Temyiz Karar Detayı
Kamu İdaresi
Diğer Özel Bütçeli İdareler
Yılı
2017
Daire
4
Dosya No
54568
Tutanak No
58726
Tutanak Tarihi
07.01.2026
Konu
Sorumluluk ve Yargılama Usulleri ile İlgili Kararlar
KARAR
Sorumlunun temyiz talebinden feragat etmesi;
Sorumlu [(Hakediş Kapağı Üzerinde İmzası Bulunan) Diğer Sorumlu Bölge Müdür Yardımcısı …], 17.09.2024 tarihli dilekçesi ile 392 sayılı Ek İlamın 1’inci maddesi ile verilen tazmin hükmüne karşı öncelikle, sorgu cevabını göndermiş olmasına rağmen yargılama aşamasında bu cevabın hiç değerlendirilmemesi suretiyle “savunma hakkının ihlal edildiğine” ilişkin usul yönünden; sonrasında ise, kamu zararına sebebiyet veren konunun esasına hiç değinmeden sorumluluk yönünden iddia ve itirazları doğrultusunda temyiz talebinde bulunmuşken, 23.12.2025 tarihinde Sayıştay Evrakına ulaşan 22.12.2025 tarihli ek dilekçesi ile tazmin hükmünün ifası münasebetiyle işlem tekemmül edilmesi nedeniyle temyiz talebinden vazgeçtiğini bildirdiğinden; konunun esasına ve sorumlunun ilk dilekçesindeki usul ve sorumluluk itirazlarına girilmeden, adı geçen sorumlunun temyiz talebine ilişkin olarak Kurulumuzca YAPILACAK İŞLEM OLMADIĞINA, (Temyiz Kurulu ve …. Daire Başkanı …’ın aşağıda yazılı azınlık görüşüne karşı) oy çokluğuyla,
6085 sayılı Kanun’un 57’nci maddesi gereği bu Kararın yazılı bildirim tarihinden itibaren onbeş gün içerisinde Sayıştayda karar düzeltilmesi yolu açık olmak üzere,
Karar verildiği 07.01.2026 tarih ve 58726 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.
Karşı oy gerekçesi/Azınlık görüşü
Temyiz Kurulu ve …. Daire Başkanı …:
392 sayılı Ek İlamın 1’inci maddesiyle; … + … Ortak Girişimi yüklenimindeki “… Yapım İşi”nde, Sözleşme eki birim fiyat teklif cetvelinde yer almayıp işin devamı sırasında İdarece yapımına karar verilen “KDT/YBF-6 Çelik boru ile 3” (3 inç)’lik Enjeksiyonlu Umbrella Arch Yapılması” yeni iş kaleminin birim fiyatının belirlenmesinde, 01.01.2012 tarihinden geçerli olmak üzere yürürlüğe konulmuş olan ve yeni fiyat tutanağının hazırlandığı 12.05.2014 tarihinde de geçerliliğini koruyan, … Genel Müdürlüğü 2012 yılı resmi fiyat analizleri (01.01.2012 tarihinden sonrası) ve 2014 uygulama ayı rayiç fiyatları esas alınarak birim fiyatın hesaplanması gerekirken, puantaj tutularak oluşturulan analiz ve sözleşme imzalandıktan sonra 23.12.2011 tarihinde yükleniciden alınan rayiçler kullanılarak yeni birim fiyatın tespit edilmesi sonucu kamu zararına neden olunduğu gerekçesiyle (sorgu aşamasında kamu zararı … TL hesap edilmiş olmakla birlikte, murafaa talep eden sorumluların duruşma sırasında sunmuş oldukları yeni fiyat analiz formunda yer alan veriler dikkate alınarak yeniden yapılan hesaplamada mevzuatına uygun olduğu anlaşılan … TL hakkında ilişilecek bir husus bulunmadığına, … TL’nin tazminine karar verilmiştir.
Temyiz talebinde bulunan sorumlu …, göndermiş olduğu ek dilekçesinde, tazmin hükmünün ilamdan sonra infaz edilmesi münasebetiyle, söz konusu talebinden feragat ettiğini Kurulumuza bildirmiştir.
