Temyiz Karar Detayı
Kamu İdaresi
Belediyeler ve Bağlı İdareler
Yılı
2019
Daire
5
Dosya No
48968
Tutanak No
57851
Tutanak Tarihi
26.03.2025
Konu
Personel Mevzuatı ile İlgili Kararlar
KARAR
Konu: Görevde yükselme sınavına girmeyen memurun müdür kadrosuna atanması.
1-37 sayılı İlamın 3’üncü maddesi ile; ... Belediyesinde tahsil memuru olarak çalışan ...’ın atandığı tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümlerine aykırı olarak “görevde yükselme sınavında başarılı olma” şartını sağlamadığı halde 19.01.2009 tarihinde 3. dereceli Mezarlıklar Müdürlüğüne, oradan da 22.09.2011 tarihinde naklen Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğüne atanması ve kendisine müdürlük kadrosuna ait ödemelerin yapılması sonucu oluşan … TL kamu zararının;
Mezarlıklar müdürlüğüne atama işlemini teklif eden ... (İnsan Kaynakları ve Eğitim Müd.) ve onaylayan ... (Belediye Başkanı) ile yapılan atamanın mevzuata aykırı olduğu Bakanlık izni ve mahkeme kararıyla sabit olduğu halde atamanın iptaliyle ilgili gerekli işlemi yapmayan dönemin görevlileri ... (İnsan Kaynakları ve Eğitim Müd.) ve ... (Belediye Başkanı)’dan müştereken ve müteselsilen tazminine karar verilmiştir.
Söz konusu tazmin hükmü, Temyiz Kurulu’nun 08.11.2023 tarih ve 56070 Tutanak sayılı Kararın 2’nci maddesi ile [Aynı konuya karar düzeltme başvurusu yapan sorumlu ...’ün dosyası için aynı tarih ve 56071 Tutanak sayılı Kararın 2’nci maddesi ile, sorumlu ...’in dosyası için aynı tarih ve 56078 Tutanak sayılı Kararın 1’inci maddesi ile] tasdik edilmiştir.
Bu defa sorumlular karar düzeltme başvurusu yapmışlardır.
37 sayılı İlamın 3’üncü maddesi ile; ... Belediyesinde “tahsil memuru” olarak çalışan ...’ın atandığı tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümlerine aykırı olarak “görevde yükselme sınavında başarılı olma” şartını sağlamadan 19.01.2009 tarihinde 3. dereceli mezarlıklar müdürlüğüne, oradan da 22.09.2011 tarihinde naklen kültür ve sosyal işler müdürlüğüne atanması ve kendisine 2018 ve 2019 yıllarında müdürlük kadrosuna ait maaş unsurlarının ödenmesi sonucu oluşan … TL kamu zararının tazminine karar verilmiş olup, sorumluların başvurması üzerine Daire kararı temyizen incelendiğinde Temyiz Kurulu tazmin hükmünün esas ve sorumluluk yönleriyle mevzuata uygun verildiğini değerlendirerek hükmün tasdikine karar vermiştir.
Bu defa karar düzeltilmesi kanun yoluna gelen sorumlular, temyiz dilekçelerinde öne sürdükleri benzer itirazlar ile birlikte; temyiz itirazlarından farklı olarak, kamu zararının çıkarıldığı 2018 ve 2019 yıllarında ...’ın asaleten atandığı kültür ve sosyal işler müdürlüğü kadrosunda çalışmadığı, muhtarlıklar müdürlüğü ile insan kaynakları ve eğitim müdürlüğünü vekaleten yürüttüğü, 4 yıllık fakülte mezunu olduğu ve 657 sayılı Kanunun 68/B bendinde belirtilen sürede hizmette bulunduğu, asilde aranan şartları taşıdığından vekil müdürlük görevi nedeniyle bu yıllarda vekalet aylığı alması gerekirken almadığı, kamu zararına konu zam, tazminat ve ek ödeme farklarının vekalet görevi nedeniyle hakkettiği ödeme kalemleri olduğu, bu nedenle 2018-2019 yıllarında ... adına kamu zararının oluşmadığı iddia edilmiştir.
Somut olay:
... 14.03.1993 tarihinde Belediye’de memur olarak göreve başladıktan sonra tahsil memuru kadrosunda çalışırken 19.01.2009 tarihinde görevde yükselme sınavına girmeden 657 sayılı Kanunun 45 ve 76’ıncı maddeleri uyarınca mezarlıklar müdürlüğüne atanmıştır. 22.09.2011 tarihinde ise naklen kültür ve sosyal işler müdürlüğüne atanmıştır.
... 1986 tarihinde liseyi, 30.07.1997 tarihinde … Üniversitesi açık öğretim fakültesi 2 yıllık sosyal bilimler bölümü ön lisansı ve 10.09.2007 tarihinde … Üniversitesi 4 yıllık işletme fakültesini bitirmiştir.
... mezarlıklar müdürü olarak atandığı tarihte geçerli olan ve 02.02.2000 tarih ve 23952 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren İl Özel İdareleri, Belediyeler ve İl Özel İdareleri ve Belediyelerin Kurdukları Birlik, Müessese ve İşletmeler ile Bunlara Bağlı Döner Sermayeli Kuruluşlardaki Memurların Görevde Yükselme Esaslarına Dair Yönetmelik hükümlerine göre müdürlük görevde yükselmeye tabi bir kadro unvanı olup, müdürlüğe atanacak bir kişinin -okul ve hizmet süresi koşullarını taşımasının yanı sıra- kurumlarınca yapılacak/yaptırılacak görevde yükselme sınavında başarılı olması gerekir. ... görevde yükselme sınavında başarılı olma şartını sağlamadan mezarlıklar müdürü olarak atanmıştır. ...’ın gerekli koşulu sağlamadan müdür kadrosuna atanması mevzuata aykırı olduğundan, kendisine müdürlük kadrosuna ait maaş unsurlarının ödenmesi suretiyle kamu zararına sebebiyet verilmiştir.
...’ın fiilen yürüttüğü müdür vekilliği görevi nedeniyle vekalet aylığı alması gerektiği iddiasına ilişkin olarak:
... kamu zararının tespit edildiği yıllarda fiilen müdür vekilliği yapmıştır.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nda;
“Vekalet görevinin fiilen yapılması şartı:
Madde 174 – Vekalet aylıklarının ödenebilmesi için görevin fiilen yapılması şarttır.
Vekalet, ikinci görev aylık ve ücretleri ile diğer ödemeler:
Madde 175 – (Değişik: 30/5/1974 – KHK-12; Değiştirilerek kabul: 15/5/1975 - 1897/1 md.)
