Temyiz Karar Detayı
Kamu İdaresi
Belediyeler ve Bağlı İdareler
Yılı
2021
Daire
5
Dosya No
55069
Tutanak No
58173
Tutanak Tarihi
02.07.2025
Konu
Çeşitli Konuları İlgilendiren Kararlar
KARAR
Konu: Belediyenin işlettiği otopark hizmetinden Belediye ve bağlı şirket personeli ile meclis üyelerinin indirimli veya ücretsiz faydalanması.
174 sayılı Ek İlamın 1’inci maddesiyle, Belediyenin bütçe içi işletme ile işlettiği otopark hizmetlerinde herhangi bir kanuni dayanak bulunmaksızın sadece belediye personeli, meclis üyeleri ve belediye şirketi olan ... personeline indirim uygulanması sonucu oluşan toplam … TL kamu zararının sorumlularına ödettirilmesine karar verilmiştir.
[Evveliyatında;
Dairenin 4 sayılı İlamının 2’nci maddesiyle, Belediyenin bütçe içi işletme ile işlettiği otopark hizmetlerinde herhangi bir kanuni dayanak bulunmaksızın sadece belediye personeli, meclis üyeleri ve belediye şirketi olan ... personeline indirim uygulanması sonucu oluşan … TL kamu zararının tazminine hükmedilmişti.
Bu hüküm üzerine, 4 sayılı İlama karşı sorumlular tarafından temyiz talebinde bulunulmuş ve Temyiz Kurulu’nun 22.11.2023 tarih ve 56115 tutanak sayılı Kararı ile, Dairenin 4 sayılı İlamının 2’nci maddesiyle verilen … TL’nin tazminine ilişkin olarak verilen hükmün -kamu zararının oluşmadığı gerekçesi ile- BOZULMASI ve yeniden hüküm tesisinin temini için dosyanın hükmü veren DAİREYE GÖNDERİLMESİNE karar verilmişti.
Daire, yeniden düzenlediği 174 sayılı Ek İlamın 1’inci maddesi ile ilk kararında ısrar etmiştir.]
174 sayılı Ek İlamın 1’inci maddesi hükmü ile ilgili olarak 55069 sayılı dosya kapsamında temyize gelen Üst Yönetici ..., Muhasebe Yetkilisi ..., Diğer Sorumlu ..., Harcama Yetkilisi ..., Harcama Yetkilisi ..., Diğer Sorumlu ..., Diğer Sorumlu ..., Diğer Sorumlu ..., Diğer Sorumlu ..., Diğer Sorumlu ..., Diğer Sorumlu ..., Diğer Sorumlu ... tarafından gönderilen ortak dilekçenin Ek İlamın 1’inci maddesiyle ilgili kısmında özetle;
EK İLAM MADDE NO: 1
(ASIL İLAM MADDE NO:2)
A. 1.İSNAT: "5393 SAYILI KANUNUN 18/1/f MADDE/FIKRA/BENDİ GEREĞİNCE ÜCRET TARİFESİNİ BELİRLEME YETKİSİNİN BELEDİYE MECLİSİNDE OLDUĞU VE FON YÖNETİMİNİN BU KONUDA YETKİSİNİN BULUNMADIĞI:
Denetçinin ve Sayıştay Dairesinin bu yöndeki tespitine katılmadıklarını,
Zira sorgu raporunda da yer aldığı üzere otopark ücretlerinin de içinde olduğu ücret tarifesi ... Belediye Meclisinin 01.08.2019 tarih ve 147 sayılı karan ile tespit edildiğini,
Ayrıca söz konusu Meclis kararının 11. sayfasının son bölümünde "İhtiyaç duyulduğunda Fon Yönetimi tarafından düzenleme yapılacaktır. Fiyatları belirlemeye, indirim oranlarını belirlemeye ve kaldırmaya Tanzim Satış Fon Yönetimi yetkilidir” hükmünün yer aldığını, sorguya konunun, kapalı otoparktaki ücret düzenlemesinin de Meclisin verdiği bu yetkiye istinaden yapıldığını,
Fon yönetimi üyelerinin, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu, mevzuatı ve memuriyet gereğine bağlı olarak, her türlü özen ve sorumluluk duygusu içerisinde, kamu hakkını bilme ve korumanın birincil öncelik olduğu bilinciyle, görevlerini ifa ettiklerini,
5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 'Belediye meclisi’ başlıklı 17.maddesinde;
"Belediye meclisi belediyenin karar organıdır.” hükmünü havi iken,
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu (TCK) “Kanunun hükmü ve amirin emri” başlıklı 24. maddesinin ise;
“(1) Kanunun hükmünü yerine getiren kimseye ceza verilmez.
(2) Yetkili bir merciden verilip, yerine getirilmesi görev gereği zorunlu olan bir emri uygulayan sorumlu olmaz.
(3) Konusu suç teşkil eden emir hiçbir surette yerine getirilemez. Aksi takdirde yerine getiren ile emri veren sorumlu olur.
(4) Emrin, hukuka uygunluğunun denetlenmesinin kanun tarafından engellendiği hallerde, yerine getirilmesinden emri veren sorumlu olur.” Şeklinde olduğunu,
Görüldüğü üzere Fon yönetimi üyelerinin, ortada hiçbir durum olmaksızın kendi kendilerine toplanıp karar almadıklarını,
Ortada 657 sayılı Kanuna tabi görevliler, Meclis tarafından alınmış ve konusu hiçbir şekilde suç teşkil etmeyen bir karar ve bu kararın icrası kapsamında Fon Yönetimine verilen bir yetki olduğunu, bir memurun Meclis kararını yerine getirmesinin, hiçbir şekilde eleştiriye konu olmaması gerektiğini, esas sıkıntı doğuracak durumun, bir memurun Meclis kararına muhalefet etmesi/gereğini yerine getirmemesi halinde söz konusu olabileceğini, aksi halde Meclis tarafından kendisine verilen görev ve işleri yapmayan bir memur hakkında görevi ihmal vs. ye dayalı olarak cezai/idari takibat yapılmayacağı kim güvence verebileceğini, hangi memurun kendisini güvende hissedebileceğini, …, Belediyede memur sıfatıyla çalışan birisinin, belediyenin karar organı olan "meclis kararına muhalefet etmesi ya da gereğini yerine getirmemesi -bağlı mevzuat ve de hiyerarşik yapı içerisinde konusu açıkça suç teşkil etmedikçe- söz konusu dahi olamayacağını, bu çerçevede kendilerine tevdi edilen kararın (görevin), gereğine uygun olarak ifa edildiğini, ne Meclis kararında ne de üyeler tarafından kararın gereğinin yerine getirilmesinde, hukuka aykırı bir durumun söz konusu olmadığını,
Fon yönetimince yapılan işin, belediyenin karar organı olan Meclis tarafından alınan bir kararı, kararın içeriğine uygun olarak yerine getirmekten ibaret olduğunu, şayet böyle bir karar söz konusu olmasaydı, üyelerce yapılacak bir işlem de olmayacağını, bir memurun Belediye Meclisi tarafından alınan ve konusu açıkça suç teşkil etmeyen bir kararın niteliğini sorgulamak gibi bir hakkı olmadığını,
Malum olunduğu üzere, İdare, mevzuattan aldığı yetkiyi kullanan ve bu yetkileri uygulayan kamu görevlileri eliyle idari işlemlerini yürüttüğünü, İdari işlemlerin “bir hiyerarşi içinde bulunan kamu görevlilerinin izin, onay, olur, emir, talimat gibi sözlü veya yazılı hukuki süreçlerin tamamlanmasıyla hayat bulduğunu, alt-üst şeklindeki dikey hiyerarşi içinde, yetkili amir tarafından verilen bir emrin, astları tarafından uygulanarak, idari işlemlerin bir sonuca vardığını, dolayısıyla, bir idari işlemin yürütülmesi için üst’ün karar alması ve ast’ın da uygulaması gerektiğini, bu çerçevede “Emir” kavramının doktrinde "... üstünlük yetki ve kudretini haiz bir merci tarafından, belirli bir hareketin yapılması veya yapılmaması maksadıyla, ast durumunda bulunan kimseye yönelmiş ve açıklanmış bir irade beyanı ..." olarak tanımlandığını, tüm bunlar birlikte değerlendirildiğinde, Meclisin belediyenin karar organı olduğunu, konusu açıkça suç teşkil etmeyen kararının icra edilmesi gerektiğinin şüpheden uzak olduğunu, bu anlamda Meclis kararı da yazılı emir niteliğinde olduğunu, Memur tarafından, karara uymamanın söz konusu olamayacağını, arz edilen nedenle, sorgudaki bu tespite katılmadıklarını,
B. 2. İSNAT; BELEDİYENİN İŞLETTİĞİ OTOPARKTA TÜM KAMU ÇALIŞANLARINA DEĞİL SADECE BELEDİYE VE BAĞLI ŞİRKETİ ÇALIŞANLARI VE MECLİS ÜYELERİNE İNDİRİM YAPILMASININ TİCARİ İNDİRİM SAYILAMAYACAĞI VE BU İNDİRİM NEDENİYLE KAMU ZARARI OLUŞTUĞU’:
Denetçinin ve Sayıştay Dairesinin bu yöndeki tespitine de kesinlikle katılmadıklarını ve itiraz ettiklerini:
Söz konusu tespitin ticari hayatın olağan akışı ve dinamikleri ile bağdaşmadığını, hatalı değerlendirme ve soyut gözleme dayalı olduğunu,
Her şeyden önce belirtmek gerekirse, ... ili merkezinde özellikle yaz aylarında artan oranda trafik ve buna bağlı bir otopark ihtiyacı olduğunun bilindiğini, Belediye hizmet binasının ağırlıklı olarak şehrin tam da merkezinde olduğunu, bahsi geçen … Otoparkının da Belediye merkez binasının bitişiğinde yer aldığını, Belediyenin hali hazırda çalışanlarına tahsis ettiğini, herkesin ihtiyacına cevap verebilecek nitelikte bir otoparkının da kalmadığını, zira takriben 1-2 yıl öncesine kadar bu amaca hizmet veren, belediye binasına 200-300 metre mesafedeki … Merkezi binası arkasında bulunan ve çalışanlarına tahsisli otoparkın, yapımı devam eden … ve … kapsamında kapatılıp yıkıldığını, bu durumun da çalışanların mağduriyetine yol açtığını,
