Temyiz Karar Detayı
Kamu İdaresi
Yüksek Öğretim Kurumları
Yılı
2017
Daire
5
Dosya No
53470
Tutanak No
58695
Tutanak Tarihi
17.12.2025
Konu
Çeşitli Konuları İlgilendiren Kararlar
KARAR
Konu: Belediye Meclisi Kararına Aykırı Olarak Bazı Kişilerden Nikâh Ücretinin Alınmaması veya İndirim Yapılması
358 sayılı Ek İlam’ın 8’inci maddesi ile, Yazı İşleri Müdürlüğü bünyesinde bulunan Evlendirme Dairesi nezdinde nikâh akdi yapılan bazı kişilerden, 14.10.2016 tarih ve 2016/105 sayılı Meclis Kararına aykırı olarak nikah ve salon ücreti alınmaması sonucunda oluşan ... TL kamu zararının; Üst Yönetici (Belediye Başkanı) ... ve Sorumlular (Belediye Başkan Yardımcısı) ..., (Belediye Başkan Yardımcısı) ... ile (Belediye Başkan Yardımcısı) ...’e ortaklaşa ve zincirleme ödettirilmesine karar verilmiştir.
Söz konusu tazmin hükmü, Üst Yönetici (Belediye Başkanı) ... adına vekili Av. ...’nün temyiz başvurusu sonucu 06.03.2024 tarih ve 56547 Tutanak sayılı Temyiz Kurulu Kararının 2’inci maddesi ile Tasdik edilmiştir.
Karar Düzeltilmesi Dilekçesi
Üst Yönetici (Belediye Başkanı) ... adına vekili Av. ... tarafından 53470 sayılı dosya kapsamında karar düzeltilmesi başvurusunda bulunulmuştur. Karar düzeltilmesi başvurusuna esas dilekçede özetle;
İSTEM: Sayıştay Karar Düzeltme taleplerinin kabulüyle, Sayıştay Temyiz Kurulu Başkanlığı’nın 06.03.2024 tarih, 53470 Dosya Nolu Sayıştay Temyiz Kurulu İlamında belirtilen miktarın faizleri ile birlikte tahsiline dair tazmin hükmünün tasdikine kararının düzeltilerek kaldırılması,
KARAR DÜZELTİLMESİ BAŞVURULARININ NEDENLERİ VE GEREKÇELERİNE DAİR AÇIKLAMALAR:
İlam Sıra No 12 ile ... Belediyesinin Yazı İşleri Müdürlüğü bünyesinde bulunan Evlendirme Dairesi nezdinde nikâh akdi yapılan bazı kişilerden ‘yeterli kriterleri taşımadığı halde’ nikâh ve salon ücreti alınmaması sonucunda ... TL kamu zararına sebebiyet verildiğinin tespit edildiği,
... ... Belediyesi 2017 yılı hesabı ile ilgili olarak düzenlenen yargılamaya esas rapora ilişkin Sayıştay 5. Daire Başkanlığınca 6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 49. Maddesi gereğince yapılan yargılaması sonucunda, yukarıda bahsi geçen 12 Sıra Nolu İlama binaen müvekkil adına yaptığımız savunmalarımız: "...kamu zararının ilgililerinden... müştereken ve müteselsilen; 6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 53. Maddesi gereği işleyecek faizleri ile birlikte ödettirilmesine, anılan kanunun 55. Maddesi uyarınca iş bu ilamın tebliğ tarihinden itibaren altmış gün içerisinde Sayıştay Temyiz Kurulu nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere oybirliği ile..." Sayıştay 5. Daire Başkanlığının 30.05.2019/183 İlam Nolu kararı ile reddedildiği,
Akabinde Sayıştay Temyiz Kurulu’nun 30.09.2020 tarih ve 48253 tutanak sayılı kararında; ‘Belediyelerin ekonomik durumu yetersiz vatandaşlardan nikah ücreti alınmamasında hukuka uyarlık bulunduğu, yapılan incelemede hiç ücret alınmayan veya indirim uygulanan kişilerin Belediye Meclis Kararı ’na uygun olup olmadığı hususunun İlamda belgeleriyle bir açıkça ortaya konmadığının görüldüğü, yapılan uygulamanın kamu zararı oluşturmadığı gerekçeleriyle tazmin hükmünün bozularak Dairesine tevdiine ’ karar verildiği,
Diğer yandan; harcama yetkilisi ... tarafından verilen temyiz dilekçesi üzerine Sayıştay Temyiz Kurulu’nun 30.09.2020 tarih ve 42264 tutanak sayılı, harcama yetkilisi ... tarafından verilen temyiz dilekçesi üzerine Sayıştay Temyiz Kurulu’nun 30.09.2020 tarih ve 48265 tutanak sayılı ve harcama yetkilisi ... tarafından verilen temyiz dilekçesi üzerine Sayıştay Temyiz Kurulu 'nıın 30.09.2020 tarih ve 48281 tutanak sayılı kararında ise; 30.09.2020 tarih ve 48253 tutanak sayılı karar ile bozma kararı verildiğinden yapılacak işlem olmadığına, ancak aynı mahiyette olduğundan dosyaların birleştirilerek Dairesine tevdiine karar verildiği,
19 Ocak 2023 tarih 358 İlam Sayılı Sayıştay Başkanlığı ilamına göre ise; ‘...6085 sayılı kanunun 55. Maddesinin 8. Fıkrası gereğince 30.05.2019 tarih ve 183 sayılı ilamın 12. Maddesiyle verilen tazmin hükmünde ısrar edilmesine ve açıklanan nedenlerle ... ... Belediyesi tarafından Yazı İşleri Müdürlüğü bünyesinde bulunan Evlendirme Dairesi nezdinde nikah akdi yapılan bazı kişilerden nikah ve salon ücreti alınmaması sonucunda oluşan ve ayrıntılı hesabı gösterilen kamu zararı tablosunda gösterilen toplam ... bin TL kamu zararının müştereken ve müteselsilen işleyecek faizleri ile birlikte ödettirilmesine, anılan kanunun 55. Maddesi gereğince 60 gün içerisinde Sayıştay Temyiz Kurulu nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere....’ karar verildiği,
Nihayetinde; Sayıştay Temyiz Kurulu Başkanlığının 06.03.2024 tarih, 53470 Dosya Nolu Sayıştay Temyiz Kurulu İlamında; ... ... Belediyesi 2017 yılı hesabının Sayıştay 5. Dairesince yargılanması sonucunda çıkarılan 183-358 sayılı ilamın 8. Maddesi hükmüne karşı üst yönetici sıfatı ile müvekkil adına yaptığımız itirazlarımız neticesinde, Yazı İşleri Müdürlüğü bünyesinde bulunan Evlendirme Dairesi nezdinde nikah akdi yapılan bazı kişilerden nikah ve salon ücreti alınmaması sonucunda oluşan ... TL kamu zararının tazminine hüküm edilmesi üzerine; Sayıştay Temyiz Kurulu Başkanlığı tarafından 27.06.2024 tarihinde tarafımıza tebliğ edilen 06.03.2024/183-358 Sayılı Ek İlam (8. Madde) tazmin hükmü aşağıda detaylıca aktaracağımız usul ve yasalara aykırı olduğundan Sayıştay Temyiz Kuruluna Karar Düzeltilmesi Yasa Yoluna başvurma gereğinin hasıl olduğu,
Şöyle ki;
1- Kamu zararına sebebiyet verildiği gerekçesi ile 183-358 Sayılı Ek İlam (8. Madde)de yer alan nikâh akdi yapılan bazı kişilerden yeterli kriterleri taşımadığı halde nikâh ve salon ücreti alınmaması konusunda; müvekkilin hiçbir hukuksuz talimatının olmadığı, Ayrıca, müvekkilin, makamının da getirdiği yoğun mesai temposu dolayısıyla tek tek Belediyecilik ile ilgili tüm kanun maddelerini ve onların yürütme aşamasını incelemek ve takip etmekle değil, belediyecilik ile ilgili bahsi geçen tüm konuların, kamuya en yararlı olacak şekilde işleve geçmesi ile mükellef olduğu,
En üst ita amir olarak müvekkilin ... Belediyesi ilgili müdürlüklerince yürütülen tüm dosyaları tek tek incelemek veya takip etmek gibi bir zamanı olmadığı gibi, ... Belediyesi İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürlüğü 17.03.2016 Tarih Ve 26532899-010.04-980986/874 Sayılı İmza Yetkileri Devri (Ek-) Yönergesi ile de Belediyedeki yetki dağılımının açıkça ortada olduğu,
Belediye Meclisince Gündeme alınacak yazıları en üst ita amirinin imzaladığı, lâkin; bu Karar Bozma Talebi Yasa Yoluna başvuru sebebimiz aslında; ‘’eksik evraka rağmen indirim yapılması ve ücretsiz nikâh akdi” konusu olduğu ve bu hukuksuz uygulamaya dair müvekkilin bilgisi ve talimatı olmadığı gibi en üst ita amir olarak da isminin geçmesinin, hukuk kurallarına aykırı olduğu,
Buradaki sualin, sadece yürütmeyi gerçekleştiren ve imzası bulunan ilgili başkan yardımcıları ..., ..., ... ve aynı zamanda yazılı olarak ya da şerh düşmek kaydı ile uyarmayan yazı işleri müdürü ... ve ilgili diğer tüm Yazı İşleri Müdürlüğü’ne bağlı evlendirme dairesi başkanlığı personellerini kapsadığı, Dolayısı ile hatalı uygulamanın yürütme işlemini fiilen yerine getiren bu şahısların ilgili ilam hükmüne bizatihi tek başına muhatap olması gerektiği,
İlama konu eylem yönünden hiçbir dahli, bilgisi, talimatı olmayan müvekkil belediye başkanı ... için, bir belediye başkanının nelerden sorumlu tutulamayacağına dair emsal olması bakımından; aşağıdaki ... BAM 13. Ceza Dairesinin 2021/574 k. Sayılı kararının emsal olarak kayda geçmesinin talepleri olduğu, söz konusu kararın kesinleştiği,
2022 yılında müvekkilin ‘imar kirliliğine neden olmak’ suçundan yargılandığı başka bir davada ... Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza dairesi 2021/970 e. 2022/574 k. Sayılı dava neticesinde; "...ancak binanın sahiplerinin hazırlayacakları tadilat projesiyle başvurmaları halinde binanın ruhsatlı hale gelebileceği, imar barışı kapsamında kalması ve riskli bina olması nedeniyle manevi unsurun imar müdürü yönünden mahkemece değerlendirilmesi gerektiği, belediye başkanı yönünden ise, ast amirlerinin verdikleri bilgiler doğrultusunda hareket ettikleri, ... ilçesi gibi görev alanı büyük bir belediyede, belediye başkanının bina bazında denetim yapamayacakları dikkate alınarak kusurunun bulunmadığının belirtildiği, bu tespitler ışığında, sanığın görev süresi içerisinde imar işlerine ilişkin yetkisini devretmiş olması, bu dönem zarfında ruhsata aykırı binanın yıkım işlemleri için yazışmalar yapılıp hatta yıkım için gidilmiş olması, ancak riskli yapılara ilişkin mevzuat uyarınca işlemin gerçekleştirilememesi ve dosya içerisinde bulunan bilirkişi raporu dikkate alındığında, sanık hakkında atılı suçtan beraat kararı verilmesi yerine mahkûmiyet hükmü kurulması, usul ve e4y4e4 aykırı olduğundan, sanık müdafiinin istinaf talepleri bu yönüyle yerinde görülmekle, cmk’nın 289/1 ve 280/1-e maddeleri uyarınca hükmün bozulmasına...” Kararı ile yerel mahkemenin kararının bozulduğu, ...’ın söz konusu dosyada yeniden verilen karar ile beraat ettiği ve bu kararın kesinleştiği,
İş bu emsal kararda görüleceği gibi; Belediye Başkanı’nın sorumluluğu yönünden değerlendirmede imza yetkilerini devretmesi, ast amirlerin verdiği bilgiler doğrultusunda karar alınmış olması hususlarının Belediye Başkanı yönünden BERAAT gerekçesi yapıldığı,
2- Tüm bunların dışında;
2464 Sayılı Belediyeler Kanununun 97.maddesinde “Belediyeler bu Kanunda harç veya katılma payı konusu yapılmayan ve ilgililerin isteğine bağlı olarak ifa edecekleri her türlü hizmet (...) (1) için belediye meclislerince düzenlenecek tarifelere göre ücret almaya yetkilidir. Belediye'ye tekel olarak verilmiş işler kendi özel hükümlerine tabidir.” Hükmünün yer aldığı,
Keza; 5393 Sayılı Belediye Kanunu’nun 18/f maddesinde “Kanunlarda vergi, resim, harç ve katılma payı konusu yapılmayan ve ilgililerin isteğine bağlı hizmetler için uygulanacak ücret tarifesini belirlemek.” hükümlerinin yer aldığı,
Bahsi geçen kanunlara göre ilgili Belediye Meclisi Kararının 14.10.2016 tarih, 2016/105 sayılı karar ile alındığı ve bahsi geçen kararda: belediye personeli veya 1. dereceden yakını, belediye meclis üyesi ve başkanlık makamı onayı ile ilçe sınırları dâhilinde ikamet eden ekonomik imkânsızlıklar nedeni ile mağdur olan vatandaşlardan ücret alınmayacağının oy birliği ile kabul edildiği,
3- Söz konusu ilamda ileri sürülen iddianın hukuki veya mali uygunluk alanının dışında tipik bir Yerindelik Denetimi kapsamında olduğu,
Belediye meclislerinin kararlarının, Kanunda belirtilen sınırlı vesayet denetimi kapsamına giren veya suç konusu oluşturan kararlara ilişkin hususlar dışında yargısal denetime tabi olup, bu yargısal denetimin idari yargı kolu içerisinde yerine getirilebildiği, Üstelik belediye meclislerinin kararlarına karşı yargısal yola başvurma hakkının karardan etkilenen gerçek ve tüzel kişilerin dışında sadece belediye başkanlarına ve mülki idari amirlere (5393 sayılı belediye Kanunu’nun 23. Maddesi) tanınmış olup, başkaca bir kişi, makam veya organın belediye meclis kararları üzerinde denetim yetkisinin bulunmadığı,
"Meclis kararlarının kesinleşmesi;
MADDE 23. — Belediye başkanı, hukuka aykırı gördüğü meclis kararlarını, gerekçesini de belirterek yeniden görüşülmek üzere beş gün içinde meclise iade edebilir.
Yeniden görüşülmesi istenilmeyen kararlar ile yeniden görüşülmesi istenip de belediye meclisi üye tam sayısının salt çoğunluğuyla ısrar edilen kararlar kesinleşir.
Belediye başkanı, meclisin ısrarı ile kesinleşen kararlar aleyhine on gün içinde İdarî yargıya başvurabilir.
Kararlar kesinleştiği tarihten itibaren en geç yedi gün içinde mahallin en büyük mülkî idare amirine gönderilir. Mülkî idare amirine gönderilmeyen kararlar yürürlüğe girmez.
Mülkî idare amiri hukuka aykırı gördüğü kararlar aleyhine İdarî yargıya başvurabilir.
Kesinleşen meclis kararlarının özetleri yedi gün içinde ııygun araçlarla halka duyurulur. ’ ’
4- Keza îlamın tazminine dair hüküm gerekçelerinde: ”...4736 Sayılı Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Ürettikleri Mal ve Hizmet Tarifeleri ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 1. Maddesinin 1. Fıkrasında Belediyelerin de içerisinde bulunduğu kamu kurum ve kuruluşlarınca üretilen mal ve hizmet bedellerinde işletmecilik gereği yapılması gereken ticari indirimler hariç herhangi bir kişi kuruma ücretsiz veya indirimli tarife uygulanamayacağı hüküm altına alınmıştır” ifadesi ile 14.10.2016 tarihli ve 2016/105 sayılı Belediye Meclis Kararı’nın 4736 sayılı Kanuna aykırı olduğunun iddia edildiği,
Ancak işaret edilen bu düzenleme içerisindeki ‘’işletmecilik gereği yapılması gereken ticari indirimler hariç” ifadesi dikkate alınmamakta veya kararın işletmecilik gereği olup olmadığı araştırılmaksızın hukuki ve mali denetimle ilgili olmayan bir hususta da yargıya varıldığı, ... Belediyesi’nin nikâh akdi yapılan bazı kişilerden nikâh ve salon ücreti alınmaması alınacak ücretlere ilişkin olarak öngörülmüş olan ‘istisnanın’ işletmecilik gereği olup olmadığı hususunun hukuki veya mali denetim değil tipik bir yerindelik denetimi olduğu; Sayıştay Denetiminin kapsamının da buna elverişli olmadığı,
Bu yerindelik denetiminin sadece ‘idari yargı kolu’ alanı içerisinde yapılabilecek bir denetim olduğu,
Yani;
Yerindelik denetiminin, en basit ifadesiyle, üst birimin, alt birimin eylem ve işlemlerinin “yerinde olup olmadığına” karar vermesi ve “kamu yararına” uygun olmadığına karar vermesi halinde, işlem veya eylemi değiştirmesi veya durdurması olduğu, Gelişmiş demokrasilerde, yerindelik denetimini idari makamların yaptığı, Çünkü bir işlem veya eylemin, kamu yararı açısından yerinde olup olmayacağına dair kararı, ancak idari makamların verebileceği, Yargı makamlarının ise, idarenin işlem ve eylemlerinin “hukukî denetimini” yaptığı,
Sayıştay Denetiminin Kapsamı;
https://www.sayistay.gov. tı7tr/?p=2&CategoryId=73 ‘dan alıntı ile;
‘ ’Anayasa ’nın 160 inci maddesine göre Sayıştay, merkezi yönetim bütçesi kapsamındaki kamu idareleri ile sosyal güvenlik kurulularının bütün gelir ve giderleri ile mallarını Türkiye Büyük Millet Meclisi adına denetlemek ve sorumluların hesap ve işlemlerini kesin hükme bağlamak ve kanunlarla verilen inceleme, denetleme ve hükme bağlama işlerini yapmakla görevlidir. Ayrıca mahalli idarelerin hesap ve işlemlerinin denetimi ve kesin hükme bağlanması da Sayıştay tarafından yapılır.
