Temyiz Karar Detayı
Kamu İdaresi
Özel İdareler
Yılı
2013
Daire
1
Dosya No
43729
Tutanak No
45047
Tutanak Tarihi
19.09.2018
Konu
Personel Mevzuatı ile İlgili Kararlar
KARAR
Konu: Zarar tespit komisyonlarında görevli 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi personele, bu yönde bir Bakanlar Kurulu Kararı olmamasına rağmen fazla çalışma ücretlerinin saat başı 5 katı fazla ödenmesi.
183-368 sayılı ek ilam ile; zarar tespit komisyonlarında görevli 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi personele, bu yönde bir Bakanlar Kurulu Kararı olmamasına rağmen fazla çalışma ücretlerinin saat başı 5 katı fazla ödenmesi nedeniyle ... TL’ye tazmin hükmü verilmiştir.
43523 nolu dosya ile 183-368 sayılı ek ilamı temyiz eden ... (Onaylayan) temyiz dilekçesinde özetle;
Kamu zararından sorumluluğuna ilişkin hüküm kurulurken Sayıştay Genel Kurulunun 14.06.2007 tarih ve 5189/1 sayılı kararına atıf yapıldığını, söz konusu kararda 5018 sayılı Kanunun 33 üncü maddesinde;
“Giderin gerçekleştirilmesi
Madde 33- Bütçelerden bir giderin yapılabilmesi için iş, mal veya hizmetin belirlenmiş usul ve esaslara uygun olarak alındığının veya gerçekleştirildiğinin, görevlendirilmiş kişi veya komisyonlarca onaylanması ve gerçekleştirme belgelerinin düzenlenmiş olması gerekir. (Değişik son cümle: 22/12/2005-5436/10 md.) Giderlerin gerçekleştirilmesi; harcama yetkililerince belirlenen görevli tarafından düzenlenen ödeme emri belgesinin harcama yetkilisince imzalanması ve tutarın hak sahibine ödenmesiyle tamamlanır.
Gerçekleştirme görevlileri, harcama talimatı üzerine; işin yaptırılması, mal veya hizmetin alınması, teslim almaya ilişkin işlemlerin yapılması, belgelendirilmesi ve ödeme için gerekli belgelerin hazırlanması görevlerini yürütürler.
(Ek üçüncü fıkra: 22/12/2005-5436/10 md.) Elektronik ortamda oluşturulan ortak bir veri tabanından yararlanmak suretiyle yapılacak harcamalarda, veri giriş işlemleri gerçekleştirme görevi sayılır. Bu fıkranın uygulanmasına ilişkin esas ve usuller Maliye Bakanlığınca belirlenir.
Gerçekleştirme görevlileri, bu Kanun çerçevesinde yapmaları gereken iş ve işlemlerden sorumludurlar.
(Ek son fıkra: 22/12/2005-5436/10 md.) Giderin çeşidine göre aranacak gerçekleştirme belgelerinin şekil ve türleri; kamu borç yönetimine ilişkin olanlarda Hazine Müsteşarlığının uygun görüşünün alınması kaydıyla, merkezî yönetim kapsamındaki kamu idareleri için Maliye Bakanlığınca, mahallî idareler için İçişleri Bakanlığınca, sosyal güvenlik kurumlan için de bağlı veya ilgili oldukları bakanlıklar tarafından. Maliye Bakanlığının uygun görüşü alınmak suretiyle çıkarılacak yönetmeliklerle belirlenir.” düzenlemesine yer verildiğini,
Bu nedenle ödeme emri belgesine eklenmesi gereken taahhüt ve tahakkuk işlemlerine ilişkin fatura, beyanname tutanak gibi gerçekleştirme belgelerini düzenleyen veya bu belgeleri kabul eden gerçekleştirme görevlilerinin, bu görevleriyle ilgili olarak yapmaları gereken iş ve işlemlerle sınırlı olarak harcama yetkilisiyle birlikte sorumlu tutulmaları gerektiğine çoğunlukla karar verildiğinin belirtildiğini,
Zarar tespit komisyonu personeli fazla çalışma ücretine ilişkin ödeme emri ve eki belgeler incelendiğinde ekte yer alan "zarar tespit komisyonu fazla çalışma cetvelinde" düzenleyen ve onaylayan olarak imzası bulunan kişilerin de sorumlu olduklarının belirtildiğini,
Merkezi Yönetim Harcama Belgeleri yönetmeliğinin 12 nci maddesinde ek çalışma karşılıkları ödenirken ödeme emrine eklenmesi gereken belgelerin düzenlendiğini, düzenlemeye göre fazla çalışma ödemesi yapılabilmesi için;
b) Fazla çalışma ücretlerinin ödenmesinde;
1) Saat başına ödenecek fazla çalışma ücretini gösterir onay,
2) Fazla çalışma yapan personel ile çalışılan gün ve süreleri gösterir çizelgenin ödeme emrine eklenmesi gerektiğini,
Fazla çalışma saatlerini gösterir çizelgenin ilgili birimin gerçekleştirme görevlisi tarafından düzenlenmesi ve bundan sorumlu olduğunun yukarıdaki mevzuat hükümlerinden anlaşıldığını,
Valilik makamınca verilen 20.08.2013 tarih ve 7064 sayılı fazla çalışma ve fazla çalışmaya ilişkin ücretlerin ödenmesine ilişkin olurun ekinde yer alan belgede komisyonda görevli kişilerin görev dağılımının yer aldığını,
Bu belge ve koordinatör vali yardımcısı olarak görevlendirilmesine ilişkin yazı incelendiğinde gerçekleştirme görevlisi görevinin olmadığını, her ne kadar belgede onaylayan olarak gösterilmişse de böyle bir görevinin bulunmadığının görüleceğini, ... Valiliği imza yetkileri yönergesinde görevinin, birden fazla zarar tespit komisyonu olması sebebiyle bunlar arasındaki koordinasyonu sağlamaya ilişkin iş ve işlemleri yapmaktan ibaret olduğunu,
MVHB yönetmeliğinde ödeme emri belgesi eklerinin; onay ve çizelge olması gerektiğinin düzenlendiğini ancak verilen hükümde ödeme emri belgesi ekinde yer alan ödemeye dayanak valilik olurunun (onayı) incelemeye alınmadığını ve belgede imzası olanlar yönünden sorumluluk değerlendirmesi yapılmadığını,
Yine ödeme emri belgesinde yer alan zarar tespit komisyonunun fazla çalışma cetveli değerlendirilirken belgede yer alan bilgileri düzenleyen, ilgili sisteme girişini yapan ...’ın (komisyonun gerçekleştirme görevlisi) sorumluğuna gidilmesi gerekirken; belgede kontrol eden kısmında imzası yer alan komisyon sorumlusunun sorumluluğuna ilişkin hiçbir değerlendirmede yapılmaksızın onaylayan olarak sorumluluğuna hükmedildiğini,
Zarar Tespit Komisyonu Koordinatörlüğünü yerine getirirken iş ve işlemlerden herhangi bir kamu zararı doğmadığını, Sayıştay 1.Dairesinin 368 nolu ilamı ile hükmedilen kamu zararından ödeme işlemlerini gerçekleştiren harcama yetkilisi, gerçekleştirme görevlisi ve muhasebe yetkilisinin sorumlu olduğunu belirterek tazmin hükmünün kaldırılmasını istemiştir.
43728 nolu dosya ile ek ilamı temyiz eden ... (Onaylayan) dilekçesinde özetle;
2013 yılında İçişleri Bakanlığı tarafından Zarar Tespit Komisyonu çalışanlarıyla yapılan eğitim seminerinde Bakanlar Kurulunca sürenin son bir kez bir yıl daha uzatılacağı ve işlerin hızlıca bitirilip karara bağlanmasının istenildiğini,
... Zarar Tespit Komisyonunun hem karar hem de Danıştay’ca bozulan kararların çoğunluğu konusunda eleştirilerin tarafına bildirilmesi üzerine, ... Zarar Tespit Komisyonu Koordinatörü olarak diğer alt komisyonlardan sorumlu Vali Yardımcısı meslektaşları ve tüm çalışanlarla olağanüstü çalışma yapılması ve bu çalışma sonunda büro çalışanlarına mesai ücreti ödenmesinin kararlaştırıldığını,
Yapılan bu çalışmalar ile 2013 yılı itibarıyla ... (...) olan başvuru dosyasının tek tek (ekteki görsellerden anlaşılacağı üzere) öncelikle çuvallardaki ek dosyaların düzenlenmesi ve her bir dosyanın fihristi çıkartılarak akıbetlerinin araştırılması ile işe başlandığını,
Yine 2013 yılı Zarar Tespit Komisyonu dosyalarının Bakanlık sistemi değişikliği sebebiyle ek girişlerinin yapılmasının uzun bir çalışmadan sonra tamamlandığını, daha sonra Danıştay tarafından bozulan yüzlerce zarar tespit komisyon kararlarının önünün alınması için yerel şartlardaki zorluklara rağmen bizzat yerinde keşifler yapılarak ve Harita Genel Komutanlığından alınan uydu fotoğrafları kullanılarak tespitler yapıldığını,
Yapılan bu çalışmalar karşılığında Zarar Tespit Komisyonunda görev yapan büro çalışanlarına fazla mesai ödenmesi esnasında Vali Yardımcısı olarak kaç katına kadar fazla mesai ödenmesi gerektiği bilinmeden fazla mesai ücreti olurunu imzaladığını,
Konuyla ilgili 5018 sayılı Kanunun 11 inci maddesinde: “Üst yöneticiler, bu sorumluluğun gereklerini harcama yetkilileri, malî hizmetler birimi ve iç denetçiler aracılığıyla yerine getirirler.” denilmek suretiyle üst yöneticilerin sorumluluklarının düzenlendiğini, üst yöneticilerin işlerin gidişatından harcama yetkililerinin ve diğer görevlilerin bilgilendirmeleri ve raporları ile bilgi sahibi olduğunu,
5018 sayılı Kanunun 32 nci maddesinde;
"Bütçelerden harcama yapılabilmesi, harcama yetkilisinin harcama talimatı vermesiyle mümkündür. Harcama talimatlarında hizmet gerekçesi, yapılacak işin konusu ve tutarı, süresi, kullanılabilir ödeneği, gerçekleştirme usulü ile gerçekleştirmeyle görevli olanlara ilişkin bilgiler yer alır.
Harcama yetkilileri, harcama talimatlarının bütçe ilke ve esaslarına, kanun, tüzük ve yönetmelikler ile diğer mevzuata uygun olmasından, ödeneklerin etkili, ekonomik ve verimli kullanılmasından ve bu Kanun çerçevesinde yapmaları gereken diğer işlemlerden sorumludur.” denildiğini,
Zarar Tespit Komisyonunda büro görevlisi olarak çalışanların bu ücreti hak etmeleri konusunda tereddüt olmasa da kamu zararı oluşturanlardan fazla mesai ücretleri alan görevlilerden tahsil edilmesi gerekirken onaylayan olarak Vali yardımcısından istenmesinin adil olmadığını,
... İl Özel İdaresi Zarar Tespit Komisyonundan aldığı sözlü bilgiye göre kendisine fazla mesai ödenen görevlilerin bir kısmının fazla ödemeyi geri yatırdığını,
Kamu Zararlarının Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğinin 5 inci maddesinin 2 nci fıkrasında;
"Kontrol, denetim, inceleme, kesin hükme bağlama veya yargılama sonucunda tespit edilen kamu zararının geri ödenmesi sürecine, kamu görevlileri ile birlikte ilgililer de dahil edilir.” denildiğini,
Aynı yönetmeliğin 4 üncü maddesinde “İlgili”nin; “Kendisine yersiz veya fazla ödeme yapılan gerçek ve/veya tüzel kişi ya da kişileri” tarif ettiğini dolayısıyla Kararda 6085 sayılı Sayıştay Kanunun 53 üncü maddesi gereğince “Onaylayan” olarak müştereken ve müteselsilen kamu zararı ödemesine ilgi yönetmelik gereği, kontrol eden ve mesai ücreti fazla ödenen personelin de dahil edilmesi gerektiğini, bu sebeple kontrol eden sıfatıyla görevli personelin sorumluluğu paylaşması gerekirken ilamla sadece düzenleyen, gerçekleştirme görevlisi, harcama yetkilisi ve onaylayan Vali Yardımcılarının sorumlu tutulduğunu,
Bir diğer konunun tarafına gönderilen 23 Ocak 2018 tarih ve 368 nolu Sayıştay ek ilamının 10 uncu sayfasında yapmış olduğu ifade edilen savunmada hem onaylayan hem de polis memuru olarak 2012-2014 yıllarında çalıştığı gibi çelişkili ifadelerin yer aldığını, bahsedilen savunmanın şahsına ait olmadığını, çelişkinin kamu zararı paylaştırılması ile ilgili tabloda da devam ettiğini, tarafınca tespit edilen hatalara ilişkin tablonun ekte sunulduğunu belirtmiştir.