Diğer yandan sorguya konu bu kararın alındığı esnada, söz konusu … kapalı otoparkının (-1.) katının boş durumda olduğunu, bu durumun da göz önüne alınarak gerek otoparkın (-1) katının boş kalmamasının, gerekse personelin mağduriyetinin giderilmesini sağlamak ve ayrıca otopark gelirini artırmak amacıyla uygulamaya geçildiğini, ayrıca söz konusu otoparkın, -yıl genelinde sınırlı sayıda günler hariç- tam kapasite dolmadığını,
Malum oluğu üzere; 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun “Kamu Zararı” başlıklı 71. Maddesinde;
“Kamu zararı, kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunmasıdır.” şeklinde tanımlandığını,
5018 s Kanun kapsamında “Kamu zararından” söz edebilmek için, indirimli tarife sonrasında kamu (Belediye) kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunması gerektiğini,
Oysa 2019 ve 2021 yılı rakamlarının bunu doğrulamadığını, bu uygulamadan sonra otopark gelirlerinde hiçbir eksilme söz konusu olmadığını, bilakis artış sağlandığını (2020 yılındaki az miktardaki düşüş pandemi sürecinde alınan sokağa çıkma vs. tedbirleri ile birebir alakalı olduğunu)
2019, 2020 ve 2021 yılı verilerinin yer aldığı bir Tablo’ya yer verildikten sonra;
Tablodaki veriler ışığında gelirin eksilmediğinin ortada olduğunu, bu nedenle de kamu zararından söz etmenin hukuken mümkün olmadığını, eğer gelir artışına engel olunduğundan dolayı zarar düşüncesi hasıl oldu ise, bu düşüncenin de doğru olmadığını, zira indirim uygulaması ile günün sonunda Belediyenin gelirinde hiçbir azalma ya da kayıp olmadığını,
C. DİĞER HUSUSLAR: Diğer yandan sorguda ticari indirim kavramından da bahsedilmekte ve yapılan indirimin tüm kamu çalışanlarına yapılması halinde mümkün olabileceğini, buna karşılık sadece belediye ve bağlı şirket çalışanları ile meclis üyelerine yapılmış olması halinde ise, ticari indirim olarak görülemeyeceğinin ifade edildiğini, kendi içerisinde açık bir çelişki barındıran bu tespite katılmanın da mümkün olmadığını,
Zira sorgudaki değerlendirmenin mutlak bir değer ifade etmediğini, her iş yahut kararın somut şartları açısından değerlendirilmesinin ve doğuracağı sonuçlara göre de hükme varılmasının gerekli olduğunu, Sorguya konu olayda yıllara sari olarak abone ve buna bağlı gelir artışı elde edildiğini, bu gelir artışının sebeplerinden birisinin de hiç şüphesiz indirimli de olsa aboneliklerden alınan ücretler olduğunu, indirimin tüm kamu personeline yapılması halinde, ticari indirimden değil sorgudaki kabul aksine (daha fazla) kamu zararından bahsetmenin mümkün olacağını,
Örneklemek gerekirse;
Otopark ücreti 2 TL, indirimli ücret 1 TL ve indirim yapılan belediye ilgilisi 100, tüm kamu çalışanları da 1000 kişi olduğunda, bu örneklemede indirimli çalışanların 200 TL ödemesi gerekirken, 100 TL ödemesi (aradaki 100 TL fark) kamu zararı olarak görüldüğü,
Oysa, indirimli uygulama olmasa belki de bu abonelikler söz konusu olamayacak, kayıp olması bir yana, 100 TL dahi gelir elde edilemeyeceği,
Denetçinin, bu uygulamayı ticari indirim olarak kabul etmeyip, buna karşılık tüm kamu çalışanlarına uygulansa ticari indirim olacağını beyan ettiğini, Denetçi kabulüne göre tüm kamu çalışanlarından (1000 kişi) 2000 TL alınması gerekirken, ticari indirim sayılacak şekilde indirim yapılmış olsa -2000 TL yerine- 1000,00 TL gelir elde edileceği,
Bu durumda tüm kamu çalışanlarına ticari indirim sayıldığından bahisle gelir elde edildiğinden mi, yoksa zararın daha da büyüdüğünden ve 1000 TL’lik kamu zararından mı söz etmek gerekeceğini, matematiksel olarak zarar artmasına rağmen (zarar 100 TL iken 1000 TL oluyor) bu durumun kamu zararı olarak görülmeyip, ticari indirim sayılmasının makul kabul edilemeyeceği,
Bu indirim uygulaması ile Belediye idaresi ve çalışanlarının bütünleşmesine, iş yeri huzurunun ve buna bağlı iş veriminin artmasına katkıda bulunulduğu,
Bu indirim uygulaması ile Belediye idaresi ve çalışanlarının bütünleşmesine, iş yeri huzurunun ve buna bağlı iş veriminin artmasına katkıda bulunulduğunu, hatalı olduğunu düşündükleri, hakkaniyetle bağdaşmayan, değerlendirmelere dayalı ve buna bağlı olarak da kendilerini zan, töhmet ve maddi yük ve vebal altında bırakan, Sayıştay Daire kararındaki tespitlere katılmadıklarını ve Sayıştay 5’inci Dairesince Denetçi görüşüne dayanılarak Ek İlamla verilen tazmin kararının bozularak kaldırılması hususunda gereğini, arz ve talep ettiklerini,
İfade etmişlerdir.
Başsavcılığın Mütalaasında özetle;
Temyiz dilekçesinde, sorumlunun ileri sürdüğü ve açıkladığı hususların 174 No.lu Ek İlamın 1’inci maddesinde karşılandığı görülmüş olmakla birlikte, Savcılığımız görüşüne aşağıda yer verilmiştir.
08.01.2002 tarih ve 4736 sayılı Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Ürettikleri Mal ve Hizmet Tarifeleri ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 1’inci maddesinde;
"Genel bütçeye dahil daireler ile katma bütçeli idareler, bunlara bağlı döner sermayeli kuruluşlar, kanunla kurulan fonlar, kefalet sandıkları, sosyal güvenlik kuruluşları, genel ve katma bütçelerin transfer tertiplerinden yardım alan kuruluşlar, kamu iktisadi teşebbüsleri ve bağlı ortaklıkları ile müesseseleri, il özel idareleri ve belediyeler ile bunların kurdukları birlik, müessese ve işletmeler, özel bütçeli kuruluşlar, ... ve diğer kamu kurum ve kuruluşlarınca üretilen mal ve hizmet bedellerinde işletmecilik gereği yapılması gereken ticarî indirimler hariç herhangi bir kişi veya kuruma ücretsiz veya indirimli tarife uygulanmaz.
Türk vatandaşı olan altmış beş yaş ve üzeri kişiler, demiryolları ve denizyollarının şehirci hatları ile belediyelere, belediyeler tarafından kurulan şirketlere, birlik, müessese ve işletmelere veya belediyeler tarafından yetki verilen özel şahıs ya da şirketlere ait şehirci toplu taşıma hizmetlerinden ücretsiz olarak, demiryolları ve denizyollarının şehirlerarası hatlarından ise %50 indirimli olarak yararlanırlar. Bu fıkrada belirtilen kurum ve kuruluşlar, belediyeler, belediyeler tarafından kurulan şirketler, birlikler, müessese ve işletmeler altmış ila altmış beş yaş arasında bulunan kişilerin toplu taşıma hizmetlerinden ücretsiz veya indirimli olarak yararlanmasını sağlayabilirler.
Belediyeler ile bunların kurdukları birlik, müessese ve işletmeler, toplu taşım hizmetlerinde öğrenci ve basın kimlik kartı sahiplerine indirim uygulamaya yetkilidirler.
Cumhurbaşkanı birinci fıkra hükmünden muaf tutulacak kişi veya kurumları tespit etmeye yetkilidir.
Bu Kanunun yayımı tarihinden önce beşinci fıkrada belirtilen kanunlar dışında; kanun, kanun hükmünde kararname, tüzük, yönetmelik, genelge ve benzeri düzenleyici işlemler ile diğer idari işlemlerle tesis edilmiş bulunan ücretsiz veya indirimli tarife uygulamalarına 31.12.2001 tarihinden itibaren son verilir." hükmü yer almaktadır.
Bu düzenleme ile bir kısım kişi ve kurumların kamu hizmetlerinden faydalanmada diğer kişi ve kurumlardan daha avantajlı olmasının önüne geçilmesi öngörülmüştür. Ayrıca, aynı maddenin altıncı fıkrasında ise birinci fıkra hükmünden muaf tutulacak kişi ve kurumları tespit etmeye Cumhurbaşkanının yetkili olduğu ifade edilmiştir. Bu yetkiye istinaden çıkarılmış olan Cumhurbaşkanı Kararları ile çeşitli kişi ve kuramlara muafiyetler tanınmış olup, çıkarılan muafiyet kararlarında Belediyenin işlettiği otopark hizmetlerinde belediye personeli, meclis üyeleri ve Belediye şirketi personeline indirim uygulanmasına yönelik herhangi bir karar bulunmamaktadır.
Bu nedenle, temyiz talebinin reddedilerek tazmin hükmünün tasdikine karar verilmesinin uygun olacağı değerlendirilmektedir. Arz olunur.” Denilmektedir.
Dosyada mevcut bilgi ve belgelerin okunup incelenmesinden sonra,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Usul yönünden inceleme
Dilekçede imzası bulunmayan ... ile ... ile ilgili olarak:
Sorumlular tarafından 174 sayılı Ek İlamın 1’inci maddesine karşı ortak dilekçe ile 55069 sayılı dosya kapsamında temyiz başvurusunda bulunulmuştur. Daire Kararına karşı ortak dilekçe ile temyiz başvurusunda bulunanlardan ... ile ...’ün dilekçede isimleri bulunmakta ancak imzaları bulunmamaktadır.
