Kamu İdaresi
Yüksek Öğretim Kurumları
Yılı
2023
Daire
7
Dosya No
55285
Tutanak No
58519
Tutanak Tarihi
08.10.2025
Konu
Personel Mevzuatı ile İlgili Kararlar
KARAR

Konu: … Başkanlığında strateji geliştirme daire başkanı ve 1.hukuk müşaviri kadrolarında görev yapmaktayken başkanlık müşaviri kadrolarına atanan kamu görevlilerine Başkanlık müşavirleri için öngörülen göstergeler üzerinden aylık ücret ve tazminatlarının ödenmesi gerekirken, mevzuata aykırı olarak önceki yöneticilik görevlerine ait aylık ücret ve tazminatlarının ödenmesi neticesinde oluşan kamu zararının sorumlularına ödettirilmesi hakkında.



11 İlam sayılı Daire Kararının 1’inci maddesiyle, ...(...) Başkanlığında strateji geliştirme daire başkanı ve 1.hukuk müşaviri kadrolarında görev yapmaktayken başkanlık müşaviri kadrolarına atanan ... ve ...’a (…), Başkanlık müşavirleri için öngörülen göstergeler üzerinden aylık ücret ve tazminatlarının ödenmesi gerekirken, mevzuata aykırı olarak önceki yöneticilik görevlerine ait aylık ücret ve tazminatlarının ödenmesi neticesinde oluşan … TL kamu zararının sorumlulara ödettirilmesine hükmedilmiştir. Kararda sorumlu tutulanlar: Atama onaylarında imzaları bulunanlar (Başkan, Başkan Yardımcısı Vekili, Personel ve Destek Hizmetleri Daire Başkanı) ile Harcama Yetkilisi ve Gerçekleştirme Görevlisidir.

Temyiz Dilekçesi

Atama onaylarında imzaları bulunan sorumlular ... (Başkan), ... (Başkan Yardımcısı V.), ... (Başkan Yardımcısı V.), ... (Personel ve Destek Hizmetleri Daire Başkanı), ... (Harcama Yetkilisi, I. Hukuk Müşaviri), ... (Gerçekleştirme Görevlisi, Şube Müdürü), ... (Gerçekleştirme Görevlisi, Uzman) tarafından temyiz başvurusunda bulunulmuştur. Temyiz başvurularına esas dilekçelerde özetle:

Hukuka uyarlık bulunmayan ilamın aşağıda açıklanan gerekçeler de dikkate alınarak bozulması [Kaldırılması] talep dildiği,

1- Dava konusu işlem yönünden mevzuatta ödeme yapılmasını yasaklayan açık bir kanun hükmünün bulunmadığı dikkate alındığında, aynı hukuksal durumdaki kamu görevlilerinin görevden alınma halinde Anayasal eşitlik ve ayrımcılık yasağı ilkelerinin ihlal edilmemesini teminen yürürlükteki mevzuatın mahkemelerce eşitsizliği ve ayrımcılığı bertaraf edecek şekilde yorumlanması yükümlülüğüne aykırı olarak temyize konu ilam tesis edildiği, Anayasa Mahkemesinin konuya ilişkin istisnasız tüm kararlarında ödeme yapılmasını açıkça yasaklayan bir kanun hükmünün bulunmadığı hallerde sırf düzenleme eksikliği nedeniyle eşitlik ilkesine aykırı işlem tesisini mülkiyet hakkıyla bağlantılı hak ihlali olarak değerlendirdiği, İşbu temyize konu yargılamada özel bütçeli kurumların bakanlık bağlısı veya ilgilisi olduğuna dair kanun hükmü ve Anayasa hükümleri dikkate alınmadan hüküm tesis edildiğinden Daire Kararının 5018 sayılı Kanunun 12. Maddesinin 4. fıkrasına ve Anayasaya aykırı olduğu,

Anayasa Mahkemesinin ilgili mevzuatın anayasal hükümler gözetilmeden yorumlanmasını “farklı muamele” olarak nitelendirdiği,

5018 sayılı Kanunun 12. Maddesinin 4. Fıkrasındaki “Özel bütçe, bir bakanlığa bağlı veya ilgili olarak belirli bir kamu hizmetini yürütmek üzere kurulan...” ifadesinin, ödeme yapılmasını yasaklamayan yürürlükteki diğer mevzuatın Anayasal güvencelere uygun yorumlanmasında destekleyici ve yeterli nitelikte olduğu, Bir mevzuat hükmünün birden farklı biçimde yorumlanmasının mümkün olduğu hâllerde Anayasa'ya aykırı olan yorumun benimsenmesinden kaçınılması Anayasa'nın üstünlüğü ilkesinin bir gereği olup Anayasa Mahkemesi kararlarında belirtildiği üzere “Anayasa'ya uygun yorum ilkesi hâkimin hukuk kurallarını yorumlama serbestisinin sınırını oluşturduğu”,

Daire Kararında, 5018 sayılı Kanunun 12. Maddesinin 4. Fıkrasındaki “Özel bütçe, bir bakanlığa bağlı veya ilgili olarak belirli bir kamu hizmetini yürütmek üzere kurulan...” ifadesi dikkate alınmayarak adil yargılanma ilkesi ihlal edildiği, ayrıca yürürlükteki mevzuatı Anayasal güvencelere uygun yorumlama yükümlülüğünü yerine getirilmeyerek farklı muamele yaratıldığı, Söz konusu Anayasaya aykırı yoruma dayalı Kararın hukuka ve vicdana uygun olmadığı, Zira farklı kamu kuramlarında görev yapmak aynı unvandaki kişiler için nasıl ki maaşlarda farklılık yaratmıyorsa görevden alınma halindeki maaşa ilişkin 2 yıllık hak açısından da farklı muamelenin bir hukuk devletinde kabul edilebilir olmadığı, 

Nitekim Anayasa Mahkemesinin 2019/39033 ve 2019/42294 Başvuru Numaralı Kararlarında; “Mahkemelerin hukuk kurallarını yorumlama yetkisi, bunların Anayasa hükümleri ışığında yorumlanması yükümlülüğünü de beraberinde getirmektedir. Buna göre mahkemeler, önlerindeki uyuşmazlığa uygulayacakları mevzuat hükümlerini anayasal ilke ve güvenceleri gözeterek yorumlama mecburiyeti altındadır.” denildiği

