Kamu İdaresi
Genel Bütçe Kapsamındaki İdareler
Yılı
2015
Daire
3
Dosya No
46371
Tutanak No
48687
Tutanak Tarihi
20.01.2021
Konu
Çeşitli Konuları İlgilendiren Kararlar
KARAR

Konu: Zamanaşımına uğramış harcırahların ödenmesi

344 sayılı Ek İlamın 1. Maddesinde, 2001-2009 dönemleri arasında ...(...) eğitimine katılan personele 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun 34 üncü maddesi uyarınca zamanaşımına uğramış harcırahlarının ödenmesi sonucu oluşan …TL’lik kamu zararının tazminine ilişkin hüküm tesis edilmiştir.



İlamda Diğer sorumlu sıfatıyla sorumlu tutulan … tarafından gönderilen temyiz dilekçesinde özetle;

a. İlama esas bahse konu Komutanlık emri Başkanı olduğu Maliye Başkanlığı tarafından değil, … ... Başkanlığınca yayımlanmadığından,

b. İlama esas Zaman Aşımı konusu, hukuki bir konu olması nedeniyle, konuya ilişkin değerlendirmenin, Başkanı olduğu Maliye Başkanlığı tarafından değil, … ... Hukuk Hizmetleri Başkanlığı ve Adli Müşavirliği tarafından yapıldığından,

c. Bahse konu emir, sadece şahsı ile değil, .. ... Karargâh bütünlüğü içerisinde;

(1) Personel Başkanlığı,

(2) Hukuk Hizmetleri Başkanlığı ve Adli Müşavirliği ile de koordine edildiğinden.

ç. Bahse konu emir de sadece şahsımın parafı değil; Harekat, Personel, Maliye Başkanlıklarında görevli, ilgili Başkan, Daire Başkanı, Şube Müdürü, Proje Subayı ve uzmanları olmak üzere onlarca kişinin parafı olduğundan,

d. Harcama Yetkilisi sıfatı ile Ödeme talimatı tarafımdan verilmediğinden,

e. Gerçekleştirme Görevlisi olarak gideri gerçekleştirmediğimden.

e. “Sayıştay Temyiz Kurulunun 02 OCAK 2019 tarih ve 45470 Tutanak Nolu Kararı (Sayı:02.01.2019 29649” doğrultusunda; Sayıştay 3. Dairesinin 344 Numaralı Ek İlamınından, müştereken ve müteselsilen ödettirilmesine ilişkin hükümden şahsının çıkartılarak üzerinden ilamın kaldırılmasına hükmedilmesini talep etmiştir.

Başsavcı Mütalasında;

“... 2015 yılı hesabının 3 üncü Dairede yargılanması sonucunda düzenlenen 22.11.2019 tarih ve 344 sayılı Ek İlam sorumlu (Maliye Başkanı) … tarafından temyiz edilmiştir.

Sözkonusu Ek İlamda; Temyiz Kurulunun bozma kararı üzerine, 2001-2009 dönemleri arasında ...(...) eğitimine katılan personele, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun 34 üncü maddesi uyarınca zamanaşımına uğramış bulunan harcırahlarının ödenmesi nedeniyle tazmine hükmedilmişti.

Sorumlu temyiz dilekçesinde konunun daha önceki temyizinde ileri sürdüğü hususları tekrarlayarak, esas itibariyle de sorumluluğa itirazlarını yenilemiştir.

3. Dairenin temyize konu 344 sayılı Ek İlamı sonrasında ilgili Kurum tarafından gönderilen Sayıştay Evrak Müdürlüğü 12.12.2019 tarih ve 19009455 numaraya kayıtlı dilekçede; bahse konu tazmin tutarının tahsil edildiğine ilişkin tahsilat belgelerine yer verilmiştir.

