Kamu İdaresi
Yüksek Öğretim Kurumları
Yılı
2023
Daire
8
Dosya No
55227
Tutanak No
58224
Tutanak Tarihi
16.07.2025
Konu
Personel Mevzuatı ile İlgili Kararlar
KARAR

Konu: Üniversitede daire başkanı kadrosunda görev yapan personele mevzuatında öngörülmediği halde makam ve görev tazminatı ödenmesi



6 no.lu İlamın 1. maddesi ile, … Üniversitesinde daire başkanı kadrosunda görev yapan personele mevzuatında öngörülmediği halde makam ve görev tazminatı ödenmesi neticesinde oluşan toplam … TL kamu zararının sorumlulara ödettirilmesine karar verilmiştir.

Harcama Yetkilileri … ve …’ın aynı mahiyetteki temyiz dilekçelerinde özetle:

“İlgide kayıtlı İlamda 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun makam tazminatını düzenleyen Ek 26'ncı maddesi ve ekli IV sayılı cetvelde belirli kamu kurum ve kuruluşlarının daire başkanlarının sayıldığı, burada üniversite daire başkanlarına yer verilmediğinden bahisle mevzuata aykırı olarak makam ve görev tazminatı ödenmesi sonucu kamu zararının oluştuğuna hükmedildiği,

Bilindiği üzere; 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun Kadroları Genel İdare Hizmetleri Sınıfının Birinci Derecesinde Bulunanların Ek Göstergeleri başlıklı II SAYILI CETVELE göre Üniversite Daire Başkanlarının 4200 rakamı kadar EK GÖSTERGE almakta olduğu, (7417 sayılı Kanun’un 6.maddesi ile ek gösterge artışı yapılmıştır). Bahsi geçen listede "DAİRE BAŞKANI" ibaresinin geçmekte olup "Üniversite Daire Başkanı" ibaresinin kullanılmamakta olduğu, diğer taraftan; 6487 sayılı Kanun’un (11.06.2013 tarih 28674 sayılı Resmî Gazete) 13.maddesi ile, 657 sayılı Kanun’un II SAYILI CETVELİNİN "5- Yargı Kuruluşları Bağlı ve İlgili Kuruluşlar ile Yükseköğretim Kuruluşlarında" bölümünde yer alan "Daire Başkanı" kadrosunun aynı cetvelin "2. Yargı Kuruluşları. Bağlı ve İlgili Kuruluşlar ile Yüksek Öğretim Kuruluşlarında" bölümüne eklenmiş olduğu, Ayrıca; listede bulunduğu statü yerinin değiştirildiği, başka bir ifade ile Müstakil Daire Başkanları ile aynı gruba eklendiği, Üniversite Daire Başkanlarının 2013 yılından bu yana ilgili tazminatı alabileceğinin hükme bağlandığı,

2013 yılı başında hazırlanan ve KBS otomasyon sisteminde (maaş işlemi yapılan) yer verilen Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğü’nün hazırlamış olduğu 2023 yılı EK GÖSTERGE KILAVUZU incelendiği zaman; "2. Yargı Kuruluşları, Bağlı ve İlgili Kuruluşlar ile Yüksek Öğretim Kuruluşlarında" bölümünde "Daire Başkanı" ünvanlı kadronun Derecesi:1, Ek gösterge (15.01.2023 öncesi):3600; Ek gösterge (15.01.2023 itibari ile):4200, Makam tazminatı:2000, Görev tazminatı:8000 şeklinde listelendiği, Aynı tablonun "5. Yargı Kuruluşları, Bağlı ve İlgili Kuruluşlar ile Yüksek Öğretim Kuruluşlarında" bölümü incelendiğinde ise; burada Daire Başkanı Unvanı görülmekle birlikte açıklama bölümünde "6487 sayılı Kanun’un 13’üncü maddesiyle cetvelin 5. Bölümünden çıkarılmış ve 2. Bölümüne eklenmiştir" şeklindeki ifadenin dikkati çektiği,