Anayasa Mahkemesinin 2019/26274; 2019/26278 Başvuru Numaralı kararlarında; “Bir mevzuat hükmünün birden farklı biçimde yorumlanmasının mümkün olduğu hâllerde Anayasa'ya aykırı olan yorumun benimsenmesinden kaçınılması Anayasa'nın üstünlüğü ilkesinin bir gereğidir” denildiği,

2- ... Başkanlığının 5018 sayılı Kanunun 3. Maddesinin b bendi uyarınca Merkezî yönetim kapsamında olan 5018 sayılı Kanuna ekli (II) sayılı cetvelde yer alan özel bütçeli bir kamu kurumu olduğu, 5018 sayılı Kanunun 12. Maddesinin 4. fıkrasına göre özel bütçeli kurumların bir bakanlığa bağlı veya ilgili olduğunun yasa koyucu tarafından her türlü tartışma ve yorumdan uzak şekilde açıkça düzenlendiği,

Yine aynı Kanunun 10. Maddesinde ... Başkanlığının Millî Eğitim Bakanlığı ile ilişkisi kurulduğu,

3- 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin mülga ek 18 inci maddesinde önce 703 sayılı KHK’nın 177. Maddesi ile ek madde 18 mülga edilmiş ancak Geçici 1. Madde ile bakanlık veya diğer kamu kurum ve kuruluşlarında yönetici kadro ve pozisyonlarında bulunup mülga ek madde 18 kapsamında olup 18. Maddenin mülga olduğu tarihte görevde olan yönetici kadrolarında görevli personelin hukuki güvenlik ve idari istikrar ilkeleri gereği ek madde 18’den kaynaklı hakları korunarak bu yöneticilerin ileride görevden alınmaları halinde mülga ek madde 18’e göre işleme tabi tutulacağı ifade edildiği,

375 sayılı KHK mülga ek madde 18’in 1. fıkrasında bu madde kapsamına dahil olan kurumlar açıkça belirtildiği, Bu kurumlar:

1 -Başbakanlık

2- Bakanlıklar

3- Bağlı ve ilgili kuruluşlar

4- Başkan ve üyeleri hariç olmak üzere 10/12/2003 tarihli ve 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununa ekli (III) sayılı Cetvelde sayılan düzenleyici ve denetleyici kurumlar ve Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu

personeli olduğu,

Bağlı ve ilgili kuruluş ifadesinin “Başbakanlık ve Bakanlıklar” kelimelerine bağlanmadığı, Başbakanlık ve bakanlıkların bağlı ve ilgili kuruluşları ifadesi kullanılmadığı, bilakis KHK metninde “Başbakanlık, bakanlıklar, bağlı ve ilgili kuruluşlar” denilmek suretiyle ayrı ayrı sayıldığı, Ek madde 18’de Bakanlıkların ilgili kuruluşu diye bir niteleme/ayrım yapılmaksızın “bağlı ve ilgili kuruluşlar” ifadesi müstakil olarak kullanıldığı,

703 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin geçici 1 inci maddesinin dördüncü fıkrasında "Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte bakanlık veya diğer kamu kurum ve kuruluşlarında yönetici kadro ve pozisyonlarında bulunup 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin mülga ek 18 inci maddesi hükümleri kapsamında olanlardan yukarıdaki fıkrada yer almayanlar, görevden alındıkları takdirde anılan madde hükümlerine göre işleme tabi tutulur." hükmü ile bakanlık dışındaki ilgili kurum ve kuruluşlardaki yöneticiler de kapsam dahilinde tutulduğu,

5018 sayılı Kanunun Ek (II) sayılı cetvelinde yer alan özel bütçeli bir kurum olan ve 5018 sayılı Kanunun 12. Maddesinin 4. Fıkrasının amir hükmü gereği bakanlık bağlısı veya ilgilisi olarak kamu hizmeti sunan ... Başkanlığının, gerek özel bütçeli kurumların bakanlık bağlısı, ilgilisi olduğuna dair kanun hükmü gereği ve gerekse 4 Sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi uyarınca Yükseköğretim Kurulu Başkanlığının da ilgili kuruluşu olması nedeniyle ilgili kuruluş olarak her halükarda 703 sayılı KHK Geçici madde 1/4 atfıyla 375 sayılı KHK Ek Madde 18 kapsamında olduğu, Diğer bir ifadeyle her iki ilgililik dolayısıyla da bu haktan yararlanma hakkına sahip olduğu, Nitekim Anayasa Mahkemesinin kararlarında da aynı veya benzer durumdaki kişilere farklı muamele yapılmasını önlemeyi teminen Mahkemelerce mevzuatın Anayasal güvenceler dikkate alınarak Anayasal güvencelere uygun yorumlanması gerektiği belirtildiği,

Bağlı, ilgili olma zorunluluğuna dair aşağıda belirtilen kanun hükmü yürürlükteyken Anayasa madde 104 gereği herhangi bir hukuki düzenlemenin ...’nin bakanlık bağlı, ilgili kurumu olmadığını söylemesi mümkün olmadığı, nitekim bu yönde bir mevzuat hükmü de bulunmadığı,

Anayasa madde 104 gereği kanunla açıkça düzenlenen bir konuda ayrıca bir mevzuat hükmüne gerek olmadığı, mezkur madde 12/4 gereği ...’nin bakanlık bağlı, ilgilisi olduğundan mülga ek madde 18 den yararlanmak için hukuken kanun dışında ayrıca bir düzenlemeye ihtiyaç bulunmadığı, yapılacak düzenlemenin olsa olsa kanunla belirlenenin bir tekrarı mahiyetinde olacağı ve kaldı ki yürürlükteki kanunun bu hükmüne aykırı düzenleme yapılamayacağı gibi yorum da yapılamayacağı; bağlı, ilgili olarak kurulu olunduğuna dair kanun hükmü yürürlükteyken ...’nin bağlı, ilgili kurum olmadığının hukuken söyleyemeyeceği nitekim aksi yönde bir düzenlemenin de bulunmadığı; Anayasa madde 104 gereği Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile kanunlarda farklı hükümler bulunması halinde dahi (kaldı ki çelişki bulunmamaktadır) kanun hükümlerinin uygulanacağının emredici olarak düzenlendiği, özel bütçeli kurumların bakanlık bağlısı veya ilgilisi olduğuna dair kanun hükümlerinin yok sayılmasının Anayasa madde 104, hukuk devleti ilkesi; idarenin bütünlüğü ve kanunların bağlayıcılığı ilkelerinin yanı sıra Anayasanın 10. maddesi ile teminat altına alınan eşitlik ilkesini; Anayasanın 35. maddesi ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ne Ek 1 Numaralı Protokol’de düzenlenen mülkiyet hakkıyla bağlantılı olarak Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 14. maddesinde teminat altına alınan Ayrımcılık Yasağı ilkelerini ihlal edeceği,