6085 sayılı Sayıştay Kanunu ’nda, Sayıştay ’ın görevleri şu şekilde sayıldığı:
Sayıştay;
1. Kamu idarelerinin mali faaliyet, karar ve işlemlerini hesap verme sorumluluğu çerçevesinde denetler ve sonuçları hakkında Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne doğru, yeterli, zamanlı bilgi ve raporlar sunar.
2. Genel yönetim kapsamındaki kamu idarelerinin; gelir, gider ve mallarına ilişkin hesap ve işlemlerinin kanunlara ve diğer hukuki düzenlemelere uygun olup olmadığını denetler, sorumluların hesap ve işlemlerinden kamu zararına yol açan hususları kesin hükme bağlar.
3. Genel uygunluk bildirimini Türkiye Büyük Millet Meclisine sunar.
4. Kanunlarla verilen inceleme, denetleme ve hükme bağlama işlerini yapar.
Anayasa ve 6085 sayılı Sayıştay Kanunu bağlamında Sayıştay’ın görevlerini üç ana başlıkta toplamanın mümkün olduğu: Denetim, Yargılama, Raporlama.
Denetim:
5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu ile Sayıştay tek dış denetim organı olarak belirlenmiştir. Sayıştay tarafından yapılan denetimin amacı;
1. Bütçe hakkının gereği olarak kamu idarelerinin faaliyet sonuçları hakkında Türkiye Büyük Millet Meclisine ve kamuoyuna güvenilir ve yeterli bilgi sunulması,
2. Kamu mali yönetiminin hukuka uygun olarak yürütülmesi ve kamu kaynaklarının korunması,
3. Kamu idarelerinin performansının değerlendirilmesi,
4. Hesap verme sorumluluğu ve mali saydamlığın yerleştirilmesi ve yaygınlaştırılmasıdır.
5. Denetim; kamu idarelerinin hesap, mali işlem ve faaliyetleri ile iç kontrol sistemlerinin incelenmesi ve kaynakların etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak kullanılmasının değerlendirilmesidir. SAYIŞTAY TARAFINDAN YERİNDELİK DENETİMİ YAPILAMAZ, İDARENİN TAKDİR YETKİSİNİ SINIRLAYACAK VE ORTADAN KALDIRACAK KARAR ALINAMAZ.
6. Denetim genel kabul görmüş uluslararası denetim standartlarına uygun olarak yürütülür.
7. Sayıştay ve denetçiler denetim faaliyetini bağımsız ve tarafsız olarak yürütür. Sayıştay’a denetim görevinin planlanması, programlanması ve yürütülmesinde talimat verilemez.
8. Denetimler, güncel denetim metodolojilerinin uygulanmasında gerekli özen gösterilerek gerçekleştirilir.
9. Denetim görevinin etkin bir biçimde yerine getirilmesi için Kurum mensuplarının teknik ve mesleki yeterlikleri geliştirilir.
10. Kalite güvencesinin sağlanması için, denetimin her aşaması denetim standartlarına, stratejik planlara, denetim programlarına ve mesleki etik kurallarına uygunluğu açısından sürekli gözden geçirilir. ”
5- KANUNLAR İHTİLAFI HALİ; ‘Temel Hukuk Kurallarına göre kanunlar ihtilafı halinde ‘özel kanuna’ itibar edilmesi gerektiği,
Belediye eliyle yürütülen hizmetler karşılığı alınacak ücretlerin, 2464 Sayılı Belediye Kanunu’nda da düzenlendiği, Belediye Gelirleri Kanunu’nun 97. Maddesinde ‘’Belediyeler bu kanunda harç veya katılma payı konusu yapılmayan ve ilgililerin isteğine bağlı olarak ifa edecekleri her türlü hizmet için Belediye Meclislerince düzenlenecek tarifelere göre ücret almaya yetkilidir...” denildiği, bu düzenleme içerisinde belediyelere verilmiş olan bu yetkinin hangi sınırlar içerisinde kullanılacağı ile ilgili bir sınırlama da bulunmadığı,
Bu durumda 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu ile 4736 saylı kanun arasında ‘kanunlar ihtilafı’ hali bulunduğu,
Temel Hukuk Kurallarına göre kanunlar ihtilafı halinde ‘özel kanuna’ itibar edilmesi gerektiği, 4736 Sayılı Kanun mal ve hizmet üretiminde uygulanacak esaslarla ilgili olarak bütün kamu kurumlarını ve idareleri kapsarken; yani, ‘genel’ nitelikli bir kanun iken 2464 Sayılı Kanunun Belediyelere ilişkin olmakla ‘özel’ nitelikli bir kanun olduğu, Bu itibarla 2464 Sayılı Kanun’da sınırlayıcı bir hüküm bulunmaması karşısında Belediye Meclisi’nin ücrete tabi bir hizmet nedeniyle belediye personelinden, onların 1. derece yakınlarından veya meclis üyelerinin yakınlarından vb. ücret alınmamasını öngörmüş olmasının kamu zararı niteliğinde sayılmamasının gerektiği,
Nikâh akdi için salon tahsisinin, anılan Kanun hükmü uyarınca “belediyelerce üretilen hizmet” olup olmadığının da ayrıca irdelenmesi gereken bir husus olduğu,
6- Tüm bunların dışında; Belediye meclislerinin almış olduğu kararların, merkezi hükümeti temsilcisi niteliğindeki Kaymakamlık Makamına tebliği ve onayından sonra yürürlüğe girdiği, bu kararı alan Belediye Meclis Üyeleri ile kararı onaylayan Belediye Başkanı hakkında kamu zararı oluşturduğu gerekçesi ile işlem yapılıp karar alınırken, aynı evrakta onayı olan ve zamanında bu karara itiraz etmeyen ... Kaymakamı ... hakkında hiçbir işlem yapılmamasının demokratik ve hukuki bir cevabı olmadığı ve kamu idarecileri arasındaki ‘aynı evraka imza atan ve tüm memurları kapsayan’ eşitlik ilkesine de aykırı olduğu,
“Madde 18 — Meclisin almış olduğu kararların tam metni, kararın kesinleştiği tarihten itibaren en geç yedi gün içinde belediye başkanı tarafından il merkezi belediyeler ile merkez ilçeye bağlı olan belediyelerde valiye, ilçe merkezi ve ilçeye bağlı belediyelerde kaymakama gönderilir ve uygun araçlarla halka duyurulur. Vali veya kaymakama gönderilmeyen kararlar yürürlüğe girmez.
Meclis kararları iki suret olarak mülki idare amirliğine gönderilir. (Mülga cümle:RG- 27/11/2014-29188) (...)
Valilik, kaymakamlık ve büyiikşehir belediye başkanlığınca, teslim alınan kararın son sayfasına, karar tarihi, teslim alındığı tarih ve kayıt numarası yazıldıktan sonra kararın bir sureti belediyeye iade edilir. Bu şekilde kayıtları tamamlanan karar teslim alan makam tarafından dosyasında saklanır. Bu kararları kaydetmek üzere ilgili idareler tarafından bir defter tutulur. ” denildiği,
Bu indirimin uygulanması kararında ilçenin en büyük ita amiri Kaymakam ...’m da imzalı onayının bulunduğu, Yani en önemli kıstas olan mülki idari amirinin onayı ile yürürlüğe girmiş bir uygulama olduğu,
... Belediye Meclisi’nin tüm kararlarının ilgili mülki idari amirin imzasından zaten geçmiş, süresi içerisinde ne ilgili mülki idari amir ne de başka bir kişi veya kurum tarafından yürürlüğe girmesine dair bir itiraz da yapılmadığı,
7- Ayrıca; Kamu kurum ve kuruluşlarının ürettikleri mal ve hizmetlerden yararlanmada ücretsiz veya indirimli tarife uygulaması yaklaşımına son veren 4736 Sayılı Kanun olduğu, Başbakanlığın 21.12.2001 tarih ve B.02.0KKG.0.10/101-247/5896 sayılı yazı ile Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına sunduğu bu Kanun’un teklif yazısında ve “Güçlü Ekonomiye Geçiş Programı” kapsamında bazı mali tedbirlerin alınması amacıyla hazırlanan bu Kanunda; Kanunun genel gerekçesi ile madde gerekçelerinde irdelenmeyen/açıklığa kavuşturulmayan “hizmet” ifadesinin muğlâk ve açıklamaya muhtaç olduğu, Sayıştayın da kamu zararına, bu Kanun’u dayanak alarak karar verdiği,
3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun “Hizmet” başlıklı 4. maddesi:
“1. Hizmet, teslim ve teslim sayılan haller ile mal ithalatı dışında kalan işlemlerdir. Bu işlemler; bir şeyi yapmak ve işlemek, meydana getirmek, imal etmek, onarmak, temizlemek, muhafaza etmek, hazırlamak, değerlendirmek, kiralamak, bir şeyi yapmamayı taahhüt etmek gibi, şekillerde ger çekleşebilir.2. Bir hizmetin karşılığının bir mal teslimi veya diğer bir hizmet olması halinde bunların her biri ayrı işlem olup, hizmet veya teslim hükümlerine göre ayrı ayrı vergilendirilirler. ” şeklinde tanımlandığı,
Görüldüğü üzere, “nikâh akdi için salon tahsisi” işleminin, söz konusu kanunda sıralanan “bir şeyi yapmak ve işlemek, meydana getirmek, imal etmek, onarmak, temizlemek, muhafaza
Etmek, hazırlamak, değerlendirmek, kiralamak, bir şeyi yapmamayı taahhüt etmek" hallerinden hiç birisinin kapsamına girmediği gibi, keza bu işlem, esasında, “mahalli müşterek nitelikteki bir ihtiyacın karşılanması” işlemi olduğu,
Yasal dayanağı da 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 14/a maddesi hükümleri olduğu, belediyelerin anılan madde ile yerine getirmek zorunda oldukları bu ödev için 07.11.1985 tarihli, 18921 sayılı resmi gazetede yayımlanan evlendirme yönetmeliği gereğince bir yer/salon ayırmak zorunda oldukları, Yönetmeliğin “tören yerleri” başlıklı 26. Maddesinde yer alan “evlenme törenlerinin ilgili makamlarca bu iş için tahsis edilmiş olan resmi salon veya yerlerde yapılması esastır’’ şeklinde bir düzenleme ile bu yükümlülüğün belediyeler için zorunlu kılındığı,
Öte yandan; nikâh aktinin, sosyo kültürel bir faaliyet olup; 5393 sayılı kanunun 60/n maddesi ile ‘sosyo kültürel, sanatsal ve bilimsel etkinlikler için yapılan giderlerin, “belediyenin giderleri” arasında sayıldığı,
Açıklanan mevzuat hükümleri ve hususlardan anlaşılacağı üzere, belediyelerinin nikâh akdi görevi çerçevesinde tesis ettiği idari işlemin; öncelikle 4736 sayılı kanunun 1. Maddesinde yazılı hizmet kapsamında olmadığından; ayrıca, yukarıda belirtilen, ilgili mevzuatına göre “mahalli müşterek” ihtiyacın belediye gideri olarak üstlenilmesi suretiyle karşılanan bir faaliyet kapsamında bulunduğundan;
5393 sayılı Belediye Kanunu 14 üncü maddesi bağlamında mahalli müşterek nitelikteki ihtiyacın kapsamında bir uygulama olduğu, neticede mezkûr madde hükmünde ifade edilen bir hizmet üretimi söz konusu olmadığından bir kamu zararı doğmasına sebebiyet verilmediği,
8- Kaldı ki; Belediyelerin, kendi bütçelerini yapan kurumlar olup belediye meclislerinin belediyenin faaliyet raporlarını ve bütçelerini düzenleyen ve onaylayan meclisler olduğu, o halde bu meclisleri kenti ilgilendiren veya kendi belediyesi içerisinde karar alamayacak kadar yetkisiz ve etkisiz hale getirmenin demokrasi anlayışındaki yerini tanımlamanın mümkün olmadığı,
Keza: 5393 Sayılı Belediye Kanunu’nun 59. Maddesinde Belediye Gelirleri detaylı tanımlandığı:
Belediyenin gelirleri:
Madde 59- Belediyenin gelirleri şunlardır:
a) Kanunlarla gösterilen belediye vergi, resim, harç ve katılma payları.
b) Genel bütçe vergi gelirlerinden ayrılan pay.
c) Genel ve özel bütçeli idarelerden yapılacak ödemeler.
d) Taşınır ve taşınmaz malların kira, satış ve başka suretle değerlendirilmesinden elde
edilecek gelirler.
e) Belediye meclisi tarafından belirlenecek tarifelere göre tahsil edilecek hizmet karşılığı ücretler.
f) Faiz ve ceza gelirleri.
g) Bağışlar.
h) Her türlü girişim, iştirak ve faaliyetler karşılığı sağlanacak gelirler.
i) Diğer gelirler.
Büyükşehir belediyelerinde büyükşehir sınırları ve mücavir alanları içinde belediyelerince tahsil edilen emlak vergisi tutarının tamamı ilgili ilçe ve ilk kademe belediyeleri tarafından alınır.
Bunlardan büyükşehir belediyesine veya özel idareye ayrıca pay kesilmez.
Bu kanun hükmünden hareketle; 30.05.2019/183 sayılı ilam ile müvekkile tebliğ edilen ilamın 14. İlam sıra no.sunda yer alan ‘’… ... belediyesi tarafından nikah akdi yaptıran bazı kişilerden nikah ve salon ücreti alınmaması sonucunda ... tl kamu zararına sebebiyet verildiği” gerekçesi ile tazmin olunan hükümde, müvekkilin 5393 sayılı kanunun 59. Maddesi gereği nikah ve salon gelirleri bu maddede anılan gelirler olmadığından bahisle ‘Belediye Başkanı olan müvekkilin söz konusu geliri takip hususunda bir sorumluluğu bulunmadığı’ gerekçe gösterilerek tazmin hükmünün, sadece kararı onaylayan ilgili meclis üyeleri ile ilgili başkan yardımcıları olarak düzeltildiği,
Lâkin; esasen aynı durumun mevzu bahis olduğu,
Yani; ortada alınmış bir meclis kararı bulunmakta ve bu meclis kararını usulüne göre uygulamayan ilgili yazı işleri müdürlüğü personeli, müdürü ve sorumlu başkan yardımcılarının bulunduğu,
En üst ita amir olarak müvekkilin alt birimlerde belediyenin rutin iş ve işleyişine dair gerçekleştirilen tüm evrakları, tüm iş ve işlemlerin mevzuata uygun gerçekleşip gerçekleşmediğini, şartları taşımayan şahıslar için de meclis kararınca alman aynı indirimin uygulanıp uygulanmadığını vb. işleri tek tek takip etmesinin beklenemeyeceği,
9- Üst yöneticinin bir meclis kararının uygulanması işlemi dolayısıyla bir emir verebileceği lâkin; emrin kanun ve mevzuat yönünden uygunluğu evrakını hazırlayan veya görevi fiilen yerine getiren tüm personeli de kaplaması gerektiği,
657Sayılı DMK’ya göre: Devlet memurlarının görev ve sorumlulukları:
Madde 11 - (Değişik: 12/5/1982 - 2670/4 md)
Devlet memurları kanun ve d iğe r m evzu atta belirtilen esaslara uymakla ve amirler
tarafından verilen görevleri yerine getirmekle yükümlü ve görevlerinin iyi ve doğru yürütülmesinden amirlerine karşı sorumludurlar.(2) (1) 2/7/2018 tarihli ve 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 182 nci maddesiyle bu maddenin birinci fıkrasında yer alan ", tüzük ve yönetmeliklerle” ibaresi "ve diğer mevzuatla" şeklinde ve ikinci fıkrasında yer alan ", tüzük ve yönetmeliklerde” ibaresi "ve diğer mevzuatta” şeklinde değiştirilmiş; üçüncü fıkrasına "kanunlara" ibaresinden sonra gelmek üzere "ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerine ” ibaresi eklenmiştir.
