Temyiz Karar Detayı
Kamu İdaresi
Yılı
2004
Daire
4
Dosya No
28866
Tutanak No
29479
Tutanak Tarihi
12.06.2007
Konu
KARAR
Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra gereği görüşüldü:
216 sayılı ilamın 1. maddesiyle;488 sayılı Damga Vergisi Kanununa aykırı olarak, il özel idare bütçesinden Eğirdir, Keçiborlu, Uluborlu ve Merkez İlçe Köylere Hizmet Götürme Birliklerine yapılan ödemelerden damga vergisi kesilmemesi nedeniyle 2.416.638.750 TL.na tazmin hükmü verilmiştir.
Dilekçiler vermiş oldukları ortak dilekçelerinde özetle;il özel idaresince yardım olarak aynı zamanda işin adına tahsisli olarak para havale edilen Köylere Hizmet Götürme Birliklerinin,5355 sayılı Mahalli İdare Birlikleri Kanununa göre teşekkül ettirildiklerini bu kanun çıkmadan önce de Bakanlar Kurulu Kararı ile gerçekleştirilen kamu tüzel kişiliğine sahip kurum olduklarını, bu birliklerin bir iktisadi işletme olmadığını, kendisini teşekkül ettiren köylere bağlı çalışmadıklarını, meclis ve encümen gibi organlarının bulunduğunu, bu organlarının başkanlarının ilçelerde Kaymakam, il merkezlerinde Vali olduğunu, bu birliklerin yaptığı hizmetlerin tamamen kamu hizmeti olduğunu ifade ederek 5355 sayılı Kanunun 18. maddesi 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununun 6,26,43. maddeleri açıklanarak il özel idareleri ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarının köye yönelik bakım, yapım ve onarım işlerini Köylere Hizmet Götürme Birlikleri aracılığıyla gerçekleştirdiklerini, bu amaçla planlanan işin bedelinin birliklere aktarıldığını, birlik saymanlıklarının da mal alımı ve hakediş ödemeleri esnasında istihkak sahibine yapılan ödemelerden zaten damga vergisi kesintisini yaparak vergi dairesine yatırdığını bu nedenle özel idareden birliklere aktarma esnasında yapılacak damga vergisi kesintisinin, mükerrerliğe sebep olacağını (iki defa damga vergisi kesilmiş olacağı için) belirterek tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmişlerdir.
Köylere hizmet götürme birlikleri, 442 sayılı Köy Kanununun 47 ve 48. maddelerine dayalı olarak 1580 sayılı Belediye Kanununun 133, 148 ve 5442 sayılı İl İdaresi Kanununun 56. maddelerine göre teşekkül eden tüzüklerinin onayı ile faaliyete geçen tüzel kişiliğe haiz kamu kuruluşlarıdır.
1580 sayılı Belediye Kanununun ‘Birlikler hükmi şahsiyeti haiz amme müesseseleridir’ başlıklı 138.maddesinde;
“Birlikler hükmi şahsiyeti haiz amme müesseseleridir. Vazifelerini ifa ettikleri mahalli idarelerin bu vezaifi ifa hususunda haiz oldukları hukuk ve salahiyeti haizdirler.İşbu hukuk ve salahiyeti istimal hususunda alakadar mahalli idarelerle aralarında zuhur eden ihtilafat, vilayet idare heyetince ve birlik muhtelif vilayetlere mensup mahalli idarelerden müteşekkil ise Şürayı Devlet tarafından tetkik ve hallolunur.”denilmektedir.
Köylere hizmet götürme birlikleri, 11.06.2005 tarih ve 25842 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5355 sayılı Mahalli İdare Birlikleri Kanunu ile daha net ve ayrıntılı bir şekilde düzenlenmiştir.Adı geçen Kanunun 18. maddesinde;
<<İlçelerde, tarım ürünlerinin pazarlanması hariç olmak üzere, yol, su, kanalizasyon ve benzeri altyapı tesisleri ile köylere ait diğer hizmetlerin yürütülmesine yardımcı olmak, bizzat yapmak, yaptırmak ve kırsal kalkınmayı sağlamak üzere, tüm köylerin iştiraki ile o ilçenin adını taşıyan, köylere hizmet götürme birliği kurulabilir.Bakanlar Kurulu, bu konuda genel izin vermeye yetkilidir.
