyet vermeleri durumunda bu tutarların, ödemenin yapıldığı tarihten itibaren 6183 sayılı Kanunun 51 inci maddesine göre hesaplanacak gecikme zammı ile birlikte bir ay içinde ödenmesi, yapılacak tebligatla sebebiyet verenlerden istenir. Bu süre içinde ödenmemesi hâlinde bu tutarlar, anılan Kanun hükümlerine göre Maliye Bakanlığına bağlı vergi daireleri tarafından takip ve tahsil edilir. Bu fiillerin tekrarı hâlinde, ayrıca kurum açma izinleri iptal edilir.
Bu madde kapsamında Bakanlıkta istihdam edileceklerde aranacak şartlar, eğitim ve öğretim desteğinin verilmesine ilişkin ölçütler, desteğin verileceği eğitim kurumu türleri, eğitim kademeleri ve kurumlar itibarıyla verilecek destek tutarları, eğitim ve öğretim desteğinin kontrol ve denetimi ile bu maddenin uygulanmasına ilişkin diğer usul ve esaslar Maliye Bakanlığı ve Bakanlıkça müştereken hazırlanan yönetmelikle belirlenir.” hükümlerinin yer aldığını,
Diğer taraftan 5580 sayılı Kanun hükümleri doğrultusunda; 23/10/2012 tarihli ve 28450 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Milli Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumlan Yönetmeliğinin Ek 2 nci maddesinin birinci fıkrasında “Kanunun Ek-1 inci maddesine göre her yıl Temmuz ayında Maliye Bakanlığı ile müştereken hazırlanacak olan tebliğde illere göre belirlenen sayıdaki öğrenciler için Ek-10’da yer alan okul türleri ve gruplarına göre eğitim ve öğretim desteği verilebilir. Tebliğde; her bir öğrenci için verilebilecek eğitim öğretim desteği tutarı resmi okullarda öğrenim gören bir öğrencinin okul öncesi, ilkokul, ortaokul ve liselerde Devlete maliyetinin bir buçuk katını geçmemek üzere, bir önceki yılın verileri esas alınarak belirlenir.” hükmüne yer verildiğini,
Bu kapsamda, eğitim ve öğretim desteği verilecek okul kademe ve türleri, destek tutarları, öğrenci sayısı ve bunlara ilişkin diğer hususların aşağıda belirtildiğini,
1 - 5580 sayılı Kanun kapsamında açılan özel okul öncesi, ilkokul, ortaokul ve ortaöğretim okul türlerinde öğrenim gören her bir öğrenciye verilecek eğitim ve öğretim desteği tutarları aşağıdaki Tablo-1’de yer almaktadır.
Tablo-1: Eğitim Öğretim Desteği Verilen Okul Türleri, Destek Tutarları ve Öğrenci Sayıları
S.No Okul Türü Destek Tutarı (TL) Destek Verilecek Öğrenci Sayısı
1 Okul Öncesi Eğitim Kurumu 2.500 50.000
2 İlkokul 3.000 50.000
3 Ortaokul 3.500 75.000
4 Lise 3.500 75.000
5 Temel Lise 3.000
Toplam 250.000
2- 2014-2015 eğitim ve öğretim yılında yukarıdaki Tablo-1’de sayılan okul kademe ve türleri için toplam 250 bin öğrenciye eğitim ve öğretim desteği verilecektir.
3 - İllere göre eğitim ve öğretim desteği verilecek okul kademe ve türleri, öğrenci sayısı, öğrenci ve okul seçilmesine ilişkin ölçütler ile diğer ilgili hususlar Milli Eğitim Bakanlığı tarafından yayımlanacak kılavuzda belirtilecektir.
4 - Sosyo-ekonomik gelişmişlik seviyelerine göre eğitim ve öğretim desteği verilecek öğrencilerin illere dağıtımında aşağıdaki tabloda yer alan katsayılar kullanılacaktır.
Tablo-2: Sosyo-Ekonomik Gelişmişlik Seviyeleri Katsayıları
Sosyo-Ekonomik Gelişmişlik Seviyesi Katsayı
1. Bölge 0,95
2. Bölge 0,95
3. Bölge 1,00
4. Bölge 1,00
5. Bölge 1,20
6. Bölge 1,30
5 - Okul öncesi eğitime devam eden öğrencilerden 48-66 ay yaş grubunda olanlar eğitim öğretim desteğinden yararlanabilir.
6 - İllere okul türlerine göre ayrılan öğrenci kontenjanından az talep gelmesi durumunda Millî Eğitim Bakanlığı boş kalan kontenjanları aynı okul türünden talebin fazla olduğu illerde kullanabilir.
7 - “ Eğitim öğretim desteği, Millî Eğitim Bakanlığı bütçesine bu amaçla konulan ödenekten karşılanır. Ödemeye ilişkin usulleri belirlemeye Millî Eğitim Bakanlığı yetkilidir.
8 - Bu Tebliğde yer almayan hususlarda düzenleme yapmaya ve uygulamada ortaya çıkabilecek tereddütleri gidermeye Maliye Bakanlığı ve Millî Eğitim Bakanlığı yetkilidir.
9 - Maliye Bakanlığı ve Millî Eğitim Bakanlığı tarafından müştereken hazırlanan bu Tebliğ, 2014-2015 eğitim ve öğretim yılı için geçerli olmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
10 - Bu Tebliğ hükümleri Maliye Bakanı ve Milli Eğitim Bakanı tarafından yürütülür.
Tebliğ olunur.(Yürüklükteki en son Tebliğden alınmıştır.)
Konu incelendiğinde, 8.2.2007 tarih ve 5580 sayılı Özel öğretim Kurumları Kanunu ile özel ilkokul ortaokul ve liselerde eğitim gören öğrencilere devlet desteği verileceğinin hüküm altına alındığını,
3.12.2013 tarih ve 37976 sayılı Temyiz Kurulu Kararıyla özel okulda okuyan öğrenciler ile ilgili olarak belediyece yapılan yardımlarla ilgili olarak verilen tazmin hükmünün kaldırıldığını, tazmin hükmünün kaldırılma gerekçeleri arasında özel üniversitelere devlet yardımı yapılmasının da belirtildiğini, yani devletin yardım yaptığı bir konuda belediyelerin de yardımda bulunmasının yerinde görüldüğünü,
Özel okullarda eğitim gören öğrencilere ayni ve nakdi yardım verilmesinin yasal dayanağının olduğunu, bu nedenle mevzuata uygun olarak yapılan yardımların 5018 sayılı Kanunun 71-q maddesine göre kamu zararı olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığını,
Bu yardımların kamu hizmetinde kullanılmış olması; Belediye kamu gelirinde azalmaya neden olduğunun iddia edilemeyeceğini, eğitim hizmetinin devlet bütçesinde en büyük kaynağın ayrıldığı hizmet olduğunu, gerekleri ve yararlarının tartışılmaz olduğunu,
Belediyenin 2010-2014 dönemine ilişkin olarak hazırlanmış bulunan “Stratejik Planında “Yoksul Aile Çocuklarının Eğitim-Öğretim Sürecinde Desteklenmesi” projesi kapsamında, ilçe sınırları içinde yoksul ailelerin yetenekli ve yaratıcı kabiliyete haiz çocuklarının tespiti yapılarak ve okul öncesinden başlayarak “birebir danışman öğretmen destekli, grup içerisinde uygulamalı; öğrencinin yetenek ve yaratıcılığını çıkartmaya ve bu yanları geliştirmeye yönelik: gözlem ve deneye davalı- geleceğin bilim insanlarım yaratma hedefli yabancı dil ağırlık eğitim projesinin” geliştirildiğini, anılan projenin objektif esaslar dâhilinde, “...Belediyesi Eğitim Yardımı Yönetmeliğinin” hazırlandığını; ...Belediye Meclisinin kabulü, Büyükşehir Belediye Başkanının onayı ile yürürlüğe girdiğini, Yönetmeliğin, Eğitim Yardımı Değerlendirme Komisyonu tarafından belirlenen kontenjan dâhilinde, 9 uncu maddesinde belirtilen niteliklere haiz öğrencilere, Eğitim Yardımı Değerlendirme Komisyonu tarafından belirlenen ve Belediye Başkanının onayı ile kesinleşen tutarlarda öğrenciye bursu vermeye yetkili kılındığını, Başkanlık Makamı ve Eğitim Yardımı Değerlendirme Komisyonu’nun, “birebir danışman öğretmen destekli, grup içerisinde uygulamalı: öğrencinin yetenek ve yaratıcılığını çıkartmaya ve bu yanları geliştirmeye yönelik: gözlem ve deneye davalı, geleceğin bilim insanlarını yaratma hedefli yabancı dil ağırlık eğitim projesine ilişkin eğitim olanaklarına sahip kurumların araştırmasını yaptığını ve ...Koleji’nin projeye uygun eğitim olanağı sağladığının tespit edildiğini, ...Koleji ile protokol yapıldığını, bu protokol ve Eğitim Yardımı Değerlendirme Komisyonumun ekte örnekleri sunulan ve ilçe sınırları içerisinde öğrenim gören ve yoksul ailelerin projeye uygun çocuklarının belirlemesine yönelik olarak yaptığı çalışma sonucunda; Başkanlık Makamınca da onaylanan isim ve sayıda öğrencinin, yine yukarıda niteliğine yer verilen eğitim hizmetinin verilmesi karşılığında, öğrenim bedellerinin “EĞİTİM-ÖĞRETİM YARDIMI” olarak kuruma ödendiğini
Ek 1: Burs alan bir öğrenciye ait komisyon kararı.
Yapılan ödemenin, Belediyenin Kurumsal Planı ve “...Belediyesi Eğitim Yardımı Yönetmeliği” hükümleri çerçevesinde gerçekleştirildiğini; yasal dayanağının 5393 sayılı yasanın 1 inci fıkrasının (b) bendinin “Gerektiğinde, öğrencilere, (...) malzeme verir ve gerekli desteği sağlar.(...)” şeklindeki düzenlemenin oluşturduğunu,
Projenin amaca uygun olarak gerçekleştirilmesi için tek okulda uygulanmasına karar verildiğini,
Projenin sonuçlarının Ek 2’de sunulan Temel Eğitimden Ortaöğretime Geçiş Sınavı (TEOG) istatistiklerinde de görüldüğünü,
Örneğin; 2013-2014 yıllarında yapılan sınavda öğrencilerin başarısının,
Matematik dalında TEOG 1 sınavında yüzde 97,77; TEOG 2 sınavında yüzde 93,33 olarak gerçekleştiğini,
(Ek 2: Temel Eğitimden Ortaöğretime Geçiş Sınavı (TEOG) istatistikleri.)
İlamlar incelendiğinde özel okullarda okumayı kabul eden kimselerin bu gideri karşılayacak mali güce sahip oldukları seklindeki kabulden hareket edildiğinin görüldüğünü, ancak böyle bir yaklaşımın gerçeği yansıtmadığını, yardım yapılan öğrencilerin genel olarak bölgedeki apartman görevlileriyle, belediye çalışanlarının çocuklarının olduğunu, Belediyenin desteğiyle bu okullarda eğitim görme imkânı kazandıklarını, kendi maddi güçlerinin bu hizmetten yararlanmalarına imkân vermediğini,
...İlçesinin yerleşik nüfusunun 274.420 (31.12.2013 TÜİK Verisi) Popülasvon nüfusunun ise 5.000.000 civarında olduğunu, yerleşik ve popülasyon nüfusu incelendiğinde ...ilçesindeki vatandaşların ülkenin diğer illerinden gelen kişiler olduğunun görüleceğini (...Belediyesi 2014-2019 Stratejik Planı).
Bu vatandaşlara hizmet götürülürken ilçe sakini veya ilçe sakini olmayan diye ayrım yapmanın sosyal belediyecilik ilkesi ile bağdaşmayacağını, ...ilçesinin Anadolu'daki bir ilçe ile karşılaştırılmasının doğru olmayacağını, ... ölçeğinde belediye ile ilişkisi olan vatandaşların ilçede ikamet edenlerle sınırlandırmanın mümkün olmadığını, is ve sosyal hareketliliğin çok yoğun olduğu ilçede belediye hizmetlerinin sadece ikamet edenlerle sınırlandırmanın hem mümkün olmadığını hem de doğru olmadığını, ilçede ikamet etmeyip işyerleri burada olan kişi veya kurumların ilçeye çok büyük maddi ve manevi katkılarının olduğunu, (Örneğin: Çevre Temizlik. Haberleşme, İlan Reklam, Elektrik Tüketim Gelir ve Muhtasar Vergisi vb). ... gerçekleri göz önüne alındığında, belediyede görev yapan birçok personelin ilçede ikamet etmediğinin görüldüğünü, dolayısıyla hizmetin ikamet ile sınırlandırılmasının Anadolu'nun herhangi bir ilçesindeki kadar kolay olmadığı gibi kanunun amacına da uygun olamadığını, bu nedenle belediye yardım uygulamasını ikamet ile değil belediye ile ilişki durumuna göre belirlediğini ve uyguladığını, bu durumun ...’daki tüm ilçeler için geçerli olduğunu,
Ayrıca; 4721 sayılı Türk Medeni Kanununda ikametgâh kavramının yerine yerleşim yeri kavramının getirildiğini, Kanunun 19. maddesinde “ Yerleşim yeri bir kimsenin sürekli kalma niyetiyle oturduğu yerdir” denildiğini, kanun koyucunun belediye hizmetlerinden yararlanmada yerleşim yeri şartını öngörmüş olsaydı, bunu açıkça belirtmesi gerektiğini, Kanunun ilgili maddeleri irdelendiğinde; ...İlçesi sınırları içinde ikamet etmese dahi ...İlçesinde “oturduğu, bulunduğu ve ilişiği olduğu” takdirde hemşeri hukuku çerçevesinde bu hizmetlerden yararlandırılmasının mümkün olduğunu,
5393 sayılı Belediye Kanununun 77. Maddesi ile belediyelere: sağlık, eğitim, spor, çevre, sosyal hizmet ve vardım, kütüphane, park, trafik ve kültür hizmetleri ile yaşlılara, kadın ve çocuklara, özürlülere, yoksul ve düşkünlere yönelik hizmetlerin yapılmasında beldede dayanışma ve katılımı sağlamak amacı ile gönüllü kişilerin katılımına yönelik programlar yapma görevi verildiğini, günümüzde belediyeler kamu hizmetlerini kendi görevlerinin yanı sıra sivil toplum örgütleri ve gönüllülerle birlikte gerçekleştirdiğini, esasen bu katılım olmadan verimli ve etkin bir hizmet sunumunun da söz konusu olmayacağını, ...Belediyesinin uzun yıllardır sivil toplum örgütleri ve gönüllülerin katılımıyla hizmet üretmekte olduğunu, gerek derneklere ve eğitim kurumlarına yapılan yardımlarda gerekse de yapılan gezilerde STK’lardan ve gönüllülerden gelen taleplerin dikkate alındığını,
9 Ekim 2005 tarih ve 25961 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan İl Özel İdaresi ve Belediye Hizmetlerine Gönüllü Katılım Yönetmeliğinde bu hususların düzenlendiğini, 4. Maddedeki gönüllü tanımı incelendiğinde ikametle sınırlandırılmadığını daha geniş olan hemşeri kavramı ile düzenleme yapıldığının görüldüğünü, çalışma alanları başlıklı 5. Maddede de Belediye Kanununun 77. Maddesine benzer bir çerçeve çizildiğini, Özürlülere, yaslılara, çocuklara, kadınlara, gençlere, yoksullara, kimsesizlere yönelik eğitim, kültür, sağlık ve sosyal spor hizmetleri ile tarihi kültürel mirasın ve tabiat varlıklarının yaşatılarak korunması hizmetlerinin belediyelere görev olarak verildiğinin görüldüğünü,
Eğitim Yardım Yönetmeliği hazırlanırken bazı hususların unutulduğunu, çizilen sınırların hayatın gerçekleriyle uyumlu olmadığını, örneğin yurt dışında okuyan öğrencilerin düşünülmediğini, onların da yardıma ihtiyacı olduğunun Belediyeye yapılan başvurularla ortaya çıktığını, gerekli değişikliklerin yapılması için zaman olmadığını, bu amaçla bütçeye konan ödenekten kendilerine yardım edildiğini, kaldı ki ... ikamet eden ve yönetmeliğe uygun olan öğrencilere yapılan yardımlara da tazmin denildiğini,
Tazmin hükmünün bir gerekçesinin de aynı okul öğrencilerine farklı tutarda yardım yapılmasının gösterildiğini, bu yardımların öğrencilerin okula devamları için zorunlu olarak ihtiyaç duydukları miktarların tespit edilerek yapıldığını, bu tutarın öğrencilere göre farklılık göstermesinin son derece doğal olduğunu,
Ödemenin doğrudan eğitim kurumuna yapılmış olmasının, eğitim yardımının öğrencilere yapıldığı gerçeğini değiştirmediğini, yardımın %100, %75, %50, gibi oranlarda belirlenmiş olmasının, öğrencilerin gelir durumunun araştırarak işlem yapıldığını gösterdiğini,
Kanuna uygun bir ödemenin Yönetmelikte belirlenen prosedüre uymamasının yaptırımının tazmin olmaması gerektiğini, aksaklıkların Sayıştay denetim ve sorgulamalarına göre düzeltildiğini, çok büyük tazmin hükümleriyle karsı karsıya kalındığında çözümün zorlaştığını, bu paraların yardım yapılan kimselerden alınmasının mümkün olamadığını, bu tutarların memur olan kendileri tarafından ödenmesinin de mümkün olmadığını,
Belediyelerin eğitim yardımında bulunmalarının mevzuata uygun olduğunu, Sayıştay Başkanlığının görüşü alınarak çıkarılan ...Belediyesi Sosyal Yardım Yönetmeliğinde bu yardımların yapılacağının düzenlendiğini, dolayısıyla bu ödemelerin kamu zararı olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığını,
Yapılan ödemelerin kanuni dayanağı olan ve ilgililerine ödendiğinde şüphe olmayan ödemeler olduğunu, öğrencilerin iyi bir eğitim almalarına katkı sağlandığını, yapılan yardımın topluma çok daha fazla katkı sağlayacağının açık olduğunu, ...Belediyesinin ekli listede yer alan okulları yeniden yaparak Milli Eğitim Müdürlüğünün hizmetine sunduğunu, bu konuda yaptığı harcamalarla Türkiye’de bir numara olduğunu,
Yukarıda açıklanan gerekçelerle Temyiz Kurulu İlamının kanuna aykırılık nedeni ile düzeltilmesini ve beraat hükmü verilmesini talep etmişlerdir.
Başsavcılık mütalaasında;
“... ...Belediyesinin 2013 yılı hesabının 5 inci Dairece yargılanması sonucunda düzenlenen 12.03.2015 karar tarihli ve 212 no.lu ilamın 39 uncu maddesinde yer alan tazmin hükmünü Harcama Yetkilisi sıfatıyla temyiz eden ...’nun yaptığı temyiz başvurusu üzerine Temyiz Kurulunca verilen 27.09.2016/42182 sayılı kararın Karar Düzeltilmesi yoluyla bozulması talebiyle adı geçen tarafından verilen ve ilgideki yazı ile Başsavcılığa intikal ettirilen dilekçe ve ekleri incelendi.
Daire kararının 39 uncu maddesinde özetle; ...Belediyesi ile ...Koleji arasında yapılan protokol hükümlerine dayanılarak, adı geçen lise öğrencilerinin özel okul harcamalarının bütçeden karşılanması sonucu oluşan ... TL tutarındaki kamu zararının belirtilen sorumlulara müştereken ve müteselsilen işleyecek faiziyle birlikte ödettirilmesine ve mevzuata aykırı olarak eğitim yardımında bulunulmasına neden olan sorumlular hakkında gerekli İşlemlerin yapılması için konunun İçişleri Bakanlığına yazılmasına karar verildiği belirtilmektedir.
Karar düzeltme talebi dilekçesinde özetle, kurum tarafından yapılan eğitim yardımının anayasaya aykırı bir işlem olmadığı, belediyelere 5393 sayılı Kanunun 14 üncü maddesiyle eğitimi destekleme görevinin verildiği, 07.08.2014 tarih ve 29081 sayılı resmi Gazetede yayımlanan 2014- 2015 Eğitim Öğretim Yılında Özel Okullarda Öğrenim Gören Öğrenciler İçin Eğitim ve Öğretim Desteği Verilmesine İlişkin Tebliğ aynen alınarak özel öğretim kurumlarında eğitim gören öğrencilere Devlet desteği verileceğinin bu tebliğ ile hüküm altına alındığı, bu öğrencilere aynı ve nakdi yardım verilmesi konusunun yasal dayanağının bulunduğu ve 5018 saydı Kanunun 71-g maddesine göre kamu zararı olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı, 2010-2014 dönemine ilişkin olarak hazırlanmış olan Stratejik Planında yer alan Yoksul aile Çocuklarının Eğitim-Öğretim Sürecinde Desteklenmesi projesi kapsamında Özel Lider Şİşli Koleji ile protokol yapılarak kurum tarafından belirlenen öğrencilerin eğitim bedellerinin Eğitim-Öğretim yardımı adı altında adı geçen kuruma ödendiği, ödemenin doğrudan eğitim kurumuna yapılmış olmasının eğitim yardımının öğrencilere yapıldığı gerçeğini değiştirmeyeceğini, yapılan yardımların mevzuata uygun olduğu ve kamu zararı olmadığı belirtilerek Temyiz Kurulu Kararının kanuna aykırılık nedeniyle düzeltilmesi ve beraat kararı verilmesi talep edilmektedir.
Yapılan savunmada, ...Belediyesi Eğitim Yardımı yönetmeliği hükümleri gerekçe gösterilerek, adı geçen eğitim kurumu ile ...Belediyesi arasında bir protokol imzalandığı ve bu çerçevede Belediye tarafından belirlenen öğrencilerin eğitim-öğretim giderlerini karşılamayı taahhüt ettiği, ihtiyaç sahibi öğrencilere komisyon tarafından belirlenen ve Başkan tarafından onaylanan tutarlardaki öğrenci bursunun, protokol çerçevesinde İstenilen eğitimin verilmesi karşılığında adı geçen kuruma ödendiği anlaşılmaktadır.
Belediyelerin görev yetki ve sorumlulukları 5393 sayılı Belediye Kanununun 14 ve 15 inci maddelerinde, belediyelerin giderleri de aynı kanunun 60 inci maddesinde belirlenmiştir. Buna göre, belediye bütçesinden yapılan harcamanın öncelikle mahalli müşterek bir ihtiyacı karşılanmasına yönelik olması, 5393 sayılı Belediye Kanununun 14 üncü maddesinde sayılan görev ve sorumluluklar arasında bulunması ve aynı Kanun'un 60 inci maddesinde sayılan giderler arasında yer alması gerekmektedir.
Belediyenin görev ve sorumlulukları 5393 sayılı Belediye Kanunun 14 üncü maddesinde sayılmış olup, maddenin eğitimle ilgili hükmü yukarıda belirtilmiştir. Sorumluların dayanak olarak gösterdikleri cümle ise hükmün içerisindeki kelimelerin bir araya getirilerek oluşturulduğu görülmektedir. Bu hükme dayanılarak özel bir eğitim kuruntuyla protokol yapılarak belirlenen öğrencilerin eğitim-öğretim giderlerinin adı geçen eğitim kurumuna yapılması mümkün değildir, böyle bir protokol yapılmasına bu madde hükmü cevaz vermemektedir.
Kanunun 15 inci maddesinde İse belediyenin yetkileri sayılmış olup, belediyenin yapmış olduğu bu ödemenin dayanağını oluşturabilecek bir yetki mevcut değildir. Sadece (a) bendinde, “Belde sakinlerinin mahallî müşterek nitelikteki ihtiyaçlarım karşılamak amacıyla her türlü faaliyet ve girişimde bulunmak.” şeklinde belediyelere geniş bir yetki verilmiş olup, böyle bir harcamanın yapılmasına verilen bu yetki de yapılan harcama belde sakinlerinin mahallî müşterek nitelikteki ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla yapılmadığı için cevaz vermemektedir.
Özel okullarda okuyan öğrencilerin özel okul harcamalarının bütçeden karşılanması, aynı zamanda ...Belediyesi Eğitim Yardımı Yönetmeliği hükümlerine de aykırılık teşkil etmektedir. Zira söz konusu Yönetmeliğin 16 ııcı maddesinde, Eğitim Yardımı almaya hak kazanan her öğrenci İçin bir dosya açılacağı ve eğitim yardımı numarası verileceği belirtilerek eğitim yardımının kapsamı, kontenjanı, duyuru şekli, yardım miktarı, öğrencilerden aranacak nitelikler, yardımdan yararlanmak için yapılacak başvuru şekli, istenecek belgeler, Eğitim Yardımı Değerlendirme Komisyonunun kuruluş şekli, Komisyonun görev ve yetkileri ve eğitim yardımının kayıt altına alınması kuralları ayrıntılı olarak düzenlenmiş olup, bu düzenlemeler arasında özel okullarda okuyan öğrencilerin eğitim öğretim bedelinin karşılanmasına cevaz veren bir hükme yer verilmemiştir. Anılan Yönetmeliğin hükümlerinden, Yönetmelikte belirtilen eğitim yardımının Devlete ait ilköğretim ve ortaöğretim okullarında ya da üniversitelerde okuyup Yönetmelikte belirtilen diğer şartlan taşıyan öğrencilere burs veya harçlık niteliğinde yapılan ödemelerle sınırlı olduğu anlaşılmaktadır.
Eğitim yardımı için konulan ödeneğin özel bir kolej için kullanılması mümkün değildir. Yine anılan Yönetmeliğin 18 inci maddesinde, eğitim yardımı almaya hak kazananlara yapılacak ödemelerin, aylık periyotlar halinde ve Eğitim Yardımı Değerlendirme Komisyonunun uygun göreceği şekillerden biriyle (Belediye Veznelerinden veya Banka Hesabından) nakit olarak ödeneceği de hüküm altına alınmış olunmasına rağmen, bahse konu ödemeler sözü edilen Koleje yapılmıştır.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri çerçevesinde yapılan ödemelerin, 5018 sayılı Kanunun 71 inci maddesi hükmü gereği, mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması şeklinde olduğu ve kamu zararını oluşturduğu değerlendirilmektedir.
Bu itibarla, sorumluların karar düzeltme taleplerinin reddi yönünde karar verilmesi uygun olur. Arz olunur.” Denilmiştir.
Duruşma talebinde bulunan ... (harcama yetkilisi), ... (harcama yetkilisi) ile duruşmaya katılma talebi Temyiz Kurulunca kabul edilen ...(belediye başkanı) ile Sayıştay Savcısının sözlü açıklamalarının dinlenmesinden ve dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra,
Gereği Görüşüldü
Yürütülmekte olan ...Koleji projesi kapsamında, ...Belediyesi ile ...Koleji arasında yapılan protokol hükümleri gereğince, desteklenen öğrencilerin özel okul harcamalarının, Belediye Bütçesinden ödenmesi sonucu ...-TL’ye verilen tazmin hükmünün, 27.09.2016 tarih ve 42181 tutanak sayılı Sayıştay Temyiz Kurulu Kararının 5. Maddesi ile tasdikine karar verilmiştir.
Belediyelerin görev, yetki ve sorumlulukları 5393 sayılı Belediye Kanununun 14 ve 15 inci maddelerinde, belediyelerin giderleri de aynı kanunun 60 ıncı maddesinde belirlenmiştir. Buna göre, belediye bütçesinden yapılan harcamanın öncelikle mahalli müşterek bir ihtiyacı karşılanmasına yönelik olması, 5393 sayılı Belediye Kanununun 14 üncü maddesinde sayılan görev ve sorumluluklar arasında bulunması ve aynı Kanun'un 60 ıncı maddesinde sayılan giderler arasında yer alması gerekmektedir. 5393 sayılı Belediye Kanunu'nda öğrencilerin özel okullarda öğrenim görmesini sağlamak, belediyenin görevleri arasında gösterilmediği gibi, özel okullarda öğrenim gören öğrencilerin eğitim giderleri de belediyelerin yapabileceği giderler arasında yer almamaktadır.
Diğer yandan, bir hizmetin mahalli müşterek ihtiyaç olarak nitelenebilmesi için; herhangi bir yerel yönetim biriminin sınırları içinde yaşayan kişi, aile, zümre ya da sınıfın özel çıkarlarını değil, aynı yörede birlikte yaşamaktan doğan eylemli durumların yarattığı, yoğunlaştırdığı ve güncelleştirdiği, özünde yerel ve kamusal hizmet karakterinin ağır bastığı ortak ihtiyaç ve beklentileri ifade etmesi gerekmekte olup, belediyeler belediye sınırları içerisindeki mahalli müşterek ihtiyaçları yasalarla sınırları belirlenmiş alanlarda özerk bir biçimde yerine getirebilmeleri gerekmektedir. Nitekim Anayasa Mahkemesinin 24.1.2007 tarihli, E.2005/95 ve K.2007/5 sayılı kararıyla; 5393 sayılı Belediye Kanununun 14 üncü maddesinin ikinci fıkrası olan "Belediye, kanunlarla başka bir kamu kurum ve kuruluşuna verilmeyen mahallî müşterek nitelikteki diğer görev ve hizmetleri de yapar veya yaptırır." hükmü iptal edilmiştir. Dolayısıyla, belediyelerin hangi mahalli müşterek ihtiyacın giderilmesine yönelik hizmet yürütebileceği ve bu hizmetin sınırlarının kanunla belirlenmiş olması gerekmektedir.
Her ne kadar, 5393 sayılı Belediyeler Kanununun 14 üncü maddesinde, mahalli müşterek nitelikte olmak şatıyla öğrencilere malzeme vermek ve gerekli desteği sağlamak belediyelerin görevleri arasında sayılmış ise de; bu destek özel okullarda okutmak şeklinde değil kırtasiye gibi ayni yardımlar şeklinde yapılabilecek desteklerdir.
Diğer taraftan, özel okullarda okuyan öğrencilerin özel okul harcamalarının bütçeden karşılanması, aynı zamanda ...Belediyesi Eğitim Yardımı Yönetmeliği hükümlerine de aykırılık teşkil etmektedir. Zira söz konusu Yönetmeliğin 1 inci maddesinde,
“Bu Yönetmelik, ...Belediyesi Stratejik Planında “Yoksul Aile Çocuklarının Eğitim-Öğretim Sürecinde Desteklenmesi” stratejik amacına yönelik olarak hazırlanmış olan V.1.2.4 faaliyet numaralı proje uyarınca karşılıksız olarak yapılacak eğitim yardımının usul ve esaslarını belirlemek amacıyla düzenlenmiştir.” hükmü yer almaktadır. Dolayısıyla, bahsedilen amaçla yapılacak eğitim yardımlarının da bu Yönetmelik hükümleri doğrultusunda dağıtılması gerekmektedir.
Söz konusu Yönetmeliğin Kapsam başlıklı 2 nci maddesinde; bu Yönetmeliğin ...Belediyesi sınırlan içerisinde ikamet eden ve yine ...Belediyesi sınırları içerisindeki ilköğretim ve ortaöğretim okullarında eğitim veya ... ilinde bulunan üniversitelerde ön lisans, lisans, yüksek lisans ve doktora öğretimi alan yardıma muhtaç ailelerin öğrencileri ile şehit çocuğu, yetim, öksüz, ve özürlü (engelli) öğrencileri kapsadığı,
5 inci maddesinde; öğrencilere tahsis edilecek eğitim yardımlarının bütçe imkanları ve ...İlçesi sınırları içindeki öğrenci sayısı dikkate alınarak "Eğitim Yardımı Değerlendirme Komisyonu" tarafından belirleneceği ve Belediye Başkanının uygun görüşü ile kesinleşeceği,
6 ncı maddesinde; eğitim yardımı kontenjanları ve müracaat tarihlerinin, ilan, afiş. pankart, basın yayın araçları ve internet yoluyla okul, öğrenci ve ailelerine duyurulacağı,
7 inci maddesinde; her kademedeki öğrenci burslarının, ödenek imkanları doğrultusunda, "Eğitim Yardımı Değerlendirme Komisyonu" tarafından belirleneceği ve Belediye Başkanının onayı ile kesinleşeceği,
9 uncu maddesinde; eğitim yardımı için müracaat eden öğrencilerden;
İlköğretim ve ortaöğretim okullarında okuyan öğrenciler için; Ailesinin ...Belediyesi sınırları içerisinde ikamet ediyor olması, ...Belediyesi sınırları içerisinde bulunan ilköğretim veya ortaöğretim okullarında okuyor olması ve İhtiyaç sahibi olması şartlarının aranacağı,
Üniversitede okuyan öğrenciler için; öğrencinin veya ailesinin ...Belediyesi sınırları içerisinde ikamet ediyor olması, ... il sınırları içerisindeki üniversitelerde ön lisans, lisans, yüksek lisans veya doktora öğrenimi görmesi ve ihtiyaç sahibi olması şartlarının aranacağı,
11 inci maddesinde; eğitim yardımı başvurularında istenilecek belgelerin; form dilekçe, nüfus kayıt örneği, ikametgah belgesi, aile gelir beyanı ve öğrenim görülen okul ve öğretim kurumlarından alınacak öğrenim belgelerinden oluştuğu,
12 inci maddesinde; "Eğitim Yardımı Değerlendirme Komisyonu"nun Belediye Başkanının olurlarıyla, bir Başkan Yardımcısının başkanlığında, birim amirlerinin arasından görevlendirilmiş toplam beş kişiden oluşacağı,
13 üncü maddesinde; "Eğitim Yardımı Değerlendirme Komisyonu"nun görev ve yetkilerinin,
a) Eğitim yardımı müracaat şartlarını, süresini ve ödeme şeklini belirleyerek karar altına almak ve ilan etmek.
b) Eğitim Yardımı verilecek ihtiyaç sahibi öğrencilerin belirlenmesini sağlayacak "Öğrenci Bilgi Değerlendirme Formu"nu hazırlamak.
c) İlgili Makamlara sunulmak üzere, bütçe imkanları doğrultusunda asgari ve azami olmak üzere eğitim yardımından yararlandırılacak öğrenci sayılarını ve eğitim yardımı miktarlarını belirlemek.
d) Eğitim yardımı kontenjanlarını esas alarak en çok ihtiyaç sahibi öğrencilerden başlamak üzere, eğitim yardımı başvurularım bu yönetmelik hükümleri doğrultusunda incelemek, eğitim yardımı alması yerinde bulunan öğrencileri belirlemek ve elverişli araçlarla duyurmak.
e) Eğitim yardımı verilmesi sisteminin gerektirdiği, birimler arası koordinasyonu sağlamak olduğu,
16 ncı maddesinde; Eğitim Yardımı almaya hak kazanan her öğrenci için bir dosya açılacağı ve eğitim yardımı numarası verileceği belirtilerek eğitim yardımının kapsamı, kontenjanı, duyuru şekli, yardım miktarı, öğrencilerden aranacak nitelikler, yardımdan yararlanmak için yapılacak başvuru şekli, istenecek belgeler, Eğitim Yardımı Değerlendirme Komisyonunun kuruluş şekli, Komisyonun görev ve yetkileri ve eğitim yardımının kayıt altına alınması kuralları ayrıntılı olarak düzenlenmiş olup, bu düzenlemeler arasında özel okullarda okuyan öğrencilerin eğitim öğretim bedelinin karşılanmasına cevaz veren bir hükme yer verilmemiştir. Anılan Yönetmeliğin zikredilen hükümleri bir arada değerlendirildiğinde, Yönetmelikte belirtilen eğitim yardımının Devlete ait ilköğretim ve ortaöğretim okullarında ya da üniversitelerde okuyup Yönetmelikte belirtilen diğer şartları taşıyan öğrencilere burs veya harçlık niteliğinde yapılan ödemelerle sınırlı olduğu anlaşılmaktadır.
Eğitim yardımı için konulan ödeneğin özel bir kolej için kullanılması mümkün görünmemektedir. Mevcut durumda, belirli bir okulla protokol yapılması her türlü sübjektif değerlendirmeye açık olduğu gibi kaynakların etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak kullanılmasını teminden de uzaktır.
Yine anılan Yönetmeliğin 18 inci maddesinde, eğitim yardımı almaya hak kazananlara yapılacak ödemelerin, aylık periyotlar halinde ve Eğitim Yardımı Değerlendirme Komisyonunun uygun göreceği şekillerden biriyle (Belediye Veznelerinden veya Banka Hesabından) nakit olarak ödeneceği de hüküm altına alınmış olmasına rağmen, bahse konu ödeme sözü edilen Koleje yapılmıştır. Ayrıca Yönetmelikte öngörülen kurallara uyulmadığı için eğitim öğretim bedeli ödenen öğrencilerin hangi kriterlere göre seçildikleri de ilgili dosyalarında nesnel olarak belli değildir.
Yukarıdaki hükümler bir arada değerlendirildiğinde, ...Belediyesi Bütçesinden her mali yılda yapılacak eğitim yardımı için, ilgili eğitim-öğretim yılında yardım yapılacak öğrenci kontenjanının, her kademedeki öğrenciye ödenecek tutarın, müracaat tarihlerinin önceden belirlenerek Belediye Başkanının onayına sunulması ve onayı müteakip her çeşit ilan aracı kullanılarak duyurulması gerekmektedir. Yapılan başvurular arasından yardımı hak eden öğrencilere yapılacak ödemelerin de belirli dönemlerde nakit olarak ödenmesi gerekmektedir.
Rapor dosyası ve ekleri incelendiğine; ...Belediyesi ile ...Koleji arasında imzalanan protokol ile, ...Belediyesi verilecek eğitim-öğretim hizmeti karşılığında 140 öğrencinin yıllık eğitim-öğretim giderlerini her yılın 9 aylık eğitim-öğretim dönemi boyunca karşılamayı taahhüt etmektedir. Buna karşın, ilişikli olarak gösterilen ödeme emri belgeleri ile eki belgelerinin incelenmesi sonucunda, bahsi geçen öğrencilerden bazılarının ...ilçesi sınırları dışında ikamet ettikleri halde bu yardımdan faydalandırıldıkları (28.02.2013 tarih ve 3633 yevmiye numaralı Ödeme Emri Belgesine ekli listeler), bazı ödeme emri belgelerine ekli faturalarda yer alan öğrenci sayısının ise listelerde yer alan burslu öğrenci sayılarından fazla gösterildiği (07.10.2013-17212 ile 15.11.2013-19381 tarih ve yevmiye numaralı Ödeme Emri Belgelerine ekli listeler) tespit edilmiştir. Diğer taraftan, ödemeler doğrudan ilgili özel eğitim kurumuna yapılmıştır. Bu şartlar altında yapılan ödemeler açıkça mevzuata aykırılık teşkil etmektedir.
Sorumluların dilekçelerinde sözünü ettiği kanuni düzenlemeler ve tebliğ hükümleri, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından özel okullarda okuyan öğrencilere verilecek eğitim-öğretim yardımını düzenlemekte olup, belediyelerin bu kapsamda değerlendirilmesi mümkün değildir.
Bu itibarla; 27.09.2016 tarih ve 42181 tutanak sayılı Temyiz Kurulu Kararının 5. maddesinde ( 212 sayılı ilamın 39. maddesini tasdik eden) KARAR DÜZELTİLMESİNE MAHAL OLMADIĞINA, (Üyeler …, … ile …’ın aşağıda yazılı karşı oy gerekçesine karşı) oyçokluğuyla,
Karar verildiği 07.02.2018 tarih ve 44051 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.
Karşı oy gerekçesi
Üye …’nün karşı oy gerekçesi;
Yürütülmekte olan ...Koleji projesi kapsamında, ...Belediyesi ile ...Koleji arasında yapılan protokol hükümleri gereğince, desteklenen öğrencilerin özel okul harcamalarının, Belediye Bütçesinden ödenmiş olması nedeniyle verilen tazmin hükmünün, 27.09.2016 tarih ve 42181 tutanak sayılı Sayıştay Temyiz Kurulu Kararının 5. maddesi ile tasdikine karar verilmiş, bu kararın düzeltilmesi talebiyle müracaatta bulunulmuştur.
Sorumlular konuyla ilgili olarak yaptıkları savunmalarında; sözkonusu harcamanın, “Yoksul Aile Çocuklarının Eğitim-Öğretim Sürecinde Desteklenmesi” projesinin bir gereği olduğunu, anılan projenin esasını, yoksul ailelerin, başarı çocuklarının öğrenim giderlerinin karşılanması suretiyle desteklenmesinin oluşturduğunu, ...Belediyesinin 2010-2014 dönemine ilişkin olarak hazırlanmış bulunan “Stratejik Planı”nda ...faaliyet numaralı “Yoksul Aile Çocuklarının Eğitim-Öğretim Sürecinde Desteklenmesi” projesi kapsamında, ...ilçesi sınırları içinde yoksul ailelerin yetenekli ve yaratıcı kabiliyeti haiz çocuklarının tespiti yapılarak ve okul öncesinden başlayarak “birebir danışman öğretmen destekli, grup içerisinde uygulamalı; öğrencinin yetenek ve yaratıcılığını çıkartmaya ve bu yanları geliştirmeye yönelik; gözlem ve deneye dayalı, geleceğin bilim insanlarını yaratma hedefli yabancı dil ağırlık eğitim projesi” geliştirildiğini, ...Belediye Meclisi’nin kabulü, Büyükşehir Belediye Başkanı’nın onayı ile yürürlüğe girmiş olan ...Belediyesi Eğitim Yardımı Yönetmeliğinin; Eğitim Yardımı Değerlendirme Komisyonu tarafından belirlen kontenjan dâhilinde, 9 uncu maddesinde belirtilen nitelikleri haiz öğrencilere, yine Eğitim Yardımı Değerlendirme Komisyonu tarafından belirlenen ve Belediye Başkanının onayı ile kesinleşen tutarlarda öğrenciye burs vermeye imkan verdiğini, Başkanlık Makamı ve Eğitim Yardımı Değerlendirme Komisyonunun, projede belirtilen eğitim olanaklarına sahip kurumların araştırmasını yaptığını ve “...Koleji”nin söz konusu projeye uygun eğitim olanağı sağladığının tespit edildiğini ve ...Koleji ile protokol yapıldığını, Eğitim Yardımı Değerlendirme Komisyonu’nun savunma ekinde örnekleri sunulan ve ...ilçesi sınırları içerisinde yaşayan yoksul ailelerin projeye uygun çocuklarının belirlemesine yönelik olarak yaptığı çalışma sonucunda; Başkanlık Makamınca da onaylanan isim ve sayıda öğrencinin, öğrenim bedellerinin “EĞİTİM-ÖĞRETİM BURSU” olarak ...Kolejine ödendiğini, yapılan ödemenin, Meclis Kararı, Belediyenin Kurumsal Planı ve “...Belediyesi Eğitim Yardımı Yönetmeliği” hükümleri çerçevesinde gerçekleştirilmiş olduğunu ifade etmişlerdir. Belediyenin eğitime ve yoksul aile çocuklarına destek konusunda bilinen yöntemlerin dışında, bir kolejle protokol imzalamak ve başaralı yoksul öğrencileri buruda okutmak gibi farklı bir yol tercih etti görülmektedir.
5393 sayılı Belediye Kanununun Hemşehri Hukuku başlıklı 13 üncü maddesinde, hemşehrilerin, belediye idaresinin yardımlarından yararlanma hakları olduğu belirtildikten sonra, aynı Kanunun 14 üncü maddesinde, belediyenin mahalli, müşterek nitelikte olmak şartıyla sosyal hizmet ve yardım yapabileceği hüküm altına alınmış ve belediyenin görev, sorumluluk ve yetki alanının belediye sınırlarını kapsadığı, 60. maddesinde de belediyenin giderleri arasında, dar gelirli, yoksul, muhtaç ve kimsesizler ile engellilere yapılacak sosyal hizmet ve yardımlara da yer verildiği görülmektedir. Ayrıca, 5393 sayılı Kanunla bazı belediyelere, meclis kararıyla belli şartlarla eğitim kurumlarına ortak olabilme imkanı sağlanmış, eğitimi geliştirecek projelere İçişleri Bakanlığının onayı ile ücretsiz veya düşük bir bedelle amacı dışında kullanılmamak kaydıyla taşınmaz tahsis edebilme hakkı verilmiştir. Yine belediyeler kendi görev ve sorumluluk alanına giren konularda, dernek ve vakıflar ile ortak hizmet projeleri gerçekleştirebilmekte, 60. madde çerçevesinde de yapmış oldukları ortak hizmet ve proje giderlerini ödeyebilmektedir.
Öte yandan 8/2/2007 tarihli ve 5580 sayılı Özel öğretim Kurumları Kanununun Ek 1 inci maddesi ile örgün eğitim yapan özel ilkokul, özel ortaokul ve özel liselerde öğrenim gören Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı öğrenciler için, okulun öğrenim süresini aşmamak üzere, eğitim ve öğretim desteği verilebilmektedir. Esasen belediyeler belde halkının sosyal ihtiyaçlarını belirlemede ve bu ihtiyaçları karşılamada merkezi yönetime göre daha avantajlı bir konumdadırlar.