(2) 2/7/2018 tarihli ve 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 182 nci maddesiyle bu fıkrada yer alan ", tüzük ve yönetmeliklerde” ibaresi "ve diğer mevzuatta” şeklinde değiştirilmiştir.
Devlet memuru amirinden aldığı emri, Anayasa, kanun, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ve yönetmelik hükümlerine aykırı görürse, yerine getirmez ve bu aykırılığı o emri verene bildirir. Amir emrinde İsrar eder ve bu emrini yazı ile yenilerse, memur bu emri yapmağa mecburdur. Ancak emrin yerine getirilmesinden doğacak sorumluluk emri verene aittir. (1)
Konusu suç teşkil eden emir, hiçbir suretle yerine getirilmez; yerine getiren kimse sorumluluktan kurtulamaz.
Acele hallerde kamu düzeninin ve kamu güvenliğinin korunması için kanunla gösterilen istisnalar saklıdır ’ ’ hükümleri yer aldığı,
Tüm bu hatalı işlem uygulamaları dolayısı ile müvekkile bir kamu zimmeti en üst ita amir olması dolayısı ile çıkacaksa da bahsi geçen yazı işleri müdürlüğü ilgili başkan yardımcısı, müdürü ve personeli de dahil tüm ilgililere hatalı işlem gerçekleştirmek ve üst ita amiri ne yazılı ne sözlü tek bir gün bile uyarmamış olmaları dolayısı ile aynı oranda sorumluluk yüklenmesi gerektiği, böylece ileri süreçte doğabilecek kamu zararının önüne geçilebileceği,
EMSAL 1
SAYIŞTAY KARARI:
‘ ’Kamu İdaresi Türü: Belediyeler ve Bağlı İdareler
Yılı: 2015
Dairesi: 5
Karar No: 239
İlam: No
Tutanak Tarihi: 09.03.2017
Kararın Konusu: Çeşitli Konuları İlgilendiren Kararlar
Nikâh ve salon ücreti
Belediye Yazı İşleri Müdürlüğü bünyesinde bulunan Evlendirme Dairesinde nikah akdi yaptıran bazı kişilerden nikah ve salon ücretlerinin eksik tahsil edilmesi neticesinde. .....TL kamu zararına sebebiyet verildiği hususu ile ilgili olarak,
5393 sayılı Belediye Kanunu ’nıın “Meclisin Görev ve Yetkileri” başlıklı 18 inci maddesinin (f) bendinde “Kanunlarda vergi, resim, harç ve katılma payı konusu yapılmayan ve ilgililerin isteğine bağlı hizmetler için uygulanacak ücret tarifesini belirlemek” Belediye Meclislerinin görev ve yetkileri arasında sayılmıştır. Belediyeler tarafından gerçekleştirilen nikah işlemleri, mezkur hükme paralel olarak vergi, resim, harç ve katılma payı konusu olmayan ve ilgililerin (Evlenmek isteyen kişilerin) isteğine bağlı bir hizmeti ifade etmektedir. Dolayısıyla söz konusu hizmete ilişkin ücret tarifesini belirleme yetkisi Belediye Meclisinde olup, bu hizmetler için belli oranlarda indirim uygulanması da Belediye Meclisinin takdir hakkı dahilindedir.
Bu itibarla, Belediye Yazı İşleri Müdürlüğü bünyesinde bulunan Evlendirme Dairesinde nikah akdi yaptıran bazı kişilerden nikah ve salon ücretlerinin Belediye Meclisi kararı uyarınca eksik tahsil edilmesi hususunda kamu zararı oluşmayan TL ile ilgili
olarak ilişilecek husus bulunmadığına,
Üye ve Üye ’ıın “2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanununun “Ücrete Tabi İşler"
başlıklı 97 nci maddesinde; “Belediyeler bu Kanunda harç veya katılma payı konusu yapılmayan ve ilgililerin isteğine bağlı olarak ifa edecekleri her türlü hizmet için belediye meclislerince düzenlenecek tarifelere göre ücret almaya yetkilidir. Belediye'ye tekel olarak verilmiş işler kendi özel hükümlerine tabidir” hükümlerine yer verilmiştir. Bu madde hükmü ile Belediye Meclislerine evlenme merasimi gibi isteğe "bağlı olarak ifa edecekleri hizmetler için tarife düzenleme yetkisi verilmekle birlikte, 4736 sayılı Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Ürettikleri Mal ve Hizmet Tarifeleri ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun’un 1 inci maddesinin (1) inci fıkrasında yer alan; “Genel bütçeye dahil daireler ile katma bütçeli idareler, bunlara bağlı döner sermayeli kuruluşlar, kanunla kurulan fonlar, kefalet sandıkları, sosyal güvenlik kuruluşları, genel ve katma bütçelerin transfer tertiplerinden yardım alan kuruluşlar, kamu iktisadi teşebbüsleri ve bağlı ortaklıkları ile müesseseleri, il özel idareleri ve belediyeler ile bunların kurdukları birlik, müessese ve işletmeler, özel bütçeli kuruluşlar, özelleştirme işlemleri tamamlanıncaya kadar, 24.11.1994 tarihli ve 4046 sayılı Kanuna tâbi kuruluşlar ve özel hukuk hükümlerine tâbi, kamunun çoğunluk hissesine sahip olduğu kuruluşlar, kamu banka ve kuruluşları ile bunlara bağlı iş yerleri ve diğer kamu kurum ve kuruluşlarınca üretilen mal ve hizmet bedellerinde işletmecilik gereği yapılması gereken ticarî indirimler hariç herhangi bir kişi veya kuruma ücretsiz veya indirimli tarife uygulanmaz” hükümleri ile bu yetki sınırlandırılmıştır. Aynı maddede “Bakanlar Kurulu birinci fıkra hükmünden mııaf tutulacak kişi veya kurumlan tespit etmeye yetkilidir” denilmek suretiyle mezkur hizmetler ile ilgili muafiyetlerin Bakanlar Kurulu tarafından belirleneceği hüküm altına alınmıştır. Bu itibarla, Belediye Meclisinin almış olduğu Belediye Personeli ve bunların birinci derece yakınları için nikah ve salon ücretlerinde % 50 indirim uygulanmasına ilişkin karar mevzuata aykırı olduğundan, iddia edilen kamu zararının sorumlulara ödettirilmesine karar verilmesi gerekir ” yönündeki ayrışık görüşlerine karşı,
İş bıı ilamın tebliğ tarihinden itibaren 6085 sayılı Sayıştay Kanununun 55 inci maddesi gereğince altmış gün içerisinde Sayıştay Temyiz Kurulu nezdinde temyiz yolu ve 56 ncı maddesi gereğince beş yıl içinde Sayıştay Daireleri nezdinde yargılamanın iadesi yolu açık olmak üzere oyçokluğuyla karar verildi.
NETİCE İTİBARIYLA;
Yukarıdaki kanun maddelerinde ve Emsal Sayıştay Kararından da açıkça anlaşılacağı gibi ... Belediye Meclisi’nin bahsi geçen ücret tarifesi uygulamasının hukuka uygun olduğu ve kamu yararı düşünülerek tüm meclis üyelerinin oy birliği ile kabulü, müvekkilin ve ... İlçe Kaymakamı’ım da onayı ile yürürlüğe girdiği,
Lakin, müvekkil adına bahsi geçen meclis kararının uygulanması esnasında; uygulama yetkilisi üst ita amiri ilgili başkan yardımcıları veya meclis üyeleri veya müdür veya ilgili personel tarafından, uygulamanın gereği yerine getirilmeksizin ‘eksik belge’ ile başvuruların kabul edilmiş olunduğu, ve başvuru evrakının arkasına da derkenar imzalarını atarak onaylamış oldukları ve eksik belge ile başvurunun işleme alınmasına vesile olduklarının bu Sayıştay bulguları ve zimmet sorgusu esnasında öğrenildiği,
Bahsi geçen konuya dair uygulaması yanlış gerçekleştirilen ücret tarifesinin uygulanış yöntemine dair müvekkilin herhangi bir bilgisi veya dahli olmadığı gibi tek bir hukuksuz talimatının da bulunmadığı,
Bu hususun aslında; ‘eksik evraka rağmen indirim yapılması veya ücretsiz nikâh akdi’ konusu olduğu ve bu hukuksuz uygulamaya dair müvekkilin bilgisi ve talimatı olmadığı gibi, en üst ita amir olarak da isminin geçmesinin hukuk kurallarına aykırı olduğu,
Buradaki husus sadece yürütmeyi gerçekleştiren ve imzası bulunan ilgili başkan yardımcıları ..., ..., ...’i ve onların bu usulsüz uygulamalarını dikkate almayan, aynı zamanda uyarmayan yazı işleri müdürü ...’ı ve ilgili evlendirme dairesi başkanlığı tüm personelini kapsamakta iken, müvekkilin haberdar dahi olmadığı bir konuya dair savunma yapmasının, hem kamu etiğine hem de hukuk kurallarına aykırı olduğu,
Müvekkilin meclis kararı alınan ücret tarifesinin uygulanması noktasında hukuksuz tek bir talimatı olmadığı gibi usulen de kabul edilemeyen bu uygulama hakkında bilgisi ve dahli olmadığı,
Yukarıda beyan edilen mevzuat, Belediyeler kendi bütçelerini kendileri belirleyen ve bu anlamda da yürütme yetkisine sahip özerk kuramlar olduğundan, kaldı ki bahsi geçen uygulama kamu zararı değil kamu barışı ve verimliliği için tüm personel adına alınmış ve evrensel çalışma kurallarına ve insan hakları ile uluslararası sözleşmelere uygun, ‘’yerindelik denetimi” kapsamında sadece ‘idari yargı kolu’ alanı içerisinde yapılabilecek bir denetimi de kapsadığından,
Bahsi geçen İlamda yer alan tazmin dolayısıyla; yukarıda aktarılan mevzuat hükümleri, yapılan tespit ve açıklamaların bir arada değerlendirilmesi ve EMSAL kararın da incelenmesi halinde, resen dikkate alınacak nedenlerle, tazmini gerektirecek herhangi bir kamu zararının meydan gelmediği, keza; müvekkilin Meclis Kararı alınan ücret tarifesinin uygulanması noktasında hukuksuz tek bir talimatı olmadığı gibi usulen de kabul edilemeyen bu uygulama hakkında bilgisi ve dahli olmaması dolayısıyla, aynı zamanda alınan Meclis Kararına dair işleyiş süreci ile bağlantılı hiç bir sorumluluğunun bulunmadığı da açık olup, müvekkil hakkında verilen tazmin hükmünün Karar Düzeltilmesi Yasa Yolu ile kaldırılmasının saygı ile arz ve talep edildiği,
TEMYİZİN YASAL DAYANAKLARI:
• ... Belediyesi İnsan Kaynakları Ve Eğitim Müdürlüğü 17.03.2016 Tarih Ve 26532899-010.04-980986/874 Sayılı İmza Yetkileri Devri
• 5393 Sayılı Belediyecilik Kanunu
• 2464 Sayılı Belediye Gelirleri Kanunu
DELİLLER:
• Tüm savunmalarımız ile eklerde Başkanlığınıza sunmuş olduğum sair deliller
• ... Belediyesi İnsan Kaynakları Ve Eğitim Müdürlüğü 17.03.2016 Tarih Ve 26532899-010.04-980986/874 Sayılı İmza Yetkileri Devri
• … Bam 13. Ceza Dairesinin 2021/574 K. Sayılı Kararı
NETİCE VE TALEP:
‘Eksik evraka rağmen indirim yapılması veya ücretsiz nikâh akdi’ konusuna dair bu hukuksuz uygulama hakkında müvekkilin bilgisi ve talimatı olmadığının göz ardı edilmeyerek en üst ita amir olarak isminin geçmesinin hukuk kurallarına aykırı olduğu, müvekkil hakkında verilen tazmin hükmünün, Karar Düzeltilmesi Yasa Yoluna başvurumuz neticesinde düzeltilerek kaldırılmasının saygı ile arz ve talep edildiği, belirtilmiştir.
Başsavcılık Mütalaası
Karar düzeltilmesine başvuran sorumlu için verilen Başsavcılık Mütalaasında özetle;
… ... Belediyesinin 2017 yılı hesabının 5 inci Dairece yargılanması sonucunda düzenlenen 19.01.2023 tarihli ve 358-183 No'lu ek ilamın 8 inci maddesiyle verilen tazmin hükmünü tasdik eden Sayıştay Temyiz Kurulunun 06.03.2024 tarih ve 56547 Tutanak No'lu Kararına karşı karar düzeltilmesi isteminde bulunan ... vekili Av. ...'ye ait ilgi yazı ekinde yer alan dilekçe incelenmiş olup, dilekçede ileri sürülen ve açıklanan hususların 358-183 No'lu ek ilamın 8 inci maddesinde ve Temyiz Kurlunun 56547 Tutanak No'lu Kararında karşılanmış bulunduğu,
Bu itibarla, karar düzeltilmesi talebinin reddine karar verilmesinin uygun olacağının değerlendirildiği, belirtilmiştir.
Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
358 sayılı Ek İlamın 8’inci maddesi ile, ... ... Belediyesi tarafından Yazı İşleri Müdürlüğü bünyesinde bulunan Evlendirme Dairesi nezdinde nikâh akdi yapılan bazı kişilerden nikah ve salon ücreti alınmaması sonucunda oluşan toplam ... TL kamu zararının, ; Üst Yönetici (Belediye Başkanı) ... ve Sorumlular (Belediye Başkan Yardımcısı) ..., (Belediye Başkan Yardımcısı) ... ile (Belediye Başkan Yardımcısı) ...’e ortaklaşa ve zincirleme ödettirilmesine karar verilmiştir. Söz konusu tazmin hükmü, Üst Yönetici (Belediye Başkanı) ... adına vekili Av. ...’ın temyiz başvurusu sonucu 06.03.2024 tarih ve 56547 Tutanak sayılı Temyiz Kurulu Kararının 2’inci maddesi ile esas ve sorumluluk yönleriyle hukuka uygun bulunarak tasdik edilmiştir.
Bu defa, Üst Yönetici (Belediye Başkanı) ... adına vekili Av. ... 53470 sayılı dosya ile karar düzeltilmesi kanun yoluna başvurmuştur.
Mevzuat:
5393 sayılı Belediye Kanunu’nun “Meclisin görev ve yetkileri” başlıklı 18’inci maddesi (f) bendinde; “Kanunlarda vergi, resim, harç ve katılma payı konusu yapılmayan ve ilgililerin isteğine bağlı hizmetler için uygulanacak ücret tarifesini belirlemek” belediye meclisinin görev ve yetkileri arasında sayılmaktadır.
2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu’nun “Ücrete Tabi İşler” başlıklı 97’nci maddesinde; “Belediyeler bu Kanunda harç veya katılma payı konusu yapılmayan ve ilgililerin isteğine bağlı olarak ifa edecekleri her türlü hizmet için belediye meclislerince düzenlenecek tarifelere göre ücret almaya yetkilidir. Belediye'ye tekel olarak verilmiş işler kendi özel hükümlerine tabidir” hükmü yer almaktadır.
4736 sayılı Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Ürettikleri Mal ve Hizmet Tarifeleri ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun’un 1’inci maddesinde ise, belediyelerin de içinde bulunduğu kamu kurum ve kuruluşlarınca üretilen mal ve hizmet bedellerinde işletmecilik gereği yapılan ticari indirimler hariç herhangi bir kişi veya kuruma ücretsiz veya indirimli tarife uygulanmayacağı hüküm altına alınmaktadır.
Esas yönünden inceleme
Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden, ... Belediye Meclisi tarafından nikâh akdi yaptıran kişilerden alınacak ücret tarifesine dair 14.10.2016 tarih ve 2016/105 sayılı Belediye Meclisi Kararının alındığı ve bu kararda belediye personeli veya birinci derece yakını ve Başkanlık onayı ile ilçe sınırları dâhilinde ikamet eden ekonomik imkânsızlıklar nedeni ile mağdur olan vatandaşlardan ücret alınmayacağının belirtildiği, ancak belediye başkan yardımcısı kararı ile uygun bulunan evraklardan görüldüğü üzere uygulamada, belediye meclisi kararında sayılanlar kapsamında olmadığı halde bazı kişilerden nikâh ücretinin alınmadığı veya indirim yapıldığı anlaşılmıştır. Yersiz indirim yapılan kişilerin içerisinde belediye meclisi üyelerinin 1’inci derece akrabaları, başka kamu kurumunda çalışanlar vb. kişilerin bulunduğu; ayrıca bahsedilen belgelerde, bu kişilerin ilçe sınırları dâhilinde ikamet eden ekonomik imkânsızlıklar nedeni ile mağdur olan vatandaşlardan olduğuna ilişkin Başkanlık olurunun da bulunmadığı görülmüştür. Bu sebeplerle, Meclis Kararı’na aykırı olarak işlemde bulunularak kamu zararına sebebiyet verilmiştir.