Bir göreve vekaleten atanan memurlara vekalet edilen görevin kadro derecesinin birinci kademesinin üçte biri, açıktan atananlara ise (Köy ve kasaba imamlığı kadrolarına atananlara 146 ncı maddede yazılı asgari ücret aylık tutarından aşağı olmamak üzere) üçte ikisi verilir. Bulundukları yerden başka bir yerdeki bir göreve vekalet suretiyle atananlara, Harcırah Kanununun geçici görevle başka yere gönderilenlere ilişkin hükümleri uygulanır.
(Ek: 4/7/2001 – KHK-631/5 md.) Ancak, kurum içinden veya diğer kurumlardan vekalet edenlere vekalet aylığı ödenebilmesi için, vekilin asilde aranan şartları taşıması zorunludur.
…” hükümleri bulunmaktadır.
Devlet Memurlarına Ödenecek Zam ve Tazminatlara İlişkin Karar’ın 9’uncu maddesinde;
"(1) 657 sayılı Kanunun 86’ncı maddesi uyarınca;
a) 1) Kurumlarınca bir göreve kurum içinden veya diğer kurumlardan vekalet ettirilenlere;
aa) Vekaletin, 657 sayılı Kanunun 86’ncı maddesine binaen yapılması ve bu hususun onayda belirtilmiş olması, …
cc) Vekillerin, genel ve ilgili özel mevzuatı uyarınca asaleten atanmada aranan tüm şartları (asaleten atanmada sınav şartı aranılan kadro veya görevler için bu sınavlara girebilme hakkının elde edilmiş olması dahil) bir arada taşımaları,
kaydıyla; vekalet ettikleri kadro veya görevler için bu Karar uyarınca öngörülen zam ve tazminatların toplam net tutarının, asli kadro veya görevleri karşılığında fiilen aldıkları zam ve tazminatların toplam net tutarından fazla olması halinde, aradaki fark; 657 sayılı Kanunun 175’nci maddesindeki oranlar dikkate alınmaksızın, vekalet görevine başlanıldığı tarihten itibaren ve vekalet görevinin fiilen yapıldığı sürece ödenir.
2) aa) Esas ve usule ilişkin olarak yukarıda belirtilen şartları bir arada taşımayanlara, ... vekalet nedeniyle öngörülen zam ve tazminatlar ödenmez.” denilmektedir.
Ayrıca 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Ek Madde 9’da;
“…kurumlarınca bir kadroya kurum içinden veya kurum dışından vekalet ettirilenlere, vekaletin 657 sayılı Kanunun 86 ncı maddesine istinaden yapılmış ve bu hususun onayda belirtilmiş olması, vekalet görevinin Bakanlar Kurulu kararı veya müşterek karar ile atama yapılması gereken kadrolar için ilgili bakan, diğer kadrolar için asili atamaya yetkili amir tarafından verilmesi, vekalet eden personelin asaleten atanmada aranan tüm şartları (asaleten atanmada sınav şartı aranılan kadrolar için bu sınavlara girebilme hakkının elde edilmiş olması dahil) taşıması kaydıyla vekalet ettikleri kadro için öngörülen ek ödemenin asli kadroları için öngörülen ek ödemeden fazla olması halinde, aradaki fark, vekalet görevine başlanıldığı tarihten itibaren ve bu görev fiilen yapıldığı sürece ödenir. Ancak, mehil müddeti, yıllık izin, mazeret izni, hastalık ve refakat izni, geçici görev, vekalet, görevden uzaklaştırma, hizmet içi eğitim, seminer ve kurs nedenleriyle görevlerinden ayrılanlara vekalet edenlere bu şekilde ödeme yapılmaz.” hükmü yer almaktadır.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinde bir kadroya kurum içinden vekalet edenlere vekalet aylığı veya vekalet edilen kadroya ait zam, tazminat ve ek ödeme farklarının ödenmesi hususları düzenlenmiştir. Mevzuat hükümlerine göre vekalet eden personelin vekalet görevinden dolayı belirtilen ödemeleri alabilmesi için genel ve ilgili özel mevzuatı uyarınca asilde aranan tüm şartları (asaleten atanmada sınav şartı aranılan kadro veya görevler için bu sınavlara girebilme hakkının elde edilmiş olması dahil) bir arada taşıması gerekmektedir. ...’ın müdür vekilliğini yürüttüğü 2018 ve 2019 yıllarında 04.07.2009 tarih ve 27278 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Mahalli İdareler Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmelik yürürlükte idi. Asilde aranan koşullara söz konusu Yönetmelik çerçevesinde bakılması gerekir.
Yönetmelik’in (07.05.2014 tarih ve 28993 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Yönetmelik değişikliği sonucu değişen maddelerinde);
"Görevde yükselme ve unvan değişikliğine tabi kadrolar" başlıklı 5’inci maddesinde; "(1) Görevde yükselmeye tabi kadrolar aşağıda belirtilmiştir: a) Yönetim hizmetleri grubu; 1) Müdür, şube müdürü ..."
“Görevde Yükselme Sınavına Tabi Olarak Atanacaklarda Aranacak Özel Şartlar” başlıklı 7’nci maddesinde;
“(1) 5 inci maddenin birinci fıkrasında sayılan unvanlara görevde yükselme suretiyle yapılacak atamalarda aşağıdaki özel şartlar aranır.
a) Müdür ve şube müdürü kadrosuna atanabilmek için;
1) 657 sayılı Kanunun 68 inci maddesinin (B) bendinde belirtilen atanma şartlarını taşımak,
2) Fakülte veya en az dört yıllık yüksekokul mezunu olmak,
3) Ekli (1) sayılı listede sayılan ve teknik öğrenim gerektiren müdürlüklere atanabilmek için; yükseköğretim kurumlarının, kadronun görev alanı ile ilgili eğitim ve öğretimde bulunan en az dört yıllık bölümlerinden veya bu bölümlere denkliği kabul edilen yurtdışındaki yükseköğretim kurumlarının ilgili bölümlerinden mezun olmak, (Danıştay İkinci Dairesinin 27/02/2020 günlü, E:2017/4096; K:2020/1243 sayılı kararı ile anılan düzenleyici işlemin iptaline karar verilmiş, söz konusu iptal kararın temyizi üzerine Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 22/04/2021 günlü, E:2020/1158; K:2021/863 sayılı kararıyla kesin olarak onanmıştır.)
4) Ekli (2) sayılı listede sayılan müdürlükler için son müracaat tarihi itibariyle iki yılı uzman, sivil savunma uzmanı, şef ayniyat saymanı, kontrol memuru, eğitmen veya muhasebeci kadrosunda çalışmış olmak, ... gerekir.” denilmektedir.
