Temyiz Karar Detayı
Kamu İdaresi
Yılı
2002
Daire
7
Dosya No
28012
Tutanak No
29131
Tutanak Tarihi
20.02.2007
Konu
KARAR
Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra gereği görüşüldü.
640 nolu ilamın 1. maddesinde, Fırat Üniversitesi Bütçe Daire Başkanlığında görevli Maliye Bakanlığı personeline, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun Ek 13. maddesi gereğince genel bütçeden ek tazminat ödenirken, ilgili personelin aldığı fazla çalışma ücretlerinin net tutarlarının 15.07.2002 tarihinden itibaren mahsup edilmemesi nedeniyle 5.082.140.000 -. liranın tazminine karar verilmiştir.
Dilekçiler dilekçelerinde, 178 sayılı Maliye Bakanlığının Görevleri Hakkında K.H.K.nin 35 inci maddesinde belirtilen bağlı kuruluş personelinin aldıkları fazla mesailerinin ek tazminattan mahsup edileceğini, ancak 8 inci maddede belirtilen ana hizmet birimlerinde çalışan (merkez memuru) personelin bu kapsama dahil edilmediğini, ayrıca, 3843 sayılı Kanunun 8 ve 12 inci maddelerinde, yasal çalışma saati bitiminden sonra fiilen yapılacak fazla çalışma karşılığı ücretlerin ek tazminattan mahsubuna ilişkin bir hükmün bulunmadığını, Bakanlıkça, konu edilen personele fazla çalışma yaptırılarak herhangi bir mahsuba gidilmeden ödeme yapıldığını, bu usul ve esasların Maliye Bakanlığının bir iç düzenlenmesi olup, başka kurum ve kuruluşların bu yöndeki uygulamalarını kapsamasının mümkün olmadığını, Diğer taraftan, Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulu'nun 22.12.1973 günlü, Es: 1968/6 K:1973/14 sayılı Kararında; idarenin yokluk, açık hata, memurun gerçek dışı beyanı veya hilesi hallerinde süre aranmaksızın hatalı ödediği meblağı her zaman geri alınabileceği, bunun dışında kalan hallerde hatalı ödemelerin istirdadının hatalı ödemenin yapıldığı tarihten başlamak üzere dava açma süresi içinde olanaklı olduğu ve bu süre geçtikten sonra istirdat edemeyeceği belirtildiğinden bu aşamadan sonra geri istemenin mümkün olmadığını, Yine, Danıştay 11.Dairesinin 8.12.2003 tarih ve E.2003/9065K.2003/5380 sayılı Kararıyla " personel arasında kurulacak ücret dengesinin döner sermaye katkı payından yaralanan personel bakımından daha düşük miktarda ve ek ödeme oranı belirlenmesiyle gerçekleştirileceği kaynağını iki farklı kanundan alan ödentilerden birinin diğerine mahsup yoluna gidilerek kanuni düzenlemelerden birinin hiç uygulanmaması sonucunun yaratılmasıyla söz konusu amacın güdülemeyeceği nedeniyle işlemin iptaline kara verildiğini, Anayasanın 160 ncı maddesinin 2 inci fıkrasında; vergi, benzeri mali yükümlülükler ve ödevler hakkında Danıştay ile Sayıştay kararlan arasındaki uyuşmazlıklarda Danıştay kararlarının esas alınacağının hükme bağlandığını, bu ödemede de Danıştay Kararının esas alınması gerektiğini bildirerek tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmişlerdir.
4684 sayılı Kanunun 15 inci maddesi ile değişik 213 sayılı Vergi Usul Kanununun Ek 13 üncü maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendinde Maliye Bakanı, bakanlığın yurtdışı kadrolarında bulunan personeli dışında kalan personeline en yüksek Devlet memuru aylığının (ek gösterge dahil) % 200 ünü geçmemek üzere ek ödeme yaptırmaya yetkili kılınmış, aynı maddenin sondan bir önceki fıkrasında da, görev yapılan birim ve iş hacmi, görev mahalli, görevin önem ve güçlüğü, personelin sınıfı, kadro unvanı, derecesi ve atanma biçimi gibi kriterlere göre yapılacak ek ödemelerin farklı miktarları ve ödemeye ilişkin usul ve esasların Maliye Bakanı tarafından tespit edileceği, hükme bağlanmıştır.