Dilekçede; 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun “Meclis kararlarının kesinleşmesi” başlıklı 23’ncü maddesine atıfta bulunularak, meclis kararlarının hukuka aykırılığı gerekçesiyle, karardan etkilenen gerçek ve tüzel kişilerin dışında sadece belediye başkanlarınca idari yargıya başvurabileceği, başkaca bir kişi, makam veya organın belediye meclis kararları üzerinde denetim yetkisinin bulunmadığı, dolayısıyla söz konusu ilamda ileri sürülen iddianın hukuki veya mali uygunluk alanının dışında, yerindelik denetimi kapsamında olduğu belirtilmiş olsa da; söz konusu İlam maddesi incelendiğinde; meclis kararının kendisinin değil, bu meclis kararına uygun yapılmayan işlemlerin hatalı olduğu hakkında karar verildiği, bu çerçevede ele alındığında yerindelik denetimi değil mevzuata uygunluk değerlendirmesi yapıldığı anlaşılmaktadır.
Dilekçede ayrıca: İlam maddesinde 4736 Sayılı Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Ürettikleri Mal ve Hizmet Tarifeleri ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun’un 1’inci maddesine dayanılarak hüküm verildiği, ilk olarak; “nikâh akdi için salon tahsisi” işleminin bu maddede geçen “hizmet” ifadesi kapsamına girmediği, dolayısıyla söz konusu hükmün bu işlemler için geçerli olmadığı, ikinci olarak ise; 4736 sayılı Kanun’un 1’inci maddesi ile 2464 Sayılı Belediye Gelirleri Kanunu’nun 97. Maddesinin ihtilaf halinde olduğu, ihtilaf halinde özel kanunun uygulanması gerektiği, dolayısıyla anılan 97’nci maddeye göre meclis kararı ile indirim yapılmasının mevzuata uygun olduğu belirtilmiş olsa da; İlam’da hatalı olduğu vurgulanan husus: meclis kararı ile 4736 sayılı yasanın 1’inci maddesine aykırı olarak indirim yapılması değil; meclis kararına aykırı gerçekleştirilen işlemlerdir. Bu sebeple, öne sürülen iddialarla, ilam maddesinde yer verilen gerekçenin ilgisi bulunmamaktadır.
Sorumluluk yönünden inceleme
Daire Kararında oluşan kamu zararından, Belediye Kanunu’nun 38’inci maddesi ile belediye gelirlerinin takip ve tahsil görevi verilen belediye başkanı ve evrakları onaylayan belediye Başkan yardımcıları sorumlu tutulmuştur.
Dilekçede; 09.10.2005 tarih ve 25961 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Belediye Meclisi Çalışma Yönetmeliği’nin 18’inci maddesine atıfta bulunularak, Belediye meclislerinin almış olduğu kararların, merkezi hükümeti temsilcisi niteliğindeki Kaymakamlık Makamına tebliği ve onayından sonra yürürlüğe girdiği, bu kararı alan Belediye Meclis Üyeleri ile kararı onaylayan Belediye Başkanı hakkında kamu zararı oluşturduğu gerekçesi ile işlem yapılıp karar alınırken, aynı evrakta onayı olan ve zamanında bu karara itiraz etmeyen ... Kaymakamı hakkında hiçbir işlem yapılmamasının demokratik ve hukuki bir cevabı olmadığı belirtilmiş olsa da; öncelikle karar düzeltilmesine konu İlam maddesi incelendiğinde Belediye Başkanının sorumlu tutulmasının nedeninin meclis kararını onaylaması olmadığı görülmüştür. Ayrıca atıf yapılan madde incelendiğinde; Vali veya kaymakama gönderilmeyen kararlar yürürlüğe girmeyeceği belirtilmiş olmakla birlikte, bu makamlar tarafından yapılacak onay veya kararın yürürlüğe girmesi için gerekecek başkaca bir işlemden bahsedilmemiştir. Dolayısıyla kaymakamlık makamının sorumlu olmasını gerektirecek bir neden görülmemiştir.
İlaveten Dilekçede; Belediye Başkanının indirimli veya hiç tahsil edilmeyen evlendirme ücreti tahsilatlarıyla ilgili bir dahlinin, bilgisinin ve hiçbir hukuksuz talimatının olmadığı, dolayısıyla sorumlu tutulmaması gerektiği belirtilmiştir. Oysa, Belediye Kanunu’nun 38’inci maddesinde; Belediyenin gelir ve alacaklarını takip ve tahsil etmek, Belediye Başkanının görevleri arasında sayılmıştır. Bu maddede Belediye başkanları için tesis edilen sorumluluk göz önüne alındığında; oluşan kamu zararından (Üst Yönetici) Belediye Başkanının sorumlu olduğu görülmektedir.
Bu itibarla, sorumlu tarafından ileri sürülen iddia ve itirazların; yukarıda açıklanan gerekçelerle karar düzeltilmesine esas Temyiz Kurulu Kararının düzeltilmesini icap ettirecek bir mahiyette olmadığı görüldüğünden; sorumluların karar düzeltilmesi itirazları reddedilerek, 358 sayılı Ek İlam’ın 8’inci maddesiyle verilen ... TL’lik tazmin hükmünü tasdik eden) 06.03.2024 tarih ve 56547 Tutanak sayılı Temyiz Kurulu Kararının 2’inci maddesinde KARAR DÜZELTİLMESİNE MAHAL OLMADIĞINA,
(Temyiz Kurulu Başkanı-3. Daire Başkanı … ile 4. Daire Başkanı …’ın karşı oyu ile) oy çokluğuyla,
Karar verildiği 17.12.2025 tarih ve 58695 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.
Karşı oy gerekçesi
Temyiz Kurulu Başkanı-3. Daire Başkanı … :
358 sayılı Ek İlam’ın 8’inci maddesinde, Evlendirme Dairesi nezdinde nikâh akdi yapılan bazı kişilerden, 14.10.2016 tarih ve 2016/105 sayılı Meclis Kararına aykırı olarak, nikah ve salon ücreti alınmaması sonucunda oluşan ... TL kamu zararının tazminine karar verilmiş ve bu zarardan Üst Yönetici Belediye Başkanı da sorumlu tutulmuştur.
Söz konusu tazmin hükmü, Üst Yönetici (Belediye Başkanı) ... vekili Av. ...’nün temyiz başvurusu sonucu, 06.03.2024 tarih ve 56547 Tutanak sayılı Temyiz Kurulu Kararının 2’inci maddesiyle tasdik edilmiştir.
Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerin incelenmesi neticesinde; ... Belediye Meclisi tarafından nikâh akdi yaptıran kişilerden alınacak ücret tarifesine dair Belediye Meclisinin 14.10.2016 tarih ve 2016/105 sayılı Kararıyla; belediye personeli veya birinci derece yakını ve Başkanlık onayı ile ilçe sınırları dâhilinde ikamet eden ekonomik imkânsızlıklar nedeni ile mağdur olan vatandaşlardan ücret alınmayacağına karar verildiği, ancak belediye başkan yardımcısı kararı ile uygun bulunan evraklar tetkikinde, nikah akdi yaptıran ancak belediye meclisi kararında sayılanlar kapsamında olmayan bazı kişilerden, nikâh ücretinin alınmadığı veya bu kişilere indirim yapıldığı, bu kişilerin, belediye meclisi üyelerinin 1’inci derece akrabaları, başka kamu kurumunda çalışanlar olduğu, ayrıca bahsedilen belgelerde, bu kişilerin ilçe sınırları dâhilinde ikamet eden ekonomik imkânsızlıklar nedeni ile mağdur olan vatandaşlardan olduğuna ilişkin Başkanlık olurunun da bulunmadığı, dolayısıyla Ek İlama konu işlemlerin, yukarıda tarih ve numarası gösterilen ve mevzuata aykırı olan Belediye Meclis Kararına istinaden yapılmış işlemlerden olmadığı, ancak konusunun gelir olması sebebiyle, oluşan kamu zararından Belediye Başkanının da sorumlu tutulduğu görülmüştür.
5393 sayılı Belediye Kanunu’nun, Belediye başkanı başlıklı 37’inci maddesinin birinci fıkrasında;
“Belediye başkanı, belediye idaresinin başı ve belediye tüzel kişiliğinin temsilcisidir. Belediye başkanı, ilgili kanunda gösterilen esas ve usullere göre seçilir.”
Belediye başkanının görev ve yetkileri başlıklı 38’inci maddesinin birinci fıkrasında;
“Belediye başkanının görev ve yetkileri şunlardır:
a) Belediye teşkilâtının en üst amiri olarak belediye teşkilâtını sevk ve idare etmek, belediyenin hak ve menfaatlerini korumak.
………..
c) Belediyeyi Devlet dairelerinde ve törenlerde, davacı veya davalı olarak da yargı yerlerinde temsil etmek veya vekil tayin etmek.
………..
e) Belediyenin taşınır ve taşınmaz mallarını idare etmek.
f) Belediyenin gelir ve alacaklarını takip ve tahsil etmek.
…………………
j) Belediye personelini atamak.
……………..
p) Kanunlarla belediyeye verilen ve belediye meclisi veya belediye encümeni kararını gerektirmeyen görevleri yapmak ve yetkileri kullanmak.
Belediye Teşkilatı başlıklı 48’inci maddesinde,
“Belediye teşkilâtı, norm kadroya uygun olarak yazı işleri, malî hizmetler, fen işleri ve zabıta birimlerinden oluşur.
Beldenin nüfusu, fizikî ve coğrafî yapısı, ekonomik, sosyal ve kültürel özellikleri ile gelişme potansiyeli dikkate alınarak, norm kadro ilke ve standartlarına uygun olarak gerektiğinde sağlık, itfaiye, imar, insan kaynakları, hukuk işleri ve ihtiyaca göre diğer birimler oluşturulabilir. Bu birimlerin kurulması, kaldırılması veya birleştirilmesi belediye meclisinin kararıyla olur.”
Hükümlerine yer verilmiştir.
Söz konusu düzenlemelere göre, belediye başkanı, belediye idaresinin başı ve belediye tüzel kişiliğinin temsilcisidir. Bu konumu dolayısıyla yine Kanunda belediye başkanına, Belediyeyi Devlet dairelerinde, törenlerde ve yargı yerlerinde temsil etmek veya kendisini bu yerlerde vekille temsil ettirmek yetkisi verilmiştir. Kanunun belediye başkanına verdiği yetkilerin bizzat başkan tarafından yerine getirilmesi fiilen mümkün değildir. Bu sebeple belediye başkanına, Kanunla kendisine verilen görevleri yerine getirmek ve yetkileri kullanmak üzere, belediyede memur, işçi ve sözleşmeli personel çalıştırmak yetkisi verilmiştir. Söz konusu bu personel, Kanunla belediyeyi temsil etmek görev ve yetkisi kapsamında belediye başkanına verilen görev ve yetkileri, belediye başkanı adına kullanmaktadır. Bu kapsamda belediye başkanı, Kanunda belediye başkanının görev ve yetkileri olarak sayılan belediyenin taşınır ve taşınmaz mallarını idare etmek, belediyenin gelir ve alacaklarını takip ve tahsil etmek, davacı veya davalı olarak da yargı yerlerinde temsil etmek gibi görev ve yetkilerini bu personel aracılığıyla yerine getirecektir. Ayrıca diğer kanunlarla belediye başkanına verilen ve başkanın fiilen yerine getiremediği görevler de yine bu personel aracılığıyla yerine getirilecektir. Örneğin; 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanununun Evlendirme yetkisi başlıklı 22’inci maddesinin ikinci fıkrasında, evlendirme memurluğu görevi, belediye bulunan yerlerde, belediye başkanına verilmiştir. Belediye başkanı bu yetkisini kimi durumlarda kendisi kullanabileceği gibi, bu işi kendisi adına ifa etmek üzere memurlara arasından görevlendirme de yapabilecektir. Bu gibi durumlarda, yani belediye adına belediye başkanına verilen ve belediye başkanı adına memur veya diğer personel tarafından yapılan işlerden kaynaklanan mevzuata aykırılıklar sebebiyle belediye başkanına sorumluluk yüklenebilmesi için, ortaya çıkan sonuç ile belediye başkanının bu sonucun ortaya çıkmasına fiili veya ihmali bir katkısının olup olmadığı, yani belediye başkanının bir fiilinin/ihmalinin olup olmadığı, varsa bu fiil/ihmal ile ortaya çıkan sonuç arasında uygun illiyet bağının bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır. Aksi davranış bizi; belediye avukatının kusuruyla kaybedilen davalardan, nikah memurunun mevzuata aykırı olarak yaptığı evlendirme işlemlerinden, belediye mühendisinin tekniğe aykırı kabulleri, belediye şoförünün yaptığı kaza ve belediye gelir ve alacaklarını mevzuata uygun takip ve tahsil etmekle görevlendirilen belediye personelinin, mevzuata uygun olmayan işlemleri sebebiyle oluşan kamu zararlarından, belediye başkanının sorumlu tutulması gibi bir sonuca götürür ki bu durum hukuken kabul edilemez.
Kaldı ki 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun Üst yöneticiler başlıklı 11’inci maddesinde; Belediye başkanı üst yönetici olarak kabul edilmiş, üst yöneticilerin, idarelerinin stratejik planları ve bütçelerinin kalkınma planına, yıllık programlara, kurumun stratejik plan ve performans hedefleri ile hizmet gereklerine uygun olarak hazırlanması ve uygulanmasından, sorumlulukları altındaki kaynakların etkili, ekonomik ve verimli şekilde elde edilmesi ve kullanımını sağlamaktan, kayıp ve kötüye kullanımının önlenmesinden, malî yönetim ve kontrol sisteminin işleyişinin gözetilmesi, izlenmesi ve kanunlar ile Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinde belirtilen görev ve sorumlulukların yerine getirilmesinden meclislerine karşı sorumlu oldukları ve bu sorumluluğun gereklerini harcama yetkilileri, malî hizmetler birimi ve iç denetçiler aracılığıyla yerine getirecekleri, hükme bağlanmıştır.
Aynı Kanunun, Malî hizmetler birimi başlıklı 60’ıncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde, ilgili mevzuatı çerçevesinde idare gelirlerini tahakkuk ettirmek, gelir ve alacaklarının takip ve tahsil işlemlerini yürütmek, (k) bendinde, malî kanunlarla ilgili diğer mevzuatın uygulanması konusunda üst yöneticiye ve harcama yetkililerine gerekli bilgileri sağlamak ve danışmanlık yapmak, (n) bendinde de malî konularda üst yönetici tarafından verilen diğer görevleri yapmak, mali hizmetler birimi tarafından yerine getirilecek görevlerden sayılmıştır.
Yukarıdaki mevzuat hükümleri birlikte değerlendirildiğinde; kural olarak, belediyenin gelir ve alacaklarını takip ve tahsil etmek, belediye başkanı adına mali hizmetler birimi personeline ait görevlerden olduğundan, nikah gelirlerinin tahsil edilmemesi sebebiyle oluşan kamu zararından, belediye başkanının sorumluluğu bulunmamaktadır.
Açıklanan gerekçelerle, 06.03.2024 tarih ve 56547 Tutanak sayılı Temyiz Kurulu Kararının 2’inci maddesiyle ilgili karar düzeltme talebinin kabulüyle, tazmin hükmünün sorumluluktan bozulmasına, yeni hüküm tesisi için, Dosyanın Dairesine Gönderilmesine, karar verilmesi gerekir.
4. Daire Başkanı … :
Dilekçede; Belediye Başkanının indirimli veya hiç tahsil edilmeyen evlendirme ücreti tahsilatlarıyla ilgili bir dahlinin, bilgisinin ve hiçbir hukuksuz talimatının olmadığı, dolayısıyla sorumlu tutulmaması gerektiği belirtilmiştir. İtirazın haklı olduğu düşünülmektedir: Belediye Kanunu’nun 38’inci maddesinde; Belediyenin gelir ve alacaklarını takip ve tahsil etmek, Belediye Başkanının görevleri arasında sayılmıştır. Bu maddede Belediye başkanları için tesis edilen sorumluluğun; ilgili kanunlarına göre tarh ve tahakkuk ettirilerek tahsil edilebilir hale gelmiş kamu gelir ve alacaklarının takip ve tahsil edilmesi olduğu değerlendirilmektedir. İlam konusu edilen işlemlerde ise ilişikli evrakları düzenleyen ve onaylayanlar tarafından sebebiyet verilen eksik tahakkuk söz konusu olduğu, diğer bir ifade ile mevzuata uygun bir şekilde tarh ve tahakkuk ettirilerek tahsil edilebilir hale gelmiş kamu gelir ve alacaklarının eksik takibi veya tahsilatının söz konusu olmadığı, dolayısıyla oluşan kamu zararından (Üst Yönetici) Belediye Başkanının sorumlu olmadığı düşünülmektedir.
