Temyiz Karar Detayı

Kamu İdaresi
Belediyeler ve Bağlı İdareler
Yılı
2017
Daire
6
Dosya No
46312
Tutanak No
49937
Tutanak Tarihi
08.09.2021
Konu
Personel Mevzuatı ile İlgili Kararlar
KARAR

Konu: Avukatlık vekâlet ücretinin mevzuatta belirtilen gösterge rakamına güncel memur aylık katsayısının uygulanarak hesaplanmasının yanında yeniden değerleme oranında artırılması.

1-219 sayılı ilamın 14/A Maddesi ile; Avukatlık vekâlet ücretinin mevzuatta belirtilen gösterge rakamına güncel memur aylık katsayısının uygulanarak hesaplanmasının yanında yeniden değerleme oranında artırılması sonucu ... TL kamu zararının sorumlulardan tazminine hükmedilmiştir.

Temyiz Dilekçesi

Sorumluluğuna hükmedilen harcama yetkilisi ... tarafından sunulan temyiz dilekçesinde özetle;

659 sayılı KHK nın vekalet ücretinin dağıtımına ilişkin 15 inci maddesinde KHK da yer alan parasal sınırlar yeniden değerleme oranında artırılarak uygulanır hükmünün bulunduğunu ve benzer olayda Sayıştay 5. Dairesinin 04.02.2014 tarih ve 2014/163 sayılı ilamında da kamu zararının oluşmadığına karar verildiği sebebiyle tazmin kararının kaldırılmasını talep edilmektedir.

Başsavcılık Mütalaası

Sorumluluğuna hükmedilen harcama yetkilisi ... tarafından sunulan temyiz dilekçesine istinaden sunulan mütalaada;

“KHK nın 15 inci maddesinde belirtilen yeniden değerleme oranında artışı öngören hüküm KHK da parasal değer ifade eden tutarlar için olduğu açıktır, kaldı ki madde başlığı "Parasal Sınırlar" olarak belirlenmiştir, oysa gösterge rakamının parasal bir anlamı yoktur ve parasal bir sınırı ifade etmektedir. 2017 yılı için bu rakam toplu sözleşme ile 15.000 olarak belirlenmiştir. Bu gösterge rakamına yeniden değerleme oranı uygulanarak bulunacak rakam esas alınarak vekalet ücretinin hesaplanmasının kabulü mümkün değildir.”

Denilmektedir.

Dosya ve eki belgelerin incelenmesi neticesinde

GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ

219 sayılı ilamın 14/A Maddesi ile; Avukatlık vekâlet ücretinin mevzuatta belirtilen gösterge rakamına güncel memur aylık katsayısının uygulanarak hesaplanmasının yanında yeniden değerleme oranında artırılması sonucu ... TL kamu zararının sorumlulardan tazminine hükmedilmiştir.

İlgili Hukuki Düzenlemeler

5393 sayılı Belediye Kanunu

“Avukatlık ücretinin dağıtımı” başlıklı 83’nci maddesi

“Belediye lehine sonuçlanan dava ve icra takipleri nedeniyle hükme bağlanarak karşı taraftan tahsil olunan vekâlet ücretlerinin; avukatlara (49 uncu maddeye göre çalıştırılanlar dâhil) ve hukuk servisinde fiilen görev yapan memurlara dağıtımı hakkında 1389 sayılı Devlet Davalarını İntaç Eden Avukat ve Saireye Verilecek Ücreti Vekâlet Hakkında Kanun hükümleri kıyas yolu ile uygulanır.”,

659 sayılı Genel Bütçe Kapsamındaki Kamu İdareleri Ve Özel Bütçeli İdarelerde Hukuk Hizmetlerinin Yürütülmesine İlişkin Kanun Hükmünde Kararname

“Yürürlükten kaldırılan ve uygulanmayacak hükümler ile atıflar” başlıklı 18’inci maddesinin 1’inci fıkrası

“2/2/1929 tarihli ve 1389 sayılı Devlet Davalarını İntaç Eden Avukat ve Saireye Verilecek Ücreti Vekâlet Hakkında Kanun yürürlükten kaldırılmıştır. Diğer mevzuatta 1389 sayılı Kanuna yapılan atıflar bu Kanun Hükmünde Kararnameye yapılmış sayılır.”, hükümleri yer almaktadır.

659 sayılı KHK

“Davalardaki temsilin niteliği ve vekâlet ücretine hükmedilmesi ve dağıtımı” başlıklı 14’üncü maddesi

“Tahkim usulüne tabi olanlar dahil adli ve idari davalar ile icra dairelerinde idarelerin vekili sıfatıyla hukuk birimi amirleri, muhakemat müdürleri, hukuk müşavirleri ve avukatlar tarafından yapılan takip ve duruşmalar için, bu davaların idareler lehine neticelenmesi halinde, bunlar tarafından temsil ve takip edilen dava ve işlerde ilgili mevzuata göre hükmedilmesi gereken tutar üzerinden idareler lehine vekalet ücreti takdir edilir.

(2) İdareler lehine karara bağlanan ve tahsil olunan vekalet ücretleri, hukuk biriminin bağlı olduğu idarenin merkez teşkilatında bir emanet hesabında toplanarak idare hukuk biriminde fiilen görev yapan personele aşağıdaki usul ve sınırlar dahilinde ödenir.

a) Vekalet ücretinin; dava ve icra dosyasını takip eden hukuk birimi amiri, hukuk müşaviri, muhakemat müdürü veya avukata %55’i, dağıtımın yapıldığı yıl içerisinde altı aydan fazla süreyle hukuk biriminde fiilen görev yapmış olmak şartıyla, hukuk birimi amiri, hukuk müşaviri, muhakemat müdürü ve avukatlara %40’ı (…)(1) eşit olarak ödenir.

b) Ödenecek vekalet ücretinin yıllık tutarı; hukuk birimi amiri, hukuk müşaviri, muhakemat müdürü, avukatlar için (10.000) gösterge (…)(1) rakamının, memur aylıklarına uygulanan katsayı ile çarpımı sonucu bulunacak aylık brüt tutarının oniki katını geçemez.

c) Yapılacak dağıtım sonunda arta kalan tutar, hukuk biriminde görev yapan ve (b) bendindeki tutarları dolduramayan hukuk birimi amiri, hukuk müşaviri, muhakemat müdürü ve avukatlara ödenir. Bu dağıtım sonunda arta kalan tutar üçüncü bütçe yılı sonunda ilgili idarenin bütçesine gelir kaydedilir.

(3) Hizmet satın alınan avukatlara yapılacak ödemeler bu madde kapsamı dışındadır.”

KHK’nin “Parasal sınırlar” 15’inci maddesi

“Bu Kanun Hükmünde Kararnamede yer alan parasal sınırlar, her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, Bakanlar Kurulunca daha yüksek tutarlar belirlenmedikçe, o yıl için 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298 inci maddesi hükümleri uyarınca tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılarak uygulanır. Uygulanacak tutarlar her yıl Ocak ayı içerisinde Maliye Bakanlığı tarafından yayımlanır.”