Ek gösterge ödemesi yaparken tablolarda Üniversite Genel Sekreteri, Üniversite Genel Sekreter Yardımcısı ibarelerinin bulunmakta olduğu, ancak Üniversite Daire Başkanı unvanı bulunmadığı, Yani Üniversitelerde görev yapan Daire Başkanlarına ilgili tablolarda Daire Başkanı unvanı karşısında yazan (4200) ek göstergenin uygulandığı, Şu anda yürürlükte bulunan ek gösterge (II Nolu Cetvel), makam, temsil, görev tazminatlarını (IV Nolu Cetvel) düzenleyen mevzuatların hiçbir yerinde Üniversite Daire Başkanı unvanı bulunmadığı,

Makam ve görev tazminatlarının, 657 sayılı Kanun'un IV SAYILI MAKAM TAZMİNATI CETVELİNE göre ödendiği, Bahsi geçen liste incelendiğinde 7 sıra numaralı satırda "Daire Başkanı" ifadesinin geçtiği, Cümlede geçen "….İş Sağlığı ve Güvenliği Araştırma ve Geliştirme Enstitüsü Başkanı, Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliği 1. Hukuk Müşaviri, Daire Başkanı ve Grup Başkanı, Milli Kütüphane Başkan Yardımcısı, Bölge Müdürleri (Kamu İktisadi Teşebbüsleri,…." şeklindeki ifadeden burada kastedilen kadronun "Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliği Daire Başkanı" olduğu ve üniversite daire başkanlarını kapsamadığı şeklinde gerçekçi olmayan yorumların var olduğu,

Ancak Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğü’nün hazırlamış olduğu 2023 yılı EK GÖSTERGE KILAVUZU tekrar incelendiğinde; bahsi geçen Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliği Daire Başkanı unvanının ayrı bir satırda yazıldığı ve ek gösterge rakamının da üniversite daire başkanlarından farklı şekilde 4400 olarak belirlendiği, Bu sebeple 657 sayılı Kanun'un IV SAYILI MAKAM TAZMİNATI CETVELİNDE geçen "Daire Başkanı" ifadesinin genel anlamda kullanıldığı ve Üniversite daire başkanlarını da kapsadığı,

Cetvellerde sıralanan birtakım unvanların ifade ediliş şekli, şüpheden uzak kesin bir yargıya varılmasını engelleyecek ifadeler içermekte olduğu, bu yüzden ya yorumla ya da kıyasen bir karar verme zarureti olduğu,

Kıyasen de IV Sayılı Makam Tazminatı Cetvelinde adı geçen benzer kuruluştaki unvanın üniversitelerdeki daire başkanlığıyla denk olanın makam tazminat göstergesinin tahakkuk ettirilebileceği kanaatinde oldukları, Şöyle ki; cetvelin 7. sırasında sayılan Kurum Başkanlığı veya Müstakil Genel Müdürlüklerinin, merkez teşkilatı Daire Başkanlıkları kıyasen üniversite daire başkanlıklarına kuruluş, görev ve sorumlukları bakımından benzemekte olduğu, Anayasa’nın 123. Maddesinde; "İdare, kuruluş ve görevleriyle bir bütündür ve kanunla düzenlenir. İdarenin kuruluş ve görevleri, merkezden yönetim ve yerinden yönetim esaslarına dayanır. Kamu tüzelkişiliği, kanunla veya Cumhurbaşkanlığı Kararnamesiyle kurulur." hükümlerinin yer aldığı,

Üniversiteler, Yükseköğretim Kurulu, Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi Başkanlığı, Bilimsel ve Teknik Araştırma Kurumu Başkanlığı (TÜBİTAK), Türkiye Bilimler Akademisi (TÜBA), Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Başkanlığı gibi kurumların idare hukuku doktrininde hizmet yönünden yerinden yönetim kurumlarından olduğu, Bu kurumların tasnifinde kullanılan yerinden yönetim ifadesinin, kurumların hizmet ettikleri sınırlı coğrafi bölgeyi değil, kamuya sundukları hizmetlerin özellikli olmasına delalet etmekte olduğu, Ayrıca bu kurumların merkezi yönetim kurumları gibi merkez (başkent) ve taşra teşkilatı ayrımlarının bulunmadığı,

