Temyiz Karar Detayı
Kamu İdaresi
Belediyeler ve Bağlı İdareler
Yılı
2019
Daire
3
Dosya No
53120
Tutanak No
57829
Tutanak Tarihi
12.03.2025
Konu
Personel Mevzuatı ile İlgili Kararlar
KARAR
Konu: Destek Hizmetleri Müdürlüğü görevini vekaleten yürüten ancak anılan göreve asaleten atanabilmek için mevzuatın öngördüğü “son müracaat tarihi itibariyle iki yılı uzman, sivil savunma uzmanı, şef, ayniyat saymanı, kontrol memuru, eğitmen veya muhasebeci kadrosunda çalışmış olmak” şartını taşımayan ilgiliye, vekalet görevinden kaynaklı özel tazminat farkı ile ek ödeme farkının ödenmesi.
77-180 sayılı Ek İlamın 1’inci maddesi ile; Destek Hizmetleri Müdürlüğü görevini vekaleten yürüten ancak anılan göreve asaleten atanabilmek için mevzuatın öngördüğü “son müracaat tarihi itibariyle iki yılı uzman, sivil savunma uzmanı, şef, ayniyat saymanı, kontrol memuru, eğitmen veya muhasebeci kadrosunda çalışmış olmak” şartını taşımayan ...’a, vekalet görevinden kaynaklı özel tazminat farkı ile ek ödeme farkının ödenmesi sonucu oluşan toplam ... TL kamu zararının tazminine hükmedilmiştir.
Söz konusu hüküm Temyiz Kurulu’nun 01.11.2023 tarih ve 56043 Tutanak nolu Kararı ile TASDİK edilmiştir.
Bu kez, söz konusu hükme karşı sorumlu tarafından karar düzeltme kanun yoluna başvurulmuştur.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun; “Vekalet görevi ve aylık verilmesinin şartları” başlıklı 86’ncı maddesinde; hangi memurların kanuni izin, geçici görev, disiplin cezası uygulaması veya görevden uzaklaştırma nedenleriyle işlerinden geçici olarak ayrılmaları halinde yerlerine kurum içinden veya diğer kurumlardan veya açıktan vekil atanabileceği, bir görevin memurlar eliyle vekâleten yürütülmesi halinde aylıksız vekâlet asıl olduğu, ayrıca boş kadrolara ait görevler lüzum görüldüğü takdirde memurlara ücretsiz olarak vekâleten gördürülebileceği,
Aynı Kanunun 175’inci maddesinde ise; kurum içinden veya diğer kurumlardan vekalet edenlere vekalet aylığı ödenebilmesi için, vekilin asilde aranan şartları taşımasının zorunlu olduğu, hüküm altına alınmıştır.
17.04.2006 tarihli, 2006/10344 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Devlet Memurlarına Ödenecek Zam ve Tazminatlara İlişkin Kararın “Vekalet” başlıklı 9’uncu maddesinde;
“(1) 657 sayılı Kanunun 86 ncı maddesi uyarınca;
a) l) Kurumlarınca bir göreve kurum içinden veya diğer kurumlardan vekalet ettirilenlere;
aa) Vekaletin, 657 sayılı Kanunun 86 ncı maddesine binaen yapılması ve bu hususun onayda belirtilmiş olması,
bb) Vekaletin, Bakanlar Kurulu kararı veya müşterek karar ile atama yapılması gereken kadro veya görevler için ilgili Bakan, diğer kadro veya görevler için asili atamaya yetkili amir tarafından verilmesi,
cc) Vekillerin, genel ve ilgili özel mevzuatı uyarınca asaleten atanmada aranan tüm şartları (asaleten atanmada sınav şartı aranılan kadro veya görevler için bu sınavlara girebilme hakkının elde edilmiş olması dahil) bir arada taşımaları,
kaydıyla; vekalet ettikleri kadro veya görevler için bu Karar uyarınca öngörülen zam ve tazminatların toplam net tutarının, asli kadro veya görevleri karşılığında fiilen aldıkları zam ve tazminatların toplam net tutarından fazla olması halinde, aradaki fark; 657 sayılı Kanunun 175 inci maddesindeki oranlar dikkate alınmaksızın, vekalet görevine başlanıldığı tarihten itibaren ve vekalet görevinin fiilen yapıldığı sürece ödenir.
2) aa) Esas ve usule ilişkin olarak yukarıda belirtilen şartları bir arada taşımayanlara,
bb) Mehil müddeti, yıllık izin, mazeret izni, hastalık izni, geçici görev, vekalet, görevden uzaklaştırma, tutuklanma, gözaltına alınma, hizmetiçi eğitim, kurs veya seminer nedeniyle görevlerinden ayrılanlara vekalet edenlere,
…
vekalet nedeniyle öngörülen zam ve tazminatlar ödenmez.”
Denilmektedir.
27.06.1989 tarihli ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Ek 9’uncu maddesinin;
“Aylıklarını 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ile 2914 sayılı Yükseköğretim Personel Kanununa göre almakta olan personele, 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye ekli (II) sayılı Cetvele dahil pozisyonlarda istihdam edilen sözleşmeli personele, subay, sözleşmeli subay, astsubay, sözleşmeli astsubay, sözleşmeli subay ve astsubay adayları ile uzman jandarma ve uzman erbaşlara, mali haklar kapsamında yapılan her türlü ödemeler dahil almakta oldukları toplam ödeme tutarı dikkate alınmak suretiyle aynı veya benzer kadro ve görevlerde bulunan personel arasındaki ücret dengesini sağlamak amacıyla, en yüksek Devlet memuru aylığına (ek gösterge dahil), ekli (I) sayılı Cetvelde yer alan kadro ve görev unvanlarına karşılık gelen oranların uygulanması suretiyle hesaplanan tutarda ek ödeme yapılır.