Kamu Görevlilerinin Geneline ve Hizmet Kollarına Yönelik Mali ve Sosyal Haklara İlişkin 2016 ve 2017 Yıllarını Kapsayan 3. Dönem Toplu Sözleşme

’Birinci Kısmı’nın “Avukatlık Vekalet Ücreti” başlıklı 22’nci maddesi

“659 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 17’üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendinde öngörülen “10.000” gösterge rakamı “15.000” olarak uygulanır”

Dilekçilerin İddia ve İtirazları

659 sayılı KHK’nın vekâlet ücretinin dağıtımına ilişkin 15 inci maddesinde KHK da yer alan parasal sınırlar yeniden değerleme oranında artırılarak uygulanır hükmünün bulunduğunu,

Emsal olarak Sayıştay 5. Dairesinin 04.02.2014 tarih ve 2014/163 sayılı ilamı gösterilerek tazmin kararının hukuka aykırılığı iddia edilmektedir.

Dava Konusunun Maddi ve Manevi Unsurları Bakımından İzahat;

5393 sayılı Belediye Kanunu’nun “Avukatlık ücretinin dağıtımı” başlıklı 83’nci maddesi ve 659 sayılı Genel Bütçe Kapsamındaki Kamu İdareleri Ve Özel Bütçeli İdarelerde Hukuk Hizmetlerinin Yürütülmesine İlişkin Kanun Hükmünde Kararname’nin “Yürürlükten kaldırılan ve uygulanmayacak hükümler ile atıflar” başlıklı 18’inci maddesinin 1’inci fıkrası birlikte değerlendirildiğinde somut olay nezdinde belediyenin avukatlık vekâlet ödemeleri işlemleri için itibar olunacak düzenleme 659 sayılı KHK’nın ilgili hükümleridir.

659 sayılı KHK’nin “Davalardaki temsilin niteliği ve vekâlet ücretine hükmedilmesi ve dağıtımı” başlıklı 14’üncü maddesi ve “Parasal sınırlar” 15’inci maddesinde vekâlet ücretinin kimlere hangi usul ve yasal sınır içerisinde dağıtılacağına ilişkin hükümler yer almaktadır.

Ayrıca Kamu Görevlilerinin Geneline ve Hizmet Kollarına Yönelik Mali ve Sosyal Haklara İlişkin 2016 ve 2017 Yıllarını Kapsayan 3. Dönem Toplu Sözleşme’nin Birinci Kısmı’nın “Avukatlık Vekalet Ücreti” başlıklı 22’nci maddesinde “659 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 17’üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendinde öngörülen “10.000” gösterge rakamı “15.000” olarak uygulanır” denilmiştir.

Yukarıda yer alan mevzuat hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, avukatlara ödenecek vekalet ücretine aylık 10.000 gösterge rakamına memur aylık katsayısının uygulanması ile bulanacak tutarda üst limit getirilmiş, bu üst limit toplu sözleşme ile aylık 15.000 gösterge olarak belirlenmiştir.

659 sayılı KHK’nin 15’inci maddesinde, KHK’de yer alan parasal sınırların her takvim yılının başında yeniden değerleme oranı uygulanarak belirleneceği ifade edilmektedir. Kararnamede belirtilen 10.000 rakamı, sabit bir rakam olup, gösterge rakamını ifade eder. Bu rakam sorgumuzda geçen toplu sözleşme hükümlerine göre 15.000 olarak belirlenmiştir. Parasal bir anlamı yoktur ve parasal bir sınırı ifade etmemektedir. Kararnamenin 15’inci maddesinde, "bu Kanun Hükmünde Kararnamede yer alan parasal sınırlar" ifadesi KHK’nin 11’inci maddesinde ( 1.000.000 ve 10.000.000 TL) geçen parasal sınırlar için getirilmiş bir hükümdür. Bu nedenle zaten güncel memur aylık katsayısı ile çarpılan bir gösterge rakamının yeniden değerleme oranında artırılması doğru değildir, mevzuata aykırıdır. Bulunan bu tutara yeniden değerleme oranının uygulanması Kararname hükmüne aykırılık teşkil edecektir. Üst sınırın yeniden değerleme oranı kadar artırılması halinde memur maaş kat sayısının zaten her yılın başında artırılması nedeniyle mükerrer ödemeye neden olunacağı açıktır.

Dilekçilerce dilekçelerinde; 659 sayılı Genel Bütçe Kapsamındaki Kamu İdareleri Ve Özel Bütçeli İdarelerde Hukuk Hizmetlerinin Yürütülmesine İlişkin Kanun Hükmünde Kararname’nin Parasal Sınırlar başlıklı 15. maddesinde “Bu Kanun Hükmünde Kararnamede yer alan parasal sınırlar, her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, Bakanlar Kurulunca daha yüksek tutarlar belirlenmedikçe, o yıl için 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298 inci maddesi hükümleri uyarınca tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılarak uygulanır. Uygulanacak tutarlar her yıl Ocak ayı içerisinde Maliye Bakanlığı tarafından yayımlanır” hükmünü gerekçe göstererek ödemenin mevzuata uygun olduğunu iddia etmişlerdir.

Ayrıca Sayıştay 5. Dairesinin 04.02.2014 tarih ve 2014/163 sayılı ilamına atıfta bulunarak, Kayseri Su Ve Kanalizasyon Genel Müdürlüğü Avukatlarına 2011 yılında Avukatlık vekalet ücretinin 659 sayılı KHK 15. Maddesine istinaden yeniden değerlendirme oranında artırılmış olarak almasının kamu zararı oluşturmadığı, kanun gereği olduğuna karar verildiği ve bu nedenle de müşavirliklerince bu ilamdaki hükme dayalı olarak avukatlık vekalet ücretini ödediklerini belirtmişlerdir.

Kararnamenin 15’inci maddesinde, KHK’de yer alan parasal sınırların her takvim yılının başında yeniden değerleme oranı uygulanarak belirleneceği ifade edilmektedir. Kararnamede belirtilen 10.000 rakamı, sabit bir rakam olup, gösterge rakamını ifade eder. Bu rakam sorgumuzda geçen toplu sözleşme hükümlerine göre 15.000 olarak belirlenmiştir. Parasal bir anlamı yoktur ve parasal bir sınırı ifade etmemektedir. Kararnamenin 15’inci maddesinde, "bu Kanun Hükmünde Kararnamede yer alan parasal sınırlar" ifadesi KHK’nin 11’inci maddesinde ( 1.000.000 ve 10.000.000) geçen parasal sınırlar için getirilmiş bir hükümdür. Bu nedenle zaten güncel memur aylık katsayısı ile çarpılan bir gösterge rakamının yeniden değerleme oranında artırılması doğru değildir, mevzuata aykırıdır. Bulunan bu tutara yeniden değerleme oranının uygulanması Kararname hükmüne aykırılık teşkil edecektir. Üst sınırın yeniden değerleme oranı kadar artırılması halinde memur maaş kat sayısının zaten her yılın başında artırılması nedeniyle mükerrer ödemeye neden olunmaktadır.