Anayasa'nın 130. Maddesinin Üniversitelerin yükseköğretim kuruluşu olduğu ve hazırladıkları bütçelerin Yükseköğretim Kurulunca tetkik ve onaylandıktan sonra Milli Eğitim Bakanlığına sunulup ve merkezi yönetim bütçesinin bağlı olduğu esaslara uygun olarak işleme tabi tutularak yürürlüğe konulup denetleneceğine işaret etmekte olduğu,

2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 3. maddesindeki tanımlar kısmında da Üniversitelerin yükseköğretim kuruluşlarından olduğunun ifade edildiği, Aynı Kanun'un 51. Maddesinin a fıkrası aynen şu şekilde; "Yükseköğretim üst kuruluşlarında başkana, üniversitelerde rektöre bağlı, merkez yönetim örgütünün başında bir genel sekreter ve hizmetlerin gerekli kıldığı daire başkanları, müdürler, danışmanlar, hukuk müşavirleri, uzmanlar ile büro ve iç hizmet görevlerini yapmak üzere, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'na tabi memurlar ve diğer görevliler bulunur. Daire Başkanlıkları ve müdürlükler üst kuruluşlarda kurulların, üniversitelerde yönetim kurulunun kararı ile genel hükümlere göre kurulur.” Denildiği, Yükseköğretim Kurulunda yer alan Daire Başkanlıkları ile Üniversitelerde yer alan Daire Başkanlıklarının aynı yetki sorumluluk ve statüye göre kurulduğu ve çalışmalarını yürütmekte olduğu,

Sayıştay Genel Kurulu’nun 2011/1 Esas, 5333/1 Karar numaralı, 01.12.2011 tarihli kararında; “Anayasanın İdarenin bütünlüğü ve kamu tüzelkişiliği başlıklı 123’üncü maddesinde “İdare, kuruluş ve görevleriyle bir bütündür ve kanunla düzenlenir. İdarenin kuruluş ve görevleri, merkezden yönetim ve yerinden yönetim esaslarına dayanır. Kamu tüzelkişiliği, ancak kanunla veya kanunun açıkça verdiği yetkiye dayanılarak kurulur.” hükmü yer almaktadır. Bu hükme göre idarenin kuruluş ve görevleri ile bir bütün olduğu, bu bütünün merkezden yönetim ve yerinden yönetim esaslarına dayanarak kanunla düzenleneceği, kamu tüzel kişiliğinin kanunla veya kanunun açıkça verdiği yetkiye dayanılarak kurulacağı açıktır. Anayasada yer alan bu hükümler idarenin kuruluşu açısından merkezi ve yerinden yönetim arasında bir farklılık gözetmemektedir. Anayasa yerinden yönetimin de merkezi yönetim gibi kuruluşunun kanunla düzenleneceğini, kamu tüzel kişiliğinin kanunla kurulacağını esas almaktadır. Bu esaslar nedeni ile kanunla düzenlenen kuruluş ile kanun ya da kanunun açıkça verdiği bir yetkiye dayanılarak kurulan kamu tüzel kişiliği açısından merkezi yönetim ile yerel yönetimler arasında bir fark bulunmamaktadır. Merkezi yönetim ile yerel yönetim arasındaki fark ve üstünlük kuruluş ve görevlerde değil, Anayasa ve kanunlarla verilen yetkilerdedir. Bu nedenle merkezi yönetimdeki bağlı idare, müstakil genel müdürlük, müstakil bütçe, kamu tüzel kişiliği gibi idarenin kuruluşunu düzenleyen hukuki ibareler yerel yönetimler için de geçerlidir." ifadelerinin, yukarıdaki paragraflarda Türkiye idari teşkilatında karşılığı detaylıca açıklanmış, bütçesi TBMM tarafından ayrı ayrı kabul edilen Üniversitelerin müstakil bir yükseköğretim kuruluşu olduğuna paralel hüküm tesis etmekte olduğu,

