Temyiz Karar Detayı
Kamu İdaresi
Belediyeler ve Bağlı İdareler
Yılı
2020
Daire
2
Dosya No
55291
Tutanak No
58803
Tutanak Tarihi
04.02.2026
Konu
Çeşitli Konuları İlgilendiren Kararlar
KARAR
Konu: Belediye tarafından vakıf için öğrenci yurdu inşa edilmesi
171 sayılı Ek İlamın 1’inci maddesiyle; Belediye tarafından … Vakfına ait arsa üzerine söz konusu Vakıf için yurt inşa edildiği gerekçesiyle … TL’nin tazminine hükmedilmiştir.
TEMYİZ DİLEKÇESİ
Üst Yönetici … (Dosya No: 55291), Harcama Yetkilisi … (Dosya No: 55287), Gerçekleştirme Görevlileri … (Dosya No: 55288), … (Dosya No: 55290), Diğer Sorumlular … ve 25 Diğer Kişi (Dosya No: 55412) ve … (Dosya No: 55289) aynı mahiyetteki temyiz dilekçelerinde özetle;
…’nın kamuya yararlı dernek statüsünde olduğunu, … Vakfının, Bakanlar Kurulunun … tarihli ve … sayılı Kararnamesiyle kamu yararına çalışan vakıflardan addedildiğini, vergi muafiyeti tanınan vakıflar listesinde yer aldığını,
1- Evvelce dosyaya sunulan … Belediye Meclisince 03.10.2018 tarihli 2018/293 E. 666 K. sayılı Karar alındığını, iş bu Kararın uygulanmasına yönelik 25.02.2019 tarihli “İşbirliği Protokolü” imzalandığını, Protokol içeriği incelendiğinde;
"... 4.6 … VAKFI; … BELEDİYESİ’nin talebi olduğu takdirde yurt kontenjanının %15’i kadar fakir ve ihtiyaç sahibi başarılı öğrenciler barındırılacaktır.
4.7 … VAKFI; … BELEDİYESİ’nin kısa süreli misafir öğrenci talebi olduğu takdirde müsait yer olması halinde talep karşılanacaktır.
4.8 . .. BELEDİYESİ; yurttaki bütün öğrenciler için … VAKFI ile beraber Sosyal ve Kültürel etkinlikler için müşterek programlar yapılması kararlaştırılmıştır...” hükümleri bulunduğunu,
2- … Belediyesi Fen İşleri Müdürlüğünün 11.11.2019 tarihli 124710 sayılı Yazısı ile Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Mahalli İdareler Genel Müdürlüğüne Meclis Kararının uygulanmasının uygun olup olmadığının sorulduğunu,
3- Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Yerel Yönetimler Genel Müdürlüğünün 10.01.2020 tarihli 9412 sayılı cevabi Yazısı ile "... Açıklanan mevzuat hükümleri çerçevesinde, belediyelerin mülkiyeti Cumhurbaşkanlığınca (Bakanlar Kurulu Kararı) vergi muafiyeti tanınan vakfa ait olan taşınmaz üzerinde ortak hizmet projeleri kapsamında öğrenci yurdu binası yapılmasında bir engel bulunmadığı değerlendirilmektedir...” denildiğini,
4- 5393 sayılı Kanun’un m.14, m.15/h, m. 15/6, m.18, m.69 ve m.75.1-c: “Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, kamu yararına çalışan dernekler, Cumhurbaşkanınca vergi muafiyeti tanınmış vakıflar ve 7/6/2005 tarihli ve 5362 sayılı Esnaf ve Sanatkârlar Meslek Kuruluşları Kanunu kapsamına giren meslek odaları ile ortak hizmet projeleri gerçekleştirebilir. ” hükmü sabit ve açık olup, vergi muafiyeti tanınan vakıf ile belediyelerince meclis kararı ve imzalanan protokol çerçevesinde ortak hizmet projesi gerçekleştirildiğini,
5- Sayıştay 2. Dairesinin 31.03.2022 tarihli ve 35702 Karar sayılı Tutanağa kayıtlı 24.06.2022 tarihli ve 81 sayılı İlam hükmü uyarınca belediye … Vakfına ait arsa üzerine söz konusu vakıf için yurt inşaatı yapılması konu başlıklı; 2020 yılında belediye tarafından … Vakfına ait arsa üzerine söz konusu vakıf için yurt inşaatı yapılması sonucu oluşan ...TL kamu zararının üst yönetici, harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlilerine müşterek ve müteselsilen ödettirilmesine karar verildiğini,
6- Üst yönetici, harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlilerinin temyiz başvuruları üzerine Temyiz Kurulunun 21.06.2023 tarihli ve 55544, 55545 ve 55546 tutanak no.lu Kararlarında özetle;
5393 sayılı Belediye Kanunu’nun “Belediye görev ve sorumlulukları” başlıklı 14’üncü maddesi ile “Diğer kuruluşlarla ilişkiler” başlıklı 75’inci maddesine göre, belediyelerin görev ve sorumluluk alanlarına giren konularda kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, kamu yararına çalışan dernekler, vergi muafiyeti tanınmış vakıflar ve 5362 sayılı Esnaf ve Sanatkarlar Meslek Kuruluşları Kanunu kapsamına giren meslek odaları ile ortak hizmet projeleri gerçekleştirmelerinin mümkün olduğu;
Temyize konu Daire Kararına ilişkin ödeme emri ve eki belgeler incelendiğinde;
03.10.2018 tarihli 666 no.lu Meclis Kararına istinaden … Belediyesi ile … Vakfı arasında “… Öğrenci Yurdu İnşaatı İşine Ait İş Birliği Protokolü” imzalandığı ve protokol kapsamında … Vakfına ait arsa üzerine söz konusu vakıf için yurt inşaatı yapıldığının görüldüğü,
Söz konusu protokolde;
“... 4.6 … VAKFI; … BELEDİYESİ’nin talebi olduğu takdirde yurt kontenjanının %15’i kadar fakir ve ihtiyaç sahibi başarılı öğrenciler barındırılacaktır.
4.7 … VAKFI; … BELEDİYESİ’nin kısa süreli misafir öğrenci talebi olduğu takdirde müsait yer olması halinde talep karşılanacaktır.
4.8 … BELEDİYESİ; yurttaki bütün öğrenciler için … VAKFI ile beraber Sosyal ve Kültürel etkinlikler için müşterek programlar yapılması kararlaştırılmıştır...” şeklinde yer alan protokol hükümlerinden, … Vakfının da ortak hizmet projesi kapsamında yüklenim altına girdiği; belediyenin bu protokolle fakir ve ihtiyaç sahibi başarılı öğrencilerin barınma ihtiyacını karşılayacağının anlaşıldığı;
Öte yandan, …Belediyesi Fen İşleri Müdürlüğü tarafından 11.11.2019 tarihli 17502931-752.0-E.124710 sayılı Yazı ile Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Yerel Yönetimler Genel Müdürlüğüne meclis kararının uygulanmasının uygun olup olmadığının sorulduğu; Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Yerel Yönetimler Genel Müdürlüğünün 10.01.2020 tarih ve 14399437- 622.02(622.02.)-E.9412 sayılı Yazısında;
“Açıklanan mevzuat hükümleri çerçevesinde, belediyelerin mülkiyeti Cumhurbaşkanlığınca (Bakanlar Kurulu Kararı) vergi muafiyeti tanınan vakfa ait olan taşınmaz üzerinde ortak hizmet projeleri kapsamında öğrenci yurdu binası yapılmasında bir engel bulunmadığı değerlendirilmektedir... ” denildiğinin görüldüğü; buradan da belediye tarafından yapılan ortak hizmet projesinin mevzuata uygunluğunun Çevre ve Şehircilik Bakanlığına sorulduğu, Bakanlıktan uygun görüş alındığının anlaşıldığı ifade edilerek Daire Kararının bozulduğunu ve yeniden hüküm tesisi için gönderildiğini,
Dairesince yapılan yeniden yargılamada; bozmaya uğrayan aynı gerekçelerle, yeni bir delil veya net tespit içermeksizin ısrar mahiyetinde tazmin hükmü kurulduğunu,
Temyiz Kurulunun Kararında taraflarca akdedilen ortak hizmet protokolünün usulünce düzenlendiği ve geçerli olduğunun kabul edildiğini, harcamaların gerekçelerinin vasıf ve mahiyetinin isabetli olarak tartışıldığını, Daire Kararında vasıflandırma hatası yapıldığının ve kararın esas itibariyle yerinde olmadığının, kamu zararı oluşmadığının izah edilmesine rağmen dosyanın mevcut haliyle yeniden tazmin hükmüne dayanak edilmesinin isabetsiz olduğunu,
Usul ve yasaya uygun olan Temyiz Kurulu Kararı esas alınarak, Dairesince verilen ısrar kararının Temyiz Kurulunca kaldırılması gerektiğini ifade etmişlerdir.
Üst Yönetici … ortak mahiyetteki temyiz dilekçesinde belirtilen hususlara ek olarak;
14.06.2007 tarihli ve 5189/1 sayılı Sayıştay Genel Kurul Kararı’nda üst yöneticilerin sorumluluğu ile ilgili olarak;
“5018 sayılı Kanunun 11’inci maddesinde; “Bakanlıklarda müsteşar, diğer kamu idarelerinde en üst yönetici, il özel idarelerinde vali ve belediyelerde belediye başkanı üst yöneticidir. Ancak, Millî Savunma Bakanlığında üst yönetici Bakandır. Üst yöneticiler, idarelerinin stratejik planlarının ve bütçelerinin kalkınma planına, yıllık programlara, kurumun stratejik plan ve performans hedefleri ile hizmet gereklerine uygun olarak hazırlanması ve uygulanmasından, sorumlulukları altındaki kaynakların etkili, ekonomik ve verimli şekilde elde edilmesi ve kullanımını sağlamaktan, kayıp ve kötüye kullanımının önlenmesinden, malî yönetim ve kontrol sisteminin işleyişinin gözetilmesi, izlenmesi ve bu Kanunda belirtilen görev ve sorumlulukların yerine getirilmesinden Bakana; mahallî idarelerde ise meclislerine karşı sorumludurlar.
Üst yöneticiler, bu sorumluluğun gereklerini harcama yetkilileri, malî hizmetler birimi ve iç denetçiler aracılığıyla yerine getirirler.” denilmek suretiyle üst yöneticilerin sorumlulukları düzenlenmiştir.
Üst yöneticiler işlerin gidişatından harcama yetkililerinin ve diğer görevlilerin bilgilendirmeleri ve raporları ile bilgi sahibi olmaktadırlar. Bununla birlikte üst yöneticilerin özel kanunlardan doğan Sayıştay’a karşı mali sorumlulukları olabileceği gibi, münferit bir olayda sorumluluklarına hükmedilmeleri de gerekebilir. Bu husus, meselenin Sayıştay yargısında görüşülmesi sırasında hükme bağlanacak bir konudur.