6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun “Kanun yollarına başvurma” başlıklı 54’üncü maddesinde;
“Temyiz, yargılamanın iadesi ve karar düzeltilmesi talepleri, Sayıştay Başkanlığına hitaben yazılmış imzalı dilekçe ile yapılır. Dilekçeler Sayıştay Başkanlığına verilir veya gönderilir. İlgililer isterlerse evrakın alındığına dair kendilerine bir alındı verilir.
(2) Dilekçelerde aşağıdaki hususlar bulunur:
a) Başvuruda bulunan kişinin ve varsa kanuni temsilcisinin veya vekilinin adı, soyadı, unvanı ve adresi.
b) İlamın tarihi, numarası.
c) İlgili hesabın adı ve yılı.
ç) Başvurunun konusu.
d) Hangi kanun yoluna başvurulduğu ve başvurunun hukuki sebepleri.
e) Varsa duruşma talebi.
(3) Dilekçelere ilgililer tarafından itirazlarını ispat edecek belgeler eklenir. Dilekçeler ve bunlara ekli belgelerin örnekleri karşı taraf sayısından bir fazla olur.
(4) Dilekçelerin yukarıda belirtilen hususları ihtiva etmediğine, ilgisine göre Temyiz Kurulu veya dairece karar verilirse, eksikliklerin on beş gün içinde tamamlatılması dilekçe sahibine tebliğ olunur. Bu süre içinde eksiklikler tamamlanmazsa, ilgisine göre Temyiz Kurulunca veya dairece başvurunun reddine karar verilir. Şu kadar ki, başvuru sahibinin kimliğini, imzasını, başvuru konusu ilam hükmünü ve hangi kanun yoluna hangi sebeple başvurulduğunu yeteri kadar belli edecek kayıtları ihtiva eden dilekçeler, diğer hususlar gösterilmemiş olsa bile kabul edilir.” hükmü yer almaktadır.
... Belediyesi 2022 yılı Daire İlamı ile ilgili temyiz başvurusunda tekemmül etmiş olan dosyadaki bilgilere göre; ...’ün 02.03.2024 tarihinde vefat ettiği, ... 1. Sulh Hukuk Mahkemesi tarafından verilen 06.03.2024 tarihli karar ile mirasçıların tespit edildiği ve fakat mirasçılardan hiçbirinin (2021 yılı Daire İlamı ile ilgili olan) ortak temyiz dilekçesini imzalamadıkları veya ayrı bir temyiz dilekçesi göndermedikleri,
Hali hazırda tekemmül etmiş olan işbu dosyadaki bilgi ve belgeler incelendiğinde, ...’ın da ayrı bir temyiz dilekçesi göndermediği, anlaşılmıştır.
Bu nedenle Daire İlam hükmünde “Diğer sorumlu” sıfatıyla sorumlu tutulan ve Daire İlam hükmünü tebellüğ etmiş olan ... ile mütevaffa ... yerine/adına mirasçıları tarafından ortak temyiz dilekçesi imzalanmamış olduğundan, adı geçen kişilerin temyiz taleplerinin usul yönünden REDDİNE, oy birliğiyle,
6085 sayılı Kanunun 57’nci maddesi gereği bu Kararın yazılı bildirim tarihinden itibaren onbeş gün içerisinde Sayıştay’da karar düzeltilmesi yolu açık olmak üzere,
Karar verildiği 02.07.2025 tarih ve 58173 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.
Süresi içinde başvuruda bulunmamış olan 17 kişi ile ilgili olarak:
…, … tarafından 174 sayılı Ek İlamın 1’inci maddesine ilişkin olarak temyiz talebinde bulunulmakta ise de Ek İlam adı geçen sorumlulara 18.10.2024 tarihinde tebliğ edilmiş olup, bu tarihe nazaran 6085 sayılı Kanunun 55’inci maddesinin 3’üncü fıkrasında yazılı 60 günlük temyiz süresi 17.12.2024 tarihinde sona ermiştir.
..., ..., ..., … tarafından 174 sayılı Ek İlamın 1’inci maddesine ilişkin olarak temyiz talebinde bulunulmakta ise de Ek İlam adı geçen sorumlulara 21.10.2024 tarihinde tebliğ edilmiş olup, bu tarihe nazaran 6085 sayılı Kanunun 55’inci maddesinin 3’üncü fıkrasında yazılı 60 günlük temyiz süresi 20.12.2024 tarihinde sona ermiştir.
..., … tarafından 174 sayılı Ek İlamın 1’inci maddesine ilişkin olarak temyiz talebinde bulunulmakta ise de Ek İlam adı geçen sorumlulara 22.10.2024 tarihinde tebliğ edilmiş olup, bu tarihe nazaran 6085 sayılı Kanunun 55’inci maddesinin 3’üncü fıkrasında yazılı 60 günlük temyiz süresi 23.12.2024 tarihinde sona ermiştir.
…, … tarafından 174 sayılı Ek İlamın 1’inci maddesine ilişkin olarak temyiz talebinde bulunulmakta ise de Ek İlam adı geçen sorumlulara 23.10.2024 tarihinde tebliğ edilmiş olup, bu tarihe nazaran 6085 sayılı Kanunun 55’inci maddesinin 3’üncü fıkrasında yazılı 60 günlük temyiz süresi 23.12.2024 tarihinde sona ermiştir.
..., …, ..., …, ..., ..., … tarafından 174 sayılı Ek İlamın 1’inci maddesine ilişkin olarak temyiz talebinde bulunulmakta ise de Ek İlam adı geçen sorumlulara 24.10.2024 tarihinde tebliğ edilmiş olup, bu tarihe nazaran 6085 sayılı Kanunun 55’inci maddesinin 3’üncü fıkrasında yazılı 60 günlük temyiz süresi 23.12.2024 tarihinde sona ermiştir.
Ancak adı geçen sorumlular tarafından bu tarihlerden sonra; 28.12.2024 tarihinde Sayıştay kayıtlarına intikal eden ortak dilekçe ile temyiz talebinde bulunulmuştur. Temyiz başvuru sürelerinin geçirilmiş olması nedeniyle …, …, ..., ..., ..., …, ..., …, …, …, ..., …, ..., …, ..., ..., …’nun 174 sayılı Ek İlamın 1’inci maddesiyle ilgili temyiz taleplerinin süre aşımından REDDİNE, oy birliğiyle,
6085 sayılı Kanunun 57’nci maddesi gereği bu Kararın yazılı bildirim tarihinden itibaren onbeş gün içerisinde Sayıştay’da karar düzeltilmesi yolu açık olmak üzere,
Karar verildiği 02.07.2025 tarih ve 58173 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.
Diğer Sorumlu sıfatıyla sorumlu tutulan ...’un usulüne uygun olarak temyiz talebinde bulunduğu görülmüştür. ...’un 174 sayılı Ek İlamın 1’inci maddesiyle ilgili temyiz talebinin esastan incelenmesine geçilmiştir.
Esas yönünden inceleme
174 sayılı Ek İlamın 1’inci maddesiyle, Belediyenin bütçe içi işletme ile işlettiği otopark hizmetlerinde herhangi bir kanuni dayanak bulunmaksızın sadece belediye personeli, meclis üyeleri ve belediye şirketi olan ... personeline indirim uygulanması sonucu oluşan toplam … TL kamu zararının sorumlularına ödettirilmesi yönünde ısrar kararı verilmiştir.
Bu defa sorumlu tarafından yeniden temyiz talebinde bulunularak Daire Ek İlamıyla verilen “kamu zararının sorumlularına ödettirilmesine” ilişkin ısrar kararının bozulması talep edilmektedir.
Mevzuat:
2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu’nun “Ücrete tabi işler” başlıklı 97’nci maddesinde;
“Belediyeler bu Kanunda harç veya katılma payı konusu yapılmayan ve ilgililerin isteğine bağlı olarak ifa edecekleri her türlü hizmet (…) için belediye meclislerince düzenlenecek tarifelere göre ücret almaya yetkilidir. Belediye’ye tekel olarak verilmiş işler kendi özel hükümlerine tabidir.” hükmü,
5393 sayılı Belediye Kanunu’nun “Meclisin görev ve yetkileri” başlıklı 18’inci maddesi birinci fıkrası f bendinde;
“Kanunlarda vergi, resim, harç ve katılma payı konusu yapılmayan ve ilgililerin isteğine bağlı hizmetler için uygulanacak ücret tarifesini belirlemek.” hükmü,
4736 sayılı Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Ürettikleri Mal ve Hizmet Tarifeleri ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun’un 1’inci maddesinde;
“Genel bütçeye dâhil daireler ile katma bütçeli idareler, bunlara bağlı döner sermayeli kuruluşlar, kanunla kurulan fonlar, kefalet sandıkları, sosyal güvenlik kuruluşları, genel ve katma bütçelerin transfer tertiplerinden yardım alan kuruluşlar, kamu iktisadi teşebbüsleri ve bağlı ortaklıkları ile müesseseleri, il özel idareleri ve belediyeler ile bunların kurdukları birlik, müessese ve işletmeler, özel bütçeli kuruluşlar, özelleştirme işlemleri tamamlanıncaya kadar, 24.11.1994 tarihli ve 4046 sayılı Kanuna tâbi kuruluşlar ve özel hukuk hükümlerine tâbi, kamunun çoğunluk hissesine sahip olduğu kuruluşlar, kamu banka ve kuruluşları ile bunlara bağlı iş yerleri ve diğer kamu kurum ve kuruluşlarınca üretilen mal ve hizmet bedellerinde işletmecilik gereği yapılması gereken ticarî indirimler hariç herhangi bir kişi veya kuruma ücretsiz veya indirimli tarife uygulanmaz.” hükmü yer almaktadır.
Esasa ilişkin değerlendirme:
4736 sayılı Kanunda kamu kurum ve kuruluşlarınca üretilen mal ve hizmet bedellerinde işletmecilik gereği yapılacak ticari indirimler hariç herhangi bir kurum veya kişi lehine indirimli veya ücretsiz tarife uygulanmayacağı belirtilmekte olup, burada üretilen “mal” ve “hizmet” kavramının ne olduğu önem taşımaktadır.