…
Birinci fıkra kapsamına giren personelden; kurumlarınca bir kadroya kurum içinden veya kurum dışından vekalet ettirilenlere, vekaletin 657 sayılı Kanunun 86 ncı maddesine istinaden yapılmış ve bu hususun onayda belirtilmiş olması, vekalet görevinin Bakanlar Kurulu kararı veya müşterek karar ile atama yapılması gereken kadrolar için ilgili bakan, diğer kadrolar için asili atamaya yetkili amir tarafından verilmesi, vekalet eden personelin asaleten atanmada aranan tüm şartları (asaleten atanmada sınav şartı aranılan kadrolar için bu sınavlara girebilme hakkının elde edilmiş olması dahil) taşıması kaydıyla vekalet ettikleri kadro için öngörülen ek ödemenin asli kadroları için öngörülen ek ödemeden fazla olması halinde, aradaki fark, vekalet görevine başlanıldığı tarihten itibaren ve bu görev fiilen yapıldığı sürece ödenir. Ancak, mehil müddeti, yıllık izin, mazeret izni, hastalık ve refakat izni, geçici görev, vekalet, görevden uzaklaştırma, hizmet içi eğitim, seminer ve kurs nedenleriyle görevlerinden ayrılanlara vekalet edenlere bu şekilde ödeme yapılmaz.
… ”
hükmü ile 17.05.1987 tarihli ve 19463 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 99 seri nolu Devlet Memurları Kanunu Genel Tebliğinde yer alan;
“…
1. Bir görevin vekaleten yürütülmesi halinde görevin gerekleri ve nitelikleri değişmeyeceğinden bu görevi vekaleten yürütecek olanların asil memurda aranan şartlara sahip olmaları gerekmektedir. Bu sebeple,
a) 1-4 üncü dereceli kadrolara vekalet edeceklerin 657 sayılı Kanunun 68 inci maddesinde belirtilen şartları haiz olmaları,
b) 5-15 inci dereceli kadrolara vekalet ettirileceklerin öğrenim durumları itibariyle tesbit olunan yükselinebilecek dereceyi aşmamak kaydıyla vekalet ettirilecekleri kadronun derecesinin, kazanılmış hak aylık derecesinin üç üst derecesinden fazla olmaması,
gerekmektedir.
2. Asilde aranan şartlara sahip vekil memur bulunamadığı takdirde, hizmetin aksamadan yürütülebilmesi bakımından herhangi bir şekilde boşalmış veya boş bulunan bir görevin öncelikle varsa yardımcıları yoksa asilde aranan şartlara en yakın personel tarafından tedviren gördürülmesi mümkün görülmektedir.
3. 657 sayılı Kanunun vekalet ücreti ödenmesine ilişkin 175 inci maddesine göre, tedvir dolayısıyla herhangi bir ödeme yapılması mümkün bulunmamaktadır.”
hükümleri gereğince, ilgili görevi vekaleten yürütecek kişi asil memurda aranan şartlara sahip olması şartıyla vekalet ücreti alabilecektir.
04.07.2009 tarihli ve 27278 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Mahalli İdareler Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmeliğin 5’inci maddesinin birinci fıkrasında; görevde yükselmeye tabi kadroların belirtildiği ve müdür kadrosunun da bunlar arasında sayıldığı anlaşılmış olmakla birlikte;
Aynı Yönetmeliğin 6’ncı maddesinde;
“(1) Görevde yükselme suretiyle atanacaklarda aşağıdaki genel şartlar aranır.
a) Görevde yükselme sınavında başarılı olmak.
b) Bu Yönetmelik kapsamındaki kadrolara atanabilmek için son müracaat tarihi itibariyle 5 inci maddede öngörülen alt görevlerde toplam en az bir yıl çalışmış olmak. Ancak yeni kurulan mahalli idarelerde ilk yıl bu süre şartı aranmaz.” denilmiş,
Görevde yükselmeye tabi müdür kadrosu için aranacak özel şartlar ise Yönetmeliğin 7’nci maddesinde aşağıdaki şekilde sıralanmıştır;
“1) 657 sayılı Kanunun 68 inci maddesinin (B) bendinde belirtilen atanma şartlarını taşımak,
2) Fakülte veya en az dört yıllık yüksekokul mezunu olmak,
3) Ekli (1) sayılı listede sayılan ve teknik öğrenim gerektiren müdürlüklere atanabilmek için; yükseköğretim kurumlarının, kadronun görev alanı ile ilgili eğitim ve öğretimde bulunan en az dört yıllık bölümlerinden veya bu bölümlere denkliği kabul edilen yurtdışındaki yükseköğretim kurumlarının ilgili bölümlerinden mezun olmak,
4) Ekli (2) sayılı listede sayılan müdürlükler için son müracaat tarihi itibariyle iki yılı uzman, sivil savunma uzmanı, şef, ayniyat saymanı, kontrol memuru, eğitmen veya muhasebeci kadrosunda çalışmış olmak,”
Yukarıda yer alan mevzuat hükmünden de anlaşılacağı üzere, Destek Hizmetleri Müdürlüğü mezkûr Yönetmeliğin ekli (2) sayılı listesinde yer almaktadır.
Yapılan inceleme neticesinde;
- ...’ın, 1990 yılında ... Üniversitesi ... Mühendislik Fakültesi ... Meslek Yüksek Okulu İnşaat Bölümünden (iki yıllık ön lisans), 2015 yılında ... Üniversitesi İktisat Fakültesi Kamu Yönetimi Bölümünden (dört yıllık lisans), 2018 yılında da ... Üniversitesi Adalet Bölümünden (iki yıllık ön lisans) mezun olduğu,
- 13.12.1997 tarihinde yapılan açıktan atama suretiyle ... Belediyesinde Fen Memuru kadrosunda göreve başladığı ve denetime konu mali yıl içerisinde ... Belediyesinde aynı kadrodaki görevine devam ettiği,
- 15.08.2000 tarih ve 140 sayılı ‘Görevlendirme’ konulu yazı ile Fen Memurluğu kadrosu uhdesinde kalmak kaydıyla “Başkatiplik Vekili”, “Sayman Vekili”, “Muhasebe Görevlisi”, “Tahsildar” ve “Tahakkuk Memuru” olarak görevlendirildiği, buna ek olarak 21.12.2001 tarih ve 04.12.2003/473 sayılı Sicil Raporu ile ... Belediyesinde “Sayman Vekili” olarak görev yaptığı, son olarak 31.12.2008 tarih ve 280 sayılı yazıda 15.08.2000-17.09.2004 tarihleri arasında Sayman Vekilliği ve Muhasebe Yetkilisi olarak görev yaptığı,
- Başkanlık Makamı’nın 20.04.2020 tarihli Oluru ile de, vekaleten yürüttüğü Destek Hizmetleri Müdürlüğü kadrosuna 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 76. Maddesi gereği asaleten atandığı,
Anlaşılmıştır.
