Temyiz Karar Detayı
Kamu İdaresi
Belediyeler ve Bağlı İdareler
Yılı
2021
Daire
7
Dosya No
55212
Tutanak No
58518
Tutanak Tarihi
08.10.2025
Konu
Personel Mevzuatı ile İlgili Kararlar
KARAR
Konu: Veri hazırlama ve kontrol işletmeni (VHKİ) kadrosunda bulunan memurun mevzuatta aranan şartları sağlamadığı halde zabıta müdürü kadrosuna atanması, bu atamadan kısa süre sonra da mali hizmetler müdürü kadrosuna atamasının yapılması üzerine kendisine müdür kadrosu için öngörülen ek ödeme ve özel hizmet tazminatının ödenmesi sonucunda oluşan kamu zararının sorumlularına ödettirilmesi hakkında.
1. 96 İlam sayılı Daire Kararının 6’ncı maddesiyle, veri hazırlama ve kontrol işletmeni (VHKİ) kadrosunda bulunan ...’in, mevzuatta aranan şartları sağlamadığı halde zabıta müdürü kadrosuna atanması, bu atamadan 1 ay 6 gün sonra da mali hizmetler müdürü kadrosuna atamasının yapılması üzerine kendisine müdür kadrosu için öngörülen ek ödeme ve özel hizmet tazminatının ödenmesi sonucunda oluşan … TL kamu zararının sorumlularına ödettirilmesine hükmedilmiştir. Kararda sorumlu tutulanlar: Atamaları teklif eden ve onaylayanlar ile Harcama Yetkilisi ve Gerçekleştirme Görevlisidir.
31.01.2024 tarih ve 56440 tutanak sayılı Temyiz Kurulu Kararının 1’inci maddesinde,
“Kamu zararını doğuran sürecin, adı geçen personelleri aranan şartları taşımadıkları halde, Müdürlük kadrolarına atayan (atama işlemlerine imza atan/onay veren) Belediye yetkililerinin bu tasarrufları ile başlamış olduğu açık olup bu kamu zararından dolayı sorumluluk tevdiinin, ödeme belgelerinde imzası bulunan harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisine değil atama işleminde/belgesinde teklif eden ve onaylan olarak imzaları bulunan belediye yetkililerine yöneltilmesi gerekir.”
“Harcama yetkilisi ve Gerçekleştirme Görevlisinin kamu zararından sorumluluğu bulunmamaktadır.”
gerekçesiyle Daire Kararının Bozulmasına karar verilmiştir.
185 (Ek) İlam sayılı Daire Kararının 2’nci maddesiyle, veri hazırlama ve kontrol işletmeni (VHKİ) kadrosunda bulunan ...’in, mevzuatta aranan şartları sağlamadığı halde zabıta müdürü kadrosuna atanması, bu atamadan 1 ay 6 gün sonra da mali hizmetler müdürü kadrosuna atamasının yapılması üzerine kendisine müdür kadrosu için öngörülen ek ödeme ve özel hizmet tazminatının ödenmesi sonucunda oluşan … TL kamu zararının sorumlularına ödettirilmesine hükmedilmiştir. Kararda sorumlu tutulanlar: Atamaları teklif eden ve onaylayanlar ile Harcama Yetkilisi ve Gerçekleştirme Görevlisidir. (Israr kararı)
Temyiz Dilekçesi
55212 sayılı Dosyada yer alan temyiz dilekçesi Daire Kararının 2, 3, 4, 5.A, 5.B maddeleri için ortak savunma içermektedir. Dilekçe 23 kişi tarafından imzalanmıştır.
Temyiz dilekçesinde isim ve imzaları bulunan kamu görevlilerinden ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...’nin Daire Kararının 2’nci maddesinde sorumlulukları bulunmamaktadır. Adları belirtilen kişiler ahiz durumunda da değildir.
Daire Kararında sorumlu tutulan ... (Belediye Başkanı), ... (Belediye Başkan Yardımcısı), ... (İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürü), Harcama Yetkilisi ... (Teftiş Kurulu Müdürü, ahiz), Gerçekleştirme Görevlileri ... (VHKİ) ve ... (Bilgisayar İşletmeni) tarafından temyiz başvurusunda bulunulmuştur. Temyiz başvurusuna esas dilekçede özetle:
Sayıştay 7. Dairesi’nin 28.03.2023 tarihli ve 96 sayılı ilamının 6-7-8-9/A-9/B maddeleriyle hükmolunan konular hakkında Temyiz Kurulunun 31.01.2024 tarih ve 56439- 56440 tutanak numaralı bozma kararı üzerine yeniden yapılan yargılaması sonucu ısrar kararı [185 İlam sy Daire Kararı] verildiği, Bu Kararın 2, 3, 4, 5.A, 5.B maddelerinin sorumlular ve esas yönünden temyiz edildiği,
Daire Kararında özetle; zabıta müdürü olarak atanabilmek için zabıta teşkilatında iki yıl çalışmış olmak gerektiği vurgulandığı, Oysaki atamaların yapıldığı dönemde yürürlükte olan Zabıta Yönetmeliğinde zabıta teşkilatında iki yıl çalışmış olma yönünde hiçbir açık hüküm bulunmadığı,
I. Zabıta Müdürü Olarak Atanabilmek İçin Zabıta Teşkilatında İki Yıl Çalışılması Gerektiğine Dair Hüküm Kurulmasının Kanuna Aykırı olduğu,
Söz konusu atama işlemlerinin 11.04.2007 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanan ve atamaların yapıldığı tarihte yürürlükte olan Belediye Zabıta Yönetmeliği 17. Maddesine uygun olduğu, 17. Maddenin birinci fıkrasında:
“Bu Yönetmeliğin 6’ncı maddesinde sayılan unvanlardan daire başkanı ve zabıta müdürü dışındaki kadrolara yapılacak atamalarda aşağıdaki şartlar aranır.”
a. Zabıta şube müdürlüğüne atanabilmek için;
… / b. Zabıta amirliğine atanabilmek için;
… / c. Zabıta komiserliğine atanabilmek için;
… / şartları aranır.
2) Belediyeler, atanılacak görevin niteliği itibariyle aranacak hizmet sürelerini, 657 sayılı Kanunun 68 inci maddesinin (B) bendi hükümlerine göre değerlendirerek kendi kurumlarında ve diğer kurumlarda geçen hizmet sürelerini dikkate alarak belirlerler. Bu sürelerin en az iki yılının zabıta teşkilatında geçmiş olması şarttır. Ancak, yeni kurulan belediyeler ile görevde yükselmeyle ilgili ilanlara başvuru olmaması halinde en az iki yıl çalışmış olmak şartı aranmaz.”
düzenlemesi yer aldığı, Zabıta müdürü kadrosu için zabıta teşkilatında çalışmış olmak gerekmediğinin “daire başkanı ve zabıta müdürü dışındaki kadrolara yapılacak atamalarda aşağıdaki şartlar aranır" denilmek suretiyle belirtildiği, 17. Maddede zabıta şube müdürü olarak atanacak kişilerin en az iki yıl zabıta amiri olarak çalışmış olması, zabıta amiri olarak atanacak kişilerin en az iki yıl zabıta komiseri olarak çalışmış olması, zabıta komiserliğine atama yapılacak kişilerin en az iki yıl zabıta memuru olarak çalışmış olması arandığı ancak zabıta müdürü kadrosuna atama yapılmasının herhangi bir sınav ya da hizmet süresi şartına bağlanmadığı, Zabıta Müdürünün zabıta teşkilatında geçirmiş olma şartı aranacak ise hangi kadroda çalışmış olması aranacağı?, Bu sorunun cevabı Yönetmelik’te bulunmadığı, 17. Maddenin 1. fıkrasında zabıta müdürü olarak atanabilmek için zabıta memuru olmak şartı dahi bulunmadığı, Zabıta memuru olarak dahi çalışması gerekmeyen zabıta müdürünün en az 2 yılının zabıta müdürlüğü teşkilatı içerisinde geçirmiş olması gerektiğini savunmanın çelişkili bir yorum olacağı, Bu yoruma göre aslında zabıta teşkilatında çalışan tekniker, veri hazırlama uzmanı gibi görevleri bulunan memurların diğer birimlerde çalışan ve daha üst kadrolarda bulunan memurlara göre zabıta müdürü kadrosuna atanmaya daha layık olduğu gibi adalet ve liyakat esasları ile bağdaşmayan bir sonuca ulaşılmış olacağı,
Yönetmeliğin 17 Maddesinin 2. Fıkrasında belirtilen “aranacak hizmet sürelerini” ifadesini “1. Fıkrada hizmet süresi aranan hallerde” şeklinde anlamanın en isabetli yorum olacağı, Bu yoruma göre 1. Fıkrada sadece zabıta şube müdürü, zabıta amiri ve zabıta komiseri olacak kişilerin hizmet sürelerinin en az iki yılını zabıta teşkilatında geçirmiş olması şartı aranırken zabıta müdürü olarak atanmak için hizmet süresinin iki yılını zabıta teşkilatında geçirmiş olma şartı aranmayacağı,
2577 sayılı İdari Yargılama Kanunu 50. Maddesinde: ‘‘Bölge idare mahkemesi, bozmaya uymayarak kararında ısrar ederse, ısrar kararının temyizi hâlinde, talep, konusuna göre Danıştay İdari veya Vergi Dava Daireleri Kurulunca incelenir ve karara bağlanır. Danıştay İdari ve Vergi Dava Daireleri Kurulları kararlarına uyulması zorunludur.” denilerek sadece ısrar kararı üzerine verilen Kurul kararlarının o dosya kapsamında bağlayıcı olduğu açıkça belirtilmiştir. Buna karşılık 2575 Sayılı Danıştay Kanunu 40. Maddesinde içtihadı birleştirme kararlarını istemeye yetkili kişiler açıklandıktan sonra 5. Fıkrasında: “Bu kararlara, Danıştay daire ve kurulları ile idari mahkemeler ve idare uymak zorundadır.” denilerek İçtihadı Birleştirilmesi kararlarının tüm idari yargı mercilerini ve idareleri bağlayıcı olduğu belirtildiği, İdari Dava Daireleri Kurulu kararları ve Daire kararlarının zamanla değişiklik gösterebildiği, Danıştay’ın son kararları ışığında örnekler vermek gerekirse:
Danıştay 2. Daire 2021/14551E ve 2021/4300 K sayılı kararında:
“Dava Konusu İstem: Dava; Balıkesir ili, ... Belediye Başkanlığı bünyesinde zabıta müdürü olarak görev yapan davacının, zabıta müdürü kadrosuna atanmasının 2014 yılı Sayıştay Denetim Raporuyla mevzuata uygun bulunmadığından bahisle, zabıta komiseri kadrosunda, zabıta müdür vekili olarak görevlendirilmesine ilişkin ... günlü, ... sayılı işlemin iptali ile işlem nedeniyle uğradığı maddi kayıplarının işleyecek yasal faiziyle birlikte tazminine hükmedilmesi istemiyle açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti: Danıştay İkinci Dairesinin 09/01/2020 günlü, E:2016/12010, K:2020/220 Sayılı bozma kararına uyularak verilen Balıkesir İdare Mahkemesi'nin temyize konu kararıyla; 5393 Sayılı Belediye Kanunu'nun 51. maddesine dayanılarak hazırlanan ve 11/04/2007 günlü, 26490 Sayılı Resmî Gazete' de yayımlanarak yürürlüğe giren Belediye Zabıta Yönetmeliği'nin 17. maddesinde, daire başkanı ve zabıta müdürü dışındaki kadrolara yapılacak atamalarda aranacak görevde yükselme şartlarının düzenlendiği, zabıta müdürü kadrosuna atanma hususunun bu düzenlemenin kapsamı dışında tutulduğu, davacının anılan sınava girmemesi nedeniyle zabıta müdürlüğüne atanma şartını taşımadığı gerekçesiyle tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, dava konusu işlem nedeniyle yoksun kalınan maddi hakların dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalı idarece davacıya ödenmesine hükmedilmiştir
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir
Davalı idarenin temyiz isteminin reddine”
İfadelerine yer verilerek ilk derece mahkemesinin verdiği karar onandığı, Kararda görevde yükselme sınavı şartlarına tabi olmayan zabıta müdürlüğü kadrosuna yapılan atamaların görevde yükselme mevzuatına aykırı olduğundan bahsetmenin mümkün olmadığı belirtildiği, Kararda ayrıca zabıta müdürlüğü kadrosuna atama yapılması için 2 yıl zabıta teşkilatında çalışmış olma şartından da bahsedilmediği, Buna rağmen [Sayıştay tarafından] görevde yükselme yönetmeliklerine aykırı amaç güdüldüğünden bahisle hüküm kurulmasının Kanuna aykırı olduğu,
Danıştay .. Daire Başkanlığı 2021/16213 E., 2021/2595 K. sayılı kararında:
“İdare Mahkemesinin temyize konu kararıyla; dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan Mahalli İdareler Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmeliğin 21. maddesinde zabıta ve itfaiye personelinin görevde yükselme işlemlerinin ilgili mevzuat hükümlerine göre yürütüleceği hükmüne yer verilerek Belediye Zabıta Yönetmeliği'ne atıf yapılmış olup, Belediye Zabıta Yönetmeliği'ne göre ise zabıta müdürlüğü kadrosuna atanabilmek için görevde yükselme sınavında başarılı olma şartı bulunmadığından zabıta müdürlüğüne yapılacak atamaların 657 sayılı Kanun'un 68/B maddesine uygun olarak yapılıp yapılmadığının irdelenmesi gerektiği; uyuşmazlık konusu olayda, davacının zabıta müdürü olarak atandığı 15/05/2014 tarihinde iki yıllık yüksekokul mezunu olduğu ve 27 yıl hizmetinin bulunduğu görüldüğünden, zabıta müdürü olarak atandığı tarihte 657 sayılı Kanun'un 68/B maddesinde belirtilen şartları taşıdığı anlaşılan davacının daha önce zabıta müdürü olarak atanması talebinin reddine ilişkin işleme karşı açtığı davanın reddine ilişkin kararın kesinleştiğinden bahisle atanmasının iptal edilmesine ve zabıta amiri olarak atanarak 15/10/2015 tarihinde göreve başlamasına ilişkin olarak tesis edilen dava konusu işlemlerde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemlerin iptaline hükmedilmiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVALI İDARENİN TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE”
şeklinde karar verildiği, Kararda 2 yıllık yükseköğretim mezunu bir kişinin durumu değerlendirilirken 27 yıllık hizmetinin bulunduğu tespiti yapıldığı ancak bunun ne kadarının zabıta kadrosunda geçirildiği değerlendirmeye alınmadığı, Sadece 657 sayılı Kanun 68/B maddesi şartlarının gerçekleşmiş olması yeterli görüldüğü,
Danıştay’ın son kararlarının da zabıta müdürü olabilmek için iki yıl zabıta müdürlüğü kadrosunda çalışmış olmak şartı gerekmediği savunmasını desteklediği,
Kararın karşı oy gerekçesinde belirtildiği üzere Belediye Zabıta Yönetmeliğinin 17. Maddesinin 1. Fıkrasında tartışmaya mahal vermeyecek şekilde zabıta daire başkanı ve zabıta müdürünün görevde yükselmenin dışında tutulduğu, buna karşın uygulamada ikinci fıkranın tereddütlere yol açtığı, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Yerel Yönetimler Genel Müdürlüğünden konu hakkında görüş istendiği, görüş ile konuya açıklık getirildiği, Yönetmelik değişikliği ile net olmayan hususun açıklığa kavuşturulmak amacı taşıdığı, Danıştay’ın son kararlarında zabıta teşkilatında iki yıl çalışmış olma şartının aranmadığı, Müdürlük görevini fiilen yapan kişilere yapılan ödemelerin fiilen yapılan hizmetin karşılığı olduğu,
II. Görevde Yükselme Mevzuatına Aykırılık Bulunduğuna ve Başka Müdürlük Kadrolarına Atanma Yapılamayacağına Dair Hüküm Kurulmasının Kanuna Aykırı olduğu,
Sayıştay İlamı sonucunda özü itibariyle görevde yükselme sınavına girilmeden zabıta müdürü ataması yapılmasının Kanun’ a aykırı olduğu iddiası yer aldığı, Halbuki zabıta müdürlüğü kadrosunun görevde yükselme mevzuatı dışında bir kadro olduğu,
Belediye Kanunu 51. Maddesi’nde: “Belediye zabıta teşkilâtının çalışma usul ve esasları, çalışanların görev ve yetkileri, memurluğa alınması için taşımaları gereken nitelikler, alacakları meslek içi eğitim, görevde yükselme, (İptal ibare: Anayasa Mahkemesinin 17/10/2018 tarihli ve E.:2018/l 10; K.:2018/99 sayılı Kararı ile) (...)28 giyecekleri kıyafet ve savunma amaçlı olarak kullanacakları aletler ile zabıta teşkilâtında hizmet gereklerine göre oluşturulacak birimler, içişleri Bakanlığının görüşü alınarak Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir. Belediye, bu yönetmeliğe aykırı olmamak üzere ek düzenlemeler yapabilir.” hükmü konularak zabıta teşkilatının görevde yükselme hususunun genel görevde yükselme yönetmeliklerinden ayrı şartlarda düzenlenebileceği açıkça belirtildiği, Genel görevde yükselme yönetmelikleri kapsamı dışına Belediye Zabıta Yönetmeliği 17. Maddesinin 1. Fıkrasında da görevde yükselme sınavı şartı getirilmediği,
İlam konusu atamaların gerçekleştirildiği tarihlerde yürürlükte bulunan hiçbir mevzuatta zabıta müdürü kadrosundan diğer müdür kadrolarına naklen geçiş için herhangi bir şart aranılmadığı, Buna rağmen görevde yükselme yönetmeliklerine aykırı amaç güdüldüğünden bahisle hüküm kurulmasının Kanun’a aykırı olduğu,
III. Yönetmelik Değişikliğiyle Yorum Farklıklarının Giderilmesi Amaçlandığı,
Konu hakkında yargı kararları arasında çelişkili yorumların giderilmesi amacıyla 18.12.2021 tarihli Resmi Gazete’de Belediye Zabıta Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik yayınlandığı, Yönetmeliğin 1. Fıkrasında:
“Bu Yönetmeliğin 6’ncı maddesinde sayılan unvanlardan zabıta daire başkanı ve zabıta müdürü dışındaki kadrolara yapılacak atamalarda aşağıdaki şartlar aranır.”
Hükmü aynen korunarak üçüncü fıkrasında:
“Zabıta daire başkanı ve zabıta müdürü dışındaki diğer kadrolar için ikinci fıkrada belirtilen hizmet sürelerinin en az iki yılının zabıta teşkilatında geçmiş olması şarttır. Ancak, yeni kurulan belediyeler ile görevde yükselmeyle ilgili ilanlara başvuru olmaması halinde en az iki yıl çalışmış olmak şartı aranmaz.”