Yine, Sayıştay Temyiz Kurulu’nun 08.01.2002 tarih, 25454 tutanak sayılı kararında; 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun IV sayılı makam tazminatı cetvelinde bulunmayan unvan için, benzer kuruluştaki unvanın kıyas alınabileceği ve makam tazminatı ödenebileceği hususu gözetilerek IV nolu cetvelde adı geçmediği halde makam tazminatı tahakkuk ettirilen TODAÎ Genel Sekreteri ile ilgili olarak; "... Türkiye ve Orta Doğu Amme İdaresi Enstitüsü, faaliyetleri itibariyle üniversitelere benzemekte, Enstitü Genel Müdürüne, görev ve sorumlulukları rektörlere benzediğinden rektörler gibi ödeme yapılmaktadır. Faaliyetleri itibariyle üniversiteye benzeyen Enstitünün, görev ve sorumlulukları itibariyle rektörlere benzeyen Genel Müdürüne rektörler gibi ödeme yapıldığından, görev ve sorumlulukları üniversite genel sekreterinin görev ve sorumluluklarına benzeyen Enstitü Genel Sekreterine de üniversite genel sekreterleri gibi ek gösterge ve makam tazminatı ödenmesinin haliyle kabulü gerekmektedir. Bu nedenle TODAİE saymanlığı 1997 yılı hesabının denetimiyle İlgili İnceleme Komisyon Raporunun 5 inci maddesinde yer alan … liraya ilişkin tazmin hükmünün kaldırılmasına" şeklinde karar verildiği,

Ayrıca Sayıştay Temyiz Kurulunun 03.06.2003 tarih, 26490 tutanak sayılı kararında ise;”... 7163 sayılı Kanunun 12’nci maddesinde Enstitünün idari personeli, imtihanla ve Genel Sekreterin teklifi üzerine Genel Müdür tarafından tayin edileceği belirtilmiştir. Enstitü Genel Sekreterinin Enstitü Genel Müdürü ile ilişkileri ile görev ve sorumlulukları 124 sayılı Yükseköğretim Üst Kuruluşları ile Yükseköğretim Kurumların İdari Teşkilatı Hakkındaki Kanun Hükmünde Kararname'nin 26 ve 27’nci maddesinde üniversite genel sekreterinin rektör ile ilişkileri görev ve sorumluluklarına benzemektedir. Görev ve sorumlulukları üniversite genel sekreterinin görev ve sorumluluklarına benzeyen Enstitü Genel Sekreterine de üniversite genel sekreterleri gibi ek gösterge ödenmesinin haliyle kabulü gerekmektedir. Bu nedenle 1999 yılı hesabının denetimiyle ilgili İnceleme Komisyon Raporunun 7’nci maddesinde yer alan. …- liraya ilişkin tazmin kararının KALDIRILMASINA oy birliği ile karar verilmiştir.'" Şeklinde karar verildiği, Dolayısıyla bahsi geçen kararların, kendilerine gönderilen ilgi sorgu konusu doğrultusunda verilmiş kararlar olduğu,

