Kamu İdaresi
Belediyeler ve Bağlı İdareler
Yılı
2022
Daire
6
Dosya No
53951
Tutanak No
58495
Tutanak Tarihi
08.10.2025
Konu
Çeşitli Konuları İlgilendiren Kararlar
KARAR

Konu: Kamu görevlisinin maaş ödemelerinde usulsüzlük yapmak suretiyle Belediyeye ait banka hesaplarından şahsi banka hesabına para aktarması sonucu oluşan kamu zararının sorumlularına ödettirilmesi hakkında.

03 İlam sayılı Daire Kararının 1.A maddesiyle, İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürü … tarafından 2022 yılı maaş ödemelerinde Belediyeye ait banka hesaplarından şahsi banka hesabına DTO sistemi kullanılarak usulsüz şekilde para aktarılması sonucu oluşan … TL kamu zararının hüküm tarihinden itibaren işleyecek faizi ile sorumlularından tazminine hükmedilmiştir. Kararda sorumlu tutulanlar: Harcama Yetkilisi (İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürü) …, Gerçekleştirme Görevlisi (İşçi) …, Muhasebe Yetkilisi (Mali Hizmetler Müdürü) … .

Temyiz Dilekçesi

Gerçekleştirme Görevlisi (İşçi… adına Av. … ve Muhasebe Yetkilisi (Mali Hizmetler Müdürü) … tarafından temyiz başvurusunda bulunulmuştur.

Muhasebe Yetkilisi …’ın temyiz dilekçesinde özetle:

Daire Kararının mevzuata ve hukuka uygun olmadığı,

Daire Kararının; 5393 sayılı Belediye Kanunun 54 üncü maddesinde yer alan "Belediyelerin denetimi; faaliyet ve işlemlerde hataların önlenmesine yardımcı olmak, çalışanların ve belediye teşkilâtının gelişmesine, yönetim ve kontrol sistemlerinin geçerli, güvenilir ve tutarlı duruma gelmesine rehberlik etmek amacıyla; hizmetlerin süreç ve sonuçlarını mevzuata, önceden belirlenmiş amaç ve hedeflere, performans ölçütlerine ve kalite standartlarına göre tarafsız olarak analiz etmek, karşılaştırmak ve ölçmek; kanıtlara dayalı olarak değerlendirmek, elde edilen sonuçları rapor hâline getirerek ilgililere duyurmaktır." düzenlemesine rağmen 2017-2018-2019 yıllarından 3 defa Sayıştay ve 2022 yılında İçişleri Bakanlığı Mülkiye Müfettişlerince yapılan 2022 ve öncesi 8 yıla kadarki süreyi kapsayan denetimlerde tespit edilmeyen ve 2016 yılında Muhasebe Yetkilisi olarak göreve başladığı tarihten 2 yıl önce 2014 yılında başlayan ve gerek Sayıştay Denetçileri ve gerekse Mülkiye Müfettişlerince tespit edilmediği için kendisi tarafından hizmetlerin süreç ve sonuçlarını mevzuata, önceden belirlenmiş amaç ve hedeflere, performans ölçütlerine ve kalite standartlarına göre tarafsız olarak analiz etmek, karşılaştırmak ve ölçmek; kanıtlara dayalı olarak değerlendirmek, elde edilen sonuçları rapor hâline getirilerek duyurulan raporlara uygun işlem gerçekleştirildiği halde tamamen özel bilgi ve teknik gerektiren bir tespit işlemi gerektiren bir işlemden dolayı şahsının sorumlu tutulmasının kanuna ve hayatın olağan akışına aykırı olduğu, Bahis konusu kamu zararın oluşumunda kendisinin yürüttüğü muhasebe yetkilisi görevinden kaynaklanan herhangi bir eylem, işlem veya ihmal bulunmadığı,

5018 sayılı Kanun’un 33’üncü maddesinin 5 inci fıkrası hükmüne dayanılarak hazırlanan Mahalli İdareler Harcama Belgeleri Yönetmeliği’nin Ödeme belgeleri ve bağlanacak kanıtlayıcı belgeler başlıklı 4’üncü fıkrasında: “Elektronik ortamda oluşturulan ortak bir veri tabanından yararlanmak suretiyle yapılacak harcamalarda, veri giriş işlemleri gerçekleştirme görevi sayıldığından, ödeme belgesine ayrıca bu veriler kanıtlayıcı belge olarak eklenmez.”

Aynı Yönetmelik’in 5 inci fıkrasında: “Üçüncü ve dördüncü fıkraların uygulanmasında Maliye Bakanlığınca merkezî yönetim kapsamındaki kamu idareleri için belirlenen usul ve esaslara uyulur.” hükmüne yer verildiği, Yönetmelik’in hem 4 üncü fıkrasında elektronik ortamda oluşturulan ortak bir veri tabanından yararlanmak suretiyle yapılacak harcamalarda veri giriş işlemleri gerçekleştirme görevi sayıldığından, ...ödeme belgesine ayrıca bu verileri kanıtlayıcı belge eklenmeyeceği hem de aynı Yönetmelik’in 5 inci fıkrasında Maliye Bakanlığınca merkezî yönetim kapsamındaki kamu idareleri için belirlenen usul ve esaslara uyulur hükmüne istinaden Maliye Bakanlığınca hazırlanarak yürürlüğe konulan Merkezi Yönetim Harcama Belgeleri Yönetmeliği’nin 5 inci maddesinin 4 ve 5-6 ncı fıkrası hükümleri ve Maliye Bakanlığınca hazırlanarak 28.9.2006 tarihli ve 26303 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 2006/1 sayılı Merkezi Yönetim Harcama Belgeleri Hakkında Tebliğ’de:

‘5. Ortak veri tabanı bilgilerine dayanılarak yapılacak ödemeler

5018 sayılı Kanunun 33’üncü maddesinin üçüncü fıkrasında "Elektronik ortamda oluşturulan ortak bir veri tabanından yararlanmak suretiyle yapılacak harcamalarda, veri giriş işlemleri gerçekleştirme görevi sayılır. Bu fıkranın uygulanmasına ilişkin esas ve usuller Maliye Bakanlığınca belirlenir" hükümlerine yer verilmiştir. Ayrıca, Yönetmeliğin 5 inci maddesinin dördüncü fıkrasında "Elektronik ortamda oluşturulan ortak bir veri tabanından yararlanmak suretiyle yapılacak harcamalarda, veri giriş işlemleri gerçekleştirme görevi sayıldığından, ödeme belgesine ayrıca bu verileri kanıtlayan belge bağlanmaz." denilmiş olup, madde hükmünün uygulanmasına ilişkin usul ve esasların Bakanlıkça belirleneceği öngörülmüştür.

Yukarıda belirtilen Kanun ve Yönetmelik hükümleri çerçevesinde, ödemeleri Bakanlığımız Muhasebat Genel Müdürlüğüne bağlı muhasebe birimlerince yapılan harcama birimlerinde istihdam edilen memurların aylıklarının say2000i sisteminde oluşturulan merkezi veri tabanındaki bilgilerden yararlanmak suretiyle ödenmesi kararlaştırılmış olup, konuya ilişkin duyuru 2006/4 sayılı Başbakanlık Genelgesi ile yapılmıştır. Ayrıca, uygulamaya ilişkin usul ve esaslar, Yönetmeliğin 5 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak 29/5/2006 tarih ve B.07.0.MGM.0.41/9279 sayılı yazı ile belirlenmiştir.

Belirlenen uygulama esasları gereğince maaş ödemelerinde say2000i sisteminden üretilen Ödeme Emri Belgesi esas alınacaktır. Yönetmeliğe göre maaş ödemelerinde aranması öngörülen aylık bordrosu bu aşamada ödeme belgesine bağlanmayacak,’ düzenlemesi uyarınca şahsı tarafından Mahalli idareler Harcama Belgeleri Yönetmeliğinin 8 inci maddesinin birinci fıkrasında öngörülen "Aylık ve aylıkla birlikte ödenen hakedişler için Aylık Bordrosu (Örnek: 9) ve Personel Bildirimi" ... talep edilmediği,

Bu hükme rağmen şahsı tarafından düzenlenmeyen ve ödeme belgesine eklenmeyeceği mevzuatta açıkça belirtilmiş olmasına rağmen şahsının ilamda Mahalli idareler Harcama Belgeleri Yönetmeliğinin 8 inci maddesinde öngörülen "Aylık ve aylıkla birlikte ödenen hak edişler için Aylık Bordrosu (Örnek: 9) ve Personel Bildirimi ..eklenir” hükmü uyarınca sorumlu tutulduğu,

Belirtildiği gibi bu gerekçe ile verilen tazmin kararı gerek 5018 sayılı Kanun’un 33’üncü maddesinin 3 ve 4 üncü ve gerekse Mahalli İdareler Harcama Belgeleri Yönetmeliğinin 4 üncü maddesinin 4 ve 5 inci fıkraları ve gerekse Maliye Bakanlığınca hazırlanıp yürürlüğe konulan 2006/ 1 sayılı Tebliğin 5 inci maddesinin 3 üncü fıkrasında öngörülen "Yönetmeliğe göre maaş ödemelerinde aranması öngörülen aylık bordrosu bu aşamada ödeme belgesine bağlanmayacak," düzenlemesine aykırı olduğu, Ayrıca Daire Kararının 14.06.2007 tarih ve 5189/1 sayılı Sayıştay Genel kurul kararına da aykırı olduğu,

Kaldı ki ilamda muhasebe yetkilisi olarak ödeme aşamasında bağlanması zorunlu tutulmayan bir belgeden dolayı sorumlu tutulmasının 5018 sayılı Kanunun 71 inci maddesinde yer alan "kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri” düzenlemesine, 6085 sayılı Sayıştay Kanunun 7 inci maddesinin 3 üncü fıkrasında yer alan "mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri ile illiyet bağı kurularak” düzenlemesine, ve Kamu Zararlarının Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 7/A maddesinin 3 üncü fıkrası düzenlemesine açıkça aykırı olduğu,

Yukarıda belirtilen mevzuat hükümlerine aykırı bir eylem ve işlemi bulunmadığı halde ve "mevzuatın Elektronik ortamda oluşturulan ortak bir veri tabanından yararlanmak suretiyle yapılacak maaş ödemelerinde aranması öngörülen aylık bordrosu bu aşamada ödeme belgesine bağlanmayacak" düzenlemesine rağmen fiziksel ortamda normal maaş ödemeleri için aranan Mahalli idareler Harcama Belgeleri Yönetmeliğinin 8 inci maddesinin birinci fıkrası ile getirilen "Aylık ve aylıkla birlikte ödenen hak edişler için Aylık Bordrosu (Örnek: 9) ve Personel Bildirimi (Örnek: 10) ile duruma göre ödemenin yapıldığı ilk aya ait ödeme belgesine aşağıda belirtilen belgeler eklenir." düzenlemesine istinaden sorumlu tutulmasının açıkça mevzuata aykırı olduğu,

Ödeme talimatının İnsan Kaynakları Müdürü tarafından verilmesi

Ödeme talimatının verilebilmesinin maaşlar için sadece ve sadece DTO Şifresi ile ... Bankın sisteminden önceden yapılan protokole istinaden ve şifre yetkilendirmesine sahip kişi tarafından yapılabildiği, ŞİFRE Yetkilendirmesi olmayan hiçbir kişinin MAAŞ için ödeme talimatı veremeyeceği ve banka maaş verilerine ulaşamayacağı, Müdür de olsa maaş verilerini talep edemeyeceği, Banka şifre yetkisi olmayan kişilere belge bilgi veremeyeceği, Bu Durumun ... Bank’tan da sorulup teyit edilebileceği, Tarafına hiçbir zaman şifre yetkilendirmesi verilmediği, İlgili dönemlerde şifre yetkisi verilenlere ait ... bankın "MAAŞ ÖDEME SİSTEMİ KURUM TANIMLAMA GENEL FORMU"nun Ekte sunulduğu,