Düzenlemesi yer aldığı, Yeni düzenleme ile yine zabıta müdürü kadrosuna atama yapılabilmesi için herhangi bir hizmet yılı ve sınav şartı aranmayacağı belirtildiği ve yine üçüncü fıkrada hizmet sürelerinin en az iki yılının zabıta teşkilatı kadrosunda çalışılmış olması şartı bulunmadığının açıkça ifade edildiği,
Sorgu konusu tüm atama işlemlerine dayanak olan 11.04.2007 tarihli Belediye Zabıta Yönetmeliği’nde 18.12.2021 tarihinde yapılan yeni düzenleme ile aslında hizmet yılı şartının kaldırılması yönünde ihdasi (yeni hüküm koyucu) değil, önceki Yönetmelik hükmünü açıklayan izhari (açıklayıcı) bir hüküm konulduğu, Yani yeni hükmün malumun ilanı olduğu,
IV. Atamaların Geri Alınamayacağı
Temyiz Kurulu’nun 31.01.2024 tarih ve 56440 tutanak numaralı kararında esas yönünden yapılan incelemede Yönetmelik Değişikliğinin yeni bir hüküm getirdiğinden bahisle geriye yürümeyeceği tespitinde bulunulduğu, Yukarıda açıklandığı üzere yapılan düzenleme yeni hüküm kurmak amacı taşımadığından geriye yürüme sorunu ortaya çıkmadığı,
Bir an için yeni düzenleme ile yeni hüküm getirildiği kabul edilse dahi şu sebeplerle atama işlemleri geri alınamayacağı,
a. Lehe hüküm getiren mevzuatın geriye etkili uygulanması mümkün olduğu,
Anayasa Mahkemesinin 2000/16 E ve 2000/17 K sayılı kararında: “Hukuk güvenliğini sağlamakla yükümlü olan hukuk devletinde genel olarak yasa kuralları, yürürlüğe girmelerinden sonraki olaylara uygulanırlar ve yeni çıkarılan yasada bir açıklık yoksa, önceden yürürlükte olan yasa hükümlerine göre sonuçlanmış durumlarla kazanılmış haklara dokunmazlar. Hak kaybına neden olmaksızın yeni olanaklar getiren yasal düzenlemelerin ise geçmişe yönelik kurallar içermesine hukuksal bir engel bulunmamaktadır.” denilerek daha önceki dönemde lehe olan mevzuat düzenlemelerinin geçmişe etkili olması yönünde hukuki ilkeden bahsedildiği,
b. Kazanılmış Hakların Korunması Gerektiği,
Sayıştay İlamında yapılan atamaların yanlış olduğunun vurgulanması ve yapılan ödemelerin kamu zararı kabul edilmesinin kazanılmış hakların korunması ilkesine aykırı olduğu, Kazanılmış hakların yürürlükte bulunan hukuka göre bireyler lehine oluşan haklar ya da hukukî durumlar olduğu, Bu haklar kazanıldıktan sonra herhangi bir kanun ya da İdarî işlemle ortadan kaldırılamayacağı, Hukuk düzenin hakları ve menfaatleri koruduğu gibi kazanılmış hakları da koruduğu,
Sayıştay ilamında maddi vakıaları farklı ve bağlayıcı olmayan Danıştay kararı esas alınırken savunmada sunulan bağlayıcı nitelikteki içtihadı birleştirme kararlarına atfen verilen kararlar değerlendirilmediği,
Danıştayın kazanılmış hak kavramını çok sayıda kararında kullandığı,
Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu E. 2021/3035 K. 2022/823 sayılı, komiser yardımcılarının atanması ile ilgili kararına yer verilerek, Bu kararda atamanın hukuk müşavirliği yorumuna bağlı olarak farklı yorumlaması halinde dahi açık hatadan bahsedilemeyeceği, hukuki güvenlik ve istikrar ilklerinin gereği olarak yapılan atamanın iptal edilemeyeceği belirtildiği, Danıştaya göre, kişiler yönünden düzenleyici işlemlerin kendilerine uygulanması veya kendiliğinden uygulanacak hale gelmesiyle kazandıkları sübjektif hakların korunmasının kazanılmış hak ilkesinin zorunlu sonucu olduğu, Kazanılmış hak teşkil eden atama işlemi sebebiyle kamu zararı bulunduğundan bahsedilemeyeceğinden kamu zararı bulunduğuna ilişkin hüküm kurulması Kanun’a aykırı olacağı,
Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Yerel Yönetimler Genel Müdürlüğü 03.04.2020 tarihli ve 16500952-900-E.81826 sayılı görüş yazısında:
“Memuriyete 31.12.1997 tarihinde başlayan ve 15.02.2015 tarihinde belediyenizde zabıta müdürü kadrosuna atanan personelin, bu kadroya atandığı tarihte iki yıllık yükseköğrenim (ön lisans) mezunu olduğu, 24.07.2017 tarihinde de dört yıllık (lisans) yükseköğrenimini tamamladığı belirtilerek, söz konusu personelin zabıta müdürü kadrosuna atanmasının mevzuata uygun olup olmadığına ilişkin ilgi yazınız incelenmiştir.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 68/B maddesinde; “ ... ” hükmü,
04.07.2009 tarihli ve 27278 sayılı Resmi Gazete’ de yayımlanan Mahalli İdareler Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmeliğin 21 inci maddesinde; “Zabıta ve itfaiye personelinin görevde yükselme işlemleri, ilgili mevzuat hükümlerine göre yürütülür. ” hükmü,
11.04.2007 tarihli ve 26490 sayılı Resmi Gazete’ de yayımlanarak yürürlüğe giren Belediye Zabıta Yönetmeliğinin Görevde yükselme şartları başlıklı 17’nci maddesinde de; “Bu Yönetmeliğin 6 nci maddesinde sayılan unvanlardan daire başkanı ve zabıta müdürü dışındaki kadrolara yapılacak atamalarda aşağıdaki şartlar aranır…” hükmü yer almaktadır.
Diğer taraftan, yerel yönetimlerin norm kadro esaslarını düzenleyen Belediye ve Bağlı Kuruluşları ile Mahalli İdare Birlikleri Norm Kadro İlke ve Standartlarına Dair Yönetmelik ekinde yer alan, (I) sayılı Belediye ve Bağlı Kuruluşları ile Mahalli İdare Birlikleri Memur Kadro Kütüğünde zabıta müdürü kadrosunun en alt ve üst derece aralıkları 1-4’üncü derece olarak belirlenmiştir.
Yapılan incelemede; bahse konu personelin, 31.12.1997 tarihinde memuriyete başladığı, 15.02.2015 tarihinde iki yıllık yükseköğrenim (ön lisans) mezunu olarak zabıta müdürü kadrosuna atandığı ilgi yazınızdan anlaşılmıştır.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri ve açıklamalar çerçevesinde; zabıta personelinin görevde yükselme işlemlerinin Belediye Zabıta Yönetmeliğine göre yürütüleceği, Belediye Zabıta Yönetmeliğinde ise, zabıta müdürü kadrosuna yapılacak atamaların görevde yükselme kapsamı dışında tutulduğu, buna göre zabıta müdürü kadrosuna yapılacak atamaların 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 68/B maddesi hükümlerine göre yapılması gerektiği, dolayısıyla atama tarihi olan 15.02.2015 tarihinde 17yıl 2 ay 15 gün hizmeti bulunan ve iki yıllık yükseköğrenim mezunu olan söz konusu personelin zabıta müdürü kadrosuna atanmasının mevzuata uygun olduğu değerlendirilmektedir. ”
Denilerek zabıta müdürlüğü kadrosuna yapılacak atamaların görevde yükselme sınavına tabi olmadığı belirtildiği, atama için sadece 657 sayılı Kanun 68/B şartlarının aranacağı belirtildiği, ayrıca hizmet yıllarının 2 yıllık kısmının zabıta teşkilatında çalışılması şartına da yer verilmediği, Hukuk müşavirliği yorumunu bile açık hata olarak kabul etmeyen Danıştay kararları karşısında Bakanlık yorumunun da açık hata olarak nitelendirilmesi mümkün olmadığı, Bir an için Kanunun yorum hatası bulunduğu kabul edilse dahi bu hata İdarenin kendi hatasından kaynaklanmadığından ve açık bir hata olmadığından kazanılmış hakların korunarak atama işlemlerinin geri alınması mümkün olmadığı, Geri alınması mümkün olmayan atama işleminin Kanun’a aykırı olduğundan bahsetmeye imkan bulunmadığı, 5018 sayılı Kanun’un 71. Maddesi uyarınca kamu zararı oluşmadığı,
Diğer İdarî işlemlerde olduğu gibi memurun göreve alınmasında da iyi niyet asıl olduğu, Kazanılmış hak ancak iyi niyetin varlığı halinde korunacağı,
Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu E. 2007/1957 E. ve K. 2011/241 sayılı kararında:
“Nitekim, Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulu'nun kanunsuz terfi işlemlerinin geri alınmasına ilişkin 26.09.1952 günlü, E:1952/15, K: 1952/244 sayılı kararıyla; kanunsuz yapılan bir terfinin memur lehine kazanılmış bir hak doğurmayacağı aşikar olmakla beraber, bu işlemin bir çok tesir ve neticeler tevlit ettiği ve idarece kanunsuz bir terfi işleminin her zaman geri alınabileceğini kabul etmenin "istikrar ilkesiyle" bağdaştırılmayacağı, kanunsuz terfiden sonra memur hakkında kanuna uygun müteaddit terfiler cereyan ettiği takdirde, idare tarafından kanunsuz terfiin geri alınmasının tecviz edilemeyeceği belirtilerek konuyla ilgili farklı içtihatlar bu yönde birleştirilmiştir. İstikrar ilkesi, bu kararın ışığı altında, olayların nitelik ve özellikleri de dikkate alınarak idari yargıda uygulanagelmiştir. Öte yandan, davacıya psikolog unvanı Üniversitelerarası Kurul, Yükseköğretim Kurulu Yürütme Kurulu ve Milli Eğitim Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğü yazıları uyarınca verilmiş olup, davacının idareyi yanıltması da söz konusu değildir.
Bu itibarla, davacının memuriyete giriş derecesine 28.02.1995 tarihinde eklenen bir derecenin, bu tarihten yaklaşık 8 yıl 3 ay sonra 30.5.2003 tarihi itibarıyla geri alınması işlemi idari istikrarı zedeleyip hukuka aykırılık teşkil ettiğinden, aksi yönde verilen Mahkemenin ısrar kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.”
Denilerek bazı işlemlerin iptalinin mümkün olmadığı belirtildiği, Buna göre memur hakkında müteaddit terfiler cereyan etmişse yani uzun bir süre geçmişse ve memurun idareyi yanıltması söz konusu değil ise yapılan işlemin geri alınmasının mümkün olmadığı açıkça belirtildiği,
Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulunun 26.09.1952 günlü, E: 1952/15, K: 1952/244 sayılı Kararına atfen birçok Danıştay Kararında yapılan atama işlemlerinin geri alınamayacağı özellikle belirtildiği, 1952 tarihli içtihadı birleştirme kararından sonra kazanılmış hak doktrini çerçevesinde devasa karar külliyatı oluştuğu,
Danıştay 13. Dairesi 2021/1792 E ve 2022/4378 K sayılı kararında: “Hatalı İdarî işlemlerin geri alınmasına ilişkin Danıştay İçtihadı Birleştirme Kurulu kararlarının devlet memurlarının intibak ve terfi işlemlerine özgü olarak alındığı görülmekle birlikte, esasında söz konusu kararlarda belirtilen ilkelerin genel ilkeler olduğu, hukuka aykırı İdarî işlemlere dayalı olarak elde edilen kazanımların geri alınıp alınamayacağına ilişkin bu ilke ve yaklaşımların her somut olayın özelliği de dikkate alınmak suretiyle tatbik sahası bulabileceği açıktır.” denilmek suretiyle Danıştay İçtihadı birleştirme kararları ile oluşan içtihatların tüm idare hukuku alanında uygulama kabiliyetine sahip genel ilkeler olduğu vurgulandığı,
c. Haklı Beklentilerin Korunması Gerektiği,
Bir an için Yönetmelik değişikliği ile yeni bir hüküm getirildiği kabul edilse ve kazanılmış hak kabul edilmese dahi yerleşik Anayasa Mahkemesi ve Danıştay içtihatlarına göre haklı beklentilerin korunması gerektiği, Anayasa Mahkemesi’nin 17.03.2011 tarihli 2010/ 106 E 2011/55 K sayılı kararına yer verilerek,
Danıştay 12. Dairesinin 2013/873 E. 2013/4439 K sayılı kararında yasa hükmünün geçiş hükümlerinde eksik düzenleme nedeniyle [Anayasa Mahkemesi tarafından] iptal edildiği gerçekliğinden hareketle, uyuşmazlığın çözümünde haklı beklentiyi koruyan geçiş hükümleri varmışçasına değerlendirmede bulunduğu,
Özetle: Anayasa Mahkemesi artık haklı beklenti kavramını açıkça kabul etmekte ve yürürlükte bulunan kanunların uygulanacağına güvenen bireylerin hakkaniyete uygun beklentilerinin, kural olarak yeni yasadaki geçiş düzenlemeleri ile korunması gerektiği yaklaşımını ortaya koymaktadır.
Anayasa Mahkemesi’nin 07.11.2014 tarihli ve 2014/61 E 2014/166 sayılı kararında somut uyuşmazlıktaki haklı beklentilerin göz ardı edilmesini hukuka aykırı bulduğu,
Mevcut durumun devam etmesine güvenmek hususunda Danıştay’ m da kararları bulunmaktadır.
Danıştay 5. Dairesi 2003/3647 E 2006/1140 K sayılı kararında yer alan haklı beklenti ile ilgili tanımlama ve açıklamaya yer verilerek,
Söz konusu atamaların yapıldığı tarihlerde zabıta müdürü olarak atanabilmek için iki yıl zabıta teşkilatında çalışmış olma şartı arayan bağlayıcı bir yargısal ya da idari bir karar bulunmadığı, Emsal uygulamalara göre idarelerin uygulamanın şekli ve ataması yapılan Müdürlerin yaygın uygulamaya göre atanma haklarının korunacağı yönünde haklı beklentileri oluştuğu,
Yönetmelik Değişikliği ile yeni hüküm getirildiği kabul edilecekse bile önceki atama sahibi Müdürlerin haklarını koruyacak geçiş hükümleri bulunması gerektiği, Bu durum Müdürlerin kendi fiillerinden kaynaklanmadığından haklarının yargı kararları ile korunması gerektiği,
Bu açıklamalar ışığında sorgu konusu atama işlemlerinin mevzuata uygun olduğunun kabulü gerektiği, Bir an için atamaların mevzuata uygun olmadığı kabul edilse dahi ister “lehe hükmün geriye yürümesi” ister “kazanılmış hak” isterse “haklı beklenti” teşkil eden durum oluşsun, idari işlemlerin sonuçlarından kişileri sorumlu tutmak mümkün olmayacağı, Bu bölümdeki açıklamalar dahi (atamaların hukuka aykırı olduğu anlamına gelmemek üzere) kamu zararı bulunduğuna ilişkin hüküm kurulamayacağını gösterdiği,
İlamda belirtildiği şekilde yapılan atamaların kanunsuz olduğu değerlendirmesine kesinlikle katılmamakla beraber bir an için yapılan atamaların kanunsuz olduğunun kabulü halinde dahi yapılan atamaların geri alınması mümkün olmadığı, 5018 sayılı Kanun’un 71. Maddesi uyarınca kamu zararı kararı verilebilmesi için öncelikle geri alınabilir bir işlem bulunması ve ayrıca kamu zararı bulunması gerektiği, İlam konusu olayda ise zabıta müdürlüğüne ataması yapılan kişilerin inceleme tarihi itibariyle uzunca süreler geçmiş bulunmakta olduğundan memurlar hakkında müteaddit terfi dönemleri geçmiş olduğundan, memurların idareyi yanıltması söz konusu olmadığından kazanılmış haklarının ve hiç değilse haklarının koruncağı yönünde haklı beklentileri olduğundan ve alınan ücretlerin hizmet karşılığı olduğundan kamu zararı da bulunmadığından 5018 sayılı Kanun’un 71. Maddesi kapsamında kamu zararı kararı verilerek hüküm kurulması Kanun’a ve Hukuka aykırı olduğu,
5. Ödemelerin Geri İstenmesi Kanuna Aykırı olduğu Ve Hesaplama Hatalarının Giderilmesi Gerektiği
Bir an için Müdürlük kadrosuna yapılan atama işlemlerinin hukuka aykırı olduğu düşünülse dahi yapılan ödemelerin geri alınmaması gerektiği, Danıştay 11. Dairesi 2000/9798 E ve 2003/1654 K sayılı kararında:
“Bu hükümler karşısında, asilde aranan şartları taşımayan bir kişinin vekil olarak atanamayacağı ve kendisine vekalet aylığı ödenemeyeceği açıktır. Ancak 657 sayılı Yasada bir görevin tedviren yürütülmesine ilişkin bir hükme yer verilmemiş olmakla beraber, yukarıda sözü geçen tebliğ uyarınca idarece tedvir görevi verilen kişinin, Anayasanın angaryayı yasaklayan 18. maddesi hükmü uyarınca fiilen yürüttüğü görev karşılığı bazı maddi haklara hak kazanacağı açıktır.
Mevzuatta tedviren görevlendirme şeklinde açıklanan bir usul bulunmamakla beraber, uygulamada 99 Seri Nolu Genel Tebliğde de belirtildiği üzere asilde aranan şartlara sahip vekil memur bulunmadığı hallerde idarelerce hizmetin aksatılmadan yürütülmesini teminen herhangi bir şekilde boşalmış veya boş bulunan bir göreve asilde aranan şartlara en yakın personel arasından tedviren görevlendirme yapılarak idari görevin yürütülmesi sağlanmaktadır.
Yukarıda yer alan yasal düzenleme karşısında, davacıya vekalet aylığı adı altında bir ücret ödenmesi mümkün değilse de, davacının yürüttüğü görevden dolayı üstlendiği sorumluluk dikkate alındığında, vekalet görevinden ötürü davacıya vekalet aylığına eşdeğer tutarda bir meblağın tazminat olarak ödenmesi gerekmektedir.”
