Temyiz Karar Detayı
Kamu İdaresi
Belediyeler ve Bağlı İdareler
Yılı
2022
Daire
5
Dosya No
53973
Tutanak No
57960
Tutanak Tarihi
07.05.2025
Konu
Vergi Resmi Harç ve Diğer Gelirlerle İlgili Kararlar
KARAR
Konu: Belediye tarafından gerekli takibat yapılmadığından idari para cezalarının zamanaşımına uğratılması.
10 sayılı İlamın 6’ncı maddesiyle; İmar para cezalarının tahakkuk ettirildiği tarihten itibaren tahsili için gerekli süreçlerin işletilmemesi sonucu alacakların zamanaşımına uğratılması suretiyle oluşan toplam … TL kamu zararının sorumlularına ödettirilmesi, kararı verilmiştir.
TEMYİZ DİLEKÇESİ
Daire İlamının 6’ncı maddesinde “Üst Yönetici” sıfatıyla sorumlu tutulmuş olanlar …, … ve … ile “Diğer Sorumlu” sıfatıyla sorumlu tutulmuş olanlar; … ve … (Dosya No: 53973) tarafından gönderilen aynı metne dayalı ve ortak imzalı temyiz dilekçesinin (6’ncı maddeye yapılan itiraz ile) ilgili bölümünde (Dosya No: 53973) tarafından gönderilen aynı metne dayalı ve ortak imzalı temyiz dilekçesi (6’ncı maddeye yapılan itirazlar ile) ilgili bölümünde;
İLAM MADDE NO:6)
Belediye Encümeninin 2011 yılı ile 2015 yılları arasında almış olduğu imar para cezası uygulamalarında belediye birimlerinde MERNÎS erişimi olmadığı için resmi ikamet adresleri tespit edilemediği, ulaşılabilen adreslere tebligat yapıldığını, bu nedenle tebliğ adreslerine ulaşılamadığı,
Yeni dönemde ise para cezalarında özellikle para cezası uygulanan muhataba ait ulaşılabiliyorsa T.C. No karara yazılmakta, ilgili birimlerce bu T.C. No’ya dair MERNÎS sisteminde bulunan adrese tebliğ edildiği,
Zaman aşımı tespiti yapılan bu kişi/firmalara, MERNÎS sisteminden tespit edilen adreslerine ödeme emri gönderildiği, ayrıca 12.03.2023 tarih ve 32130 sayılı Resmî Gazete’ de yayınlanan 7440 Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanundan faydalanmaları için SMS yoluyla bildirimler yapıldığı,
Geçmiş dönemlerde tebligat yapmakta, ikamet adresi tespitinde zorluklar yaşandığı, bu nedenle zaman aşımına uğramış olan imar para cezası uygulamalarının kaldırılmasını arz ettikleri,
İfade edilmiştir.
BAŞSAVCILIK MÜTALAASI
Başsavcılığın, Daire İlamının 6’ncı maddesinde “Üst Yönetici” sıfatıyla sorumlu tutulmuş olanlar …, … ve … ile “Diğer Sorumlu” sıfatıyla sorumlu tutulmuş olanlar; … ve … (Dosya No: 53973) tarafından gönderilen aynı metne dayalı ve ortak imzalı temyiz dilekçesinin (6’ncı maddeye yapılan itiraz ile) ilgili bölümünde (Dosya No: 53973) tarafından gönderilen aynı metne dayalı ve ortak imzalı temyiz dilekçesi (İlamın 6’ncı maddesine itiraz edilen kısım) ile ilgili Mütalaasında;
“İlgi yazı ve eki dilekçe incelenmiş olup, temyiz dilekçesinden … Belediyesi’nin 2022 yılı hesabının 5. Dairece yargılanması sonucunda düzenlenen 10.01.2024 tarihli ve 10 No.lu ilamın temyiz edildiği ifade edilmekle birlikte, temyiz talebinin İlamın 1’inci, 2’nci, 4’üncü, 5’inci ve 6’ncı maddelerine ilişkin olduğu anlaşılmaktadır.
…
5 – 10 No.lu ilamın 6’ncı maddesiyle verilen tazmin hükmüne karşı temyiz dilekçesinde, zaman aşımına uğrayan imar para cezalarına yönelik gerekli işlemlerin başlatıldığı ifade edilmektedir.
Bu itibarla, temyiz talebinin reddedilerek tazmin hükmünün tasdikine karar verilmesinin uygun olacağı değerlendirilmektedir. Arz olunur.” Denilmektedir.