Bunun üzerine düzenlenen Ek Yargı Raporu doğrultusunda konuya ilişkin olarak Dairede yargılamanın iadesi suretiyle yapılan görüşme sonucunda düzenlenen 11.2.2020 tarih ve 351 sayılı Kararda; anılan Ek İlam maddesinde 2001-2009 dönemleri arasında ...(...) eğitimine katılan personele 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun 34 üncü maddesi uyarınca zamanaşımına uğramış harcırahlarının ödenmesi gerekçesiyle verilen … TL tutarındaki tazmin hükmüyle ilgili olarak, … (...) tarafından gönderilen 11.12.2019 tarihli ve 5761984 sayılı (Sayıştay Evrak Müdürlüğü 12.12.2019 tarihli ve 19009455 kayıt numaralı) dilekçe ile eki belgelerin incelenmesi sonucunda; ... TL tutarındaki kamu zararı ve hesaplanan faiz tutarlarının, ayrıntısı ekli tabloda yer alan belgelerle hüküm tarihi olan 01.10.2019'dan önce tahsil edildiği anlaşıldığından, söz konusu tazmin hükmünün İlamda belirtilen sorumluların uhdelerinden kaldırılmasına ve konu hakkında ilişilecek husus kalmadığına karar verilmiştir.

Dolaysıyla ilgilinin temyiz ettiği ve sorumluluğuna hükmedilen İlam Dairenin 11.2.2020 tarih ve 351 sayılı Kararıyla kaldırılmış olduğundan, temyiz talebinin konusu kalmamış olup konu hakkında yapılacak işlem bulunmadığına karar verilmesi uygun olur.

Arz olunur.” Denilmektedir.

Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra,

GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ

344 sayılı Ek İlamın 1. Maddesinde, 2001-2009 dönemleri arasında ...(...) eğitimine katılan personele 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun 34 üncü maddesi uyarınca zamanaşımına uğramış harcırahlarının ödenmesi sonucu oluşan … TL’lik kamu zararının tazminine ilişkin hüküm tesis edilmiştir.

3. Dairenin temyize konu 344 sayılı Ek İlamı sonrasında ilgili Kurum tarafından gönderilen Sayıştay Evrak Müdürlüğü 12.12.2019 tarih ve 19009455 numaraya kayıtlı dilekçede; bahse konu tazmin tutarının tahsil edildiğine ilişkin tahsilat belgelerine yer verilmiştir.

Bunun üzerine düzenlenen Ek Yargı Raporu doğrultusunda konuya ilişkin olarak Dairede yargılamanın iadesi suretiyle yapılan görüşme sonucunda düzenlenen 11.2.2020 tarih ve 363 sayılı Ek İlamda; anılan Ek İlam maddesinde 2001-2009 dönemleri arasında ...(...) eğitimine katılan personele 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun 34 üncü maddesi uyarınca zamanaşımına uğramış harcırahlarının ödenmesi gerekçesiyle verilen … TL tutarındaki tazmin hükmüyle ilgili olarak, … (...) tarafından gönderilen 11.12.2019 tarihli ve 5761984 sayılı (Sayıştay Evrak Müdürlüğü 12.12.2019 tarihli ve 19009455 kayıt numaralı) dilekçe ile eki belgelerin incelenmesi sonucunda; … TL tutarındaki kamu zararı ve hesaplanan faiz tutarlarının, ayrıntısı ekli tabloda yer alan belgelerle hüküm tarihi olan 01.10.2019'dan önce tahsil edildiği anlaşıldığından, söz konusu tazmin hükmünün İlamda belirtilen sorumluların uhdelerinden kaldırılmasına ve konu hakkında ilişilecek husus kalmadığına karar verilmiştir.

Dolaysıyla ilgilinin temyiz ettiği ve sorumluluğuna hükmedilen İlam Dairenin 11.2.2020 tarih ve 363 sayılı Ek İlamıyla kaldırılmış olduğundan, temyiz talebinin konusu kalmamış olup konu hakkında YAPILACAK İŞLEM BULUNMADIĞINA, Üye …’ın aşağıda yazılı ilave gerekçesi ile oybirliğiyle,

Karar verildiği 20.01.2021 tarih ve 48687 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.



İlave gerekçe:

Üye …’ın İlave Gerekçesi:

... 2015 yılı hesabının 3 üncü Dairede yargılanması sonucunda düzenlenen 344 sayılı Ek İlamın 1. Maddesinde, 2001-2009 dönemleri arasında ...(...) eğitimine katılan personele zamanaşımına uğramış harcırahlarının ödenmiş olması gerekçesiyle … TL’lik kamu zararının tazminine ilişkin hükmedilmiştir.

3 üncü Dairede yapılan yargılama sonucunda düzenlenen 22.11.2019 tarih ve 344 sayılı Ek İlam sorumlu (Maliye Başkanı) … tarafından temyiz edilmiştir.