43729 nolu dosya ile temyiz ek ilamı temyiz eden ... (Düzenleyen) dilekçesinde özetle;
Temyiz nedenlerinin;
6085 sayılı Sayıştay Kanununun “Hesapların verilmesi, muhasebe birimlerinin ve muhasebe yetkililerinin bildirilmesi” başlıklı 8 inci maddesinde;
“(1) Kamu idarelerinin hesapları, muhasebe yetkilileri tarafından hazırlanarak üst yöneticiler veya görevlendirdiği harcama yetkilileri ile muhasebe yetkilileri tarafından denetime hazır bekletilir veya Sayıştay’ın bildireceği yere gönderilir.
(2) Bu hesaplara ilişkin ve mevzuatına uygun olarak tutulan defter, kayıt ve belgelerden Sayıştay’a sunulacak olanların çeşitleri, verilme yeri, süresi ve usulleri Sayıştay tarafından belirlenir.
(3) Hesapların verilmemesinden doğan sorumluluk, hesapların Sayıştay tarafından istendiği tarihte görev başında bulunan muhasebe yetkilisi ile üst yönetici veya görevlendirdiği harcama yetkilisine aittir.” denildiğini,
5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun “Hesap verme sorumluluğu” başlıklı 8 inci maddesinde;
“Her türlü kamu kaynağının elde edilmesi ve kullanılmasında görevli ve yetkili olanlar, kaynakların etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak elde edilmesinden, kullanılmasından, muhasebeleştirilmesinden, raporlanmasından ve kötüye kullanılmaması için gerekli önlemlerin alınmasından sorumludur ve yetkili kılınmış mercilere hesap vermek zorundadır.”
“Harcama yetkisi ve yetkilisi” başlıklı 31 inci maddesinde;
“Bütçeyle ödenek tahsis edilen her bir harcama biriminin en üst yöneticisi harcama yetkilisidir.
Ancak, teşkilât yapısı ve personel durumu gibi nedenlerle harcama yetkililerinin belirlenmesinde güçlük bulunan idareler ile bütçelerinde harcama birimleri sınıflandırılmayan idarelerde harcama yetkisi, üst yönetici veya üst yöneticinin belirleyeceği kişiler tarafından; mahallî idarelerde İçişleri Bakanlığının, diğer idarelerde ise Maliye Bakanlığının uygun görüşü üzerine yürütülebilir.
Kanunların verdiği yetkiye istinaden yönetim kurulu, icra komitesi, komisyon ve benzeri kurul veya komite kararıyla yapılan harcamalarda, harcama yetkisinden doğan sorumluluk kurul, komite veya komisyona ait olur.
(Ek fıkra: 29/6/2012-6338/13 md.) Yükseköğretim Kurulu ile üniversiteler ve yüksek teknoloji enstitülerinde, harcama yetkilileri ödenek gönderme belgesiyle belirlenir. Bu idarelerde ödenek gönderme belgesi ile ödenek gönderilen birimler harcama birimi, kendisine ödenek gönderilen birimin en üst yöneticisi ise harcama yetkilisidir. Bütçe ödeneklerinin ilgili birimlere dağılımının planlanması, ödenek gönderme belgesine bağlanması ve kullanılmasına ilişkin usûl ve esaslar Maliye Bakanlığı tarafından belirlenir.
Genel yönetim kapsamındaki kamu idarelerinde; idareler, merkez ve merkez dışı birimler ve görev unvanları itibarıyla harcama yetkililerinin belirlenmesine, harcama yetkisinin bir üst yönetim kademesinde birleştirilmesine ve devredilmesine ilişkin usûl ve esaslar Maliye Bakanlığınca belirlenir. Harcama yetkisinin devredilmesi, yetkiyi devredenin İdarî sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.
Harcama yetkilileri bütçede öngörülen ödenekleri kadar, ödenek gönderme belgesiyle kendisine ödenek verilen harcama yetkilileri ise tahsis edilen ödenek tutarında harcama yapabilir.”
“Harcama talimatı ve sorumluluk” başlıklı 32 nci maddesinde;
“Bütçelerden harcama yapılabilmesi, harcama yetkilisinin harcama talimatı vermesiyle mümkündür.
Harcama talimatlarında hizmet gerekçesi, yapılacak işin konusu ve tutarı, süresi, kullanılabilir ödeneği, gerçekleştirme usulü ile gerçekleştirmeyle görevli olanlara ilişkin bilgiler yer alır.
Harcama yetkilileri, harcama talimatlarının bütçe ilke ve esaslarına, kanun, tüzük ve yönetmelikler ile diğer mevzuata uygun olmasından, ödeneklerin etkili, ekonomik ve verimli kullanılmasından ve bu Kanun çerçevesinde yapmaları gereken diğer işlemlerden sorumludur.”
“Giderin gerçekleştirilmesi” başlıklı 33 üncü maddesinde;
“Bütçelerden bir giderin yapılabilmesi için iş, mal veya hizmetin belirlenmiş usul ve esaslara uygun olarak alındığının veya gerçekleştirildiğinin, görevlendirilmiş kişi veya komisyonlarca onaylanması ve gerçekleştirme belgelerinin düzenlenmiş olması gerekir. (Değişik son cümle: 22/12/2005- 5436/10 md.) Giderlerin gerçekleştirilmesi; harcama yetkililerince belirlenen görevli tarafından düzenlenen ödeme emri belgesinin harcama yetkilisince imzalanması ve tutarın hak sahibine ödenmesiyle tamamlanır.
Gerçekleştirme görevlileri, harcama talimatı üzerine; işin yaptırılması, mal veya hizmetin alınması, teslim almaya ilişkin işlemlerin yapılması, belgelendirilmesi ve ödeme için gerekli belgelerin hazırlanması görevlerini yürütürler.
(Ek üçüncü fıkra: 22/12/2005-5436/10 md.) Elektronik ortamda oluşturulan ortak bir veri tabanından yararlanmak suretiyle yapılacak harcamalarda, veri giriş işlemleri gerçekleştirme görevi sayılır. Bu fıkranın uygulanmasına ilişkin esas ve usûller Maliye Bakanlığınca belirlenir.
Gerçekleştirme görevlileri, bu Kanun çerçevesinde yapmaları gereken iş ve işlemlerden sorumludurlar.
(Ek son fıkra: 22/12/2005-5436/10 md.) Giderin çeşidine göre aranacak gerçekleştirme belgelerinin şekil ve türleri; kamu borç yönetimine ilişkin olanlarda Hazine Müsteşarlığının uygun görüşünün alınması kaydıyla, merkezî yönetim kapsamındaki kamu idareleri için Maliye Bakanlığınca, mahallî idareler için İçişleri Bakanlığınca, sosyal güvenlik kurumlan için de bağlı veya ilgili oldukları bakanlıklar tarafından. Maliye Bakanlığının uygun görüşü alınmak suretiyle çıkarılacak yönetmeliklerle belirlenir.”,
“Muhasebe hizmeti ve muhasebe yetkilisinin yetki ve sorumlulukları” başlıklı 61 inci maddesinde;
“Muhasebe hizmeti; gelirlerin ve alacakların tahsili, giderlerin hak sahiplerine ödenmesi, para ve parayla ifade edilebilen değerler ile emanetlerin alınması, saklanması, ilgililere verilmesi, gönderilmesi ve diğer tüm malî işlemlerin kayıtlarının yapılması ve raporlanması işlemleridir. Bu işlemleri yürütenler muhasebe yetkilisidir. Memuriyet kadro ve unvanlarının muhasebe yetkilisi niteliğine etkisi yoktur.
Muhasebe yetkilisi, bu hizmetlerin yapılmasından ve muhasebe kayıtlarının usulüne uygun, saydam ve erişilebilir şekilde tutulmasından sorumludur. 9.12.1994 tarihli ve 4059 sayılı Kanun hükümleri saklı kalmak kaydıyla. genel bütçe kapsamındaki kamu idarelerinin muhasebe hizmetleri Maliye Bakanlığınca yürütülür. Muhasebe yetkilileri gerekli bilgi ve raporları düzenli olarak kamu idarelerine verirler.
Muhasebe yetkilileri ödeme aşamasında, ödeme emri belgesi ve eki belgeler üzerinde;
a) Yetkililerin imzasını.
b) Ödemeye ilişkin ilgili mevzuatında sayılan belgelerin tamam olmasını.
c) Maddi hata bulunup bulunmadığını,
d) Hak sahibinin kimliğine ilişkin bilgileri.
Kontrol etmekle yükümlüdür.
Muhasebe yetkilileri, ilgili mevzuatında düzenlenmiş belgeler dışında belge arayamaz. Yukarıda sayılan konulara ilişkin hata veya eksiklik bulunması halinde ödeme yapamaz. Belgesi eksik veya hatalı olan ödeme emri belgeleri, düzeltilmek veya tamamlanmak üzere en geç bir iş günü içinde gerekçeleriyle birlikte harcama yetkilisine yazılı olarak gönderilir. Hataların düzeltilmesi veya eksikliklerin giderilmesi halinde ödeme işlemi gerçekleştirilir.
Muhasebe yetkilileri işlemlerine ilişkin defter, kayıt ve belgeleri muhafaza eder ve denetime hazır bulundurur.
Muhasebe yetkilileri, 34 üncü maddenin ikinci fıkrasındaki ödemeye ilişkin hükümler ile bu maddenin üçüncü fıkrasında belirtilen ödemeye ilişkin kontrol yükümlülüklerinden dolayı sorumludur. Muhasebe yetkililerinin bu Kanuna göre yapacakları kontrollere ilişkin sorumlulukları, görevleri gereği incelemeleri gereken belgelerle sınırlıdır. (Ek cümle: 22/12/2005-5436/10 md.; Değişik: 24/7/2008-5793/35 md.) Muhasebe yetkililerinin görev ve yetkilerinin yardımcılarına devredilmesine, muhasebe yetkililerinin herhangi bir nedenle görevlerinden ayrılmalarında muhasebe hizmetlerinin yürütülmesine ilişkin düzenleme yapmaya ve sertifika sınavlarına girmeye hak kazanılması bakımından muhasebe yetkilisi yardımcısı eşiti görevleri belirlemeye Maliye Bakanlığı yetkilidir.