2828 sayılı Sosyal Hizmet Kanununun 3. maddesine göre, “"Sosyal Hizmetler"; kişi ve ailelerin kendi bünye ve çevre şartlarından doğan veya kontrolleri dışında oluşan maddi, manevi ve sosyal yoksunluklarının giderilmesine ve ihtiyaçlarının karşılanmasına, sosyal sorunlarının önlenmesi ve çözümlenmesine yardımcı olunmasını ve hayat standartlarının iyileştirilmesi ve yükseltilmesini amaçlayan sistemli ve programlı hizmetler bütününü”, ifade etmektedir. Bu tanım çerçevesinde ...gibi gelir dağılımında önemli farklılıkların olduğu bir bölgede, başarılı yoksul aile çocuklarına daha vasıflı bir eğitim sağlama yönünde geliştirilen eğitim projesinin bir sosyal hizmet olmadığı söylenemez. Sosyal yardımlar, yoksunluğun derecesine ve çeşidine göre değişebilir. Günümüzde aileler için en önemli yoksunluk, eğitim yoksunluğuna dönüşmüştür. Yoksul aile için çocuklarına sunacağı eğitim yoksunluğu temel ihtiyaçlardan bile daha öncelikli hale gelmektedir.
Tüm bu düzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde, her ne kadar belediyece çıkartılan yönetmeliğin lafzına aykırı olan uygulamalar yapılmış ise de, dar gelirli, yoksul ve muhtaçlara yardım etmek, sosyal hizmet üretmek, belediyenin asli görevi olduğu, “Yoksul Aile Çocuklarının Eğitim-Öğretim Sürecinde Desteklenmesi” projesi kapsamında da, bir eğitim desteği sağlanmış olduğu ve Eğitim Yardımı Değerlendirme Komisyonu tarafından belirlenen yoksul öğrencilerin bu imkandan yararlandırıldığı savunması karşısında konunun tekrar değerlendirebilmesi için karar düzeltme talebinin kabul edilmesi gerekir”
Üyeler … ile …’ın karşı oy gerekçesi;
5393 sayılı Belediye Kanununun “Belediyenin görev ve sorumlulukları“ başlıklı 14 üncü maddesinin birinci fıkrasının b) bendinde;
“Devlete ait her derecedeki okul binalarının inşaatı ile bakım ve onarımını yapabilir veya yaptırabilir, her türlü araç, gereç ve malzeme ihtiyaçlarını karşılayabilir.” denilmek suretiyle, belediyelerin, devlete ait okullarda yürütülen eğitim öğretim faaliyetlerine katkıda bulunabileceği belirtilmiştir.
Dolayısıyla eğitim yardımının 5393 sayılı Belediye Kanununun 14 üncü maddesinin (b) bendi hükmüne istinaden yapılması mümkün olduğundan dilekçinin karar düzeltilmesine ilişkin talebinin kabul edilerek, 27.09.2016 tarih ve 42181 tutanak sayılı Temyiz Kurulu Kararının 5. Maddesinin ( 212 sayılı ilamın 39. maddesini tasdik eden) düzeltilerek, 212 sayılı ilamın 39. maddesi ile verilen ... TL’ye ilişkin tazmin hükmünün kaldırılmasına karar verilmesi gerekir.
Konu: Öğrencilerin özel okul harcamalarının Belediye bütçesinden ödenmesi
212 sayılı ilamın 39 uncu maddesiyle; yürütülmekte olan ...Koleji projesi kapsamında, ...Belediyesi ile ...Koleji arasında yapılan protokol hükümleri gereğince, desteklenen öğrencilerin özel okul harcamalarının, Belediye Bütçesinden ödenmesi sonucu ...-TL’ye verilen tazmin hükmünün, 27.09.2016 tarih ve 42181 tutanak sayılı Sayıştay Temyiz Kurulu Kararının 5. Maddesi ile tasdikine karar verilmiştir.
İlamda harcama yetkilisi sıfatıyla sorumlu tutulan ... ile ...’nun aynı mahiyetteki temyiz dilekçesinde özetle;
Anayasanın 10. Maddesinde; “kanun önünde eşitlik” ilkesinin, 42. Maddesinde de “Eğitim ve Öğrenim Hakkı ve Ödevi”nin düzenlendiğini, bu anayasal düzenlemeler çerçevesinde konu değerlendirildiğinde, eğitim ve öğrenim hakkının tüm Türk Vatandaşları için bir hak ve ödev olduğunu, devletin maddi imkânları bulunmayan öğrencilere yardım yapabileceğini, başarılı ve yardıma muhtaç öğrencilere kurum tarafından eğitim yardımı yapılmasının esasen anayasaya aykırı bir işlem olmadığını,
Ayrıca: 5393 sayılı Belediye Kanunun 14. Maddesiyle belediyelere eğitimi destekleme görevi verildiğini
7.8.2014 tarih ve 29081 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan “2014-2015 Eğitim ve Öğretim Yılında Özel Okullarda Öğrenim Gören Öğrenciler İçin Eğitim ve Öğretim Desteği Verilmesine İlişkin Tebliğ” e göre;
Bilindiği üzere, 8/2/2007 tarihli ve 5580 sayılı özel öğretim Kurumları Kanununun Ek 1 inci maddesinin ikinci, üçüncü, dördüncü, beşinci ve sekizinci fıkralarında;
“Bu Kanun kapsamında örgün eğitim yapan özel ilkokul, özel ortaokul ve özel liselerde öğrenim gören Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı öğrenciler için, resmî okullarda öğrenim gören bir öğrencinin okul türüne göre her kademede okulun öğrenim süresini aşmamak üzere, eğitim ve öğretim desteği verilebilir. Bu fıkra kapsamındaki eğitim ve öğretim desteğinden özel okul öncesi eğitim kurumlarından eğitim alanlar da, 48-66 ay arasında olmak şartıyla en fazla bir eğitim-öğretim yılı süresince yararlandırılabilir.
Eğitim ve öğretim desteği, Bakanlıkça eğitim kademelerine göre her bir derslik için belirlenen asgari öğrenci sayısının üzerinde ve her hâlükârda derslik başına belirlenen azami öğrenci sayısını geçmemek üzere verilebilir. Eğitim ve öğretim desteği verilecek toplam öğrenci sayısı her yıl Maliye Bakanlığı ve Bakanlıkça müştereken belirlenir.
Eğitim ve öğretim desteği; yörenin kalkınmada öncelik derecesi ve gelişmişlik durumu, öğrencinin ailesinin gelir düzeyi, eğitim bölgesinin öğrenci sayısı, desteklenen öğrenci ve Öğrencinin gideceği okulun başarı seviyeleri ile öncelikli öğrenciler gibi ölçütler ayrı ayrı veya birlikte dikkate alınarak verilebilir.
Söz konusu eğitim öğretim hizmetini sunan veya yararlananların, gerçek dışı beyanda bulunmak suretiyle fazladan ödemeye sebebiyet vermeleri durumunda bu tutarların, ödemenin yapıldığı tarihten itibaren 6183 sayılı Kanunun 51 inci maddesine göre hesaplanacak gecikme zammı ile birlikte bir ay içinde ödenmesi, yapılacak tebligatla sebebiyet verenlerden istenir. Bu süre içinde ödenmemesi hâlinde bu tutarlar, anılan Kanun hükümlerine göre Maliye Bakanlığına bağlı vergi daireleri tarafından takip ve tahsil edilir. Bu fiillerin tekrarı hâlinde, ayrıca kurum açma izinleri iptal edilir.
Bu madde kapsamında Bakanlıkta istihdam edileceklerde aranacak şartlar, eğitim ve öğretim desteğinin verilmesine ilişkin ölçütler, desteğin verileceği eğitim kurumu türleri, eğitim kademeleri ve kurumlar itibarıyla verilecek destek tutarları, eğitim ve öğretim desteğinin kontrol ve denetimi ile bu maddenin uygulanmasına ilişkin diğer usul ve esaslar Maliye Bakanlığı ve Bakanlıkça müştereken hazırlanan yönetmelikle belirlenir.” hükümlerinin yer aldığını,
Diğer taraftan 5580 sayılı Kanun hükümleri doğrultusunda; 23/10/2012 tarihli ve 28450 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Milli Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumlan Yönetmeliğinin Ek 2 nci maddesinin birinci fıkrasında “Kanunun Ek-1 inci maddesine göre her yıl Temmuz ayında Maliye Bakanlığı ile müştereken hazırlanacak olan tebliğde illere göre belirlenen sayıdaki öğrenciler için Ek-10’da yer alan okul türleri ve gruplarına göre eğitim ve öğretim desteği verilebilir. Tebliğde; her bir öğrenci için verilebilecek eğitim öğretim desteği tutarı resmi okullarda öğrenim gören bir öğrencinin okul öncesi, ilkokul, ortaokul ve liselerde Devlete maliyetinin bir buçuk katını geçmemek üzere, bir önceki yılın verileri esas alınarak belirlenir.” hükmüne yer verildiğini,
Bu kapsamda, eğitim ve öğretim desteği verilecek okul kademe ve türleri, destek tutarları, öğrenci sayısı ve bunlara ilişkin diğer hususların aşağıda belirtildiğini,
1 - 5580 sayılı Kanun kapsamında açılan özel okul öncesi, ilkokul, ortaokul ve ortaöğretim okul türlerinde öğrenim gören her bir öğrenciye verilecek eğitim ve öğretim desteği tutarları aşağıdaki Tablo-1’de yer almaktadır.
Tablo-1: Eğitim Öğretim Desteği Verilen Okul Türleri, Destek Tutarları ve Öğrenci Sayıları
S.No Okul Türü Destek Tutarı (TL) Destek Verilecek Öğrenci Sayısı
1 Okul Öncesi Eğitim Kurumu 2.500 50.000
2 İlkokul 3.000 50.000
3 Ortaokul 3.500 75.000
4 Lise 3.500 75.000
5 Temel Lise 3.000
Toplam 250.000
2- 2014-2015 eğitim ve öğretim yılında yukarıdaki Tablo-1’de sayılan okul kademe ve türleri için toplam 250 bin öğrenciye eğitim ve öğretim desteği verilecektir.
3 - İllere göre eğitim ve öğretim desteği verilecek okul kademe ve türleri, öğrenci sayısı, öğrenci ve okul seçilmesine ilişkin ölçütler ile diğer ilgili hususlar Milli Eğitim Bakanlığı tarafından yayımlanacak kılavuzda belirtilecektir.
4 - Sosyo-ekonomik gelişmişlik seviyelerine göre eğitim ve öğretim desteği verilecek öğrencilerin illere dağıtımında aşağıdaki tabloda yer alan katsayılar kullanılacaktır.
Tablo-2: Sosyo-Ekonomik Gelişmişlik Seviyeleri Katsayıları
Sosyo-Ekonomik Gelişmişlik Seviyesi Katsayı
1. Bölge 0,95
2. Bölge 0,95
3. Bölge 1,00
4. Bölge 1,00
5. Bölge 1,20
6. Bölge 1,30
5 - Okul öncesi eğitime devam eden öğrencilerden 48-66 ay yaş grubunda olanlar eğitim öğretim desteğinden yararlanabilir.
6 - İllere okul türlerine göre ayrılan öğrenci kontenjanından az talep gelmesi durumunda Millî Eğitim Bakanlığı boş kalan kontenjanları aynı okul türünden talebin fazla olduğu illerde kullanabilir.
7 - “ Eğitim öğretim desteği, Millî Eğitim Bakanlığı bütçesine bu amaçla konulan ödenekten karşılanır. Ödemeye ilişkin usulleri belirlemeye Millî Eğitim Bakanlığı yetkilidir.
8 - Bu Tebliğde yer almayan hususlarda düzenleme yapmaya ve uygulamada ortaya çıkabilecek tereddütleri gidermeye Maliye Bakanlığı ve Millî Eğitim Bakanlığı yetkilidir.
9 - Maliye Bakanlığı ve Millî Eğitim Bakanlığı tarafından müştereken hazırlanan bu Tebliğ, 2014-2015 eğitim ve öğretim yılı için geçerli olmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
10 - Bu Tebliğ hükümleri Maliye Bakanı ve Milli Eğitim Bakanı tarafından yürütülür.
Tebliğ olunur.(Yürüklükteki en son Tebliğden alınmıştır.)
Konu incelendiğinde, 8.2.2007 tarih ve 5580 sayılı Özel öğretim Kurumları Kanunu ile özel ilkokul ortaokul ve liselerde eğitim gören öğrencilere devlet desteği verileceğinin hüküm altına alındığını,
3.12.2013 tarih ve 37976 sayılı Temyiz Kurulu Kararıyla özel okulda okuyan öğrenciler ile ilgili olarak belediyece yapılan yardımlarla ilgili olarak verilen tazmin hükmünün kaldırıldığını, tazmin hükmünün kaldırılma gerekçeleri arasında özel üniversitelere devlet yardımı yapılmasının da belirtildiğini, yani devletin yardım yaptığı bir konuda belediyelerin de yardımda bulunmasının yerinde görüldüğünü,
Özel okullarda eğitim gören öğrencilere ayni ve nakdi yardım verilmesinin yasal dayanağının olduğunu, bu nedenle mevzuata uygun olarak yapılan yardımların 5018 sayılı Kanunun 71-q maddesine göre kamu zararı olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığını,
Bu yardımların kamu hizmetinde kullanılmış olması; Belediye kamu gelirinde azalmaya neden olduğunun iddia edilemeyeceğini, eğitim hizmetinin devlet bütçesinde en büyük kaynağın ayrıldığı hizmet olduğunu, gerekleri ve yararlarının tartışılmaz olduğunu,
Belediyenin 2010-2014 dönemine ilişkin olarak hazırlanmış bulunan “Stratejik Planında “Yoksul Aile Çocuklarının Eğitim-Öğretim Sürecinde Desteklenmesi” projesi kapsamında, ilçe sınırları içinde yoksul ailelerin yetenekli ve yaratıcı kabiliyete haiz çocuklarının tespiti yapılarak ve okul öncesinden başlayarak “birebir danışman öğretmen destekli, grup içerisinde uygulamalı; öğrencinin yetenek ve yaratıcılığını çıkartmaya ve bu yanları geliştirmeye yönelik: gözlem ve deneye davalı- geleceğin bilim insanlarım yaratma hedefli yabancı dil ağırlık eğitim projesinin” geliştirildiğini, anılan projenin objektif esaslar dâhilinde, “...Belediyesi Eğitim Yardımı Yönetmeliğinin” hazırlandığını; ...Belediye Meclisinin kabulü, Büyükşehir Belediye Başkanının onayı ile yürürlüğe girdiğini, Yönetmeliğin, Eğitim Yardımı Değerlendirme Komisyonu tarafından belirlenen kontenjan dâhilinde, 9 uncu maddesinde belirtilen niteliklere haiz öğrencilere, Eğitim Yardımı Değerlendirme Komisyonu tarafından belirlenen ve Belediye Başkanının onayı ile kesinleşen tutarlarda öğrenciye bursu vermeye yetkili kılındığını, Başkanlık Makamı ve Eğitim Yardımı Değerlendirme Komisyonu’nun, “birebir danışman öğretmen destekli, grup içerisinde uygulamalı: öğrencinin yetenek ve yaratıcılığını çıkartmaya ve bu yanları geliştirmeye yönelik: gözlem ve deneye davalı, geleceğin bilim insanlarını yaratma hedefli yabancı dil ağırlık eğitim projesine ilişkin eğitim olanaklarına sahip kurumların araştırmasını yaptığını ve ...Koleji’nin projeye uygun eğitim olanağı sağladığının tespit edildiğini, ...Koleji ile protokol yapıldığını, bu protokol ve Eğitim Yardımı Değerlendirme Komisyonumun ekte örnekleri sunulan ve ilçe sınırları içerisinde öğrenim gören ve yoksul ailelerin projeye uygun çocuklarının belirlemesine yönelik olarak yaptığı çalışma sonucunda; Başkanlık Makamınca da onaylanan isim ve sayıda öğrencinin, yine yukarıda niteliğine yer verilen eğitim hizmetinin verilmesi karşılığında, öğrenim bedellerinin “EĞİTİM-ÖĞRETİM YARDIMI” olarak kuruma ödendiğini
Ek 1: Burs alan bir öğrenciye ait komisyon kararı.
Yapılan ödemenin, Belediyenin Kurumsal Planı ve “...Belediyesi Eğitim Yardımı Yönetmeliği” hükümleri çerçevesinde gerçekleştirildiğini; yasal dayanağının 5393 sayılı yasanın 1 inci fıkrasının (b) bendinin “Gerektiğinde, öğrencilere, (...) malzeme verir ve gerekli desteği sağlar.(...)” şeklindeki düzenlemenin oluşturduğunu,
Projenin amaca uygun olarak gerçekleştirilmesi için tek okulda uygulanmasına karar verildiğini,
Projenin sonuçlarının Ek 2’de sunulan Temel Eğitimden Ortaöğretime Geçiş Sınavı (TEOG) istatistiklerinde de görüldüğünü,
Örneğin; 2013-2014 yıllarında yapılan sınavda öğrencilerin başarısının,
Matematik dalında TEOG 1 sınavında yüzde 97,77; TEOG 2 sınavında yüzde 93,33 olarak gerçekleştiğini,
(Ek 2: Temel Eğitimden Ortaöğretime Geçiş Sınavı (TEOG) istatistikleri.)
İlamlar incelendiğinde özel okullarda okumayı kabul eden kimselerin bu gideri karşılayacak mali güce sahip oldukları seklindeki kabulden hareket edildiğinin görüldüğünü, ancak böyle bir yaklaşımın gerçeği yansıtmadığını, yardım yapılan öğrencilerin genel olarak bölgedeki apartman görevlileriyle, belediye çalışanlarının çocuklarının olduğunu, Belediyenin desteğiyle bu okullarda eğitim görme imkânı kazandıklarını, kendi maddi güçlerinin bu hizmetten yararlanmalarına imkân vermediğini,
...İlçesinin yerleşik nüfusunun 274.420 (31.12.2013 TÜİK Verisi) Popülasvon nüfusunun ise 5.000.000 civarında olduğunu, yerleşik ve popülasyon nüfusu incelendiğinde ...ilçesindeki vatandaşların ülkenin diğer illerinden gelen kişiler olduğunun görüleceğini (...Belediyesi 2014-2019 Stratejik Planı).
Bu vatandaşlara hizmet götürülürken ilçe sakini veya ilçe sakini olmayan diye ayrım yapmanın sosyal belediyecilik ilkesi ile bağdaşmayacağını, ...ilçesinin Anadolu'daki bir ilçe ile karşılaştırılmasının doğru olmayacağını, ... ölçeğinde belediye ile ilişkisi olan vatandaşların ilçede ikamet edenlerle sınırlandırmanın mümkün olmadığını, is ve sosyal hareketliliğin çok yoğun olduğu ilçede belediye hizmetlerinin sadece ikamet edenlerle sınırlandırmanın hem mümkün olmadığını hem de doğru olmadığını, ilçede ikamet etmeyip işyerleri burada olan kişi veya kurumların ilçeye çok büyük maddi ve manevi katkılarının olduğunu, (Örneğin: Çevre Temizlik. Haberleşme, İlan Reklam, Elektrik Tüketim Gelir ve Muhtasar Vergisi vb). ... gerçekleri göz önüne alındığında, belediyede görev yapan birçok personelin ilçede ikamet etmediğinin görüldüğünü, dolayısıyla hizmetin ikamet ile sınırlandırılmasının Anadolu'nun herhangi bir ilçesindeki kadar kolay olmadığı gibi kanunun amacına da uygun olamadığını, bu nedenle belediye yardım uygulamasını ikamet ile değil belediye ile ilişki durumuna göre belirlediğini ve uyguladığını, bu durumun ...’daki tüm ilçeler için geçerli olduğunu,
Ayrıca; 4721 sayılı Türk Medeni Kanununda ikametgâh kavramının yerine yerleşim yeri kavramının getirildiğini, Kanunun 19. maddesinde “ Yerleşim yeri bir kimsenin sürekli kalma niyetiyle oturduğu yerdir” denildiğini, kanun koyucunun belediye hizmetlerinden yararlanmada yerleşim yeri şartını öngörmüş olsaydı, bunu açıkça belirtmesi gerektiğini, Kanunun ilgili maddeleri irdelendiğinde; ...İlçesi sınırları içinde ikamet etmese dahi ...İlçesinde “oturduğu, bulunduğu ve ilişiği olduğu” takdirde hemşeri hukuku çerçevesinde bu hizmetlerden yararlandırılmasının mümkün olduğunu,
5393 sayılı Belediye Kanununun 77. Maddesi ile belediyelere: sağlık, eğitim, spor, çevre, sosyal hizmet ve vardım, kütüphane, park, trafik ve kültür hizmetleri ile yaşlılara, kadın ve çocuklara, özürlülere, yoksul ve düşkünlere yönelik hizmetlerin yapılmasında beldede dayanışma ve katılımı sağlamak amacı ile gönüllü kişilerin katılımına yönelik programlar yapma görevi verildiğini, günümüzde belediyeler kamu hizmetlerini kendi görevlerinin yanı sıra sivil toplum örgütleri ve gönüllülerle birlikte gerçekleştirdiğini, esasen bu katılım olmadan verimli ve etkin bir hizmet sunumunun da söz konusu olmayacağını, ...Belediyesinin uzun yıllardır sivil toplum örgütleri ve gönüllülerin katılımıyla hizmet üretmekte olduğunu, gerek derneklere ve eğitim kurumlarına yapılan yardımlarda gerekse de yapılan gezilerde STK’lardan ve gönüllülerden gelen taleplerin dikkate alındığını,
9 Ekim 2005 tarih ve 25961 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan İl Özel İdaresi ve Belediye Hizmetlerine Gönüllü Katılım Yönetmeliğinde bu hususların düzenlendiğini, 4. Maddedeki gönüllü tanımı incelendiğinde ikametle sınırlandırılmadığını daha geniş olan hemşeri kavramı ile düzenleme yapıldığının görüldüğünü, çalışma alanları başlıklı 5. Maddede de Belediye Kanununun 77. Maddesine benzer bir çerçeve çizildiğini, Özürlülere, yaslılara, çocuklara, kadınlara, gençlere, yoksullara, kimsesizlere yönelik eğitim, kültür, sağlık ve sosyal spor hizmetleri ile tarihi kültürel mirasın ve tabiat varlıklarının yaşatılarak korunması hizmetlerinin belediyelere görev olarak verildiğinin görüldüğünü,
Eğitim Yardım Yönetmeliği hazırlanırken bazı hususların unutulduğunu, çizilen sınırların hayatın gerçekleriyle uyumlu olmadığını, örneğin yurt dışında okuyan öğrencilerin düşünülmediğini, onların da yardıma ihtiyacı olduğunun Belediyeye yapılan başvurularla ortaya çıktığını, gerekli değişikliklerin yapılması için zaman olmadığını, bu amaçla bütçeye konan ödenekten kendilerine yardım edildiğini, kaldı ki ... ikamet eden ve yönetmeliğe uygun olan öğrencilere yapılan yardımlara da tazmin denildiğini,
Tazmin hükmünün bir gerekçesinin de aynı okul öğrencilerine farklı tutarda yardım yapılmasının gösterildiğini, bu yardımların öğrencilerin okula devamları için zorunlu olarak ihtiyaç duydukları miktarların tespit edilerek yapıldığını, bu tutarın öğrencilere göre farklılık göstermesinin son derece doğal olduğunu,
Ödemenin doğrudan eğitim kurumuna yapılmış olmasının, eğitim yardımının öğrencilere yapıldığı gerçeğini değiştirmediğini, yardımın %100, %75, %50, gibi oranlarda belirlenmiş olmasının, öğrencilerin gelir durumunun araştırarak işlem yapıldığını gösterdiğini,
Kanuna uygun bir ödemenin Yönetmelikte belirlenen prosedüre uymamasının yaptırımının tazmin olmaması gerektiğini, aksaklıkların Sayıştay denetim ve sorgulamalarına göre düzeltildiğini, çok büyük tazmin hükümleriyle karsı karsıya kalındığında çözümün zorlaştığını, bu paraların yardım yapılan kimselerden alınmasının mümkün olamadığını, bu tutarların memur olan kendileri tarafından ödenmesinin de mümkün olmadığını,
Belediyelerin eğitim yardımında bulunmalarının mevzuata uygun olduğunu, Sayıştay Başkanlığının görüşü alınarak çıkarılan ...Belediyesi Sosyal Yardım Yönetmeliğinde bu yardımların yapılacağının düzenlendiğini, dolayısıyla bu ödemelerin kamu zararı olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığını,
Yapılan ödemelerin kanuni dayanağı olan ve ilgililerine ödendiğinde şüphe olmayan ödemeler olduğunu, öğrencilerin iyi bir eğitim almalarına katkı sağlandığını, yapılan yardımın topluma çok daha fazla katkı sağlayacağının açık olduğunu, ...Belediyesinin ekli listede yer alan okulları yeniden yaparak Milli Eğitim Müdürlüğünün hizmetine sunduğunu, bu konuda yaptığı harcamalarla Türkiye’de bir numara olduğunu,
Yukarıda açıklanan gerekçelerle Temyiz Kurulu İlamının kanuna aykırılık nedeni ile düzeltilmesini ve beraat hükmü verilmesini talep etmişlerdir.
Başsavcılık mütalaasında;
“... ...Belediyesinin 2013 yılı hesabının 5 inci Dairece yargılanması sonucunda düzenlenen 12.03.2015 karar tarihli ve 212 no.lu ilamın 39 uncu maddesinde yer alan tazmin hükmünü Harcama Yetkilisi sıfatıyla temyiz eden ...’nun yaptığı temyiz başvurusu üzerine Temyiz Kurulunca verilen 27.09.2016/42182 sayılı kararın Karar Düzeltilmesi yoluyla bozulması talebiyle adı geçen tarafından verilen ve ilgideki yazı ile Başsavcılığa intikal ettirilen dilekçe ve ekleri incelendi.
Daire kararının 39 uncu maddesinde özetle; ...Belediyesi ile ...Koleji arasında yapılan protokol hükümlerine dayanılarak, adı geçen lise öğrencilerinin özel okul harcamalarının bütçeden karşılanması sonucu oluşan ... TL tutarındaki kamu zararının belirtilen sorumlulara müştereken ve müteselsilen işleyecek faiziyle birlikte ödettirilmesine ve mevzuata aykırı olarak eğitim yardımında bulunulmasına neden olan sorumlular hakkında gerekli İşlemlerin yapılması için konunun İçişleri Bakanlığına yazılmasına karar verildiği belirtilmektedir.
Karar düzeltme talebi dilekçesinde özetle, kurum tarafından yapılan eğitim yardımının anayasaya aykırı bir işlem olmadığı, belediyelere 5393 sayılı Kanunun 14 üncü maddesiyle eğitimi destekleme görevinin verildiği, 07.08.2014 tarih ve 29081 sayılı resmi Gazetede yayımlanan 2014- 2015 Eğitim Öğretim Yılında Özel Okullarda Öğrenim Gören Öğrenciler İçin Eğitim ve Öğretim Desteği Verilmesine İlişkin Tebliğ aynen alınarak özel öğretim kurumlarında eğitim gören öğrencilere Devlet desteği verileceğinin bu tebliğ ile hüküm altına alındığı, bu öğrencilere aynı ve nakdi yardım verilmesi konusunun yasal dayanağının bulunduğu ve 5018 saydı Kanunun 71-g maddesine göre kamu zararı olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı, 2010-2014 dönemine ilişkin olarak hazırlanmış olan Stratejik Planında yer alan Yoksul aile Çocuklarının Eğitim-Öğretim Sürecinde Desteklenmesi projesi kapsamında Özel Lider Şİşli Koleji ile protokol yapılarak kurum tarafından belirlenen öğrencilerin eğitim bedellerinin Eğitim-Öğretim yardımı adı altında adı geçen kuruma ödendiği, ödemenin doğrudan eğitim kurumuna yapılmış olmasının eğitim yardımının öğrencilere yapıldığı gerçeğini değiştirmeyeceğini, yapılan yardımların mevzuata uygun olduğu ve kamu zararı olmadığı belirtilerek Temyiz Kurulu Kararının kanuna aykırılık nedeniyle düzeltilmesi ve beraat kararı verilmesi talep edilmektedir.
Yapılan savunmada, ...Belediyesi Eğitim Yardımı yönetmeliği hükümleri gerekçe gösterilerek, adı geçen eğitim kurumu ile ...Belediyesi arasında bir protokol imzalandığı ve bu çerçevede Belediye tarafından belirlenen öğrencilerin eğitim-öğretim giderlerini karşılamayı taahhüt ettiği, ihtiyaç sahibi öğrencilere komisyon tarafından belirlenen ve Başkan tarafından onaylanan tutarlardaki öğrenci bursunun, protokol çerçevesinde İstenilen eğitimin verilmesi karşılığında adı geçen kuruma ödendiği anlaşılmaktadır.
Belediyelerin görev yetki ve sorumlulukları 5393 sayılı Belediye Kanununun 14 ve 15 inci maddelerinde, belediyelerin giderleri de aynı kanunun 60 inci maddesinde belirlenmiştir. Buna göre, belediye bütçesinden yapılan harcamanın öncelikle mahalli müşterek bir ihtiyacı karşılanmasına yönelik olması, 5393 sayılı Belediye Kanununun 14 üncü maddesinde sayılan görev ve sorumluluklar arasında bulunması ve aynı Kanun'un 60 inci maddesinde sayılan giderler arasında yer alması gerekmektedir.
Belediyenin görev ve sorumlulukları 5393 sayılı Belediye Kanunun 14 üncü maddesinde sayılmış olup, maddenin eğitimle ilgili hükmü yukarıda belirtilmiştir. Sorumluların dayanak olarak gösterdikleri cümle ise hükmün içerisindeki kelimelerin bir araya getirilerek oluşturulduğu görülmektedir. Bu hükme dayanılarak özel bir eğitim kuruntuyla protokol yapılarak belirlenen öğrencilerin eğitim-öğretim giderlerinin adı geçen eğitim kurumuna yapılması mümkün değildir, böyle bir protokol yapılmasına bu madde hükmü cevaz vermemektedir.
Kanunun 15 inci maddesinde İse belediyenin yetkileri sayılmış olup, belediyenin yapmış olduğu bu ödemenin dayanağını oluşturabilecek bir yetki mevcut değildir. Sadece (a) bendinde, “Belde sakinlerinin mahallî müşterek nitelikteki ihtiyaçlarım karşılamak amacıyla her türlü faaliyet ve girişimde bulunmak.” şeklinde belediyelere geniş bir yetki verilmiş olup, böyle bir harcamanın yapılmasına verilen bu yetki de yapılan harcama belde sakinlerinin mahallî müşterek nitelikteki ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla yapılmadığı için cevaz vermemektedir.
Özel okullarda okuyan öğrencilerin özel okul harcamalarının bütçeden karşılanması, aynı zamanda ...Belediyesi Eğitim Yardımı Yönetmeliği hükümlerine de aykırılık teşkil etmektedir. Zira söz konusu Yönetmeliğin 16 ııcı maddesinde, Eğitim Yardımı almaya hak kazanan her öğrenci İçin bir dosya açılacağı ve eğitim yardımı numarası verileceği belirtilerek eğitim yardımının kapsamı, kontenjanı, duyuru şekli, yardım miktarı, öğrencilerden aranacak nitelikler, yardımdan yararlanmak için yapılacak başvuru şekli, istenecek belgeler, Eğitim Yardımı Değerlendirme Komisyonunun kuruluş şekli, Komisyonun görev ve yetkileri ve eğitim yardımının kayıt altına alınması kuralları ayrıntılı olarak düzenlenmiş olup, bu düzenlemeler arasında özel okullarda okuyan öğrencilerin eğitim öğretim bedelinin karşılanmasına cevaz veren bir hükme yer verilmemiştir. Anılan Yönetmeliğin hükümlerinden, Yönetmelikte belirtilen eğitim yardımının Devlete ait ilköğretim ve ortaöğretim okullarında ya da üniversitelerde okuyup Yönetmelikte belirtilen diğer şartlan taşıyan öğrencilere burs veya harçlık niteliğinde yapılan ödemelerle sınırlı olduğu anlaşılmaktadır.
Eğitim yardımı için konulan ödeneğin özel bir kolej için kullanılması mümkün değildir. Yine anılan Yönetmeliğin 18 inci maddesinde, eğitim yardımı almaya hak kazananlara yapılacak ödemelerin, aylık periyotlar halinde ve Eğitim Yardımı Değerlendirme Komisyonunun uygun göreceği şekillerden biriyle (Belediye Veznelerinden veya Banka Hesabından) nakit olarak ödeneceği de hüküm altına alınmış olunmasına rağmen, bahse konu ödemeler sözü edilen Koleje yapılmıştır.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri çerçevesinde yapılan ödemelerin, 5018 sayılı Kanunun 71 inci maddesi hükmü gereği, mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması şeklinde olduğu ve kamu zararını oluşturduğu değerlendirilmektedir.
Bu itibarla, sorumluların karar düzeltme taleplerinin reddi yönünde karar verilmesi uygun olur. Arz olunur.” Denilmiştir.
Duruşma talebinde bulunan ... (harcama yetkilisi), ... (harcama yetkilisi) ile duruşmaya katılma talebi Temyiz Kurulunca kabul edilen ...(belediye başkanı) ile Sayıştay Savcısının sözlü açıklamalarının dinlenmesinden ve dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra,
Gereği Görüşüldü
Yürütülmekte olan ...Koleji projesi kapsamında, ...Belediyesi ile ...Koleji arasında yapılan protokol hükümleri gereğince, desteklenen öğrencilerin özel okul harcamalarının, Belediye Bütçesinden ödenmesi sonucu ...-TL’ye verilen tazmin hükmünün, 27.09.2016 tarih ve 42181 tutanak sayılı Sayıştay Temyiz Kurulu Kararının 5. Maddesi ile tasdikine karar verilmiştir.
Belediyelerin görev, yetki ve sorumlulukları 5393 sayılı Belediye Kanununun 14 ve 15 inci maddelerinde, belediyelerin giderleri de aynı kanunun 60 ıncı maddesinde belirlenmiştir. Buna göre, belediye bütçesinden yapılan harcamanın öncelikle mahalli müşterek bir ihtiyacı karşılanmasına yönelik olması, 5393 sayılı Belediye Kanununun 14 üncü maddesinde sayılan görev ve sorumluluklar arasında bulunması ve aynı Kanun'un 60 ıncı maddesinde sayılan giderler arasında yer alması gerekmektedir. 5393 sayılı Belediye Kanunu'nda öğrencilerin özel okullarda öğrenim görmesini sağlamak, belediyenin görevleri arasında gösterilmediği gibi, özel okullarda öğrenim gören öğrencilerin eğitim giderleri de belediyelerin yapabileceği giderler arasında yer almamaktadır.
Diğer yandan, bir hizmetin mahalli müşterek ihtiyaç olarak nitelenebilmesi için; herhangi bir yerel yönetim biriminin sınırları içinde yaşayan kişi, aile, zümre ya da sınıfın özel çıkarlarını değil, aynı yörede birlikte yaşamaktan doğan eylemli durumların yarattığı, yoğunlaştırdığı ve güncelleştirdiği, özünde yerel ve kamusal hizmet karakterinin ağır bastığı ortak ihtiyaç ve beklentileri ifade etmesi gerekmekte olup, belediyeler belediye sınırları içerisindeki mahalli müşterek ihtiyaçları yasalarla sınırları belirlenmiş alanlarda özerk bir biçimde yerine getirebilmeleri gerekmektedir. Nitekim Anayasa Mahkemesinin 24.1.2007 tarihli, E.2005/95 ve K.2007/5 sayılı kararıyla; 5393 sayılı Belediye Kanununun 14 üncü maddesinin ikinci fıkrası olan "Belediye, kanunlarla başka bir kamu kurum ve kuruluşuna verilmeyen mahallî müşterek nitelikteki diğer görev ve hizmetleri de yapar veya yaptırır." hükmü iptal edilmiştir. Dolayısıyla, belediyelerin hangi mahalli müşterek ihtiyacın giderilmesine yönelik hizmet yürütebileceği ve bu hizmetin sınırlarının kanunla belirlenmiş olması gerekmektedir.
Her ne kadar, 5393 sayılı Belediyeler Kanununun 14 üncü maddesinde, mahalli müşterek nitelikte olmak şatıyla öğrencilere malzeme vermek ve gerekli desteği sağlamak belediyelerin görevleri arasında sayılmış ise de; bu destek özel okullarda okutmak şeklinde değil kırtasiye gibi ayni yardımlar şeklinde yapılabilecek desteklerdir.
Diğer taraftan, özel okullarda okuyan öğrencilerin özel okul harcamalarının bütçeden karşılanması, aynı zamanda ...Belediyesi Eğitim Yardımı Yönetmeliği hükümlerine de aykırılık teşkil etmektedir. Zira söz konusu Yönetmeliğin 1 inci maddesinde,
“Bu Yönetmelik, ...Belediyesi Stratejik Planında “Yoksul Aile Çocuklarının Eğitim-Öğretim Sürecinde Desteklenmesi” stratejik amacına yönelik olarak hazırlanmış olan V.1.2.4 faaliyet numaralı proje uyarınca karşılıksız olarak yapılacak eğitim yardımının usul ve esaslarını belirlemek amacıyla düzenlenmiştir.” hükmü yer almaktadır. Dolayısıyla, bahsedilen amaçla yapılacak eğitim yardımlarının da bu Yönetmelik hükümleri doğrultusunda dağıtılması gerekmektedir.
Söz konusu Yönetmeliğin Kapsam başlıklı 2 nci maddesinde; bu Yönetmeliğin ...Belediyesi sınırlan içerisinde ikamet eden ve yine ...Belediyesi sınırları içerisindeki ilköğretim ve ortaöğretim okullarında eğitim veya ... ilinde bulunan üniversitelerde ön lisans, lisans, yüksek lisans ve doktora öğretimi alan yardıma muhtaç ailelerin öğrencileri ile şehit çocuğu, yetim, öksüz, ve özürlü (engelli) öğrencileri kapsadığı,
5 inci maddesinde; öğrencilere tahsis edilecek eğitim yardımlarının bütçe imkanları ve ...İlçesi sınırları içindeki öğrenci sayısı dikkate alınarak "Eğitim Yardımı Değerlendirme Komisyonu" tarafından belirleneceği ve Belediye Başkanının uygun görüşü ile kesinleşeceği,
6 ncı maddesinde; eğitim yardımı kontenjanları ve müracaat tarihlerinin, ilan, afiş. pankart, basın yayın araçları ve internet yoluyla okul, öğrenci ve ailelerine duyurulacağı,
7 inci maddesinde; her kademedeki öğrenci burslarının, ödenek imkanları doğrultusunda, "Eğitim Yardımı Değerlendirme Komisyonu" tarafından belirleneceği ve Belediye Başkanının onayı ile kesinleşeceği,
9 uncu maddesinde; eğitim yardımı için müracaat eden öğrencilerden;
İlköğretim ve ortaöğretim okullarında okuyan öğrenciler için; Ailesinin ...Belediyesi sınırları içerisinde ikamet ediyor olması, ...Belediyesi sınırları içerisinde bulunan ilköğretim veya ortaöğretim okullarında okuyor olması ve İhtiyaç sahibi olması şartlarının aranacağı,
Üniversitede okuyan öğrenciler için; öğrencinin veya ailesinin ...Belediyesi sınırları içerisinde ikamet ediyor olması, ... il sınırları içerisindeki üniversitelerde ön lisans, lisans, yüksek lisans veya doktora öğrenimi görmesi ve ihtiyaç sahibi olması şartlarının aranacağı,
11 inci maddesinde; eğitim yardımı başvurularında istenilecek belgelerin; form dilekçe, nüfus kayıt örneği, ikametgah belgesi, aile gelir beyanı ve öğrenim görülen okul ve öğretim kurumlarından alınacak öğrenim belgelerinden oluştuğu,
12 inci maddesinde; "Eğitim Yardımı Değerlendirme Komisyonu"nun Belediye Başkanının olurlarıyla, bir Başkan Yardımcısının başkanlığında, birim amirlerinin arasından görevlendirilmiş toplam beş kişiden oluşacağı,
13 üncü maddesinde; "Eğitim Yardımı Değerlendirme Komisyonu"nun görev ve yetkilerinin,
a) Eğitim yardımı müracaat şartlarını, süresini ve ödeme şeklini belirleyerek karar altına almak ve ilan etmek.
b) Eğitim Yardımı verilecek ihtiyaç sahibi öğrencilerin belirlenmesini sağlayacak "Öğrenci Bilgi Değerlendirme Formu"nu hazırlamak.
c) İlgili Makamlara sunulmak üzere, bütçe imkanları doğrultusunda asgari ve azami olmak üzere eğitim yardımından yararlandırılacak öğrenci sayılarını ve eğitim yardımı miktarlarını belirlemek.
d) Eğitim yardımı kontenjanlarını esas alarak en çok ihtiyaç sahibi öğrencilerden başlamak üzere, eğitim yardımı başvurularım bu yönetmelik hükümleri doğrultusunda incelemek, eğitim yardımı alması yerinde bulunan öğrencileri belirlemek ve elverişli araçlarla duyurmak.
e) Eğitim yardımı verilmesi sisteminin gerektirdiği, birimler arası koordinasyonu sağlamak olduğu,
16 ncı maddesinde; Eğitim Yardımı almaya hak kazanan her öğrenci için bir dosya açılacağı ve eğitim yardımı numarası verileceği belirtilerek eğitim yardımının kapsamı, kontenjanı, duyuru şekli, yardım miktarı, öğrencilerden aranacak nitelikler, yardımdan yararlanmak için yapılacak başvuru şekli, istenecek belgeler, Eğitim Yardımı Değerlendirme Komisyonunun kuruluş şekli, Komisyonun görev ve yetkileri ve eğitim yardımının kayıt altına alınması kuralları ayrıntılı olarak düzenlenmiş olup, bu düzenlemeler arasında özel okullarda okuyan öğrencilerin eğitim öğretim bedelinin karşılanmasına cevaz veren bir hükme yer verilmemiştir. Anılan Yönetmeliğin zikredilen hükümleri bir arada değerlendirildiğinde, Yönetmelikte belirtilen eğitim yardımının Devlete ait ilköğretim ve ortaöğretim okullarında ya da üniversitelerde okuyup Yönetmelikte belirtilen diğer şartları taşıyan öğrencilere burs veya harçlık niteliğinde yapılan ödemelerle sınırlı olduğu anlaşılmaktadır.
Eğitim yardımı için konulan ödeneğin özel bir kolej için kullanılması mümkün görünmemektedir. Mevcut durumda, belirli bir okulla protokol yapılması her türlü sübjektif değerlendirmeye açık olduğu gibi kaynakların etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak kullanılmasını teminden de uzaktır.
Yine anılan Yönetmeliğin 18 inci maddesinde, eğitim yardımı almaya hak kazananlara yapılacak ödemelerin, aylık periyotlar halinde ve Eğitim Yardımı Değerlendirme Komisyonunun uygun göreceği şekillerden biriyle (Belediye Veznelerinden veya Banka Hesabından) nakit olarak ödeneceği de hüküm altına alınmış olmasına rağmen, bahse konu ödeme sözü edilen Koleje yapılmıştır. Ayrıca Yönetmelikte öngörülen kurallara uyulmadığı için eğitim öğretim bedeli ödenen öğrencilerin hangi kriterlere göre seçildikleri de ilgili dosyalarında nesnel olarak belli değildir.
Yukarıdaki hükümler bir arada değerlendirildiğinde, ...Belediyesi Bütçesinden her mali yılda yapılacak eğitim yardımı için, ilgili eğitim-öğretim yılında yardım yapılacak öğrenci kontenjanının, her kademedeki öğrenciye ödenecek tutarın, müracaat tarihlerinin önceden belirlenerek Belediye Başkanının onayına sunulması ve onayı müteakip her çeşit ilan aracı kullanılarak duyurulması gerekmektedir. Yapılan başvurular arasından yardımı hak eden öğrencilere yapılacak ödemelerin de belirli dönemlerde nakit olarak ödenmesi gerekmektedir.