Sorumlu tarafından sunulan karar düzeltme dilekçesinde her ne kadar adı geçen personelin gerek 657 sayılı Kanunun 68’inci maddesinin (B) bendindeki şartları gerekse 18.04.1999 tarihli ve 23670 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Genel Yönetmeliğin geçici 3’üncü maddesinde yer alan; “Bu Yönetmelik kapsamına giren unvanları, ilgili mevzuatı uyarınca kazananların hakları saklıdır. 18/4/1999 tarihinde görevde bulunan ve aynı tarih itibarıyla iki yıllık yükseköğrenim mezunu olanlar, diğer koşullara sahip oldukları takdirde, 5 inci maddenin uygulanması bakımından dört yıllık yükseköğrenim mezunu kabul edilirler.” hükmü uyarınca vekalet edilen kadro için aranan mezuniyet şartını haiz olduğu iddia edilmişse de, bahse konu vekalet görevi için eksikliği ortaya koyulan husus hizmet süresi ve/veya mezuniyet şartı değildir. Adı geçen, vekalet ettiği kadroya görevde yükselme suretiyle atanabilmek için Yönetmelikte öngörülen “son müracaat tarihi itibariyle iki yılı uzman, sivil savunma uzmanı, şef, ayniyat saymanı, kontrol memuru, eğitmen veya muhasebeci kadrosunda çalışmış olmak” şartını sağlamamaktadır.
Sorumlunun daha önce vermiş olduğu dilekçesinde de bahsedilen ve ... Belediyesi İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürlüğünce Maliye Bakanlığı Bütçe ve Mali Kontrol Genel Müdürlüğüne gönderilmiş olan, 15.01.2013 tarihli, M. 19.2.ÇOR.0.71.900/199/607 sayılı yazıda ise; halen Fen Memuru kadrosunda bulunan ve Destek Hizmetleri Müdürlüğüne vekaleten görevlendirilmiş olan ...’ın, söz konusu göreve asaleten atanmak için aranan tüm şartları taşıdığı belirtildikten sonra adı geçen personele vekalet görevinden kaynaklı ek ödemenin vekalet edilen sürede ödenip ödenmeyeceği hususunda görüş sorulduğu, Maliye Bakanlığı Bütçe ve Mali Kontrol Genel Müdürlüğünün Belediyeye gönderdiği 08.05.2013 tarihli ve 4319 sayılı cevabi yazıda da adı geçen kişinin vekalet görevine başladığı tarihten itibaren ek ödeme farkından yararlanabilmesinin, 375 sayılı KHK’nın ek 9 uncu maddesinin beşinci fıkrasında sayılan şartları, dolayısıyla da Mahalli İdareler Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmelikte söz konusu müdür kadrosu için öngörülen şartların tümünü taşıması kaydıyla mümkün olacağının açık bir şekilde ifade edildiği görülmektedir.
Ayrıca Destek Hizmetleri Müdürlüğüne vekalet eden ... tarafından, 15.08.2000 tarih ve 140 sayılı ‘Görevlendirme’ konulu yazı ile Fen Memurluğu kadrosu uhdesinde kalmak kaydıyla Başkatiplik Vekili, ayrıca Sayman Vekili, Muhasebe Görevlisi, Tahsildar ve Tahakkuk Memuru olarak görevlendirildiği, buna ek olarak 21.12.2001 tarihli ve 04.12.2003/473 sayılı Sicil Raporu ile ... Belediyesinde Sayman Vekili olarak görev yaptığı, son olarak da 31.12.2008 tarih ve 280 sayılı yazıda 15.08.2000-17.09.2004 tarihleri arasında Sayman Vekilliği ve Muhasebe Yetkilisi olarak görev yaptığı, bu görevleri vekaleten yapmış olmasının o kadroyu işgal ettiği ve aslın yetkisine sahip olduğu gerçeğini değiştirmeyeceğinden, mezkûr Yönetmelikte Müdürlük görevine asaleten atanmak için aranan “son müracaat tarihi itibarıyla iki yılı uzman, sivil savunma uzmanı, şef, ayniyat saymanı, kontrol memuru, eğitmen veya muhasebeci kadrosunda çalışmış olmak” şartını taşıdığı iddia edilmişse de;
Yönetmelikte, Ekli (2) sayılı listede sayılan müdürlükler için son müracaat tarihi itibariyle iki yılı uzman, sivil savunma uzmanı, şef, ayniyat saymanı, kontrol memuru, eğitmen veya muhasebeci kadrosunda çalışmış olmak gerektiği, Yönetmeliğin ‘Kazanılmış haklar’ başlıklı 22’nci maddesinde de, “Bu Yönetmelik kapsamında bulunan unvanları, daha önce ilgili mevzuat hükümlerine uygun olarak kazananların ve bu kadrolara atananların haklarının saklı olduğu” hükme bağlanmıştır.
Vekaleten atama, bir kadroya yapılan atama olmayıp, bu kadroya ait görevlerin geçici olarak yürütülmesini temin etmek için yapılan bir görevlendirmedir. Dolayısıyla bu durumdaki personel için, vekâlet edilen kadroda çalışmış olma/kadroya atanma durumu söz konusu değildir.
Ayrıca vekalet dolayısıyla bir kazanılmış hak durumu da söz konusu olamaz.
Kural olarak; bireysel idari işlemlerden doğan bir hakkın, kazanılmış hak olarak kabul edilip korunabilmesi için öncelikle;
a) Hakkın bireysel idari işlemden doğmuş olması,
b) Bireysel idari işlemin tesis edildiği anda geçerli hukuk kurallarına aykırı olmaması,
c) Hakkın kişi açısından kesinleşmiş olması
Şeklindeki üç koşulun birlikte gerçekleşmesi gerekmekte olup, ilgili personel için yapılan görevlendirme kesin bir idari işlem olmadığından, Destek Hizmetleri Müdürlüğüne vekâleten görevlendirmede asilde aranan “uzman, sivil savunma uzmanı, şef, ayniyat saymanı, kontrol memuru, eğitmen veya muhasebeci kadrosunda çalışmış olmak” şartı çerçevesinde herhangi bir kazanılmış haktan bahsedilemez.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri ve açıklamalar çerçevesinde, yönetmelikte aranan “son müracaat tarihi itibariyle iki yılı uzman, sivil savunma uzmanı, şef, ayniyat saymanı, kontrol memuru, eğitmen veya muhasebeci kadrosunda çalışmış olmak” şartının ilgili kişi tarafından taşınmadığı anlaşılmıştır.