Şahsının şifresi olmadan ödeme talimatı veremeyeceği, Bu olaya kadar şifrenin varlığından bile haberi bulunmadığı,

Konunun kesin bir nitelikli dolandırıcılık olduğu, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun dolandırıcılığı ve cezasını belirleyen 157 ve nitelikli dolandırıcılığı ve cezasını belirleyen 158’inci maddelerine yer verilerek, Konunun nitelikli dolandırıcılık olduğu, Muhasebe yetkilisi olan şahsının görev ve yetkileriyle bu konu arasında İlliyet Bağı Olmadığı,

Daire Kararının karşı oyunda belirtildiği üzere …’in Belediyeye ait banka hesabından o dönemde tek yetkili olduğu DTO sistemini kullanarak şahsi banka hesabına usulsüz şekilde para aktardığı, sadece kendisi tarafından görülen belgeler aracılığıyla belgeleri değiştirerek şahsi kendine ait hesaba para aktarmak suretiyle kamu zararına neden olduğu, Bu da 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 158’nci maddesi 'Nitelikli Dolandırıcılık' ile 204. maddesi 'Resmi Belgede Sahtecilik' 247 ye 1 ve 2. maddeleri Zimmet suçunu işleyerek zimmetine para geçirme fiilinden kaynaklandığı, Suç olan bu fiillerin muhasebe yetkilisi olan şahsıyla herhangi bir İlliyet Bağı bulunmadığı, ilgili olayın Adli Mahkeme süreci de Nitelikli Dolandırıcılık ve Evrakta sahtecilik bağlamına devam etmekte olduğundan illiyet bağının olmadığının açık olduğu, Konuyla ilgili mahkeme ara kararlarında da görüldüğü üzere bu konuda şüpheli …’in defalarca itirafta bulunduğu ve el konulan mallarının borcunu kat ve kat fazlasıyla karşıladığını ve onların satılarak tahsilatın yapılmasını istediği, Borca da itiraz etmeyerek icra dairesinde borcun kesinleşmiş olduğu,

İfade edilerek hakkında verilen sorumluluk hükmünün Kaldırılması talep edilmektedir.

Sorumlu Gerçekleştirme Görevlisi (İşçi) … adına Av. … tarafından yapılan temyiz başvurusuna esas dilekçede özetle:

…’nın sorumluluğunun Kaldırılması talep edildiği,

1.1- Daire Kararında somut uygulamaya dair tespitlerin tam ve doğru yapılmadığı, Savunmasının dikkate alınmadığı,

1.2- Temyize konu edilen ilamda; ödeme emri ve eki belgelerinin zam ve tazminatlar kısmında eki maaş ödemelerine esas listelerde toplam sütunların … tarafından olduğundan yüksek gösterilerek bu tutarların …'in kendi hesabına aktarılması sonucunda meydana geldiği hususu açıkça belirtildiği,

• … bu ödeme emri belgelerine eklenmesi gereken Aylık Bordrosu (Örnek 9) ve Personel Bildirimi (örnek 10) belgelerine ilişkin belgelerin eklenmediği, söz konusu belgelerin ödeme emri belgelerinin ekinde yer almadığı ilamda tespit edildiği, Bu para aktarım belgelerinin düzenlenmesi işlemi izah edilirken Aylık bordroların en altında yer alan toplam tutarları gösteren satırda personele verilecek toplam net maaşın yazıldığı kısmın olması gereken toplam tutar ile Aylık bordrolarda yer alan şişirilmiş tutarlar arasındaki farkın 630.01.01.02.01 kodlu zam ve tazminatlar hesabına eklendiği ilamda tespit edildiği, Bu durumda gerçekleştirme görevlisi olarak şahsının bu ödemeleri tespit edebilmesi mümkün olmadığı, Personele ödenecek maaşlar kısmında isimlerin karşısında ödenecek miktarların doğru olarak belirtildiği, sadece toplamda bir şişirme durumunun olduğu tespit edilmiş olmakla birlikte tablonun excel tablosu olduğu, otomatik olarak hesaplama yaptığı dikkate alınırsa bu miktarların tek tek toplanarak sağlamasının yapılması mümkün olmadığı, Bu durumdan şüphelenmeyen kimsenin tek tek bu hesaplamayı da yapmayacağı, Yine ödeme emri ekinde aylık bordro ve personel bildirim formları da eklenmemiş olduğu dikkate alınırsa bu durumun tespiti neredeyse mümkün olmadığı, Şahsının personel ödemeleri evraklarının hazırlanması gibi konularda herhangi bir eğitim almadığı, bu işlemleri yapmadığı, bu evrakları hazırlamadığı, … tarafından hazırlanan evrakların önüne getirilerek imzalatıldığı düşünüldüğü zaman yapılan bu ödemeleri şahsının bilmesi mümkün olmadığı, Ödeme emrine eklenecek olan belgelerin kontrolünün yapılması şahsının değil muhasebe yetkilisinin görevi olduğu temyize konu ilamda açıkça belirtildiği,

• Bununla birlikte söz konusu ödemeler toplam tutarın belirtildiği sütunun şişirilmesi ile yapılan ödemeler olup bu durum sehven yapılmış olduğunun kabulü durumunda maddi bir hata olarak kabul edilebilecek bir durum olmakla birlikte bunun kontrolünü yapması gerekenin gerçekleştirme görevlisi değil muhasebe yetkilisi olduğu Sayıştay ilamında ve mevzuatlarda belirtildiği, Bu durumda şahsının maddi hataları kontrol etme görevi bulunmadığı,

• Gerçekleştirme görevlisinin belge oluşturma görevi olmakla birlikte hem şahsının ifadelerinden hem de diğer gerçekleştirme görevlisinin ifadelerinden anlaşıldığına göre belgeleri oluşturanın … olduğu, Personel listeleri sistemde bilgisayarda var olan belgeler olup bu kayıtların …'in bilgisayarında kayıtlı olduğu, Şahsının bilgisayarında bu belgeler bulunmamakla birlikte bu belgelerin nasıl ve ne şekilde oluşturulduğunu da bilmediği, Kaldı ki bu belgeleri oluşturmayan kişilerin bu belgeleri bilemeyeceği, Şahsının sadece usuli işlemleri tamamlamak üzere gerçekleştirme görevlisi olarak görevlendirildiği ve önüne imza atılmak üzere hazırlanan evrakların getirilmiş olduğunu bu olayın ortaya çıkması ile birlikte öğrendiği, Bu nedenlerle de şahsının üzerindeki sorumluluğun Kaldırılması talep edildiği,

• Şahsının belediyenin memur personeli olmadığı gibi işçi personeli de olmadığı, Belediyenin taşeronu olan … A.Ş şirketinin işçisi olduğu, Kanun ve mevzuat gereğince gerçekleştirme görevlisi olarak görevlendirilmesi gereken bir personel de olmadığı, Hukuken sorumluluk taşıyacak bir görevlendirme yapılmaması gereken taşeron firma işçisi olduğu, yapılan görevlendirme ile ilgili herhangi bir seminer ve eğitim verilmediği, sadece kendisine verilen emirleri yerine getirdiği, Bu hususların birlikte değerlendirilmesi neticesinde şahsının bu ödemelerle ilgili herhangi bir sorumluluğu bulunmadığı,

• Söz konusu para aktarma işlemi ile belediyenin zarara uğratılması isinin asıl oluşma seklinin nasıl yapıldığı ve nereden kaynaklandığı hususunun doğru olarak tespit edilmesi gerektiği, Olması gereken toplam nakit ödeme ile ödeme emri belgesinde gösterilen toplam nakit ödeme arasındaki farkın insan kaynakları müdürü … tarafından DTO sistemi kullanılarak şahsi hesabına aktarıldığı, bu şekilde düzenlenen ödeme emri belgesinin Mali Hizmetler Müdürlüğüne gönderildiği ve mevcut şekliyle ödeme sürecinin tamamlandığının Sayıştay ilamında tespit edildiği,

Ödeme emri belgesi ekine ödeme emrine esas olan belgelerin eklenmemesi ve bu hususa ilişkin gerekli kontrollerin yapılmaması önem arz etmekle birlikte DTO sistemindeki yetkisi ile … tarafından kendi hesabına yapılan aktarım işleminde DTO yetkisinin …'e nasıl, ne şekilde ve kim tarafından verildiği, nasıl ne şekilde ve kim tarafından verilmesi gerektiği hususlarının tespitinin yapılması gerektiği, Ancak bu asamaya kadar bu konuya ilisin olarak herhangi bir tespitin yapılmamış olduğu, Yani inceleme aşamasında, sorgu aşamasında, Sayıştay yargılama aşamasında ve Sayıştay ilamında bu tespitin yapılmamış olduğu, Bu husus önemli bir husus olup sanki Sayıştay tarafından da bu hususun tespitinden kaçınılmış olduğunun düşünüldüğü, Çünkü olayın ortaya çıkmasından sonra DTO sistemindeki yetki eski belediye başkanı tarafından evvelinde Mali Hizmetler müdürü … ile … adına birlikte verilmiş olduğu, sonrasında …'a bu yetkinin devredildiği ancak kim tarafından nasıl devredildiğinin bilinmediği, yine bu yetkinin …'e nasıl ve kim tarafından devredildiğinin bilinmediğinin haricen öğrenildiği, Daha önceki yıllarda iki kişi ve mali hizmetler müdürü ile çalışan personeline verilen bu yetkinin sonrasında insan kaynakları müdürüne ve tek kişi olarak neden ve nasıl verildiği, belediye başkanı tarafından bu yetkinin verilip verilmediği, bu yetkinin kim tarafından, nasıl ve ne şekilde verilmesi gerektiği, tek bir kişiye bu yetkinin verilip verilemeyeceği hususlarının tespiti önem arz ettiği, Eğer bu yetki tek bir kişiye değil de daha önceki gibi iki kişiye verilmiş olsa idi bu durumun ortaya çıkmasının mümkün olmadığı, İki kişinin birbirini kontrol edebileceği, DTO yetkisi verilen …'i DTO sisteminden kontrol edecek kimsenin bulunmadığı ve bu durumun da suistimali beraberinde getirdiği, Şahsının DTO sisteminden bile haberi olmamakla birlikte bu yetkinin …'de olduğunu da bilmediği, Bu olayın ortaya çıkması ile birlikte bu hususlar öğrendiği, Kaldı ki aynı biriminde gerçekleştirme görevlisi olarak görev yapacak memurlar olmasına rağmen şahsının görevlendirildiği, Görevlendirme işleminin usulsüz olduğu,

Yine …'in atama işlemlerinin usulsüz olarak yapıldığı gibi TCK kapsamında resmi belgede sahtecilik ve görevi kötüye kullanma suçları da bulunmakla birlikte bu atama işlemi ile de …’in yaptığı işlemleri kendince sağlama aldığı, Hem usulsüz atamalar yaparak ve yaptırarak menfaat temin ettiği hem de müdürlük yetkisini kullanarak belediyeyi dolandırarak zimmetine paralar aktardığı, müdürlük gücüyle birlikte daha rahat usulsüz işlemler yaptığı, …'in bir yıl içerisinde sık sık 10 defa atama işleminin yapılması, üniversite mezunu olmadığı halde ve görevde yükselme sınavına girmediği halde müdürlük görevine atanmasının vekaleten veya asaleten, TCK kapsamında açıkça suç teşkil ettiği, TCK kapsamında konuyla ilgili suçun işlenip işlenmedi, hangi suçun işlendiği hususlarına karar verecek olan merciin savcılık makamı olduğu,

• 5018 sayılı kanunda muhasebe yetkilisi ile harcama yetkilisinin tek bir kişide birleşemeyeceği hususu açıkça belirtildiği, Yasa koyucunun bu hükmü bu tür durumlara sebebiyet verilmemesi olduğu halde dava konusu olayda muhasebe yetkilisi ile Harcama yetkilisi görevlerinin …’de birleştiği, DTO yetkisi …'e verilerek bu kişinin muhasebe yetkilisi olduğu, Bu kişinin harcama yetkilisi olarak bu ödemenin yapılmasını talep ettiği, muhasebe yetkilisi olarak da bu ödemeyi gerçekleştirdiği, Adı geçen kişide bu görevlerin birleşmesine sebep olanların kamu zararından sorumlu tutulması gerektiği, Şahsının bu nedenle sorumluluğu bulunmadığı,