Ayrıca bütçe kanunlarına ilişkin yürütme yetkisinin Cumhurbaşkanından önce bakanlara ait olduğu dönemlerde de her yıl çıkarılan istisnasız tüm bütçe kanunlarının tamamının yürütme maddelerinde -5018 sayılı Kanun madde 12’ye paralel olarak- özel bütçeli idarelerin bakanlık bağlısı veya ilgilisi olduğu kanunlarla tekraren ifade edildiği, Yani özel bütçeli kuruluşların istisnasız bakanlık bağlısı, ilgilisi olduğu yasalarla açıkça ifade edildiği,

Uygulamada da ... Başkanlığının tüm iş ve işlemleri hakkında örneğin sınavlar, adaylar, yerleştirme sonuçları, sınav soruları, sorularının zorluk seviyesi dahil ...’nin tüm idari faaliyetlerine ilişkin soru önergeleri TBMM İçtüzüğü madde 96/son gereği ilgili bakanlık olması dolayısıyla … …. Bakanlığı tarafından cevaplandırılmakta olup idari faaliyetleri açısından ...’nin … … Bakanlığı ilgili kurumu olarak görevlerini yürüttüğü,

5- 5018 sayılı Kanun’da bu kanuna ekli (II) sayılı cetvelde yer alan özel bütçeli kurumların bakanlık bağlısı veya ilgilisi olduğu ve merkezi yönetime dahil olduğu hükme bağlandığı,

5018 sayılı Kanunun 12. Maddesinin 4. Fıkrasının amir hükmü gereği bakanlık ilgilisi olarak kamu hizmeti sunan ... Başkanlığı yöneticilerinin de 703 sayılı KHK Geçici madde 1/4 ve ek 37. madde atfıyla 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin mülga Ek Madde 18. hükümlerinden yararlanma hakkına sahip olduğu,

Kamuda aynı hukuksal durumda oldukları için 657 sayılı Kanuna tabi olarak (aynı kanuna tabi olarak) aynı statüde ve aynı yöneticilik unvanında çalışıldığı için farklı kurumlarda da görev yapılsa eşit işe eşit ücret ilkesi gereği aynı mevzuat hükmüne tabi olarak aynı maaş ve emekli maaşı verilen yöneticilere görevden alınma sonrası aynı hükümlerin uygulanmamasının hiçbir haklı ve meşru amacı bulunmadığı, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname mülga Ek Madde 18’deki hakkın Merkezi yönetim ek (I) sayılı cetvelindeki kamu kuramlardaki aynı Unvanlı yöneticilere, ek (III) sayılı cetveldeki kamu kuramlardaki aynı Unvanlı yöneticilere ve ek (II) sayılı cetveldeki ... Başkanlığı hariç tutularak cetveldeki ... Başkanlığı dahil tüm Başkanlıklardaki aynı Unvandaki, aynı hukuksal durumdaki yöneticilere tanınıp hukuksal durumu ve statüsü aynı olan ... Başkanlığı yöneticilerine bu hakkın verilmeyecek şekilde mevzuatın yorumlanması, herhangi bir meşru amaca dayanmayan, seçilen araç ile hedeflenen amaç arasında makul bir orantılılık ilişkisi de bulunmayan farklı muamele teşkil ettiği ve eşitlik ilkesini ihlal ettiği,

Ülkenin eğitim sisteminin bir ayağı olan sınav, ölçme ve yerleştirme işlemlerini tesis eden ...’nin bu kamusal hizmetinin ulusal (milli) eğitim ile ilgili olmadığını iddia etmenin gerçeklikten ve idari işleyişten kopmak anlamına geleceği,

703 sayılı KHK geçici madde 1/4 atfıyla 375 sayılı KHK mülga ek madde 18 ve ek madde 37’deki hak, merkezi yönetim kapsamındaki ek (I), (II), (III) sayılı cetvellerde yer alan kurumlardaki 657 sayılı kanuna tabi, aynı statü ve unvanda görev yapan yöneticilere verilirken ... Başkanlığına bu hakkın verilmemesi eşitlik ilkesine aykırılık teşkil edeceği, Ek-37. Maddede sayılan kuramların bağlı, ilgili, ilişkili teşkilatları da bu madde kapsamında kabul edilirken aynı zamanda ... Başkanlığının da ilgili kuruluşu olan ...’nin bu haktan yoksun bırakılmasının eşitlik ilkesine, idarenin bütünlüğü ilkesine, kanunların ruhuna ve düzenlemelerin anayasal güvenceler dikkate alınarak yorumlanması gerektiğine dair Anayasa Mahkemesi kararlarına aykırı olacağı, Ek (II) sayılı cetveldeki ... Başkanlığı dahil ek (II) sayılı cetveldeki diğer başkanlıkların aynı statü ve unvandaki yöneticilerine bu hakkın tanınıp ... Başkanlığına tanınmayacak şekilde yorum yapılması hukuksal durumu aynı olan kişilere yönelik objektif ve makul sebebe dayanmayan farklı muamele yapılması sonucunu vereceği,

6- Ayrıca yargılamaya konu sorguda ve ilamda ...’a ve ...’ya Başkanlık Müşaviri olarak ödenmesi gereken maaş hesaplanırken 375 sayılı KHK ek madde 40 gereği ödenmesi gereken ilave ödeme dikkate alınmadan hatalı hesaplama yapılarak fazla fark çıkarılmış olup yargılama aşamasında bu husustaki itirazların incelenmeyerek hüküm tesis edilmesinin diğer bir bozma sebebi olduğu (Ek: Söz konusu tarihlerde görev ve makam tazminatı almayan Başkanlık Müşavirlerinin maaş bordrosu örneği),

7- Mülkiyet Hakkıyla Bağlantılı Olarak Ayrımcılık Yasağının İhlal Edildiğine Dair Anayasa Mahkemesinin Emsal Bireysel Başvuru Kararlarına yer verilerek,

Sonuç olarak somut uygulamanın mevzuata uygun olduğu, Kamu zararı oluşmadığı,

İfade edilerek Daire Kararının Kaldırılması talep edilmektedir.

