Kamu İdaresi
Yüksek Öğretim Kurumları
Yılı
2014
Daire
2
Dosya No
41503
Tutanak No
44732
Tutanak Tarihi
27.06.2018
Konu
Çeşitli Konuları İlgilendiren Kararlar
KARAR

Konu: Elektrik faturalarının zamanında ödenmemesi neticesinde oluşan gecikme zammının kurum bütçesinden ödenmesi.

162 sayılı ilamın 3 üncü maddesi ile; …ne bağlı 1450, 4800, 870, 30730010, 5590310, 30050691 nolu abonelere ait elektrik faturalarının zamanında ödenmemesi neticesinde oluşan gecikme zammının kurum bütçesinden ödenmesi nedeniyle … TL’ye tazmin hükmü verilmiştir.

Sorumlu temyiz dilekçesinde özetle;

I….ne bağlı 1450, 4800, 870, 30730010, 5590310, 30050691 nolu abonelere ait elektrik faturalarının zamanında ödenmemesi neticesinde oluşan gecikme zammının kurum bütçesinden ödenmesi sonucu … TL kamu zararının tazmininin istendiğini,

II. Açıklamalar;

Üniversitenin bütçe teklifinin ihtiyaçlar reel olarak değerlendirilerek her yıl yayınlanan Bütçe hazırlama rehberi doğrultusunda düzenlenerek Maliye Bakanlığına sunulduğunu ancak genellikle bütçenin teklif edilen rakamların altında kanunlaştığını Ek: 1 tablo (ödenek durum listesi),

Elektrik faturalarının gecikme faizinin oluştuğu 2011 ve 2014 yılları arasında İdari ve Mali İşler Daire Başkanlığında.5 kez harcama yetkilisi yani Daire Başkanı değiştiğini, ilgili harcama yetkililerinin, bu dönemlerde elektrik giderleri için ödeneğin yetmeyeceği öngörüsünde bulunduğunu, elektrik abonelerinin tüm kampüse ait olması ve fatura meblağlarının çok yüksek olması nedeniyle Daire Başkanlığı bütçesi içerisinde çözüm bulamadığı için ödenek taleplerini Strateji Geliştirme Daire Başkanlığına yaptığını (Ek: 2)

Daire Başkanlığında görev yapan gerçekleştirme elemanları tarafından ödeneğin bulunmadığına ilişkin tutanağın ekte olduğunu (Ek:3),

Strateji Daire Başkanlığı tarafından Maliye Bakanlığına ilave ödenek talepleri yazıldığını, ilgili yazı örnekleri ve Maliye Bakanlığından tahsis edilen ödenek yazılarının ekte yer aldığını (Ek:4)

Bu yazışmalardan harcama yetkililerinin gecikmeye sebep vermemek için ödenek temini konusunda çaba gösterdiklerinin anlaşıldığını,

İdare, faturaların zamanında ödenebilmesi adına ek ödenek, ödenek aktarma, serbest bırakma, ikinci öğretim gelirlerinden kaynak aktarımı konularında defalarca yazışma yapmış olmasına rağmen zamanında temin edilemeyen ödenek nedeniyle gecikmeye sebebiyet verildiğini,

Konu ile ilgili … Elektrik AŞ’nin uyarı yazıları ve kesim ihbarnamelerinden birkaçının dilekçe ekinde sunulduğunu (Ek: 5),

Eğitim kurumu olan üniversitede elektrik harcamalarının mutlaka yapılması gereken bir gider unsuru olduğunu, elde olmayan nedenlerle meydana gelen ve tarafının hiçbir görev, yetki ve sorumluluğunda olmayan gecikme giderinin ödenmesinin yasal zorunluluktan kaynaklandığını,

Ek mali yükün ödenebilmesi için;

a) Yasal veya sözleşmeye bağlı hukuki bir dayanağının bulunması,

b) Zamanaşımına uğramamış olması,

c) Terkin mahsup vb. sebeplerle ortadan kalkmamış olması,

d) Kanıtlayıcı belgesinin olması ya da bulunması gerektiğini (Ek: 6),

Yapılan söz konusu ödeme işleminin; 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği ve Abonelik sözleşmesine bağlı olarak yasal zorunluluktan dolayı gerçekleştirildiğini (Ek: 7),

05.06.2012 tarih 35102 sayılı Sayıştay Temyiz Kurulu Kararında “Elektrik faturalarının zamanında ödenmemesi nedeniyle ortaya çıkan gecikme cezasının bütçeye getireceği yük düşünülerek öncelikle ödenmesi gerektiği ancak elektrik faturaları ödemelerinin geç yapılma nedeninin nakit yetersizliğinden kaynaklandığı anlaşıldığından Sayıştay Dairesince verilen tazmin hükmünün kaldırılmasına” karar verildiğini (Ek:8),