Bu yetkiye dayanılarak hazırlanan ve 15.07.2002 tarihinden itibaren geçerli olan "Maliye Bakanlığı Personeline Yapılacak Ek Ödemeye İlişkin Usul ve Esaslar" ın Kapsam başlıklı 2. maddesinde,
Bu esasların Maliye Bakanlığının yurtdışı kadrolarında bulunan personeli dışında kalan personeli (sözleşmeli personel dahil) ile Bakanlığın bağlı kuruluşları personelini ve kadrosu Bakanlığa ait olmayan ancak atama, izin, sicil, disiplin ve terfi işlemleri Bakanlıkça gerçekleştirilen döner sermaye saymanlarını kapsayacağı,
Aynı Esasların, Ödemenin Usul ve Esasları başlıklı 4. maddesi 1. fıkrasının (d) bendinde ise,
"Bu esaslar kapsamında bulunan personele ödenen ikramiye, fazla çalışma ücreti, döner sermaye katkı payı, teşvik primi ile Gümrük Kanunu uyarınca yapılan ödemelerin net tutarı ek ödemenin net tutarından mahsup edilir. Ancak, Bütçe Kanunun (K) cetveli uyarınca özel kalem müdürlüklerinde ve makam hizmetlerinde grev yapan personel ile şoförlere ödenen fazla çalışma ücreti, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun Ek 13 üncü maddesinin dördüncü fıkrasının (b) ve (c) bentlerindeki ödemelerin mahsup işlemine tabi tutulmayacağı öngörülmüştür.
3843 sayılı Yükseköğretim Kurumlarında İkili Öğretim Yapılması Kanununun Fazla Çalışma Ücreti başlıklı 12. maddesinde,
Yükseköğretim kurumlarının ikinci öğretim yapan birimlerinde görevli öğretim elemanları ile idari personele yasal çalışma saati bitiminden sonra fiilen yaptıkları fazla çalışma süreleri için saat ücreti ödenir. Yapılacak fazla çalışmanın aylık saati ile ödenecek ücretin miktarı, Yükseköğretim Kurulunun görüşü, Milli Eğitim Bakanlığının teklifi üzerine her yıl bütçe kanunu ile belirlenen saat başı fazla çalışma ücretinin üç katını aşmayacak şekilde Bakanlar Kurulu tarafından belirleneceği, hükme bağlanmıştır.
Maliye Bakanının bu kanundan aldığı yetkisine dayanarak tespit ettiği ek ödemeye ilişkin esas ve usullerin kapsam başlıklı 2. maddesinde bu esasların, Bakanlığın yurt dışı kadrolarında görevli personeli dışında kalan bütün personelini kapsadığı ve 4. maddesi 1. fıkrasının (d) bendinde de, bu esaslar kapsamında bulunan personele ödenen fazla çalışma ücretinin net tutarının ek ödemenin net tutarından mahsup edileceğinin düzenlendiği, bu esaslarda mahsup edilmemesi öngörülen kalemler arasında da 3843 sayılı kanuna göre ödenen fazla çalışma ücreti bulunmamaktadır.
Her ne kadar dilekçiler 3843 sayılı Kanunda mahsup işleminin öngörülmediğini iddia etmişlerse de, söz konusu ödeme genel bütçeden Maliye Bakanlığı personeline yapılmaktadır. Bütçe Dairesi Personeli Maliye Bakanlığının personeli olup ek ödemenin kapsamına dahildir. Dolayısıyla bu personele yapılacak ek ödemede de, ek ödemenin esas ve usullerine uyulması yani mahsup işleminin yapılması gerekmektedir. Kaldı ki, mahsup işlemi üniversiteden ödenen fazla çalışma ücretinin ödenmesine engel de değildir. Sadece üniversiteden bu personele yapılan fazla çalışma ücretinin net tutarının genel bütçeden yapılan ek ödemeden mahsup edilmesiyle ilgili olduğundan bu iddianın kabulü mümkün değildir.