Muhasebe yetkilisi adına ve hesabına para ve parayla ifade edilebilen değerleri geçici olarak almaya, vermeye ve göndermeye yetkili olanlar muhasebe yetkilisi mutemedidir. Muhasebe yetkilisi mutemetleri doğrudan muhasebe yetkilisine karşı sorumludur. Muhasebe yetkilisi mutemetlerinin görevlendirilmeleri, yetkileri, denetimi, tutacakları defter ve belgeler ve diğer hususlara ilişkin usul ve esaslar Maliye Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.” denildiğini,
Anayasanın 137 nci maddesinde;
“Kamu hizmetlerinde herhangi bir sıfat ve suretle çalışmakta olan kimse, üstünden aldığı emri, yönetmelik, tüzük, kanun veya Anayasa hükümlerine aykırı görürse, yerine getirmez ve bu aykırılığı o emri verene bildirir. Ancak, üstü emrinde ısrar eder ve bu emrini yazı ile yenilerse, emir yerine getirilir; bu halde, emri yerine getiren sorumlu olmaz.” hükmünün bulunduğunu,
5233 sayılı Kanunun Geçici 4 ncü maddesi ile müracaatların sonuçlandırılmasının Bakanlar Kurulu kararı ile 1 yıl uzatıldığını (Ek 1),
Valilik Makamının 09.01.2013 tarih ve 114 sayılı Olurunda;
“5233 sayılı Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Kararların Karşılanması Hakkındaki Kanun kapsamında faaliyet gösteren Zarar Tespit Komisyonu Başkanlığı sekretarya görevini yürüten personelin, 02.01.2013-30.06.2013 tarihleri arasında hafta içi her gün mesai sonrasında 2 (iki) saat ve hafta sonu cumartesi 9 (dokuz) saat fazla mesai ücretlerini Zarar Tespit Komisyonu cari harcama kaleminden ödenmesi hususunda” şeklinde belirtildiğini,
Valilik Makamının 01.02.2013 tarih ve 509 sayılı, 09.01.2013 tarih ve 114 sayılı, 20.08.2013 tarih ve 7064 sayılı ve 25.10.2013 tarih ve 8383 sayılı Olurunda fazla mesainin uygun görülmesi nedeniyle, fazla mesai yapacak personel listesi ve ödenecek miktarın belirtildiğini (Ek 2), (Valilik Makamının 01.02.2013 tarih ve 509 sayılı, 09.01.2013 tarih ve 114 sayılı, 20.08.2013 tarih ve 7064 sayılı ve 25.10.2013 tarih ve 8383 sayılı Onay yazıları ile yazılı emir verildiğini (Ek 2))
Söz konusu Onay yazılarının idari işlem olarak tesis edildiğini,
2577 sayılı İYUK'un “İdari dava türleri ve idari yargı yetkisinin sınırı” başlıklı 2 nci maddesinde idari dava türleri olarak “İdarî işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlâl edilenler tarafından açılan iptal davaları”nın belirtildiğini,
Bahse konu işlemin Valilik Makamının yetkisizlik yönüyle iptal davası açılması gerektiğini, ayrıca “Dava açma süresi” başlıklı 7 nci maddesinde; “Dava açma süresi, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştay’da ve idare mahkemelerinde altmış ve vergi mahkemelerinde otuz gündür.” şeklinde belirtildiğini, 60 gün içinde İdare Mahkemesinde dava açılmadığını ve yetkisizliğin ispatlanamamış olduğunu,
... Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğü personeli olarak 5233 sayılı Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Kanun kapsamında faaliyet gösteren Zarar Tespit Komisyonunda memur olarak geçici görevli çalıştığını,
Muhasebe ve Harcama işlemlerine esas mesleki eğitimin tarafına verilmediğini, her ne kadar fazla çalışma cetveli tarafınca düzenlenmiş ise de bu cetvel ödeme emri niteliğinde olmadığını,
Ödeme yetkisinin ancak harcama yetkilisinin harcama talimatı vermesiyle mümkün olacağını, ödemeye esas evrakın tarafınca düzenlenmediğini, ödemeye esas teşkil eden asıl evrakların İl Özel İdaresince 01.11.2013, 04.10.2013, 03.09.2013, 23.08.2013, 03.07.2013, 04.06.2013, 09.05.2013, 02.04.2013, 01.03.2013 tarihlerinde düzenlenen belgeler olduğunu (Ek 3),
Tarafınca düzenlenmiş olan fazla çalışma cetvelinin 01.02.2013 tarih 511 sayılı,
01.03.2013 tarih ve 752 sayılı, 01.04.2013 tarih 1074 sayılı, 01.04.2013 tarih 2000 sayılı,
07.05.2013 tarih 1396 sayılı, 02.07.2013 tarih 3226 sayılı, 02.09.2013 tarih 7352 sayılı,
22.07.2013 tarih 7093 sayılı, 01.10.2013 tarih 7660 sayılı, 01.11.2013 tarih ve 8214 saylı,
02.12.2013 tarih ve 9601 sayılı, 31.12.2013 tarih ve 9579 sayılı, 30.12.2013 tarih ve 165 sayılı yazılar ile İl Özel İdaresi Mali Hizmetler Müdürlüğüne sadece bildirim yapıldığını (Ek 4),
Bildirilen bu evraklarda maddi hata olması durumunda bunun 5018 sayılı Kanunun “Muhasebe hizmeti ve muhasebe yetkilisinin yetki ve sorumlulukları" başlıklı 61 inci maddesinin (c) bendi kapsamında ödeme yapılmadan iade yapılması gerekecek olduğunu,
Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulunun, 14/6/1974 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 22/12/1973 tarihli ve Esas No. 1968/8, Karar No.1973-14 sayılı kararında;
“1-İdarenin, hatalı terfi veya intibak işlemine dayanarak ödediği meblâğın istirdadına, bir mahkeme kararma lüzum olmadan karar verebileceğine ve bu karara karşı açılacak davaların çözümünün Danıştay'ın görevi içinde olduğuna 21/12/1973 gününde yapılan müzakerede oyçokluğuyla,
2- İdarenin, yokluk, açık hata, memurun gerçek dışı beyanı veya hilesi hallerinde, süre aranmaksızın kanunsuz terfi veya intibaka dayanarak ödediği meblağı her zaman geri alabileceğine 22/12/1973 günü yapılan müzakerede oybirliğiyle,
3-Yukarıda belirtilen istisnalar dışında kalan hatalı ödemelerin istirdadının, hatalı ödemenin ilk yapıldığı tarihten başlamak üzere 90 gün içinde kabil olduğuna ve 90 günlük süre geçtikten sonra istirdat edilemeyeceğine (genel dava açma süresi olan şimdiki kanunda 60 gün) 22/12/1973 günü yapılan müzakerede esasta ve gerekçede oyçokluğuyla karar verildi.” denildiğini,
Yukarıdaki Danıştay İçtihadı Birleştirme Kararının halen geçerli olduğunu, memurun gerçek dışı beyanı, hileli davranışı nedeniyle kamuyu dolandırmak sureti ile memura yapılan ödemelerin her zaman geri alınabileceği, memura yapılan ödemenin kötü niyetle yapılmadığı hallerde ise istirdadın (geri almanın) ödemenin yapıldığı tarihten genel dava açma süresi olan 60 günlük süre içinde gerçekleştirilmesi gerekirken bu süreden çok sonra iadenin talep edilmesinin hukuka aykırı olduğunu,
Bilakis ödemenin usule uygun olup olmadığının araştırılmasını bizzat kendisinin talep ettiğini,
Maliye Bakanlığı Muhasebat Genel Müdürlüğünün 09.12.1997 tarih ve 64 nolu genelgesinde;
“Yukarıdaki içtihat Kararı gereğince, maddi hata yapılması, idareyi aldatıcı belge ibraz edilmesi, beyan esasına dayanılarak yapılacak ödemelerde gerçek dışı beyanda bulunulması … gibi nedenlerle, bir memura fazla ve yersiz olarak yapılan ödemelerin 60 günlük süreye bağlı kalınmaksızın her zaman geri alınması mümkündür. Ancak; idarenin kendi ihmali ve bilgi azlığı gibi nedenlerden kaynaklanan idari işlemlere dayanılarak yapılan fazla ve yersiz ödemelerin (örneğin; bir memura, memurun bilgisi dışında idarece fazla ve yersiz maaş, ücret, tazminat ... ödenmesi gibi) ödemenin yapıldığı tarihten başlamak üzere mutlaka 60 günlük dava açma süresi içinde geri istenmesi gerekecek, böylece; idarenin fuzuli davalara muhatap olması önlenmiş olacaktır.” denildiğini,
Gerek anılan Danıştay kararı, gerekse 64 nolu genelge dikkate alındığında fazla ve yersiz ödemelerin kural olarak 60 günlük dava açma süresi içinde istenebileceği bunun yanında sadece istisnai durumlarda tamamının geri alınabileceğini, tarafına yüklenebilecek bir sorumluluk ve kusur bulunmadığını belirterek tazmin hükmünün kaldırılmasını istemiştir.
Başsavcılık mütalaasında;
“… 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun “Hesap verme sorumluluğu” başlıklı 8 inci maddesinde; “Her türlü kamu kaynağının elde edilmesi ve kullanılmasında görevli ve yetkili olanlar, kaynakların etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak elde edilmesinden, kullanılmasından, muhasebeleştirilmesinden, raporlanmasından ve kötüye kullanılmaması için gerekli önlemlerin alınmasından sorumludur ve yetkili kılınmış mercilere hesap vermek zorundadır.” denilmekte olup, aynı Kanunun “Giderin gerçekleştirilmesi” başlıklı 33 üncü maddesinde de; “Bütçelerden bir giderin yapılabilmesi için iş, mal veya hizmetin belirlenmiş usul ve esaslara uygun olarak alındığının veya gerçekleştirildiğinin, görevlendirilmiş kişi veya komisyonlarca onaylanması ve gerçekleştirme belgelerinin düzenlenmiş olması gerekir. Giderlerin gerçekleştirilmesi, harcama yetkililerince belirlenen görevli tarafından düzenlenen ödeme emri belgesinin harcama yetkilisince imzalanması ve tutarın hak sahibine ödenmesiyle tamamlanır.
Gerçekleştirme görevlileri, harcama talimatı üzerine; işin yaptırılması, mal veya hizmetin alınması, teslim almaya ilişkin işlemlerin yapılması, belgelendirilmesi ve ödeme için gerekli belgelerin hazırlanması görevlerini yürütürler.
(...)"
hükümleri yer almaktadır.
14.06.2007 tarih ve 5189/1 sayılı Sayıştay Genel Kurul Kararının “Ödeme Emri Belgesine Eklenmesi Gereken Taahhüt ve Tahakkuk Belgelerine İlişkin Sorumluluk" başlıklı bölümünde;
“5018 sayılı Kanunun 33 üncü maddesi uyarınca bütçeden bir giderin yapılabilmesi için iş, mal veya hizmetin belirlenmiş usul ve esaslara uygun olarak alındığının veya gerçekleştirildiğinin görevlendirilmiş kişi veya komisyonlarca onaylanmış ve gerçekleştirme belgelerinin düzenlenmiş olması gerekmektedir.
Öte yandan anılan maddede, bir mali işlemin gerçekleştirilmesinde görevli olanların sorumluluğunun belirlenmesinde, bu görevlilerin yetkili ve görevli olması ve yapılan giderin de bu görevlilerce düzenlenen belgeye dayanıyor olması hususlarına bakılması gerekmektedir. Yani mali işlemin gerçekleştirilmesinde, görevli olanların imzası olmadan ödeme belgesinin tamamlanmış sayılmaması gerekmektedir.
Bu nedenle, ödeme emri belgesine eklenmesi gereken taahhüt ve tahakkuk işlemlerine ilişkin fatura, beyanname, tutanak gibi gerçekleştirme belgelerini düzenleyen veya bu belgeleri kabul eden gerçekleştirme görevlilerinin, bu görevleriyle ilgili olarak yapmaları gereken iş ve işlemlerle sınırlı olarak harcama yetkilisiyle birlikte sorumlu tutulmaları gerektiğine çoğunlukla” denilmektedir.
İlişikli ödeme emri belgeleri ve eki belgelerin incelenmesinde; Hakkâri Valiliği Zarar Tespit Komisyonu Başkanlığı sekretarya görevini yürüten personele yapılan fazla çalışma karşılığı ödenmesi gereken fazla çalışma ücretlerinin; ödeme emri belgelerine ekli “Zarar Tespit Komisyonu Fazla Çalışma Cetveli" düzenlenmek suretiyle ödendiği, cetvelde fazla çalışma saat ücretinin yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanununda belirlenen fazla çalışma saat ücretinin beş katı şeklinde alındığı ve anılan cetvelin “Düzenleyen" ve “Onaylayan” kişilerce hazırlanmış olduğu görülmektedir.
Dilekçelerde fazla çalışma ücretlerinin, Valilik Makamının 09.01.2013 tarihli 114 sayılı ve 20.08.2013 tarihli 7064 sayılı Olurlarına istinaden ödendiği ifade edilse de söz konusu “Olur”da personele fazla çalışma yaptırılması karşılığında ödenecek ücretin miktarı belirtilmemektedir. Sorgu konusu olan neden fazla çalışma ücreti ödendiği değil, bu yönde bir Bakanlar Kurulu Kararı olmamasına rağmen fazla çalışma ücretlerinin saat başı 5 katı fazla ödenmesidir.
Sonuç olarak, söz konusu ödemeleri tahakkuk ettiren, mali kontrolü yapan gerçekleştirme görevlileri ve harcama yetkilileri ile birlikte bu ödemelerin dayanağı olan “Zarar Tespit Komisyonu Fazla Çalışma Cetvelleri”ni “Düzenleyen” ve “Onaylayan” kişilerin de sorumluluğu bulunmaktadır.
Bu nedenle temyiz talebinin reddi ile tazmin hükmünün tasdikine karar verilmesinin uygun olacağı mütalâa edilmektedir.” denilmiştir.
Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
183 sayılı ilamın 5 inci maddesiyle zarar tespit komisyonlarında görevli 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi personele, bu yönde bir Bakanlar Kurulu Kararı olmamasına rağmen fazla çalışma ücretlerinin saat başı 5 katı fazla ödenmesi sonucu oluşan ... TL kamu zararı için tazmin hükmü verilmiş,
Söz konusu tazmin hükmü hakkında yapılan temyiz başvurusu üzerine, Sayıştay Temyiz Kurulunca verilen 08.02.2017 tarihli ve 42709 tutanak sayılı karar ile, ödemeyi tahakkuk ettiren, mali kontrolü yapan gerçekleştirme görevlileri ve harcama yetkilisi ile söz konusu ödemelerin dayanağı olan “Zarar Tespit Komisyonu Fazla Çalışma Cetvellerini” “Düzenleyen”, “Kontrol Eden” ve “Onaylayan” kişilerin de görev ve sorumluluklarının netleştirilerek sorumluların yeniden tespiti için, 183 sayılı ilamın 5 inci maddesi sorumluluk yönünden bozulmuştur.