Dolayısıyla, oluşan kamu zararında Belediye Başkanının sorumluluğu bulunmadığından, hükmün BOZULMASI gerekir.
358 sayılı Ek İlam’ın 8’inci maddesi ile, Yazı İşleri Müdürlüğü bünyesinde bulunan Evlendirme Dairesi nezdinde nikâh akdi yapılan bazı kişilerden, 14.10.2016 tarih ve 2016/105 sayılı Meclis Kararına aykırı olarak nikah ve salon ücreti alınmaması sonucunda oluşan ... TL kamu zararının; Üst Yönetici (Belediye Başkanı) ... ve Sorumlular (Belediye Başkan Yardımcısı) ..., (Belediye Başkan Yardımcısı) ... ile (Belediye Başkan Yardımcısı) ...’e ortaklaşa ve zincirleme ödettirilmesine karar verilmiştir.
Söz konusu tazmin hükmü, Üst Yönetici (Belediye Başkanı) ... adına vekili Av. ...’nün temyiz başvurusu sonucu 06.03.2024 tarih ve 56547 Tutanak sayılı Temyiz Kurulu Kararının 2’inci maddesi ile Tasdik edilmiştir.
Karar Düzeltilmesi Dilekçesi
Üst Yönetici (Belediye Başkanı) ... adına vekili Av. ... tarafından 53470 sayılı dosya kapsamında karar düzeltilmesi başvurusunda bulunulmuştur. Karar düzeltilmesi başvurusuna esas dilekçede özetle;
İSTEM: Sayıştay Karar Düzeltme taleplerinin kabulüyle, Sayıştay Temyiz Kurulu Başkanlığı’nın 06.03.2024 tarih, 53470 Dosya Nolu Sayıştay Temyiz Kurulu İlamında belirtilen miktarın faizleri ile birlikte tahsiline dair tazmin hükmünün tasdikine kararının düzeltilerek kaldırılması,
KARAR DÜZELTİLMESİ BAŞVURULARININ NEDENLERİ VE GEREKÇELERİNE DAİR AÇIKLAMALAR:
İlam Sıra No 12 ile ... Belediyesinin Yazı İşleri Müdürlüğü bünyesinde bulunan Evlendirme Dairesi nezdinde nikâh akdi yapılan bazı kişilerden ‘yeterli kriterleri taşımadığı halde’ nikâh ve salon ücreti alınmaması sonucunda ... TL kamu zararına sebebiyet verildiğinin tespit edildiği,
... ... Belediyesi 2017 yılı hesabı ile ilgili olarak düzenlenen yargılamaya esas rapora ilişkin Sayıştay 5. Daire Başkanlığınca 6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 49. Maddesi gereğince yapılan yargılaması sonucunda, yukarıda bahsi geçen 12 Sıra Nolu İlama binaen müvekkil adına yaptığımız savunmalarımız: "...kamu zararının ilgililerinden... müştereken ve müteselsilen; 6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 53. Maddesi gereği işleyecek faizleri ile birlikte ödettirilmesine, anılan kanunun 55. Maddesi uyarınca iş bu ilamın tebliğ tarihinden itibaren altmış gün içerisinde Sayıştay Temyiz Kurulu nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere oybirliği ile..." Sayıştay 5. Daire Başkanlığının 30.05.2019/183 İlam Nolu kararı ile reddedildiği,
Akabinde Sayıştay Temyiz Kurulu’nun 30.09.2020 tarih ve 48253 tutanak sayılı kararında; ‘Belediyelerin ekonomik durumu yetersiz vatandaşlardan nikah ücreti alınmamasında hukuka uyarlık bulunduğu, yapılan incelemede hiç ücret alınmayan veya indirim uygulanan kişilerin Belediye Meclis Kararı ’na uygun olup olmadığı hususunun İlamda belgeleriyle bir açıkça ortaya konmadığının görüldüğü, yapılan uygulamanın kamu zararı oluşturmadığı gerekçeleriyle tazmin hükmünün bozularak Dairesine tevdiine ’ karar verildiği,
Diğer yandan; harcama yetkilisi ... tarafından verilen temyiz dilekçesi üzerine Sayıştay Temyiz Kurulu’nun 30.09.2020 tarih ve 42264 tutanak sayılı, harcama yetkilisi ... tarafından verilen temyiz dilekçesi üzerine Sayıştay Temyiz Kurulu’nun 30.09.2020 tarih ve 48265 tutanak sayılı ve harcama yetkilisi ... tarafından verilen temyiz dilekçesi üzerine Sayıştay Temyiz Kurulu 'nıın 30.09.2020 tarih ve 48281 tutanak sayılı kararında ise; 30.09.2020 tarih ve 48253 tutanak sayılı karar ile bozma kararı verildiğinden yapılacak işlem olmadığına, ancak aynı mahiyette olduğundan dosyaların birleştirilerek Dairesine tevdiine karar verildiği,
19 Ocak 2023 tarih 358 İlam Sayılı Sayıştay Başkanlığı ilamına göre ise; ‘...6085 sayılı kanunun 55. Maddesinin 8. Fıkrası gereğince 30.05.2019 tarih ve 183 sayılı ilamın 12. Maddesiyle verilen tazmin hükmünde ısrar edilmesine ve açıklanan nedenlerle ... ... Belediyesi tarafından Yazı İşleri Müdürlüğü bünyesinde bulunan Evlendirme Dairesi nezdinde nikah akdi yapılan bazı kişilerden nikah ve salon ücreti alınmaması sonucunda oluşan ve ayrıntılı hesabı gösterilen kamu zararı tablosunda gösterilen toplam ... bin TL kamu zararının müştereken ve müteselsilen işleyecek faizleri ile birlikte ödettirilmesine, anılan kanunun 55. Maddesi gereğince 60 gün içerisinde Sayıştay Temyiz Kurulu nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere....’ karar verildiği,
Nihayetinde; Sayıştay Temyiz Kurulu Başkanlığının 06.03.2024 tarih, 53470 Dosya Nolu Sayıştay Temyiz Kurulu İlamında; ... ... Belediyesi 2017 yılı hesabının Sayıştay 5. Dairesince yargılanması sonucunda çıkarılan 183-358 sayılı ilamın 8. Maddesi hükmüne karşı üst yönetici sıfatı ile müvekkil adına yaptığımız itirazlarımız neticesinde, Yazı İşleri Müdürlüğü bünyesinde bulunan Evlendirme Dairesi nezdinde nikah akdi yapılan bazı kişilerden nikah ve salon ücreti alınmaması sonucunda oluşan ... TL kamu zararının tazminine hüküm edilmesi üzerine; Sayıştay Temyiz Kurulu Başkanlığı tarafından 27.06.2024 tarihinde tarafımıza tebliğ edilen 06.03.2024/183-358 Sayılı Ek İlam (8. Madde) tazmin hükmü aşağıda detaylıca aktaracağımız usul ve yasalara aykırı olduğundan Sayıştay Temyiz Kuruluna Karar Düzeltilmesi Yasa Yoluna başvurma gereğinin hasıl olduğu,
Şöyle ki;
1- Kamu zararına sebebiyet verildiği gerekçesi ile 183-358 Sayılı Ek İlam (8. Madde)de yer alan nikâh akdi yapılan bazı kişilerden yeterli kriterleri taşımadığı halde nikâh ve salon ücreti alınmaması konusunda; müvekkilin hiçbir hukuksuz talimatının olmadığı, Ayrıca, müvekkilin, makamının da getirdiği yoğun mesai temposu dolayısıyla tek tek Belediyecilik ile ilgili tüm kanun maddelerini ve onların yürütme aşamasını incelemek ve takip etmekle değil, belediyecilik ile ilgili bahsi geçen tüm konuların, kamuya en yararlı olacak şekilde işleve geçmesi ile mükellef olduğu,
En üst ita amir olarak müvekkilin ... Belediyesi ilgili müdürlüklerince yürütülen tüm dosyaları tek tek incelemek veya takip etmek gibi bir zamanı olmadığı gibi, ... Belediyesi İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürlüğü 17.03.2016 Tarih Ve 26532899-010.04-980986/874 Sayılı İmza Yetkileri Devri (Ek-) Yönergesi ile de Belediyedeki yetki dağılımının açıkça ortada olduğu,
Belediye Meclisince Gündeme alınacak yazıları en üst ita amirinin imzaladığı, lâkin; bu Karar Bozma Talebi Yasa Yoluna başvuru sebebimiz aslında; ‘’eksik evraka rağmen indirim yapılması ve ücretsiz nikâh akdi” konusu olduğu ve bu hukuksuz uygulamaya dair müvekkilin bilgisi ve talimatı olmadığı gibi en üst ita amir olarak da isminin geçmesinin, hukuk kurallarına aykırı olduğu,
Buradaki sualin, sadece yürütmeyi gerçekleştiren ve imzası bulunan ilgili başkan yardımcıları ..., ..., ... ve aynı zamanda yazılı olarak ya da şerh düşmek kaydı ile uyarmayan yazı işleri müdürü ... ve ilgili diğer tüm Yazı İşleri Müdürlüğü’ne bağlı evlendirme dairesi başkanlığı personellerini kapsadığı, Dolayısı ile hatalı uygulamanın yürütme işlemini fiilen yerine getiren bu şahısların ilgili ilam hükmüne bizatihi tek başına muhatap olması gerektiği,
İlama konu eylem yönünden hiçbir dahli, bilgisi, talimatı olmayan müvekkil belediye başkanı ... için, bir belediye başkanının nelerden sorumlu tutulamayacağına dair emsal olması bakımından; aşağıdaki ... BAM 13. Ceza Dairesinin 2021/574 k. Sayılı kararının emsal olarak kayda geçmesinin talepleri olduğu, söz konusu kararın kesinleştiği,
2022 yılında müvekkilin ‘imar kirliliğine neden olmak’ suçundan yargılandığı başka bir davada ... Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza dairesi 2021/970 e. 2022/574 k. Sayılı dava neticesinde; "...ancak binanın sahiplerinin hazırlayacakları tadilat projesiyle başvurmaları halinde binanın ruhsatlı hale gelebileceği, imar barışı kapsamında kalması ve riskli bina olması nedeniyle manevi unsurun imar müdürü yönünden mahkemece değerlendirilmesi gerektiği, belediye başkanı yönünden ise, ast amirlerinin verdikleri bilgiler doğrultusunda hareket ettikleri, ... ilçesi gibi görev alanı büyük bir belediyede, belediye başkanının bina bazında denetim yapamayacakları dikkate alınarak kusurunun bulunmadığının belirtildiği, bu tespitler ışığında, sanığın görev süresi içerisinde imar işlerine ilişkin yetkisini devretmiş olması, bu dönem zarfında ruhsata aykırı binanın yıkım işlemleri için yazışmalar yapılıp hatta yıkım için gidilmiş olması, ancak riskli yapılara ilişkin mevzuat uyarınca işlemin gerçekleştirilememesi ve dosya içerisinde bulunan bilirkişi raporu dikkate alındığında, sanık hakkında atılı suçtan beraat kararı verilmesi yerine mahkûmiyet hükmü kurulması, usul ve e4y4e4 aykırı olduğundan, sanık müdafiinin istinaf talepleri bu yönüyle yerinde görülmekle, cmk’nın 289/1 ve 280/1-e maddeleri uyarınca hükmün bozulmasına...” Kararı ile yerel mahkemenin kararının bozulduğu, ...’ın söz konusu dosyada yeniden verilen karar ile beraat ettiği ve bu kararın kesinleştiği,
İş bu emsal kararda görüleceği gibi; Belediye Başkanı’nın sorumluluğu yönünden değerlendirmede imza yetkilerini devretmesi, ast amirlerin verdiği bilgiler doğrultusunda karar alınmış olması hususlarının Belediye Başkanı yönünden BERAAT gerekçesi yapıldığı,
2- Tüm bunların dışında;
2464 Sayılı Belediyeler Kanununun 97.maddesinde “Belediyeler bu Kanunda harç veya katılma payı konusu yapılmayan ve ilgililerin isteğine bağlı olarak ifa edecekleri her türlü hizmet (...) (1) için belediye meclislerince düzenlenecek tarifelere göre ücret almaya yetkilidir. Belediye'ye tekel olarak verilmiş işler kendi özel hükümlerine tabidir.” Hükmünün yer aldığı,
Keza; 5393 Sayılı Belediye Kanunu’nun 18/f maddesinde “Kanunlarda vergi, resim, harç ve katılma payı konusu yapılmayan ve ilgililerin isteğine bağlı hizmetler için uygulanacak ücret tarifesini belirlemek.” hükümlerinin yer aldığı,
Bahsi geçen kanunlara göre ilgili Belediye Meclisi Kararının 14.10.2016 tarih, 2016/105 sayılı karar ile alındığı ve bahsi geçen kararda: belediye personeli veya 1. dereceden yakını, belediye meclis üyesi ve başkanlık makamı onayı ile ilçe sınırları dâhilinde ikamet eden ekonomik imkânsızlıklar nedeni ile mağdur olan vatandaşlardan ücret alınmayacağının oy birliği ile kabul edildiği,
3- Söz konusu ilamda ileri sürülen iddianın hukuki veya mali uygunluk alanının dışında tipik bir Yerindelik Denetimi kapsamında olduğu,
Belediye meclislerinin kararlarının, Kanunda belirtilen sınırlı vesayet denetimi kapsamına giren veya suç konusu oluşturan kararlara ilişkin hususlar dışında yargısal denetime tabi olup, bu yargısal denetimin idari yargı kolu içerisinde yerine getirilebildiği, Üstelik belediye meclislerinin kararlarına karşı yargısal yola başvurma hakkının karardan etkilenen gerçek ve tüzel kişilerin dışında sadece belediye başkanlarına ve mülki idari amirlere (5393 sayılı belediye Kanunu’nun 23. Maddesi) tanınmış olup, başkaca bir kişi, makam veya organın belediye meclis kararları üzerinde denetim yetkisinin bulunmadığı,
"Meclis kararlarının kesinleşmesi;
MADDE 23. — Belediye başkanı, hukuka aykırı gördüğü meclis kararlarını, gerekçesini de belirterek yeniden görüşülmek üzere beş gün içinde meclise iade edebilir.
Yeniden görüşülmesi istenilmeyen kararlar ile yeniden görüşülmesi istenip de belediye meclisi üye tam sayısının salt çoğunluğuyla ısrar edilen kararlar kesinleşir.
Belediye başkanı, meclisin ısrarı ile kesinleşen kararlar aleyhine on gün içinde İdarî yargıya başvurabilir.
Kararlar kesinleştiği tarihten itibaren en geç yedi gün içinde mahallin en büyük mülkî idare amirine gönderilir. Mülkî idare amirine gönderilmeyen kararlar yürürlüğe girmez.
Mülkî idare amiri hukuka aykırı gördüğü kararlar aleyhine İdarî yargıya başvurabilir.
Kesinleşen meclis kararlarının özetleri yedi gün içinde ııygun araçlarla halka duyurulur. ’ ’
4- Keza îlamın tazminine dair hüküm gerekçelerinde: ”...4736 Sayılı Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Ürettikleri Mal ve Hizmet Tarifeleri ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 1. Maddesinin 1. Fıkrasında Belediyelerin de içerisinde bulunduğu kamu kurum ve kuruluşlarınca üretilen mal ve hizmet bedellerinde işletmecilik gereği yapılması gereken ticari indirimler hariç herhangi bir kişi kuruma ücretsiz veya indirimli tarife uygulanamayacağı hüküm altına alınmıştır” ifadesi ile 14.10.2016 tarihli ve 2016/105 sayılı Belediye Meclis Kararı’nın 4736 sayılı Kanuna aykırı olduğunun iddia edildiği,
Ancak işaret edilen bu düzenleme içerisindeki ‘’işletmecilik gereği yapılması gereken ticari indirimler hariç” ifadesi dikkate alınmamakta veya kararın işletmecilik gereği olup olmadığı araştırılmaksızın hukuki ve mali denetimle ilgili olmayan bir hususta da yargıya varıldığı, ... Belediyesi’nin nikâh akdi yapılan bazı kişilerden nikâh ve salon ücreti alınmaması alınacak ücretlere ilişkin olarak öngörülmüş olan ‘istisnanın’ işletmecilik gereği olup olmadığı hususunun hukuki veya mali denetim değil tipik bir yerindelik denetimi olduğu; Sayıştay Denetiminin kapsamının da buna elverişli olmadığı,
Bu yerindelik denetiminin sadece ‘idari yargı kolu’ alanı içerisinde yapılabilecek bir denetim olduğu,
Yani;
Yerindelik denetiminin, en basit ifadesiyle, üst birimin, alt birimin eylem ve işlemlerinin “yerinde olup olmadığına” karar vermesi ve “kamu yararına” uygun olmadığına karar vermesi halinde, işlem veya eylemi değiştirmesi veya durdurması olduğu, Gelişmiş demokrasilerde, yerindelik denetimini idari makamların yaptığı, Çünkü bir işlem veya eylemin, kamu yararı açısından yerinde olup olmayacağına dair kararı, ancak idari makamların verebileceği, Yargı makamlarının ise, idarenin işlem ve eylemlerinin “hukukî denetimini” yaptığı,
Sayıştay Denetiminin Kapsamı;
https://www.sayistay.gov. tı7tr/?p=2&CategoryId=73 ‘dan alıntı ile;
‘ ’Anayasa ’nın 160 inci maddesine göre Sayıştay, merkezi yönetim bütçesi kapsamındaki kamu idareleri ile sosyal güvenlik kurulularının bütün gelir ve giderleri ile mallarını Türkiye Büyük Millet Meclisi adına denetlemek ve sorumluların hesap ve işlemlerini kesin hükme bağlamak ve kanunlarla verilen inceleme, denetleme ve hükme bağlama işlerini yapmakla görevlidir. Ayrıca mahalli idarelerin hesap ve işlemlerinin denetimi ve kesin hükme bağlanması da Sayıştay tarafından yapılır.