Dilekçiler bu usul ve esasların Maliye Bakanlığının bir iç düzenlemesi olduğunu ve diğer kurum ve kuruluşların uygulamalarını kapsamasının mümkün olmadığını iddia etmişlerse de, anılan personel (başka kurumda çalışıyor olsa da) Maliye Bakanlığının personelidir ve yapılan ödeme genel bütçeden yapılan bir ödemedir. Söz konusu ek ödemenin esas ve usullerinde de, Maliye Bakanlığının yurtdışı kadrolarında görevli personeli dışındaki personeli, çalışma yerine bakılmaksızın mahsup işleminin kapsamında bulunduğundan, söz konusu iddianın kabulü mümkün değildir.
Ayrıca dilekçiler, bu ödemenin mahsup edilemeyeceğine ve geri istenemeyeceğine dair Danıştay kararlarının bulunduğunu, Anayasanın 160. maddesinin 2. fıkrası ve Sayıştay Kanunun Ek 3. maddesine göre, vergi ve benzeri mali yükümlülükler ve ödevler hakkında, Danıştay ile Sayıştay kararları arasındaki uyuşmazlıklarda Danıştay kararlarının esas alınacağını iddia etmişlerse de, personele yapılan ödemenin vergi ve benzeri mali yükümlülük ve ödevlerle ilgisi bulunmadığından bu yöndeki dilekçi iddialarının kabulü mümkün değildir.
Yukarıdaki açıklanan sebeplerle, dilekçilerin iddialarının reddiyle 640 nolu ilamın 1.maddesiyle tazminine karar verilen 5.082.140.000.-liraya ilişkin hükmün TASDİKİNE,
Karar verildiği 20.02.2007 tarih ve 29131 sayılı tutanakta yazılı olmakla iş bu ilâm tanzim kılındı.
640 nolu ilamın 1. maddesinde, Fırat Üniversitesi Bütçe Daire Başkanlığında görevli Maliye Bakanlığı personeline, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun Ek 13. maddesi gereğince genel bütçeden ek tazminat ödenirken, ilgili personelin aldığı fazla çalışma ücretlerinin net tutarlarının 15.07.2002 tarihinden itibaren mahsup edilmemesi nedeniyle 5.082.140.000 -. liranın tazminine karar verilmiştir.
Dilekçiler dilekçelerinde, 178 sayılı Maliye Bakanlığının Görevleri Hakkında K.H.K.nin 35 inci maddesinde belirtilen bağlı kuruluş personelinin aldıkları fazla mesailerinin ek tazminattan mahsup edileceğini, ancak 8 inci maddede belirtilen ana hizmet birimlerinde çalışan (merkez memuru) personelin bu kapsama dahil edilmediğini, ayrıca, 3843 sayılı Kanunun 8 ve 12 inci maddelerinde, yasal çalışma saati bitiminden sonra fiilen yapılacak fazla çalışma karşılığı ücretlerin ek tazminattan mahsubuna ilişkin bir hükmün bulunmadığını, Bakanlıkça, konu edilen personele fazla çalışma yaptırılarak herhangi bir mahsuba gidilmeden ödeme yapıldığını, bu usul ve esasların Maliye Bakanlığının bir iç düzenlenmesi olup, başka kurum ve kuruluşların bu yöndeki uygulamalarını kapsamasının mümkün olmadığını, Diğer taraftan, Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulu'nun 22.12.1973 günlü, Es: 1968/6 K:1973/14 sayılı Kararında; idarenin yokluk, açık hata, memurun gerçek dışı beyanı veya hilesi hallerinde süre aranmaksızın hatalı ödediği meblağı her zaman geri alınabileceği, bunun dışında kalan hallerde hatalı ödemelerin istirdadının hatalı ödemenin