Temyiz başvurusuna konu edilen olayda; Belediye tarafından sağlanan otopark hizmetinin bu Kanun kapsamında değerlendirilip değerlendirilmeyeceği ve bu hizmetin sadece belediye ve bağlı şirketi çalışanları ile meclis üyelerine indirim yapılarak uygulanmasının ticari indirim sayılıp sayılmayacağının irdelenmesi gerekmektedir.
Temyiz dilekçesinde de ifade edildiği üzere; ... ili merkezinde özellikle yaz aylarında artan oranda trafik olması ve buna bağlı bir otopark ihtiyacının olması, Belediye hizmet binası şehrin merkezinde olduğundan bahsi geçen … Otoparkının da Belediye merkez binasının bitişiğinde yer alması, Belediyenin hali hazırda çalışanlarına tahsis ettiği, herkesin ihtiyacına cevap verebilecek nitelikte bir otoparkının bulunmaması, zira takriben 1-2 yıl öncesine kadar bu amaca hizmet veren Belediye binasına 200-300 metre mesafedeki … Merkezi binası arkasında bulunan ve çalışanlarına tahsisli otoparkın yıkılması ve bu durumun da çalışanların mağduriyetine yol açması nedeniyle uygulamanın genel anlamda daha önce var olan personel otoparkının yıkılması, bunun yerine yeni personel otoparkının ikame edilmesi şeklinde olduğu,
Daire İlamına konu kararın alındığı sırada söz konusu … Kapalı Otoparkının (-1.) katının boş durumda olması ve bu durumun da göz önüne alınarak gerek Otoparkın (-1.) katının boş kalmamasını gerekse personelin mağduriyetinin giderilmesini sağlamak ve ayrıca otopark gelirini artırmak amacıyla uygulamaya geçilmesi sebepleri bir arada değerlendirildiğinde;
Belediyenin hizmet binasının hemen yanında bulunan ve mülkiyeti Belediyeye ait bir otoparkın/taşınmazın personel otoparkı olarak ayrılmasının mevzuata aykırı olmadığı, benzer uygulamaların çok sayıda kamu kurumu tarafından yapıldığı ve somut olayda bahsi geçen uygulamanın şehrin farklı yerlerinde yer alan belediye otoparklarından indirimli faydalandırma şeklinde değil, belediye taşınmazının boş duran bir katının ihtiyaca binaen tümden personel otoparkına dönüştürülmesi şeklinde olduğu anlaşılmaktadır. Ayrıca belediyede çalışan bahsi geçen personele otopark indirimli kullandırılmış olduğundan uygulamanın idarenin lehine olduğu görülmektedir. Zira söz konusu otoparkın daha önceki personel otoparkının yerine tümden personel otoparkı olarak ayrılarak ücret alınmaması şeklinde kullanılması da mümkündür.
4736 sayılı Kanun’un yukarıda yer verilen madde hükmünde ifade edildiği şekliyle bir hizmet üretimi söz konusu olmaması sebebiyle, otopark hizmetinin belediye ve bağlı şirketi çalışanları ile meclis üyelerine indirimli tarife belirlenerek uygulanması sonucu bir kamu zararı doğmasına sebebiyet verilmemiştir. Bu itibarla, sorumlu ...’un temyiz itirazları kabul edilerek yukarıda belirtilen gerekçe ile (Temyiz Kurulu’nun 22.11.2023 tarih ve 56115 tutanak sayılı kararında da belirtildiği gibi) 174 sayılı Ek İlamın 1’inci maddesi ile verilen … TL tutarındaki tazmin hükmü BOZULARAK, yeni bir hüküm tesisi için dosyanın DAİRESİNE GÖNDERİLMESİNE,
(3. Daire Başkanı …, Üye …, Üye …, Üye …, Üye …, Üye … ve Üye …’in karşı oyu ile) oy çokluğuyla,
Karar verildiği 02.07.2025 tarih ve 58173 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.
Karşı oy gerekçesi
3. Daire Başkanı …, Üye …, Üye …, Üye …, Üye …, Üye … ve Üye …:
4736 sayılı Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Ürettikleri Mal ve Hizmet Tarifeleri ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun’un 1 inci maddesinde;
“Genel bütçeye dahil daireler ile katma bütçeli idareler, bunlara bağlı döner sermayeli kuruluşlar, kanunla kurulan fonlar, kefalet sandıkları, sosyal güvenlik kuruluşları, genel ve katma bütçelerin transfer tertiplerinden yardım alan kuruluşlar, kamu iktisadi teşebbüsleri ve bağlı ortaklıkları ile müesseseleri, il özel idareleri ve belediyeler ile bunların kurdukları birlik, müessese ve işletmeler, özel bütçeli kuruluşlar, özelleştirme işlemleri tamamlanıncaya kadar, 24.11.1994 tarihli ve 4046 sayılı Kanuna tâbi kuruluşlar ve özel hukuk hükümlerine tâbi, kamunun çoğunluk hissesine sahip olduğu kuruluşlar, kamu banka ve kuruluşları ile bunlara bağlı iş yerleri ve diğer kamu kurum ve kuruluşlarınca üretilen mal ve hizmet bedellerinde işletmecilik gereği yapılması gereken ticarî indirimler hariç herhangi bir kişi veya kuruma ücretsiz veya indirimli tarife uygulanmaz.
(...)
Bakanlar Kurulu birinci fıkra hükmünden muaf tutulacak kişi veya kurumlan tespit etmeye yetkilidir. ...”,
2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu'nun “Ücrete tabi işler” başlıklı 97’nci maddesinde;
“Belediyeler bu Kanunda harç veya katılma payı konusu yapılmayan ve ilgililerin isteğine bağlı olarak ifa edecekleri her türlü hizmet için belediye meclislerince düzenlenecek tarifelere göre ücret almaya yetkilidir. Belediye'ye tekel olarak verilmiş işler kendi özel hükümlerine tabidir.”
5393 sayılı Belediye Kanunu’nun “Meclisin görev ve yetkileri” başlıklı 18 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinde; “kanunlarda vergi, resim, harç ve katılma payı konusu yapılmayan ve ilgililerin isteğine bağlı hizmetler için uygulanacak ücret tarifesini belirlemek.” hükmü yer almaktadır.
Bu düzenlemelere göre ücret tarifesini belirlemek meclisin yetkisindedir. Söz konusu yetki devredilebilir bir yetki olmayıp, bizzat meclis tarafından kullanılmalıdır. Meclisin 01.08.2019 tarih ve 147 sayılı kararıyla ücretler belirlenmiştir. Ancak aynı kararın sonunda fiyat tarifesi uygulamaya konulduktan sonra ihtiyaç duyulduğunda diğer kullanıcılar için 200,00 TL olan aylık otopark ücretinin belediye personeline sadece zemin kat için 100,00 TL olarak belirlenmesi şeklinde karar almıştır. Fon Yönetiminin 14.07.2021 tarih ve 31 sayılı kararıyla ise, 01.08.2021 tarihinden geçerli olmak üzere fiyat güncellenmesi yapılarak ücret tarifesinde belirleme yapılmış ve … Katlı Otoparkta belediye personeline, meclis üyelerine ve belediye şirketi olan ... personeline %50 indirim uygulanması şeklinde karar alınmıştır. Meclis yılın her ayı toplantı yapmaktadır. Dolayısıyla her ay toplanan meclisin ücret tarifesini belirlemede bir engeli bulunmamaktadır. Belediyenin sunduğu isteğe bağlı hizmetlere ilişkin ücret tarifesinin meclis tarafından belirlenmesi gerekir. Fon Yönetiminin bu şekilde karar almasının kanuni dayanağı bulunmamaktadır.
4736 sayılı Kanun’un 1’inci maddesi gereğince belediyenin işlettiği otoparkta herhangi bir kişi veya kuruma ücretsiz veya indirimli tarife uygulanmak suretiyle sunulması ancak Bakanlar Kurulunca muafiyet tanınması ile mümkün olup, bu konuda alınmış bir Bakanlar Kurulu Kararı (Cumhurbaşkanı Kararı) bulunmamaktadır. Yine maddeye göre mal ve hizmet bedellerinde işletmecilik gereği ticarî indirimler yapılması da mümkündür. Örneğin tüm kamu çalışanlarına belediye personeli ile aynı miktar ve oranda indirim yapılması ticari indirim olarak değerlendirilebilecek iken, sadece belediye çalışanlarına, meclis üyelerine ve belediye şirket işçilerine indirim yapılması ticari amaçlı bir indirim olarak değerlendirilemez. Meri kanunlarda meclisin belediye personeline yönelik indirimli otopark tarifesi belirlemesine izin veren hiçbir düzenleme olmadığı gibi, aksine yasaklayan düzenleme bulunmaktadır.
Gerek 5393 sayılı Belediye Kanunu, gerekse diğer Kanunlarda meclisin yetkileri belirlenmiş olup, meclis ancak kendine verilen yetki çerçevesinde karar alabilir. Meclis kanunla kendisine yetki verilmeyen bir konuda karar alamayacağı gibi, kanuna aykırı karar da alamaz. Kanuna aykırı karar alınması durumunda alınan karar geçersiz olacağı gibi, alınan kararın sonuçlarından karar alanlar ve bu kararı uygulayanlar sorumlu olacaklardır. Aynı şekilde Encümen veya oluşturulan Fon Yönetimi de belirtildiği şekilde kanuna aykırı karar alamaz. Belediye Meclislerine belediyenin işlettiği bütçe içi işletmede ilgililerin isteğine bağlı olarak ifa edecekleri hizmetler için tarife düzenleme yetkisi verilmekle birlikte, 4736 sayılı Kanun’un 1 inci maddesi uyarınca belediyelerin üretilen mal ve hizmet bedellerinde herhangi bir kişi veya kuruma ücretsiz veya indirimli tarife uygulaması mümkün değildir.