Dosyada mevcut bilgi ve belgelerin okunup incelenmesinden sonra;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
10 sayılı İlamın 6’ncı maddesiyle; İmar para cezalarının tahakkuk ettirildiği tarihten itibaren tahsili için gerekli süreçlerin işletilmemesi sonucu alacakların zamanaşımına uğratılması suretiyle oluşan toplam … TL kamu zararının sorumlularına ödettirilmesi, kararı verilmiştir.
Esasa ilişkin mevzuat
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun "Zamanaşımı süreleri” başlıklı 114’üncü maddesinde;
“Vergi alacağının doğduğu takvim yılını takip eden yılın başından başlayarak beş yıl içinde tarh ve mükellefe tebliğ edilmeyen vergiler zamanaşımına uğrar.” hükmü yer almaktadır.
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un “Kanunun şümulü” başlıklı 1’inci maddesinde;
“Devlete, vilayet hususi idarelerine ve belediyelere ait vergi, resim, harç, ceza tahkik ve takiplerine ait muhakeme masrafı, vergi cezası, para cezası gibi asli, gecikme zammı, faiz gibi fer'i amme alacakları ve aynı idarelerin akitten, haksız fiil ve haksız iktisaptan doğanlar dışında kalan ve amme hizmetleri tatbikatından mütevellit olan diğer alacakları ile; bunların takip masrafları hakkında bu kanun hükümleri tatbik olunur.” hükmü,
Aynı Kanun’un “Ödeme zamanı ve önce ödeme” başlıklı 37’nci maddesinde;
“Amme alacakları hususi kanunlarında belli edilen zamanlarda ödenir.
Hususi kanunlarında ödeme zamanı tespit edilmemiş amme alacakları Maliye Vekaletince belirtilecek usule göre yapılacak tebliğden itibaren bir ay içinde ödenir.
…” hükmü,
Aynı Kanun’un “Cebren tahsil ve şekilleri” başlıklı 54’üncü maddesinde;
“Ödeme müddeti içinde ödenmeyen amme alacağı tahsil dairesince cebren tahsil olunur. …” hükmü,
Aynı Kanun’un “Ödeme emri” başlıklı 55’inci maddesinde;
“Amme alacağını vadesinde ödemeyenlere, 15 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumu bir “ödeme emri” ile tebliğ olunur. …” hükmü,
Aynı Kanun’un “Haciz” başlıklı 62’nci maddesinde;
“Borçlunun, mal bildiriminde gösterilen veya tahsil dairesince tespit edilen borçlu veya üçüncü şahıslar elindeki menkul malları ile gayrimenkullerinden, alacak ve haklarından amme alacağına yetecek miktarı tahsil dairesince haczolunur.
…” hükmü yer almaktadır.
Ayrıca, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun "İhbarnamenin muhteviyatı” başlıklı 35’inci maddesinde;
"İhbarname aşağıda yazılı malumatı ihtiva eder:
l. İhbarnamenin sıra numarası;
2. İhbarnamenin tanzim tarihi;
3. Verginin nev'i;
4. Mükellefin soyadı adı (unvanı);
5. Mükellefin açık adresi;
6. Vergilendirme dönemi;
7. Verginin matrah hesabı;
9. Verginin miktarı;
10. Kısa ve açık bir ifade ile ikmalen veya re'sen vergi tarhım icabettiren sebepler;
11. (Değişik: 23/6/1982-2686/7 md.) Vergi mahkemesinde dava açma süresi;
12. (Değişik: 23/6/1982-2686/7 md.) Vergi mahkemesinde dava açma şekli. Takdir komisyonunun kararı üzerine tarh edilen vergilerde kararın ve re 'sen takdiri gerektiren inceleme raporunun birer sureti ihbarnameye eklenir.” denilmektedir.
Fiili durum ve değerlendirme
Daire İlamında yer verilen tablodan, isimleri yazılı kişilere ait imar para cezalarının süresinde ödenmediği, süresinde ödenmeyen para cezalarıyla ilgili gerek 213 sayılı Vergi Usul Kanunu ve gerekse 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümleri uyarınca, gerekli işlemlerin tesis edilmediği anlaşılmaktadır. Bu durumda, gelirler arasında tahakkuk olarak yer alan imar para cezalarının söz konusu tabloda yer verilen kısmı, zamanaşımına uğramıştır.
