Kamu İdaresi
Genel Bütçe Kapsamındaki İdareler
Yılı
2017
Daire
8
Dosya No
44961
Tutanak No
49680
Tutanak Tarihi
09.06.2021
Konu
Vergi Resmi Harç ve Diğer Gelirlerle İlgili Kararlar
KARAR

TEMYİZ KURULU KARARI

Konu: Devletin hüküm ve tasarrufu altında olan çok sayıda alanın işgal edilmesi ve söz konusu işgaller için Bakanlık tarafından ecrimisil tahsil edilmesi yönünde işlem yapılmaması sonucu kamu geliri kaybına yol açılması

1-98 sayılı İlamın 4. Maddesi ile, Bakanlık ... Bölge Müdürlüğüne bağlı ...Milli Parkında devletin hüküm ve tasarrufu altında olan çok sayıda alanın (mülkiyeti henüz kesinleşmemiş ve kadastrosu yapılmamış yerler hariç olmak üzere) ev, havuz, çardak, baraka vb. yapımı gibi amaçlarla işgal edilmesi ve söz konusu işgaller için Bakanlık tarafından ecrimisil tahsil edilmesi yönünde işlem yapılmaması sonucu kamu geliri kaybına yol açılmasına ilişkin olarak sorguda herhangi bir kamu zararı tespitine yer verilmemiş olup bu aşamada hüküm tesisine mahal bulunmadığından, Dairece yapılacak işlem bulunmadığına, kamu gelirinin takibinin yapılmasını teminen konunun Bakanlığına yazılmasına karar verilmiştir.

… Bakanlığı adına Bakan Yardımcısı ...temyiz dilekçesinde özetle;

İlamın 4’üncü maddesinde;

“Bakanlık ... Bölge Müdürlüğüne bağlı ...Milli Parkında Devletin hüküm ve tasarrufu altında olan çok sayıda alanın (mülkiyeti henüz kesinleşmemiş ve kadastrosu yapılmamış yerler hariç olmak üzere) ev, havuz, çardak, baraka vb. yapımı amaçlarla işgal edildiği ve söz konusu işgaller için Bakanlık tarafından ecrimisil tahsil edilmesi yönünde işlem yapılmaması sonucu kamu geliri kaybına yol açıldığı tespit edilmiştir.

2886 sayılı Devlet İhale Kanunu’nun “Ecrimisil ve tahliye" başlıklı 75 inci maddesinde, 

‘'Devletin özel mülkiyetinde veya hüküm ve tasarrufu altında bulunan taşınmaz malları, özel bütçeli idarelerin mülkiyetinde bulunan taşınmaz mallar ve Vakıflar Genel Müdürlüğü ile idare ve temsil ettiği mazbut vakıflara ait taşınmaz malların, gerçek ve tüzelkişilerce işgali üzerine, fuzuli şagilden, bu Kanunun 9 uncu maddesindeki yerlerden sorulmak suretiyle, idareden taşınmaz ve değerleme konusunda işin ehli veya uzmanı üç kişiden oluşan komisyonca tespit tarihinden geriye doğru beş yılı geçmemek üzere tespit ve takdir edilecek ecrimisil istenir. Ecrimisil talep edilebilmesi için, idarelerin işgalden dolayı bir zarara uğramış olması gerekmez ve fuzuli şagilin kusuru aranmaz.

(Ek cümle: 23/7/2010-6009/24 nıd.) Ecrimisile itiraz edilmemesi halinde yüzde yirmi, peşin ödenmesi halinde ise ayrıca yüzde onbeş indirim uygulanır. Ecrimisil fuzuli şagil tarafından rızaen ödenmez ise, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre tahsil olunur. ” denilmektedir.

Devlet İhale Kanununda ecrimisil istenecek yerlerin Devletin özel mülkiyetindeki ve Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki taşınmaz mallar olarak belirtilmiştir. Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerler Anayasa, Türk Medeni Kanunu, Kıyı Kanunu, Mera Kanunu ve Kadastro Kanunu gibi birçok Kanun ile belli edilmiştir. Tarıma elverişli olmayan arazi, dağlar, kayalıklar, genel sular, göl, deniz, baraj, gölet, akarsu, kaynaklar, yeraltı suları, kıyılar, ormanlar, tabii servet ve kaynaklar, tarih, kültür ve tabiat varlıkları, meralar vs. Devletin hüküm ve tasarrufu altında olan yerlerdir. Kadastro Kanununun 16 ncı maddesi (d) bendinde “Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan ormanlar, bu Kanunda hüküm bulunmayan hallerde, özel kanunları hükümlerine tabidir. ” denilmek suretiyle ormanların Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunduğu ifade edilmiştir.