Bu itibarla, yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri ve yapılan açıklamalar uyarınca, bu aşamada ileri sürülen hususlar Kararın düzeltilmesini icap ettirecek bir mahiyette görülmediğinden; (180 sayılı Ek İlamın 1’inci maddesiyle verilen ... TL tutarındaki tazmin hükmünü tasdik eden) söz konusu 01.11.2023 tarih ve 56043 Tutanak numaralı Temyiz Kurulu Kararında KARAR DÜZELTİLMESİNE MAHAL OLMADIĞINA, (Temyiz Kurulu ve 5. Daire Başkanı ..., Üye ... ve Üye ...’in aşağıda yazılı azınlık görüşleri karşısında) oy çokluğuyla,
Karar verildiği 12.03.2025 tarih 57829 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.
Karşı oy gerekçesi/Azınlık görüşü
Temyiz Kurulu ve 5. Daire Başkanı ..., Üye ... ve Üye ...’in karşı oy gerekçesi
...’ın; 14.03.1990 tarihinde ... Üniversitesi Mühendislik Fakültesi 2 yıllık Meslek Yüksek Okulunu, 25.05.2015 tarihinde ... Üniversitesi İktisat Fakültesinin 4 yıllık bölümünü bitirdiği, 13.12.1997 tarihinde ... Belediyesine Fen memuru olarak, 14.08.2000 tarihinde ... Belediyesine naklen atandığı, 24.09.2004 tarihinde ... Belediyesine naklen, 15.12.2004 tarihinde, ... Belediyesi Destek Hizmetleri Müdürlüğüne vekaleten, 20.04.2020 tarihinde de bu müdürlüğe asaleten atandığı,
Yine ...’ın, ... Belediyesindeki görevi sırasında; 15.08.2000-17.09.2004 tarihleri arasında sayman vekilliği ve muhasebe yetkilisi olarak görev yaptığı,
Dosya münderecatından anlaşılmıştır.
15.012.2004 tarihinden sorgunun yazıldığı 2019 tarihine kadar, Destek Hizmetleri Müdürlüğüne vekalet etmiş, ... Belediyesindeki görevi sırasında ise saymanlığa vekalet etmiş ve muhasebe yetkilisi olarak görev yapmıştır. Yaptığı görevler itibarıyla; Yönetmelikte yer alan, “son müracaat tarihi itibariyle üç yılı uzman, şef, ayniyat saymanı, kontrol memuru ve muhasebeci kadrosunda olmak kaydıyla en az on yıl hizmeti bulunmak,” şartını yerine getirdiği değerlendirilmiştir.
Nitekim 02.07.2020 tarih ve 31173 sayılı Resmî Gazetede yürürlüğe giren Yönetmelikle Kamu İdaresi, iradesini;
“Bilgisayar işletmeni, veri hazırlama ve kontrol işletmeni, veznedar, anbar memuru, ayniyat memuru, belediye trafik memuru, bilet satış memuru, evlendirme memuru, gemi adamı, koruma ve güvenlik görevlisi, gişe memuru, memur, mutemet, sayaç memuru, tahsildar, şoför” kadrolarında 6 yıl bulunmak şeklinde değiştirerek diğer şartları taşımak kaydıyla şoför kadrosunda bulunmayı bile vekâlet için yeterli görerek gerçek iradesini ortaya koymuştur.
2004 yılında yapılan bir vekâleten atama nedeniyle 2019 yılındaki görevin gereği yapılan ödemelerle ilgili olarak, 2004 yılında görevde olan yöneticiler ile 2019 yılındaki ilgililere bu atama nedeniyle 2019 yılında bu vekâleten atamanın mevzuata uygun olmadığı gerekçesiyle mali yönden bir sorumluluk yüklenmesi 5018 sayılı Kanunu’nun 71’nci maddesi gereğince mümkün gözükmemektedir.
5018 sayılı Kanunun 71 inci maddesinde kamu zararı; “… mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunması” şeklinde tanımlanmıştır.
5018 sayılı Kanunu’nun 71’inci maddesinin 2’nci fıkrası gereğince, kamu zararının belirlenmesinde esas alınması gereken kriterler dikkate alındığında; hizmet karşılığı olarak belirlenen tutardan fazla ödeme yapılması, hizmet yaptırılmadan ödeme yapılması, hizmetin rayiç bedelinden daha yüksek fiyatla yaptırılması veya mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapıldığı iddialarından hiçbirini ileri sürme imkânımız bulunmamaktadır. Diğer taraftan ilgilinin, bu görevi yürütebilmesi için gerekli teknik eğitim veya öğretim şartını taşımadığı veya mesleki veya teknik bilgi, beceri veya tecrübesi nedeniyle ilgilinin bu görevi gereği gibi yerine getirmediği veya getiremeyeceği yönünde herhangi bir tespit veya değerlendirme de bulunmadığı görülmektedir.
Yapılan işlemler; idari ve adli bir soruşturmanın konusu olduğu değerlendirilmekle beraber, Yönetmelikte belirtilen belli kadrolarda bulunmak şartına uyulmadığı gerekçesiyle bu yönüyle mevzuata aykırı olarak değerlendirilen bu işlem nedeniyle 5018 sayılı Kanunun 71’inci maddesinde belirtilen kriterler muvacehesinde; Kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunmamıştır. İlgiliye hizmet yaptırılmadan veya vekalet edilen kadro için belirlenen tutardan fazla veya mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapıldığı iddialarından hiçbirini ileri sürme imkânımız bulunmamaktadır.
Dosya münderecatından; vekâlet için gerekli şartları taşıdığı değerlendirilen ilgiliye yaptığı görev nedeniyle yapılan ödemeler; 5018 sayılı Kanunu’nun 71’inci maddesinde belirtilen “Kamu zararı” tanımına girmemektedir.
Kamu idaresi tarafından atamanın yapıldığı dönem itibarıyla ...’ın görevini yerine getirmediği yönünde düzenlenmiş bir tutanak ve hakkında başlatılmış inceleme ve soruşturmanın da mevcut olmadığı anlaşılmaktadır. Yapılan ödemeler, fiilen yapılan görevin karşılığı ödemelerdir. Bu kadro için başka bir personele bu müdürlüğe ilişkin ödeme yapıldığına ilişkin bir tespit de mevcut değildir. Görevin yetki ve sorumluluğunu taşıyan bu görev nedeniyle ilgiliye yapılmış olan ödemeleri kamu zararı olarak nitelendirmek hukuken mümkün değildir. Yukarıda yer verilen mevzuat ve izahat muvacehesinde yapılan ödemeler mevzuata uygundur.
