Kamu İdaresi
Belediyeler ve Bağlı İdareler
Yılı
2019
Daire
8
Dosya No
55139
Tutanak No
58208
Tutanak Tarihi
16.07.2025
Konu
İhale Mevzuatı ile İlgili Kararlar
KARAR

Konu: Araç kiralama bedelinin araç kasko değerinin %2’sini aşması.



55 no.lu asıl İlamın 4/A maddesi ile, Belediyenin araç kiralama işinde kira bedelinin ödenmesinde Türkiye Sigorta Reasürans ve Emeklilik Şirketleri Birliği tarafından yayımlanmış olan 2019 yılı Ocak ayı “Motorlu Kara Taşıtları Kasko Değer Listesi” nde yer alan araç kasko değerinin %2’sine karşılık gelen aylık kiralama üst sınırının aşılması sonucu oluşan … TL’nin sorumlulara ödettirilmesine karar verilmiştir.

Bu hükme karşı sorumlularca yapılan temyiz başvurusu sonucunda, Temyiz Kurulunun 15.03.2023 tarih ve 54567, 54568, 54569, 54570, 54571, 54572, 54573, 54574, 54575, 54576, 54577 tutanak numaralı kararları ile tazmin hükmünün Bozulmasına karar verilmiştir.

Bu defa, 231 no.lu Ek İlamın 1. maddesi ile, Daire kararında ısrar ederek araç kiralama işinde mevzuatın belirlediği sınır aşılacak şekilde kira bedellerinin ödenmesi sonucu oluşan toplam … TL tutarındaki kamu zararının; sorumlulara ödettirilmesine karar vermiştir.

Sorumluların ortak mahiyetteki temyiz dilekçesinde özetle:

“A. 237 Sayılı Taşıt Kanunu’nun;

Kurumların edinebilecekleri taşıtlar başlıklı 7. Maddesinde (Değişik: 21.4.2005-5335/6 md.) Kurumların taşıt ihtiyaçlarını hizmet alımı suretiyle karşılamaları esastır. Bu şekilde temini mümkün olmayan, ekonomik bulunmayan veya sağlık, savunma ve güvenlik gibi nedenlerle hizmet alımı suretiyle karşılanması uygun görülmeyen taşıtların diğer yollarla edinilebileceği,

17/03/2006 tarihli 2006/10193 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile Hizmet Alımı Suretiyle Taşıt Edinilmesine İlişkin Esas ve Usullerin belirlendiği,

İlgili Bakanlar Kurulu Kararı’nda;

“Genel esaslar

MADDE 6- (1) Temel amaç çerçevesinde hizmet alımı suretiyle taşıt edinilebilmesinin genel esasları şunlardır:

ç) (Değişik: 02/10/2014 tarih ve 29137 sayılı R.G. - 15/09/2014 tarih ve 2014/6814 sayılı B.K.K.) Taşıtlar, yakıt hariç, şoförlü veya şoförsüz olarak edinilebilecektir.

d) Taşıtların, her türlü vergi, sigorta ve bakım-onarım gibi giderleri yükleniciye ait olacaktır.

h) Hizmet alımı suretiyle taşıt edinimi kurumların tabi oldukları ihale mevzuatına göre gerçekleştirilecektir.

(İlave Fıkra: 02/10/2014 tarih ve 29137 sayılı R.G.- 15/09/2014 tarih ve 2014/6814 sayılı B.K.K.) (2) Genel yönetim kapsamındaki kamu idareleri ile bu idarelere bağlı döner sermayelerin (Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği ile TBMM Genel Sekreterliği hariç) hizmetleri için ihtiyaç duyulan binek, station-wagon, arazi binek, kaptı kaçtı, panel ve pick-up tipi taşıtların hizmet alımı yöntemiyle ediniminde;

a) Şoför giderleri hariç yapılan taşıt kiralamalarında aylık kiralama bedeli (katma değer vergisi hariç, her türlü bakım-onarım, sigorta ve benzeri giderler dahil), taşıtın Türkiye Sigorta, Reasürans ve Emeklilik Şirketleri Birlisi tarafından yayımlanan ve harcama talimatının verildiği yılın ocak ayı itibarıyla uygulanacak Motorlu Kara Taşıtları Kasko Değer Listesinde yer alan kasko sigortası değerinin %2’sini aşmayacaktır.