...’ın vekalet ettiği insan kaynakları ve eğitim müdürlüğü, 2009 tarihli Mahalli İdareler Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmelik’e ekli “EK 2-Diğer Müdürlükler” arasında sayılmıştır. Muhtarlıklar müdürlüğü ise bu listede ismen sayılmasa da teknik öğrenim gerektirmediğinden “EK 2-Diğer Müdürlükler” kapsamında değerlendirilmesi gerekir. Adı geçen müdürlük kadrolarına atanacak kişinin Yönetmelikte belirtilen genel şartların yanı sıra, Yönetmelik’in 7’inci maddesi birinci fıkrası 4 numaralı bendinde belirtilen “…son müracaat tarihi itibariyle iki yılı uzman, sivil savunma uzmanı, şef, ayniyat saymanı, kontrol memuru, eğitmen veya muhasebeci kadrosunda çalışmış olmak” özel şartını da taşıması gerekmektedir. ... vekalet görevini yürüttüğü 2018 ve 2019 yıllarında mezkûr Yönetmelik uyarınca asilde aranan “iki yılı uzman, sivil savunma uzmanı, şef, ayniyat saymanı, kontrol memuru, eğitmen veya muhasebeci kadrosunda çalışmış olma” şartını sağlamamıştır. Anılan kişi 2 yıl vekil öğretmenlik yaptığından eğitmen kadrosunda çalışmış sayıldığını öne sürse de asil memur olarak Belediyelerin eğitmen kadrosunda çalışmadığından bu itirazı kabul edilmemiştir. Dolayısıyla ... vekalet ettiği müdürlük kadrolarına asaleten atanmada aranan tüm şartları bir arada taşımadığı görüldüğünden, kendisine bu yıllardaki vekalet görevi nedeniyle herhangi bir ödeme yapılamayacağı değerlendirilmektedir. Karar düzeltilmesi dilekçesinde, 02.07.2020 tarih ve 31173 sayılı RG’de yayımlanan Belediye ve Bağlı Kuruluşları ile Mahalli İdare Birlikleri Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmelik hükümleri kapsamında alt görevlerde çalışma şartını sağladığı ileri sürülmüştür. Ancak kamu zararının meydana geldiği yıllarda yukarıda hükümlerine yer verilen 2009 tarihli Yönetmelik yürürlükte idi. Vekalet görevinin sürdüğü yıllarda asilde aranan koşulların yürürlükteki mevzuat hükümlerine göre belirlenmesi gerekir. Dilekçede bahsedilen 2020 tarihli Yönetmelik kişi lehine hükümler içerse de hesap yılından sonra yürürlüğe girdiğinden hükümlerinin geriye yürütülmesi ve somut olaya uygulanması, idari işlemlerin geriye yürümezliği ilkesine aykırılık teşkil eder.
Bu itibarla, yapılan inceleme ve değerlendirmede; sorumlular tarafından karar düzeltilmesi aşamasında öne sürülen tüm iddia ve itirazların karar düzeltilmesine esas Temyiz Kurulu Kararında karşılandığı, bu Kararın Kanuna aykırı bir yönünün bulunmadığı anlaşıldığından ve ayrıca yukarıda belirtildiği gibi bu aşamada ileri sürülen hususların da söz konusu Kararın düzeltilmesini icap ettirecek bir mahiyette olmadığı görüldüğünden; sorumluların karar düzeltilmesi istemi reddedilerek, (37 sayılı İlamın 3’üncü maddesiyle verilen … TL’lik tazmin hükmünü tasdik eden) 08.11.2023 tarih ve 56070 Tutanak sayılı Kararın 2’nci maddesinde [Aynı konuya karar düzeltilmesi başvurusu yapan sorumlu ...’ün dosyası için aynı tarih ve 56071 Tutanak sayılı Kararın 2’nci maddesinde, sorumlu ...’in dosyası için aynı tarih ve 56078 Tutanak sayılı Kararın 1’inci maddesinde] KARAR DÜZELTİLMESİNE MAHAL OLMADIĞINA,
(7. Daire Başkanı ...ile Üye ...’in karşı oyu ile) oy çokluğuyla,
Karar verildiği 26.03.2025 tarih ve 57851 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.
Karşı oy gerekçesi
7. Daire Başkanı ...:
İlgilinin görevde yükselme sınavına girmeden müdür kadrosuna atandığı, müdürlük görevini yürüttüğü dönem içerisinde de kendisine atandığı kadronun özlük haklarının ödendiği anlaşılmaktadır. Söz konusu atamanın hukuka aykırı olduğunda tereddüt bulunmamaktadır. Her hukuka aykırı işlem, idari, mali veya cezai sorumluluktan birini veya birkaçını doğurabilmekte, işlemin niteliği dikkate alınmak suretiyle de uygulanacak müeyyide belirlenmektedir.
5018 sayılı Kanunun 71’inci maddesinde kamu zararı; “… mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunması” şeklinde tanımlanmıştır.
Aynı maddenin ikinci fıkrasında kamu zararının belirlenmesinde esas alınacak kriterler;
“a) İş, mal veya hizmet karşılığı olarak belirlenen tutardan fazla ödeme yapılması,
b) Mal alınmadan, iş veya hizmet yaptırılmadan ödeme yapılması,
c) Transfer niteliğindeki giderlerde, fazla veya yersiz ödemede bulunulması,
d) İş, mal veya hizmetin rayiç bedelinden daha yüksek fiyatla alınması veya yaptırılması,
e) İdare gelirlerinin tarh, tahakkuk veya tahsil işlemlerinin mevzuata uygun bir şekilde yapılmaması,
f) (Mülga: 22/12/2005-5436/10 md.)
g) Mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması,” şeklinde belirlenmiştir.
5018 sayılı kanunun 71’inci maddesi gereğince, kamu zararının belirlenmesinde esas alınması gereken; ilgiliye hizmet karşılığı olarak belirlenen tutardan fazla ödeme yapıldığı, hizmet yaptırılmadan ödeme yapıldığı, hizmetin rayiç bedelinden daha yüksek fiyatla alındığı veya mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapıldığı iddialarından hiçbirini ileri sürme imkânımız bulunmamaktadır. Diğer taraftan ilgilinin, bu görevi yürütebilmesi için gerekli teknik eğitim veya öğretim şartını taşımadığı veya mesleki veya teknik bilgi, beceri veya tecrübesi nedeniyle ilgilinin bu görevi gereği gibi yerine getirmediği veya getiremeyeceği yönünde herhangi bir tespit veya değerlendirme de bulunmadığı görülmektedir.