Bozma kararı üzerine 1.Daire tarafından düzenlenen 183-368 sayılı ek ilam ile; yukarıda tarih ve tutanak numarası belirtilen Temyiz Kurulu Kararı doğrultusunda sorumlular (harcama yetkilisi, gerçekleştirme görevlisi, düzenleyen ve onaylayan) belirlenerek zarar tespit komisyonlarında görevli 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi personele, bu yönde bir Bakanlar Kurulu Kararı olmamasına rağmen fazla çalışma ücretlerinin saat başı 5 katı fazla ödenmesi nedeniyle ... TL’ye tazmin hükmü verilmiş olup bu noktada 183-368 sayılı ek ilam temyiz edilmektedir.
375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye 11.10.2011 tarihli ve 666 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 1 inci maddesiyle eklenen 13 üncü maddesinde;
“Belirli bir sürede bitirilmesi gereken zorunlu ve istisnai işlerden, her defasında ayrıca Bakanlar Kurulu kararının alınması kaydıyla, Bakanlar Kurulunca uygun görülenlerde çalışan 657 sayılı Kanuna tabi personele, ayda elli saati ve bir yılda altı ayı geçmemek üzere yılı merkezi yönetim bütçe kanununda belirlenen fazla çalışma saat ücretinin beş katını aşmamak kaydıyla ilgili kurumun önerisi ve Maliye Bakanlığının teklifi üzerine Bakanlar Kurulunca belirlenen çalışma süresi miktar usul ve esaslar dahilinde fazla çalışma ücreti ödenebilir. Bu ödeme damga vergisi hariç herhangi bir vergiye tabi tutulamaz. Diğer mevzuat hükümleri çerçevesinde yaptıkları fazla çalışma karşılığında herhangi bir ad altında ödeme yapılan personele bu madde uyarınca ayrıca fazla çalışma ücreti ödenmez.” denilmiştir.
2013 yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanununa ekli “Ek Ders, Konferans ve Fazla Çalışma Ücretleri İle Diğer Ücret Ödemelerinin Tutarlarını” gösteren “K – Cetveli”nin “III. Fazla Çalışma Ücreti” başlıklı bölümünün “(A) Saat Başı Fazla Çalışma Ücreti” bendinin 1 inci sırasında;
“657 sayılı Kanunun 178 inci maddesi uyarınca fazla çalışma karşılığında saat başına yapılacak ödeme 1,45 Türk Lirasıdır. (399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 30 uncu maddesinin (a) bendi hariç olmak üzere özel kanunlarındaki hükümler uyarınca bütçe kanunlarıyla belirlenmesi gereken fazla çalışma ücretleri için bu saat ücreti esas alınır.)” hükmü yer almıştır. Buna göre 2013 yılı için belirlenmiş olan saat başına fazla çalışma ücreti 1,45 TL dir.
375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 13 üncü maddesi kapsamında fazla çalışma yapılabilmesi ve karşılığında beş kata kadar fazla çalışma ücreti ödenebilmesi anılan maddede belli şartlara bağlanmıştır.
Bu şartlar; Bakanlar Kurulunca belirli bir sürede bitirilmesi gereken zorunlu ve istisnai işlerden olma, her defasında ayrı ayrı Bakanlar Kurulu kararı alınması, 657 sayılı Kanuna tabi personel olunması, ayda elli saati ve bir yılda altı ayı geçmeme ve ilgili kurumun önerisi ve Maliye Bakanlığının teklifi üzerine Bakanlar Kurulunca belirlenmedir. Ancak bu şartların gerçekleşmesi halinde merkezi yönetim bütçe kanununda belirlenen fazla çalışma saat ücretinin yine Bakanlar Kurulu Kararı ile belirlenmek şartıyla beş katını aşmamak kaydıyla ödeme yapılabilmektedir.
Buna göre 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 13 üncü maddesi uyarınca Bakanlar Kurulu Kararı alınmaksızın, Merkezi Yönetim Bütçe Kanununda belirlenen fazla çalışma saat ücretinin beş katı şeklinde fazla mesai ücreti ödemesi mümkün değildir.
5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun “Hesap verme sorumluluğu” başlıklı 8 inci maddesinde;
“Her türlü kamu kaynağının elde edilmesi ve kullanılmasında görevli ve yetkili olanlar, kaynakların etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak elde edilmesinden, kullanılmasından, muhasebeleştirilmesinden, raporlanmasından ve kötüye kullanılmaması için gerekli önlemlerin alınmasından sorumludur ve yetkili kılınmış mercilere hesap vermek zorundadır.” denilmekte olup aynı Kanunun “Giderin gerçekleştirilmesi” başlıklı 33 üncü maddesinde de;
“Bütçelerden bir giderin yapılabilmesi için iş, mal veya hizmetin belirlenmiş usul ve esaslara uygun olarak alındığının veya gerçekleştirildiğinin, görevlendirilmiş kişi veya komisyonlarca onaylanması ve gerçekleştirme belgelerinin düzenlenmiş olması gerekir. Giderlerin gerçekleştirilmesi; harcama yetkililerince belirlenen görevli tarafından düzenlenen ödeme emri belgesinin harcama yetkilisince imzalanması ve tutarın hak sahibine ödenmesiyle tamamlanır.
Gerçekleştirme görevlileri, harcama talimatı üzerine; işin yaptırılması, mal veya hizmetin alınması, teslim almaya ilişkin işlemlerin yapılması, belgelendirilmesi ve ödeme için gerekli belgelerin hazırlanması görevlerini yürütürler.
(…)” hükümleri yer almıştır.
14.06.2007 tarih ve 5189/1 sayılı Sayıştay Genel Kurul Kararının “Ödeme Emri Belgesine Eklenmesi Gereken Taahhüt ve Tahakkuk Belgelerine İlişkin Sorumluluk” başlıklı bölümünde;
“5018 sayılı Kanunun 33 üncü maddesi uyarınca bütçeden bir giderin yapılabilmesi için iş, mal veya hizmetin belirlenmiş usul ve esaslara uygun olarak alındığının veya gerçekleştirildiğinin görevlendirilmiş kişi veya komisyonlarca onaylanmış ve gerçekleştirme belgelerinin düzenlenmiş olması gerekmektedir.
Öte yandan anılan maddede, bir mali işlemin gerçekleştirilmesinde görevli olanların sorumluluğunun belirlenmesinde, bu görevlilerin yetkili ve görevli olması ve yapılan giderin de bu görevlilerce düzenlenen belgeye dayanıyor olması hususlarına bakılması gerekmektedir. Yani mali işlemin gerçekleştirilmesinde, görevli olanların imzası olmadan ödeme belgesinin tamamlanmış sayılmaması gerekmektedir.
Bu nedenle, ödeme emri belgesine eklenmesi gereken taahhüt ve tahakkuk işlemlerine ilişkin fatura, beyanname, tutanak gibi gerçekleştirme belgelerini düzenleyen veya bu belgeleri kabul eden gerçekleştirme görevlilerinin, bu görevleriyle ilgili olarak yapmaları gereken iş ve işlemlerle sınırlı olarak harcama yetkilisiyle birlikte sorumlu tutulmaları gerektiğine çoğunlukla,” denilmiştir.
Rapor dosyası ve eki belgelerin incelenmesinde; ... Valiliği Zarar Tespit Komisyonu Başkanlığı sekretarya görevini yürüten personele yapılan fazla çalışma karşılığı ödenmesi gereken fazla çalışma ücretlerinin; ödeme emri belgelerine ekli “Zarar Tespit Komisyonu Fazla Çalışma Cetveli” düzenlenmek suretiyle ödendiği, cetvelde fazla çalışma saat ücretinin Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanununda belirlenen fazla çalışma saat ücretinin beş katı şeklinde alındığı ve anılan Cetvelin “Düzenleyen” ve “Onaylayan” kişilerce hazırlanmış olduğu görülmektedir.
Dilekçede fazla çalışma ücretlerinin, Valilik Makamının 09.01.2013 tarihli 114 sayılı ve 20.08.2013 tarihli 7064 Olur’larına istinaden ödendiği ifade edilse de söz konusu Olur’larda personele fazla çalışma yaptırılması karşılığında ödenecek ücretin miktarı belirtilmemektedir. İlamın konusu, fazla çalışma ücreti ödenmesi değil, bu yönde bir Bakanlar Kurulu Kararı olmamasına rağmen fazla çalışma ücretlerinin saat başı 5 katı fazla ödenmesidir.
Bu nedenle, söz konusu ödemeleri tahakkuk ettiren, mali kontrolü yapan gerçekleştirme görevlileri ve harcama yetkilileri ile birlikte bu ödemelerin dayanağı olan “Zarar Tespit Komisyonu Fazla Çalışma Cetvelleri”ni “Düzenleyen” ve “Onaylayan” kişilerin de sorumluluğu bulunmaktadır.
Sorumlu, Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulunun, 14.06.1974 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 22.12.1973 tarihli ve Esas No. 1968/8, Karar No.1973-14 sayılı kararı ile Maliye Bakanlığı Muhasebat Genel Müdürlüğünün 09.12.1997 tarih ve 64 nolu genelgesi gereği fazla ve yersiz ödemelerin kural olarak 60 günlük dava açma süresi içinde istenebileceğini ileri sürmekte ise de;
6085 saylı Sayıştay Kanununun 50 nci maddesinde, Daireler tarafından yapılan hesap yargılaması sonucunda; hesap ve işlemlerin yasal düzenlemelere uygunluğuna veya kamu zararının sorumlulardan tazminine hükmedileceği belirtilmiştir.
Anayasanın 160 ıncı maddesinin bir ve ikinci fıkralarında;
“(...) Sayıştay’ın kesin hükümleri hakkında ilgililer yazılı bildirim tarihinden itibaren onbeş gün içinde bir kereye mahsus olmak üzere karar düzeltilmesi isteminde bulunabilirler. Bu kararlar dolayısıyla idari yargı yoluna başvurulamaz.
Vergi, benzeri mali yükümlülükler ve ödevler hakkında Danıştay ile Sayıştay kararları arasındaki uyuşmazlıklarda Danıştay kararları esas alınır.” denilmiştir.
Buna göre, Anayasal bir kuruluş olan Sayıştay'ın Anayasa ve kendi Kanunundan kaynaklanan denetim ve yargılama yetkisini kullanması sonucu verilen Sayıştay ilamlarına, vergi konusunda Danıştay'ca verilen kararlar hariç idari ve genel mahkemelerce verilen kararlar bir engel teşkil etmemekte; idari yargı mercileri tarafından verilen kararlar Sayıştay yargılaması açısından yapılmış olan usulsüz ödemeyi ve bu usulsüz ödemeden doğan sorumluluğu ortadan kaldırmamaktadır.
6085 sayılı Sayıştay Kanununun “İlamların İnfazı” başlıklı 53 üncü maddesinin 2 nci fıkrasında ise; “İlamlarda gösterilen tazmin miktarı hüküm tarihinden itibaren kanuni faize tabi tutularak, 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu hükümlerine göre tahsil olunur.” hükmüne yer verilmektedir.
Anayasanın yukarıda sözü edilen 160 ıncı maddesine göre Sayıştay kararlarının kesin hüküm niteliğini taşıdığı kuşkusuzdur. Sayıştay ilamı ile tazmin tutarının, ilam maddesinde belirtilen görevlilerden tahsiline karar verilmiş olup; 6085 sayılı Kanunun 53 üncü maddesi hükmü uyarınca bu miktarın İcra ve İflas Kanunu hükümlerine göre bu görevlilerden tahsil edilmesi gerektiği gibi, tazminle yükümlü tutulan görevlilerin, haksız ödemeden yararlanan ilgililere özel hukuk hükümleri çerçevesinde rücu etmeleri mümkündür.
Dilekçede ayrıca, Zarar Tespit Komisyonunda görevli personelden beşinin işçi statüsünde çalıştığı ve Türkiye Yol İş Sendikası ile İl Özel İdareleri adına TÜHİS tarafından imzalanan 4. Dönem Toplu İş Sözleşmesinin 94 üncü maddesinde yer alan “fazla çalışma ücreti yüzde 75 zamlı ödenir” hükmü gereği fazla çalışma ücretinin kendilerine ödendiği, dolayısıyla ilamdaki kamu zararı hesabının hatalı olduğu ileri sürülmüş ise de;
183-368 sayılı ek ilamda bu konu zaten dikkate alınmış olup “… zarar tespit komisyonlarında görevli işçi statüsünde çalışan personele 4.Dönem Toplu İş Sözleşmesinin 94 üncü maddesi hükmü gereğince ödendiği anlaşıldığından bu tutar için ilişilecek bir husus bulunmadığına,” denilerek hesaplamada işçilere yapılan ödemeler düşülmüştür.
Sonuç olarak zarar tespit komisyonlarında görevli 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi personele, bu yönde bir Bakanlar Kurulu Kararı olmamasına rağmen fazla çalışma ücretlerinin saat başı 5 katı fazla ödenmesi mevzuata aykırıdır.