Birlik başkanı merkez ilçelerde vali veya görevlendireceği vali yardımcısı, diğer ilçelerde kaymakamdır. Köylere hizmet götürme birliğinin meclisi, birlik başkanı başkanlığında, birliğe üye köylerin muhtarları ve o ilçeden seçilen il genel meclisi üyelerinden oluşur. Köylere hizmet götürme birliğinin encümeni birlik başkanının başkanlığında, meclisin kendi üyeleri arasından gizli oyla seçeceği iki il genel meclisi üyesi ve iki köy muhtarı olmak üzere beş kişiden oluşur.
İl özel idareleri ile diğer kamu kurum ve kuruluşları; köye yönelik hizmetlerine ilişkin yapım, bakım ve onarım işlerini aralarında yapacakları anlaşmaya göre köylere hizmet götürme birlikleri aracılığıyla gerçekleştirebilir. Bu takdirde, gerekli kaynak bu birliklere aktarılır ve söz konusu iş, birliğin tâbi olduğu esas ve usûllere göre sonuçlandırılır.
……. >>hükmüne yer verilmiştir.
Yukarıda bahsedilen mevzuat hükümleri çerçevesinde kendilerine verilen görevleri ortak tesisat ve yönetim ile yürütmek üzere yerel yönetimlerin kendi aralarında kurdukları kurumlar olan birlikler, iş yaparken kendilerini oluşturan yerel yönetim kuruluşlarının sahip oldukları hak ve yetkilere sahiptirler.
Bakanlar Kurulu Kararı ile kurulan ve kendilerini oluşturulan yerel yönetim kuruluşlarının sahip oldukları hak ve yetkilere aynı şekilde sahip olan Köylere Hizmet Götürme Birliğinin, 488 sayılı Damga Vergisi Kanunu’nun 8. maddesindeki “resmi daire” tanımına girdiğinden dolayı bu birliğe yapılan ödemelerden damga vergisi kesintisi yapılmamasında mevzuata aykırılık bulunmamaktadır.
Bu itibarla dilekçi iddialarının kabul edilerek 216 sayılı ilamın 1. maddesiyle 2.416.638.750 TL.na ilişkin olarak verilen tazmin hükmünün KALDIRILMASINA,
Karar verildiği 12.06.2007 tarih ve 29479 sayılı tutanakta yazılı olmakla iş bu ilâm tanzim kılındı.
216 sayılı ilamın 1. maddesiyle;488 sayılı Damga Vergisi Kanununa aykırı olarak, il özel idare bütçesinden Eğirdir, Keçiborlu, Uluborlu ve Merkez İlçe Köylere Hizmet Götürme Birliklerine yapılan ödemelerden damga vergisi kesilmemesi nedeniyle 2.416.638.750 TL.na tazmin hükmü verilmiştir.
Dilekçiler vermiş oldukları ortak dilekçelerinde özetle;il özel idaresince yardım olarak aynı zamanda işin adına tahsisli olarak para havale edilen Köylere Hizmet Götürme Birliklerinin,5355 sayılı Mahalli İdare Birlikleri Kanununa göre teşekkül ettirildiklerini bu kanun çıkmadan önce de Bakanlar Kurulu Kararı ile gerçekleştirilen kamu tüzel kişiliğine sahip kurum olduklarını, bu birliklerin bir iktisadi işletme olmadığını, kendisini teşekkül ettiren köylere bağlı çalışmadıklarını, meclis ve encümen gibi organlarının bulunduğunu, bu organlarının başkanlarının ilçelerde Kaymakam, il merkezlerinde Vali olduğunu, bu birliklerin yaptığı hizmetlerin tamamen kamu hizmeti olduğunu ifade ederek 5355 sayılı Kanunun 18. maddesi 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununun 6,26,43. maddeleri açıklanarak il özel idareleri ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarının köye yönelik bakım, yapım ve onarım işlerini Köylere Hizmet Götürme Birlikleri aracılığıyla gerçekleştirdiklerini, bu amaçla planlanan işin bedelinin birliklere aktarıldığını, birlik saymanlıklarının da mal alımı ve hakediş ödemeleri esnasında istihkak sahibine yapılan ödemelerden zaten damga vergisi kesintisini yaparak vergi dairesine yatırdığını bu nedenle özel idareden birliklere aktarma esnasında yapılacak damga vergisi kesintisinin, mükerrerliğe sebep olacağını (iki defa damga vergisi kesilmiş olacağı için) belirterek tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmişlerdir.