b) Şoför giderleri dahil yapılan taşıt kiralamalarında aylık kiralama bedeli, (a) bendine göre tespit edilecek tutara yürürlükteki brüt asgari ücretin yüzde elli artırımlı tutarının ilave edilmesi suretiyle hesaplanacak tutarı aşamayacaktır.

c) (İlave Bent: 06/11/2015 tarih ve 29524 sayılı R.G. )Şoför gideri dâhil taşıt kiralamalarında aylık kiralama bedeli hesabında yemek, yol, resmi tatil ücreti ve benzeri giderler de dâhil yürürlükte bulunan brüt asgari ücretin yüzde elli artırımlı tutarı esas alınacak: işveren maliyeti kapsamında yer alan sosyal sigorta ve genel sağlık sigortası işveren payı (%20,5) ve işsizlik sigortası işveren payı (%2) ile işçilik maliyeti üzerinden hesaplanan sözleşme giderleri ve genel giderler (%4) ise idarelerce ayrıca ödenecektir.” hükümlerine yer verildiği,

Hizmet Alımı Suretiyle Taşıt Edinilmesine İlişkin Esas ve Usullerin 6/h maddesinde Hizmet alımı suretiyle taşıt edinimi kurumların tabi oldukları ihale mevzuatına göre gerçekleştirilecektir.” Denildiği,

Araç Kiralama işlemleri ile ilgili Bakanlar Kurulu Kararlarının 4734 Sayılı Kamu İhale Kanunu kapsamındaki ihaleleri kapsamakta olup, doğrudan temin kapsamında yapılacak alımlar için geçerli olmadığı,

Doğrudan temin usulünün, Kanunun 4. maddesinde tanımlandığı, Buna göre doğrudan teminin, “bu Kanunda belirtilen hallerde ihtiyaçların, idare tarafından davet edilen isteklilerle teknik şartların ve fiyatın görüşülerek doğrudan temin edilebildiği usulü” olarak ifade edildiği, Kanunun 22. maddesinin gerekçesinde, doğrudan temin usulünün “küçük ölçekli günlük ihtiyaçların karşılanması ile küçük bakım onarım işlerinin yaptırılmasında kolaylık sağlamak üzere” düzenlendiğinin ifade edildiği,

Böylece, idarenin günlük ihtiyaçları, kâğıt, kırtasiye malzemeleri, akaryakıt, tıbbî malzeme, temizlik malzemesi, taşınır ve taşınmaz malları için gereken küçük onarım hizmetlerinin ihale usullerinin uzun süren aşamalarına göre daha hızlı bir şekilde temin edilmesinin amaçlandığı,

İdarenin kanunda sayılan durumlar dışında, doğrudan temin usulüne göre mal veya hizmet alımı ile yapım işini yaptırmasının mümkün görünmediği, Bu usulde ihaleye çıkılması söz konusu olmadığı için, doktrinde doğrudan temin usulü nün “ihalesiz usul” olarak da ifade edildiği,

Doktrinde, Kanunda açıkça ihale usulleri arasında yer almamakla birlikte, Kanunun bütün olarak değerlendirilmesi ve doğrudan teminin ihale usullerinden biri olarak kabul edilmesi gerektiğini ifade eden görüş bulunduğu,

Nitekim Danıştay’ın bir kararında da doğrudan teminin bir ihale usulü olmayıp Kanunun 22. maddesinde sayılan hallerin varlığı halinde başvurulan bir alım usulü olduğu nun vurgulandığı, Buna göre, bu usulün uygulanmasında Kamu İhale Kanunu’nun ihaleye katılanlarda aranan yeterlik kurallarına ilişkin 10. maddesi ve ihaleye katılamayacak olanları düzenleyen 11. maddesinin de uygulanmasının zorunlu olmadığı,

Anayasa Mahkemesi’nin “Doğrudan temin yöntemi, bir ihale usulü olmayıp, Kanun'da belirtilen hallerde ihtiyaçların, idare tarafından davet edilen isteklilerle teknik şartların ve fiyatın görüşülerek doğrudan temin edildiği alım yöntemini ifade etmektedir. Kanun'un 22. maddesinde, ilân yapılmaksızın ve teminat alınmaksızın "doğrudan temin" yöntemine başvurulabilecek haller belirtilmiş ve bu maddeye göre yapılacak almalarda, ihale komisyonu kurma ve 10. maddede sayılan yeterlik kurallarının aranma zorunluluğu bulunmaksızın, ihale yetkilisince görevlendirilecek kişi veya kişiler tarafından piyasada fiyat araştırması yapılarak ihtiyaçların temin edileceği hükme bağlanmıştır”. Şeklinde içtihadı olduğu,