Maliye Bakanlığı Bütçe ve Mali Kontrol Genel Müdürlüğünün 20.11.2008 tarihli ve B.07.0.BMK.0.06.12.390-18740 sayılı gecikme zammı konulu genel yazısında; Merkezi Yönetim kapsamındaki kamu idarelerinin; ilgili mevzuatı ve/veya abonelik sözleşmesinde yer alan hükümlere göre gecikme zammı, gecikme cezası, gecikme faizi vb. adlar altında tahakkuk ettirilen ödemeler ile Enerji Piyasası Müşteri Hizmetleri Yönetmeliğinin ilgili hükümlerine göre elektrik faturalarında yer verilen reaktif enerji bedellerini, anapara ile birlikte anaparanın ödeneceği bütçe tertiplerinden ödemeleri gerektiği”nin belirtildiğini (Ek:9),

5018 sayılı Kamu Mali Yönetim Kontrol Kanununun 31 inci maddesinde harcama yetkilisi ve yetkilerinin tanımlandığını, 32 nci maddesinde ise harcama talimatı ve sorumluluklarının belirtildiğini,

Buna göre;

31 inci maddede; “Bütçeyle ödenek tahsis edilen her bir harcama biriminin en üst yöneticisi harcama yetkilisidir. ” denilmek suretiyle bir idari birimde kimin harcama yapmaya yetkili olduğunun hüküm altına alındığını ve bunun da birimin en üst amiri olan Daire Başkanının harcama yetkilisi olduğunu ortaya koyduğunu,

Aynı Kanunun 32 nci maddesinde belirtildiği üzere harcama yetkilisi (Daire Başkanı), harcama talimatı vermeden diğer alt çalışanların (gerçekleştirme görevlilerinin) ödenek ile ilgili karar alarak işlem yapmasının mümkün olmadığını, bu hükmün; harcama talimatı ve sorumluluk başlığı ile kanunda yer aldığını ve "Bütçelerden harcama yapılabilmesi, harcama yetkilisinin harcama talimatı vermesiyle mümkündür.” denilerek harcama emri verilmeden gerçekleştirme görevlisinin kendi başına alacağı karar doğrultusunda harcama ve ödeme yapmasının mümkün olmadığını,

Söz konusu harcama talimatının verildiği, harcama yetkilisi İdari ve Mali İşler Daire Başkanı …’nun 09.05.2016 tarihli 162 sayılı Sayıştay ilamında;

“İdari ve Mali İşler Daire Başkanı olarak nisan 2014 tarihinde atandığını, söz konusu gecikme faizi ile ilgili dönemlerde daire başkanlığı görevini ifa etmediğini, göreve geldikten sonra ödenek yetersizliği nedeniyle ödenemeyen faturalardan doğan borçların faizlerinin işlediğini öğrendiğini, ödenek geldikten sonra ödenemeyen elektrik faturalarının ödeme emrini verdiğini, söz konusu firma yetkilileri ile görüşüldüğünde ödenemeyen faiz borcuna her gün faiz geldiği bilgisi verildiğini, kamu kaynaklarının yönetilmesinde ve değerlendirilmesinde gerekli önlemi almanın daire başkanı olarak görevi olduğunu, nihayetinde faizin daha çok büyümesine engel olmak ve devleti kamu zararından kurtarmak için mevcut olan faiz borcuna ilişkin ödeme emrinin, Maliye Bakanlığının 26.07.2010 tarihli ve B.07.0.BMK.0.06.12.390-11294 sayılı yazısına istinaden gerekli işlemi tesis etmeleri için üst yazıyla 11.04.2014 tarihli ve 57251201/689-710 sayılı yazı ile Strateji Geliştirme Daire Başkanlığına gönderdiğini, söz konusu faturalarda sayaç okuma ilk ve son endekse ait bilgilerin bulunmadığını, bunun sebebinin söz konusu faturaların geçmiş döneme ait olan gecikme faizleri olup ödendiği aydaki son miktarı göstermesi olduğunu, döneminin ise İdari ve Mali İşler Daire Başkanı olarak atandığı tarih Nisan 2014 tarihi olduğunu, söz konusu faiz borcunun oluşumu ile ilgili herhangi bir kasıt, kusur veya ihmali olmadığını, yani bir illiyet bağının bulunmadığını, aksine ödenek varken faizin daha çok büyümemesi ve kamu zararı olmaması için söz konusu geçmiş dönemlere ait faizin ödenmesinin sağlandığını”

İfadesinin yer aldığını, harcama yetkilisinin talimat vermesi üzerine gerçekleştirme görevlisi olarak ödemeye ilişkin işlem sürecinin tarafınca gerçekleştirildiğini,

Bunun dışında ödenek kullanımı, talebi veya tasarrufta bulunulması konusunda gerçekleştirme görevlisi olarak şahsının hiçbir sorumluluğu ve yetkisi bulunmadığını, gecikme faizinin oluşmasına sebebiyet veren herhangi bir kasıt, kusur ve ihmalinin bulunmadığını,

Gerçekleştirme görevlisi olarak yetki ve sorumluluğunun 5018 sayılı Kanunun 33 üncü maddesinde;

“Gerçekleştirme görevlileri, harcama talimatı üzerine; işin yaptırılması, mal veya hizmetin alınması, teslim almaya ilişkin işlemlerin yapılması, belgelendirilmesi ve ödeme için gerekli belgelerin hazırlanması görevlerini yürütürler.