Denilerek müdür olarak atanmış personelin haklarının korunması gerektiği, Anayasa’da hüküm altına alınan angarya yasağı hükmü uyarınca yapılan ödemelerin müdürün harcanan mesai ile alınan sorumluluğunun karşılığı olduğu ve geri istenemeyeceğinin belirtildiği,
Benzer Şekilde Danıştay İdari Dava Daireleri Genel Kurulu 2021/793E ve 2022/822 K sayılı kararında yaş haddinden emekli olması gereken memurun çalışmaya devam etmesi halinde dahi memurun hatası ve hilesinden bahsedilemeyeceği, yapılan ödemelerin angarya yasağı kapsamında geri alınamayacağı açıkça vurgulandığı,
Zabıta müdürüne yapılan ödemenin yaptırılan hizmetin karşılığı olduğunun açık olduğu, 5018 sayılı Kanun’un 71. Maddesi ve devamında kamu zararının belirlenmesinde esas alınacak hususların sayıldığı, söz konusu bentlerden hiçbirisinin esas alınarak olaya uygulama imkanı bulunmadığı,
Ayrıca Sayıştay İlamında yapılan kamu zararı hesaplamalarının bir önceki görev olan vekil müdürün almakta olduğu mali haklar kıyaslanmadan hesaplama yapılmasının yanlış olduğu, Gerçekten de belirtilen isimlerin zabıta müdürlüğüne asaleten atamaları yapılması öncesi müdürlük görevlerini vekaleten yürütmekte olduklarından zaten asil müdürün almış olduğu tüm ödemeleri almakta oldukları, Vekil müdürün almış olduğu mali haklar ile kıyaslandığında fazla ödeme almadıkları ve kamu zararı doğmadığının ortaya çıkacağı; Ödenmesi gereken vergiler kesintisi yapıldıktan sonra ödemeler yapılmış olduğundan tüm hak edişlerin kamu zararı olarak nitelendirilmesinin de yanlış olduğu, Belirtilen iki yönden kamu zararı hesabının hata içerdiği,
İfade edilerek Daire Kararının Kaldırılması talep edilmektedir.
Başsavcılık Mütalaası
55212 sayılı Dosyada yer alan temyiz dilekçesi Daire Kararının 2, 3, 4, 5.A, 5.B maddeleri için ortak savunma içermektedir. Dilekçe 23 kişi tarafından imzalanmıştır. Daire Kararının 2, 3, 4, 5.A, 5.B maddeleri hakkında ortak dilekçeyle temyiz başvurusunda bulunulması üzerine bu maddeler için ortak olarak verilen Başsavcılık Mütalaasında:
“11.04.2007 tarihli ve 26490 sayılı Resmi Gazete‘de yayımlanarak yürürlüğe giren Belediye Zabıta Yönetmeliğinin Görevde yükselme şartları başlıklı 17'nci maddesinde; "Bu Yönetmeliğin 6'nci maddesinde sayılan unvanlardan daire başkanı ve zabıta müdürü dışındaki kadrolara yapılacak atamalarda aşağıdaki şartlar aranır" hükmü yer almasına rağmen ikinci fıkrada belirtilen "Belediyeler, atanılacak görevin niteliği itibariyle aranacak hizmet sürelerini, 657 sayılı Kanunun 68 inci maddesinin (B) bendi hükümlerine göre değerlendirerek kendi kurumlarında ve diğer kurumlarda geçen hizmet sürelerini dikkate alarak belirlerler. Bu sürelerin en az iki yılının zabıta teşkilatında geçmiş olması şarttır... '' denilmek suretiyle genel bir şart koyduğu değerlendirilmektedir.
Kanaatimize göre ilk fıkrada açıkça istisnayı koymuş ve daire başkanları ile zabıta müdürlüğü görevlerine atanacaklar dışındakiler için tadadi olarak şartları saymıştır, saymış olduğu şartlar arasında görevde geçen sürelerde yer almaktadır. İstisna tuttuğu unvanlar için iki yıl zabıta teşkilatında çalışma zorunluluğunu arasaydı bunu açıkça belirtebilirdi, ancak bu yolu seçmemiş madde başında sarih bir şekilde istisna unvanları belirtmiştir.
Kaldı ki, bu konuda doğan tereddüt ve farklı uygulamalar karşısında 18/12/2021 tarih ve 31693 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan değişiklik ile üçüncü fıkraya ilk fıkrada belirtilen istisna durum tekraren konulmak suretiyle İdarenin yaptığı uygulamayı teyit eder şekilde bir düzenleme yapılmıştır.
Bunun dışında; zabıta müdürüne yapılan ödemenin yaptırılan hizmetin karşılığı olduğu bunun sonucunda 5018 sayılı Kanunun 71'inci maddesinde yer alan kamu zararı şartlarının oluşmadığı da düşünülmektedir.
Dolayısıyla açıklanan nedenle ve sorumluların savunmaları yerinde görüldüğünden temyiz talebinin kabul edilerek tazmin hükmünün kaldırılmasının uygun olacağı değerlendirilmektedir.”
denilmektedir.
Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
96 İlam sayılı Daire Kararının 6’ncı maddesiyle, veri hazırlama ve kontrol işletmeni (VHKİ) kadrosunda bulunan ...’in, mevzuatta aranan şartları sağlamadığı halde zabıta müdürü kadrosuna atanması, bu atamadan 1 ay 6 gün sonra da mali hizmetler müdürü kadrosuna atanması üzerine kendisine müdür kadrosu için öngörülen ek ödeme ve özel hizmet tazminatının ödenmesi sonucunda oluşan … TL kamu zararının sorumlularına ödettirilmesine hükmedilmiştir. Kararda sorumlu tutulanlar: Atamaları teklif eden ve onaylayanlar ile Harcama Yetkilisi ve Gerçekleştirme Görevlisidir.
31.01.2024 tarih ve 56440 tutanak sayılı Temyiz Kurulu Kararının 1’inci maddesinde,
“Kamu zararını doğuran sürecin, adı geçen personelleri aranan şartları taşımadıkları halde, Müdürlük kadrolarına atayan (atama işlemlerine imza atan/onay veren) Belediye yetkililerinin bu tasarrufları ile başlamış olduğu açık olup bu kamu zararından dolayı sorumluluk tevdiinin, ödeme belgelerinde imzası bulunan harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisine değil atama işleminde/belgesinde teklif eden ve onaylan olarak imzaları bulunan belediye yetkililerine yöneltilmesi gerekir.”
“Harcama yetkilisi ve Gerçekleştirme Görevlisinin kamu zararından sorumluluğu bulunmamaktadır.”
gerekçesiyle Daire Kararının Bozulmasına karar verilmiştir.
185 (Ek) İlam sayılı Daire Kararının 2’nci maddesiyle, veri hazırlama ve kontrol işletmeni (VHKİ) kadrosunda bulunan ...’in, mevzuatta aranan şartları sağlamadığı halde zabıta müdürü kadrosuna atanması, bu atamadan 1 ay 6 gün sonra da mali hizmetler müdürü kadrosuna atamasının yapılması üzerine kendisine müdür kadrosu için öngörülen ek ödeme ve özel hizmet tazminatının ödenmesi sonucunda oluşan … TL kamu zararının sorumlularına ödettirilmesine hükmedilmiştir. Kararda sorumlu tutulanlar: Atamaları teklif eden ve onaylayanlar ile Harcama Yetkilisi ve Gerçekleştirme Görevlisidir. (Israr kararı)
Usul yönünden inceleme
55212 sayılı dosya kapsamında karar düzeltilmesi başvurusuna esas ortak dilekçede 23 kamu görevlisinin isim ve imzaları bulunmaktadır. Ortak dilekçede 185 (Ek) İlam sayılı Daire Kararının 2, 3, 4, 5.A ve 5.B maddeleri hakkında temyiz başvurusunda bulunulmuştur.
Temyiz dilekçesinde isim ve imzaları bulunan kamu görevlilerinden ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...’nin Daire Kararının 2’nci maddesinde sorumlulukları bulunmamaktadır. Adları belirtilen kişiler ahiz durumunda da değildir.
6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 55’inci maddesinin ikinci fıkrasına göre “Sayıştay dairelerinin ilamları; … 52 nci maddenin birinci fıkrasında yazılı ilgililer tarafından temyiz olunabilir.” Kanun’un 52’nci maddesinin ilk fıkrasında belirtilen ilgililer: sorumlular, sorumluların bağlı olduğu kamu idareleri, genel bütçe kapsamındaki kamu idareleri için Maliye Bakanlığı, ilgili muhasebe birimi ve Başsavcılıktır. Buna göre Sayıştay daire kararlarına karşı temyiz kanun yoluna başvurmaya yetkili olanlar, Sayıştay Kanunu’nun 52’nci maddesinin ilk fıkrasında belirtilen idare ve makamlar ile sorumlulardır.
Bu İtibarla, 52’nci maddede sayılanlar arasında yer almayan, adları belirtilen 17 kişinin temyiz talebi üzerine Usul Yönünden TALEBİN REDDİNE, oy birliğiyle,
6085 sayılı Kanun’un 57’nci maddesi gereği bu Kararın yazılı bildirim tarihinden itibaren on beş gün içerisinde Sayıştayda Karar Düzeltilmesi yolu açık olmak üzere,
Karar verildiği 08.10.2025 tarih ve 58518 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.
... (Belediye Başkanı), ... (Belediye Başkan Yardımcısı), ... (İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürü), ... (Teftiş Kurulu Müdürü, ahiz), ... (VHKİ) ve ... (Bilgisayar İşletmeni)’in temyiz başvurularının esastan incelenmesine geçildi:
Esas yönünden inceleme
Somut uygulama
... 1997 yılında liseden mezun olmuş, 2001 yılında açıktan memuriyete atanmıştır. Adı geçen kişi 2001 yılında 4 yıllık yüksek öğrenimden mezun olmuştur.
... Belediyede VHKİ kadrosunda görev yapmaktayken 26.10.2015 tarihinde zabıta müdürü kadrosuna atanmıştır. Bundan 1 ay 6 gün sonra 01.12.2015 tarihinde ise mali hizmetler müdürü kadrosuna naklen atanmıştır. Adı geçen kişinin zabıta müdür kadrosuna atanmasında iki yıl zabıta teşkilatında çalışmış olmak koşulu sağlanmamış ve mali hizmetler müdürü kadrosuna atanmasında görevde yükselme sınavında başarılı olmak koşulu sağlanmamıştır.
Daire Kararında, adı geçen kişinin zabıta müdürü ve mali hizmetler müdür kadrolarına atanmasının mevzuata aykırı olması dolayısıyla, bu kişiye ödenen ek ödeme ve özel hizmet tazminatı farkının kamu zararı olduğuna hükmedilmiştir.
Mevzuat
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 3’üncü maddesi aşağıdadır:
“Temel ilkeler:
Madde 3 – Bu kanunun temel ilkeleri şunlardır:
…
Kariyer:
B) Devlet memurlarına, yaptıkları hizmetler için lüzumlu bilgilere ve yetişme şartlarına uygun şekilde, sınıfları içinde en yüksek derecelere kadar ilerleme imkanını sağlamaktır.
Liyakat:
C) Devlet kamu hizmetleri görevlerine girmeyi, sınıflar içinde ilerleme ve yükselmeyi, görevin sona erdirilmesini liyakat sistemine dayandırmak ve bu sistemin eşit imkanlarla uygulanmasında Devlet memurlarını güvenliğe sahip kılmaktır.”
04.07.2009 tarih ve 27278 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan ve atama tarihi itibariyle yürürlükte olan Mahalli İdareler Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmelik’in 21’inci maddesi aşağıdadır:
“Zabıta ve itfaiye personeli
MADDE 21 – (1) Zabıta ve itfaiye personelinin görevde yükselme işlemleri, ilgili mevzuat hükümlerine göre yürütülür.”
11.04.2007 tarih ve 26490 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan ve atama tarihi itibariyle yürürlükte olan Belediye Zabıta Yönetmeliği’nin ilgili maddeleri aşağıdadır:
“Kadro ve unvanlar
MADDE 6 – (1) Belediye zabıta teşkilatı personel kadro ve unvanları; Belediye ve Bağlı Kuruluşları ile Mahalli İdare Birlikleri Norm Kadro İlke ve Standartlarına İlişkin Esaslara göre belirlenmiş; daire başkanı, zabıta müdürü, zabıta şube müdürü, zabıta amiri, zabıta komiseri ve zabıta memuru unvanlı kadrolar ile hizmet için gerekli diğer kadrolardan oluşur.”
“Görevde yükselme şartları
MADDE 17 – (1) Bu Yönetmeliğin 6 ncı maddesinde sayılan unvanlardan daire başkanı ve zabıta müdürü dışındaki kadrolara yapılacak atamalarda aşağıdaki şartlar aranır.
a) Zabıta şube müdürlüğüne atanabilmek için;
1) Meslekle ilgili yüksek öğrenimi bitirmesi veya en az 4 yıllık yüksek öğrenim mezunu olmak,
2) En az iki yıl zabıta amiri olarak çalışmış olmak,
3) 1-4 dereceli kadrolara atanmak için 657 sayılı Kanunun 68 inci maddesinin (B) bendinde belirtilen süre kadar hizmeti bulunmak,
4) Son üç yıllık sicil notu ortalaması en az iyi derecede olmak,
5) Görevde yükselme sınavında başarılı olmak,
6) Kadro durumu elverişli olmak,
b) Zabıta amirliğine atanabilmek için;
1) En az lise mezunu olmak,
2) 4 yıllık yüksek öğrenim mezunları için 2 yıl; 2 yıllık yüksek okul mezunları için 3 yıl, lise ve dengi okul mezunları için 4 yıl zabıta komiseri olarak çalışmış olmak,
3) Yüksek öğrenim mezunu olanların 1-4 dereceli kadrolara atanmaları için 657 sayılı Kanunun 68 inci maddesinin (B) bendinde belirtilen süre kadar hizmeti bulunmak,
4) Son üç yıllık sicil notu ortalaması en az iyi derecede olmak,
5) Görevde yükselme sınavında başarılı olmak,
6) Kadro durumu elverişli olmak,
c) Zabıta komiserliğine atanabilmek için;
1) En az lise mezunu olmak,
2) 4 yıllık yüksek öğrenim mezunları için 2 yıl; 2 yıllık yüksek okul mezunları için 3 yıl, lise ve dengi okul mezunları için 4 yıl zabıta memuru olarak çalışmış olmak,
3) Son üç yıllık sicil notu ortalaması en az iyi derecede olmak,
4) Görevde yükselme sınavında başarılı olmak,
5) Kadro durumu elverişli olmak,
şartları aranır.
(2) Belediyeler, atanılacak görevin niteliği itibariyle aranacak hizmet sürelerini, 657 sayılı Kanunun 68 inci maddesinin (B) bendi hükümlerine göre değerlendirerek kendi kurumlarında ve diğer kurumlarda geçen hizmet sürelerini dikkate alarak belirlerler. Bu sürelerin en az iki yılının zabıta teşkilatında geçmiş olması şarttır. Ancak, yeni kurulan belediyeler ile görevde yükselmeyle ilgili ilanlara başvuru olmaması halinde en az iki yıl çalışmış olmak şartı aranmaz.”
04.07.2009 tarih ve 27278 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan Mahalli İdareler Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmelik’in 2015 yılında yürürlükte olan halinde yer alan ilgili maddeler aşağıdadır:
“Tanımlar
MADDE 4 – (1) Bu Yönetmelikte geçen;
… / b) Alt hizmet grubu: Hizmet grubu içindeki aynı düzey unvanlardan oluşan grupları,
… / e) Görevde yükselme: 5 inci maddede sayılan üst görevlere, aynı veya başka hizmet sınıflarından yapılacak atamaları,
… / ifade eder.”
“Görevde yükselme ve unvan değişikliğine tabi kadrolar
MADDE 5 – (1) Görevde yükselmeye tabi kadrolar aşağıda belirtilmiştir:
a) Yönetim hizmetleri grubu;
1) Müdür, şube müdürü,
…”
“Görevde yükselme suretiyle atanacaklarda aranacak genel şartlar
MADDE 6 – (1) Görevde yükselme suretiyle atanacaklarda aşağıdaki genel şartlar aranır.
a) Görevde yükselme sınavında başarılı olmak.
b) … ”
“Görevde yükselme sınavına tabi olarak atanacaklarda aranacak özel şartlar
MADDE 7 – (1) 5 inci maddenin birinci fıkrasında sayılan unvanlara görevde yükselme suretiyle yapılacak atamalarda aşağıdaki özel şartlar aranır.
a) Müdür ve şube müdürü kadrosuna atanabilmek için;
1) 657 sayılı Kanunun 68 inci maddesinin (B) bendinde belirtilen atanma şartlarını taşımak,
2) Fakülte veya en az dört yıllık yüksekokul mezunu olmak,
3) (…)
4) Ekli (2) sayılı listede sayılan müdürlükler için son müracaat tarihi itibariyle iki yılı uzman, sivil savunma uzmanı, şef, ayniyat saymanı, kontrol memuru, eğitmen veya muhasebeci kadrosunda çalışmış olmak,
… / gerekir.”
“Sınav şartı
MADDE 10 – (1) Müdür, şube müdürü ve bunlarla aynı düzeydeki görevlere görevde yükselme suretiyle atanacakların yazılı ve sözlü sınavda; diğer görevlere görevde yükselme suretiyle atanacak personelin ise yazılı sınavda başarılı olmaları gerekir.”
“Hizmet grupları arasında geçişler
MADDE 20 – (1) Bu Yönetmeliğin 5 inci maddesinde düzenlenmiş olan hizmet grupları arasındaki geçişler aşağıdaki esaslar çerçevesinde yapılır.
a) Aynı hizmet grubunun alt hizmet grubu içinde kalmak kaydıyla, ilgili personelin isteği ve atanılacak kadro için aranan öğrenim şartı ile sertifika gibi belgelere sahip olunması kaydıyla sınav yapılmaksızın atama yapılabilir.
b) Gruplar arası görevde yükselme niteliğindeki geçişler ve alt gruptan üst gruplara geçişler görevde yükselme sınavına tabidir. Mahalli idarelerde ve diğer kamu/kurum ve kuruluşlarında, daha önce bulunulan görevler ile bu görevlerle aynı düzey görevlere veya alt görevlere, görevde yükselme sınavına tabi tutulmadan atama yapılabilir.
c) Bu Yönetmelik kapsamı dışında bulunan daha üst görevlerde, en az altı ay süreyle çalışmış olanlar, aranan şartları taşımaları kaydıyla, bu Yönetmeliğin 5 inci maddesinde yer alan “yönetim”, “araştırma, planlama ve savunma” hizmetleri gruplarında gösterilen kadrolara sınavsız atanabilir. Bu Yönetmelik kapsamındaki diğer kadrolara sınavsız atanmak için altı ay çalışmış olmak şartı aranmaz.”
“Naklen atamalar
EK MADDE 2 – (1) Diğer kamu kurum ve kuruluşlarında görev yapanlardan, bu Yönetmelikte belirtilen aynı unvana, bu unvanın bulunduğu aynı alt gruptaki diğer unvanlara genel hükümlere göre naklen atama yapılabilir. Ancak; müdür, şube müdürü ve aynı düzeydeki diğer görevlere atanacaklarda ilgili unvan için belirtilen öğrenim şartı aranır.”
5018 sayılı Kanun’un 71’inci maddesinin ilgili kısmı aşağıdadır:
“Kamu zararı
Madde 71- (Değişik birinci fıkra: 25/4/2007-5628/4 md.) Kamu zararı; kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunmasıdır.