Dilekçilerin belirtmiş oldukları Sayıştay 5. Dairesinin 04.02.2014 tarih ve 2014/163 sayılı ilamı Sayıştay Temyiz Kurulu’nun 12.04.2016 tarih ve 41788 sayılı kararı ile “04.02.2014 tarih ve 163 sayılı İlamın 5(A) maddesiyle verilmiş olan "kamu zararının bulunmadığı ve yapılan işlemlerin mevzuata uygun olduğu" yönündeki kararın Bozularak, yargı raporunda kamu zararı olarak tespit edilen …… TL’nin sorumlular adına tazmini yönünde hüküm kurulmasını teminen; dosyanın Dairesine Gönderilmesine,” şeklinde karar vererek yapılan ödemenin mevzuata uygun olmadığı yönünde hüküm tesis etmiştir.

Ayrıca dilekçiler Sayıştay 5. Dairesinin 04.02.2014 tarih ve 2014/163 sayılı ilamının bozulmuş ise bundan haberlerinin olmadığını, verdiği hükmün bozulmuş olsa dahi bozma kararı tarihine kadar ilama uygun bir ödeme yapılmasında kamu zararına neden olacak kast ve kusurlarının mevcut olmadığını belirtmişlerdir.

Öncelikle belirtmek gerekir ki Sayıştay Daire’sinin vermiş olduğu kararlar olaya özgüdür ve sorumlular Sayıştay ilamına dayanarak yapmış oldukları ödemelerin mevzuata uygun olduğu anlamına gelmez. 6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun “İçtihatların birleştirilmesi” başlıklı 58’inci maddesine göre; Sayıştay dairelerince ve/veya Temyiz Kurulunca verilen kararların bağlayıcılığı ancak Sayıştay Genel Kurulu tarafından içtihatların birleştirilmesi kararı ile mümkün olmaktadır. 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun “Kamu Zararı” başlıklı 71’inci maddesinde “Kamu zararı; kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunmasıdır.” hükmü yer almaktadır. Sorumlular yapacakları ödemelerde mevzuata uymak zorundadırlar.

HÜKÜM

Yukarıda yer verilen hukuki düzenlemeler ve açıklamalar çerçevesinde dilekçilerin iddia ve itirazlarının REDDİNE ve 219 sayılı ilamın 14/A maddesi ile verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE oybirliğiyle,



Karar verildiği 08.09.2021 tarih ve 49937 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.



Konu: Avukatlık vekalet ücreti ödenmesinde esas alınması gereken aylık katsayısı.

2-219 sayılı ilamın 14/B maddesi ile; Avukatlık vekalet ücreti ödemesi 25.01.2017 tarihinde güncel memur aylık katsayısı ile hesaplanarak mevzuatta belirlenen üst sınırdan ödenmesine karşın 27.07.2017 tarihinde 2017 yılına ikinci altı aylık memur aylık katsayısında gerçekleşen artış gerekçe gösterilerek katsayı farkı ödenmesi neticesinde ortaya çıkan ve ayrıntısına aşağıdaki tabloda yer verilen kamu zararı tutarı olan ...-TL’sinin sorumlulardan tazminine,

Geri kalan ...-TL’nin ise, vekalet ücretlerinin aylık ödenmesi halinde söz konusu tutar 2017 yılının ikinci altı aylık bölümüne denk geldiğinden ikinci altı ay için düzenlenen katsayılar ile güncellenmesi mevzuata uygun bulunduğundan ilişilecek husus bulunmadığına hükmedilmiştir.

Temyiz Dilekçesi

Sorumluluğuna hükmedilen harcama yetkilisi ... tarafınca sunulan temyiz dilekçesinde özetle;

KHK nın 14 üncü maddesine göre yılın ikinci yarısındaki katsayı artışı düzenlemesine uygun olarak vekalet ücretinin tüm yıl için hesaplanarak ödenmesinin hukuken kamu zararı olmadığını ve tazmin kararının kaldırılmasını talep etmektedir.

Başsavcılık Mütalaası

Sorumluluğuna hükmedilen harcama yetkilisi ... tarafınca sunulan temyiz dilekçesine istinaden verilen mütalaada;

2017 yılının Ocak ayında ödenen vekalet ücretine 2017 yılının 2'nci altı ayında memur maaş katsayısında yaşanan artış gerekçe gösterilerek yapılan ödemenin tüm yıl için uygulanması gerektiğine ilişkin iddia ile ilgili olarak, Daire Kararında ilk altı ay için olamayacağı ancak 2'nci altı ay için olabileceği belirtilmiştir.

Oysa, Daire ilamında da belirtildiği gibi avukatlık vekalet ücretinin aylık olarak ödenmesi halinde 2017 yılının 2'nci 6 ayına ilişkin güncel katsayı kullanılabilecektir. Ancak uygulamada yıllık ödenebilecek üst limitin tamamı Ocak 2017 katsayısı ile 2017 yılının Ocak ayında ödenmiştir. Mevzuatta ödeme zamanı belirlenmemiş olmakla birlikte aylık ödenebilecek limit getirilmesi bu ödemenin aylık yapılması gerektiğini ortaya koymaktadır.

Avukatlık vekalet ücretine ilişkin söz konusu sorgu 2016 yılı ... Büyükşehir Belediyesi Yargılamaya Esas Raporun 5'nci maddesinde de aynı şekilde yazılmış ve Sayıştay 6'ncı Dairesi tarafından 15.05.2018 tarihinde yargılanmış, 04.12.2018 tarih ve 143 nolu ilam ile tamamına tazmin hükmü verilmiştir.

Sonuç olarak, vekâlet ücretinin Ocak ayında tüm yıl için emanetlerde bekleyen tutarlardan tüm yıl için peşin ödenmesi nedeniyle ikinci 6 aylık dönemde gerçekleşen aylık katsayı artışının ne ilk 6 aya nede ikinci altı aya yansıtılmaması gerektiğinden Daire Kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

219 sayılı ilamın 14/B madde hükmüne istinaden Sayıştay Başsavcılığınca da temyiz kanun yoluna başvurulmuş olup,

Sayıştay Başsavcılığı adına ... tarafından sunulan Temyiz Dilekçesi şu şekildedir;

“... Büyükşehir Belediyesi 2017 yılı hesabının 6 ncı Dairede yargılanması sonucunda düzenlenen16.09.2019 tarih ve 219 sayılı İlamın 14 üncü maddesinin (B) Bendinin İlişilecek Hususun Bulunmadığına dair kararın verildiği ikinci kısmı hakkında Uzman Denetçi İshak ÇÖRTÜK tarafından kanuna aykırılık gerekçesiyle Başsavcılığa yapılan temyiz talebi, 6085 sayılı Sayıştay Kanununun 33/2-b maddesi uyarınca incelenmiş olup, temyiz talebine ilişkin değerlendirmeye aşağıda yer verilmiştir.

Denetçi Yargı Raporunda özetle; "659 sayılı KHK'nin "Davalardaki temsilin niteliği ve vekâlet ücretine hükmedilmesi ve dağıtımı" başlıklı 14 üncü maddesinin 2 nci fıkrasının (b) bendinde "b) Ödenecek vekalet ücretinin yıllık tutarı; hukuk birimi amiri, hukuk müşaviri, muhakemat müdürü, avukatlar için (10.000) gösterge (?)(1) rakamının, memur aylıklarına uygulanan katsayı ile çarpımı sonucu bulunacak aylık brüt tutarının oniki katını geçemez." hükmü yer almaktadır. Mevzuatta ödeme zamanına ilişkin bir düzenleme yapılmadığı. Ancak ödemenin memur aylık katsayısı uygulanmak suretiyle hesaplanacağının belirlendiği,

Ocak ayında hak edilen ve tamamı ödenen vekâlet ücretine 2017 yılının ilk 6 aylık dönemine ilişkin katsayı uygulanması gerektiği, yapılan incelemede 25.01.2017 tarihinde vekâlet ücretinin tamamına ilişkin ödeme yapılmış olmasına rağmen 27.07.2017 tarihinde 2017 yılının ikinci 6 aylık dönemine ilişkin katsayı uygulanarak ve fark ödemesinde bulunularak kamu zararına neden olunduğunu belirtmiştir.