Yargıtay’ın ise, ihaleye fesat karıştırma suçunun oluşabilmesi için kanunlarda öngörülmüş ihale usullerinden biri ile yapılmış ya da yapılacak bir ihale ve iş olmasının zorunlu olduğunu “doğrudan temin yönteminin bir ihale olmadığı, sadece madde metninde belirtilen durumlarda idarelerce kullanılabilecek bir satın alma yöntemi olduğunu” ifade ederek doğrudan temin ile gerçekleştirilen alımlarda ihaleye fesat karıştırma suçunun oluşmayacağına karar verdiği, Doğrudan temin usulüne başvurularak gerçekleştirilen alımlarda ortaya çıkan usulsüzlüklerin, suçun konusunun yokluğu sebebiyle ihaleye fesat karıştırma suçunu oluşturmadığı,

Kamu İhale Kurumu kararına göre, “bir ihale usulü olmayan doğrudan temin ile ilgili olarak Kurumun inceleme görev ve yetkisi bulunmamaktadır” (KİK, 21.02.2018, TN. (Toplantı numarası) 2018/010, KN. 2017/UM. IV-440, https://ekap.kik.gov.tr (E.t. 16.03.2018). Aynı yönde kararlar için bkz. KİK, 07.09.2016, TN. 2016/050, KN. 2016/UM. IV-2305; KİK, 06.05.2015, TN. 2015/029, KN. 2015/UM. IV-1321; KİK, 15.05.2018, TN. 2018/028, KN. 2018/UM. IV-963, https://ekap.kik.gov.tr (E.t. 04.06.2018).) Dolayısıyla doğrudan teminin, Kanunda düzenlenen ihale usulleri arasında sayılmaması sebebiyle, ihalelere yönelik zorunlu İdarî başvurulara konu olmadığı, Gerek içtihatlarda ve gerekse de Kamu İhale Kurumu kararlarında belirtildiği üzere doğrudan teminin bir ihale usulü değil, alım usulü olduğu, Bu sebeple doğrudan temin usulünün uygulandığı alımlarda, Kanunda ihaleler için öngörülen şikâyet ve itirazen şikâyet başvurularında bulunulmasının mümkün olmadığı, Ancak 2577 sayılı İdarî Yargılama Usulü Kanununun 11. maddesi gereğince üst makama başvuru yapılmasına da engel bulunmadığı,

Kamu İhale Genel Tebliği 22.1.1.1: “Yukarıda belirtilen hükümler uyarınca 4734 sayılı Kanunun 22’nci maddesinde belirtilen hallerde ihtiyaçların; Kanunun 18 inci maddesinde sayılan ihale usulleri için tespit edilen kurallara uyulmaksızın; ilan yapılmadan, teminat alınmadan, ihale komisyonu kurma ve anılan Kanunun 10 uncu maddesinde sayılan yeterlik kriterlerini arama zorunluluğu bulunmaksızın, ihale yetkilisince görevlendirilecek kişi veya kişiler tarafından piyasada fiyat araştırması yapılarak temin edilmesi mümkün bulunmaktadır.” Denildiği,

2003 yılında 4964 sayılı Kanunla yapılan değişiklikle doğrudan teminin, ihale usulü olmaktan çıkarıldığı, bu usulün hali hazırda, Kamu İhale Kanunu’nun 22. maddesinde düzenlenen hallerin varlığında başvurulabilen bir satın alma usulü olduğu, Dolayısıyla Araç Kiralama işlemleri ile ilgili Bakanlar Kurulu Kararlarının 4734 Sayılı Kamu İhale Kanunu kapsamındaki ihaleleri kapsamakta olup, doğrudan temin kapsamında yapılacak alımlar için geçerli olmadığı,

Kaldı ki; kiralamaların sadece araç bazında olmayıp şoför ve yakıt masraflarının da yüklenici firmaya ait olduğu, EK (1): Yüklenici firma yakıt gider faturaları EK (2): Şoförlere ait emekli olduğuna dair SGK Belge Dökümleri

Nitekim kiralanan araçlarda şoförlük yapan …, … ve … isimli şahıslara belediye hesabından herhangi bir ödeme yapılmadığı, EK (3): Adı geçen şoförlere … Belediyesi Muhasebe kayıtlarında ödeme yapılmadığına dair yazı.