Kamu zararının belirlenmesinde;
… / g) Mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması,
esas alınır.”
Değerlendirme
Daire Kararının gerekçesi ...’in:
I. Zabıta müdürü kadrosuna atanmasında “[hizmet] sürelerin[in] en az iki yılının zabıta teşkilatında geçmiş olması” şartının sağlanmaması dolayısıyla bu kişinin zabıta müdürü kadrosuna atanmasının mevzuata aykırı olduğu,
II. Zabıta müdürü kadrosuna atanmasından 36 gün sonra ikinci bir atama ile görevde yükselme sınavında başarılı olmak şartı sağlanmadan mali hizmetler müdürü kadrosuna atanmasının mevzuata aykırı olduğu,
gerekçelerine dayanmaktadır.
Daire Kararında belirtildiği üzere ...’in zabıta müdürü kadrosuna ve ardından mali hizmetler müdürü kadrosuna atanması mevzuata aykırıdır. Bununla birlikte Daire Kararı sorumluluk yönünden mevzuata aykırıdır.
...’in atanmalarının incelenmesi aşağıdadır.
İlk olarak, ...’in 26.10.2015 tarihinde zabıta müdürü kadrosuna atanması ile ilgili inceleme:
Belediye Zabıta Yönetmeliği’nin 17’nci maddesinin birinci fıkrasında daire başkanı ve zabıta müdürü kadroları hariç tutularak diğer kadro unvanlarına yapılacak atamalarda gerekli olan şartlar (sınav, okul, hizmet süreleri, zabıta teşkilatında en az 2 yıl çalışmış olma gibi) tek tek belirtilmiştir. 17’nci maddenin ilk fıkrasında daire başkanı ve zabıta müdürünün atanması bu fıkrada belirtilen esasların dışında tutulmuş olsa da aynı maddenin ikinci fıkrasında, zabıta kadrolarına yapılacak atamalarda 657 sayılı Kanunun 68’inci maddesi B bendine göre değerlendirilecek hizmet sürelerinin kendi kurumlarında ve diğer kurumlarda geçen hizmet süreleri olarak dikkate alınacağı, bu sürelerin de en az iki yılının zabıta teşkilatında geçmiş olmasının şart olduğu belirtilmiştir. İlk fıkradan farklı olarak ikinci fıkrada -zabıta daire başkanı ve zabıta müdürü kadroları ikinci fıkrada yer alan düzenlemenin dışında tutulmadan- atanılacak görevin niteliği itibariyle aranacak hizmet sürelerinin, 657 sayılı Kanun m.68/B hükümlerine göre belirleneceği ve bu sürelerin en az iki yılının zabıta teşkilatında geçmiş olması aranacağı belirtilmiştir.
Yönetmelik’te zabıta müdürü kadrosuna atanmada iki yıl zabıta teşkilatında görev yapma koşulunun arandığına 17’nci maddenin her iki fıkrası birlikte yorumlandığında da ulaşılmaktadır. Şöyle ki: Birinci fıkrada görevde yükselmeye tabi kadrolardan, zabıta komiserliğine atanabilmek için 4 yıllık yükseköğrenim mezunları için 2 yıl; 2 yıllık yüksekokul mezunları için 3 yıl, lise ve dengi okul mezunları için 4 yıl zabıta memuru olarak çalışmış olması, zabıta amirliğine atanabilmek için 4 yıllık yükseköğrenim mezunları için 2 yıl; 2 yıllık yüksekokul mezunları için 3 yıl, lise ve dengi okul mezunları için 4 yıl zabıta komiseri olarak çalışmış olması, zabıta şube müdürlüğüne atanabilmek için en az iki yıl zabıta amiri olarak çalışmış olması gerekmektedir. Görevde yükselmeye tabi kadrolarda kişinin belli kadrolarda belli süre hizmetinin bulunması şartlar arasında sayılmıştır. Yani kişinin her halükârda, görevde yükselme sınavına girebilmesi için, duruma göre en az 2 yıl olmak üzere zabıtada hizmetinin bulunması gerekmektedir. Diğer yandan, ikinci fıkradaki "hizmet sürelerin en az iki yılının zabıta teşkilatında geçmiş olması" şartının sadece görevde yükselmeye tabi kadrolarda aranacağını söylemenin, birinci fıkrada zaten en az 2 yıl hizmet süresinin arandığından, pratikte bir anlamı olmayacaktır. Buna göre de birinci fıkradan bağımsız olarak zabıta teşkilatındaki bütün kadrolara atanmada özellikle görevde yükselmeye tabi olmayan Daire Başkanı ve Zabıta Müdürü atanmasında "hizmet sürelerin en az iki yılının zabıta teşkilatında geçmiş olması" şartının arandığı sonucuna ulaşılmaktadır.
Nitekim Belediye Zabıta Yönetmeliği'nin 9, 17, 40 ve 49'uncu maddelerinin iptali istemiyle açılan davaya ilişkin Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun Esas No: 2010/2799, Karar No: 2013/4540 sayılı kararındaki gerekçede; zabıta daire başkanı ya da zabıta müdürü olarak atanacak kişilerin de hizmet süreleri yönünden 657 sayılı Kanun'un 68'inci maddesinin (B) bendinde yer alan şartları taşımaları yanında ayrıca en az iki yıl zabıta teşkilatında çalışmış olmaları gerektiği ifade edilmiştir.
Yine Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 23/10/2019 tarihli, Esas No:2018/137, Karar No:2019/4596 sayılı kararındaki gerekçede; zabıta müdürü kadrosuna atanacakların görevde yükselme sınavına tabi tutulamayacağı, ancak zabıta müdürü kadrosuna atanabilmek için atanacak kişinin hizmet süreleri yönünden 657 sayılı Kanun'un 68'inci maddesinin (B) bendinde yer alan şartları taşımaları yanında ayrıca en az iki yıl zabıta teşkilatında çalışmış olması gerektiği belirtilmiştir.
Sorumlular tarafından 18.12.2021 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan Belediye Zabıta Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik’te 17’nci maddenin değişikliğe uğradığı ve zabıta müdürü kadrosuna atanabilmek için 2 yıl zabıta teşkilatında çalışmış olma şartı aranmadığının açıkça belirtildiği, Mevzuatın bu haliyle aslında daha önceki lafzı ile amaçlanan anlamın açıkça ifade edildiği savunulmaktadır. Bu savunmanın reddi gerekir. Zira 18.12.2021 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan Yönetmelik’te bu Yönetmelik’in yayımı tarihinde yürürlüğe gireceği açıkça düzenlenmiş olup bahsi geçen mevzuatta yapılan değişikliklerin geriye yürütülmesi hukuken mümkün değildir.
Buna göre, 11.04.2007 tarih ve 26490 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Belediye Zabıta Yönetmeliği’nin geçerli olduğu dönemde belediye zabıta müdürü kadrosuna yapılacak atamalarda 657 sayılı Kanun'un 68'inci maddesinin (B) bendinde yer alan hizmet süresi ve öğrenim şartlarının yanı sıra “en az iki yıl belediye zabıta teşkilatında çalışmış olma” şartının da sağlanması gerekmektedir. Somut atama işleminde “en az iki yıl belediye zabıta teşkilatında çalışmış olma” şartı sağlanmadığından ...’in zabıta müdürü kadrosuna atanmasının mevzuata aykırı olduğu anlaşılmıştır.
İkinci olarak, ...’in 01.12.2015 tarihinde mali hizmetler müdürü kadrosuna atanması ile ilgili inceleme:
Daire Kararının gerekçesinde belirtildiği üzere 657 sayılı Kanun'un 3’üncü maddesine göre Devlet memurlarının sınıfları içerisinde ilerlemeleri ve yükselebilmeleri hususlarında eşit imkanlara sahip olması ve bu konudaki haklarının garanti altına alınması kariyer ve liyakat ilkeleri ile güvence altına alınmıştır. 657 sayılı Kanun’a dayanan Görevde Yükselme Yönetmeliği’nde Devlet memurlarının görevde yükselebilmeleri mümkün olduğunca objektif ölçütlere bağlanmıştır. Kanun ve diğer düzenlemelerin asıl amacı memurun eşitlik ve liyakat esasları doğrultusunda görevinde yükselebilmesidir.
Mali hizmetler müdürü kadrosu, Görevde Yükselme Yönetmeliği’ne ekli 2 sayılı “Diğer Müdürlükler” başlıklı Cetvelde yer almaktadır. Görevde Yükselme Yönetmeliği’ne göre müdür kadrosuna atanmak görevde yükselme sınavında başarılı olmak şartını gerektirmektedir. ...’in mali hizmetler müdür kadrosuna atanmasında bu koşul sağlanmamıştır.
Ayrıca Görevde Yükselme Yönetmeliği’nin “Hizmet grupları arasında geçişler” başlıklı 20’nci maddesinin b-bendinde “Gruplar arası görevde yükselme niteliğindeki geçişler ve alt gruptan üst gruplara geçişler görevde yükselme eğitimi ve sınavına tabidir. Mahalli idarelerde ve diğer kamu/kurum ve kuruluşlarında, daha önce bulunulan görevler ile bu görevlerle aynı düzey görevlere veya alt görevlere, görevde yükselme sınavına tabi tutulmadan atama yapılabilir.” düzenlemesi yer almaktadır. Somut atama işlemi özelinde ifade etmek gerekirse, atanma koşulları Belediye Zabıta Yönetmeliği’nde düzenlenen zabıta müdürü kadrosundan atanma koşulları Görevde Yükselme Yönetmeliği’nde düzenlenen mali hizmetler müdürü kadrosuna atanma, Yönetmelik’in 20’nci maddesinin b-bendinde düzenlenen “daha önce bulunulan görevler ile bu görevlerle aynı düzey görevlere” atanma niteliğinde değildir. Aksinin kabulü somut uygulamadaki mali hizmetler müdürü kadrosuna atanmada, liyakat ilkesinde belirtilen “sınıflar içinde ilerleme ve yükselme[nin] … eşit imkanlarla uygulanması”na aykırı şekilde, bir kısım personelin görevde yükselme sınavında başarılı olması gerekirken diğer bir kısım personelin görevde yükselme sınavında başarılı olmaksızın zabıta müdür kadrosu üzerinden bu kadroya atanmasını sonuç verecektir.
...’in zabıta müdürü kadrosundan mali hizmetler müdürü kadrosuna atanmasının Görevde Yükselme Yönetmeliği’nin 20’nci maddesinin a ve c bentleri kapsamına girmediği izahtan varestedir.
Buna göre, ...’in zabıta müdürü kadrosundan mali hizmetler müdürü kadrosuna görevde yükselme sınavında başarılı olmak koşulu sağlanmaksızın atanması mevzuata aykırıdır.
Sorumluluk yönünden inceleme
Daire Kararında atama işleminde görev ve yetki kullanan kamu görevlileri ile harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlileri kamu zararından sorumlu tutulmuştur. 31.01.2024 tarih ve 56440 tutanak sayılı Temyiz Kurulu Kararının 1’inci maddesinin Bozma gerekçesinde belirtildiği üzere, atama işlemine görev ve yetkileri dahilinde katılan kamu görevlilerinin kamu zararından sorumluluğu bulunmaktadır ancak harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisinin kamu zararında sorumluluğu bulunmamaktadır.
Atama işlemine görev ve yetkileri dahilinde katılan kamu görevlilerinin sorumluluğu bulunması
5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 38/j maddesinde “Belediye personelini atamak” Belediye Başkanının görev ve yetkileri arasında sayılmış, “Norm kadro ve personel istihdamı” başlıklı 49’uncu maddesinde de “Belediye personeli, belediye başkanı tarafından atanır. Birim müdürlüğü ve üstü yönetici kadrolarına yapılan atamalar ilk toplantıda belediye meclisinin bilgisine sunulur.” denilmiştir.
Somut uygulamada kamu zararı, ...’in mevzuatta belirtilen koşulları sağlamadan mali hizmetler müdürü kadrosuna atanması sonucu kendisine yapılan maaş ödemelerindeki ek ödeme ve özel hizmet tazminatı tutarlarının olması gerekenden fazla olması neticesinde oluşmuştur. Ödenen maaş tutarı, yapılan atama işleminin öngörülebilir doğrudan sonucu olması dolayısıyla, maaş ödemeleri kapsamında oluşan kamu zararı ile mevzuata aykırı yapılan atama işlemi arasında uygun illiyet bağı bulunmaktadır.
Buna göre, atama sürecinde görev ve yetkileri dahilinde yer alan İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürü, Belediye Başkan Yardımcısı ve Belediye Başkanının kamu zararında sorumluluğu bulunmaktadır.
Maaş ödemesini yapan harcama yetkilileri ve gerçekleştirme görevlilerinin sorumluluğu bulunmaması
Somut uygulamada kamu zararı, ...’in mevzuatta belirtilen koşulları sağlamadan mali hizmetler müdürü kadrosuna atanması sonucu kendisine yapılan maaş ödemelerindeki ek ödeme ve özel hizmet tazminatı tutarlarının olması gerekenden fazla olması neticesinde oluşmuştur.
..., yukarıda belirtilen tarihlerde önce zabıta müdürü, ardından mali hizmetler müdürü kadrolarına atanmıştır. Atama işlemleri atama sürecinde yetkili İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürü, Belediye Başkan Yardımcısı ve Belediye Başkanı tarafından görev ve yetkileri mevzuata aykırı kullanılarak yapılmıştır. Harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisinin sorumluluğu 5018 sayılı Kanun’un 32, 33 ve diğer maddelerinde düzenlenmiştir. Buna göre harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisi görev ve yetkisinin bulunduğu iş ve işlemlerde sorumluluk üstlenmektedir.
Mahalli İdareler Harcama Belgeleri Yönetmeliği’nin “Aylıklar” başlıklı 8’inci maddesinde yer alan:
“(1) Aylık ve aylıkla birlikte ödenen hak edişler için Aylık Bordrosu (Örnek: 9) ve Personel Bildirimi (Örnek: 10) ile duruma göre ödemenin yapıldığı ilk aya ait ödeme belgesine aşağıda belirtilen belgeler eklenir.
a) İlk atamalarda, atama onayı ve işe başlama yazısı, / …”
düzenlemesi gereğince, ilk atamalarda ilk aya ait ödeme belgesine atama onayı ve işe başlama yazısının eklenmesi gerekmektedir. İlk ödeme emri belgesinin ekine atama onay yazısının eklenmesi gerektiğinden, söz konusu ilk ödeme emri belgesini imzalayan harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisinin yapılan atamanın mevzuata uygunluğunu araştırma sorumluluğu bulunmaktadır. Ancak ilk ödemeyi izleyen ödeme emri belgelerine atama onayı eklenmediği için sonraki aylara ilişkin ödeme emri belgelerini imzalayan harcama yetkilisi ile gerçekleştirme görevlisinin bahse konu atama işlemindeki mevzuata aykırılığı ödeme sırasında tespit etmesi beklenemeyeceğinden -atama onayının bağlandığı ilk ödeme belgesini imzalayan harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisi değil iseler- sonraki aylardaki ödemelerde ilişkin oluşan kamu zararı nedeniyle sorumlulukları bulunmamaktadır.
Buna göre somut uygulamada oluşan kamu zararında, 31.01.2024 tarih ve 56440 tutanak sayılı Temyiz Kurulu Kararının 1’inci maddesinin Bozma gerekçesinde belirtildiği üzere, atama işlemine görev ve yetkileri dahilinde katılan kamu görevlilerinin kamu zararından sorumluluğu bulunduğu ancak harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisinin (atamadan sonraki ilk ödeme emri belgesinde imzaları bulunan harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisi değil iseler) kamu zararından sorumluluğu bulunmadığı anlaşılmıştır.
BU İTİBARLA, 31.01.2024 tarih ve 56440 tutanak sayılı Temyiz Kurulu Kararının 1’inci maddesinde de belirtildiği üzere, somut uygulamada kamu zararı oluştuğu sabit görülmekle birlikte, 617 Karar - 185 (Ek) İlam sayılı Daire Kararının 2’nci maddesinin yukarıda belirtilen gerekçeyle sorumluluk yönünden BOZULARAK, yeniden hüküm kurulmasını teminen Dosyanın Dairesine Gönderilmesine (Üye …’un farklı gerekçesiyle; … .Daire Başkanı …, Üyeler …, …, …’in karşı oyuyla), oy çokluğuyla,
Karar verildiği 08.10.2025 tarih ve 58518 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.
(Farklı gerekçe
Üye …’un farklı gerekçesi
Çoğunluk görüşünde açıklandığı üzere:
Somut atama işleminde “en az iki yıl belediye zabıta teşkilatında çalışmış olma” şartı sağlanmadığından ...’in zabıta müdürü kadrosuna atanması mevzuata aykırıdır. Buna ilave olarak ...’in zabıta müdürü kadrosundan mali hizmetler müdürü kadrosuna görevde yükselme sınavında başarılı olmak koşulu sağlanmaksızın atanması da mevzuata aykırıdır.
Atama işlemine görev ve yetkileri dahilinde katılan kamu görevlilerinin kamu zararından sorumluluğu bulunmaktadır. Harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisinin ise kamu zararında sorumluluğu bulunmamaktadır.
Çoğunluk görüşünden farklı olarak belirtilmelidir ki, harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisinin kamu zararından sorumluluklarının bulunmaması, bu görevlilerin atama işleminden sonraki ilk maaş ödenmesiyle ilgili ödeme emri belgesinde imzaları bulunmaması koşuluna bağlı değildir. Yani ilişikli ödeme emri belgelerinde imzaları bulunan harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisi, atama işleminden sonraki ilk maaş ödeme emri belgesini düzenleyen görevliler ise dahi kamu zararından sorumlulukları bulunmamaktadır. Zira atamadan sonraki ilk maaş ödemesi belgesinin ekinde “atama onayı” yer almakla birlikte, bir atamanın mevzuata uygunluğu çok sayıda ve farklı belgenin incelenmesinin gerektirir. Mevzuatta belirtilen bu “çok sayıda ve farklı belge” ödeme emri belgesinin ekinde yer almamaktadır. Dolayısıyla atama işleminden sonraki ilk maaş ödeme emri belgesinde imzaları bulunan harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisinin atamanın mevzuata uygunluğunu tespit etmesi beklenemez.
Bu İtibarla, Daire Kararının sorumluluk yönünden Bozulması gerekir.
Karşı oy gerekçesi
… .Daire Başkanı …, Üyeler …, …, …’in karşı oy gerekçesi
Yukarıda çoğunluk görüşünde açıklandığı üzere ...’in “en az iki yıl belediye zabıta teşkilatında çalışmış olma” şartı sağlanmadığından zabıta müdürü kadrosuna atanması ve sonrasında bu kadrodan görevde yükselme sınavında başarılı olmak koşulu sağlanmaksızın mali hizmetler müdürü kadrosuna atanması mevzuata aykırıdır. Atama sürecinde görev ve yetkileri dahilinde yer alan İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürü, Belediye Başkan Yardımcısı ve Belediye Başkanının kamu zararından sorumluluğu bulunmaktadır.