Gerçekleştirme görevlileri, bu kanun çerçevesinde yapmaları gereken iş ve işlemlerden sorumludurlar.

Giderin çeşidine göre aranacak gerçekleştirme belgelerinin şekil ve türleri; ... merkezi yönetim kapsamındaki kamu idareleri için Maliye Bakanlığınca, ... Maliye Bakanlığının uygun görüşü alınmak suretiyle çıkarılacak yönetmeliklerle belirlenir.” denildiğini, ayrıca 5189 sayılı Sayıştay Genel Kurul Kararında da aynı doğrultuda görüş ve açıklamalara yer verildiğini,

Yani gerçekleştirme görevlilerinin kendilerince yürütülen süreç içinde düzenlenen belgelerin yasal düzenlemelerine uygun düzenlenmesinden sorumlu olduklarını, ödenek üzerinde veya harcama talimatı ile ilgili bir sorumluluklarının bulunmadığını,

Bunun Anayasanın 38 inci maddesinde “Ceza sorumluluğu şahsidir.” şeklinde ve TCK’nın 20 nci maddesinde “Ceza sorumluluğunun şahsiliği” başlığı ile yer aldığını, madde de “Ceza sorumluluğu şahsidir. Kimse başkasının fiilinden dolayı sorumlu tutulamaz. ” denildiğini,

Sonuç ve talep:

1- Ödenek talebinde bulunulması, kullanılması ve tasarrufta bulunulmasının Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu hükümleri gereği birimin en üst amirine ait olduğunu, onun da harcama yetkilisi olan Daire Başkanı olduğunu,

2- Ödenekler ile ilgili harcama yapılabilmesinin anılan harcama yetkilisinin harcama talimatı vermesi ile mümkün olduğunu ve Daire Başkanının harcama talimatı verdiğini savunmasında da açık olarak belirttiğini,

3- Harcama talimatı vermeden gerçekleştirme görevlisi olarak herhangi bir işlem ve tasarrufta bulunmasının mümkün olmadığını, bu gerçekleştirme görevlisinin Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununda yer alan görev ve yetkilerinde açık olarak belirtildiğini,

Harcama yetkilisince yapılan yazışmalar sonrası ödeneğin gelmesi üzerine verilen harcama talimatı doğrultusunda, gerçekleştirme görevlisi olarak ödemeye ilişkin işlemlerin yürütülmesinin gerçekleştirme görevlisi olarak kanunda sayılmış görevi gereği olduğunu,

4- Sorumluluğu, gerçekleştirme görevinin ifası sırasında oluşacak bir fiil olması halinde söz konusu olacağından, böyle bir fiilin söz konusu olmadığını ve söz konusu gecikmenin, idarece tahsis edilmiş ödeneğin bulunmamasından kaynaklandığını, bunun sorumluluğunun da idare ve harcama yetkilisine ait olduğunu, bunun da ödeneklerin gelme ve serbest bırakılma süreçlerindeki gecikmelerden ileri geldiğini,

Kaldı ki idarenin ödeneklerin yetersiz olduğu dönemlerde ödenek aktarma, serbest bırakma, yedek ödenek temin etme konularında üzerine düsen görevi yaptığını ancak Maliye Bakanlığının yedek ödenek tertibinden söz konusu elektrik faturalarının zamanında ödenmesini sağlayabilmek için yapılan yazılı aktarma taleplerinin zamanında yerine getirilmemiş olması nedeniyle yeterli ödeneğin temin edilemediği de göz önüne alındığında (Sadece gerçekleştirme görevlisi olarak şahsının değil, aynı zamanda harcama yetkilisinin de kasıt, kusur ve ihmalinin olmadığını) zorunlu olarak gecikmeye maruz kalındığının görüleceğini, 

5- Ödemenin yasal zorunluluktan yapıldığını,

Anılan nedenler ve gerekçelerin değerlendirilerek, Anayasanın 38 inci maddesindeki "Ceza sorumluluğu şahsidir. ”Türk Ceza Kanununun 20 nci maddesinde “Ceza sorumluluğu şahsidir. Kimse başkasının fiilinden dolayı sorumlu tutulamaz.” hükümleri doğrultusunda harcama yetkilisi olmadığını ve gerçekleştirme görevlisi olması dolayısıyla, yetkisi ve görevi olmayan bir hususta harcama yetkilisinin görev ve yetki alanındaki fiilden sorumlu tutulmasının hukuki olmadığını belirterek tazmin hükmünün kaldırılmasını istemiştir.

