Temyiz Karar Detayı

Kamu İdaresi
Belediyeler ve Bağlı İdareler
Yılı
2014
Daire
7
Dosya No
44871
Tutanak No
46971
Tutanak Tarihi
27.11.2019
Konu
İhale Mevzuatı ile İlgili Kararlar
KARAR

Konu: Gecikme Cezası.

358 sayılı Ek İlamın 3 üncü Maddesiyle; ... İnş.Taah.Nakl.San. ve Tic. A.Ş. yükleniminde gerçekleştirilen “Dört Karışımlı İthal Çim Tohumu Alımı” işinde, satın alınan malların sözleşmesinde belirlenen sürede teslim edilmemesine rağmen gecikme cezası kesilmemesi nedeniyle kamu zararı oluştuğu gerekçesiyle, 148 sayılı ilamın 4 üncü maddesi ile verilen tazmin kararının Sayıştay Temyiz Kurulu’nun 07.03.2018 tarih ve 44181 sayılı tutanak sayılı kararı ile; sevk irsaliyesinde fiili sevk tarihinin 14.10.2014 olduğu ve dolayısıyla satın alınan malzemelerin teslim edilmesi gereken tarih olan 15.10.2014’den önce fiili olarak teslim edildiği gerekçesi ile bozulması nedeniyle ilgili Dairede yeniden görüşülmesi neticesinde, kamu zararı konusunda ısrar edilerek toplam ... TL’ye yine tazmin hükmü verilmiştir.



TEMYİZ DİLEKÇESİ

İlamda Gerçekleştirme Görevlisi sıfatıyla sorumlu tutulan ... ‘ın vermiş olduğu temyiz dilekçesinde;

belediyeleri tarafından yapılan, “dört karışımlı ithal çim tohumu alımı ihalesi”nde yüklenici firma ... İnş. Taah. Nakl. San. Tic. A. Ş. ile yapılan 30.09.2014 tarihli sözleşme hükümlerine göre satın alınan malın geç teslim edilmesi nedeniyle gecikme cezasının kesilmemesi suretiyle kamu zararına sebebiyet verildiğinden ikinci kez tazmin kararı verildiği, ilk tazmin kararına karşı yaptıkları temyiz başvurusunda;

“İlam konusu mal alım işinde yüklenici firma ile belediyemiz arasında yapılan ihale sözleşmesi hükümlerine göre ekli irsaliye suretinden de anlaşılacağı üzere 15 gün olan teslim süresi içerisinde tam ve eksiksiz olarak teslim etmiş ancak muayene ve kabul işlemleri için fatura beklenmiştir. Firmanın faturayı geç göndermesi ve fatura olmadan kabul işlemlerinin yapılamayacağı yolundaki yanlış bilgimizden kaynaklanan nedenlerle en geç 15.10.2014 tarihinde yapılması gerekirken geciktirilmiş ve 19.11.2014 tarihinde yapılmıştır. Dairece yapılan yargılamada sorguda belirtilen gecikme gün miktarı fatura giriş tarihine göre düzeltilmiş ve gecikme miktarı yeniden belirlenmiştir. Ancak irsaliyesi düzenlemiş ve yola çıkarılmış bir malın irsaliye tarihinden 13 gün sonra kabul edildiğini varsaymak hayatın normal akışına ve ekonomik kurallara ters olduğu göz önünde bulundurulduğunda bir günlük sevkiyat bedeli ödeyecek esnafın bu yükü 13 gün araç üzerinde bekletmesi normal şartlarda düşünülemez.

Dolayısıyla gecikmenin mal tesliminin geç yapılmasından kaynaklanmaması ve muayene kabul işlemlerine ait belgelerin geç tanziminden kaynaklanması nedeniyle ekli belge sureti incelendiğinde cezayı gerektiren herhangi bir gecikme ve buna bağlı olarak kamu zararının olmadığı görülecektir. (EK- Yüklenici firmaya ait sevk irsaliye sureti)” dedikleri, yapılan bu temyiz başvurusu ve savunmalarına karşı Temyiz Kurulunca ekli 07.03.2018 gün ve 44181 sayılı Temyiz kurulu Kararı ile Daireye iade kararı verilmiş olduğu, Temyiz Kurulunun bozma kararı gerekçesinde savunmalarının 213 Sayılı Vergi Usul Kanununun 230/5 maddesine istinaden yerinde görüldüğü, Daire tarafından yapılan yeniden yargılama oturumunda görevli Denetçi ve Sayıştay Savcısının beraat kararı verilmesi kanaatlerini daireye bildirmelerine rağmen tazmin kararında ısrar edildiği, dairenin tazmin kararına ise iki üye muhalefet ederek beraat kararı verilmesi gerektiği yönünde oy kullandığı,

Yukarıda yapılan savunmalar ve ekli belgeler ışığında dairece verilen tazmin hükmünün kaldırılması hususunu arz ve talep ettiklerini ifade etmişlerdir.