Bu itibarla, verilen tazmin hükmüne ilişkin Daire Kararının “Refi” gerektiği gerekçesiyle çoğunluk görüşüne katılmıyoruz. Bu nedenle “Karar Düzeltilmesi” ne gerek vardır.
77-180 sayılı Ek İlamın 1’inci maddesi ile; Destek Hizmetleri Müdürlüğü görevini vekaleten yürüten ancak anılan göreve asaleten atanabilmek için mevzuatın öngördüğü “son müracaat tarihi itibariyle iki yılı uzman, sivil savunma uzmanı, şef, ayniyat saymanı, kontrol memuru, eğitmen veya muhasebeci kadrosunda çalışmış olmak” şartını taşımayan ...’a, vekalet görevinden kaynaklı özel tazminat farkı ile ek ödeme farkının ödenmesi sonucu oluşan toplam ... TL kamu zararının tazminine hükmedilmiştir.
Söz konusu hüküm Temyiz Kurulu’nun 01.11.2023 tarih ve 56043 Tutanak nolu Kararı ile TASDİK edilmiştir.
Bu kez, söz konusu hükme karşı sorumlu tarafından karar düzeltme kanun yoluna başvurulmuştur.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun; “Vekalet görevi ve aylık verilmesinin şartları” başlıklı 86’ncı maddesinde; hangi memurların kanuni izin, geçici görev, disiplin cezası uygulaması veya görevden uzaklaştırma nedenleriyle işlerinden geçici olarak ayrılmaları halinde yerlerine kurum içinden veya diğer kurumlardan veya açıktan vekil atanabileceği, bir görevin memurlar eliyle vekâleten yürütülmesi halinde aylıksız vekâlet asıl olduğu, ayrıca boş kadrolara ait görevler lüzum görüldüğü takdirde memurlara ücretsiz olarak vekâleten gördürülebileceği,
Aynı Kanunun 175’inci maddesinde ise; kurum içinden veya diğer kurumlardan vekalet edenlere vekalet aylığı ödenebilmesi için, vekilin asilde aranan şartları taşımasının zorunlu olduğu, hüküm altına alınmıştır.
17.04.2006 tarihli, 2006/10344 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Devlet Memurlarına Ödenecek Zam ve Tazminatlara İlişkin Kararın “Vekalet” başlıklı 9’uncu maddesinde;
“(1) 657 sayılı Kanunun 86 ncı maddesi uyarınca;
a) l) Kurumlarınca bir göreve kurum içinden veya diğer kurumlardan vekalet ettirilenlere;
aa) Vekaletin, 657 sayılı Kanunun 86 ncı maddesine binaen yapılması ve bu hususun onayda belirtilmiş olması,
bb) Vekaletin, Bakanlar Kurulu kararı veya müşterek karar ile atama yapılması gereken kadro veya görevler için ilgili Bakan, diğer kadro veya görevler için asili atamaya yetkili amir tarafından verilmesi,
cc) Vekillerin, genel ve ilgili özel mevzuatı uyarınca asaleten atanmada aranan tüm şartları (asaleten atanmada sınav şartı aranılan kadro veya görevler için bu sınavlara girebilme hakkının elde edilmiş olması dahil) bir arada taşımaları,
kaydıyla; vekalet ettikleri kadro veya görevler için bu Karar uyarınca öngörülen zam ve tazminatların toplam net tutarının, asli kadro veya görevleri karşılığında fiilen aldıkları zam ve tazminatların toplam net tutarından fazla olması halinde, aradaki fark; 657 sayılı Kanunun 175 inci maddesindeki oranlar dikkate alınmaksızın, vekalet görevine başlanıldığı tarihten itibaren ve vekalet görevinin fiilen yapıldığı sürece ödenir.
2) aa) Esas ve usule ilişkin olarak yukarıda belirtilen şartları bir arada taşımayanlara,
bb) Mehil müddeti, yıllık izin, mazeret izni, hastalık izni, geçici görev, vekalet, görevden uzaklaştırma, tutuklanma, gözaltına alınma, hizmetiçi eğitim, kurs veya seminer nedeniyle görevlerinden ayrılanlara vekalet edenlere,
…
vekalet nedeniyle öngörülen zam ve tazminatlar ödenmez.”
Denilmektedir.
27.06.1989 tarihli ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Ek 9’uncu maddesinin;
“Aylıklarını 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ile 2914 sayılı Yükseköğretim Personel Kanununa göre almakta olan personele, 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye ekli (II) sayılı Cetvele dahil pozisyonlarda istihdam edilen sözleşmeli personele, subay, sözleşmeli subay, astsubay, sözleşmeli astsubay, sözleşmeli subay ve astsubay adayları ile uzman jandarma ve uzman erbaşlara, mali haklar kapsamında yapılan her türlü ödemeler dahil almakta oldukları toplam ödeme tutarı dikkate alınmak suretiyle aynı veya benzer kadro ve görevlerde bulunan personel arasındaki ücret dengesini sağlamak amacıyla, en yüksek Devlet memuru aylığına (ek gösterge dahil), ekli (I) sayılı Cetvelde yer alan kadro ve görev unvanlarına karşılık gelen oranların uygulanması suretiyle hesaplanan tutarda ek ödeme yapılır.
…
Birinci fıkra kapsamına giren personelden; kurumlarınca bir kadroya kurum içinden veya kurum dışından vekalet ettirilenlere, vekaletin 657 sayılı Kanunun 86 ncı maddesine istinaden yapılmış ve bu hususun onayda belirtilmiş olması, vekalet görevinin Bakanlar Kurulu kararı veya müşterek karar ile atama yapılması gereken kadrolar için ilgili bakan, diğer kadrolar için asili atamaya yetkili amir tarafından verilmesi, vekalet eden personelin asaleten atanmada aranan tüm şartları (asaleten atanmada sınav şartı aranılan kadrolar için bu sınavlara girebilme hakkının elde edilmiş olması dahil) taşıması kaydıyla vekalet ettikleri kadro için öngörülen ek ödemenin asli kadroları için öngörülen ek ödemeden fazla olması halinde, aradaki fark, vekalet görevine başlanıldığı tarihten itibaren ve bu görev fiilen yapıldığı sürece ödenir. Ancak, mehil müddeti, yıllık izin, mazeret izni, hastalık ve refakat izni, geçici görev, vekalet, görevden uzaklaştırma, hizmet içi eğitim, seminer ve kurs nedenleriyle görevlerinden ayrılanlara vekalet edenlere bu şekilde ödeme yapılmaz.