Başsavcılık Mütalaası

Atama onaylarında imzaları bulunan sorumlular ... (Başkan), ... (Başkan Yardımcısı V.), ... (Başkan Yardımcısı V.), ... (Personel ve Destek Hizmetleri Daire Başkanı), ... (Harcama Yetkilisi, I. Hukuk Müşaviri), ... (Gerçekleştirme Görevlisi, Şube Müdürü), ... (Gerçekleştirme Görevlisi, Uzman) tarafından temyiz başvurusunda bulunulması üzerine verilen Başsavcılık Mütalaasında:

“Temyiz dilekçesinde, sorumlunun ileri sürdüğü ve açıkladığı hususların 7. Dairenin 11 No'lu ilamının 1'inci maddesinde karşılandığı görülmüş olmakla birlikte, Savcılığımız görüşüne aşağıda yer verilmiştir.

375 sayılı KHK'nın Ek 37'nci maddesinin birinci fıkrasında;

… [Belirtilen mevzuat metni Karar içerisinde yer almaktadır.]

hükmü yer almaktadır.

Mülga Ek 18'inci maddenin birinci fıkrasında;

… [Belirtilen mevzuat metni Karar içerisinde yer almaktadır.]

denilmekte,

Söz konusu maddenin üçüncü fıkrasında ise;

… [Belirtilen mevzuat metni Karar içerisinde yer almaktadır.]

hükmü yer almaktadır. Yukarıda yer alan mevzuat hükümlerine göre, 375 sayılı KHK'nın Ek 37'nci maddesinin kapsamı incelendiğinde, Anayasamızın eşitlik ilkesini zedelediği düşünülmekle birlikte, mevcut mevzuatımızda; yöneticilik görevlerinden alınanlara sağlanan mezkur hakkın bakanlıklar, bağlı, ilgili ve ilişkili kurum kuruluşları kapsadığı, ...'nin bu kurumlar arasında yer almadığı, benzer şekilde herhangi bir bakanlığın bağlı, ilgili, ilişkili kuruluşu olarak düzenlenmemiş olan Yükseköğretim Kurulunun da kapsam dışında iken Ek 37'nci maddenin birinci fıkrasına 27/12/2023 tarihli ve 7491 sayılı Kanun'un 78'inci maddesi ile eklendiği göz önüne alındığında, ... personeli için ilgili hükümlerin uygulanması mümkün görünmemektedir.

Sonuç olarak; ilamda belirtilen söz konusu kamu zararı ile ilgili, sorumlunun temyiz dilekçesinde dile getirdiği diğer hususların, savunmasında dile getirdiği hususlarla benzer nitelikte olduğu, bu hususların daire kararında yasal gerekçeleriyle tümüyle karşılandığı görüldüğünden ve yukarıda yaptığımız açıklamalar çerçevesinde, sorumlunun temyiz talebinin reddedilerek Daire kararının tasdik edilmesinin uygun olacağı değerlendirilmektedir.”

denilmektedir.

Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra,

GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

11 İlam sayılı Daire Kararının 1’inci maddesiyle, ...(...) Başkanlığında strateji geliştirme daire başkanı ve 1.hukuk müşaviri kadrolarında görev yapmaktayken başkanlık müşaviri kadrolarına atanan ... ve ...’a (…), Başkanlık müşavirleri için öngörülen göstergeler üzerinden aylık ücret ve tazminatlarının ödenmesi gerekirken, mevzuata aykırı olarak önceki yöneticilik görevlerine ait aylık ücret ve tazminatlarının ödenmesi neticesinde oluşan … TL kamu zararının sorumlulara ödettirilmesine hükmedilmiştir. Kararda sorumlu tutulanlar: Atama onaylarında imzaları bulunanlar (Başkan, Başkan Yardımcısı Vekili, Personel ve Destek Hizmetleri Daire Başkanı) ile Harcama Yetkilisi ve Gerçekleştirme Görevlisidir.

Esas yönünden inceleme

Somut uygulama

... Başkanlığında strateji geliştirme daire başkanı kadrosunda görev yapan ... ve I.hukuk müşaviri kadrosunda görev yapan ... (…) sonrasında Başkanlık müşaviri kadrolarına atanmıştır. Adı geçen kişilere atandıkları kadrolara ait maaşlar değil, önceki bulundukları kadrolara ait maaşlar ödenmeye devam edilmiştir.

...’nun 14.04.2023 tarihli personel hareketleri onayında:

“Başkanlığımızda Strateji Geliştirme Dairesi Başkanı unvanında görev yapan adı geçenin, 657 sayılı Kanunun 43/B, 59 uncu ve 76 ncı maddeleri ile 375 sayılı KHK’nın ek 37 nci maddesi ve Hukuk Müşavirliğinin 14.04.2023 tarihli ve E-32721407-903.99-207882 sayılı görüşü ile 1 inci dereceli Başkanlık Müşaviri unvanlı kadroya atanmasını; olurlarınıza arz ederim.”

ifadesi yer almaktadır. ...’ın 13.11.2023 tarihli personel hareketleri onayında da benzer ifade yere almaktadır.

Daire Kararı, adı geçen kişilere atandıkları kadro olan Başkanlık müşaviri kadrolarına ait maaşların ödenmesi gerektiği gerekçesine dayanmaktadır.