Bununla birlikte ödeme emri belgeleri ve eklerinde imzaları bulunan harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisinin de Daire Kararında belirtilen gerekçeyle kamu zararından sorumlulukları bulunmaktadır.
Bu İtibarla, yukarıda belirtilen gerekçeyle, Daire Kararı hukuka uygun olup Tasdiki gerekir.)
1. 96 İlam sayılı Daire Kararının 6’ncı maddesiyle, veri hazırlama ve kontrol işletmeni (VHKİ) kadrosunda bulunan ...’in, mevzuatta aranan şartları sağlamadığı halde zabıta müdürü kadrosuna atanması, bu atamadan 1 ay 6 gün sonra da mali hizmetler müdürü kadrosuna atamasının yapılması üzerine kendisine müdür kadrosu için öngörülen ek ödeme ve özel hizmet tazminatının ödenmesi sonucunda oluşan … TL kamu zararının sorumlularına ödettirilmesine hükmedilmiştir. Kararda sorumlu tutulanlar: Atamaları teklif eden ve onaylayanlar ile Harcama Yetkilisi ve Gerçekleştirme Görevlisidir.
31.01.2024 tarih ve 56440 tutanak sayılı Temyiz Kurulu Kararının 1’inci maddesinde,
“Kamu zararını doğuran sürecin, adı geçen personelleri aranan şartları taşımadıkları halde, Müdürlük kadrolarına atayan (atama işlemlerine imza atan/onay veren) Belediye yetkililerinin bu tasarrufları ile başlamış olduğu açık olup bu kamu zararından dolayı sorumluluk tevdiinin, ödeme belgelerinde imzası bulunan harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisine değil atama işleminde/belgesinde teklif eden ve onaylan olarak imzaları bulunan belediye yetkililerine yöneltilmesi gerekir.”
“Harcama yetkilisi ve Gerçekleştirme Görevlisinin kamu zararından sorumluluğu bulunmamaktadır.”
gerekçesiyle Daire Kararının Bozulmasına karar verilmiştir.
185 (Ek) İlam sayılı Daire Kararının 2’nci maddesiyle, veri hazırlama ve kontrol işletmeni (VHKİ) kadrosunda bulunan ...’in, mevzuatta aranan şartları sağlamadığı halde zabıta müdürü kadrosuna atanması, bu atamadan 1 ay 6 gün sonra da mali hizmetler müdürü kadrosuna atamasının yapılması üzerine kendisine müdür kadrosu için öngörülen ek ödeme ve özel hizmet tazminatının ödenmesi sonucunda oluşan … TL kamu zararının sorumlularına ödettirilmesine hükmedilmiştir. Kararda sorumlu tutulanlar: Atamaları teklif eden ve onaylayanlar ile Harcama Yetkilisi ve Gerçekleştirme Görevlisidir. (Israr kararı)
Temyiz Dilekçesi
55212 sayılı Dosyada yer alan temyiz dilekçesi Daire Kararının 2, 3, 4, 5.A, 5.B maddeleri için ortak savunma içermektedir. Dilekçe 23 kişi tarafından imzalanmıştır.
Temyiz dilekçesinde isim ve imzaları bulunan kamu görevlilerinden ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...’nin Daire Kararının 2’nci maddesinde sorumlulukları bulunmamaktadır. Adları belirtilen kişiler ahiz durumunda da değildir.
Daire Kararında sorumlu tutulan ... (Belediye Başkanı), ... (Belediye Başkan Yardımcısı), ... (İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürü), Harcama Yetkilisi ... (Teftiş Kurulu Müdürü, ahiz), Gerçekleştirme Görevlileri ... (VHKİ) ve ... (Bilgisayar İşletmeni) tarafından temyiz başvurusunda bulunulmuştur. Temyiz başvurusuna esas dilekçede özetle:
Sayıştay 7. Dairesi’nin 28.03.2023 tarihli ve 96 sayılı ilamının 6-7-8-9/A-9/B maddeleriyle hükmolunan konular hakkında Temyiz Kurulunun 31.01.2024 tarih ve 56439- 56440 tutanak numaralı bozma kararı üzerine yeniden yapılan yargılaması sonucu ısrar kararı [185 İlam sy Daire Kararı] verildiği, Bu Kararın 2, 3, 4, 5.A, 5.B maddelerinin sorumlular ve esas yönünden temyiz edildiği,
Daire Kararında özetle; zabıta müdürü olarak atanabilmek için zabıta teşkilatında iki yıl çalışmış olmak gerektiği vurgulandığı, Oysaki atamaların yapıldığı dönemde yürürlükte olan Zabıta Yönetmeliğinde zabıta teşkilatında iki yıl çalışmış olma yönünde hiçbir açık hüküm bulunmadığı,
I. Zabıta Müdürü Olarak Atanabilmek İçin Zabıta Teşkilatında İki Yıl Çalışılması Gerektiğine Dair Hüküm Kurulmasının Kanuna Aykırı olduğu,
Söz konusu atama işlemlerinin 11.04.2007 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanan ve atamaların yapıldığı tarihte yürürlükte olan Belediye Zabıta Yönetmeliği 17. Maddesine uygun olduğu, 17. Maddenin birinci fıkrasında:
“Bu Yönetmeliğin 6’ncı maddesinde sayılan unvanlardan daire başkanı ve zabıta müdürü dışındaki kadrolara yapılacak atamalarda aşağıdaki şartlar aranır.”
a. Zabıta şube müdürlüğüne atanabilmek için;
… / b. Zabıta amirliğine atanabilmek için;
… / c. Zabıta komiserliğine atanabilmek için;
… / şartları aranır.
2) Belediyeler, atanılacak görevin niteliği itibariyle aranacak hizmet sürelerini, 657 sayılı Kanunun 68 inci maddesinin (B) bendi hükümlerine göre değerlendirerek kendi kurumlarında ve diğer kurumlarda geçen hizmet sürelerini dikkate alarak belirlerler. Bu sürelerin en az iki yılının zabıta teşkilatında geçmiş olması şarttır. Ancak, yeni kurulan belediyeler ile görevde yükselmeyle ilgili ilanlara başvuru olmaması halinde en az iki yıl çalışmış olmak şartı aranmaz.”
düzenlemesi yer aldığı, Zabıta müdürü kadrosu için zabıta teşkilatında çalışmış olmak gerekmediğinin “daire başkanı ve zabıta müdürü dışındaki kadrolara yapılacak atamalarda aşağıdaki şartlar aranır" denilmek suretiyle belirtildiği, 17. Maddede zabıta şube müdürü olarak atanacak kişilerin en az iki yıl zabıta amiri olarak çalışmış olması, zabıta amiri olarak atanacak kişilerin en az iki yıl zabıta komiseri olarak çalışmış olması, zabıta komiserliğine atama yapılacak kişilerin en az iki yıl zabıta memuru olarak çalışmış olması arandığı ancak zabıta müdürü kadrosuna atama yapılmasının herhangi bir sınav ya da hizmet süresi şartına bağlanmadığı, Zabıta Müdürünün zabıta teşkilatında geçirmiş olma şartı aranacak ise hangi kadroda çalışmış olması aranacağı?, Bu sorunun cevabı Yönetmelik’te bulunmadığı, 17. Maddenin 1. fıkrasında zabıta müdürü olarak atanabilmek için zabıta memuru olmak şartı dahi bulunmadığı, Zabıta memuru olarak dahi çalışması gerekmeyen zabıta müdürünün en az 2 yılının zabıta müdürlüğü teşkilatı içerisinde geçirmiş olması gerektiğini savunmanın çelişkili bir yorum olacağı, Bu yoruma göre aslında zabıta teşkilatında çalışan tekniker, veri hazırlama uzmanı gibi görevleri bulunan memurların diğer birimlerde çalışan ve daha üst kadrolarda bulunan memurlara göre zabıta müdürü kadrosuna atanmaya daha layık olduğu gibi adalet ve liyakat esasları ile bağdaşmayan bir sonuca ulaşılmış olacağı,
Yönetmeliğin 17 Maddesinin 2. Fıkrasında belirtilen “aranacak hizmet sürelerini” ifadesini “1. Fıkrada hizmet süresi aranan hallerde” şeklinde anlamanın en isabetli yorum olacağı, Bu yoruma göre 1. Fıkrada sadece zabıta şube müdürü, zabıta amiri ve zabıta komiseri olacak kişilerin hizmet sürelerinin en az iki yılını zabıta teşkilatında geçirmiş olması şartı aranırken zabıta müdürü olarak atanmak için hizmet süresinin iki yılını zabıta teşkilatında geçirmiş olma şartı aranmayacağı,
2577 sayılı İdari Yargılama Kanunu 50. Maddesinde: ‘‘Bölge idare mahkemesi, bozmaya uymayarak kararında ısrar ederse, ısrar kararının temyizi hâlinde, talep, konusuna göre Danıştay İdari veya Vergi Dava Daireleri Kurulunca incelenir ve karara bağlanır. Danıştay İdari ve Vergi Dava Daireleri Kurulları kararlarına uyulması zorunludur.” denilerek sadece ısrar kararı üzerine verilen Kurul kararlarının o dosya kapsamında bağlayıcı olduğu açıkça belirtilmiştir. Buna karşılık 2575 Sayılı Danıştay Kanunu 40. Maddesinde içtihadı birleştirme kararlarını istemeye yetkili kişiler açıklandıktan sonra 5. Fıkrasında: “Bu kararlara, Danıştay daire ve kurulları ile idari mahkemeler ve idare uymak zorundadır.” denilerek İçtihadı Birleştirilmesi kararlarının tüm idari yargı mercilerini ve idareleri bağlayıcı olduğu belirtildiği, İdari Dava Daireleri Kurulu kararları ve Daire kararlarının zamanla değişiklik gösterebildiği, Danıştay’ın son kararları ışığında örnekler vermek gerekirse:
Danıştay 2. Daire 2021/14551E ve 2021/4300 K sayılı kararında:
“Dava Konusu İstem: Dava; Balıkesir ili, ... Belediye Başkanlığı bünyesinde zabıta müdürü olarak görev yapan davacının, zabıta müdürü kadrosuna atanmasının 2014 yılı Sayıştay Denetim Raporuyla mevzuata uygun bulunmadığından bahisle, zabıta komiseri kadrosunda, zabıta müdür vekili olarak görevlendirilmesine ilişkin ... günlü, ... sayılı işlemin iptali ile işlem nedeniyle uğradığı maddi kayıplarının işleyecek yasal faiziyle birlikte tazminine hükmedilmesi istemiyle açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti: Danıştay İkinci Dairesinin 09/01/2020 günlü, E:2016/12010, K:2020/220 Sayılı bozma kararına uyularak verilen Balıkesir İdare Mahkemesi'nin temyize konu kararıyla; 5393 Sayılı Belediye Kanunu'nun 51. maddesine dayanılarak hazırlanan ve 11/04/2007 günlü, 26490 Sayılı Resmî Gazete' de yayımlanarak yürürlüğe giren Belediye Zabıta Yönetmeliği'nin 17. maddesinde, daire başkanı ve zabıta müdürü dışındaki kadrolara yapılacak atamalarda aranacak görevde yükselme şartlarının düzenlendiği, zabıta müdürü kadrosuna atanma hususunun bu düzenlemenin kapsamı dışında tutulduğu, davacının anılan sınava girmemesi nedeniyle zabıta müdürlüğüne atanma şartını taşımadığı gerekçesiyle tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, dava konusu işlem nedeniyle yoksun kalınan maddi hakların dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalı idarece davacıya ödenmesine hükmedilmiştir
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir
Davalı idarenin temyiz isteminin reddine”
İfadelerine yer verilerek ilk derece mahkemesinin verdiği karar onandığı, Kararda görevde yükselme sınavı şartlarına tabi olmayan zabıta müdürlüğü kadrosuna yapılan atamaların görevde yükselme mevzuatına aykırı olduğundan bahsetmenin mümkün olmadığı belirtildiği, Kararda ayrıca zabıta müdürlüğü kadrosuna atama yapılması için 2 yıl zabıta teşkilatında çalışmış olma şartından da bahsedilmediği, Buna rağmen [Sayıştay tarafından] görevde yükselme yönetmeliklerine aykırı amaç güdüldüğünden bahisle hüküm kurulmasının Kanuna aykırı olduğu,
Danıştay .. Daire Başkanlığı 2021/16213 E., 2021/2595 K. sayılı kararında:
“İdare Mahkemesinin temyize konu kararıyla; dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan Mahalli İdareler Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmeliğin 21. maddesinde zabıta ve itfaiye personelinin görevde yükselme işlemlerinin ilgili mevzuat hükümlerine göre yürütüleceği hükmüne yer verilerek Belediye Zabıta Yönetmeliği'ne atıf yapılmış olup, Belediye Zabıta Yönetmeliği'ne göre ise zabıta müdürlüğü kadrosuna atanabilmek için görevde yükselme sınavında başarılı olma şartı bulunmadığından zabıta müdürlüğüne yapılacak atamaların 657 sayılı Kanun'un 68/B maddesine uygun olarak yapılıp yapılmadığının irdelenmesi gerektiği; uyuşmazlık konusu olayda, davacının zabıta müdürü olarak atandığı 15/05/2014 tarihinde iki yıllık yüksekokul mezunu olduğu ve 27 yıl hizmetinin bulunduğu görüldüğünden, zabıta müdürü olarak atandığı tarihte 657 sayılı Kanun'un 68/B maddesinde belirtilen şartları taşıdığı anlaşılan davacının daha önce zabıta müdürü olarak atanması talebinin reddine ilişkin işleme karşı açtığı davanın reddine ilişkin kararın kesinleştiğinden bahisle atanmasının iptal edilmesine ve zabıta amiri olarak atanarak 15/10/2015 tarihinde göreve başlamasına ilişkin olarak tesis edilen dava konusu işlemlerde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemlerin iptaline hükmedilmiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVALI İDARENİN TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE”
şeklinde karar verildiği, Kararda 2 yıllık yükseköğretim mezunu bir kişinin durumu değerlendirilirken 27 yıllık hizmetinin bulunduğu tespiti yapıldığı ancak bunun ne kadarının zabıta kadrosunda geçirildiği değerlendirmeye alınmadığı, Sadece 657 sayılı Kanun 68/B maddesi şartlarının gerçekleşmiş olması yeterli görüldüğü,
Danıştay’ın son kararlarının da zabıta müdürü olabilmek için iki yıl zabıta müdürlüğü kadrosunda çalışmış olmak şartı gerekmediği savunmasını desteklediği,
Kararın karşı oy gerekçesinde belirtildiği üzere Belediye Zabıta Yönetmeliğinin 17. Maddesinin 1. Fıkrasında tartışmaya mahal vermeyecek şekilde zabıta daire başkanı ve zabıta müdürünün görevde yükselmenin dışında tutulduğu, buna karşın uygulamada ikinci fıkranın tereddütlere yol açtığı, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Yerel Yönetimler Genel Müdürlüğünden konu hakkında görüş istendiği, görüş ile konuya açıklık getirildiği, Yönetmelik değişikliği ile net olmayan hususun açıklığa kavuşturulmak amacı taşıdığı, Danıştay’ın son kararlarında zabıta teşkilatında iki yıl çalışmış olma şartının aranmadığı, Müdürlük görevini fiilen yapan kişilere yapılan ödemelerin fiilen yapılan hizmetin karşılığı olduğu,
II. Görevde Yükselme Mevzuatına Aykırılık Bulunduğuna ve Başka Müdürlük Kadrolarına Atanma Yapılamayacağına Dair Hüküm Kurulmasının Kanuna Aykırı olduğu,
Sayıştay İlamı sonucunda özü itibariyle görevde yükselme sınavına girilmeden zabıta müdürü ataması yapılmasının Kanun’ a aykırı olduğu iddiası yer aldığı, Halbuki zabıta müdürlüğü kadrosunun görevde yükselme mevzuatı dışında bir kadro olduğu,
Belediye Kanunu 51. Maddesi’nde: “Belediye zabıta teşkilâtının çalışma usul ve esasları, çalışanların görev ve yetkileri, memurluğa alınması için taşımaları gereken nitelikler, alacakları meslek içi eğitim, görevde yükselme, (İptal ibare: Anayasa Mahkemesinin 17/10/2018 tarihli ve E.:2018/l 10; K.:2018/99 sayılı Kararı ile) (...)28 giyecekleri kıyafet ve savunma amaçlı olarak kullanacakları aletler ile zabıta teşkilâtında hizmet gereklerine göre oluşturulacak birimler, içişleri Bakanlığının görüşü alınarak Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir. Belediye, bu yönetmeliğe aykırı olmamak üzere ek düzenlemeler yapabilir.” hükmü konularak zabıta teşkilatının görevde yükselme hususunun genel görevde yükselme yönetmeliklerinden ayrı şartlarda düzenlenebileceği açıkça belirtildiği, Genel görevde yükselme yönetmelikleri kapsamı dışına Belediye Zabıta Yönetmeliği 17. Maddesinin 1. Fıkrasında da görevde yükselme sınavı şartı getirilmediği,
İlam konusu atamaların gerçekleştirildiği tarihlerde yürürlükte bulunan hiçbir mevzuatta zabıta müdürü kadrosundan diğer müdür kadrolarına naklen geçiş için herhangi bir şart aranılmadığı, Buna rağmen görevde yükselme yönetmeliklerine aykırı amaç güdüldüğünden bahisle hüküm kurulmasının Kanun’a aykırı olduğu,
III. Yönetmelik Değişikliğiyle Yorum Farklıklarının Giderilmesi Amaçlandığı,
Konu hakkında yargı kararları arasında çelişkili yorumların giderilmesi amacıyla 18.12.2021 tarihli Resmi Gazete’de Belediye Zabıta Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik yayınlandığı, Yönetmeliğin 1. Fıkrasında:
“Bu Yönetmeliğin 6’ncı maddesinde sayılan unvanlardan zabıta daire başkanı ve zabıta müdürü dışındaki kadrolara yapılacak atamalarda aşağıdaki şartlar aranır.”
Hükmü aynen korunarak üçüncü fıkrasında:
“Zabıta daire başkanı ve zabıta müdürü dışındaki diğer kadrolar için ikinci fıkrada belirtilen hizmet sürelerinin en az iki yılının zabıta teşkilatında geçmiş olması şarttır. Ancak, yeni kurulan belediyeler ile görevde yükselmeyle ilgili ilanlara başvuru olmaması halinde en az iki yıl çalışmış olmak şartı aranmaz.”