Dolayısıyla, 5018 sayılı Kanunun 71’inci maddesinde tanımlanan şekilde oluşmuş bir kamu zararı bulunmamasına ve aynı maddede belirlenen unsurların hiç birisini taşımamasına rağmen yapılan atamanın salt hukuka aykırı olması gerekçesiyle kamu zararına hükmedilmesinin “KAMU ZARARI” kavramı ile bağdaşmayacağı açıktır. Hukuka aykırı tesis edilen söz konusu işlem nedeniyle, sorumlular hakkında idari ve/veya cezai müeyyidenin uygulanması gerektiği bu nedenle de 6085 sayılı Kanunun 78’inci maddesi çerçevesinde konunun cumhuriyet savcılığı veya ilgili Bakanlığına bildirilmesi gerektiği kanaatindeyim.
Bu yapılmaksızın, somut olayda, hukuka aykırı atama işlemi sonucunda müdür olarak görev yapan ve bu görevin yetki ve sorumluluğunu taşıyan ilgiliye yapılmış olan ödemelerin kamu zararı olarak değerlendirilmesi hukuken mümkün olmadığından, karar düzeltilmesi yoluyla Dairenin tazmin kararının kaldırılması gerekmektedir.
Üye ...:
...’ın 14.03.1993 tarihinde açıktan sınavla memur olarak atandığı, 30.07.1997 tarihinde … Üniversitesi açık öğretim fakültesi 2 yıllık sosyal bilimler bölümü ön lisansı ve 10.09.2007 tarihinde … Üniversitesi 4 yıllık işletme fakültesini bitirdiği, tahsil memuru olarak çalışmakta iken 19.01.2009 tarihinde görevde yükselme sınavına girmeden 657 sayılı Kanunun 45 ve 76’ıncı maddeleri uyarınca 3. dereceli mezarlıklar müdürlüğüne, 22.09.2011 tarihinde kültür ve sosyal işler müdürlüğüne asaleten atandığı, dosya münderecatından anlaşılmıştır.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 68’inci maddesinin (B) maddesinde; “Eğitim ve Öğretim Hizmetleri Sınıfı ile Sağlık Hizmetleri ve Yardımcı Sağlık Hizmetleri Sınıfı hariç sınıfların 1, 2, 3 ve 4 üncü derecelerindeki kadrolarına, derece yükselmesindeki süre kaydı aranmaksızın, atanmasındaki usule göre daha aşağıdaki derecelerden atama yapılabileceği” dört yıldan az süreli yükseköğrenim görenler için bu sürelere iki yıl ilave edileceği belirtilmiştir. ..., 19.01.2009 tarihinde atandığı “Mezarlıklar Müdürlüğü” kadrosu için öngörülen hizmet şartını sağlamaktadır. (Atandığı tarih itibariyle 16’ı yıla yakın kamu hizmeti bulunmaktadır.)
2009 yılında yapılan bir atama nedeniyle 2019 yılındaki görevin gereği yapılan ödemelerle ilgili olarak, 2019 yılında görevde olan yöneticiler ile 2009 yılındaki ilgililere bu atama nedeniyle 2019 yılında bu atamanın mevzuata uygun olmadığı gerekçesiyle mali yönden bir sorumluluk yüklenmesi 5018 sayılı Kanunu’nun 71’nci maddesi gereğince mümkün gözükmemektedir.
5018 sayılı Kanunun 71’inci maddesinde kamu zararı; “… mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunması” şeklinde tanımlanmıştır.
Aynı maddenin ikinci fıkrasında kamu zararının belirlenmesinde esas alınacak kriterler;
“a) İş, mal veya hizmet karşılığı olarak belirlenen tutardan fazla ödeme yapılması,
b) Mal alınmadan, iş veya hizmet yaptırılmadan ödeme yapılması,
c) Transfer niteliğindeki giderlerde, fazla veya yersiz ödemede bulunulması,
d) İş, mal veya hizmetin rayiç bedelinden daha yüksek fiyatla alınması veya yaptırılması,
e) İdare gelirlerinin tarh, tahakkuk veya tahsil işlemlerinin mevzuata uygun bir şekilde yapılmaması,
f) (Mülga: 22/12/2005-5436/10 md.)
g) Mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması,” şeklinde belirlenmiştir.
Yukarıda yer verdiğimiz 5018 sayılı Kanunu’nun 71’inci maddesi gereğince ilgiliye yaptığı görev nedeniyle yapılan ödemeleri “Kamu Zararı” olarak değerlendirmek mümkün değildir.
Yönetmelikte belirtilen sınav şartına uyulmadan bu yönüyle mevzuata aykırı bu işlem nedeniyle “Kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunmamıştır.” Bu yönüyle “Kamu Zararının” söz konusu olmamasına rağmen bu işlem nedeniyle gerekli inceleme ve soruşturma yapıldığı sorumluları tespit edilerek ilgili mercilerce idari ve cezai işlemlere konu olduğu anlaşılmıştır. Atama yapanlar hakkında cezai bir karar olmasına rağmen yapılan atamanın iptaline yönelik bir karar mevcut değildir.
... 19.01.2009 tarihinde asaleten atama yerine vekâleten görevlendirilmiş olsaydı (ki anılan kişinin vekaleten müdür olarak görevlendirildiği de anlaşılmaktadır.) kamu zararına konu edilen ödemeleri alabilmesi mümkün hale gelecekti. Kamu zararına konu edilen dönemde; vekâlet için gerekli şartları taşıdığı ve vekil müdürlük görevini yürüttüğü anlaşılan ilgiliye (asil veya vekil olarak) yaptığı görev karşılığında ödenen tutarlar, 5018 sayılı Kanunu’nun 71’inci maddesinde belirtilen “Kamu Zararı” tanımına girmemektedir.
Kamu idaresi tarafından atamanın yapıldığı dönem itibariyle ...’ın görevini yerine getirmediği yönünde düzenlenmiş bir tutanak ve hakkında başlatılmış inceleme ve soruşturmanın da mevcut olmadığı anlaşılmaktadır. Yapılan ödemeler, fiilen yapılan görevin karşılığı ödemelerdir. Bu kadro için başka bir personele bu müdürlüğe ilişkin ödeme yapıldığına ilişkin bir tespit de mevcut değildir. Görevin yetki ve sorumluluğunu taşıyan bu görev nedeniyle ilgiliye yapılmış olan ödemeleri kamu zararı olarak nitelendirmek hukuken mümkün değildir. Yukarıda yer verilen mevzuat ve izahat muvacehesinde yapılan ödemenin mevzuata uygun olduğu değerlendirilmektedir. Bu nedenle karar düzeltilmesine karar verilerek tazmin hükmüne ilişkin daire kararının kaldırılması gerekmektedir.