6085 sayılı Sayıştay Kanunu ’nda, Sayıştay ’ın görevleri şu şekilde sayıldığı:
Sayıştay;
1. Kamu idarelerinin mali faaliyet, karar ve işlemlerini hesap verme sorumluluğu çerçevesinde denetler ve sonuçları hakkında Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne doğru, yeterli, zamanlı bilgi ve raporlar sunar.
2. Genel yönetim kapsamındaki kamu idarelerinin; gelir, gider ve mallarına ilişkin hesap ve işlemlerinin kanunlara ve diğer hukuki düzenlemelere uygun olup olmadığını denetler, sorumluların hesap ve işlemlerinden kamu zararına yol açan hususları kesin hükme bağlar.
3. Genel uygunluk bildirimini Türkiye Büyük Millet Meclisine sunar.
4. Kanunlarla verilen inceleme, denetleme ve hükme bağlama işlerini yapar.
Anayasa ve 6085 sayılı Sayıştay Kanunu bağlamında Sayıştay’ın görevlerini üç ana başlıkta toplamanın mümkün olduğu: Denetim, Yargılama, Raporlama.
Denetim:
5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu ile Sayıştay tek dış denetim organı olarak belirlenmiştir. Sayıştay tarafından yapılan denetimin amacı;
1. Bütçe hakkının gereği olarak kamu idarelerinin faaliyet sonuçları hakkında Türkiye Büyük Millet Meclisine ve kamuoyuna güvenilir ve yeterli bilgi sunulması,
2. Kamu mali yönetiminin hukuka uygun olarak yürütülmesi ve kamu kaynaklarının korunması,
3. Kamu idarelerinin performansının değerlendirilmesi,
4. Hesap verme sorumluluğu ve mali saydamlığın yerleştirilmesi ve yaygınlaştırılmasıdır.
5. Denetim; kamu idarelerinin hesap, mali işlem ve faaliyetleri ile iç kontrol sistemlerinin incelenmesi ve kaynakların etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak kullanılmasının değerlendirilmesidir. SAYIŞTAY TARAFINDAN YERİNDELİK DENETİMİ YAPILAMAZ, İDARENİN TAKDİR YETKİSİNİ SINIRLAYACAK VE ORTADAN KALDIRACAK KARAR ALINAMAZ.
6. Denetim genel kabul görmüş uluslararası denetim standartlarına uygun olarak yürütülür.
7. Sayıştay ve denetçiler denetim faaliyetini bağımsız ve tarafsız olarak yürütür. Sayıştay’a denetim görevinin planlanması, programlanması ve yürütülmesinde talimat verilemez.
8. Denetimler, güncel denetim metodolojilerinin uygulanmasında gerekli özen gösterilerek gerçekleştirilir.
9. Denetim görevinin etkin bir biçimde yerine getirilmesi için Kurum mensuplarının teknik ve mesleki yeterlikleri geliştirilir.
10. Kalite güvencesinin sağlanması için, denetimin her aşaması denetim standartlarına, stratejik planlara, denetim programlarına ve mesleki etik kurallarına uygunluğu açısından sürekli gözden geçirilir. ”
5- KANUNLAR İHTİLAFI HALİ; ‘Temel Hukuk Kurallarına göre kanunlar ihtilafı halinde ‘özel kanuna’ itibar edilmesi gerektiği,
Belediye eliyle yürütülen hizmetler karşılığı alınacak ücretlerin, 2464 Sayılı Belediye Kanunu’nda da düzenlendiği, Belediye Gelirleri Kanunu’nun 97. Maddesinde ‘’Belediyeler bu kanunda harç veya katılma payı konusu yapılmayan ve ilgililerin isteğine bağlı olarak ifa edecekleri her türlü hizmet için Belediye Meclislerince düzenlenecek tarifelere göre ücret almaya yetkilidir...” denildiği, bu düzenleme içerisinde belediyelere verilmiş olan bu yetkinin hangi sınırlar içerisinde kullanılacağı ile ilgili bir sınırlama da bulunmadığı,
Bu durumda 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu ile 4736 saylı kanun arasında ‘kanunlar ihtilafı’ hali bulunduğu,
Temel Hukuk Kurallarına göre kanunlar ihtilafı halinde ‘özel kanuna’ itibar edilmesi gerektiği, 4736 Sayılı Kanun mal ve hizmet üretiminde uygulanacak esaslarla ilgili olarak bütün kamu kurumlarını ve idareleri kapsarken; yani, ‘genel’ nitelikli bir kanun iken 2464 Sayılı Kanunun Belediyelere ilişkin olmakla ‘özel’ nitelikli bir kanun olduğu, Bu itibarla 2464 Sayılı Kanun’da sınırlayıcı bir hüküm bulunmaması karşısında Belediye Meclisi’nin ücrete tabi bir hizmet nedeniyle belediye personelinden, onların 1. derece yakınlarından veya meclis üyelerinin yakınlarından vb. ücret alınmamasını öngörmüş olmasının kamu zararı niteliğinde sayılmamasının gerektiği,
Nikâh akdi için salon tahsisinin, anılan Kanun hükmü uyarınca “belediyelerce üretilen hizmet” olup olmadığının da ayrıca irdelenmesi gereken bir husus olduğu,
6- Tüm bunların dışında; Belediye meclislerinin almış olduğu kararların, merkezi hükümeti temsilcisi niteliğindeki Kaymakamlık Makamına tebliği ve onayından sonra yürürlüğe girdiği, bu kararı alan Belediye Meclis Üyeleri ile kararı onaylayan Belediye Başkanı hakkında kamu zararı oluşturduğu gerekçesi ile işlem yapılıp karar alınırken, aynı evrakta onayı olan ve zamanında bu karara itiraz etmeyen ... Kaymakamı ... hakkında hiçbir işlem yapılmamasının demokratik ve hukuki bir cevabı olmadığı ve kamu idarecileri arasındaki ‘aynı evraka imza atan ve tüm memurları kapsayan’ eşitlik ilkesine de aykırı olduğu,
“Madde 18 — Meclisin almış olduğu kararların tam metni, kararın kesinleştiği tarihten itibaren en geç yedi gün içinde belediye başkanı tarafından il merkezi belediyeler ile merkez ilçeye bağlı olan belediyelerde valiye, ilçe merkezi ve ilçeye bağlı belediyelerde kaymakama gönderilir ve uygun araçlarla halka duyurulur. Vali veya kaymakama gönderilmeyen kararlar yürürlüğe girmez.
Meclis kararları iki suret olarak mülki idare amirliğine gönderilir. (Mülga cümle:RG- 27/11/2014-29188) (...)
Valilik, kaymakamlık ve büyiikşehir belediye başkanlığınca, teslim alınan kararın son sayfasına, karar tarihi, teslim alındığı tarih ve kayıt numarası yazıldıktan sonra kararın bir sureti belediyeye iade edilir. Bu şekilde kayıtları tamamlanan karar teslim alan makam tarafından dosyasında saklanır. Bu kararları kaydetmek üzere ilgili idareler tarafından bir defter tutulur. ” denildiği,
Bu indirimin uygulanması kararında ilçenin en büyük ita amiri Kaymakam ...’m da imzalı onayının bulunduğu, Yani en önemli kıstas olan mülki idari amirinin onayı ile yürürlüğe girmiş bir uygulama olduğu,
... Belediye Meclisi’nin tüm kararlarının ilgili mülki idari amirin imzasından zaten geçmiş, süresi içerisinde ne ilgili mülki idari amir ne de başka bir kişi veya kurum tarafından yürürlüğe girmesine dair bir itiraz da yapılmadığı,
7- Ayrıca; Kamu kurum ve kuruluşlarının ürettikleri mal ve hizmetlerden yararlanmada ücretsiz veya indirimli tarife uygulaması yaklaşımına son veren 4736 Sayılı Kanun olduğu, Başbakanlığın 21.12.2001 tarih ve B.02.0KKG.0.10/101-247/5896 sayılı yazı ile Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına sunduğu bu Kanun’un teklif yazısında ve “Güçlü Ekonomiye Geçiş Programı” kapsamında bazı mali tedbirlerin alınması amacıyla hazırlanan bu Kanunda; Kanunun genel gerekçesi ile madde gerekçelerinde irdelenmeyen/açıklığa kavuşturulmayan “hizmet” ifadesinin muğlâk ve açıklamaya muhtaç olduğu, Sayıştayın da kamu zararına, bu Kanun’u dayanak alarak karar verdiği,
3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun “Hizmet” başlıklı 4. maddesi:
“1. Hizmet, teslim ve teslim sayılan haller ile mal ithalatı dışında kalan işlemlerdir. Bu işlemler; bir şeyi yapmak ve işlemek, meydana getirmek, imal etmek, onarmak, temizlemek, muhafaza etmek, hazırlamak, değerlendirmek, kiralamak, bir şeyi yapmamayı taahhüt etmek gibi, şekillerde ger çekleşebilir.2. Bir hizmetin karşılığının bir mal teslimi veya diğer bir hizmet olması halinde bunların her biri ayrı işlem olup, hizmet veya teslim hükümlerine göre ayrı ayrı vergilendirilirler. ” şeklinde tanımlandığı,
Görüldüğü üzere, “nikâh akdi için salon tahsisi” işleminin, söz konusu kanunda sıralanan “bir şeyi yapmak ve işlemek, meydana getirmek, imal etmek, onarmak, temizlemek, muhafaza
Etmek, hazırlamak, değerlendirmek, kiralamak, bir şeyi yapmamayı taahhüt etmek" hallerinden hiç birisinin kapsamına girmediği gibi, keza bu işlem, esasında, “mahalli müşterek nitelikteki bir ihtiyacın karşılanması” işlemi olduğu,
Yasal dayanağı da 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 14/a maddesi hükümleri olduğu, belediyelerin anılan madde ile yerine getirmek zorunda oldukları bu ödev için 07.11.1985 tarihli, 18921 sayılı resmi gazetede yayımlanan evlendirme yönetmeliği gereğince bir yer/salon ayırmak zorunda oldukları, Yönetmeliğin “tören yerleri” başlıklı 26. Maddesinde yer alan “evlenme törenlerinin ilgili makamlarca bu iş için tahsis edilmiş olan resmi salon veya yerlerde yapılması esastır’’ şeklinde bir düzenleme ile bu yükümlülüğün belediyeler için zorunlu kılındığı,
Öte yandan; nikâh aktinin, sosyo kültürel bir faaliyet olup; 5393 sayılı kanunun 60/n maddesi ile ‘sosyo kültürel, sanatsal ve bilimsel etkinlikler için yapılan giderlerin, “belediyenin giderleri” arasında sayıldığı,
Açıklanan mevzuat hükümleri ve hususlardan anlaşılacağı üzere, belediyelerinin nikâh akdi görevi çerçevesinde tesis ettiği idari işlemin; öncelikle 4736 sayılı kanunun 1. Maddesinde yazılı hizmet kapsamında olmadığından; ayrıca, yukarıda belirtilen, ilgili mevzuatına göre “mahalli müşterek” ihtiyacın belediye gideri olarak üstlenilmesi suretiyle karşılanan bir faaliyet kapsamında bulunduğundan;
5393 sayılı Belediye Kanunu 14 üncü maddesi bağlamında mahalli müşterek nitelikteki ihtiyacın kapsamında bir uygulama olduğu, neticede mezkûr madde hükmünde ifade edilen bir hizmet üretimi söz konusu olmadığından bir kamu zararı doğmasına sebebiyet verilmediği,
8- Kaldı ki; Belediyelerin, kendi bütçelerini yapan kurumlar olup belediye meclislerinin belediyenin faaliyet raporlarını ve bütçelerini düzenleyen ve onaylayan meclisler olduğu, o halde bu meclisleri kenti ilgilendiren veya kendi belediyesi içerisinde karar alamayacak kadar yetkisiz ve etkisiz hale getirmenin demokrasi anlayışındaki yerini tanımlamanın mümkün olmadığı,
Keza: 5393 Sayılı Belediye Kanunu’nun 59. Maddesinde Belediye Gelirleri detaylı tanımlandığı:
Belediyenin gelirleri:
Madde 59- Belediyenin gelirleri şunlardır:
a) Kanunlarla gösterilen belediye vergi, resim, harç ve katılma payları.
b) Genel bütçe vergi gelirlerinden ayrılan pay.
c) Genel ve özel bütçeli idarelerden yapılacak ödemeler.
d) Taşınır ve taşınmaz malların kira, satış ve başka suretle değerlendirilmesinden elde
edilecek gelirler.
e) Belediye meclisi tarafından belirlenecek tarifelere göre tahsil edilecek hizmet karşılığı ücretler.
f) Faiz ve ceza gelirleri.
g) Bağışlar.
h) Her türlü girişim, iştirak ve faaliyetler karşılığı sağlanacak gelirler.
i) Diğer gelirler.
Büyükşehir belediyelerinde büyükşehir sınırları ve mücavir alanları içinde belediyelerince tahsil edilen emlak vergisi tutarının tamamı ilgili ilçe ve ilk kademe belediyeleri tarafından alınır.
Bunlardan büyükşehir belediyesine veya özel idareye ayrıca pay kesilmez.
Bu kanun hükmünden hareketle; 30.05.2019/183 sayılı ilam ile müvekkile tebliğ edilen ilamın 14. İlam sıra no.sunda yer alan ‘’… ... belediyesi tarafından nikah akdi yaptıran bazı kişilerden nikah ve salon ücreti alınmaması sonucunda ... tl kamu zararına sebebiyet verildiği” gerekçesi ile tazmin olunan hükümde, müvekkilin 5393 sayılı kanunun 59. Maddesi gereği nikah ve salon gelirleri bu maddede anılan gelirler olmadığından bahisle ‘Belediye Başkanı olan müvekkilin söz konusu geliri takip hususunda bir sorumluluğu bulunmadığı’ gerekçe gösterilerek tazmin hükmünün, sadece kararı onaylayan ilgili meclis üyeleri ile ilgili başkan yardımcıları olarak düzeltildiği,
Lâkin; esasen aynı durumun mevzu bahis olduğu,
Yani; ortada alınmış bir meclis kararı bulunmakta ve bu meclis kararını usulüne göre uygulamayan ilgili yazı işleri müdürlüğü personeli, müdürü ve sorumlu başkan yardımcılarının bulunduğu,
En üst ita amir olarak müvekkilin alt birimlerde belediyenin rutin iş ve işleyişine dair gerçekleştirilen tüm evrakları, tüm iş ve işlemlerin mevzuata uygun gerçekleşip gerçekleşmediğini, şartları taşımayan şahıslar için de meclis kararınca alman aynı indirimin uygulanıp uygulanmadığını vb. işleri tek tek takip etmesinin beklenemeyeceği,
9- Üst yöneticinin bir meclis kararının uygulanması işlemi dolayısıyla bir emir verebileceği lâkin; emrin kanun ve mevzuat yönünden uygunluğu evrakını hazırlayan veya görevi fiilen yerine getiren tüm personeli de kaplaması gerektiği,
657Sayılı DMK’ya göre: Devlet memurlarının görev ve sorumlulukları:
Madde 11 - (Değişik: 12/5/1982 - 2670/4 md)
Devlet memurları kanun ve d iğe r m evzu atta belirtilen esaslara uymakla ve amirler
tarafından verilen görevleri yerine getirmekle yükümlü ve görevlerinin iyi ve doğru yürütülmesinden amirlerine karşı sorumludurlar.(2) (1) 2/7/2018 tarihli ve 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 182 nci maddesiyle bu maddenin birinci fıkrasında yer alan ", tüzük ve yönetmeliklerle” ibaresi "ve diğer mevzuatla" şeklinde ve ikinci fıkrasında yer alan ", tüzük ve yönetmeliklerde” ibaresi "ve diğer mevzuatta” şeklinde değiştirilmiş; üçüncü fıkrasına "kanunlara" ibaresinden sonra gelmek üzere "ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerine ” ibaresi eklenmiştir.