Düzenlemesi yer aldığı, Yeni düzenleme ile yine zabıta müdürü kadrosuna atama yapılabilmesi için herhangi bir hizmet yılı ve sınav şartı aranmayacağı belirtildiği ve yine üçüncü fıkrada hizmet sürelerinin en az iki yılının zabıta teşkilatı kadrosunda çalışılmış olması şartı bulunmadığının açıkça ifade edildiği,
Sorgu konusu tüm atama işlemlerine dayanak olan 11.04.2007 tarihli Belediye Zabıta Yönetmeliği’nde 18.12.2021 tarihinde yapılan yeni düzenleme ile aslında hizmet yılı şartının kaldırılması yönünde ihdasi (yeni hüküm koyucu) değil, önceki Yönetmelik hükmünü açıklayan izhari (açıklayıcı) bir hüküm konulduğu, Yani yeni hükmün malumun ilanı olduğu,
IV. Atamaların Geri Alınamayacağı
Temyiz Kurulu’nun 31.01.2024 tarih ve 56440 tutanak numaralı kararında esas yönünden yapılan incelemede Yönetmelik Değişikliğinin yeni bir hüküm getirdiğinden bahisle geriye yürümeyeceği tespitinde bulunulduğu, Yukarıda açıklandığı üzere yapılan düzenleme yeni hüküm kurmak amacı taşımadığından geriye yürüme sorunu ortaya çıkmadığı,
Bir an için yeni düzenleme ile yeni hüküm getirildiği kabul edilse dahi şu sebeplerle atama işlemleri geri alınamayacağı,
a. Lehe hüküm getiren mevzuatın geriye etkili uygulanması mümkün olduğu,
Anayasa Mahkemesinin 2000/16 E ve 2000/17 K sayılı kararında: “Hukuk güvenliğini sağlamakla yükümlü olan hukuk devletinde genel olarak yasa kuralları, yürürlüğe girmelerinden sonraki olaylara uygulanırlar ve yeni çıkarılan yasada bir açıklık yoksa, önceden yürürlükte olan yasa hükümlerine göre sonuçlanmış durumlarla kazanılmış haklara dokunmazlar. Hak kaybına neden olmaksızın yeni olanaklar getiren yasal düzenlemelerin ise geçmişe yönelik kurallar içermesine hukuksal bir engel bulunmamaktadır.” denilerek daha önceki dönemde lehe olan mevzuat düzenlemelerinin geçmişe etkili olması yönünde hukuki ilkeden bahsedildiği,
b. Kazanılmış Hakların Korunması Gerektiği,
Sayıştay İlamında yapılan atamaların yanlış olduğunun vurgulanması ve yapılan ödemelerin kamu zararı kabul edilmesinin kazanılmış hakların korunması ilkesine aykırı olduğu, Kazanılmış hakların yürürlükte bulunan hukuka göre bireyler lehine oluşan haklar ya da hukukî durumlar olduğu, Bu haklar kazanıldıktan sonra herhangi bir kanun ya da İdarî işlemle ortadan kaldırılamayacağı, Hukuk düzenin hakları ve menfaatleri koruduğu gibi kazanılmış hakları da koruduğu,
Sayıştay ilamında maddi vakıaları farklı ve bağlayıcı olmayan Danıştay kararı esas alınırken savunmada sunulan bağlayıcı nitelikteki içtihadı birleştirme kararlarına atfen verilen kararlar değerlendirilmediği,
Danıştayın kazanılmış hak kavramını çok sayıda kararında kullandığı,
Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu E. 2021/3035 K. 2022/823 sayılı, komiser yardımcılarının atanması ile ilgili kararına yer verilerek, Bu kararda atamanın hukuk müşavirliği yorumuna bağlı olarak farklı yorumlaması halinde dahi açık hatadan bahsedilemeyeceği, hukuki güvenlik ve istikrar ilklerinin gereği olarak yapılan atamanın iptal edilemeyeceği belirtildiği, Danıştaya göre, kişiler yönünden düzenleyici işlemlerin kendilerine uygulanması veya kendiliğinden uygulanacak hale gelmesiyle kazandıkları sübjektif hakların korunmasının kazanılmış hak ilkesinin zorunlu sonucu olduğu, Kazanılmış hak teşkil eden atama işlemi sebebiyle kamu zararı bulunduğundan bahsedilemeyeceğinden kamu zararı bulunduğuna ilişkin hüküm kurulması Kanun’a aykırı olacağı,
Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Yerel Yönetimler Genel Müdürlüğü 03.04.2020 tarihli ve 16500952-900-E.81826 sayılı görüş yazısında:
“Memuriyete 31.12.1997 tarihinde başlayan ve 15.02.2015 tarihinde belediyenizde zabıta müdürü kadrosuna atanan personelin, bu kadroya atandığı tarihte iki yıllık yükseköğrenim (ön lisans) mezunu olduğu, 24.07.2017 tarihinde de dört yıllık (lisans) yükseköğrenimini tamamladığı belirtilerek, söz konusu personelin zabıta müdürü kadrosuna atanmasının mevzuata uygun olup olmadığına ilişkin ilgi yazınız incelenmiştir.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 68/B maddesinde; “ ... ” hükmü,
04.07.2009 tarihli ve 27278 sayılı Resmi Gazete’ de yayımlanan Mahalli İdareler Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmeliğin 21 inci maddesinde; “Zabıta ve itfaiye personelinin görevde yükselme işlemleri, ilgili mevzuat hükümlerine göre yürütülür. ” hükmü,
11.04.2007 tarihli ve 26490 sayılı Resmi Gazete’ de yayımlanarak yürürlüğe giren Belediye Zabıta Yönetmeliğinin Görevde yükselme şartları başlıklı 17’nci maddesinde de; “Bu Yönetmeliğin 6 nci maddesinde sayılan unvanlardan daire başkanı ve zabıta müdürü dışındaki kadrolara yapılacak atamalarda aşağıdaki şartlar aranır…” hükmü yer almaktadır.
Diğer taraftan, yerel yönetimlerin norm kadro esaslarını düzenleyen Belediye ve Bağlı Kuruluşları ile Mahalli İdare Birlikleri Norm Kadro İlke ve Standartlarına Dair Yönetmelik ekinde yer alan, (I) sayılı Belediye ve Bağlı Kuruluşları ile Mahalli İdare Birlikleri Memur Kadro Kütüğünde zabıta müdürü kadrosunun en alt ve üst derece aralıkları 1-4’üncü derece olarak belirlenmiştir.
Yapılan incelemede; bahse konu personelin, 31.12.1997 tarihinde memuriyete başladığı, 15.02.2015 tarihinde iki yıllık yükseköğrenim (ön lisans) mezunu olarak zabıta müdürü kadrosuna atandığı ilgi yazınızdan anlaşılmıştır.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri ve açıklamalar çerçevesinde; zabıta personelinin görevde yükselme işlemlerinin Belediye Zabıta Yönetmeliğine göre yürütüleceği, Belediye Zabıta Yönetmeliğinde ise, zabıta müdürü kadrosuna yapılacak atamaların görevde yükselme kapsamı dışında tutulduğu, buna göre zabıta müdürü kadrosuna yapılacak atamaların 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 68/B maddesi hükümlerine göre yapılması gerektiği, dolayısıyla atama tarihi olan 15.02.2015 tarihinde 17yıl 2 ay 15 gün hizmeti bulunan ve iki yıllık yükseköğrenim mezunu olan söz konusu personelin zabıta müdürü kadrosuna atanmasının mevzuata uygun olduğu değerlendirilmektedir. ”
Denilerek zabıta müdürlüğü kadrosuna yapılacak atamaların görevde yükselme sınavına tabi olmadığı belirtildiği, atama için sadece 657 sayılı Kanun 68/B şartlarının aranacağı belirtildiği, ayrıca hizmet yıllarının 2 yıllık kısmının zabıta teşkilatında çalışılması şartına da yer verilmediği, Hukuk müşavirliği yorumunu bile açık hata olarak kabul etmeyen Danıştay kararları karşısında Bakanlık yorumunun da açık hata olarak nitelendirilmesi mümkün olmadığı, Bir an için Kanunun yorum hatası bulunduğu kabul edilse dahi bu hata İdarenin kendi hatasından kaynaklanmadığından ve açık bir hata olmadığından kazanılmış hakların korunarak atama işlemlerinin geri alınması mümkün olmadığı, Geri alınması mümkün olmayan atama işleminin Kanun’a aykırı olduğundan bahsetmeye imkan bulunmadığı, 5018 sayılı Kanun’un 71. Maddesi uyarınca kamu zararı oluşmadığı,
Diğer İdarî işlemlerde olduğu gibi memurun göreve alınmasında da iyi niyet asıl olduğu, Kazanılmış hak ancak iyi niyetin varlığı halinde korunacağı,
Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu E. 2007/1957 E. ve K. 2011/241 sayılı kararında:
“Nitekim, Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulu'nun kanunsuz terfi işlemlerinin geri alınmasına ilişkin 26.09.1952 günlü, E:1952/15, K: 1952/244 sayılı kararıyla; kanunsuz yapılan bir terfinin memur lehine kazanılmış bir hak doğurmayacağı aşikar olmakla beraber, bu işlemin bir çok tesir ve neticeler tevlit ettiği ve idarece kanunsuz bir terfi işleminin her zaman geri alınabileceğini kabul etmenin "istikrar ilkesiyle" bağdaştırılmayacağı, kanunsuz terfiden sonra memur hakkında kanuna uygun müteaddit terfiler cereyan ettiği takdirde, idare tarafından kanunsuz terfiin geri alınmasının tecviz edilemeyeceği belirtilerek konuyla ilgili farklı içtihatlar bu yönde birleştirilmiştir. İstikrar ilkesi, bu kararın ışığı altında, olayların nitelik ve özellikleri de dikkate alınarak idari yargıda uygulanagelmiştir. Öte yandan, davacıya psikolog unvanı Üniversitelerarası Kurul, Yükseköğretim Kurulu Yürütme Kurulu ve Milli Eğitim Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğü yazıları uyarınca verilmiş olup, davacının idareyi yanıltması da söz konusu değildir.
Bu itibarla, davacının memuriyete giriş derecesine 28.02.1995 tarihinde eklenen bir derecenin, bu tarihten yaklaşık 8 yıl 3 ay sonra 30.5.2003 tarihi itibarıyla geri alınması işlemi idari istikrarı zedeleyip hukuka aykırılık teşkil ettiğinden, aksi yönde verilen Mahkemenin ısrar kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.”
Denilerek bazı işlemlerin iptalinin mümkün olmadığı belirtildiği, Buna göre memur hakkında müteaddit terfiler cereyan etmişse yani uzun bir süre geçmişse ve memurun idareyi yanıltması söz konusu değil ise yapılan işlemin geri alınmasının mümkün olmadığı açıkça belirtildiği,
Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulunun 26.09.1952 günlü, E: 1952/15, K: 1952/244 sayılı Kararına atfen birçok Danıştay Kararında yapılan atama işlemlerinin geri alınamayacağı özellikle belirtildiği, 1952 tarihli içtihadı birleştirme kararından sonra kazanılmış hak doktrini çerçevesinde devasa karar külliyatı oluştuğu,
Danıştay 13. Dairesi 2021/1792 E ve 2022/4378 K sayılı kararında: “Hatalı İdarî işlemlerin geri alınmasına ilişkin Danıştay İçtihadı Birleştirme Kurulu kararlarının devlet memurlarının intibak ve terfi işlemlerine özgü olarak alındığı görülmekle birlikte, esasında söz konusu kararlarda belirtilen ilkelerin genel ilkeler olduğu, hukuka aykırı İdarî işlemlere dayalı olarak elde edilen kazanımların geri alınıp alınamayacağına ilişkin bu ilke ve yaklaşımların her somut olayın özelliği de dikkate alınmak suretiyle tatbik sahası bulabileceği açıktır.” denilmek suretiyle Danıştay İçtihadı birleştirme kararları ile oluşan içtihatların tüm idare hukuku alanında uygulama kabiliyetine sahip genel ilkeler olduğu vurgulandığı,
c. Haklı Beklentilerin Korunması Gerektiği,
Bir an için Yönetmelik değişikliği ile yeni bir hüküm getirildiği kabul edilse ve kazanılmış hak kabul edilmese dahi yerleşik Anayasa Mahkemesi ve Danıştay içtihatlarına göre haklı beklentilerin korunması gerektiği, Anayasa Mahkemesi’nin 17.03.2011 tarihli 2010/ 106 E 2011/55 K sayılı kararına yer verilerek,
Danıştay 12. Dairesinin 2013/873 E. 2013/4439 K sayılı kararında yasa hükmünün geçiş hükümlerinde eksik düzenleme nedeniyle [Anayasa Mahkemesi tarafından] iptal edildiği gerçekliğinden hareketle, uyuşmazlığın çözümünde haklı beklentiyi koruyan geçiş hükümleri varmışçasına değerlendirmede bulunduğu,
Özetle: Anayasa Mahkemesi artık haklı beklenti kavramını açıkça kabul etmekte ve yürürlükte bulunan kanunların uygulanacağına güvenen bireylerin hakkaniyete uygun beklentilerinin, kural olarak yeni yasadaki geçiş düzenlemeleri ile korunması gerektiği yaklaşımını ortaya koymaktadır.
Anayasa Mahkemesi’nin 07.11.2014 tarihli ve 2014/61 E 2014/166 sayılı kararında somut uyuşmazlıktaki haklı beklentilerin göz ardı edilmesini hukuka aykırı bulduğu,
Mevcut durumun devam etmesine güvenmek hususunda Danıştay’ m da kararları bulunmaktadır.
Danıştay 5. Dairesi 2003/3647 E 2006/1140 K sayılı kararında yer alan haklı beklenti ile ilgili tanımlama ve açıklamaya yer verilerek,
Söz konusu atamaların yapıldığı tarihlerde zabıta müdürü olarak atanabilmek için iki yıl zabıta teşkilatında çalışmış olma şartı arayan bağlayıcı bir yargısal ya da idari bir karar bulunmadığı, Emsal uygulamalara göre idarelerin uygulamanın şekli ve ataması yapılan Müdürlerin yaygın uygulamaya göre atanma haklarının korunacağı yönünde haklı beklentileri oluştuğu,
Yönetmelik Değişikliği ile yeni hüküm getirildiği kabul edilecekse bile önceki atama sahibi Müdürlerin haklarını koruyacak geçiş hükümleri bulunması gerektiği, Bu durum Müdürlerin kendi fiillerinden kaynaklanmadığından haklarının yargı kararları ile korunması gerektiği,
Bu açıklamalar ışığında sorgu konusu atama işlemlerinin mevzuata uygun olduğunun kabulü gerektiği, Bir an için atamaların mevzuata uygun olmadığı kabul edilse dahi ister “lehe hükmün geriye yürümesi” ister “kazanılmış hak” isterse “haklı beklenti” teşkil eden durum oluşsun, idari işlemlerin sonuçlarından kişileri sorumlu tutmak mümkün olmayacağı, Bu bölümdeki açıklamalar dahi (atamaların hukuka aykırı olduğu anlamına gelmemek üzere) kamu zararı bulunduğuna ilişkin hüküm kurulamayacağını gösterdiği,
İlamda belirtildiği şekilde yapılan atamaların kanunsuz olduğu değerlendirmesine kesinlikle katılmamakla beraber bir an için yapılan atamaların kanunsuz olduğunun kabulü halinde dahi yapılan atamaların geri alınması mümkün olmadığı, 5018 sayılı Kanun’un 71. Maddesi uyarınca kamu zararı kararı verilebilmesi için öncelikle geri alınabilir bir işlem bulunması ve ayrıca kamu zararı bulunması gerektiği, İlam konusu olayda ise zabıta müdürlüğüne ataması yapılan kişilerin inceleme tarihi itibariyle uzunca süreler geçmiş bulunmakta olduğundan memurlar hakkında müteaddit terfi dönemleri geçmiş olduğundan, memurların idareyi yanıltması söz konusu olmadığından kazanılmış haklarının ve hiç değilse haklarının koruncağı yönünde haklı beklentileri olduğundan ve alınan ücretlerin hizmet karşılığı olduğundan kamu zararı da bulunmadığından 5018 sayılı Kanun’un 71. Maddesi kapsamında kamu zararı kararı verilerek hüküm kurulması Kanun’a ve Hukuka aykırı olduğu,
5. Ödemelerin Geri İstenmesi Kanuna Aykırı olduğu Ve Hesaplama Hatalarının Giderilmesi Gerektiği
Bir an için Müdürlük kadrosuna yapılan atama işlemlerinin hukuka aykırı olduğu düşünülse dahi yapılan ödemelerin geri alınmaması gerektiği, Danıştay 11. Dairesi 2000/9798 E ve 2003/1654 K sayılı kararında:
“Bu hükümler karşısında, asilde aranan şartları taşımayan bir kişinin vekil olarak atanamayacağı ve kendisine vekalet aylığı ödenemeyeceği açıktır. Ancak 657 sayılı Yasada bir görevin tedviren yürütülmesine ilişkin bir hükme yer verilmemiş olmakla beraber, yukarıda sözü geçen tebliğ uyarınca idarece tedvir görevi verilen kişinin, Anayasanın angaryayı yasaklayan 18. maddesi hükmü uyarınca fiilen yürüttüğü görev karşılığı bazı maddi haklara hak kazanacağı açıktır.
Mevzuatta tedviren görevlendirme şeklinde açıklanan bir usul bulunmamakla beraber, uygulamada 99 Seri Nolu Genel Tebliğde de belirtildiği üzere asilde aranan şartlara sahip vekil memur bulunmadığı hallerde idarelerce hizmetin aksatılmadan yürütülmesini teminen herhangi bir şekilde boşalmış veya boş bulunan bir göreve asilde aranan şartlara en yakın personel arasından tedviren görevlendirme yapılarak idari görevin yürütülmesi sağlanmaktadır.
Yukarıda yer alan yasal düzenleme karşısında, davacıya vekalet aylığı adı altında bir ücret ödenmesi mümkün değilse de, davacının yürüttüğü görevden dolayı üstlendiği sorumluluk dikkate alındığında, vekalet görevinden ötürü davacıya vekalet aylığına eşdeğer tutarda bir meblağın tazminat olarak ödenmesi gerekmektedir.”
Denilerek müdür olarak atanmış personelin haklarının korunması gerektiği, Anayasa’da hüküm altına alınan angarya yasağı hükmü uyarınca yapılan ödemelerin müdürün harcanan mesai ile alınan sorumluluğunun karşılığı olduğu ve geri istenemeyeceğinin belirtildiği,
Benzer Şekilde Danıştay İdari Dava Daireleri Genel Kurulu 2021/793E ve 2022/822 K sayılı kararında yaş haddinden emekli olması gereken memurun çalışmaya devam etmesi halinde dahi memurun hatası ve hilesinden bahsedilemeyeceği, yapılan ödemelerin angarya yasağı kapsamında geri alınamayacağı açıkça vurgulandığı,
Zabıta müdürüne yapılan ödemenin yaptırılan hizmetin karşılığı olduğunun açık olduğu, 5018 sayılı Kanun’un 71. Maddesi ve devamında kamu zararının belirlenmesinde esas alınacak hususların sayıldığı, söz konusu bentlerden hiçbirisinin esas alınarak olaya uygulama imkanı bulunmadığı,
Ayrıca Sayıştay İlamında yapılan kamu zararı hesaplamalarının bir önceki görev olan vekil müdürün almakta olduğu mali haklar kıyaslanmadan hesaplama yapılmasının yanlış olduğu, Gerçekten de belirtilen isimlerin zabıta müdürlüğüne asaleten atamaları yapılması öncesi müdürlük görevlerini vekaleten yürütmekte olduklarından zaten asil müdürün almış olduğu tüm ödemeleri almakta oldukları, Vekil müdürün almış olduğu mali haklar ile kıyaslandığında fazla ödeme almadıkları ve kamu zararı doğmadığının ortaya çıkacağı; Ödenmesi gereken vergiler kesintisi yapıldıktan sonra ödemeler yapılmış olduğundan tüm hak edişlerin kamu zararı olarak nitelendirilmesinin de yanlış olduğu, Belirtilen iki yönden kamu zararı hesabının hata içerdiği,
İfade edilerek Daire Kararının Kaldırılması talep edilmektedir.
