Temyiz Karar Detayı
Kamu İdaresi
Yüksek Öğretim Kurumları
Yılı
2022
Daire
3
Dosya No
54052
Tutanak No
57818
Tutanak Tarihi
12.03.2025
Konu
Vergi Resmi Harç ve Diğer Gelirlerle İlgili Kararlar
KARAR
39 sayılı İlamın 1’inci maddesi ile; “...” kapsamında gerçekleştirilen “...” Projesine ilişkin döner sermaye faaliyetlerinin, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun “Döner sermaye” başlıklı 58’inci maddesinin (k) fıkrasındaki şartları taşımadığı halde, adı geçen proje ve faaliyetlerin üniversite-sanayi iş birliği kapsamında gerçekleşen proje ve faaliyetler olarak değerlendirilip, projede çalışan öğretim elemanlarının söz konusu fıkra kapsamında sunulan avantajlardan mevzuata aykırı olarak faydalandırılması sonucu sebep olunan ... TL kamu zararının tazminine hükmedilmiştir.
Söz konusu hükme karşı sorumlular temyize başvurmuşlardır.
Esas yönünden değerlendirme;
2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun “Döner sermaye” başlıklı 58’inci maddesinin (b) fıkrasında;
“Döner sermaye gelirlerinden tahsil edilen kısmın, tıp ve diş hekimliği fakülteleri sağlık uygulama ve araştırma merkezleri ile açık öğretim hizmeti veren yükseköğretim kurumları için asgari yüzde 35’i, ziraat ve veteriner fakülteleri, sivil havacılık yüksekokulu, sürekli eğitim merkezleri ile bünyesinde atölye veya laboratuvar bulunan yükseköğretim kurumları için asgari yüzde 30’u, diğer yükseköğretim kurumları için ise asgari yüzde 15’i, ilgili yükseköğretim kurumunun ihtiyacı olan mal ve hizmet alımları, her türlü bakım, onarım, kiralama, devam etmekte olan projelerin tamamlanmasına yönelik inşaat işleri ve diğer ihtiyaçlar ile yönetici payları için kullanılır…
Döner sermaye gelirlerinden tahsil edilen kısmın en az yüzde 5’i, üniversite bünyesinde yürütülen bilimsel araştırma projelerinin finansmanı için kullanılır. Bu tutar döner sermaye muhasebe birimince, tahsilatı takip eden ayın yirmisine kadar ilgili yükseköğretim kurumu hesabına yatırılır. Yatırılan bu tutarlar, yükseköğretim kurumu bütçesine öz gelir olarak kaydedilir…”
Hükümleri yer almaktadır.
5234 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun Geçici 1’inci maddesinde; “Genel bütçeye dahil dairelerle katma bütçeli idarelere bağlı olarak kurulmuş olup, 5018 sayılı Kanuna ekli (I) ve (II) sayılı cetvellerde yer alan idarelere bağlı döner sermayeli işletmelerin aylık gayrisafi hasılatından tahsil edilen tutarın % 15’i (ilaç, kan ve kan bileşenleri ile tıbbî sarf malzemesi hasılatının % 5’i), en geç takip eden ayın 20’sine kadar genel bütçeye irat kaydedilmek üzere ilgili saymanlıklara yatırılır. Aylık gayrisafî hasılattan irat kaydedilecek oranı, döner sermayeler itibariyle %1’e kadar indirmeye Hazine ve Maliye Bakanı yetkilidir.”, denilmiştir. Bununla birlikte, Muhasebat Genel Müdürlüğü tarafından yayımlanan döner sermaye işlemlerine ilişkin 73 Sıra Nolu Genel Tebliğ’in “Genel bütçeye aktarılacak tutarlara esas oranlar” başlıklı 6’ncı maddesinde, tahsil edilen döner sermaye gelirlerinden %1 oranında hazine payı kesilmesi uygulamasına devam edileceği hüküm altına alınmıştır.
Diğer yandan, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun “Döner sermaye” başlıklı 58’inci maddesinin (k) fıkrasında ise;
“Üniversite-sanayi iş birliği kapsamında araştırma ve geliştirme, tasarım ve yenilik projeleri ile faaliyetleri sonucunda elde edilen gelirler döner sermaye işletmesinin ayrı bir hesabında toplanır. Bu gelirlerden (b) fıkrası uyarınca yapılacak olan kesintiler de dâhil herhangi bir kesinti yapılmaz. Bu kapsamda görev yapan öğretim elemanına ödenecek gelirin yüzde 85’i, herhangi bir vergi kesintisi yapılmaksızın ilgili öğretim elemanına ödenir. Kalan tutar, (b) fıkrasında belirtilen işler için kullanılır. Bu kapsamda değerlendirilecek proje ve faaliyetlere, öğretim elemanının müracaatı doğrultusunda, üniversite yönetim kurulunun izni ile karar verilir.” hükmü yer almaktadır.