Orman arazilerinin hangi durumda ecrimisil alınmayacağına dair düzenleme 6831 sayılı Orman Kanununun 2 nci maddesinin (b) bendinde 22.05.1987 tarih ve 3373 sayılı Kanunla eklenen fıkrada düzenlenmiştir. Söz konusu maddede;

“(Ek fıkra: 22/5/1987 - 3373/1 md.) Bu maddenin (B) bendi ile orman sınırları dışına çıkarılıp, 2924 sayılı Kanunun 11 ve 12 nci maddeleri gereğince fiili durumlarına göre ifraz edilerek bedeli karşılığı satılacak yer, yapı ve tesisleri kullananlardan, satış işlemleri tamamlanıncaya kadar ecri misil alınmaz. ” denilmek suretiyle ecrimisil alınmamasının istisnai durumu belirtilmiştir. Orman Kanunu’nda ecrimisil alınmayacak istisnai durumun düzenlenmiş olması bile bu durum dışındaki hallerde ecrimisil isteneceğini göstermektedir. İstisna kapsamında sadece yapı ve tesisleri kullananlardan değil, yerleri kullananlardan da bahsedilmektedir. Dolayısıyla bu durum dışındaki tüm hallerde orman arazilerindeki yer, yapı ve tesisleri işgal edenlerden ecrimisil tahsil edileceği zımnen ifade edilmektedir.

Hazinenin özel mülkiyetinde bulunan taşınmazlara ait ecrimisil bir kamu alacağıdır ve Devlet İhale Kanunu’nun 75‘inci maddesinin 2'nci fıkrasında; “Ecrimisil fuzuli şagil tarafından rızaen ödenmez ise, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre tahsil olunur. ” denilmek suretiyle de ecrimisiln tahsil usulü gösterilmiştir.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 2012/23223 esas no.lu, 2013/1186 karar no.lu ve 28.01.2013 tarihli kararında da ormanlara karşı işlenen suçlar için Orman Kanunundaki cezalarla birlikte ecrimisil tazminatının da tahsil edilebileceği açıkça ifade edilmektedir.

İlgili yasal düzenlemeler gereğince; korunan alanlarda yer alan ve Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan orman arazilerinin ve Hazine arazilerinin geçerli herhangi bir hukuki sebebe dayanmaksızın işgal edilmesi halinde fuzuli şagillerden, ecrimisil tahsil edilmesi ve ecrimisille ilgili işlemlerin de bu sahaların yönetilmesinden sorumlu ... Bakanlığı tarafından yapılması gerekmektedir. Bu husus Maliye Bakanlığı Milli Emlak Genel Müdürlüğünün 10.07.2015 tarih ve 18094 sayılı yazında da belirtilmekte ve “2873 sayılı Kanun kapsamında ve 6831 sayılı Orman Kanunu ’na tabi alan üzerinde bulunan ...Milli Parkı’nda; kiralama, işgale uğramaları halinde ilgilisinden ecrimisil talep edilmesi veya cezai yaptırımda bulunma yetkisinin ... Bakanlığı ’nda olduğunun değerlendirildiği” şeklinde ifade edildiğini,

Söz konusu hususun 2017 yılı Sayıştay Mali Denetim Raporuna da konu edildiğini ve Bakanlık cevabında “Bakanlığımızca yapılan hukuki değerlendirme sonucuna göre 2873 sayılı Milli Parklar Kanununa tabi alanlar içerisinde yer alan kamu taşınmazlarının vasfına bakılmaksızın işgalinin tespiti halinde Hazine Taşınmazlarının İdaresi Hakkında Yönetmelikte belirtilen usul ve esaslar doğrultusunda ecrimisil alınmasına yönelik olarak işlem tesis edilmesi hususunda karar kılınmış ve Bakanlığımız, Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü Bölge Müdürlükleri talimatlandırılmıştır. ” denilmiştir.

Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerine göre, ecrimisil alacaklarının İdare tarafından kurulacak konusunda uzman kişilerden oluşan komisyon marifetiyle takdir edilmesi gerekmektedir. Ancak sorumlulardan ... Bölge Müdürü ...tarafından yargılama tarihinden önce gönderilen 15 Ocak 2019 tarihli ve 192298 sayılı dilekçe ekinde yer alan ek savunma ve eki belgelerin incelenmesi sonucunda; sorguda belirtilen işgal alanlarına ilişkin geriye dönük beş yıllık ecrimisil bedelleri hesaplaması için zabıt dosyaları ve tüm Mahkeme kararlarının incelendiği, yapılan tespitler doğrultusunda 37 adet Ecrimisil Kıymet Takdir Kararı” hazırlandığı ve toplam ... TL tutarında ecrimisil bedeli hesaplandığı görülmektedir.