Dolayısıyla bu aşamada bir genelleme yaparak üst yöneticilerin, işlemlerin hukuka uygun olarak yürütülmesinden sorumlu olacakları ya da olmayacakları yönünde bir görüş belirtilmesi uygun bulunmamaktadır.” tespitinin yapıldığını,
Sayıştay Genel Kurul Kararında belirtildiği üzere genelleme yaparak değil de münferit her bir olayda kamu zararı ile belediye başkanı arasında illiyet bağının kurulması gerektiğini, ancak ilamda “ödeme emri ve eki belgelerde Belediye Başkanının imzası, parafı veya oluru bulunmasa da, Belediye Başkanı olarak kendi isminin geçtiği bu tür ilan ve tanıtım giderlerinden haberinin, onay ve talimatının olmaması düşünülemez. Anılan nedenle, Belediye Başkanı ile ödeme emri evraklarında imzası bulunan Harcama Yetkilisi ve Gerçekleştirme Görevlisinin sorumluluğu bulunmaktadır.” denildiğini,
Sayıştay Genel Kurul Kararında sorumluluk tespiti ile ilgili genel ilkenin aşağıdaki şekilde ifade edildiğini,
“5018 sayılı Kanuna göre mali sorumluluğun şartları şöylece sıralanabilir:
- Kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem, eylem bulunmalıdır.
- Ortada bir kamu zararı olmalıdır.
- Mevzuata aykırı karar, işlem ve eylemle zarar arasında bir illiyet olmalıdır.
Bu yeni sorumluluk sisteminde objektif (kusursuz) sorumluluk anlayışından vazgeçilmiş bulunulmaktadır.”
Dolayısı ile objektif (kusursuz) sorumluluk yerine münferit her bir olayda kamu zararı ile belediye başkanı arasında illiyet bağı kurulması gerektiğini, belediye başkanının isminin geçtiği her bir ilan ve tanıtım giderlerinden belediye başkanının haberinin, onay ve talimatının olduğu varsayımının belediye başkanının objektif sorumluluğu sonucunu doğuracağını, 5018 sayılı Kanun ile de objektif (kusursuz) sorumluluk anlayışından vazgeçildiğini,
5018 sayılı Kanun’a göre belediye başkanının sorumluluğuna hükmedilebilmesi için kamu zararı ile belediye başkanı arasındaki illiyet bağının objektif ve maddi delillerle tespit edilmesi gerektiğini, İlan veya tanıtımda belediye başkanın isminin geçmesi illiyet bağı tespiti için geçerli ve yeterli hukuki bir delil oluşmayacağını,
İlamda belirtilen yaklaşımın kabulünün objektif sorumlulukla birlikte belediye tüzel kişiliğinin temsilcisi olan belediye başkanının belediyenin bütün işlem, eylem ve harcamalarından mali sorumlu olduğu sonucunu doğuracağını, bunun da idari ve siyasi sorumlulukla mali ve yargısal sorumluluk arasındaki farkı anlamsızlaştırdığını,
Belediye başkanı olarak kamu zararına esas alınan hiçbir belgede imzası, parafı veya oluru bulunmadığını, nüfusu, kapsam alanı, bütçesi ve kurumsal yapısı ile birçok il belediyesinden daha büyük olan belediyelerinin kurumsal kimliği adına yapılan her tanıtımdan haberinin, bilgisinin ve talimatının olmasının fiilen mümkün olmadığını, İlama konu tanıtım faaliyetlerinde adının, belediye tüzel kişiliği temsilcisi olması hasebiyle geçtiğini, 5018 sayılı Kanun’un 11’nci maddesi uyarınca yönetsel sorumluluğu olsa bile aynı Kanun’un 71’inci maddesi uyarınca mali bir sorumluluğu bulunmadığını,
Bütün bu nedenlerle, işin esasıyla ilgili olarak yukarıda yapılan açıklamalar saklı kalmak üzere, uygulamanın kamu zararı olarak nitelendirilmesi halinde bile, sorumlu tutulmaması gerektiğini ifade etmiştir.
BAŞSAVCILIK MÜTALAASI
Başsavcılığın işin esasına yönelik olarak tüm dilekçeler için verdiği aynı mahiyetteki mütalaasında özetle;
Temyiz dilekçesi özetlendikten sonra;
Daire Kararında yasal dayanakları ile açıklandığı üzere anılan belediye tarafından mülkiyeti vergi muafiyeti tanınan vakfa ait olan taşınmaz üzerinde meclis kararı üzerine vakıf ile imzalanan protokol çerçevesinde öğrenci yurdu binası yapılmasının 5393 sayılı Kanun’un 75’inci maddesinin birinci fıkrasının c bendinde düzenlenen ortak hizmet projesi niteliğinde olmadığı, yapılan harcamanın anılan Kanun’un 60’ncı maddesinde belirtilen belediye giderleri kapsamına girmeyen mevzuata aykırı harcama olması nedeniyle kamu zararı oluştuğu, sorumluların temyiz talebinin reddedilerek Daire Kararının tasdik edilmesinin uygun olacağı ifade edilmiştir.
Üst Yönetici …’ın sorumluluk itirazına yönelik olarak verilen mütalaada ise;
Daire Kararında belirlenen sorumluların 5018 sayılı Kanun’un 11, 32 ve 33’üncü maddeleri ile 14.06.2007 tarihli ve 5189/1 sayılı Sayıştay Genel Kurul Kararına uygun olduğu ifade edilmiştir.
Duruşmaya tazmin hükmünden üst yönetici olarak sorumlu tutulan … ile vekili Av. … katılmışlar, ilçelerinin deprem bölgesinde olması nedeniyle çürük binaların dönüşümünün gündeme geldiğini, belediye tarafından birçok kentsel dönüşüm projesi gerçekleştirildiğini, yurt inşaatı yaptıkları arsa üzerinde daha önce bulunan öğrenci yurdunun eski ve depreme dayanaksız olduğunu ve yenilenmesi gerektiğini, bu kapsamda Çevre ve Şehircilik Bakanlığının da görüşü alınarak 5393 sayılı Kanun’un 75’inci maddesine göre ortak hizmet projesi gerçekleştirildiğini, belediye tarafından tek taraflı bir bağış yapılmadığını, belediye ile vakıf arasında karşılıklı bir işbirliğinin söz konusu olduğunu, belediye tarafından belirlenen ihtiyaç sahibi öğrencilerin yurtta kalabilmesi için vakıf tarafından kontenjan ayrıldığını, vakıf ile ortak proje kapsamında birçok kültürel faaliyet yapıldığını, belediye tarafından buna benzer çok sayıda sosyal ve kültürel proje gerçekleştirildiğini, Temyiz Kurulunun bozma kararına rağmen Daire Kararında yeni bir gerekçe öne sürülmeden aynı hükmün tekrar verildiğini ifade ederek Daire Kararının kaldırılmasını talep etmişlerdir.
Sayıştay Savcısı tarafından yazılı mütalaada belirtilen gerekçelerle Daire Kararının tasdik edilmesinin uygun olacağı sözlü olarak da ifade edilmiştir.
İşbu dosyalarla duruşma talebinde bulunan sorumlular Harcama Yetkilisi … (Dosya No: 55287) ve Gerçekleştirme Görevlisi …’e (Dosya No: 55290) 14.01.2026 tarihinde, Gerçekleştirme Görevlisi …’e (Dosya No: 55288) 20.01.2026 tarihinde duruşma günü bildirilmiş olmasına rağmen duruşmaya katılmadıklarından 6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 55’inci maddesinin altıncı fıkrası hükmü uyarınca dosya üzerinde ve gıyaplarında, Üst Yönetici … ve vekili Av. … ile Sayıştay Savcısının sözlü açıklamalarının dinlenmesinden ve dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Temyize konu Daire Kararında, belediye tarafından … Vakfına ait arsa üzerine söz konusu Vakıf için yurt inşaatı yapıldığı gerekçesiyle ...TL’nin tazminine hükmedilmiş, söz konusu tazmin hükmünden meclis kararında kabul oyu kullanan belediye meclis üyeleri, meclis başkanı olması nedeniyle belediye başkanı ve ödeme emri belgelerinde imzaları bulunan harcama yetkilileri ve gerçekleştirme görevlileri sorumlu tutulmuştur.
Somut olayda, 03.10.2018 tarihli 666 no.lu Meclis Kararı’na istinaden 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 75’inci maddesi uyarınca … Belediyesi ile … Vakfı arasında “… Öğrenci Yurdu İnşaatı İşine Ait İşbirliği Protokolü” imzalandığı ve protokol kapsamında … Vakfına ait arsa üzerine adı geçen vakıf için öğrenci yurdu inşa edildiği görülmektedir.
Belediye ile … Vakfı arasında imzalanan “… Öğrenci Yurdu İnşaatı İşine Ait İşbirliği Protokolü”nde;
"MADDE 1. PROTOKOLÜN KONUSU
Bu protokol, “Mülkiyeti … Vakfı’na ait, … İli, … İlçesi, … Mahallesi 3359 Ada, 11 Parselde bulunan … Vakfı’na ait camii ve yurdun yıkılmasının ardından, camiinin vakfın kendi imkanları ile yapılmasına, yurdun ise … Belediyesi tarafından yurt inşaatı uygulamasının gerçekleştirilmesine ve … Vakfı Kullanılması”na yönelik … VAKFI ve … BELEDİYESİ arasındaki işbirliği detaylarını içermektedir.
…
TARAFLARIN YÜKÜMLÜLÜKLERİ
MADDE 4. … VAKFI’NIN YÜKÜMLÜLÜKLERİ
…
... 4.6 … VAKFI; … BELEDİYESİ'nin talebi olduğu takdirde yurt kontenjanının %15’i kadar fakir ve ihtiyaç sahibi başarılı öğrenciler barındırılacaktır.
4.7 … VAKFI; … BELEDİYESİ'nin kısa süreli misafir öğrenci talebi olduğu takdirde müsait yer olması halinde talep karşılanacaktır.
4.8 … BELEDİYESİ; yurttaki bütün öğrenciler için … VAKFI ile beraber Sosyal ve Kültürel etkinlikler için müşterek programlar yapılması kararlaştırılmıştır..." hükümleri bulunmaktadır.