1.3- Temyize konu edilen ilamda ödeme emri ve eki belgelerini kontrol görevi bulunmayan, ödeme emri ve eki belgelerde imzaları olmayan adı gecen belediye başkanı ve başkan yardımcılarının kamu zararı ile ilişkilendirilmelerinin mümkün olmadığı tespitinin doğru olmadığı,

• Sayıştay ilamındaki bu hükmün belediyenin 2021 yılı hesabına ilişkin Sayıştay sorgusu ile çeliştiği, 2021 yılı hesaplarına ilişkin Sayıştay sorgusunda belediye başkan ve başkan yardımcılarının da bu kamu zararından sorumlu oldukları tespiti yapıldığı,

• İlgili …'in usulsüz atamalarının yapılmasında, DTO yetkisinin verilmesinde, belediyenin para politikası ve yönetiminin yapılmasında ve ödemelerde belediye yönetiminin sorumluluğu olmadığını kabul etmenin hukuken mümkün olmadığı, Usulsüz atamaların ve DTO yetkisinin verilmesi hususlarının doğrudan belediye yönetimini ilgilendiren hususlar olmakla birlikte bu hususlarda gereği gibi soruşturma yapılmadığı, denetçi tarafından tespitler yapılmadığı, ilamda da bu hususlarda karar verilmemiş olduğundan Sayıştay ilamının temyizen bozulması talep edildiği,

• Belediye hukuk işleri müdürlüğünce icra takibi yapıldığı ilamda belirtilmiş olsa da belediyece yapılan icra takibinin sadece …'in usulsüz atamasının yapılmasına ilişkin elde ettiği haksız ödemelere ilişkin olduğu, Belediyenin uğradığı tüm zararlara ilişkin olarak yapılan bir icra takibi bulunmadığı, Yine belediyenin uğradığı zararlara ilişkin olarak …'in belediyeye bildirmiş olduğu taşınmaz ve taşınırların haczine ilişkin yapılan bir işlem de bulunmadığı,

• …'in kendisine usulsüz olarak aktardığı miktarlarla taşınmazlar satın aldığı, araçlar satın aldığı açıkça ifade edilmiş olmasına rağmen bu taşınmazların tapusunun iptaline ilişkin olarak hukuki bir işlemin başlatılmamış olduğu, sadece savcılık tarafından taşınmazlar üzerine ve taşınır kayıtlar üzerine tedbir şerhi konulduğu, Savcılık tarafından bu taşınmazların mülkiyetinin iptalinin yapılamayacağı, hukuki sürecinin takip ve kontrolünün de tam ve eksiksiz olarak yapılmadığı, Bu durumun şahsının mağduriyetine neden olacağı,

ifade edilerek hakkında verilen sorumluluk kararının Kaldırılması talep edilmektedir.

Başsavcılık Mütalaası

Sorumlular … ve …’nın temyiz başvurusu üzerine verilen Başsavcılık Mütalaasında:

“İnsan Kaynaklan Müdürlüğü tarafından maaşlara ilişkin düzenlenen ödeme emri belgelerinin ekinde yer alan bordro dökümleri ve nakit ödeme listelerinde, her personel için açılan satırda yapılacak nakit ödemelerin doğru yazıldığı, ancak listelerin en altında yer alan ve toplam ödemeyi gösteren satırda yazan tutarların olması gerekenden daha yüksek gösterildiği, olması gereken toplam nakit ödeme ile ödeme emri belgesinde gösterilen toplam nakit ödeme arasındaki farkın İnsan Kaynaklan Müdürü … tarafından DTO sistemi kullanılarak şahsi hesabına aktarıldığı ve bu şekilde düzenlenen ödeme emri belgelerinin Mali Hizmetler Müdürlüğüne gönderildiği ve mevcut şekliyle ödeme sürecinin tamamlandığı görülmektedir.

Yapılan işlem, 5018 sayılı Kanun'un 7, 8, 31, 32, 33, 61, 71 ve 5393 sayılı Kanun'un 38. ve 657 sayılı Kanun'un 12. Maddesi, 5237 Türk Ceza Kanunu'nun "Tanımlar" başlıklı 6'ıncı maddesinde ile Devlete ve Kişilere Memurlarca Verilen Zararların Nevi ve Miktarlarının Tespiti, Takibi, Amirlerinin Sorumlulukları, Yapılacak Diğer İşlemler Hakkında Yönetmelik'in 4 ve 9. maddesi, Mahalli İdareler Harcama Belgeleri Yönetmeliği'nin; "Ödeme belgeleri ve bağlanacak kanıtlayıcı belgeler" başlıklı 4. maddesi "Aylıklar" başlıklı 8. maddesi hükümlerine göre, İnsan Kaynakları Müdürü … tarafından Belediyeye ait banka hesaplarından şahsi banka hesabına bankacılık sistemi kullanılarak usulsüz şekilde para aktarılması sonucu, kamu zararı oluştuğu değerlendirilmektedir.

Buna göre, Temyiz dilekçesinde dile getirilen hususlar, Daire yargılaması aşamasında dile getirilen hususlarla benzer nitelikte olduğundan ve bu itirazlar Daire İlamında tüm yönleriyle karşılandığından, verilen karar usul ve hukuka uygun olduğundan, adı geçenin temyiz talebinin ret edilerek Daire Kararının korunması gerektiği düşünülmektedir.”

denilmektedir.

Yanıt Dilekçesi

Başsavcılık Mütalaası üzerine sorumlu … adına Av. … tarafından sunulan yanıt dilekçesinde temyiz dilekçesine belirtilen hususlara ilave olarak özetle:

…'in emrinde belediyenin personeli dahi olmayan müvekkilin görev ve yetkileri ile adı geçen kişinin hesabına para aktarması arasında illiyet bağı bulunmadığı, …’in sahip olduğu görev ve yetkileri kullanarak işlediği suçların müvekkilin işlemleri ile kamu zararı arasındaki illiyet bağını kestiği, Kamu zararından esasen …’e sahip olduğu makam ve DTO yetkilerini verenlerin sorumlu tutulması gerektiği, … 8.Ağır Ceza Mahkemesinde 2023/… E. sayılı davasında müvekkilin taraf olmadığı,

ifade edilerek müvekkilin sorumluluğunun Kaldırılması talep edilmektedir.

Başsavcılık İkinci Mütalaası

Sorumlu … adına Av. … tarafından sunulan yanıt dilekçesi üzerine verilen Başsavcılık Mütalaasında:

“… adı geçen tarafından ileri sürülen hususların 19.04.2024 tarih ve 24018168 sayılı yazımızda belirttiğimiz görüşlerimizin değiştirilmesini sağlayacak bir mahiyet taşımadığı anlaşıldığından, yargılamanın söz konusu mütalâamıza göre karara bağlanmasının uygun olacağı düşünülmektedir.”

denilmektedir.

Ek Dilekçe

Sorumlu … adına Av. … tarafından sunulan ek dilekçede özetle:

Başsavcılık Mütalaasının eksik inceleme ve değerlendirmeye dayandığı,

… 8. Ağır Ceza Mahkemesi 2023/… E. Sayılı dosyası ile ilgililer hakkında dava açıldığı, Açılan davada neticesinde mahkemenin 2024/… K. Sayılı Kararı ile sadece … hakkında karar verildiği, Bu mahkemenin kararı Sayıştay Savcısı tarafından dikkate alınmadan müvekkil aleyhine Sayıştay ilamı doğrultusunda temyiz talebinin reddine karar verilmesi gerektiği yününde mütalaa oluşturulduğu, Bu mütalaanın hukuka uygun olmadığı,

Usulsüz bir şekilde resmi evrakta sahtecilik suçu işlenerek atama işlemini yapan, DTO sisteminden para aktarma yetkisini veren, yine usulsüz bir şekilde gerçekleştirme görevlilerini oluşturarak belediyenin hesabından paraların aktarılmasından, hiçbir hukuki sorumluluğu bulunmayan belediyenin kendi personeli dahi olmayan müvekkili sorumlu tutmanın hukuken fahiş bir hata olduğu,

… üniversite mezunu olmadığı halde sahte üniversite diploması ile usulsüz olarak ve defalarca usulsüz olarak değişik kadrolara atamasının yapılarak, hatta kısa süre içerisinde yaklaşık 10 atama işlemi yapılarak en sonunda 657 sayılı yasanın şartlarını sağlamadığı halde görevde yükselme sınavına dahi girmeksizin resmi belgede sahtecilik yaparak [müdür kadrosuna] atamasının yapılması ve akabinde de DTO sistemi ile belediyenin paralarını kendi hesaplarına aktarılması işlemleri neticesinde sadece … hakkında ceza verilmesi ve kişi borcu yönüyle de müvekkil aleyhine hüküm verilmesinin kabul edilebilir olmadığı,

Sayıştay ilamının temyiz incelemesi neticesinde bozularak … 8. Ağır Ceza Mahkemesi 2023/… E. Ve 2024/… K. Sayılı kararının dikkate alınarak müvekkilin …'in kendi hesaplarına resmi belgede sahtecilik yaparak para aktarma fiilinden herhangi bir sorumluluğu bulunmadığından, müvekkilin bu durumu bilmesi de mümkün olmadığından, müvekkilin … ile hukuki ve fiili bir irtibatı bulunmadığından, …'in para aktarmasını sağlayacak görevlere getirilmesinde, kendisine bu konuda yetkilerin verilmesinde hiçbir sorumluluğu da bulunmadığından, belediye personeli dahi olmayan müvekkilin kamu zararından sorumluluğunun Kaldırılması talep edilmektedir.

Başsavcılık Mütalaası

Sorumlu … adına Av. … tarafından sunulan ek dilekçe üzerine verilen Başsavcılık Mütalaasında:

“… adı geçen tarafından ileri sürülen hususların 19.04.2024 tarih ve 24018168 sayılı ilgi (c) yazımızda belirttiğimiz görüşlerimizin değiştirilmesini sağlayacak bir mahiyet taşımadığı anlaşıldığından, yargılamanın söz konusu mütalâamıza göre karara bağlanmasının uygun olacağı düşünülmektedir.”

denilmektedir.

Duruşmaya … adına Av. … ve … katılmıştır. Duruşma sırasında … tarafından temyiz dilekçesinde açıklanan hususlar sözlü olarak yeniden belirtilmiş, bunlara ilave olarak: …’in resmi belgede sahtecilik suçundan hüküm giymiş olduğu, Maaş ödemelerini içeren ödeme emri belgelerinin dahi insan kaynakları birimi tarafından hazırlandığı, Ödeme emri belgelerinin sadece ilk sayfalarının imza için kendisine geldiği, Şahsında hiçbir zaman DTO şifresi bulunmadığı, DTO şifresi ile işlemler yapıldığını somut olayın ortaya çıkmasından sonra öğrendiği, …’in şahsi hesabına para aktarmaya başladığı ilk zamanlarda [yani 2014 yılından itibaren] DTO şifresi sahiplerinin şifrelerini …’in kullanımına vermiş oldukları, Mart 2017’den itibaren zaten DTO şifresinin …’e tanımlandığı, Mali hizmetler biriminde çalışan personelden bir kişinin memur, kalan personelin 696 sy KHK kapsamında işçi veya kadrolu işçi olduğu, [Bankayla işlemlerin yürütülmesi kendi görevi olduğu halde bu görevin … tarafından yürütülmesi karşısında neden hareketsiz kaldığı sorulması üzerine:] Bankayla işlemleri muhasebe yetkilisi/mali hizmetler müdürü olarak bizzat kendisi yürütmek istediği, bunu sözlü olarak ifade ettiği, ancak bu isteğinin reddedildiği, bu konuda yazılı talep yapması halinde zaten görevinde kalmasının zor olduğu vurgulanarak …’in zimmet ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işlemek suretiyle sebep olduğu kamu zararından muhasebe yetkilisi/mali hizmetler müdürü olarak kendisinin sorumluluğu bulunmadığına karar verilmesi talep edilmiştir.