Hukukta, davaya son veren taraf işlemlerinden biri olan kabul müessesesiyle ilgili, 6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nda herhangi bir düzenleme yapılmamıştır. Ancak, bu Kanun’un “Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun uygulanacağı haller” başlıklı 61’inci maddesinde; “Bu kanunda yargılama usulüne ve kanun yollarına ilişkin hüküm bulunmayan hallerde, 18.6.1927 tarihli ve 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun ilgili hükümlerinin uygulanacağı” hükme bağlanmıştır. 1086 sayılı Kanunu yürürlükten kaldıran, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 447’nci maddesinin ikinci fıkrasında ise; mevzuatta, yürürlükten kaldırılan 18.6.1927 tarihli ve 1086 sayılı yapılan yollamaların, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun bu hükümlerin karşılığını oluşturan maddelerine yapılmış sayılacağı düzenlenmiştir. Bu düzenlemelere göre, 6100 sayılı Kanun’un kabul ile ilgili hükümlerinin Sayıştay Temyiz Kurulu yargılamasına konu edilen işbu dosyada uygulanması gerekmektedir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 308 ve devamı maddelerinde kabul; davalının davacının talep sonucuna kısmen ve tamamen muvafakat etmesi olup, usul olarak, dilekçeyle olabileceği gibi yargılama sırasında sözlü de yapılabilen, kendiliğinden hüküm ifade eden, karşı tarafın veya mahkemenin muvafakatine bağlı olmayan, kesin hüküm gibi sonuç doğuran, bir taraf işlemi olarak düzenlenmiştir.
Kanun’un “Feragat ve kabulün zamanı” başlıklı 310’uncu maddesinde de kabul işleminin, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabileceği, kabulün, dosyanın temyiz incelemesine gönderilmesinden sonra yapılması durumunda, temyiz incelemesi yapılmaksızın dosyanın, kabul hususunda ek karar verilmek üzere hükmü veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi gerektiğine dair düzenleme yapılmıştır.
Sorumlunun Temyiz Kurulu Raportörlüğümüze gönderdiği ek dilekçesi, 6100 sayılı Kanun’da düzenlenen ve yukarıda açıklanan kabul hükümlerine göre değerlendirildiğinde, temyiz talebinde bulunduktan sonra kabul beyanında bulunduğu anlaşıldığından; bu hususta ek karar verilmek üzere dosyanın hükmü veren Daireye gönderilmesine karar verilmesi gerekir.
Sorumlu [(Hakediş Kapağı Üzerinde İmzası Bulunan) Diğer Sorumlu Bölge Müdür Yardımcısı …], 17.09.2024 tarihli dilekçesi ile 392 sayılı Ek İlamın 1’inci maddesi ile verilen tazmin hükmüne karşı öncelikle, sorgu cevabını göndermiş olmasına rağmen yargılama aşamasında bu cevabın hiç değerlendirilmemesi suretiyle “savunma hakkının ihlal edildiğine” ilişkin usul yönünden; sonrasında ise, kamu zararına sebebiyet veren konunun esasına hiç değinmeden sorumluluk yönünden iddia ve itirazları doğrultusunda temyiz talebinde bulunmuşken, 23.12.2025 tarihinde Sayıştay Evrakına ulaşan 22.12.2025 tarihli ek dilekçesi ile tazmin hükmünün ifası münasebetiyle işlem tekemmül edilmesi nedeniyle temyiz talebinden vazgeçtiğini bildirdiğinden; konunun esasına ve sorumlunun ilk dilekçesindeki usul ve sorumluluk itirazlarına girilmeden, adı geçen sorumlunun temyiz talebine ilişkin olarak Kurulumuzca YAPILACAK İŞLEM OLMADIĞINA, (Temyiz Kurulu ve …. Daire Başkanı …’ın aşağıda yazılı azınlık görüşüne karşı) oy çokluğuyla,
6085 sayılı Kanun’un 57’nci maddesi gereği bu Kararın yazılı bildirim tarihinden itibaren onbeş gün içerisinde Sayıştayda karar düzeltilmesi yolu açık olmak üzere,
Karar verildiği 07.01.2026 tarih ve 58726 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.