Yukarıda yer verilen protokol hükümlerine göre, … Belediyesi … Vakfına ait arsa üzerine yurt inşa edip … Vakfına teslim edecek, … Vakfı belediyenin talebi olduğu takdirde yurt kontenjanının yüzde onbeşi kadar fakir ve ihtiyaç sahibi, başarılı öğrencileri barındıracak, belediyenin kısa süreli misafir öğrenci talebi olduğu takdirde müsait yer olması halinde talep karşılanacak, yurttaki bütün öğrenciler için belediye ve vakıf birlikte sosyal ve kültürel etkinlikler yapacaktır. Bu hükümlerden … Vakfının da ortak hizmet projesi kapsamında yüklenim altına girdiği, belediyenin talep etmesi halinde fakir ve ihtiyaç sahibi öğrencileri yurtta barındıracağı, belediyenin de bu yolla fakir ve ihtiyaç sahibi öğrencilerin barınma ihtiyacının karşılanmasına katkı sağlamış olacağı anlaşılmaktadır.
Ayrıca, … Belediyesi Fen İşleri Müdürlüğü tarafından 11.11.2019 tarihli 17502931-752.0-E.124710 sayılı Yazı ile Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Yerel Yönetimler Genel Müdürlüğüne meclis kararının uygulanmasının uygun olup olmadığının sorulduğu, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Yerel Yönetimler Genel Müdürlüğünün 10.01.2020 tarihli 14399437-622.02(622.02)-E.9412 sayılı Yazısında; “Açıklanan mevzuat hükümleri çerçevesinde, belediyelerin mülkiyeti Cumhurbaşkanlığınca (Bakanlar Kurulu Kararı) vergi muafiyeti tanınan vakfa ait olan taşınmaz üzerinde ortak hizmet projeleri kapsamında öğrenci yurdu binası yapılmasında bir engel bulunmadığı değerlendirilmektedir..." denildiği görülmektedir.
5393 sayılı Belediye Kanunu’nun “Belediyenin görev ve sorumlulukları” başlıklı 14’üncü maddesinde;
“Belediye, mahallî müşterek nitelikte olmak şartıyla;
… gençlik ve spor orta ve yüksek öğrenim öğrenci yurtları; … hizmetlerini yapar veya yaptırır. …” denilmektedir.
Aynı Kanun’un “Diğer kuruluşlarla ilişkiler” başlıklı 75’inci maddesinde;
“Belediye, belediye meclisinin kararı üzerine yapacağı anlaşmaya uygun olarak görev ve sorumluluk alanlarına giren konularda;
…
c) (Değişik: 12/11/2012-6360/19 md.) Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, kamu yararına çalışan dernekler, Cumhurbaşkanınca vergi muafiyeti tanınmış vakıflar ve 7/6/2005 tarihli ve 5362 sayılı Esnaf ve Sanatkârlar Meslek Kuruluşları Kanunu kapsamına giren meslek odaları ile ortak hizmet projeleri gerçekleştirebilir. Diğer dernek ve vakıflar ile gerçekleştirilecek ortak hizmet projeleri için mahallin en büyük mülki idare amirinin izninin alınması gerekir. …” hükmü yer almaktadır.
Söz konusu hükme göre, belediyelerin görev ve sorumluluk alanlarına giren konularda kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, kamu yararına çalışan dernekler, vergi muafiyeti tanınmış vakıflar ve 5362 sayılı Esnaf ve Sanatkârlar Meslek Kuruluşları Kanunu kapsamına giren meslek odaları ile ortak hizmet projeleri gerçekleştirmeleri mümkündür. … Vakfı da Bakanlar Kurulunun … tarihli ve … sayılı Kararnamesiyle kamu yararına çalışan vakıflardan addedilmekte ve vergi muafiyeti tanınan vakıflar listesinde yer almaktadır.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri ve yapılan açıklamalar uyarınca, 03.10.2018 tarihli 666 no.lu Meclis Kararı’na istinaden … Belediyesi ile … Vakfı arasında imzalanan protokol kapsamında … Vakfına ait arsa üzerine adı geçen vakıf için öğrenci yurdu inşa edilmesinde mevzuata aykırılık bulunmamaktadır.
Öte yandan, söz konusu öğrenci yurdu 5393 sayılı Kanun’un 75’inci maddesi uyarınca ortak hizmet projesi kapsamında yapıldığından temyiz incelemesi de bu yönde yapılmıştır. Ancak, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun “Bütçelerden yardım yapılması” başlıklı 29’uncu maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesinde, genel yönetim kapsamındaki kamu idarelerinin bütçelerinde öngörülmüş olmak kaydıyla; kamu yararı gözetilerek dernek, vakıf, birlik, kurum, kuruluş, sandık ve benzeri teşekküllere yardım yapılabileceği hüküm altına alınmıştır.
Her ne kadar 5393 sayılı Kanun’un 75’inci maddesinde; “… 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununun 29 uncu maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi ile 5253 sayılı Dernekler Kanununun 10 uncu maddesi; belediyeler, il özel idareleri, bağlı kuruluşları ve bunların üyesi oldukları birlikler ile ortağı oldukları Sayıştay denetimine tabi şirketler için uygulanmaz. …” hükmüne yer verilmişse de,
Aynı Kanun’un “Belediyenin görev ve sorumlulukları” başlıklı 14’üncü maddesine 10.09.2014 tarihli ve 6552 sayılı Kanun’un 120’nci maddesiyle parantez içinde eklenen “(Bu Kanunun 75 inci maddesinin son fıkrası, belediyeler, il özel idareleri, bağlı kuruluşları ve bunların üyesi oldukları birlikler ile ortağı oldukları Sayıştay denetimine tabi şirketler tarafından, orta ve yüksek öğrenim öğrenci yurtları ile Devlete ait her derecedeki okul binalarının yapım, bakım ve onarımı ile tefrişinde uygulanmaz.)” hükmü ile belediyeler tarafından yalnızca orta ve yüksek öğrenim öğrenci yurtlarının yapım, bakım, onarım ve tefrişi ile sınırlı olmak üzere dernek, vakıf, birlik, kurum, kuruluş, sandık ve benzeri teşekküllere yardım yapılabilmesi mümkün hale gelmiştir. Temyize konu olayda da belediye tarafından … Vakfına ait arsa üzerine öğrenci yurdu inşa edildiğinden 5393 sayılı Kanun’un 14’üncü maddesi uyarınca mevzuata aykırılık bulunmamaktadır.
Bu itibarla, … Belediyesi ile … Vakfı arasında imzalanan protokol kapsamında … Vakfına ait arsa üzerine adı geçen Vakıf için öğrenci yurdu inşa edilmesi nedeniyle kamu zararı oluşmadığından sorumlu talebinin kabulü ile 171 sayılı Ek İlamın 1’inci maddesiyle verilen ...TL tutarındaki tazmin hükmünün KALDIRILMASINA, (Üye …’ün aşağıda yazılı farklı gerekçesi ile Üye …, Üye … ve Üye …’in aşağıda yazılı karşı oy gerekçelerine karşı) oy çokluğuyla,
6085 sayılı Kanun’un 57’nci maddesi gereği bu Kararın yazılı bildirim tarihinden itibaren onbeş gün içerisinde Sayıştayda karar düzeltilmesi yolu açık olmak üzere,
Karar verildiği 04.02.2026 tarih ve 58803 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.
Farklı gerekçe
Üye …’ün farklı gerekçesi
Konu ile ilgili olarak Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Yerel Yönetimler Genel Müdürlüğünün “Açıklanan mevzuat hükümleri çerçevesinde, belediyelerin mülkiyeti Cumhurbaşkanlığınca (Bakanlar Kurulu kararı) vergi muafiyeti tanınan vakfa ait olan taşınmaz üzerinde ortak hizmet projeleri kapsamında öğrenci yurdu binası yapılmasında bir engel bulunmadığı değerlendirilmektedir... " şeklinde uygun görüşü olduğundan yapılan ödemeler nedeniyle kamu zararı oluşmamıştır. Çoğunluk görüşündeki diğer gerekçelere katılmıyorum.
Karşı oy gerekçesi/Azınlık görüşü
Üye …, Üye … ve Üye …’in karşı oy gerekçesi
5393 sayılı Belediye Kanunu’nun “Belediyenin görev ve sorumlulukları” başlıklı 14’üncü maddesinde;
“Belediye, mahallî müşterek nitelikte olmak şartıyla;
…gençlik ve spor orta ve yüksek öğrenim öğrenci yurtları (Bu Kanunun 75 inci maddesinin son fıkrası, belediyeler, il özel idareleri, bağlı kuruluşları ve bunların üyesi oldukları birlikler ile ortağı oldukları Sayıştay denetimine tabi şirketler tarafından, orta ve yüksek öğrenim öğrenci yurtları ile Devlete ait her derecedeki okul binalarının yapım, bakım ve onarımı ile tefrişinde uygulanmaz.)… hizmetlerini yapar veya yaptırır…” denilmektedir.
Aynı Kanun’un “Diğer kuruluşlarla ilişkiler” başlıklı 75’inci maddesinde;
“Belediye, belediye meclisinin kararı üzerine yapacağı anlaşmaya uygun olarak görev ve sorumluluk alanlarına giren konularda;
…
c) (Değişik: 12/11/2012-6360/19 md.) Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, kamu yararına çalışan dernekler, Cumhurbaşkanınca vergi muafiyeti tanınmış vakıflar ve 7/6/2005 tarihli ve 5362 sayılı Esnaf ve Sanatkârlar Meslek Kuruluşları Kanunu kapsamına giren meslek odaları ile ortak hizmet projeleri gerçekleştirebilir. Diğer dernek ve vakıflar ile gerçekleştirilecek ortak hizmet projeleri için mahallin en büyük mülki idare amirinin izninin alınması gerekir. …” hükmü yer almaktadır.
Belediye Kanunu’nun 14’üncü maddesi belediyenin görev sorumluluklarını genel mahiyette saymakta olup, bu maddenin içeriğinde yer alan hususların nasıl uygulanacağı kanunun diğer ilgili maddelerinde düzenlenmiştir.
14’üncü maddede belirtilen “Bu Kanunun 75 inci maddesinin son fıkrası, belediyeler, il özel idareleri, bağlı kuruluşları ve bunların üyesi oldukları birlikler ile ortağı oldukları Sayıştay denetimine tabi şirketler tarafından, orta ve yüksek öğrenim öğrenci yurtları ile Devlete ait her derecedeki okul binalarının yapım, bakım ve onarımı ile tefrişinde uygulanmaz” hükmünü Kanun’un 75’inci maddesi son fıkrasında yer alan; “(Ek fıkra: 12/11/2012-6360/19 md.) 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununun 29 uncu maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi ile 5253 sayılı Dernekler Kanununun 10 uncu maddesi; belediyeler, il özel idareleri, bağlı kuruluşları ve bunların üyesi oldukları birlikler ile ortağı oldukları Sayıştay denetimine tabi şirketler için uygulanmaz.” hükmüyle birlikte değerlendirmek gerekmektedir.