Bu nedenle 183-368 sayılı ek ilam ile ... TL’ye ilişkin olarak verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE, oy birliği ile,
Karar verildiği 19.09.2018 tarih ve 45047 Sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.
183-368 sayılı ek ilam ile; zarar tespit komisyonlarında görevli 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi personele, bu yönde bir Bakanlar Kurulu Kararı olmamasına rağmen fazla çalışma ücretlerinin saat başı 5 katı fazla ödenmesi nedeniyle ... TL’ye tazmin hükmü verilmiştir.
43523 nolu dosya ile 183-368 sayılı ek ilamı temyiz eden ... (Onaylayan) temyiz dilekçesinde özetle;
Kamu zararından sorumluluğuna ilişkin hüküm kurulurken Sayıştay Genel Kurulunun 14.06.2007 tarih ve 5189/1 sayılı kararına atıf yapıldığını, söz konusu kararda 5018 sayılı Kanunun 33 üncü maddesinde;
“Giderin gerçekleştirilmesi
Madde 33- Bütçelerden bir giderin yapılabilmesi için iş, mal veya hizmetin belirlenmiş usul ve esaslara uygun olarak alındığının veya gerçekleştirildiğinin, görevlendirilmiş kişi veya komisyonlarca onaylanması ve gerçekleştirme belgelerinin düzenlenmiş olması gerekir. (Değişik son cümle: 22/12/2005-5436/10 md.) Giderlerin gerçekleştirilmesi; harcama yetkililerince belirlenen görevli tarafından düzenlenen ödeme emri belgesinin harcama yetkilisince imzalanması ve tutarın hak sahibine ödenmesiyle tamamlanır.
Gerçekleştirme görevlileri, harcama talimatı üzerine; işin yaptırılması, mal veya hizmetin alınması, teslim almaya ilişkin işlemlerin yapılması, belgelendirilmesi ve ödeme için gerekli belgelerin hazırlanması görevlerini yürütürler.
(Ek üçüncü fıkra: 22/12/2005-5436/10 md.) Elektronik ortamda oluşturulan ortak bir veri tabanından yararlanmak suretiyle yapılacak harcamalarda, veri giriş işlemleri gerçekleştirme görevi sayılır. Bu fıkranın uygulanmasına ilişkin esas ve usuller Maliye Bakanlığınca belirlenir.
Gerçekleştirme görevlileri, bu Kanun çerçevesinde yapmaları gereken iş ve işlemlerden sorumludurlar.
(Ek son fıkra: 22/12/2005-5436/10 md.) Giderin çeşidine göre aranacak gerçekleştirme belgelerinin şekil ve türleri; kamu borç yönetimine ilişkin olanlarda Hazine Müsteşarlığının uygun görüşünün alınması kaydıyla, merkezî yönetim kapsamındaki kamu idareleri için Maliye Bakanlığınca, mahallî idareler için İçişleri Bakanlığınca, sosyal güvenlik kurumlan için de bağlı veya ilgili oldukları bakanlıklar tarafından. Maliye Bakanlığının uygun görüşü alınmak suretiyle çıkarılacak yönetmeliklerle belirlenir.” düzenlemesine yer verildiğini,
Bu nedenle ödeme emri belgesine eklenmesi gereken taahhüt ve tahakkuk işlemlerine ilişkin fatura, beyanname tutanak gibi gerçekleştirme belgelerini düzenleyen veya bu belgeleri kabul eden gerçekleştirme görevlilerinin, bu görevleriyle ilgili olarak yapmaları gereken iş ve işlemlerle sınırlı olarak harcama yetkilisiyle birlikte sorumlu tutulmaları gerektiğine çoğunlukla karar verildiğinin belirtildiğini,
Zarar tespit komisyonu personeli fazla çalışma ücretine ilişkin ödeme emri ve eki belgeler incelendiğinde ekte yer alan "zarar tespit komisyonu fazla çalışma cetvelinde" düzenleyen ve onaylayan olarak imzası bulunan kişilerin de sorumlu olduklarının belirtildiğini,
Merkezi Yönetim Harcama Belgeleri yönetmeliğinin 12 nci maddesinde ek çalışma karşılıkları ödenirken ödeme emrine eklenmesi gereken belgelerin düzenlendiğini, düzenlemeye göre fazla çalışma ödemesi yapılabilmesi için;
b) Fazla çalışma ücretlerinin ödenmesinde;
1) Saat başına ödenecek fazla çalışma ücretini gösterir onay,
2) Fazla çalışma yapan personel ile çalışılan gün ve süreleri gösterir çizelgenin ödeme emrine eklenmesi gerektiğini,
Fazla çalışma saatlerini gösterir çizelgenin ilgili birimin gerçekleştirme görevlisi tarafından düzenlenmesi ve bundan sorumlu olduğunun yukarıdaki mevzuat hükümlerinden anlaşıldığını,
Valilik makamınca verilen 20.08.2013 tarih ve 7064 sayılı fazla çalışma ve fazla çalışmaya ilişkin ücretlerin ödenmesine ilişkin olurun ekinde yer alan belgede komisyonda görevli kişilerin görev dağılımının yer aldığını,
Bu belge ve koordinatör vali yardımcısı olarak görevlendirilmesine ilişkin yazı incelendiğinde gerçekleştirme görevlisi görevinin olmadığını, her ne kadar belgede onaylayan olarak gösterilmişse de böyle bir görevinin bulunmadığının görüleceğini, ... Valiliği imza yetkileri yönergesinde görevinin, birden fazla zarar tespit komisyonu olması sebebiyle bunlar arasındaki koordinasyonu sağlamaya ilişkin iş ve işlemleri yapmaktan ibaret olduğunu,
MVHB yönetmeliğinde ödeme emri belgesi eklerinin; onay ve çizelge olması gerektiğinin düzenlendiğini ancak verilen hükümde ödeme emri belgesi ekinde yer alan ödemeye dayanak valilik olurunun (onayı) incelemeye alınmadığını ve belgede imzası olanlar yönünden sorumluluk değerlendirmesi yapılmadığını,
Yine ödeme emri belgesinde yer alan zarar tespit komisyonunun fazla çalışma cetveli değerlendirilirken belgede yer alan bilgileri düzenleyen, ilgili sisteme girişini yapan ...’ın (komisyonun gerçekleştirme görevlisi) sorumluğuna gidilmesi gerekirken; belgede kontrol eden kısmında imzası yer alan komisyon sorumlusunun sorumluluğuna ilişkin hiçbir değerlendirmede yapılmaksızın onaylayan olarak sorumluluğuna hükmedildiğini,
Zarar Tespit Komisyonu Koordinatörlüğünü yerine getirirken iş ve işlemlerden herhangi bir kamu zararı doğmadığını, Sayıştay 1.Dairesinin 368 nolu ilamı ile hükmedilen kamu zararından ödeme işlemlerini gerçekleştiren harcama yetkilisi, gerçekleştirme görevlisi ve muhasebe yetkilisinin sorumlu olduğunu belirterek tazmin hükmünün kaldırılmasını istemiştir.
43728 nolu dosya ile ek ilamı temyiz eden ... (Onaylayan) dilekçesinde özetle;
2013 yılında İçişleri Bakanlığı tarafından Zarar Tespit Komisyonu çalışanlarıyla yapılan eğitim seminerinde Bakanlar Kurulunca sürenin son bir kez bir yıl daha uzatılacağı ve işlerin hızlıca bitirilip karara bağlanmasının istenildiğini,
... Zarar Tespit Komisyonunun hem karar hem de Danıştay’ca bozulan kararların çoğunluğu konusunda eleştirilerin tarafına bildirilmesi üzerine, ... Zarar Tespit Komisyonu Koordinatörü olarak diğer alt komisyonlardan sorumlu Vali Yardımcısı meslektaşları ve tüm çalışanlarla olağanüstü çalışma yapılması ve bu çalışma sonunda büro çalışanlarına mesai ücreti ödenmesinin kararlaştırıldığını,
Yapılan bu çalışmalar ile 2013 yılı itibarıyla ... (...) olan başvuru dosyasının tek tek (ekteki görsellerden anlaşılacağı üzere) öncelikle çuvallardaki ek dosyaların düzenlenmesi ve her bir dosyanın fihristi çıkartılarak akıbetlerinin araştırılması ile işe başlandığını,
Yine 2013 yılı Zarar Tespit Komisyonu dosyalarının Bakanlık sistemi değişikliği sebebiyle ek girişlerinin yapılmasının uzun bir çalışmadan sonra tamamlandığını, daha sonra Danıştay tarafından bozulan yüzlerce zarar tespit komisyon kararlarının önünün alınması için yerel şartlardaki zorluklara rağmen bizzat yerinde keşifler yapılarak ve Harita Genel Komutanlığından alınan uydu fotoğrafları kullanılarak tespitler yapıldığını,
Yapılan bu çalışmalar karşılığında Zarar Tespit Komisyonunda görev yapan büro çalışanlarına fazla mesai ödenmesi esnasında Vali Yardımcısı olarak kaç katına kadar fazla mesai ödenmesi gerektiği bilinmeden fazla mesai ücreti olurunu imzaladığını,
Konuyla ilgili 5018 sayılı Kanunun 11 inci maddesinde: “Üst yöneticiler, bu sorumluluğun gereklerini harcama yetkilileri, malî hizmetler birimi ve iç denetçiler aracılığıyla yerine getirirler.” denilmek suretiyle üst yöneticilerin sorumluluklarının düzenlendiğini, üst yöneticilerin işlerin gidişatından harcama yetkililerinin ve diğer görevlilerin bilgilendirmeleri ve raporları ile bilgi sahibi olduğunu,
5018 sayılı Kanunun 32 nci maddesinde;
"Bütçelerden harcama yapılabilmesi, harcama yetkilisinin harcama talimatı vermesiyle mümkündür. Harcama talimatlarında hizmet gerekçesi, yapılacak işin konusu ve tutarı, süresi, kullanılabilir ödeneği, gerçekleştirme usulü ile gerçekleştirmeyle görevli olanlara ilişkin bilgiler yer alır.
Harcama yetkilileri, harcama talimatlarının bütçe ilke ve esaslarına, kanun, tüzük ve yönetmelikler ile diğer mevzuata uygun olmasından, ödeneklerin etkili, ekonomik ve verimli kullanılmasından ve bu Kanun çerçevesinde yapmaları gereken diğer işlemlerden sorumludur.” denildiğini,
Zarar Tespit Komisyonunda büro görevlisi olarak çalışanların bu ücreti hak etmeleri konusunda tereddüt olmasa da kamu zararı oluşturanlardan fazla mesai ücretleri alan görevlilerden tahsil edilmesi gerekirken onaylayan olarak Vali yardımcısından istenmesinin adil olmadığını,
... İl Özel İdaresi Zarar Tespit Komisyonundan aldığı sözlü bilgiye göre kendisine fazla mesai ödenen görevlilerin bir kısmının fazla ödemeyi geri yatırdığını,
Kamu Zararlarının Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğinin 5 inci maddesinin 2 nci fıkrasında;
"Kontrol, denetim, inceleme, kesin hükme bağlama veya yargılama sonucunda tespit edilen kamu zararının geri ödenmesi sürecine, kamu görevlileri ile birlikte ilgililer de dahil edilir.” denildiğini,
Aynı yönetmeliğin 4 üncü maddesinde “İlgili”nin; “Kendisine yersiz veya fazla ödeme yapılan gerçek ve/veya tüzel kişi ya da kişileri” tarif ettiğini dolayısıyla Kararda 6085 sayılı Sayıştay Kanunun 53 üncü maddesi gereğince “Onaylayan” olarak müştereken ve müteselsilen kamu zararı ödemesine ilgi yönetmelik gereği, kontrol eden ve mesai ücreti fazla ödenen personelin de dahil edilmesi gerektiğini, bu sebeple kontrol eden sıfatıyla görevli personelin sorumluluğu paylaşması gerekirken ilamla sadece düzenleyen, gerçekleştirme görevlisi, harcama yetkilisi ve onaylayan Vali Yardımcılarının sorumlu tutulduğunu,
Bir diğer konunun tarafına gönderilen 23 Ocak 2018 tarih ve 368 nolu Sayıştay ek ilamının 10 uncu sayfasında yapmış olduğu ifade edilen savunmada hem onaylayan hem de polis memuru olarak 2012-2014 yıllarında çalıştığı gibi çelişkili ifadelerin yer aldığını, bahsedilen savunmanın şahsına ait olmadığını, çelişkinin kamu zararı paylaştırılması ile ilgili tabloda da devam ettiğini, tarafınca tespit edilen hatalara ilişkin tablonun ekte sunulduğunu belirtmiştir.