İlaveten, 12.07.2001 tarihli 24460 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları Ve Toplu Sözleşme Kanunu'nun 15. Maddesinde: “Bu Kanuna göre kurulan sendikalara;... c) Bakanlar, bakan yardımcıları, bu Kanun kapsamında bulunan kurum ve kuruluşların başkanları, genel müdürleri, daire başkanları ve bunların yardımcıları, yönetim kurulu üyeleri, merkez teşkilâtlarının denetim birimleri yöneticileri ve kurul başkanları, hukuk müşavirleri, bölge, il ve ilçe teşkilâtlarının en üst amirleri ile bunlara eşit veya daha üst düzeyde olan kamu görevlileri, (...) belediye başkanları ve yardımcıları,... üye olamazlar." ifadesinin yer aldığı, Anayasa Mahkemesi 2023/92 Esas, 2023/156 Karar ve 13.09.2023 tarihli kararı ile (c) bendinde yer alan “...daire başkanları..." ibaresinin, Anayasa'ya aykırı olduğuna ve iptaline oybirliği ile karar vermiştir. Anayasa Mahkemesi “daire başkanları" ibaresini iptal etmeden önce, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına; “4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu sözleşme Kanununun Sendika üyesi olamayacaklar başlıklı 15’nci maddesi çerçevesinde Yükseköğretim kurumlarında görev yapan daire başkanları ile yüksekokul müdürleri ve konservatuar müdürlerinin sendika üyesi olup olamayacağına dair" görüş sorulmuştur. Görüş cevabında: “... 4688 sayılı Kanunun 15 inci maddesinin (c) bendinde yer alan ‘Bu Kanun kapsamında bulunan kurum ve kuruluşların' ibaresi, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu açısından Üniversiteyi ifade ettiğinden, ... ve aynı Kanunun 51 inci maddesinde bahsedilen daire başkanlarının kamu görevlileri sendikalarına üye olamayacağı sonucu ortaya çıkmaktadır. Bu itibarla, 2547 sayılı Kanunda yönetim örgütleri adı altında düzenlenen daire başkanlarının 4688 sayılı Kanunun 15 inci maddesinin (c) bendine girdiği ... göz önüne alındığında söz konusu kadrolarda görev yapan personelin kamu görevlileri sendikalarına üye olamayacağı ... değerlendirilmektedir." ifadeleriyle sadece “Daire Başkanı" ifadesiyle yetinilen ilgili Kanun'dan Üniversite Daire Başkanlarının da anlaşılması gerektiği kanaatinin hasıl olduğu,

Yükseköğretim Kanunu'na Üniversiteler gibi tabi olan Yüksek Öğretim Kurulu, Üniversiteler Arası Kurul ve Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi'ndeki Daire Başkanlarının IV Sayılı Makam Tazminatı Cetvelinde adları ayrı ayrı zikredilmediği halde makam ve görev tazminatı almakta oldukları

Yukarıda arz edilen açıklama ve sebeplerden dolayı, aynı mevzuat ve işleyişe tabi Üniversite Daire Başkanlarının da makam ve görev tazminatı almasının gerektiği,”

İfade edilmiş olup Daire kararının kaldırılması talep edilmiştir.

Başsavcılık Mütalaasında:

(Başvuru yapan tüm sorumlular için geçerli olmak üzere)

“Dilekçede özetle, … Üniversitesinde daire başkanı kadrosunda görev yapan personele yapılan makam ve görev tazminatı ödemelerinin kamu zararı oluşturmadığı ileri sürülmekte ve tazmin hükmünün kaldırılması talep edilmektedir.

T.C. Anayasası'nın 128 inci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan; "Memurların ve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ve diğer özlük işleri kanunla düzenlenir.'' hükmü gereğince, kamu görevlilerine aylıkları ile aylık unsurları dışında kalan diğer ödemelerin yapılabilmesi için bu tür ödemelere ilişkin bir kanuni düzenlemenin mevcut olması gerekmektedir. İlamda da ayrıntılı olarak yer verildiği üzere, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun Ek 26’ncı maddesi gereğince anılan Kanuna ekli IV sayılı Cetvelde unvanları yazılı görevlerde bulunanlara makam tazminatı ödenmesi mümkün olduğundan ve anılan Cetvelde üniversitelerde görev yapan Daire Başkanlarına yer verilmediğinden, söz konusu personele makam ve görev tazminatının ödenmesi mümkün görülmemektedir.