Bu itibarla kurumca hazırlanan 37 adet Ecrimisil Kıymet Takdir Kararı sonucu hesaplanan ... TL tutarındaki ecrimisil bedelinin takip ve tahsilinin yapılmasını teminen konunun Bakanlığına yazılmasına,



İlamın 5 inci maddesinde;

Bakanlık ... Bölge Müdürlüğüne bağlı ...Milli Parkında Devletin hüküm ve tasarrufu altında olan çok sayıda alanın (mülkiyeti henüz kesinleşmemiş ve kadastrosu yapılmamış yerler hariç olmak üzere) ev, havuz, çardak, baraka vb. yapımı amaçlarla işgal edildiği ve söz konusu işgaller için Bakanlık tarafından ecrimisil tahsil edilmesi yönünde işlem yapılmaması sonucu kamu geliri kaybına yol açıldığı tespit edilmiştir.

2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'nun “Ecrimisil ve tahliye” başlıklı 75 inci maddesinde,

"Devletin özel mülkiyetinde veya hüküm ve tasarrufu altında bulunan taşınmaz malları, özel bütçeli idarelerin mülkiyetinde bulunan taşınmaz mallar ve Vakıflar Genel Müdürlüğü ile idare ve temsil ettiği mazbut vakıflara ait taşınmaz malların gerçek ve tüzelkişilerce işgali üzerine, fuzuli şagilden, bu Kanunun 9 uncu maddesindeki yerlerden sorulmak suretiyle, idareden taşınmaz ve değerleme konusunda işin ehli veya uzmanı üç kişiden oluşan komisyonca tespit tarihinden geriye doğru beş yılı geçmemek üzere tespit ve takdir edilecek ecrimisil istenir. Ecrimisil talep edilebilmesi için, idarelerin işgalden dolayı bir zarara uğramış olması gerekmez ve fuzuli şagilin kusuru aranmaz.

(Ek cümle: 23/7/2010-6009/24 md.) Ecrimisile itiraz edilmemesi halinde yüzde yirmi, peşin ödenmesi halinde ise ayrıca yüzde onbeş indirim uygulanır. Ecrimisil fuzuli şagil tarafından rızaen ödenmez ise, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre tahsil olunur. ” denilmektedir.

Devlet İhale Kanunu’nda ecrimisil istenecek yerlerin Devletin özel mülkiyetindeki ve Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki taşınmaz mallar olarak belirtilmiştir. Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerler Anayasa, Türk Medeni Kanunu, Kıyı Kanunu, Mera Kanunu ve Kadastro Kanunu gibi birçok Kanun ile belli edilmiştir. Tarıma elverişli olmayan arazi, dağlar, kayalıklar, genel sular, göl, deniz, baraj, gölet, akarsu, kaynaklar, yeraltı suları, kıyılar, ormanlar, tabii servet ve kaynaklar, tarih, kültür ve tabiat varlıkları, meralar vs. Devletin hüküm ve tasarrufu altında olan yerlerdir. Kadastro Kanunu'nun 16 ncı maddesi (d) bendinde; “Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan ormanlar, bu Kanunda hüküm bulunmayan hallerde, özel kanunları hükümlerine tabidir. " denilmek suretiyle ormanların Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunduğu ifade edilmiştir.

Orman arazilerinin hangi durumda ecrimisil alınmayacağına dair düzenleme 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 2 nci maddesinin (b) bendinde 22.05.1987 tarih ve 3373 sayılı Kanunla eklenen fıkrada düzenlenmiştir. Söz konusu maddede;

“(Ek fıkra: 22/5/1987 - 3373/1 rnd.) Bu maddenin (B) bendi ile orman sınırları dışına çıkarılıp, 2924 sayılı Kanunun 11 ve 12 nci maddeleri gereğince fiili durumlarına göre ifraz edilerek bedeli karşılığı satılacak yer, yapı ve tesisleri kullananlardan, satış işlemleri tamamlanıncaya kadar ecri misil alınmaz. ” denilmek suretiyle ecrimisil alınmamasının istisnai durumu belirtilmiştir. Orman Kanunu'nda ecrimisil alınmayacak istisnai durumun düzenlenmiş olması bile bu durum dışındaki hallerde ecrimisil isteneceğini göstermektedir. İstisna kapsamında sadece yapı ve tesisleri kullananlardan değil, yerleri kullananlardan da bahsedilmektedir. Dolayısıyla bu durum dışındaki tüm hallerde orman arazilerindeki yer, yapı ve tesisleri işgal edenlerden ecrimisil tahsil edileceği zımnen ifade edilmektedir.