Mevzuat

375 sayılı KHK’nın ek 37’nci maddesinin ilk fıkrasında:

“Mülga ek 18 inci maddenin birinci fıkrasının (c) bendinde yer alan “Ek göstergeleri 3600 (dâhil) ila 6400 (hariç) olarak” ibaresi … “Ek göstergeleri bakanlık bölge müdürü (dâhil) ila bakanlık genel müdürü dengi (hariç) arasında” şeklinde, … uygulanmak suretiyle; … Cumhurbaşkanlığı Merkez Teşkilatı, Cumhurbaşkanlığına bağlı, ilgili ve ilişkili kuruluşlar, bakanlıklar ve bağlı, ilgili ve ilişkili kuruluşları, Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı ile 10/12/2003 tarihli ve 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununa ekli (III) sayılı Cetvelde sayılan düzenleyici ve denetleyici kurumlar ve Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonunda, mülga ek 18 inci maddenin birinci fıkrasının (c) bendinde belirtilen yönetici … kadrolar[ın]da bulunup görevden alınan veya görevleri sona erenler hakkında mülga ek 18 inci madde hükümleri uygulanır.”

Maddenin atıfta bulunduğu 375 sayılı KHK’nın mülga Ek 18’inci maddesi, görevlerinden alınan veya görev süreleri sona eren yönetici kadrolarında bulunan personelin hangi kadrolara, hangi şartlarla atanacaklarını ve özlük haklarını, kadro unvanları ile ek göstergelerine göre kademeli olarak belirlemiştir. Mülga Ek 18’inci maddede:

“22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanunu ile 27/7/1967 tarihli ve 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu hariç olmak üzere, tabi oldukları personel kanununa bakılmaksızın Başbakanlık, bakanlıklar, bağlı ve ilgili kuruluşlar ile başkan ve üyeleri hariç olmak üzere 10/12/2003 tarihli ve 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununa ekli (III) sayılı Cetvelde sayılan düzenleyici ve denetleyici kurumlar ve Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonunda;... c) Ek göstergeleri 3600 (dahil) ila 6400 (hariç) olarak tespit edilen yönetici kadro veya pozisyonlarında bulunanlar görevden alındıklarında veya görev süreleri sona erdiğinde;

1) …

2) Daha önce (1) numaralı alt bentte belirtilen kadrolarda bulunmayanlardan ek göstergesi 3600 (dâhil) ila 6400 (hariç) olarak tespit edilen yönetici kadro veya pozisyonlarında toplam en az üç yıl görev yapmış olanlar ilgili kuruma ait (1) numaralı alt bentte yer alan kadro veya pozisyonlardan kurumlarınca tespit edilmiş olan kadro veya pozisyonlarına,

atanırlar”

Bu şekilde atananlardan bir ay içinde talepte bulunanlar, atamaya yetkili amirler tarafından bu fıkra kapsamında yer alan yönetici kadro veya pozisyonları dışındaki daha önce bulundukları veya öğrenim durumları itibarıyla ihraz etmiş oldukları unvanlara ilişkin kadro veya pozisyonlara bir ay içinde atanırlar.

…

Birinci fıkra hükmü kapsamında atananlardan birinci fıkra kapsamında yer alan yönetici kadro veya pozisyonlarında kesintisiz olarak en az iki yıl fiilen görev yapmış olanların mali hakları, atandıkları söz konusu kadro veya pozisyonlarda bulunmaları kaydıyla, atandıkları tarihi takip eden ay başından itibaren ikinci yılın sonuna kadar fiili çalışmaya bağlı ödemeler hariç, önceki görevine ait ödeme unsurları esas alınarak verilmeye devam edilir.” düzenlemesi yer almaktadır.

15.7.2018 tarih ve 30479 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 4 sayılı Bakanlıklara Bağlı, İlgili, İlişkili Kurum ve Kuruluşlar ile Diğer Kurum ve Kuruluşların Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin ...Başkanlığını düzenleyen Yirmibeşinci Bölümünün “Kuruluş, görev ve yetkiler” başlıklı 347’nci maddesinde: “Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi Başkanlığı, bu Bölüm ve ilgili diğer mevzuatla verilen görevleri yerine getirmek ve yetkileri kullanmak üzere kamu tüzel kişiliğine, idari ve mali özerkliğe sahip, Yükseköğretim Kurulu ile ilgili, merkezi Ankara’da bulunan özel bütçeli bir kuruluştur.” denilmektedir.



5018 sayılı Kanun’un 10 ve 12’nci maddeleri aşağıdadır:

“Bakanlar

Madde 10- Bakanlar, Cumhurbaşkanı tarafından belirlenen politikaların uygulanması ile bakanlıkların ve bakanlıklara bağlı, ilgili ve ilişkili kuruluşların stratejik planları ile bütçelerinin kalkınma planlarına, yıllık programlara uygun olarak hazırlanması ve uygulanmasından, bu çerçevede diğer bakanlıklarla koordinasyon ve işbirliğini sağlamaktan sorumludur. Bu sorumluluk, Yükseköğretim Kurulu, Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi Başkanlığı, üniversiteler ve yüksek teknoloji enstitüleri için Millî Eğitim Bakanına, mahallî idareler için Çevre ve Şehircilik Bakanına aittir.”

“Bütçe türleri ve kapsamı

Madde 12- …

Özel bütçe, bir bakanlığa bağlı veya ilgili olarak belirli bir kamu hizmetini yürütmek üzere kurulan, gelir tahsis edilen, bu gelirlerden harcama yapma yetkisi verilen, kuruluş ve çalışma esasları kanunla veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle düzenlenen ve bu Kanuna ekli (II) sayılı cetvelde yer alan her bir kamu idaresinin bütçesidir.”



09.07.2018 tarih ve 30473 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 703 sayılı KHK’nın geçici 1’inci maddesinin dördüncü fıkrasında “(4) Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte bakanlık veya diğer kamu kurum ve kuruluşlarında yönetici kadro ve pozisyonlarında bulunup 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin mülga ek 18 inci maddesi hükümleri kapsamında olanlardan yukarıdaki fıkrada yer almayanlar, görevden alındıkları takdirde anılan madde hükümlerine göre işleme tabi tutulur” denilmektedir.



375 sayılı KHK’nın ek 40’ıncı maddesi aşağıdadır:

“Ek Madde 40-(Ek: 14/7/2023-7456/28 md.)