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun yukarıda yer verilen 114’üncü maddesinde, vergi alacağının doğduğu takvim yılını takip eden yılın başından başlayarak beş yıl içinde tarh ve mükellefe tebliğ edilmeyen vergilerin zamanaşımına uğrayacağı ifade edilmiş olup,
6183 sayılı Kanun'un 102’nci maddesinde de;
"Amme alacağı, vadesinin rastladığı takvim yılını takip eden takvim yüz başından itibaren 5 yıl içinde tahsil edilmezse zamanaşımına uğrar.” hükmüne yer verilmek suretiyle, süre dolduktan sonra alacağın tahsil edilemeyeceği ifade edilmiştir.
Bununla birlikte, borçlu mükelleflere tebliğ edilen 09.02.2022 ve 10.02.2022 tarihli yazıların bilgilendirme amaçlı gönderildiği, yazıların tebliğinden sonra mükelleflere ihbarname gönderilmediği anlaşılmıştır.
Fakat söz konusu yazıların, 213 sayılı Kanun'un yukarıda yer verilen 35’inci maddesinde sayılan şartları taşımadığından, “ihbarname” olarak kabul edilmesi mümkün değildir.
Kaldı ki, alacak zamanaşımına uğradıktan sonra gönderilecek ihbarname ve ödeme emrinin, zamanaşımını kesmesi de söz konusu olamayacaktır. Bu nedenle zamanaşımına uğrayan bir alacak için, tahsil edilmediği sürece, gönderilen yazılı ihbarname/ödeme emrinin gönderilmesinin/tebliğ edilmesinin de bir önemi bulunmamaktadır.
Temyiz dilekçesi eklerinin incelenmesi
Daire İlamında yer verilen tabloda isimleri/unvanları yazılı mükelleflere tebliğ edilen 08.03.2023 tarihli (Temyiz dilekçesine ekli) ödeme emirleri ise, Belediye’nin bu mükelleflerden sadece 5’ine ulaşılabildiğini/tebligat yapabildiğini göstermektedir. Ancak, bu tebligatların sonucunda amme (imar para cezaları) alacaklarının tahsil edilip edilmediğine dair, başka bir kanıtlayıcı belge mevcut değildir.
Temyiz dilekçesinde “mükelleflerin adreslerinin tespit edilemediği ve kendilerine ulaşılamadığı” bir “gerekçe” olarak ileri sürülmüş olsa da, Belediye’nin borçlu mükelleflere (adres ve diğer iletişim bilgilerine ulaşmasını sağlayacak) MERNİS sistemine ya da benzeri diğer resmi dijital kanallara entegrasyon sağlaması kesin bir gerekliliktir.
Sorumluluk yönünden değerlendirme
5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun “Gelirlerin toplanması sorumluluğu” başlıklı 38’inci maddesinde;
“Kamu gelirlerinin tarh, tahakkuk, tahsiliyle yetkili ve görevli olanlar, ilgili kanunlarda öngörülen tarh, tahakkuk ve tahsil işlemlerinin zamanında ve eksiksiz olarak yapılmasından sorumludur” hükmü,
Aynı Kanun’un “Kamu Zararı” başlıklı 71’inci maddesinde,
“Kamu zararı; kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunmasıdır.
Kamu zararının belirlenmesinde;
…
e) İdare gelirlerinin tarh, tahakkuk veya tahsil işlemlerinin mevzuata uygun bir şekilde yapılmaması,
Esas alınır.” hükmü yer almaktadır.
Aynı Kanun’un "Malî hizmetler birimi” başlıklı 60’ncı maddesinin (e) fıkrasında;
İlgili mevzuatı çerçevesinde idare gelirlerini tahakkuk ettirmek, gelir ve alacaklarının takip ve tahsil işlemlerini yürütmenin,
(k) fıkrasında ise malî kanunlarla ilgili diğer mevzuatın uygulanması konusunda üst yöneticiye ve harcama yetkililerine gerekli bilgileri sağlamanın ve danışmanlık yapmanın, malî hizmetler birimi tarafından yürütüleceği hükmü yer almaktadır.
Ayrıca, 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 38’inci maddesinde;
“Belediye başkanının görev ve yetkileri şunlardır:
a) Belediye teşkilâtının en üst amiri olarak belediye teşkilâtını sevk ve idare etmek, belediyenin hak ve menfaatlerini korumak.
…
f) Belediyenin gelir ve alacaklarını takip ve tahsil etmek.