(2) 2/7/2018 tarihli ve 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 182 nci maddesiyle bu fıkrada yer alan ", tüzük ve yönetmeliklerde” ibaresi "ve diğer mevzuatta” şeklinde değiştirilmiştir.
Devlet memuru amirinden aldığı emri, Anayasa, kanun, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ve yönetmelik hükümlerine aykırı görürse, yerine getirmez ve bu aykırılığı o emri verene bildirir. Amir emrinde İsrar eder ve bu emrini yazı ile yenilerse, memur bu emri yapmağa mecburdur. Ancak emrin yerine getirilmesinden doğacak sorumluluk emri verene aittir. (1)
Konusu suç teşkil eden emir, hiçbir suretle yerine getirilmez; yerine getiren kimse sorumluluktan kurtulamaz.
Acele hallerde kamu düzeninin ve kamu güvenliğinin korunması için kanunla gösterilen istisnalar saklıdır ’ ’ hükümleri yer aldığı,
Tüm bu hatalı işlem uygulamaları dolayısı ile müvekkile bir kamu zimmeti en üst ita amir olması dolayısı ile çıkacaksa da bahsi geçen yazı işleri müdürlüğü ilgili başkan yardımcısı, müdürü ve personeli de dahil tüm ilgililere hatalı işlem gerçekleştirmek ve üst ita amiri ne yazılı ne sözlü tek bir gün bile uyarmamış olmaları dolayısı ile aynı oranda sorumluluk yüklenmesi gerektiği, böylece ileri süreçte doğabilecek kamu zararının önüne geçilebileceği,
EMSAL 1
SAYIŞTAY KARARI:
‘ ’Kamu İdaresi Türü: Belediyeler ve Bağlı İdareler
Yılı: 2015
Dairesi: 5
Karar No: 239
İlam: No
Tutanak Tarihi: 09.03.2017
Kararın Konusu: Çeşitli Konuları İlgilendiren Kararlar
Nikâh ve salon ücreti
Belediye Yazı İşleri Müdürlüğü bünyesinde bulunan Evlendirme Dairesinde nikah akdi yaptıran bazı kişilerden nikah ve salon ücretlerinin eksik tahsil edilmesi neticesinde. .....TL kamu zararına sebebiyet verildiği hususu ile ilgili olarak,
5393 sayılı Belediye Kanunu ’nıın “Meclisin Görev ve Yetkileri” başlıklı 18 inci maddesinin (f) bendinde “Kanunlarda vergi, resim, harç ve katılma payı konusu yapılmayan ve ilgililerin isteğine bağlı hizmetler için uygulanacak ücret tarifesini belirlemek” Belediye Meclislerinin görev ve yetkileri arasında sayılmıştır. Belediyeler tarafından gerçekleştirilen nikah işlemleri, mezkur hükme paralel olarak vergi, resim, harç ve katılma payı konusu olmayan ve ilgililerin (Evlenmek isteyen kişilerin) isteğine bağlı bir hizmeti ifade etmektedir. Dolayısıyla söz konusu hizmete ilişkin ücret tarifesini belirleme yetkisi Belediye Meclisinde olup, bu hizmetler için belli oranlarda indirim uygulanması da Belediye Meclisinin takdir hakkı dahilindedir.
Bu itibarla, Belediye Yazı İşleri Müdürlüğü bünyesinde bulunan Evlendirme Dairesinde nikah akdi yaptıran bazı kişilerden nikah ve salon ücretlerinin Belediye Meclisi kararı uyarınca eksik tahsil edilmesi hususunda kamu zararı oluşmayan TL ile ilgili
olarak ilişilecek husus bulunmadığına,
Üye ve Üye ’ıın “2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanununun “Ücrete Tabi İşler"
başlıklı 97 nci maddesinde; “Belediyeler bu Kanunda harç veya katılma payı konusu yapılmayan ve ilgililerin isteğine bağlı olarak ifa edecekleri her türlü hizmet için belediye meclislerince düzenlenecek tarifelere göre ücret almaya yetkilidir. Belediye'ye tekel olarak verilmiş işler kendi özel hükümlerine tabidir” hükümlerine yer verilmiştir. Bu madde hükmü ile Belediye Meclislerine evlenme merasimi gibi isteğe "bağlı olarak ifa edecekleri hizmetler için tarife düzenleme yetkisi verilmekle birlikte, 4736 sayılı Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Ürettikleri Mal ve Hizmet Tarifeleri ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun’un 1 inci maddesinin (1) inci fıkrasında yer alan; “Genel bütçeye dahil daireler ile katma bütçeli idareler, bunlara bağlı döner sermayeli kuruluşlar, kanunla kurulan fonlar, kefalet sandıkları, sosyal güvenlik kuruluşları, genel ve katma bütçelerin transfer tertiplerinden yardım alan kuruluşlar, kamu iktisadi teşebbüsleri ve bağlı ortaklıkları ile müesseseleri, il özel idareleri ve belediyeler ile bunların kurdukları birlik, müessese ve işletmeler, özel bütçeli kuruluşlar, özelleştirme işlemleri tamamlanıncaya kadar, 24.11.1994 tarihli ve 4046 sayılı Kanuna tâbi kuruluşlar ve özel hukuk hükümlerine tâbi, kamunun çoğunluk hissesine sahip olduğu kuruluşlar, kamu banka ve kuruluşları ile bunlara bağlı iş yerleri ve diğer kamu kurum ve kuruluşlarınca üretilen mal ve hizmet bedellerinde işletmecilik gereği yapılması gereken ticarî indirimler hariç herhangi bir kişi veya kuruma ücretsiz veya indirimli tarife uygulanmaz” hükümleri ile bu yetki sınırlandırılmıştır. Aynı maddede “Bakanlar Kurulu birinci fıkra hükmünden mııaf tutulacak kişi veya kurumlan tespit etmeye yetkilidir” denilmek suretiyle mezkur hizmetler ile ilgili muafiyetlerin Bakanlar Kurulu tarafından belirleneceği hüküm altına alınmıştır. Bu itibarla, Belediye Meclisinin almış olduğu Belediye Personeli ve bunların birinci derece yakınları için nikah ve salon ücretlerinde % 50 indirim uygulanmasına ilişkin karar mevzuata aykırı olduğundan, iddia edilen kamu zararının sorumlulara ödettirilmesine karar verilmesi gerekir ” yönündeki ayrışık görüşlerine karşı,
İş bıı ilamın tebliğ tarihinden itibaren 6085 sayılı Sayıştay Kanununun 55 inci maddesi gereğince altmış gün içerisinde Sayıştay Temyiz Kurulu nezdinde temyiz yolu ve 56 ncı maddesi gereğince beş yıl içinde Sayıştay Daireleri nezdinde yargılamanın iadesi yolu açık olmak üzere oyçokluğuyla karar verildi.
NETİCE İTİBARIYLA;
Yukarıdaki kanun maddelerinde ve Emsal Sayıştay Kararından da açıkça anlaşılacağı gibi ... Belediye Meclisi’nin bahsi geçen ücret tarifesi uygulamasının hukuka uygun olduğu ve kamu yararı düşünülerek tüm meclis üyelerinin oy birliği ile kabulü, müvekkilin ve ... İlçe Kaymakamı’ım da onayı ile yürürlüğe girdiği,
Lakin, müvekkil adına bahsi geçen meclis kararının uygulanması esnasında; uygulama yetkilisi üst ita amiri ilgili başkan yardımcıları veya meclis üyeleri veya müdür veya ilgili personel tarafından, uygulamanın gereği yerine getirilmeksizin ‘eksik belge’ ile başvuruların kabul edilmiş olunduğu, ve başvuru evrakının arkasına da derkenar imzalarını atarak onaylamış oldukları ve eksik belge ile başvurunun işleme alınmasına vesile olduklarının bu Sayıştay bulguları ve zimmet sorgusu esnasında öğrenildiği,
Bahsi geçen konuya dair uygulaması yanlış gerçekleştirilen ücret tarifesinin uygulanış yöntemine dair müvekkilin herhangi bir bilgisi veya dahli olmadığı gibi tek bir hukuksuz talimatının da bulunmadığı,
Bu hususun aslında; ‘eksik evraka rağmen indirim yapılması veya ücretsiz nikâh akdi’ konusu olduğu ve bu hukuksuz uygulamaya dair müvekkilin bilgisi ve talimatı olmadığı gibi, en üst ita amir olarak da isminin geçmesinin hukuk kurallarına aykırı olduğu,
Buradaki husus sadece yürütmeyi gerçekleştiren ve imzası bulunan ilgili başkan yardımcıları ..., ..., ...’i ve onların bu usulsüz uygulamalarını dikkate almayan, aynı zamanda uyarmayan yazı işleri müdürü ...’ı ve ilgili evlendirme dairesi başkanlığı tüm personelini kapsamakta iken, müvekkilin haberdar dahi olmadığı bir konuya dair savunma yapmasının, hem kamu etiğine hem de hukuk kurallarına aykırı olduğu,
Müvekkilin meclis kararı alınan ücret tarifesinin uygulanması noktasında hukuksuz tek bir talimatı olmadığı gibi usulen de kabul edilemeyen bu uygulama hakkında bilgisi ve dahli olmadığı,
Yukarıda beyan edilen mevzuat, Belediyeler kendi bütçelerini kendileri belirleyen ve bu anlamda da yürütme yetkisine sahip özerk kuramlar olduğundan, kaldı ki bahsi geçen uygulama kamu zararı değil kamu barışı ve verimliliği için tüm personel adına alınmış ve evrensel çalışma kurallarına ve insan hakları ile uluslararası sözleşmelere uygun, ‘’yerindelik denetimi” kapsamında sadece ‘idari yargı kolu’ alanı içerisinde yapılabilecek bir denetimi de kapsadığından,
Bahsi geçen İlamda yer alan tazmin dolayısıyla; yukarıda aktarılan mevzuat hükümleri, yapılan tespit ve açıklamaların bir arada değerlendirilmesi ve EMSAL kararın da incelenmesi halinde, resen dikkate alınacak nedenlerle, tazmini gerektirecek herhangi bir kamu zararının meydan gelmediği, keza; müvekkilin Meclis Kararı alınan ücret tarifesinin uygulanması noktasında hukuksuz tek bir talimatı olmadığı gibi usulen de kabul edilemeyen bu uygulama hakkında bilgisi ve dahli olmaması dolayısıyla, aynı zamanda alınan Meclis Kararına dair işleyiş süreci ile bağlantılı hiç bir sorumluluğunun bulunmadığı da açık olup, müvekkil hakkında verilen tazmin hükmünün Karar Düzeltilmesi Yasa Yolu ile kaldırılmasının saygı ile arz ve talep edildiği,
TEMYİZİN YASAL DAYANAKLARI:
• ... Belediyesi İnsan Kaynakları Ve Eğitim Müdürlüğü 17.03.2016 Tarih Ve 26532899-010.04-980986/874 Sayılı İmza Yetkileri Devri
• 5393 Sayılı Belediyecilik Kanunu
• 2464 Sayılı Belediye Gelirleri Kanunu
DELİLLER:
• Tüm savunmalarımız ile eklerde Başkanlığınıza sunmuş olduğum sair deliller
• ... Belediyesi İnsan Kaynakları Ve Eğitim Müdürlüğü 17.03.2016 Tarih Ve 26532899-010.04-980986/874 Sayılı İmza Yetkileri Devri
• … Bam 13. Ceza Dairesinin 2021/574 K. Sayılı Kararı
NETİCE VE TALEP:
‘Eksik evraka rağmen indirim yapılması veya ücretsiz nikâh akdi’ konusuna dair bu hukuksuz uygulama hakkında müvekkilin bilgisi ve talimatı olmadığının göz ardı edilmeyerek en üst ita amir olarak isminin geçmesinin hukuk kurallarına aykırı olduğu, müvekkil hakkında verilen tazmin hükmünün, Karar Düzeltilmesi Yasa Yoluna başvurumuz neticesinde düzeltilerek kaldırılmasının saygı ile arz ve talep edildiği, belirtilmiştir.
Başsavcılık Mütalaası
Karar düzeltilmesine başvuran sorumlu için verilen Başsavcılık Mütalaasında özetle;
… ... Belediyesinin 2017 yılı hesabının 5 inci Dairece yargılanması sonucunda düzenlenen 19.01.2023 tarihli ve 358-183 No'lu ek ilamın 8 inci maddesiyle verilen tazmin hükmünü tasdik eden Sayıştay Temyiz Kurulunun 06.03.2024 tarih ve 56547 Tutanak No'lu Kararına karşı karar düzeltilmesi isteminde bulunan ... vekili Av. ...'ye ait ilgi yazı ekinde yer alan dilekçe incelenmiş olup, dilekçede ileri sürülen ve açıklanan hususların 358-183 No'lu ek ilamın 8 inci maddesinde ve Temyiz Kurlunun 56547 Tutanak No'lu Kararında karşılanmış bulunduğu,
Bu itibarla, karar düzeltilmesi talebinin reddine karar verilmesinin uygun olacağının değerlendirildiği, belirtilmiştir.
Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
358 sayılı Ek İlamın 8’inci maddesi ile, ... ... Belediyesi tarafından Yazı İşleri Müdürlüğü bünyesinde bulunan Evlendirme Dairesi nezdinde nikâh akdi yapılan bazı kişilerden nikah ve salon ücreti alınmaması sonucunda oluşan toplam ... TL kamu zararının, ; Üst Yönetici (Belediye Başkanı) ... ve Sorumlular (Belediye Başkan Yardımcısı) ..., (Belediye Başkan Yardımcısı) ... ile (Belediye Başkan Yardımcısı) ...’e ortaklaşa ve zincirleme ödettirilmesine karar verilmiştir. Söz konusu tazmin hükmü, Üst Yönetici (Belediye Başkanı) ... adına vekili Av. ...’ın temyiz başvurusu sonucu 06.03.2024 tarih ve 56547 Tutanak sayılı Temyiz Kurulu Kararının 2’inci maddesi ile esas ve sorumluluk yönleriyle hukuka uygun bulunarak tasdik edilmiştir.
Bu defa, Üst Yönetici (Belediye Başkanı) ... adına vekili Av. ... 53470 sayılı dosya ile karar düzeltilmesi kanun yoluna başvurmuştur.
Mevzuat:
5393 sayılı Belediye Kanunu’nun “Meclisin görev ve yetkileri” başlıklı 18’inci maddesi (f) bendinde; “Kanunlarda vergi, resim, harç ve katılma payı konusu yapılmayan ve ilgililerin isteğine bağlı hizmetler için uygulanacak ücret tarifesini belirlemek” belediye meclisinin görev ve yetkileri arasında sayılmaktadır.
2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu’nun “Ücrete Tabi İşler” başlıklı 97’nci maddesinde; “Belediyeler bu Kanunda harç veya katılma payı konusu yapılmayan ve ilgililerin isteğine bağlı olarak ifa edecekleri her türlü hizmet için belediye meclislerince düzenlenecek tarifelere göre ücret almaya yetkilidir. Belediye'ye tekel olarak verilmiş işler kendi özel hükümlerine tabidir” hükmü yer almaktadır.
4736 sayılı Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Ürettikleri Mal ve Hizmet Tarifeleri ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun’un 1’inci maddesinde ise, belediyelerin de içinde bulunduğu kamu kurum ve kuruluşlarınca üretilen mal ve hizmet bedellerinde işletmecilik gereği yapılan ticari indirimler hariç herhangi bir kişi veya kuruma ücretsiz veya indirimli tarife uygulanmayacağı hüküm altına alınmaktadır.
Esas yönünden inceleme
Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden, ... Belediye Meclisi tarafından nikâh akdi yaptıran kişilerden alınacak ücret tarifesine dair 14.10.2016 tarih ve 2016/105 sayılı Belediye Meclisi Kararının alındığı ve bu kararda belediye personeli veya birinci derece yakını ve Başkanlık onayı ile ilçe sınırları dâhilinde ikamet eden ekonomik imkânsızlıklar nedeni ile mağdur olan vatandaşlardan ücret alınmayacağının belirtildiği, ancak belediye başkan yardımcısı kararı ile uygun bulunan evraklardan görüldüğü üzere uygulamada, belediye meclisi kararında sayılanlar kapsamında olmadığı halde bazı kişilerden nikâh ücretinin alınmadığı veya indirim yapıldığı anlaşılmıştır. Yersiz indirim yapılan kişilerin içerisinde belediye meclisi üyelerinin 1’inci derece akrabaları, başka kamu kurumunda çalışanlar vb. kişilerin bulunduğu; ayrıca bahsedilen belgelerde, bu kişilerin ilçe sınırları dâhilinde ikamet eden ekonomik imkânsızlıklar nedeni ile mağdur olan vatandaşlardan olduğuna ilişkin Başkanlık olurunun da bulunmadığı görülmüştür. Bu sebeplerle, Meclis Kararı’na aykırı olarak işlemde bulunularak kamu zararına sebebiyet verilmiştir.