Sorumlu tarafından yapılan temyiz başvurusu Sayıştay Temyiz Kurulu tarafından görüşülerek karara bağlanmadan önce ilgili Kurum tarafından Sayıştay Evrak Müdürlüğünde 12.12.2019 tarih ve 19009455 numaraya kayıtlı dilekçede bahse konu tazmin tutarının tahsil edildiğine ilişkin bilgi verilmiş ve tahsilat belgeleri gönderilmiştir.

Bu dilekçe üzerine düzenlenen Ek Yargı Raporu 3 üncü Dairede görüşülerek, yargılamanın iadesi suretiyle 11.2.2020 tarih ve 351 sayılı Karar verilmiş ve bu kararda; dilekçe ile eki belgelerin incelenmesi sonucunda; .. TL tutarındaki kamu zararının tahsil edilmiş olması nedeniyle 344 sayılı Ek İlamın 1. Maddesiyle söz konusu tazmin hükmünün İlamda belirtilen sorumluların uhdelerinden kaldırılmasına ve konu hakkında ilişilecek husus kalmadığına karar verilmiştir.

344 sayılı Ek İlamın 1. Maddesiyle ilgili olarak yapılan temyiz başvurusuyla ilgili olarak 20.01.2020 tarihinde Temyiz Kurulunda ilişkin olarak yapılan görüşmede; 344 sayılı Ek İlamın 1. Maddesiyle verilen tazmin hükmünün, 3. Dairede tarafından yargılamanın iadesi yoluyla görüşülerek, kamu zararının tahsil edilmiş olması nedeniyle ilişilecek bir hususu kalmadığı gerekçesiyle kaldırılmış olması nedeniyle, temyiz talebinin konusu kalmamış olup konu hakkında yapılacak işlem bulunmadığına karar verilmiştir.

6085 sayılı Sayıştay Kanununda yargılamanın iadesi ile lgili düzenlemeler şu şekildedir: 52 nci maddesinin birinci fıkrasında; “ Sayıştay ilamları; sorumlulara, sorumluların bağlı olduğu kamu idarelerine, genel bütçe kapsamındaki kamu idareleri için Maliye Bakanlığına, ilgili muhasebe birimine ve başsavcılığa tebliğ edilir” hükmü, Yargılamanın iadesi başlıklı 56 ncı maddesinin birinci fıkrasında; “ 52 nci maddenin birinci fıkrasında yazılı ilgililer tarafından yargılamanın iadesi istenebileceği gibi Sayıştay dairelerince de doğrudan doğruya buna karar verilebilir” şeklinde düzenleme yapılmış ve aynı maddenin ikinci fıkrasında altı bent halinde yargılamanın iadesi sebepleri sayılmış, aynı maddenin üçüncü fıkrasında ise; yargılamanın iadesi isteminde bulunma süresi ilamın tebliği tarihinden itibaren beş yıl olarak belirlenmiştir.

6085 sayılı Sayıştay Kanununun 61 inci maddesinde; “Bu Kanunda yargılama usulüne ve kanun yollarına ilişkin hüküm bulunmayan hallerde 18/6/1927 tarihli ve 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun ilgili hükümleri uygulanır” şeklinde bir düzenleme bulunmaktadır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 447’nci maddesinde yer alan; “Mevzuatta, yürürlükten kaldırılan 18/6/1927 tarihli ve 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununa yapılan yollamalar, Hukuk Muhakemeleri Kanununun bu hükümlerin karşılığını oluşturan maddelerine yapılmış sayılır” düzenleme gereğince 1086 sayılı HMK’ya yapılan atıfların 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununa yapılmış sayılacağı kabul edilmiştir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunundaki düzenlemelerde ise yargılamanın iadesi ile ilgili hükümler şu şekildedir:

374 üncü maddenin birinci fıkrası; “Yargılamanın iadesi, kesin olarak verilen veya kesinleşmiş olan hükümlere karşı istenebilir.”

• 375 inci maddede yargılamanın iadesi sebepleri sayılmıştır.

• 377 nci maddenin birinci fıkrasında yargılamanın iadesi süresi; yargılamanın iadesi sebeplerine bağlı olarak belirlenmiş olan durumların öğrenildiği veya tebliğ edildiği tarihe bağlı olarak beş fıkrada belirlenmiş durumların gerçekleştiği tarih esas alınarak; “tarihten itibaren üç ay ve her hâlde iade talebine konu olan hükmün kesinleşmesinden itibaren on yıldır” şeklinde düzenlenmiştir.