Her ne kadar Bakanlar Kurulu Kararında yakıt giderlerinin idareye ait olacağı hükmedilse de, bütçe olanaklarının yetersizliği, Belediyenin asli görevleri arasında yer alan temizlik ve bakım hizmetlerinde kullanılan Belediyeye ait araçların yakıt masraflarının fazla olması nedeniyle (EK (3) : 2019 yılı için … İKN Akaryakıt Alım İhalesi ile sadece Belediye malı olan araçlar için akaryakıt alınmıştır.) kamu kaynağının etkili kullanılması adına yakıt giderlerinin de yüklenici tarafından karşılanmasının daha ekonomik olacağının düşünüldüğü,

Söz konusu kiralama işi ile alım kararı incelendiğinde, yapılan piyasa araştırması sonucunda alınan tekliflerin söz konusu Kasko Değerinin üstünde çıktığı, hizmetin aksamaması için bahse konu kiralama işleminin yapılmak zorunda kalındığı ve ödemenin de söz konusu şartlar çerçevesinde kiralanan ve belediye hizmetinde kullanılan araç kira bedeli karşılığı olduğunun aşikâr olduğu,

Her ne kadar Bakanlar Kurulu Kararında, aylık kiralama bedelinin (katma değer vergisi hariç, her türlü bakım-onarım, sigorta ve benzeri giderler dahil), taşıtın Türkiye Sigorta, Reasürans ve Emeklilik Şirketleri Birliği tarafından yayımlanan ve harcama talimatının verildiği yılın ocak ayı itibarıyla uygulanacak Motorlu Kara Taşıtları Kasko Değer Listesinde yer alan kasko sigortası değerinin %2’sini aşmayacağı ifade edilmiş ise de, idarenin ihtiyacını karşılamak için yaptığı piyasa araştırması sonucunda alınan tekliflerin söz konusu Kasko Değerinin üstünde çıktığı, doğrudan temin usulü sürecinde mevzuata aykırı bir işlemin tespitine ilamda yer verilmediği, sırf kamu hizmetlerinin gerektirdiği taşıt ihtiyacının hizmet alımı yoluyla karşılanmasının temel amacının, kamudaki taşıt giderlerinin asgari seviyeye indirilmesi ve kaynakların savurganlığa yol açılmadan, bütçe olanaklarıyla uyumlu bir biçimde kullanımının sağlanması olduğu gerekçesinden hareketle yargısal bir hüküm vermenin uygun olmayacağının düşünüldüğü, İhale mevzuatına uygun olarak gerçekleştirilen, piyasa fiyat araştırması sonucu tespiti yapılan bir bedelle sağlanan hizmet nedeniyle kamu zararının oluştuğu gerekçesiyle tazmin hükmü vermek uygun bulunmayacağından, tazmin hükmünün faizleri ile kaldırılmasına hükmedilmesi gerektiği,

Yukarıda açıklamalarda bulunulan araç kiralama hizmetine ilişkin kamu zararı oluşmadığı,

Nitekim Sayıştay 8. Dairesinin 26.05.2016 tarih ve 78 karar nolu kararında tazmin hükmünün kaldırılmasına karar verildiği,

Ayrıca 18/10/2021 tarih ve 21058224 sayılı Savcı …'nin Temyiz Kuruluna sunduğu mütalaasında kamu zararının kalkması yönünde görüş bildirildiği, (EK:4 Savcı … Mütalaası)

Temyiz Kurulunun 06.07.2018 tarih ve 44944 no’lu tutanağı ile aynı konuda tazmin hükmünün kaldırılmasının gerektiğinin belirtildiği,

İlgili mevzuat hükümleri dikkate alındığında yapılan uygulama ve ödemelerde mevzuata aykırılık bulunmadığı,”

İfade edilmekte olup Daire kararının kaldırılması talep edilmektedir.