… ”
hükmü ile 17.05.1987 tarihli ve 19463 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 99 seri nolu Devlet Memurları Kanunu Genel Tebliğinde yer alan;
“…
1. Bir görevin vekaleten yürütülmesi halinde görevin gerekleri ve nitelikleri değişmeyeceğinden bu görevi vekaleten yürütecek olanların asil memurda aranan şartlara sahip olmaları gerekmektedir. Bu sebeple,
a) 1-4 üncü dereceli kadrolara vekalet edeceklerin 657 sayılı Kanunun 68 inci maddesinde belirtilen şartları haiz olmaları,
b) 5-15 inci dereceli kadrolara vekalet ettirileceklerin öğrenim durumları itibariyle tesbit olunan yükselinebilecek dereceyi aşmamak kaydıyla vekalet ettirilecekleri kadronun derecesinin, kazanılmış hak aylık derecesinin üç üst derecesinden fazla olmaması,
gerekmektedir.
2. Asilde aranan şartlara sahip vekil memur bulunamadığı takdirde, hizmetin aksamadan yürütülebilmesi bakımından herhangi bir şekilde boşalmış veya boş bulunan bir görevin öncelikle varsa yardımcıları yoksa asilde aranan şartlara en yakın personel tarafından tedviren gördürülmesi mümkün görülmektedir.
3. 657 sayılı Kanunun vekalet ücreti ödenmesine ilişkin 175 inci maddesine göre, tedvir dolayısıyla herhangi bir ödeme yapılması mümkün bulunmamaktadır.”
hükümleri gereğince, ilgili görevi vekaleten yürütecek kişi asil memurda aranan şartlara sahip olması şartıyla vekalet ücreti alabilecektir.
04.07.2009 tarihli ve 27278 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Mahalli İdareler Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmeliğin 5’inci maddesinin birinci fıkrasında; görevde yükselmeye tabi kadroların belirtildiği ve müdür kadrosunun da bunlar arasında sayıldığı anlaşılmış olmakla birlikte;
Aynı Yönetmeliğin 6’ncı maddesinde;
“(1) Görevde yükselme suretiyle atanacaklarda aşağıdaki genel şartlar aranır.
a) Görevde yükselme sınavında başarılı olmak.
b) Bu Yönetmelik kapsamındaki kadrolara atanabilmek için son müracaat tarihi itibariyle 5 inci maddede öngörülen alt görevlerde toplam en az bir yıl çalışmış olmak. Ancak yeni kurulan mahalli idarelerde ilk yıl bu süre şartı aranmaz.” denilmiş,
Görevde yükselmeye tabi müdür kadrosu için aranacak özel şartlar ise Yönetmeliğin 7’nci maddesinde aşağıdaki şekilde sıralanmıştır;
“1) 657 sayılı Kanunun 68 inci maddesinin (B) bendinde belirtilen atanma şartlarını taşımak,
2) Fakülte veya en az dört yıllık yüksekokul mezunu olmak,
3) Ekli (1) sayılı listede sayılan ve teknik öğrenim gerektiren müdürlüklere atanabilmek için; yükseköğretim kurumlarının, kadronun görev alanı ile ilgili eğitim ve öğretimde bulunan en az dört yıllık bölümlerinden veya bu bölümlere denkliği kabul edilen yurtdışındaki yükseköğretim kurumlarının ilgili bölümlerinden mezun olmak,
4) Ekli (2) sayılı listede sayılan müdürlükler için son müracaat tarihi itibariyle iki yılı uzman, sivil savunma uzmanı, şef, ayniyat saymanı, kontrol memuru, eğitmen veya muhasebeci kadrosunda çalışmış olmak,”
Yukarıda yer alan mevzuat hükmünden de anlaşılacağı üzere, Destek Hizmetleri Müdürlüğü mezkûr Yönetmeliğin ekli (2) sayılı listesinde yer almaktadır.
Yapılan inceleme neticesinde;
- ...’ın, 1990 yılında ... Üniversitesi ... Mühendislik Fakültesi ... Meslek Yüksek Okulu İnşaat Bölümünden (iki yıllık ön lisans), 2015 yılında ... Üniversitesi İktisat Fakültesi Kamu Yönetimi Bölümünden (dört yıllık lisans), 2018 yılında da ... Üniversitesi Adalet Bölümünden (iki yıllık ön lisans) mezun olduğu,
- 13.12.1997 tarihinde yapılan açıktan atama suretiyle ... Belediyesinde Fen Memuru kadrosunda göreve başladığı ve denetime konu mali yıl içerisinde ... Belediyesinde aynı kadrodaki görevine devam ettiği,
- 15.08.2000 tarih ve 140 sayılı ‘Görevlendirme’ konulu yazı ile Fen Memurluğu kadrosu uhdesinde kalmak kaydıyla “Başkatiplik Vekili”, “Sayman Vekili”, “Muhasebe Görevlisi”, “Tahsildar” ve “Tahakkuk Memuru” olarak görevlendirildiği, buna ek olarak 21.12.2001 tarih ve 04.12.2003/473 sayılı Sicil Raporu ile ... Belediyesinde “Sayman Vekili” olarak görev yaptığı, son olarak 31.12.2008 tarih ve 280 sayılı yazıda 15.08.2000-17.09.2004 tarihleri arasında Sayman Vekilliği ve Muhasebe Yetkilisi olarak görev yaptığı,
- Başkanlık Makamı’nın 20.04.2020 tarihli Oluru ile de, vekaleten yürüttüğü Destek Hizmetleri Müdürlüğü kadrosuna 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 76. Maddesi gereği asaleten atandığı,
Anlaşılmıştır.