…” hükmüne yer verilmiştir.
Bu kapsamda, Belediye sınırları içinde eğlence vergisine tabi işyerlerinin beyanname vermediği ve vergiyi ödemediği halde gerekli takibin yapılmayarak alacakların zamanaşımına uğratılmasına neden olan Mali Hizmetler Müdürü, Gelir Sorumlusu ve üst yönetici Belediye Başkanının oluşan kamu zararından sorumludurlar.
Bu itibarla;
Sorumlularca gönderilen temyiz dilekçesinde ileri sürülen karşı görüş ve itirazların REDDİNE ve imar para cezalarının tahakkuk ettirildiği tarihten itibaren tahsili için gerekli süreçlerin işletilmemesi sonucu alacakların zamanaşımına uğratılması suretiyle oluşan toplam … TL kamu zararının sorumlularına ödettirilmesi, yönündeki Daire İlam hükmünün TASDİKİNE (3. Daire Başkanı …, Üye …, Üye …, Üye … ve Üye …’un aşağıda yazılı karşı oylarına/azınlık görüşlerine karşı) oy çokluğuyla,
6085 sayılı Kanun’un 57’nci maddesi gereği bu Kararın yazılı bildirim tarihinden itibaren onbeş gün içerisinde Sayıştay’da karar düzeltilmesi yolu açık olmak üzere,
Karar verildiği 07.05.2025 tarih ve 57960 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.
KARŞI OYLAR/AZINLIK GÖRÜŞLERİ
3. Daire Başkanı …, Üye …, Üye …, Üye … ve Üye …:
10 sayılı İlamın 6’ncı maddesiyle; İmar para cezalarının tahakkuk ettirildiği tarihten itibaren tahsili için gerekli süreçlerin işletilmemesi sonucu alacakların zamanaşımına uğratılması suretiyle oluşan toplam … TL kamu zararının sorumlularına ödettirilmesine karar verilmiştir.
Esas yönünden Kurul kararına katılmakla birlikte, sorumluluk yönünden; 5018 sayılı Kanunun “Bakanların ve Üst Yöneticilerin Hesap Verme Sorumluluğu” başlıklı dördüncü bölümün 11 inci maddesine göre üst yöneticiler, idarelerinin stratejik planlarının ve bütçelerinin kalkınma planına, yıllık programlara, kurumun stratejik plan ve performans hedefleri ile hizmet gereklerine uygun olarak hazırlanması ve uygulanmasından; sorumlulukları altındaki kaynakların etkili, ekonomik ve verimli şekilde elde edilmesi ve kullanımını sağlamaktan, kayıp ve kötüye kullanımının önlenmesinden; mali yönetim ve kontrol sisteminin işleyişinin gözetilmesi, izlenmesi ve Kanunda belirtilen görev ve sorumlulukların yerine getirilmesinden belediyelerde, meclislerine karşı idari yönden sorumlu tutulmuşlardır.
5018 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinde üst yöneticilerin sorumlulukları belirtilmiş ve “Üst yöneticiler bu sorumluluklarının gereklerini harcama yetkilileri, mali hizmetler birimi ve iç denetçiler aracılığıyla yerine getirirler.” denilmek suretiyle söz konusu görevlerin fiilen icrası, yani yerine getirilme sorumluluğu alt kademedeki kamu görevlilerine bırakılmıştır.
5393 sayılı Kanun’un 38 inci maddesinin (f) işaretli bendi ile belediye başkanlarına belediyenin gelir ve alacaklarını takip ve tahsil etmek görevi verilmiş ise de burada belediye başkanları, belediye idaresinin başı ve üst yöneticisi olarak belediyenin gelirlerini mevzuat hükümlerine göre tarh, tahakkuk, tahsil edilmesinden mali yönden değil, idari yönden sorumlu tutulmuşlardır. Somut olayda da belediye başkanı ilgili birimleri kurarak ve görevlendirerek kendi sorumluluğunu yerine getirmiş olmaktadır.
Bu bağlamda, üst yönetici olan Belediye Başkanlarının (2019 tarihinden önceki dönem ve 2019’dan sonraki dönem) idare gelirlerinin takip ve tahsili ile ilgili işlem süreçlerine doğrudan etki edecek bir karar ve talimatları olmadığından, zamanaşımına uğramış vergi alacağından kaynaklı kamu zararıyla ilgili mali sorumluluğa dâhil edilmesi mümkün değildir.