Başsavcılık Mütalaasında:

“Sorumluların dilekçesinde özetle, Taşıt kiralaması hizmet alımı işinde aylık kiralama bedelinin kasko sigortası değerinin %2 sini aşması nedeniyle şahsına … TL tazmin hükmolunmuş ise de, araç kiralama işlemleri ile ilgili Bakanlar Kurulu Kararlarının doğrudan temin kapsamında yapılacak alımlar için geçerli olmayıp, 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu kapsamındaki ihaleleri kapsadığı; kiralanan araçların şoför ve yakıt masraflarının da yüklenici firma tarafından karşılanması nedeniyle hizmet alımına şoför ve akaryakıt giderleri de dahil edildiğinde ortada bir kamu zararının oluşmadığı ifade edilmekte ve dilekçesi ekinde, kiralanan araçların yakıt giderlerinin Belediyeden karşılanmadığına dair Destek Hizmetleri Müdürlüğünün yazısı ile söz konusu araçları kullanan şahısların Sosyal Güvenlik Kurumundan yaşlılık aylığı aldıklarına ilişkin yazılara yer verilerek tazmin hükmünün kaldırılması talep edilmektedir.

Doğrudan temin yöntemi her ne kadar 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nda yer alan ihale usulleri arasında sayılmasa da, bir alım usulü olarak 4734 sayılı Kanunun 22’nci maddesinde düzenlenmiş olup, Belediyenin tabi olduğu ihale mevzuatının bir parçasıdır. Dolayısıyla doğrudan temin yöntemiyle yürütülen araç kiralama işinin ilgili Bakanlar Kurulu Kararı kapsamı dışında olduğunu değerlendirmek mümkün değildir.

İlamda, kiralanan araçlara ilişkin yakıt giderlerinin yakıt ihalesi dışında idarece karşılanmadığına ilişkin bir kanıt gösterilemediğinden, ayrıca araç teslim tutanağında kimlik bilgilerine yer verilen şoförlerin taşıt kiralama işi süresince herhangi bir sosyal güvenlik kaydına ulaşılamaması nedeniyle söz konusu kişilerin Belediye veya yüklenici firma nezdinde çalışmadığı kanaatine varıldığından tazmin hükmü verilmiştir.

Dilekçe ekinde yer alan kiralanan araçların yakıt giderlerinin Belediyeden karşılanmadığına ilişkin Destek Hizmetleri Müdürlüğünün yazısı ile Firmanın hizmette kullanmış olduğu araçların plakalarının, Belediyenin 2019 yılı akaryakıt ihalesi hakkedişlerinde yer almaması, ayrıca yakıt giderlerinin Belediyece karşılandığına dair bir tespitin de bulunmadığı göz önüne alındığında, kiralanan araçların yakıt giderlerinin belediyece karşılanmadığı değerlendirilmektedir. Diğer taraftan gene dilekçe ekinde yer alan … Sigorta İl Müdürlüğü ile SGK Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğünün yazılarından, kiralanan araçları kullandığı ileri sürülen …, … ve …'nin sırasıyla 01.04.1995, 01.07.2001 ve 01.12.2011 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı almakta oldukları anlaşılmaktadır. Anılan kişilerin hizmet alımının yapıldığı dönemde yaşlılık aylığı alıyor olmaları söz konusu araçları kullandıklarını ortaya koymamaktadır. Ancak, sosyal güvenlik mevzuatına göre, kural olarak emeklilik veya yaşlılık aylığı bağlanan kişilerin, emeklilik sonrasında tekrar çalışmaya başlaması halinde sigorta başlangıç tarihine göre, bağlanmış olan aylığın kesilmesi, aylığın kesilmediği durumlarda ise işveren tarafından sosyal güvenlik destek primi ödenmesi gerekmekte olup, fiiliyatta da bu durumda olan kişilerin emeklilik aylıklarının kesilmemesi/işverenin destek primi ödemekten kaçınma gibi gerekçelerle SGK ya bildirilmeksizin çalıştırıldıkları göz önüne alındığında ve yüklenicinin şoför olarak onayladığı tutanaktaki isimlerin araçları kullanmayıp, söz konusu araçların belediye personeli tarafından kullanıldığı yönünde bir tespitte bulunmadığından, taşıt kiralaması hizmet alımının fiiliyatta şoför ve akaryakıt giderleri dahil olarak yapıldığı ve ortaya konan hesaplamalar karşısında da kamu zararının bulunmadığı değerlendirilmektedir.

Bu nedenle açıklamaların yeterli görülerek tazmin hükmünün sorumlular üzerinden kaldırılmasına karar verilmesinin uygun olacağı mütalaa olunmaktadır.” Denilmektedir.

Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra,

(55139 sayılı dosya ile duruşma talebinde bulunan Gerçekleştirme Görevlisi …’a usulüne uygun olarak duruşma günü bildirilmiş olmasına karşın kendisi duruşmaya katılmadığından, 6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 55’inci maddesinin altıncı fıkrası hükmü uyarınca dosya üzerinde ve gıyabında)

GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

55 no.lu İlamın 4/A maddesi ile, Belediyenin araç kiralama işinde kira bedelinin ödenmesinde, Türkiye Sigorta Reasürans ve Emeklilik Şirketleri Birliği tarafından yayımlanmış olan 2019 yılı Ocak ayı “Motorlu Kara Taşıtları Kasko Değer Listesi” nde yer alan araç kasko değerinin %2’sine karşılık gelen aylık kiralama üst sınırının aşılması sonucu oluşan …TL kamu zararının sorumlulara ödettirilmesine karar verilmiştir.

Bu hükme karşı sorumlularca yapılan temyiz başvurusu sonucunda, Temyiz Kurulunun 15.03.2023 tarih ve 54567, 54568, 54569, 54570, 54571, 54572, 54573, 54574, 54575, 54576, 54577 tutanak numaralı kararları ile araç kiralama işi kapsamında kiralanan araçları kullanan şoförlerin belediye nezdinde çalışıp çalışmadığı, çalışıyorsa ne kadar ücret aldığı belirlendikten sonra varsa kamu zararı hesabı yapılması gerekçesiyle tazmin hükmünün Bozulmasına karar verilmiştir.

Bu defa, 231 no.lu Ek İlamın 1. maddesi ile, Daire kararında ısrar ederek araç kiralama işinde mevzuatın belirlediği sınır aşılacak şekilde kira bedellerinin ödenmesi sonucu oluşan toplam … TL tutarındaki kamu zararının; sorumlulara ödettirilmesine karar verilmiştir.

237 sayılı Taşıt Kanunu’nun 12’nci maddesine dayanılarak çıkarılan 02.10.2014 tarih ve 2014/6814 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan “Hizmet Alımı Suretiyle Taşıt Edinilmesine İlişkin Esas ve Usuller” in “Genel Esaslar” başlıklı 6. Maddesinde;

“…

ç) (Değişik:15/09/2014-2014/6814-BKK/1. md.) Taşıtlar, yakıt hariç, şoförlü veya şoförsüz olarak edinilebilecektir.

…

(2) (Ek:15/09/2014-2014/6814-BKK/2. md.) Genel yönetim kapsamındaki kamu idareleri ile bu idarelere bağlı döner sermayelerin (Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği ile TBMM Genel Sekreterliği ve Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanlığı hariç) hizmetleri için ihtiyaç duyulan ve yılı merkezi yönetim bütçe kanununa bağlı azami satın alma bedellerini gösterir (T) işaretli cetvelde belirtilen taşıtlardan binek, station-wagon, arazi binek, kaptı kaçtı, panel ve pick-up tipi taşıtların (fiilen arazi üzerinde çalışan arazi binek ve pick-up'lar hariç) hizmet alımı yöntemiyle ediniminde;

a) Şoför giderleri hariç yapılan taşıt kiralamalarında aylık kiralama bedeli (katma değer vergisi hariç, her türlü bakım-onarım, sigorta ve benzeri giderler dahil), taşıtın Türkiye Sigorta, Reasürans ve Emeklilik Şirketleri Birliği tarafından yayımlanan ve harcama talimatının verildiği ay itibarıyla uygulanacak Motorlu Kara Taşıtları Kasko Değer Listesinde yer alan kasko sigortası değerinin %2'sini aşmayacaktır.

b) Şoför giderleri dahil yapılan taşıt kiralamalarında aylık kiralama bedeli, (a) bendine göre tespit edilecek tutara yürürlükteki brüt asgari ücretin yüzde elli artırımlı tutarının ilave edilmesi suretiyle hesaplanacak tutarı aşmayacaktır.

c) (Ek:22/10/2015-2015/8204-BKK/1. md.) Şoför gideri dahil taşıt kiralamalarında aylık kiralama bedeli hesabında yemek, yol, resmi tatil ücreti ve benzeri giderler de dahil yürürlükte bulunan brüt asgari ücretin yüzde elli artırımlı tutarı esas alınacak; işveren maliyeti kapsamında yer alan sosyal sigorta ve genel sağlık sigortası işveren payı (%20,5) ve işsizlik sigortası işveren payı (%2) ile işçilik maliyeti üzerinden hesaplanan sözleşme giderleri ve genel giderler (%4) ise idarelerce ayrıca ödenecektir.” denilmektedir.