Duruşma sırasında … adına Av. … tarafından temyiz dilekçesinde açıklanan hususlar sözlü olarak yeniden belirtilmiş, bunlara ilave olarak: müvekkilleri … ve …’ın Belediyede sözleşmeli taşeron işçi oldukları, Ceza mahkemesi kararına göre …’in işlediği suçlara müvekkilleri … ve …’ın iştirakı bulunmadığının sabit olduğu, Kamu zararının sebebi olan suçlara iştirakı bulunmayan müvekkillerin bu suçlar sonucunda oluşan kamu zararından sorumluluğa da iştirakı bulunmadığına karar verilmesi gerektiği, …’in kendi adına tanımlı DTO şifrelerini veya başkası adına tanımlı DTO şifrelerini kullanarak bu suçları işlemek suretiyle kamu zararına sebep olduğu, Müvekkillere tanımlı DTO şifreleri hiçbir zaman olmadığı, Bankaya aktarılan maaş icmallerinin içeriklerini gerçekleştirme görevlisi olan müvekkillerin görmediği ve kontrol etme yetkileri bulunmadığı, Ayrıca taşeron işçi olan müvekkillerin maaş ödemelerine ait ödeme emri belgelerini gerekli kontrolleri yapamadıkları gerekçesiyle imzalamaktan imtina etmeleri halinde işten çıkarılmalarının ihtimal dahilinde olduğu vurgulanarak …’in zimmet ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işlemek suretiyle sebep olduğu kamu zararından gerçekleştirme görevlileri (taşeron işçi) … ve (taşeron işçi) …’ın sorumluluğu bulunmadığına karar verilmesi talep edilmiştir.

Duruşma sırasında Sayıştay Savcısı tarafından, yazılı mütalaada belirtilen gerekçeyle Daire Kararının Tasdikinin uygun olacağı ifade edilmiştir.

Sorumlu Muhasebe Yetkilisi (Mali Hizmetler Müdürü) …, Gerçekleştirme Görevlisi (İşçi) … [ile (İşçi) …] adına Av. … ve Sayıştay Savcısının sözlü açıklamalarının dinlenmesinden ve dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra,

GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

03 İlam sayılı Daire Kararının 1.A maddesiyle, İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürü … tarafından 2022 yılı maaş ödemelerinde Belediyeye ait banka hesaplarından şahsi banka hesabına DTO sistemi kullanılarak usulsüz şekilde para aktarılması sonucu oluşan … TL kamu zararının hüküm tarihinden itibaren işleyecek faizi ile sorumlularından tazminine hükmedilmiştir. Kararda sorumlu tutulanlar: Harcama Yetkilisi (İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürü) …, Gerçekleştirme Görevlisi (İşçi) …, Muhasebe Yetkilisi (Mali Hizmetler Müdürü) … .

Esas yönünden inceleme

Somut olay

Belediyede İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürü …’in öğrenim durumu ve atandığı makamlar konusunda fiili duruma ve mevzuata aykırılıklar 03 İlam sayılı Daire Kararının 1.B maddesine konu edilmiştir.

İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürü …’in Belediye bütçesinden şahsi hesabına usulsüz para aktarması ile ilgili olarak:

… fiili öğrenim durumuna, fiili hizmet durumuna ve mevzuata aykırı olarak 15.01.2021 tarihinde Belediyede insan kaynakları ve eğitim müdürü kadrosuna atanmıştır. … 15.01.2021 tarihinden önce de Belediyede insan kaynakları ve eğitim müdürlüğü biriminde çalışmaktaydı.

…’in 2014-2022 yılları arasında Belediyeye ait banka hesabından şahsi hesabına usulsüz şekilde para aktardığı tespit edilmiştir. Bu süreç içerisinde 2020 yılında …’ın şahsi hesabına da usulsüz şekilde para aktarıldığı tespit edilmiştir. Bu tespitler Sayıştay yargısı (hesap yargısı) ve ceza yargısı tarafından yapılmıştır.

Belediyede personel bordroları insan kaynakları ve eğitim müdürlüğü tarafından 2014 yılından itibaren elektronik veri tabanında hazırlanmıştır. Personel ödemelerinde harcama yetkilisi insan kaynakları ve eğitim müdürüdür. Harcamaya dair evraklar insan kaynakları ve eğitim biriminde ön mali kontrolü yapılıp imzalandıktan sonra ödemenin yapılması için …bank Dosya Transfer Otomasyon (DTO) sistemine veri girişi yapılmakta ve Bankaya EFT/havale talimatı verilmektedir. Belediye ve Banka arasında yapılan Protokole göre DTO’nun Belediye tarafından kullanılabilmesi için Belediyenin belirlediği kişi veya kişilere DTO sistemine bağlanması ve burada işlem yapmasına imkan sağlayan kullanıcı adı ve şifreleri Banka tarafından verilmiştir. Maaş işlemlerine ilişkin belge/belgeler 2014-2022 yıllarında … tarafından DTO sistemine girilmekteydi. …bank … Şubesinin 20.07.2023 tarihli ve 89 sayılı yazısına göre DTO sistemine belge/dosya girişi konusunda Mart 2017’den 21.09.2022* tarihine kadar … tek başına yetkiliydi (*: 21.09.2022, …’in Belediye hesabından şahsi hesaba usulsüz para aktarıldığının tespit edildiği tarihtir). … tarafından DTO sistemine girilen veriler/belge/dosya Belediyede ikinci bir görevlinin kontrolünden/bilgisinden geçmeden Bankaya iletilmekteydi.

DTO sisteminde maaş ödemelerine ilişkin talimatlar her bir personelin adı-soyadı, IBAN numarası ve hesabına yatacak olan meblağı içerir şekilde excel tablosu formatında Bankaya elektronik ortamda verilmekte ve basılı evrak olarak herhangi bir eft/havale emri Bankaya iletilmemektedir. Sistem üzerinden gönderilen talimatla maaş ödemeleri yapıldığında, banka hesap hareketleri dökümünde hangi hesap numarasına hangi tutarda para gönderildiği bilgisi görünmemekte, hesaptan çıkan tüm personelin toplam net maaş tutarı “maaş ödemesi” açıklaması ile yer almaktadır. Hangi hesap numarasına hangi tutarda para gönderildiği bilgisi ise yalnızca DTO sisteminden geçmişteki ödeme talimatlarının içeriği sorgulandığında görünmektedir. Belirtilmelidir ki, DTO‘da sorgulama yapmak konusunda da Mart 2017’den 21.09.2022’ye kadar tek başına … yetkiliydi.

Ödeme emri belgelerinin ekinde “memur aylık maaş bordrosu” (Mahalli İdareler Harcama Belgeleri Yönetmeliği eki örnek:9, “Aylık Bordrosu”) ile “net maaş listesi” dokümanları bulunmaktadır. “Memur aylık maaş bordrosu” ve “net maaş listesi”nin satırlarında adı belirtilen personele yapılacak maaş ödemesinin içerik ve tutarları yer almaktadır. Bu listelerin en alt satırında ise Belediye personeline ödenecek toplam maaş tutarı yer almaktadır. Listelerde her satırda belirtilen personele ödenecek maaş tutarı fiili duruma ve mevzuata uygun belirlenmiş olmakla birlikte, bu satırların toplamını içeren son satır, listede yer alan satırların toplamından daha fazla bir tutar içermektedir. Toplam satırında yer alan fazla tutar, ödeme emri belgelerinde 630.01.01.02.01 Zam ve Tazminatlar Hesabına eklenmiştir.

Sayıştay denetimi ve yargısı tarafından, Belediye tarafından ve ceza mahkemesi* tarafından “memur aylık maaş bordrosu”nun toplam satırında ve ödeme emri belgelerinin 630.01.01.02.01 Zam ve Tazminatlar Hesabı satırında yer alan fazla tutarın …’in (ve 2020 yılında …’ın) şahsi hesabına aktarıldığı tespit edilmiştir. [*: … 8.Ağır Ceza Mahkemesi Dosya-Karar No: 2023/…, Esas No: 2024/…; … Bölge Adliye Mahkemesi 3.Ceza Dairesinin E:2024/…, K: 2024/… no.lu Kararı (KT: 08.09.2024)]

… 30.09.2022 tarihinde 657 sayılı Kanun kapsamında görevden uzaklaştırılmıştır. 05.12.2023 tarihinde ise Belediyenin Yüksek Disiplin Kurulu kararıyla …’e Devlet memurluğundan çıkarma cezası verilmiştir.

Sayıştay Daire Kararında, maaş ödemelerine esas ödeme emri belgelerinin 630.01.01.02.01 Zam ve Tazminatlar Hesabına eklenmiş olan ve adı geçen kişinin şahsi hesabına aktarılan fazla tutarların kamu zararı olduğuna hükmedilmiştir. Sayıştay Daire Kararında 2022 yılı hesabı kapsamında bu konuda oluşan kamu zararı tutarı … TL tespit edilmiştir.

Mevzuat

5018 sayılı Kanun’un ilgili maddeleri aşağıdadır:

“Hesap verme sorumluluğu

Madde 8- Her türlü kamu kaynağının elde edilmesi ve kullanılmasında görevli ve yetkili olanlar, kaynakların etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak elde edilmesinden, kullanılmasından, muhasebeleştirilmesinden, raporlanmasından ve kötüye kullanılmaması için gerekli önlemlerin alınmasından sorumludur ve yetkili kılınmış mercilere hesap vermek zorundadır.”



“Harcama talimatı ve sorumluluk

Madde 32- Bütçelerden harcama yapılabilmesi, harcama yetkilisinin harcama talimatı vermesiyle mümkündür. Harcama talimatlarında hizmet gerekçesi, yapılacak işin konusu ve tutarı, süresi, kullanılabilir ödeneği, gerçekleştirme usulü ile gerçekleştirmeyle görevli olanlara ilişkin bilgiler yer alır.

Harcama yetkilileri, harcama talimatlarının bütçe ilke ve esaslarına, kanun ve diğer mevzuata uygun olmasından, ödeneklerin etkili, ekonomik ve verimli kullanılmasından ve bu Kanun çerçevesinde yapmaları gereken diğer işlemlerden sorumludur.”



“Giderin gerçekleştirilmesi

Madde 33- Bütçelerden bir giderin yapılabilmesi için iş, mal veya hizmetin belirlenmiş usul ve esaslara uygun olarak alındığının veya gerçekleştirildiğinin, görevlendirilmiş kişi veya komisyonlarca onaylanması ve gerçekleştirme belgelerinin düzenlenmiş olması gerekir. (Değişik son cümle: 22/12/2005-5436/10 md.) Giderlerin gerçekleştirilmesi; harcama yetkililerince belirlenen görevli tarafından düzenlenen ödeme emri belgesinin harcama yetkilisince imzalanması ve tutarın hak sahibine ödenmesiyle tamamlanır.

Gerçekleştirme görevlileri, harcama talimatı üzerine; işin yaptırılması, mal veya hizmetin alınması, teslim almaya ilişkin işlemlerin yapılması, belgelendirilmesi ve ödeme için gerekli belgelerin hazırlanması görevlerini yürütürler.

(Ek üçüncü fıkra: 22/12/2005-5436/10 md.) Elektronik ortamda oluşturulan ortak bir veri tabanından yararlanmak suretiyle yapılacak harcamalarda, veri giriş işlemleri gerçekleştirme görevi sayılır. Bu fıkranın uygulanmasına ilişkin esas ve usûller Hazine ve Maliye Bakanlığınca belirlenir.

Gerçekleştirme görevlileri, bu Kanun çerçevesinde yapmaları gereken iş ve işlemlerden sorumludurlar.