Başsavcılık mütalaasında;

“… 2014 Yılı Hesabının 2. Dairede yapılan yargılaması sonucu çıkarılan 09.5.2016 tarihli ve 162 sayılı ilamın 3 üncü maddesindeki tazmin hükmüne karşı Gerçekleştirme Görevlisi …’in ilgideki yazı ile Başsavcılığımıza gönderilen dilekçesi ve ekleri incelendi.

Dilekçede; Üniversitedeki bazı elektrik faturalarının zamanında ödenememesi üzerine ödenmek zorunda kalınan gecikme zamlarının kamu zararı olarak kabulü ile tazminine karar verildiği, bu işlemde kendisine sorumluluk yüklenilemeyeceği, sözü edilen faturaların zamanında ödenebilmesi için her türlü girişimde bulunulduğu, belirtilen dönemler itibariyle yeterli ödenek bulunmadığı, ödenek aktarımının mümkün olmadığı, ek ödenek talebinin süresi içinde karşılanamadığı, bu gibi durumlarda üniversite bütçesinden ödeme yapılmasına Maliye Bakanlığının 20.11.2008/18740 sayılı yazısı ile imkân verildiği, yine Maliye Bakanlığının 26.7.2010/11294 sayılı yazısı ile ek mali yüklerin ödenmesine cevaz verildiği, ayrıca bu yönde Temyiz Kurulunca verilmiş 2012/35102 tutanak numaralı kararın bulunduğu belirtilerek, verilen tazmin hükmünün kaldırılması talep edilmektedir.

Dilekçede ortaya konulanlar karşısında adı geçenin temyiz talebinin kabulü ile verilen tazmin hükmünün kaldırılmasına karar verilmesinin uygun olacağı mütalâa olunmaktadır.” denilmiştir.

Duruşma talep eden sorumlu .. (Gerçekleştirme Görevlisi) ile Sayıştay Savcısının sözlü açıklamalarının dinlenmesinden ve dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra,

GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

2014 yılında ödemesi yapılan gecikme zammının hangi dönemlere ilişkin olduğu rapor dosyası ekinde yer alan aşağıdaki tabloda belirtilmiştir.



Tablo incelendiğinde gecikmeye uğrayan faturaların 2011 yılından 2014 yılı ocak ayına ait dönemleri içerdiği, tahakkuk eden gecikme zammının kurum bütçesinden ödenmesi nedeniyle verilen tazmin hükmünde de gerçekleştirme görevlisi ve harcama yetkilisinin sorumluluğuna hükmedildiği görülmektedir.

5018 sayılı Kanunun “Harcama yetkisi ve yetkilisi” başlıklı 31 inci maddesinde;

“Bütçeyle ödenek tahsis edilen her bir harcama biriminin en üst yöneticisi harcama yetkilisidir...." ve aynı Kanunun “Harcama talimatı ve sorumluluk” başlıklı 32 nci maddesinde;

"Bütçelerden harcama yapılabilmesi, harcama yetkilisinin harcama talimatı vermesiyle mümkündür. Harcama talimatlarında hizmet gerekçesi, yapılacak işin konusu ve tutarı, süresi, kullanılabilir ödeneği, gerçekleştirme usulü ile gerçekleştirmeyle görevli olanlara ilişkin bilgiler yer alır.

Harcama yetkilileri, harcama talimatlarının bütçe ilke ve esaslarına, kanun, tüzük ve yönetmelikler ile diğer mevzuata uygun olmasından, ödeneklerin etkili, ekonomik ve verimli kullanılmasından ve bu Kanun çerçevesinde yapmaları gereken diğer işlemlerden sorumludur." denilmiştir.

Söz konusu hükümlere göre; bütçeyle ödenek tahsis edilen bir harcama biriminin en üst yöneticisi harcama yetkilisi olup, harcama talimatlarının bütçe ilke ve esaslarına, kanun, tüzük ve yönetmelikler ile diğer mevzuata uygun olmasından, ödeneklerin etkili, ekonomik ve verimli kullanılmasından ve bu Kanun çerçevesinde yapmaları gereken diğer işlemlerden sorumludur.