Rapor dosyası ve ekleri incelendiğine; ...Belediyesi ile ...Koleji arasında imzalanan protokol ile, ...Belediyesi verilecek eğitim-öğretim hizmeti karşılığında 140 öğrencinin yıllık eğitim-öğretim giderlerini her yılın 9 aylık eğitim-öğretim dönemi boyunca karşılamayı taahhüt etmektedir. Buna karşın, ilişikli olarak gösterilen ödeme emri belgeleri ile eki belgelerinin incelenmesi sonucunda, bahsi geçen öğrencilerden bazılarının ...ilçesi sınırları dışında ikamet ettikleri halde bu yardımdan faydalandırıldıkları (28.02.2013 tarih ve 3633 yevmiye numaralı Ödeme Emri Belgesine ekli listeler), bazı ödeme emri belgelerine ekli faturalarda yer alan öğrenci sayısının ise listelerde yer alan burslu öğrenci sayılarından fazla gösterildiği (07.10.2013-17212 ile 15.11.2013-19381 tarih ve yevmiye numaralı Ödeme Emri Belgelerine ekli listeler) tespit edilmiştir. Diğer taraftan, ödemeler doğrudan ilgili özel eğitim kurumuna yapılmıştır. Bu şartlar altında yapılan ödemeler açıkça mevzuata aykırılık teşkil etmektedir.
Sorumluların dilekçelerinde sözünü ettiği kanuni düzenlemeler ve tebliğ hükümleri, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından özel okullarda okuyan öğrencilere verilecek eğitim-öğretim yardımını düzenlemekte olup, belediyelerin bu kapsamda değerlendirilmesi mümkün değildir.
Bu itibarla; 27.09.2016 tarih ve 42181 tutanak sayılı Temyiz Kurulu Kararının 5. maddesinde ( 212 sayılı ilamın 39. maddesini tasdik eden) KARAR DÜZELTİLMESİNE MAHAL OLMADIĞINA, (Üyeler …, … ile …’ın aşağıda yazılı karşı oy gerekçesine karşı) oyçokluğuyla,
Karar verildiği 07.02.2018 tarih ve 44051 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.
Karşı oy gerekçesi
Üye …’nün karşı oy gerekçesi;
Yürütülmekte olan ...Koleji projesi kapsamında, ...Belediyesi ile ...Koleji arasında yapılan protokol hükümleri gereğince, desteklenen öğrencilerin özel okul harcamalarının, Belediye Bütçesinden ödenmiş olması nedeniyle verilen tazmin hükmünün, 27.09.2016 tarih ve 42181 tutanak sayılı Sayıştay Temyiz Kurulu Kararının 5. maddesi ile tasdikine karar verilmiş, bu kararın düzeltilmesi talebiyle müracaatta bulunulmuştur.
Sorumlular konuyla ilgili olarak yaptıkları savunmalarında; sözkonusu harcamanın, “Yoksul Aile Çocuklarının Eğitim-Öğretim Sürecinde Desteklenmesi” projesinin bir gereği olduğunu, anılan projenin esasını, yoksul ailelerin, başarı çocuklarının öğrenim giderlerinin karşılanması suretiyle desteklenmesinin oluşturduğunu, ...Belediyesinin 2010-2014 dönemine ilişkin olarak hazırlanmış bulunan “Stratejik Planı”nda ...faaliyet numaralı “Yoksul Aile Çocuklarının Eğitim-Öğretim Sürecinde Desteklenmesi” projesi kapsamında, ...ilçesi sınırları içinde yoksul ailelerin yetenekli ve yaratıcı kabiliyeti haiz çocuklarının tespiti yapılarak ve okul öncesinden başlayarak “birebir danışman öğretmen destekli, grup içerisinde uygulamalı; öğrencinin yetenek ve yaratıcılığını çıkartmaya ve bu yanları geliştirmeye yönelik; gözlem ve deneye dayalı, geleceğin bilim insanlarını yaratma hedefli yabancı dil ağırlık eğitim projesi” geliştirildiğini, ...Belediye Meclisi’nin kabulü, Büyükşehir Belediye Başkanı’nın onayı ile yürürlüğe girmiş olan ...Belediyesi Eğitim Yardımı Yönetmeliğinin; Eğitim Yardımı Değerlendirme Komisyonu tarafından belirlen kontenjan dâhilinde, 9 uncu maddesinde belirtilen nitelikleri haiz öğrencilere, yine Eğitim Yardımı Değerlendirme Komisyonu tarafından belirlenen ve Belediye Başkanının onayı ile kesinleşen tutarlarda öğrenciye burs vermeye imkan verdiğini, Başkanlık Makamı ve Eğitim Yardımı Değerlendirme Komisyonunun, projede belirtilen eğitim olanaklarına sahip kurumların araştırmasını yaptığını ve “...Koleji”nin söz konusu projeye uygun eğitim olanağı sağladığının tespit edildiğini ve ...Koleji ile protokol yapıldığını, Eğitim Yardımı Değerlendirme Komisyonu’nun savunma ekinde örnekleri sunulan ve ...ilçesi sınırları içerisinde yaşayan yoksul ailelerin projeye uygun çocuklarının belirlemesine yönelik olarak yaptığı çalışma sonucunda; Başkanlık Makamınca da onaylanan isim ve sayıda öğrencinin, öğrenim bedellerinin “EĞİTİM-ÖĞRETİM BURSU” olarak ...Kolejine ödendiğini, yapılan ödemenin, Meclis Kararı, Belediyenin Kurumsal Planı ve “...Belediyesi Eğitim Yardımı Yönetmeliği” hükümleri çerçevesinde gerçekleştirilmiş olduğunu ifade etmişlerdir. Belediyenin eğitime ve yoksul aile çocuklarına destek konusunda bilinen yöntemlerin dışında, bir kolejle protokol imzalamak ve başaralı yoksul öğrencileri buruda okutmak gibi farklı bir yol tercih etti görülmektedir.
5393 sayılı Belediye Kanununun Hemşehri Hukuku başlıklı 13 üncü maddesinde, hemşehrilerin, belediye idaresinin yardımlarından yararlanma hakları olduğu belirtildikten sonra, aynı Kanunun 14 üncü maddesinde, belediyenin mahalli, müşterek nitelikte olmak şartıyla sosyal hizmet ve yardım yapabileceği hüküm altına alınmış ve belediyenin görev, sorumluluk ve yetki alanının belediye sınırlarını kapsadığı, 60. maddesinde de belediyenin giderleri arasında, dar gelirli, yoksul, muhtaç ve kimsesizler ile engellilere yapılacak sosyal hizmet ve yardımlara da yer verildiği görülmektedir. Ayrıca, 5393 sayılı Kanunla bazı belediyelere, meclis kararıyla belli şartlarla eğitim kurumlarına ortak olabilme imkanı sağlanmış, eğitimi geliştirecek projelere İçişleri Bakanlığının onayı ile ücretsiz veya düşük bir bedelle amacı dışında kullanılmamak kaydıyla taşınmaz tahsis edebilme hakkı verilmiştir. Yine belediyeler kendi görev ve sorumluluk alanına giren konularda, dernek ve vakıflar ile ortak hizmet projeleri gerçekleştirebilmekte, 60. madde çerçevesinde de yapmış oldukları ortak hizmet ve proje giderlerini ödeyebilmektedir.
Öte yandan 8/2/2007 tarihli ve 5580 sayılı Özel öğretim Kurumları Kanununun Ek 1 inci maddesi ile örgün eğitim yapan özel ilkokul, özel ortaokul ve özel liselerde öğrenim gören Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı öğrenciler için, okulun öğrenim süresini aşmamak üzere, eğitim ve öğretim desteği verilebilmektedir. Esasen belediyeler belde halkının sosyal ihtiyaçlarını belirlemede ve bu ihtiyaçları karşılamada merkezi yönetime göre daha avantajlı bir konumdadırlar.
2828 sayılı Sosyal Hizmet Kanununun 3. maddesine göre, “"Sosyal Hizmetler"; kişi ve ailelerin kendi bünye ve çevre şartlarından doğan veya kontrolleri dışında oluşan maddi, manevi ve sosyal yoksunluklarının giderilmesine ve ihtiyaçlarının karşılanmasına, sosyal sorunlarının önlenmesi ve çözümlenmesine yardımcı olunmasını ve hayat standartlarının iyileştirilmesi ve yükseltilmesini amaçlayan sistemli ve programlı hizmetler bütününü”, ifade etmektedir. Bu tanım çerçevesinde ...gibi gelir dağılımında önemli farklılıkların olduğu bir bölgede, başarılı yoksul aile çocuklarına daha vasıflı bir eğitim sağlama yönünde geliştirilen eğitim projesinin bir sosyal hizmet olmadığı söylenemez. Sosyal yardımlar, yoksunluğun derecesine ve çeşidine göre değişebilir. Günümüzde aileler için en önemli yoksunluk, eğitim yoksunluğuna dönüşmüştür. Yoksul aile için çocuklarına sunacağı eğitim yoksunluğu temel ihtiyaçlardan bile daha öncelikli hale gelmektedir.
Tüm bu düzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde, her ne kadar belediyece çıkartılan yönetmeliğin lafzına aykırı olan uygulamalar yapılmış ise de, dar gelirli, yoksul ve muhtaçlara yardım etmek, sosyal hizmet üretmek, belediyenin asli görevi olduğu, “Yoksul Aile Çocuklarının Eğitim-Öğretim Sürecinde Desteklenmesi” projesi kapsamında da, bir eğitim desteği sağlanmış olduğu ve Eğitim Yardımı Değerlendirme Komisyonu tarafından belirlenen yoksul öğrencilerin bu imkandan yararlandırıldığı savunması karşısında konunun tekrar değerlendirebilmesi için karar düzeltme talebinin kabul edilmesi gerekir”
Üyeler … ile …’ın karşı oy gerekçesi;
5393 sayılı Belediye Kanununun “Belediyenin görev ve sorumlulukları“ başlıklı 14 üncü maddesinin birinci fıkrasının b) bendinde;
“Devlete ait her derecedeki okul binalarının inşaatı ile bakım ve onarımını yapabilir veya yaptırabilir, her türlü araç, gereç ve malzeme ihtiyaçlarını karşılayabilir.” denilmek suretiyle, belediyelerin, devlete ait okullarda yürütülen eğitim öğretim faaliyetlerine katkıda bulunabileceği belirtilmiştir.
Dolayısıyla eğitim yardımının 5393 sayılı Belediye Kanununun 14 üncü maddesinin (b) bendi hükmüne istinaden yapılması mümkün olduğundan dilekçinin karar düzeltilmesine ilişkin talebinin kabul edilerek, 27.09.2016 tarih ve 42181 tutanak sayılı Temyiz Kurulu Kararının 5. Maddesinin ( 212 sayılı ilamın 39. maddesini tasdik eden) düzeltilerek, 212 sayılı ilamın 39. maddesi ile verilen ... TL’ye ilişkin tazmin hükmünün kaldırılmasına karar verilmesi gerekir.
Konu: Öğrencilerin özel okul harcamalarının Belediye bütçesinden ödenmesi
212 sayılı ilamın 39 uncu maddesiyle; yürütülmekte olan ...Koleji projesi kapsamında, ...Belediyesi ile ...Koleji arasında yapılan protokol hükümleri gereğince, desteklenen öğrencilerin özel okul harcamalarının, Belediye Bütçesinden ödenmesi sonucu ...-TL’ye verilen tazmin hükmünün, 27.09.2016 tarih ve 42181 tutanak sayılı Sayıştay Temyiz Kurulu Kararının 5. Maddesi ile tasdikine karar verilmiştir.
İlamda harcama yetkilisi sıfatıyla sorumlu tutulan ... ile ...’nun aynı mahiyetteki temyiz dilekçesinde özetle;
Anayasanın 10. Maddesinde; “kanun önünde eşitlik” ilkesinin, 42. Maddesinde de “Eğitim ve Öğrenim Hakkı ve Ödevi”nin düzenlendiğini, bu anayasal düzenlemeler çerçevesinde konu değerlendirildiğinde, eğitim ve öğrenim hakkının tüm Türk Vatandaşları için bir hak ve ödev olduğunu, devletin maddi imkânları bulunmayan öğrencilere yardım yapabileceğini, başarılı ve yardıma muhtaç öğrencilere kurum tarafından eğitim yardımı yapılmasının esasen anayasaya aykırı bir işlem olmadığını,
Ayrıca: 5393 sayılı Belediye Kanunun 14. Maddesiyle belediyelere eğitimi destekleme görevi verildiğini
7.8.2014 tarih ve 29081 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan “2014-2015 Eğitim ve Öğretim Yılında Özel Okullarda Öğrenim Gören Öğrenciler İçin Eğitim ve Öğretim Desteği Verilmesine İlişkin Tebliğ” e göre;
Bilindiği üzere, 8/2/2007 tarihli ve 5580 sayılı özel öğretim Kurumları Kanununun Ek 1 inci maddesinin ikinci, üçüncü, dördüncü, beşinci ve sekizinci fıkralarında;
“Bu Kanun kapsamında örgün eğitim yapan özel ilkokul, özel ortaokul ve özel liselerde öğrenim gören Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı öğrenciler için, resmî okullarda öğrenim gören bir öğrencinin okul türüne göre her kademede okulun öğrenim süresini aşmamak üzere, eğitim ve öğretim desteği verilebilir. Bu fıkra kapsamındaki eğitim ve öğretim desteğinden özel okul öncesi eğitim kurumlarından eğitim alanlar da, 48-66 ay arasında olmak şartıyla en fazla bir eğitim-öğretim yılı süresince yararlandırılabilir.
Eğitim ve öğretim desteği, Bakanlıkça eğitim kademelerine göre her bir derslik için belirlenen asgari öğrenci sayısının üzerinde ve her hâlükârda derslik başına belirlenen azami öğrenci sayısını geçmemek üzere verilebilir. Eğitim ve öğretim desteği verilecek toplam öğrenci sayısı her yıl Maliye Bakanlığı ve Bakanlıkça müştereken belirlenir.
Eğitim ve öğretim desteği; yörenin kalkınmada öncelik derecesi ve gelişmişlik durumu, öğrencinin ailesinin gelir düzeyi, eğitim bölgesinin öğrenci sayısı, desteklenen öğrenci ve Öğrencinin gideceği okulun başarı seviyeleri ile öncelikli öğrenciler gibi ölçütler ayrı ayrı veya birlikte dikkate alınarak verilebilir.
Söz konusu eğitim öğretim hizmetini sunan veya yararlananların, gerçek dışı beyanda bulunmak suretiyle fazladan ödemeye sebebiyet vermeleri durumunda bu tutarların, ödemenin yapıldığı tarihten itibaren 6183 sayılı Kanunun 51 inci maddesine göre hesaplanacak gecikme zammı ile birlikte bir ay içinde ödenmesi, yapılacak tebligatla sebebiyet verenlerden istenir. Bu süre içinde ödenmemesi hâlinde bu tutarlar, anılan Kanun hükümlerine göre Maliye Bakanlığına bağlı vergi daireleri tarafından takip ve tahsil edilir. Bu fiillerin tekrarı hâlinde, ayrıca kurum açma izinleri iptal edilir.
Bu madde kapsamında Bakanlıkta istihdam edileceklerde aranacak şartlar, eğitim ve öğretim desteğinin verilmesine ilişkin ölçütler, desteğin verileceği eğitim kurumu türleri, eğitim kademeleri ve kurumlar itibarıyla verilecek destek tutarları, eğitim ve öğretim desteğinin kontrol ve denetimi ile bu maddenin uygulanmasına ilişkin diğer usul ve esaslar Maliye Bakanlığı ve Bakanlıkça müştereken hazırlanan yönetmelikle belirlenir.” hükümlerinin yer aldığını,
Diğer taraftan 5580 sayılı Kanun hükümleri doğrultusunda; 23/10/2012 tarihli ve 28450 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Milli Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumlan Yönetmeliğinin Ek 2 nci maddesinin birinci fıkrasında “Kanunun Ek-1 inci maddesine göre her yıl Temmuz ayında Maliye Bakanlığı ile müştereken hazırlanacak olan tebliğde illere göre belirlenen sayıdaki öğrenciler için Ek-10’da yer alan okul türleri ve gruplarına göre eğitim ve öğretim desteği verilebilir. Tebliğde; her bir öğrenci için verilebilecek eğitim öğretim desteği tutarı resmi okullarda öğrenim gören bir öğrencinin okul öncesi, ilkokul, ortaokul ve liselerde Devlete maliyetinin bir buçuk katını geçmemek üzere, bir önceki yılın verileri esas alınarak belirlenir.” hükmüne yer verildiğini,
Bu kapsamda, eğitim ve öğretim desteği verilecek okul kademe ve türleri, destek tutarları, öğrenci sayısı ve bunlara ilişkin diğer hususların aşağıda belirtildiğini,
1 - 5580 sayılı Kanun kapsamında açılan özel okul öncesi, ilkokul, ortaokul ve ortaöğretim okul türlerinde öğrenim gören her bir öğrenciye verilecek eğitim ve öğretim desteği tutarları aşağıdaki Tablo-1’de yer almaktadır.
Tablo-1: Eğitim Öğretim Desteği Verilen Okul Türleri, Destek Tutarları ve Öğrenci Sayıları
S.No Okul Türü Destek Tutarı (TL) Destek Verilecek Öğrenci Sayısı
1 Okul Öncesi Eğitim Kurumu 2.500 50.000
2 İlkokul 3.000 50.000
3 Ortaokul 3.500 75.000
4 Lise 3.500 75.000
5 Temel Lise 3.000
Toplam 250.000
2- 2014-2015 eğitim ve öğretim yılında yukarıdaki Tablo-1’de sayılan okul kademe ve türleri için toplam 250 bin öğrenciye eğitim ve öğretim desteği verilecektir.
3 - İllere göre eğitim ve öğretim desteği verilecek okul kademe ve türleri, öğrenci sayısı, öğrenci ve okul seçilmesine ilişkin ölçütler ile diğer ilgili hususlar Milli Eğitim Bakanlığı tarafından yayımlanacak kılavuzda belirtilecektir.
4 - Sosyo-ekonomik gelişmişlik seviyelerine göre eğitim ve öğretim desteği verilecek öğrencilerin illere dağıtımında aşağıdaki tabloda yer alan katsayılar kullanılacaktır.
Tablo-2: Sosyo-Ekonomik Gelişmişlik Seviyeleri Katsayıları
Sosyo-Ekonomik Gelişmişlik Seviyesi Katsayı
1. Bölge 0,95
2. Bölge 0,95
3. Bölge 1,00
4. Bölge 1,00
5. Bölge 1,20
6. Bölge 1,30
5 - Okul öncesi eğitime devam eden öğrencilerden 48-66 ay yaş grubunda olanlar eğitim öğretim desteğinden yararlanabilir.
6 - İllere okul türlerine göre ayrılan öğrenci kontenjanından az talep gelmesi durumunda Millî Eğitim Bakanlığı boş kalan kontenjanları aynı okul türünden talebin fazla olduğu illerde kullanabilir.
7 - “ Eğitim öğretim desteği, Millî Eğitim Bakanlığı bütçesine bu amaçla konulan ödenekten karşılanır. Ödemeye ilişkin usulleri belirlemeye Millî Eğitim Bakanlığı yetkilidir.
8 - Bu Tebliğde yer almayan hususlarda düzenleme yapmaya ve uygulamada ortaya çıkabilecek tereddütleri gidermeye Maliye Bakanlığı ve Millî Eğitim Bakanlığı yetkilidir.
9 - Maliye Bakanlığı ve Millî Eğitim Bakanlığı tarafından müştereken hazırlanan bu Tebliğ, 2014-2015 eğitim ve öğretim yılı için geçerli olmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
10 - Bu Tebliğ hükümleri Maliye Bakanı ve Milli Eğitim Bakanı tarafından yürütülür.
Tebliğ olunur.(Yürüklükteki en son Tebliğden alınmıştır.)
Konu incelendiğinde, 8.2.2007 tarih ve 5580 sayılı Özel öğretim Kurumları Kanunu ile özel ilkokul ortaokul ve liselerde eğitim gören öğrencilere devlet desteği verileceğinin hüküm altına alındığını,
3.12.2013 tarih ve 37976 sayılı Temyiz Kurulu Kararıyla özel okulda okuyan öğrenciler ile ilgili olarak belediyece yapılan yardımlarla ilgili olarak verilen tazmin hükmünün kaldırıldığını, tazmin hükmünün kaldırılma gerekçeleri arasında özel üniversitelere devlet yardımı yapılmasının da belirtildiğini, yani devletin yardım yaptığı bir konuda belediyelerin de yardımda bulunmasının yerinde görüldüğünü,
Özel okullarda eğitim gören öğrencilere ayni ve nakdi yardım verilmesinin yasal dayanağının olduğunu, bu nedenle mevzuata uygun olarak yapılan yardımların 5018 sayılı Kanunun 71-q maddesine göre kamu zararı olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığını,
Bu yardımların kamu hizmetinde kullanılmış olması; Belediye kamu gelirinde azalmaya neden olduğunun iddia edilemeyeceğini, eğitim hizmetinin devlet bütçesinde en büyük kaynağın ayrıldığı hizmet olduğunu, gerekleri ve yararlarının tartışılmaz olduğunu,
Belediyenin 2010-2014 dönemine ilişkin olarak hazırlanmış bulunan “Stratejik Planında “Yoksul Aile Çocuklarının Eğitim-Öğretim Sürecinde Desteklenmesi” projesi kapsamında, ilçe sınırları içinde yoksul ailelerin yetenekli ve yaratıcı kabiliyete haiz çocuklarının tespiti yapılarak ve okul öncesinden başlayarak “birebir danışman öğretmen destekli, grup içerisinde uygulamalı; öğrencinin yetenek ve yaratıcılığını çıkartmaya ve bu yanları geliştirmeye yönelik: gözlem ve deneye davalı- geleceğin bilim insanlarım yaratma hedefli yabancı dil ağırlık eğitim projesinin” geliştirildiğini, anılan projenin objektif esaslar dâhilinde, “...Belediyesi Eğitim Yardımı Yönetmeliğinin” hazırlandığını; ...Belediye Meclisinin kabulü, Büyükşehir Belediye Başkanının onayı ile yürürlüğe girdiğini, Yönetmeliğin, Eğitim Yardımı Değerlendirme Komisyonu tarafından belirlenen kontenjan dâhilinde, 9 uncu maddesinde belirtilen niteliklere haiz öğrencilere, Eğitim Yardımı Değerlendirme Komisyonu tarafından belirlenen ve Belediye Başkanının onayı ile kesinleşen tutarlarda öğrenciye bursu vermeye yetkili kılındığını, Başkanlık Makamı ve Eğitim Yardımı Değerlendirme Komisyonu’nun, “birebir danışman öğretmen destekli, grup içerisinde uygulamalı: öğrencinin yetenek ve yaratıcılığını çıkartmaya ve bu yanları geliştirmeye yönelik: gözlem ve deneye davalı, geleceğin bilim insanlarını yaratma hedefli yabancı dil ağırlık eğitim projesine ilişkin eğitim olanaklarına sahip kurumların araştırmasını yaptığını ve ...Koleji’nin projeye uygun eğitim olanağı sağladığının tespit edildiğini, ...Koleji ile protokol yapıldığını, bu protokol ve Eğitim Yardımı Değerlendirme Komisyonumun ekte örnekleri sunulan ve ilçe sınırları içerisinde öğrenim gören ve yoksul ailelerin projeye uygun çocuklarının belirlemesine yönelik olarak yaptığı çalışma sonucunda; Başkanlık Makamınca da onaylanan isim ve sayıda öğrencinin, yine yukarıda niteliğine yer verilen eğitim hizmetinin verilmesi karşılığında, öğrenim bedellerinin “EĞİTİM-ÖĞRETİM YARDIMI” olarak kuruma ödendiğini
Ek 1: Burs alan bir öğrenciye ait komisyon kararı.
Yapılan ödemenin, Belediyenin Kurumsal Planı ve “...Belediyesi Eğitim Yardımı Yönetmeliği” hükümleri çerçevesinde gerçekleştirildiğini; yasal dayanağının 5393 sayılı yasanın 1 inci fıkrasının (b) bendinin “Gerektiğinde, öğrencilere, (...) malzeme verir ve gerekli desteği sağlar.(...)” şeklindeki düzenlemenin oluşturduğunu,
Projenin amaca uygun olarak gerçekleştirilmesi için tek okulda uygulanmasına karar verildiğini,
Projenin sonuçlarının Ek 2’de sunulan Temel Eğitimden Ortaöğretime Geçiş Sınavı (TEOG) istatistiklerinde de görüldüğünü,
Örneğin; 2013-2014 yıllarında yapılan sınavda öğrencilerin başarısının,
Matematik dalında TEOG 1 sınavında yüzde 97,77; TEOG 2 sınavında yüzde 93,33 olarak gerçekleştiğini,
(Ek 2: Temel Eğitimden Ortaöğretime Geçiş Sınavı (TEOG) istatistikleri.)
İlamlar incelendiğinde özel okullarda okumayı kabul eden kimselerin bu gideri karşılayacak mali güce sahip oldukları seklindeki kabulden hareket edildiğinin görüldüğünü, ancak böyle bir yaklaşımın gerçeği yansıtmadığını, yardım yapılan öğrencilerin genel olarak bölgedeki apartman görevlileriyle, belediye çalışanlarının çocuklarının olduğunu, Belediyenin desteğiyle bu okullarda eğitim görme imkânı kazandıklarını, kendi maddi güçlerinin bu hizmetten yararlanmalarına imkân vermediğini,
...İlçesinin yerleşik nüfusunun 274.420 (31.12.2013 TÜİK Verisi) Popülasvon nüfusunun ise 5.000.000 civarında olduğunu, yerleşik ve popülasyon nüfusu incelendiğinde ...ilçesindeki vatandaşların ülkenin diğer illerinden gelen kişiler olduğunun görüleceğini (...Belediyesi 2014-2019 Stratejik Planı).
Bu vatandaşlara hizmet götürülürken ilçe sakini veya ilçe sakini olmayan diye ayrım yapmanın sosyal belediyecilik ilkesi ile bağdaşmayacağını, ...ilçesinin Anadolu'daki bir ilçe ile karşılaştırılmasının doğru olmayacağını, ... ölçeğinde belediye ile ilişkisi olan vatandaşların ilçede ikamet edenlerle sınırlandırmanın mümkün olmadığını, is ve sosyal hareketliliğin çok yoğun olduğu ilçede belediye hizmetlerinin sadece ikamet edenlerle sınırlandırmanın hem mümkün olmadığını hem de doğru olmadığını, ilçede ikamet etmeyip işyerleri burada olan kişi veya kurumların ilçeye çok büyük maddi ve manevi katkılarının olduğunu, (Örneğin: Çevre Temizlik. Haberleşme, İlan Reklam, Elektrik Tüketim Gelir ve Muhtasar Vergisi vb). ... gerçekleri göz önüne alındığında, belediyede görev yapan birçok personelin ilçede ikamet etmediğinin görüldüğünü, dolayısıyla hizmetin ikamet ile sınırlandırılmasının Anadolu'nun herhangi bir ilçesindeki kadar kolay olmadığı gibi kanunun amacına da uygun olamadığını, bu nedenle belediye yardım uygulamasını ikamet ile değil belediye ile ilişki durumuna göre belirlediğini ve uyguladığını, bu durumun ...’daki tüm ilçeler için geçerli olduğunu,
Ayrıca; 4721 sayılı Türk Medeni Kanununda ikametgâh kavramının yerine yerleşim yeri kavramının getirildiğini, Kanunun 19. maddesinde “ Yerleşim yeri bir kimsenin sürekli kalma niyetiyle oturduğu yerdir” denildiğini, kanun koyucunun belediye hizmetlerinden yararlanmada yerleşim yeri şartını öngörmüş olsaydı, bunu açıkça belirtmesi gerektiğini, Kanunun ilgili maddeleri irdelendiğinde; ...İlçesi sınırları içinde ikamet etmese dahi ...İlçesinde “oturduğu, bulunduğu ve ilişiği olduğu” takdirde hemşeri hukuku çerçevesinde bu hizmetlerden yararlandırılmasının mümkün olduğunu,
5393 sayılı Belediye Kanununun 77. Maddesi ile belediyelere: sağlık, eğitim, spor, çevre, sosyal hizmet ve vardım, kütüphane, park, trafik ve kültür hizmetleri ile yaşlılara, kadın ve çocuklara, özürlülere, yoksul ve düşkünlere yönelik hizmetlerin yapılmasında beldede dayanışma ve katılımı sağlamak amacı ile gönüllü kişilerin katılımına yönelik programlar yapma görevi verildiğini, günümüzde belediyeler kamu hizmetlerini kendi görevlerinin yanı sıra sivil toplum örgütleri ve gönüllülerle birlikte gerçekleştirdiğini, esasen bu katılım olmadan verimli ve etkin bir hizmet sunumunun da söz konusu olmayacağını, ...Belediyesinin uzun yıllardır sivil toplum örgütleri ve gönüllülerin katılımıyla hizmet üretmekte olduğunu, gerek derneklere ve eğitim kurumlarına yapılan yardımlarda gerekse de yapılan gezilerde STK’lardan ve gönüllülerden gelen taleplerin dikkate alındığını,
9 Ekim 2005 tarih ve 25961 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan İl Özel İdaresi ve Belediye Hizmetlerine Gönüllü Katılım Yönetmeliğinde bu hususların düzenlendiğini, 4. Maddedeki gönüllü tanımı incelendiğinde ikametle sınırlandırılmadığını daha geniş olan hemşeri kavramı ile düzenleme yapıldığının görüldüğünü, çalışma alanları başlıklı 5. Maddede de Belediye Kanununun 77. Maddesine benzer bir çerçeve çizildiğini, Özürlülere, yaslılara, çocuklara, kadınlara, gençlere, yoksullara, kimsesizlere yönelik eğitim, kültür, sağlık ve sosyal spor hizmetleri ile tarihi kültürel mirasın ve tabiat varlıklarının yaşatılarak korunması hizmetlerinin belediyelere görev olarak verildiğinin görüldüğünü,
Eğitim Yardım Yönetmeliği hazırlanırken bazı hususların unutulduğunu, çizilen sınırların hayatın gerçekleriyle uyumlu olmadığını, örneğin yurt dışında okuyan öğrencilerin düşünülmediğini, onların da yardıma ihtiyacı olduğunun Belediyeye yapılan başvurularla ortaya çıktığını, gerekli değişikliklerin yapılması için zaman olmadığını, bu amaçla bütçeye konan ödenekten kendilerine yardım edildiğini, kaldı ki ... ikamet eden ve yönetmeliğe uygun olan öğrencilere yapılan yardımlara da tazmin denildiğini,
Tazmin hükmünün bir gerekçesinin de aynı okul öğrencilerine farklı tutarda yardım yapılmasının gösterildiğini, bu yardımların öğrencilerin okula devamları için zorunlu olarak ihtiyaç duydukları miktarların tespit edilerek yapıldığını, bu tutarın öğrencilere göre farklılık göstermesinin son derece doğal olduğunu,
Ödemenin doğrudan eğitim kurumuna yapılmış olmasının, eğitim yardımının öğrencilere yapıldığı gerçeğini değiştirmediğini, yardımın %100, %75, %50, gibi oranlarda belirlenmiş olmasının, öğrencilerin gelir durumunun araştırarak işlem yapıldığını gösterdiğini,
Kanuna uygun bir ödemenin Yönetmelikte belirlenen prosedüre uymamasının yaptırımının tazmin olmaması gerektiğini, aksaklıkların Sayıştay denetim ve sorgulamalarına göre düzeltildiğini, çok büyük tazmin hükümleriyle karsı karsıya kalındığında çözümün zorlaştığını, bu paraların yardım yapılan kimselerden alınmasının mümkün olamadığını, bu tutarların memur olan kendileri tarafından ödenmesinin de mümkün olmadığını,
Belediyelerin eğitim yardımında bulunmalarının mevzuata uygun olduğunu, Sayıştay Başkanlığının görüşü alınarak çıkarılan ...Belediyesi Sosyal Yardım Yönetmeliğinde bu yardımların yapılacağının düzenlendiğini, dolayısıyla bu ödemelerin kamu zararı olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığını,
Yapılan ödemelerin kanuni dayanağı olan ve ilgililerine ödendiğinde şüphe olmayan ödemeler olduğunu, öğrencilerin iyi bir eğitim almalarına katkı sağlandığını, yapılan yardımın topluma çok daha fazla katkı sağlayacağının açık olduğunu, ...Belediyesinin ekli listede yer alan okulları yeniden yaparak Milli Eğitim Müdürlüğünün hizmetine sunduğunu, bu konuda yaptığı harcamalarla Türkiye’de bir numara olduğunu,
Yukarıda açıklanan gerekçelerle Temyiz Kurulu İlamının kanuna aykırılık nedeni ile düzeltilmesini ve beraat hükmü verilmesini talep etmişlerdir.
Başsavcılık mütalaasında;
“... ...Belediyesinin 2013 yılı hesabının 5 inci Dairece yargılanması sonucunda düzenlenen 12.03.2015 karar tarihli ve 212 no.lu ilamın 39 uncu maddesinde yer alan tazmin hükmünü Harcama Yetkilisi sıfatıyla temyiz eden ...’nun yaptığı temyiz başvurusu üzerine Temyiz Kurulunca verilen 27.09.2016/42182 sayılı kararın Karar Düzeltilmesi yoluyla bozulması talebiyle adı geçen tarafından verilen ve ilgideki yazı ile Başsavcılığa intikal ettirilen dilekçe ve ekleri incelendi.
Daire kararının 39 uncu maddesinde özetle; ...Belediyesi ile ...Koleji arasında yapılan protokol hükümlerine dayanılarak, adı geçen lise öğrencilerinin özel okul harcamalarının bütçeden karşılanması sonucu oluşan ... TL tutarındaki kamu zararının belirtilen sorumlulara müştereken ve müteselsilen işleyecek faiziyle birlikte ödettirilmesine ve mevzuata aykırı olarak eğitim yardımında bulunulmasına neden olan sorumlular hakkında gerekli İşlemlerin yapılması için konunun İçişleri Bakanlığına yazılmasına karar verildiği belirtilmektedir.
Karar düzeltme talebi dilekçesinde özetle, kurum tarafından yapılan eğitim yardımının anayasaya aykırı bir işlem olmadığı, belediyelere 5393 sayılı Kanunun 14 üncü maddesiyle eğitimi destekleme görevinin verildiği, 07.08.2014 tarih ve 29081 sayılı resmi Gazetede yayımlanan 2014- 2015 Eğitim Öğretim Yılında Özel Okullarda Öğrenim Gören Öğrenciler İçin Eğitim ve Öğretim Desteği Verilmesine İlişkin Tebliğ aynen alınarak özel öğretim kurumlarında eğitim gören öğrencilere Devlet desteği verileceğinin bu tebliğ ile hüküm altına alındığı, bu öğrencilere aynı ve nakdi yardım verilmesi konusunun yasal dayanağının bulunduğu ve 5018 saydı Kanunun 71-g maddesine göre kamu zararı olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı, 2010-2014 dönemine ilişkin olarak hazırlanmış olan Stratejik Planında yer alan Yoksul aile Çocuklarının Eğitim-Öğretim Sürecinde Desteklenmesi projesi kapsamında Özel Lider Şİşli Koleji ile protokol yapılarak kurum tarafından belirlenen öğrencilerin eğitim bedellerinin Eğitim-Öğretim yardımı adı altında adı geçen kuruma ödendiği, ödemenin doğrudan eğitim kurumuna yapılmış olmasının eğitim yardımının öğrencilere yapıldığı gerçeğini değiştirmeyeceğini, yapılan yardımların mevzuata uygun olduğu ve kamu zararı olmadığı belirtilerek Temyiz Kurulu Kararının kanuna aykırılık nedeniyle düzeltilmesi ve beraat kararı verilmesi talep edilmektedir.
Yapılan savunmada, ...Belediyesi Eğitim Yardımı yönetmeliği hükümleri gerekçe gösterilerek, adı geçen eğitim kurumu ile ...Belediyesi arasında bir protokol imzalandığı ve bu çerçevede Belediye tarafından belirlenen öğrencilerin eğitim-öğretim giderlerini karşılamayı taahhüt ettiği, ihtiyaç sahibi öğrencilere komisyon tarafından belirlenen ve Başkan tarafından onaylanan tutarlardaki öğrenci bursunun, protokol çerçevesinde İstenilen eğitimin verilmesi karşılığında adı geçen kuruma ödendiği anlaşılmaktadır.
Belediyelerin görev yetki ve sorumlulukları 5393 sayılı Belediye Kanununun 14 ve 15 inci maddelerinde, belediyelerin giderleri de aynı kanunun 60 inci maddesinde belirlenmiştir. Buna göre, belediye bütçesinden yapılan harcamanın öncelikle mahalli müşterek bir ihtiyacı karşılanmasına yönelik olması, 5393 sayılı Belediye Kanununun 14 üncü maddesinde sayılan görev ve sorumluluklar arasında bulunması ve aynı Kanun'un 60 inci maddesinde sayılan giderler arasında yer alması gerekmektedir.
Belediyenin görev ve sorumlulukları 5393 sayılı Belediye Kanunun 14 üncü maddesinde sayılmış olup, maddenin eğitimle ilgili hükmü yukarıda belirtilmiştir. Sorumluların dayanak olarak gösterdikleri cümle ise hükmün içerisindeki kelimelerin bir araya getirilerek oluşturulduğu görülmektedir. Bu hükme dayanılarak özel bir eğitim kuruntuyla protokol yapılarak belirlenen öğrencilerin eğitim-öğretim giderlerinin adı geçen eğitim kurumuna yapılması mümkün değildir, böyle bir protokol yapılmasına bu madde hükmü cevaz vermemektedir.
Kanunun 15 inci maddesinde İse belediyenin yetkileri sayılmış olup, belediyenin yapmış olduğu bu ödemenin dayanağını oluşturabilecek bir yetki mevcut değildir. Sadece (a) bendinde, “Belde sakinlerinin mahallî müşterek nitelikteki ihtiyaçlarım karşılamak amacıyla her türlü faaliyet ve girişimde bulunmak.” şeklinde belediyelere geniş bir yetki verilmiş olup, böyle bir harcamanın yapılmasına verilen bu yetki de yapılan harcama belde sakinlerinin mahallî müşterek nitelikteki ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla yapılmadığı için cevaz vermemektedir.
Özel okullarda okuyan öğrencilerin özel okul harcamalarının bütçeden karşılanması, aynı zamanda ...Belediyesi Eğitim Yardımı Yönetmeliği hükümlerine de aykırılık teşkil etmektedir. Zira söz konusu Yönetmeliğin 16 ııcı maddesinde, Eğitim Yardımı almaya hak kazanan her öğrenci İçin bir dosya açılacağı ve eğitim yardımı numarası verileceği belirtilerek eğitim yardımının kapsamı, kontenjanı, duyuru şekli, yardım miktarı, öğrencilerden aranacak nitelikler, yardımdan yararlanmak için yapılacak başvuru şekli, istenecek belgeler, Eğitim Yardımı Değerlendirme Komisyonunun kuruluş şekli, Komisyonun görev ve yetkileri ve eğitim yardımının kayıt altına alınması kuralları ayrıntılı olarak düzenlenmiş olup, bu düzenlemeler arasında özel okullarda okuyan öğrencilerin eğitim öğretim bedelinin karşılanmasına cevaz veren bir hükme yer verilmemiştir. Anılan Yönetmeliğin hükümlerinden, Yönetmelikte belirtilen eğitim yardımının Devlete ait ilköğretim ve ortaöğretim okullarında ya da üniversitelerde okuyup Yönetmelikte belirtilen diğer şartlan taşıyan öğrencilere burs veya harçlık niteliğinde yapılan ödemelerle sınırlı olduğu anlaşılmaktadır.
Eğitim yardımı için konulan ödeneğin özel bir kolej için kullanılması mümkün değildir. Yine anılan Yönetmeliğin 18 inci maddesinde, eğitim yardımı almaya hak kazananlara yapılacak ödemelerin, aylık periyotlar halinde ve Eğitim Yardımı Değerlendirme Komisyonunun uygun göreceği şekillerden biriyle (Belediye Veznelerinden veya Banka Hesabından) nakit olarak ödeneceği de hüküm altına alınmış olunmasına rağmen, bahse konu ödemeler sözü edilen Koleje yapılmıştır.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri çerçevesinde yapılan ödemelerin, 5018 sayılı Kanunun 71 inci maddesi hükmü gereği, mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması şeklinde olduğu ve kamu zararını oluşturduğu değerlendirilmektedir.
Bu itibarla, sorumluların karar düzeltme taleplerinin reddi yönünde karar verilmesi uygun olur. Arz olunur.” Denilmiştir.
Duruşma talebinde bulunan ... (harcama yetkilisi), ... (harcama yetkilisi) ile duruşmaya katılma talebi Temyiz Kurulunca kabul edilen ...(belediye başkanı) ile Sayıştay Savcısının sözlü açıklamalarının dinlenmesinden ve dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra,
Gereği Görüşüldü
Yürütülmekte olan ...Koleji projesi kapsamında, ...Belediyesi ile ...Koleji arasında yapılan protokol hükümleri gereğince, desteklenen öğrencilerin özel okul harcamalarının, Belediye Bütçesinden ödenmesi sonucu ...-TL’ye verilen tazmin hükmünün, 27.09.2016 tarih ve 42181 tutanak sayılı Sayıştay Temyiz Kurulu Kararının 5. Maddesi ile tasdikine karar verilmiştir.
Belediyelerin görev, yetki ve sorumlulukları 5393 sayılı Belediye Kanununun 14 ve 15 inci maddelerinde, belediyelerin giderleri de aynı kanunun 60 ıncı maddesinde belirlenmiştir. Buna göre, belediye bütçesinden yapılan harcamanın öncelikle mahalli müşterek bir ihtiyacı karşılanmasına yönelik olması, 5393 sayılı Belediye Kanununun 14 üncü maddesinde sayılan görev ve sorumluluklar arasında bulunması ve aynı Kanun'un 60 ıncı maddesinde sayılan giderler arasında yer alması gerekmektedir. 5393 sayılı Belediye Kanunu'nda öğrencilerin özel okullarda öğrenim görmesini sağlamak, belediyenin görevleri arasında gösterilmediği gibi, özel okullarda öğrenim gören öğrencilerin eğitim giderleri de belediyelerin yapabileceği giderler arasında yer almamaktadır.
Diğer yandan, bir hizmetin mahalli müşterek ihtiyaç olarak nitelenebilmesi için; herhangi bir yerel yönetim biriminin sınırları içinde yaşayan kişi, aile, zümre ya da sınıfın özel çıkarlarını değil, aynı yörede birlikte yaşamaktan doğan eylemli durumların yarattığı, yoğunlaştırdığı ve güncelleştirdiği, özünde yerel ve kamusal hizmet karakterinin ağır bastığı ortak ihtiyaç ve beklentileri ifade etmesi gerekmekte olup, belediyeler belediye sınırları içerisindeki mahalli müşterek ihtiyaçları yasalarla sınırları belirlenmiş alanlarda özerk bir biçimde yerine getirebilmeleri gerekmektedir. Nitekim Anayasa Mahkemesinin 24.1.2007 tarihli, E.2005/95 ve K.2007/5 sayılı kararıyla; 5393 sayılı Belediye Kanununun 14 üncü maddesinin ikinci fıkrası olan "Belediye, kanunlarla başka bir kamu kurum ve kuruluşuna verilmeyen mahallî müşterek nitelikteki diğer görev ve hizmetleri de yapar veya yaptırır." hükmü iptal edilmiştir. Dolayısıyla, belediyelerin hangi mahalli müşterek ihtiyacın giderilmesine yönelik hizmet yürütebileceği ve bu hizmetin sınırlarının kanunla belirlenmiş olması gerekmektedir.
Her ne kadar, 5393 sayılı Belediyeler Kanununun 14 üncü maddesinde, mahalli müşterek nitelikte olmak şatıyla öğrencilere malzeme vermek ve gerekli desteği sağlamak belediyelerin görevleri arasında sayılmış ise de; bu destek özel okullarda okutmak şeklinde değil kırtasiye gibi ayni yardımlar şeklinde yapılabilecek desteklerdir.
Diğer taraftan, özel okullarda okuyan öğrencilerin özel okul harcamalarının bütçeden karşılanması, aynı zamanda ...Belediyesi Eğitim Yardımı Yönetmeliği hükümlerine de aykırılık teşkil etmektedir. Zira söz konusu Yönetmeliğin 1 inci maddesinde,
“Bu Yönetmelik, ...Belediyesi Stratejik Planında “Yoksul Aile Çocuklarının Eğitim-Öğretim Sürecinde Desteklenmesi” stratejik amacına yönelik olarak hazırlanmış olan V.1.2.4 faaliyet numaralı proje uyarınca karşılıksız olarak yapılacak eğitim yardımının usul ve esaslarını belirlemek amacıyla düzenlenmiştir.” hükmü yer almaktadır. Dolayısıyla, bahsedilen amaçla yapılacak eğitim yardımlarının da bu Yönetmelik hükümleri doğrultusunda dağıtılması gerekmektedir.