Aylıklarını ek 10 uncu madde ile 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ve 2914 sayılı Yükseköğretim Personel Kanunu hükümlerine göre alanlara; subay, sözleşmeli subay, astsubay, sözleşmeli astsubay, sözleşmeli subay ve astsubay adayları, uzman jandarma ve uzman erbaşlar ile 10/3/2011 tarihli ve 6191 sayılı Kanuna tabi personele (diğer statülerde olup aylıklarını 926 sayılı Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel Kanununa göre alanlar dahil); mali haklarının belirlenmesinde ek 11 inci madde, geçici 10 uncu maddenin birinci fıkrasının (a) bendi ve geçici 29 uncu madde hükümleri uygulananlara; 25/6/2001 tarihli ve 4688 sayılı Kanun kapsamına giren kamu kurum ve kuruluşlarında iş mevzuatına tabi olanlar hariç mali hakları veya ücret tavanı ilgili mevzuatı uyarınca en yüksek Devlet memurunun mali hakları ya da bu mali haklara göre belirlenmiş olan ücret veya ücret tavanları esas alınmak suretiyle tespit edilen kadro, pozisyon veya görevlerde bulunanlara (26/10/1990 tarihli ve 3671 sayılı Kanun hükümlerine tabi olanlar dahil); aylık ödenekleri 3/7/2005 tarihli ve 5393 sayılı Kanunun 39 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan gösterge rakamları esas alınarak belirlenen belediye başkanları ile başkan yardımcılarına (haklarında 5393 sayılı Kanunun 40 ıncı maddesinin üçüncü fıkrasının uygulanmasında dikkate alınmak üzere başkan vekilleri dahil); bir yıldan az süreli çalışanlar, ayın veya haftanın bazı günleri ya da günün belirli saatleri gibi kısmi zamanlı çalışanlar, proje süreleriyle sınırlı olarak veya geçici mahiyetteki işlerde çalışanlar ve ücretleri 2914 sayılı Kanunun 16 ncı maddesinde belirtilen esaslara göre belirlenenler ile mevzuatı uyarınca ücretleri özel olarak belirlenen diğer yabancı uyruklu çalışanlar hariç olmak üzere 4688 sayılı Kanun kapsamına giren kamu kurum ve kuruluşlarının merkez, taşra ve döner sermaye teşkilatlarında istihdam edilen sözleşmeli personele (kadro karşılığı sözleşmeli dahil) (15.965) gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımı sonucu bulunacak tutarda ilave ödeme yapılır. İlave ödemeye hak kazanılmasında ve bu ödemenin yapılmasında, personelin aylık veya ücretlere ilişkin tabi olduğu hükümler uygulanır. Bu ödeme damga vergisi hariç herhangi bir vergi ve sigorta prim kesintisine tabi tutulmaz.

İlave ödeme, kapsamında bulunanlara sadece kendi unvanı esas alınarak ödenir ve mali hakları mevzuatı uyarınca en yüksek Devlet memuru veya başka bir unvan esas veya emsal alınmak suretiyle belirlenenler bakımından, diğer mevzuat uyarınca mali haklarının belirlenmesine esas ödeme unsurlarının kapsam veya hesabına dahil edilmez. Bu ödeme, ilgili mevzuatı uyarınca ödenmekte olan veya mali ve sosyal hakların tespitinde esas alınan aylık, ücret, zam, tazminat, ödenek, döner sermaye ödemesi, ikramiye ve diğer herhangi bir ödeme unsurunun ya da ücret tavanının hesabında dikkate alınmaz. Bu madde hükümleri, doğrudan veya başka bir ödemenin hesabında olmak üzere, tamamen veya kısmen mükerrer ödeme yapılmasına neden olacak şekilde uygulanamaz. Diğer mevzuatın bu fıkraya aykırı hükümleri uygulanmaz.”



5018 sayılı Kanun’un 71’inci maddesinin ilgili kısımları aşağıdadır:

“Kamu zararı

Madde 71- (Değişik birinci fıkra: 25/4/2007-5628/4 md.) Kamu zararı; kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunmasıdır.

Kamu zararının belirlenmesinde;

… / g) Mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması,

esas alınır.”



Değerlendirme

375 sayılı KHK’nın ek 37’nci maddesine göre mülga ek 18’nci madde hükümlerinin uygulanabilmesi, yani yönetici kadrolarındaki görevlerinden alınan veya görev süreleri sona eren personele, yöneticilik görevlerine ait aylık ödeme unsurları esas alınarak mali haklarının ödenmeye devam edilebilmesi için personelin ek 37’nci maddenin birinci fıkrasında sayılan kurumlarda görev yapması gerekmektedir. Daire Kararı ...’nin Ek 37’nci maddede sayılan kurumlar arasında olmadığı gerekçesine dayanmaktadır; Sorumlular tarafından ise ...’nin Ek 37’nci maddede sayılan kurumlar arasında olduğu savunulmaktadır. ...’nin Ek 37’nci maddenin birinci fıkrasında sayılan kurumlar kapsamında olup olmadığının tespiti, somut uygulamada yapılan ödemelerin mevzuata uygun olup olmadığı konusunda belirleyici olacaktır. Somut uygulama özelinde ifade etmek gerekirse, ...’nin … … Bakanlığının bağlı/ilgili kuruluşu olup olmaması, yapılan ödemenin mevzuata uygun olup olmadığının belirlenmesini sağlayacaktır.

375 sayılı KHK’nın mülga ek 18’inci maddesinin ilk fıkrasında bu madde kapsamına dahil olan kurumlar açıkça belirtilmiştir. Bu kurumlar: 1) Başbakanlık, 2) Bakanlıklar, 3) Bağlı ve ilgili kuruluşlar, 4) Başkan ve üyeleri hariç olmak üzere 10/12/2003 tarihli ve 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununa ekli (III) sayılı Cetvelde sayılan düzenleyici ve denetleyici kurumlar ve Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu personelidir.