Söz konusu mevzuat hükümlerinden de anlaşılacağı üzere; üniversite-sanayi iş birliği çerçevesinde yapılacak araştırma ve geliştirme, tasarım ve yenilik projeleri ile faaliyetler 2547 sayılı Kanun’un 58’inci maddesinin (k) fıkrasında düzenlenmiştir. Bu kapsamda elde edilen gelirlerden bilimsel araştırma projeleri payı, hazine payı ve gelir vergisi gibi kesintiler yapılmamakta ve söz konusu gelirlerin %85’inin katkıda bulunan öğretim elemanlarına dağıtılması öngörülmektedir. Bir başka deyişle; bahse konu mevzuat ile üniversite-sanayi iş birliği kapsamında gerçekleştirilecek proje ve faaliyetler teşvik edilmekte, öğretim elemanlarına söz konusu maddenin diğer fıkralarındaki faaliyetlere göre daha yüksek oranda katkı payı ödemesi yapılmaktadır.
Yapılan incelemede; ... Üniversitesi ve sınır ötesi paydaşları ile “...” kapsamında ... isimli projenin gerçekleştirildiği anlaşılmıştır.
“...” olarak adlandırılmış olan söz konusu projenin öncelikli alanı “Çevre” olarak ifade edilmiş olup, özel amacı da; “Sınır ötesi bölgede işbirliği girişimleri yoluyla, ortak doğal kaynakların doğanın korunması, sürdürülebilir kullanımı ve yönetimi kapasitesinin artırılması” olarak belirlenmiştir.
Projeye ait internet sitesinden alınan bilgilere göre;
Proje ana ortağının ...’da yer alan ... Üniversitesi, diğer proje ortaklarının ise ... Üniversitesi, ... Teknolojileri Yüksek Okulu ve ... Lisesi olduğu,
Temel Proje faaliyetlerinin;
– ... ... Üniversitesi ve ... ... Üniversitesi’nde ... Merkezleri kurmak için ekipman ve altyapı oluşturulması,
– ... bölgelerinde ortak metodolojilerin uygulanması ve pilot su ekosistem çalışmalarının geliştirilmesi,
– ...’deki uluslararası konferanslar, paydaşlar ve halka açık etkinlikler dahil bölgesel kapasitenin arttırılmasına yönelik yerel faaliyetler düzenlenmesi,
– Mavi büyüme eğitimini ve gençler arasında eğitimi teşvik etmek için bölgelerdeki farklı eğitim düzeyleri arasındaki iş birliğini geliştirmek için faaliyetler düzenlenmesi,
Projenin amaçlarının da;
1. Sınır ötesi bölgede doğal kaynakların sürdürülebilir yönetimi ve kullanımı için kurumsal ve bilimsel kapasitenin geliştirilmesi,
2. Çevre araştırma ve korumasında bilgi ve mükemmellik birikimi için elverişli koşullar yaratılması,
3. Sınır ötesi bölgedeki kilit paydaşlar arasında doğal kaynakların sürdürülebilir yönetimi için etkileşim, koordinasyon ve iş birliği mekanizmalarının oluşturulması,
Şeklinde sıralandığı, anlaşılmıştır.
Buna göre, söz konusu projenin ortaklarının tamamı eğitim kurumlarından oluşmakta, ancak proje bünyesinde sanayi sektörüne ilişkin herhangi bir firma ortaklığı bulunmamaktadır.
Temel proje faaliyetleri ve projeye ilişkin amaçlar incelendiğinde;
- Üniversite-sanayi işbirliği kapsamında değerlendirilebilecek herhangi bir hususa rastlanmadığı, projenin amaçlarının ... ve Türkiye’de yer alan farklı düzeydeki eğitim kurumları arasında sınır ötesi bölgede doğal kaynakların sürdürülebilir yönetimi ve kullanımı için kurumsal ve bilimsel kapasitenin geliştirilmesi, çevre araştırma ve korumasında elverişli koşullar oluşturulması, paydaşlar arasında doğal kaynakların sürdürülebilir yönetimi için iş birliği mekanizmalarının oluşturulması şeklinde belirlendiği, proje’nin hedefleri arasında da üniversite-sanayi iş birliği modeline ilişkin herhangi bir hedefin bulunmadığı, buna göre proje faaliyetleri ile amaçlanan hedefler arasında üniversite-sanayi iş birliğine dayanan herhangi bir hususa rastlanmadığı,
- Diğer yandan, adı geçen proje kapsamında üniversite ile sanayi kuruluşları arasında ortak amaç ve çıkarlar üzerine kurulu çalışma ortaklığının bulunmadığı, projenin yürütülmesi sırasında üniversite ile herhangi bir sanayi kuruluşu arasında iş birliği oluşturulmadığı,
- Dolayısıyla söz konusu projenin 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun “Döner sermaye” başlıklı 58’inci maddesinin (k) fıkrasında belirtilen üniversite-sanayi iş birliği kapsamındaki projelerden kabul edilmesinin hukuken mümkün olmadığı,
Bu nedenle, proje kapsamında görevlendirilen öğretim elemanlarının döner sermaye katkı payı ödemeleri açısından mezkûr Kanun maddesi ile sağlanan ayrıcalıklardan faydalandırılamayacağı,
Anlaşılmıştır.