Söz konusu Yönetmeliğin Kapsam başlıklı 2 nci maddesinde; bu Yönetmeliğin ...Belediyesi sınırlan içerisinde ikamet eden ve yine ...Belediyesi sınırları içerisindeki ilköğretim ve ortaöğretim okullarında eğitim veya ... ilinde bulunan üniversitelerde ön lisans, lisans, yüksek lisans ve doktora öğretimi alan yardıma muhtaç ailelerin öğrencileri ile şehit çocuğu, yetim, öksüz, ve özürlü (engelli) öğrencileri kapsadığı,
5 inci maddesinde; öğrencilere tahsis edilecek eğitim yardımlarının bütçe imkanları ve ...İlçesi sınırları içindeki öğrenci sayısı dikkate alınarak "Eğitim Yardımı Değerlendirme Komisyonu" tarafından belirleneceği ve Belediye Başkanının uygun görüşü ile kesinleşeceği,
6 ncı maddesinde; eğitim yardımı kontenjanları ve müracaat tarihlerinin, ilan, afiş. pankart, basın yayın araçları ve internet yoluyla okul, öğrenci ve ailelerine duyurulacağı,
7 inci maddesinde; her kademedeki öğrenci burslarının, ödenek imkanları doğrultusunda, "Eğitim Yardımı Değerlendirme Komisyonu" tarafından belirleneceği ve Belediye Başkanının onayı ile kesinleşeceği,
9 uncu maddesinde; eğitim yardımı için müracaat eden öğrencilerden;
İlköğretim ve ortaöğretim okullarında okuyan öğrenciler için; Ailesinin ...Belediyesi sınırları içerisinde ikamet ediyor olması, ...Belediyesi sınırları içerisinde bulunan ilköğretim veya ortaöğretim okullarında okuyor olması ve İhtiyaç sahibi olması şartlarının aranacağı,
Üniversitede okuyan öğrenciler için; öğrencinin veya ailesinin ...Belediyesi sınırları içerisinde ikamet ediyor olması, ... il sınırları içerisindeki üniversitelerde ön lisans, lisans, yüksek lisans veya doktora öğrenimi görmesi ve ihtiyaç sahibi olması şartlarının aranacağı,
11 inci maddesinde; eğitim yardımı başvurularında istenilecek belgelerin; form dilekçe, nüfus kayıt örneği, ikametgah belgesi, aile gelir beyanı ve öğrenim görülen okul ve öğretim kurumlarından alınacak öğrenim belgelerinden oluştuğu,
12 inci maddesinde; "Eğitim Yardımı Değerlendirme Komisyonu"nun Belediye Başkanının olurlarıyla, bir Başkan Yardımcısının başkanlığında, birim amirlerinin arasından görevlendirilmiş toplam beş kişiden oluşacağı,
13 üncü maddesinde; "Eğitim Yardımı Değerlendirme Komisyonu"nun görev ve yetkilerinin,
a) Eğitim yardımı müracaat şartlarını, süresini ve ödeme şeklini belirleyerek karar altına almak ve ilan etmek.
b) Eğitim Yardımı verilecek ihtiyaç sahibi öğrencilerin belirlenmesini sağlayacak "Öğrenci Bilgi Değerlendirme Formu"nu hazırlamak.
c) İlgili Makamlara sunulmak üzere, bütçe imkanları doğrultusunda asgari ve azami olmak üzere eğitim yardımından yararlandırılacak öğrenci sayılarını ve eğitim yardımı miktarlarını belirlemek.
d) Eğitim yardımı kontenjanlarını esas alarak en çok ihtiyaç sahibi öğrencilerden başlamak üzere, eğitim yardımı başvurularım bu yönetmelik hükümleri doğrultusunda incelemek, eğitim yardımı alması yerinde bulunan öğrencileri belirlemek ve elverişli araçlarla duyurmak.
e) Eğitim yardımı verilmesi sisteminin gerektirdiği, birimler arası koordinasyonu sağlamak olduğu,
16 ncı maddesinde; Eğitim Yardımı almaya hak kazanan her öğrenci için bir dosya açılacağı ve eğitim yardımı numarası verileceği belirtilerek eğitim yardımının kapsamı, kontenjanı, duyuru şekli, yardım miktarı, öğrencilerden aranacak nitelikler, yardımdan yararlanmak için yapılacak başvuru şekli, istenecek belgeler, Eğitim Yardımı Değerlendirme Komisyonunun kuruluş şekli, Komisyonun görev ve yetkileri ve eğitim yardımının kayıt altına alınması kuralları ayrıntılı olarak düzenlenmiş olup, bu düzenlemeler arasında özel okullarda okuyan öğrencilerin eğitim öğretim bedelinin karşılanmasına cevaz veren bir hükme yer verilmemiştir. Anılan Yönetmeliğin zikredilen hükümleri bir arada değerlendirildiğinde, Yönetmelikte belirtilen eğitim yardımının Devlete ait ilköğretim ve ortaöğretim okullarında ya da üniversitelerde okuyup Yönetmelikte belirtilen diğer şartları taşıyan öğrencilere burs veya harçlık niteliğinde yapılan ödemelerle sınırlı olduğu anlaşılmaktadır.
Eğitim yardımı için konulan ödeneğin özel bir kolej için kullanılması mümkün görünmemektedir. Mevcut durumda, belirli bir okulla protokol yapılması her türlü sübjektif değerlendirmeye açık olduğu gibi kaynakların etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak kullanılmasını teminden de uzaktır.
Yine anılan Yönetmeliğin 18 inci maddesinde, eğitim yardımı almaya hak kazananlara yapılacak ödemelerin, aylık periyotlar halinde ve Eğitim Yardımı Değerlendirme Komisyonunun uygun göreceği şekillerden biriyle (Belediye Veznelerinden veya Banka Hesabından) nakit olarak ödeneceği de hüküm altına alınmış olmasına rağmen, bahse konu ödeme sözü edilen Koleje yapılmıştır. Ayrıca Yönetmelikte öngörülen kurallara uyulmadığı için eğitim öğretim bedeli ödenen öğrencilerin hangi kriterlere göre seçildikleri de ilgili dosyalarında nesnel olarak belli değildir.
Yukarıdaki hükümler bir arada değerlendirildiğinde, ...Belediyesi Bütçesinden her mali yılda yapılacak eğitim yardımı için, ilgili eğitim-öğretim yılında yardım yapılacak öğrenci kontenjanının, her kademedeki öğrenciye ödenecek tutarın, müracaat tarihlerinin önceden belirlenerek Belediye Başkanının onayına sunulması ve onayı müteakip her çeşit ilan aracı kullanılarak duyurulması gerekmektedir. Yapılan başvurular arasından yardımı hak eden öğrencilere yapılacak ödemelerin de belirli dönemlerde nakit olarak ödenmesi gerekmektedir.
Rapor dosyası ve ekleri incelendiğine; ...Belediyesi ile ...Koleji arasında imzalanan protokol ile, ...Belediyesi verilecek eğitim-öğretim hizmeti karşılığında 140 öğrencinin yıllık eğitim-öğretim giderlerini her yılın 9 aylık eğitim-öğretim dönemi boyunca karşılamayı taahhüt etmektedir. Buna karşın, ilişikli olarak gösterilen ödeme emri belgeleri ile eki belgelerinin incelenmesi sonucunda, bahsi geçen öğrencilerden bazılarının ...ilçesi sınırları dışında ikamet ettikleri halde bu yardımdan faydalandırıldıkları (28.02.2013 tarih ve 3633 yevmiye numaralı Ödeme Emri Belgesine ekli listeler), bazı ödeme emri belgelerine ekli faturalarda yer alan öğrenci sayısının ise listelerde yer alan burslu öğrenci sayılarından fazla gösterildiği (07.10.2013-17212 ile 15.11.2013-19381 tarih ve yevmiye numaralı Ödeme Emri Belgelerine ekli listeler) tespit edilmiştir. Diğer taraftan, ödemeler doğrudan ilgili özel eğitim kurumuna yapılmıştır. Bu şartlar altında yapılan ödemeler açıkça mevzuata aykırılık teşkil etmektedir.
Sorumluların dilekçelerinde sözünü ettiği kanuni düzenlemeler ve tebliğ hükümleri, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından özel okullarda okuyan öğrencilere verilecek eğitim-öğretim yardımını düzenlemekte olup, belediyelerin bu kapsamda değerlendirilmesi mümkün değildir.
Bu itibarla; 27.09.2016 tarih ve 42181 tutanak sayılı Temyiz Kurulu Kararının 5. maddesinde ( 212 sayılı ilamın 39. maddesini tasdik eden) KARAR DÜZELTİLMESİNE MAHAL OLMADIĞINA, (Üyeler …, … ile …’ın aşağıda yazılı karşı oy gerekçesine karşı) oyçokluğuyla,
Karar verildiği 07.02.2018 tarih ve 44051 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.
Karşı oy gerekçesi
Üye …’nün karşı oy gerekçesi;
Yürütülmekte olan ...Koleji projesi kapsamında, ...Belediyesi ile ...Koleji arasında yapılan protokol hükümleri gereğince, desteklenen öğrencilerin özel okul harcamalarının, Belediye Bütçesinden ödenmiş olması nedeniyle verilen tazmin hükmünün, 27.09.2016 tarih ve 42181 tutanak sayılı Sayıştay Temyiz Kurulu Kararının 5. maddesi ile tasdikine karar verilmiş, bu kararın düzeltilmesi talebiyle müracaatta bulunulmuştur.
Sorumlular konuyla ilgili olarak yaptıkları savunmalarında; sözkonusu harcamanın, “Yoksul Aile Çocuklarının Eğitim-Öğretim Sürecinde Desteklenmesi” projesinin bir gereği olduğunu, anılan projenin esasını, yoksul ailelerin, başarı çocuklarının öğrenim giderlerinin karşılanması suretiyle desteklenmesinin oluşturduğunu, ...Belediyesinin 2010-2014 dönemine ilişkin olarak hazırlanmış bulunan “Stratejik Planı”nda ...faaliyet numaralı “Yoksul Aile Çocuklarının Eğitim-Öğretim Sürecinde Desteklenmesi” projesi kapsamında, ...ilçesi sınırları içinde yoksul ailelerin yetenekli ve yaratıcı kabiliyeti haiz çocuklarının tespiti yapılarak ve okul öncesinden başlayarak “birebir danışman öğretmen destekli, grup içerisinde uygulamalı; öğrencinin yetenek ve yaratıcılığını çıkartmaya ve bu yanları geliştirmeye yönelik; gözlem ve deneye dayalı, geleceğin bilim insanlarını yaratma hedefli yabancı dil ağırlık eğitim projesi” geliştirildiğini, ...Belediye Meclisi’nin kabulü, Büyükşehir Belediye Başkanı’nın onayı ile yürürlüğe girmiş olan ...Belediyesi Eğitim Yardımı Yönetmeliğinin; Eğitim Yardımı Değerlendirme Komisyonu tarafından belirlen kontenjan dâhilinde, 9 uncu maddesinde belirtilen nitelikleri haiz öğrencilere, yine Eğitim Yardımı Değerlendirme Komisyonu tarafından belirlenen ve Belediye Başkanının onayı ile kesinleşen tutarlarda öğrenciye burs vermeye imkan verdiğini, Başkanlık Makamı ve Eğitim Yardımı Değerlendirme Komisyonunun, projede belirtilen eğitim olanaklarına sahip kurumların araştırmasını yaptığını ve “...Koleji”nin söz konusu projeye uygun eğitim olanağı sağladığının tespit edildiğini ve ...Koleji ile protokol yapıldığını, Eğitim Yardımı Değerlendirme Komisyonu’nun savunma ekinde örnekleri sunulan ve ...ilçesi sınırları içerisinde yaşayan yoksul ailelerin projeye uygun çocuklarının belirlemesine yönelik olarak yaptığı çalışma sonucunda; Başkanlık Makamınca da onaylanan isim ve sayıda öğrencinin, öğrenim bedellerinin “EĞİTİM-ÖĞRETİM BURSU” olarak ...Kolejine ödendiğini, yapılan ödemenin, Meclis Kararı, Belediyenin Kurumsal Planı ve “...Belediyesi Eğitim Yardımı Yönetmeliği” hükümleri çerçevesinde gerçekleştirilmiş olduğunu ifade etmişlerdir. Belediyenin eğitime ve yoksul aile çocuklarına destek konusunda bilinen yöntemlerin dışında, bir kolejle protokol imzalamak ve başaralı yoksul öğrencileri buruda okutmak gibi farklı bir yol tercih etti görülmektedir.
5393 sayılı Belediye Kanununun Hemşehri Hukuku başlıklı 13 üncü maddesinde, hemşehrilerin, belediye idaresinin yardımlarından yararlanma hakları olduğu belirtildikten sonra, aynı Kanunun 14 üncü maddesinde, belediyenin mahalli, müşterek nitelikte olmak şartıyla sosyal hizmet ve yardım yapabileceği hüküm altına alınmış ve belediyenin görev, sorumluluk ve yetki alanının belediye sınırlarını kapsadığı, 60. maddesinde de belediyenin giderleri arasında, dar gelirli, yoksul, muhtaç ve kimsesizler ile engellilere yapılacak sosyal hizmet ve yardımlara da yer verildiği görülmektedir. Ayrıca, 5393 sayılı Kanunla bazı belediyelere, meclis kararıyla belli şartlarla eğitim kurumlarına ortak olabilme imkanı sağlanmış, eğitimi geliştirecek projelere İçişleri Bakanlığının onayı ile ücretsiz veya düşük bir bedelle amacı dışında kullanılmamak kaydıyla taşınmaz tahsis edebilme hakkı verilmiştir. Yine belediyeler kendi görev ve sorumluluk alanına giren konularda, dernek ve vakıflar ile ortak hizmet projeleri gerçekleştirebilmekte, 60. madde çerçevesinde de yapmış oldukları ortak hizmet ve proje giderlerini ödeyebilmektedir.
Öte yandan 8/2/2007 tarihli ve 5580 sayılı Özel öğretim Kurumları Kanununun Ek 1 inci maddesi ile örgün eğitim yapan özel ilkokul, özel ortaokul ve özel liselerde öğrenim gören Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı öğrenciler için, okulun öğrenim süresini aşmamak üzere, eğitim ve öğretim desteği verilebilmektedir. Esasen belediyeler belde halkının sosyal ihtiyaçlarını belirlemede ve bu ihtiyaçları karşılamada merkezi yönetime göre daha avantajlı bir konumdadırlar.
2828 sayılı Sosyal Hizmet Kanununun 3. maddesine göre, “"Sosyal Hizmetler"; kişi ve ailelerin kendi bünye ve çevre şartlarından doğan veya kontrolleri dışında oluşan maddi, manevi ve sosyal yoksunluklarının giderilmesine ve ihtiyaçlarının karşılanmasına, sosyal sorunlarının önlenmesi ve çözümlenmesine yardımcı olunmasını ve hayat standartlarının iyileştirilmesi ve yükseltilmesini amaçlayan sistemli ve programlı hizmetler bütününü”, ifade etmektedir. Bu tanım çerçevesinde ...gibi gelir dağılımında önemli farklılıkların olduğu bir bölgede, başarılı yoksul aile çocuklarına daha vasıflı bir eğitim sağlama yönünde geliştirilen eğitim projesinin bir sosyal hizmet olmadığı söylenemez. Sosyal yardımlar, yoksunluğun derecesine ve çeşidine göre değişebilir. Günümüzde aileler için en önemli yoksunluk, eğitim yoksunluğuna dönüşmüştür. Yoksul aile için çocuklarına sunacağı eğitim yoksunluğu temel ihtiyaçlardan bile daha öncelikli hale gelmektedir.
Tüm bu düzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde, her ne kadar belediyece çıkartılan yönetmeliğin lafzına aykırı olan uygulamalar yapılmış ise de, dar gelirli, yoksul ve muhtaçlara yardım etmek, sosyal hizmet üretmek, belediyenin asli görevi olduğu, “Yoksul Aile Çocuklarının Eğitim-Öğretim Sürecinde Desteklenmesi” projesi kapsamında da, bir eğitim desteği sağlanmış olduğu ve Eğitim Yardımı Değerlendirme Komisyonu tarafından belirlenen yoksul öğrencilerin bu imkandan yararlandırıldığı savunması karşısında konunun tekrar değerlendirebilmesi için karar düzeltme talebinin kabul edilmesi gerekir”
Üyeler … ile …’ın karşı oy gerekçesi;
5393 sayılı Belediye Kanununun “Belediyenin görev ve sorumlulukları“ başlıklı 14 üncü maddesinin birinci fıkrasının b) bendinde;
“Devlete ait her derecedeki okul binalarının inşaatı ile bakım ve onarımını yapabilir veya yaptırabilir, her türlü araç, gereç ve malzeme ihtiyaçlarını karşılayabilir.” denilmek suretiyle, belediyelerin, devlete ait okullarda yürütülen eğitim öğretim faaliyetlerine katkıda bulunabileceği belirtilmiştir.
Dolayısıyla eğitim yardımının 5393 sayılı Belediye Kanununun 14 üncü maddesinin (b) bendi hükmüne istinaden yapılması mümkün olduğundan dilekçinin karar düzeltilmesine ilişkin talebinin kabul edilerek, 27.09.2016 tarih ve 42181 tutanak sayılı Temyiz Kurulu Kararının 5. Maddesinin ( 212 sayılı ilamın 39. maddesini tasdik eden) düzeltilerek, 212 sayılı ilamın 39. maddesi ile verilen ... TL’ye ilişkin tazmin hükmünün kaldırılmasına karar verilmesi gerekir.
212 sayılı ilamın 39 uncu maddesiyle; yürütülmekte olan ...Koleji projesi kapsamında, ...Belediyesi ile ...Koleji arasında yapılan protokol hükümleri gereğince, desteklenen öğrencilerin özel okul harcamalarının, Belediye Bütçesinden ödenmesi sonucu ...-TL’ye verilen tazmin hükmünün, 27.09.2016 tarih ve 42181 tutanak sayılı Sayıştay Temyiz Kurulu Kararının 5. Maddesi ile tasdikine karar verilmiştir.
İlamda harcama yetkilisi sıfatıyla sorumlu tutulan ... ile ...’nun aynı mahiyetteki temyiz dilekçesinde özetle;
Anayasanın 10. Maddesinde; “kanun önünde eşitlik” ilkesinin, 42. Maddesinde de “Eğitim ve Öğrenim Hakkı ve Ödevi”nin düzenlendiğini, bu anayasal düzenlemeler çerçevesinde konu değerlendirildiğinde, eğitim ve öğrenim hakkının tüm Türk Vatandaşları için bir hak ve ödev olduğunu, devletin maddi imkânları bulunmayan öğrencilere yardım yapabileceğini, başarılı ve yardıma muhtaç öğrencilere kurum tarafından eğitim yardımı yapılmasının esasen anayasaya aykırı bir işlem olmadığını,
Ayrıca: 5393 sayılı Belediye Kanunun 14. Maddesiyle belediyelere eğitimi destekleme görevi verildiğini
7.8.2014 tarih ve 29081 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan “2014-2015 Eğitim ve Öğretim Yılında Özel Okullarda Öğrenim Gören Öğrenciler İçin Eğitim ve Öğretim Desteği Verilmesine İlişkin Tebliğ” e göre;
Bilindiği üzere, 8/2/2007 tarihli ve 5580 sayılı özel öğretim Kurumları Kanununun Ek 1 inci maddesinin ikinci, üçüncü, dördüncü, beşinci ve sekizinci fıkralarında;
“Bu Kanun kapsamında örgün eğitim yapan özel ilkokul, özel ortaokul ve özel liselerde öğrenim gören Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı öğrenciler için, resmî okullarda öğrenim gören bir öğrencinin okul türüne göre her kademede okulun öğrenim süresini aşmamak üzere, eğitim ve öğretim desteği verilebilir. Bu fıkra kapsamındaki eğitim ve öğretim desteğinden özel okul öncesi eğitim kurumlarından eğitim alanlar da, 48-66 ay arasında olmak şartıyla en fazla bir eğitim-öğretim yılı süresince yararlandırılabilir.
Eğitim ve öğretim desteği, Bakanlıkça eğitim kademelerine göre her bir derslik için belirlenen asgari öğrenci sayısının üzerinde ve her hâlükârda derslik başına belirlenen azami öğrenci sayısını geçmemek üzere verilebilir. Eğitim ve öğretim desteği verilecek toplam öğrenci sayısı her yıl Maliye Bakanlığı ve Bakanlıkça müştereken belirlenir.
Eğitim ve öğretim desteği; yörenin kalkınmada öncelik derecesi ve gelişmişlik durumu, öğrencinin ailesinin gelir düzeyi, eğitim bölgesinin öğrenci sayısı, desteklenen öğrenci ve Öğrencinin gideceği okulun başarı seviyeleri ile öncelikli öğrenciler gibi ölçütler ayrı ayrı veya birlikte dikkate alınarak verilebilir.
Söz konusu eğitim öğretim hizmetini sunan veya yararlananların, gerçek dışı beyanda bulunmak suretiyle fazladan ödemeye sebebiyet vermeleri durumunda bu tutarların, ödemenin yapıldığı tarihten itibaren 6183 sayılı Kanunun 51 inci maddesine göre hesaplanacak gecikme zammı ile birlikte bir ay içinde ödenmesi, yapılacak tebligatla sebebiyet verenlerden istenir. Bu süre içinde ödenmemesi hâlinde bu tutarlar, anılan Kanun hükümlerine göre Maliye Bakanlığına bağlı vergi daireleri tarafından takip ve tahsil edilir. Bu fiillerin tekrarı hâlinde, ayrıca kurum açma izinleri iptal edilir.
Bu madde kapsamında Bakanlıkta istihdam edileceklerde aranacak şartlar, eğitim ve öğretim desteğinin verilmesine ilişkin ölçütler, desteğin verileceği eğitim kurumu türleri, eğitim kademeleri ve kurumlar itibarıyla verilecek destek tutarları, eğitim ve öğretim desteğinin kontrol ve denetimi ile bu maddenin uygulanmasına ilişkin diğer usul ve esaslar Maliye Bakanlığı ve Bakanlıkça müştereken hazırlanan yönetmelikle belirlenir.” hükümlerinin yer aldığını,
Diğer taraftan 5580 sayılı Kanun hükümleri doğrultusunda; 23/10/2012 tarihli ve 28450 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Milli Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumlan Yönetmeliğinin Ek 2 nci maddesinin birinci fıkrasında “Kanunun Ek-1 inci maddesine göre her yıl Temmuz ayında Maliye Bakanlığı ile müştereken hazırlanacak olan tebliğde illere göre belirlenen sayıdaki öğrenciler için Ek-10’da yer alan okul türleri ve gruplarına göre eğitim ve öğretim desteği verilebilir. Tebliğde; her bir öğrenci için verilebilecek eğitim öğretim desteği tutarı resmi okullarda öğrenim gören bir öğrencinin okul öncesi, ilkokul, ortaokul ve liselerde Devlete maliyetinin bir buçuk katını geçmemek üzere, bir önceki yılın verileri esas alınarak belirlenir.” hükmüne yer verildiğini,
Bu kapsamda, eğitim ve öğretim desteği verilecek okul kademe ve türleri, destek tutarları, öğrenci sayısı ve bunlara ilişkin diğer hususların aşağıda belirtildiğini,
1 - 5580 sayılı Kanun kapsamında açılan özel okul öncesi, ilkokul, ortaokul ve ortaöğretim okul türlerinde öğrenim gören her bir öğrenciye verilecek eğitim ve öğretim desteği tutarları aşağıdaki Tablo-1’de yer almaktadır.
Tablo-1: Eğitim Öğretim Desteği Verilen Okul Türleri, Destek Tutarları ve Öğrenci Sayıları
S.No Okul Türü Destek Tutarı (TL) Destek Verilecek Öğrenci Sayısı
1 Okul Öncesi Eğitim Kurumu 2.500 50.000
2 İlkokul 3.000 50.000
3 Ortaokul 3.500 75.000
4 Lise 3.500 75.000
5 Temel Lise 3.000
Toplam 250.000
2- 2014-2015 eğitim ve öğretim yılında yukarıdaki Tablo-1’de sayılan okul kademe ve türleri için toplam 250 bin öğrenciye eğitim ve öğretim desteği verilecektir.
3 - İllere göre eğitim ve öğretim desteği verilecek okul kademe ve türleri, öğrenci sayısı, öğrenci ve okul seçilmesine ilişkin ölçütler ile diğer ilgili hususlar Milli Eğitim Bakanlığı tarafından yayımlanacak kılavuzda belirtilecektir.
4 - Sosyo-ekonomik gelişmişlik seviyelerine göre eğitim ve öğretim desteği verilecek öğrencilerin illere dağıtımında aşağıdaki tabloda yer alan katsayılar kullanılacaktır.
Tablo-2: Sosyo-Ekonomik Gelişmişlik Seviyeleri Katsayıları
Sosyo-Ekonomik Gelişmişlik Seviyesi Katsayı
1. Bölge 0,95
2. Bölge 0,95
3. Bölge 1,00
4. Bölge 1,00
5. Bölge 1,20
6. Bölge 1,30
5 - Okul öncesi eğitime devam eden öğrencilerden 48-66 ay yaş grubunda olanlar eğitim öğretim desteğinden yararlanabilir.
6 - İllere okul türlerine göre ayrılan öğrenci kontenjanından az talep gelmesi durumunda Millî Eğitim Bakanlığı boş kalan kontenjanları aynı okul türünden talebin fazla olduğu illerde kullanabilir.
7 - “ Eğitim öğretim desteği, Millî Eğitim Bakanlığı bütçesine bu amaçla konulan ödenekten karşılanır. Ödemeye ilişkin usulleri belirlemeye Millî Eğitim Bakanlığı yetkilidir.
8 - Bu Tebliğde yer almayan hususlarda düzenleme yapmaya ve uygulamada ortaya çıkabilecek tereddütleri gidermeye Maliye Bakanlığı ve Millî Eğitim Bakanlığı yetkilidir.
9 - Maliye Bakanlığı ve Millî Eğitim Bakanlığı tarafından müştereken hazırlanan bu Tebliğ, 2014-2015 eğitim ve öğretim yılı için geçerli olmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
10 - Bu Tebliğ hükümleri Maliye Bakanı ve Milli Eğitim Bakanı tarafından yürütülür.
Tebliğ olunur.(Yürüklükteki en son Tebliğden alınmıştır.)
Konu incelendiğinde, 8.2.2007 tarih ve 5580 sayılı Özel öğretim Kurumları Kanunu ile özel ilkokul ortaokul ve liselerde eğitim gören öğrencilere devlet desteği verileceğinin hüküm altına alındığını,
3.12.2013 tarih ve 37976 sayılı Temyiz Kurulu Kararıyla özel okulda okuyan öğrenciler ile ilgili olarak belediyece yapılan yardımlarla ilgili olarak verilen tazmin hükmünün kaldırıldığını, tazmin hükmünün kaldırılma gerekçeleri arasında özel üniversitelere devlet yardımı yapılmasının da belirtildiğini, yani devletin yardım yaptığı bir konuda belediyelerin de yardımda bulunmasının yerinde görüldüğünü,
Özel okullarda eğitim gören öğrencilere ayni ve nakdi yardım verilmesinin yasal dayanağının olduğunu, bu nedenle mevzuata uygun olarak yapılan yardımların 5018 sayılı Kanunun 71-q maddesine göre kamu zararı olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığını,
Bu yardımların kamu hizmetinde kullanılmış olması; Belediye kamu gelirinde azalmaya neden olduğunun iddia edilemeyeceğini, eğitim hizmetinin devlet bütçesinde en büyük kaynağın ayrıldığı hizmet olduğunu, gerekleri ve yararlarının tartışılmaz olduğunu,
Belediyenin 2010-2014 dönemine ilişkin olarak hazırlanmış bulunan “Stratejik Planında “Yoksul Aile Çocuklarının Eğitim-Öğretim Sürecinde Desteklenmesi” projesi kapsamında, ilçe sınırları içinde yoksul ailelerin yetenekli ve yaratıcı kabiliyete haiz çocuklarının tespiti yapılarak ve okul öncesinden başlayarak “birebir danışman öğretmen destekli, grup içerisinde uygulamalı; öğrencinin yetenek ve yaratıcılığını çıkartmaya ve bu yanları geliştirmeye yönelik: gözlem ve deneye davalı- geleceğin bilim insanlarım yaratma hedefli yabancı dil ağırlık eğitim projesinin” geliştirildiğini, anılan projenin objektif esaslar dâhilinde, “...Belediyesi Eğitim Yardımı Yönetmeliğinin” hazırlandığını; ...Belediye Meclisinin kabulü, Büyükşehir Belediye Başkanının onayı ile yürürlüğe girdiğini, Yönetmeliğin, Eğitim Yardımı Değerlendirme Komisyonu tarafından belirlenen kontenjan dâhilinde, 9 uncu maddesinde belirtilen niteliklere haiz öğrencilere, Eğitim Yardımı Değerlendirme Komisyonu tarafından belirlenen ve Belediye Başkanının onayı ile kesinleşen tutarlarda öğrenciye bursu vermeye yetkili kılındığını, Başkanlık Makamı ve Eğitim Yardımı Değerlendirme Komisyonu’nun, “birebir danışman öğretmen destekli, grup içerisinde uygulamalı: öğrencinin yetenek ve yaratıcılığını çıkartmaya ve bu yanları geliştirmeye yönelik: gözlem ve deneye davalı, geleceğin bilim insanlarını yaratma hedefli yabancı dil ağırlık eğitim projesine ilişkin eğitim olanaklarına sahip kurumların araştırmasını yaptığını ve ...Koleji’nin projeye uygun eğitim olanağı sağladığının tespit edildiğini, ...Koleji ile protokol yapıldığını, bu protokol ve Eğitim Yardımı Değerlendirme Komisyonumun ekte örnekleri sunulan ve ilçe sınırları içerisinde öğrenim gören ve yoksul ailelerin projeye uygun çocuklarının belirlemesine yönelik olarak yaptığı çalışma sonucunda; Başkanlık Makamınca da onaylanan isim ve sayıda öğrencinin, yine yukarıda niteliğine yer verilen eğitim hizmetinin verilmesi karşılığında, öğrenim bedellerinin “EĞİTİM-ÖĞRETİM YARDIMI” olarak kuruma ödendiğini
Ek 1: Burs alan bir öğrenciye ait komisyon kararı.
Yapılan ödemenin, Belediyenin Kurumsal Planı ve “...Belediyesi Eğitim Yardımı Yönetmeliği” hükümleri çerçevesinde gerçekleştirildiğini; yasal dayanağının 5393 sayılı yasanın 1 inci fıkrasının (b) bendinin “Gerektiğinde, öğrencilere, (...) malzeme verir ve gerekli desteği sağlar.(...)” şeklindeki düzenlemenin oluşturduğunu,
Projenin amaca uygun olarak gerçekleştirilmesi için tek okulda uygulanmasına karar verildiğini,
Projenin sonuçlarının Ek 2’de sunulan Temel Eğitimden Ortaöğretime Geçiş Sınavı (TEOG) istatistiklerinde de görüldüğünü,
Örneğin; 2013-2014 yıllarında yapılan sınavda öğrencilerin başarısının,
Matematik dalında TEOG 1 sınavında yüzde 97,77; TEOG 2 sınavında yüzde 93,33 olarak gerçekleştiğini,
(Ek 2: Temel Eğitimden Ortaöğretime Geçiş Sınavı (TEOG) istatistikleri.)
İlamlar incelendiğinde özel okullarda okumayı kabul eden kimselerin bu gideri karşılayacak mali güce sahip oldukları seklindeki kabulden hareket edildiğinin görüldüğünü, ancak böyle bir yaklaşımın gerçeği yansıtmadığını, yardım yapılan öğrencilerin genel olarak bölgedeki apartman görevlileriyle, belediye çalışanlarının çocuklarının olduğunu, Belediyenin desteğiyle bu okullarda eğitim görme imkânı kazandıklarını, kendi maddi güçlerinin bu hizmetten yararlanmalarına imkân vermediğini,
...İlçesinin yerleşik nüfusunun 274.420 (31.12.2013 TÜİK Verisi) Popülasvon nüfusunun ise 5.000.000 civarında olduğunu, yerleşik ve popülasyon nüfusu incelendiğinde ...ilçesindeki vatandaşların ülkenin diğer illerinden gelen kişiler olduğunun görüleceğini (...Belediyesi 2014-2019 Stratejik Planı).
Bu vatandaşlara hizmet götürülürken ilçe sakini veya ilçe sakini olmayan diye ayrım yapmanın sosyal belediyecilik ilkesi ile bağdaşmayacağını, ...ilçesinin Anadolu'daki bir ilçe ile karşılaştırılmasının doğru olmayacağını, ... ölçeğinde belediye ile ilişkisi olan vatandaşların ilçede ikamet edenlerle sınırlandırmanın mümkün olmadığını, is ve sosyal hareketliliğin çok yoğun olduğu ilçede belediye hizmetlerinin sadece ikamet edenlerle sınırlandırmanın hem mümkün olmadığını hem de doğru olmadığını, ilçede ikamet etmeyip işyerleri burada olan kişi veya kurumların ilçeye çok büyük maddi ve manevi katkılarının olduğunu, (Örneğin: Çevre Temizlik. Haberleşme, İlan Reklam, Elektrik Tüketim Gelir ve Muhtasar Vergisi vb). ... gerçekleri göz önüne alındığında, belediyede görev yapan birçok personelin ilçede ikamet etmediğinin görüldüğünü, dolayısıyla hizmetin ikamet ile sınırlandırılmasının Anadolu'nun herhangi bir ilçesindeki kadar kolay olmadığı gibi kanunun amacına da uygun olamadığını, bu nedenle belediye yardım uygulamasını ikamet ile değil belediye ile ilişki durumuna göre belirlediğini ve uyguladığını, bu durumun ...’daki tüm ilçeler için geçerli olduğunu,
Ayrıca; 4721 sayılı Türk Medeni Kanununda ikametgâh kavramının yerine yerleşim yeri kavramının getirildiğini, Kanunun 19. maddesinde “ Yerleşim yeri bir kimsenin sürekli kalma niyetiyle oturduğu yerdir” denildiğini, kanun koyucunun belediye hizmetlerinden yararlanmada yerleşim yeri şartını öngörmüş olsaydı, bunu açıkça belirtmesi gerektiğini, Kanunun ilgili maddeleri irdelendiğinde; ...İlçesi sınırları içinde ikamet etmese dahi ...İlçesinde “oturduğu, bulunduğu ve ilişiği olduğu” takdirde hemşeri hukuku çerçevesinde bu hizmetlerden yararlandırılmasının mümkün olduğunu,
5393 sayılı Belediye Kanununun 77. Maddesi ile belediyelere: sağlık, eğitim, spor, çevre, sosyal hizmet ve vardım, kütüphane, park, trafik ve kültür hizmetleri ile yaşlılara, kadın ve çocuklara, özürlülere, yoksul ve düşkünlere yönelik hizmetlerin yapılmasında beldede dayanışma ve katılımı sağlamak amacı ile gönüllü kişilerin katılımına yönelik programlar yapma görevi verildiğini, günümüzde belediyeler kamu hizmetlerini kendi görevlerinin yanı sıra sivil toplum örgütleri ve gönüllülerle birlikte gerçekleştirdiğini, esasen bu katılım olmadan verimli ve etkin bir hizmet sunumunun da söz konusu olmayacağını, ...Belediyesinin uzun yıllardır sivil toplum örgütleri ve gönüllülerin katılımıyla hizmet üretmekte olduğunu, gerek derneklere ve eğitim kurumlarına yapılan yardımlarda gerekse de yapılan gezilerde STK’lardan ve gönüllülerden gelen taleplerin dikkate alındığını,
9 Ekim 2005 tarih ve 25961 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan İl Özel İdaresi ve Belediye Hizmetlerine Gönüllü Katılım Yönetmeliğinde bu hususların düzenlendiğini, 4. Maddedeki gönüllü tanımı incelendiğinde ikametle sınırlandırılmadığını daha geniş olan hemşeri kavramı ile düzenleme yapıldığının görüldüğünü, çalışma alanları başlıklı 5. Maddede de Belediye Kanununun 77. Maddesine benzer bir çerçeve çizildiğini, Özürlülere, yaslılara, çocuklara, kadınlara, gençlere, yoksullara, kimsesizlere yönelik eğitim, kültür, sağlık ve sosyal spor hizmetleri ile tarihi kültürel mirasın ve tabiat varlıklarının yaşatılarak korunması hizmetlerinin belediyelere görev olarak verildiğinin görüldüğünü,
Eğitim Yardım Yönetmeliği hazırlanırken bazı hususların unutulduğunu, çizilen sınırların hayatın gerçekleriyle uyumlu olmadığını, örneğin yurt dışında okuyan öğrencilerin düşünülmediğini, onların da yardıma ihtiyacı olduğunun Belediyeye yapılan başvurularla ortaya çıktığını, gerekli değişikliklerin yapılması için zaman olmadığını, bu amaçla bütçeye konan ödenekten kendilerine yardım edildiğini, kaldı ki ... ikamet eden ve yönetmeliğe uygun olan öğrencilere yapılan yardımlara da tazmin denildiğini,
Tazmin hükmünün bir gerekçesinin de aynı okul öğrencilerine farklı tutarda yardım yapılmasının gösterildiğini, bu yardımların öğrencilerin okula devamları için zorunlu olarak ihtiyaç duydukları miktarların tespit edilerek yapıldığını, bu tutarın öğrencilere göre farklılık göstermesinin son derece doğal olduğunu,
Ödemenin doğrudan eğitim kurumuna yapılmış olmasının, eğitim yardımının öğrencilere yapıldığı gerçeğini değiştirmediğini, yardımın %100, %75, %50, gibi oranlarda belirlenmiş olmasının, öğrencilerin gelir durumunun araştırarak işlem yapıldığını gösterdiğini,
Kanuna uygun bir ödemenin Yönetmelikte belirlenen prosedüre uymamasının yaptırımının tazmin olmaması gerektiğini, aksaklıkların Sayıştay denetim ve sorgulamalarına göre düzeltildiğini, çok büyük tazmin hükümleriyle karsı karsıya kalındığında çözümün zorlaştığını, bu paraların yardım yapılan kimselerden alınmasının mümkün olamadığını, bu tutarların memur olan kendileri tarafından ödenmesinin de mümkün olmadığını,
Belediyelerin eğitim yardımında bulunmalarının mevzuata uygun olduğunu, Sayıştay Başkanlığının görüşü alınarak çıkarılan ...Belediyesi Sosyal Yardım Yönetmeliğinde bu yardımların yapılacağının düzenlendiğini, dolayısıyla bu ödemelerin kamu zararı olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığını,
Yapılan ödemelerin kanuni dayanağı olan ve ilgililerine ödendiğinde şüphe olmayan ödemeler olduğunu, öğrencilerin iyi bir eğitim almalarına katkı sağlandığını, yapılan yardımın topluma çok daha fazla katkı sağlayacağının açık olduğunu, ...Belediyesinin ekli listede yer alan okulları yeniden yaparak Milli Eğitim Müdürlüğünün hizmetine sunduğunu, bu konuda yaptığı harcamalarla Türkiye’de bir numara olduğunu,
Yukarıda açıklanan gerekçelerle Temyiz Kurulu İlamının kanuna aykırılık nedeni ile düzeltilmesini ve beraat hükmü verilmesini talep etmişlerdir.
Başsavcılık mütalaasında;
“... ...Belediyesinin 2013 yılı hesabının 5 inci Dairece yargılanması sonucunda düzenlenen 12.03.2015 karar tarihli ve 212 no.lu ilamın 39 uncu maddesinde yer alan tazmin hükmünü Harcama Yetkilisi sıfatıyla temyiz eden ...’nun yaptığı temyiz başvurusu üzerine Temyiz Kurulunca verilen 27.09.2016/42182 sayılı kararın Karar Düzeltilmesi yoluyla bozulması talebiyle adı geçen tarafından verilen ve ilgideki yazı ile Başsavcılığa intikal ettirilen dilekçe ve ekleri incelendi.
Daire kararının 39 uncu maddesinde özetle; ...Belediyesi ile ...Koleji arasında yapılan protokol hükümlerine dayanılarak, adı geçen lise öğrencilerinin özel okul harcamalarının bütçeden karşılanması sonucu oluşan ... TL tutarındaki kamu zararının belirtilen sorumlulara müştereken ve müteselsilen işleyecek faiziyle birlikte ödettirilmesine ve mevzuata aykırı olarak eğitim yardımında bulunulmasına neden olan sorumlular hakkında gerekli İşlemlerin yapılması için konunun İçişleri Bakanlığına yazılmasına karar verildiği belirtilmektedir.
Karar düzeltme talebi dilekçesinde özetle, kurum tarafından yapılan eğitim yardımının anayasaya aykırı bir işlem olmadığı, belediyelere 5393 sayılı Kanunun 14 üncü maddesiyle eğitimi destekleme görevinin verildiği, 07.08.2014 tarih ve 29081 sayılı resmi Gazetede yayımlanan 2014- 2015 Eğitim Öğretim Yılında Özel Okullarda Öğrenim Gören Öğrenciler İçin Eğitim ve Öğretim Desteği Verilmesine İlişkin Tebliğ aynen alınarak özel öğretim kurumlarında eğitim gören öğrencilere Devlet desteği verileceğinin bu tebliğ ile hüküm altına alındığı, bu öğrencilere aynı ve nakdi yardım verilmesi konusunun yasal dayanağının bulunduğu ve 5018 saydı Kanunun 71-g maddesine göre kamu zararı olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı, 2010-2014 dönemine ilişkin olarak hazırlanmış olan Stratejik Planında yer alan Yoksul aile Çocuklarının Eğitim-Öğretim Sürecinde Desteklenmesi projesi kapsamında Özel Lider Şİşli Koleji ile protokol yapılarak kurum tarafından belirlenen öğrencilerin eğitim bedellerinin Eğitim-Öğretim yardımı adı altında adı geçen kuruma ödendiği, ödemenin doğrudan eğitim kurumuna yapılmış olmasının eğitim yardımının öğrencilere yapıldığı gerçeğini değiştirmeyeceğini, yapılan yardımların mevzuata uygun olduğu ve kamu zararı olmadığı belirtilerek Temyiz Kurulu Kararının kanuna aykırılık nedeniyle düzeltilmesi ve beraat kararı verilmesi talep edilmektedir.
Yapılan savunmada, ...Belediyesi Eğitim Yardımı yönetmeliği hükümleri gerekçe gösterilerek, adı geçen eğitim kurumu ile ...Belediyesi arasında bir protokol imzalandığı ve bu çerçevede Belediye tarafından belirlenen öğrencilerin eğitim-öğretim giderlerini karşılamayı taahhüt ettiği, ihtiyaç sahibi öğrencilere komisyon tarafından belirlenen ve Başkan tarafından onaylanan tutarlardaki öğrenci bursunun, protokol çerçevesinde İstenilen eğitimin verilmesi karşılığında adı geçen kuruma ödendiği anlaşılmaktadır.
Belediyelerin görev yetki ve sorumlulukları 5393 sayılı Belediye Kanununun 14 ve 15 inci maddelerinde, belediyelerin giderleri de aynı kanunun 60 inci maddesinde belirlenmiştir. Buna göre, belediye bütçesinden yapılan harcamanın öncelikle mahalli müşterek bir ihtiyacı karşılanmasına yönelik olması, 5393 sayılı Belediye Kanununun 14 üncü maddesinde sayılan görev ve sorumluluklar arasında bulunması ve aynı Kanun'un 60 inci maddesinde sayılan giderler arasında yer alması gerekmektedir.
Belediyenin görev ve sorumlulukları 5393 sayılı Belediye Kanunun 14 üncü maddesinde sayılmış olup, maddenin eğitimle ilgili hükmü yukarıda belirtilmiştir. Sorumluların dayanak olarak gösterdikleri cümle ise hükmün içerisindeki kelimelerin bir araya getirilerek oluşturulduğu görülmektedir. Bu hükme dayanılarak özel bir eğitim kuruntuyla protokol yapılarak belirlenen öğrencilerin eğitim-öğretim giderlerinin adı geçen eğitim kurumuna yapılması mümkün değildir, böyle bir protokol yapılmasına bu madde hükmü cevaz vermemektedir.
Kanunun 15 inci maddesinde İse belediyenin yetkileri sayılmış olup, belediyenin yapmış olduğu bu ödemenin dayanağını oluşturabilecek bir yetki mevcut değildir. Sadece (a) bendinde, “Belde sakinlerinin mahallî müşterek nitelikteki ihtiyaçlarım karşılamak amacıyla her türlü faaliyet ve girişimde bulunmak.” şeklinde belediyelere geniş bir yetki verilmiş olup, böyle bir harcamanın yapılmasına verilen bu yetki de yapılan harcama belde sakinlerinin mahallî müşterek nitelikteki ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla yapılmadığı için cevaz vermemektedir.