• 379 uncu madde; mahkeme tarafından yapılacak ön inceleme aşamasında incelenecek hususlar birinci fıkrada, üç bent halinde belirlenerek mahkeme tarafından kendiliğinden inceleneceğini belirtilmiş ve ikinci fıkrasında da “Bu koşullardan biri eksik ise hâkim davayı esasa girmeden reddeder” düzenlemesine yer verilmiştir. Bu maddenin birinci fıkrasının b bendine göre mahkeme tarafından kendiliğinden incelenecek hususlardan biri de “Yargılamanın iadesi yoluyla kaldırılması istenen hükmün kesin olarak verilmiş veya kesinleşmiş olup olmadığının” incelenmesidir.

Yukarıdaki düzenlemeler incelendiğinde 6085 sayılı Sayıştay Kanununda yargılamanın iadesi müessesesi ile ilgili olarak; yargılamanın iadesi sebepleri ve yargılamanın iadesi yolunda başvuru süresi olmak üzere iki konuda açıkça düzenleme yapılmak suretiyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunda yapılan düzenlemelerden ayrıştığı görülmektedir. 6085 sayılı Sayıştay Kanununda açıkça hüküm bulunmayan hususlarda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunundaki düzenlemelere başvurulması gerekmektedir. 6085 sayılı Sayıştay Kanununda yargılamanın iadesinde kesinleşmemiş kararlara karşı başvuru yapılacağına ilişkin bir düzenleme bulunmamaktadır. Bu sebeple yargılamanın iadesi konusunda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunda yer alan hükmün uygulanması ve bu yola başvurabilmek için kararın kesinleşmiş olması şartı aranmalıdır. Sayıştay yargısı açısından hükmün kesinleşmesi, sorumlunun temyiz süresini geçirmesi veya süresinde yapılan temyiz başvurusunun Temyiz Kurulunca karara bağlanması ile suretiyle gerçekleşmektedir.

Aşağıya alınan örnek yargı kararları da diğer yargı düzenlerinde kararın kesinleşmiş olma şartına uyulduğunu açıkça göstermektedir:

Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun, 19.03.2003 tarih ve 2003/6-169 E. 2003/183 K. Sayılı kararında belirtildiği üzere; “Kural olarak, kesin hükme bağlanmış bir davaya yeniden bakılamaz. Bunun en önemli istisnası yargılamanın yenilenmesi yoludur. Yargılamanın yenilenmesi bazı ağır yargılama hatalarında ve yanlışlıklarından dolayı, maddi anlamda kesinleşen hükmün ortadan kaldırılmasını ve daha önce kesin hükme bağlanan bir dava hakkında yeniden yargılama ve inceleme yapılmasını sağlayan olağanüstü bir yasa yoludur. Yargılamanın yenilenmesi, sadece kesinleşmiş olan esasa ilişkin son kararlara karşı başvurulabilecek bir yasa yoludur. Maddi alanda kesin hüküm gücü bulunmayan kararlara karşı yargılamanın yenilenmesi yoluna başvurulamaz.”

Kaldı ki 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununda da yargılamanın iadesi konusunda hükmün kesinleşmiş olması gerektiğine ilişkin bir düzenleme bulunmadığı halde idari yargıda da olağan kanun yolları aşamasında bulunan veya olağan kanun yollarına başvuru süresi henüz geçmediği için kesinleşmeyen mahkeme kararlarına karşı yapılan yargılamanın iadesi başvuruları görüşülmemektedir. DANIŞTAY İdari Dava Daireleri Kurulu Esas No: 2020/35 Karar No: 2020/6 Karanında; “İdari yargılama usulünde kanun yolları, olağan kanun yolları ve olağanüstü kanun yolları olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. Mahkemece tesis edilen nihai kararın kesinleşmesine engel olan ve kanunda belirtilen süre ve usûle uygun olarak başvurulan kanun yolları, olağan kanun yollarıdır. Olağan kanun yolları 2577 sayılı Kanun'un 45. ve 46. maddelerinde düzenlenmiş olup, hukukumuzda istinaf ve temyiz olmak üzere iki olağan kanun yolu bulunmaktadır. Olağanüstü kanun yolları ise kesinleşmiş hükümler yönünden söz konusu olan kanun yollarıdır. Buna örnek olarak yargılamanın yenilenmesi yolu gösterilebilir” denilmek suretiyle ancak kesinleşmiş yargı kararlarına karşı yargılamanın iadesi yoluna gidilebileceği vurgulanmıştır.