Köylere hizmet götürme birlikleri, 442 sayılı Köy Kanununun 47 ve 48. maddelerine dayalı olarak 1580 sayılı Belediye Kanununun 133, 148 ve 5442 sayılı İl İdaresi Kanununun 56. maddelerine göre teşekkül eden tüzüklerinin onayı ile faaliyete geçen tüzel kişiliğe haiz kamu kuruluşlarıdır.
1580 sayılı Belediye Kanununun ‘Birlikler hükmi şahsiyeti haiz amme müesseseleridir’ başlıklı 138.maddesinde;
“Birlikler hükmi şahsiyeti haiz amme müesseseleridir. Vazifelerini ifa ettikleri mahalli idarelerin bu vezaifi ifa hususunda haiz oldukları hukuk ve salahiyeti haizdirler.İşbu hukuk ve salahiyeti istimal hususunda alakadar mahalli idarelerle aralarında zuhur eden ihtilafat, vilayet idare heyetince ve birlik muhtelif vilayetlere mensup mahalli idarelerden müteşekkil ise Şürayı Devlet tarafından tetkik ve hallolunur.”denilmektedir.
Köylere hizmet götürme birlikleri, 11.06.2005 tarih ve 25842 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5355 sayılı Mahalli İdare Birlikleri Kanunu ile daha net ve ayrıntılı bir şekilde düzenlenmiştir.Adı geçen Kanunun 18. maddesinde;
<<İlçelerde, tarım ürünlerinin pazarlanması hariç olmak üzere, yol, su, kanalizasyon ve benzeri altyapı tesisleri ile köylere ait diğer hizmetlerin yürütülmesine yardımcı olmak, bizzat yapmak, yaptırmak ve kırsal kalkınmayı sağlamak üzere, tüm köylerin iştiraki ile o ilçenin adını taşıyan, köylere hizmet götürme birliği kurulabilir.Bakanlar Kurulu, bu konuda genel izin vermeye yetkilidir.
Birlik başkanı merkez ilçelerde vali veya görevlendireceği vali yardımcısı, diğer ilçelerde kaymakamdır. Köylere hizmet götürme birliğinin meclisi, birlik başkanı başkanlığında, birliğe üye köylerin muhtarları ve o ilçeden seçilen il genel meclisi üyelerinden oluşur. Köylere hizmet götürme birliğinin encümeni birlik başkanının başkanlığında, meclisin kendi üyeleri arasından gizli oyla seçeceği iki il genel meclisi üyesi ve iki köy muhtarı olmak üzere beş kişiden oluşur.
İl özel idareleri ile diğer kamu kurum ve kuruluşları; köye yönelik hizmetlerine ilişkin yapım, bakım ve onarım işlerini aralarında yapacakları anlaşmaya göre köylere hizmet götürme birlikleri aracılığıyla gerçekleştirebilir. Bu takdirde, gerekli kaynak bu birliklere aktarılır ve söz konusu iş, birliğin tâbi olduğu esas ve usûllere göre sonuçlandırılır.
……. >>hükmüne yer verilmiştir.
Yukarıda bahsedilen mevzuat hükümleri çerçevesinde kendilerine verilen görevleri ortak tesisat ve yönetim ile yürütmek üzere yerel yönetimlerin kendi aralarında kurdukları kurumlar olan birlikler, iş yaparken kendilerini oluşturan yerel yönetim kuruluşlarının sahip oldukları hak ve yetkilere sahiptirler.
Bakanlar Kurulu Kararı ile kurulan ve kendilerini oluşturulan yerel yönetim kuruluşlarının sahip oldukları hak ve yetkilere aynı şekilde sahip olan Köylere Hizmet Götürme Birliğinin, 488 sayılı Damga Vergisi Kanunu’nun 8. maddesindeki “resmi daire” tanımına girdiğinden dolayı bu birliğe yapılan ödemelerden damga vergisi kesintisi yapılmamasında mevzuata aykırılık bulunmamaktadır.
Bu itibarla dilekçi iddialarının kabul edilerek 216 sayılı ilamın 1. maddesiyle 2.416.638.750 TL.na ilişkin olarak verilen tazmin hükmünün KALDIRILMASINA,
Karar verildiği 12.06.2007 tarih ve 29479 sayılı tutanakta yazılı olmakla iş bu ilâm tanzim kılındı.