Bu itibarla, belediye başkanlarının oluşan kamu zararından sorumluluğunun kaldırılmasını teminen, Daire kararının sorumluluk yönünden bozulmasına karar verilmesi gerektiğinden, çoğunluk görüşüne katılamıyoruz.
10 sayılı İlamın 6’ncı maddesiyle; İmar para cezalarının tahakkuk ettirildiği tarihten itibaren tahsili için gerekli süreçlerin işletilmemesi sonucu alacakların zamanaşımına uğratılması suretiyle oluşan toplam … TL kamu zararının sorumlularına ödettirilmesi, kararı verilmiştir.
TEMYİZ DİLEKÇESİ
Daire İlamının 6’ncı maddesinde “Üst Yönetici” sıfatıyla sorumlu tutulmuş olanlar …, … ve … ile “Diğer Sorumlu” sıfatıyla sorumlu tutulmuş olanlar; … ve … (Dosya No: 53973) tarafından gönderilen aynı metne dayalı ve ortak imzalı temyiz dilekçesinin (6’ncı maddeye yapılan itiraz ile) ilgili bölümünde (Dosya No: 53973) tarafından gönderilen aynı metne dayalı ve ortak imzalı temyiz dilekçesi (6’ncı maddeye yapılan itirazlar ile) ilgili bölümünde;
İLAM MADDE NO:6)
Belediye Encümeninin 2011 yılı ile 2015 yılları arasında almış olduğu imar para cezası uygulamalarında belediye birimlerinde MERNÎS erişimi olmadığı için resmi ikamet adresleri tespit edilemediği, ulaşılabilen adreslere tebligat yapıldığını, bu nedenle tebliğ adreslerine ulaşılamadığı,
Yeni dönemde ise para cezalarında özellikle para cezası uygulanan muhataba ait ulaşılabiliyorsa T.C. No karara yazılmakta, ilgili birimlerce bu T.C. No’ya dair MERNÎS sisteminde bulunan adrese tebliğ edildiği,
Zaman aşımı tespiti yapılan bu kişi/firmalara, MERNÎS sisteminden tespit edilen adreslerine ödeme emri gönderildiği, ayrıca 12.03.2023 tarih ve 32130 sayılı Resmî Gazete’ de yayınlanan 7440 Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanundan faydalanmaları için SMS yoluyla bildirimler yapıldığı,
Geçmiş dönemlerde tebligat yapmakta, ikamet adresi tespitinde zorluklar yaşandığı, bu nedenle zaman aşımına uğramış olan imar para cezası uygulamalarının kaldırılmasını arz ettikleri,
İfade edilmiştir.
BAŞSAVCILIK MÜTALAASI
Başsavcılığın, Daire İlamının 6’ncı maddesinde “Üst Yönetici” sıfatıyla sorumlu tutulmuş olanlar …, … ve … ile “Diğer Sorumlu” sıfatıyla sorumlu tutulmuş olanlar; … ve … (Dosya No: 53973) tarafından gönderilen aynı metne dayalı ve ortak imzalı temyiz dilekçesinin (6’ncı maddeye yapılan itiraz ile) ilgili bölümünde (Dosya No: 53973) tarafından gönderilen aynı metne dayalı ve ortak imzalı temyiz dilekçesi (İlamın 6’ncı maddesine itiraz edilen kısım) ile ilgili Mütalaasında;
“İlgi yazı ve eki dilekçe incelenmiş olup, temyiz dilekçesinden … Belediyesi’nin 2022 yılı hesabının 5. Dairece yargılanması sonucunda düzenlenen 10.01.2024 tarihli ve 10 No.lu ilamın temyiz edildiği ifade edilmekle birlikte, temyiz talebinin İlamın 1’inci, 2’nci, 4’üncü, 5’inci ve 6’ncı maddelerine ilişkin olduğu anlaşılmaktadır.
…
5 – 10 No.lu ilamın 6’ncı maddesiyle verilen tazmin hükmüne karşı temyiz dilekçesinde, zaman aşımına uğrayan imar para cezalarına yönelik gerekli işlemlerin başlatıldığı ifade edilmektedir.
Bu itibarla, temyiz talebinin reddedilerek tazmin hükmünün tasdikine karar verilmesinin uygun olacağı değerlendirilmektedir. Arz olunur.” Denilmektedir.