Karşı oy gerekçesi/Azınlık görüşü
Temyiz Kurulu ve …. Daire Başkanı …:
392 sayılı Ek İlamın 1’inci maddesiyle; … + … Ortak Girişimi yüklenimindeki “… Yapım İşi”nde, Sözleşme eki birim fiyat teklif cetvelinde yer almayıp işin devamı sırasında İdarece yapımına karar verilen “KDT/YBF-6 Çelik boru ile 3” (3 inç)’lik Enjeksiyonlu Umbrella Arch Yapılması” yeni iş kaleminin birim fiyatının belirlenmesinde, 01.01.2012 tarihinden geçerli olmak üzere yürürlüğe konulmuş olan ve yeni fiyat tutanağının hazırlandığı 12.05.2014 tarihinde de geçerliliğini koruyan, … Genel Müdürlüğü 2012 yılı resmi fiyat analizleri (01.01.2012 tarihinden sonrası) ve 2014 uygulama ayı rayiç fiyatları esas alınarak birim fiyatın hesaplanması gerekirken, puantaj tutularak oluşturulan analiz ve sözleşme imzalandıktan sonra 23.12.2011 tarihinde yükleniciden alınan rayiçler kullanılarak yeni birim fiyatın tespit edilmesi sonucu kamu zararına neden olunduğu gerekçesiyle (sorgu aşamasında kamu zararı … TL hesap edilmiş olmakla birlikte, murafaa talep eden sorumluların duruşma sırasında sunmuş oldukları yeni fiyat analiz formunda yer alan veriler dikkate alınarak yeniden yapılan hesaplamada mevzuatına uygun olduğu anlaşılan … TL hakkında ilişilecek bir husus bulunmadığına, … TL’nin tazminine karar verilmiştir.
Temyiz talebinde bulunan sorumlu …, göndermiş olduğu ek dilekçesinde, tazmin hükmünün ilamdan sonra infaz edilmesi münasebetiyle, söz konusu talebinden feragat ettiğini Kurulumuza bildirmiştir.
Hukukta, davaya son veren taraf işlemlerinden biri olan kabul müessesesiyle ilgili, 6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nda herhangi bir düzenleme yapılmamıştır. Ancak, bu Kanun’un “Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun uygulanacağı haller” başlıklı 61’inci maddesinde; “Bu kanunda yargılama usulüne ve kanun yollarına ilişkin hüküm bulunmayan hallerde, 18.6.1927 tarihli ve 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun ilgili hükümlerinin uygulanacağı” hükme bağlanmıştır. 1086 sayılı Kanunu yürürlükten kaldıran, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 447’nci maddesinin ikinci fıkrasında ise; mevzuatta, yürürlükten kaldırılan 18.6.1927 tarihli ve 1086 sayılı yapılan yollamaların, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun bu hükümlerin karşılığını oluşturan maddelerine yapılmış sayılacağı düzenlenmiştir. Bu düzenlemelere göre, 6100 sayılı Kanun’un kabul ile ilgili hükümlerinin Sayıştay Temyiz Kurulu yargılamasına konu edilen işbu dosyada uygulanması gerekmektedir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 308 ve devamı maddelerinde kabul; davalının davacının talep sonucuna kısmen ve tamamen muvafakat etmesi olup, usul olarak, dilekçeyle olabileceği gibi yargılama sırasında sözlü de yapılabilen, kendiliğinden hüküm ifade eden, karşı tarafın veya mahkemenin muvafakatine bağlı olmayan, kesin hüküm gibi sonuç doğuran, bir taraf işlemi olarak düzenlenmiştir.
Kanun’un “Feragat ve kabulün zamanı” başlıklı 310’uncu maddesinde de kabul işleminin, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabileceği, kabulün, dosyanın temyiz incelemesine gönderilmesinden sonra yapılması durumunda, temyiz incelemesi yapılmaksızın dosyanın, kabul hususunda ek karar verilmek üzere hükmü veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi gerektiğine dair düzenleme yapılmıştır.
Sorumlunun Temyiz Kurulu Raportörlüğümüze gönderdiği ek dilekçesi, 6100 sayılı Kanun’da düzenlenen ve yukarıda açıklanan kabul hükümlerine göre değerlendirildiğinde, temyiz talebinde bulunduktan sonra kabul beyanında bulunduğu anlaşıldığından; bu hususta ek karar verilmek üzere dosyanın hükmü veren Daireye gönderilmesine karar verilmesi gerekir.