Aynı Kanunun 33 üncü maddesinde de gerçekleştirmede görevli olanların sorumluluğuna değinilmiş ve; “Bütçelerden bir giderin yapılabilmesi için iş, mal veya hizmetin belirlenmiş usul ve esaslara uygun olarak alındığının veya gerçekleştirildiğinin, görevlendirilmiş kişi veya komisyonlarca onaylanması ve gerçekleştirme belgelerinin düzenlenmiş olması gerekir. Giderlerin gerçekleştirilmesi; harcama yetkililerince belirlenen görevli tarafından düzenlenen ödeme emri belgesinin harcama yetkilisince imzalanması ve tutarın hak sahibine ödenmesiyle tamamlanır. Gerçekleştirme görevlileri, harcama talimatı üzerine; işin yaptırılması, mal veya hizmetin alınması, teslim almaya ilişkin işlemlerin yapılması, belgelendirilmesi ve ödeme için gerekli belgelerin hazırlanması görevlerini yürütürler. Elektronik ortamda oluşturulan ortak bir veri tabanından yararlanmak suretiyle yapılacak harcamalarda, veri giriş işlemleri gerçekleştirme görevi sayılır. Bu fıkranın uygulanmasına ilişkin esas ve usuller Maliye Bakanlığınca belirlenir. Gerçekleştirme görevlileri, bu Kanun çerçevesinde yapmaları gereken iş ve işlemlerden sorumludurlar” denilmiştir. Belirtilen madde uyarınca bütçeden bir giderin yapılabilmesi için iş, mal veya hizmetin belirlenmiş usul ve esaslara uygun olarak alındığının veya gerçekleştirildiğinin görevlendirilmiş kişi veya komisyonlarca onaylanması ve gerçekleştirme belgelerinin düzenlenmiş olması gerekmektedir.

Yukarıda yer alan mevzuat hükümlerinde harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisinin sorumluluklarına değinilmiştir. Bu noktada; rapor dosyası içeriğinde mevcut olan ve kamu zararına esas alındığı anlaşılan tabloya bakıldığında; gecikme zammının ait olduğu faturaların büyük bir kısmının 2011, 2012 ve 2013 yıllarına ait elektrik giderlerini içerdiği, ilamda sorumluluklarına hükmedilen görevlilerin ise gecikmeye neden olanlar değil, ödenmediği takdirde daha büyük bir ek mali yüke dönüşecek olan tahakkuk etmiş gecikme zammını ödeyen gerçekleştirme görevlisi ve harcama yetkilisi olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda gecikme zammının ödenmesine ilişkin ödeme emrinde yer alan gerçekleştirme görevlisi ve harcama yetkilisinin sorumluluğuna gidilemeyeceği açıktır.

Kaldı ki; Maliye Bakanlığı Bütçe Mali Kontrol Müdürlüğünün 26.07.2010 tarih ve 11294 sayılı yazısının “I-Ek Mali Yüke Meydan Verilmemesi İçin Alınması Gereken Tedbirler” başlıklı bölümünün;

“…

7-Genel bütçe kapsamındaki kamu idarelerinde ödenek yetersizliği nedeniyle ödenemeyen elektrik, doğalgaz ve su faturalarının ödeme emrine bağlanarak ivedilikle muhasebe birimlerine intikal ettirilmesi ve muhasebe birimlerince bu tutarların bütçeleştirilmiş borçlar hesabına alınması, bütçe imkanlarının kullanılmasında ve merkez dışı birimlere ödenek gönderilmesinde bütçeleştirilmiş borçlar hesabındaki bu tutarların öncelikle değerlendirilmesi,

8-Mevcut ödeneklerin elektrik, doğalgaz, su ve telefon giderlerine ilişkin ihtiyaçları karşılayıp karşılamayacağı hususunun sürekli gözden geçirilmesi ve ortaya çıkabilecek ödenek ihtiyacını karşılamaya yönelik tüm tedbirlerin alınması,

…” şeklindeki maddelerine istinaden ilgili idarece faturaların zamanında ödenebilmesi için ek ödenek, ödenek aktarma, serbest bırakma, kaynak aktarımı konularında gerekli yazışmaların yapıldığı, Maliye Bakanlığına ödenek taleplerinin bildirildiği dilekçe ekindeki yazışmalardan anlaşılmaktadır. Ödenek konusunda zamanında ve sürekli girişimde bulunulmasına rağmen ödenek temin edilememesi nedeniyle … Elektrik A.Ş’nin uyarı yazıları ve kesim ihbarnameleri üzerine tahakkuk etmiş gecikme zammının ödenmiş olmasında mevzuata aykırılık görülmemiştir.

Sonuç itibariyle, 6085 sayılı Sayıştay Kanununun 55 inci maddesinin 7 nci fıkrası uyarınca, yukarıda belirtilen hususların tekrar değerlendirilmesini teminen 162 sayılı ilamın 3 üncü maddesi ile ... TL’ye ilişkin olarak verilen tazmin hükmünün Bozularak dosyanın ilgili DAİREYE GÖNDERİLMESİNE, (Üyeler …’ın aşağıda yazılı azınlık görüşlerine karşı) oy çokluğu ile,

Karar verildiği 27.06.2018 tarih ve 44732 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.