Savcı Yargı Raporuna verdiği görüşte ise; "27.07.2017 tarihinde 2017 yılı ikinci altı aylık memur aylık katsayısında gerçekleşen artış gerekçe gösterilerek, katsayı farkı ödenmesi sonucu oluşan kamu zararı, Raporda belirtilen sorumlular adına ortaklaşa ve zincirleme tazmin hükmolunmasının uygun olacağı" şeklinde görüş vermiştir.

Daire İlamında ise; "Sorgu konusu olayda, 2017 yılına ilişkin tüm vekalet ödemesinin 25.01.2017 tarihinde yapıldığı ve daha sonra 27.07.2017 tarihinde 2017 yılının ikinci altı aylık dönemine ilişkin katsayı farkı uygulanarak fark ödemesinde bulunulduğu görülmüştür. 2017 yılı içerisinde ödenmesi gereken tüm vekalet ücretlerinin toplu biçimde Ocak ayında ödenmiş olması, başlı başına yanlış bir uygulamadır. Zira, vekalet ücretlerinin, hakkedildiği tarih itibari ile aylık bazda ödenmesi gerekmektedir. Bu çerçevede, ödemenin aylık olarak yapılması gerektiği göz önüne alındığında, 2017 yılının ilk altı ayı için ödenen vekalet ücretlerinin 2017 yılının ikinci altı ayına ilişkin katsayı yansıtılmaksızın ödenmesi, ancak ikinci altı aya denk gelen vekalet ücreti ödemelerinin ise güncel katsayı esas alınarak yapılması gerekir.

Sorumlular vekalet ücretinin hesaplanmasında 659 sayılı KHK'ye ve 2016-2017 dönemi Toplu Sözleşme hükümlerine uygun formülü (15.000 x memur maaş katsayısı x 12) kullanmışlardır. Ancak 25.01.2017 tarihinde (yılın ilk 6 ayına ilişkin memur aylık katsayısını kullanarak) mevzuata uygun olarak hesapladıkları ve üst sınırdan ödedikleri avukatlık vekalet ücretine 27.07.2017 tarihinde ikinci 6 aylık memur maaş katsayıdan doğan fark ödemesinde bulunarak kamu zararına neden olunmuştur. Sorumluların iddiasının aksine memur maaş katsayısına bağlı hiçbir doğru hesaplanmış ödemede katsayı artışından kaynaklı fark ödenmemektedir. Örneğin kamu görevlilerine yapılan maaş ödemelerinde yılın ilk 6 ayı boyunca toplu sözleşme hükümlerine bağlı olarak Maliye Bakanlığı tarafından belirlenen memur aylık katsayısı uygulanmak suretiyle ödenecek tutar hesaplanır. Yılın ikinci 6 aylık döneminde ise yine Maliye Bakanlığı tarafından toplu sözleşmede belirlenen oran ve varsa enflasyondan doğan fark birlikte hesap edilerek yeni katsayı belirlenir ve bu yeni katsayı ikinci 6 aylık dönemde ödenecek maaşlara uygulanır. Başka bir deyişle ikinci 6 aylık memur maaş katsayısı geriye dönük olarak yılın ilk 6 ayma ilişkin ödenmiş maaşlara uygulanmaz, herhangi bir fark ödenmez. Memurlar maaşlarını peşin yani çalışılacak dönemin başında aldıkları için Haziran ayının 15'inde (15 Haziran- 15 Temmuz dönemi maaşı) ödenen maaşa, ilk 6 aylık enflasyonun memurlara toplu sözleşme ile verilen maaş zammının üzerinde olması halinde, 1 Temmuz - 15 Temmuz tarihleri arasındaki maaş ödemesinin 2 nci 6 aylık katsayıya tabi tutulması gerektiğinden aradaki katsayı farkı ödenmektedir. Ancak Sorumlular tarafından bu istisnai ödemenin ilk 6 aya ilişkin fark olarak algılanarak yanlış değerlendirildiği görülmüştür. Oysa örnekten de anlaşılacağı üzere memurlara verilen ilk 6 aylık maaş zammının enflasyonun altında kalması halinde geçmişe yönelik herhangi bir ödemede bulunulmamakta, bu fark ikinci 6 aylık memur maaş katsayısı hesabına ilave edilerek verilmektedir.

Kalan tutar olan ...-TL'nin ise, vekalet ücretlerinin aylık ödenmesi halinde söz konusu tutar 2017 yılının ikinci altı aylık bölümüne denk geldiğinden ikinci altı ay için düzenlenen katsayılar ile güncellenmesi mevzuata uygun bulunduğundan ilişilecek husus bulunmadığına," karar vermiştir.

Bu defa Denetçi 11.11.2019 tarihli temyiz talep dilekçesinde; Daire İlamında avukatlık vekalet ücretinin aylık olarak ödenmesi gerektiği, tamamı 2017 yılının Ocak ayında ödenen vekalet ücretine 2017 yılının 2 nci altı ayında memur maaş katsayısında yaşanan artış gerekçe gösterilerek yapılan ödemenin ilk altı ay için olamayacağı ancak 2 nci altı ay için olabileceği belirtilmiştir. Daire ilamında da belirtildiği gibi avukatlık vekalet ücretinin aylık olarak ödenmesi halinde 2017 yılının 2 nci 6 ayına ilişkin güncel katsayı kullanılabilecektir. Ancak uygulamada yıllık ödenebilecek üst limitin tamamı 2017 yılının Ocak ayında ödenmiştir. Mevzuatta ödeme zamanı belirlenmemiş olmakla birlikte aylık ödenebilecek limit getirilmesi bu ödemenin aylık yapılması gerektiğini ortaya koymaktadır.

Avukatlık vekalet ücretine ilişkin söz konusu sorgu 2016 yılı ... Büyükşehir Belediyesi Yargılamaya Esas Raporun 5 inci maddesinde de aynı şekilde yazılmış ve Sayıştay 6'ncı Dairesi tarafından 15.05.2018 tarihinde yargılanmış, 04.12.2018 tarih ve 143 nolu ilam ile tamamına tazmin hükmü verilmiştir. Sorgu konusu (B) şıkkının yarısına ilişilecek husus bulunmadığı kararı verilmesi çelişki yaratmaktadır.

Bu nedenlerle; mevzuata aykırı bir şekilde avukatlık vekalet ücreti ödemesinin memur aylık katsayısında gerçekleşen artış gerekçe gösterilerek katsayı farkı ödenmesinin sonucu ilişilecek husus bulunmadığı yönünde karar verilen kalan ... TL kamu zararının Yargı Raporunda belirtilen sorumlularına ödettirilmesi yönünde karar verilmesi gerektiği değerlendirilmektedir." talebiyle Başsavcılığa 6085 Sayılı Sayıştay Kanunu'nun 33/2-b maddesi çerçevesinde temyiz talebinde bulunmuştur.