Diğer yandan, temyiz dilekçelerinde üniversitenin iç işleyişinde yer alan karar alma süreçlerinden bahsedildiği görülmüş olmakla birlikte, söz konusu Daire ilamında Üniversite iç işleyişinde yer alan kararların mevzuata uygun olup olmadığına ilişkin herhangi bir hususa yer verilmediği görülmüştür.
Yine temyiz dilekçelerinde, proje kapsamında üniversitelerin yaratacağı bilgi birikimi ve altyapı imkanlarından bu kuruluşların faydalanmasının sağlanmasının üniversite-sanayi iş birliğinin gerçekleşmesi için yeterli sayılacağı ifade edilmişse de; eğitimin içerisinde yer aldığı her proje, çıktıları itibariyle ilanihaye sanayi kuruluşlarına etkide bulunacaktır. Bu şekilde, sanayi kesimi ile dolaylı bir yöntem ile ilişki kurmak 2547 sayılı Kanun’un “Döner sermaye” başlıklı 58’inci maddesinde yer alan diğer maddelerin anlamsız kalmasına yol açacak olup, tüm döner sermaye gelirlerinin öğretim elemanları açısından 58’inci maddenin (k) fıkrası kapsamında değerlendirilmesine neden olacaktır.
Sorumlular tarafından temyiz dilekçelerinde; söz konusu tazmin tutarının ahizlerden tahsil edildiği ifade edilmişse de, tahsilata ilişkin herhangi bir belgenin sunulmadığı görülmüştür.
Yukarıda yer alan mevzuat hükümleri ve açıklanan gerekçelerle; ilgili öğretim elemanlarına yapılan döner sermaye katkı payı ödemelerinden kesilmesi gereken ve proje bünyesinde tahsil edilen gelirin yüzde 5’ine isabet eden “Araştırma fonu payı”, aylık gayrisafi hasılattan tahsil edilen tutarın yüzde’1 ine tekabül eden “Hazine payı” ile gelir vergisi kesintilerinin yapılmaması sonucu 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununun “Kamu zararı” başlıklı 71’inci maddesinde yer alan “İş, mal veya hizmet karşılığı olarak belirlenen tutardan fazla ödeme yapılması,” hükmü gereği kamu zararına sebebiyet verilmiştir.
Sorumluluk yönünden değerlendirme;
Daire Kararında, oluşan kamu zararından Üniversite Yönetim Kurulu Üyeleri ile birlikte Harcama Yetkilisi ve Gerçekleştirme Görevlileri sorumlu tutulmuştur.
... ...-... İş birliği Programı” kapsamında gerçekleştirilen “...” projesinin AR-GE projesi olduğu ve söz konusu projeye ait danışmanlık ücreti ödemelerinin 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun “Döner sermaye” başlıklı 58’inci maddesinin (k) fıkrasına göre yapılması yönünde ... Üniversitesi Yönetim Kurulunun 10.12.2020 tarihli (Toplantı Sayı No: 16, Karar No: 02) Kararı bulunmaktadır.
Söz konusu projenin 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun “Döner sermaye” başlıklı 58’inci maddesinin (k) fıkrasında belirtilen üniversite-sanayi iş birliği kapsamındaki projelerden olmamasına karşın, mevzuata aykırı olarak bunun aksi yönünde karar alarak ilgili öğretim elemanlarına yapılan döner sermaye katkı payı ödemelerinden yapılması gereken kesintilerin yapılmamasına sebebiyet verilmesi sonucunda oluşan kamu zararından, Üniversite Yönetim Kurulu Üyelerinin sorumluluğu bulunmaktadır.
Mevzuata göre, bir projenin Ar-Ge projesi olup olmadığına karar verilmesi Üniversite Yönetim Kurulunun görev ve yetkisindedir. Bu nedenle, söz konusu projenin 2547 sayılı Kanunun 58’inci maddesinin (k) fıkrası kapsamında üniversite-sanayi iş birliği projesi olup olmadığını değerlendirmek hususunda herhangi bir yetkinliği bulunmayan Harcama Yetkilisi ve Gerçekleştirme Görevlilerinin sorumlulukları bulunmamaktadır.