KARŞI OY GEREKÇESİ:

(Üyeler …’ın;

6512 sayılı 2014 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanununun “Aktarma Ekleme Devir ve İptal İşlemleri” başlıklı 6 ncı maddesinde;

“…

(2) Genel bütçe kapsamındaki kamu idareleri ile özel bütçeli idareler, aktarma yapılacak tertipteki ödeneğin yüzde 20’sine kadar kendi bütçeleri içinde ödenek aktarması yapabilirler. Bu idarelerin yüzde 20’yi geçen diğer her türlü kurum içi aktarmalarını yapmaya Maliye Bakanı yetkilidir. 2014 Yılı Programının Uygulanması, Koordinasyonu ve İzlenmesine Dair Karara uygun olarak 2014 Yılı Yatırım Programına ek yatırım cetvellerinde yer alan projelerde değişiklik yapılması hâlinde bu değişikliğin gerektirdiği tertipler arası ödenek aktarması işlemlerinin tamamı 5018 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan sınırlamalara tabi olmaksızın idarelerce yapılır.

…

(7) Özel bütçeli idareler ile düzenleyici ve denetleyici kurumların (B) işaretli cetvellerinde belirtilen tahmini tutarlar üzerinde gerçekleşen gelirler ile (F) işaretli cetvellerinde belirtilen net finansman tutarlarını aşan finansman gerçekleşme karşılıklarını, idare ve kurumların bütçelerinin mevcut veya yeni açılacak tertiplerine ödenek olarak eklemeye Maliye Bakanlığınca belirlenecek usul ve esaslar çerçevesinde kamu idareleri yetkilidir.”

2014 yılı Merkezi Yönetim Bütçe Uygulama Tebliğinin (Sıra No:4) 1 inci maddesinde;

“…

2. Ayrıntılı Finansman Programı (AFP): 5018 sayılı Kanuna ekli (II), (III) ve (IV) sayılı cetvellerde yer alan idarelerin, tertip düzeyinde aylar itibarıyla yapabilecekleri harcamaları, gelir gerçekleşme tahminlerini ve net finansmanlarının kullanımına ilişkin öngörülerini gösteren programı,

…

6. Revize işlemi: AHP ile AFP'nin gider, gelir ve net finansman bölümlerinde yıl içinde yapılacak her türlü değişiklik işlemini,

7. Aktarma işlemleri: Belli bir tertibe tahsis edilmiş olan ödeneğin, 5018 sayılı Kanun, yılı bütçe kanunu ve diğer kanun hükümlerine dayanılarak bir tertipten düşülüp mevcut veya yeni açılacak bir tertibe eklenmesi işlemlerini,

8. Ekleme işlemleri: İlgili kanunları gereğince, gerektiğinde (B) veya (F) işaretli cetvellerle ilişkilendirmek suretiyle bütçede mevcut veya yeni açılacak bir tertibe ödenek ilave edilmesi işlemlerini,

8.1. Gelirli ödenek kaydı işlemi: 6512 sayılı Kanunun 6 ncı maddesinin sekizinci fıkrası veya diğer mevzuatta yer alan hükümler gereğince kaydedilecek gelirlerin yılı bütçesiyle ilişkisinin kurulması ve kullanımına imkan sağlanması amacıyla mevcut veya yeni açılacak tertiplere yapılacak ödenek kaydı işlemlerini,

8.2. Gelir fazlası karşılığı ödenek kaydı işlemi: 6512 sayılı Kanunun 6 ncı maddesinin yedinci fıkrasına göre, özel bütçeli idareler ile düzenleyici ve denetleyici kurumların (B) işaretli cetvellerinde öngörülmeyen veya belirtilen tahmini tutarların üzerinde gerçekleşen gelirler karşılığı olarak mevcut veya yeni açılacak tertiplere yapılacak ödenek kaydı işlemlerini,

8.3. Likit karşılığı ödenek kaydı işlemi: 6512 sayılı Kanunun 6 ncı maddesinin yedinci fıkrasına göre, özel bütçeli idareler ile düzenleyici ve denetleyici kurumların Merkezi Yönetim Bütçe Kanununa bağlı (F) işaretli cetvellerinde belirtilen net finansman tutarlarını aşan finansman gerçekleşme karşılığı olarak mevcut veya yeni açılacak tertiplere yapılacak ödenek kaydı işlemini,

8.4. Şartlı bağış ve yardımların ödenek kaydı işlemi: 5018 sayılı Kanunun 40 ıncı maddesi gereğince, kamu idarelerine yapılan şartlı bağış ve yardımların bütçeye gelir kaydedilen tutarları karşılığı ilgili tertibine ödenek kaydedilmesi işlemini,

8.5. Diğer ödenek kaydı işlemleri: Bu bölümde tanımlanan ekleme işlemlerinin dışında kalan ekleme işlemlerini,

9. Ödenek devri işlemleri: Harcanmayan kısmının ertesi yıla devredeceği ilgili kanunlarla hüküm altına alınmış olan her türlü ödeneğin yılı bütçesiyle ilişkisinin kurulması ve kullanımına imkan sağlanması amacıyla mevcut veya yeni açılacak tertiplere eklenmesi işlemini,

…”

tanımlamalarına yer verilmiştir.