5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun 29’uncu maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesinde; “Ancak, genel yönetim kapsamındaki kamu idarelerinin bütçelerinde öngörülmüş olmak kaydıyla; kamu yararı gözetilerek dernek, vakıf, birlik, kurum, kuruluş, sandık ve benzeri teşekküllere yardım yapılabilir.” hükmü yer almaktadır.
Dernekler Kanunu’nun “Yardım ve işbirliği” başlıklı 10’uncu maddesinde;
“Dernekler, tüzüklerinde gösterilen amaçları gerçekleştirmek üzere, benzer amaçlı derneklerden, siyasi partilerden, işçi ve işveren sendikalarından ve meslekî kuruluşlardan maddî yardım alabilir ve adı geçen kurumlara maddî yardımda bulunabilirler.
5072 sayılı Dernek ve Vakıfların Kamu Kurum ve Kuruluşları ile İlişkilerine Dair Kanun hükümleri saklı kalmak üzere, dernekler kamu kurum ve kuruluşları ile görev alanlarına giren konularda ortak projeler yürütebilirler. Bu projelerde kamu kurum ve kuruluşları, proje maliyetlerinin en fazla yüzde ellisi oranında aynî veya nakdî katkı sağlayabilirler.” denilmektedir.
Buna göre, belediyelerin görev ve sorumluluk alanlarına giren konularda belediye meclis kararı alınması kaydıyla kamu yararına çalışan dernekler ve vergi muafiyeti tanınmış vakıflar ile ortak hizmet projesi gerçekleştirilmesi mümkündür. 5018 sayılı Kanun’un 29’uncu maddesi ve 5253 sayılı Kanun’un 10’uncu maddesiyle kamu kurumlarınca derneklere yardım yapılabileceği belirtilmiş ise de 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 75’inci maddesine eklenen son fıkraya göre belediyelerce dernek, vakıf benzeri kuruluşlara aynî veya nakdî yardım yapılmasının mümkün olmadığı hüküm altına alınmıştır.
Belediye Kanunu’nun 14’üncü maddesinde yer alan …gençlik ve spor orta ve yüksek öğrenim öğrenci yurtlarını yapıp-yaptıracağı ifade edilmekte ise de bu hüküm belediyenin herhangi bir özel ya da kamu kuruluşu için bu hizmetleri yapabileceği anlamına gelmemektedir. Belediye ancak kendine ait olan mülkiyet üzerinde gençlik ve spor orta ve yüksek öğrenim öğrenci yurtlarını yapar ya da başka yöntemlerle yaptırır. Bunun dışında başka kuruluşlarla bu görevinin yerine getirilebilmesi için 5393 sayılı Kanun’un 75’inci maddesindeki şartların aranması gerekmektedir.
Yine 14’üncü maddede belirtilen “Bu Kanunun 75 inci maddesinin son fıkrası, belediyeler, il özel idareleri, bağlı kuruluşları ve bunların üyesi oldukları birlikler ile ortağı oldukları Sayıştay denetimine tabi şirketler tarafından, orta ve yüksek öğrenim öğrenci yurtları ile Devlete ait her derecedeki okul binalarının yapım, bakım ve onarımı ile tefrişinde uygulanmaz” hükmünden anlaşılması gereken; belediye tarafından bu çerçevede yapılacak olan orta ve yüksek öğrenim öğrenci yurtları ile Devlete ait her derecedeki okul binalarının yapım, bakım ve onarımı ile tefrişi hizmetinin 75’inci madde son fıkra hükmüne göre ayni ya da nakdi yardım çerçevesinde değerlendirilmemesi gerektiğidir. Yani yukarıda da açıklanan vakıf ve derneklere bu yolla bir hizmet yapılması nakdi veya ayni yardım yasağı içinde yer almayacaktır. Ancak bu 75’inci maddenin diğer hükümlerine uyulmayacağı şeklinde anlaşılmamalıdır. 14’üncü madde parantez içi hükmüne göre diğer kuruluşlarla yapılacak proje çerçevesinde orta ve yüksek öğrenim öğrenci yurtları hizmetinin görülmesi Kanun’un 75’inci maddesinde yer alan diğer fıkra hükümlerine tabi olacaktır. Yani ancak ortak hizmet projesi çerçevesinde bu hizmetin diğer kuruluşlarla birlikte gördürülmesi mümkün olabilecektir.
Kanun’un 75’inci maddesi son fıkrasında yer alan; “(Ek fıkra: 12/11/2012-6360/19 md.) 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununun 29 uncu maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi ile 5253 sayılı Dernekler Kanununun 10 uncu maddesi; belediyeler, il özel idareleri, bağlı kuruluşları ve bunların üyesi oldukları birlikler ile ortağı oldukları Sayıştay denetimine tabi şirketler için uygulanmaz.” hükmüyle birlikte değerlendirmek gerekmektedir.
Buna göre, belediyelerin görev ve sorumluluk alanlarına giren konularda kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, kamu yararına çalışan dernekler, vergi muafiyeti tanınmış vakıflar ve 5362 sayılı Esnaf ve Sanatkârlar Meslek Kuruluşları Kanunu kapsamına giren meslek odaları ile ortak hizmet projeleri gerçekleştirmeleri mümkündür. Bakanlar Kurulunun … tarihli ve … sayılı Kararnamesiyle kamu yararına çalışan vakıflardan addedilen ve vergi muafiyeti tanınan vakıflar listesinde yer alan … Vakfı da belediyelerin görev ve sorumluluk alanlarına giren konularda birlikte ortak hizmet projesi gerçekleştirmesi mümkün olan vakıflardan birisidir.
Temyize konu olay incelendiğinde, 03.10.2018 tarihli 666 no.lu Meclis Kararı’na istinaden … Belediyesi ile … Vakfı arasında “… Öğrenci Yurdu İnşaatı İşine Ait İşbirliği Protokolü” imzalandığı ve protokol kapsamında … Vakfına ait arsa üzerine söz konusu Vakıf için yurt inşaatı yapıldığı görülmektedir.
Söz konusu protokolde;
"MADDE 1. PROTOKOLÜN KONUSU
Bu protokol, “Mülkiyeti … Vakfı’na ait, … İli, … İlçesi, … Mahallesi 3359 Ada, 11 Parselde bulunan … Vakfı’na ait camii ve yurdun yıkılmasının ardından, camiinin vakfın kendi imkanları ile yapılmasına, yurdun ise … Belediyesi tarafından yurt inşaatı uygulamasının gerçekleştirilmesine ve … Vakfı Kullanılması”na yönelik … VAKFI ve … BELEDİYESİ arasındaki işbirliği detaylarını içermektedir.
…
TARAFLARIN YÜKÜMLÜLÜKLERİ
MADDE 4. … VAKFI’NIN YÜKÜMLÜLÜKLERİ
…
... 4.6 … VAKFI; … BELEDİYESİ'nin talebi olduğu takdirde yurt kontenjanının %15’i kadar fakir ve ihtiyaç sahibi başarılı öğrenciler barındırılacaktır.
4.7 … VAKFI; … BELEDİYESİ'nin kısa süreli misafir öğrenci talebi olduğu takdirde müsait yer olması halinde talep karşılanacaktır.
4.8 … BELEDİYESİ; yurttaki bütün öğrenciler için … VAKFI ile beraber Sosyal ve Kültürel etkinlikler için müşterek programlar yapılması kararlaştırılmıştır... " hükümleri bulunmaktadır.
Yukarıda yer verilen protokol hükümlerine göre, … Belediyesi … Vakfına ait arsa üzerine yurt inşa edip … Vakfına teslim edecek, … Vakfı belediyenin talebi olduğu takdirde yurt kontenjanının yüzde onbeşi kadar belediyeden kısa süreli öğrenci talebi olduğu takdirde yer olması durumunda fakir ve ihtiyaç sahibi, başarılı öğrencileri barındıracak, yurttaki bütün öğrenciler için belediye ve vakıf birlikte sosyal ve kültürel etkinlikler yapacaktır.
Bu hükümlerden anlaşılacağı üzere, ortak hizmet projesi adı altında değerlendirilecek protokolde belediye yurt binası gibi büyük bir yatırımı yapmayı üstlendiği halde … Vakfının belediyeden gelen talebin kısa süreli ve yer olması şartına bağlı olarak sorumluluğunu yerine getireceği ifade edilmektedir. Bu durum yapılan protokolün ortak hizmet projesi kavramının amaç ve gereğini yerine getirmediğini göstermektedir.
Bunun yanında gelen savunmalar ile duruşmacıların ifadelerinde belediyenin yapılan protokol çerçevesinde yurttan yer talebinde bulunduğu ve bu talebin karşılandığına ve adı geçen Vakıf ile birlikte sosyal ve kültürel etkinlikler yapıldığına dair herhangi bir bilgi ve belge de yer almamıştır.
Öte yandan, … Belediyesi Fen İşleri Müdürlüğü tarafından 11.11.2019 tarihli 17502931-752.0-E.124710 sayılı Yazı ile Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Yerel Yönetimler Genel Müdürlüğüne meclis kararının uygulanmasının uygun olup olmadığının sorulduğu, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Yerel Yönetimler Genel Müdürlüğünün 10.01.2020 tarihli 14399437-622.02(622.02)-E.9412 sayılı Yazısında; “Açıklanan mevzuat hükümleri çerçevesinde, belediyelerin mülkiyeti Cumhurbaşkanlığınca (Bakanlar Kurulu Kararı) vergi muafiyeti tanınan vakfa ait olan taşınmaz üzerinde ortak hizmet projeleri kapsamında öğrenci yurdu binası yapılmasında bir engel bulunmadığı değerlendirilmektedir... " denildiği görülmektedir.
Belediyenin Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Yerel Yönetimler Genel Müdürlüğüne göndermiş olduğu yazıda, alınan meclis kararının uygun olup olmadığı sorulmuş olup, bu konuda zaten sorun bulunmamaktadır. Belediye ile … Vakfı arasında 5393 sayılı Kanun’un 75’inci maddesi (c) bendi hükmü gereğince alınan meclis kararına uygun olarak protokol yapılması mümkün bulunmaktadır.
Sorun bu çerçevede yapılan protokolün hükümlerinin ve uygulanışının ortak hizmet projesi olma niteliğinden uzak olmasıdır.
Bu itibarla, ortak hizmet projesi kapsamında … Belediyesi … Vakfına ait arsa üzerine söz konusu Vakıf için yurt inşaatı yapılmasında yapılan protokolün ve bu protokolün uygulanmasının ortak hizmet projesi kapsamında değerlendirilmesinin mümkün olmaması nedeniyle yukarıda açıklanan gerekçelerle 171 sayılı Ek İlamın 1’inci maddesiyle verilen ...TL tutarındaki tazmin hükmünün tasdikine karar verilmesi gerekir.