Bu itibarla, “... ...-... İşbirliği Programı” kapsamında gerçekleştirilen “...” Projesine ilişkin döner sermaye faaliyetlerinin 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun “Döner sermaye” başlıklı 58’inci maddesinin (k) fıkrasındaki şartları taşımadığı halde adı geçen proje ve faaliyetlerin üniversite-sanayi iş birliği kapsamında gerçekleşen proje ve faaliyetler olarak değerlendirilip, projede çalışan öğretim elemanlarının söz konusu fıkra kapsamında sunulan avantajlardan mevzuata aykırı olarak faydalandırılması suretiyle 5018 sayılı Kanun’un 71’inci maddesi uyarınca kamu zararına sebebiyet verildiği sabit görülmekle birlikte, temyiz talebinde bulunan sorumluların sorumluluk yönünden yaptıkları itirazlarının kabul edilerek, Daire Kararının sorumluluk yönünden mevzuata uygun olmadığı gerekçesiyle, 39 sayılı İlamın 1’inci maddesinin BOZULMASINA ve yeniden hüküm tesisinin temini için dosyanın hükmü veren DAİREYE GÖNDERİLMESİNE, (Temyiz Kurulu ve 5. Daire Başkanı ..., 8. Daire Başkanı ..., Üye ..., Üye ..., Üye ..., Üye ..., Üye ... ve Üye ...’in aşağıda yazılı azınlık görüşleri karşısında) oy çokluğuyla,
Karar verildiği 12.03.2025 tarih 57818 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.
Karşı oy gerekçesi/Azınlık görüşü
Temyiz Kurulu ve 5. Daire Başkanı ..., Üye ..., Üye ..., Üye ... ve Üye ...’un karşı oy gerekçesi
Daire Kararında, adı geçen projeye ilişkin döner sermaye faaliyetlerinin 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun “Döner sermaye” başlıklı 58’inci maddesinin (k) fıkrasındaki şartları taşımadığı halde, üniversite-sanayi iş birliği kapsamında gerçekleşen proje ve faaliyetler olarak değerlendirilerek projede çalışan ilgili öğretim elemanlarına yapılan döner sermaye katkı payı ödemelerinden kesilmesi gereken BAP payı, Hazine payı, gelir vergisi ve damga vergisinin kesilmemesi sonucunda kamu zararı oluştuğuna hükmedilmiştir.
Mer’i mevzuat hükümleri incelendiğinde; “üniversite-sanayi işbirliği” kavramını tanımlayan herhangi bir yasal düzenleme bulunmamakla birlikte, herhangi bir proje kapsamında üniversite-sanayi işbirliğinin mevcudiyeti açısından bir sanayi kuruluşunun gerçekleştirilen projede doğrudan proje ortağı sıfatıyla yer alması zorunlu olmayıp, proje faaliyetlerinde sanayi kuruluşlarının paydaş olarak yer alması, bir başka ifadeyle proje kapsamında üniversitelerin yaratacağı bilgi birikimi ve altyapı imkanlarından söz konusu sanayi kuruluşlarının faydalanması üniversite-sanayi işbirliğinin gerçekleşmesi açısından yeterlidir.
Bir başka ifadeyle, sanayi sektörüne ilişkin herhangi bir firmanın üniversite tarafından gerçekleştirilen bir projede ortaklığının görülmemesi, doğrudan o projenin üniversite-sanayi iş birliği kapsamında bir proje olmadığı sonucuna varılması mümkün görünmemektedir.
Diğer taraftan, üniversite tarafından gerçekleştirilen herhangi bir projenin üniversite-sanayi iş birliği kapsamında olup olmadığının değerlendirilmesi teknik bir konu olup, üniversite yönetim kurulunda bulunan akademisyenler tarafından söz konusu projenin üniversite-sanayi iş birliği kapsamında bir proje olduğu değerlendirmesinde bulunulmuştur.
Sonuç olarak, “...” kapsamında gerçekleştirilen “...” adlı proje üniversite-sanayi iş birliği kapsamında gerçekleştirilen bir projesidir. Üniversite Yönetim Kurulu tarafından söz konusu projenin Ar-Ge projesi olduğu yönünde alınan bahse konu Karar mevzuata uygundur.
Bu itibarla, yukarıda açıklandığı üzere somut uygulama mevzuata uygun olduğundan yapılan ödemeler sonucunda kamu zararı oluşmadığı gerekçesiyle, Daire Kararının Kaldırılması gerekir.