yapıldığı tarihten başlamak üzere dava açma süresi içinde olanaklı olduğu ve bu süre geçtikten sonra istirdat edemeyeceği belirtildiğinden bu aşamadan sonra geri istemenin mümkün olmadığını, Yine, Danıştay 11.Dairesinin 8.12.2003 tarih ve E.2003/9065K.2003/5380 sayılı Kararıyla " personel arasında kurulacak ücret dengesinin döner sermaye katkı payından yaralanan personel bakımından daha düşük miktarda ve ek ödeme oranı belirlenmesiyle gerçekleştirileceği kaynağını iki farklı kanundan alan ödentilerden birinin diğerine mahsup yoluna gidilerek kanuni düzenlemelerden birinin hiç uygulanmaması sonucunun yaratılmasıyla söz konusu amacın güdülemeyeceği nedeniyle işlemin iptaline kara verildiğini, Anayasanın 160 ncı maddesinin 2 inci fıkrasında; vergi, benzeri mali yükümlülükler ve ödevler hakkında Danıştay ile Sayıştay kararlan arasındaki uyuşmazlıklarda Danıştay kararlarının esas alınacağının hükme bağlandığını, bu ödemede de Danıştay Kararının esas alınması gerektiğini bildirerek tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmişlerdir.
4684 sayılı Kanunun 15 inci maddesi ile değişik 213 sayılı Vergi Usul Kanununun Ek 13 üncü maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendinde Maliye Bakanı, bakanlığın yurtdışı kadrolarında bulunan personeli dışında kalan personeline en yüksek Devlet memuru aylığının (ek gösterge dahil) % 200 ünü geçmemek üzere ek ödeme yaptırmaya yetkili kılınmış, aynı maddenin sondan bir önceki fıkrasında da, görev yapılan birim ve iş hacmi, görev mahalli, görevin önem ve güçlüğü, personelin sınıfı, kadro unvanı, derecesi ve atanma biçimi gibi kriterlere göre yapılacak ek ödemelerin farklı miktarları ve ödemeye ilişkin usul ve esasların Maliye Bakanı tarafından tespit edileceği, hükme bağlanmıştır.
Bu yetkiye dayanılarak hazırlanan ve 15.07.2002 tarihinden itibaren geçerli olan "Maliye Bakanlığı Personeline Yapılacak Ek Ödemeye İlişkin Usul ve Esaslar" ın Kapsam başlıklı 2. maddesinde,
Bu esasların Maliye Bakanlığının yurtdışı kadrolarında bulunan personeli dışında kalan personeli (sözleşmeli personel dahil) ile Bakanlığın bağlı kuruluşları personelini ve kadrosu Bakanlığa ait olmayan ancak atama, izin, sicil, disiplin ve terfi işlemleri Bakanlıkça gerçekleştirilen döner sermaye saymanlarını kapsayacağı,
Aynı Esasların, Ödemenin Usul ve Esasları başlıklı 4. maddesi 1. fıkrasının (d) bendinde ise,
"Bu esaslar kapsamında bulunan personele ödenen ikramiye, fazla çalışma ücreti, döner sermaye katkı payı, teşvik primi ile Gümrük Kanunu uyarınca yapılan ödemelerin net tutarı ek ödemenin net tutarından mahsup edilir. Ancak, Bütçe Kanunun (K) cetveli uyarınca özel kalem müdürlüklerinde ve makam hizmetlerinde grev yapan personel ile şoförlere ödenen fazla çalışma ücreti, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun Ek 13 üncü maddesinin dördüncü fıkrasının (b) ve (c) bentlerindeki ödemelerin mahsup işlemine tabi tutulmayacağı öngörülmüştür.