Dosyada mevcut bilgi ve belgelerin okunup incelenmesinden sonra;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
10 sayılı İlamın 6’ncı maddesiyle; İmar para cezalarının tahakkuk ettirildiği tarihten itibaren tahsili için gerekli süreçlerin işletilmemesi sonucu alacakların zamanaşımına uğratılması suretiyle oluşan toplam … TL kamu zararının sorumlularına ödettirilmesi, kararı verilmiştir.
Esasa ilişkin mevzuat
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun "Zamanaşımı süreleri” başlıklı 114’üncü maddesinde;
“Vergi alacağının doğduğu takvim yılını takip eden yılın başından başlayarak beş yıl içinde tarh ve mükellefe tebliğ edilmeyen vergiler zamanaşımına uğrar.” hükmü yer almaktadır.
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un “Kanunun şümulü” başlıklı 1’inci maddesinde;
“Devlete, vilayet hususi idarelerine ve belediyelere ait vergi, resim, harç, ceza tahkik ve takiplerine ait muhakeme masrafı, vergi cezası, para cezası gibi asli, gecikme zammı, faiz gibi fer'i amme alacakları ve aynı idarelerin akitten, haksız fiil ve haksız iktisaptan doğanlar dışında kalan ve amme hizmetleri tatbikatından mütevellit olan diğer alacakları ile; bunların takip masrafları hakkında bu kanun hükümleri tatbik olunur.” hükmü,
Aynı Kanun’un “Ödeme zamanı ve önce ödeme” başlıklı 37’nci maddesinde;
“Amme alacakları hususi kanunlarında belli edilen zamanlarda ödenir.
Hususi kanunlarında ödeme zamanı tespit edilmemiş amme alacakları Maliye Vekaletince belirtilecek usule göre yapılacak tebliğden itibaren bir ay içinde ödenir.
…” hükmü,
Aynı Kanun’un “Cebren tahsil ve şekilleri” başlıklı 54’üncü maddesinde;
“Ödeme müddeti içinde ödenmeyen amme alacağı tahsil dairesince cebren tahsil olunur. …” hükmü,
Aynı Kanun’un “Ödeme emri” başlıklı 55’inci maddesinde;
“Amme alacağını vadesinde ödemeyenlere, 15 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumu bir “ödeme emri” ile tebliğ olunur. …” hükmü,
Aynı Kanun’un “Haciz” başlıklı 62’nci maddesinde;
“Borçlunun, mal bildiriminde gösterilen veya tahsil dairesince tespit edilen borçlu veya üçüncü şahıslar elindeki menkul malları ile gayrimenkullerinden, alacak ve haklarından amme alacağına yetecek miktarı tahsil dairesince haczolunur.
…” hükmü yer almaktadır.
Ayrıca, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun "İhbarnamenin muhteviyatı” başlıklı 35’inci maddesinde;
"İhbarname aşağıda yazılı malumatı ihtiva eder:
l. İhbarnamenin sıra numarası;
2. İhbarnamenin tanzim tarihi;
3. Verginin nev'i;
4. Mükellefin soyadı adı (unvanı);
5. Mükellefin açık adresi;
6. Vergilendirme dönemi;
7. Verginin matrah hesabı;
9. Verginin miktarı;
10. Kısa ve açık bir ifade ile ikmalen veya re'sen vergi tarhım icabettiren sebepler;
11. (Değişik: 23/6/1982-2686/7 md.) Vergi mahkemesinde dava açma süresi;
12. (Değişik: 23/6/1982-2686/7 md.) Vergi mahkemesinde dava açma şekli. Takdir komisyonunun kararı üzerine tarh edilen vergilerde kararın ve re 'sen takdiri gerektiren inceleme raporunun birer sureti ihbarnameye eklenir.” denilmektedir.
Fiili durum ve değerlendirme
Daire İlamında yer verilen tablodan, isimleri yazılı kişilere ait imar para cezalarının süresinde ödenmediği, süresinde ödenmeyen para cezalarıyla ilgili gerek 213 sayılı Vergi Usul Kanunu ve gerekse 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümleri uyarınca, gerekli işlemlerin tesis edilmediği anlaşılmaktadır. Bu durumda, gelirler arasında tahakkuk olarak yer alan imar para cezalarının söz konusu tabloda yer verilen kısmı, zamanaşımına uğramıştır.