(Ek son fıkra: 22/12/2005-5436/10 md.; Değişik fıkra: 2/7/2018-KHK-703/213 md.) Kamu borç yönetimine ilişkin olanlar da dahil giderin çeşidine göre aranacak gerçekleştirme belgelerinin şekil ve türleri merkezî yönetim kapsamındaki kamu idareleri için Hazine ve Maliye Bakanlığınca, mahallî idareler için İçişleri veya Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca, sosyal güvenlik kurumları için de bağlı veya ilgili oldukları bakanlıklar tarafından, Hazine ve Maliye Bakanlığının uygun görüşü alınmak suretiyle çıkarılacak yönetmeliklerle belirlenir.”



“Muhasebe hizmeti ve muhasebe yetkilisinin yetki ve sorumlulukları

Madde 61- (Değişik birinci fıkra: 22/12/2005-5436/10 md.) Muhasebe hizmeti; gelirlerin ve alacakların tahsili, giderlerin hak sahiplerine ödenmesi, para ve parayla ifade edilebilen değerler ile emanetlerin alınması, saklanması, ilgililere verilmesi, gönderilmesi ve diğer tüm malî işlemlerin kayıtlarının yapılması ve raporlanması işlemleridir. Bu işlemleri yürütenler muhasebe yetkilisidir. Memuriyet kadro ve unvanlarının muhasebe yetkilisi niteliğine etkisi yoktur.

Muhasebe yetkilisi, bu hizmetlerin yapılmasından ve muhasebe kayıtlarının usulüne uygun, saydam ve erişilebilir şekilde tutulmasından sorumludur. Genel bütçe kapsamındaki kamu idarelerinin muhasebe hizmetleri Hazine ve Maliye Bakanlığınca yürütülür. Muhasebe yetkilileri gerekli bilgi ve raporları düzenli olarak kamu idarelerine verirler.

Muhasebe yetkilileri ödeme aşamasında, ödeme emri belgesi ve eki belgeler üzerinde;

a) Yetkililerin imzasını,

b) Ödemeye ilişkin ilgili mevzuatında sayılan belgelerin tamam olmasını,

c) Maddi hata bulunup bulunmadığını,

d) Hak sahibinin kimliğine ilişkin bilgileri,

kontrol etmekle yükümlüdür.

Muhasebe yetkilileri, ilgili mevzuatında düzenlenmiş belgeler dışında belge arayamaz. Yukarıda sayılan konulara ilişkin hata veya eksiklik bulunması halinde ödeme yapamaz. Belgesi eksik veya hatalı olan ödeme emri belgeleri, düzeltilmek veya tamamlanmak üzere en geç bir iş günü içinde gerekçeleriyle birlikte harcama yetkilisine yazılı olarak gönderilir. Hataların düzeltilmesi veya eksikliklerin giderilmesi halinde ödeme işlemi gerçekleştirilir.

Muhasebe yetkilileri işlemlerine ilişkin defter, kayıt ve belgeleri muhafaza eder ve denetime hazır bulundurur.

Muhasebe yetkilileri, 34 üncü maddenin ikinci fıkrasındaki ödemeye ilişkin hükümler ile bu maddenin üçüncü fıkrasında belirtilen ödemeye ilişkin kontrol yükümlülüklerinden dolayı sorumludur. Muhasebe yetkililerinin bu Kanuna göre yapacakları kontrollere ilişkin sorumlulukları, görevleri gereği incelemeleri gereken belgelerle sınırlıdır. …”



Mahali İdareler Harcama Belgeleri Yönetmeliği’nin ilgili maddesi aşağıdadır:

“Aylıklar

MADDE 8 – (1) Aylık ve aylıkla birlikte ödenen hakedişler için Aylık Bordrosu (Örnek: 9) ve Personel Bildirimi (Örnek: 10) ile duruma göre ödemenin yapıldığı ilk aya ait ödeme belgesine aşağıda belirtilen belgeler eklenir.”



6085 sayılı Kanun’un 7’nci maddesi aşağıdadır

“Sorumlular ve sorumluluk halleri

MADDE 7 – …

(4) Usulüne uygun biçimde görevlendirilmediği halde kendiliğinden veya verilen emir üzerine gelirleri tahakkuk ettiren, toplayan, harcayan ve bu işlemleri onaylayanlar, malları muhafaza eden ve idare edenlerle her türlü mali iş ve işlemleri yürütenlerin işlemleri bir hesaba dahil edilmediği takdirde, sorumluluk bu kişiler hakkında da uygulanır. Bu durum yöneticilerin yazılı emirleri üzerine meydana gelmiş ise sorumluluğa yöneticiler de ortak olur.”



657 sayılı Kanun’un 12’nci maddesi aşağıdadır:

“Kişisel sorumluluk ve zarar:

Madde 12 – (Değişik: 12/5/1982 - 2670/5 md.)

Devlet memurları, görevlerini dikkat ve itina ile yerine getirmek ve kendilerine teslim edilen Devlet malını korumak ve her an hizmete hazır halde bulundurmak için gerekli tedbirleri almak zorundadırlar.

Devlet memurunun kasıt, kusur, ihmal veya tedbirsizliği sonucu idare zarara uğratılmışsa, bu zararın ilgili memur tarafından rayiç bedeli üzerinden ödenmesi esastır.”

Devlete ve Kişilere Memurlarca Verilen Zararların Nevi ve Miktarlarının Tespiti, Takibi, Amirlerinin Sorumlulukları, Yapılacak Diğer İşlemler Hakkında Yönetmelik’in ilgili maddeleri aşağıdadır:

“Memurların Sorumlulukları ve Zararları Tazmin Mükellefiyeti

Madde 4 – Memurlar görevlerini dikkat ve itina ile yerine getirmek; Devlet malını korumak ve her an hizmete hazır halde bulundurmak için gerekli tedbirleri almakla görevli ve sorumludurlar.

Memurlar, bu görev ve sorumlulukların yerine getirilmemesi sebebiyle doğan zararları bu yönetmelikte belli edilen usul ve esaslar uyarınca tazminle mükelleftirler. Sayıştaya karşı sorumlu olanların sorumlulukları hakkında 832 sayılı Sayıştay Kanunu hükümleri saklıdır.”

“Amirlerin Sorumlulukları

Madde 9 – a) Amirler, emirlerindeki memurların, görevlerini dikkat ve itina ile yerine getirmelerini, Devlet malını korumak ve heran hizmete hazır halde bulundurmak için gerekli tedbirleri almalarını temin ve takip etmekle görevli ve sorumludurlar.

b) Memurlarca verilen zararların miktarının tesbiti ve ilgililerden bu yönetmelik veya genel hükümlere göre tahsili konusunda yapılacak işlemlerin zamanında ve eksiksiz yürütülmesinden, zararı veren memurların görevli bulundukları kurum ve kuruluşların o mahaldeki amirleri müteselsilen sorumludurlar.”



5018 sayılı Kanun’un “Kamu zararı” başlıklı 71’inci maddesinin ilgili kısımları aşağıdadır:

“Kamu zararı; kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunmasıdır.

Kamu zararının belirlenmesinde;

… / g) Mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması,

esas alınır.”



Değerlendirme

Somut olayda, İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürü … tarafından Belediye bütçesinden şahsi hesabına herhangi bir işin karşılığı olmadan ve mevzuattaki herhangi bir düzenlemeye dayanmadan para aktarılmıştır. …’in bu fiili, kamu görevlisinin kastından kaynaklanan mevzuata aykırı eylemi sonucunda kamu kaynağında eksilmeye neden olunmasıdır. Bu fiil, mevzuatında öngörülmediği halde -hatta yasaklandığı halde- ödeme yapılması kapsamında kamu zararını sonuç vermektedir.

Dolayısıyla somut olayda Daire Kararında tespit edildiği üzere 5018 sayılı Kanun’un 71’inci maddesi kapsamında kamu zararı oluştuğu sabittir.

Sorumluluk yönünden inceleme

Temyiz başvurusunda bulunan sorumlular tarafından Daire Kararında hükmedildiği üzere kamu zararı oluştuğu kabul edilmekle birlikte sorumluluk itirazında bulunulmaktadır. Temyiz başvurusunda bulunan kamu görevlilerinin sorumluluk itirazları aşağıda incelenmiştir.

Harcama Yetkilisi …’in sorumluluğu

…’in temyiz başvurusu bulunmamaktadır. Bununla birlikte belirtilmelidir ki 2022, 2021, 2020, 2019 yıllarıyla ilgili Daire Kararlarında Harcama Yetkilisi sıfatıyla … sorumlu tutulmuştur. …’in suç işlemek suretiyle kamu zararına sebebiyet vermesi ve aynı zamanda ahiz olması dolayısıyla bu kişinin uygun illiyet bağı dahilinde kamu zararından sorumluluğu bulunduğu sabittir.

Gerçekleştirme görevlisinin sorumluluğu

Gerçekleştirme Görevlisi (İşçi) … tarafından, mevzuata aykırı olarak gerçekleştirme görevlisi olarak görevlendirilmesi nedeniyle kendisine kamu zararına ilişkin sorumluluk yöneltilemeyeceği, maaş ödemelerine ilişkin evrakların Mali Hizmetler Müdürlüğü tarafından düzenlendiği ve sistem üzerinden kontrol için gönderilen belgeler ile fiziki olarak çıktısı alınıp imzalanan belgeler arasında … tarafından yapılan hileli işlemler nedeniyle farklılıklar olduğu ifade edilmiştir. Öncelikle 6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 7’nci maddesinin dördüncü fıkrasında yer alan düzenlemeye göre gerçekleştirme görevlisinin -usulüne uygun olarak görevlendirilmemiş olsa da- kamu zararından sorumluluğu bulunabilmektedir. 5018 sayılı Kanun’un 33’üncü maddesine göre bütçeden bir giderin yapılabilmesi için harcama yetkilisince görevlendirilen gerçekleştirme görevlisi tarafından ödeme için gerekli belgeler (ödeme emri belgesi ve ekleri) düzenlenmelidir. Somut olayda ödeme emri belgeleri ile eklerinde yer alan aylık bordroları “Düzenleyen” sıfatıyla Gerçekleştirme Görevlisi (İşçi) … tarafından imzalanmıştır.

Somut olayda ödeme emri belgelerinin her sayfası ile ekleri olan “Memur aylık maaş bordrosu” ve “net maaş listesi”nin son sayfaları … tarafından Gerçekleştirme Görevlisi unvanıyla imzalanmıştır. “Memur aylık maaş bordrosu” ve “net maaş listesi”nin diğer sayfaları ise Gerçekleştirme Görevlisi … tarafından paraflanmıştır. Memur aylık maaş bordrosu” ve “net maaş listesi”nde yer alan her bir satırın toplamının “toplam” satırına eşit olmaması şeklindeki maddi hatanın gerçekleştirme görevlisi tarafından tespit edilmemiş olması, gerçekleştirme görevlisinin mevzuatta kendisine tanınan görev ve yetkilerini kullanmakta kusur veya ihmali bulunduğunu göstermektedir. Somut olayda bahsi geçen belgeler üzerindeki maddi hata kamu zararını gösterdiğinden, gerçekleştirme görevlisinin görev ve yetkisini kullanmaktaki kusuru ile kamu zararı arasında illiyet bağı bulunmaktadır.

Sonuç olarak Gerçekleştirme Görevlisi …’nın somut olayda oluşan kamu zararından sorumluluğu bulunduğu anlaşılmıştır.

Muhasebe yetkilisinin sorumluluğu

İlişikli ödeme emri belgelerinin ekinde “Memur Aylık Maaş Bordrosu” (Yönetmelik eki Aylık Bordrosu, “Örnek: 9”) belgesi yer almaktadır. Memur Aylık Maaş Bordrosu belgelerinin en altında yer alan ve toplam tutarları gösteren satırda personele verilecek toplam net maaşın olması gerekenden fazla yazıldığı tespit edilmiştir. Toplam satırında yer alan fazla tutar, …’in suç işlemek suretiyle şahsi hesabına aktardığı tutardır. Belirtilen fazla tutar, ödeme emri belgelerinde 630.01.01.02.01 kodlu Zam ve Tazminatlar Hesabına eklenmiştir.