Hazinenin özel mülkiyetinde bulunan taşınmazlara ait ecrimisil bir kamu alacağıdır ve Devlet İhale Kanunu'nun 75 inci maddesinin 2‘nci fıkrasında: “Ecrimisil fuzuli şagil tarafından rızaen ödenmez ise, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre tahsil olunur. ” denilmek suretiyle de ecrimisilin tahsil usulü gösterilmiştir.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 2012/23223 esas no.lu, 2013/1186 karar no.lu ve 28.01.2013 tarihli kararında da ormanlara karşı işlenen suçlar için Orman Kanunundaki cezalarla birlikte ecrimisil tazminatının da tahsil edilebileceği açıkça ifade edilmektedir.

İlgili yasal düzenlemeler gereğince; korunan alanlarda yer alan ve Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan orman arazilerinin ve Hazine arazilerinin geçerli herhangi bir hukuki sebebe dayanmaksızın işgal edilmesi halinde fuzuli şagillerden ecrimisil tahsil edilmesi ve ecrimisille ilgili işlemlerin de bu sahaların yönetilmesinden sorumlu ... Bakanlığı tarafından yapılması gerekmektedir. Bu husus Maliye Bakanlığı Milli Emlak Genel Müdürlüğü'nün 10.07.2015 tarih ve 18094 sayılı yazında da belirtilmekte ve “2873 sayılı Kanun kapsamında ve 6831 sayılı Orman Kanunu’na tabi alan üzerinde bulunan ... Milli Parkında; kiralama, işgale uğramaları halinde ilgilisinden ecrimisil talep edilmesi veya cezai yaptırımda bulunma yetkisinin ... Bakanlığı 'nda olduğunun değerlendirildiği" ifade edilmektedir.

Söz konusu husus 2017 yılı Sayıştay Mali Denetim Raporuna da konu edilmiş ve Bakanlık cevabında “Bakanlığımızca yapılan hukuki değerlendirme sonucuna göre 2873 sayılı Milli Parklar Kanununa tabi alanlar içerisinde yer alan kamu taşınmazlarının vasfına bakılmaksızın işgalinin tespiti halinde Hazine Taşınmazlarının İdaresi Hakkında Yönetmelikte belirtilen usul ve esaslar doğrultusunda ecrimisil alınmasına yönelik olarak işlem tesis edilmesi hususunda karar kılınmış ve Bakanlığımız, Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü Bölge Müdürlükleri talimatlandırılmıştır. ” denilmiştir.

Bu itibarla, söz konusu işgallere ait ecrimisil bedellerinin hesaplanarak takip ve tahsilinin yapılmasını teminen konunun Bakanlığa yazılmasına karar verildiğini,

Gerek Sayıştay Başkanlığının Yargılamaya Esas Raporu, gerekse Bakanlık personeline dair Sayıştay Başkanlığı tarafından başlatılan bireysel sorgulama kararları ile temyize konu edilen karar doğrultusunda, anılan raporun 4, 5 ve 6 ncı maddelerine dair işlemlere, ilgili Mahkeme kararı veya orman kadastrosu nedeniyle orman alanlarında gerçekleştirilen işgal ve faydalanmalara yönelik olarak Bakanlığın VI. Bölge Müdürlüğünce suç zabıtları düzenlenerek ecrimisil ihbarnamelerinin ilgililere gönderildiğini, söz konusu işlemlerin iptali maksadıyla ilgililer tarafından hukuksal süreçler başlatılmış olup davaların derdest durumda olduğunu,

Milli Parklar Kanununa tabi korunan alanlar içerisindeki ormanlık alanlar dahil kamu taşınmazlarının işgal ve faydalanılmasına yönelik işlemleri düzenleyen Milli Parklar Kanunu'nun ‘'Tescil yasağı” başlıklı 15 inci maddesinde; “Bu Kanun kapsamına giren yerlerdeki kamu idareleri, kamu kurum ve kuruluşları ve Hâzineye ait taşınmaz mallar ile Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerdeki mevcut açıklıkların ve var olan ağaçların, bitki örtüsünün yanması, her ne sebeple olursa olsun kesilmesi, sökülmesi, boğulması, budanması sonunda oluşacak açıklıkların ve arazinin çeşitli şekillerde düzeltilmesi suretiyle elde edilecek sahaların işgali, kullanılması, bu yerlere her türlü yapı ve tesis yapılması, bu yapı ve tesislerin tapuya tescili yasaktır. Bu gibi yapı ve tesislere hiçbir kayıt ve şart aranmadan doğrudan doğruya ... Bakanlığınca el konulur. ” hükmü yer almaktadır.