8. Daire Başkanı ..., Üye ... ve Üye ...’in karşı oy gerekçesi
Daire Kararında yapılan tespitler fiili duruma uygundur. Kararın gerekçesinde dayanılan mevzuat ilgili mevzuattır. Mevzuat somut olaya hukuka uygun bir şekilde uygulanmıştır.
Daire Kararında tespiti yapılan kamu zararından sorumlu tutulan kamu görevlileri, uygun illiyet bağı dahilinde sorumludur.
Bu itibarla, yukarıda belirtilen gerekçeyle Daire Kararının Tasdiki gerekir.
Söz konusu hükme karşı sorumlular temyize başvurmuşlardır.
Esas yönünden değerlendirme;
2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun “Döner sermaye” başlıklı 58’inci maddesinin (b) fıkrasında;
“Döner sermaye gelirlerinden tahsil edilen kısmın, tıp ve diş hekimliği fakülteleri sağlık uygulama ve araştırma merkezleri ile açık öğretim hizmeti veren yükseköğretim kurumları için asgari yüzde 35’i, ziraat ve veteriner fakülteleri, sivil havacılık yüksekokulu, sürekli eğitim merkezleri ile bünyesinde atölye veya laboratuvar bulunan yükseköğretim kurumları için asgari yüzde 30’u, diğer yükseköğretim kurumları için ise asgari yüzde 15’i, ilgili yükseköğretim kurumunun ihtiyacı olan mal ve hizmet alımları, her türlü bakım, onarım, kiralama, devam etmekte olan projelerin tamamlanmasına yönelik inşaat işleri ve diğer ihtiyaçlar ile yönetici payları için kullanılır…
Döner sermaye gelirlerinden tahsil edilen kısmın en az yüzde 5’i, üniversite bünyesinde yürütülen bilimsel araştırma projelerinin finansmanı için kullanılır. Bu tutar döner sermaye muhasebe birimince, tahsilatı takip eden ayın yirmisine kadar ilgili yükseköğretim kurumu hesabına yatırılır. Yatırılan bu tutarlar, yükseköğretim kurumu bütçesine öz gelir olarak kaydedilir…”
Hükümleri yer almaktadır.
5234 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun Geçici 1’inci maddesinde; “Genel bütçeye dahil dairelerle katma bütçeli idarelere bağlı olarak kurulmuş olup, 5018 sayılı Kanuna ekli (I) ve (II) sayılı cetvellerde yer alan idarelere bağlı döner sermayeli işletmelerin aylık gayrisafi hasılatından tahsil edilen tutarın % 15’i (ilaç, kan ve kan bileşenleri ile tıbbî sarf malzemesi hasılatının % 5’i), en geç takip eden ayın 20’sine kadar genel bütçeye irat kaydedilmek üzere ilgili saymanlıklara yatırılır. Aylık gayrisafî hasılattan irat kaydedilecek oranı, döner sermayeler itibariyle %1’e kadar indirmeye Hazine ve Maliye Bakanı yetkilidir.”, denilmiştir. Bununla birlikte, Muhasebat Genel Müdürlüğü tarafından yayımlanan döner sermaye işlemlerine ilişkin 73 Sıra Nolu Genel Tebliğ’in “Genel bütçeye aktarılacak tutarlara esas oranlar” başlıklı 6’ncı maddesinde, tahsil edilen döner sermaye gelirlerinden %1 oranında hazine payı kesilmesi uygulamasına devam edileceği hüküm altına alınmıştır.
Diğer yandan, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun “Döner sermaye” başlıklı 58’inci maddesinin (k) fıkrasında ise;
“Üniversite-sanayi iş birliği kapsamında araştırma ve geliştirme, tasarım ve yenilik projeleri ile faaliyetleri sonucunda elde edilen gelirler döner sermaye işletmesinin ayrı bir hesabında toplanır. Bu gelirlerden (b) fıkrası uyarınca yapılacak olan kesintiler de dâhil herhangi bir kesinti yapılmaz. Bu kapsamda görev yapan öğretim elemanına ödenecek gelirin yüzde 85’i, herhangi bir vergi kesintisi yapılmaksızın ilgili öğretim elemanına ödenir. Kalan tutar, (b) fıkrasında belirtilen işler için kullanılır. Bu kapsamda değerlendirilecek proje ve faaliyetlere, öğretim elemanının müracaatı doğrultusunda, üniversite yönetim kurulunun izni ile karar verilir.” hükmü yer almaktadır.