5018 sayılı Kanun’un 61’inci maddesi ile Muhasebe Yetkililerinin Eğitimi, Sertifika Verilmesi ile Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik’in 29'uncu maddesine göre, muhasebe yetkilileri bir mali işlemin gerçekleştirilmesinde oluşan maddi hatadan sorumludur. Yani muhasebe yetkilileri bir mali işlemin muhasebeleştirilmesine dayanak teşkil eden karar, onay, sözleşme, hakediş raporu, bordro, fatura, alındı ve benzeri belgelerde yer alan aritmetik işlemlerin yanlış yapılması sonucu muhasebeleştirilecek tutarların ilgili hesaplara eksik veya fazla kaydedilmesi suretiyle kamu kaynaklarında eksilmeye neden olunması veya artışa engel olunmasından sorumludur.

Buna ilave olarak, 5018 sayılı Kanun’un 61’inci maddesinde giderlerin hak sahibine ödenmesi görevi muhasebe yetkililerine verilmiştir. Her ne kadar Belediyede personel maaş ödemeleri görev ve yetkisi İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürü … tarafından DTO sistemi üzerinden kullanılmışsa da söz konusu görev ve yetki mevzuatta muhasebe yetkilisine verilmiştir. Giderlerin hak sahiplerine ödenmesi görev ve yetkisi mevzuatta muhasebe yetkilisine verilmişken, maaş ödeme işlemlerine ilişkin bankaya DTO sistemi üzerinden EFT/Havale talimatının harcama yetkilisi/ İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürü tarafından yapılması mevzuata aykırılık teşkil etmektedir. Bu durum Muhasebe Yetkilisinin 5018 sayılı Kanun’la kendisine verilen söz konusu görev ve yetkiyi kullanmadığını da göstermektedir. Tespiti yapılan kamu zararı, Muhasebe Yetkilisinin yürütmesi gereken giderin hak sahibine ödenmesi görev ve yetkisinin kullanılması ile ilgili olarak ortaya çıkmıştır. Muhasebe Yetkilisinin personel maaşlarının ödenmesindeki görev ve yetkisi sadece usulsüz işlemleri tespit etmek değil öncelikle bu görev ve yetkiyi mevzuata uygun şekilde doğru ve eksiksiz olarak yerine getirmektir.

Sonuç olarak Muhasebe Yetkilisi …’ın somut olayda oluşan kamu zararından sorumluluğu bulunduğu anlaşılmıştır.



BU İTİBARLA, yukarıda belirtilen gerekçeyle sorumluların temyiz talebi reddedilerek 923 Karar-03 İlam sayılı Daire Kararının 1.A maddesinin TASDİKİNE (Temyiz Kurulu ve … .Daire Başkanı …, Üyeler …, …, …, …, …, …, …’un karşı oyuyla), oy çokluğuyla,

6085 sayılı Kanun’un 57’nci maddesi gereği bu Kararın yazılı bildirim tarihinden itibaren on beş gün içerisinde Sayıştayda Karar Düzeltilmesi yolu açık olmak üzere,

Karar verildiği 08.10.2025 tarih ve 58495 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.



(Karşı oy gerekçesi

Temyiz Kurulu ve … .Daire Başkanı …’ın karşı oy gerekçesi

03 İlam sayılı Daire Kararının 1/A maddesiyle; İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürü … tarafından, 2014-2022 yılı maaş ödemelerinde, Belediyeye ait banka hesaplarından şahsi banka hesabına DTO sistemini kullanarak usulsüz şekilde para aktarılması sonucu oluşan kamu zararlarıyla ilgili olarak tazmin kararı verilmiştir. Belirtilen hesap yıllarına ilişkin Daire Kararlarında Ödeme Emri Belgelerini Harcama Yetkilisi veya Gerçekleştirme Görevlisi olarak imzalayan (İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürü) …, Muhasebe Yetkilisi olarak imzalayan (Mali Hizmetler Müdürü) … ve … ile diğer Gerçekleştirme Görevlileri sorumlu tutulmuşlardır.

Somut olayda, İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürü … tarafından, Belediye bütçesinden şahsi hesabına herhangi bir iş karşılığı olmaksızın para aktarılarak, mevzuata aykırı ve kasıtlı eylemi sonucunda kamu kaynağında eksilmeye neden olunması suretiyle kamu zararının doğmasına sebep olunmuştur. Bu itibarla, Ödeme Emri Belgelerini Harcama Yetkilisi ve bazı ödeme emirlerini Gerçekleştirme Görevlisi olarak imzalayan (İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürü) …’in oluşan kamu zararından sorumluluğuna karar verilmesi mevzuata uygundur.

Gerçekleştirme Görevlileri yönünden;

Belediyede personel maaşları bir yazılım programı (… Web) üzerinden hesaplanmaktadır. Bu kapsamda her bir personele ödenecek maaş ise mevzuata uygun olarak hesaplanmıştır. Mevzuata uygun olarak her bir personele ödenecek net miktar doğru olarak hesaplandıktan sonra net maaşların toplam satırının yazılım sistemi tarafından hesaplanması gereken sütununa … tarafından müdahale edilmek suretiyle olması gerekenden daha fazla tutar yazılmış ve bu fazla tutar, ödeme emri belgelerinin 630.01.01.02.01 Zam ve Tazminatlar Hesabı satırıyla birlikte DTO sistemine de bu ilave girilerek …’in şahsi hesabına aktarılmıştır.

Gerçekleştirme Görevlilerinin, ödeme emri belgesi eki olan “memur aylık maaş bordrosu” (Mahalli İdareler Harcama Belgeleri Yönetmeliği Eki Örnek:9, “Aylık Bordrosu”) nu kontrol etmek görevleri ve yetkileri bulunmaktadır. Memur aylık maaş bordrosunun her bir satırının doğru olması gerektiği gibi, bu satırların toplamı olan son satırının doğru olup olmadığının kontrolünün yapılması da Gerçekleştirme Görevlilerinin sorumluluğundadır. Buna göre, toplam satırının, yukarısında yer alan her bir satırın içeriğinden daha fazla bir tutarı içermesi hususuyla ilgili somut olayda Gerçekleştirme Görevlilerinin kontrol yükümlülüklerinin değerlendirilmesinde;

Belediyede personel maaşlarının bir yazılım programıyla (… Web) hazırlanması, her bir personele ödenen maaşın net tutarının mevzuata uygun olması, bu belgenin toplam satırının yazılım programı tarafından hesaplanıyor olması beklentisi, gerçekleştirme görevlisi olarak imza atan bazı personelin belediye şirketi işçisi olması ve mevzuata göre bu görevi yapamamaları hususları da göz önünde bulundurulduğunda, Gerçekleştirme Görevlilerinin toplam satırının doğruluğunu kontrol etmemiş olmaları sebebiyle kusurlu olduklarına ve kamu zararından sorumlu olduklarına (… hariç) karar verilmesi mevzuata uygun değildir.

Bu sebeple, Kararın Bozulması gerekir.

Muhasebe Yetkililerinin sorumluluğu;

Ödeme emri belgelerinin ekinde yer alan aylık bordrosunun en altında yer alan toplam satırının her bir satırın toplamından daha fazla olmasının maddi hata teşkil etmesi, bunun da 5018 sayılı Kanun’un 61’inci maddesine göre muhasebe yetkilisinin sorumluluğunda olması dolayısıyla muhasebe yetkilileri kamu zararından sorumlu tutulmuştur.

61’inci maddenin üçüncü fıkrasının c-bendine göre ödeme emri belgesi ve eki belgeler üzerinde maddi hata bulunup bulunmadığını kontrol etmek muhasebe yetkilisinin sorumluluğu dahilindedir. Somut olayda muhasebe yetkililerinin toplam satırının doğruluğunu kontrol etmemesi dolayısıyla göreviyle ilgili kusurları/ihmalleri bulunduğundan, tazmin sorumluluğuna karar verilmesi mevzuata uygundur.

Ayrıca söz konusu kamu zararıyla ilgili olarak ilgili Belediye tarafından;

02.11.2022 gün ve 2022/1 sayılı tazmin raporu düzenlenmiş ve bu Rapora istinaden … hakkında 03.11.2023 tarihinde, … Genel İcra Dairesinde 2023/65510 Dosya Numarasıyla İcra Takip talebi yapılmış ve bu talep kesinleşerek haciz aşamasına geçilmiştir.

Duruşmaya katılan sorumlu ve sorumlu vekilleri; söz konusu kamu zararına karşılık …’e ait 1.500.000 TL nakit ve 2 adet aracın belediyeye devredildiğini, söz konusu kişiye ait olup başkaları üzerine kayıtlı ev, arsa ve araçlarla ilgili süreçlerin ise devam ettiğini bildirmişlerdir.

Ceza yönüyle; … 8.Ağır Ceza Mahkemesince Dosya Esas No: 2023/…, Dosya Karar No: 2024/… Karar sayılı Kararla; … hakkında Zimmet ve Resmî Belgede Sahtecilik suçlarından ceza verilmiş ve bu Karar; … Bölge Adliye Mahkemesi 3.Ceza Dairesinin E:2024/…, K: 2024/… no.lu Kararıyla (KT: 08.09.2024)] bozulmuştur.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun “Ön sorunun ileri sürülmesi” başlıklı 163’üncü maddesinde;

“Yargılama sırasında, davaya ilişkin bir ön sorun ortaya çıkarsa, ilgili taraf, bunu dilekçe vermek suretiyle yahut duruşma sırasında sözlü olarak ileri sürebilir.”

“Ön sorunun incelenmesi” başlıklı 164’üncü maddesi birinci fıkrasında;

“Hâkim, taraflardan birinin ileri sürdüğü ön sorunu incelemeye değer bulursa, belirleyeceği süre içinde, varsa delilleriyle birlikte cevabını bildirmesi için diğer tarafa tefhim veya tebliğ eder.”

“Bekletici sorun” başlıklı 165’inci maddesinin birinci fıkrasında;

“Bir davada hüküm verilebilmesi, başka bir davaya, idari makamın tespitine yahut dava konusuyla ilgili bir hukuki ilişkinin mevcut olup olmadığına kısmen veya tamamen bağlı ise mahkemece o davanın sonuçlanmasına veya idari makamın kararına kadar yargılama bekletilebilir.”

6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun “Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun uygulanacağı haller” başlıklı 61’inci maddesinde;

“Bu Kanunda yargılama usulüne ve kanun yollarına ilişkin hüküm bulunmayan hallerde 18/6/1927 tarihli ve 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun ilgili hükümleri uygulanır.”

şeklinde düzenlemeler yapılmıştır.

Yukarıda açıklandığı üzere, Temyize konu 6. ve 7. Daire Kararlarına konu olan kamu zararıyla ilgili olarak Belediye tarafından, 02.11.2022 gün ve 2022/1 sayılı Tazmin Raporu düzenlenmiş ve bu Rapora istinaden … hakkında … Genel İcra Dairesinde 2023/65510 Dosya Numarasıyla İcra Takip talebi yapılmış ve bu talep kesinleşerek haciz aşamasına geçilmiştir. Duruşmaya katılan sorumlu ve sorumlu vekilleri söz konusu kamu zararına karşılık …’e ait …. TL nakit ve 2 adet aracın belediyeye devredildiğini, söz konusu kişiye ait olup başkaları üzerine kayıtlı ev, arsa ve araçlarla ilgili süreçlerin devam ettiğini bildirmişlerdir. Bu duruma göre, kamu zararının belirlenebilmesi için bu zararın tahsilatıyla ilgili diğer yargı kolunda devam eden işlemlerin sonuçlarının beklenmesine ihtiyaç bulunmaktadır.

Netice olarak; Temyize konu 6. ve 7. Daire Kararlarının gerçekleştirme görevlilerinin (… hariç) sorumlulukları yönüyle Bozulmasına,

Kamu zararının tahsilatıyla ilgili olarak diğer yargı kolunda devam eden işlemlerin bekletici sorun yapılarak sonuçlandığında konuyla ilgili karar verilmesi teminen dosyanın ilgili Dairelere gönderilmesine,

Karar verilmesi gerekir.