Milli Parklar Kanunu’na muhalefet neticesindeki cezai müeyyideler Kanunu’nun 20 nci maddesinde; “6831 sayılı Orman Kanunu ile 4915 sayılı Kara Avcılığı Kanunu ve 1380 sayılı Su ürünleri Kanununda yasaklanan fiillerin bu Kanunun uygulandığı yerlerde işlenmesi halinde, cezalar bir misli artırılarak hükmolunur. ” denildiğini,

21 nci maddesinde; “Bu Kanunda yazılı yasaklamalara ve mecburiyetlere aykırı hareket edenler hakkında, fiilleri daha ağır bir cezayı gerektirmediği takdirde, altı aya kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunur. ” hükmünün yer aldığını,

Ayrıca, 6831 sayılı Orman Kanununun 17 nci maddesinde de; “Devlet ormanlarının herhangi bir suretle yanmasından veya açıklıklarından faydalanılarak işgal, açma veya herhangi şekilde olursa olsun kesme, sökme, budama veya boğma yollarıyla elde edilecek yerlerle buralarda yapılacak her türlü yapı ve tesisler, şahıslar adına tapuya tescil olunamaz. Buralara doğrudan doğruya orman idaresince el konulur. Yanan orman alanlarındaki her türlü emval Orman Genel Müdürlüğünce değerlendirilir. ” denildiğini,

Orman Kanunu’nun cezai müeyyidelerine dair;

93 üncü maddesinde; “Bu Kanunun 17 nci maddesinde yasak edilen fiilleri işleyenler veya izne bağlı işleri izinsiz yapanlar, 91 inci madde hükümleri saklı kalmak üzere altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılırlar. ” hükmü,

111 inci maddesinde; “Bu kanunun 3 üncü maddesiyle orman rejimi altına alınan yerlerde ve 23, 24, 25 inci maddeler gereğince muhafaza ormanı ve milli park olarak ayrılmış ormanlarda, ormanlara müteallik suçları işleyenlerin müstahak olacakları ceza iki misli olarak hükmolunur. ” hükmü,

112 nci maddesinde; “Bu Kanunla yasaklanan; dikiliden ağaç kesilmesi dışındaki fiillerin işlenmesi nedeniyle meydana gelen zarar için ayrıca genel hükümlere göre hukuk mahkemesinde gerçek zarar üzerinden tazminat talebinde bulunulabilir. ” hükmü,

114 üncü maddesinde; “Her türlü orman suçları ile tahrip olunan veya yakılan sahalar için, bu Kanunda yazılı tazminattan başka ayrıca, ağaç cinsine göre cari yıl içindeki mahalli birim saha ağaçlandırma gideri esas tutularak ağaçlandırma masrafına da hükmolunur. ” hükmünün yer aldığını,

Bunlara ilaveten, Hazine taşınmazlarındaki ecrimisil işlemlerine yönelik olarak;

Devlet İhale Kanunu’nun 75 nci maddesinde “Devletin özel mülkiyetinde veya hüküm ve tasarrufu altında bulunan taşınmaz malları ve Vakıflar Genel Müdürlüğü ile idare ve temsil ettiği mazbut vakıflara ait taşınmaz malların, gerçek ve tüzelkişilerce işgali üzerine, fuzuli şagilden, bu Kanunun 9 uncu maddesindeki yerlerden sorulmak suretiyle, idareden taşınmaz ve değerleme konusunda işin ehli veya uzmanı iiç kişiden oluşan komisyonca tespit tarihinden geriye doğru beş yılı geçmemek üzere tespit ve takdir edilecek ecrimisil istenir. Ecrimisil talep edilebilmesi için, Hâzinenin işgalden dolayı bir zarara uğramış olması gerekmez ve fuzuli şagilin kusuru aranmaz. ” hükmü yer almakta olup söz konusu Kanun maddesinin uygulanmasına ilişkin usul ve esasların belirlendiği Hazine Taşınmazlarının İdaresi Hakkında Yönetmelik'in 4 üncü maddesi birinci fıkrası (d) bendinde ecrimisil; "Hazine taşınmazının, İdarenin izni dışında gerçek veya tüzel kişilerce işgal veya tasarruf edilmesi sebebiyle, İdarenin bir zarara uğrayıp uğramadığına veya işgalcinin kusurlu olup olmadığına bakılmaksızın, taşınmazın işgalden önceki hâliyle elde edilebilecek muhtemel gelir esas alınarak idarece talep edilen tazminat” olarak tanımlandığını, bu kapsamda;