1-37 sayılı İlamın 3’üncü maddesi ile; ... Belediyesinde tahsil memuru olarak çalışan ...’ın atandığı tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümlerine aykırı olarak “görevde yükselme sınavında başarılı olma” şartını sağlamadığı halde 19.01.2009 tarihinde 3. dereceli Mezarlıklar Müdürlüğüne, oradan da 22.09.2011 tarihinde naklen Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğüne atanması ve kendisine müdürlük kadrosuna ait ödemelerin yapılması sonucu oluşan … TL kamu zararının;
Mezarlıklar müdürlüğüne atama işlemini teklif eden ... (İnsan Kaynakları ve Eğitim Müd.) ve onaylayan ... (Belediye Başkanı) ile yapılan atamanın mevzuata aykırı olduğu Bakanlık izni ve mahkeme kararıyla sabit olduğu halde atamanın iptaliyle ilgili gerekli işlemi yapmayan dönemin görevlileri ... (İnsan Kaynakları ve Eğitim Müd.) ve ... (Belediye Başkanı)’dan müştereken ve müteselsilen tazminine karar verilmiştir.
Söz konusu tazmin hükmü, Temyiz Kurulu’nun 08.11.2023 tarih ve 56070 Tutanak sayılı Kararın 2’nci maddesi ile [Aynı konuya karar düzeltme başvurusu yapan sorumlu ...’ün dosyası için aynı tarih ve 56071 Tutanak sayılı Kararın 2’nci maddesi ile, sorumlu ...’in dosyası için aynı tarih ve 56078 Tutanak sayılı Kararın 1’inci maddesi ile] tasdik edilmiştir.
Bu defa sorumlular karar düzeltme başvurusu yapmışlardır.
37 sayılı İlamın 3’üncü maddesi ile; ... Belediyesinde “tahsil memuru” olarak çalışan ...’ın atandığı tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümlerine aykırı olarak “görevde yükselme sınavında başarılı olma” şartını sağlamadan 19.01.2009 tarihinde 3. dereceli mezarlıklar müdürlüğüne, oradan da 22.09.2011 tarihinde naklen kültür ve sosyal işler müdürlüğüne atanması ve kendisine 2018 ve 2019 yıllarında müdürlük kadrosuna ait maaş unsurlarının ödenmesi sonucu oluşan … TL kamu zararının tazminine karar verilmiş olup, sorumluların başvurması üzerine Daire kararı temyizen incelendiğinde Temyiz Kurulu tazmin hükmünün esas ve sorumluluk yönleriyle mevzuata uygun verildiğini değerlendirerek hükmün tasdikine karar vermiştir.
Bu defa karar düzeltilmesi kanun yoluna gelen sorumlular, temyiz dilekçelerinde öne sürdükleri benzer itirazlar ile birlikte; temyiz itirazlarından farklı olarak, kamu zararının çıkarıldığı 2018 ve 2019 yıllarında ...’ın asaleten atandığı kültür ve sosyal işler müdürlüğü kadrosunda çalışmadığı, muhtarlıklar müdürlüğü ile insan kaynakları ve eğitim müdürlüğünü vekaleten yürüttüğü, 4 yıllık fakülte mezunu olduğu ve 657 sayılı Kanunun 68/B bendinde belirtilen sürede hizmette bulunduğu, asilde aranan şartları taşıdığından vekil müdürlük görevi nedeniyle bu yıllarda vekalet aylığı alması gerekirken almadığı, kamu zararına konu zam, tazminat ve ek ödeme farklarının vekalet görevi nedeniyle hakkettiği ödeme kalemleri olduğu, bu nedenle 2018-2019 yıllarında ... adına kamu zararının oluşmadığı iddia edilmiştir.
Somut olay:
... 14.03.1993 tarihinde Belediye’de memur olarak göreve başladıktan sonra tahsil memuru kadrosunda çalışırken 19.01.2009 tarihinde görevde yükselme sınavına girmeden 657 sayılı Kanunun 45 ve 76’ıncı maddeleri uyarınca mezarlıklar müdürlüğüne atanmıştır. 22.09.2011 tarihinde ise naklen kültür ve sosyal işler müdürlüğüne atanmıştır.
... 1986 tarihinde liseyi, 30.07.1997 tarihinde … Üniversitesi açık öğretim fakültesi 2 yıllık sosyal bilimler bölümü ön lisansı ve 10.09.2007 tarihinde … Üniversitesi 4 yıllık işletme fakültesini bitirmiştir.
... mezarlıklar müdürü olarak atandığı tarihte geçerli olan ve 02.02.2000 tarih ve 23952 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren İl Özel İdareleri, Belediyeler ve İl Özel İdareleri ve Belediyelerin Kurdukları Birlik, Müessese ve İşletmeler ile Bunlara Bağlı Döner Sermayeli Kuruluşlardaki Memurların Görevde Yükselme Esaslarına Dair Yönetmelik hükümlerine göre müdürlük görevde yükselmeye tabi bir kadro unvanı olup, müdürlüğe atanacak bir kişinin -okul ve hizmet süresi koşullarını taşımasının yanı sıra- kurumlarınca yapılacak/yaptırılacak görevde yükselme sınavında başarılı olması gerekir. ... görevde yükselme sınavında başarılı olma şartını sağlamadan mezarlıklar müdürü olarak atanmıştır. ...’ın gerekli koşulu sağlamadan müdür kadrosuna atanması mevzuata aykırı olduğundan, kendisine müdürlük kadrosuna ait maaş unsurlarının ödenmesi suretiyle kamu zararına sebebiyet verilmiştir.
...’ın fiilen yürüttüğü müdür vekilliği görevi nedeniyle vekalet aylığı alması gerektiği iddiasına ilişkin olarak:
... kamu zararının tespit edildiği yıllarda fiilen müdür vekilliği yapmıştır.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nda;
“Vekalet görevinin fiilen yapılması şartı:
Madde 174 – Vekalet aylıklarının ödenebilmesi için görevin fiilen yapılması şarttır.
Vekalet, ikinci görev aylık ve ücretleri ile diğer ödemeler:
Madde 175 – (Değişik: 30/5/1974 – KHK-12; Değiştirilerek kabul: 15/5/1975 - 1897/1 md.)