Üyeler … ve …’ın karşı oy gerekçesi

Daire Kararında tespiti yapıldığı üzere somut olay neticesinde kamu zararı oluştuğu ve bu kamu zararında …’in sorumluluğu bulunduğu sabittir.

Konunun sorumluluk yönünden incelenmesi:

Gerçekleştirme görevlisi ve muhasebe yetkilisinin görev ve yetkilerini kullanmakta kusurları bulunmaktadır. Bununla birlikte, …’in fiillerinin ceza yargısında denetlenmesi sonucunda bu kişinin zimmet ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işlediğine hükmedilmiştir. Adı geçen kişi hakkındaki zimmet suçuyla ilgili hüküm kesinleşmiş olmakla birlikte resmi belgede sahtecilik ilgili hüküm henüz kesinleşmemiştir. Ceza yargısında …’in resmi belgede sahtecilik suçunun sabit olduğuna hükmedilmesi halinde, Sayıştay yargısında muhasebe yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisinin kamu zararından sorumluluğuna hükmedilmemesi gerekmektedir; Zira bu durumda -resmi belgede sahtecilik suçunun Türk Ceza Kanunu’nda yer alan tanımı gereği- …’in muhasebe yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisini (de) görev ve yetkileri ile ilgili olarak aldatması söz konusu olacaktır. Ayrıca ceza yargısı tarafından verilecek ve kesinleşecek olan hüküm, Sayıştay Daire Kararında kamu zararından sorumlu tutulmamış olan ancak sorumlu tutulması gereken farklı kamu görevlilerini de işaret edebilir. Dolayısıyla Sayıştay yargısında tespiti yapılan kamu zararından sorumlu kamu görevlilerinin belirlenmesi, ceza yargısında verilecek kesin hükme bağlı olduğundan, ceza yargısının kesin hükme bağlanması Sayıştay yargısı için bekletici mesele sayılmalıdır.

Bu İtibarla, yukarıda açıklanan gerekçeyle Daire Kararının Bozulması gerekir.

Üyeler … ve …’ün karşı oy gerekçesi

Daire Kararında tespiti yapıldığı üzere somut olay neticesinde kamu zararı oluştuğu ve bu kamu zararında …’in sorumluluğu bulunduğu sabittir. Bununla birlikte Daire Kararının sorumlu tutulan kamu görevlileri yönünden hukuka aykırı olabileceği değerlendirilmektedir.

Daire Kararında belirtilen gerekçeyle muhasebe yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisinin kamu zararından sorumluluğu bulunmaktadır. Bununla birlikte Daire Kararında sorumlu tutulmamış olan diğer bazı kamu görevlilerinin de kamu zararından sorumluluğa iştirakı bulunabileceği değerlendirilmektedir. Şöyle ki: …bank … Şubesi muhtelif zamanlarda Belediyenin banka hesabında gerçekleşen şüpheli işlemler konusunda Belediyeyi bilgilendirmiş olması muhtemeldir. Bu durumlarda Belediye ile Banka arasındaki yazışmaların incelenmesi, hesaplardaki şüpheli işlemler üzerine görev ve yetkilerinin gereğini yerine getirmeyerek hareketsiz kalan kamu görevlileri varsa bunların da tespit edilerek kamu zararında sorumlulukları bulunup bulunmadığının denetlenmesi gerekmektedir.

Bu İtibarla, yukarıda belirtilen gerekçeyle Daire Kararının sorumluluk yönünden Bozulması gerekir.

Üyeler … ve …’ın karşı oy gerekçesi

Daire Kararında tespiti yapıldığı üzere somut olay neticesinde kamu zararı oluştuğu ve bu kamu zararında …’in sorumluluğu bulunduğu sabittir. Bununla birlikte Daire Kararının sorumlu tutulan kamu görevlileri yönünden mevzuata ve hukuka aykırı olduğu değerlendirilmektedir. Konunun sorumluluk yönünden incelenmesi neticesinde muhasebe yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisinin kamu zararından sorumluluğu bulunmadığı, ayrıca Daire Kararında sorumlu tutulmamış olan diğer bazı kamu görevlilerinin ise kamu zararından sorumluluğa iştirakı bulunabileceği değerlendirilmektedir.

Gerçekleştirme görevlisinin sorumluluğu bulunmaması:

Daire Kararında 5018 sayılı Kanun’un “Giderin gerçekleştirilmesi” başlıklı 33’üncü maddesine dayanılarak Gerçekleştirme Görevlisi kamu zararından sorumlu tutulmuştur. Ancak Daire Kararında hükmedilenin aksine, Gerçekleştirme Görevlisi …’nın görev ve yetkileri ile somut olayda oluşan kamu zararı arasında uygun illiyet bağı bulunmamaktadır.

Uygun illiyet bağı teorisine göre, hesap yargısında kamu görevlisine kamu zararından sorumluluk isnat edilebilmesi için öncelikle bu kamu görevlisinin görev ve yetkilerini kullanmasındaki kasıt-kusur-ihmalinin, kamu zararının oluşmasının zorunlu şartı olması gerekir. Bir kamu görevlisinin görev ve yetkilerini kullanmasındaki kasıt-kusur-ihmalinin kamu zararının oluşması için zorunlu şart olduğunun tespit edilmesinin ardından ise, kamu görevlisinin söz konusu kasıt-kusur-ihmalinin, kamu zararının oluşmasının uygun sebebi olduğunun ortaya konulması gerekmektedir. (Burada yer alan uygun illiyet bağı, zorunlu şart ve uygun sebep kavramları “EREN, Fikret. Borçlar Hukuku Genel Hükümler, Yetkin Yayınları, 22.Baskı, Ankara, 2017, s.565, 566”da yer alan açıklamalar doğrultusunda kullanılmıştır.) “[U]ygun illiyet teorisi, zarar vereni, hareketinin objektif ihtimal dahilindeki uygun ve tipik sonuçlarından sorumlu tutarken, kimsenin objektif olarak önceden göremeyeceği, her türlü ihtimal dışı fevkalade durumların birleşmesi sonucu, tesadüfi bir şekilde meydana gelen zararlardan doğan sorumluluktan kurtarma amacı gütmektedir.“ (EREN, Fikret. Borçlar Hukuku Genel Hükümler, Yetkin Yayınları, 22.Baskı, Ankara, 2017, s.567.)

Somut olayda Gerçekleştirme Görevlisinin ödeme emri belgesi eki olan “memur aylık maaş bordrosu” (Mahalli İdareler Harcama Belgeleri Yönetmeliği eki örnek:9, “Aylık Bordrosu”)nu kontrol etmek görev ve yetkisi bulunmaktadır. Memur aylık maaş bordrosunun her bir satırının doğru olması gerektiği gibi, bu satırların toplamını içeren son satırın doğru olmasının sağlanması da Gerçekleştirme Görevlisinin sorumluluğundadır. Buna göre, toplam satırının, yukarısında yer alan her bir satırın içeriğinden daha fazla bir tutarı içermesinde Gerçekleştirme Görevlisinin bu konudaki görev ve yetkisi ile ilgili bir kusur/ihmali bulunmaktadır. Gerçekleştirme Görevlisinin belirtilen kusur/ihmali, somut olayda oluşan kamu zararının zorunlu şartıdır. Zira Gerçekleştirme Görevlisi toplam satırının doğruluğunu kontrol etseydi somut olay önlenmiş ve kamu zararı oluşmamış olacaktı.

Bununla birlikte somut olayda Gerçekleştirme Görevlisinin göreviyle ilgili kusur/ihmali, kamu zararının uygun sebebi değildir. Zira Belediyede personel maaşlarının bir yazılım (… Web) üzerinde hazırlanması, her bir personele ödenen maaşın mevzuata uygun olması, “memur aylık maaş bordrosu” belgesinin yazılım sisteminden alınması, bu belgenin toplam satırının yazılım tarafından hesaplanıyor olması göz önünde bulundurulduğunda Gerçekleştirme Görevlisinin toplam satırının doğruluğunu kontrol etmemiş olmasının İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürünün şahsi hesabına para aktarmasını sonuç vermesi beklenmez; Böyle bir sonuç objektif olarak öngörülmez. Somut olayda 5018 sayılı Kanun’un 71’inci maddesi kapsamında kamu zararı oluşması, olağandışı/objektif olarak öngörülemeyen bir durum olan İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürünün suç işlemesinin sonucudur.

Sonuç olarak Gerçekleştirme Görevlisinin göreviyle ilgili kusur/ihmali, somut olayda oluşan kamu zararının zorunlu şartıdır ancak uygun sebebi değildir. Dolayısıyla Gerçekleştirme Görevlisinin göreviyle ilgili kusur/ihmaliyle kamu zararı arasında uygun illiyet bağı bulunmamaktadır. Yani Gerçekleştirme Görevlisi …’nın kamu zararından sorumluluğu bulunmamaktadır.

Muhasebe yetkilisinin sorumluluğu bulunmaması:

Daire Kararında Muhasebe Yetkilisi kamu zararından sorumlu tutulmuştur. Daire Kararında Muhasebe Yetkilisinin kamu zararından sorumlu tutulmasının dayanağı olan temel sebeplerin incelenmesi aşağıdadır:

İlk olarak,

Ödeme emri belgelerinin ekinde yer alan aylık bordrosunun en altında yer alan toplam satırının her bir satırın toplamından daha fazla olmasının maddi hata teşkil etmesi, bunun da 5018 sayılı Kanun’un 61’inci maddesine göre muhasebe yetkilisinin sorumluluğunda olması dolayısıyla Daire Kararında Muhasebe Yetkilisi kamu zararından sorumlu tutulmuştur.

61’inci maddenin üçüncü fıkrasının c-bendine göre ödeme emri belgesi ve eki belgeler üzerinde maddi hata bulunup bulunmadığını kontrol etmek muhasebe yetkilisinin sorumluluğu dahilindedir. Somut olayda muhasebe yetkilisinin toplam satırının doğruluğunu kontrol etmemesi dolayısıyla göreviyle ilgili kusur/ihmali bulunmaktadır. Bununla birlikte, yukarıda gerçekleştirme görevlisinin uygun illiyet bağı dahilindeki sorumluluğu kısmında da açıklandığı üzere, muhasebe yetkilisinin göreviyle ilgili bu kasıt/ihmalinin uygun illiyet bağı teorisine göre kamu zararının sebebi olup olmadığının ayrıca incelenmesi gerekmektedir.

Uygun illiyet bağı teorisine göre, hesap yargısında kamu görevlisine kamu zararından sorumluluk isnat edilebilmesi için öncelikle bu kamu görevlisinin görev ve yetkilerini kullanmasındaki kasıt-kusur-ihmalinin, kamu zararının oluşmasının zorunlu şartı olması gerekir. Bir kamu görevlisinin görev ve yetkilerini kullanmasındaki kasıt-kusur-ihmalinin kamu zararının oluşması için zorunlu şart olduğunun tespit edilmesinin ardından ise, kamu görevlisinin söz konusu kasıt-kusur-ihmalinin, kamu zararının oluşmasının uygun sebebi olduğunun ortaya konulması gerekmektedir. (Burada yer alan uygun illiyet bağı, zorunlu şart ve uygun sebep kavramları “EREN, Fikret. Borçlar Hukuku Genel Hükümler, Yetkin Yayınları, 22.Baskı, Ankara, 2017, s.565, 566”da yer alan açıklamalar doğrultusunda kullanılmıştır.) “[U]ygun illiyet teorisi, zarar vereni, hareketinin objektif ihtimal dahilindeki uygun ve tipik sonuçlarından sorumlu tutarken, kimsenin objektif olarak önceden göremeyeceği, her türlü ihtimal dışı fevkalade durumların birleşmesi sonucu, tesadüfi bir şekilde meydana gelen zararlardan doğan sorumluluktan kurtarma amacı gütmektedir.“ (EREN, Fikret. Borçlar Hukuku Genel Hükümler, Yetkin Yayınları, 22.Baskı, Ankara, 2017, s.567.)