Özel okullarda okuyan öğrencilerin özel okul harcamalarının bütçeden karşılanması, aynı zamanda ...Belediyesi Eğitim Yardımı Yönetmeliği hükümlerine de aykırılık teşkil etmektedir. Zira söz konusu Yönetmeliğin 16 ııcı maddesinde, Eğitim Yardımı almaya hak kazanan her öğrenci İçin bir dosya açılacağı ve eğitim yardımı numarası verileceği belirtilerek eğitim yardımının kapsamı, kontenjanı, duyuru şekli, yardım miktarı, öğrencilerden aranacak nitelikler, yardımdan yararlanmak için yapılacak başvuru şekli, istenecek belgeler, Eğitim Yardımı Değerlendirme Komisyonunun kuruluş şekli, Komisyonun görev ve yetkileri ve eğitim yardımının kayıt altına alınması kuralları ayrıntılı olarak düzenlenmiş olup, bu düzenlemeler arasında özel okullarda okuyan öğrencilerin eğitim öğretim bedelinin karşılanmasına cevaz veren bir hükme yer verilmemiştir. Anılan Yönetmeliğin hükümlerinden, Yönetmelikte belirtilen eğitim yardımının Devlete ait ilköğretim ve ortaöğretim okullarında ya da üniversitelerde okuyup Yönetmelikte belirtilen diğer şartlan taşıyan öğrencilere burs veya harçlık niteliğinde yapılan ödemelerle sınırlı olduğu anlaşılmaktadır.
Eğitim yardımı için konulan ödeneğin özel bir kolej için kullanılması mümkün değildir. Yine anılan Yönetmeliğin 18 inci maddesinde, eğitim yardımı almaya hak kazananlara yapılacak ödemelerin, aylık periyotlar halinde ve Eğitim Yardımı Değerlendirme Komisyonunun uygun göreceği şekillerden biriyle (Belediye Veznelerinden veya Banka Hesabından) nakit olarak ödeneceği de hüküm altına alınmış olunmasına rağmen, bahse konu ödemeler sözü edilen Koleje yapılmıştır.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri çerçevesinde yapılan ödemelerin, 5018 sayılı Kanunun 71 inci maddesi hükmü gereği, mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması şeklinde olduğu ve kamu zararını oluşturduğu değerlendirilmektedir.
Bu itibarla, sorumluların karar düzeltme taleplerinin reddi yönünde karar verilmesi uygun olur. Arz olunur.” Denilmiştir.
Duruşma talebinde bulunan ... (harcama yetkilisi), ... (harcama yetkilisi) ile duruşmaya katılma talebi Temyiz Kurulunca kabul edilen ...(belediye başkanı) ile Sayıştay Savcısının sözlü açıklamalarının dinlenmesinden ve dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra,
Gereği Görüşüldü
Yürütülmekte olan ...Koleji projesi kapsamında, ...Belediyesi ile ...Koleji arasında yapılan protokol hükümleri gereğince, desteklenen öğrencilerin özel okul harcamalarının, Belediye Bütçesinden ödenmesi sonucu ...-TL’ye verilen tazmin hükmünün, 27.09.2016 tarih ve 42181 tutanak sayılı Sayıştay Temyiz Kurulu Kararının 5. Maddesi ile tasdikine karar verilmiştir.
Belediyelerin görev, yetki ve sorumlulukları 5393 sayılı Belediye Kanununun 14 ve 15 inci maddelerinde, belediyelerin giderleri de aynı kanunun 60 ıncı maddesinde belirlenmiştir. Buna göre, belediye bütçesinden yapılan harcamanın öncelikle mahalli müşterek bir ihtiyacı karşılanmasına yönelik olması, 5393 sayılı Belediye Kanununun 14 üncü maddesinde sayılan görev ve sorumluluklar arasında bulunması ve aynı Kanun'un 60 ıncı maddesinde sayılan giderler arasında yer alması gerekmektedir. 5393 sayılı Belediye Kanunu'nda öğrencilerin özel okullarda öğrenim görmesini sağlamak, belediyenin görevleri arasında gösterilmediği gibi, özel okullarda öğrenim gören öğrencilerin eğitim giderleri de belediyelerin yapabileceği giderler arasında yer almamaktadır.
Diğer yandan, bir hizmetin mahalli müşterek ihtiyaç olarak nitelenebilmesi için; herhangi bir yerel yönetim biriminin sınırları içinde yaşayan kişi, aile, zümre ya da sınıfın özel çıkarlarını değil, aynı yörede birlikte yaşamaktan doğan eylemli durumların yarattığı, yoğunlaştırdığı ve güncelleştirdiği, özünde yerel ve kamusal hizmet karakterinin ağır bastığı ortak ihtiyaç ve beklentileri ifade etmesi gerekmekte olup, belediyeler belediye sınırları içerisindeki mahalli müşterek ihtiyaçları yasalarla sınırları belirlenmiş alanlarda özerk bir biçimde yerine getirebilmeleri gerekmektedir. Nitekim Anayasa Mahkemesinin 24.1.2007 tarihli, E.2005/95 ve K.2007/5 sayılı kararıyla; 5393 sayılı Belediye Kanununun 14 üncü maddesinin ikinci fıkrası olan "Belediye, kanunlarla başka bir kamu kurum ve kuruluşuna verilmeyen mahallî müşterek nitelikteki diğer görev ve hizmetleri de yapar veya yaptırır." hükmü iptal edilmiştir. Dolayısıyla, belediyelerin hangi mahalli müşterek ihtiyacın giderilmesine yönelik hizmet yürütebileceği ve bu hizmetin sınırlarının kanunla belirlenmiş olması gerekmektedir.
Her ne kadar, 5393 sayılı Belediyeler Kanununun 14 üncü maddesinde, mahalli müşterek nitelikte olmak şatıyla öğrencilere malzeme vermek ve gerekli desteği sağlamak belediyelerin görevleri arasında sayılmış ise de; bu destek özel okullarda okutmak şeklinde değil kırtasiye gibi ayni yardımlar şeklinde yapılabilecek desteklerdir.
Diğer taraftan, özel okullarda okuyan öğrencilerin özel okul harcamalarının bütçeden karşılanması, aynı zamanda ...Belediyesi Eğitim Yardımı Yönetmeliği hükümlerine de aykırılık teşkil etmektedir. Zira söz konusu Yönetmeliğin 1 inci maddesinde,
“Bu Yönetmelik, ...Belediyesi Stratejik Planında “Yoksul Aile Çocuklarının Eğitim-Öğretim Sürecinde Desteklenmesi” stratejik amacına yönelik olarak hazırlanmış olan V.1.2.4 faaliyet numaralı proje uyarınca karşılıksız olarak yapılacak eğitim yardımının usul ve esaslarını belirlemek amacıyla düzenlenmiştir.” hükmü yer almaktadır. Dolayısıyla, bahsedilen amaçla yapılacak eğitim yardımlarının da bu Yönetmelik hükümleri doğrultusunda dağıtılması gerekmektedir.
Söz konusu Yönetmeliğin Kapsam başlıklı 2 nci maddesinde; bu Yönetmeliğin ...Belediyesi sınırlan içerisinde ikamet eden ve yine ...Belediyesi sınırları içerisindeki ilköğretim ve ortaöğretim okullarında eğitim veya ... ilinde bulunan üniversitelerde ön lisans, lisans, yüksek lisans ve doktora öğretimi alan yardıma muhtaç ailelerin öğrencileri ile şehit çocuğu, yetim, öksüz, ve özürlü (engelli) öğrencileri kapsadığı,
5 inci maddesinde; öğrencilere tahsis edilecek eğitim yardımlarının bütçe imkanları ve ...İlçesi sınırları içindeki öğrenci sayısı dikkate alınarak "Eğitim Yardımı Değerlendirme Komisyonu" tarafından belirleneceği ve Belediye Başkanının uygun görüşü ile kesinleşeceği,
6 ncı maddesinde; eğitim yardımı kontenjanları ve müracaat tarihlerinin, ilan, afiş. pankart, basın yayın araçları ve internet yoluyla okul, öğrenci ve ailelerine duyurulacağı,
7 inci maddesinde; her kademedeki öğrenci burslarının, ödenek imkanları doğrultusunda, "Eğitim Yardımı Değerlendirme Komisyonu" tarafından belirleneceği ve Belediye Başkanının onayı ile kesinleşeceği,
9 uncu maddesinde; eğitim yardımı için müracaat eden öğrencilerden;
İlköğretim ve ortaöğretim okullarında okuyan öğrenciler için; Ailesinin ...Belediyesi sınırları içerisinde ikamet ediyor olması, ...Belediyesi sınırları içerisinde bulunan ilköğretim veya ortaöğretim okullarında okuyor olması ve İhtiyaç sahibi olması şartlarının aranacağı,
Üniversitede okuyan öğrenciler için; öğrencinin veya ailesinin ...Belediyesi sınırları içerisinde ikamet ediyor olması, ... il sınırları içerisindeki üniversitelerde ön lisans, lisans, yüksek lisans veya doktora öğrenimi görmesi ve ihtiyaç sahibi olması şartlarının aranacağı,
11 inci maddesinde; eğitim yardımı başvurularında istenilecek belgelerin; form dilekçe, nüfus kayıt örneği, ikametgah belgesi, aile gelir beyanı ve öğrenim görülen okul ve öğretim kurumlarından alınacak öğrenim belgelerinden oluştuğu,
12 inci maddesinde; "Eğitim Yardımı Değerlendirme Komisyonu"nun Belediye Başkanının olurlarıyla, bir Başkan Yardımcısının başkanlığında, birim amirlerinin arasından görevlendirilmiş toplam beş kişiden oluşacağı,
13 üncü maddesinde; "Eğitim Yardımı Değerlendirme Komisyonu"nun görev ve yetkilerinin,
a) Eğitim yardımı müracaat şartlarını, süresini ve ödeme şeklini belirleyerek karar altına almak ve ilan etmek.
b) Eğitim Yardımı verilecek ihtiyaç sahibi öğrencilerin belirlenmesini sağlayacak "Öğrenci Bilgi Değerlendirme Formu"nu hazırlamak.
c) İlgili Makamlara sunulmak üzere, bütçe imkanları doğrultusunda asgari ve azami olmak üzere eğitim yardımından yararlandırılacak öğrenci sayılarını ve eğitim yardımı miktarlarını belirlemek.
d) Eğitim yardımı kontenjanlarını esas alarak en çok ihtiyaç sahibi öğrencilerden başlamak üzere, eğitim yardımı başvurularım bu yönetmelik hükümleri doğrultusunda incelemek, eğitim yardımı alması yerinde bulunan öğrencileri belirlemek ve elverişli araçlarla duyurmak.
e) Eğitim yardımı verilmesi sisteminin gerektirdiği, birimler arası koordinasyonu sağlamak olduğu,
16 ncı maddesinde; Eğitim Yardımı almaya hak kazanan her öğrenci için bir dosya açılacağı ve eğitim yardımı numarası verileceği belirtilerek eğitim yardımının kapsamı, kontenjanı, duyuru şekli, yardım miktarı, öğrencilerden aranacak nitelikler, yardımdan yararlanmak için yapılacak başvuru şekli, istenecek belgeler, Eğitim Yardımı Değerlendirme Komisyonunun kuruluş şekli, Komisyonun görev ve yetkileri ve eğitim yardımının kayıt altına alınması kuralları ayrıntılı olarak düzenlenmiş olup, bu düzenlemeler arasında özel okullarda okuyan öğrencilerin eğitim öğretim bedelinin karşılanmasına cevaz veren bir hükme yer verilmemiştir. Anılan Yönetmeliğin zikredilen hükümleri bir arada değerlendirildiğinde, Yönetmelikte belirtilen eğitim yardımının Devlete ait ilköğretim ve ortaöğretim okullarında ya da üniversitelerde okuyup Yönetmelikte belirtilen diğer şartları taşıyan öğrencilere burs veya harçlık niteliğinde yapılan ödemelerle sınırlı olduğu anlaşılmaktadır.
Eğitim yardımı için konulan ödeneğin özel bir kolej için kullanılması mümkün görünmemektedir. Mevcut durumda, belirli bir okulla protokol yapılması her türlü sübjektif değerlendirmeye açık olduğu gibi kaynakların etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak kullanılmasını teminden de uzaktır.
Yine anılan Yönetmeliğin 18 inci maddesinde, eğitim yardımı almaya hak kazananlara yapılacak ödemelerin, aylık periyotlar halinde ve Eğitim Yardımı Değerlendirme Komisyonunun uygun göreceği şekillerden biriyle (Belediye Veznelerinden veya Banka Hesabından) nakit olarak ödeneceği de hüküm altına alınmış olmasına rağmen, bahse konu ödeme sözü edilen Koleje yapılmıştır. Ayrıca Yönetmelikte öngörülen kurallara uyulmadığı için eğitim öğretim bedeli ödenen öğrencilerin hangi kriterlere göre seçildikleri de ilgili dosyalarında nesnel olarak belli değildir.
Yukarıdaki hükümler bir arada değerlendirildiğinde, ...Belediyesi Bütçesinden her mali yılda yapılacak eğitim yardımı için, ilgili eğitim-öğretim yılında yardım yapılacak öğrenci kontenjanının, her kademedeki öğrenciye ödenecek tutarın, müracaat tarihlerinin önceden belirlenerek Belediye Başkanının onayına sunulması ve onayı müteakip her çeşit ilan aracı kullanılarak duyurulması gerekmektedir. Yapılan başvurular arasından yardımı hak eden öğrencilere yapılacak ödemelerin de belirli dönemlerde nakit olarak ödenmesi gerekmektedir.
Rapor dosyası ve ekleri incelendiğine; ...Belediyesi ile ...Koleji arasında imzalanan protokol ile, ...Belediyesi verilecek eğitim-öğretim hizmeti karşılığında 140 öğrencinin yıllık eğitim-öğretim giderlerini her yılın 9 aylık eğitim-öğretim dönemi boyunca karşılamayı taahhüt etmektedir. Buna karşın, ilişikli olarak gösterilen ödeme emri belgeleri ile eki belgelerinin incelenmesi sonucunda, bahsi geçen öğrencilerden bazılarının ...ilçesi sınırları dışında ikamet ettikleri halde bu yardımdan faydalandırıldıkları (28.02.2013 tarih ve 3633 yevmiye numaralı Ödeme Emri Belgesine ekli listeler), bazı ödeme emri belgelerine ekli faturalarda yer alan öğrenci sayısının ise listelerde yer alan burslu öğrenci sayılarından fazla gösterildiği (07.10.2013-17212 ile 15.11.2013-19381 tarih ve yevmiye numaralı Ödeme Emri Belgelerine ekli listeler) tespit edilmiştir. Diğer taraftan, ödemeler doğrudan ilgili özel eğitim kurumuna yapılmıştır. Bu şartlar altında yapılan ödemeler açıkça mevzuata aykırılık teşkil etmektedir.
Sorumluların dilekçelerinde sözünü ettiği kanuni düzenlemeler ve tebliğ hükümleri, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından özel okullarda okuyan öğrencilere verilecek eğitim-öğretim yardımını düzenlemekte olup, belediyelerin bu kapsamda değerlendirilmesi mümkün değildir.
Bu itibarla; 27.09.2016 tarih ve 42181 tutanak sayılı Temyiz Kurulu Kararının 5. maddesinde ( 212 sayılı ilamın 39. maddesini tasdik eden) KARAR DÜZELTİLMESİNE MAHAL OLMADIĞINA, (Üyeler …, … ile …’ın aşağıda yazılı karşı oy gerekçesine karşı) oyçokluğuyla,
Karar verildiği 07.02.2018 tarih ve 44051 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.
Karşı oy gerekçesi
Üye …’nün karşı oy gerekçesi;
Yürütülmekte olan ...Koleji projesi kapsamında, ...Belediyesi ile ...Koleji arasında yapılan protokol hükümleri gereğince, desteklenen öğrencilerin özel okul harcamalarının, Belediye Bütçesinden ödenmiş olması nedeniyle verilen tazmin hükmünün, 27.09.2016 tarih ve 42181 tutanak sayılı Sayıştay Temyiz Kurulu Kararının 5. maddesi ile tasdikine karar verilmiş, bu kararın düzeltilmesi talebiyle müracaatta bulunulmuştur.
Sorumlular konuyla ilgili olarak yaptıkları savunmalarında; sözkonusu harcamanın, “Yoksul Aile Çocuklarının Eğitim-Öğretim Sürecinde Desteklenmesi” projesinin bir gereği olduğunu, anılan projenin esasını, yoksul ailelerin, başarı çocuklarının öğrenim giderlerinin karşılanması suretiyle desteklenmesinin oluşturduğunu, ...Belediyesinin 2010-2014 dönemine ilişkin olarak hazırlanmış bulunan “Stratejik Planı”nda ...faaliyet numaralı “Yoksul Aile Çocuklarının Eğitim-Öğretim Sürecinde Desteklenmesi” projesi kapsamında, ...ilçesi sınırları içinde yoksul ailelerin yetenekli ve yaratıcı kabiliyeti haiz çocuklarının tespiti yapılarak ve okul öncesinden başlayarak “birebir danışman öğretmen destekli, grup içerisinde uygulamalı; öğrencinin yetenek ve yaratıcılığını çıkartmaya ve bu yanları geliştirmeye yönelik; gözlem ve deneye dayalı, geleceğin bilim insanlarını yaratma hedefli yabancı dil ağırlık eğitim projesi” geliştirildiğini, ...Belediye Meclisi’nin kabulü, Büyükşehir Belediye Başkanı’nın onayı ile yürürlüğe girmiş olan ...Belediyesi Eğitim Yardımı Yönetmeliğinin; Eğitim Yardımı Değerlendirme Komisyonu tarafından belirlen kontenjan dâhilinde, 9 uncu maddesinde belirtilen nitelikleri haiz öğrencilere, yine Eğitim Yardımı Değerlendirme Komisyonu tarafından belirlenen ve Belediye Başkanının onayı ile kesinleşen tutarlarda öğrenciye burs vermeye imkan verdiğini, Başkanlık Makamı ve Eğitim Yardımı Değerlendirme Komisyonunun, projede belirtilen eğitim olanaklarına sahip kurumların araştırmasını yaptığını ve “...Koleji”nin söz konusu projeye uygun eğitim olanağı sağladığının tespit edildiğini ve ...Koleji ile protokol yapıldığını, Eğitim Yardımı Değerlendirme Komisyonu’nun savunma ekinde örnekleri sunulan ve ...ilçesi sınırları içerisinde yaşayan yoksul ailelerin projeye uygun çocuklarının belirlemesine yönelik olarak yaptığı çalışma sonucunda; Başkanlık Makamınca da onaylanan isim ve sayıda öğrencinin, öğrenim bedellerinin “EĞİTİM-ÖĞRETİM BURSU” olarak ...Kolejine ödendiğini, yapılan ödemenin, Meclis Kararı, Belediyenin Kurumsal Planı ve “...Belediyesi Eğitim Yardımı Yönetmeliği” hükümleri çerçevesinde gerçekleştirilmiş olduğunu ifade etmişlerdir. Belediyenin eğitime ve yoksul aile çocuklarına destek konusunda bilinen yöntemlerin dışında, bir kolejle protokol imzalamak ve başaralı yoksul öğrencileri buruda okutmak gibi farklı bir yol tercih etti görülmektedir.
5393 sayılı Belediye Kanununun Hemşehri Hukuku başlıklı 13 üncü maddesinde, hemşehrilerin, belediye idaresinin yardımlarından yararlanma hakları olduğu belirtildikten sonra, aynı Kanunun 14 üncü maddesinde, belediyenin mahalli, müşterek nitelikte olmak şartıyla sosyal hizmet ve yardım yapabileceği hüküm altına alınmış ve belediyenin görev, sorumluluk ve yetki alanının belediye sınırlarını kapsadığı, 60. maddesinde de belediyenin giderleri arasında, dar gelirli, yoksul, muhtaç ve kimsesizler ile engellilere yapılacak sosyal hizmet ve yardımlara da yer verildiği görülmektedir. Ayrıca, 5393 sayılı Kanunla bazı belediyelere, meclis kararıyla belli şartlarla eğitim kurumlarına ortak olabilme imkanı sağlanmış, eğitimi geliştirecek projelere İçişleri Bakanlığının onayı ile ücretsiz veya düşük bir bedelle amacı dışında kullanılmamak kaydıyla taşınmaz tahsis edebilme hakkı verilmiştir. Yine belediyeler kendi görev ve sorumluluk alanına giren konularda, dernek ve vakıflar ile ortak hizmet projeleri gerçekleştirebilmekte, 60. madde çerçevesinde de yapmış oldukları ortak hizmet ve proje giderlerini ödeyebilmektedir.
Öte yandan 8/2/2007 tarihli ve 5580 sayılı Özel öğretim Kurumları Kanununun Ek 1 inci maddesi ile örgün eğitim yapan özel ilkokul, özel ortaokul ve özel liselerde öğrenim gören Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı öğrenciler için, okulun öğrenim süresini aşmamak üzere, eğitim ve öğretim desteği verilebilmektedir. Esasen belediyeler belde halkının sosyal ihtiyaçlarını belirlemede ve bu ihtiyaçları karşılamada merkezi yönetime göre daha avantajlı bir konumdadırlar.
2828 sayılı Sosyal Hizmet Kanununun 3. maddesine göre, “"Sosyal Hizmetler"; kişi ve ailelerin kendi bünye ve çevre şartlarından doğan veya kontrolleri dışında oluşan maddi, manevi ve sosyal yoksunluklarının giderilmesine ve ihtiyaçlarının karşılanmasına, sosyal sorunlarının önlenmesi ve çözümlenmesine yardımcı olunmasını ve hayat standartlarının iyileştirilmesi ve yükseltilmesini amaçlayan sistemli ve programlı hizmetler bütününü”, ifade etmektedir. Bu tanım çerçevesinde ...gibi gelir dağılımında önemli farklılıkların olduğu bir bölgede, başarılı yoksul aile çocuklarına daha vasıflı bir eğitim sağlama yönünde geliştirilen eğitim projesinin bir sosyal hizmet olmadığı söylenemez. Sosyal yardımlar, yoksunluğun derecesine ve çeşidine göre değişebilir. Günümüzde aileler için en önemli yoksunluk, eğitim yoksunluğuna dönüşmüştür. Yoksul aile için çocuklarına sunacağı eğitim yoksunluğu temel ihtiyaçlardan bile daha öncelikli hale gelmektedir.
Tüm bu düzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde, her ne kadar belediyece çıkartılan yönetmeliğin lafzına aykırı olan uygulamalar yapılmış ise de, dar gelirli, yoksul ve muhtaçlara yardım etmek, sosyal hizmet üretmek, belediyenin asli görevi olduğu, “Yoksul Aile Çocuklarının Eğitim-Öğretim Sürecinde Desteklenmesi” projesi kapsamında da, bir eğitim desteği sağlanmış olduğu ve Eğitim Yardımı Değerlendirme Komisyonu tarafından belirlenen yoksul öğrencilerin bu imkandan yararlandırıldığı savunması karşısında konunun tekrar değerlendirebilmesi için karar düzeltme talebinin kabul edilmesi gerekir”
Üyeler … ile …’ın karşı oy gerekçesi;
5393 sayılı Belediye Kanununun “Belediyenin görev ve sorumlulukları“ başlıklı 14 üncü maddesinin birinci fıkrasının b) bendinde;
“Devlete ait her derecedeki okul binalarının inşaatı ile bakım ve onarımını yapabilir veya yaptırabilir, her türlü araç, gereç ve malzeme ihtiyaçlarını karşılayabilir.” denilmek suretiyle, belediyelerin, devlete ait okullarda yürütülen eğitim öğretim faaliyetlerine katkıda bulunabileceği belirtilmiştir.
Dolayısıyla eğitim yardımının 5393 sayılı Belediye Kanununun 14 üncü maddesinin (b) bendi hükmüne istinaden yapılması mümkün olduğundan dilekçinin karar düzeltilmesine ilişkin talebinin kabul edilerek, 27.09.2016 tarih ve 42181 tutanak sayılı Temyiz Kurulu Kararının 5. Maddesinin ( 212 sayılı ilamın 39. maddesini tasdik eden) düzeltilerek, 212 sayılı ilamın 39. maddesi ile verilen ... TL’ye ilişkin tazmin hükmünün kaldırılmasına karar verilmesi gerekir.
Konu: Öğrencilerin özel okul harcamalarının Belediye bütçesinden ödenmesi
212 sayılı ilamın 39 uncu maddesiyle; yürütülmekte olan ...Koleji projesi kapsamında, ...Belediyesi ile ...Koleji arasında yapılan protokol hükümleri gereğince, desteklenen öğrencilerin özel okul harcamalarının, Belediye Bütçesinden ödenmesi sonucu ...-TL’ye verilen tazmin hükmünün, 27.09.2016 tarih ve 42181 tutanak sayılı Sayıştay Temyiz Kurulu Kararının 5. Maddesi ile tasdikine karar verilmiştir.
İlamda harcama yetkilisi sıfatıyla sorumlu tutulan ... ile ...’nun aynı mahiyetteki temyiz dilekçesinde özetle;
Anayasanın 10. Maddesinde; “kanun önünde eşitlik” ilkesinin, 42. Maddesinde de “Eğitim ve Öğrenim Hakkı ve Ödevi”nin düzenlendiğini, bu anayasal düzenlemeler çerçevesinde konu değerlendirildiğinde, eğitim ve öğrenim hakkının tüm Türk Vatandaşları için bir hak ve ödev olduğunu, devletin maddi imkânları bulunmayan öğrencilere yardım yapabileceğini, başarılı ve yardıma muhtaç öğrencilere kurum tarafından eğitim yardımı yapılmasının esasen anayasaya aykırı bir işlem olmadığını,
Ayrıca: 5393 sayılı Belediye Kanunun 14. Maddesiyle belediyelere eğitimi destekleme görevi verildiğini
7.8.2014 tarih ve 29081 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan “2014-2015 Eğitim ve Öğretim Yılında Özel Okullarda Öğrenim Gören Öğrenciler İçin Eğitim ve Öğretim Desteği Verilmesine İlişkin Tebliğ” e göre;
Bilindiği üzere, 8/2/2007 tarihli ve 5580 sayılı özel öğretim Kurumları Kanununun Ek 1 inci maddesinin ikinci, üçüncü, dördüncü, beşinci ve sekizinci fıkralarında;
“Bu Kanun kapsamında örgün eğitim yapan özel ilkokul, özel ortaokul ve özel liselerde öğrenim gören Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı öğrenciler için, resmî okullarda öğrenim gören bir öğrencinin okul türüne göre her kademede okulun öğrenim süresini aşmamak üzere, eğitim ve öğretim desteği verilebilir. Bu fıkra kapsamındaki eğitim ve öğretim desteğinden özel okul öncesi eğitim kurumlarından eğitim alanlar da, 48-66 ay arasında olmak şartıyla en fazla bir eğitim-öğretim yılı süresince yararlandırılabilir.
Eğitim ve öğretim desteği, Bakanlıkça eğitim kademelerine göre her bir derslik için belirlenen asgari öğrenci sayısının üzerinde ve her hâlükârda derslik başına belirlenen azami öğrenci sayısını geçmemek üzere verilebilir. Eğitim ve öğretim desteği verilecek toplam öğrenci sayısı her yıl Maliye Bakanlığı ve Bakanlıkça müştereken belirlenir.
Eğitim ve öğretim desteği; yörenin kalkınmada öncelik derecesi ve gelişmişlik durumu, öğrencinin ailesinin gelir düzeyi, eğitim bölgesinin öğrenci sayısı, desteklenen öğrenci ve Öğrencinin gideceği okulun başarı seviyeleri ile öncelikli öğrenciler gibi ölçütler ayrı ayrı veya birlikte dikkate alınarak verilebilir.
Söz konusu eğitim öğretim hizmetini sunan veya yararlananların, gerçek dışı beyanda bulunmak suretiyle fazladan ödemeye sebebiyet vermeleri durumunda bu tutarların, ödemenin yapıldığı tarihten itibaren 6183 sayılı Kanunun 51 inci maddesine göre hesaplanacak gecikme zammı ile birlikte bir ay içinde ödenmesi, yapılacak tebligatla sebebiyet verenlerden istenir. Bu süre içinde ödenmemesi hâlinde bu tutarlar, anılan Kanun hükümlerine göre Maliye Bakanlığına bağlı vergi daireleri tarafından takip ve tahsil edilir. Bu fiillerin tekrarı hâlinde, ayrıca kurum açma izinleri iptal edilir.
Bu madde kapsamında Bakanlıkta istihdam edileceklerde aranacak şartlar, eğitim ve öğretim desteğinin verilmesine ilişkin ölçütler, desteğin verileceği eğitim kurumu türleri, eğitim kademeleri ve kurumlar itibarıyla verilecek destek tutarları, eğitim ve öğretim desteğinin kontrol ve denetimi ile bu maddenin uygulanmasına ilişkin diğer usul ve esaslar Maliye Bakanlığı ve Bakanlıkça müştereken hazırlanan yönetmelikle belirlenir.” hükümlerinin yer aldığını,
Diğer taraftan 5580 sayılı Kanun hükümleri doğrultusunda; 23/10/2012 tarihli ve 28450 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Milli Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumlan Yönetmeliğinin Ek 2 nci maddesinin birinci fıkrasında “Kanunun Ek-1 inci maddesine göre her yıl Temmuz ayında Maliye Bakanlığı ile müştereken hazırlanacak olan tebliğde illere göre belirlenen sayıdaki öğrenciler için Ek-10’da yer alan okul türleri ve gruplarına göre eğitim ve öğretim desteği verilebilir. Tebliğde; her bir öğrenci için verilebilecek eğitim öğretim desteği tutarı resmi okullarda öğrenim gören bir öğrencinin okul öncesi, ilkokul, ortaokul ve liselerde Devlete maliyetinin bir buçuk katını geçmemek üzere, bir önceki yılın verileri esas alınarak belirlenir.” hükmüne yer verildiğini,
Bu kapsamda, eğitim ve öğretim desteği verilecek okul kademe ve türleri, destek tutarları, öğrenci sayısı ve bunlara ilişkin diğer hususların aşağıda belirtildiğini,
1 - 5580 sayılı Kanun kapsamında açılan özel okul öncesi, ilkokul, ortaokul ve ortaöğretim okul türlerinde öğrenim gören her bir öğrenciye verilecek eğitim ve öğretim desteği tutarları aşağıdaki Tablo-1’de yer almaktadır.
Tablo-1: Eğitim Öğretim Desteği Verilen Okul Türleri, Destek Tutarları ve Öğrenci Sayıları
S.No Okul Türü Destek Tutarı (TL) Destek Verilecek Öğrenci Sayısı
1 Okul Öncesi Eğitim Kurumu 2.500 50.000
2 İlkokul 3.000 50.000
3 Ortaokul 3.500 75.000
4 Lise 3.500 75.000
5 Temel Lise 3.000
Toplam 250.000
2- 2014-2015 eğitim ve öğretim yılında yukarıdaki Tablo-1’de sayılan okul kademe ve türleri için toplam 250 bin öğrenciye eğitim ve öğretim desteği verilecektir.
3 - İllere göre eğitim ve öğretim desteği verilecek okul kademe ve türleri, öğrenci sayısı, öğrenci ve okul seçilmesine ilişkin ölçütler ile diğer ilgili hususlar Milli Eğitim Bakanlığı tarafından yayımlanacak kılavuzda belirtilecektir.
4 - Sosyo-ekonomik gelişmişlik seviyelerine göre eğitim ve öğretim desteği verilecek öğrencilerin illere dağıtımında aşağıdaki tabloda yer alan katsayılar kullanılacaktır.
Tablo-2: Sosyo-Ekonomik Gelişmişlik Seviyeleri Katsayıları
Sosyo-Ekonomik Gelişmişlik Seviyesi Katsayı
1. Bölge 0,95
2. Bölge 0,95
3. Bölge 1,00
4. Bölge 1,00
5. Bölge 1,20
6. Bölge 1,30
5 - Okul öncesi eğitime devam eden öğrencilerden 48-66 ay yaş grubunda olanlar eğitim öğretim desteğinden yararlanabilir.
6 - İllere okul türlerine göre ayrılan öğrenci kontenjanından az talep gelmesi durumunda Millî Eğitim Bakanlığı boş kalan kontenjanları aynı okul türünden talebin fazla olduğu illerde kullanabilir.
7 - “ Eğitim öğretim desteği, Millî Eğitim Bakanlığı bütçesine bu amaçla konulan ödenekten karşılanır. Ödemeye ilişkin usulleri belirlemeye Millî Eğitim Bakanlığı yetkilidir.
8 - Bu Tebliğde yer almayan hususlarda düzenleme yapmaya ve uygulamada ortaya çıkabilecek tereddütleri gidermeye Maliye Bakanlığı ve Millî Eğitim Bakanlığı yetkilidir.
9 - Maliye Bakanlığı ve Millî Eğitim Bakanlığı tarafından müştereken hazırlanan bu Tebliğ, 2014-2015 eğitim ve öğretim yılı için geçerli olmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
10 - Bu Tebliğ hükümleri Maliye Bakanı ve Milli Eğitim Bakanı tarafından yürütülür.
Tebliğ olunur.(Yürüklükteki en son Tebliğden alınmıştır.)
Konu incelendiğinde, 8.2.2007 tarih ve 5580 sayılı Özel öğretim Kurumları Kanunu ile özel ilkokul ortaokul ve liselerde eğitim gören öğrencilere devlet desteği verileceğinin hüküm altına alındığını,
3.12.2013 tarih ve 37976 sayılı Temyiz Kurulu Kararıyla özel okulda okuyan öğrenciler ile ilgili olarak belediyece yapılan yardımlarla ilgili olarak verilen tazmin hükmünün kaldırıldığını, tazmin hükmünün kaldırılma gerekçeleri arasında özel üniversitelere devlet yardımı yapılmasının da belirtildiğini, yani devletin yardım yaptığı bir konuda belediyelerin de yardımda bulunmasının yerinde görüldüğünü,
Özel okullarda eğitim gören öğrencilere ayni ve nakdi yardım verilmesinin yasal dayanağının olduğunu, bu nedenle mevzuata uygun olarak yapılan yardımların 5018 sayılı Kanunun 71-q maddesine göre kamu zararı olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığını,
Bu yardımların kamu hizmetinde kullanılmış olması; Belediye kamu gelirinde azalmaya neden olduğunun iddia edilemeyeceğini, eğitim hizmetinin devlet bütçesinde en büyük kaynağın ayrıldığı hizmet olduğunu, gerekleri ve yararlarının tartışılmaz olduğunu,
Belediyenin 2010-2014 dönemine ilişkin olarak hazırlanmış bulunan “Stratejik Planında “Yoksul Aile Çocuklarının Eğitim-Öğretim Sürecinde Desteklenmesi” projesi kapsamında, ilçe sınırları içinde yoksul ailelerin yetenekli ve yaratıcı kabiliyete haiz çocuklarının tespiti yapılarak ve okul öncesinden başlayarak “birebir danışman öğretmen destekli, grup içerisinde uygulamalı; öğrencinin yetenek ve yaratıcılığını çıkartmaya ve bu yanları geliştirmeye yönelik: gözlem ve deneye davalı- geleceğin bilim insanlarım yaratma hedefli yabancı dil ağırlık eğitim projesinin” geliştirildiğini, anılan projenin objektif esaslar dâhilinde, “...Belediyesi Eğitim Yardımı Yönetmeliğinin” hazırlandığını; ...Belediye Meclisinin kabulü, Büyükşehir Belediye Başkanının onayı ile yürürlüğe girdiğini, Yönetmeliğin, Eğitim Yardımı Değerlendirme Komisyonu tarafından belirlenen kontenjan dâhilinde, 9 uncu maddesinde belirtilen niteliklere haiz öğrencilere, Eğitim Yardımı Değerlendirme Komisyonu tarafından belirlenen ve Belediye Başkanının onayı ile kesinleşen tutarlarda öğrenciye bursu vermeye yetkili kılındığını, Başkanlık Makamı ve Eğitim Yardımı Değerlendirme Komisyonu’nun, “birebir danışman öğretmen destekli, grup içerisinde uygulamalı: öğrencinin yetenek ve yaratıcılığını çıkartmaya ve bu yanları geliştirmeye yönelik: gözlem ve deneye davalı, geleceğin bilim insanlarını yaratma hedefli yabancı dil ağırlık eğitim projesine ilişkin eğitim olanaklarına sahip kurumların araştırmasını yaptığını ve ...Koleji’nin projeye uygun eğitim olanağı sağladığının tespit edildiğini, ...Koleji ile protokol yapıldığını, bu protokol ve Eğitim Yardımı Değerlendirme Komisyonumun ekte örnekleri sunulan ve ilçe sınırları içerisinde öğrenim gören ve yoksul ailelerin projeye uygun çocuklarının belirlemesine yönelik olarak yaptığı çalışma sonucunda; Başkanlık Makamınca da onaylanan isim ve sayıda öğrencinin, yine yukarıda niteliğine yer verilen eğitim hizmetinin verilmesi karşılığında, öğrenim bedellerinin “EĞİTİM-ÖĞRETİM YARDIMI” olarak kuruma ödendiğini
Ek 1: Burs alan bir öğrenciye ait komisyon kararı.
Yapılan ödemenin, Belediyenin Kurumsal Planı ve “...Belediyesi Eğitim Yardımı Yönetmeliği” hükümleri çerçevesinde gerçekleştirildiğini; yasal dayanağının 5393 sayılı yasanın 1 inci fıkrasının (b) bendinin “Gerektiğinde, öğrencilere, (...) malzeme verir ve gerekli desteği sağlar.(...)” şeklindeki düzenlemenin oluşturduğunu,
Projenin amaca uygun olarak gerçekleştirilmesi için tek okulda uygulanmasına karar verildiğini,
Projenin sonuçlarının Ek 2’de sunulan Temel Eğitimden Ortaöğretime Geçiş Sınavı (TEOG) istatistiklerinde de görüldüğünü,
Örneğin; 2013-2014 yıllarında yapılan sınavda öğrencilerin başarısının,
Matematik dalında TEOG 1 sınavında yüzde 97,77; TEOG 2 sınavında yüzde 93,33 olarak gerçekleştiğini,
(Ek 2: Temel Eğitimden Ortaöğretime Geçiş Sınavı (TEOG) istatistikleri.)
İlamlar incelendiğinde özel okullarda okumayı kabul eden kimselerin bu gideri karşılayacak mali güce sahip oldukları seklindeki kabulden hareket edildiğinin görüldüğünü, ancak böyle bir yaklaşımın gerçeği yansıtmadığını, yardım yapılan öğrencilerin genel olarak bölgedeki apartman görevlileriyle, belediye çalışanlarının çocuklarının olduğunu, Belediyenin desteğiyle bu okullarda eğitim görme imkânı kazandıklarını, kendi maddi güçlerinin bu hizmetten yararlanmalarına imkân vermediğini,
...İlçesinin yerleşik nüfusunun 274.420 (31.12.2013 TÜİK Verisi) Popülasvon nüfusunun ise 5.000.000 civarında olduğunu, yerleşik ve popülasyon nüfusu incelendiğinde ...ilçesindeki vatandaşların ülkenin diğer illerinden gelen kişiler olduğunun görüleceğini (...Belediyesi 2014-2019 Stratejik Planı).
Bu vatandaşlara hizmet götürülürken ilçe sakini veya ilçe sakini olmayan diye ayrım yapmanın sosyal belediyecilik ilkesi ile bağdaşmayacağını, ...ilçesinin Anadolu'daki bir ilçe ile karşılaştırılmasının doğru olmayacağını, ... ölçeğinde belediye ile ilişkisi olan vatandaşların ilçede ikamet edenlerle sınırlandırmanın mümkün olmadığını, is ve sosyal hareketliliğin çok yoğun olduğu ilçede belediye hizmetlerinin sadece ikamet edenlerle sınırlandırmanın hem mümkün olmadığını hem de doğru olmadığını, ilçede ikamet etmeyip işyerleri burada olan kişi veya kurumların ilçeye çok büyük maddi ve manevi katkılarının olduğunu, (Örneğin: Çevre Temizlik. Haberleşme, İlan Reklam, Elektrik Tüketim Gelir ve Muhtasar Vergisi vb). ... gerçekleri göz önüne alındığında, belediyede görev yapan birçok personelin ilçede ikamet etmediğinin görüldüğünü, dolayısıyla hizmetin ikamet ile sınırlandırılmasının Anadolu'nun herhangi bir ilçesindeki kadar kolay olmadığı gibi kanunun amacına da uygun olamadığını, bu nedenle belediye yardım uygulamasını ikamet ile değil belediye ile ilişki durumuna göre belirlediğini ve uyguladığını, bu durumun ...’daki tüm ilçeler için geçerli olduğunu,
Ayrıca; 4721 sayılı Türk Medeni Kanununda ikametgâh kavramının yerine yerleşim yeri kavramının getirildiğini, Kanunun 19. maddesinde “ Yerleşim yeri bir kimsenin sürekli kalma niyetiyle oturduğu yerdir” denildiğini, kanun koyucunun belediye hizmetlerinden yararlanmada yerleşim yeri şartını öngörmüş olsaydı, bunu açıkça belirtmesi gerektiğini, Kanunun ilgili maddeleri irdelendiğinde; ...İlçesi sınırları içinde ikamet etmese dahi ...İlçesinde “oturduğu, bulunduğu ve ilişiği olduğu” takdirde hemşeri hukuku çerçevesinde bu hizmetlerden yararlandırılmasının mümkün olduğunu,
5393 sayılı Belediye Kanununun 77. Maddesi ile belediyelere: sağlık, eğitim, spor, çevre, sosyal hizmet ve vardım, kütüphane, park, trafik ve kültür hizmetleri ile yaşlılara, kadın ve çocuklara, özürlülere, yoksul ve düşkünlere yönelik hizmetlerin yapılmasında beldede dayanışma ve katılımı sağlamak amacı ile gönüllü kişilerin katılımına yönelik programlar yapma görevi verildiğini, günümüzde belediyeler kamu hizmetlerini kendi görevlerinin yanı sıra sivil toplum örgütleri ve gönüllülerle birlikte gerçekleştirdiğini, esasen bu katılım olmadan verimli ve etkin bir hizmet sunumunun da söz konusu olmayacağını, ...Belediyesinin uzun yıllardır sivil toplum örgütleri ve gönüllülerin katılımıyla hizmet üretmekte olduğunu, gerek derneklere ve eğitim kurumlarına yapılan yardımlarda gerekse de yapılan gezilerde STK’lardan ve gönüllülerden gelen taleplerin dikkate alındığını,
9 Ekim 2005 tarih ve 25961 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan İl Özel İdaresi ve Belediye Hizmetlerine Gönüllü Katılım Yönetmeliğinde bu hususların düzenlendiğini, 4. Maddedeki gönüllü tanımı incelendiğinde ikametle sınırlandırılmadığını daha geniş olan hemşeri kavramı ile düzenleme yapıldığının görüldüğünü, çalışma alanları başlıklı 5. Maddede de Belediye Kanununun 77. Maddesine benzer bir çerçeve çizildiğini, Özürlülere, yaslılara, çocuklara, kadınlara, gençlere, yoksullara, kimsesizlere yönelik eğitim, kültür, sağlık ve sosyal spor hizmetleri ile tarihi kültürel mirasın ve tabiat varlıklarının yaşatılarak korunması hizmetlerinin belediyelere görev olarak verildiğinin görüldüğünü,
Eğitim Yardım Yönetmeliği hazırlanırken bazı hususların unutulduğunu, çizilen sınırların hayatın gerçekleriyle uyumlu olmadığını, örneğin yurt dışında okuyan öğrencilerin düşünülmediğini, onların da yardıma ihtiyacı olduğunun Belediyeye yapılan başvurularla ortaya çıktığını, gerekli değişikliklerin yapılması için zaman olmadığını, bu amaçla bütçeye konan ödenekten kendilerine yardım edildiğini, kaldı ki ... ikamet eden ve yönetmeliğe uygun olan öğrencilere yapılan yardımlara da tazmin denildiğini,
Tazmin hükmünün bir gerekçesinin de aynı okul öğrencilerine farklı tutarda yardım yapılmasının gösterildiğini, bu yardımların öğrencilerin okula devamları için zorunlu olarak ihtiyaç duydukları miktarların tespit edilerek yapıldığını, bu tutarın öğrencilere göre farklılık göstermesinin son derece doğal olduğunu,
Ödemenin doğrudan eğitim kurumuna yapılmış olmasının, eğitim yardımının öğrencilere yapıldığı gerçeğini değiştirmediğini, yardımın %100, %75, %50, gibi oranlarda belirlenmiş olmasının, öğrencilerin gelir durumunun araştırarak işlem yapıldığını gösterdiğini,
Kanuna uygun bir ödemenin Yönetmelikte belirlenen prosedüre uymamasının yaptırımının tazmin olmaması gerektiğini, aksaklıkların Sayıştay denetim ve sorgulamalarına göre düzeltildiğini, çok büyük tazmin hükümleriyle karsı karsıya kalındığında çözümün zorlaştığını, bu paraların yardım yapılan kimselerden alınmasının mümkün olamadığını, bu tutarların memur olan kendileri tarafından ödenmesinin de mümkün olmadığını,
Belediyelerin eğitim yardımında bulunmalarının mevzuata uygun olduğunu, Sayıştay Başkanlığının görüşü alınarak çıkarılan ...Belediyesi Sosyal Yardım Yönetmeliğinde bu yardımların yapılacağının düzenlendiğini, dolayısıyla bu ödemelerin kamu zararı olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığını,
Yapılan ödemelerin kanuni dayanağı olan ve ilgililerine ödendiğinde şüphe olmayan ödemeler olduğunu, öğrencilerin iyi bir eğitim almalarına katkı sağlandığını, yapılan yardımın topluma çok daha fazla katkı sağlayacağının açık olduğunu, ...Belediyesinin ekli listede yer alan okulları yeniden yaparak Milli Eğitim Müdürlüğünün hizmetine sunduğunu, bu konuda yaptığı harcamalarla Türkiye’de bir numara olduğunu,
Yukarıda açıklanan gerekçelerle Temyiz Kurulu İlamının kanuna aykırılık nedeni ile düzeltilmesini ve beraat hükmü verilmesini talep etmişlerdir.