Sorumlu tarafından sunulan karar düzeltme dilekçesinde her ne kadar adı geçen personelin gerek 657 sayılı Kanunun 68’inci maddesinin (B) bendindeki şartları gerekse 18.04.1999 tarihli ve 23670 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Genel Yönetmeliğin geçici 3’üncü maddesinde yer alan; “Bu Yönetmelik kapsamına giren unvanları, ilgili mevzuatı uyarınca kazananların hakları saklıdır. 18/4/1999 tarihinde görevde bulunan ve aynı tarih itibarıyla iki yıllık yükseköğrenim mezunu olanlar, diğer koşullara sahip oldukları takdirde, 5 inci maddenin uygulanması bakımından dört yıllık yükseköğrenim mezunu kabul edilirler.” hükmü uyarınca vekalet edilen kadro için aranan mezuniyet şartını haiz olduğu iddia edilmişse de, bahse konu vekalet görevi için eksikliği ortaya koyulan husus hizmet süresi ve/veya mezuniyet şartı değildir. Adı geçen, vekalet ettiği kadroya görevde yükselme suretiyle atanabilmek için Yönetmelikte öngörülen “son müracaat tarihi itibariyle iki yılı uzman, sivil savunma uzmanı, şef, ayniyat saymanı, kontrol memuru, eğitmen veya muhasebeci kadrosunda çalışmış olmak” şartını sağlamamaktadır.
Sorumlunun daha önce vermiş olduğu dilekçesinde de bahsedilen ve ... Belediyesi İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürlüğünce Maliye Bakanlığı Bütçe ve Mali Kontrol Genel Müdürlüğüne gönderilmiş olan, 15.01.2013 tarihli, M. 19.2.ÇOR.0.71.900/199/607 sayılı yazıda ise; halen Fen Memuru kadrosunda bulunan ve Destek Hizmetleri Müdürlüğüne vekaleten görevlendirilmiş olan ...’ın, söz konusu göreve asaleten atanmak için aranan tüm şartları taşıdığı belirtildikten sonra adı geçen personele vekalet görevinden kaynaklı ek ödemenin vekalet edilen sürede ödenip ödenmeyeceği hususunda görüş sorulduğu, Maliye Bakanlığı Bütçe ve Mali Kontrol Genel Müdürlüğünün Belediyeye gönderdiği 08.05.2013 tarihli ve 4319 sayılı cevabi yazıda da adı geçen kişinin vekalet görevine başladığı tarihten itibaren ek ödeme farkından yararlanabilmesinin, 375 sayılı KHK’nın ek 9 uncu maddesinin beşinci fıkrasında sayılan şartları, dolayısıyla da Mahalli İdareler Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmelikte söz konusu müdür kadrosu için öngörülen şartların tümünü taşıması kaydıyla mümkün olacağının açık bir şekilde ifade edildiği görülmektedir.
Ayrıca Destek Hizmetleri Müdürlüğüne vekalet eden ... tarafından, 15.08.2000 tarih ve 140 sayılı ‘Görevlendirme’ konulu yazı ile Fen Memurluğu kadrosu uhdesinde kalmak kaydıyla Başkatiplik Vekili, ayrıca Sayman Vekili, Muhasebe Görevlisi, Tahsildar ve Tahakkuk Memuru olarak görevlendirildiği, buna ek olarak 21.12.2001 tarihli ve 04.12.2003/473 sayılı Sicil Raporu ile ... Belediyesinde Sayman Vekili olarak görev yaptığı, son olarak da 31.12.2008 tarih ve 280 sayılı yazıda 15.08.2000-17.09.2004 tarihleri arasında Sayman Vekilliği ve Muhasebe Yetkilisi olarak görev yaptığı, bu görevleri vekaleten yapmış olmasının o kadroyu işgal ettiği ve aslın yetkisine sahip olduğu gerçeğini değiştirmeyeceğinden, mezkûr Yönetmelikte Müdürlük görevine asaleten atanmak için aranan “son müracaat tarihi itibarıyla iki yılı uzman, sivil savunma uzmanı, şef, ayniyat saymanı, kontrol memuru, eğitmen veya muhasebeci kadrosunda çalışmış olmak” şartını taşıdığı iddia edilmişse de;
Yönetmelikte, Ekli (2) sayılı listede sayılan müdürlükler için son müracaat tarihi itibariyle iki yılı uzman, sivil savunma uzmanı, şef, ayniyat saymanı, kontrol memuru, eğitmen veya muhasebeci kadrosunda çalışmış olmak gerektiği, Yönetmeliğin ‘Kazanılmış haklar’ başlıklı 22’nci maddesinde de, “Bu Yönetmelik kapsamında bulunan unvanları, daha önce ilgili mevzuat hükümlerine uygun olarak kazananların ve bu kadrolara atananların haklarının saklı olduğu” hükme bağlanmıştır.
Vekaleten atama, bir kadroya yapılan atama olmayıp, bu kadroya ait görevlerin geçici olarak yürütülmesini temin etmek için yapılan bir görevlendirmedir. Dolayısıyla bu durumdaki personel için, vekâlet edilen kadroda çalışmış olma/kadroya atanma durumu söz konusu değildir.
Ayrıca vekalet dolayısıyla bir kazanılmış hak durumu da söz konusu olamaz.
Kural olarak; bireysel idari işlemlerden doğan bir hakkın, kazanılmış hak olarak kabul edilip korunabilmesi için öncelikle;
a) Hakkın bireysel idari işlemden doğmuş olması,
b) Bireysel idari işlemin tesis edildiği anda geçerli hukuk kurallarına aykırı olmaması,
c) Hakkın kişi açısından kesinleşmiş olması
Şeklindeki üç koşulun birlikte gerçekleşmesi gerekmekte olup, ilgili personel için yapılan görevlendirme kesin bir idari işlem olmadığından, Destek Hizmetleri Müdürlüğüne vekâleten görevlendirmede asilde aranan “uzman, sivil savunma uzmanı, şef, ayniyat saymanı, kontrol memuru, eğitmen veya muhasebeci kadrosunda çalışmış olmak” şartı çerçevesinde herhangi bir kazanılmış haktan bahsedilemez.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri ve açıklamalar çerçevesinde, yönetmelikte aranan “son müracaat tarihi itibariyle iki yılı uzman, sivil savunma uzmanı, şef, ayniyat saymanı, kontrol memuru, eğitmen veya muhasebeci kadrosunda çalışmış olmak” şartının ilgili kişi tarafından taşınmadığı anlaşılmıştır.
Bu itibarla, yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri ve yapılan açıklamalar uyarınca, bu aşamada ileri sürülen hususlar Kararın düzeltilmesini icap ettirecek bir mahiyette görülmediğinden; (180 sayılı Ek İlamın 1’inci maddesiyle verilen ... TL tutarındaki tazmin hükmünü tasdik eden) söz konusu 01.11.2023 tarih ve 56043 Tutanak numaralı Temyiz Kurulu Kararında KARAR DÜZELTİLMESİNE MAHAL OLMADIĞINA, (Temyiz Kurulu ve 5. Daire Başkanı ..., Üye ... ve Üye ...’in aşağıda yazılı azınlık görüşleri karşısında) oy çokluğuyla,
Karar verildiği 12.03.2025 tarih 57829 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.