1) Orman vasıflı alanların işgal ve faydalanmaya maruz kalması halinde Orman Kanunu’nun 112 nci maddesi kapsamında tahsil edilecek bedel ile Hazine taşınmazlarının işgal ve faydalanmaya maruz kalması halinde Devlet İhale Kanununun 75 nci maddesine ve Hazine Taşınmazlarının İdaresi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre tahsil edilecek ecrimisil bedelinin, her iki Kanun’a göre kamunun uğramış olduğu zarar ve gelir kaybının karşılanmasına yönelik tahsil edilecek tazminat olarak tanımlanmış olması,

2) Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 2012/23223 esas noTu, 2013/1186 sayılı karar no’lu ve 28.01.2013 tarihli kararında ormanlara karşı işlenen suçlar için Orman Kanunu’ndaki cezalarla birlikte ecrimisil tazminatının da tahsil edilebileceğinin hüküm altına alınması, bu kararda takdirin İdareye bırakılmış olması ile söz konusu kararda Orman Kanunu’nundaki cezalara ilave olarak ecrimisil tahsil edileceğine yönelik kati bir hükmün yer almaması,

3) Sayıştay Başkanlığı … Dairesinin 05.02.2019 tarih ve D.8/2019-1 sayılı Kararında; orman arazilerinden hangi durumda ecrimisil alınamayacağına dair düzenlemenin 6831 sayılı Orman Kanunu’nun 2 nci maddesinin (B) bendine; 22.05.1987 tarih ve 3373 sayılı Kanunla eklenen fıkrada yer aldığı ve söz konusu madde de "Bu maddenin (B) bendi ile orman sınırları dışına çıkarılıp, 2924 sayılı Kanunun 11 ve 12 nci maddeleri gereğince fiili durumlarına göre ifraz edilerek bedeli karşılığı satılacak yer, yapı ve tesisleri kullananlardan, satış işlemleri tamamlanıncaya kadar ecrimisil alınmaz.” denilmek suretiyle ecrimisil alınmamasının istisnai durumunun belirlendiği ve Orman Kanunu’nun da ecrimisil alınmayacak istisnai durumun düzenlenmiş olmasının bile, bu durum dışındaki hallerde, ormanlık alanlarda ecrimisil isteneceğini gösterdiğini belirtilmekle birlikte,

Orman Kanunu’nun 2 nci maddesi (B) bendi "Orman sayılan yerlerden:...B) 31/12/1981 tarihinden önce bilim ve fen bakımından orman niteliğini tam olarak kaybetmiş yerlerden; tarla, bağ, bahçe, meyvelik, zeytinlik fındıklık, fıstıklık (antep fıstığı, çam fıstığı) gibi çeşitli tarım alanları veya otlak, kışlak, yaylak gibi hayvancılıkta kullanılmasında yarar olduğu tespit edilen araziler ile şehir, kasaba ve köy yapılarının toplu olarak bulunduğu yerleşim alanları, Orman sınırları dışına çıkartılır. ...Orman sınırları dışına çıkartılan bu yerler Devlete ait ise Hazine adına, hükmi şahsiyeti haiz amme müesseselerine ait ise bu müesseseler adına, hususi orman ise sahipleri adına orman sınırları dışına çıkartılır. Uygulama kesinleştikten sonra tapuda kesin tashih ve tescil işlemi yapılır. ... (Ek fıkra: 22/5/1987 - 3373/1 md.) Bu maddenin (B) bendi ile orman sınırları dışına çıkarılıp, 2924 sayılı Kanunun 11 ve 12 nci maddeleri gereğince fiili durumlarına göre ifraz edilerek bedeli karşılığı satılacak yer, yapı ve tesisleri kullananlardan, satış işlemleri tamamlanıncaya kadar ecri misil alınmaz. " hükmünden de anlaşılacağı üzere; mezkur Kanun maddesine göre, orman niteliğini tam olarak kaybetmiş yerler, Kanun maddesinde yer alan gerçek ve tüzel kişiler adına orman sınırları dışına çıkarılmakta ve orman sınırları dışına çıkarma işlemi esnasında Kanun maddesi gereği hak lehtarlarının belirlendiğini,

Ayrıca, anılan Kanun maddesine eklenen ve Sayıştay Başkanlığı denetim raporuna konu edilen 22/5/1987 tarih ve 3373/1 sayılı ek fıkra ile de, fiiliyatta hak lehtarları belirlenmiş orman sınırları dışına çıkarılan sahalar dahilinde, satış işlemi gerçekleştirilene kadar, hak lehtarlarından ecrimisil alınmamasına yönelik tanınmış bir muafiyete dair düzenleme getirildiğini,