Buna göre, şoför hariç kiralamalarda aylık kiralama bedeli aracın kasko değerinin %2’sini, şoför dâhil kiralamalarda ise kasko değerine brüt asgari ücretin yüzde elli artırımlı tutarının ilave edilmesiyle bulunacak tutarı geçemeyecektir.

Sorumlular savunmalarında, doğrudan temin usulü ile gerçekleştirilen söz konusu taşıt kiralaması işinin bir ihale usulü olmadığı gerekçesiyle yukarıda anılan mevzuata tabi olmadığını ifade etmişlerdir. Ancak söz konusu Esaslar sadece “ihale” yöntemi ile yapılan araç kiralama hizmet alımları için düzenlenmiş olmayıp, alım yöntemi ve dayandığı mevzuatı ne olursa olsun, “237 sayılı Taşıt Kanunu’na tabi olan kurumlarda kamu hizmetlerinin gerektirdiği taşıt ihtiyacının hizmet alımı suretiyle karşılanmasına ilişkin esas ve usulleri belirlemek” (Madde 1) amacıyla yürürlüğe girmiştir. Dolayısıyla doğrudan temin yöntemiyle yürütülen araç kiralama işinin ilgili Bakanlar Kurulu Kararı kapsamı dışında değildir.

Öte yandan, savunmalarda, şoför ve yakıt giderleri yükleniciye ait olduğundan Esaslar’da belirtilen sınırların aşılmadığı iddia edilmiştir. Yukarıdaki Esaslar uyarınca, taşıt kiralaması işine ilişkin hizmet alımlarında yakıt hariç olmak koşulu ile idarelerin şoförlü ya da şoförsüz kiralama yapabileceği ifade edilmiştir. Bu nedenle yakıt bedelinin, ihale bedeline dahil edilmesi mümkün değildir.

Somut olay bazında savunma ekinde gönderilen belgeler incelendiğinde ise; İşe ait sözleşmede araç kiralama hizmetinin şoförlü veya şoförsüz olduğuna; yakıt dahil ya da hariç olduğuna ilişkin açık bir hükmün bulunmadığı görülmüştür. Dolayısıyla hizmeti satın alan idarenin ve hizmeti sunan yüklenicinin yükümlülüklerinin belirlendiği söz konusu sözleşmede, sözleşme bedeli kapsamına yakıt ve şoför maliyetlerinin dahil olduğunun açıkça belirtilmemiş olması, söz konusu giderlerin sözleşme kapsamında olmadığının açık bir işaretidir. Bir başka deyişle, sözleşmede açıkça yazılı olmayan maliyet kalemleri nedeniyle İdarenin mali külfet altında olduğunu iddia etmek, mali mevzuatımız açısından mümkün değildir. Çünkü bir kamu idaresinin bir maliyet kalemi için sözleşme kapsamında ödeme yapabilmesi, söz konusu maliyet kaleminin sözleşmede açıkça zikredilmiş olmasına bağlıdır. Öte yandan savunma ekinde gönderilen yakıt faturalarının hangi plakalı araca ve hangi işlere ilişkin oldukları da belirli değildir. Şoförlerin yüklenici çalışanı olduğu iddiasına ilişkin olarak ise; gönderilen kiralık araç günlük görev çizelgeleri ve SGK kayıtlarından; şoförlerin yüklenici tarafından çalıştırıldığı anlaşılamamıştır. (SGK Tescil ve Hizmet Dökümlerine göre personelin işin süresi boyunca Belediye ve yüklenici firma nezdinde sosyal güvenlik kayıtlarının bulunmadığı ve …’nin 14.11.2011 tarihinden, …’ün 02.02.1982 tarihinden, …’in 07.04.2015 tarihinden sonra herhangi bir sosyal güvenlik kaydının bulunmadığı, dolayısıyla şoför olarak görev yaptığı bildirilen kişilerin taşıt kiralama işi süresince herhangi bir sosyal güvenlik kaydına ulaşılamaması nedeniyle söz konusu kişilerin yüklenici firma nezdinde çalışmadığı görülmüştür.) Dolayısıyla araç kiralama hizmetinin akaryakıt ve şoför bedeli hariç olarak temin edildiği kanaatine varılmıştır.