Karşı oy gerekçesi/Azınlık görüşü
Temyiz Kurulu ve 5. Daire Başkanı ..., Üye ... ve Üye ...’in karşı oy gerekçesi
...’ın; 14.03.1990 tarihinde ... Üniversitesi Mühendislik Fakültesi 2 yıllık Meslek Yüksek Okulunu, 25.05.2015 tarihinde ... Üniversitesi İktisat Fakültesinin 4 yıllık bölümünü bitirdiği, 13.12.1997 tarihinde ... Belediyesine Fen memuru olarak, 14.08.2000 tarihinde ... Belediyesine naklen atandığı, 24.09.2004 tarihinde ... Belediyesine naklen, 15.12.2004 tarihinde, ... Belediyesi Destek Hizmetleri Müdürlüğüne vekaleten, 20.04.2020 tarihinde de bu müdürlüğe asaleten atandığı,
Yine ...’ın, ... Belediyesindeki görevi sırasında; 15.08.2000-17.09.2004 tarihleri arasında sayman vekilliği ve muhasebe yetkilisi olarak görev yaptığı,
Dosya münderecatından anlaşılmıştır.
15.012.2004 tarihinden sorgunun yazıldığı 2019 tarihine kadar, Destek Hizmetleri Müdürlüğüne vekalet etmiş, ... Belediyesindeki görevi sırasında ise saymanlığa vekalet etmiş ve muhasebe yetkilisi olarak görev yapmıştır. Yaptığı görevler itibarıyla; Yönetmelikte yer alan, “son müracaat tarihi itibariyle üç yılı uzman, şef, ayniyat saymanı, kontrol memuru ve muhasebeci kadrosunda olmak kaydıyla en az on yıl hizmeti bulunmak,” şartını yerine getirdiği değerlendirilmiştir.
Nitekim 02.07.2020 tarih ve 31173 sayılı Resmî Gazetede yürürlüğe giren Yönetmelikle Kamu İdaresi, iradesini;
“Bilgisayar işletmeni, veri hazırlama ve kontrol işletmeni, veznedar, anbar memuru, ayniyat memuru, belediye trafik memuru, bilet satış memuru, evlendirme memuru, gemi adamı, koruma ve güvenlik görevlisi, gişe memuru, memur, mutemet, sayaç memuru, tahsildar, şoför” kadrolarında 6 yıl bulunmak şeklinde değiştirerek diğer şartları taşımak kaydıyla şoför kadrosunda bulunmayı bile vekâlet için yeterli görerek gerçek iradesini ortaya koymuştur.
2004 yılında yapılan bir vekâleten atama nedeniyle 2019 yılındaki görevin gereği yapılan ödemelerle ilgili olarak, 2004 yılında görevde olan yöneticiler ile 2019 yılındaki ilgililere bu atama nedeniyle 2019 yılında bu vekâleten atamanın mevzuata uygun olmadığı gerekçesiyle mali yönden bir sorumluluk yüklenmesi 5018 sayılı Kanunu’nun 71’nci maddesi gereğince mümkün gözükmemektedir.
5018 sayılı Kanunun 71 inci maddesinde kamu zararı; “… mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunması” şeklinde tanımlanmıştır.
5018 sayılı Kanunu’nun 71’inci maddesinin 2’nci fıkrası gereğince, kamu zararının belirlenmesinde esas alınması gereken kriterler dikkate alındığında; hizmet karşılığı olarak belirlenen tutardan fazla ödeme yapılması, hizmet yaptırılmadan ödeme yapılması, hizmetin rayiç bedelinden daha yüksek fiyatla yaptırılması veya mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapıldığı iddialarından hiçbirini ileri sürme imkânımız bulunmamaktadır. Diğer taraftan ilgilinin, bu görevi yürütebilmesi için gerekli teknik eğitim veya öğretim şartını taşımadığı veya mesleki veya teknik bilgi, beceri veya tecrübesi nedeniyle ilgilinin bu görevi gereği gibi yerine getirmediği veya getiremeyeceği yönünde herhangi bir tespit veya değerlendirme de bulunmadığı görülmektedir.
Yapılan işlemler; idari ve adli bir soruşturmanın konusu olduğu değerlendirilmekle beraber, Yönetmelikte belirtilen belli kadrolarda bulunmak şartına uyulmadığı gerekçesiyle bu yönüyle mevzuata aykırı olarak değerlendirilen bu işlem nedeniyle 5018 sayılı Kanunun 71’inci maddesinde belirtilen kriterler muvacehesinde; Kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunmamıştır. İlgiliye hizmet yaptırılmadan veya vekalet edilen kadro için belirlenen tutardan fazla veya mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapıldığı iddialarından hiçbirini ileri sürme imkânımız bulunmamaktadır.
Dosya münderecatından; vekâlet için gerekli şartları taşıdığı değerlendirilen ilgiliye yaptığı görev nedeniyle yapılan ödemeler; 5018 sayılı Kanunu’nun 71’inci maddesinde belirtilen “Kamu zararı” tanımına girmemektedir.
Kamu idaresi tarafından atamanın yapıldığı dönem itibarıyla ...’ın görevini yerine getirmediği yönünde düzenlenmiş bir tutanak ve hakkında başlatılmış inceleme ve soruşturmanın da mevcut olmadığı anlaşılmaktadır. Yapılan ödemeler, fiilen yapılan görevin karşılığı ödemelerdir. Bu kadro için başka bir personele bu müdürlüğe ilişkin ödeme yapıldığına ilişkin bir tespit de mevcut değildir. Görevin yetki ve sorumluluğunu taşıyan bu görev nedeniyle ilgiliye yapılmış olan ödemeleri kamu zararı olarak nitelendirmek hukuken mümkün değildir. Yukarıda yer verilen mevzuat ve izahat muvacehesinde yapılan ödemeler mevzuata uygundur.
Bu itibarla, verilen tazmin hükmüne ilişkin Daire Kararının “Refi” gerektiği gerekçesiyle çoğunluk görüşüne katılmıyoruz. Bu nedenle “Karar Düzeltilmesi” ne gerek vardır.