Bu sebeplerle, 174 sayılı Ek İlamın 1’inci maddesiyle verilen (4 sayılı İlamın 2’inci maddesiyle verilmiş olan kararda ısrar edilmesi yönündeki) tazmin hükmünün TASDİKİNE karar verilmesi gerekir.
174 sayılı Ek İlamın 1’inci maddesiyle, Belediyenin bütçe içi işletme ile işlettiği otopark hizmetlerinde herhangi bir kanuni dayanak bulunmaksızın sadece belediye personeli, meclis üyeleri ve belediye şirketi olan ... personeline indirim uygulanması sonucu oluşan toplam … TL kamu zararının sorumlularına ödettirilmesine karar verilmiştir.
[Evveliyatında;
Dairenin 4 sayılı İlamının 2’nci maddesiyle, Belediyenin bütçe içi işletme ile işlettiği otopark hizmetlerinde herhangi bir kanuni dayanak bulunmaksızın sadece belediye personeli, meclis üyeleri ve belediye şirketi olan ... personeline indirim uygulanması sonucu oluşan … TL kamu zararının tazminine hükmedilmişti.
Bu hüküm üzerine, 4 sayılı İlama karşı sorumlular tarafından temyiz talebinde bulunulmuş ve Temyiz Kurulu’nun 22.11.2023 tarih ve 56115 tutanak sayılı Kararı ile, Dairenin 4 sayılı İlamının 2’nci maddesiyle verilen … TL’nin tazminine ilişkin olarak verilen hükmün -kamu zararının oluşmadığı gerekçesi ile- BOZULMASI ve yeniden hüküm tesisinin temini için dosyanın hükmü veren DAİREYE GÖNDERİLMESİNE karar verilmişti.
Daire, yeniden düzenlediği 174 sayılı Ek İlamın 1’inci maddesi ile ilk kararında ısrar etmiştir.]
174 sayılı Ek İlamın 1’inci maddesi hükmü ile ilgili olarak 55069 sayılı dosya kapsamında temyize gelen Üst Yönetici ..., Muhasebe Yetkilisi ..., Diğer Sorumlu ..., Harcama Yetkilisi ..., Harcama Yetkilisi ..., Diğer Sorumlu ..., Diğer Sorumlu ..., Diğer Sorumlu ..., Diğer Sorumlu ..., Diğer Sorumlu ..., Diğer Sorumlu ..., Diğer Sorumlu ... tarafından gönderilen ortak dilekçenin Ek İlamın 1’inci maddesiyle ilgili kısmında özetle;
EK İLAM MADDE NO: 1
(ASIL İLAM MADDE NO:2)
A. 1.İSNAT: "5393 SAYILI KANUNUN 18/1/f MADDE/FIKRA/BENDİ GEREĞİNCE ÜCRET TARİFESİNİ BELİRLEME YETKİSİNİN BELEDİYE MECLİSİNDE OLDUĞU VE FON YÖNETİMİNİN BU KONUDA YETKİSİNİN BULUNMADIĞI:
Denetçinin ve Sayıştay Dairesinin bu yöndeki tespitine katılmadıklarını,
Zira sorgu raporunda da yer aldığı üzere otopark ücretlerinin de içinde olduğu ücret tarifesi ... Belediye Meclisinin 01.08.2019 tarih ve 147 sayılı karan ile tespit edildiğini,
Ayrıca söz konusu Meclis kararının 11. sayfasının son bölümünde "İhtiyaç duyulduğunda Fon Yönetimi tarafından düzenleme yapılacaktır. Fiyatları belirlemeye, indirim oranlarını belirlemeye ve kaldırmaya Tanzim Satış Fon Yönetimi yetkilidir” hükmünün yer aldığını, sorguya konunun, kapalı otoparktaki ücret düzenlemesinin de Meclisin verdiği bu yetkiye istinaden yapıldığını,
Fon yönetimi üyelerinin, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu, mevzuatı ve memuriyet gereğine bağlı olarak, her türlü özen ve sorumluluk duygusu içerisinde, kamu hakkını bilme ve korumanın birincil öncelik olduğu bilinciyle, görevlerini ifa ettiklerini,
5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 'Belediye meclisi’ başlıklı 17.maddesinde;
"Belediye meclisi belediyenin karar organıdır.” hükmünü havi iken,
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu (TCK) “Kanunun hükmü ve amirin emri” başlıklı 24. maddesinin ise;
“(1) Kanunun hükmünü yerine getiren kimseye ceza verilmez.
(2) Yetkili bir merciden verilip, yerine getirilmesi görev gereği zorunlu olan bir emri uygulayan sorumlu olmaz.
(3) Konusu suç teşkil eden emir hiçbir surette yerine getirilemez. Aksi takdirde yerine getiren ile emri veren sorumlu olur.
(4) Emrin, hukuka uygunluğunun denetlenmesinin kanun tarafından engellendiği hallerde, yerine getirilmesinden emri veren sorumlu olur.” Şeklinde olduğunu,
Görüldüğü üzere Fon yönetimi üyelerinin, ortada hiçbir durum olmaksızın kendi kendilerine toplanıp karar almadıklarını,
Ortada 657 sayılı Kanuna tabi görevliler, Meclis tarafından alınmış ve konusu hiçbir şekilde suç teşkil etmeyen bir karar ve bu kararın icrası kapsamında Fon Yönetimine verilen bir yetki olduğunu, bir memurun Meclis kararını yerine getirmesinin, hiçbir şekilde eleştiriye konu olmaması gerektiğini, esas sıkıntı doğuracak durumun, bir memurun Meclis kararına muhalefet etmesi/gereğini yerine getirmemesi halinde söz konusu olabileceğini, aksi halde Meclis tarafından kendisine verilen görev ve işleri yapmayan bir memur hakkında görevi ihmal vs. ye dayalı olarak cezai/idari takibat yapılmayacağı kim güvence verebileceğini, hangi memurun kendisini güvende hissedebileceğini, …, Belediyede memur sıfatıyla çalışan birisinin, belediyenin karar organı olan "meclis kararına muhalefet etmesi ya da gereğini yerine getirmemesi -bağlı mevzuat ve de hiyerarşik yapı içerisinde konusu açıkça suç teşkil etmedikçe- söz konusu dahi olamayacağını, bu çerçevede kendilerine tevdi edilen kararın (görevin), gereğine uygun olarak ifa edildiğini, ne Meclis kararında ne de üyeler tarafından kararın gereğinin yerine getirilmesinde, hukuka aykırı bir durumun söz konusu olmadığını,
Fon yönetimince yapılan işin, belediyenin karar organı olan Meclis tarafından alınan bir kararı, kararın içeriğine uygun olarak yerine getirmekten ibaret olduğunu, şayet böyle bir karar söz konusu olmasaydı, üyelerce yapılacak bir işlem de olmayacağını, bir memurun Belediye Meclisi tarafından alınan ve konusu açıkça suç teşkil etmeyen bir kararın niteliğini sorgulamak gibi bir hakkı olmadığını,
Malum olunduğu üzere, İdare, mevzuattan aldığı yetkiyi kullanan ve bu yetkileri uygulayan kamu görevlileri eliyle idari işlemlerini yürüttüğünü, İdari işlemlerin “bir hiyerarşi içinde bulunan kamu görevlilerinin izin, onay, olur, emir, talimat gibi sözlü veya yazılı hukuki süreçlerin tamamlanmasıyla hayat bulduğunu, alt-üst şeklindeki dikey hiyerarşi içinde, yetkili amir tarafından verilen bir emrin, astları tarafından uygulanarak, idari işlemlerin bir sonuca vardığını, dolayısıyla, bir idari işlemin yürütülmesi için üst’ün karar alması ve ast’ın da uygulaması gerektiğini, bu çerçevede “Emir” kavramının doktrinde "... üstünlük yetki ve kudretini haiz bir merci tarafından, belirli bir hareketin yapılması veya yapılmaması maksadıyla, ast durumunda bulunan kimseye yönelmiş ve açıklanmış bir irade beyanı ..." olarak tanımlandığını, tüm bunlar birlikte değerlendirildiğinde, Meclisin belediyenin karar organı olduğunu, konusu açıkça suç teşkil etmeyen kararının icra edilmesi gerektiğinin şüpheden uzak olduğunu, bu anlamda Meclis kararı da yazılı emir niteliğinde olduğunu, Memur tarafından, karara uymamanın söz konusu olamayacağını, arz edilen nedenle, sorgudaki bu tespite katılmadıklarını,
B. 2. İSNAT; BELEDİYENİN İŞLETTİĞİ OTOPARKTA TÜM KAMU ÇALIŞANLARINA DEĞİL SADECE BELEDİYE VE BAĞLI ŞİRKETİ ÇALIŞANLARI VE MECLİS ÜYELERİNE İNDİRİM YAPILMASININ TİCARİ İNDİRİM SAYILAMAYACAĞI VE BU İNDİRİM NEDENİYLE KAMU ZARARI OLUŞTUĞU’:
Denetçinin ve Sayıştay Dairesinin bu yöndeki tespitine de kesinlikle katılmadıklarını ve itiraz ettiklerini:
Söz konusu tespitin ticari hayatın olağan akışı ve dinamikleri ile bağdaşmadığını, hatalı değerlendirme ve soyut gözleme dayalı olduğunu,
Her şeyden önce belirtmek gerekirse, ... ili merkezinde özellikle yaz aylarında artan oranda trafik ve buna bağlı bir otopark ihtiyacı olduğunun bilindiğini, Belediye hizmet binasının ağırlıklı olarak şehrin tam da merkezinde olduğunu, bahsi geçen … Otoparkının da Belediye merkez binasının bitişiğinde yer aldığını, Belediyenin hali hazırda çalışanlarına tahsis ettiğini, herkesin ihtiyacına cevap verebilecek nitelikte bir otoparkının da kalmadığını, zira takriben 1-2 yıl öncesine kadar bu amaca hizmet veren, belediye binasına 200-300 metre mesafedeki … Merkezi binası arkasında bulunan ve çalışanlarına tahsisli otoparkın, yapımı devam eden … ve … kapsamında kapatılıp yıkıldığını, bu durumun da çalışanların mağduriyetine yol açtığını,