Somut olayda Muhasebe Yetkilisinin ödeme emri belgesi eki olan “memur aylık maaş bordrosu” (Mahalli İdareler Harcama Belgeleri Yönetmeliği eki örnek:9, “Aylık Bordrosu”)nun maddi hata içerip içermediğini kontrol etmek görev ve yetkisi bulunmaktadır. Memur aylık maaş bordrosunun her bir satırının toplamını içeren son satırın doğruluğunun kontrol edilmesi Muhasebe Yetkilisinin sorumluluğundadır. Buna göre, somut olayda toplam satırının, yukarısında yer alan her bir satırın içeriğinden daha fazla bir tutarı içermesinde Muhasebe Yetkilisinin bu konudaki görev ve yetkisi ile ilgili bir kusur/ihmali bulunmaktadır. Muhasebe Yetkilisinin belirtilen kusur/ihmali, somut olayda oluşan kamu zararının zorunlu şartıdır. Zira Muhasebe Yetkilisi toplam satırının doğruluğunu kontrol etseydi somut olay önlenmiş ve kamu zararı oluşmamış olacaktı.

Bununla birlikte somut olayda Muhasebe Yetkilisinin göreviyle ilgili kusur/ihmali, kamu zararının uygun sebebi değildir. Zira Belediyede personel maaşlarının bir yazılım (… Web) üzerinde hazırlanması, her bir personele ödenen maaşın mevzuata uygun olması, “memur aylık maaş bordrosu” belgesinin yazılım sisteminden alınması, bu belgenin toplam satırının yazılım tarafından hesaplanıyor olması göz önünde bulundurulduğunda Muhasebe Yetkilisinin toplam satırının doğruluğunu kontrol etmemiş olmasının İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürünün şahsi hesabına para aktarmasını sonuç vermesi beklenmez; Böyle bir sonuç objektif olarak öngörülmez. Somut olayda 5018 sayılı Kanun’un 71’inci maddesi kapsamında kamu zararı oluşması, olağandışı/objektif olarak öngörülemeyen bir durum olan İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürünün suç işlemesinin sonucudur.

Muhasebe Yetkilisinin maddi hatayı kontrol etmek göreviyle ilgili kusur/ihmali, somut olayda oluşan kamu zararının zorunlu şartıdır ancak uygun sebebi değildir. Dolayısıyla Muhasebe Yetkilisinin maddi hatayı kontrol etmek göreviyle ilgili kusur/ihmaliyle kamu zararı arasında uygun illiyet bağı bulunmamaktadır. Yani Muhasebe Yetkilisi …’ın maddi hatayı kontrol etmek görevi bağlamında kamu zararından sorumluluğu bulunmamaktadır.

İkinci olarak,

Mevzuatta giderlerin hak sahiplerine ödenmesi görev ve yetkisi muhasebe yetkilisine verilmişken maaş ödeme işlemlerine ilişkin bankaya DTO sistemi üzerinden EFT/Havale talimatının harcama yetkilisi tarafından yapılmasının mevzuata aykırı olması, Muhasebe Yetkilisinin giderin hak sahibine ödenmesi görev ve yetkisini doğru ve eksiksiz olarak yerine getirmemiş olması, somut olayda kamu zararının Muhasebe Yetkilisinin yürütmesi gereken giderin hak sahibine ödenmesi aşamasında ortaya çıkması, bunun da 5018 sayılı Kanun’un 61’inci maddesine göre Muhasebe Yetkilisinin sorumluluğunda olması dolayısıyla Daire Kararında Muhasebe Yetkilisi kamu zararından sorumlu tutulmuştur. Yani Daire Kararında Muhasebe Yetkilisi giderin hak sahibine ödenmesi yetkisini kullanmaması ve bunun bir sonucu olarak hak sahibinin kimliğine ilişkin bilgileri kontrol etmemesi dolayısıyla sorumlu tutulmuştur.

61’inci maddenin üçüncü fıkrasının d-bendine göre ödeme emri belgesi ve eki belgeler üzerinde hak sahibinin kimliğine ilişkin bilgileri kontrol etmek muhasebe yetkilisinin sorumluluğu dahilindedir. Somut olayda giderin hak sahibine ödenmesi görevini İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürü …’in kullanması üzerine Muhasebe Yetkilisinin 5018 sayılı Kanun’un kendisine verdiği bu görevin bir başkası tarafından kullanılması karşısında hareketsiz kalması dolayısıyla göreviyle ilgili kusur/ihmali bulunmaktadır. Bununla birlikte, yukarıda gerçekleştirme görevlisinin uygun illiyet bağı dahilindeki sorumluluğu kısmında da açıklandığı üzere, muhasebe yetkilisinin göreviyle ilgili bu kusur/ihmalinin uygun illiyet bağı teorisine göre kamu zararının sebebi olup olmadığının incelenmesi gerekmektedir.

Maaş ödemelerinde her bir personelin kimliği ve bu kişilere ödenen tutarların kontrol edilmesini içeren giderin hak sahibine ödenmesi görev ve yetkisi Muhasebe Yetkilisine aittir. Ancak fiili durumda bu görev ve yetkiyi İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürü … kullanmıştır.

Buna göre, giderin hak sahibine ödenmesi görev ve yetkisini İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürü … kullanması dolayısıyla Muhasebe Yetkilisinin bu görev ve yetkisi ile ilgili bir kusur/ihmali bulunmaktadır. Muhasebe Yetkilisinin belirtilen kusur/ihmali, somut olayda oluşan kamu zararının zorunlu şartıdır. Zira Muhasebe Yetkilisi giderin hak sahibine ödenmesi görev ve yetkisini bizzat kullansaydı somut olay önlenmiş ve kamu zararı oluşmamış olacaktı.

Bununla birlikte somut olayda Muhasebe Yetkilisinin göreviyle ilgili kusur/ihmali, kamu zararının uygun sebebi değildir. Zira Belediyede personel maaşlarının bir yazılım (… Web) üzerinde hazırlanması, her bir personele ödenen maaşın mevzuata uygun olması, “memur aylık maaş bordrosu” belgesinin yazılım sisteminden alınması, bu belgenin toplam satırının yazılım tarafından hesaplanıyor olması, DTO sistemini kullanmak suretiyle personel ödemelerinde Banka ile iletişim içinde olan kamu görevlisinin Belediyenin İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürü olduğu göz önünde bulundurulduğunda kanunen Muhasebe Yetkilisine verilen yetkiyi bu Müdürün kullanmış olmasının söz konusu Müdürün şahsi hesabına para aktarmasını sonuç vermesi beklenmez; Söz konusu yetkiyi bu yetkinin sahibi olmayan bir kamu görevlisinin kullanmasının yetki unsuru yönünden mevzuata aykırı olduğu sabit olmakla birlikte bu mevzuata aykırılık sonucunda İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürünün Belediye bütçesinden şahsi hesabına para aktarması objektif olarak öngörülmez. Somut olayda 5018 sayılı Kanun’un 71’inci maddesi kapsamında kamu zararı oluşması, olağandışı/objektif olarak öngörülemeyen bir durum olan İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürünün suç işlemesinin sonucudur.

Dolayısıyla Muhasebe Yetkilisinin giderin hak sahibine ödenmesi göreviyle ilgili kusur/ihmali, somut olayda oluşan kamu zararının zorunlu şartıdır ancak uygun sebebi değildir. Dolayısıyla Muhasebe Yetkilisinin giderin hak sahibine ödenmesi göreviyle ilgili kusur/ihmaliyle kamu zararı arasında uygun illiyet bağının bulunmamaktadır. Yani Muhasebe Yetkilisi …’ın giderin hak sahibine ödenmesini kontrol etmek görevi bağlamında kamu zararından sorumluluğu bulunmamaktadır.

Sonuç olarak Muhasebe Yetkilisinin göreviyle ilgili kusur/ihmalleri, somut olayda oluşan kamu zararının zorunlu şartıdır ancak uygun sebebi değildir. Dolayısıyla Muhasebe Yetkilisinin göreviyle ilgili kusur/ihmalleriyle kamu zararı arasında uygun illiyet bağının bulunmamaktadır. Yani Muhasebe Yetkilisi …’ın kamu zararından sorumluluğu bulunmamaktadır.

Daire Kararında sorumlu tutulmamış olan diğer bazı kamu görevlilerinin kamu zararından sorumluluğa iştirakı bulunabileceği:

…bank … Şubesi muhtelif zamanlarda Belediyenin banka hesabında gerçekleşen şüpheli işlemler konusunda Belediyeyi bilgilendirmiş olması muhtemeldir. Bu durumlarda Belediye ile Banka arasındaki yazışmaların incelenmesi, hesaplardaki şüpheli işlemler üzerine görev ve yetkilerinin gereğini yerine getirmeyerek hareketsiz kalan kamu görevlileri varsa bunların da tespit edilerek kamu zararında sorumlulukları bulunup bulunmadığının denetlenmesi gerekmektedir.

Bu İtibarla, yukarıda belirtilen gerekçeyle Daire Kararının sorumluluk yönünden Bozulması gerekir.

Üye …’un karşı oy gerekçesi

Daire Kararında tespiti yapıldığı üzere somut olay neticesinde kamu zararı oluştuğu ve bu kamu zararında …’in sorumluluğu bulunduğu sabittir. Bununla birlikte Daire Kararı sorumlu tutulan kamu görevlileri yönünden mevzuata ve hukuka aykırıdır. Muhasebe yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisinin kamu zararından sorumluluğu bulunmamaktadır.

Öncelikle belirtilmelidir ki, maaş ödemelerine ilişkin belgeler elektronik ortamda hazırlanmaktadır. Bu belgelerin ön mali kontrolleri de yapılmaktadır. Belgelerin ön mali kontrolü süreçlerinin tamamlanmasına kadar herhangi bir mevzuata aykırılık veya bir kamu görevlisinin göreviyle ilgili bir kusur bulunmamaktadır. Mevzuata aykırılık ve kamu zararı, ön mali kontrolü tamamlanmış olan belgelerdeki tutarların … tarafından DTO üzerinden Bankaya iletilmesi aşamasında … tarafından tutarlarda değişiklik yapılması sonucunda ortaya çıkmaktadır. Dolayısıyla ön mali kontrol sürecinde görevli ve yetkili gerçekleştirme görevlisi, mali hizmetler müdürü gibi kamu görevlilerinin kamu zararından sorumluluğu bulunmamaktadır. Burada yer alan genel nitelikli açıklamalara ilave olarak,

Gerçekleştirme görevlisinin sorumluluğu bulunmaması:

“Üyeler … ve …’ın karşı oy gerekçesi” alt başlığı altında açıklanan gerekçeyle, Gerçekleştirme Görevlisinin göreviyle ilgili kusur/ihmali, somut olayda oluşan kamu zararının zorunlu şartıdır ancak uygun sebebi değildir. Dolayısıyla Gerçekleştirme Görevlisinin göreviyle ilgili kusur/ihmaliyle kamu zararı arasında uygun illiyet bağı bulunmamaktadır. Yani Gerçekleştirme Görevlisi …’nın kamu zararından sorumluluğu bulunmamaktadır.

Muhasebe yetkilisinin sorumluluğu bulunmaması:

“Üyeler … ve …’ın karşı oy gerekçesi” alt başlığı altında açıklanan gerekçeyle, Muhasebe Yetkilisinin göreviyle ilgili kusur/ihmalleri, somut olayda oluşan kamu zararının zorunlu şartıdır ancak uygun sebebi değildir. Dolayısıyla Muhasebe Yetkilisinin göreviyle ilgili kusur/ihmalleriyle kamu zararı arasında uygun illiyet bağının bulunmamaktadır. Yani Muhasebe Yetkilisi …’ın kamu zararından sorumluluğu bulunmamaktadır.

Bu İtibarla, yukarıda belirtilen gerekçeyle Daire Kararının sorumluluk yönünden Bozulması gerekir.)