Bir göreve vekaleten atanan memurlara vekalet edilen görevin kadro derecesinin birinci kademesinin üçte biri, açıktan atananlara ise (Köy ve kasaba imamlığı kadrolarına atananlara 146 ncı maddede yazılı asgari ücret aylık tutarından aşağı olmamak üzere) üçte ikisi verilir. Bulundukları yerden başka bir yerdeki bir göreve vekalet suretiyle atananlara, Harcırah Kanununun geçici görevle başka yere gönderilenlere ilişkin hükümleri uygulanır.
(Ek: 4/7/2001 – KHK-631/5 md.) Ancak, kurum içinden veya diğer kurumlardan vekalet edenlere vekalet aylığı ödenebilmesi için, vekilin asilde aranan şartları taşıması zorunludur.
…” hükümleri bulunmaktadır.
Devlet Memurlarına Ödenecek Zam ve Tazminatlara İlişkin Karar’ın 9’uncu maddesinde;
"(1) 657 sayılı Kanunun 86’ncı maddesi uyarınca;
a) 1) Kurumlarınca bir göreve kurum içinden veya diğer kurumlardan vekalet ettirilenlere;
aa) Vekaletin, 657 sayılı Kanunun 86’ncı maddesine binaen yapılması ve bu hususun onayda belirtilmiş olması, …
cc) Vekillerin, genel ve ilgili özel mevzuatı uyarınca asaleten atanmada aranan tüm şartları (asaleten atanmada sınav şartı aranılan kadro veya görevler için bu sınavlara girebilme hakkının elde edilmiş olması dahil) bir arada taşımaları,
kaydıyla; vekalet ettikleri kadro veya görevler için bu Karar uyarınca öngörülen zam ve tazminatların toplam net tutarının, asli kadro veya görevleri karşılığında fiilen aldıkları zam ve tazminatların toplam net tutarından fazla olması halinde, aradaki fark; 657 sayılı Kanunun 175’nci maddesindeki oranlar dikkate alınmaksızın, vekalet görevine başlanıldığı tarihten itibaren ve vekalet görevinin fiilen yapıldığı sürece ödenir.
2) aa) Esas ve usule ilişkin olarak yukarıda belirtilen şartları bir arada taşımayanlara, ... vekalet nedeniyle öngörülen zam ve tazminatlar ödenmez.” denilmektedir.
Ayrıca 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Ek Madde 9’da;
“…kurumlarınca bir kadroya kurum içinden veya kurum dışından vekalet ettirilenlere, vekaletin 657 sayılı Kanunun 86 ncı maddesine istinaden yapılmış ve bu hususun onayda belirtilmiş olması, vekalet görevinin Bakanlar Kurulu kararı veya müşterek karar ile atama yapılması gereken kadrolar için ilgili bakan, diğer kadrolar için asili atamaya yetkili amir tarafından verilmesi, vekalet eden personelin asaleten atanmada aranan tüm şartları (asaleten atanmada sınav şartı aranılan kadrolar için bu sınavlara girebilme hakkının elde edilmiş olması dahil) taşıması kaydıyla vekalet ettikleri kadro için öngörülen ek ödemenin asli kadroları için öngörülen ek ödemeden fazla olması halinde, aradaki fark, vekalet görevine başlanıldığı tarihten itibaren ve bu görev fiilen yapıldığı sürece ödenir. Ancak, mehil müddeti, yıllık izin, mazeret izni, hastalık ve refakat izni, geçici görev, vekalet, görevden uzaklaştırma, hizmet içi eğitim, seminer ve kurs nedenleriyle görevlerinden ayrılanlara vekalet edenlere bu şekilde ödeme yapılmaz.” hükmü yer almaktadır.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinde bir kadroya kurum içinden vekalet edenlere vekalet aylığı veya vekalet edilen kadroya ait zam, tazminat ve ek ödeme farklarının ödenmesi hususları düzenlenmiştir. Mevzuat hükümlerine göre vekalet eden personelin vekalet görevinden dolayı belirtilen ödemeleri alabilmesi için genel ve ilgili özel mevzuatı uyarınca asilde aranan tüm şartları (asaleten atanmada sınav şartı aranılan kadro veya görevler için bu sınavlara girebilme hakkının elde edilmiş olması dahil) bir arada taşıması gerekmektedir. ...’ın müdür vekilliğini yürüttüğü 2018 ve 2019 yıllarında 04.07.2009 tarih ve 27278 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Mahalli İdareler Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmelik yürürlükte idi. Asilde aranan koşullara söz konusu Yönetmelik çerçevesinde bakılması gerekir.
Yönetmelik’in (07.05.2014 tarih ve 28993 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Yönetmelik değişikliği sonucu değişen maddelerinde);
"Görevde yükselme ve unvan değişikliğine tabi kadrolar" başlıklı 5’inci maddesinde; "(1) Görevde yükselmeye tabi kadrolar aşağıda belirtilmiştir: a) Yönetim hizmetleri grubu; 1) Müdür, şube müdürü ..."
“Görevde Yükselme Sınavına Tabi Olarak Atanacaklarda Aranacak Özel Şartlar” başlıklı 7’nci maddesinde;
“(1) 5 inci maddenin birinci fıkrasında sayılan unvanlara görevde yükselme suretiyle yapılacak atamalarda aşağıdaki özel şartlar aranır.
a) Müdür ve şube müdürü kadrosuna atanabilmek için;
1) 657 sayılı Kanunun 68 inci maddesinin (B) bendinde belirtilen atanma şartlarını taşımak,
2) Fakülte veya en az dört yıllık yüksekokul mezunu olmak,
3) Ekli (1) sayılı listede sayılan ve teknik öğrenim gerektiren müdürlüklere atanabilmek için; yükseköğretim kurumlarının, kadronun görev alanı ile ilgili eğitim ve öğretimde bulunan en az dört yıllık bölümlerinden veya bu bölümlere denkliği kabul edilen yurtdışındaki yükseköğretim kurumlarının ilgili bölümlerinden mezun olmak, (Danıştay İkinci Dairesinin 27/02/2020 günlü, E:2017/4096; K:2020/1243 sayılı kararı ile anılan düzenleyici işlemin iptaline karar verilmiş, söz konusu iptal kararın temyizi üzerine Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 22/04/2021 günlü, E:2020/1158; K:2021/863 sayılı kararıyla kesin olarak onanmıştır.)
4) Ekli (2) sayılı listede sayılan müdürlükler için son müracaat tarihi itibariyle iki yılı uzman, sivil savunma uzmanı, şef ayniyat saymanı, kontrol memuru, eğitmen veya muhasebeci kadrosunda çalışmış olmak, ... gerekir.” denilmektedir.