43729 nolu dosya ile temyiz ek ilamı temyiz eden ... (Düzenleyen) dilekçesinde özetle;
Temyiz nedenlerinin;
6085 sayılı Sayıştay Kanununun “Hesapların verilmesi, muhasebe birimlerinin ve muhasebe yetkililerinin bildirilmesi” başlıklı 8 inci maddesinde;
“(1) Kamu idarelerinin hesapları, muhasebe yetkilileri tarafından hazırlanarak üst yöneticiler veya görevlendirdiği harcama yetkilileri ile muhasebe yetkilileri tarafından denetime hazır bekletilir veya Sayıştay’ın bildireceği yere gönderilir.
(2) Bu hesaplara ilişkin ve mevzuatına uygun olarak tutulan defter, kayıt ve belgelerden Sayıştay’a sunulacak olanların çeşitleri, verilme yeri, süresi ve usulleri Sayıştay tarafından belirlenir.
(3) Hesapların verilmemesinden doğan sorumluluk, hesapların Sayıştay tarafından istendiği tarihte görev başında bulunan muhasebe yetkilisi ile üst yönetici veya görevlendirdiği harcama yetkilisine aittir.” denildiğini,
5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun “Hesap verme sorumluluğu” başlıklı 8 inci maddesinde;
“Her türlü kamu kaynağının elde edilmesi ve kullanılmasında görevli ve yetkili olanlar, kaynakların etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak elde edilmesinden, kullanılmasından, muhasebeleştirilmesinden, raporlanmasından ve kötüye kullanılmaması için gerekli önlemlerin alınmasından sorumludur ve yetkili kılınmış mercilere hesap vermek zorundadır.”
“Harcama yetkisi ve yetkilisi” başlıklı 31 inci maddesinde;
“Bütçeyle ödenek tahsis edilen her bir harcama biriminin en üst yöneticisi harcama yetkilisidir.
Ancak, teşkilât yapısı ve personel durumu gibi nedenlerle harcama yetkililerinin belirlenmesinde güçlük bulunan idareler ile bütçelerinde harcama birimleri sınıflandırılmayan idarelerde harcama yetkisi, üst yönetici veya üst yöneticinin belirleyeceği kişiler tarafından; mahallî idarelerde İçişleri Bakanlığının, diğer idarelerde ise Maliye Bakanlığının uygun görüşü üzerine yürütülebilir.
Kanunların verdiği yetkiye istinaden yönetim kurulu, icra komitesi, komisyon ve benzeri kurul veya komite kararıyla yapılan harcamalarda, harcama yetkisinden doğan sorumluluk kurul, komite veya komisyona ait olur.
(Ek fıkra: 29/6/2012-6338/13 md.) Yükseköğretim Kurulu ile üniversiteler ve yüksek teknoloji enstitülerinde, harcama yetkilileri ödenek gönderme belgesiyle belirlenir. Bu idarelerde ödenek gönderme belgesi ile ödenek gönderilen birimler harcama birimi, kendisine ödenek gönderilen birimin en üst yöneticisi ise harcama yetkilisidir. Bütçe ödeneklerinin ilgili birimlere dağılımının planlanması, ödenek gönderme belgesine bağlanması ve kullanılmasına ilişkin usûl ve esaslar Maliye Bakanlığı tarafından belirlenir.
Genel yönetim kapsamındaki kamu idarelerinde; idareler, merkez ve merkez dışı birimler ve görev unvanları itibarıyla harcama yetkililerinin belirlenmesine, harcama yetkisinin bir üst yönetim kademesinde birleştirilmesine ve devredilmesine ilişkin usûl ve esaslar Maliye Bakanlığınca belirlenir. Harcama yetkisinin devredilmesi, yetkiyi devredenin İdarî sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.
Harcama yetkilileri bütçede öngörülen ödenekleri kadar, ödenek gönderme belgesiyle kendisine ödenek verilen harcama yetkilileri ise tahsis edilen ödenek tutarında harcama yapabilir.”
“Harcama talimatı ve sorumluluk” başlıklı 32 nci maddesinde;
“Bütçelerden harcama yapılabilmesi, harcama yetkilisinin harcama talimatı vermesiyle mümkündür.
Harcama talimatlarında hizmet gerekçesi, yapılacak işin konusu ve tutarı, süresi, kullanılabilir ödeneği, gerçekleştirme usulü ile gerçekleştirmeyle görevli olanlara ilişkin bilgiler yer alır.
Harcama yetkilileri, harcama talimatlarının bütçe ilke ve esaslarına, kanun, tüzük ve yönetmelikler ile diğer mevzuata uygun olmasından, ödeneklerin etkili, ekonomik ve verimli kullanılmasından ve bu Kanun çerçevesinde yapmaları gereken diğer işlemlerden sorumludur.”
“Giderin gerçekleştirilmesi” başlıklı 33 üncü maddesinde;
“Bütçelerden bir giderin yapılabilmesi için iş, mal veya hizmetin belirlenmiş usul ve esaslara uygun olarak alındığının veya gerçekleştirildiğinin, görevlendirilmiş kişi veya komisyonlarca onaylanması ve gerçekleştirme belgelerinin düzenlenmiş olması gerekir. (Değişik son cümle: 22/12/2005- 5436/10 md.) Giderlerin gerçekleştirilmesi; harcama yetkililerince belirlenen görevli tarafından düzenlenen ödeme emri belgesinin harcama yetkilisince imzalanması ve tutarın hak sahibine ödenmesiyle tamamlanır.
Gerçekleştirme görevlileri, harcama talimatı üzerine; işin yaptırılması, mal veya hizmetin alınması, teslim almaya ilişkin işlemlerin yapılması, belgelendirilmesi ve ödeme için gerekli belgelerin hazırlanması görevlerini yürütürler.
(Ek üçüncü fıkra: 22/12/2005-5436/10 md.) Elektronik ortamda oluşturulan ortak bir veri tabanından yararlanmak suretiyle yapılacak harcamalarda, veri giriş işlemleri gerçekleştirme görevi sayılır. Bu fıkranın uygulanmasına ilişkin esas ve usûller Maliye Bakanlığınca belirlenir.
Gerçekleştirme görevlileri, bu Kanun çerçevesinde yapmaları gereken iş ve işlemlerden sorumludurlar.
(Ek son fıkra: 22/12/2005-5436/10 md.) Giderin çeşidine göre aranacak gerçekleştirme belgelerinin şekil ve türleri; kamu borç yönetimine ilişkin olanlarda Hazine Müsteşarlığının uygun görüşünün alınması kaydıyla, merkezî yönetim kapsamındaki kamu idareleri için Maliye Bakanlığınca, mahallî idareler için İçişleri Bakanlığınca, sosyal güvenlik kurumlan için de bağlı veya ilgili oldukları bakanlıklar tarafından. Maliye Bakanlığının uygun görüşü alınmak suretiyle çıkarılacak yönetmeliklerle belirlenir.”,
“Muhasebe hizmeti ve muhasebe yetkilisinin yetki ve sorumlulukları” başlıklı 61 inci maddesinde;
“Muhasebe hizmeti; gelirlerin ve alacakların tahsili, giderlerin hak sahiplerine ödenmesi, para ve parayla ifade edilebilen değerler ile emanetlerin alınması, saklanması, ilgililere verilmesi, gönderilmesi ve diğer tüm malî işlemlerin kayıtlarının yapılması ve raporlanması işlemleridir. Bu işlemleri yürütenler muhasebe yetkilisidir. Memuriyet kadro ve unvanlarının muhasebe yetkilisi niteliğine etkisi yoktur.
Muhasebe yetkilisi, bu hizmetlerin yapılmasından ve muhasebe kayıtlarının usulüne uygun, saydam ve erişilebilir şekilde tutulmasından sorumludur. 9.12.1994 tarihli ve 4059 sayılı Kanun hükümleri saklı kalmak kaydıyla. genel bütçe kapsamındaki kamu idarelerinin muhasebe hizmetleri Maliye Bakanlığınca yürütülür. Muhasebe yetkilileri gerekli bilgi ve raporları düzenli olarak kamu idarelerine verirler.
Muhasebe yetkilileri ödeme aşamasında, ödeme emri belgesi ve eki belgeler üzerinde;
a) Yetkililerin imzasını.
b) Ödemeye ilişkin ilgili mevzuatında sayılan belgelerin tamam olmasını.
c) Maddi hata bulunup bulunmadığını,
d) Hak sahibinin kimliğine ilişkin bilgileri.
Kontrol etmekle yükümlüdür.
Muhasebe yetkilileri, ilgili mevzuatında düzenlenmiş belgeler dışında belge arayamaz. Yukarıda sayılan konulara ilişkin hata veya eksiklik bulunması halinde ödeme yapamaz. Belgesi eksik veya hatalı olan ödeme emri belgeleri, düzeltilmek veya tamamlanmak üzere en geç bir iş günü içinde gerekçeleriyle birlikte harcama yetkilisine yazılı olarak gönderilir. Hataların düzeltilmesi veya eksikliklerin giderilmesi halinde ödeme işlemi gerçekleştirilir.
Muhasebe yetkilileri işlemlerine ilişkin defter, kayıt ve belgeleri muhafaza eder ve denetime hazır bulundurur.
Muhasebe yetkilileri, 34 üncü maddenin ikinci fıkrasındaki ödemeye ilişkin hükümler ile bu maddenin üçüncü fıkrasında belirtilen ödemeye ilişkin kontrol yükümlülüklerinden dolayı sorumludur. Muhasebe yetkililerinin bu Kanuna göre yapacakları kontrollere ilişkin sorumlulukları, görevleri gereği incelemeleri gereken belgelerle sınırlıdır. (Ek cümle: 22/12/2005-5436/10 md.; Değişik: 24/7/2008-5793/35 md.) Muhasebe yetkililerinin görev ve yetkilerinin yardımcılarına devredilmesine, muhasebe yetkililerinin herhangi bir nedenle görevlerinden ayrılmalarında muhasebe hizmetlerinin yürütülmesine ilişkin düzenleme yapmaya ve sertifika sınavlarına girmeye hak kazanılması bakımından muhasebe yetkilisi yardımcısı eşiti görevleri belirlemeye Maliye Bakanlığı yetkilidir.