171 sayılı Ek İlamın 1’inci maddesiyle; Belediye tarafından … Vakfına ait arsa üzerine söz konusu Vakıf için yurt inşa edildiği gerekçesiyle … TL’nin tazminine hükmedilmiştir.
TEMYİZ DİLEKÇESİ
Üst Yönetici … (Dosya No: 55291), Harcama Yetkilisi … (Dosya No: 55287), Gerçekleştirme Görevlileri … (Dosya No: 55288), … (Dosya No: 55290), Diğer Sorumlular … ve 25 Diğer Kişi (Dosya No: 55412) ve … (Dosya No: 55289) aynı mahiyetteki temyiz dilekçelerinde özetle;
…’nın kamuya yararlı dernek statüsünde olduğunu, … Vakfının, Bakanlar Kurulunun … tarihli ve … sayılı Kararnamesiyle kamu yararına çalışan vakıflardan addedildiğini, vergi muafiyeti tanınan vakıflar listesinde yer aldığını,
1- Evvelce dosyaya sunulan … Belediye Meclisince 03.10.2018 tarihli 2018/293 E. 666 K. sayılı Karar alındığını, iş bu Kararın uygulanmasına yönelik 25.02.2019 tarihli “İşbirliği Protokolü” imzalandığını, Protokol içeriği incelendiğinde;
"... 4.6 … VAKFI; … BELEDİYESİ’nin talebi olduğu takdirde yurt kontenjanının %15’i kadar fakir ve ihtiyaç sahibi başarılı öğrenciler barındırılacaktır.
4.7 … VAKFI; … BELEDİYESİ’nin kısa süreli misafir öğrenci talebi olduğu takdirde müsait yer olması halinde talep karşılanacaktır.
4.8 . .. BELEDİYESİ; yurttaki bütün öğrenciler için … VAKFI ile beraber Sosyal ve Kültürel etkinlikler için müşterek programlar yapılması kararlaştırılmıştır...” hükümleri bulunduğunu,
2- … Belediyesi Fen İşleri Müdürlüğünün 11.11.2019 tarihli 124710 sayılı Yazısı ile Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Mahalli İdareler Genel Müdürlüğüne Meclis Kararının uygulanmasının uygun olup olmadığının sorulduğunu,
3- Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Yerel Yönetimler Genel Müdürlüğünün 10.01.2020 tarihli 9412 sayılı cevabi Yazısı ile "... Açıklanan mevzuat hükümleri çerçevesinde, belediyelerin mülkiyeti Cumhurbaşkanlığınca (Bakanlar Kurulu Kararı) vergi muafiyeti tanınan vakfa ait olan taşınmaz üzerinde ortak hizmet projeleri kapsamında öğrenci yurdu binası yapılmasında bir engel bulunmadığı değerlendirilmektedir...” denildiğini,
4- 5393 sayılı Kanun’un m.14, m.15/h, m. 15/6, m.18, m.69 ve m.75.1-c: “Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, kamu yararına çalışan dernekler, Cumhurbaşkanınca vergi muafiyeti tanınmış vakıflar ve 7/6/2005 tarihli ve 5362 sayılı Esnaf ve Sanatkârlar Meslek Kuruluşları Kanunu kapsamına giren meslek odaları ile ortak hizmet projeleri gerçekleştirebilir. ” hükmü sabit ve açık olup, vergi muafiyeti tanınan vakıf ile belediyelerince meclis kararı ve imzalanan protokol çerçevesinde ortak hizmet projesi gerçekleştirildiğini,
5- Sayıştay 2. Dairesinin 31.03.2022 tarihli ve 35702 Karar sayılı Tutanağa kayıtlı 24.06.2022 tarihli ve 81 sayılı İlam hükmü uyarınca belediye … Vakfına ait arsa üzerine söz konusu vakıf için yurt inşaatı yapılması konu başlıklı; 2020 yılında belediye tarafından … Vakfına ait arsa üzerine söz konusu vakıf için yurt inşaatı yapılması sonucu oluşan ...TL kamu zararının üst yönetici, harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlilerine müşterek ve müteselsilen ödettirilmesine karar verildiğini,
6- Üst yönetici, harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlilerinin temyiz başvuruları üzerine Temyiz Kurulunun 21.06.2023 tarihli ve 55544, 55545 ve 55546 tutanak no.lu Kararlarında özetle;
5393 sayılı Belediye Kanunu’nun “Belediye görev ve sorumlulukları” başlıklı 14’üncü maddesi ile “Diğer kuruluşlarla ilişkiler” başlıklı 75’inci maddesine göre, belediyelerin görev ve sorumluluk alanlarına giren konularda kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, kamu yararına çalışan dernekler, vergi muafiyeti tanınmış vakıflar ve 5362 sayılı Esnaf ve Sanatkarlar Meslek Kuruluşları Kanunu kapsamına giren meslek odaları ile ortak hizmet projeleri gerçekleştirmelerinin mümkün olduğu;
Temyize konu Daire Kararına ilişkin ödeme emri ve eki belgeler incelendiğinde;
03.10.2018 tarihli 666 no.lu Meclis Kararına istinaden … Belediyesi ile … Vakfı arasında “… Öğrenci Yurdu İnşaatı İşine Ait İş Birliği Protokolü” imzalandığı ve protokol kapsamında … Vakfına ait arsa üzerine söz konusu vakıf için yurt inşaatı yapıldığının görüldüğü,
Söz konusu protokolde;
“... 4.6 … VAKFI; … BELEDİYESİ’nin talebi olduğu takdirde yurt kontenjanının %15’i kadar fakir ve ihtiyaç sahibi başarılı öğrenciler barındırılacaktır.
4.7 … VAKFI; … BELEDİYESİ’nin kısa süreli misafir öğrenci talebi olduğu takdirde müsait yer olması halinde talep karşılanacaktır.
4.8 … BELEDİYESİ; yurttaki bütün öğrenciler için … VAKFI ile beraber Sosyal ve Kültürel etkinlikler için müşterek programlar yapılması kararlaştırılmıştır...” şeklinde yer alan protokol hükümlerinden, … Vakfının da ortak hizmet projesi kapsamında yüklenim altına girdiği; belediyenin bu protokolle fakir ve ihtiyaç sahibi başarılı öğrencilerin barınma ihtiyacını karşılayacağının anlaşıldığı;
Öte yandan, …Belediyesi Fen İşleri Müdürlüğü tarafından 11.11.2019 tarihli 17502931-752.0-E.124710 sayılı Yazı ile Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Yerel Yönetimler Genel Müdürlüğüne meclis kararının uygulanmasının uygun olup olmadığının sorulduğu; Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Yerel Yönetimler Genel Müdürlüğünün 10.01.2020 tarih ve 14399437- 622.02(622.02.)-E.9412 sayılı Yazısında;
“Açıklanan mevzuat hükümleri çerçevesinde, belediyelerin mülkiyeti Cumhurbaşkanlığınca (Bakanlar Kurulu Kararı) vergi muafiyeti tanınan vakfa ait olan taşınmaz üzerinde ortak hizmet projeleri kapsamında öğrenci yurdu binası yapılmasında bir engel bulunmadığı değerlendirilmektedir... ” denildiğinin görüldüğü; buradan da belediye tarafından yapılan ortak hizmet projesinin mevzuata uygunluğunun Çevre ve Şehircilik Bakanlığına sorulduğu, Bakanlıktan uygun görüş alındığının anlaşıldığı ifade edilerek Daire Kararının bozulduğunu ve yeniden hüküm tesisi için gönderildiğini,
Dairesince yapılan yeniden yargılamada; bozmaya uğrayan aynı gerekçelerle, yeni bir delil veya net tespit içermeksizin ısrar mahiyetinde tazmin hükmü kurulduğunu,
Temyiz Kurulunun Kararında taraflarca akdedilen ortak hizmet protokolünün usulünce düzenlendiği ve geçerli olduğunun kabul edildiğini, harcamaların gerekçelerinin vasıf ve mahiyetinin isabetli olarak tartışıldığını, Daire Kararında vasıflandırma hatası yapıldığının ve kararın esas itibariyle yerinde olmadığının, kamu zararı oluşmadığının izah edilmesine rağmen dosyanın mevcut haliyle yeniden tazmin hükmüne dayanak edilmesinin isabetsiz olduğunu,
Usul ve yasaya uygun olan Temyiz Kurulu Kararı esas alınarak, Dairesince verilen ısrar kararının Temyiz Kurulunca kaldırılması gerektiğini ifade etmişlerdir.
Üst Yönetici … ortak mahiyetteki temyiz dilekçesinde belirtilen hususlara ek olarak;
14.06.2007 tarihli ve 5189/1 sayılı Sayıştay Genel Kurul Kararı’nda üst yöneticilerin sorumluluğu ile ilgili olarak;
“5018 sayılı Kanunun 11’inci maddesinde; “Bakanlıklarda müsteşar, diğer kamu idarelerinde en üst yönetici, il özel idarelerinde vali ve belediyelerde belediye başkanı üst yöneticidir. Ancak, Millî Savunma Bakanlığında üst yönetici Bakandır. Üst yöneticiler, idarelerinin stratejik planlarının ve bütçelerinin kalkınma planına, yıllık programlara, kurumun stratejik plan ve performans hedefleri ile hizmet gereklerine uygun olarak hazırlanması ve uygulanmasından, sorumlulukları altındaki kaynakların etkili, ekonomik ve verimli şekilde elde edilmesi ve kullanımını sağlamaktan, kayıp ve kötüye kullanımının önlenmesinden, malî yönetim ve kontrol sisteminin işleyişinin gözetilmesi, izlenmesi ve bu Kanunda belirtilen görev ve sorumlulukların yerine getirilmesinden Bakana; mahallî idarelerde ise meclislerine karşı sorumludurlar.
Üst yöneticiler, bu sorumluluğun gereklerini harcama yetkilileri, malî hizmetler birimi ve iç denetçiler aracılığıyla yerine getirirler.” denilmek suretiyle üst yöneticilerin sorumlulukları düzenlenmiştir.
Üst yöneticiler işlerin gidişatından harcama yetkililerinin ve diğer görevlilerin bilgilendirmeleri ve raporları ile bilgi sahibi olmaktadırlar. Bununla birlikte üst yöneticilerin özel kanunlardan doğan Sayıştay’a karşı mali sorumlulukları olabileceği gibi, münferit bir olayda sorumluluklarına hükmedilmeleri de gerekebilir. Bu husus, meselenin Sayıştay yargısında görüşülmesi sırasında hükme bağlanacak bir konudur.