...’ın vekalet ettiği insan kaynakları ve eğitim müdürlüğü, 2009 tarihli Mahalli İdareler Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmelik’e ekli “EK 2-Diğer Müdürlükler” arasında sayılmıştır. Muhtarlıklar müdürlüğü ise bu listede ismen sayılmasa da teknik öğrenim gerektirmediğinden “EK 2-Diğer Müdürlükler” kapsamında değerlendirilmesi gerekir. Adı geçen müdürlük kadrolarına atanacak kişinin Yönetmelikte belirtilen genel şartların yanı sıra, Yönetmelik’in 7’inci maddesi birinci fıkrası 4 numaralı bendinde belirtilen “…son müracaat tarihi itibariyle iki yılı uzman, sivil savunma uzmanı, şef, ayniyat saymanı, kontrol memuru, eğitmen veya muhasebeci kadrosunda çalışmış olmak” özel şartını da taşıması gerekmektedir. ... vekalet görevini yürüttüğü 2018 ve 2019 yıllarında mezkûr Yönetmelik uyarınca asilde aranan “iki yılı uzman, sivil savunma uzmanı, şef, ayniyat saymanı, kontrol memuru, eğitmen veya muhasebeci kadrosunda çalışmış olma” şartını sağlamamıştır. Anılan kişi 2 yıl vekil öğretmenlik yaptığından eğitmen kadrosunda çalışmış sayıldığını öne sürse de asil memur olarak Belediyelerin eğitmen kadrosunda çalışmadığından bu itirazı kabul edilmemiştir. Dolayısıyla ... vekalet ettiği müdürlük kadrolarına asaleten atanmada aranan tüm şartları bir arada taşımadığı görüldüğünden, kendisine bu yıllardaki vekalet görevi nedeniyle herhangi bir ödeme yapılamayacağı değerlendirilmektedir. Karar düzeltilmesi dilekçesinde, 02.07.2020 tarih ve 31173 sayılı RG’de yayımlanan Belediye ve Bağlı Kuruluşları ile Mahalli İdare Birlikleri Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmelik hükümleri kapsamında alt görevlerde çalışma şartını sağladığı ileri sürülmüştür. Ancak kamu zararının meydana geldiği yıllarda yukarıda hükümlerine yer verilen 2009 tarihli Yönetmelik yürürlükte idi. Vekalet görevinin sürdüğü yıllarda asilde aranan koşulların yürürlükteki mevzuat hükümlerine göre belirlenmesi gerekir. Dilekçede bahsedilen 2020 tarihli Yönetmelik kişi lehine hükümler içerse de hesap yılından sonra yürürlüğe girdiğinden hükümlerinin geriye yürütülmesi ve somut olaya uygulanması, idari işlemlerin geriye yürümezliği ilkesine aykırılık teşkil eder.
Bu itibarla, yapılan inceleme ve değerlendirmede; sorumlular tarafından karar düzeltilmesi aşamasında öne sürülen tüm iddia ve itirazların karar düzeltilmesine esas Temyiz Kurulu Kararında karşılandığı, bu Kararın Kanuna aykırı bir yönünün bulunmadığı anlaşıldığından ve ayrıca yukarıda belirtildiği gibi bu aşamada ileri sürülen hususların da söz konusu Kararın düzeltilmesini icap ettirecek bir mahiyette olmadığı görüldüğünden; sorumluların karar düzeltilmesi istemi reddedilerek, (37 sayılı İlamın 3’üncü maddesiyle verilen … TL’lik tazmin hükmünü tasdik eden) 08.11.2023 tarih ve 56070 Tutanak sayılı Kararın 2’nci maddesinde [Aynı konuya karar düzeltilmesi başvurusu yapan sorumlu ...’ün dosyası için aynı tarih ve 56071 Tutanak sayılı Kararın 2’nci maddesinde, sorumlu ...’in dosyası için aynı tarih ve 56078 Tutanak sayılı Kararın 1’inci maddesinde] KARAR DÜZELTİLMESİNE MAHAL OLMADIĞINA,
(7. Daire Başkanı ...ile Üye ...’in karşı oyu ile) oy çokluğuyla,
Karar verildiği 26.03.2025 tarih ve 57851 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.
Karşı oy gerekçesi
7. Daire Başkanı ...:
İlgilinin görevde yükselme sınavına girmeden müdür kadrosuna atandığı, müdürlük görevini yürüttüğü dönem içerisinde de kendisine atandığı kadronun özlük haklarının ödendiği anlaşılmaktadır. Söz konusu atamanın hukuka aykırı olduğunda tereddüt bulunmamaktadır. Her hukuka aykırı işlem, idari, mali veya cezai sorumluluktan birini veya birkaçını doğurabilmekte, işlemin niteliği dikkate alınmak suretiyle de uygulanacak müeyyide belirlenmektedir.
5018 sayılı Kanunun 71’inci maddesinde kamu zararı; “… mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunması” şeklinde tanımlanmıştır.
Aynı maddenin ikinci fıkrasında kamu zararının belirlenmesinde esas alınacak kriterler;
“a) İş, mal veya hizmet karşılığı olarak belirlenen tutardan fazla ödeme yapılması,
b) Mal alınmadan, iş veya hizmet yaptırılmadan ödeme yapılması,
c) Transfer niteliğindeki giderlerde, fazla veya yersiz ödemede bulunulması,
d) İş, mal veya hizmetin rayiç bedelinden daha yüksek fiyatla alınması veya yaptırılması,
e) İdare gelirlerinin tarh, tahakkuk veya tahsil işlemlerinin mevzuata uygun bir şekilde yapılmaması,
f) (Mülga: 22/12/2005-5436/10 md.)
g) Mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması,” şeklinde belirlenmiştir.
5018 sayılı kanunun 71’inci maddesi gereğince, kamu zararının belirlenmesinde esas alınması gereken; ilgiliye hizmet karşılığı olarak belirlenen tutardan fazla ödeme yapıldığı, hizmet yaptırılmadan ödeme yapıldığı, hizmetin rayiç bedelinden daha yüksek fiyatla alındığı veya mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapıldığı iddialarından hiçbirini ileri sürme imkânımız bulunmamaktadır. Diğer taraftan ilgilinin, bu görevi yürütebilmesi için gerekli teknik eğitim veya öğretim şartını taşımadığı veya mesleki veya teknik bilgi, beceri veya tecrübesi nedeniyle ilgilinin bu görevi gereği gibi yerine getirmediği veya getiremeyeceği yönünde herhangi bir tespit veya değerlendirme de bulunmadığı görülmektedir.