Denetçinin talebinin yerinde olduğu düşünülmektedir. Şöyle ki, 659 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin "Davalardaki temsilin niteliği ve vekalet ücretine hükmedilmesi ve dağıtımı" başlıklı 14 üncü maddesinde; "(1) Tahkim usulüne tabi olanlar dahil adli ve idari davalar ile icra dairelerinde idarelerin vekili sıfatıyla hukuk birimi amirleri, muhakemat müdürleri, hukuk müşavirleri ve avukatlar tarafından yapılan takip ve duruşmalar için, bu davaların idareler lehine neticelenmesi halinde, bunlar tarafından temsil ve takip edilen dava ve işlerde ilgili mevzuata göre hükmedilmesi gereken tutar üzerinden idareler lehine vekalet ücreti takdir edilir.

(2) İdareler lehine karara bağlanan ve tahsil olunan vekalet ücretleri, hukuk biriminin bağlı olduğu idarenin merkez teşkilatında bir emanet hesabında toplanarak idare hukuk biriminde fiilen görev yapan personele aşağıdaki usul ve sınırlar dahilinde ödenir.

a) Vekalet ücretinin; dava ve icra dosyasını takip eden hukuk birimi amiri, hukuk müşaviri, muhakemat müdürü veya avukata %55'i, dağıtımın yapıldığı yıl içerisinde altı aydan fazla süreyle hukuk biriminde fiilen görev yapmış olmak şartıyla, hukuk birimi amiri, hukuk müşaviri, muhakemat müdürü ve avukatlara %40'ı (...)(1) eşit olarak ödenir.

b) Ödenecek vekalet ücretinin yıllık tutarı; hukuk birimi amiri, hukuk müşaviri, muhakemat müdürü, avukatlar için (10.000) gösterge (?)(1) rakamının, memur aylıklarına uygulanan katsayı ile çarpımı sonucu bulunacak aylık brüt tutarının oniki katını geçemez.

c) Yapılacak dağıtım sonunda arta kalan tutar, hukuk biriminde görev yapan ve (b) bendindeki tutarları dolduramayan hukuk birimi amiri, hukuk müşaviri, muhakemat müdürü ve avukatlara ödenir. Bu dağıtım sonunda arta kalan tutar üçüncü bütçe yılı sonunda ilgili idarenin bütçesine gelir kaydedilir.

hükmü bulunmaktadır.

Vekâlet Ücretlerinin Dağıtımına Dair Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin "Ödenecek vekalet ücretinin limiti ve dağıtım şekli başlıklı" 6 ncı maddesinde ise; emanet hesaplarında toplanan vekalet ücretlerinin, vekalet ücretlerinden yararlanacak kişilere, yıllık tutarı; (10000) gösterge rakamın memur aylıklarına uygulanan katsayı çarpımı sonucu bulunacak aylık brüt tutarın on iki katını geçmemek üzere, anılan maddenin (a),(b),(c) bentlerinde belirtildiği şekilde, dağıtılacağı belirtilmiştir.

Aynı Yönetmeliğin Limit Dışı Vekalet Ücretinin Ödenmesi başlıklı 7 nci maddesinde ise; "Bu Yönetmeliğin 5 inci ve 6 ncı maddelerine göre vekalet ücreti ödenen ve limitini dolduramayan hukuk birim amiri, hukuk müşaviri, muhakemat müdürü ve avukatlara ödenecek tutarlar, mali yılı takip eden Ocak ayı sonuna kadar tahakkuka bağlanmak suretiyle hukuk biriminin bağlı olduğu merkez muhasebe birimince emanet hesabındaki limit dışı vekalet ücretinden ödenir." hükmü yer almaktadır.

Bütçeye gelir kaydedilmesi" başlıklı 8 inci maddesinde, "(1) Emanet hesabında toplanan ve dağıtımı yapılamayan vekalet ücretleri tahsilini takip eden üçüncü bütçe yılının sonunda gelir kaydedilir."

Hükümlerine yer verilmiştir.

Görüldüğü üzere anılan KHK'nin 14 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi ile söz konusu Yönetmelik'in 6 ncı maddesinin birinci fıkrasında yer alan hükümlerle ödenecek vekâlet ücretine yıllık sınır getirilmiştir. Anılan KHK'nin 14 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi ile anılan Yönetmelik'in 7'nci maddesinde ise yıllık üst limiti doldurmayanlara bu sınırı doldurmaları için yapılacak ödemeye ilişkin düzenlenmeye yer verilmiştir.

Bilindiği üzere yıllık sınırın dolup dolmadığı yılsonunda tespit edilebilir. Bir önceki yıl vekâlet ücreti limitini dolduramayan ilgili personele, anılan KHK'nin 14 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi ile Mezkur Yönetmeliğin 7 nci maddesi hükümleri uyarınca mali yılı takip eden Ocak ayı sonuna kadar emanetler hesabındaki limit dışı vekâlet ücretinden ödeme yapılır.

Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinden ve yapılan açıklamalardan anlaşılacağı üzere, ilk olarak yılı içerisinde tahsil olunan vekâlet ücreti ilgili personele hak ettikleri oranda dağıtılmalıdır. Eğer yılı içerisinde tahsil edilen dağıtılabilir vekalet ücreti üst limiti doldurmaya yeterli olmaz ise; emanetler hesabında kayıtlı bulunan geçmiş yıllardan devreden vekalet ücreti, izleyen yılın Ocak ayı sonuna kadar limitin doldurulamadığı mali yılın katsayıları esas alınarak üst limiti doldurmasına yetecek oranda dağıtılması gerekmektedir.

Yukarıda açıklanan mevzuat hükümleri gereği ve mezkur KHK nın 14 üncü maddesinde yer alan memur aylıklarına uygulanan katsayı ile çarpımı sonucu bulunacak aylık brüt tutarının oniki katını geçemeyeceğine ilişkin hüküm ödenecek üst sınırı ifade etmekte ve bunu aylıklarına uygulanan katsayı ifadesi ile de vekalet ücretini aldığı zaman uygulanan katsayıyı ifade ettiği değerlendirilmektedir. 

Dolayısıyla, ocak ayında yapılan toptan ödemede esas olan katsayıdan başka yıl içinde memur maaş katsayısında yapılan artışı gerekçe göstererek yılın ilk ayında defaten ödenmiş 12 aylık tutarın ikinci altı ayına tekraren fark ödenmesinin mezkur Kanunun hem lafzına hem de ruhuna aykırı olduğu değerlendirilmektedir.

SONUÇ VE TALEP

Yukarıda ayrıntısına yer verilen mevzuata aykırı hükmün 6085 sayılı Sayıştay Kanununun 55 inci maddesi gereğince bozularak, dosyanın Dairesine iadesine karar verilmesinin uygun olacağı değerlendirilmektedir.”

Denilmektedir.