4 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nde ...’nin Yükseköğretim Kurulu ile ilgili olduğu açıkça belirtilmiş, bunun dışında herhangi bir bakanlık ile bağlı, ilgili, ilişkili kuruluş olma hali belirtilmemiştir. Benzer şekilde Yükseköğretim Kurulu (... ), üniversiteler, yüksek teknoloji enstitüleri de özel bütçeli kurumlar oldukları ve 5018 sayılı Kanun’a ekli II sayılı Cetvelde yer aldıkları halde mevzuatta herhangi bir bakanlığın bağlı ya da ilgili kuruluşları oldukları düzenlenmediğinden, ayrıca belirtilmediği takdirde mevzuatta “bakanlık, bağlı veya ilgili kuruluşları” için öngörülen hükümler bu kuruluşlar için uygulanmamaktadır.

5018 sayılı Kanun’un 10’uncu maddesinde bakanların hesap verme sorumlulukları düzenlenmiş, aralarında ...’nin de bulunduğu ve herhangi bir bakanlığın bağlı, ilgili ve ilişkili kuruluşu olmayan kuruluşlar (…, ..., üniversiteler, yüksek teknoloji enstitüleri, mahallî idareler) açısından hesap verme sorumluluğu sisteminin işleyişinde bir boşluğa neden olunmaması için sorumlu bakanlar ayrıca gösterilmiştir. Bakanların hesap verme sorumluluğu çerçevesinde maddede belirtilen konularda ... için bu sorumluluğun … … Eğitim Bakanına verilmiş olması ...’nin ... ... Bakanlığının ilgili, bağlı veya ilişkili kuruluşu olduğu anlamına gelmemekte, aksine söz konusu hüküm, aralarında ...’nin de bulunduğu sayılan kurum/kuruluşların herhangi bir bakanlığın bağlı, ilgili veya ilişkili kuruluşu olmadığı için kanun koyucunun bilinçli olarak bu kurumlar için ayrıca sorumlu bakanları belirlediğini göstermektedir. ...’nin görev alanına giren konularda soru önergelerinin ... ... Bakanı tarafından cevaplandırılması hususu da bu bağlamda Bakanların hesap verme sorumluluğunun bir gereğidir. Hiçbir bakanlığın bağlı/ilgili/ ilişkili kuruluşu olmayan kuruluşların yasama denetimi ve hesap verme sistemi dışında kalmaması 5018 sayılı Kanunun 10’uncu maddesinde yapılan söz konusu düzenleme ile sağlanmıştır.

Netice itibariyle 5018 sayılı Kanun’un 12’nci maddesi hükmüne uygun olarak Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile ...’nin ... ’ün ilgili kuruluşu olarak açıkça düzenlenmiş olması ve ayrıca ... ... Bakanlığının ilgili kuruluşu olduğuna dair herhangi bir düzenleme bulunmaması dolayısıyla, ...’nin ... ... Bakanlığının ilgili kuruluşu olarak kabul edilemeyeceği sonucuna varılmıştır.

Sorumlular tarafından ...’nin iş ve işlemlerinde ... ... Bakanlığı ile olan bağlantı halleri ileri sürülerek ...’nin fiili durumdan dolayı ... ... Bakanlığının bağlı, ilgili veya ilişkili kuruluşu olarak kabul edilmesi gerektiği savunulmaktadır. Bu savunmanın reddi gerekir. Zira mevzuatta bağlı veya ilişkili kuruluş olma niteliği açıkça belirtilmemiş kurumlar arasında fiili bazı bağlantılara dayanılarak bağlı/ilgili/ilişkili olma niteliği tanınması, bu açıdan normların hukuki öngörülebilirliğini ortadan kaldırarak sübjektif nitelemelere yol açacaktır. Bu hal ise normların var olma amacına aykırıdır. Dolayısıyla Daire Kararında da belirtildiği üzere bağlı, ilgili veya ilişkili kuruluşların mevzuatta açıkça belirtilmiş olmasının aranması mevzuata ve hukuka uygun bir yorumdur.

Ayrıca savunmalarda belirtilen 703 sayılı KHK’nın geçici 1’inci maddesinden yararlanılmasının -yani bakanlık veya diğer kamu kurum ve kuruluşlarındaki yöneticilik görevinden ayrılanlara mülga Ek 18’inci maddenin uygulanabilmesinin- koşulu bu kişilerin 09.07.2018 tarihinde görevde bulunmaları ve (mülga) Ek 18’nci madde kapsamında olmalarıdır. Daire Kararının 22-23’üncü sayfalarında detaylı açıklandığı üzere, mülga ek 18’inci maddede yer alan “bağlı ve ilgili kuruluşlar” ifadesinden bakanlıkların bağlı ve ilgili kuruluşları anlaşılması gerekir. Buna göre, yukarıda açıklandığı üzere ..., Milli … Bakanlığının bağlı, ilgili veya ilişkili kuruluşu olmadığından, bahsi geçen kişilerin atama işlemlerinde 703 sayılı KHK’nın geçici 1’inci maddesine dayanılamayacaktır.

Sorumlular tarafından yapılan Anayasal eşitlik (kanun önünde eşitlik), ayrımcılık yasağı, idarenin bütünlüğü ve diğer savunmalar Daire Kararının gerekçesinde karşılanmıştır.

Kamu zararının hesaplanması konusunda sorumlular tarafından temyiz dilekçesinde “Ayrıca yargılamaya konu sorguda ve ilamda ...’a ve ...’ya Başkanlık Müşaviri olarak ödenmesi gereken maaş hesaplanırken 375 sayılı KHK ek madde 40 gereği ödenmesi gereken ilave ödeme dikkate alınmadan hatalı hesaplama yapılarak fazla fark çıkarılmış olup yargılama aşamasında bu husustaki itirazların incelenmeyerek hüküm tesis edilmesi bir diğer bozma sebebi teşkil eden husustur” savunması yer almaktadır. Daire Kararının kamu zararı tablosunun üzerinde “… 375 sayılı KHK’nın Ek 40’ncı maddesine göre yapılan ödeme tutarları her iki görev için de ödendiğinden fazla ödeme tutarı hesabına dahil edilmemiştir.” ifadesi yer almaktadır. Dolayısıyla kamu zararının hesaplanması ile ilgili burada yer alan savunmanın reddi gerekir.