Dolayısıyla bu aşamada bir genelleme yaparak üst yöneticilerin, işlemlerin hukuka uygun olarak yürütülmesinden sorumlu olacakları ya da olmayacakları yönünde bir görüş belirtilmesi uygun bulunmamaktadır.” tespitinin yapıldığını,
Sayıştay Genel Kurul Kararında belirtildiği üzere genelleme yaparak değil de münferit her bir olayda kamu zararı ile belediye başkanı arasında illiyet bağının kurulması gerektiğini, ancak ilamda “ödeme emri ve eki belgelerde Belediye Başkanının imzası, parafı veya oluru bulunmasa da, Belediye Başkanı olarak kendi isminin geçtiği bu tür ilan ve tanıtım giderlerinden haberinin, onay ve talimatının olmaması düşünülemez. Anılan nedenle, Belediye Başkanı ile ödeme emri evraklarında imzası bulunan Harcama Yetkilisi ve Gerçekleştirme Görevlisinin sorumluluğu bulunmaktadır.” denildiğini,
Sayıştay Genel Kurul Kararında sorumluluk tespiti ile ilgili genel ilkenin aşağıdaki şekilde ifade edildiğini,
“5018 sayılı Kanuna göre mali sorumluluğun şartları şöylece sıralanabilir:
- Kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem, eylem bulunmalıdır.
- Ortada bir kamu zararı olmalıdır.
- Mevzuata aykırı karar, işlem ve eylemle zarar arasında bir illiyet olmalıdır.
Bu yeni sorumluluk sisteminde objektif (kusursuz) sorumluluk anlayışından vazgeçilmiş bulunulmaktadır.”
Dolayısı ile objektif (kusursuz) sorumluluk yerine münferit her bir olayda kamu zararı ile belediye başkanı arasında illiyet bağı kurulması gerektiğini, belediye başkanının isminin geçtiği her bir ilan ve tanıtım giderlerinden belediye başkanının haberinin, onay ve talimatının olduğu varsayımının belediye başkanının objektif sorumluluğu sonucunu doğuracağını, 5018 sayılı Kanun ile de objektif (kusursuz) sorumluluk anlayışından vazgeçildiğini,
5018 sayılı Kanun’a göre belediye başkanının sorumluluğuna hükmedilebilmesi için kamu zararı ile belediye başkanı arasındaki illiyet bağının objektif ve maddi delillerle tespit edilmesi gerektiğini, İlan veya tanıtımda belediye başkanın isminin geçmesi illiyet bağı tespiti için geçerli ve yeterli hukuki bir delil oluşmayacağını,
İlamda belirtilen yaklaşımın kabulünün objektif sorumlulukla birlikte belediye tüzel kişiliğinin temsilcisi olan belediye başkanının belediyenin bütün işlem, eylem ve harcamalarından mali sorumlu olduğu sonucunu doğuracağını, bunun da idari ve siyasi sorumlulukla mali ve yargısal sorumluluk arasındaki farkı anlamsızlaştırdığını,
Belediye başkanı olarak kamu zararına esas alınan hiçbir belgede imzası, parafı veya oluru bulunmadığını, nüfusu, kapsam alanı, bütçesi ve kurumsal yapısı ile birçok il belediyesinden daha büyük olan belediyelerinin kurumsal kimliği adına yapılan her tanıtımdan haberinin, bilgisinin ve talimatının olmasının fiilen mümkün olmadığını, İlama konu tanıtım faaliyetlerinde adının, belediye tüzel kişiliği temsilcisi olması hasebiyle geçtiğini, 5018 sayılı Kanun’un 11’nci maddesi uyarınca yönetsel sorumluluğu olsa bile aynı Kanun’un 71’inci maddesi uyarınca mali bir sorumluluğu bulunmadığını,
Bütün bu nedenlerle, işin esasıyla ilgili olarak yukarıda yapılan açıklamalar saklı kalmak üzere, uygulamanın kamu zararı olarak nitelendirilmesi halinde bile, sorumlu tutulmaması gerektiğini ifade etmiştir.
BAŞSAVCILIK MÜTALAASI
Başsavcılığın işin esasına yönelik olarak tüm dilekçeler için verdiği aynı mahiyetteki mütalaasında özetle;
Temyiz dilekçesi özetlendikten sonra;
Daire Kararında yasal dayanakları ile açıklandığı üzere anılan belediye tarafından mülkiyeti vergi muafiyeti tanınan vakfa ait olan taşınmaz üzerinde meclis kararı üzerine vakıf ile imzalanan protokol çerçevesinde öğrenci yurdu binası yapılmasının 5393 sayılı Kanun’un 75’inci maddesinin birinci fıkrasının c bendinde düzenlenen ortak hizmet projesi niteliğinde olmadığı, yapılan harcamanın anılan Kanun’un 60’ncı maddesinde belirtilen belediye giderleri kapsamına girmeyen mevzuata aykırı harcama olması nedeniyle kamu zararı oluştuğu, sorumluların temyiz talebinin reddedilerek Daire Kararının tasdik edilmesinin uygun olacağı ifade edilmiştir.
Üst Yönetici …’ın sorumluluk itirazına yönelik olarak verilen mütalaada ise;
Daire Kararında belirlenen sorumluların 5018 sayılı Kanun’un 11, 32 ve 33’üncü maddeleri ile 14.06.2007 tarihli ve 5189/1 sayılı Sayıştay Genel Kurul Kararına uygun olduğu ifade edilmiştir.
Duruşmaya tazmin hükmünden üst yönetici olarak sorumlu tutulan … ile vekili Av. … katılmışlar, ilçelerinin deprem bölgesinde olması nedeniyle çürük binaların dönüşümünün gündeme geldiğini, belediye tarafından birçok kentsel dönüşüm projesi gerçekleştirildiğini, yurt inşaatı yaptıkları arsa üzerinde daha önce bulunan öğrenci yurdunun eski ve depreme dayanaksız olduğunu ve yenilenmesi gerektiğini, bu kapsamda Çevre ve Şehircilik Bakanlığının da görüşü alınarak 5393 sayılı Kanun’un 75’inci maddesine göre ortak hizmet projesi gerçekleştirildiğini, belediye tarafından tek taraflı bir bağış yapılmadığını, belediye ile vakıf arasında karşılıklı bir işbirliğinin söz konusu olduğunu, belediye tarafından belirlenen ihtiyaç sahibi öğrencilerin yurtta kalabilmesi için vakıf tarafından kontenjan ayrıldığını, vakıf ile ortak proje kapsamında birçok kültürel faaliyet yapıldığını, belediye tarafından buna benzer çok sayıda sosyal ve kültürel proje gerçekleştirildiğini, Temyiz Kurulunun bozma kararına rağmen Daire Kararında yeni bir gerekçe öne sürülmeden aynı hükmün tekrar verildiğini ifade ederek Daire Kararının kaldırılmasını talep etmişlerdir.
Sayıştay Savcısı tarafından yazılı mütalaada belirtilen gerekçelerle Daire Kararının tasdik edilmesinin uygun olacağı sözlü olarak da ifade edilmiştir.
İşbu dosyalarla duruşma talebinde bulunan sorumlular Harcama Yetkilisi … (Dosya No: 55287) ve Gerçekleştirme Görevlisi …’e (Dosya No: 55290) 14.01.2026 tarihinde, Gerçekleştirme Görevlisi …’e (Dosya No: 55288) 20.01.2026 tarihinde duruşma günü bildirilmiş olmasına rağmen duruşmaya katılmadıklarından 6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 55’inci maddesinin altıncı fıkrası hükmü uyarınca dosya üzerinde ve gıyaplarında, Üst Yönetici … ve vekili Av. … ile Sayıştay Savcısının sözlü açıklamalarının dinlenmesinden ve dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Temyize konu Daire Kararında, belediye tarafından … Vakfına ait arsa üzerine söz konusu Vakıf için yurt inşaatı yapıldığı gerekçesiyle ...TL’nin tazminine hükmedilmiş, söz konusu tazmin hükmünden meclis kararında kabul oyu kullanan belediye meclis üyeleri, meclis başkanı olması nedeniyle belediye başkanı ve ödeme emri belgelerinde imzaları bulunan harcama yetkilileri ve gerçekleştirme görevlileri sorumlu tutulmuştur.
Somut olayda, 03.10.2018 tarihli 666 no.lu Meclis Kararı’na istinaden 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 75’inci maddesi uyarınca … Belediyesi ile … Vakfı arasında “… Öğrenci Yurdu İnşaatı İşine Ait İşbirliği Protokolü” imzalandığı ve protokol kapsamında … Vakfına ait arsa üzerine adı geçen vakıf için öğrenci yurdu inşa edildiği görülmektedir.
Belediye ile … Vakfı arasında imzalanan “… Öğrenci Yurdu İnşaatı İşine Ait İşbirliği Protokolü”nde;
"MADDE 1. PROTOKOLÜN KONUSU
Bu protokol, “Mülkiyeti … Vakfı’na ait, … İli, … İlçesi, … Mahallesi 3359 Ada, 11 Parselde bulunan … Vakfı’na ait camii ve yurdun yıkılmasının ardından, camiinin vakfın kendi imkanları ile yapılmasına, yurdun ise … Belediyesi tarafından yurt inşaatı uygulamasının gerçekleştirilmesine ve … Vakfı Kullanılması”na yönelik … VAKFI ve … BELEDİYESİ arasındaki işbirliği detaylarını içermektedir.
…
TARAFLARIN YÜKÜMLÜLÜKLERİ
MADDE 4. … VAKFI’NIN YÜKÜMLÜLÜKLERİ
…
... 4.6 … VAKFI; … BELEDİYESİ'nin talebi olduğu takdirde yurt kontenjanının %15’i kadar fakir ve ihtiyaç sahibi başarılı öğrenciler barındırılacaktır.
4.7 … VAKFI; … BELEDİYESİ'nin kısa süreli misafir öğrenci talebi olduğu takdirde müsait yer olması halinde talep karşılanacaktır.
4.8 … BELEDİYESİ; yurttaki bütün öğrenciler için … VAKFI ile beraber Sosyal ve Kültürel etkinlikler için müşterek programlar yapılması kararlaştırılmıştır..." hükümleri bulunmaktadır.