Başsavcılık mütalaasında;
“... ...Belediyesinin 2013 yılı hesabının 5 inci Dairece yargılanması sonucunda düzenlenen 12.03.2015 karar tarihli ve 212 no.lu ilamın 39 uncu maddesinde yer alan tazmin hükmünü Harcama Yetkilisi sıfatıyla temyiz eden ...’nun yaptığı temyiz başvurusu üzerine Temyiz Kurulunca verilen 27.09.2016/42182 sayılı kararın Karar Düzeltilmesi yoluyla bozulması talebiyle adı geçen tarafından verilen ve ilgideki yazı ile Başsavcılığa intikal ettirilen dilekçe ve ekleri incelendi.
Daire kararının 39 uncu maddesinde özetle; ...Belediyesi ile ...Koleji arasında yapılan protokol hükümlerine dayanılarak, adı geçen lise öğrencilerinin özel okul harcamalarının bütçeden karşılanması sonucu oluşan ... TL tutarındaki kamu zararının belirtilen sorumlulara müştereken ve müteselsilen işleyecek faiziyle birlikte ödettirilmesine ve mevzuata aykırı olarak eğitim yardımında bulunulmasına neden olan sorumlular hakkında gerekli İşlemlerin yapılması için konunun İçişleri Bakanlığına yazılmasına karar verildiği belirtilmektedir.
Karar düzeltme talebi dilekçesinde özetle, kurum tarafından yapılan eğitim yardımının anayasaya aykırı bir işlem olmadığı, belediyelere 5393 sayılı Kanunun 14 üncü maddesiyle eğitimi destekleme görevinin verildiği, 07.08.2014 tarih ve 29081 sayılı resmi Gazetede yayımlanan 2014- 2015 Eğitim Öğretim Yılında Özel Okullarda Öğrenim Gören Öğrenciler İçin Eğitim ve Öğretim Desteği Verilmesine İlişkin Tebliğ aynen alınarak özel öğretim kurumlarında eğitim gören öğrencilere Devlet desteği verileceğinin bu tebliğ ile hüküm altına alındığı, bu öğrencilere aynı ve nakdi yardım verilmesi konusunun yasal dayanağının bulunduğu ve 5018 saydı Kanunun 71-g maddesine göre kamu zararı olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı, 2010-2014 dönemine ilişkin olarak hazırlanmış olan Stratejik Planında yer alan Yoksul aile Çocuklarının Eğitim-Öğretim Sürecinde Desteklenmesi projesi kapsamında Özel Lider Şİşli Koleji ile protokol yapılarak kurum tarafından belirlenen öğrencilerin eğitim bedellerinin Eğitim-Öğretim yardımı adı altında adı geçen kuruma ödendiği, ödemenin doğrudan eğitim kurumuna yapılmış olmasının eğitim yardımının öğrencilere yapıldığı gerçeğini değiştirmeyeceğini, yapılan yardımların mevzuata uygun olduğu ve kamu zararı olmadığı belirtilerek Temyiz Kurulu Kararının kanuna aykırılık nedeniyle düzeltilmesi ve beraat kararı verilmesi talep edilmektedir.
Yapılan savunmada, ...Belediyesi Eğitim Yardımı yönetmeliği hükümleri gerekçe gösterilerek, adı geçen eğitim kurumu ile ...Belediyesi arasında bir protokol imzalandığı ve bu çerçevede Belediye tarafından belirlenen öğrencilerin eğitim-öğretim giderlerini karşılamayı taahhüt ettiği, ihtiyaç sahibi öğrencilere komisyon tarafından belirlenen ve Başkan tarafından onaylanan tutarlardaki öğrenci bursunun, protokol çerçevesinde İstenilen eğitimin verilmesi karşılığında adı geçen kuruma ödendiği anlaşılmaktadır.
Belediyelerin görev yetki ve sorumlulukları 5393 sayılı Belediye Kanununun 14 ve 15 inci maddelerinde, belediyelerin giderleri de aynı kanunun 60 inci maddesinde belirlenmiştir. Buna göre, belediye bütçesinden yapılan harcamanın öncelikle mahalli müşterek bir ihtiyacı karşılanmasına yönelik olması, 5393 sayılı Belediye Kanununun 14 üncü maddesinde sayılan görev ve sorumluluklar arasında bulunması ve aynı Kanun'un 60 inci maddesinde sayılan giderler arasında yer alması gerekmektedir.
Belediyenin görev ve sorumlulukları 5393 sayılı Belediye Kanunun 14 üncü maddesinde sayılmış olup, maddenin eğitimle ilgili hükmü yukarıda belirtilmiştir. Sorumluların dayanak olarak gösterdikleri cümle ise hükmün içerisindeki kelimelerin bir araya getirilerek oluşturulduğu görülmektedir. Bu hükme dayanılarak özel bir eğitim kuruntuyla protokol yapılarak belirlenen öğrencilerin eğitim-öğretim giderlerinin adı geçen eğitim kurumuna yapılması mümkün değildir, böyle bir protokol yapılmasına bu madde hükmü cevaz vermemektedir.
Kanunun 15 inci maddesinde İse belediyenin yetkileri sayılmış olup, belediyenin yapmış olduğu bu ödemenin dayanağını oluşturabilecek bir yetki mevcut değildir. Sadece (a) bendinde, “Belde sakinlerinin mahallî müşterek nitelikteki ihtiyaçlarım karşılamak amacıyla her türlü faaliyet ve girişimde bulunmak.” şeklinde belediyelere geniş bir yetki verilmiş olup, böyle bir harcamanın yapılmasına verilen bu yetki de yapılan harcama belde sakinlerinin mahallî müşterek nitelikteki ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla yapılmadığı için cevaz vermemektedir.
Özel okullarda okuyan öğrencilerin özel okul harcamalarının bütçeden karşılanması, aynı zamanda ...Belediyesi Eğitim Yardımı Yönetmeliği hükümlerine de aykırılık teşkil etmektedir. Zira söz konusu Yönetmeliğin 16 ııcı maddesinde, Eğitim Yardımı almaya hak kazanan her öğrenci İçin bir dosya açılacağı ve eğitim yardımı numarası verileceği belirtilerek eğitim yardımının kapsamı, kontenjanı, duyuru şekli, yardım miktarı, öğrencilerden aranacak nitelikler, yardımdan yararlanmak için yapılacak başvuru şekli, istenecek belgeler, Eğitim Yardımı Değerlendirme Komisyonunun kuruluş şekli, Komisyonun görev ve yetkileri ve eğitim yardımının kayıt altına alınması kuralları ayrıntılı olarak düzenlenmiş olup, bu düzenlemeler arasında özel okullarda okuyan öğrencilerin eğitim öğretim bedelinin karşılanmasına cevaz veren bir hükme yer verilmemiştir. Anılan Yönetmeliğin hükümlerinden, Yönetmelikte belirtilen eğitim yardımının Devlete ait ilköğretim ve ortaöğretim okullarında ya da üniversitelerde okuyup Yönetmelikte belirtilen diğer şartlan taşıyan öğrencilere burs veya harçlık niteliğinde yapılan ödemelerle sınırlı olduğu anlaşılmaktadır.
Eğitim yardımı için konulan ödeneğin özel bir kolej için kullanılması mümkün değildir. Yine anılan Yönetmeliğin 18 inci maddesinde, eğitim yardımı almaya hak kazananlara yapılacak ödemelerin, aylık periyotlar halinde ve Eğitim Yardımı Değerlendirme Komisyonunun uygun göreceği şekillerden biriyle (Belediye Veznelerinden veya Banka Hesabından) nakit olarak ödeneceği de hüküm altına alınmış olunmasına rağmen, bahse konu ödemeler sözü edilen Koleje yapılmıştır.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri çerçevesinde yapılan ödemelerin, 5018 sayılı Kanunun 71 inci maddesi hükmü gereği, mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması şeklinde olduğu ve kamu zararını oluşturduğu değerlendirilmektedir.
Bu itibarla, sorumluların karar düzeltme taleplerinin reddi yönünde karar verilmesi uygun olur. Arz olunur.” Denilmiştir.
Duruşma talebinde bulunan ... (harcama yetkilisi), ... (harcama yetkilisi) ile duruşmaya katılma talebi Temyiz Kurulunca kabul edilen ...(belediye başkanı) ile Sayıştay Savcısının sözlü açıklamalarının dinlenmesinden ve dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra,
Gereği Görüşüldü
Yürütülmekte olan ...Koleji projesi kapsamında, ...Belediyesi ile ...Koleji arasında yapılan protokol hükümleri gereğince, desteklenen öğrencilerin özel okul harcamalarının, Belediye Bütçesinden ödenmesi sonucu ...-TL’ye verilen tazmin hükmünün, 27.09.2016 tarih ve 42181 tutanak sayılı Sayıştay Temyiz Kurulu Kararının 5. Maddesi ile tasdikine karar verilmiştir.
Belediyelerin görev, yetki ve sorumlulukları 5393 sayılı Belediye Kanununun 14 ve 15 inci maddelerinde, belediyelerin giderleri de aynı kanunun 60 ıncı maddesinde belirlenmiştir. Buna göre, belediye bütçesinden yapılan harcamanın öncelikle mahalli müşterek bir ihtiyacı karşılanmasına yönelik olması, 5393 sayılı Belediye Kanununun 14 üncü maddesinde sayılan görev ve sorumluluklar arasında bulunması ve aynı Kanun'un 60 ıncı maddesinde sayılan giderler arasında yer alması gerekmektedir. 5393 sayılı Belediye Kanunu'nda öğrencilerin özel okullarda öğrenim görmesini sağlamak, belediyenin görevleri arasında gösterilmediği gibi, özel okullarda öğrenim gören öğrencilerin eğitim giderleri de belediyelerin yapabileceği giderler arasında yer almamaktadır.
Diğer yandan, bir hizmetin mahalli müşterek ihtiyaç olarak nitelenebilmesi için; herhangi bir yerel yönetim biriminin sınırları içinde yaşayan kişi, aile, zümre ya da sınıfın özel çıkarlarını değil, aynı yörede birlikte yaşamaktan doğan eylemli durumların yarattığı, yoğunlaştırdığı ve güncelleştirdiği, özünde yerel ve kamusal hizmet karakterinin ağır bastığı ortak ihtiyaç ve beklentileri ifade etmesi gerekmekte olup, belediyeler belediye sınırları içerisindeki mahalli müşterek ihtiyaçları yasalarla sınırları belirlenmiş alanlarda özerk bir biçimde yerine getirebilmeleri gerekmektedir. Nitekim Anayasa Mahkemesinin 24.1.2007 tarihli, E.2005/95 ve K.2007/5 sayılı kararıyla; 5393 sayılı Belediye Kanununun 14 üncü maddesinin ikinci fıkrası olan "Belediye, kanunlarla başka bir kamu kurum ve kuruluşuna verilmeyen mahallî müşterek nitelikteki diğer görev ve hizmetleri de yapar veya yaptırır." hükmü iptal edilmiştir. Dolayısıyla, belediyelerin hangi mahalli müşterek ihtiyacın giderilmesine yönelik hizmet yürütebileceği ve bu hizmetin sınırlarının kanunla belirlenmiş olması gerekmektedir.
Her ne kadar, 5393 sayılı Belediyeler Kanununun 14 üncü maddesinde, mahalli müşterek nitelikte olmak şatıyla öğrencilere malzeme vermek ve gerekli desteği sağlamak belediyelerin görevleri arasında sayılmış ise de; bu destek özel okullarda okutmak şeklinde değil kırtasiye gibi ayni yardımlar şeklinde yapılabilecek desteklerdir.
Diğer taraftan, özel okullarda okuyan öğrencilerin özel okul harcamalarının bütçeden karşılanması, aynı zamanda ...Belediyesi Eğitim Yardımı Yönetmeliği hükümlerine de aykırılık teşkil etmektedir. Zira söz konusu Yönetmeliğin 1 inci maddesinde,
“Bu Yönetmelik, ...Belediyesi Stratejik Planında “Yoksul Aile Çocuklarının Eğitim-Öğretim Sürecinde Desteklenmesi” stratejik amacına yönelik olarak hazırlanmış olan V.1.2.4 faaliyet numaralı proje uyarınca karşılıksız olarak yapılacak eğitim yardımının usul ve esaslarını belirlemek amacıyla düzenlenmiştir.” hükmü yer almaktadır. Dolayısıyla, bahsedilen amaçla yapılacak eğitim yardımlarının da bu Yönetmelik hükümleri doğrultusunda dağıtılması gerekmektedir.
Söz konusu Yönetmeliğin Kapsam başlıklı 2 nci maddesinde; bu Yönetmeliğin ...Belediyesi sınırlan içerisinde ikamet eden ve yine ...Belediyesi sınırları içerisindeki ilköğretim ve ortaöğretim okullarında eğitim veya ... ilinde bulunan üniversitelerde ön lisans, lisans, yüksek lisans ve doktora öğretimi alan yardıma muhtaç ailelerin öğrencileri ile şehit çocuğu, yetim, öksüz, ve özürlü (engelli) öğrencileri kapsadığı,
5 inci maddesinde; öğrencilere tahsis edilecek eğitim yardımlarının bütçe imkanları ve ...İlçesi sınırları içindeki öğrenci sayısı dikkate alınarak "Eğitim Yardımı Değerlendirme Komisyonu" tarafından belirleneceği ve Belediye Başkanının uygun görüşü ile kesinleşeceği,
6 ncı maddesinde; eğitim yardımı kontenjanları ve müracaat tarihlerinin, ilan, afiş. pankart, basın yayın araçları ve internet yoluyla okul, öğrenci ve ailelerine duyurulacağı,
7 inci maddesinde; her kademedeki öğrenci burslarının, ödenek imkanları doğrultusunda, "Eğitim Yardımı Değerlendirme Komisyonu" tarafından belirleneceği ve Belediye Başkanının onayı ile kesinleşeceği,
9 uncu maddesinde; eğitim yardımı için müracaat eden öğrencilerden;
İlköğretim ve ortaöğretim okullarında okuyan öğrenciler için; Ailesinin ...Belediyesi sınırları içerisinde ikamet ediyor olması, ...Belediyesi sınırları içerisinde bulunan ilköğretim veya ortaöğretim okullarında okuyor olması ve İhtiyaç sahibi olması şartlarının aranacağı,
Üniversitede okuyan öğrenciler için; öğrencinin veya ailesinin ...Belediyesi sınırları içerisinde ikamet ediyor olması, ... il sınırları içerisindeki üniversitelerde ön lisans, lisans, yüksek lisans veya doktora öğrenimi görmesi ve ihtiyaç sahibi olması şartlarının aranacağı,
11 inci maddesinde; eğitim yardımı başvurularında istenilecek belgelerin; form dilekçe, nüfus kayıt örneği, ikametgah belgesi, aile gelir beyanı ve öğrenim görülen okul ve öğretim kurumlarından alınacak öğrenim belgelerinden oluştuğu,
12 inci maddesinde; "Eğitim Yardımı Değerlendirme Komisyonu"nun Belediye Başkanının olurlarıyla, bir Başkan Yardımcısının başkanlığında, birim amirlerinin arasından görevlendirilmiş toplam beş kişiden oluşacağı,
13 üncü maddesinde; "Eğitim Yardımı Değerlendirme Komisyonu"nun görev ve yetkilerinin,
a) Eğitim yardımı müracaat şartlarını, süresini ve ödeme şeklini belirleyerek karar altına almak ve ilan etmek.
b) Eğitim Yardımı verilecek ihtiyaç sahibi öğrencilerin belirlenmesini sağlayacak "Öğrenci Bilgi Değerlendirme Formu"nu hazırlamak.
c) İlgili Makamlara sunulmak üzere, bütçe imkanları doğrultusunda asgari ve azami olmak üzere eğitim yardımından yararlandırılacak öğrenci sayılarını ve eğitim yardımı miktarlarını belirlemek.
d) Eğitim yardımı kontenjanlarını esas alarak en çok ihtiyaç sahibi öğrencilerden başlamak üzere, eğitim yardımı başvurularım bu yönetmelik hükümleri doğrultusunda incelemek, eğitim yardımı alması yerinde bulunan öğrencileri belirlemek ve elverişli araçlarla duyurmak.
e) Eğitim yardımı verilmesi sisteminin gerektirdiği, birimler arası koordinasyonu sağlamak olduğu,
16 ncı maddesinde; Eğitim Yardımı almaya hak kazanan her öğrenci için bir dosya açılacağı ve eğitim yardımı numarası verileceği belirtilerek eğitim yardımının kapsamı, kontenjanı, duyuru şekli, yardım miktarı, öğrencilerden aranacak nitelikler, yardımdan yararlanmak için yapılacak başvuru şekli, istenecek belgeler, Eğitim Yardımı Değerlendirme Komisyonunun kuruluş şekli, Komisyonun görev ve yetkileri ve eğitim yardımının kayıt altına alınması kuralları ayrıntılı olarak düzenlenmiş olup, bu düzenlemeler arasında özel okullarda okuyan öğrencilerin eğitim öğretim bedelinin karşılanmasına cevaz veren bir hükme yer verilmemiştir. Anılan Yönetmeliğin zikredilen hükümleri bir arada değerlendirildiğinde, Yönetmelikte belirtilen eğitim yardımının Devlete ait ilköğretim ve ortaöğretim okullarında ya da üniversitelerde okuyup Yönetmelikte belirtilen diğer şartları taşıyan öğrencilere burs veya harçlık niteliğinde yapılan ödemelerle sınırlı olduğu anlaşılmaktadır.
Eğitim yardımı için konulan ödeneğin özel bir kolej için kullanılması mümkün görünmemektedir. Mevcut durumda, belirli bir okulla protokol yapılması her türlü sübjektif değerlendirmeye açık olduğu gibi kaynakların etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak kullanılmasını teminden de uzaktır.
Yine anılan Yönetmeliğin 18 inci maddesinde, eğitim yardımı almaya hak kazananlara yapılacak ödemelerin, aylık periyotlar halinde ve Eğitim Yardımı Değerlendirme Komisyonunun uygun göreceği şekillerden biriyle (Belediye Veznelerinden veya Banka Hesabından) nakit olarak ödeneceği de hüküm altına alınmış olmasına rağmen, bahse konu ödeme sözü edilen Koleje yapılmıştır. Ayrıca Yönetmelikte öngörülen kurallara uyulmadığı için eğitim öğretim bedeli ödenen öğrencilerin hangi kriterlere göre seçildikleri de ilgili dosyalarında nesnel olarak belli değildir.
Yukarıdaki hükümler bir arada değerlendirildiğinde, ...Belediyesi Bütçesinden her mali yılda yapılacak eğitim yardımı için, ilgili eğitim-öğretim yılında yardım yapılacak öğrenci kontenjanının, her kademedeki öğrenciye ödenecek tutarın, müracaat tarihlerinin önceden belirlenerek Belediye Başkanının onayına sunulması ve onayı müteakip her çeşit ilan aracı kullanılarak duyurulması gerekmektedir. Yapılan başvurular arasından yardımı hak eden öğrencilere yapılacak ödemelerin de belirli dönemlerde nakit olarak ödenmesi gerekmektedir.
Rapor dosyası ve ekleri incelendiğine; ...Belediyesi ile ...Koleji arasında imzalanan protokol ile, ...Belediyesi verilecek eğitim-öğretim hizmeti karşılığında 140 öğrencinin yıllık eğitim-öğretim giderlerini her yılın 9 aylık eğitim-öğretim dönemi boyunca karşılamayı taahhüt etmektedir. Buna karşın, ilişikli olarak gösterilen ödeme emri belgeleri ile eki belgelerinin incelenmesi sonucunda, bahsi geçen öğrencilerden bazılarının ...ilçesi sınırları dışında ikamet ettikleri halde bu yardımdan faydalandırıldıkları (28.02.2013 tarih ve 3633 yevmiye numaralı Ödeme Emri Belgesine ekli listeler), bazı ödeme emri belgelerine ekli faturalarda yer alan öğrenci sayısının ise listelerde yer alan burslu öğrenci sayılarından fazla gösterildiği (07.10.2013-17212 ile 15.11.2013-19381 tarih ve yevmiye numaralı Ödeme Emri Belgelerine ekli listeler) tespit edilmiştir. Diğer taraftan, ödemeler doğrudan ilgili özel eğitim kurumuna yapılmıştır. Bu şartlar altında yapılan ödemeler açıkça mevzuata aykırılık teşkil etmektedir.
Sorumluların dilekçelerinde sözünü ettiği kanuni düzenlemeler ve tebliğ hükümleri, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından özel okullarda okuyan öğrencilere verilecek eğitim-öğretim yardımını düzenlemekte olup, belediyelerin bu kapsamda değerlendirilmesi mümkün değildir.
Bu itibarla; 27.09.2016 tarih ve 42181 tutanak sayılı Temyiz Kurulu Kararının 5. maddesinde ( 212 sayılı ilamın 39. maddesini tasdik eden) KARAR DÜZELTİLMESİNE MAHAL OLMADIĞINA, (Üyeler …, … ile …’ın aşağıda yazılı karşı oy gerekçesine karşı) oyçokluğuyla,
Karar verildiği 07.02.2018 tarih ve 44051 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.
Karşı oy gerekçesi
Üye …’nün karşı oy gerekçesi;
Yürütülmekte olan ...Koleji projesi kapsamında, ...Belediyesi ile ...Koleji arasında yapılan protokol hükümleri gereğince, desteklenen öğrencilerin özel okul harcamalarının, Belediye Bütçesinden ödenmiş olması nedeniyle verilen tazmin hükmünün, 27.09.2016 tarih ve 42181 tutanak sayılı Sayıştay Temyiz Kurulu Kararının 5. maddesi ile tasdikine karar verilmiş, bu kararın düzeltilmesi talebiyle müracaatta bulunulmuştur.
Sorumlular konuyla ilgili olarak yaptıkları savunmalarında; sözkonusu harcamanın, “Yoksul Aile Çocuklarının Eğitim-Öğretim Sürecinde Desteklenmesi” projesinin bir gereği olduğunu, anılan projenin esasını, yoksul ailelerin, başarı çocuklarının öğrenim giderlerinin karşılanması suretiyle desteklenmesinin oluşturduğunu, ...Belediyesinin 2010-2014 dönemine ilişkin olarak hazırlanmış bulunan “Stratejik Planı”nda ...faaliyet numaralı “Yoksul Aile Çocuklarının Eğitim-Öğretim Sürecinde Desteklenmesi” projesi kapsamında, ...ilçesi sınırları içinde yoksul ailelerin yetenekli ve yaratıcı kabiliyeti haiz çocuklarının tespiti yapılarak ve okul öncesinden başlayarak “birebir danışman öğretmen destekli, grup içerisinde uygulamalı; öğrencinin yetenek ve yaratıcılığını çıkartmaya ve bu yanları geliştirmeye yönelik; gözlem ve deneye dayalı, geleceğin bilim insanlarını yaratma hedefli yabancı dil ağırlık eğitim projesi” geliştirildiğini, ...Belediye Meclisi’nin kabulü, Büyükşehir Belediye Başkanı’nın onayı ile yürürlüğe girmiş olan ...Belediyesi Eğitim Yardımı Yönetmeliğinin; Eğitim Yardımı Değerlendirme Komisyonu tarafından belirlen kontenjan dâhilinde, 9 uncu maddesinde belirtilen nitelikleri haiz öğrencilere, yine Eğitim Yardımı Değerlendirme Komisyonu tarafından belirlenen ve Belediye Başkanının onayı ile kesinleşen tutarlarda öğrenciye burs vermeye imkan verdiğini, Başkanlık Makamı ve Eğitim Yardımı Değerlendirme Komisyonunun, projede belirtilen eğitim olanaklarına sahip kurumların araştırmasını yaptığını ve “...Koleji”nin söz konusu projeye uygun eğitim olanağı sağladığının tespit edildiğini ve ...Koleji ile protokol yapıldığını, Eğitim Yardımı Değerlendirme Komisyonu’nun savunma ekinde örnekleri sunulan ve ...ilçesi sınırları içerisinde yaşayan yoksul ailelerin projeye uygun çocuklarının belirlemesine yönelik olarak yaptığı çalışma sonucunda; Başkanlık Makamınca da onaylanan isim ve sayıda öğrencinin, öğrenim bedellerinin “EĞİTİM-ÖĞRETİM BURSU” olarak ...Kolejine ödendiğini, yapılan ödemenin, Meclis Kararı, Belediyenin Kurumsal Planı ve “...Belediyesi Eğitim Yardımı Yönetmeliği” hükümleri çerçevesinde gerçekleştirilmiş olduğunu ifade etmişlerdir. Belediyenin eğitime ve yoksul aile çocuklarına destek konusunda bilinen yöntemlerin dışında, bir kolejle protokol imzalamak ve başaralı yoksul öğrencileri buruda okutmak gibi farklı bir yol tercih etti görülmektedir.
5393 sayılı Belediye Kanununun Hemşehri Hukuku başlıklı 13 üncü maddesinde, hemşehrilerin, belediye idaresinin yardımlarından yararlanma hakları olduğu belirtildikten sonra, aynı Kanunun 14 üncü maddesinde, belediyenin mahalli, müşterek nitelikte olmak şartıyla sosyal hizmet ve yardım yapabileceği hüküm altına alınmış ve belediyenin görev, sorumluluk ve yetki alanının belediye sınırlarını kapsadığı, 60. maddesinde de belediyenin giderleri arasında, dar gelirli, yoksul, muhtaç ve kimsesizler ile engellilere yapılacak sosyal hizmet ve yardımlara da yer verildiği görülmektedir. Ayrıca, 5393 sayılı Kanunla bazı belediyelere, meclis kararıyla belli şartlarla eğitim kurumlarına ortak olabilme imkanı sağlanmış, eğitimi geliştirecek projelere İçişleri Bakanlığının onayı ile ücretsiz veya düşük bir bedelle amacı dışında kullanılmamak kaydıyla taşınmaz tahsis edebilme hakkı verilmiştir. Yine belediyeler kendi görev ve sorumluluk alanına giren konularda, dernek ve vakıflar ile ortak hizmet projeleri gerçekleştirebilmekte, 60. madde çerçevesinde de yapmış oldukları ortak hizmet ve proje giderlerini ödeyebilmektedir.
Öte yandan 8/2/2007 tarihli ve 5580 sayılı Özel öğretim Kurumları Kanununun Ek 1 inci maddesi ile örgün eğitim yapan özel ilkokul, özel ortaokul ve özel liselerde öğrenim gören Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı öğrenciler için, okulun öğrenim süresini aşmamak üzere, eğitim ve öğretim desteği verilebilmektedir. Esasen belediyeler belde halkının sosyal ihtiyaçlarını belirlemede ve bu ihtiyaçları karşılamada merkezi yönetime göre daha avantajlı bir konumdadırlar.
2828 sayılı Sosyal Hizmet Kanununun 3. maddesine göre, “"Sosyal Hizmetler"; kişi ve ailelerin kendi bünye ve çevre şartlarından doğan veya kontrolleri dışında oluşan maddi, manevi ve sosyal yoksunluklarının giderilmesine ve ihtiyaçlarının karşılanmasına, sosyal sorunlarının önlenmesi ve çözümlenmesine yardımcı olunmasını ve hayat standartlarının iyileştirilmesi ve yükseltilmesini amaçlayan sistemli ve programlı hizmetler bütününü”, ifade etmektedir. Bu tanım çerçevesinde ...gibi gelir dağılımında önemli farklılıkların olduğu bir bölgede, başarılı yoksul aile çocuklarına daha vasıflı bir eğitim sağlama yönünde geliştirilen eğitim projesinin bir sosyal hizmet olmadığı söylenemez. Sosyal yardımlar, yoksunluğun derecesine ve çeşidine göre değişebilir. Günümüzde aileler için en önemli yoksunluk, eğitim yoksunluğuna dönüşmüştür. Yoksul aile için çocuklarına sunacağı eğitim yoksunluğu temel ihtiyaçlardan bile daha öncelikli hale gelmektedir.
Tüm bu düzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde, her ne kadar belediyece çıkartılan yönetmeliğin lafzına aykırı olan uygulamalar yapılmış ise de, dar gelirli, yoksul ve muhtaçlara yardım etmek, sosyal hizmet üretmek, belediyenin asli görevi olduğu, “Yoksul Aile Çocuklarının Eğitim-Öğretim Sürecinde Desteklenmesi” projesi kapsamında da, bir eğitim desteği sağlanmış olduğu ve Eğitim Yardımı Değerlendirme Komisyonu tarafından belirlenen yoksul öğrencilerin bu imkandan yararlandırıldığı savunması karşısında konunun tekrar değerlendirebilmesi için karar düzeltme talebinin kabul edilmesi gerekir”
Üyeler … ile …’ın karşı oy gerekçesi;
5393 sayılı Belediye Kanununun “Belediyenin görev ve sorumlulukları“ başlıklı 14 üncü maddesinin birinci fıkrasının b) bendinde;
“Devlete ait her derecedeki okul binalarının inşaatı ile bakım ve onarımını yapabilir veya yaptırabilir, her türlü araç, gereç ve malzeme ihtiyaçlarını karşılayabilir.” denilmek suretiyle, belediyelerin, devlete ait okullarda yürütülen eğitim öğretim faaliyetlerine katkıda bulunabileceği belirtilmiştir.
Dolayısıyla eğitim yardımının 5393 sayılı Belediye Kanununun 14 üncü maddesinin (b) bendi hükmüne istinaden yapılması mümkün olduğundan dilekçinin karar düzeltilmesine ilişkin talebinin kabul edilerek, 27.09.2016 tarih ve 42181 tutanak sayılı Temyiz Kurulu Kararının 5. Maddesinin ( 212 sayılı ilamın 39. maddesini tasdik eden) düzeltilerek, 212 sayılı ilamın 39. maddesi ile verilen ... TL’ye ilişkin tazmin hükmünün kaldırılmasına karar verilmesi gerekir.
Konu: Öğrencilerin özel okul harcamalarının Belediye bütçesinden ödenmesi
212 sayılı ilamın 39 uncu maddesiyle; yürütülmekte olan ...Koleji projesi kapsamında, ...Belediyesi ile ...Koleji arasında yapılan protokol hükümleri gereğince, desteklenen öğrencilerin özel okul harcamalarının, Belediye Bütçesinden ödenmesi sonucu ...-TL’ye verilen tazmin hükmünün, 27.09.2016 tarih ve 42181 tutanak sayılı Sayıştay Temyiz Kurulu Kararının 5. Maddesi ile tasdikine karar verilmiştir.
İlamda harcama yetkilisi sıfatıyla sorumlu tutulan ... ile ...’nun aynı mahiyetteki temyiz dilekçesinde özetle;
Anayasanın 10. Maddesinde; “kanun önünde eşitlik” ilkesinin, 42. Maddesinde de “Eğitim ve Öğrenim Hakkı ve Ödevi”nin düzenlendiğini, bu anayasal düzenlemeler çerçevesinde konu değerlendirildiğinde, eğitim ve öğrenim hakkının tüm Türk Vatandaşları için bir hak ve ödev olduğunu, devletin maddi imkânları bulunmayan öğrencilere yardım yapabileceğini, başarılı ve yardıma muhtaç öğrencilere kurum tarafından eğitim yardımı yapılmasının esasen anayasaya aykırı bir işlem olmadığını,
Ayrıca: 5393 sayılı Belediye Kanunun 14. Maddesiyle belediyelere eğitimi destekleme görevi verildiğini
7.8.2014 tarih ve 29081 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan “2014-2015 Eğitim ve Öğretim Yılında Özel Okullarda Öğrenim Gören Öğrenciler İçin Eğitim ve Öğretim Desteği Verilmesine İlişkin Tebliğ” e göre;
Bilindiği üzere, 8/2/2007 tarihli ve 5580 sayılı özel öğretim Kurumları Kanununun Ek 1 inci maddesinin ikinci, üçüncü, dördüncü, beşinci ve sekizinci fıkralarında;
“Bu Kanun kapsamında örgün eğitim yapan özel ilkokul, özel ortaokul ve özel liselerde öğrenim gören Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı öğrenciler için, resmî okullarda öğrenim gören bir öğrencinin okul türüne göre her kademede okulun öğrenim süresini aşmamak üzere, eğitim ve öğretim desteği verilebilir. Bu fıkra kapsamındaki eğitim ve öğretim desteğinden özel okul öncesi eğitim kurumlarından eğitim alanlar da, 48-66 ay arasında olmak şartıyla en fazla bir eğitim-öğretim yılı süresince yararlandırılabilir.
Eğitim ve öğretim desteği, Bakanlıkça eğitim kademelerine göre her bir derslik için belirlenen asgari öğrenci sayısının üzerinde ve her hâlükârda derslik başına belirlenen azami öğrenci sayısını geçmemek üzere verilebilir. Eğitim ve öğretim desteği verilecek toplam öğrenci sayısı her yıl Maliye Bakanlığı ve Bakanlıkça müştereken belirlenir.
Eğitim ve öğretim desteği; yörenin kalkınmada öncelik derecesi ve gelişmişlik durumu, öğrencinin ailesinin gelir düzeyi, eğitim bölgesinin öğrenci sayısı, desteklenen öğrenci ve Öğrencinin gideceği okulun başarı seviyeleri ile öncelikli öğrenciler gibi ölçütler ayrı ayrı veya birlikte dikkate alınarak verilebilir.
Söz konusu eğitim öğretim hizmetini sunan veya yararlananların, gerçek dışı beyanda bulunmak suretiyle fazladan ödemeye sebebiyet vermeleri durumunda bu tutarların, ödemenin yapıldığı tarihten itibaren 6183 sayılı Kanunun 51 inci maddesine göre hesaplanacak gecikme zammı ile birlikte bir ay içinde ödenmesi, yapılacak tebligatla sebebiyet verenlerden istenir. Bu süre içinde ödenmemesi hâlinde bu tutarlar, anılan Kanun hükümlerine göre Maliye Bakanlığına bağlı vergi daireleri tarafından takip ve tahsil edilir. Bu fiillerin tekrarı hâlinde, ayrıca kurum açma izinleri iptal edilir.
Bu madde kapsamında Bakanlıkta istihdam edileceklerde aranacak şartlar, eğitim ve öğretim desteğinin verilmesine ilişkin ölçütler, desteğin verileceği eğitim kurumu türleri, eğitim kademeleri ve kurumlar itibarıyla verilecek destek tutarları, eğitim ve öğretim desteğinin kontrol ve denetimi ile bu maddenin uygulanmasına ilişkin diğer usul ve esaslar Maliye Bakanlığı ve Bakanlıkça müştereken hazırlanan yönetmelikle belirlenir.” hükümlerinin yer aldığını,
Diğer taraftan 5580 sayılı Kanun hükümleri doğrultusunda; 23/10/2012 tarihli ve 28450 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Milli Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumlan Yönetmeliğinin Ek 2 nci maddesinin birinci fıkrasında “Kanunun Ek-1 inci maddesine göre her yıl Temmuz ayında Maliye Bakanlığı ile müştereken hazırlanacak olan tebliğde illere göre belirlenen sayıdaki öğrenciler için Ek-10’da yer alan okul türleri ve gruplarına göre eğitim ve öğretim desteği verilebilir. Tebliğde; her bir öğrenci için verilebilecek eğitim öğretim desteği tutarı resmi okullarda öğrenim gören bir öğrencinin okul öncesi, ilkokul, ortaokul ve liselerde Devlete maliyetinin bir buçuk katını geçmemek üzere, bir önceki yılın verileri esas alınarak belirlenir.” hükmüne yer verildiğini,
Bu kapsamda, eğitim ve öğretim desteği verilecek okul kademe ve türleri, destek tutarları, öğrenci sayısı ve bunlara ilişkin diğer hususların aşağıda belirtildiğini,
1 - 5580 sayılı Kanun kapsamında açılan özel okul öncesi, ilkokul, ortaokul ve ortaöğretim okul türlerinde öğrenim gören her bir öğrenciye verilecek eğitim ve öğretim desteği tutarları aşağıdaki Tablo-1’de yer almaktadır.
Tablo-1: Eğitim Öğretim Desteği Verilen Okul Türleri, Destek Tutarları ve Öğrenci Sayıları
S.No Okul Türü Destek Tutarı (TL) Destek Verilecek Öğrenci Sayısı
1 Okul Öncesi Eğitim Kurumu 2.500 50.000
2 İlkokul 3.000 50.000
3 Ortaokul 3.500 75.000
4 Lise 3.500 75.000
5 Temel Lise 3.000
Toplam 250.000
2- 2014-2015 eğitim ve öğretim yılında yukarıdaki Tablo-1’de sayılan okul kademe ve türleri için toplam 250 bin öğrenciye eğitim ve öğretim desteği verilecektir.
3 - İllere göre eğitim ve öğretim desteği verilecek okul kademe ve türleri, öğrenci sayısı, öğrenci ve okul seçilmesine ilişkin ölçütler ile diğer ilgili hususlar Milli Eğitim Bakanlığı tarafından yayımlanacak kılavuzda belirtilecektir.
4 - Sosyo-ekonomik gelişmişlik seviyelerine göre eğitim ve öğretim desteği verilecek öğrencilerin illere dağıtımında aşağıdaki tabloda yer alan katsayılar kullanılacaktır.
Tablo-2: Sosyo-Ekonomik Gelişmişlik Seviyeleri Katsayıları
Sosyo-Ekonomik Gelişmişlik Seviyesi Katsayı
1. Bölge 0,95
2. Bölge 0,95
3. Bölge 1,00
4. Bölge 1,00
5. Bölge 1,20
6. Bölge 1,30
5 - Okul öncesi eğitime devam eden öğrencilerden 48-66 ay yaş grubunda olanlar eğitim öğretim desteğinden yararlanabilir.
6 - İllere okul türlerine göre ayrılan öğrenci kontenjanından az talep gelmesi durumunda Millî Eğitim Bakanlığı boş kalan kontenjanları aynı okul türünden talebin fazla olduğu illerde kullanabilir.
7 - “ Eğitim öğretim desteği, Millî Eğitim Bakanlığı bütçesine bu amaçla konulan ödenekten karşılanır. Ödemeye ilişkin usulleri belirlemeye Millî Eğitim Bakanlığı yetkilidir.
8 - Bu Tebliğde yer almayan hususlarda düzenleme yapmaya ve uygulamada ortaya çıkabilecek tereddütleri gidermeye Maliye Bakanlığı ve Millî Eğitim Bakanlığı yetkilidir.
9 - Maliye Bakanlığı ve Millî Eğitim Bakanlığı tarafından müştereken hazırlanan bu Tebliğ, 2014-2015 eğitim ve öğretim yılı için geçerli olmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
10 - Bu Tebliğ hükümleri Maliye Bakanı ve Milli Eğitim Bakanı tarafından yürütülür.
Tebliğ olunur.(Yürüklükteki en son Tebliğden alınmıştır.)
Konu incelendiğinde, 8.2.2007 tarih ve 5580 sayılı Özel öğretim Kurumları Kanunu ile özel ilkokul ortaokul ve liselerde eğitim gören öğrencilere devlet desteği verileceğinin hüküm altına alındığını,
3.12.2013 tarih ve 37976 sayılı Temyiz Kurulu Kararıyla özel okulda okuyan öğrenciler ile ilgili olarak belediyece yapılan yardımlarla ilgili olarak verilen tazmin hükmünün kaldırıldığını, tazmin hükmünün kaldırılma gerekçeleri arasında özel üniversitelere devlet yardımı yapılmasının da belirtildiğini, yani devletin yardım yaptığı bir konuda belediyelerin de yardımda bulunmasının yerinde görüldüğünü,
Özel okullarda eğitim gören öğrencilere ayni ve nakdi yardım verilmesinin yasal dayanağının olduğunu, bu nedenle mevzuata uygun olarak yapılan yardımların 5018 sayılı Kanunun 71-q maddesine göre kamu zararı olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığını,
Bu yardımların kamu hizmetinde kullanılmış olması; Belediye kamu gelirinde azalmaya neden olduğunun iddia edilemeyeceğini, eğitim hizmetinin devlet bütçesinde en büyük kaynağın ayrıldığı hizmet olduğunu, gerekleri ve yararlarının tartışılmaz olduğunu,
Belediyenin 2010-2014 dönemine ilişkin olarak hazırlanmış bulunan “Stratejik Planında “Yoksul Aile Çocuklarının Eğitim-Öğretim Sürecinde Desteklenmesi” projesi kapsamında, ilçe sınırları içinde yoksul ailelerin yetenekli ve yaratıcı kabiliyete haiz çocuklarının tespiti yapılarak ve okul öncesinden başlayarak “birebir danışman öğretmen destekli, grup içerisinde uygulamalı; öğrencinin yetenek ve yaratıcılığını çıkartmaya ve bu yanları geliştirmeye yönelik: gözlem ve deneye davalı- geleceğin bilim insanlarım yaratma hedefli yabancı dil ağırlık eğitim projesinin” geliştirildiğini, anılan projenin objektif esaslar dâhilinde, “...Belediyesi Eğitim Yardımı Yönetmeliğinin” hazırlandığını; ...Belediye Meclisinin kabulü, Büyükşehir Belediye Başkanının onayı ile yürürlüğe girdiğini, Yönetmeliğin, Eğitim Yardımı Değerlendirme Komisyonu tarafından belirlenen kontenjan dâhilinde, 9 uncu maddesinde belirtilen niteliklere haiz öğrencilere, Eğitim Yardımı Değerlendirme Komisyonu tarafından belirlenen ve Belediye Başkanının onayı ile kesinleşen tutarlarda öğrenciye bursu vermeye yetkili kılındığını, Başkanlık Makamı ve Eğitim Yardımı Değerlendirme Komisyonu’nun, “birebir danışman öğretmen destekli, grup içerisinde uygulamalı: öğrencinin yetenek ve yaratıcılığını çıkartmaya ve bu yanları geliştirmeye yönelik: gözlem ve deneye davalı, geleceğin bilim insanlarını yaratma hedefli yabancı dil ağırlık eğitim projesine ilişkin eğitim olanaklarına sahip kurumların araştırmasını yaptığını ve ...Koleji’nin projeye uygun eğitim olanağı sağladığının tespit edildiğini, ...Koleji ile protokol yapıldığını, bu protokol ve Eğitim Yardımı Değerlendirme Komisyonumun ekte örnekleri sunulan ve ilçe sınırları içerisinde öğrenim gören ve yoksul ailelerin projeye uygun çocuklarının belirlemesine yönelik olarak yaptığı çalışma sonucunda; Başkanlık Makamınca da onaylanan isim ve sayıda öğrencinin, yine yukarıda niteliğine yer verilen eğitim hizmetinin verilmesi karşılığında, öğrenim bedellerinin “EĞİTİM-ÖĞRETİM YARDIMI” olarak kuruma ödendiğini
Ek 1: Burs alan bir öğrenciye ait komisyon kararı.
Yapılan ödemenin, Belediyenin Kurumsal Planı ve “...Belediyesi Eğitim Yardımı Yönetmeliği” hükümleri çerçevesinde gerçekleştirildiğini; yasal dayanağının 5393 sayılı yasanın 1 inci fıkrasının (b) bendinin “Gerektiğinde, öğrencilere, (...) malzeme verir ve gerekli desteği sağlar.(...)” şeklindeki düzenlemenin oluşturduğunu,
Projenin amaca uygun olarak gerçekleştirilmesi için tek okulda uygulanmasına karar verildiğini,
Projenin sonuçlarının Ek 2’de sunulan Temel Eğitimden Ortaöğretime Geçiş Sınavı (TEOG) istatistiklerinde de görüldüğünü,
Örneğin; 2013-2014 yıllarında yapılan sınavda öğrencilerin başarısının,
Matematik dalında TEOG 1 sınavında yüzde 97,77; TEOG 2 sınavında yüzde 93,33 olarak gerçekleştiğini,
(Ek 2: Temel Eğitimden Ortaöğretime Geçiş Sınavı (TEOG) istatistikleri.)