Başsavcılık Mütalaası
55212 sayılı Dosyada yer alan temyiz dilekçesi Daire Kararının 2, 3, 4, 5.A, 5.B maddeleri için ortak savunma içermektedir. Dilekçe 23 kişi tarafından imzalanmıştır. Daire Kararının 2, 3, 4, 5.A, 5.B maddeleri hakkında ortak dilekçeyle temyiz başvurusunda bulunulması üzerine bu maddeler için ortak olarak verilen Başsavcılık Mütalaasında:
“11.04.2007 tarihli ve 26490 sayılı Resmi Gazete‘de yayımlanarak yürürlüğe giren Belediye Zabıta Yönetmeliğinin Görevde yükselme şartları başlıklı 17'nci maddesinde; "Bu Yönetmeliğin 6'nci maddesinde sayılan unvanlardan daire başkanı ve zabıta müdürü dışındaki kadrolara yapılacak atamalarda aşağıdaki şartlar aranır" hükmü yer almasına rağmen ikinci fıkrada belirtilen "Belediyeler, atanılacak görevin niteliği itibariyle aranacak hizmet sürelerini, 657 sayılı Kanunun 68 inci maddesinin (B) bendi hükümlerine göre değerlendirerek kendi kurumlarında ve diğer kurumlarda geçen hizmet sürelerini dikkate alarak belirlerler. Bu sürelerin en az iki yılının zabıta teşkilatında geçmiş olması şarttır... '' denilmek suretiyle genel bir şart koyduğu değerlendirilmektedir.
Kanaatimize göre ilk fıkrada açıkça istisnayı koymuş ve daire başkanları ile zabıta müdürlüğü görevlerine atanacaklar dışındakiler için tadadi olarak şartları saymıştır, saymış olduğu şartlar arasında görevde geçen sürelerde yer almaktadır. İstisna tuttuğu unvanlar için iki yıl zabıta teşkilatında çalışma zorunluluğunu arasaydı bunu açıkça belirtebilirdi, ancak bu yolu seçmemiş madde başında sarih bir şekilde istisna unvanları belirtmiştir.
Kaldı ki, bu konuda doğan tereddüt ve farklı uygulamalar karşısında 18/12/2021 tarih ve 31693 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan değişiklik ile üçüncü fıkraya ilk fıkrada belirtilen istisna durum tekraren konulmak suretiyle İdarenin yaptığı uygulamayı teyit eder şekilde bir düzenleme yapılmıştır.
Bunun dışında; zabıta müdürüne yapılan ödemenin yaptırılan hizmetin karşılığı olduğu bunun sonucunda 5018 sayılı Kanunun 71'inci maddesinde yer alan kamu zararı şartlarının oluşmadığı da düşünülmektedir.
Dolayısıyla açıklanan nedenle ve sorumluların savunmaları yerinde görüldüğünden temyiz talebinin kabul edilerek tazmin hükmünün kaldırılmasının uygun olacağı değerlendirilmektedir.”
denilmektedir.
Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
96 İlam sayılı Daire Kararının 6’ncı maddesiyle, veri hazırlama ve kontrol işletmeni (VHKİ) kadrosunda bulunan ...’in, mevzuatta aranan şartları sağlamadığı halde zabıta müdürü kadrosuna atanması, bu atamadan 1 ay 6 gün sonra da mali hizmetler müdürü kadrosuna atanması üzerine kendisine müdür kadrosu için öngörülen ek ödeme ve özel hizmet tazminatının ödenmesi sonucunda oluşan … TL kamu zararının sorumlularına ödettirilmesine hükmedilmiştir. Kararda sorumlu tutulanlar: Atamaları teklif eden ve onaylayanlar ile Harcama Yetkilisi ve Gerçekleştirme Görevlisidir.
31.01.2024 tarih ve 56440 tutanak sayılı Temyiz Kurulu Kararının 1’inci maddesinde,
“Kamu zararını doğuran sürecin, adı geçen personelleri aranan şartları taşımadıkları halde, Müdürlük kadrolarına atayan (atama işlemlerine imza atan/onay veren) Belediye yetkililerinin bu tasarrufları ile başlamış olduğu açık olup bu kamu zararından dolayı sorumluluk tevdiinin, ödeme belgelerinde imzası bulunan harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisine değil atama işleminde/belgesinde teklif eden ve onaylan olarak imzaları bulunan belediye yetkililerine yöneltilmesi gerekir.”
“Harcama yetkilisi ve Gerçekleştirme Görevlisinin kamu zararından sorumluluğu bulunmamaktadır.”
gerekçesiyle Daire Kararının Bozulmasına karar verilmiştir.
185 (Ek) İlam sayılı Daire Kararının 2’nci maddesiyle, veri hazırlama ve kontrol işletmeni (VHKİ) kadrosunda bulunan ...’in, mevzuatta aranan şartları sağlamadığı halde zabıta müdürü kadrosuna atanması, bu atamadan 1 ay 6 gün sonra da mali hizmetler müdürü kadrosuna atamasının yapılması üzerine kendisine müdür kadrosu için öngörülen ek ödeme ve özel hizmet tazminatının ödenmesi sonucunda oluşan … TL kamu zararının sorumlularına ödettirilmesine hükmedilmiştir. Kararda sorumlu tutulanlar: Atamaları teklif eden ve onaylayanlar ile Harcama Yetkilisi ve Gerçekleştirme Görevlisidir. (Israr kararı)
Usul yönünden inceleme
55212 sayılı dosya kapsamında karar düzeltilmesi başvurusuna esas ortak dilekçede 23 kamu görevlisinin isim ve imzaları bulunmaktadır. Ortak dilekçede 185 (Ek) İlam sayılı Daire Kararının 2, 3, 4, 5.A ve 5.B maddeleri hakkında temyiz başvurusunda bulunulmuştur.
Temyiz dilekçesinde isim ve imzaları bulunan kamu görevlilerinden ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...’nin Daire Kararının 2’nci maddesinde sorumlulukları bulunmamaktadır. Adları belirtilen kişiler ahiz durumunda da değildir.
6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 55’inci maddesinin ikinci fıkrasına göre “Sayıştay dairelerinin ilamları; … 52 nci maddenin birinci fıkrasında yazılı ilgililer tarafından temyiz olunabilir.” Kanun’un 52’nci maddesinin ilk fıkrasında belirtilen ilgililer: sorumlular, sorumluların bağlı olduğu kamu idareleri, genel bütçe kapsamındaki kamu idareleri için Maliye Bakanlığı, ilgili muhasebe birimi ve Başsavcılıktır. Buna göre Sayıştay daire kararlarına karşı temyiz kanun yoluna başvurmaya yetkili olanlar, Sayıştay Kanunu’nun 52’nci maddesinin ilk fıkrasında belirtilen idare ve makamlar ile sorumlulardır.
Bu İtibarla, 52’nci maddede sayılanlar arasında yer almayan, adları belirtilen 17 kişinin temyiz talebi üzerine Usul Yönünden TALEBİN REDDİNE, oy birliğiyle,
6085 sayılı Kanun’un 57’nci maddesi gereği bu Kararın yazılı bildirim tarihinden itibaren on beş gün içerisinde Sayıştayda Karar Düzeltilmesi yolu açık olmak üzere,
Karar verildiği 08.10.2025 tarih ve 58518 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.
... (Belediye Başkanı), ... (Belediye Başkan Yardımcısı), ... (İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürü), ... (Teftiş Kurulu Müdürü, ahiz), ... (VHKİ) ve ... (Bilgisayar İşletmeni)’in temyiz başvurularının esastan incelenmesine geçildi:
Esas yönünden inceleme
Somut uygulama
... 1997 yılında liseden mezun olmuş, 2001 yılında açıktan memuriyete atanmıştır. Adı geçen kişi 2001 yılında 4 yıllık yüksek öğrenimden mezun olmuştur.
... Belediyede VHKİ kadrosunda görev yapmaktayken 26.10.2015 tarihinde zabıta müdürü kadrosuna atanmıştır. Bundan 1 ay 6 gün sonra 01.12.2015 tarihinde ise mali hizmetler müdürü kadrosuna naklen atanmıştır. Adı geçen kişinin zabıta müdür kadrosuna atanmasında iki yıl zabıta teşkilatında çalışmış olmak koşulu sağlanmamış ve mali hizmetler müdürü kadrosuna atanmasında görevde yükselme sınavında başarılı olmak koşulu sağlanmamıştır.
Daire Kararında, adı geçen kişinin zabıta müdürü ve mali hizmetler müdür kadrolarına atanmasının mevzuata aykırı olması dolayısıyla, bu kişiye ödenen ek ödeme ve özel hizmet tazminatı farkının kamu zararı olduğuna hükmedilmiştir.
Mevzuat
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 3’üncü maddesi aşağıdadır:
“Temel ilkeler:
Madde 3 – Bu kanunun temel ilkeleri şunlardır:
…
Kariyer:
B) Devlet memurlarına, yaptıkları hizmetler için lüzumlu bilgilere ve yetişme şartlarına uygun şekilde, sınıfları içinde en yüksek derecelere kadar ilerleme imkanını sağlamaktır.
Liyakat:
C) Devlet kamu hizmetleri görevlerine girmeyi, sınıflar içinde ilerleme ve yükselmeyi, görevin sona erdirilmesini liyakat sistemine dayandırmak ve bu sistemin eşit imkanlarla uygulanmasında Devlet memurlarını güvenliğe sahip kılmaktır.”
04.07.2009 tarih ve 27278 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan ve atama tarihi itibariyle yürürlükte olan Mahalli İdareler Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmelik’in 21’inci maddesi aşağıdadır:
“Zabıta ve itfaiye personeli
MADDE 21 – (1) Zabıta ve itfaiye personelinin görevde yükselme işlemleri, ilgili mevzuat hükümlerine göre yürütülür.”
11.04.2007 tarih ve 26490 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan ve atama tarihi itibariyle yürürlükte olan Belediye Zabıta Yönetmeliği’nin ilgili maddeleri aşağıdadır:
“Kadro ve unvanlar
MADDE 6 – (1) Belediye zabıta teşkilatı personel kadro ve unvanları; Belediye ve Bağlı Kuruluşları ile Mahalli İdare Birlikleri Norm Kadro İlke ve Standartlarına İlişkin Esaslara göre belirlenmiş; daire başkanı, zabıta müdürü, zabıta şube müdürü, zabıta amiri, zabıta komiseri ve zabıta memuru unvanlı kadrolar ile hizmet için gerekli diğer kadrolardan oluşur.”
“Görevde yükselme şartları
MADDE 17 – (1) Bu Yönetmeliğin 6 ncı maddesinde sayılan unvanlardan daire başkanı ve zabıta müdürü dışındaki kadrolara yapılacak atamalarda aşağıdaki şartlar aranır.
a) Zabıta şube müdürlüğüne atanabilmek için;
1) Meslekle ilgili yüksek öğrenimi bitirmesi veya en az 4 yıllık yüksek öğrenim mezunu olmak,
2) En az iki yıl zabıta amiri olarak çalışmış olmak,
3) 1-4 dereceli kadrolara atanmak için 657 sayılı Kanunun 68 inci maddesinin (B) bendinde belirtilen süre kadar hizmeti bulunmak,
4) Son üç yıllık sicil notu ortalaması en az iyi derecede olmak,
5) Görevde yükselme sınavında başarılı olmak,
6) Kadro durumu elverişli olmak,
b) Zabıta amirliğine atanabilmek için;
1) En az lise mezunu olmak,
2) 4 yıllık yüksek öğrenim mezunları için 2 yıl; 2 yıllık yüksek okul mezunları için 3 yıl, lise ve dengi okul mezunları için 4 yıl zabıta komiseri olarak çalışmış olmak,
3) Yüksek öğrenim mezunu olanların 1-4 dereceli kadrolara atanmaları için 657 sayılı Kanunun 68 inci maddesinin (B) bendinde belirtilen süre kadar hizmeti bulunmak,
4) Son üç yıllık sicil notu ortalaması en az iyi derecede olmak,
5) Görevde yükselme sınavında başarılı olmak,
6) Kadro durumu elverişli olmak,
c) Zabıta komiserliğine atanabilmek için;
1) En az lise mezunu olmak,
2) 4 yıllık yüksek öğrenim mezunları için 2 yıl; 2 yıllık yüksek okul mezunları için 3 yıl, lise ve dengi okul mezunları için 4 yıl zabıta memuru olarak çalışmış olmak,
3) Son üç yıllık sicil notu ortalaması en az iyi derecede olmak,
4) Görevde yükselme sınavında başarılı olmak,
5) Kadro durumu elverişli olmak,
şartları aranır.
(2) Belediyeler, atanılacak görevin niteliği itibariyle aranacak hizmet sürelerini, 657 sayılı Kanunun 68 inci maddesinin (B) bendi hükümlerine göre değerlendirerek kendi kurumlarında ve diğer kurumlarda geçen hizmet sürelerini dikkate alarak belirlerler. Bu sürelerin en az iki yılının zabıta teşkilatında geçmiş olması şarttır. Ancak, yeni kurulan belediyeler ile görevde yükselmeyle ilgili ilanlara başvuru olmaması halinde en az iki yıl çalışmış olmak şartı aranmaz.”
04.07.2009 tarih ve 27278 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan Mahalli İdareler Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmelik’in 2015 yılında yürürlükte olan halinde yer alan ilgili maddeler aşağıdadır:
“Tanımlar
MADDE 4 – (1) Bu Yönetmelikte geçen;
… / b) Alt hizmet grubu: Hizmet grubu içindeki aynı düzey unvanlardan oluşan grupları,
… / e) Görevde yükselme: 5 inci maddede sayılan üst görevlere, aynı veya başka hizmet sınıflarından yapılacak atamaları,
… / ifade eder.”
“Görevde yükselme ve unvan değişikliğine tabi kadrolar
MADDE 5 – (1) Görevde yükselmeye tabi kadrolar aşağıda belirtilmiştir:
a) Yönetim hizmetleri grubu;
1) Müdür, şube müdürü,
…”
“Görevde yükselme suretiyle atanacaklarda aranacak genel şartlar
MADDE 6 – (1) Görevde yükselme suretiyle atanacaklarda aşağıdaki genel şartlar aranır.
a) Görevde yükselme sınavında başarılı olmak.
b) … ”
“Görevde yükselme sınavına tabi olarak atanacaklarda aranacak özel şartlar
MADDE 7 – (1) 5 inci maddenin birinci fıkrasında sayılan unvanlara görevde yükselme suretiyle yapılacak atamalarda aşağıdaki özel şartlar aranır.
a) Müdür ve şube müdürü kadrosuna atanabilmek için;
1) 657 sayılı Kanunun 68 inci maddesinin (B) bendinde belirtilen atanma şartlarını taşımak,
2) Fakülte veya en az dört yıllık yüksekokul mezunu olmak,
3) (…)
4) Ekli (2) sayılı listede sayılan müdürlükler için son müracaat tarihi itibariyle iki yılı uzman, sivil savunma uzmanı, şef, ayniyat saymanı, kontrol memuru, eğitmen veya muhasebeci kadrosunda çalışmış olmak,
… / gerekir.”
“Sınav şartı
MADDE 10 – (1) Müdür, şube müdürü ve bunlarla aynı düzeydeki görevlere görevde yükselme suretiyle atanacakların yazılı ve sözlü sınavda; diğer görevlere görevde yükselme suretiyle atanacak personelin ise yazılı sınavda başarılı olmaları gerekir.”
“Hizmet grupları arasında geçişler
MADDE 20 – (1) Bu Yönetmeliğin 5 inci maddesinde düzenlenmiş olan hizmet grupları arasındaki geçişler aşağıdaki esaslar çerçevesinde yapılır.
a) Aynı hizmet grubunun alt hizmet grubu içinde kalmak kaydıyla, ilgili personelin isteği ve atanılacak kadro için aranan öğrenim şartı ile sertifika gibi belgelere sahip olunması kaydıyla sınav yapılmaksızın atama yapılabilir.
b) Gruplar arası görevde yükselme niteliğindeki geçişler ve alt gruptan üst gruplara geçişler görevde yükselme sınavına tabidir. Mahalli idarelerde ve diğer kamu/kurum ve kuruluşlarında, daha önce bulunulan görevler ile bu görevlerle aynı düzey görevlere veya alt görevlere, görevde yükselme sınavına tabi tutulmadan atama yapılabilir.
c) Bu Yönetmelik kapsamı dışında bulunan daha üst görevlerde, en az altı ay süreyle çalışmış olanlar, aranan şartları taşımaları kaydıyla, bu Yönetmeliğin 5 inci maddesinde yer alan “yönetim”, “araştırma, planlama ve savunma” hizmetleri gruplarında gösterilen kadrolara sınavsız atanabilir. Bu Yönetmelik kapsamındaki diğer kadrolara sınavsız atanmak için altı ay çalışmış olmak şartı aranmaz.”
“Naklen atamalar
EK MADDE 2 – (1) Diğer kamu kurum ve kuruluşlarında görev yapanlardan, bu Yönetmelikte belirtilen aynı unvana, bu unvanın bulunduğu aynı alt gruptaki diğer unvanlara genel hükümlere göre naklen atama yapılabilir. Ancak; müdür, şube müdürü ve aynı düzeydeki diğer görevlere atanacaklarda ilgili unvan için belirtilen öğrenim şartı aranır.”
5018 sayılı Kanun’un 71’inci maddesinin ilgili kısmı aşağıdadır:
“Kamu zararı
Madde 71- (Değişik birinci fıkra: 25/4/2007-5628/4 md.) Kamu zararı; kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunmasıdır.
Kamu zararının belirlenmesinde;
… / g) Mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması,
esas alınır.”
Değerlendirme
Daire Kararının gerekçesi ...’in:
I. Zabıta müdürü kadrosuna atanmasında “[hizmet] sürelerin[in] en az iki yılının zabıta teşkilatında geçmiş olması” şartının sağlanmaması dolayısıyla bu kişinin zabıta müdürü kadrosuna atanmasının mevzuata aykırı olduğu,
II. Zabıta müdürü kadrosuna atanmasından 36 gün sonra ikinci bir atama ile görevde yükselme sınavında başarılı olmak şartı sağlanmadan mali hizmetler müdürü kadrosuna atanmasının mevzuata aykırı olduğu,
gerekçelerine dayanmaktadır.