Sayıştayın yargılamanın iadesi yoluna ilişkin uygulamasının diğer yargı düzenlerindeki uygulamalardan iki hususta farklılaştığı görülmektedir. Bunlardan birincisi; kesinleşmemiş kararlara karşı yapılan yargılamamanın iadesi başvurularının kabul edilerek görüşülmesi bir diğeri ise yargılamanın iadesi başvurularının reddine ilişkin kararların temyize tabi tutulmamasıdır. Bu farklı uygulamalar aleyhine hüküm tesis edilen sorumluların haklarında verilen karara ilişkin olarak olağan kanun yolu olan temyize ve olağanüstü kanun yolu olan yargılamanın iadesi yoluna başvuru konusunda tereddüde düşmesine ve sorumlular açısından hak kaybına yol açabilecek sonuçlara yol açabilmektedir.

... 2015 yılı hesabının 3 üncü Dairede yargılanması sonucunda düzenlenen 344 sayılı Ek İlamın 1. Maddesine karşı yapılan temyiz başvurusunun; temyiz edilmiş olan ilamın yargılamanın iadesi yoluyla ortadan kalkmış olması nedeniyle temyiz başvurusunu görüşemeyeceği şeklindeki kararına katılmakla birlikte; bu kararın Sayıştayın yargılamanın iadesi konusundaki farklı uygulamasından kaynaklandığı ve sorumlular açısından hak kaybına yol açtığı görülmektedir.

... 2015 yılı hesabının 3 üncü Dairede yargılanması sonucunda düzenlenen 344 sayılı Ek İlamın 1. Maddesine karşı yapılan temyiz başvurusunda, sorumlular 3 üncü daire tarafından verilen 344 sayılı Ek İlamın 1. Maddesiyle verilen hükmün esasına itiraz ederek daire kararının esastan bozulmasını talep etmişlerdir. Sorumlular tazmin hükmüne ilişkin olarak temyiz başvurusunda bulundukları halde, Temyiz Kurulunca konunun henüz karara bağlanmadan dolayısıyla da hükmün kesinleşmeden önce; daire kararında tazminine hükmedilen tutarın çok sayıda askeri personele yapılmış olması ve kararın uygulanmasının geciktirilmesi durumunda haksız ödendiği kabul edilen tutarların ilgili personelden tahsil edilmesinin; vefat, emeklilik, ayrılma, tayin vb nedenlerle güçleşme ihtimalini gözönünde bulundurarak ve Sayıştay kararlarını uygulama noktasındaki bilinen hassasiyeti nedeniyle tahsili yoluna gitmişle ve bu tahsilat konusunda Sayıştayı bilgilendirmişlerdir. Zira 6085 sayılı Sayıştay Kanunun 51 inci maddesinin 2 nci fıkrasının g bendine göre ilamlarda yersiz tahsil edildiğine karar verilmiş olan tahsilatların iadesine karar verilmesine imkan sağlanmıştır. Bu karar; daire kararının temyiz kurulu tarafından kaldırılması karararı verildiği takdirde Temyiz Kurulu tarafından alınabileceği gibi, daire kararının temyiz kurulunca bozulması durumunda daire tarafından da tahsilatın iadesine karar verilmesi imkan dahlindedir. Temyiz talebinin Temyiz Kurulunca esastan görüşülmemesi nedeniyle bu hakkın kullanılması engellenmiş olmaktadır.

Sayıştay yargısında yargılamanın iadesi müessesine ilişkin uygulamanın diğer yargı düzenlerinden farklı uygulanmasının sorumlar açısından hak kayıplarına yol açmasının engellenmesi için bu konudaki uygulamanın adli ve idari yargıda yargı sisteminde olduğu gibi ancak kesinleşmiş kararlara karşı uygulanması ve daireler tarafından yargılamanın iadesi karalarının reddine ilişkin karalarının da temyiz incelemesine tabi tutulacak şekilde düzeltilmesi gerekmektedir.