“Ayrıntılı Harcama/Finansman Programlarının Uygulanması ve Revize İşlemleri” başlıklı 2 nci maddesinde;

“…

3. İdareler, hizmet ve faaliyetlerini AHP/AFP'lere uygun olarak planlayacak ve ödemelerini buna göre gerçekleştireceklerdir. Serbest ödeneklerin etkin kullanılması, AHP/AFP'de değişikliğe ve ilave finansman ihtiyacına neden olunmaması bakımından harcama yetkilileri ve mali hizmetler birimleri gerekli tüm tedbirleri alacak ve bu amaçla merkez dışı birimleri de kapsayan bilgilendirme ve koordinasyonu sağlayacaklardır.

…

5. Elektrik, doğalgaz, su, telefon, bilgiye abonelik ve internet erişimi gibi mal ve hizmet alım giderlerinin, serbest ödenek yetersizliği nedeniyle zamanında ödenmemesi suretiyle ek mali yük oluşturularak kamu zararına neden olunmaması bakımından, tertipler itibarıyla serbest ödenekler öncelikle bu giderlere ilişkin faturaların ödenmesinde kullanılacak, gerek aynı tertipte yer alan diğer gider türlerine ilişkin ihtiyaçların gerek bütçe içi ödenek aktarma suretiyle bütçenin diğer tertiplerindeki diğer gider türlerine ilişkin ihtiyaçların karşılanmasında hiçbir şekilde kullanılmayacak, buna neden olabilecek bir taahhüde ve harcamaya girişilmeyecek, merkez dışı birimlere ödenek gönderilmesinde bu hususa öncelik verilecektir.

…

7. İhtiyaç duyulması halinde AHP/AFP'lerde yapılacak revize işlemlerine ilişkin talepler genel bütçe kapsamındaki kamu idareleri ile hazine yardımı alan özel bütçeli idarelerce gerekçeleriyle birlikte değerlendirilmek üzere Bakanlığımıza iletilecektir. Söz konusu idarelerin revize işlemleri Bakanlığımızca, diğer idarelerin revize işlemleri ise ilgili idarelerce gerçekleştirilecektir.

…

9. Bloke tutulan ödenekler, idarelerin talepleri üzerine bütçe uygulamalarındaki gelişmeler de dikkate alınarak Bakanlığımızca değerlendirilerek kullandırılabilecektir.”

denilmiştir.

Tebliğin “Aktarma İşlemleri” başlıklı 3 üncü maddesinde;

“1. İdareler, 5018 sayılı Kanunun 21 inci maddesi ile 6512 sayılı Kanun ve diğer mevzuatta yer alan aktarmaya ilişkin yetki ve sınırlamaları dikkate alarak ve her bir tertibin yılsonu harcama tahminini göz önünde bulundurarak aktarma işlemini gerçekleştirecek veya aktarma talebinde bulunacaklardır.

2. İlgili mevzuatta yer alan istisnalar dışında, aktarma suretiyle ödenek eklenen tertipten düşme yapılamayacağından idareler bu yönde aktarma işlemi yapamayacağı gibi aktarma talebinde de bulunmayacaklardır.

3. Her türlü ilave ödenek ihtiyacı, öncelikle tasarrufu mümkün olan tertiplerden aktarma yapılmak suretiyle karşılanacaktır.”

denilmiştir.

Tebliğin “Ekleme İşlemleri” başlıklı 4 üncü maddesinde;

“1. Likit karşılığı ödenek kaydı işlemlerinde; devreden kullanılabilir likit olarak, idarelerin açılış bilançolarının "10- Hazır Değerler" ve "11- Menkul Kıymet ve Varlıklar" hesap gruplarında yer alan hesapların bakiyeleri toplamından proje özel hesapları, şartlı bağış ve yardımlar, emanetler (proje özel hesapları ve şartlı bağış ve yardımlara ilişkin emanetler hariç), alınan depozito ve teminatlar, ödenecek vergi ve fonlar, ödenecek sosyal güvenlik kesintileri ile fonlar veya diğer kamu idareleri adına yapılan tahsilat tutarları düşüldükten sonra kalan pozitif değer dikkate alınacaktır.

2. İdareler, devreden kullanılabilir nakit tutar ile finansman cetvelinde öngörülen net finansman tutarı arasındaki fark kadar likit karşılığı ödenek kaydı yapabileceklerdir. Ayrıca, (B) işaretli cetvellerinde yer alan öz gelir kodlarının dördüncü düzeyi itibarıyla tahmin edilen tutarları aşan miktarlar için gelir fazlası karşılığı ödenek kaydı yapabileceklerdir.

3. Hazine yardımı alan özel bütçeli idareler, önceki yıla mahsuben gönderilen hazine yardımı tutarları için de likit karşılığı ödenek kaydı yapabileceklerdir.

4. Hazine yardımı alan özel bütçeli idarelerde, önceki yıldan devreden kullanılabilir nakit tutarların ve (B) işaretli cetvellerindeki tahmini tutarlar üzerinde gerçekleşen gelirlerin, öncelikle aylık nakit ihtiyacının karşılanmasında kullanılması, aylık nakit ihtiyacı karşılanmadan likit karşılığı ve gelir fazlası karşılığı ödenek kaydı yapılmaması esastır.