Söz konusu mevzuat hükümlerinden de anlaşılacağı üzere; üniversite-sanayi iş birliği çerçevesinde yapılacak araştırma ve geliştirme, tasarım ve yenilik projeleri ile faaliyetler 2547 sayılı Kanun’un 58’inci maddesinin (k) fıkrasında düzenlenmiştir. Bu kapsamda elde edilen gelirlerden bilimsel araştırma projeleri payı, hazine payı ve gelir vergisi gibi kesintiler yapılmamakta ve söz konusu gelirlerin %85’inin katkıda bulunan öğretim elemanlarına dağıtılması öngörülmektedir. Bir başka deyişle; bahse konu mevzuat ile üniversite-sanayi iş birliği kapsamında gerçekleştirilecek proje ve faaliyetler teşvik edilmekte, öğretim elemanlarına söz konusu maddenin diğer fıkralarındaki faaliyetlere göre daha yüksek oranda katkı payı ödemesi yapılmaktadır.
Yapılan incelemede; ... Üniversitesi ve sınır ötesi paydaşları ile “...” kapsamında ... isimli projenin gerçekleştirildiği anlaşılmıştır.
“...” olarak adlandırılmış olan söz konusu projenin öncelikli alanı “Çevre” olarak ifade edilmiş olup, özel amacı da; “Sınır ötesi bölgede işbirliği girişimleri yoluyla, ortak doğal kaynakların doğanın korunması, sürdürülebilir kullanımı ve yönetimi kapasitesinin artırılması” olarak belirlenmiştir.
Projeye ait internet sitesinden alınan bilgilere göre;
Proje ana ortağının ...’da yer alan ... Üniversitesi, diğer proje ortaklarının ise ... Üniversitesi, ... Teknolojileri Yüksek Okulu ve ... Lisesi olduğu,
Temel Proje faaliyetlerinin;
– ... ... Üniversitesi ve ... ... Üniversitesi’nde ... Merkezleri kurmak için ekipman ve altyapı oluşturulması,
– ... bölgelerinde ortak metodolojilerin uygulanması ve pilot su ekosistem çalışmalarının geliştirilmesi,
– ...’deki uluslararası konferanslar, paydaşlar ve halka açık etkinlikler dahil bölgesel kapasitenin arttırılmasına yönelik yerel faaliyetler düzenlenmesi,
– Mavi büyüme eğitimini ve gençler arasında eğitimi teşvik etmek için bölgelerdeki farklı eğitim düzeyleri arasındaki iş birliğini geliştirmek için faaliyetler düzenlenmesi,
Projenin amaçlarının da;
1. Sınır ötesi bölgede doğal kaynakların sürdürülebilir yönetimi ve kullanımı için kurumsal ve bilimsel kapasitenin geliştirilmesi,
2. Çevre araştırma ve korumasında bilgi ve mükemmellik birikimi için elverişli koşullar yaratılması,
3. Sınır ötesi bölgedeki kilit paydaşlar arasında doğal kaynakların sürdürülebilir yönetimi için etkileşim, koordinasyon ve iş birliği mekanizmalarının oluşturulması,
Şeklinde sıralandığı, anlaşılmıştır.
Buna göre, söz konusu projenin ortaklarının tamamı eğitim kurumlarından oluşmakta, ancak proje bünyesinde sanayi sektörüne ilişkin herhangi bir firma ortaklığı bulunmamaktadır.
Temel proje faaliyetleri ve projeye ilişkin amaçlar incelendiğinde;
- Üniversite-sanayi işbirliği kapsamında değerlendirilebilecek herhangi bir hususa rastlanmadığı, projenin amaçlarının ... ve Türkiye’de yer alan farklı düzeydeki eğitim kurumları arasında sınır ötesi bölgede doğal kaynakların sürdürülebilir yönetimi ve kullanımı için kurumsal ve bilimsel kapasitenin geliştirilmesi, çevre araştırma ve korumasında elverişli koşullar oluşturulması, paydaşlar arasında doğal kaynakların sürdürülebilir yönetimi için iş birliği mekanizmalarının oluşturulması şeklinde belirlendiği, proje’nin hedefleri arasında da üniversite-sanayi iş birliği modeline ilişkin herhangi bir hedefin bulunmadığı, buna göre proje faaliyetleri ile amaçlanan hedefler arasında üniversite-sanayi iş birliğine dayanan herhangi bir hususa rastlanmadığı,
- Diğer yandan, adı geçen proje kapsamında üniversite ile sanayi kuruluşları arasında ortak amaç ve çıkarlar üzerine kurulu çalışma ortaklığının bulunmadığı, projenin yürütülmesi sırasında üniversite ile herhangi bir sanayi kuruluşu arasında iş birliği oluşturulmadığı,
- Dolayısıyla söz konusu projenin 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun “Döner sermaye” başlıklı 58’inci maddesinin (k) fıkrasında belirtilen üniversite-sanayi iş birliği kapsamındaki projelerden kabul edilmesinin hukuken mümkün olmadığı,
Bu nedenle, proje kapsamında görevlendirilen öğretim elemanlarının döner sermaye katkı payı ödemeleri açısından mezkûr Kanun maddesi ile sağlanan ayrıcalıklardan faydalandırılamayacağı,
Anlaşılmıştır.