Nitekim, konuya ilişkin olarak Yükseköğretim Kurulu Başkanlığınca tüm devlet üniversitelerine gönderilen 09/10/2023 tarihli ve E-45516914-045.02-2501495 sayılı Hazine ve Maliye Bakanlığı görüş yazısında da; ilamda belirtilen aynı gerekçelerle, üniversitelerde görev yapan Daire Başkanlarına makam ve görev tazminatı ödenmesine imkan bulunmadığı belirtilmektedir.

Bu nedenle talebin reddedilerek, Daire Kararının tasdikine karar verilmesinin uygun olacağı mütalaa olunmaktadır.” Denilmektedir.

Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra,

GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

6 no.lu İlamın 1. maddesi ile, … Üniversitesinde daire başkanı kadrosunda görev yapan personele mevzuatında öngörülmediği halde makam ve görev tazminatı ödenmesi neticesinde oluşan toplam … TL kamu zararının sorumlulara ödettirilmesi kararına ilişkin olarak,

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun Ek 26’ncı maddesinin (a) fıkrasında;

"Bu Kanuna ekli IV sayılı cetvelde unvanları yazılı görevlerde bulunanlara hizalarında gösterilen gösterge rakamlarının memur aylıklarına uygulanan katsayı ile çarpımı sonucu bulunan miktarda makam tazminatı ödenir...”

Anılan Kanuna ekli IV sayılı Makam Tazminatı Cetvelinin 7’nci sırasında ise;

"Birinci dereceli kadroya atanmış olmak şartıyla; Başbakanlık, Bakanlık, Müsteşarlık, Kurum Başkanlığı ve Müstakil Genel Müdürlüklerin merkez teşkilatı Daire Başkanı, Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı Daire Başkanı, kadrolarına atananlar (Bütçe Dairesi Başkanı dahil), Millî Eğjtim Bakanlığı Grup Başkanı, Gelir İdaresi Grup Başkanı, İş Sağlığı ve Güvenliği Araştırma ve Geliştirme Enstitüsü Başkanı, Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliği 1. Hukuk Müşaviri, Daire Başkanı ve Grup Başkanı, Milli Kütüphane Başkan Yardımcısı, Bölge Müdürleri (Kamu İktisadi Teşebbüsleri, Belediyeler ve bunlara bağlı kurum ve kuruluşlar hariç), Üniversite Genel Sekreterleri, Din işleri Yüksek Kurulu Sekreteri Diyanet İşleri Başkanlığı Dinî Yüksek İhtisas Merkezi Müdürü"

Denilmektedir.

Diğer taraftan, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin l’inci maddesinin (C) fıkrasında; "(A) bendi kapsamına giren ve temsil tazminatı almayan personelden, 7.000'den daha düşük göstergeler üzerinden makam veya yüksek hakimlik tazminatı öngörülen kadrolara atanmış olanlara, 15.000 gösterge rakamını geçmemek üzere Cumhurbaşkanınca tespit edilecek gösterge rakamlarının memur aylıklarına uygulanan katsayı ile çarpımı sonucunda bulunacak miktarda görev tazminatı ödenir." Denilmektedir.

Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerine göre 657 sayılı Kanun’un Ek 26’ncı maddesi gereğince anılan Kanuna ekli IV sayılı Cetvelde unvanları yazılı görevlerde bulunanlara makam tazminatı ödenmesi mümkün olduğundan ve anılan Cetvelde üniversitelerde görevli Daire Başkanlarının yer almadığı görüldüğünden, söz konusu personele makam ve görev tazminatı ödenmesi mümkün değildir.

Sorumlular savunmalarında; 657 sayılı Kanuna ekli IV sayılı cetvelin 7’nci sırasında yer alan "... Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliği 1. Hukuk Müşaviri, Daire Başkanı” ibaresindeki “Daire Başkanı” unvanı için herhangi bir kurum veya il koşulu getirilmediği, burada yer alan “Daire Başkanı” ibaresinden bütün daire başkanlarının anlaşılması gerektiğini; diğer kurumların daire başkanlarının da makam tazminatı aldığını, sadece üniversitelerin daire başkanlarının makam tazminatı almadığını ifade etmişlerdir.