Dosya ve eki belgelerin incelenmesi neticesinde,

GEREĞİ GÖRÜŞLDÜ

Dilekçilerin İddia ve İtirazları

Vekalet ücretinin yıl başında değil de Temmuz ayında alınsa yine artış oranının dikkate alınarak hesaplanacağını dolayısıyla yıl başında yapılan ödemeye yılın ikinci yarasındaki katsayı artışı düzenlemesine uygun olarak vekalet ücretinin hesaplanmasının kamu zararına neden olmadığını,

Bu şekilde yapılan uygulamanın sadece ... Büyükşehir Belediyesi değil tüm kamu kurumlarında aynı şekilde devam edegeldiğini,

Mevzuatta avukatlık vekalet ücreti ödemesinin ne zaman yapılacağına ilişkin bir düzenleme yer almadığını,

Diğer savunmaları saklı kalmak üzere en azından ikinci altı aylık döneme ilişkin uygulanan katsayı farkının ilama bağlanmaması ve beraat kararı verilmesi gerektiği,

Vekalet ücreti olarak değil kamu görevlileriyle ilgili tüm mali düzenlemeler ve maaş farklarının da aynı uygulama sonucu ortaya çıktığını, yılın ikinci altı ayı için bir artış öngörülmüş ise kamu görevlilerine bu artışa bağlı ödemelerin yapılması gerektiğini,

Sayıştay Temyiz Kurulu’nun K.37608, T.17.09.2013 tarihli kararında vekalet ücretinin o yıl içerisindeki tüm katsayılar dikkate alınarak belirlenmesi gerektiğinin belirtildiği bu nedenle belirtilen kararın değerlendirilerek hüküm tesis edilmesi gerektiği,

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun “Kişisel Sorumluluk ve Zarar” 12’nci maddesi ve 5018 sayılı Kamu Mali Yönetim ve Kontrol Kanunu’nun 71’inci maddesini gerekçe göstererek kurumlarda alınan vekalet ücretinin emanet hesabında toplandığını ve yasaya getirilen limit dahilinde 659 sayılı KHK’nin 14’üncü maddesine göre dağıtıldığını ve bu dağıtım sonunda kalan tutarın üçüncü bütçe yılı sonunda ilgili idarenin bütçesine gelir kaydedildiğini, bu nedenlerle 5018 sayılı yasanın ifade ettiği anlamda bir kamu zararının söz konusu olmadığı ifade edilmektedir.

İlgili Hukuki Düzenlemeler

5393 sayılı Belediye Kanunu

“Avukatlık ücretinin dağıtımı” başlıklı 83’üncü maddesinde “Belediye lehine sonuçlanan dava ve icra takipleri nedeniyle hükme bağlanarak karşı taraftan tahsil olunan vekâlet ücretlerinin; avukatlara (49 uncu maddeye göre çalıştırılanlar dâhil) ve hukuk servisinde fiilen görev yapan memurlara dağıtımı hakkında 1389 sayılı Devlet Davalarını İntaç Eden Avukat ve Saireye Verilecek Ücreti Vekâlet Hakkında Kanun hükümleri kıyas yolu ile uygulanır.” denilmektedir.

659 sayılı Genel Bütçe Kapsamındaki Kamu İdareleri Ve Özel Bütçeli İdarelerde Hukuk Hizmetlerinin Yürütülmesine İlişkin Kanun Hükmünde Kararname

“Yürürlükten kaldırılan ve uygulanmayacak hükümler ile atıflar” başlıklı 18’inci maddesinin 1’inci fıkrasında “2/2/1929 tarihli ve 1389 sayılı Devlet Davalarını İntaç Eden Avukat ve Saireye Verilecek Ücreti Vekâlet Hakkında Kanun yürürlükten kaldırılmıştır. Diğer mevzuatta 1389 sayılı Kanuna yapılan atıflar bu Kanun Hükmünde Kararnameye yapılmış sayılır.”, hükmü yer almaktadır.

659 sayılı KHK’nin “Davalardaki temsilin niteliği ve vekâlet ücretine hükmedilmesi ve dağıtımı” başlıklı 14’üncü maddesi

“Tahkim usulüne tabi olanlar dahil adli ve idari davalar ile icra dairelerinde idarelerin vekili sıfatıyla hukuk birimi amirleri, muhakemat müdürleri, hukuk müşavirleri ve avukatlar tarafından yapılan takip ve duruşmalar için, bu davaların idareler lehine neticelenmesi halinde, bunlar tarafından temsil ve takip edilen dava ve işlerde ilgili mevzuata göre hükmedilmesi gereken tutar üzerinden idareler lehine vekalet ücreti takdir edilir.

(2) İdareler lehine karara bağlanan ve tahsil olunan vekalet ücretleri, hukuk biriminin bağlı olduğu idarenin merkez teşkilatında bir emanet hesabında toplanarak idare hukuk biriminde fiilen görev yapan personele aşağıdaki usul ve sınırlar dahilinde ödenir.

a) Vekalet ücretinin; dava ve icra dosyasını takip eden hukuk birimi amiri, hukuk müşaviri, muhakemat müdürü veya avukata %55’i, dağıtımın yapıldığı yıl içerisinde altı aydan fazla süreyle hukuk biriminde fiilen görev yapmış olmak şartıyla, hukuk birimi amiri, hukuk müşaviri, muhakemat müdürü ve avukatlara %40’ı (…)(1) eşit olarak ödenir.

b) Ödenecek vekalet ücretinin yıllık tutarı; hukuk birimi amiri, hukuk müşaviri, muhakemat müdürü, avukatlar için (10.000) gösterge (…)(1) rakamının, memur aylıklarına uygulanan katsayı ile çarpımı sonucu bulunacak aylık brüt tutarının oniki katını geçemez.

c) Yapılacak dağıtım sonunda arta kalan tutar, hukuk biriminde görev yapan ve (b) bendindeki tutarları dolduramayan hukuk birimi amiri, hukuk müşaviri, muhakemat müdürü ve avukatlara ödenir. Bu dağıtım sonunda arta kalan tutar üçüncü bütçe yılı sonunda ilgili idarenin bütçesine gelir kaydedilir.

(3) Hizmet satın alınan avukatlara yapılacak ödemeler bu madde kapsamı dışındadır.” denilmektedir.

659 sayılı KHK’nin “Davalardaki temsilin niteliği ve vekâlet ücretine hükmedilmesi ve dağıtımı” başlıklı 14’üncü maddesinin 2’nci fıkrasının (b) bendi

“b) Ödenecek vekalet ücretinin yıllık tutarı; hukuk birimi amiri, hukuk müşaviri, muhakemat müdürü, avukatlar için (10.000) gösterge (…)(1) rakamının, memur aylıklarına uygulanan katsayı ile çarpımı sonucu bulunacak aylık brüt tutarının oniki katını geçemez.” hükmü yer almaktadır.

Ayrıca Kamu Görevlilerinin Geneline ve Hizmet Kollarına Yönelik Mali ve Sosyal Haklara İlişkin 2018 ve 2019 Yıllarını Kapsayan 4. Dönem Toplu Sözleşme’nin Birinci Kısmının “Avukatlık Vekalet Ücreti” başlıklı 22’nci maddesi

“659 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 17’üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendinde öngörülen “10.000” gösterge rakamı “20.000” olarak uygulanır” denilmiştir.