Bu kapsamda, anılan Kanun maddesinin tamamı haricinde ve sadece bu maddeye ilave edilen ek madde düzenlemesi göz önüne alınarak ve Orman Kanunu’nun geneli üzerinde orman vasıflı alanların işgal edilmesi durumunda, bunlardan ecrimisil alınacağını belirtir açık bir düzenleyici hükmün olmadığı dikkate alındığında, Orman Kanunu'nun 2B maddesine ilave edilen ve madde kapsamında olan taşınmazlara satış işlemi gerçekleştirilene kadar ecrimisil ödenmesi muafiyeti getiren "Bu maddenin (B) bendi ile orman sınırları dışına çıkarılıp, 2924 sayılı Kanunun 11 ve 12 nci maddeleri gereğince fiili durumlarına göre ifraz edilerek bedeli karşılığı satılacak yer, yapı ve tesisleri kullananlardan, satış işlemleri tamamlanıncaya kadar ecri misil alınmaz." ek madde düzenlemesi dayanak gösterilerek, bu ek madde ile Orman Kanunu’nda ecrimisil alınmayacak istisnai durumun düzenlediği ve bu durum dışındaki hallerde ormanlık alanlarda ecrimisil uygulaması yönündeki kararın 6831 sayılı Orman Kanunu’na aykırılık teşkil etmesi,

4) Her ne kadar Devlet İhale Kanunu ve Hazine Taşınmazlarının İdaresi Hakkında Yönetmelik hükümlerinde, ecrimisil uygulamasının işgalin devamını sağlar nitelikte bir husus sağlamayacağı belirtilmiş olsa da, ormanlık alanlarda bu şekilde bir uygulamanın gerçekleştirme halinin, ileride ilgili fuzuli şagiller tarafından müktesep hak olarak nitelendirilerek, bu alanların zilyetlik ile kazanımlarını talep etmelerine sebep olabileceği, bu durumunda, ormanlık alanların ANAYASA’ya göre daraltılmayacağına yönelik hükmüne aykırılık teşkil edeceği,

5) Devlet İhale Kanunu ve Hazine Taşınmazlarının İdaresi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre Hazine taşınmazlarının işgali durumunda talep edilecek tazminat niteliğindeki ecrimisile ilave olarak, Orman Kanunu’nun 93 üncü maddesi ile ilgililer hakkında hapis cezası uygulaması yapılmasının da hüküm altına alınmış olması,

hususlarının birlikte değerlendirilmesi sonucunda, Orman Kanunu’nun 112. maddesine göre tahsil edilecek tazminat ile Devlet İhale Kanunun 75 inci maddesine göre tahsil edilecek ecrimisilin temel maksadının kamuya ait taşınmazın işgalinden dolayı kamunun uğramış olduğu zararın ve gelir kaybının tazminine yönelik tazminat niteliğinde olması hususu göz önüne alındığında, iki farklı Kanuna göre aynı taşınmazın işgalinden dolayı aynı gerekçeler ile tazminat ve ecrimisil adı altında iki bedelin talep edilmesinin hukuken uygun olmayacağını, zira hukukta aynı suç veya kabahate yönelik iki farklı Kanunda cezai müeyyidenin belirlenmiş olması durumunda bahse konu suç veya kabahat için yargılamalarda cezai müeyyidesi en ağır olana göre işlem tesis edildiğini, Orman Kanunu ile getirilen cezai müeyyidenin, tazminat niteliğindeki ecrimisilin yanı sıra hem tazminat hem de hapis cezasını ihtiva etmesine istinaden, idari ve adli yaptırım açısından Orman Kanunu ile getirilen cezai müeyyidenin daha ağır olduğunun görüleceğini,

Ayrıca, konuya ilişkin bireysel sorgulamalara yönelik Bakanlık personelinin savunmalarında da belirtildiği üzere; ülkemizde yer alan orman vasıflı sahaların genelinin Orman Genel Müdürlüğünün tasarrufu altında bulunduğu dikkate alındığında, ormanlık alanlardan sadece Milli Parklar Kanunu’na tabi olan ormanlık sahalarda ecrimisil uygulaması yapılması hali, Bakanlık uygulamalarında yeknesaklığın sağlanamamasına neden olacağını, 

Bu durum Bakanlığın iki farklı Genel Müdürlüğünün orman vasfındaki taşınmazların işgali halinde yapacakları farklı uygulamalara bağlı olarak Bakanlık aleyhine birçok yeni hukuki süreçlerin başlatılmasına yol açacağını,

Sonuç olarak, Bakanlıkça 2873 Sayılı Milli Parklar Kanunu'na tabi alanlardaki orman vasfındaki taşınmazların işgali halinde; daha ağır yaptırımlara sahip olan Orman Kanununun 93, 111, 112 ve 114 üncü maddeleri kapsamındaki ceza ve tazminatların, Milli Parklar Kanununun 20 nci maddesindeki hüküm kapsamında iki katı olarak uygulanmasının hukuken daha uygun olacağını belirterek, orman vasıflı alanlardaki işgal ve faydalanmalardan ecrimisil tahsiline yönelik hükmün 6831 sayılı Orman Kanunu'na aykırılık teşkil etmesi sebebiyle “DÜZELTİLMESİ” yönünde karar verilmesini talep etmiştir.