Başsavcılık mütalaasında;

“... ... Belediyesi 2014 yılı hesabının 7. Dairece yargılanması sonucu çıkarılan 18.01.2019 tarih ve 358 sayılı Ek İlamın 3 üncü maddesiyle verilen tazmin hükmüne karşı itirazda bulunan, Gerçekleştirme Görevlisi ...’ ın ilgi yazınız ekinde gönderilen temyiz dilekçesi ve ekleri incelenmiştir.

Dilekçede, 358 sayılı Ek İlamın 3 üncü maddesiyle verilen tazmin hükmüne itiraz edilmektedir. 148 sayılı ilamın 4 üncü maddesi ile; ... İnş. Taah. Nakl. San. ve Tic. A.Ş. yükleniminde gerçekleştirilen “dört karışımlı ithal çim tohumu alımı” işinde, satın alınan malların sözleşmesinde belirlenen sürede teslim edilmemesine rağmen gecikme cezası kesilmemesi neticesinde oluşan ... TL kamu zararının sorumlularına ödettirilmesine karar verilmişti. Bu kez sorumlular tarafından yapılan temyiz başvurusu üzerine, Temyiz Kurulu tarafından düzenlenen 07.03.2018 tarih ve 44181 tutanak numaralı kararda, kamu zararı oluşmadığından, tazmin hükmünün bozularak dairesine gönderilmesine karar verilmiştir.

Sorumlu tarafından, temyiz aşamasında ileri sürülen itiraz gerekçeleriyle, hakkında verilen tazmin hükmünün kaldırılması talep edilmektedir.

Daire yargılaması aşamasında Savcılığımızca verilen görüş, sorumlu savunmasında ileri sürülen itiraz gerekçeleri ve nihayet, Temyiz Kurulu tarafından düzenlenen 07.03.2018 tarih ve 44181 tutanak numaralı kararda da kamu zararı oluşmadığı yönünde verilen karar yönüyle 358 sayılı Ek İlamın 3. maddesine karşı yapılan temyiz talebinin kabul edilerek, Dairece verilen ilam hükmünün kaldırılmasına/bozulmasına karar verilmesinin uygun olacağı değerlendirilmektedir.”

denilmiştir.



Sayıştay Savcısının sözlü açıklamalarının dinlenilmesi ve dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra,

Gereği Görüşüldü

358 sayılı Ek İlamın 3 üncü Maddesiyle; ... İnş.Taah.Nakl.San. ve Tic. A.Ş. yükleniminde gerçekleştirilen “Dört Karışımlı İthal Çim Tohumu Alımı” işinde, satın alınan malların sözleşmesinde belirlenen sürede teslim edilmemesine rağmen gecikme cezası kesilmemesi nedeniyle kamu zararı oluştuğu gerekçesiyle, 148 sayılı ilamın 4 üncü maddesi ile verilen tazmin kararının Sayıştay Temyiz Kurulu’nun 07.03.2018 tarih ve 44181 sayılı tutanak sayılı kararı ile; sevk irsaliyesinde fiili sevk tarihinin 14.10.2014 olduğu ve dolayısıyla satın alınan malzemelerin teslim edilmesi gereken tarih olan 15.10.2014’den önce fiili olarak teslim edildiği gerekçesi ile bozulması nedeniyle ilgili Dairede yeniden görüşülmesi neticesinde, kamu zararı konusunda ısrar edilerek toplam ... TL’ye yine tazmin hükmü verilmiştir.

... Belediyesi Park ve Bahçeler Müdürlüğü ile ... İnş.Taah.Nakl.San. ve Tic A.Ş. arasında “Dört karışımlı ithal çim tohumu alımı” işi için 30.09.2014 tarihinde sözleşme imzalandığı,

Söz konusu işe ilişkin olarak düzenlenen sözleşmenin 10. maddesinde,

“10.2. İşe başlama tarihi

10.2.1. Sözleşme imzalanmasıyla işe başlanır.

10.3. Teslimat Programı ve teslim tarihi

10.3.1. Sözleşmeden sonra 15 gün içinde malın tamamı teslim edilir.”

Yine sözleşmenin “Gecikme halinde uygulanacak cezalar ve kesintiler ile sözleşmenin feshi” başlıklı 34. maddesinde;

“34.2. Yüklenicinin, sözleşmeye uygun olarak malı süresinde teslim etmemesi halinde, gecikilen her takvim günü için sözleşme bedelinin %2 (iki) oranında gecikme cezası uygulanır.

34.3. Gecikme cezası, ayrıca protesto çekmeye gerek kalmaksızın yükleniciye yapılacak ödemelerden kesilir. Bu ceza tutarı; ödemelerden ve kesin teminat ile varsa ek kesin teminatlardan karşılanamaması halinde yükleniciden ayrıca tahsil edilir.” denilmektedir.