Dolayısıyla, 5018 sayılı Kanunun 71’inci maddesinde tanımlanan şekilde oluşmuş bir kamu zararı bulunmamasına ve aynı maddede belirlenen unsurların hiç birisini taşımamasına rağmen yapılan atamanın salt hukuka aykırı olması gerekçesiyle kamu zararına hükmedilmesinin “KAMU ZARARI” kavramı ile bağdaşmayacağı açıktır. Hukuka aykırı tesis edilen söz konusu işlem nedeniyle, sorumlular hakkında idari ve/veya cezai müeyyidenin uygulanması gerektiği bu nedenle de 6085 sayılı Kanunun 78’inci maddesi çerçevesinde konunun cumhuriyet savcılığı veya ilgili Bakanlığına bildirilmesi gerektiği kanaatindeyim.
Bu yapılmaksızın, somut olayda, hukuka aykırı atama işlemi sonucunda müdür olarak görev yapan ve bu görevin yetki ve sorumluluğunu taşıyan ilgiliye yapılmış olan ödemelerin kamu zararı olarak değerlendirilmesi hukuken mümkün olmadığından, karar düzeltilmesi yoluyla Dairenin tazmin kararının kaldırılması gerekmektedir.
Üye ...:
...’ın 14.03.1993 tarihinde açıktan sınavla memur olarak atandığı, 30.07.1997 tarihinde … Üniversitesi açık öğretim fakültesi 2 yıllık sosyal bilimler bölümü ön lisansı ve 10.09.2007 tarihinde … Üniversitesi 4 yıllık işletme fakültesini bitirdiği, tahsil memuru olarak çalışmakta iken 19.01.2009 tarihinde görevde yükselme sınavına girmeden 657 sayılı Kanunun 45 ve 76’ıncı maddeleri uyarınca 3. dereceli mezarlıklar müdürlüğüne, 22.09.2011 tarihinde kültür ve sosyal işler müdürlüğüne asaleten atandığı, dosya münderecatından anlaşılmıştır.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 68’inci maddesinin (B) maddesinde; “Eğitim ve Öğretim Hizmetleri Sınıfı ile Sağlık Hizmetleri ve Yardımcı Sağlık Hizmetleri Sınıfı hariç sınıfların 1, 2, 3 ve 4 üncü derecelerindeki kadrolarına, derece yükselmesindeki süre kaydı aranmaksızın, atanmasındaki usule göre daha aşağıdaki derecelerden atama yapılabileceği” dört yıldan az süreli yükseköğrenim görenler için bu sürelere iki yıl ilave edileceği belirtilmiştir. ..., 19.01.2009 tarihinde atandığı “Mezarlıklar Müdürlüğü” kadrosu için öngörülen hizmet şartını sağlamaktadır. (Atandığı tarih itibariyle 16’ı yıla yakın kamu hizmeti bulunmaktadır.)
2009 yılında yapılan bir atama nedeniyle 2019 yılındaki görevin gereği yapılan ödemelerle ilgili olarak, 2019 yılında görevde olan yöneticiler ile 2009 yılındaki ilgililere bu atama nedeniyle 2019 yılında bu atamanın mevzuata uygun olmadığı gerekçesiyle mali yönden bir sorumluluk yüklenmesi 5018 sayılı Kanunu’nun 71’nci maddesi gereğince mümkün gözükmemektedir.
5018 sayılı Kanunun 71’inci maddesinde kamu zararı; “… mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunması” şeklinde tanımlanmıştır.
Aynı maddenin ikinci fıkrasında kamu zararının belirlenmesinde esas alınacak kriterler;
“a) İş, mal veya hizmet karşılığı olarak belirlenen tutardan fazla ödeme yapılması,
b) Mal alınmadan, iş veya hizmet yaptırılmadan ödeme yapılması,
c) Transfer niteliğindeki giderlerde, fazla veya yersiz ödemede bulunulması,
d) İş, mal veya hizmetin rayiç bedelinden daha yüksek fiyatla alınması veya yaptırılması,
e) İdare gelirlerinin tarh, tahakkuk veya tahsil işlemlerinin mevzuata uygun bir şekilde yapılmaması,
f) (Mülga: 22/12/2005-5436/10 md.)
g) Mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması,” şeklinde belirlenmiştir.
Yukarıda yer verdiğimiz 5018 sayılı Kanunu’nun 71’inci maddesi gereğince ilgiliye yaptığı görev nedeniyle yapılan ödemeleri “Kamu Zararı” olarak değerlendirmek mümkün değildir.
Yönetmelikte belirtilen sınav şartına uyulmadan bu yönüyle mevzuata aykırı bu işlem nedeniyle “Kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunmamıştır.” Bu yönüyle “Kamu Zararının” söz konusu olmamasına rağmen bu işlem nedeniyle gerekli inceleme ve soruşturma yapıldığı sorumluları tespit edilerek ilgili mercilerce idari ve cezai işlemlere konu olduğu anlaşılmıştır. Atama yapanlar hakkında cezai bir karar olmasına rağmen yapılan atamanın iptaline yönelik bir karar mevcut değildir.
... 19.01.2009 tarihinde asaleten atama yerine vekâleten görevlendirilmiş olsaydı (ki anılan kişinin vekaleten müdür olarak görevlendirildiği de anlaşılmaktadır.) kamu zararına konu edilen ödemeleri alabilmesi mümkün hale gelecekti. Kamu zararına konu edilen dönemde; vekâlet için gerekli şartları taşıdığı ve vekil müdürlük görevini yürüttüğü anlaşılan ilgiliye (asil veya vekil olarak) yaptığı görev karşılığında ödenen tutarlar, 5018 sayılı Kanunu’nun 71’inci maddesinde belirtilen “Kamu Zararı” tanımına girmemektedir.
Kamu idaresi tarafından atamanın yapıldığı dönem itibariyle ...’ın görevini yerine getirmediği yönünde düzenlenmiş bir tutanak ve hakkında başlatılmış inceleme ve soruşturmanın da mevcut olmadığı anlaşılmaktadır. Yapılan ödemeler, fiilen yapılan görevin karşılığı ödemelerdir. Bu kadro için başka bir personele bu müdürlüğe ilişkin ödeme yapıldığına ilişkin bir tespit de mevcut değildir. Görevin yetki ve sorumluluğunu taşıyan bu görev nedeniyle ilgiliye yapılmış olan ödemeleri kamu zararı olarak nitelendirmek hukuken mümkün değildir. Yukarıda yer verilen mevzuat ve izahat muvacehesinde yapılan ödemenin mevzuata uygun olduğu değerlendirilmektedir. Bu nedenle karar düzeltilmesine karar verilerek tazmin hükmüne ilişkin daire kararının kaldırılması gerekmektedir.