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun yukarıda yer verilen 114’üncü maddesinde, vergi alacağının doğduğu takvim yılını takip eden yılın başından başlayarak beş yıl içinde tarh ve mükellefe tebliğ edilmeyen vergilerin zamanaşımına uğrayacağı ifade edilmiş olup,
6183 sayılı Kanun'un 102’nci maddesinde de;
"Amme alacağı, vadesinin rastladığı takvim yılını takip eden takvim yüz başından itibaren 5 yıl içinde tahsil edilmezse zamanaşımına uğrar.” hükmüne yer verilmek suretiyle, süre dolduktan sonra alacağın tahsil edilemeyeceği ifade edilmiştir.
Bununla birlikte, borçlu mükelleflere tebliğ edilen 09.02.2022 ve 10.02.2022 tarihli yazıların bilgilendirme amaçlı gönderildiği, yazıların tebliğinden sonra mükelleflere ihbarname gönderilmediği anlaşılmıştır.
Fakat söz konusu yazıların, 213 sayılı Kanun'un yukarıda yer verilen 35’inci maddesinde sayılan şartları taşımadığından, “ihbarname” olarak kabul edilmesi mümkün değildir.
Kaldı ki, alacak zamanaşımına uğradıktan sonra gönderilecek ihbarname ve ödeme emrinin, zamanaşımını kesmesi de söz konusu olamayacaktır. Bu nedenle zamanaşımına uğrayan bir alacak için, tahsil edilmediği sürece, gönderilen yazılı ihbarname/ödeme emrinin gönderilmesinin/tebliğ edilmesinin de bir önemi bulunmamaktadır.
Temyiz dilekçesi eklerinin incelenmesi
Daire İlamında yer verilen tabloda isimleri/unvanları yazılı mükelleflere tebliğ edilen 08.03.2023 tarihli (Temyiz dilekçesine ekli) ödeme emirleri ise, Belediye’nin bu mükelleflerden sadece 5’ine ulaşılabildiğini/tebligat yapabildiğini göstermektedir. Ancak, bu tebligatların sonucunda amme (imar para cezaları) alacaklarının tahsil edilip edilmediğine dair, başka bir kanıtlayıcı belge mevcut değildir.
Temyiz dilekçesinde “mükelleflerin adreslerinin tespit edilemediği ve kendilerine ulaşılamadığı” bir “gerekçe” olarak ileri sürülmüş olsa da, Belediye’nin borçlu mükelleflere (adres ve diğer iletişim bilgilerine ulaşmasını sağlayacak) MERNİS sistemine ya da benzeri diğer resmi dijital kanallara entegrasyon sağlaması kesin bir gerekliliktir.
Sorumluluk yönünden değerlendirme
5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun “Gelirlerin toplanması sorumluluğu” başlıklı 38’inci maddesinde;
“Kamu gelirlerinin tarh, tahakkuk, tahsiliyle yetkili ve görevli olanlar, ilgili kanunlarda öngörülen tarh, tahakkuk ve tahsil işlemlerinin zamanında ve eksiksiz olarak yapılmasından sorumludur” hükmü,
Aynı Kanun’un “Kamu Zararı” başlıklı 71’inci maddesinde,
“Kamu zararı; kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunmasıdır.
Kamu zararının belirlenmesinde;
…
e) İdare gelirlerinin tarh, tahakkuk veya tahsil işlemlerinin mevzuata uygun bir şekilde yapılmaması,
Esas alınır.” hükmü yer almaktadır.
Aynı Kanun’un "Malî hizmetler birimi” başlıklı 60’ncı maddesinin (e) fıkrasında;
İlgili mevzuatı çerçevesinde idare gelirlerini tahakkuk ettirmek, gelir ve alacaklarının takip ve tahsil işlemlerini yürütmenin,
(k) fıkrasında ise malî kanunlarla ilgili diğer mevzuatın uygulanması konusunda üst yöneticiye ve harcama yetkililerine gerekli bilgileri sağlamanın ve danışmanlık yapmanın, malî hizmetler birimi tarafından yürütüleceği hükmü yer almaktadır.
Ayrıca, 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 38’inci maddesinde;
“Belediye başkanının görev ve yetkileri şunlardır:
a) Belediye teşkilâtının en üst amiri olarak belediye teşkilâtını sevk ve idare etmek, belediyenin hak ve menfaatlerini korumak.
…
f) Belediyenin gelir ve alacaklarını takip ve tahsil etmek.
…” hükmüne yer verilmiştir.