Dilekçede; 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun “Meclis kararlarının kesinleşmesi” başlıklı 23’ncü maddesine atıfta bulunularak, meclis kararlarının hukuka aykırılığı gerekçesiyle, karardan etkilenen gerçek ve tüzel kişilerin dışında sadece belediye başkanlarınca idari yargıya başvurabileceği, başkaca bir kişi, makam veya organın belediye meclis kararları üzerinde denetim yetkisinin bulunmadığı, dolayısıyla söz konusu ilamda ileri sürülen iddianın hukuki veya mali uygunluk alanının dışında, yerindelik denetimi kapsamında olduğu belirtilmiş olsa da; söz konusu İlam maddesi incelendiğinde; meclis kararının kendisinin değil, bu meclis kararına uygun yapılmayan işlemlerin hatalı olduğu hakkında karar verildiği, bu çerçevede ele alındığında yerindelik denetimi değil mevzuata uygunluk değerlendirmesi yapıldığı anlaşılmaktadır.
Dilekçede ayrıca: İlam maddesinde 4736 Sayılı Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Ürettikleri Mal ve Hizmet Tarifeleri ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun’un 1’inci maddesine dayanılarak hüküm verildiği, ilk olarak; “nikâh akdi için salon tahsisi” işleminin bu maddede geçen “hizmet” ifadesi kapsamına girmediği, dolayısıyla söz konusu hükmün bu işlemler için geçerli olmadığı, ikinci olarak ise; 4736 sayılı Kanun’un 1’inci maddesi ile 2464 Sayılı Belediye Gelirleri Kanunu’nun 97. Maddesinin ihtilaf halinde olduğu, ihtilaf halinde özel kanunun uygulanması gerektiği, dolayısıyla anılan 97’nci maddeye göre meclis kararı ile indirim yapılmasının mevzuata uygun olduğu belirtilmiş olsa da; İlam’da hatalı olduğu vurgulanan husus: meclis kararı ile 4736 sayılı yasanın 1’inci maddesine aykırı olarak indirim yapılması değil; meclis kararına aykırı gerçekleştirilen işlemlerdir. Bu sebeple, öne sürülen iddialarla, ilam maddesinde yer verilen gerekçenin ilgisi bulunmamaktadır.
Sorumluluk yönünden inceleme
Daire Kararında oluşan kamu zararından, Belediye Kanunu’nun 38’inci maddesi ile belediye gelirlerinin takip ve tahsil görevi verilen belediye başkanı ve evrakları onaylayan belediye Başkan yardımcıları sorumlu tutulmuştur.
Dilekçede; 09.10.2005 tarih ve 25961 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Belediye Meclisi Çalışma Yönetmeliği’nin 18’inci maddesine atıfta bulunularak, Belediye meclislerinin almış olduğu kararların, merkezi hükümeti temsilcisi niteliğindeki Kaymakamlık Makamına tebliği ve onayından sonra yürürlüğe girdiği, bu kararı alan Belediye Meclis Üyeleri ile kararı onaylayan Belediye Başkanı hakkında kamu zararı oluşturduğu gerekçesi ile işlem yapılıp karar alınırken, aynı evrakta onayı olan ve zamanında bu karara itiraz etmeyen ... Kaymakamı hakkında hiçbir işlem yapılmamasının demokratik ve hukuki bir cevabı olmadığı belirtilmiş olsa da; öncelikle karar düzeltilmesine konu İlam maddesi incelendiğinde Belediye Başkanının sorumlu tutulmasının nedeninin meclis kararını onaylaması olmadığı görülmüştür. Ayrıca atıf yapılan madde incelendiğinde; Vali veya kaymakama gönderilmeyen kararlar yürürlüğe girmeyeceği belirtilmiş olmakla birlikte, bu makamlar tarafından yapılacak onay veya kararın yürürlüğe girmesi için gerekecek başkaca bir işlemden bahsedilmemiştir. Dolayısıyla kaymakamlık makamının sorumlu olmasını gerektirecek bir neden görülmemiştir.
İlaveten Dilekçede; Belediye Başkanının indirimli veya hiç tahsil edilmeyen evlendirme ücreti tahsilatlarıyla ilgili bir dahlinin, bilgisinin ve hiçbir hukuksuz talimatının olmadığı, dolayısıyla sorumlu tutulmaması gerektiği belirtilmiştir. Oysa, Belediye Kanunu’nun 38’inci maddesinde; Belediyenin gelir ve alacaklarını takip ve tahsil etmek, Belediye Başkanının görevleri arasında sayılmıştır. Bu maddede Belediye başkanları için tesis edilen sorumluluk göz önüne alındığında; oluşan kamu zararından (Üst Yönetici) Belediye Başkanının sorumlu olduğu görülmektedir.
Bu itibarla, sorumlu tarafından ileri sürülen iddia ve itirazların; yukarıda açıklanan gerekçelerle karar düzeltilmesine esas Temyiz Kurulu Kararının düzeltilmesini icap ettirecek bir mahiyette olmadığı görüldüğünden; sorumluların karar düzeltilmesi itirazları reddedilerek, 358 sayılı Ek İlam’ın 8’inci maddesiyle verilen ... TL’lik tazmin hükmünü tasdik eden) 06.03.2024 tarih ve 56547 Tutanak sayılı Temyiz Kurulu Kararının 2’inci maddesinde KARAR DÜZELTİLMESİNE MAHAL OLMADIĞINA,
(Temyiz Kurulu Başkanı-3. Daire Başkanı … ile 4. Daire Başkanı …’ın karşı oyu ile) oy çokluğuyla,
Karar verildiği 17.12.2025 tarih ve 58695 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.
Karşı oy gerekçesi
Temyiz Kurulu Başkanı-3. Daire Başkanı … :
358 sayılı Ek İlam’ın 8’inci maddesinde, Evlendirme Dairesi nezdinde nikâh akdi yapılan bazı kişilerden, 14.10.2016 tarih ve 2016/105 sayılı Meclis Kararına aykırı olarak, nikah ve salon ücreti alınmaması sonucunda oluşan ... TL kamu zararının tazminine karar verilmiş ve bu zarardan Üst Yönetici Belediye Başkanı da sorumlu tutulmuştur.
Söz konusu tazmin hükmü, Üst Yönetici (Belediye Başkanı) ... vekili Av. ...’nün temyiz başvurusu sonucu, 06.03.2024 tarih ve 56547 Tutanak sayılı Temyiz Kurulu Kararının 2’inci maddesiyle tasdik edilmiştir.
Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerin incelenmesi neticesinde; ... Belediye Meclisi tarafından nikâh akdi yaptıran kişilerden alınacak ücret tarifesine dair Belediye Meclisinin 14.10.2016 tarih ve 2016/105 sayılı Kararıyla; belediye personeli veya birinci derece yakını ve Başkanlık onayı ile ilçe sınırları dâhilinde ikamet eden ekonomik imkânsızlıklar nedeni ile mağdur olan vatandaşlardan ücret alınmayacağına karar verildiği, ancak belediye başkan yardımcısı kararı ile uygun bulunan evraklar tetkikinde, nikah akdi yaptıran ancak belediye meclisi kararında sayılanlar kapsamında olmayan bazı kişilerden, nikâh ücretinin alınmadığı veya bu kişilere indirim yapıldığı, bu kişilerin, belediye meclisi üyelerinin 1’inci derece akrabaları, başka kamu kurumunda çalışanlar olduğu, ayrıca bahsedilen belgelerde, bu kişilerin ilçe sınırları dâhilinde ikamet eden ekonomik imkânsızlıklar nedeni ile mağdur olan vatandaşlardan olduğuna ilişkin Başkanlık olurunun da bulunmadığı, dolayısıyla Ek İlama konu işlemlerin, yukarıda tarih ve numarası gösterilen ve mevzuata aykırı olan Belediye Meclis Kararına istinaden yapılmış işlemlerden olmadığı, ancak konusunun gelir olması sebebiyle, oluşan kamu zararından Belediye Başkanının da sorumlu tutulduğu görülmüştür.
5393 sayılı Belediye Kanunu’nun, Belediye başkanı başlıklı 37’inci maddesinin birinci fıkrasında;
“Belediye başkanı, belediye idaresinin başı ve belediye tüzel kişiliğinin temsilcisidir. Belediye başkanı, ilgili kanunda gösterilen esas ve usullere göre seçilir.”
Belediye başkanının görev ve yetkileri başlıklı 38’inci maddesinin birinci fıkrasında;
“Belediye başkanının görev ve yetkileri şunlardır:
a) Belediye teşkilâtının en üst amiri olarak belediye teşkilâtını sevk ve idare etmek, belediyenin hak ve menfaatlerini korumak.
………..
c) Belediyeyi Devlet dairelerinde ve törenlerde, davacı veya davalı olarak da yargı yerlerinde temsil etmek veya vekil tayin etmek.
………..
e) Belediyenin taşınır ve taşınmaz mallarını idare etmek.
f) Belediyenin gelir ve alacaklarını takip ve tahsil etmek.
…………………
j) Belediye personelini atamak.
……………..
p) Kanunlarla belediyeye verilen ve belediye meclisi veya belediye encümeni kararını gerektirmeyen görevleri yapmak ve yetkileri kullanmak.
Belediye Teşkilatı başlıklı 48’inci maddesinde,
“Belediye teşkilâtı, norm kadroya uygun olarak yazı işleri, malî hizmetler, fen işleri ve zabıta birimlerinden oluşur.
Beldenin nüfusu, fizikî ve coğrafî yapısı, ekonomik, sosyal ve kültürel özellikleri ile gelişme potansiyeli dikkate alınarak, norm kadro ilke ve standartlarına uygun olarak gerektiğinde sağlık, itfaiye, imar, insan kaynakları, hukuk işleri ve ihtiyaca göre diğer birimler oluşturulabilir. Bu birimlerin kurulması, kaldırılması veya birleştirilmesi belediye meclisinin kararıyla olur.”
Hükümlerine yer verilmiştir.
Söz konusu düzenlemelere göre, belediye başkanı, belediye idaresinin başı ve belediye tüzel kişiliğinin temsilcisidir. Bu konumu dolayısıyla yine Kanunda belediye başkanına, Belediyeyi Devlet dairelerinde, törenlerde ve yargı yerlerinde temsil etmek veya kendisini bu yerlerde vekille temsil ettirmek yetkisi verilmiştir. Kanunun belediye başkanına verdiği yetkilerin bizzat başkan tarafından yerine getirilmesi fiilen mümkün değildir. Bu sebeple belediye başkanına, Kanunla kendisine verilen görevleri yerine getirmek ve yetkileri kullanmak üzere, belediyede memur, işçi ve sözleşmeli personel çalıştırmak yetkisi verilmiştir. Söz konusu bu personel, Kanunla belediyeyi temsil etmek görev ve yetkisi kapsamında belediye başkanına verilen görev ve yetkileri, belediye başkanı adına kullanmaktadır. Bu kapsamda belediye başkanı, Kanunda belediye başkanının görev ve yetkileri olarak sayılan belediyenin taşınır ve taşınmaz mallarını idare etmek, belediyenin gelir ve alacaklarını takip ve tahsil etmek, davacı veya davalı olarak da yargı yerlerinde temsil etmek gibi görev ve yetkilerini bu personel aracılığıyla yerine getirecektir. Ayrıca diğer kanunlarla belediye başkanına verilen ve başkanın fiilen yerine getiremediği görevler de yine bu personel aracılığıyla yerine getirilecektir. Örneğin; 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanununun Evlendirme yetkisi başlıklı 22’inci maddesinin ikinci fıkrasında, evlendirme memurluğu görevi, belediye bulunan yerlerde, belediye başkanına verilmiştir. Belediye başkanı bu yetkisini kimi durumlarda kendisi kullanabileceği gibi, bu işi kendisi adına ifa etmek üzere memurlara arasından görevlendirme de yapabilecektir. Bu gibi durumlarda, yani belediye adına belediye başkanına verilen ve belediye başkanı adına memur veya diğer personel tarafından yapılan işlerden kaynaklanan mevzuata aykırılıklar sebebiyle belediye başkanına sorumluluk yüklenebilmesi için, ortaya çıkan sonuç ile belediye başkanının bu sonucun ortaya çıkmasına fiili veya ihmali bir katkısının olup olmadığı, yani belediye başkanının bir fiilinin/ihmalinin olup olmadığı, varsa bu fiil/ihmal ile ortaya çıkan sonuç arasında uygun illiyet bağının bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır. Aksi davranış bizi; belediye avukatının kusuruyla kaybedilen davalardan, nikah memurunun mevzuata aykırı olarak yaptığı evlendirme işlemlerinden, belediye mühendisinin tekniğe aykırı kabulleri, belediye şoförünün yaptığı kaza ve belediye gelir ve alacaklarını mevzuata uygun takip ve tahsil etmekle görevlendirilen belediye personelinin, mevzuata uygun olmayan işlemleri sebebiyle oluşan kamu zararlarından, belediye başkanının sorumlu tutulması gibi bir sonuca götürür ki bu durum hukuken kabul edilemez.
Kaldı ki 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun Üst yöneticiler başlıklı 11’inci maddesinde; Belediye başkanı üst yönetici olarak kabul edilmiş, üst yöneticilerin, idarelerinin stratejik planları ve bütçelerinin kalkınma planına, yıllık programlara, kurumun stratejik plan ve performans hedefleri ile hizmet gereklerine uygun olarak hazırlanması ve uygulanmasından, sorumlulukları altındaki kaynakların etkili, ekonomik ve verimli şekilde elde edilmesi ve kullanımını sağlamaktan, kayıp ve kötüye kullanımının önlenmesinden, malî yönetim ve kontrol sisteminin işleyişinin gözetilmesi, izlenmesi ve kanunlar ile Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinde belirtilen görev ve sorumlulukların yerine getirilmesinden meclislerine karşı sorumlu oldukları ve bu sorumluluğun gereklerini harcama yetkilileri, malî hizmetler birimi ve iç denetçiler aracılığıyla yerine getirecekleri, hükme bağlanmıştır.
Aynı Kanunun, Malî hizmetler birimi başlıklı 60’ıncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde, ilgili mevzuatı çerçevesinde idare gelirlerini tahakkuk ettirmek, gelir ve alacaklarının takip ve tahsil işlemlerini yürütmek, (k) bendinde, malî kanunlarla ilgili diğer mevzuatın uygulanması konusunda üst yöneticiye ve harcama yetkililerine gerekli bilgileri sağlamak ve danışmanlık yapmak, (n) bendinde de malî konularda üst yönetici tarafından verilen diğer görevleri yapmak, mali hizmetler birimi tarafından yerine getirilecek görevlerden sayılmıştır.
Yukarıdaki mevzuat hükümleri birlikte değerlendirildiğinde; kural olarak, belediyenin gelir ve alacaklarını takip ve tahsil etmek, belediye başkanı adına mali hizmetler birimi personeline ait görevlerden olduğundan, nikah gelirlerinin tahsil edilmemesi sebebiyle oluşan kamu zararından, belediye başkanının sorumluluğu bulunmamaktadır.
Açıklanan gerekçelerle, 06.03.2024 tarih ve 56547 Tutanak sayılı Temyiz Kurulu Kararının 2’inci maddesiyle ilgili karar düzeltme talebinin kabulüyle, tazmin hükmünün sorumluluktan bozulmasına, yeni hüküm tesisi için, Dosyanın Dairesine Gönderilmesine, karar verilmesi gerekir.
4. Daire Başkanı … :
Dilekçede; Belediye Başkanının indirimli veya hiç tahsil edilmeyen evlendirme ücreti tahsilatlarıyla ilgili bir dahlinin, bilgisinin ve hiçbir hukuksuz talimatının olmadığı, dolayısıyla sorumlu tutulmaması gerektiği belirtilmiştir. İtirazın haklı olduğu düşünülmektedir: Belediye Kanunu’nun 38’inci maddesinde; Belediyenin gelir ve alacaklarını takip ve tahsil etmek, Belediye Başkanının görevleri arasında sayılmıştır. Bu maddede Belediye başkanları için tesis edilen sorumluluğun; ilgili kanunlarına göre tarh ve tahakkuk ettirilerek tahsil edilebilir hale gelmiş kamu gelir ve alacaklarının takip ve tahsil edilmesi olduğu değerlendirilmektedir. İlam konusu edilen işlemlerde ise ilişikli evrakları düzenleyen ve onaylayanlar tarafından sebebiyet verilen eksik tahakkuk söz konusu olduğu, diğer bir ifade ile mevzuata uygun bir şekilde tarh ve tahakkuk ettirilerek tahsil edilebilir hale gelmiş kamu gelir ve alacaklarının eksik takibi veya tahsilatının söz konusu olmadığı, dolayısıyla oluşan kamu zararından (Üst Yönetici) Belediye Başkanının sorumlu olmadığı düşünülmektedir.
Dolayısıyla, oluşan kamu zararında Belediye Başkanının sorumluluğu bulunmadığından, hükmün BOZULMASI gerekir.