Muhasebe yetkilisi adına ve hesabına para ve parayla ifade edilebilen değerleri geçici olarak almaya, vermeye ve göndermeye yetkili olanlar muhasebe yetkilisi mutemedidir. Muhasebe yetkilisi mutemetleri doğrudan muhasebe yetkilisine karşı sorumludur. Muhasebe yetkilisi mutemetlerinin görevlendirilmeleri, yetkileri, denetimi, tutacakları defter ve belgeler ve diğer hususlara ilişkin usul ve esaslar Maliye Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.” denildiğini,
Anayasanın 137 nci maddesinde;
“Kamu hizmetlerinde herhangi bir sıfat ve suretle çalışmakta olan kimse, üstünden aldığı emri, yönetmelik, tüzük, kanun veya Anayasa hükümlerine aykırı görürse, yerine getirmez ve bu aykırılığı o emri verene bildirir. Ancak, üstü emrinde ısrar eder ve bu emrini yazı ile yenilerse, emir yerine getirilir; bu halde, emri yerine getiren sorumlu olmaz.” hükmünün bulunduğunu,
5233 sayılı Kanunun Geçici 4 ncü maddesi ile müracaatların sonuçlandırılmasının Bakanlar Kurulu kararı ile 1 yıl uzatıldığını (Ek 1),
Valilik Makamının 09.01.2013 tarih ve 114 sayılı Olurunda;
“5233 sayılı Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Kararların Karşılanması Hakkındaki Kanun kapsamında faaliyet gösteren Zarar Tespit Komisyonu Başkanlığı sekretarya görevini yürüten personelin, 02.01.2013-30.06.2013 tarihleri arasında hafta içi her gün mesai sonrasında 2 (iki) saat ve hafta sonu cumartesi 9 (dokuz) saat fazla mesai ücretlerini Zarar Tespit Komisyonu cari harcama kaleminden ödenmesi hususunda” şeklinde belirtildiğini,
Valilik Makamının 01.02.2013 tarih ve 509 sayılı, 09.01.2013 tarih ve 114 sayılı, 20.08.2013 tarih ve 7064 sayılı ve 25.10.2013 tarih ve 8383 sayılı Olurunda fazla mesainin uygun görülmesi nedeniyle, fazla mesai yapacak personel listesi ve ödenecek miktarın belirtildiğini (Ek 2), (Valilik Makamının 01.02.2013 tarih ve 509 sayılı, 09.01.2013 tarih ve 114 sayılı, 20.08.2013 tarih ve 7064 sayılı ve 25.10.2013 tarih ve 8383 sayılı Onay yazıları ile yazılı emir verildiğini (Ek 2))
Söz konusu Onay yazılarının idari işlem olarak tesis edildiğini,
2577 sayılı İYUK'un “İdari dava türleri ve idari yargı yetkisinin sınırı” başlıklı 2 nci maddesinde idari dava türleri olarak “İdarî işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlâl edilenler tarafından açılan iptal davaları”nın belirtildiğini,
Bahse konu işlemin Valilik Makamının yetkisizlik yönüyle iptal davası açılması gerektiğini, ayrıca “Dava açma süresi” başlıklı 7 nci maddesinde; “Dava açma süresi, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştay’da ve idare mahkemelerinde altmış ve vergi mahkemelerinde otuz gündür.” şeklinde belirtildiğini, 60 gün içinde İdare Mahkemesinde dava açılmadığını ve yetkisizliğin ispatlanamamış olduğunu,
... Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğü personeli olarak 5233 sayılı Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Kanun kapsamında faaliyet gösteren Zarar Tespit Komisyonunda memur olarak geçici görevli çalıştığını,
Muhasebe ve Harcama işlemlerine esas mesleki eğitimin tarafına verilmediğini, her ne kadar fazla çalışma cetveli tarafınca düzenlenmiş ise de bu cetvel ödeme emri niteliğinde olmadığını,
Ödeme yetkisinin ancak harcama yetkilisinin harcama talimatı vermesiyle mümkün olacağını, ödemeye esas evrakın tarafınca düzenlenmediğini, ödemeye esas teşkil eden asıl evrakların İl Özel İdaresince 01.11.2013, 04.10.2013, 03.09.2013, 23.08.2013, 03.07.2013, 04.06.2013, 09.05.2013, 02.04.2013, 01.03.2013 tarihlerinde düzenlenen belgeler olduğunu (Ek 3),
Tarafınca düzenlenmiş olan fazla çalışma cetvelinin 01.02.2013 tarih 511 sayılı,
01.03.2013 tarih ve 752 sayılı, 01.04.2013 tarih 1074 sayılı, 01.04.2013 tarih 2000 sayılı,
07.05.2013 tarih 1396 sayılı, 02.07.2013 tarih 3226 sayılı, 02.09.2013 tarih 7352 sayılı,
22.07.2013 tarih 7093 sayılı, 01.10.2013 tarih 7660 sayılı, 01.11.2013 tarih ve 8214 saylı,
02.12.2013 tarih ve 9601 sayılı, 31.12.2013 tarih ve 9579 sayılı, 30.12.2013 tarih ve 165 sayılı yazılar ile İl Özel İdaresi Mali Hizmetler Müdürlüğüne sadece bildirim yapıldığını (Ek 4),
Bildirilen bu evraklarda maddi hata olması durumunda bunun 5018 sayılı Kanunun “Muhasebe hizmeti ve muhasebe yetkilisinin yetki ve sorumlulukları" başlıklı 61 inci maddesinin (c) bendi kapsamında ödeme yapılmadan iade yapılması gerekecek olduğunu,
Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulunun, 14/6/1974 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 22/12/1973 tarihli ve Esas No. 1968/8, Karar No.1973-14 sayılı kararında;
“1-İdarenin, hatalı terfi veya intibak işlemine dayanarak ödediği meblâğın istirdadına, bir mahkeme kararma lüzum olmadan karar verebileceğine ve bu karara karşı açılacak davaların çözümünün Danıştay'ın görevi içinde olduğuna 21/12/1973 gününde yapılan müzakerede oyçokluğuyla,
2- İdarenin, yokluk, açık hata, memurun gerçek dışı beyanı veya hilesi hallerinde, süre aranmaksızın kanunsuz terfi veya intibaka dayanarak ödediği meblağı her zaman geri alabileceğine 22/12/1973 günü yapılan müzakerede oybirliğiyle,
3-Yukarıda belirtilen istisnalar dışında kalan hatalı ödemelerin istirdadının, hatalı ödemenin ilk yapıldığı tarihten başlamak üzere 90 gün içinde kabil olduğuna ve 90 günlük süre geçtikten sonra istirdat edilemeyeceğine (genel dava açma süresi olan şimdiki kanunda 60 gün) 22/12/1973 günü yapılan müzakerede esasta ve gerekçede oyçokluğuyla karar verildi.” denildiğini,
Yukarıdaki Danıştay İçtihadı Birleştirme Kararının halen geçerli olduğunu, memurun gerçek dışı beyanı, hileli davranışı nedeniyle kamuyu dolandırmak sureti ile memura yapılan ödemelerin her zaman geri alınabileceği, memura yapılan ödemenin kötü niyetle yapılmadığı hallerde ise istirdadın (geri almanın) ödemenin yapıldığı tarihten genel dava açma süresi olan 60 günlük süre içinde gerçekleştirilmesi gerekirken bu süreden çok sonra iadenin talep edilmesinin hukuka aykırı olduğunu,
Bilakis ödemenin usule uygun olup olmadığının araştırılmasını bizzat kendisinin talep ettiğini,
Maliye Bakanlığı Muhasebat Genel Müdürlüğünün 09.12.1997 tarih ve 64 nolu genelgesinde;
“Yukarıdaki içtihat Kararı gereğince, maddi hata yapılması, idareyi aldatıcı belge ibraz edilmesi, beyan esasına dayanılarak yapılacak ödemelerde gerçek dışı beyanda bulunulması … gibi nedenlerle, bir memura fazla ve yersiz olarak yapılan ödemelerin 60 günlük süreye bağlı kalınmaksızın her zaman geri alınması mümkündür. Ancak; idarenin kendi ihmali ve bilgi azlığı gibi nedenlerden kaynaklanan idari işlemlere dayanılarak yapılan fazla ve yersiz ödemelerin (örneğin; bir memura, memurun bilgisi dışında idarece fazla ve yersiz maaş, ücret, tazminat ... ödenmesi gibi) ödemenin yapıldığı tarihten başlamak üzere mutlaka 60 günlük dava açma süresi içinde geri istenmesi gerekecek, böylece; idarenin fuzuli davalara muhatap olması önlenmiş olacaktır.” denildiğini,
Gerek anılan Danıştay kararı, gerekse 64 nolu genelge dikkate alındığında fazla ve yersiz ödemelerin kural olarak 60 günlük dava açma süresi içinde istenebileceği bunun yanında sadece istisnai durumlarda tamamının geri alınabileceğini, tarafına yüklenebilecek bir sorumluluk ve kusur bulunmadığını belirterek tazmin hükmünün kaldırılmasını istemiştir.
Başsavcılık mütalaasında;
“… 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun “Hesap verme sorumluluğu” başlıklı 8 inci maddesinde; “Her türlü kamu kaynağının elde edilmesi ve kullanılmasında görevli ve yetkili olanlar, kaynakların etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak elde edilmesinden, kullanılmasından, muhasebeleştirilmesinden, raporlanmasından ve kötüye kullanılmaması için gerekli önlemlerin alınmasından sorumludur ve yetkili kılınmış mercilere hesap vermek zorundadır.” denilmekte olup, aynı Kanunun “Giderin gerçekleştirilmesi” başlıklı 33 üncü maddesinde de; “Bütçelerden bir giderin yapılabilmesi için iş, mal veya hizmetin belirlenmiş usul ve esaslara uygun olarak alındığının veya gerçekleştirildiğinin, görevlendirilmiş kişi veya komisyonlarca onaylanması ve gerçekleştirme belgelerinin düzenlenmiş olması gerekir. Giderlerin gerçekleştirilmesi, harcama yetkililerince belirlenen görevli tarafından düzenlenen ödeme emri belgesinin harcama yetkilisince imzalanması ve tutarın hak sahibine ödenmesiyle tamamlanır.
Gerçekleştirme görevlileri, harcama talimatı üzerine; işin yaptırılması, mal veya hizmetin alınması, teslim almaya ilişkin işlemlerin yapılması, belgelendirilmesi ve ödeme için gerekli belgelerin hazırlanması görevlerini yürütürler.
(...)"
hükümleri yer almaktadır.
14.06.2007 tarih ve 5189/1 sayılı Sayıştay Genel Kurul Kararının “Ödeme Emri Belgesine Eklenmesi Gereken Taahhüt ve Tahakkuk Belgelerine İlişkin Sorumluluk" başlıklı bölümünde;
“5018 sayılı Kanunun 33 üncü maddesi uyarınca bütçeden bir giderin yapılabilmesi için iş, mal veya hizmetin belirlenmiş usul ve esaslara uygun olarak alındığının veya gerçekleştirildiğinin görevlendirilmiş kişi veya komisyonlarca onaylanmış ve gerçekleştirme belgelerinin düzenlenmiş olması gerekmektedir.
Öte yandan anılan maddede, bir mali işlemin gerçekleştirilmesinde görevli olanların sorumluluğunun belirlenmesinde, bu görevlilerin yetkili ve görevli olması ve yapılan giderin de bu görevlilerce düzenlenen belgeye dayanıyor olması hususlarına bakılması gerekmektedir. Yani mali işlemin gerçekleştirilmesinde, görevli olanların imzası olmadan ödeme belgesinin tamamlanmış sayılmaması gerekmektedir.
Bu nedenle, ödeme emri belgesine eklenmesi gereken taahhüt ve tahakkuk işlemlerine ilişkin fatura, beyanname, tutanak gibi gerçekleştirme belgelerini düzenleyen veya bu belgeleri kabul eden gerçekleştirme görevlilerinin, bu görevleriyle ilgili olarak yapmaları gereken iş ve işlemlerle sınırlı olarak harcama yetkilisiyle birlikte sorumlu tutulmaları gerektiğine çoğunlukla” denilmektedir.
İlişikli ödeme emri belgeleri ve eki belgelerin incelenmesinde; Hakkâri Valiliği Zarar Tespit Komisyonu Başkanlığı sekretarya görevini yürüten personele yapılan fazla çalışma karşılığı ödenmesi gereken fazla çalışma ücretlerinin; ödeme emri belgelerine ekli “Zarar Tespit Komisyonu Fazla Çalışma Cetveli" düzenlenmek suretiyle ödendiği, cetvelde fazla çalışma saat ücretinin yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanununda belirlenen fazla çalışma saat ücretinin beş katı şeklinde alındığı ve anılan cetvelin “Düzenleyen" ve “Onaylayan” kişilerce hazırlanmış olduğu görülmektedir.
Dilekçelerde fazla çalışma ücretlerinin, Valilik Makamının 09.01.2013 tarihli 114 sayılı ve 20.08.2013 tarihli 7064 sayılı Olurlarına istinaden ödendiği ifade edilse de söz konusu “Olur”da personele fazla çalışma yaptırılması karşılığında ödenecek ücretin miktarı belirtilmemektedir. Sorgu konusu olan neden fazla çalışma ücreti ödendiği değil, bu yönde bir Bakanlar Kurulu Kararı olmamasına rağmen fazla çalışma ücretlerinin saat başı 5 katı fazla ödenmesidir.
Sonuç olarak, söz konusu ödemeleri tahakkuk ettiren, mali kontrolü yapan gerçekleştirme görevlileri ve harcama yetkilileri ile birlikte bu ödemelerin dayanağı olan “Zarar Tespit Komisyonu Fazla Çalışma Cetvelleri”ni “Düzenleyen” ve “Onaylayan” kişilerin de sorumluluğu bulunmaktadır.
Bu nedenle temyiz talebinin reddi ile tazmin hükmünün tasdikine karar verilmesinin uygun olacağı mütalâa edilmektedir.” denilmiştir.
Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
183 sayılı ilamın 5 inci maddesiyle zarar tespit komisyonlarında görevli 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi personele, bu yönde bir Bakanlar Kurulu Kararı olmamasına rağmen fazla çalışma ücretlerinin saat başı 5 katı fazla ödenmesi sonucu oluşan ... TL kamu zararı için tazmin hükmü verilmiş,
Söz konusu tazmin hükmü hakkında yapılan temyiz başvurusu üzerine, Sayıştay Temyiz Kurulunca verilen 08.02.2017 tarihli ve 42709 tutanak sayılı karar ile, ödemeyi tahakkuk ettiren, mali kontrolü yapan gerçekleştirme görevlileri ve harcama yetkilisi ile söz konusu ödemelerin dayanağı olan “Zarar Tespit Komisyonu Fazla Çalışma Cetvellerini” “Düzenleyen”, “Kontrol Eden” ve “Onaylayan” kişilerin de görev ve sorumluluklarının netleştirilerek sorumluların yeniden tespiti için, 183 sayılı ilamın 5 inci maddesi sorumluluk yönünden bozulmuştur.
Bozma kararı üzerine 1.Daire tarafından düzenlenen 183-368 sayılı ek ilam ile; yukarıda tarih ve tutanak numarası belirtilen Temyiz Kurulu Kararı doğrultusunda sorumlular (harcama yetkilisi, gerçekleştirme görevlisi, düzenleyen ve onaylayan) belirlenerek zarar tespit komisyonlarında görevli 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi personele, bu yönde bir Bakanlar Kurulu Kararı olmamasına rağmen fazla çalışma ücretlerinin saat başı 5 katı fazla ödenmesi nedeniyle ... TL’ye tazmin hükmü verilmiş olup bu noktada 183-368 sayılı ek ilam temyiz edilmektedir.