3843 sayılı Yükseköğretim Kurumlarında İkili Öğretim Yapılması Kanununun Fazla Çalışma Ücreti başlıklı 12. maddesinde,
Yükseköğretim kurumlarının ikinci öğretim yapan birimlerinde görevli öğretim elemanları ile idari personele yasal çalışma saati bitiminden sonra fiilen yaptıkları fazla çalışma süreleri için saat ücreti ödenir. Yapılacak fazla çalışmanın aylık saati ile ödenecek ücretin miktarı, Yükseköğretim Kurulunun görüşü, Milli Eğitim Bakanlığının teklifi üzerine her yıl bütçe kanunu ile belirlenen saat başı fazla çalışma ücretinin üç katını aşmayacak şekilde Bakanlar Kurulu tarafından belirleneceği, hükme bağlanmıştır.
Maliye Bakanının bu kanundan aldığı yetkisine dayanarak tespit ettiği ek ödemeye ilişkin esas ve usullerin kapsam başlıklı 2. maddesinde bu esasların, Bakanlığın yurt dışı kadrolarında görevli personeli dışında kalan bütün personelini kapsadığı ve 4. maddesi 1. fıkrasının (d) bendinde de, bu esaslar kapsamında bulunan personele ödenen fazla çalışma ücretinin net tutarının ek ödemenin net tutarından mahsup edileceğinin düzenlendiği, bu esaslarda mahsup edilmemesi öngörülen kalemler arasında da 3843 sayılı kanuna göre ödenen fazla çalışma ücreti bulunmamaktadır.
Her ne kadar dilekçiler 3843 sayılı Kanunda mahsup işleminin öngörülmediğini iddia etmişlerse de, söz konusu ödeme genel bütçeden Maliye Bakanlığı personeline yapılmaktadır. Bütçe Dairesi Personeli Maliye Bakanlığının personeli olup ek ödemenin kapsamına dahildir. Dolayısıyla bu personele yapılacak ek ödemede de, ek ödemenin esas ve usullerine uyulması yani mahsup işleminin yapılması gerekmektedir. Kaldı ki, mahsup işlemi üniversiteden ödenen fazla çalışma ücretinin ödenmesine engel de değildir. Sadece üniversiteden bu personele yapılan fazla çalışma ücretinin net tutarının genel bütçeden yapılan ek ödemeden mahsup edilmesiyle ilgili olduğundan bu iddianın kabulü mümkün değildir.
Dilekçiler bu usul ve esasların Maliye Bakanlığının bir iç düzenlemesi olduğunu ve diğer kurum ve kuruluşların uygulamalarını kapsamasının mümkün olmadığını iddia etmişlerse de, anılan personel (başka kurumda çalışıyor olsa da) Maliye Bakanlığının personelidir ve yapılan ödeme genel bütçeden yapılan bir ödemedir. Söz konusu ek ödemenin esas ve usullerinde de, Maliye Bakanlığının yurtdışı kadrolarında görevli personeli dışındaki personeli, çalışma yerine bakılmaksızın mahsup işleminin kapsamında bulunduğundan, söz konusu iddianın kabulü mümkün değildir.
Ayrıca dilekçiler, bu ödemenin mahsup edilemeyeceğine ve geri istenemeyeceğine dair Danıştay kararlarının bulunduğunu, Anayasanın 160. maddesinin 2. fıkrası ve Sayıştay Kanunun Ek 3. maddesine göre, vergi ve benzeri mali yükümlülükler ve ödevler hakkında, Danıştay ile Sayıştay kararları arasındaki uyuşmazlıklarda Danıştay kararlarının esas alınacağını iddia etmişlerse de, personele yapılan ödemenin vergi ve benzeri mali yükümlülük ve ödevlerle ilgisi bulunmadığından bu yöndeki dilekçi iddialarının kabulü mümkün değildir.
Yukarıdaki açıklanan sebeplerle, dilekçilerin iddialarının reddiyle 640 nolu ilamın 1.maddesiyle tazminine karar verilen 5.082.140.000.-liraya ilişkin hükmün TASDİKİNE,
Karar verildiği 20.02.2007 tarih ve 29131 sayılı tutanakta yazılı olmakla iş bu ilâm tanzim kılındı.