Diğer yandan sorguya konu bu kararın alındığı esnada, söz konusu … kapalı otoparkının (-1.) katının boş durumda olduğunu, bu durumun da göz önüne alınarak gerek otoparkın (-1) katının boş kalmamasının, gerekse personelin mağduriyetinin giderilmesini sağlamak ve ayrıca otopark gelirini artırmak amacıyla uygulamaya geçildiğini, ayrıca söz konusu otoparkın, -yıl genelinde sınırlı sayıda günler hariç- tam kapasite dolmadığını,
Malum oluğu üzere; 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun “Kamu Zararı” başlıklı 71. Maddesinde;
“Kamu zararı, kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunmasıdır.” şeklinde tanımlandığını,
5018 s Kanun kapsamında “Kamu zararından” söz edebilmek için, indirimli tarife sonrasında kamu (Belediye) kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunması gerektiğini,
Oysa 2019 ve 2021 yılı rakamlarının bunu doğrulamadığını, bu uygulamadan sonra otopark gelirlerinde hiçbir eksilme söz konusu olmadığını, bilakis artış sağlandığını (2020 yılındaki az miktardaki düşüş pandemi sürecinde alınan sokağa çıkma vs. tedbirleri ile birebir alakalı olduğunu)
2019, 2020 ve 2021 yılı verilerinin yer aldığı bir Tablo’ya yer verildikten sonra;
Tablodaki veriler ışığında gelirin eksilmediğinin ortada olduğunu, bu nedenle de kamu zararından söz etmenin hukuken mümkün olmadığını, eğer gelir artışına engel olunduğundan dolayı zarar düşüncesi hasıl oldu ise, bu düşüncenin de doğru olmadığını, zira indirim uygulaması ile günün sonunda Belediyenin gelirinde hiçbir azalma ya da kayıp olmadığını,
C. DİĞER HUSUSLAR: Diğer yandan sorguda ticari indirim kavramından da bahsedilmekte ve yapılan indirimin tüm kamu çalışanlarına yapılması halinde mümkün olabileceğini, buna karşılık sadece belediye ve bağlı şirket çalışanları ile meclis üyelerine yapılmış olması halinde ise, ticari indirim olarak görülemeyeceğinin ifade edildiğini, kendi içerisinde açık bir çelişki barındıran bu tespite katılmanın da mümkün olmadığını,
Zira sorgudaki değerlendirmenin mutlak bir değer ifade etmediğini, her iş yahut kararın somut şartları açısından değerlendirilmesinin ve doğuracağı sonuçlara göre de hükme varılmasının gerekli olduğunu, Sorguya konu olayda yıllara sari olarak abone ve buna bağlı gelir artışı elde edildiğini, bu gelir artışının sebeplerinden birisinin de hiç şüphesiz indirimli de olsa aboneliklerden alınan ücretler olduğunu, indirimin tüm kamu personeline yapılması halinde, ticari indirimden değil sorgudaki kabul aksine (daha fazla) kamu zararından bahsetmenin mümkün olacağını,
Örneklemek gerekirse;
Otopark ücreti 2 TL, indirimli ücret 1 TL ve indirim yapılan belediye ilgilisi 100, tüm kamu çalışanları da 1000 kişi olduğunda, bu örneklemede indirimli çalışanların 200 TL ödemesi gerekirken, 100 TL ödemesi (aradaki 100 TL fark) kamu zararı olarak görüldüğü,
Oysa, indirimli uygulama olmasa belki de bu abonelikler söz konusu olamayacak, kayıp olması bir yana, 100 TL dahi gelir elde edilemeyeceği,
Denetçinin, bu uygulamayı ticari indirim olarak kabul etmeyip, buna karşılık tüm kamu çalışanlarına uygulansa ticari indirim olacağını beyan ettiğini, Denetçi kabulüne göre tüm kamu çalışanlarından (1000 kişi) 2000 TL alınması gerekirken, ticari indirim sayılacak şekilde indirim yapılmış olsa -2000 TL yerine- 1000,00 TL gelir elde edileceği,
Bu durumda tüm kamu çalışanlarına ticari indirim sayıldığından bahisle gelir elde edildiğinden mi, yoksa zararın daha da büyüdüğünden ve 1000 TL’lik kamu zararından mı söz etmek gerekeceğini, matematiksel olarak zarar artmasına rağmen (zarar 100 TL iken 1000 TL oluyor) bu durumun kamu zararı olarak görülmeyip, ticari indirim sayılmasının makul kabul edilemeyeceği,
Bu indirim uygulaması ile Belediye idaresi ve çalışanlarının bütünleşmesine, iş yeri huzurunun ve buna bağlı iş veriminin artmasına katkıda bulunulduğu,
Bu indirim uygulaması ile Belediye idaresi ve çalışanlarının bütünleşmesine, iş yeri huzurunun ve buna bağlı iş veriminin artmasına katkıda bulunulduğunu, hatalı olduğunu düşündükleri, hakkaniyetle bağdaşmayan, değerlendirmelere dayalı ve buna bağlı olarak da kendilerini zan, töhmet ve maddi yük ve vebal altında bırakan, Sayıştay Daire kararındaki tespitlere katılmadıklarını ve Sayıştay 5’inci Dairesince Denetçi görüşüne dayanılarak Ek İlamla verilen tazmin kararının bozularak kaldırılması hususunda gereğini, arz ve talep ettiklerini,
İfade etmişlerdir.
Başsavcılığın Mütalaasında özetle;
Temyiz dilekçesinde, sorumlunun ileri sürdüğü ve açıkladığı hususların 174 No.lu Ek İlamın 1’inci maddesinde karşılandığı görülmüş olmakla birlikte, Savcılığımız görüşüne aşağıda yer verilmiştir.
08.01.2002 tarih ve 4736 sayılı Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Ürettikleri Mal ve Hizmet Tarifeleri ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 1’inci maddesinde;
"Genel bütçeye dahil daireler ile katma bütçeli idareler, bunlara bağlı döner sermayeli kuruluşlar, kanunla kurulan fonlar, kefalet sandıkları, sosyal güvenlik kuruluşları, genel ve katma bütçelerin transfer tertiplerinden yardım alan kuruluşlar, kamu iktisadi teşebbüsleri ve bağlı ortaklıkları ile müesseseleri, il özel idareleri ve belediyeler ile bunların kurdukları birlik, müessese ve işletmeler, özel bütçeli kuruluşlar, ... ve diğer kamu kurum ve kuruluşlarınca üretilen mal ve hizmet bedellerinde işletmecilik gereği yapılması gereken ticarî indirimler hariç herhangi bir kişi veya kuruma ücretsiz veya indirimli tarife uygulanmaz.
Türk vatandaşı olan altmış beş yaş ve üzeri kişiler, demiryolları ve denizyollarının şehirci hatları ile belediyelere, belediyeler tarafından kurulan şirketlere, birlik, müessese ve işletmelere veya belediyeler tarafından yetki verilen özel şahıs ya da şirketlere ait şehirci toplu taşıma hizmetlerinden ücretsiz olarak, demiryolları ve denizyollarının şehirlerarası hatlarından ise %50 indirimli olarak yararlanırlar. Bu fıkrada belirtilen kurum ve kuruluşlar, belediyeler, belediyeler tarafından kurulan şirketler, birlikler, müessese ve işletmeler altmış ila altmış beş yaş arasında bulunan kişilerin toplu taşıma hizmetlerinden ücretsiz veya indirimli olarak yararlanmasını sağlayabilirler.
Belediyeler ile bunların kurdukları birlik, müessese ve işletmeler, toplu taşım hizmetlerinde öğrenci ve basın kimlik kartı sahiplerine indirim uygulamaya yetkilidirler.
Cumhurbaşkanı birinci fıkra hükmünden muaf tutulacak kişi veya kurumları tespit etmeye yetkilidir.
Bu Kanunun yayımı tarihinden önce beşinci fıkrada belirtilen kanunlar dışında; kanun, kanun hükmünde kararname, tüzük, yönetmelik, genelge ve benzeri düzenleyici işlemler ile diğer idari işlemlerle tesis edilmiş bulunan ücretsiz veya indirimli tarife uygulamalarına 31.12.2001 tarihinden itibaren son verilir." hükmü yer almaktadır.
Bu düzenleme ile bir kısım kişi ve kurumların kamu hizmetlerinden faydalanmada diğer kişi ve kurumlardan daha avantajlı olmasının önüne geçilmesi öngörülmüştür. Ayrıca, aynı maddenin altıncı fıkrasında ise birinci fıkra hükmünden muaf tutulacak kişi ve kurumları tespit etmeye Cumhurbaşkanının yetkili olduğu ifade edilmiştir. Bu yetkiye istinaden çıkarılmış olan Cumhurbaşkanı Kararları ile çeşitli kişi ve kuramlara muafiyetler tanınmış olup, çıkarılan muafiyet kararlarında Belediyenin işlettiği otopark hizmetlerinde belediye personeli, meclis üyeleri ve Belediye şirketi personeline indirim uygulanmasına yönelik herhangi bir karar bulunmamaktadır.
Bu nedenle, temyiz talebinin reddedilerek tazmin hükmünün tasdikine karar verilmesinin uygun olacağı değerlendirilmektedir. Arz olunur.” Denilmektedir.
Dosyada mevcut bilgi ve belgelerin okunup incelenmesinden sonra,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Usul yönünden inceleme
Dilekçede imzası bulunmayan ... ile ... ile ilgili olarak:
Sorumlular tarafından 174 sayılı Ek İlamın 1’inci maddesine karşı ortak dilekçe ile 55069 sayılı dosya kapsamında temyiz başvurusunda bulunulmuştur. Daire Kararına karşı ortak dilekçe ile temyiz başvurusunda bulunanlardan ... ile ...’ün dilekçede isimleri bulunmakta ancak imzaları bulunmamaktadır.