Maddi ve Manevi Unsurları Bakımından Konunun Esastan İncelenmesi;

Esasa İlişkin İzahat;

Dilekçilerce sunulan dilekçeden vekalet ücretinin hesaplanmasında 659 sayılı KHK’ye ve 2016-2017 dönemi Toplu Sözleşme hükümlerine uygun formülünün (15.000 x memur maaş katsayısı x 12) kullanıldığı anlaşılmaktadır.

Hukuki uyuşmazlık konusu 25.01.2017 tarihinde avukatlık vekalet ücreti 15.000 gösterge rakamına memur aylık katsayısı uygulandığı ve üst sınırdan ödedikleri avukatlık vekalet ücretine 27.07.2017 tarihinde ikinci 6 aylık memur maaş katsayısını uygulamak suretiyle katsayıdan doğan fark ödemesi esaslıdır.

Mezkur KHK'nın 14 üncü maddesinde yer alan memur aylıklarına uygulanan katsayı ile çarpımı sonucu bulunacak aylık brüt tutarının on iki katını geçemeyeceğine ilişkin hüküm ödenecek üst sınırı ifade etmekte ve bunu aylıklarına uygulanan katsayı ifadesi ile de vekalet ücretini aldığı zaman uygulanan katsayıyı ifade etmektedir.

Dolayısıyla, yılın ikinci yarısında memur maaş katsayısında yapılan artışı gerekçe göstererek yılın ilk ayında defaten ödenmiş 12 aylık tutarın üzerine refah kaybını engellemek amacıyla arttırılan gösterge rakamı üzerinden doğan farkın tekraren ödenmesinin mezkur Kanunun hem lafzına hem de ruhuna aykırı olduğu anlaşılmaktadır.

Dilekçilerce dilekçelerinde belirtilen diğer itiraz; avukatlık vekalet ücreti emanet hesaplarda yer aldığı için ve bütçe gideri olmadığında kamu zararı olamayacağı şeklindedir.

659 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin "Davalardaki temsilin niteliği ve vekalet ücretine hükmedilmesi ve dağıtımı" başlıklı 14’üncü maddesinde;avukatlara yapılacak vekalet ücreti ödemesine üst limit getirilmiş, bu üst limitin geçilemeyeceği hüküm altına alınmıştır. Ayrıca avukatlık vekalet ücretinin emanet hesapta tutulması kamu zararını ortadan kaldırmayacaktır. Çünkü bu emanet hesapta bulunan tutarın üçüncü bütçe yılı sonunda idarenin bütçesine gelir kaydedileceği hüküm altına alınmıştır.

Dilekçede yer verilen Sayıştay Temyiz Kurulu’nun K.37608, T.17.09.2013 tarihli kararında “657 sayılı Yasanın 146.maddesinin 3. fıkrasında vekalet ücretinin yıllık tutarı için getirilen sınırlamanın kamu kurum ve kuruluşları ile bunlara bağlı birliklerde çalışan tüm avukatlar ve ilgili personel için uygulanması ve söz konusu vekalet ücretinin yıl içindeki tüm katsayılar dikkate alınarak belirlenmesi ve yukarıda belirtilen esaslara göre dağıtımının yapılması, limit dışı kalan meblağın olması halinde ise artan miktar hakkında yine yukarıda belirtilen usule göre işlem yapılarak artan miktarın bir sonraki yıl kullanılmak üzere adi emanet hesabında bekletilmesi ve bir sonraki yıl tahsil edilen limit dışı vekalet ücretinin, önceki yıla ait emanet hesabındaki meblağ ile birleştirilmek suretiyle dağıtıma tabi tutulması gerekmektedir.” ifadesi yer almaktadır. Ancak 657 sayılı Yasanın 146’ncı maddesinin 3’üncü fıkrası 02.11.2011 Tarih ve 659 sayılı KHK’nin18’inci maddesiyle mülga olmuştur. Belirtilen Temyiz Kurulu Kararı 657 sayılı Yasanın 146’ncı maddesinin 3’üncü fıkrasının mülga olmadan önceki dönemine ilişkindir. Bu nedenlerle itiraza dayanak tutulan karar daire kararının esasını etkiler mahiyette değildir.

Dilekçede ayrıca katsayı farkı ödemesinin en azından ikinci altı aylık dönem için mevzuata uygun olduğu yönündendir. Vekâlet Ücretlerinin Dağıtımına Dair Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin "Ödenecek vekalet ücretinin limiti ve dağıtım şekli başlıklı" 6’ncı maddesinde ise; emanet hesaplarında toplanan vekalet ücretlerinin, vekalet ücretlerinden yararlanacak kişilere, yıllık tutarı; (10000) gösterge rakamın memur aylıklarına uygulanan katsayı çarpımı sonucu bulunacak aylık brüt tutarın on iki katını geçmemek üzere, anılan maddenin (a),(b),(c) bentlerinde belirtildiği şekilde, dağıtılacağı belirtilmiştir.

Aynı Yönetmeliğin Limit Dışı Vekalet Ücretinin Ödenmesi başlıklı 7’nci maddesinde ise; “Bu Yönetmeliğin 5’inci ve 6’ncı maddelerine göre vekalet ücreti ödenen ve limitini dolduramayan hukuk birim amiri, hukuk müşaviri, muhakemat müdürü ve avukatlara ödenecek tutarlar, mali yılı takip eden Ocak ayı sonuna kadar tahakkuka bağlanmak suretiyle hukuk biriminin bağlı olduğu merkez muhasebe birimince emanet hesabındaki limit dışı vekalet ücretinden ödenir.” hükmü yer almaktadır.

Bütçeye gelir kaydedilmesi" başlıklı 8 inci maddesinde, “(1) Emanet hesabında toplanan ve dağıtımı yapılamayan vekalet ücretleri tahsilini takip eden üçüncü bütçe yılının sonunda gelir kaydedilir.”

Hükümlerine yer verilmiştir.

Bu düzenlemelerden KHK'nin 14’üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi ile söz konusu Yönetmelik'in 6’ncı maddesinin birinci fıkrasında yer alan hükümlerle ödenecek vekâlet ücretine yıllık sınır getirildiği, anılan KHK'nin 14 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi ile anılan Yönetmelik'in 7'nci maddesinde ise yıllık üst limiti doldurmayanlara bu sınırı doldurmaları için yapılacak ödemeye ilişkin düzenlenmeye yer verildiği anlaşılmaktadır.

Bir önceki yıl vekâlet ücreti limitini dolduramayan ilgili personele, anılan KHK'nin 14’üncü maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi ile Mezkur Yönetmeliğin 7’nci maddesi hükümleri uyarınca mali yılı takip eden Ocak ayı sonuna kadar emanetler hesabındaki limit dışı vekâlet ücretinden ödeme yapılır.

Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinden ve yapılan açıklamalardan anlaşılacağı üzere, ilk olarak yılı içerisinde tahsil olunan vekâlet ücreti ilgili personele hak ettikleri oranda dağıtılacak, eğer yılı içerisinde tahsil edilen dağıtılabilir vekalet ücreti üst limiti doldurmaya yeterli olmaz ise; emanetler hesabında kayıtlı bulunan geçmiş yıllardan devreden vekalet ücreti, izleyen yılın Ocak ayı sonuna kadar limitin doldurulamadığı mali yılın katsayıları esas alınarak üst limiti doldurmasına yetecek oranda dağıtılması gerekecektir.