375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye 11.10.2011 tarihli ve 666 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 1 inci maddesiyle eklenen 13 üncü maddesinde;
“Belirli bir sürede bitirilmesi gereken zorunlu ve istisnai işlerden, her defasında ayrıca Bakanlar Kurulu kararının alınması kaydıyla, Bakanlar Kurulunca uygun görülenlerde çalışan 657 sayılı Kanuna tabi personele, ayda elli saati ve bir yılda altı ayı geçmemek üzere yılı merkezi yönetim bütçe kanununda belirlenen fazla çalışma saat ücretinin beş katını aşmamak kaydıyla ilgili kurumun önerisi ve Maliye Bakanlığının teklifi üzerine Bakanlar Kurulunca belirlenen çalışma süresi miktar usul ve esaslar dahilinde fazla çalışma ücreti ödenebilir. Bu ödeme damga vergisi hariç herhangi bir vergiye tabi tutulamaz. Diğer mevzuat hükümleri çerçevesinde yaptıkları fazla çalışma karşılığında herhangi bir ad altında ödeme yapılan personele bu madde uyarınca ayrıca fazla çalışma ücreti ödenmez.” denilmiştir.
2013 yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanununa ekli “Ek Ders, Konferans ve Fazla Çalışma Ücretleri İle Diğer Ücret Ödemelerinin Tutarlarını” gösteren “K – Cetveli”nin “III. Fazla Çalışma Ücreti” başlıklı bölümünün “(A) Saat Başı Fazla Çalışma Ücreti” bendinin 1 inci sırasında;
“657 sayılı Kanunun 178 inci maddesi uyarınca fazla çalışma karşılığında saat başına yapılacak ödeme 1,45 Türk Lirasıdır. (399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 30 uncu maddesinin (a) bendi hariç olmak üzere özel kanunlarındaki hükümler uyarınca bütçe kanunlarıyla belirlenmesi gereken fazla çalışma ücretleri için bu saat ücreti esas alınır.)” hükmü yer almıştır. Buna göre 2013 yılı için belirlenmiş olan saat başına fazla çalışma ücreti 1,45 TL dir.
375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 13 üncü maddesi kapsamında fazla çalışma yapılabilmesi ve karşılığında beş kata kadar fazla çalışma ücreti ödenebilmesi anılan maddede belli şartlara bağlanmıştır.
Bu şartlar; Bakanlar Kurulunca belirli bir sürede bitirilmesi gereken zorunlu ve istisnai işlerden olma, her defasında ayrı ayrı Bakanlar Kurulu kararı alınması, 657 sayılı Kanuna tabi personel olunması, ayda elli saati ve bir yılda altı ayı geçmeme ve ilgili kurumun önerisi ve Maliye Bakanlığının teklifi üzerine Bakanlar Kurulunca belirlenmedir. Ancak bu şartların gerçekleşmesi halinde merkezi yönetim bütçe kanununda belirlenen fazla çalışma saat ücretinin yine Bakanlar Kurulu Kararı ile belirlenmek şartıyla beş katını aşmamak kaydıyla ödeme yapılabilmektedir.
Buna göre 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 13 üncü maddesi uyarınca Bakanlar Kurulu Kararı alınmaksızın, Merkezi Yönetim Bütçe Kanununda belirlenen fazla çalışma saat ücretinin beş katı şeklinde fazla mesai ücreti ödemesi mümkün değildir.
5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun “Hesap verme sorumluluğu” başlıklı 8 inci maddesinde;
“Her türlü kamu kaynağının elde edilmesi ve kullanılmasında görevli ve yetkili olanlar, kaynakların etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak elde edilmesinden, kullanılmasından, muhasebeleştirilmesinden, raporlanmasından ve kötüye kullanılmaması için gerekli önlemlerin alınmasından sorumludur ve yetkili kılınmış mercilere hesap vermek zorundadır.” denilmekte olup aynı Kanunun “Giderin gerçekleştirilmesi” başlıklı 33 üncü maddesinde de;
“Bütçelerden bir giderin yapılabilmesi için iş, mal veya hizmetin belirlenmiş usul ve esaslara uygun olarak alındığının veya gerçekleştirildiğinin, görevlendirilmiş kişi veya komisyonlarca onaylanması ve gerçekleştirme belgelerinin düzenlenmiş olması gerekir. Giderlerin gerçekleştirilmesi; harcama yetkililerince belirlenen görevli tarafından düzenlenen ödeme emri belgesinin harcama yetkilisince imzalanması ve tutarın hak sahibine ödenmesiyle tamamlanır.
Gerçekleştirme görevlileri, harcama talimatı üzerine; işin yaptırılması, mal veya hizmetin alınması, teslim almaya ilişkin işlemlerin yapılması, belgelendirilmesi ve ödeme için gerekli belgelerin hazırlanması görevlerini yürütürler.
(…)” hükümleri yer almıştır.
14.06.2007 tarih ve 5189/1 sayılı Sayıştay Genel Kurul Kararının “Ödeme Emri Belgesine Eklenmesi Gereken Taahhüt ve Tahakkuk Belgelerine İlişkin Sorumluluk” başlıklı bölümünde;
“5018 sayılı Kanunun 33 üncü maddesi uyarınca bütçeden bir giderin yapılabilmesi için iş, mal veya hizmetin belirlenmiş usul ve esaslara uygun olarak alındığının veya gerçekleştirildiğinin görevlendirilmiş kişi veya komisyonlarca onaylanmış ve gerçekleştirme belgelerinin düzenlenmiş olması gerekmektedir.
Öte yandan anılan maddede, bir mali işlemin gerçekleştirilmesinde görevli olanların sorumluluğunun belirlenmesinde, bu görevlilerin yetkili ve görevli olması ve yapılan giderin de bu görevlilerce düzenlenen belgeye dayanıyor olması hususlarına bakılması gerekmektedir. Yani mali işlemin gerçekleştirilmesinde, görevli olanların imzası olmadan ödeme belgesinin tamamlanmış sayılmaması gerekmektedir.
Bu nedenle, ödeme emri belgesine eklenmesi gereken taahhüt ve tahakkuk işlemlerine ilişkin fatura, beyanname, tutanak gibi gerçekleştirme belgelerini düzenleyen veya bu belgeleri kabul eden gerçekleştirme görevlilerinin, bu görevleriyle ilgili olarak yapmaları gereken iş ve işlemlerle sınırlı olarak harcama yetkilisiyle birlikte sorumlu tutulmaları gerektiğine çoğunlukla,” denilmiştir.
Rapor dosyası ve eki belgelerin incelenmesinde; ... Valiliği Zarar Tespit Komisyonu Başkanlığı sekretarya görevini yürüten personele yapılan fazla çalışma karşılığı ödenmesi gereken fazla çalışma ücretlerinin; ödeme emri belgelerine ekli “Zarar Tespit Komisyonu Fazla Çalışma Cetveli” düzenlenmek suretiyle ödendiği, cetvelde fazla çalışma saat ücretinin Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanununda belirlenen fazla çalışma saat ücretinin beş katı şeklinde alındığı ve anılan Cetvelin “Düzenleyen” ve “Onaylayan” kişilerce hazırlanmış olduğu görülmektedir.
Dilekçede fazla çalışma ücretlerinin, Valilik Makamının 09.01.2013 tarihli 114 sayılı ve 20.08.2013 tarihli 7064 Olur’larına istinaden ödendiği ifade edilse de söz konusu Olur’larda personele fazla çalışma yaptırılması karşılığında ödenecek ücretin miktarı belirtilmemektedir. İlamın konusu, fazla çalışma ücreti ödenmesi değil, bu yönde bir Bakanlar Kurulu Kararı olmamasına rağmen fazla çalışma ücretlerinin saat başı 5 katı fazla ödenmesidir.
Bu nedenle, söz konusu ödemeleri tahakkuk ettiren, mali kontrolü yapan gerçekleştirme görevlileri ve harcama yetkilileri ile birlikte bu ödemelerin dayanağı olan “Zarar Tespit Komisyonu Fazla Çalışma Cetvelleri”ni “Düzenleyen” ve “Onaylayan” kişilerin de sorumluluğu bulunmaktadır.
Sorumlu, Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulunun, 14.06.1974 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 22.12.1973 tarihli ve Esas No. 1968/8, Karar No.1973-14 sayılı kararı ile Maliye Bakanlığı Muhasebat Genel Müdürlüğünün 09.12.1997 tarih ve 64 nolu genelgesi gereği fazla ve yersiz ödemelerin kural olarak 60 günlük dava açma süresi içinde istenebileceğini ileri sürmekte ise de;
6085 saylı Sayıştay Kanununun 50 nci maddesinde, Daireler tarafından yapılan hesap yargılaması sonucunda; hesap ve işlemlerin yasal düzenlemelere uygunluğuna veya kamu zararının sorumlulardan tazminine hükmedileceği belirtilmiştir.
Anayasanın 160 ıncı maddesinin bir ve ikinci fıkralarında;
“(...) Sayıştay’ın kesin hükümleri hakkında ilgililer yazılı bildirim tarihinden itibaren onbeş gün içinde bir kereye mahsus olmak üzere karar düzeltilmesi isteminde bulunabilirler. Bu kararlar dolayısıyla idari yargı yoluna başvurulamaz.
Vergi, benzeri mali yükümlülükler ve ödevler hakkında Danıştay ile Sayıştay kararları arasındaki uyuşmazlıklarda Danıştay kararları esas alınır.” denilmiştir.
Buna göre, Anayasal bir kuruluş olan Sayıştay'ın Anayasa ve kendi Kanunundan kaynaklanan denetim ve yargılama yetkisini kullanması sonucu verilen Sayıştay ilamlarına, vergi konusunda Danıştay'ca verilen kararlar hariç idari ve genel mahkemelerce verilen kararlar bir engel teşkil etmemekte; idari yargı mercileri tarafından verilen kararlar Sayıştay yargılaması açısından yapılmış olan usulsüz ödemeyi ve bu usulsüz ödemeden doğan sorumluluğu ortadan kaldırmamaktadır.
6085 sayılı Sayıştay Kanununun “İlamların İnfazı” başlıklı 53 üncü maddesinin 2 nci fıkrasında ise; “İlamlarda gösterilen tazmin miktarı hüküm tarihinden itibaren kanuni faize tabi tutularak, 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu hükümlerine göre tahsil olunur.” hükmüne yer verilmektedir.
Anayasanın yukarıda sözü edilen 160 ıncı maddesine göre Sayıştay kararlarının kesin hüküm niteliğini taşıdığı kuşkusuzdur. Sayıştay ilamı ile tazmin tutarının, ilam maddesinde belirtilen görevlilerden tahsiline karar verilmiş olup; 6085 sayılı Kanunun 53 üncü maddesi hükmü uyarınca bu miktarın İcra ve İflas Kanunu hükümlerine göre bu görevlilerden tahsil edilmesi gerektiği gibi, tazminle yükümlü tutulan görevlilerin, haksız ödemeden yararlanan ilgililere özel hukuk hükümleri çerçevesinde rücu etmeleri mümkündür.
Dilekçede ayrıca, Zarar Tespit Komisyonunda görevli personelden beşinin işçi statüsünde çalıştığı ve Türkiye Yol İş Sendikası ile İl Özel İdareleri adına TÜHİS tarafından imzalanan 4. Dönem Toplu İş Sözleşmesinin 94 üncü maddesinde yer alan “fazla çalışma ücreti yüzde 75 zamlı ödenir” hükmü gereği fazla çalışma ücretinin kendilerine ödendiği, dolayısıyla ilamdaki kamu zararı hesabının hatalı olduğu ileri sürülmüş ise de;
183-368 sayılı ek ilamda bu konu zaten dikkate alınmış olup “… zarar tespit komisyonlarında görevli işçi statüsünde çalışan personele 4.Dönem Toplu İş Sözleşmesinin 94 üncü maddesi hükmü gereğince ödendiği anlaşıldığından bu tutar için ilişilecek bir husus bulunmadığına,” denilerek hesaplamada işçilere yapılan ödemeler düşülmüştür.
Sonuç olarak zarar tespit komisyonlarında görevli 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi personele, bu yönde bir Bakanlar Kurulu Kararı olmamasına rağmen fazla çalışma ücretlerinin saat başı 5 katı fazla ödenmesi mevzuata aykırıdır.
Bu nedenle 183-368 sayılı ek ilam ile ... TL’ye ilişkin olarak verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE, oy birliği ile,
Karar verildiği 19.09.2018 tarih ve 45047 Sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.