Yukarıda belirtilen mevzuat hükümlerine göre; anılan cetvelde Bakanlık, Müsteşarlık, Kurum Başkanlığı ve Müstakil Genel Müdürlüklerin merkez teşkilatı Daire Başkanı kadrolarına atanan kamu görevlilerinin makam tazminatı alabileceği düzenlemesine yer verildikten sonra Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliği 1. Hukuk Müşaviri, Daire Başkanı ve Grup Başkanı kadrolarında görev yapan personelin makam tazminatı alabileceği belirtilmiştir. Dolayısıyla düzenlemede amaçlanan, savunmada dile getirilenin aksine Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliğinde görev yapan Daire Başkanlarının makam tazminatı almasıdır. Kaldı ki Cetvelde Üniversite Genel Sekreterlerinin makam tazminatı alacak kadrolar arasında sayılmış olup Üniversite Daire Başkanlarının sayılmaması, kanun koyucunun iradesini bu yönde kullandığına işaret etmektedir.

Sorumlar savunmalarında diğer daire başkanlarının makam tazminatı aldığını; kanunun amaçsal yorumuyla kıyasen bu tazminatı alabileceğini ifade etseler de yasa maddesinin lafzının açık olduğu durumlarda kıyas ve yorum yapılamaz. T.C. Anayasası’nın 128’inci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan; “Memurların ve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ve diğer özlük işleri kanunla düzenlenir.” hükmü gereğince, kamu görevlilerine aylıkları ile aylık unsurları dışında kalan diğer ödemelerin yapılabilmesi için bu tür ödemelere ilişkin bir kanuni düzenlemenin mevcut olması gerekmektedir. Bu çerçevede mezkûr meri mevzuata göre, üniversitede daire başkanı kadrosunda görev yapan personele makam ve görev tazminatı ödenmesi mümkün değildir.

Nitekim, konuya ilişkin olarak Yükseköğretim Kurulu Başkanlığınca tüm devlet üniversitelerine gönderilen 09/10/2023 tarihli ve E-45516914-045.02-2501495 sayılı Hazine ve Maliye Bakanlığı görüş yazısında da ilamda belirtilen aynı gerekçelerle, üniversitelerde görev yapan Daire Başkanlarına makam ve görev tazminatı ödenmesine imkân bulunmadığı belirtilmektedir.

Sorumlular savunmalarında Sayıştay Genel Kurulu’nun 2011/1 Esas, 5333/1 Karar numaralı ve 01.12.2011 tarihli kararından söz ederek diğer kamu kurumlarının daire başkanlarına uygulanan yasanın kıyasen üniversite daire başkanlarına da uygulanması gerektiğini ifade etmişlerdir. Söz konusu karar, Büyükşehir Belediyelerinde faaliyet gösteren Su ve Kanalizasyon İdarelerinde görevli Daire Başkanları ile 1. Hukuk Müşavirlerine makam ve görev tazminatı ödenmesi hakkında Sayıştay Genel Kurulu İçtihadı Birleştirme Kararı olup belediyelere bağlı idarelere ilişkin olan bu kararın, mevzuatı ve statüsü tamamen farklı olan üniversitelere teşmil ettirilmesi mümkün değildir.

Bu itibarla, sorumluların iddiaları reddedilerek, 6 no.lu ilamın 1. maddesi ile, … Üniversitesinde daire başkanı kadrosunda görev yapan personele mevzuatında öngörülmediği halde makam ve görev tazminatı ödenmesi neticesinde oluşan toplam … TL’ye verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE, oy birliğiyle,

6085 sayılı Kanun’un 57’nci maddesi gereği bu Kararın yazılı bildirim tarihinden itibaren onbeş gün içerisinde Sayıştayda karar düzeltilmesi yolu açık olmak üzere,

Karar verildiği 16.07.2025 tarih ve 58224 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.