HÜKÜM

Netice itibariyle; ocak ayında yapılan toptan ödemede esas olan katsayıdan başka yıl içinde memur maaş katsayısında yapılan artışı gerekçe göstererek yılın ilk ayında defaten ödenmiş 12 aylık tutarın ikinci altı ayına tekraren fark ödenmesi mezkur Kanunun hem lafzına hem de ruhuna aykırılık teşkil etmektedir. Dolayısıyla sadece ilk altı aylık tutar için yapılan fark için değil mevzuata aykırı bir şekilde avukatlık vekalet ücreti ödemesinin memur aylık katsayısında gerçekleşen artış gerekçe gösterilerek katsayı farkı ödenmesinin sonucu ilişilecek husus bulunmadığı yönünde karar verilen kalan ... TL de kamu zararı olduğuna hükmedilmelidir.

Bu itibarla, 6. Dairece 219 sayılı ilamın 14/B maddesi ile verilen hükmün BOZULARAK dosyanın DAİRESİNE TEVDİİNE,(Üye ... ve ...’nin ayrışık görüşüne karşı) oyçokluğuyla,



Karar verildiği 08.09.2021 tarih ve 49937 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.



Karşı Oy Gerekçeleri

Üye ...’ın karşı oy gerekçesi;

659 sayılı Genel Bütçe Kapsamındaki Kamu İdareleri ile Özel Bütçeli İdarelerde Hukuk Hizmetlerinin Yürütülmesine İlişkin Kanun Hükmünde Kararname’nin 14’üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi düzenlemesi gereğince, ödenecek vekalet ücretinin yıllık tutarının hukuk birimi amiri, hukuk müşaviri, muhakemat müdürü, avukatlar için toplu sözleşmede belirtilen gösterge rakamı ile memur aylıklarına uygulanan katsayı ile çarpımı sonucu bulunacak aylık brüt tutarın on iki katını geçemeyecektir. Söz konusu mevzuat hükmüne göre vekalet ücretlerinde yıllık üst limit hesaplanırken yılın ilk 6 ayı için belirlenen memur maaş aylık katsayısı ile gösterge rakamı ve yılın ikinci 6 ayı için belirlenen memur maaş aylık katsayısı ile gösterge rakamının çarpılması sonucu bulunacak tutar toplamı yıllık üst limit olarak dikkate alınması gerekmektedir.

Netice itibariyle, avukatlık vekalet ücreti yıllık yapıldığından, avukatlık vekalet ücretinin tamamının Temmuz ayında belirlenen memur maaş katsayısı ile çarpılıp ödenebileceği gibi, Ocak ayında belirlenen memur maaş katsayısı ile çarpılıp ödenerek Temmuz ayındaki katsayıya göre oluşan farkın da ayrıca ödenebileceği anlaşılmaktadır. Temyize konu ilam hükmünde Temmuz ayında ikinci altı ay katsayısına ilişkin yapılan güncelleme neticesinde yapılan fark ödemesi neticesinde yıllık tavan tutarın aşılmadığı anlaşıldığından, Sayıştay 2. Dairesinin temyize konu 131 sayılı ilamın 1. Maddesi ile verilen tazmin hükmünün kaldırılmasına karar verilmesi gerekir.

Üye ...’nin karşı oy gerekçesi;

Dosya ve eki belgelerin incelenmesi neticesinde,

659 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Davalardaki temsilin niteliği ve vekalet ücretine hükmedilmesi ve dağıtımı başlıklı 14. Maddesinin 2. Fıkrası (a) ve (b) bendinde;

a) Vekalet ücretinin; dava ve icra dosyasını takip eden hukuk birimi amiri, hukuk müşaviri, muhakemat müdürü veya avukata %55’i, dağıtımın yapıldığı yıl içerisinde altı aydan fazla süreyle hukuk biriminde fiilen görev yapmış olmak şartıyla, hukuk birimi amiri, hukuk müşaviri, muhakemat müdürü ve avukatlara %40’ı (…)(1) eşit olarak ödeneceği,

b) Ödenecek vekalet ücretinin yıllık tutarının; hukuk birimi amiri, hukuk müşaviri, muhakemat müdürü, avukatlar için (10.000) gösterge (…)(1) rakamının, memur aylıklarına uygulanan katsayı ile çarpımı sonucu bulunacak aylık brüt tutarının oniki katını geçemeyeceği,

Bu Kararnamenin 16. Maddesine istinaden çıkarılan, Vekâlet Ücretlerinin Dağıtımına Dair Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 6. Maddesi 1. Fıkrasında da;

(1)Emanet hesabında toplanan vekâlet ücretlerinin, vekâlet ücretinden yararlanacak kişilere yıllık tutarı; (10.000) gösterge rakamının memur aylıklarına uygulanan katsayı ile çarpımı sonucu bulunacak aylık brüt tutarın oniki katını geçmemek üzere, dağıtılacağı, düzenlenmiş bulunmaktadır.

Kararname ve Yönetmelikte Avukatlar için öngörülen 10.000 gösterge rakamı, Kamu Görevlilerinin somut olayı ilgilendiren yıllarına ilişkin mali ve sosyal haklarını belirleyen 4. Dönem Toplu Sözleşmenin 22. Maddesiyle 15.000 olarak belirlenmiştir.

Yukarıya alınan konu ile ilgili düzenlemelere göre; avukatlara bu kapsamda yapılabilecek ödemenin yıllık tutarı 15.000 gösterge rakamının memur aylıklarına uygulanan katsayı ile çarpımı sonucu bulunacak aylık brüt tutarın on iki katını geçmeyecektir. Ayrıca, bu ödemenin ne zaman yapılacağı ile ilgili mevzuatta bir düzenleme de bulunmamaktadır.

Bilindiği üzere memur aylık katsayıları bir yıllık süre için olmak üzere yılda iki defa belirlenmektedir. İdare vekâlet ücreti ödemesini; Ocak ayında, yıllık gösterge rakamı ile ilk altı aylık dönemde geçerli olan memur aylık katsayısı ile hesaplayıp ödemiş, daha sonra aynı gösterge rakamı ile ikinci altı aylık dönemde geçerli memur maaş katsayısıyla tekrar hesaplayıp önceki ödenen tutar düşüldükten sonra, fark vekâlet ücreti ödemesi yapmış, netice olarak göstergenin tamamına ikinci altı aylık dönemde geçerli memur maaş katsayısını uygulamıştır.

Kararda kamu zararı ise; gösterge rakamı ile birinci dönemde geçerli olan memur maaş katsayısı esas alınmak suretiyle hesaplanmış, fark ödemeleri kamu zararı olarak değerlendirilmiş, gerekçe olarak ise, gösterge rakamı, birinci dönem memur maaş katsayısı esas alınmak suretiyle hesaplandığına göre artık ikinci dönemde geçerli olan maaş katsayısının uygulanamayacağı şeklinde ifade edilmiştir.

Bu hüküm kanunun amaç ve ruhuna uygun olduğundan yapılan işlem mevzuata uygundur. Bu çerçevede Daire kararının tasdikine karar verilmesi gerekmektedir.