İlamlar incelendiğinde özel okullarda okumayı kabul eden kimselerin bu gideri karşılayacak mali güce sahip oldukları seklindeki kabulden hareket edildiğinin görüldüğünü, ancak böyle bir yaklaşımın gerçeği yansıtmadığını, yardım yapılan öğrencilerin genel olarak bölgedeki apartman görevlileriyle, belediye çalışanlarının çocuklarının olduğunu, Belediyenin desteğiyle bu okullarda eğitim görme imkânı kazandıklarını, kendi maddi güçlerinin bu hizmetten yararlanmalarına imkân vermediğini,
...İlçesinin yerleşik nüfusunun 274.420 (31.12.2013 TÜİK Verisi) Popülasvon nüfusunun ise 5.000.000 civarında olduğunu, yerleşik ve popülasyon nüfusu incelendiğinde ...ilçesindeki vatandaşların ülkenin diğer illerinden gelen kişiler olduğunun görüleceğini (...Belediyesi 2014-2019 Stratejik Planı).
Bu vatandaşlara hizmet götürülürken ilçe sakini veya ilçe sakini olmayan diye ayrım yapmanın sosyal belediyecilik ilkesi ile bağdaşmayacağını, ...ilçesinin Anadolu'daki bir ilçe ile karşılaştırılmasının doğru olmayacağını, ... ölçeğinde belediye ile ilişkisi olan vatandaşların ilçede ikamet edenlerle sınırlandırmanın mümkün olmadığını, is ve sosyal hareketliliğin çok yoğun olduğu ilçede belediye hizmetlerinin sadece ikamet edenlerle sınırlandırmanın hem mümkün olmadığını hem de doğru olmadığını, ilçede ikamet etmeyip işyerleri burada olan kişi veya kurumların ilçeye çok büyük maddi ve manevi katkılarının olduğunu, (Örneğin: Çevre Temizlik. Haberleşme, İlan Reklam, Elektrik Tüketim Gelir ve Muhtasar Vergisi vb). ... gerçekleri göz önüne alındığında, belediyede görev yapan birçok personelin ilçede ikamet etmediğinin görüldüğünü, dolayısıyla hizmetin ikamet ile sınırlandırılmasının Anadolu'nun herhangi bir ilçesindeki kadar kolay olmadığı gibi kanunun amacına da uygun olamadığını, bu nedenle belediye yardım uygulamasını ikamet ile değil belediye ile ilişki durumuna göre belirlediğini ve uyguladığını, bu durumun ...’daki tüm ilçeler için geçerli olduğunu,
Ayrıca; 4721 sayılı Türk Medeni Kanununda ikametgâh kavramının yerine yerleşim yeri kavramının getirildiğini, Kanunun 19. maddesinde “ Yerleşim yeri bir kimsenin sürekli kalma niyetiyle oturduğu yerdir” denildiğini, kanun koyucunun belediye hizmetlerinden yararlanmada yerleşim yeri şartını öngörmüş olsaydı, bunu açıkça belirtmesi gerektiğini, Kanunun ilgili maddeleri irdelendiğinde; ...İlçesi sınırları içinde ikamet etmese dahi ...İlçesinde “oturduğu, bulunduğu ve ilişiği olduğu” takdirde hemşeri hukuku çerçevesinde bu hizmetlerden yararlandırılmasının mümkün olduğunu,
5393 sayılı Belediye Kanununun 77. Maddesi ile belediyelere: sağlık, eğitim, spor, çevre, sosyal hizmet ve vardım, kütüphane, park, trafik ve kültür hizmetleri ile yaşlılara, kadın ve çocuklara, özürlülere, yoksul ve düşkünlere yönelik hizmetlerin yapılmasında beldede dayanışma ve katılımı sağlamak amacı ile gönüllü kişilerin katılımına yönelik programlar yapma görevi verildiğini, günümüzde belediyeler kamu hizmetlerini kendi görevlerinin yanı sıra sivil toplum örgütleri ve gönüllülerle birlikte gerçekleştirdiğini, esasen bu katılım olmadan verimli ve etkin bir hizmet sunumunun da söz konusu olmayacağını, ...Belediyesinin uzun yıllardır sivil toplum örgütleri ve gönüllülerin katılımıyla hizmet üretmekte olduğunu, gerek derneklere ve eğitim kurumlarına yapılan yardımlarda gerekse de yapılan gezilerde STK’lardan ve gönüllülerden gelen taleplerin dikkate alındığını,
9 Ekim 2005 tarih ve 25961 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan İl Özel İdaresi ve Belediye Hizmetlerine Gönüllü Katılım Yönetmeliğinde bu hususların düzenlendiğini, 4. Maddedeki gönüllü tanımı incelendiğinde ikametle sınırlandırılmadığını daha geniş olan hemşeri kavramı ile düzenleme yapıldığının görüldüğünü, çalışma alanları başlıklı 5. Maddede de Belediye Kanununun 77. Maddesine benzer bir çerçeve çizildiğini, Özürlülere, yaslılara, çocuklara, kadınlara, gençlere, yoksullara, kimsesizlere yönelik eğitim, kültür, sağlık ve sosyal spor hizmetleri ile tarihi kültürel mirasın ve tabiat varlıklarının yaşatılarak korunması hizmetlerinin belediyelere görev olarak verildiğinin görüldüğünü,
Eğitim Yardım Yönetmeliği hazırlanırken bazı hususların unutulduğunu, çizilen sınırların hayatın gerçekleriyle uyumlu olmadığını, örneğin yurt dışında okuyan öğrencilerin düşünülmediğini, onların da yardıma ihtiyacı olduğunun Belediyeye yapılan başvurularla ortaya çıktığını, gerekli değişikliklerin yapılması için zaman olmadığını, bu amaçla bütçeye konan ödenekten kendilerine yardım edildiğini, kaldı ki ... ikamet eden ve yönetmeliğe uygun olan öğrencilere yapılan yardımlara da tazmin denildiğini,
Tazmin hükmünün bir gerekçesinin de aynı okul öğrencilerine farklı tutarda yardım yapılmasının gösterildiğini, bu yardımların öğrencilerin okula devamları için zorunlu olarak ihtiyaç duydukları miktarların tespit edilerek yapıldığını, bu tutarın öğrencilere göre farklılık göstermesinin son derece doğal olduğunu,
Ödemenin doğrudan eğitim kurumuna yapılmış olmasının, eğitim yardımının öğrencilere yapıldığı gerçeğini değiştirmediğini, yardımın %100, %75, %50, gibi oranlarda belirlenmiş olmasının, öğrencilerin gelir durumunun araştırarak işlem yapıldığını gösterdiğini,
Kanuna uygun bir ödemenin Yönetmelikte belirlenen prosedüre uymamasının yaptırımının tazmin olmaması gerektiğini, aksaklıkların Sayıştay denetim ve sorgulamalarına göre düzeltildiğini, çok büyük tazmin hükümleriyle karsı karsıya kalındığında çözümün zorlaştığını, bu paraların yardım yapılan kimselerden alınmasının mümkün olamadığını, bu tutarların memur olan kendileri tarafından ödenmesinin de mümkün olmadığını,
Belediyelerin eğitim yardımında bulunmalarının mevzuata uygun olduğunu, Sayıştay Başkanlığının görüşü alınarak çıkarılan ...Belediyesi Sosyal Yardım Yönetmeliğinde bu yardımların yapılacağının düzenlendiğini, dolayısıyla bu ödemelerin kamu zararı olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığını,
Yapılan ödemelerin kanuni dayanağı olan ve ilgililerine ödendiğinde şüphe olmayan ödemeler olduğunu, öğrencilerin iyi bir eğitim almalarına katkı sağlandığını, yapılan yardımın topluma çok daha fazla katkı sağlayacağının açık olduğunu, ...Belediyesinin ekli listede yer alan okulları yeniden yaparak Milli Eğitim Müdürlüğünün hizmetine sunduğunu, bu konuda yaptığı harcamalarla Türkiye’de bir numara olduğunu,
Yukarıda açıklanan gerekçelerle Temyiz Kurulu İlamının kanuna aykırılık nedeni ile düzeltilmesini ve beraat hükmü verilmesini talep etmişlerdir.
Başsavcılık mütalaasında;
“... ...Belediyesinin 2013 yılı hesabının 5 inci Dairece yargılanması sonucunda düzenlenen 12.03.2015 karar tarihli ve 212 no.lu ilamın 39 uncu maddesinde yer alan tazmin hükmünü Harcama Yetkilisi sıfatıyla temyiz eden ...’nun yaptığı temyiz başvurusu üzerine Temyiz Kurulunca verilen 27.09.2016/42182 sayılı kararın Karar Düzeltilmesi yoluyla bozulması talebiyle adı geçen tarafından verilen ve ilgideki yazı ile Başsavcılığa intikal ettirilen dilekçe ve ekleri incelendi.
Daire kararının 39 uncu maddesinde özetle; ...Belediyesi ile ...Koleji arasında yapılan protokol hükümlerine dayanılarak, adı geçen lise öğrencilerinin özel okul harcamalarının bütçeden karşılanması sonucu oluşan ... TL tutarındaki kamu zararının belirtilen sorumlulara müştereken ve müteselsilen işleyecek faiziyle birlikte ödettirilmesine ve mevzuata aykırı olarak eğitim yardımında bulunulmasına neden olan sorumlular hakkında gerekli İşlemlerin yapılması için konunun İçişleri Bakanlığına yazılmasına karar verildiği belirtilmektedir.
Karar düzeltme talebi dilekçesinde özetle, kurum tarafından yapılan eğitim yardımının anayasaya aykırı bir işlem olmadığı, belediyelere 5393 sayılı Kanunun 14 üncü maddesiyle eğitimi destekleme görevinin verildiği, 07.08.2014 tarih ve 29081 sayılı resmi Gazetede yayımlanan 2014- 2015 Eğitim Öğretim Yılında Özel Okullarda Öğrenim Gören Öğrenciler İçin Eğitim ve Öğretim Desteği Verilmesine İlişkin Tebliğ aynen alınarak özel öğretim kurumlarında eğitim gören öğrencilere Devlet desteği verileceğinin bu tebliğ ile hüküm altına alındığı, bu öğrencilere aynı ve nakdi yardım verilmesi konusunun yasal dayanağının bulunduğu ve 5018 saydı Kanunun 71-g maddesine göre kamu zararı olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı, 2010-2014 dönemine ilişkin olarak hazırlanmış olan Stratejik Planında yer alan Yoksul aile Çocuklarının Eğitim-Öğretim Sürecinde Desteklenmesi projesi kapsamında Özel Lider Şİşli Koleji ile protokol yapılarak kurum tarafından belirlenen öğrencilerin eğitim bedellerinin Eğitim-Öğretim yardımı adı altında adı geçen kuruma ödendiği, ödemenin doğrudan eğitim kurumuna yapılmış olmasının eğitim yardımının öğrencilere yapıldığı gerçeğini değiştirmeyeceğini, yapılan yardımların mevzuata uygun olduğu ve kamu zararı olmadığı belirtilerek Temyiz Kurulu Kararının kanuna aykırılık nedeniyle düzeltilmesi ve beraat kararı verilmesi talep edilmektedir.
Yapılan savunmada, ...Belediyesi Eğitim Yardımı yönetmeliği hükümleri gerekçe gösterilerek, adı geçen eğitim kurumu ile ...Belediyesi arasında bir protokol imzalandığı ve bu çerçevede Belediye tarafından belirlenen öğrencilerin eğitim-öğretim giderlerini karşılamayı taahhüt ettiği, ihtiyaç sahibi öğrencilere komisyon tarafından belirlenen ve Başkan tarafından onaylanan tutarlardaki öğrenci bursunun, protokol çerçevesinde İstenilen eğitimin verilmesi karşılığında adı geçen kuruma ödendiği anlaşılmaktadır.
Belediyelerin görev yetki ve sorumlulukları 5393 sayılı Belediye Kanununun 14 ve 15 inci maddelerinde, belediyelerin giderleri de aynı kanunun 60 inci maddesinde belirlenmiştir. Buna göre, belediye bütçesinden yapılan harcamanın öncelikle mahalli müşterek bir ihtiyacı karşılanmasına yönelik olması, 5393 sayılı Belediye Kanununun 14 üncü maddesinde sayılan görev ve sorumluluklar arasında bulunması ve aynı Kanun'un 60 inci maddesinde sayılan giderler arasında yer alması gerekmektedir.
Belediyenin görev ve sorumlulukları 5393 sayılı Belediye Kanunun 14 üncü maddesinde sayılmış olup, maddenin eğitimle ilgili hükmü yukarıda belirtilmiştir. Sorumluların dayanak olarak gösterdikleri cümle ise hükmün içerisindeki kelimelerin bir araya getirilerek oluşturulduğu görülmektedir. Bu hükme dayanılarak özel bir eğitim kuruntuyla protokol yapılarak belirlenen öğrencilerin eğitim-öğretim giderlerinin adı geçen eğitim kurumuna yapılması mümkün değildir, böyle bir protokol yapılmasına bu madde hükmü cevaz vermemektedir.
Kanunun 15 inci maddesinde İse belediyenin yetkileri sayılmış olup, belediyenin yapmış olduğu bu ödemenin dayanağını oluşturabilecek bir yetki mevcut değildir. Sadece (a) bendinde, “Belde sakinlerinin mahallî müşterek nitelikteki ihtiyaçlarım karşılamak amacıyla her türlü faaliyet ve girişimde bulunmak.” şeklinde belediyelere geniş bir yetki verilmiş olup, böyle bir harcamanın yapılmasına verilen bu yetki de yapılan harcama belde sakinlerinin mahallî müşterek nitelikteki ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla yapılmadığı için cevaz vermemektedir.
Özel okullarda okuyan öğrencilerin özel okul harcamalarının bütçeden karşılanması, aynı zamanda ...Belediyesi Eğitim Yardımı Yönetmeliği hükümlerine de aykırılık teşkil etmektedir. Zira söz konusu Yönetmeliğin 16 ııcı maddesinde, Eğitim Yardımı almaya hak kazanan her öğrenci İçin bir dosya açılacağı ve eğitim yardımı numarası verileceği belirtilerek eğitim yardımının kapsamı, kontenjanı, duyuru şekli, yardım miktarı, öğrencilerden aranacak nitelikler, yardımdan yararlanmak için yapılacak başvuru şekli, istenecek belgeler, Eğitim Yardımı Değerlendirme Komisyonunun kuruluş şekli, Komisyonun görev ve yetkileri ve eğitim yardımının kayıt altına alınması kuralları ayrıntılı olarak düzenlenmiş olup, bu düzenlemeler arasında özel okullarda okuyan öğrencilerin eğitim öğretim bedelinin karşılanmasına cevaz veren bir hükme yer verilmemiştir. Anılan Yönetmeliğin hükümlerinden, Yönetmelikte belirtilen eğitim yardımının Devlete ait ilköğretim ve ortaöğretim okullarında ya da üniversitelerde okuyup Yönetmelikte belirtilen diğer şartlan taşıyan öğrencilere burs veya harçlık niteliğinde yapılan ödemelerle sınırlı olduğu anlaşılmaktadır.
Eğitim yardımı için konulan ödeneğin özel bir kolej için kullanılması mümkün değildir. Yine anılan Yönetmeliğin 18 inci maddesinde, eğitim yardımı almaya hak kazananlara yapılacak ödemelerin, aylık periyotlar halinde ve Eğitim Yardımı Değerlendirme Komisyonunun uygun göreceği şekillerden biriyle (Belediye Veznelerinden veya Banka Hesabından) nakit olarak ödeneceği de hüküm altına alınmış olunmasına rağmen, bahse konu ödemeler sözü edilen Koleje yapılmıştır.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri çerçevesinde yapılan ödemelerin, 5018 sayılı Kanunun 71 inci maddesi hükmü gereği, mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması şeklinde olduğu ve kamu zararını oluşturduğu değerlendirilmektedir.
Bu itibarla, sorumluların karar düzeltme taleplerinin reddi yönünde karar verilmesi uygun olur. Arz olunur.” Denilmiştir.
Duruşma talebinde bulunan ... (harcama yetkilisi), ... (harcama yetkilisi) ile duruşmaya katılma talebi Temyiz Kurulunca kabul edilen ...(belediye başkanı) ile Sayıştay Savcısının sözlü açıklamalarının dinlenmesinden ve dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra,
Gereği Görüşüldü
Yürütülmekte olan ...Koleji projesi kapsamında, ...Belediyesi ile ...Koleji arasında yapılan protokol hükümleri gereğince, desteklenen öğrencilerin özel okul harcamalarının, Belediye Bütçesinden ödenmesi sonucu ...-TL’ye verilen tazmin hükmünün, 27.09.2016 tarih ve 42181 tutanak sayılı Sayıştay Temyiz Kurulu Kararının 5. Maddesi ile tasdikine karar verilmiştir.
Belediyelerin görev, yetki ve sorumlulukları 5393 sayılı Belediye Kanununun 14 ve 15 inci maddelerinde, belediyelerin giderleri de aynı kanunun 60 ıncı maddesinde belirlenmiştir. Buna göre, belediye bütçesinden yapılan harcamanın öncelikle mahalli müşterek bir ihtiyacı karşılanmasına yönelik olması, 5393 sayılı Belediye Kanununun 14 üncü maddesinde sayılan görev ve sorumluluklar arasında bulunması ve aynı Kanun'un 60 ıncı maddesinde sayılan giderler arasında yer alması gerekmektedir. 5393 sayılı Belediye Kanunu'nda öğrencilerin özel okullarda öğrenim görmesini sağlamak, belediyenin görevleri arasında gösterilmediği gibi, özel okullarda öğrenim gören öğrencilerin eğitim giderleri de belediyelerin yapabileceği giderler arasında yer almamaktadır.
Diğer yandan, bir hizmetin mahalli müşterek ihtiyaç olarak nitelenebilmesi için; herhangi bir yerel yönetim biriminin sınırları içinde yaşayan kişi, aile, zümre ya da sınıfın özel çıkarlarını değil, aynı yörede birlikte yaşamaktan doğan eylemli durumların yarattığı, yoğunlaştırdığı ve güncelleştirdiği, özünde yerel ve kamusal hizmet karakterinin ağır bastığı ortak ihtiyaç ve beklentileri ifade etmesi gerekmekte olup, belediyeler belediye sınırları içerisindeki mahalli müşterek ihtiyaçları yasalarla sınırları belirlenmiş alanlarda özerk bir biçimde yerine getirebilmeleri gerekmektedir. Nitekim Anayasa Mahkemesinin 24.1.2007 tarihli, E.2005/95 ve K.2007/5 sayılı kararıyla; 5393 sayılı Belediye Kanununun 14 üncü maddesinin ikinci fıkrası olan "Belediye, kanunlarla başka bir kamu kurum ve kuruluşuna verilmeyen mahallî müşterek nitelikteki diğer görev ve hizmetleri de yapar veya yaptırır." hükmü iptal edilmiştir. Dolayısıyla, belediyelerin hangi mahalli müşterek ihtiyacın giderilmesine yönelik hizmet yürütebileceği ve bu hizmetin sınırlarının kanunla belirlenmiş olması gerekmektedir.
Her ne kadar, 5393 sayılı Belediyeler Kanununun 14 üncü maddesinde, mahalli müşterek nitelikte olmak şatıyla öğrencilere malzeme vermek ve gerekli desteği sağlamak belediyelerin görevleri arasında sayılmış ise de; bu destek özel okullarda okutmak şeklinde değil kırtasiye gibi ayni yardımlar şeklinde yapılabilecek desteklerdir.
Diğer taraftan, özel okullarda okuyan öğrencilerin özel okul harcamalarının bütçeden karşılanması, aynı zamanda ...Belediyesi Eğitim Yardımı Yönetmeliği hükümlerine de aykırılık teşkil etmektedir. Zira söz konusu Yönetmeliğin 1 inci maddesinde,
“Bu Yönetmelik, ...Belediyesi Stratejik Planında “Yoksul Aile Çocuklarının Eğitim-Öğretim Sürecinde Desteklenmesi” stratejik amacına yönelik olarak hazırlanmış olan V.1.2.4 faaliyet numaralı proje uyarınca karşılıksız olarak yapılacak eğitim yardımının usul ve esaslarını belirlemek amacıyla düzenlenmiştir.” hükmü yer almaktadır. Dolayısıyla, bahsedilen amaçla yapılacak eğitim yardımlarının da bu Yönetmelik hükümleri doğrultusunda dağıtılması gerekmektedir.
Söz konusu Yönetmeliğin Kapsam başlıklı 2 nci maddesinde; bu Yönetmeliğin ...Belediyesi sınırlan içerisinde ikamet eden ve yine ...Belediyesi sınırları içerisindeki ilköğretim ve ortaöğretim okullarında eğitim veya ... ilinde bulunan üniversitelerde ön lisans, lisans, yüksek lisans ve doktora öğretimi alan yardıma muhtaç ailelerin öğrencileri ile şehit çocuğu, yetim, öksüz, ve özürlü (engelli) öğrencileri kapsadığı,
5 inci maddesinde; öğrencilere tahsis edilecek eğitim yardımlarının bütçe imkanları ve ...İlçesi sınırları içindeki öğrenci sayısı dikkate alınarak "Eğitim Yardımı Değerlendirme Komisyonu" tarafından belirleneceği ve Belediye Başkanının uygun görüşü ile kesinleşeceği,
6 ncı maddesinde; eğitim yardımı kontenjanları ve müracaat tarihlerinin, ilan, afiş. pankart, basın yayın araçları ve internet yoluyla okul, öğrenci ve ailelerine duyurulacağı,
7 inci maddesinde; her kademedeki öğrenci burslarının, ödenek imkanları doğrultusunda, "Eğitim Yardımı Değerlendirme Komisyonu" tarafından belirleneceği ve Belediye Başkanının onayı ile kesinleşeceği,
9 uncu maddesinde; eğitim yardımı için müracaat eden öğrencilerden;
İlköğretim ve ortaöğretim okullarında okuyan öğrenciler için; Ailesinin ...Belediyesi sınırları içerisinde ikamet ediyor olması, ...Belediyesi sınırları içerisinde bulunan ilköğretim veya ortaöğretim okullarında okuyor olması ve İhtiyaç sahibi olması şartlarının aranacağı,
Üniversitede okuyan öğrenciler için; öğrencinin veya ailesinin ...Belediyesi sınırları içerisinde ikamet ediyor olması, ... il sınırları içerisindeki üniversitelerde ön lisans, lisans, yüksek lisans veya doktora öğrenimi görmesi ve ihtiyaç sahibi olması şartlarının aranacağı,
11 inci maddesinde; eğitim yardımı başvurularında istenilecek belgelerin; form dilekçe, nüfus kayıt örneği, ikametgah belgesi, aile gelir beyanı ve öğrenim görülen okul ve öğretim kurumlarından alınacak öğrenim belgelerinden oluştuğu,
12 inci maddesinde; "Eğitim Yardımı Değerlendirme Komisyonu"nun Belediye Başkanının olurlarıyla, bir Başkan Yardımcısının başkanlığında, birim amirlerinin arasından görevlendirilmiş toplam beş kişiden oluşacağı,
13 üncü maddesinde; "Eğitim Yardımı Değerlendirme Komisyonu"nun görev ve yetkilerinin,
a) Eğitim yardımı müracaat şartlarını, süresini ve ödeme şeklini belirleyerek karar altına almak ve ilan etmek.
b) Eğitim Yardımı verilecek ihtiyaç sahibi öğrencilerin belirlenmesini sağlayacak "Öğrenci Bilgi Değerlendirme Formu"nu hazırlamak.
c) İlgili Makamlara sunulmak üzere, bütçe imkanları doğrultusunda asgari ve azami olmak üzere eğitim yardımından yararlandırılacak öğrenci sayılarını ve eğitim yardımı miktarlarını belirlemek.
d) Eğitim yardımı kontenjanlarını esas alarak en çok ihtiyaç sahibi öğrencilerden başlamak üzere, eğitim yardımı başvurularım bu yönetmelik hükümleri doğrultusunda incelemek, eğitim yardımı alması yerinde bulunan öğrencileri belirlemek ve elverişli araçlarla duyurmak.
e) Eğitim yardımı verilmesi sisteminin gerektirdiği, birimler arası koordinasyonu sağlamak olduğu,
16 ncı maddesinde; Eğitim Yardımı almaya hak kazanan her öğrenci için bir dosya açılacağı ve eğitim yardımı numarası verileceği belirtilerek eğitim yardımının kapsamı, kontenjanı, duyuru şekli, yardım miktarı, öğrencilerden aranacak nitelikler, yardımdan yararlanmak için yapılacak başvuru şekli, istenecek belgeler, Eğitim Yardımı Değerlendirme Komisyonunun kuruluş şekli, Komisyonun görev ve yetkileri ve eğitim yardımının kayıt altına alınması kuralları ayrıntılı olarak düzenlenmiş olup, bu düzenlemeler arasında özel okullarda okuyan öğrencilerin eğitim öğretim bedelinin karşılanmasına cevaz veren bir hükme yer verilmemiştir. Anılan Yönetmeliğin zikredilen hükümleri bir arada değerlendirildiğinde, Yönetmelikte belirtilen eğitim yardımının Devlete ait ilköğretim ve ortaöğretim okullarında ya da üniversitelerde okuyup Yönetmelikte belirtilen diğer şartları taşıyan öğrencilere burs veya harçlık niteliğinde yapılan ödemelerle sınırlı olduğu anlaşılmaktadır.
Eğitim yardımı için konulan ödeneğin özel bir kolej için kullanılması mümkün görünmemektedir. Mevcut durumda, belirli bir okulla protokol yapılması her türlü sübjektif değerlendirmeye açık olduğu gibi kaynakların etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak kullanılmasını teminden de uzaktır.
Yine anılan Yönetmeliğin 18 inci maddesinde, eğitim yardımı almaya hak kazananlara yapılacak ödemelerin, aylık periyotlar halinde ve Eğitim Yardımı Değerlendirme Komisyonunun uygun göreceği şekillerden biriyle (Belediye Veznelerinden veya Banka Hesabından) nakit olarak ödeneceği de hüküm altına alınmış olmasına rağmen, bahse konu ödeme sözü edilen Koleje yapılmıştır. Ayrıca Yönetmelikte öngörülen kurallara uyulmadığı için eğitim öğretim bedeli ödenen öğrencilerin hangi kriterlere göre seçildikleri de ilgili dosyalarında nesnel olarak belli değildir.
Yukarıdaki hükümler bir arada değerlendirildiğinde, ...Belediyesi Bütçesinden her mali yılda yapılacak eğitim yardımı için, ilgili eğitim-öğretim yılında yardım yapılacak öğrenci kontenjanının, her kademedeki öğrenciye ödenecek tutarın, müracaat tarihlerinin önceden belirlenerek Belediye Başkanının onayına sunulması ve onayı müteakip her çeşit ilan aracı kullanılarak duyurulması gerekmektedir. Yapılan başvurular arasından yardımı hak eden öğrencilere yapılacak ödemelerin de belirli dönemlerde nakit olarak ödenmesi gerekmektedir.
Rapor dosyası ve ekleri incelendiğine; ...Belediyesi ile ...Koleji arasında imzalanan protokol ile, ...Belediyesi verilecek eğitim-öğretim hizmeti karşılığında 140 öğrencinin yıllık eğitim-öğretim giderlerini her yılın 9 aylık eğitim-öğretim dönemi boyunca karşılamayı taahhüt etmektedir. Buna karşın, ilişikli olarak gösterilen ödeme emri belgeleri ile eki belgelerinin incelenmesi sonucunda, bahsi geçen öğrencilerden bazılarının ...ilçesi sınırları dışında ikamet ettikleri halde bu yardımdan faydalandırıldıkları (28.02.2013 tarih ve 3633 yevmiye numaralı Ödeme Emri Belgesine ekli listeler), bazı ödeme emri belgelerine ekli faturalarda yer alan öğrenci sayısının ise listelerde yer alan burslu öğrenci sayılarından fazla gösterildiği (07.10.2013-17212 ile 15.11.2013-19381 tarih ve yevmiye numaralı Ödeme Emri Belgelerine ekli listeler) tespit edilmiştir. Diğer taraftan, ödemeler doğrudan ilgili özel eğitim kurumuna yapılmıştır. Bu şartlar altında yapılan ödemeler açıkça mevzuata aykırılık teşkil etmektedir.
Sorumluların dilekçelerinde sözünü ettiği kanuni düzenlemeler ve tebliğ hükümleri, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından özel okullarda okuyan öğrencilere verilecek eğitim-öğretim yardımını düzenlemekte olup, belediyelerin bu kapsamda değerlendirilmesi mümkün değildir.
Bu itibarla; 27.09.2016 tarih ve 42181 tutanak sayılı Temyiz Kurulu Kararının 5. maddesinde ( 212 sayılı ilamın 39. maddesini tasdik eden) KARAR DÜZELTİLMESİNE MAHAL OLMADIĞINA, (Üyeler …, … ile …’ın aşağıda yazılı karşı oy gerekçesine karşı) oyçokluğuyla,
Karar verildiği 07.02.2018 tarih ve 44051 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.
Karşı oy gerekçesi
Üye …’nün karşı oy gerekçesi;
Yürütülmekte olan ...Koleji projesi kapsamında, ...Belediyesi ile ...Koleji arasında yapılan protokol hükümleri gereğince, desteklenen öğrencilerin özel okul harcamalarının, Belediye Bütçesinden ödenmiş olması nedeniyle verilen tazmin hükmünün, 27.09.2016 tarih ve 42181 tutanak sayılı Sayıştay Temyiz Kurulu Kararının 5. maddesi ile tasdikine karar verilmiş, bu kararın düzeltilmesi talebiyle müracaatta bulunulmuştur.
Sorumlular konuyla ilgili olarak yaptıkları savunmalarında; sözkonusu harcamanın, “Yoksul Aile Çocuklarının Eğitim-Öğretim Sürecinde Desteklenmesi” projesinin bir gereği olduğunu, anılan projenin esasını, yoksul ailelerin, başarı çocuklarının öğrenim giderlerinin karşılanması suretiyle desteklenmesinin oluşturduğunu, ...Belediyesinin 2010-2014 dönemine ilişkin olarak hazırlanmış bulunan “Stratejik Planı”nda ...faaliyet numaralı “Yoksul Aile Çocuklarının Eğitim-Öğretim Sürecinde Desteklenmesi” projesi kapsamında, ...ilçesi sınırları içinde yoksul ailelerin yetenekli ve yaratıcı kabiliyeti haiz çocuklarının tespiti yapılarak ve okul öncesinden başlayarak “birebir danışman öğretmen destekli, grup içerisinde uygulamalı; öğrencinin yetenek ve yaratıcılığını çıkartmaya ve bu yanları geliştirmeye yönelik; gözlem ve deneye dayalı, geleceğin bilim insanlarını yaratma hedefli yabancı dil ağırlık eğitim projesi” geliştirildiğini, ...Belediye Meclisi’nin kabulü, Büyükşehir Belediye Başkanı’nın onayı ile yürürlüğe girmiş olan ...Belediyesi Eğitim Yardımı Yönetmeliğinin; Eğitim Yardımı Değerlendirme Komisyonu tarafından belirlen kontenjan dâhilinde, 9 uncu maddesinde belirtilen nitelikleri haiz öğrencilere, yine Eğitim Yardımı Değerlendirme Komisyonu tarafından belirlenen ve Belediye Başkanının onayı ile kesinleşen tutarlarda öğrenciye burs vermeye imkan verdiğini, Başkanlık Makamı ve Eğitim Yardımı Değerlendirme Komisyonunun, projede belirtilen eğitim olanaklarına sahip kurumların araştırmasını yaptığını ve “...Koleji”nin söz konusu projeye uygun eğitim olanağı sağladığının tespit edildiğini ve ...Koleji ile protokol yapıldığını, Eğitim Yardımı Değerlendirme Komisyonu’nun savunma ekinde örnekleri sunulan ve ...ilçesi sınırları içerisinde yaşayan yoksul ailelerin projeye uygun çocuklarının belirlemesine yönelik olarak yaptığı çalışma sonucunda; Başkanlık Makamınca da onaylanan isim ve sayıda öğrencinin, öğrenim bedellerinin “EĞİTİM-ÖĞRETİM BURSU” olarak ...Kolejine ödendiğini, yapılan ödemenin, Meclis Kararı, Belediyenin Kurumsal Planı ve “...Belediyesi Eğitim Yardımı Yönetmeliği” hükümleri çerçevesinde gerçekleştirilmiş olduğunu ifade etmişlerdir. Belediyenin eğitime ve yoksul aile çocuklarına destek konusunda bilinen yöntemlerin dışında, bir kolejle protokol imzalamak ve başaralı yoksul öğrencileri buruda okutmak gibi farklı bir yol tercih etti görülmektedir.
5393 sayılı Belediye Kanununun Hemşehri Hukuku başlıklı 13 üncü maddesinde, hemşehrilerin, belediye idaresinin yardımlarından yararlanma hakları olduğu belirtildikten sonra, aynı Kanunun 14 üncü maddesinde, belediyenin mahalli, müşterek nitelikte olmak şartıyla sosyal hizmet ve yardım yapabileceği hüküm altına alınmış ve belediyenin görev, sorumluluk ve yetki alanının belediye sınırlarını kapsadığı, 60. maddesinde de belediyenin giderleri arasında, dar gelirli, yoksul, muhtaç ve kimsesizler ile engellilere yapılacak sosyal hizmet ve yardımlara da yer verildiği görülmektedir. Ayrıca, 5393 sayılı Kanunla bazı belediyelere, meclis kararıyla belli şartlarla eğitim kurumlarına ortak olabilme imkanı sağlanmış, eğitimi geliştirecek projelere İçişleri Bakanlığının onayı ile ücretsiz veya düşük bir bedelle amacı dışında kullanılmamak kaydıyla taşınmaz tahsis edebilme hakkı verilmiştir. Yine belediyeler kendi görev ve sorumluluk alanına giren konularda, dernek ve vakıflar ile ortak hizmet projeleri gerçekleştirebilmekte, 60. madde çerçevesinde de yapmış oldukları ortak hizmet ve proje giderlerini ödeyebilmektedir.
Öte yandan 8/2/2007 tarihli ve 5580 sayılı Özel öğretim Kurumları Kanununun Ek 1 inci maddesi ile örgün eğitim yapan özel ilkokul, özel ortaokul ve özel liselerde öğrenim gören Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı öğrenciler için, okulun öğrenim süresini aşmamak üzere, eğitim ve öğretim desteği verilebilmektedir. Esasen belediyeler belde halkının sosyal ihtiyaçlarını belirlemede ve bu ihtiyaçları karşılamada merkezi yönetime göre daha avantajlı bir konumdadırlar.
2828 sayılı Sosyal Hizmet Kanununun 3. maddesine göre, “"Sosyal Hizmetler"; kişi ve ailelerin kendi bünye ve çevre şartlarından doğan veya kontrolleri dışında oluşan maddi, manevi ve sosyal yoksunluklarının giderilmesine ve ihtiyaçlarının karşılanmasına, sosyal sorunlarının önlenmesi ve çözümlenmesine yardımcı olunmasını ve hayat standartlarının iyileştirilmesi ve yükseltilmesini amaçlayan sistemli ve programlı hizmetler bütününü”, ifade etmektedir. Bu tanım çerçevesinde ...gibi gelir dağılımında önemli farklılıkların olduğu bir bölgede, başarılı yoksul aile çocuklarına daha vasıflı bir eğitim sağlama yönünde geliştirilen eğitim projesinin bir sosyal hizmet olmadığı söylenemez. Sosyal yardımlar, yoksunluğun derecesine ve çeşidine göre değişebilir. Günümüzde aileler için en önemli yoksunluk, eğitim yoksunluğuna dönüşmüştür. Yoksul aile için çocuklarına sunacağı eğitim yoksunluğu temel ihtiyaçlardan bile daha öncelikli hale gelmektedir.
Tüm bu düzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde, her ne kadar belediyece çıkartılan yönetmeliğin lafzına aykırı olan uygulamalar yapılmış ise de, dar gelirli, yoksul ve muhtaçlara yardım etmek, sosyal hizmet üretmek, belediyenin asli görevi olduğu, “Yoksul Aile Çocuklarının Eğitim-Öğretim Sürecinde Desteklenmesi” projesi kapsamında da, bir eğitim desteği sağlanmış olduğu ve Eğitim Yardımı Değerlendirme Komisyonu tarafından belirlenen yoksul öğrencilerin bu imkandan yararlandırıldığı savunması karşısında konunun tekrar değerlendirebilmesi için karar düzeltme talebinin kabul edilmesi gerekir”
Üyeler … ile …’ın karşı oy gerekçesi;
5393 sayılı Belediye Kanununun “Belediyenin görev ve sorumlulukları“ başlıklı 14 üncü maddesinin birinci fıkrasının b) bendinde;
“Devlete ait her derecedeki okul binalarının inşaatı ile bakım ve onarımını yapabilir veya yaptırabilir, her türlü araç, gereç ve malzeme ihtiyaçlarını karşılayabilir.” denilmek suretiyle, belediyelerin, devlete ait okullarda yürütülen eğitim öğretim faaliyetlerine katkıda bulunabileceği belirtilmiştir.
Dolayısıyla eğitim yardımının 5393 sayılı Belediye Kanununun 14 üncü maddesinin (b) bendi hükmüne istinaden yapılması mümkün olduğundan dilekçinin karar düzeltilmesine ilişkin talebinin kabul edilerek, 27.09.2016 tarih ve 42181 tutanak sayılı Temyiz Kurulu Kararının 5. Maddesinin ( 212 sayılı ilamın 39. maddesini tasdik eden) düzeltilerek, 212 sayılı ilamın 39. maddesi ile verilen ... TL’ye ilişkin tazmin hükmünün kaldırılmasına karar verilmesi gerekir.
Konu: Öğrencilerin özel okul harcamalarının Belediye bütçesinden ödenmesi
212 sayılı ilamın 39 uncu maddesiyle; yürütülmekte olan ...Koleji projesi kapsamında, ...Belediyesi ile ...Koleji arasında yapılan protokol hükümleri gereğince, desteklenen öğrencilerin özel okul harcamalarının, Belediye Bütçesinden ödenmesi sonucu ...-TL’ye verilen tazmin hükmünün, 27.09.2016 tarih ve 42181 tutanak sayılı Sayıştay Temyiz Kurulu Kararının 5. Maddesi ile tasdikine karar verilmiştir.
İlamda harcama yetkilisi sıfatıyla sorumlu tutulan ... ile ...’nun aynı mahiyetteki temyiz dilekçesinde özetle;
Anayasanın 10. Maddesinde; “kanun önünde eşitlik” ilkesinin, 42. Maddesinde de “Eğitim ve Öğrenim Hakkı ve Ödevi”nin düzenlendiğini, bu anayasal düzenlemeler çerçevesinde konu değerlendirildiğinde, eğitim ve öğrenim hakkının tüm Türk Vatandaşları için bir hak ve ödev olduğunu, devletin maddi imkânları bulunmayan öğrencilere yardım yapabileceğini, başarılı ve yardıma muhtaç öğrencilere kurum tarafından eğitim yardımı yapılmasının esasen anayasaya aykırı bir işlem olmadığını,
Ayrıca: 5393 sayılı Belediye Kanunun 14. Maddesiyle belediyelere eğitimi destekleme görevi verildiğini
7.8.2014 tarih ve 29081 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan “2014-2015 Eğitim ve Öğretim Yılında Özel Okullarda Öğrenim Gören Öğrenciler İçin Eğitim ve Öğretim Desteği Verilmesine İlişkin Tebliğ” e göre;
Bilindiği üzere, 8/2/2007 tarihli ve 5580 sayılı özel öğretim Kurumları Kanununun Ek 1 inci maddesinin ikinci, üçüncü, dördüncü, beşinci ve sekizinci fıkralarında;
“Bu Kanun kapsamında örgün eğitim yapan özel ilkokul, özel ortaokul ve özel liselerde öğrenim gören Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı öğrenciler için, resmî okullarda öğrenim gören bir öğrencinin okul türüne göre her kademede okulun öğrenim süresini aşmamak üzere, eğitim ve öğretim desteği verilebilir. Bu fıkra kapsamındaki eğitim ve öğretim desteğinden özel okul öncesi eğitim kurumlarından eğitim alanlar da, 48-66 ay arasında olmak şartıyla en fazla bir eğitim-öğretim yılı süresince yararlandırılabilir.
Eğitim ve öğretim desteği, Bakanlıkça eğitim kademelerine göre her bir derslik için belirlenen asgari öğrenci sayısının üzerinde ve her hâlükârda derslik başına belirlenen azami öğrenci sayısını geçmemek üzere verilebilir. Eğitim ve öğretim desteği verilecek toplam öğrenci sayısı her yıl Maliye Bakanlığı ve Bakanlıkça müştereken belirlenir.
Eğitim ve öğretim desteği; yörenin kalkınmada öncelik derecesi ve gelişmişlik durumu, öğrencinin ailesinin gelir düzeyi, eğitim bölgesinin öğrenci sayısı, desteklenen öğrenci ve Öğrencinin gideceği okulun başarı seviyeleri ile öncelikli öğrenciler gibi ölçütler ayrı ayrı veya birlikte dikkate alınarak verilebilir.
Söz konusu eğitim öğretim hizmetini sunan veya yararlananların, gerçek dışı beyanda bulunmak suretiyle fazladan ödemeye sebebiyet vermeleri durumunda bu tutarların, ödemenin yapıldığı tarihten itibaren 6183 sayılı Kanunun 51 inci maddesine göre hesaplanacak gecikme zammı ile birlikte bir ay içinde ödenmesi, yapılacak tebligatla sebebiyet verenlerden istenir. Bu süre içinde ödenmemesi hâlinde bu tutarlar, anılan Kanun hükümlerine göre Maliye Bakanlığına bağlı vergi daireleri tarafından takip ve tahsil edilir. Bu fiillerin tekrarı hâlinde, ayrıca kurum açma izinleri iptal edilir.
Bu madde kapsamında Bakanlıkta istihdam edileceklerde aranacak şartlar, eğitim ve öğretim desteğinin verilmesine ilişkin ölçütler, desteğin verileceği eğitim kurumu türleri, eğitim kademeleri ve kurumlar itibarıyla verilecek destek tutarları, eğitim ve öğretim desteğinin kontrol ve denetimi ile bu maddenin uygulanmasına ilişkin diğer usul ve esaslar Maliye Bakanlığı ve Bakanlıkça müştereken hazırlanan yönetmelikle belirlenir.” hükümlerinin yer aldığını,
Diğer taraftan 5580 sayılı Kanun hükümleri doğrultusunda; 23/10/2012 tarihli ve 28450 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Milli Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumlan Yönetmeliğinin Ek 2 nci maddesinin birinci fıkrasında “Kanunun Ek-1 inci maddesine göre her yıl Temmuz ayında Maliye Bakanlığı ile müştereken hazırlanacak olan tebliğde illere göre belirlenen sayıdaki öğrenciler için Ek-10’da yer alan okul türleri ve gruplarına göre eğitim ve öğretim desteği verilebilir. Tebliğde; her bir öğrenci için verilebilecek eğitim öğretim desteği tutarı resmi okullarda öğrenim gören bir öğrencinin okul öncesi, ilkokul, ortaokul ve liselerde Devlete maliyetinin bir buçuk katını geçmemek üzere, bir önceki yılın verileri esas alınarak belirlenir.” hükmüne yer verildiğini,
Bu kapsamda, eğitim ve öğretim desteği verilecek okul kademe ve türleri, destek tutarları, öğrenci sayısı ve bunlara ilişkin diğer hususların aşağıda belirtildiğini,
1 - 5580 sayılı Kanun kapsamında açılan özel okul öncesi, ilkokul, ortaokul ve ortaöğretim okul türlerinde öğrenim gören her bir öğrenciye verilecek eğitim ve öğretim desteği tutarları aşağıdaki Tablo-1’de yer almaktadır.
Tablo-1: Eğitim Öğretim Desteği Verilen Okul Türleri, Destek Tutarları ve Öğrenci Sayıları
S.No Okul Türü Destek Tutarı (TL) Destek Verilecek Öğrenci Sayısı
1 Okul Öncesi Eğitim Kurumu 2.500 50.000
2 İlkokul 3.000 50.000
3 Ortaokul 3.500 75.000
4 Lise 3.500 75.000
5 Temel Lise 3.000
Toplam 250.000
2- 2014-2015 eğitim ve öğretim yılında yukarıdaki Tablo-1’de sayılan okul kademe ve türleri için toplam 250 bin öğrenciye eğitim ve öğretim desteği verilecektir.