6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun “Kanun yollarına başvurma” başlıklı 54’üncü maddesinde;
“Temyiz, yargılamanın iadesi ve karar düzeltilmesi talepleri, Sayıştay Başkanlığına hitaben yazılmış imzalı dilekçe ile yapılır. Dilekçeler Sayıştay Başkanlığına verilir veya gönderilir. İlgililer isterlerse evrakın alındığına dair kendilerine bir alındı verilir.
(2) Dilekçelerde aşağıdaki hususlar bulunur:
a) Başvuruda bulunan kişinin ve varsa kanuni temsilcisinin veya vekilinin adı, soyadı, unvanı ve adresi.
b) İlamın tarihi, numarası.
c) İlgili hesabın adı ve yılı.
ç) Başvurunun konusu.
d) Hangi kanun yoluna başvurulduğu ve başvurunun hukuki sebepleri.
e) Varsa duruşma talebi.
(3) Dilekçelere ilgililer tarafından itirazlarını ispat edecek belgeler eklenir. Dilekçeler ve bunlara ekli belgelerin örnekleri karşı taraf sayısından bir fazla olur.
(4) Dilekçelerin yukarıda belirtilen hususları ihtiva etmediğine, ilgisine göre Temyiz Kurulu veya dairece karar verilirse, eksikliklerin on beş gün içinde tamamlatılması dilekçe sahibine tebliğ olunur. Bu süre içinde eksiklikler tamamlanmazsa, ilgisine göre Temyiz Kurulunca veya dairece başvurunun reddine karar verilir. Şu kadar ki, başvuru sahibinin kimliğini, imzasını, başvuru konusu ilam hükmünü ve hangi kanun yoluna hangi sebeple başvurulduğunu yeteri kadar belli edecek kayıtları ihtiva eden dilekçeler, diğer hususlar gösterilmemiş olsa bile kabul edilir.” hükmü yer almaktadır.
... Belediyesi 2022 yılı Daire İlamı ile ilgili temyiz başvurusunda tekemmül etmiş olan dosyadaki bilgilere göre; ...’ün 02.03.2024 tarihinde vefat ettiği, ... 1. Sulh Hukuk Mahkemesi tarafından verilen 06.03.2024 tarihli karar ile mirasçıların tespit edildiği ve fakat mirasçılardan hiçbirinin (2021 yılı Daire İlamı ile ilgili olan) ortak temyiz dilekçesini imzalamadıkları veya ayrı bir temyiz dilekçesi göndermedikleri,
Hali hazırda tekemmül etmiş olan işbu dosyadaki bilgi ve belgeler incelendiğinde, ...’ın da ayrı bir temyiz dilekçesi göndermediği, anlaşılmıştır.
Bu nedenle Daire İlam hükmünde “Diğer sorumlu” sıfatıyla sorumlu tutulan ve Daire İlam hükmünü tebellüğ etmiş olan ... ile mütevaffa ... yerine/adına mirasçıları tarafından ortak temyiz dilekçesi imzalanmamış olduğundan, adı geçen kişilerin temyiz taleplerinin usul yönünden REDDİNE, oy birliğiyle,
6085 sayılı Kanunun 57’nci maddesi gereği bu Kararın yazılı bildirim tarihinden itibaren onbeş gün içerisinde Sayıştay’da karar düzeltilmesi yolu açık olmak üzere,
Karar verildiği 02.07.2025 tarih ve 58173 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.
Süresi içinde başvuruda bulunmamış olan 17 kişi ile ilgili olarak:
…, … tarafından 174 sayılı Ek İlamın 1’inci maddesine ilişkin olarak temyiz talebinde bulunulmakta ise de Ek İlam adı geçen sorumlulara 18.10.2024 tarihinde tebliğ edilmiş olup, bu tarihe nazaran 6085 sayılı Kanunun 55’inci maddesinin 3’üncü fıkrasında yazılı 60 günlük temyiz süresi 17.12.2024 tarihinde sona ermiştir.
..., ..., ..., … tarafından 174 sayılı Ek İlamın 1’inci maddesine ilişkin olarak temyiz talebinde bulunulmakta ise de Ek İlam adı geçen sorumlulara 21.10.2024 tarihinde tebliğ edilmiş olup, bu tarihe nazaran 6085 sayılı Kanunun 55’inci maddesinin 3’üncü fıkrasında yazılı 60 günlük temyiz süresi 20.12.2024 tarihinde sona ermiştir.
..., … tarafından 174 sayılı Ek İlamın 1’inci maddesine ilişkin olarak temyiz talebinde bulunulmakta ise de Ek İlam adı geçen sorumlulara 22.10.2024 tarihinde tebliğ edilmiş olup, bu tarihe nazaran 6085 sayılı Kanunun 55’inci maddesinin 3’üncü fıkrasında yazılı 60 günlük temyiz süresi 23.12.2024 tarihinde sona ermiştir.
…, … tarafından 174 sayılı Ek İlamın 1’inci maddesine ilişkin olarak temyiz talebinde bulunulmakta ise de Ek İlam adı geçen sorumlulara 23.10.2024 tarihinde tebliğ edilmiş olup, bu tarihe nazaran 6085 sayılı Kanunun 55’inci maddesinin 3’üncü fıkrasında yazılı 60 günlük temyiz süresi 23.12.2024 tarihinde sona ermiştir.
..., …, ..., …, ..., ..., … tarafından 174 sayılı Ek İlamın 1’inci maddesine ilişkin olarak temyiz talebinde bulunulmakta ise de Ek İlam adı geçen sorumlulara 24.10.2024 tarihinde tebliğ edilmiş olup, bu tarihe nazaran 6085 sayılı Kanunun 55’inci maddesinin 3’üncü fıkrasında yazılı 60 günlük temyiz süresi 23.12.2024 tarihinde sona ermiştir.
Ancak adı geçen sorumlular tarafından bu tarihlerden sonra; 28.12.2024 tarihinde Sayıştay kayıtlarına intikal eden ortak dilekçe ile temyiz talebinde bulunulmuştur. Temyiz başvuru sürelerinin geçirilmiş olması nedeniyle …, …, ..., ..., ..., …, ..., …, …, …, ..., …, ..., …, ..., ..., …’nun 174 sayılı Ek İlamın 1’inci maddesiyle ilgili temyiz taleplerinin süre aşımından REDDİNE, oy birliğiyle,
6085 sayılı Kanunun 57’nci maddesi gereği bu Kararın yazılı bildirim tarihinden itibaren onbeş gün içerisinde Sayıştay’da karar düzeltilmesi yolu açık olmak üzere,
Karar verildiği 02.07.2025 tarih ve 58173 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.
Diğer Sorumlu sıfatıyla sorumlu tutulan ...’un usulüne uygun olarak temyiz talebinde bulunduğu görülmüştür. ...’un 174 sayılı Ek İlamın 1’inci maddesiyle ilgili temyiz talebinin esastan incelenmesine geçilmiştir.
Esas yönünden inceleme
174 sayılı Ek İlamın 1’inci maddesiyle, Belediyenin bütçe içi işletme ile işlettiği otopark hizmetlerinde herhangi bir kanuni dayanak bulunmaksızın sadece belediye personeli, meclis üyeleri ve belediye şirketi olan ... personeline indirim uygulanması sonucu oluşan toplam … TL kamu zararının sorumlularına ödettirilmesi yönünde ısrar kararı verilmiştir.
Bu defa sorumlu tarafından yeniden temyiz talebinde bulunularak Daire Ek İlamıyla verilen “kamu zararının sorumlularına ödettirilmesine” ilişkin ısrar kararının bozulması talep edilmektedir.
Mevzuat:
2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu’nun “Ücrete tabi işler” başlıklı 97’nci maddesinde;
“Belediyeler bu Kanunda harç veya katılma payı konusu yapılmayan ve ilgililerin isteğine bağlı olarak ifa edecekleri her türlü hizmet (…) için belediye meclislerince düzenlenecek tarifelere göre ücret almaya yetkilidir. Belediye’ye tekel olarak verilmiş işler kendi özel hükümlerine tabidir.” hükmü,
5393 sayılı Belediye Kanunu’nun “Meclisin görev ve yetkileri” başlıklı 18’inci maddesi birinci fıkrası f bendinde;
“Kanunlarda vergi, resim, harç ve katılma payı konusu yapılmayan ve ilgililerin isteğine bağlı hizmetler için uygulanacak ücret tarifesini belirlemek.” hükmü,
4736 sayılı Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Ürettikleri Mal ve Hizmet Tarifeleri ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun’un 1’inci maddesinde;
“Genel bütçeye dâhil daireler ile katma bütçeli idareler, bunlara bağlı döner sermayeli kuruluşlar, kanunla kurulan fonlar, kefalet sandıkları, sosyal güvenlik kuruluşları, genel ve katma bütçelerin transfer tertiplerinden yardım alan kuruluşlar, kamu iktisadi teşebbüsleri ve bağlı ortaklıkları ile müesseseleri, il özel idareleri ve belediyeler ile bunların kurdukları birlik, müessese ve işletmeler, özel bütçeli kuruluşlar, özelleştirme işlemleri tamamlanıncaya kadar, 24.11.1994 tarihli ve 4046 sayılı Kanuna tâbi kuruluşlar ve özel hukuk hükümlerine tâbi, kamunun çoğunluk hissesine sahip olduğu kuruluşlar, kamu banka ve kuruluşları ile bunlara bağlı iş yerleri ve diğer kamu kurum ve kuruluşlarınca üretilen mal ve hizmet bedellerinde işletmecilik gereği yapılması gereken ticarî indirimler hariç herhangi bir kişi veya kuruma ücretsiz veya indirimli tarife uygulanmaz.” hükmü yer almaktadır.
Esasa ilişkin değerlendirme:
4736 sayılı Kanunda kamu kurum ve kuruluşlarınca üretilen mal ve hizmet bedellerinde işletmecilik gereği yapılacak ticari indirimler hariç herhangi bir kurum veya kişi lehine indirimli veya ücretsiz tarife uygulanmayacağı belirtilmekte olup, burada üretilen “mal” ve “hizmet” kavramının ne olduğu önem taşımaktadır.