Diğer yandan, temyiz dilekçelerinde üniversitenin iç işleyişinde yer alan karar alma süreçlerinden bahsedildiği görülmüş olmakla birlikte, söz konusu Daire ilamında Üniversite iç işleyişinde yer alan kararların mevzuata uygun olup olmadığına ilişkin herhangi bir hususa yer verilmediği görülmüştür.
Yine temyiz dilekçelerinde, proje kapsamında üniversitelerin yaratacağı bilgi birikimi ve altyapı imkanlarından bu kuruluşların faydalanmasının sağlanmasının üniversite-sanayi iş birliğinin gerçekleşmesi için yeterli sayılacağı ifade edilmişse de; eğitimin içerisinde yer aldığı her proje, çıktıları itibariyle ilanihaye sanayi kuruluşlarına etkide bulunacaktır. Bu şekilde, sanayi kesimi ile dolaylı bir yöntem ile ilişki kurmak 2547 sayılı Kanun’un “Döner sermaye” başlıklı 58’inci maddesinde yer alan diğer maddelerin anlamsız kalmasına yol açacak olup, tüm döner sermaye gelirlerinin öğretim elemanları açısından 58’inci maddenin (k) fıkrası kapsamında değerlendirilmesine neden olacaktır.
Sorumlular tarafından temyiz dilekçelerinde; söz konusu tazmin tutarının ahizlerden tahsil edildiği ifade edilmişse de, tahsilata ilişkin herhangi bir belgenin sunulmadığı görülmüştür.
Yukarıda yer alan mevzuat hükümleri ve açıklanan gerekçelerle; ilgili öğretim elemanlarına yapılan döner sermaye katkı payı ödemelerinden kesilmesi gereken ve proje bünyesinde tahsil edilen gelirin yüzde 5’ine isabet eden “Araştırma fonu payı”, aylık gayrisafi hasılattan tahsil edilen tutarın yüzde’1 ine tekabül eden “Hazine payı” ile gelir vergisi kesintilerinin yapılmaması sonucu 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununun “Kamu zararı” başlıklı 71’inci maddesinde yer alan “İş, mal veya hizmet karşılığı olarak belirlenen tutardan fazla ödeme yapılması,” hükmü gereği kamu zararına sebebiyet verilmiştir.
Sorumluluk yönünden değerlendirme;
Daire Kararında, oluşan kamu zararından Üniversite Yönetim Kurulu Üyeleri ile birlikte Harcama Yetkilisi ve Gerçekleştirme Görevlileri sorumlu tutulmuştur.
... ...-... İş birliği Programı” kapsamında gerçekleştirilen “...” projesinin AR-GE projesi olduğu ve söz konusu projeye ait danışmanlık ücreti ödemelerinin 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun “Döner sermaye” başlıklı 58’inci maddesinin (k) fıkrasına göre yapılması yönünde ... Üniversitesi Yönetim Kurulunun 10.12.2020 tarihli (Toplantı Sayı No: 16, Karar No: 02) Kararı bulunmaktadır.
Söz konusu projenin 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun “Döner sermaye” başlıklı 58’inci maddesinin (k) fıkrasında belirtilen üniversite-sanayi iş birliği kapsamındaki projelerden olmamasına karşın, mevzuata aykırı olarak bunun aksi yönünde karar alarak ilgili öğretim elemanlarına yapılan döner sermaye katkı payı ödemelerinden yapılması gereken kesintilerin yapılmamasına sebebiyet verilmesi sonucunda oluşan kamu zararından, Üniversite Yönetim Kurulu Üyelerinin sorumluluğu bulunmaktadır.
Mevzuata göre, bir projenin Ar-Ge projesi olup olmadığına karar verilmesi Üniversite Yönetim Kurulunun görev ve yetkisindedir. Bu nedenle, söz konusu projenin 2547 sayılı Kanunun 58’inci maddesinin (k) fıkrası kapsamında üniversite-sanayi iş birliği projesi olup olmadığını değerlendirmek hususunda herhangi bir yetkinliği bulunmayan Harcama Yetkilisi ve Gerçekleştirme Görevlilerinin sorumlulukları bulunmamaktadır.