Yukarıda yer verilen protokol hükümlerine göre, … Belediyesi … Vakfına ait arsa üzerine yurt inşa edip … Vakfına teslim edecek, … Vakfı belediyenin talebi olduğu takdirde yurt kontenjanının yüzde onbeşi kadar fakir ve ihtiyaç sahibi, başarılı öğrencileri barındıracak, belediyenin kısa süreli misafir öğrenci talebi olduğu takdirde müsait yer olması halinde talep karşılanacak, yurttaki bütün öğrenciler için belediye ve vakıf birlikte sosyal ve kültürel etkinlikler yapacaktır. Bu hükümlerden … Vakfının da ortak hizmet projesi kapsamında yüklenim altına girdiği, belediyenin talep etmesi halinde fakir ve ihtiyaç sahibi öğrencileri yurtta barındıracağı, belediyenin de bu yolla fakir ve ihtiyaç sahibi öğrencilerin barınma ihtiyacının karşılanmasına katkı sağlamış olacağı anlaşılmaktadır.
Ayrıca, … Belediyesi Fen İşleri Müdürlüğü tarafından 11.11.2019 tarihli 17502931-752.0-E.124710 sayılı Yazı ile Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Yerel Yönetimler Genel Müdürlüğüne meclis kararının uygulanmasının uygun olup olmadığının sorulduğu, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Yerel Yönetimler Genel Müdürlüğünün 10.01.2020 tarihli 14399437-622.02(622.02)-E.9412 sayılı Yazısında; “Açıklanan mevzuat hükümleri çerçevesinde, belediyelerin mülkiyeti Cumhurbaşkanlığınca (Bakanlar Kurulu Kararı) vergi muafiyeti tanınan vakfa ait olan taşınmaz üzerinde ortak hizmet projeleri kapsamında öğrenci yurdu binası yapılmasında bir engel bulunmadığı değerlendirilmektedir..." denildiği görülmektedir.
5393 sayılı Belediye Kanunu’nun “Belediyenin görev ve sorumlulukları” başlıklı 14’üncü maddesinde;
“Belediye, mahallî müşterek nitelikte olmak şartıyla;
… gençlik ve spor orta ve yüksek öğrenim öğrenci yurtları; … hizmetlerini yapar veya yaptırır. …” denilmektedir.
Aynı Kanun’un “Diğer kuruluşlarla ilişkiler” başlıklı 75’inci maddesinde;
“Belediye, belediye meclisinin kararı üzerine yapacağı anlaşmaya uygun olarak görev ve sorumluluk alanlarına giren konularda;
…
c) (Değişik: 12/11/2012-6360/19 md.) Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, kamu yararına çalışan dernekler, Cumhurbaşkanınca vergi muafiyeti tanınmış vakıflar ve 7/6/2005 tarihli ve 5362 sayılı Esnaf ve Sanatkârlar Meslek Kuruluşları Kanunu kapsamına giren meslek odaları ile ortak hizmet projeleri gerçekleştirebilir. Diğer dernek ve vakıflar ile gerçekleştirilecek ortak hizmet projeleri için mahallin en büyük mülki idare amirinin izninin alınması gerekir. …” hükmü yer almaktadır.
Söz konusu hükme göre, belediyelerin görev ve sorumluluk alanlarına giren konularda kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, kamu yararına çalışan dernekler, vergi muafiyeti tanınmış vakıflar ve 5362 sayılı Esnaf ve Sanatkârlar Meslek Kuruluşları Kanunu kapsamına giren meslek odaları ile ortak hizmet projeleri gerçekleştirmeleri mümkündür. … Vakfı da Bakanlar Kurulunun … tarihli ve … sayılı Kararnamesiyle kamu yararına çalışan vakıflardan addedilmekte ve vergi muafiyeti tanınan vakıflar listesinde yer almaktadır.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri ve yapılan açıklamalar uyarınca, 03.10.2018 tarihli 666 no.lu Meclis Kararı’na istinaden … Belediyesi ile … Vakfı arasında imzalanan protokol kapsamında … Vakfına ait arsa üzerine adı geçen vakıf için öğrenci yurdu inşa edilmesinde mevzuata aykırılık bulunmamaktadır.
Öte yandan, söz konusu öğrenci yurdu 5393 sayılı Kanun’un 75’inci maddesi uyarınca ortak hizmet projesi kapsamında yapıldığından temyiz incelemesi de bu yönde yapılmıştır. Ancak, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun “Bütçelerden yardım yapılması” başlıklı 29’uncu maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesinde, genel yönetim kapsamındaki kamu idarelerinin bütçelerinde öngörülmüş olmak kaydıyla; kamu yararı gözetilerek dernek, vakıf, birlik, kurum, kuruluş, sandık ve benzeri teşekküllere yardım yapılabileceği hüküm altına alınmıştır.
Her ne kadar 5393 sayılı Kanun’un 75’inci maddesinde; “… 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununun 29 uncu maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi ile 5253 sayılı Dernekler Kanununun 10 uncu maddesi; belediyeler, il özel idareleri, bağlı kuruluşları ve bunların üyesi oldukları birlikler ile ortağı oldukları Sayıştay denetimine tabi şirketler için uygulanmaz. …” hükmüne yer verilmişse de,
Aynı Kanun’un “Belediyenin görev ve sorumlulukları” başlıklı 14’üncü maddesine 10.09.2014 tarihli ve 6552 sayılı Kanun’un 120’nci maddesiyle parantez içinde eklenen “(Bu Kanunun 75 inci maddesinin son fıkrası, belediyeler, il özel idareleri, bağlı kuruluşları ve bunların üyesi oldukları birlikler ile ortağı oldukları Sayıştay denetimine tabi şirketler tarafından, orta ve yüksek öğrenim öğrenci yurtları ile Devlete ait her derecedeki okul binalarının yapım, bakım ve onarımı ile tefrişinde uygulanmaz.)” hükmü ile belediyeler tarafından yalnızca orta ve yüksek öğrenim öğrenci yurtlarının yapım, bakım, onarım ve tefrişi ile sınırlı olmak üzere dernek, vakıf, birlik, kurum, kuruluş, sandık ve benzeri teşekküllere yardım yapılabilmesi mümkün hale gelmiştir. Temyize konu olayda da belediye tarafından … Vakfına ait arsa üzerine öğrenci yurdu inşa edildiğinden 5393 sayılı Kanun’un 14’üncü maddesi uyarınca mevzuata aykırılık bulunmamaktadır.
Bu itibarla, … Belediyesi ile … Vakfı arasında imzalanan protokol kapsamında … Vakfına ait arsa üzerine adı geçen Vakıf için öğrenci yurdu inşa edilmesi nedeniyle kamu zararı oluşmadığından sorumlu talebinin kabulü ile 171 sayılı Ek İlamın 1’inci maddesiyle verilen ...TL tutarındaki tazmin hükmünün KALDIRILMASINA, (Üye …’ün aşağıda yazılı farklı gerekçesi ile Üye …, Üye … ve Üye …’in aşağıda yazılı karşı oy gerekçelerine karşı) oy çokluğuyla,
6085 sayılı Kanun’un 57’nci maddesi gereği bu Kararın yazılı bildirim tarihinden itibaren onbeş gün içerisinde Sayıştayda karar düzeltilmesi yolu açık olmak üzere,
Karar verildiği 04.02.2026 tarih ve 58803 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.
Farklı gerekçe
Üye …’ün farklı gerekçesi
Konu ile ilgili olarak Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Yerel Yönetimler Genel Müdürlüğünün “Açıklanan mevzuat hükümleri çerçevesinde, belediyelerin mülkiyeti Cumhurbaşkanlığınca (Bakanlar Kurulu kararı) vergi muafiyeti tanınan vakfa ait olan taşınmaz üzerinde ortak hizmet projeleri kapsamında öğrenci yurdu binası yapılmasında bir engel bulunmadığı değerlendirilmektedir... " şeklinde uygun görüşü olduğundan yapılan ödemeler nedeniyle kamu zararı oluşmamıştır. Çoğunluk görüşündeki diğer gerekçelere katılmıyorum.
Karşı oy gerekçesi/Azınlık görüşü
Üye …, Üye … ve Üye …’in karşı oy gerekçesi
5393 sayılı Belediye Kanunu’nun “Belediyenin görev ve sorumlulukları” başlıklı 14’üncü maddesinde;
“Belediye, mahallî müşterek nitelikte olmak şartıyla;
…gençlik ve spor orta ve yüksek öğrenim öğrenci yurtları (Bu Kanunun 75 inci maddesinin son fıkrası, belediyeler, il özel idareleri, bağlı kuruluşları ve bunların üyesi oldukları birlikler ile ortağı oldukları Sayıştay denetimine tabi şirketler tarafından, orta ve yüksek öğrenim öğrenci yurtları ile Devlete ait her derecedeki okul binalarının yapım, bakım ve onarımı ile tefrişinde uygulanmaz.)… hizmetlerini yapar veya yaptırır…” denilmektedir.
Aynı Kanun’un “Diğer kuruluşlarla ilişkiler” başlıklı 75’inci maddesinde;
“Belediye, belediye meclisinin kararı üzerine yapacağı anlaşmaya uygun olarak görev ve sorumluluk alanlarına giren konularda;
…
c) (Değişik: 12/11/2012-6360/19 md.) Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, kamu yararına çalışan dernekler, Cumhurbaşkanınca vergi muafiyeti tanınmış vakıflar ve 7/6/2005 tarihli ve 5362 sayılı Esnaf ve Sanatkârlar Meslek Kuruluşları Kanunu kapsamına giren meslek odaları ile ortak hizmet projeleri gerçekleştirebilir. Diğer dernek ve vakıflar ile gerçekleştirilecek ortak hizmet projeleri için mahallin en büyük mülki idare amirinin izninin alınması gerekir. …” hükmü yer almaktadır.
Belediye Kanunu’nun 14’üncü maddesi belediyenin görev sorumluluklarını genel mahiyette saymakta olup, bu maddenin içeriğinde yer alan hususların nasıl uygulanacağı kanunun diğer ilgili maddelerinde düzenlenmiştir.
14’üncü maddede belirtilen “Bu Kanunun 75 inci maddesinin son fıkrası, belediyeler, il özel idareleri, bağlı kuruluşları ve bunların üyesi oldukları birlikler ile ortağı oldukları Sayıştay denetimine tabi şirketler tarafından, orta ve yüksek öğrenim öğrenci yurtları ile Devlete ait her derecedeki okul binalarının yapım, bakım ve onarımı ile tefrişinde uygulanmaz” hükmünü Kanun’un 75’inci maddesi son fıkrasında yer alan; “(Ek fıkra: 12/11/2012-6360/19 md.) 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununun 29 uncu maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi ile 5253 sayılı Dernekler Kanununun 10 uncu maddesi; belediyeler, il özel idareleri, bağlı kuruluşları ve bunların üyesi oldukları birlikler ile ortağı oldukları Sayıştay denetimine tabi şirketler için uygulanmaz.” hükmüyle birlikte değerlendirmek gerekmektedir.