Bu kapsamda, Belediye sınırları içinde eğlence vergisine tabi işyerlerinin beyanname vermediği ve vergiyi ödemediği halde gerekli takibin yapılmayarak alacakların zamanaşımına uğratılmasına neden olan Mali Hizmetler Müdürü, Gelir Sorumlusu ve üst yönetici Belediye Başkanının oluşan kamu zararından sorumludurlar.
Bu itibarla;
Sorumlularca gönderilen temyiz dilekçesinde ileri sürülen karşı görüş ve itirazların REDDİNE ve imar para cezalarının tahakkuk ettirildiği tarihten itibaren tahsili için gerekli süreçlerin işletilmemesi sonucu alacakların zamanaşımına uğratılması suretiyle oluşan toplam … TL kamu zararının sorumlularına ödettirilmesi, yönündeki Daire İlam hükmünün TASDİKİNE (3. Daire Başkanı …, Üye …, Üye …, Üye … ve Üye …’un aşağıda yazılı karşı oylarına/azınlık görüşlerine karşı) oy çokluğuyla,
6085 sayılı Kanun’un 57’nci maddesi gereği bu Kararın yazılı bildirim tarihinden itibaren onbeş gün içerisinde Sayıştay’da karar düzeltilmesi yolu açık olmak üzere,
Karar verildiği 07.05.2025 tarih ve 57960 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.
KARŞI OYLAR/AZINLIK GÖRÜŞLERİ
3. Daire Başkanı …, Üye …, Üye …, Üye … ve Üye …:
10 sayılı İlamın 6’ncı maddesiyle; İmar para cezalarının tahakkuk ettirildiği tarihten itibaren tahsili için gerekli süreçlerin işletilmemesi sonucu alacakların zamanaşımına uğratılması suretiyle oluşan toplam … TL kamu zararının sorumlularına ödettirilmesine karar verilmiştir.
Esas yönünden Kurul kararına katılmakla birlikte, sorumluluk yönünden; 5018 sayılı Kanunun “Bakanların ve Üst Yöneticilerin Hesap Verme Sorumluluğu” başlıklı dördüncü bölümün 11 inci maddesine göre üst yöneticiler, idarelerinin stratejik planlarının ve bütçelerinin kalkınma planına, yıllık programlara, kurumun stratejik plan ve performans hedefleri ile hizmet gereklerine uygun olarak hazırlanması ve uygulanmasından; sorumlulukları altındaki kaynakların etkili, ekonomik ve verimli şekilde elde edilmesi ve kullanımını sağlamaktan, kayıp ve kötüye kullanımının önlenmesinden; mali yönetim ve kontrol sisteminin işleyişinin gözetilmesi, izlenmesi ve Kanunda belirtilen görev ve sorumlulukların yerine getirilmesinden belediyelerde, meclislerine karşı idari yönden sorumlu tutulmuşlardır.
5018 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinde üst yöneticilerin sorumlulukları belirtilmiş ve “Üst yöneticiler bu sorumluluklarının gereklerini harcama yetkilileri, mali hizmetler birimi ve iç denetçiler aracılığıyla yerine getirirler.” denilmek suretiyle söz konusu görevlerin fiilen icrası, yani yerine getirilme sorumluluğu alt kademedeki kamu görevlilerine bırakılmıştır.
5393 sayılı Kanun’un 38 inci maddesinin (f) işaretli bendi ile belediye başkanlarına belediyenin gelir ve alacaklarını takip ve tahsil etmek görevi verilmiş ise de burada belediye başkanları, belediye idaresinin başı ve üst yöneticisi olarak belediyenin gelirlerini mevzuat hükümlerine göre tarh, tahakkuk, tahsil edilmesinden mali yönden değil, idari yönden sorumlu tutulmuşlardır. Somut olayda da belediye başkanı ilgili birimleri kurarak ve görevlendirerek kendi sorumluluğunu yerine getirmiş olmaktadır.
Bu bağlamda, üst yönetici olan Belediye Başkanlarının (2019 tarihinden önceki dönem ve 2019’dan sonraki dönem) idare gelirlerinin takip ve tahsili ile ilgili işlem süreçlerine doğrudan etki edecek bir karar ve talimatları olmadığından, zamanaşımına uğramış vergi alacağından kaynaklı kamu zararıyla ilgili mali sorumluluğa dâhil edilmesi mümkün değildir.
Bu itibarla, belediye başkanlarının oluşan kamu zararından sorumluluğunun kaldırılmasını teminen, Daire kararının sorumluluk yönünden bozulmasına karar verilmesi gerektiğinden, çoğunluk görüşüne katılamıyoruz.