Bu itibarla, “... ...-... İşbirliği Programı” kapsamında gerçekleştirilen “...” Projesine ilişkin döner sermaye faaliyetlerinin 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun “Döner sermaye” başlıklı 58’inci maddesinin (k) fıkrasındaki şartları taşımadığı halde adı geçen proje ve faaliyetlerin üniversite-sanayi iş birliği kapsamında gerçekleşen proje ve faaliyetler olarak değerlendirilip, projede çalışan öğretim elemanlarının söz konusu fıkra kapsamında sunulan avantajlardan mevzuata aykırı olarak faydalandırılması suretiyle 5018 sayılı Kanun’un 71’inci maddesi uyarınca kamu zararına sebebiyet verildiği sabit görülmekle birlikte, temyiz talebinde bulunan sorumluların sorumluluk yönünden yaptıkları itirazlarının kabul edilerek, Daire Kararının sorumluluk yönünden mevzuata uygun olmadığı gerekçesiyle, 39 sayılı İlamın 1’inci maddesinin BOZULMASINA ve yeniden hüküm tesisinin temini için dosyanın hükmü veren DAİREYE GÖNDERİLMESİNE, (Temyiz Kurulu ve 5. Daire Başkanı ..., 8. Daire Başkanı ..., Üye ..., Üye ..., Üye ..., Üye ..., Üye ... ve Üye ...’in aşağıda yazılı azınlık görüşleri karşısında) oy çokluğuyla,
Karar verildiği 12.03.2025 tarih 57818 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.
Karşı oy gerekçesi/Azınlık görüşü
Temyiz Kurulu ve 5. Daire Başkanı ..., Üye ..., Üye ..., Üye ... ve Üye ...’un karşı oy gerekçesi
Daire Kararında, adı geçen projeye ilişkin döner sermaye faaliyetlerinin 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun “Döner sermaye” başlıklı 58’inci maddesinin (k) fıkrasındaki şartları taşımadığı halde, üniversite-sanayi iş birliği kapsamında gerçekleşen proje ve faaliyetler olarak değerlendirilerek projede çalışan ilgili öğretim elemanlarına yapılan döner sermaye katkı payı ödemelerinden kesilmesi gereken BAP payı, Hazine payı, gelir vergisi ve damga vergisinin kesilmemesi sonucunda kamu zararı oluştuğuna hükmedilmiştir.
Mer’i mevzuat hükümleri incelendiğinde; “üniversite-sanayi işbirliği” kavramını tanımlayan herhangi bir yasal düzenleme bulunmamakla birlikte, herhangi bir proje kapsamında üniversite-sanayi işbirliğinin mevcudiyeti açısından bir sanayi kuruluşunun gerçekleştirilen projede doğrudan proje ortağı sıfatıyla yer alması zorunlu olmayıp, proje faaliyetlerinde sanayi kuruluşlarının paydaş olarak yer alması, bir başka ifadeyle proje kapsamında üniversitelerin yaratacağı bilgi birikimi ve altyapı imkanlarından söz konusu sanayi kuruluşlarının faydalanması üniversite-sanayi işbirliğinin gerçekleşmesi açısından yeterlidir.
Bir başka ifadeyle, sanayi sektörüne ilişkin herhangi bir firmanın üniversite tarafından gerçekleştirilen bir projede ortaklığının görülmemesi, doğrudan o projenin üniversite-sanayi iş birliği kapsamında bir proje olmadığı sonucuna varılması mümkün görünmemektedir.
Diğer taraftan, üniversite tarafından gerçekleştirilen herhangi bir projenin üniversite-sanayi iş birliği kapsamında olup olmadığının değerlendirilmesi teknik bir konu olup, üniversite yönetim kurulunda bulunan akademisyenler tarafından söz konusu projenin üniversite-sanayi iş birliği kapsamında bir proje olduğu değerlendirmesinde bulunulmuştur.
Sonuç olarak, “...” kapsamında gerçekleştirilen “...” adlı proje üniversite-sanayi iş birliği kapsamında gerçekleştirilen bir projesidir. Üniversite Yönetim Kurulu tarafından söz konusu projenin Ar-Ge projesi olduğu yönünde alınan bahse konu Karar mevzuata uygundur.
Bu itibarla, yukarıda açıklandığı üzere somut uygulama mevzuata uygun olduğundan yapılan ödemeler sonucunda kamu zararı oluşmadığı gerekçesiyle, Daire Kararının Kaldırılması gerekir.
8. Daire Başkanı ..., Üye ... ve Üye ...’in karşı oy gerekçesi
Daire Kararında yapılan tespitler fiili duruma uygundur. Kararın gerekçesinde dayanılan mevzuat ilgili mevzuattır. Mevzuat somut olaya hukuka uygun bir şekilde uygulanmıştır.
Daire Kararında tespiti yapılan kamu zararından sorumlu tutulan kamu görevlileri, uygun illiyet bağı dahilinde sorumludur.
Bu itibarla, yukarıda belirtilen gerekçeyle Daire Kararının Tasdiki gerekir.