5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun 29’uncu maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesinde; “Ancak, genel yönetim kapsamındaki kamu idarelerinin bütçelerinde öngörülmüş olmak kaydıyla; kamu yararı gözetilerek dernek, vakıf, birlik, kurum, kuruluş, sandık ve benzeri teşekküllere yardım yapılabilir.” hükmü yer almaktadır.
Dernekler Kanunu’nun “Yardım ve işbirliği” başlıklı 10’uncu maddesinde;
“Dernekler, tüzüklerinde gösterilen amaçları gerçekleştirmek üzere, benzer amaçlı derneklerden, siyasi partilerden, işçi ve işveren sendikalarından ve meslekî kuruluşlardan maddî yardım alabilir ve adı geçen kurumlara maddî yardımda bulunabilirler.
5072 sayılı Dernek ve Vakıfların Kamu Kurum ve Kuruluşları ile İlişkilerine Dair Kanun hükümleri saklı kalmak üzere, dernekler kamu kurum ve kuruluşları ile görev alanlarına giren konularda ortak projeler yürütebilirler. Bu projelerde kamu kurum ve kuruluşları, proje maliyetlerinin en fazla yüzde ellisi oranında aynî veya nakdî katkı sağlayabilirler.” denilmektedir.
Buna göre, belediyelerin görev ve sorumluluk alanlarına giren konularda belediye meclis kararı alınması kaydıyla kamu yararına çalışan dernekler ve vergi muafiyeti tanınmış vakıflar ile ortak hizmet projesi gerçekleştirilmesi mümkündür. 5018 sayılı Kanun’un 29’uncu maddesi ve 5253 sayılı Kanun’un 10’uncu maddesiyle kamu kurumlarınca derneklere yardım yapılabileceği belirtilmiş ise de 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 75’inci maddesine eklenen son fıkraya göre belediyelerce dernek, vakıf benzeri kuruluşlara aynî veya nakdî yardım yapılmasının mümkün olmadığı hüküm altına alınmıştır.
Belediye Kanunu’nun 14’üncü maddesinde yer alan …gençlik ve spor orta ve yüksek öğrenim öğrenci yurtlarını yapıp-yaptıracağı ifade edilmekte ise de bu hüküm belediyenin herhangi bir özel ya da kamu kuruluşu için bu hizmetleri yapabileceği anlamına gelmemektedir. Belediye ancak kendine ait olan mülkiyet üzerinde gençlik ve spor orta ve yüksek öğrenim öğrenci yurtlarını yapar ya da başka yöntemlerle yaptırır. Bunun dışında başka kuruluşlarla bu görevinin yerine getirilebilmesi için 5393 sayılı Kanun’un 75’inci maddesindeki şartların aranması gerekmektedir.
Yine 14’üncü maddede belirtilen “Bu Kanunun 75 inci maddesinin son fıkrası, belediyeler, il özel idareleri, bağlı kuruluşları ve bunların üyesi oldukları birlikler ile ortağı oldukları Sayıştay denetimine tabi şirketler tarafından, orta ve yüksek öğrenim öğrenci yurtları ile Devlete ait her derecedeki okul binalarının yapım, bakım ve onarımı ile tefrişinde uygulanmaz” hükmünden anlaşılması gereken; belediye tarafından bu çerçevede yapılacak olan orta ve yüksek öğrenim öğrenci yurtları ile Devlete ait her derecedeki okul binalarının yapım, bakım ve onarımı ile tefrişi hizmetinin 75’inci madde son fıkra hükmüne göre ayni ya da nakdi yardım çerçevesinde değerlendirilmemesi gerektiğidir. Yani yukarıda da açıklanan vakıf ve derneklere bu yolla bir hizmet yapılması nakdi veya ayni yardım yasağı içinde yer almayacaktır. Ancak bu 75’inci maddenin diğer hükümlerine uyulmayacağı şeklinde anlaşılmamalıdır. 14’üncü madde parantez içi hükmüne göre diğer kuruluşlarla yapılacak proje çerçevesinde orta ve yüksek öğrenim öğrenci yurtları hizmetinin görülmesi Kanun’un 75’inci maddesinde yer alan diğer fıkra hükümlerine tabi olacaktır. Yani ancak ortak hizmet projesi çerçevesinde bu hizmetin diğer kuruluşlarla birlikte gördürülmesi mümkün olabilecektir.
Kanun’un 75’inci maddesi son fıkrasında yer alan; “(Ek fıkra: 12/11/2012-6360/19 md.) 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununun 29 uncu maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi ile 5253 sayılı Dernekler Kanununun 10 uncu maddesi; belediyeler, il özel idareleri, bağlı kuruluşları ve bunların üyesi oldukları birlikler ile ortağı oldukları Sayıştay denetimine tabi şirketler için uygulanmaz.” hükmüyle birlikte değerlendirmek gerekmektedir.
Buna göre, belediyelerin görev ve sorumluluk alanlarına giren konularda kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, kamu yararına çalışan dernekler, vergi muafiyeti tanınmış vakıflar ve 5362 sayılı Esnaf ve Sanatkârlar Meslek Kuruluşları Kanunu kapsamına giren meslek odaları ile ortak hizmet projeleri gerçekleştirmeleri mümkündür. Bakanlar Kurulunun … tarihli ve … sayılı Kararnamesiyle kamu yararına çalışan vakıflardan addedilen ve vergi muafiyeti tanınan vakıflar listesinde yer alan … Vakfı da belediyelerin görev ve sorumluluk alanlarına giren konularda birlikte ortak hizmet projesi gerçekleştirmesi mümkün olan vakıflardan birisidir.
Temyize konu olay incelendiğinde, 03.10.2018 tarihli 666 no.lu Meclis Kararı’na istinaden … Belediyesi ile … Vakfı arasında “… Öğrenci Yurdu İnşaatı İşine Ait İşbirliği Protokolü” imzalandığı ve protokol kapsamında … Vakfına ait arsa üzerine söz konusu Vakıf için yurt inşaatı yapıldığı görülmektedir.
Söz konusu protokolde;
"MADDE 1. PROTOKOLÜN KONUSU
Bu protokol, “Mülkiyeti … Vakfı’na ait, … İli, … İlçesi, … Mahallesi 3359 Ada, 11 Parselde bulunan … Vakfı’na ait camii ve yurdun yıkılmasının ardından, camiinin vakfın kendi imkanları ile yapılmasına, yurdun ise … Belediyesi tarafından yurt inşaatı uygulamasının gerçekleştirilmesine ve … Vakfı Kullanılması”na yönelik … VAKFI ve … BELEDİYESİ arasındaki işbirliği detaylarını içermektedir.
…
TARAFLARIN YÜKÜMLÜLÜKLERİ
MADDE 4. … VAKFI’NIN YÜKÜMLÜLÜKLERİ
…
... 4.6 … VAKFI; … BELEDİYESİ'nin talebi olduğu takdirde yurt kontenjanının %15’i kadar fakir ve ihtiyaç sahibi başarılı öğrenciler barındırılacaktır.
4.7 … VAKFI; … BELEDİYESİ'nin kısa süreli misafir öğrenci talebi olduğu takdirde müsait yer olması halinde talep karşılanacaktır.
4.8 … BELEDİYESİ; yurttaki bütün öğrenciler için … VAKFI ile beraber Sosyal ve Kültürel etkinlikler için müşterek programlar yapılması kararlaştırılmıştır... " hükümleri bulunmaktadır.
Yukarıda yer verilen protokol hükümlerine göre, … Belediyesi … Vakfına ait arsa üzerine yurt inşa edip … Vakfına teslim edecek, … Vakfı belediyenin talebi olduğu takdirde yurt kontenjanının yüzde onbeşi kadar belediyeden kısa süreli öğrenci talebi olduğu takdirde yer olması durumunda fakir ve ihtiyaç sahibi, başarılı öğrencileri barındıracak, yurttaki bütün öğrenciler için belediye ve vakıf birlikte sosyal ve kültürel etkinlikler yapacaktır.
Bu hükümlerden anlaşılacağı üzere, ortak hizmet projesi adı altında değerlendirilecek protokolde belediye yurt binası gibi büyük bir yatırımı yapmayı üstlendiği halde … Vakfının belediyeden gelen talebin kısa süreli ve yer olması şartına bağlı olarak sorumluluğunu yerine getireceği ifade edilmektedir. Bu durum yapılan protokolün ortak hizmet projesi kavramının amaç ve gereğini yerine getirmediğini göstermektedir.
Bunun yanında gelen savunmalar ile duruşmacıların ifadelerinde belediyenin yapılan protokol çerçevesinde yurttan yer talebinde bulunduğu ve bu talebin karşılandığına ve adı geçen Vakıf ile birlikte sosyal ve kültürel etkinlikler yapıldığına dair herhangi bir bilgi ve belge de yer almamıştır.
Öte yandan, … Belediyesi Fen İşleri Müdürlüğü tarafından 11.11.2019 tarihli 17502931-752.0-E.124710 sayılı Yazı ile Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Yerel Yönetimler Genel Müdürlüğüne meclis kararının uygulanmasının uygun olup olmadığının sorulduğu, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Yerel Yönetimler Genel Müdürlüğünün 10.01.2020 tarihli 14399437-622.02(622.02)-E.9412 sayılı Yazısında; “Açıklanan mevzuat hükümleri çerçevesinde, belediyelerin mülkiyeti Cumhurbaşkanlığınca (Bakanlar Kurulu Kararı) vergi muafiyeti tanınan vakfa ait olan taşınmaz üzerinde ortak hizmet projeleri kapsamında öğrenci yurdu binası yapılmasında bir engel bulunmadığı değerlendirilmektedir... " denildiği görülmektedir.
Belediyenin Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Yerel Yönetimler Genel Müdürlüğüne göndermiş olduğu yazıda, alınan meclis kararının uygun olup olmadığı sorulmuş olup, bu konuda zaten sorun bulunmamaktadır. Belediye ile … Vakfı arasında 5393 sayılı Kanun’un 75’inci maddesi (c) bendi hükmü gereğince alınan meclis kararına uygun olarak protokol yapılması mümkün bulunmaktadır.
Sorun bu çerçevede yapılan protokolün hükümlerinin ve uygulanışının ortak hizmet projesi olma niteliğinden uzak olmasıdır.
Bu itibarla, ortak hizmet projesi kapsamında … Belediyesi … Vakfına ait arsa üzerine söz konusu Vakıf için yurt inşaatı yapılmasında yapılan protokolün ve bu protokolün uygulanmasının ortak hizmet projesi kapsamında değerlendirilmesinin mümkün olmaması nedeniyle yukarıda açıklanan gerekçelerle 171 sayılı Ek İlamın 1’inci maddesiyle verilen ...TL tutarındaki tazmin hükmünün tasdikine karar verilmesi gerekir.