213 sayılı Vergi Usul Kanunun “Faturanın şekli” başlıklı 230. maddesinin beşinci bendinde;

“Malın alıcıya teslim edilmek üzere satıcı tarafından taşındığı veya taşıttırıldığı hallerde satıcının, teslim edilen malın alıcı tarafından taşınması veya taşıttırılması halinde alıcının taşınan veya taşıttırılan mallar için sevk irsaliyesi düzenlemesi ve taşıtta bulundurulması şarttır.

Malın, bir mükellefin birden çok iş yerleri ile şubeleri arasında taşındığı veya satılmak üzere bir komisyoncu veya diğer bir aracıya gönderildiği hallerde de, malın gönderen tarafından sevk irsaliyesine bağlanması gereklidir. Bu bentte yazılı irsaliyeler hakkında fiyat ve bedel ile ilgili bilgiler hariç olmak üzere, bu madde hükmü ile 231 inci madde hükmü uygulanır. İrsaliyelerde malın nereye ve kime gönderildiği ayrıca belirtilir.

Şu kadar ki nihai tüketicilerin tüketim amacıyla perakende olarak satın aldıkları malları kendilerinin taşıması veya taşıttırması halinde bu mallara ait fatura veya perakende satış fişinin bulunması şartıyla sevk irsaliyesi aranmaz.”

denilmektedir.

358 sayılı ilamın 3 üncü maddesinde sevk irsaliyesinin tarihinin, ihale konusu malların fiilen Belediyeye teslim edildiği tarih açısından esas alınmayacağı, ihale mevzuatı açısından esas alınması gereken tarihin, muayene kabul komisyonu raporunda malın teslimine ilişkin belirlenen tarih olduğu, söz konusu komisyon raporuna göre teslimat tarihinin 19.11.2014 olarak gözüktüğü, ancak; ödeme emri ve eki belgeler üzerinde yapılan incelemede ise, ödemeye ilişkin olarak düzenlenen faturanın arka kısmında evrak giriş tarihi olarak 28.10.2014 tarihinin yer aldığı, buna göre gecikme cezasının hesaplanmasında esas alınması gereken tarihin 28.10.2014 tarihi olduğu ve bu durumda gecikilen gün sayısının 13 gün olduğu, bu sebeple de kesilmeyen ceza olduğu için bir kamu zararının oluştuğuna hükmedilmişse de;

Dosya ve eki belgeler üzerinde yapılan incelemede;

-Fatura tarihinin 24.10.2014 olduğu,

-Faturanın genel evraka kayıt tarihinin 28.10.2014 olduğu,

-Sevk irsaliyesinde fiili sevk tarihinin 14.10.2014 olduğu,

-Muayene Kabul Komisyonu Raporuna göre (Ambar giriş fişine dayanan) malın teslim tarihinin 19.11.2014 olduğu,

-İşin sözleşmesinin 30.09.2014 tarihinde imzalanmış olduğu ve son olarak sözleşmeye göre malın son teslim tarihinin 15.10.2014 olduğu,

görülmüştür.

Yukarıda yer alan mevzuat hükmü ve sorumluların göndermiş olduğu evraklar beraber değerlendirildiğinde; Muayene Kabul Komisyonunun muayene raporunu sevk irsaliyesinde belirtilen tarihten sonra düzenlemesinin veya faturanın İdareye malzemeler teslim edildikten sonra ibraz edilmesinin malzemelerin geç teslim edildiği anlamına gelmediği bu sebeple maddeye konu ödemeyi gerçekleştirirken, yüklenici açısından gecikme cezası uygulanmasının mümkün olmadığı, sonuç itibariyle; ihale konusu malların fiilen Belediyeye teslim edildiği tarih açısından sevk irsaliyesi tarihinin alınması gerekmektedir.

Bu itibarla, 6085 sayılı Sayıştay Kanununun 55 inci maddesinin 7 nci fıkrası uyarınca, konuyla ilgili 07.03.2018 tarih ve 44181 tutanak sayılı Temyiz Kurulu Kararında belirtilen hususların tekrar değerlendirilmesini teminen; 358 sayılı Ek İlamın 3 üncü maddesiyle; ... TL kamu zararı için verilen tazmin hükmünün BOZULMASINA ve tekrardan hükmü veren DAİREYE GÖNDERİLMESİNE oy çokluğu ile,

Karar verildiği 27.11.2019 tarih ve 46971 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.



Karşı oy gerekçesi

Üye …, …, … ve …’ ın karşı oy gerekçesi

Sevk irsaliyesi tarihi, ihale konusu malların fiilen Belediyeye teslim edildiği tarih açısından esas alınamaz. İhale mevzuatı açısından esas alınması gereken tarih, muayene kabul komisyonu raporunda malın teslimine ilişkin belirlenen tarihtir. Söz konusu komisyon raporuna göre teslimat tarihi 19.11.2014 olarak gözüktüğünden, gecikme cezasının hesaplanmasında da bu tarihe itibar edilmesi gerekmektedir.

Bu itibarla ilam konusu ödemede bir kamu zararı olmakla birlikte süre açısından yeniden hesaplama yapılması gerektiğinden kararın bozulması gerekmektedir.