Savunmalarda emsal olarak gösterilen 06.07.2018 tarih ve 44944 no.lu Temyiz Kurulu Kararında tazmin hükmünün tasdikine hükmedilmiş olup; bu yönüyle idarenin iddialarını destekler nitelikte bulunmamaktadır.

Bu itibarla; sorumluların iddiaları reddedilerek, 231 no.lu Ek İlamın 1. maddesi ile, araç kiralama işinde mevzuatın belirlediği sınır aşılacak şekilde kiralama bedellerinin ödenmesi sonucunda oluşan … TL’ye verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE,

(Üyeler …, …, … ve …’in karşı oyu ile) oy çokluğuyla,

6085 sayılı Kanun’un 57’nci maddesi gereği bu Kararın yazılı bildirim tarihinden itibaren onbeş gün içerisinde Sayıştayda karar düzeltilmesi yolu açık olmak üzere,

Karar verildiği 16.07.2025 tarih ve 58208 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.

Karşı oy gerekçesi

Üyeler …, …, … ve …’in karşı oy gerekçesi:

237 sayılı Taşıt Kanunu’nun 12’nci maddesine dayanılarak çıkarılan 02.10.2014 tarih ve 2014/6814 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan “Hizmet Alımı Suretiyle Taşıt Edinilmesine İlişkin Esas ve Usuller” in “Genel Esaslar” başlıklı 6. Maddesinde:

“…

ç) (Değişik:15/09/2014-2014/6814-BKK/1. md.) Taşıtlar, yakıt hariç, şoförlü veya şoförsüz olarak edinilebilecektir.

………..

(2) (Ek:15/09/2014-2014/6814-BKK/2. md.) Genel yönetim kapsamındaki kamu idareleri ile bu idarelere bağlı döner sermayelerin (Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği ile TBMM Genel Sekreterliği ve Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanlığı hariç) hizmetleri için ihtiyaç duyulan ve yılı merkezi yönetim bütçe kanununa bağlı azami satın alma bedellerini gösterir (T) işaretli cetvelde belirtilen taşıtlardan binek, station-wagon, arazi binek, kaptı kaçtı, panel ve pick-up tipi taşıtların (fiilen arazi üzerinde çalışan arazi binek ve pick-up'lar hariç) hizmet alımı yöntemiyle ediniminde;

a) Şoför giderleri hariç yapılan taşıt kiralamalarında aylık kiralama bedeli (katma değer vergisi hariç, her türlü bakım-onarım, sigorta ve benzeri giderler dahil), taşıtın Türkiye Sigorta, Reasürans ve Emeklilik Şirketleri Birliği tarafından yayımlanan ve harcama talimatının verildiği ay itibarıyla uygulanacak Motorlu Kara Taşıtları Kasko Değer Listesinde yer alan kasko sigortası değerinin %2'sini aşmayacaktır.

b) Şoför giderleri dahil yapılan taşıt kiralamalarında aylık kiralama bedeli, (a) bendine göre tespit edilecek tutara yürürlükteki brüt asgari ücretin yüzde elli artırımlı tutarının ilave edilmesi suretiyle hesaplanacak tutarı aşmayacaktır.

c) (Ek:22/10/2015-2015/8204-BKK/1. md.) Şoför gideri dahil taşıt kiralamalarında aylık kiralama bedeli hesabında yemek, yol, resmi tatil ücreti ve benzeri giderler de dahil yürürlükte bulunan brüt asgari ücretin yüzde elli artırımlı tutarı esas alınacak; işveren maliyeti kapsamında yer alan sosyal sigorta ve genel sağlık sigortası işveren payı (%20,5) ve işsizlik sigortası işveren payı (%2) ile işçilik maliyeti üzerinden hesaplanan sözleşme giderleri ve genel giderler (%4) ise idarelerce ayrıca ödenecektir.” denilmektedir.

Savunma ekinde gönderilen belgelerden, söz konusu araç kiralama işlerinde şoför ve yakıt giderinin dahil olduğu anlaşılmaktadır. Bu nedenle, yukarıda anılan mevzuat hükümleri çerçevesinde kamu zararı oluşmadığından, Daire Kararının KALDIRILMASI gerekir.