Daire Kararında belirtildiği üzere ...’in zabıta müdürü kadrosuna ve ardından mali hizmetler müdürü kadrosuna atanması mevzuata aykırıdır. Bununla birlikte Daire Kararı sorumluluk yönünden mevzuata aykırıdır.
...’in atanmalarının incelenmesi aşağıdadır.
İlk olarak, ...’in 26.10.2015 tarihinde zabıta müdürü kadrosuna atanması ile ilgili inceleme:
Belediye Zabıta Yönetmeliği’nin 17’nci maddesinin birinci fıkrasında daire başkanı ve zabıta müdürü kadroları hariç tutularak diğer kadro unvanlarına yapılacak atamalarda gerekli olan şartlar (sınav, okul, hizmet süreleri, zabıta teşkilatında en az 2 yıl çalışmış olma gibi) tek tek belirtilmiştir. 17’nci maddenin ilk fıkrasında daire başkanı ve zabıta müdürünün atanması bu fıkrada belirtilen esasların dışında tutulmuş olsa da aynı maddenin ikinci fıkrasında, zabıta kadrolarına yapılacak atamalarda 657 sayılı Kanunun 68’inci maddesi B bendine göre değerlendirilecek hizmet sürelerinin kendi kurumlarında ve diğer kurumlarda geçen hizmet süreleri olarak dikkate alınacağı, bu sürelerin de en az iki yılının zabıta teşkilatında geçmiş olmasının şart olduğu belirtilmiştir. İlk fıkradan farklı olarak ikinci fıkrada -zabıta daire başkanı ve zabıta müdürü kadroları ikinci fıkrada yer alan düzenlemenin dışında tutulmadan- atanılacak görevin niteliği itibariyle aranacak hizmet sürelerinin, 657 sayılı Kanun m.68/B hükümlerine göre belirleneceği ve bu sürelerin en az iki yılının zabıta teşkilatında geçmiş olması aranacağı belirtilmiştir.
Yönetmelik’te zabıta müdürü kadrosuna atanmada iki yıl zabıta teşkilatında görev yapma koşulunun arandığına 17’nci maddenin her iki fıkrası birlikte yorumlandığında da ulaşılmaktadır. Şöyle ki: Birinci fıkrada görevde yükselmeye tabi kadrolardan, zabıta komiserliğine atanabilmek için 4 yıllık yükseköğrenim mezunları için 2 yıl; 2 yıllık yüksekokul mezunları için 3 yıl, lise ve dengi okul mezunları için 4 yıl zabıta memuru olarak çalışmış olması, zabıta amirliğine atanabilmek için 4 yıllık yükseköğrenim mezunları için 2 yıl; 2 yıllık yüksekokul mezunları için 3 yıl, lise ve dengi okul mezunları için 4 yıl zabıta komiseri olarak çalışmış olması, zabıta şube müdürlüğüne atanabilmek için en az iki yıl zabıta amiri olarak çalışmış olması gerekmektedir. Görevde yükselmeye tabi kadrolarda kişinin belli kadrolarda belli süre hizmetinin bulunması şartlar arasında sayılmıştır. Yani kişinin her halükârda, görevde yükselme sınavına girebilmesi için, duruma göre en az 2 yıl olmak üzere zabıtada hizmetinin bulunması gerekmektedir. Diğer yandan, ikinci fıkradaki "hizmet sürelerin en az iki yılının zabıta teşkilatında geçmiş olması" şartının sadece görevde yükselmeye tabi kadrolarda aranacağını söylemenin, birinci fıkrada zaten en az 2 yıl hizmet süresinin arandığından, pratikte bir anlamı olmayacaktır. Buna göre de birinci fıkradan bağımsız olarak zabıta teşkilatındaki bütün kadrolara atanmada özellikle görevde yükselmeye tabi olmayan Daire Başkanı ve Zabıta Müdürü atanmasında "hizmet sürelerin en az iki yılının zabıta teşkilatında geçmiş olması" şartının arandığı sonucuna ulaşılmaktadır.
Nitekim Belediye Zabıta Yönetmeliği'nin 9, 17, 40 ve 49'uncu maddelerinin iptali istemiyle açılan davaya ilişkin Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun Esas No: 2010/2799, Karar No: 2013/4540 sayılı kararındaki gerekçede; zabıta daire başkanı ya da zabıta müdürü olarak atanacak kişilerin de hizmet süreleri yönünden 657 sayılı Kanun'un 68'inci maddesinin (B) bendinde yer alan şartları taşımaları yanında ayrıca en az iki yıl zabıta teşkilatında çalışmış olmaları gerektiği ifade edilmiştir.
Yine Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 23/10/2019 tarihli, Esas No:2018/137, Karar No:2019/4596 sayılı kararındaki gerekçede; zabıta müdürü kadrosuna atanacakların görevde yükselme sınavına tabi tutulamayacağı, ancak zabıta müdürü kadrosuna atanabilmek için atanacak kişinin hizmet süreleri yönünden 657 sayılı Kanun'un 68'inci maddesinin (B) bendinde yer alan şartları taşımaları yanında ayrıca en az iki yıl zabıta teşkilatında çalışmış olması gerektiği belirtilmiştir.
Sorumlular tarafından 18.12.2021 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan Belediye Zabıta Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik’te 17’nci maddenin değişikliğe uğradığı ve zabıta müdürü kadrosuna atanabilmek için 2 yıl zabıta teşkilatında çalışmış olma şartı aranmadığının açıkça belirtildiği, Mevzuatın bu haliyle aslında daha önceki lafzı ile amaçlanan anlamın açıkça ifade edildiği savunulmaktadır. Bu savunmanın reddi gerekir. Zira 18.12.2021 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan Yönetmelik’te bu Yönetmelik’in yayımı tarihinde yürürlüğe gireceği açıkça düzenlenmiş olup bahsi geçen mevzuatta yapılan değişikliklerin geriye yürütülmesi hukuken mümkün değildir.
Buna göre, 11.04.2007 tarih ve 26490 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Belediye Zabıta Yönetmeliği’nin geçerli olduğu dönemde belediye zabıta müdürü kadrosuna yapılacak atamalarda 657 sayılı Kanun'un 68'inci maddesinin (B) bendinde yer alan hizmet süresi ve öğrenim şartlarının yanı sıra “en az iki yıl belediye zabıta teşkilatında çalışmış olma” şartının da sağlanması gerekmektedir. Somut atama işleminde “en az iki yıl belediye zabıta teşkilatında çalışmış olma” şartı sağlanmadığından ...’in zabıta müdürü kadrosuna atanmasının mevzuata aykırı olduğu anlaşılmıştır.
İkinci olarak, ...’in 01.12.2015 tarihinde mali hizmetler müdürü kadrosuna atanması ile ilgili inceleme:
Daire Kararının gerekçesinde belirtildiği üzere 657 sayılı Kanun'un 3’üncü maddesine göre Devlet memurlarının sınıfları içerisinde ilerlemeleri ve yükselebilmeleri hususlarında eşit imkanlara sahip olması ve bu konudaki haklarının garanti altına alınması kariyer ve liyakat ilkeleri ile güvence altına alınmıştır. 657 sayılı Kanun’a dayanan Görevde Yükselme Yönetmeliği’nde Devlet memurlarının görevde yükselebilmeleri mümkün olduğunca objektif ölçütlere bağlanmıştır. Kanun ve diğer düzenlemelerin asıl amacı memurun eşitlik ve liyakat esasları doğrultusunda görevinde yükselebilmesidir.
Mali hizmetler müdürü kadrosu, Görevde Yükselme Yönetmeliği’ne ekli 2 sayılı “Diğer Müdürlükler” başlıklı Cetvelde yer almaktadır. Görevde Yükselme Yönetmeliği’ne göre müdür kadrosuna atanmak görevde yükselme sınavında başarılı olmak şartını gerektirmektedir. ...’in mali hizmetler müdür kadrosuna atanmasında bu koşul sağlanmamıştır.
Ayrıca Görevde Yükselme Yönetmeliği’nin “Hizmet grupları arasında geçişler” başlıklı 20’nci maddesinin b-bendinde “Gruplar arası görevde yükselme niteliğindeki geçişler ve alt gruptan üst gruplara geçişler görevde yükselme eğitimi ve sınavına tabidir. Mahalli idarelerde ve diğer kamu/kurum ve kuruluşlarında, daha önce bulunulan görevler ile bu görevlerle aynı düzey görevlere veya alt görevlere, görevde yükselme sınavına tabi tutulmadan atama yapılabilir.” düzenlemesi yer almaktadır. Somut atama işlemi özelinde ifade etmek gerekirse, atanma koşulları Belediye Zabıta Yönetmeliği’nde düzenlenen zabıta müdürü kadrosundan atanma koşulları Görevde Yükselme Yönetmeliği’nde düzenlenen mali hizmetler müdürü kadrosuna atanma, Yönetmelik’in 20’nci maddesinin b-bendinde düzenlenen “daha önce bulunulan görevler ile bu görevlerle aynı düzey görevlere” atanma niteliğinde değildir. Aksinin kabulü somut uygulamadaki mali hizmetler müdürü kadrosuna atanmada, liyakat ilkesinde belirtilen “sınıflar içinde ilerleme ve yükselme[nin] … eşit imkanlarla uygulanması”na aykırı şekilde, bir kısım personelin görevde yükselme sınavında başarılı olması gerekirken diğer bir kısım personelin görevde yükselme sınavında başarılı olmaksızın zabıta müdür kadrosu üzerinden bu kadroya atanmasını sonuç verecektir.
...’in zabıta müdürü kadrosundan mali hizmetler müdürü kadrosuna atanmasının Görevde Yükselme Yönetmeliği’nin 20’nci maddesinin a ve c bentleri kapsamına girmediği izahtan varestedir.
Buna göre, ...’in zabıta müdürü kadrosundan mali hizmetler müdürü kadrosuna görevde yükselme sınavında başarılı olmak koşulu sağlanmaksızın atanması mevzuata aykırıdır.
Sorumluluk yönünden inceleme
Daire Kararında atama işleminde görev ve yetki kullanan kamu görevlileri ile harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlileri kamu zararından sorumlu tutulmuştur. 31.01.2024 tarih ve 56440 tutanak sayılı Temyiz Kurulu Kararının 1’inci maddesinin Bozma gerekçesinde belirtildiği üzere, atama işlemine görev ve yetkileri dahilinde katılan kamu görevlilerinin kamu zararından sorumluluğu bulunmaktadır ancak harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisinin kamu zararında sorumluluğu bulunmamaktadır.
Atama işlemine görev ve yetkileri dahilinde katılan kamu görevlilerinin sorumluluğu bulunması
5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 38/j maddesinde “Belediye personelini atamak” Belediye Başkanının görev ve yetkileri arasında sayılmış, “Norm kadro ve personel istihdamı” başlıklı 49’uncu maddesinde de “Belediye personeli, belediye başkanı tarafından atanır. Birim müdürlüğü ve üstü yönetici kadrolarına yapılan atamalar ilk toplantıda belediye meclisinin bilgisine sunulur.” denilmiştir.
Somut uygulamada kamu zararı, ...’in mevzuatta belirtilen koşulları sağlamadan mali hizmetler müdürü kadrosuna atanması sonucu kendisine yapılan maaş ödemelerindeki ek ödeme ve özel hizmet tazminatı tutarlarının olması gerekenden fazla olması neticesinde oluşmuştur. Ödenen maaş tutarı, yapılan atama işleminin öngörülebilir doğrudan sonucu olması dolayısıyla, maaş ödemeleri kapsamında oluşan kamu zararı ile mevzuata aykırı yapılan atama işlemi arasında uygun illiyet bağı bulunmaktadır.
Buna göre, atama sürecinde görev ve yetkileri dahilinde yer alan İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürü, Belediye Başkan Yardımcısı ve Belediye Başkanının kamu zararında sorumluluğu bulunmaktadır.
Maaş ödemesini yapan harcama yetkilileri ve gerçekleştirme görevlilerinin sorumluluğu bulunmaması
Somut uygulamada kamu zararı, ...’in mevzuatta belirtilen koşulları sağlamadan mali hizmetler müdürü kadrosuna atanması sonucu kendisine yapılan maaş ödemelerindeki ek ödeme ve özel hizmet tazminatı tutarlarının olması gerekenden fazla olması neticesinde oluşmuştur.
..., yukarıda belirtilen tarihlerde önce zabıta müdürü, ardından mali hizmetler müdürü kadrolarına atanmıştır. Atama işlemleri atama sürecinde yetkili İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürü, Belediye Başkan Yardımcısı ve Belediye Başkanı tarafından görev ve yetkileri mevzuata aykırı kullanılarak yapılmıştır. Harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisinin sorumluluğu 5018 sayılı Kanun’un 32, 33 ve diğer maddelerinde düzenlenmiştir. Buna göre harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisi görev ve yetkisinin bulunduğu iş ve işlemlerde sorumluluk üstlenmektedir.
Mahalli İdareler Harcama Belgeleri Yönetmeliği’nin “Aylıklar” başlıklı 8’inci maddesinde yer alan:
“(1) Aylık ve aylıkla birlikte ödenen hak edişler için Aylık Bordrosu (Örnek: 9) ve Personel Bildirimi (Örnek: 10) ile duruma göre ödemenin yapıldığı ilk aya ait ödeme belgesine aşağıda belirtilen belgeler eklenir.
a) İlk atamalarda, atama onayı ve işe başlama yazısı, / …”
düzenlemesi gereğince, ilk atamalarda ilk aya ait ödeme belgesine atama onayı ve işe başlama yazısının eklenmesi gerekmektedir. İlk ödeme emri belgesinin ekine atama onay yazısının eklenmesi gerektiğinden, söz konusu ilk ödeme emri belgesini imzalayan harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisinin yapılan atamanın mevzuata uygunluğunu araştırma sorumluluğu bulunmaktadır. Ancak ilk ödemeyi izleyen ödeme emri belgelerine atama onayı eklenmediği için sonraki aylara ilişkin ödeme emri belgelerini imzalayan harcama yetkilisi ile gerçekleştirme görevlisinin bahse konu atama işlemindeki mevzuata aykırılığı ödeme sırasında tespit etmesi beklenemeyeceğinden -atama onayının bağlandığı ilk ödeme belgesini imzalayan harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisi değil iseler- sonraki aylardaki ödemelerde ilişkin oluşan kamu zararı nedeniyle sorumlulukları bulunmamaktadır.
Buna göre somut uygulamada oluşan kamu zararında, 31.01.2024 tarih ve 56440 tutanak sayılı Temyiz Kurulu Kararının 1’inci maddesinin Bozma gerekçesinde belirtildiği üzere, atama işlemine görev ve yetkileri dahilinde katılan kamu görevlilerinin kamu zararından sorumluluğu bulunduğu ancak harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisinin (atamadan sonraki ilk ödeme emri belgesinde imzaları bulunan harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisi değil iseler) kamu zararından sorumluluğu bulunmadığı anlaşılmıştır.
BU İTİBARLA, 31.01.2024 tarih ve 56440 tutanak sayılı Temyiz Kurulu Kararının 1’inci maddesinde de belirtildiği üzere, somut uygulamada kamu zararı oluştuğu sabit görülmekle birlikte, 617 Karar - 185 (Ek) İlam sayılı Daire Kararının 2’nci maddesinin yukarıda belirtilen gerekçeyle sorumluluk yönünden BOZULARAK, yeniden hüküm kurulmasını teminen Dosyanın Dairesine Gönderilmesine (Üye …’un farklı gerekçesiyle; … .Daire Başkanı …, Üyeler …, …, …’in karşı oyuyla), oy çokluğuyla,
Karar verildiği 08.10.2025 tarih ve 58518 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.
(Farklı gerekçe
Üye …’un farklı gerekçesi
Çoğunluk görüşünde açıklandığı üzere:
Somut atama işleminde “en az iki yıl belediye zabıta teşkilatında çalışmış olma” şartı sağlanmadığından ...’in zabıta müdürü kadrosuna atanması mevzuata aykırıdır. Buna ilave olarak ...’in zabıta müdürü kadrosundan mali hizmetler müdürü kadrosuna görevde yükselme sınavında başarılı olmak koşulu sağlanmaksızın atanması da mevzuata aykırıdır.
Atama işlemine görev ve yetkileri dahilinde katılan kamu görevlilerinin kamu zararından sorumluluğu bulunmaktadır. Harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisinin ise kamu zararında sorumluluğu bulunmamaktadır.
Çoğunluk görüşünden farklı olarak belirtilmelidir ki, harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisinin kamu zararından sorumluluklarının bulunmaması, bu görevlilerin atama işleminden sonraki ilk maaş ödenmesiyle ilgili ödeme emri belgesinde imzaları bulunmaması koşuluna bağlı değildir. Yani ilişikli ödeme emri belgelerinde imzaları bulunan harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisi, atama işleminden sonraki ilk maaş ödeme emri belgesini düzenleyen görevliler ise dahi kamu zararından sorumlulukları bulunmamaktadır. Zira atamadan sonraki ilk maaş ödemesi belgesinin ekinde “atama onayı” yer almakla birlikte, bir atamanın mevzuata uygunluğu çok sayıda ve farklı belgenin incelenmesinin gerektirir. Mevzuatta belirtilen bu “çok sayıda ve farklı belge” ödeme emri belgesinin ekinde yer almamaktadır. Dolayısıyla atama işleminden sonraki ilk maaş ödeme emri belgesinde imzaları bulunan harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisinin atamanın mevzuata uygunluğunu tespit etmesi beklenemez.
Bu İtibarla, Daire Kararının sorumluluk yönünden Bozulması gerekir.
Karşı oy gerekçesi
… .Daire Başkanı …, Üyeler …, …, …’in karşı oy gerekçesi
Yukarıda çoğunluk görüşünde açıklandığı üzere ...’in “en az iki yıl belediye zabıta teşkilatında çalışmış olma” şartı sağlanmadığından zabıta müdürü kadrosuna atanması ve sonrasında bu kadrodan görevde yükselme sınavında başarılı olmak koşulu sağlanmaksızın mali hizmetler müdürü kadrosuna atanması mevzuata aykırıdır. Atama sürecinde görev ve yetkileri dahilinde yer alan İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürü, Belediye Başkan Yardımcısı ve Belediye Başkanının kamu zararından sorumluluğu bulunmaktadır.
Bununla birlikte ödeme emri belgeleri ve eklerinde imzaları bulunan harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisinin de Daire Kararında belirtilen gerekçeyle kamu zararından sorumlulukları bulunmaktadır.
Bu İtibarla, yukarıda belirtilen gerekçeyle, Daire Kararı hukuka uygun olup Tasdiki gerekir.)