5. Likit karşılığı ödenek kaydı yapılırken, idarenin nakit ihtiyacının göz önünde bulundurulması ve nakit yönetiminin sıkıntıya sokulmaması amacıyla, belli bir nakit değerin (kasa+banka) ödenek kaydedilmeyerek ihtiyat olarak hesaplarda tutulması gerekmektedir.

6. Ekleme işlemlerinden; a) İlgili mevzuatında Maliye Bakanlığınca sonuçlandırılacağı belirtilen gelirli ödenek kaydı işlemleri Bakanlığımızca, diğer gelirli ödenek kaydı işlemleri ise idareler tarafından gerçekleştirilecektir. Bakanlığımız yetkisinde bulunan ekleme işlemlerine ilişkin talepler, gerekçeleriyle birlikte değerlendirilmek üzere Bakanlığımıza iletilecektir. b) Gelir fazlası karşılığı ödenek kaydı, likit karşılığı ödenek kaydı, şartlı bağış ve yardımların ödenek kaydı ve diğer ödenek kaydı işlemleri idareler tarafından gerçekleştirilecektir.”

denilmiştir.

Tebliğin “Diğer Hususlar” başlıklı 8 inci maddesinde;

“…

9. Likit karşılığı ve gelir fazlası karşılığı ödenek kaydı ve kurum içi ödenek aktarma işlemlerinin gerçekleştirilmesinde; elektrik, su, doğalgaz, telefon vb. zorunlu giderler, diğer mal ve hizmet alımları karşılığı gerçekleşmiş fatura ve hakediş tutarları, ilama bağlı borçlar, mahkeme harçları, geçmiş dönem borçları, mevzuatına uygun olarak gerçekleşmiş yurtdışı tedavi giderleri ve sözleşmeye bağlanmış iş ve hizmetler ile devam eden projelere ilişkin ödenek ihtiyacı öncelikle karşılanacak olup kamu harcamalarında ek mali yüklere ilişkin 16.7.2010 tarihli ve 11294 sayılı Bakanlığımız Genel Yazısında yer verilen hususlar da dikkate alınacaktır. Yedek ödenek ihtiyacı ve takip eden yılların bütçelerinde ilave ödenek ihtiyacına yol açacak şekilde hizmet alımlarında genişlemeye gidilmeyecek, söz konusu giderlere ilişkin ödenek ihtiyaçları karşılanmadan yeni hizmet, faaliyet ve projelere ödenek ayrılmayacak ve bu amaçla kurum içi ödenek aktarma, likit karşılığı ve gelir fazlası karşılığı ödenek kaydı işlemi yapılmayacaktır.”

denilmiştir.

16.7.2010 tarihli ve 11294 sayılı Maliye Bakanlığının Genel Yazısının “I- Ek Mali Yüke Meydan Verilmemesi İçin Alınması Gereken Tedbirler” başlıklı bölümünün 8 inci maddesinde;

“Mevcut ödeneklerin elektrik, doğalgaz, su ve telefon giderlerine ilişkin ihtiyaçları karşılayıp karşılayamayacağı hususunun sürekli gözden geçirilmesi ve ortaya çıkabilecek ödenek ihtiyacını karşılamaya yönelik tüm tedbirlerin alınması,” gerektiği belirtilmiştir.

Bu düzenlemeler karşısında ödenek yetersizliği gerekçe gösterilerek elektrik faturalarının zamanında ödenmemesi mümkün değildir.

Ancak Üniversiteye bağlı abonelere ait elektrik faturalarının zamanında ödenmemesi sonucunda … A.Ş. tarafından kurum aleyhine gecikme zammı tahakkuk ettirilmesi ve nihayetinde tahakkuk eden gecikme zammının kurum bütçesinden ödenmesi nedeniyle verilen tazmin hükmünde gecikme zammının ödendiği ödeme emrinde imzaları bulunan gerçekleştirme görevlisi ve harcama yetkilisinin sorumluluğuna hükmedilmiştir.

Oysa gecikme zammının ait olduğu faturaların büyük bir kısmı 2011, 2012 ve 2013 yıllarına ait elektrik giderlerini içermekte olup, ilamda sorumluluklarına hükmedilen görevlilerin ise gecikmeye neden olanlar değil tahakkuk etmiş gecikme zammını ödeyen gerçekleştirme görevlisi ve harcama yetkilisi olduğu anlaşılmaktadır. Böyle durumda gecikme zammının ödenmesine ilişkin ödeme emrinde yer alan gerçekleştirme görevlisi ve harcama yetkilisinin sorumluluğuna gidilemeyeceği açıktır. Elektrik bedellerinin zamanında ödenmemesinde ihmali olanların tespit edilerek onların sorumluluğuna gidebilmesi için ilam hükmünün bozulması gerekir.)