Başsavcılık mütalaasında;

“Dilekçede; 8 inci Daire Başkanlığının 05.02.2019 tarih ve D.8/2019-1 sayılı Kararının 1 ve 2 nci maddelerinde, Bakanlık Bölge Müdürlüğüne bağlı ...ve ...Milli Parkında orman vasıflı alanlardaki işgal ve faydalanmalardan 2886 sayılı Devlet İhale Kanununun 75 inci maddesi uyarınca ecrimisil tahsiline yönelik hüküm verilmiş ise de, 2873 sayılı Milli Parklar Kanunu’na tabi alanlardaki orman vasfındaki taşınmazların işgali halinde, ecrimisil hükümlerine göre daha ağır yaptırımlara sahip olan Orman Kanununun 93, 111, 112 ve 114 üncü maddeleri kapsamındaki ceza ve tazminatların, Milli Parklar Kanununun 20 nci maddesindeki hüküm kapsamında iki katı olarak uygulanmasının hukuken daha uygun olacağı; bu nedenle 8 inci Daire Başkanlığının anılan Kararının 1 ve 2 nci maddelerinde yer alan, orman vasıflı alanlardaki işgal ve faydalanmalardan ecrimisil tahsiline yönelik hükmün, 6831 sayılı Orman Kanunu’na aykırılık teşkil etmesi sebebiyle ‘‘DÜZELTİLMESİ’’ yönünde karar verilmesi talep edilmektedir.

05.02.2019 tarih ve D.8/2019-1 sayılı Kararın 1 ve 2 nci maddelerindeki hususlar, aynı zamanda 05.03.2019 tarih ve 98 sayılı ilamın 4 ve 5 inci maddelerinde yer almakta olup, gerek anılan Kararda gerekse İlamda her iki konu hakkında da; ‘‘Sorguda herhangi bir kamu zararı tespitine yer verilmemiş olup bu aşamada hüküm tesisine mahal bulunmadığından, Dairemizce yapılacak işlem bulunmadığına, ……. ecrimisil bedellerinin/kamu gelirinin takibinin yapılmasını teminen konunun Bakanlığına yazılmasına...’’ yönünde karar alınmıştır. Anlaşıldığı üzere İlamda kamu zararı tespiti ve sorumluluk yüklenen herhangi bir personel bulunmamaktadır.

Bu nedenlerle; konu hakkında, Bakanlık adına düzeltilmesi yönünde temyiz talebinde bulunulmakta ise de, anılan ilam hükmünde herhangi bir tazmin hükmüne yer verilmediği gibi sorumluluk yüklenen personelde olmadığından, talep hakkında Temyiz Kurulunca yapılacak bir işlemin bulunmadığı değerlendirilmektedir.

Arz ederim.” Denilmiştir.

Kurumu adına duruşmalı olarak temyiz başvurusunda bulunan Bakan Yardımcısı ...yerine duruşmaya katılan … ve … ile Sayıştay Savcısının sözlü açıklamalarının dinlenmesinden ve dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra,

GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun “Hüküm ve tutanaklar” başlıklı 50. Maddesinde;

“(1) Daireler tarafından yapılan hesap yargılaması sonucunda; hesap ve işlemlerin yasal düzenlemelere uygunluğuna veya kamu zararının sorumlulardan tazminine hükmedilir. Bu hükümler dışında, gerekli görülen hususların ilgili mercilere bildirilmesine karar verilebilir.” Hükmü yer almaktadır.

İlama konu olay hakkında Daire tarafından yasal düzenlemelere uygunluğuna veya kamu zararının sorumlulardan tazminine ilişkin hüküm tesis edilmemiş olup, Bakanlığına yazılmasına karar verildiğinden ve temyiz dilekçesi gönderen kişinin/kişilerin sorumluluğuna da hükmedilmediğinden Kurulumuzca YAPILACAK İŞLEM OLMADIĞINA, oybirliği ile,

09.06.2021 tarihinde karar verildi.