3 - İllere göre eğitim ve öğretim desteği verilecek okul kademe ve türleri, öğrenci sayısı, öğrenci ve okul seçilmesine ilişkin ölçütler ile diğer ilgili hususlar Milli Eğitim Bakanlığı tarafından yayımlanacak kılavuzda belirtilecektir.
4 - Sosyo-ekonomik gelişmişlik seviyelerine göre eğitim ve öğretim desteği verilecek öğrencilerin illere dağıtımında aşağıdaki tabloda yer alan katsayılar kullanılacaktır.
Tablo-2: Sosyo-Ekonomik Gelişmişlik Seviyeleri Katsayıları
Sosyo-Ekonomik Gelişmişlik Seviyesi Katsayı
1. Bölge 0,95
2. Bölge 0,95
3. Bölge 1,00
4. Bölge 1,00
5. Bölge 1,20
6. Bölge 1,30
5 - Okul öncesi eğitime devam eden öğrencilerden 48-66 ay yaş grubunda olanlar eğitim öğretim desteğinden yararlanabilir.
6 - İllere okul türlerine göre ayrılan öğrenci kontenjanından az talep gelmesi durumunda Millî Eğitim Bakanlığı boş kalan kontenjanları aynı okul türünden talebin fazla olduğu illerde kullanabilir.
7 - “ Eğitim öğretim desteği, Millî Eğitim Bakanlığı bütçesine bu amaçla konulan ödenekten karşılanır. Ödemeye ilişkin usulleri belirlemeye Millî Eğitim Bakanlığı yetkilidir.
8 - Bu Tebliğde yer almayan hususlarda düzenleme yapmaya ve uygulamada ortaya çıkabilecek tereddütleri gidermeye Maliye Bakanlığı ve Millî Eğitim Bakanlığı yetkilidir.
9 - Maliye Bakanlığı ve Millî Eğitim Bakanlığı tarafından müştereken hazırlanan bu Tebliğ, 2014-2015 eğitim ve öğretim yılı için geçerli olmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
10 - Bu Tebliğ hükümleri Maliye Bakanı ve Milli Eğitim Bakanı tarafından yürütülür.
Tebliğ olunur.(Yürüklükteki en son Tebliğden alınmıştır.)
Konu incelendiğinde, 8.2.2007 tarih ve 5580 sayılı Özel öğretim Kurumları Kanunu ile özel ilkokul ortaokul ve liselerde eğitim gören öğrencilere devlet desteği verileceğinin hüküm altına alındığını,
3.12.2013 tarih ve 37976 sayılı Temyiz Kurulu Kararıyla özel okulda okuyan öğrenciler ile ilgili olarak belediyece yapılan yardımlarla ilgili olarak verilen tazmin hükmünün kaldırıldığını, tazmin hükmünün kaldırılma gerekçeleri arasında özel üniversitelere devlet yardımı yapılmasının da belirtildiğini, yani devletin yardım yaptığı bir konuda belediyelerin de yardımda bulunmasının yerinde görüldüğünü,
Özel okullarda eğitim gören öğrencilere ayni ve nakdi yardım verilmesinin yasal dayanağının olduğunu, bu nedenle mevzuata uygun olarak yapılan yardımların 5018 sayılı Kanunun 71-q maddesine göre kamu zararı olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığını,
Bu yardımların kamu hizmetinde kullanılmış olması; Belediye kamu gelirinde azalmaya neden olduğunun iddia edilemeyeceğini, eğitim hizmetinin devlet bütçesinde en büyük kaynağın ayrıldığı hizmet olduğunu, gerekleri ve yararlarının tartışılmaz olduğunu,
Belediyenin 2010-2014 dönemine ilişkin olarak hazırlanmış bulunan “Stratejik Planında “Yoksul Aile Çocuklarının Eğitim-Öğretim Sürecinde Desteklenmesi” projesi kapsamında, ilçe sınırları içinde yoksul ailelerin yetenekli ve yaratıcı kabiliyete haiz çocuklarının tespiti yapılarak ve okul öncesinden başlayarak “birebir danışman öğretmen destekli, grup içerisinde uygulamalı; öğrencinin yetenek ve yaratıcılığını çıkartmaya ve bu yanları geliştirmeye yönelik: gözlem ve deneye davalı- geleceğin bilim insanlarım yaratma hedefli yabancı dil ağırlık eğitim projesinin” geliştirildiğini, anılan projenin objektif esaslar dâhilinde, “...Belediyesi Eğitim Yardımı Yönetmeliğinin” hazırlandığını; ...Belediye Meclisinin kabulü, Büyükşehir Belediye Başkanının onayı ile yürürlüğe girdiğini, Yönetmeliğin, Eğitim Yardımı Değerlendirme Komisyonu tarafından belirlenen kontenjan dâhilinde, 9 uncu maddesinde belirtilen niteliklere haiz öğrencilere, Eğitim Yardımı Değerlendirme Komisyonu tarafından belirlenen ve Belediye Başkanının onayı ile kesinleşen tutarlarda öğrenciye bursu vermeye yetkili kılındığını, Başkanlık Makamı ve Eğitim Yardımı Değerlendirme Komisyonu’nun, “birebir danışman öğretmen destekli, grup içerisinde uygulamalı: öğrencinin yetenek ve yaratıcılığını çıkartmaya ve bu yanları geliştirmeye yönelik: gözlem ve deneye davalı, geleceğin bilim insanlarını yaratma hedefli yabancı dil ağırlık eğitim projesine ilişkin eğitim olanaklarına sahip kurumların araştırmasını yaptığını ve ...Koleji’nin projeye uygun eğitim olanağı sağladığının tespit edildiğini, ...Koleji ile protokol yapıldığını, bu protokol ve Eğitim Yardımı Değerlendirme Komisyonumun ekte örnekleri sunulan ve ilçe sınırları içerisinde öğrenim gören ve yoksul ailelerin projeye uygun çocuklarının belirlemesine yönelik olarak yaptığı çalışma sonucunda; Başkanlık Makamınca da onaylanan isim ve sayıda öğrencinin, yine yukarıda niteliğine yer verilen eğitim hizmetinin verilmesi karşılığında, öğrenim bedellerinin “EĞİTİM-ÖĞRETİM YARDIMI” olarak kuruma ödendiğini
Ek 1: Burs alan bir öğrenciye ait komisyon kararı.
Yapılan ödemenin, Belediyenin Kurumsal Planı ve “...Belediyesi Eğitim Yardımı Yönetmeliği” hükümleri çerçevesinde gerçekleştirildiğini; yasal dayanağının 5393 sayılı yasanın 1 inci fıkrasının (b) bendinin “Gerektiğinde, öğrencilere, (...) malzeme verir ve gerekli desteği sağlar.(...)” şeklindeki düzenlemenin oluşturduğunu,
Projenin amaca uygun olarak gerçekleştirilmesi için tek okulda uygulanmasına karar verildiğini,
Projenin sonuçlarının Ek 2’de sunulan Temel Eğitimden Ortaöğretime Geçiş Sınavı (TEOG) istatistiklerinde de görüldüğünü,
Örneğin; 2013-2014 yıllarında yapılan sınavda öğrencilerin başarısının,
Matematik dalında TEOG 1 sınavında yüzde 97,77; TEOG 2 sınavında yüzde 93,33 olarak gerçekleştiğini,
(Ek 2: Temel Eğitimden Ortaöğretime Geçiş Sınavı (TEOG) istatistikleri.)
İlamlar incelendiğinde özel okullarda okumayı kabul eden kimselerin bu gideri karşılayacak mali güce sahip oldukları seklindeki kabulden hareket edildiğinin görüldüğünü, ancak böyle bir yaklaşımın gerçeği yansıtmadığını, yardım yapılan öğrencilerin genel olarak bölgedeki apartman görevlileriyle, belediye çalışanlarının çocuklarının olduğunu, Belediyenin desteğiyle bu okullarda eğitim görme imkânı kazandıklarını, kendi maddi güçlerinin bu hizmetten yararlanmalarına imkân vermediğini,
...İlçesinin yerleşik nüfusunun 274.420 (31.12.2013 TÜİK Verisi) Popülasvon nüfusunun ise 5.000.000 civarında olduğunu, yerleşik ve popülasyon nüfusu incelendiğinde ...ilçesindeki vatandaşların ülkenin diğer illerinden gelen kişiler olduğunun görüleceğini (...Belediyesi 2014-2019 Stratejik Planı).
Bu vatandaşlara hizmet götürülürken ilçe sakini veya ilçe sakini olmayan diye ayrım yapmanın sosyal belediyecilik ilkesi ile bağdaşmayacağını, ...ilçesinin Anadolu'daki bir ilçe ile karşılaştırılmasının doğru olmayacağını, ... ölçeğinde belediye ile ilişkisi olan vatandaşların ilçede ikamet edenlerle sınırlandırmanın mümkün olmadığını, is ve sosyal hareketliliğin çok yoğun olduğu ilçede belediye hizmetlerinin sadece ikamet edenlerle sınırlandırmanın hem mümkün olmadığını hem de doğru olmadığını, ilçede ikamet etmeyip işyerleri burada olan kişi veya kurumların ilçeye çok büyük maddi ve manevi katkılarının olduğunu, (Örneğin: Çevre Temizlik. Haberleşme, İlan Reklam, Elektrik Tüketim Gelir ve Muhtasar Vergisi vb). ... gerçekleri göz önüne alındığında, belediyede görev yapan birçok personelin ilçede ikamet etmediğinin görüldüğünü, dolayısıyla hizmetin ikamet ile sınırlandırılmasının Anadolu'nun herhangi bir ilçesindeki kadar kolay olmadığı gibi kanunun amacına da uygun olamadığını, bu nedenle belediye yardım uygulamasını ikamet ile değil belediye ile ilişki durumuna göre belirlediğini ve uyguladığını, bu durumun ...’daki tüm ilçeler için geçerli olduğunu,
Ayrıca; 4721 sayılı Türk Medeni Kanununda ikametgâh kavramının yerine yerleşim yeri kavramının getirildiğini, Kanunun 19. maddesinde “ Yerleşim yeri bir kimsenin sürekli kalma niyetiyle oturduğu yerdir” denildiğini, kanun koyucunun belediye hizmetlerinden yararlanmada yerleşim yeri şartını öngörmüş olsaydı, bunu açıkça belirtmesi gerektiğini, Kanunun ilgili maddeleri irdelendiğinde; ...İlçesi sınırları içinde ikamet etmese dahi ...İlçesinde “oturduğu, bulunduğu ve ilişiği olduğu” takdirde hemşeri hukuku çerçevesinde bu hizmetlerden yararlandırılmasının mümkün olduğunu,
5393 sayılı Belediye Kanununun 77. Maddesi ile belediyelere: sağlık, eğitim, spor, çevre, sosyal hizmet ve vardım, kütüphane, park, trafik ve kültür hizmetleri ile yaşlılara, kadın ve çocuklara, özürlülere, yoksul ve düşkünlere yönelik hizmetlerin yapılmasında beldede dayanışma ve katılımı sağlamak amacı ile gönüllü kişilerin katılımına yönelik programlar yapma görevi verildiğini, günümüzde belediyeler kamu hizmetlerini kendi görevlerinin yanı sıra sivil toplum örgütleri ve gönüllülerle birlikte gerçekleştirdiğini, esasen bu katılım olmadan verimli ve etkin bir hizmet sunumunun da söz konusu olmayacağını, ...Belediyesinin uzun yıllardır sivil toplum örgütleri ve gönüllülerin katılımıyla hizmet üretmekte olduğunu, gerek derneklere ve eğitim kurumlarına yapılan yardımlarda gerekse de yapılan gezilerde STK’lardan ve gönüllülerden gelen taleplerin dikkate alındığını,
9 Ekim 2005 tarih ve 25961 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan İl Özel İdaresi ve Belediye Hizmetlerine Gönüllü Katılım Yönetmeliğinde bu hususların düzenlendiğini, 4. Maddedeki gönüllü tanımı incelendiğinde ikametle sınırlandırılmadığını daha geniş olan hemşeri kavramı ile düzenleme yapıldığının görüldüğünü, çalışma alanları başlıklı 5. Maddede de Belediye Kanununun 77. Maddesine benzer bir çerçeve çizildiğini, Özürlülere, yaslılara, çocuklara, kadınlara, gençlere, yoksullara, kimsesizlere yönelik eğitim, kültür, sağlık ve sosyal spor hizmetleri ile tarihi kültürel mirasın ve tabiat varlıklarının yaşatılarak korunması hizmetlerinin belediyelere görev olarak verildiğinin görüldüğünü,
Eğitim Yardım Yönetmeliği hazırlanırken bazı hususların unutulduğunu, çizilen sınırların hayatın gerçekleriyle uyumlu olmadığını, örneğin yurt dışında okuyan öğrencilerin düşünülmediğini, onların da yardıma ihtiyacı olduğunun Belediyeye yapılan başvurularla ortaya çıktığını, gerekli değişikliklerin yapılması için zaman olmadığını, bu amaçla bütçeye konan ödenekten kendilerine yardım edildiğini, kaldı ki ... ikamet eden ve yönetmeliğe uygun olan öğrencilere yapılan yardımlara da tazmin denildiğini,
Tazmin hükmünün bir gerekçesinin de aynı okul öğrencilerine farklı tutarda yardım yapılmasının gösterildiğini, bu yardımların öğrencilerin okula devamları için zorunlu olarak ihtiyaç duydukları miktarların tespit edilerek yapıldığını, bu tutarın öğrencilere göre farklılık göstermesinin son derece doğal olduğunu,
Ödemenin doğrudan eğitim kurumuna yapılmış olmasının, eğitim yardımının öğrencilere yapıldığı gerçeğini değiştirmediğini, yardımın %100, %75, %50, gibi oranlarda belirlenmiş olmasının, öğrencilerin gelir durumunun araştırarak işlem yapıldığını gösterdiğini,
Kanuna uygun bir ödemenin Yönetmelikte belirlenen prosedüre uymamasının yaptırımının tazmin olmaması gerektiğini, aksaklıkların Sayıştay denetim ve sorgulamalarına göre düzeltildiğini, çok büyük tazmin hükümleriyle karsı karsıya kalındığında çözümün zorlaştığını, bu paraların yardım yapılan kimselerden alınmasının mümkün olamadığını, bu tutarların memur olan kendileri tarafından ödenmesinin de mümkün olmadığını,
Belediyelerin eğitim yardımında bulunmalarının mevzuata uygun olduğunu, Sayıştay Başkanlığının görüşü alınarak çıkarılan ...Belediyesi Sosyal Yardım Yönetmeliğinde bu yardımların yapılacağının düzenlendiğini, dolayısıyla bu ödemelerin kamu zararı olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığını,
Yapılan ödemelerin kanuni dayanağı olan ve ilgililerine ödendiğinde şüphe olmayan ödemeler olduğunu, öğrencilerin iyi bir eğitim almalarına katkı sağlandığını, yapılan yardımın topluma çok daha fazla katkı sağlayacağının açık olduğunu, ...Belediyesinin ekli listede yer alan okulları yeniden yaparak Milli Eğitim Müdürlüğünün hizmetine sunduğunu, bu konuda yaptığı harcamalarla Türkiye’de bir numara olduğunu,
Yukarıda açıklanan gerekçelerle Temyiz Kurulu İlamının kanuna aykırılık nedeni ile düzeltilmesini ve beraat hükmü verilmesini talep etmişlerdir.
Başsavcılık mütalaasında;
“... ...Belediyesinin 2013 yılı hesabının 5 inci Dairece yargılanması sonucunda düzenlenen 12.03.2015 karar tarihli ve 212 no.lu ilamın 39 uncu maddesinde yer alan tazmin hükmünü Harcama Yetkilisi sıfatıyla temyiz eden ...’nun yaptığı temyiz başvurusu üzerine Temyiz Kurulunca verilen 27.09.2016/42182 sayılı kararın Karar Düzeltilmesi yoluyla bozulması talebiyle adı geçen tarafından verilen ve ilgideki yazı ile Başsavcılığa intikal ettirilen dilekçe ve ekleri incelendi.
Daire kararının 39 uncu maddesinde özetle; ...Belediyesi ile ...Koleji arasında yapılan protokol hükümlerine dayanılarak, adı geçen lise öğrencilerinin özel okul harcamalarının bütçeden karşılanması sonucu oluşan ... TL tutarındaki kamu zararının belirtilen sorumlulara müştereken ve müteselsilen işleyecek faiziyle birlikte ödettirilmesine ve mevzuata aykırı olarak eğitim yardımında bulunulmasına neden olan sorumlular hakkında gerekli İşlemlerin yapılması için konunun İçişleri Bakanlığına yazılmasına karar verildiği belirtilmektedir.
Karar düzeltme talebi dilekçesinde özetle, kurum tarafından yapılan eğitim yardımının anayasaya aykırı bir işlem olmadığı, belediyelere 5393 sayılı Kanunun 14 üncü maddesiyle eğitimi destekleme görevinin verildiği, 07.08.2014 tarih ve 29081 sayılı resmi Gazetede yayımlanan 2014- 2015 Eğitim Öğretim Yılında Özel Okullarda Öğrenim Gören Öğrenciler İçin Eğitim ve Öğretim Desteği Verilmesine İlişkin Tebliğ aynen alınarak özel öğretim kurumlarında eğitim gören öğrencilere Devlet desteği verileceğinin bu tebliğ ile hüküm altına alındığı, bu öğrencilere aynı ve nakdi yardım verilmesi konusunun yasal dayanağının bulunduğu ve 5018 saydı Kanunun 71-g maddesine göre kamu zararı olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı, 2010-2014 dönemine ilişkin olarak hazırlanmış olan Stratejik Planında yer alan Yoksul aile Çocuklarının Eğitim-Öğretim Sürecinde Desteklenmesi projesi kapsamında Özel Lider Şİşli Koleji ile protokol yapılarak kurum tarafından belirlenen öğrencilerin eğitim bedellerinin Eğitim-Öğretim yardımı adı altında adı geçen kuruma ödendiği, ödemenin doğrudan eğitim kurumuna yapılmış olmasının eğitim yardımının öğrencilere yapıldığı gerçeğini değiştirmeyeceğini, yapılan yardımların mevzuata uygun olduğu ve kamu zararı olmadığı belirtilerek Temyiz Kurulu Kararının kanuna aykırılık nedeniyle düzeltilmesi ve beraat kararı verilmesi talep edilmektedir.
Yapılan savunmada, ...Belediyesi Eğitim Yardımı yönetmeliği hükümleri gerekçe gösterilerek, adı geçen eğitim kurumu ile ...Belediyesi arasında bir protokol imzalandığı ve bu çerçevede Belediye tarafından belirlenen öğrencilerin eğitim-öğretim giderlerini karşılamayı taahhüt ettiği, ihtiyaç sahibi öğrencilere komisyon tarafından belirlenen ve Başkan tarafından onaylanan tutarlardaki öğrenci bursunun, protokol çerçevesinde İstenilen eğitimin verilmesi karşılığında adı geçen kuruma ödendiği anlaşılmaktadır.
Belediyelerin görev yetki ve sorumlulukları 5393 sayılı Belediye Kanununun 14 ve 15 inci maddelerinde, belediyelerin giderleri de aynı kanunun 60 inci maddesinde belirlenmiştir. Buna göre, belediye bütçesinden yapılan harcamanın öncelikle mahalli müşterek bir ihtiyacı karşılanmasına yönelik olması, 5393 sayılı Belediye Kanununun 14 üncü maddesinde sayılan görev ve sorumluluklar arasında bulunması ve aynı Kanun'un 60 inci maddesinde sayılan giderler arasında yer alması gerekmektedir.
Belediyenin görev ve sorumlulukları 5393 sayılı Belediye Kanunun 14 üncü maddesinde sayılmış olup, maddenin eğitimle ilgili hükmü yukarıda belirtilmiştir. Sorumluların dayanak olarak gösterdikleri cümle ise hükmün içerisindeki kelimelerin bir araya getirilerek oluşturulduğu görülmektedir. Bu hükme dayanılarak özel bir eğitim kuruntuyla protokol yapılarak belirlenen öğrencilerin eğitim-öğretim giderlerinin adı geçen eğitim kurumuna yapılması mümkün değildir, böyle bir protokol yapılmasına bu madde hükmü cevaz vermemektedir.
Kanunun 15 inci maddesinde İse belediyenin yetkileri sayılmış olup, belediyenin yapmış olduğu bu ödemenin dayanağını oluşturabilecek bir yetki mevcut değildir. Sadece (a) bendinde, “Belde sakinlerinin mahallî müşterek nitelikteki ihtiyaçlarım karşılamak amacıyla her türlü faaliyet ve girişimde bulunmak.” şeklinde belediyelere geniş bir yetki verilmiş olup, böyle bir harcamanın yapılmasına verilen bu yetki de yapılan harcama belde sakinlerinin mahallî müşterek nitelikteki ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla yapılmadığı için cevaz vermemektedir.
Özel okullarda okuyan öğrencilerin özel okul harcamalarının bütçeden karşılanması, aynı zamanda ...Belediyesi Eğitim Yardımı Yönetmeliği hükümlerine de aykırılık teşkil etmektedir. Zira söz konusu Yönetmeliğin 16 ııcı maddesinde, Eğitim Yardımı almaya hak kazanan her öğrenci İçin bir dosya açılacağı ve eğitim yardımı numarası verileceği belirtilerek eğitim yardımının kapsamı, kontenjanı, duyuru şekli, yardım miktarı, öğrencilerden aranacak nitelikler, yardımdan yararlanmak için yapılacak başvuru şekli, istenecek belgeler, Eğitim Yardımı Değerlendirme Komisyonunun kuruluş şekli, Komisyonun görev ve yetkileri ve eğitim yardımının kayıt altına alınması kuralları ayrıntılı olarak düzenlenmiş olup, bu düzenlemeler arasında özel okullarda okuyan öğrencilerin eğitim öğretim bedelinin karşılanmasına cevaz veren bir hükme yer verilmemiştir. Anılan Yönetmeliğin hükümlerinden, Yönetmelikte belirtilen eğitim yardımının Devlete ait ilköğretim ve ortaöğretim okullarında ya da üniversitelerde okuyup Yönetmelikte belirtilen diğer şartlan taşıyan öğrencilere burs veya harçlık niteliğinde yapılan ödemelerle sınırlı olduğu anlaşılmaktadır.
Eğitim yardımı için konulan ödeneğin özel bir kolej için kullanılması mümkün değildir. Yine anılan Yönetmeliğin 18 inci maddesinde, eğitim yardımı almaya hak kazananlara yapılacak ödemelerin, aylık periyotlar halinde ve Eğitim Yardımı Değerlendirme Komisyonunun uygun göreceği şekillerden biriyle (Belediye Veznelerinden veya Banka Hesabından) nakit olarak ödeneceği de hüküm altına alınmış olunmasına rağmen, bahse konu ödemeler sözü edilen Koleje yapılmıştır.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri çerçevesinde yapılan ödemelerin, 5018 sayılı Kanunun 71 inci maddesi hükmü gereği, mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması şeklinde olduğu ve kamu zararını oluşturduğu değerlendirilmektedir.
Bu itibarla, sorumluların karar düzeltme taleplerinin reddi yönünde karar verilmesi uygun olur. Arz olunur.” Denilmiştir.
Duruşma talebinde bulunan ... (harcama yetkilisi), ... (harcama yetkilisi) ile duruşmaya katılma talebi Temyiz Kurulunca kabul edilen ...(belediye başkanı) ile Sayıştay Savcısının sözlü açıklamalarının dinlenmesinden ve dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra,
Gereği Görüşüldü
Yürütülmekte olan ...Koleji projesi kapsamında, ...Belediyesi ile ...Koleji arasında yapılan protokol hükümleri gereğince, desteklenen öğrencilerin özel okul harcamalarının, Belediye Bütçesinden ödenmesi sonucu ...-TL’ye verilen tazmin hükmünün, 27.09.2016 tarih ve 42181 tutanak sayılı Sayıştay Temyiz Kurulu Kararının 5. Maddesi ile tasdikine karar verilmiştir.
Belediyelerin görev, yetki ve sorumlulukları 5393 sayılı Belediye Kanununun 14 ve 15 inci maddelerinde, belediyelerin giderleri de aynı kanunun 60 ıncı maddesinde belirlenmiştir. Buna göre, belediye bütçesinden yapılan harcamanın öncelikle mahalli müşterek bir ihtiyacı karşılanmasına yönelik olması, 5393 sayılı Belediye Kanununun 14 üncü maddesinde sayılan görev ve sorumluluklar arasında bulunması ve aynı Kanun'un 60 ıncı maddesinde sayılan giderler arasında yer alması gerekmektedir. 5393 sayılı Belediye Kanunu'nda öğrencilerin özel okullarda öğrenim görmesini sağlamak, belediyenin görevleri arasında gösterilmediği gibi, özel okullarda öğrenim gören öğrencilerin eğitim giderleri de belediyelerin yapabileceği giderler arasında yer almamaktadır.
Diğer yandan, bir hizmetin mahalli müşterek ihtiyaç olarak nitelenebilmesi için; herhangi bir yerel yönetim biriminin sınırları içinde yaşayan kişi, aile, zümre ya da sınıfın özel çıkarlarını değil, aynı yörede birlikte yaşamaktan doğan eylemli durumların yarattığı, yoğunlaştırdığı ve güncelleştirdiği, özünde yerel ve kamusal hizmet karakterinin ağır bastığı ortak ihtiyaç ve beklentileri ifade etmesi gerekmekte olup, belediyeler belediye sınırları içerisindeki mahalli müşterek ihtiyaçları yasalarla sınırları belirlenmiş alanlarda özerk bir biçimde yerine getirebilmeleri gerekmektedir. Nitekim Anayasa Mahkemesinin 24.1.2007 tarihli, E.2005/95 ve K.2007/5 sayılı kararıyla; 5393 sayılı Belediye Kanununun 14 üncü maddesinin ikinci fıkrası olan "Belediye, kanunlarla başka bir kamu kurum ve kuruluşuna verilmeyen mahallî müşterek nitelikteki diğer görev ve hizmetleri de yapar veya yaptırır." hükmü iptal edilmiştir. Dolayısıyla, belediyelerin hangi mahalli müşterek ihtiyacın giderilmesine yönelik hizmet yürütebileceği ve bu hizmetin sınırlarının kanunla belirlenmiş olması gerekmektedir.
Her ne kadar, 5393 sayılı Belediyeler Kanununun 14 üncü maddesinde, mahalli müşterek nitelikte olmak şatıyla öğrencilere malzeme vermek ve gerekli desteği sağlamak belediyelerin görevleri arasında sayılmış ise de; bu destek özel okullarda okutmak şeklinde değil kırtasiye gibi ayni yardımlar şeklinde yapılabilecek desteklerdir.
Diğer taraftan, özel okullarda okuyan öğrencilerin özel okul harcamalarının bütçeden karşılanması, aynı zamanda ...Belediyesi Eğitim Yardımı Yönetmeliği hükümlerine de aykırılık teşkil etmektedir. Zira söz konusu Yönetmeliğin 1 inci maddesinde,
“Bu Yönetmelik, ...Belediyesi Stratejik Planında “Yoksul Aile Çocuklarının Eğitim-Öğretim Sürecinde Desteklenmesi” stratejik amacına yönelik olarak hazırlanmış olan V.1.2.4 faaliyet numaralı proje uyarınca karşılıksız olarak yapılacak eğitim yardımının usul ve esaslarını belirlemek amacıyla düzenlenmiştir.” hükmü yer almaktadır. Dolayısıyla, bahsedilen amaçla yapılacak eğitim yardımlarının da bu Yönetmelik hükümleri doğrultusunda dağıtılması gerekmektedir.
Söz konusu Yönetmeliğin Kapsam başlıklı 2 nci maddesinde; bu Yönetmeliğin ...Belediyesi sınırlan içerisinde ikamet eden ve yine ...Belediyesi sınırları içerisindeki ilköğretim ve ortaöğretim okullarında eğitim veya ... ilinde bulunan üniversitelerde ön lisans, lisans, yüksek lisans ve doktora öğretimi alan yardıma muhtaç ailelerin öğrencileri ile şehit çocuğu, yetim, öksüz, ve özürlü (engelli) öğrencileri kapsadığı,
5 inci maddesinde; öğrencilere tahsis edilecek eğitim yardımlarının bütçe imkanları ve ...İlçesi sınırları içindeki öğrenci sayısı dikkate alınarak "Eğitim Yardımı Değerlendirme Komisyonu" tarafından belirleneceği ve Belediye Başkanının uygun görüşü ile kesinleşeceği,
6 ncı maddesinde; eğitim yardımı kontenjanları ve müracaat tarihlerinin, ilan, afiş. pankart, basın yayın araçları ve internet yoluyla okul, öğrenci ve ailelerine duyurulacağı,
7 inci maddesinde; her kademedeki öğrenci burslarının, ödenek imkanları doğrultusunda, "Eğitim Yardımı Değerlendirme Komisyonu" tarafından belirleneceği ve Belediye Başkanının onayı ile kesinleşeceği,
9 uncu maddesinde; eğitim yardımı için müracaat eden öğrencilerden;
İlköğretim ve ortaöğretim okullarında okuyan öğrenciler için; Ailesinin ...Belediyesi sınırları içerisinde ikamet ediyor olması, ...Belediyesi sınırları içerisinde bulunan ilköğretim veya ortaöğretim okullarında okuyor olması ve İhtiyaç sahibi olması şartlarının aranacağı,
Üniversitede okuyan öğrenciler için; öğrencinin veya ailesinin ...Belediyesi sınırları içerisinde ikamet ediyor olması, ... il sınırları içerisindeki üniversitelerde ön lisans, lisans, yüksek lisans veya doktora öğrenimi görmesi ve ihtiyaç sahibi olması şartlarının aranacağı,
11 inci maddesinde; eğitim yardımı başvurularında istenilecek belgelerin; form dilekçe, nüfus kayıt örneği, ikametgah belgesi, aile gelir beyanı ve öğrenim görülen okul ve öğretim kurumlarından alınacak öğrenim belgelerinden oluştuğu,
12 inci maddesinde; "Eğitim Yardımı Değerlendirme Komisyonu"nun Belediye Başkanının olurlarıyla, bir Başkan Yardımcısının başkanlığında, birim amirlerinin arasından görevlendirilmiş toplam beş kişiden oluşacağı,
13 üncü maddesinde; "Eğitim Yardımı Değerlendirme Komisyonu"nun görev ve yetkilerinin,
a) Eğitim yardımı müracaat şartlarını, süresini ve ödeme şeklini belirleyerek karar altına almak ve ilan etmek.
b) Eğitim Yardımı verilecek ihtiyaç sahibi öğrencilerin belirlenmesini sağlayacak "Öğrenci Bilgi Değerlendirme Formu"nu hazırlamak.
c) İlgili Makamlara sunulmak üzere, bütçe imkanları doğrultusunda asgari ve azami olmak üzere eğitim yardımından yararlandırılacak öğrenci sayılarını ve eğitim yardımı miktarlarını belirlemek.
d) Eğitim yardımı kontenjanlarını esas alarak en çok ihtiyaç sahibi öğrencilerden başlamak üzere, eğitim yardımı başvurularım bu yönetmelik hükümleri doğrultusunda incelemek, eğitim yardımı alması yerinde bulunan öğrencileri belirlemek ve elverişli araçlarla duyurmak.
e) Eğitim yardımı verilmesi sisteminin gerektirdiği, birimler arası koordinasyonu sağlamak olduğu,
16 ncı maddesinde; Eğitim Yardımı almaya hak kazanan her öğrenci için bir dosya açılacağı ve eğitim yardımı numarası verileceği belirtilerek eğitim yardımının kapsamı, kontenjanı, duyuru şekli, yardım miktarı, öğrencilerden aranacak nitelikler, yardımdan yararlanmak için yapılacak başvuru şekli, istenecek belgeler, Eğitim Yardımı Değerlendirme Komisyonunun kuruluş şekli, Komisyonun görev ve yetkileri ve eğitim yardımının kayıt altına alınması kuralları ayrıntılı olarak düzenlenmiş olup, bu düzenlemeler arasında özel okullarda okuyan öğrencilerin eğitim öğretim bedelinin karşılanmasına cevaz veren bir hükme yer verilmemiştir. Anılan Yönetmeliğin zikredilen hükümleri bir arada değerlendirildiğinde, Yönetmelikte belirtilen eğitim yardımının Devlete ait ilköğretim ve ortaöğretim okullarında ya da üniversitelerde okuyup Yönetmelikte belirtilen diğer şartları taşıyan öğrencilere burs veya harçlık niteliğinde yapılan ödemelerle sınırlı olduğu anlaşılmaktadır.
Eğitim yardımı için konulan ödeneğin özel bir kolej için kullanılması mümkün görünmemektedir. Mevcut durumda, belirli bir okulla protokol yapılması her türlü sübjektif değerlendirmeye açık olduğu gibi kaynakların etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak kullanılmasını teminden de uzaktır.
Yine anılan Yönetmeliğin 18 inci maddesinde, eğitim yardımı almaya hak kazananlara yapılacak ödemelerin, aylık periyotlar halinde ve Eğitim Yardımı Değerlendirme Komisyonunun uygun göreceği şekillerden biriyle (Belediye Veznelerinden veya Banka Hesabından) nakit olarak ödeneceği de hüküm altına alınmış olmasına rağmen, bahse konu ödeme sözü edilen Koleje yapılmıştır. Ayrıca Yönetmelikte öngörülen kurallara uyulmadığı için eğitim öğretim bedeli ödenen öğrencilerin hangi kriterlere göre seçildikleri de ilgili dosyalarında nesnel olarak belli değildir.
Yukarıdaki hükümler bir arada değerlendirildiğinde, ...Belediyesi Bütçesinden her mali yılda yapılacak eğitim yardımı için, ilgili eğitim-öğretim yılında yardım yapılacak öğrenci kontenjanının, her kademedeki öğrenciye ödenecek tutarın, müracaat tarihlerinin önceden belirlenerek Belediye Başkanının onayına sunulması ve onayı müteakip her çeşit ilan aracı kullanılarak duyurulması gerekmektedir. Yapılan başvurular arasından yardımı hak eden öğrencilere yapılacak ödemelerin de belirli dönemlerde nakit olarak ödenmesi gerekmektedir.
Rapor dosyası ve ekleri incelendiğine; ...Belediyesi ile ...Koleji arasında imzalanan protokol ile, ...Belediyesi verilecek eğitim-öğretim hizmeti karşılığında 140 öğrencinin yıllık eğitim-öğretim giderlerini her yılın 9 aylık eğitim-öğretim dönemi boyunca karşılamayı taahhüt etmektedir. Buna karşın, ilişikli olarak gösterilen ödeme emri belgeleri ile eki belgelerinin incelenmesi sonucunda, bahsi geçen öğrencilerden bazılarının ...ilçesi sınırları dışında ikamet ettikleri halde bu yardımdan faydalandırıldıkları (28.02.2013 tarih ve 3633 yevmiye numaralı Ödeme Emri Belgesine ekli listeler), bazı ödeme emri belgelerine ekli faturalarda yer alan öğrenci sayısının ise listelerde yer alan burslu öğrenci sayılarından fazla gösterildiği (07.10.2013-17212 ile 15.11.2013-19381 tarih ve yevmiye numaralı Ödeme Emri Belgelerine ekli listeler) tespit edilmiştir. Diğer taraftan, ödemeler doğrudan ilgili özel eğitim kurumuna yapılmıştır. Bu şartlar altında yapılan ödemeler açıkça mevzuata aykırılık teşkil etmektedir.
Sorumluların dilekçelerinde sözünü ettiği kanuni düzenlemeler ve tebliğ hükümleri, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından özel okullarda okuyan öğrencilere verilecek eğitim-öğretim yardımını düzenlemekte olup, belediyelerin bu kapsamda değerlendirilmesi mümkün değildir.
Bu itibarla; 27.09.2016 tarih ve 42181 tutanak sayılı Temyiz Kurulu Kararının 5. maddesinde ( 212 sayılı ilamın 39. maddesini tasdik eden) KARAR DÜZELTİLMESİNE MAHAL OLMADIĞINA, (Üyeler …, … ile …’ın aşağıda yazılı karşı oy gerekçesine karşı) oyçokluğuyla,
Karar verildiği 07.02.2018 tarih ve 44051 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.
Karşı oy gerekçesi
Üye …’nün karşı oy gerekçesi;
Yürütülmekte olan ...Koleji projesi kapsamında, ...Belediyesi ile ...Koleji arasında yapılan protokol hükümleri gereğince, desteklenen öğrencilerin özel okul harcamalarının, Belediye Bütçesinden ödenmiş olması nedeniyle verilen tazmin hükmünün, 27.09.2016 tarih ve 42181 tutanak sayılı Sayıştay Temyiz Kurulu Kararının 5. maddesi ile tasdikine karar verilmiş, bu kararın düzeltilmesi talebiyle müracaatta bulunulmuştur.
Sorumlular konuyla ilgili olarak yaptıkları savunmalarında; sözkonusu harcamanın, “Yoksul Aile Çocuklarının Eğitim-Öğretim Sürecinde Desteklenmesi” projesinin bir gereği olduğunu, anılan projenin esasını, yoksul ailelerin, başarı çocuklarının öğrenim giderlerinin karşılanması suretiyle desteklenmesinin oluşturduğunu, ...Belediyesinin 2010-2014 dönemine ilişkin olarak hazırlanmış bulunan “Stratejik Planı”nda ...faaliyet numaralı “Yoksul Aile Çocuklarının Eğitim-Öğretim Sürecinde Desteklenmesi” projesi kapsamında, ...ilçesi sınırları içinde yoksul ailelerin yetenekli ve yaratıcı kabiliyeti haiz çocuklarının tespiti yapılarak ve okul öncesinden başlayarak “birebir danışman öğretmen destekli, grup içerisinde uygulamalı; öğrencinin yetenek ve yaratıcılığını çıkartmaya ve bu yanları geliştirmeye yönelik; gözlem ve deneye dayalı, geleceğin bilim insanlarını yaratma hedefli yabancı dil ağırlık eğitim projesi” geliştirildiğini, ...Belediye Meclisi’nin kabulü, Büyükşehir Belediye Başkanı’nın onayı ile yürürlüğe girmiş olan ...Belediyesi Eğitim Yardımı Yönetmeliğinin; Eğitim Yardımı Değerlendirme Komisyonu tarafından belirlen kontenjan dâhilinde, 9 uncu maddesinde belirtilen nitelikleri haiz öğrencilere, yine Eğitim Yardımı Değerlendirme Komisyonu tarafından belirlenen ve Belediye Başkanının onayı ile kesinleşen tutarlarda öğrenciye burs vermeye imkan verdiğini, Başkanlık Makamı ve Eğitim Yardımı Değerlendirme Komisyonunun, projede belirtilen eğitim olanaklarına sahip kurumların araştırmasını yaptığını ve “...Koleji”nin söz konusu projeye uygun eğitim olanağı sağladığının tespit edildiğini ve ...Koleji ile protokol yapıldığını, Eğitim Yardımı Değerlendirme Komisyonu’nun savunma ekinde örnekleri sunulan ve ...ilçesi sınırları içerisinde yaşayan yoksul ailelerin projeye uygun çocuklarının belirlemesine yönelik olarak yaptığı çalışma sonucunda; Başkanlık Makamınca da onaylanan isim ve sayıda öğrencinin, öğrenim bedellerinin “EĞİTİM-ÖĞRETİM BURSU” olarak ...Kolejine ödendiğini, yapılan ödemenin, Meclis Kararı, Belediyenin Kurumsal Planı ve “...Belediyesi Eğitim Yardımı Yönetmeliği” hükümleri çerçevesinde gerçekleştirilmiş olduğunu ifade etmişlerdir. Belediyenin eğitime ve yoksul aile çocuklarına destek konusunda bilinen yöntemlerin dışında, bir kolejle protokol imzalamak ve başaralı yoksul öğrencileri buruda okutmak gibi farklı bir yol tercih etti görülmektedir.
5393 sayılı Belediye Kanununun Hemşehri Hukuku başlıklı 13 üncü maddesinde, hemşehrilerin, belediye idaresinin yardımlarından yararlanma hakları olduğu belirtildikten sonra, aynı Kanunun 14 üncü maddesinde, belediyenin mahalli, müşterek nitelikte olmak şartıyla sosyal hizmet ve yardım yapabileceği hüküm altına alınmış ve belediyenin görev, sorumluluk ve yetki alanının belediye sınırlarını kapsadığı, 60. maddesinde de belediyenin giderleri arasında, dar gelirli, yoksul, muhtaç ve kimsesizler ile engellilere yapılacak sosyal hizmet ve yardımlara da yer verildiği görülmektedir. Ayrıca, 5393 sayılı Kanunla bazı belediyelere, meclis kararıyla belli şartlarla eğitim kurumlarına ortak olabilme imkanı sağlanmış, eğitimi geliştirecek projelere İçişleri Bakanlığının onayı ile ücretsiz veya düşük bir bedelle amacı dışında kullanılmamak kaydıyla taşınmaz tahsis edebilme hakkı verilmiştir. Yine belediyeler kendi görev ve sorumluluk alanına giren konularda, dernek ve vakıflar ile ortak hizmet projeleri gerçekleştirebilmekte, 60. madde çerçevesinde de yapmış oldukları ortak hizmet ve proje giderlerini ödeyebilmektedir.
Öte yandan 8/2/2007 tarihli ve 5580 sayılı Özel öğretim Kurumları Kanununun Ek 1 inci maddesi ile örgün eğitim yapan özel ilkokul, özel ortaokul ve özel liselerde öğrenim gören Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı öğrenciler için, okulun öğrenim süresini aşmamak üzere, eğitim ve öğretim desteği verilebilmektedir. Esasen belediyeler belde halkının sosyal ihtiyaçlarını belirlemede ve bu ihtiyaçları karşılamada merkezi yönetime göre daha avantajlı bir konumdadırlar.
2828 sayılı Sosyal Hizmet Kanununun 3. maddesine göre, “"Sosyal Hizmetler"; kişi ve ailelerin kendi bünye ve çevre şartlarından doğan veya kontrolleri dışında oluşan maddi, manevi ve sosyal yoksunluklarının giderilmesine ve ihtiyaçlarının karşılanmasına, sosyal sorunlarının önlenmesi ve çözümlenmesine yardımcı olunmasını ve hayat standartlarının iyileştirilmesi ve yükseltilmesini amaçlayan sistemli ve programlı hizmetler bütününü”, ifade etmektedir. Bu tanım çerçevesinde ...gibi gelir dağılımında önemli farklılıkların olduğu bir bölgede, başarılı yoksul aile çocuklarına daha vasıflı bir eğitim sağlama yönünde geliştirilen eğitim projesinin bir sosyal hizmet olmadığı söylenemez. Sosyal yardımlar, yoksunluğun derecesine ve çeşidine göre değişebilir. Günümüzde aileler için en önemli yoksunluk, eğitim yoksunluğuna dönüşmüştür. Yoksul aile için çocuklarına sunacağı eğitim yoksunluğu temel ihtiyaçlardan bile daha öncelikli hale gelmektedir.
Tüm bu düzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde, her ne kadar belediyece çıkartılan yönetmeliğin lafzına aykırı olan uygulamalar yapılmış ise de, dar gelirli, yoksul ve muhtaçlara yardım etmek, sosyal hizmet üretmek, belediyenin asli görevi olduğu, “Yoksul Aile Çocuklarının Eğitim-Öğretim Sürecinde Desteklenmesi” projesi kapsamında da, bir eğitim desteği sağlanmış olduğu ve Eğitim Yardımı Değerlendirme Komisyonu tarafından belirlenen yoksul öğrencilerin bu imkandan yararlandırıldığı savunması karşısında konunun tekrar değerlendirebilmesi için karar düzeltme talebinin kabul edilmesi gerekir”
Üyeler … ile …’ın karşı oy gerekçesi;
5393 sayılı Belediye Kanununun “Belediyenin görev ve sorumlulukları“ başlıklı 14 üncü maddesinin birinci fıkrasının b) bendinde;
“Devlete ait her derecedeki okul binalarının inşaatı ile bakım ve onarımını yapabilir veya yaptırabilir, her türlü araç, gereç ve malzeme ihtiyaçlarını karşılayabilir.” denilmek suretiyle, belediyelerin, devlete ait okullarda yürütülen eğitim öğretim faaliyetlerine katkıda bulunabileceği belirtilmiştir.
Dolayısıyla eğitim yardımının 5393 sayılı Belediye Kanununun 14 üncü maddesinin (b) bendi hükmüne istinaden yapılması mümkün olduğundan dilekçinin karar düzeltilmesine ilişkin talebinin kabul edilerek, 27.09.2016 tarih ve 42181 tutanak sayılı Temyiz Kurulu Kararının 5. Maddesinin ( 212 sayılı ilamın 39. maddesini tasdik eden) düzeltilerek, 212 sayılı ilamın 39. maddesi ile verilen ... TL’ye ilişkin tazmin hükmünün kaldırılmasına karar verilmesi gerekir.