Temyiz başvurusuna konu edilen olayda; Belediye tarafından sağlanan otopark hizmetinin bu Kanun kapsamında değerlendirilip değerlendirilmeyeceği ve bu hizmetin sadece belediye ve bağlı şirketi çalışanları ile meclis üyelerine indirim yapılarak uygulanmasının ticari indirim sayılıp sayılmayacağının irdelenmesi gerekmektedir.
Temyiz dilekçesinde de ifade edildiği üzere; ... ili merkezinde özellikle yaz aylarında artan oranda trafik olması ve buna bağlı bir otopark ihtiyacının olması, Belediye hizmet binası şehrin merkezinde olduğundan bahsi geçen … Otoparkının da Belediye merkez binasının bitişiğinde yer alması, Belediyenin hali hazırda çalışanlarına tahsis ettiği, herkesin ihtiyacına cevap verebilecek nitelikte bir otoparkının bulunmaması, zira takriben 1-2 yıl öncesine kadar bu amaca hizmet veren Belediye binasına 200-300 metre mesafedeki … Merkezi binası arkasında bulunan ve çalışanlarına tahsisli otoparkın yıkılması ve bu durumun da çalışanların mağduriyetine yol açması nedeniyle uygulamanın genel anlamda daha önce var olan personel otoparkının yıkılması, bunun yerine yeni personel otoparkının ikame edilmesi şeklinde olduğu,
Daire İlamına konu kararın alındığı sırada söz konusu … Kapalı Otoparkının (-1.) katının boş durumda olması ve bu durumun da göz önüne alınarak gerek Otoparkın (-1.) katının boş kalmamasını gerekse personelin mağduriyetinin giderilmesini sağlamak ve ayrıca otopark gelirini artırmak amacıyla uygulamaya geçilmesi sebepleri bir arada değerlendirildiğinde;
Belediyenin hizmet binasının hemen yanında bulunan ve mülkiyeti Belediyeye ait bir otoparkın/taşınmazın personel otoparkı olarak ayrılmasının mevzuata aykırı olmadığı, benzer uygulamaların çok sayıda kamu kurumu tarafından yapıldığı ve somut olayda bahsi geçen uygulamanın şehrin farklı yerlerinde yer alan belediye otoparklarından indirimli faydalandırma şeklinde değil, belediye taşınmazının boş duran bir katının ihtiyaca binaen tümden personel otoparkına dönüştürülmesi şeklinde olduğu anlaşılmaktadır. Ayrıca belediyede çalışan bahsi geçen personele otopark indirimli kullandırılmış olduğundan uygulamanın idarenin lehine olduğu görülmektedir. Zira söz konusu otoparkın daha önceki personel otoparkının yerine tümden personel otoparkı olarak ayrılarak ücret alınmaması şeklinde kullanılması da mümkündür.
4736 sayılı Kanun’un yukarıda yer verilen madde hükmünde ifade edildiği şekliyle bir hizmet üretimi söz konusu olmaması sebebiyle, otopark hizmetinin belediye ve bağlı şirketi çalışanları ile meclis üyelerine indirimli tarife belirlenerek uygulanması sonucu bir kamu zararı doğmasına sebebiyet verilmemiştir. Bu itibarla, sorumlu ...’un temyiz itirazları kabul edilerek yukarıda belirtilen gerekçe ile (Temyiz Kurulu’nun 22.11.2023 tarih ve 56115 tutanak sayılı kararında da belirtildiği gibi) 174 sayılı Ek İlamın 1’inci maddesi ile verilen … TL tutarındaki tazmin hükmü BOZULARAK, yeni bir hüküm tesisi için dosyanın DAİRESİNE GÖNDERİLMESİNE,
(3. Daire Başkanı …, Üye …, Üye …, Üye …, Üye …, Üye … ve Üye …’in karşı oyu ile) oy çokluğuyla,
Karar verildiği 02.07.2025 tarih ve 58173 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.
Karşı oy gerekçesi
3. Daire Başkanı …, Üye …, Üye …, Üye …, Üye …, Üye … ve Üye …:
4736 sayılı Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Ürettikleri Mal ve Hizmet Tarifeleri ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun’un 1 inci maddesinde;
“Genel bütçeye dahil daireler ile katma bütçeli idareler, bunlara bağlı döner sermayeli kuruluşlar, kanunla kurulan fonlar, kefalet sandıkları, sosyal güvenlik kuruluşları, genel ve katma bütçelerin transfer tertiplerinden yardım alan kuruluşlar, kamu iktisadi teşebbüsleri ve bağlı ortaklıkları ile müesseseleri, il özel idareleri ve belediyeler ile bunların kurdukları birlik, müessese ve işletmeler, özel bütçeli kuruluşlar, özelleştirme işlemleri tamamlanıncaya kadar, 24.11.1994 tarihli ve 4046 sayılı Kanuna tâbi kuruluşlar ve özel hukuk hükümlerine tâbi, kamunun çoğunluk hissesine sahip olduğu kuruluşlar, kamu banka ve kuruluşları ile bunlara bağlı iş yerleri ve diğer kamu kurum ve kuruluşlarınca üretilen mal ve hizmet bedellerinde işletmecilik gereği yapılması gereken ticarî indirimler hariç herhangi bir kişi veya kuruma ücretsiz veya indirimli tarife uygulanmaz.
(...)
Bakanlar Kurulu birinci fıkra hükmünden muaf tutulacak kişi veya kurumlan tespit etmeye yetkilidir. ...”,
2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu'nun “Ücrete tabi işler” başlıklı 97’nci maddesinde;
“Belediyeler bu Kanunda harç veya katılma payı konusu yapılmayan ve ilgililerin isteğine bağlı olarak ifa edecekleri her türlü hizmet için belediye meclislerince düzenlenecek tarifelere göre ücret almaya yetkilidir. Belediye'ye tekel olarak verilmiş işler kendi özel hükümlerine tabidir.”
5393 sayılı Belediye Kanunu’nun “Meclisin görev ve yetkileri” başlıklı 18 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinde; “kanunlarda vergi, resim, harç ve katılma payı konusu yapılmayan ve ilgililerin isteğine bağlı hizmetler için uygulanacak ücret tarifesini belirlemek.” hükmü yer almaktadır.
Bu düzenlemelere göre ücret tarifesini belirlemek meclisin yetkisindedir. Söz konusu yetki devredilebilir bir yetki olmayıp, bizzat meclis tarafından kullanılmalıdır. Meclisin 01.08.2019 tarih ve 147 sayılı kararıyla ücretler belirlenmiştir. Ancak aynı kararın sonunda fiyat tarifesi uygulamaya konulduktan sonra ihtiyaç duyulduğunda diğer kullanıcılar için 200,00 TL olan aylık otopark ücretinin belediye personeline sadece zemin kat için 100,00 TL olarak belirlenmesi şeklinde karar almıştır. Fon Yönetiminin 14.07.2021 tarih ve 31 sayılı kararıyla ise, 01.08.2021 tarihinden geçerli olmak üzere fiyat güncellenmesi yapılarak ücret tarifesinde belirleme yapılmış ve … Katlı Otoparkta belediye personeline, meclis üyelerine ve belediye şirketi olan ... personeline %50 indirim uygulanması şeklinde karar alınmıştır. Meclis yılın her ayı toplantı yapmaktadır. Dolayısıyla her ay toplanan meclisin ücret tarifesini belirlemede bir engeli bulunmamaktadır. Belediyenin sunduğu isteğe bağlı hizmetlere ilişkin ücret tarifesinin meclis tarafından belirlenmesi gerekir. Fon Yönetiminin bu şekilde karar almasının kanuni dayanağı bulunmamaktadır.
4736 sayılı Kanun’un 1’inci maddesi gereğince belediyenin işlettiği otoparkta herhangi bir kişi veya kuruma ücretsiz veya indirimli tarife uygulanmak suretiyle sunulması ancak Bakanlar Kurulunca muafiyet tanınması ile mümkün olup, bu konuda alınmış bir Bakanlar Kurulu Kararı (Cumhurbaşkanı Kararı) bulunmamaktadır. Yine maddeye göre mal ve hizmet bedellerinde işletmecilik gereği ticarî indirimler yapılması da mümkündür. Örneğin tüm kamu çalışanlarına belediye personeli ile aynı miktar ve oranda indirim yapılması ticari indirim olarak değerlendirilebilecek iken, sadece belediye çalışanlarına, meclis üyelerine ve belediye şirket işçilerine indirim yapılması ticari amaçlı bir indirim olarak değerlendirilemez. Meri kanunlarda meclisin belediye personeline yönelik indirimli otopark tarifesi belirlemesine izin veren hiçbir düzenleme olmadığı gibi, aksine yasaklayan düzenleme bulunmaktadır.
Gerek 5393 sayılı Belediye Kanunu, gerekse diğer Kanunlarda meclisin yetkileri belirlenmiş olup, meclis ancak kendine verilen yetki çerçevesinde karar alabilir. Meclis kanunla kendisine yetki verilmeyen bir konuda karar alamayacağı gibi, kanuna aykırı karar da alamaz. Kanuna aykırı karar alınması durumunda alınan karar geçersiz olacağı gibi, alınan kararın sonuçlarından karar alanlar ve bu kararı uygulayanlar sorumlu olacaklardır. Aynı şekilde Encümen veya oluşturulan Fon Yönetimi de belirtildiği şekilde kanuna aykırı karar alamaz. Belediye Meclislerine belediyenin işlettiği bütçe içi işletmede ilgililerin isteğine bağlı olarak ifa edecekleri hizmetler için tarife düzenleme yetkisi verilmekle birlikte, 4736 sayılı Kanun’un 1 inci maddesi uyarınca belediyelerin üretilen mal ve hizmet bedellerinde herhangi bir kişi veya kuruma ücretsiz veya indirimli tarife uygulaması mümkün değildir.
Bu sebeplerle, 174 sayılı Ek İlamın 1’inci maddesiyle verilen (4 sayılı İlamın 2’inci maddesiyle verilmiş olan kararda ısrar edilmesi yönündeki) tazmin hükmünün TASDİKİNE karar verilmesi gerekir.