Sonuç olarak, Daire Kararının gerekçesinin mevzuata uygun olduğu ve somut uygulamada adı geçen iki kişiye yapılan ödemeler neticesinde kamu zararı oluştuğunun sabit olduğu anlaşılmıştır.

Sorumluluk yönünden inceleme

Daire Kararında atama işleminde görev ve yetki kullanan kamu görevlileri ile harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisi kamu zararından sorumlu tutulmuştur. Aşağıda belirtilen gerekçeyle atama işlemine görev ve yetkileri dahilinde katılan kamu görevlilerinin kamu zararından sorumluluğu bulunduğu ancak harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisinin kamu zararında sorumluluğu bulunmadığı anlaşılmıştır.

Atama sürecinde yer alan kamu görevlilerinin sorumluluğu bulunması

...’nun personel hareketleri onayında:

“Başkanlığımızda Strateji Geliştirme Dairesi Başkanı unvanında görev yapan adı geçenin, 657 sayılı Kanunun 43/B, 59 uncu ve 76 ncı maddeleri ile 375 sayılı KHK’nın ek 37 nci maddesi ve Hukuk Müşavirliğinin 14.04.2023 tarihli ve E-32721407-903.99-207882 sayılı görüşü ile 1 inci dereceli Başkanlık Müşaviri unvanlı kadroya atanmasını; olurlarınıza arz ederim.”

açıklaması yer almaktadır. Benzer ifade ...’ın personel hareketleri onayında da yer almaktadır.

Somut uygulamada adı geçen iki kişi mevcut kadrolarından Başkanlık Müşaviri kadrolarına ilgili mevzuatına göre atanabilecektir. Ancak bu iki atamayı mevzuata aykırı hale getiren sebep, bu iki atamanın 375 sy KHK ek m.37’ye dayanarak yapılmasıdır. Zaten hesap yargısında tespiti yapılan kamu zararı da 375 sy KHK ek m.37’ye bağlı atama yapılması dolayısıyla mevzuata aykırı olarak ödenen tutardır.

Daire Kararında tespiti yapılan kamu zararı maaş ödemeleri kapsamında oluşmuş olması dolayısıyla atama işlemlerinin doğrudan ve öngörülebilir sonucudur. Mevzuata aykırı olarak yapılan atama işlemlerini görev ve yetkilerini kullanarak teklif eden Personel ve Destek hizmetleri Daire Başkanı, uygun görüşle arz eden Başkan Yardımcısı Vekili ve onaylayan Başkanın kamu zararından uygun illiyet bağı dahilinde sorumlulukları bulunmaktadır.

Harcama Yetkilisi ve Gerçekleştirme Görevlisinin sorumluluğu bulunmaması

Somut uygulamada kamu zararı, adı geçen iki kişinin mevzuata aykırı olarak 375 sy KHK ek m.37’ye dayanarak atanması sonucu maaşlarının olması gerekenden fazla ödenmesi neticesinde oluşmuştur.

Atama işlemleri atama sürecinde yetkili Personel ve Destek hizmetleri Daire Başkanı, Başkan Yardımcısı Vekili ve Başkan tarafından görev ve yetkileri mevzuata aykırı kullanılarak yapılmıştır. Harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisinin sorumluluğu 5018 sayılı Kanunun 32, 33 ve diğer maddelerinde düzenlenmiştir. Buna göre harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisi görev ve yetkisinin bulunduğu iş ve işlemlerde sorumluluk üstlenmektedir. Somut olayda atama işleminin sonuçlarını yerine getiren (maaşları tahakkuk ettirip ödeyen) harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisi, sadece maaş tahakkuk ettirme ve ödeme işlemlerinin mevzuata uygunluğunu, doğruluğunu sağlamaktan sorumludur. Harcama yetkilileri ve gerçekleştirme görevlileri yapılan atamaya istinaden ödemeyi gerçekleştirdiklerinden …, somut uygulamada ilişikli ödeme belgelerini imzalayan harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisinin kamu zararında sorumluluğu bulunmamaktadır.

Sonuç olarak somut uygulamada atama işlemine görev ve yetkilerini kullanarak katılan kamu görevlilerinin kamu zararından sorumluluğu bulunmakta ancak harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisinin kamu zararında sorumluluğu bulunmamaktadır.



BU İTİBARLA, somut uygulama neticesinde kamu zararı oluştuğu sabit olmakla birlikte, sorumluluk yönünden yukarıda belirtilen gerekçeyle 619 Karar-11 İlam sayılı Daire Kararının 1’inci maddesinin BOZULARAK, yeniden hüküm kurulmasını teminen Dosyanın Dairesine Gönderilmesine (… .Daire Başkanı …, Üyeler …, …’in karşı oyuyla), oy çokluğuyla,

Karar verildiği 08.10.2025 tarih ve 58519 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.



(Karşı oy gerekçesi

… .Daire Başkanı …, Üyeler …, …’in karşı oy gerekçesi

Çoğunluk görüşünde açıklandığı üzere Daire Kararının gerekçesi mevzuata uygundur ve somut uygulamada adı geçen iki kişiye yapılan ödemeler neticesinde kamu zararı oluştuğunun sabittir; Atama işlemine görev ve yetkilerini kullanarak katılan kamu görevlilerinin kamu zararından sorumluluğu bulunmaktadır.

Bununla birlikte, çoğunluk görüşünde belirtilenin aksine, harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisinin de kamu zararında sorumluluğu bulunduğu değerlendirilmektedir. 5018 sayılı Kanun’un “Harcama talimatı ve sorumluluk” başlıklı 32’nci maddesi, “Giderin gerçekleştirilmesi” başlıklı 33’üncü maddesi, İç Kontrol ve Ön Malî Kontrole İlişkin Usul ve Esaslar’ın “Ön malî kontrolün kapsamı” başlıklı 10’uncu maddesi, “Ön malî kontrol süreci” başlıklı 12’nci maddesi ve ilgili diğer mevzuata göre, görev ve yetkileri dahilinde somut uygulamada yer alan harcama yetkilileri ve gerçekleştirme görevlilerinin de kamu zararından sorumluluğu bulunmaktadır.

Bu İtibarla, yukarıda belirtilen gerekçeyle, Daire Kararının Tasdiki gerekir.)