Kamu İdaresi
Genel Bütçe Kapsamındaki İdareler
Yılı
2021
Daire
1
Dosya No
53748
Tutanak No
58024
Tutanak Tarihi
14.05.2025
Konu
Personel Mevzuatı ile İlgili Kararlar
KARAR

Konu: Daha önce basın ve halkla ilişkiler müşaviri kadrosunda görev yapmış olan ilgilinin, görevde yükselme sınavına girip başarılı olma ve hizmet süresi şartlarını sağlamamasına rağmen şube müdürü kadrosuna atanması ve kendisine şube müdürü kadrosuna ait özel hizmet tazminatı, yan ödeme ve ek ödeme kalemlerinin ödenmesi.

103-3 sayılı İlam ile; 12.01.1996 tarihinde ... kadrosuna, 19.12.2019 tarihinde ise ... Bakanlığında basın ve halkla ilişkiler müşaviri kadrosuna atanan ...’in, görevde yükselme sınavına girip başarılı olma ve hizmet süresi şartlarını sağlamamasına rağmen 20.12.2019 tarihinde şube müdürü kadrosuna atanması ile ilgili olarak sorguda kamu zararı olarak hesaplanan ... TL'nin:

... TL’si için; sorguda kamu zararı gelir vergisi ile damga vergisi kesinti tutarları düşülmeden brüt olarak ve şube müdürü kadrosu esas alınarak yapılan ödeme ile memur kadrosu esas alınarak yapılması gereken ödeme arasındaki fark esas alınarak hesaplanmıştır. Genel Yönetim Muhasebe Yönetmeliği’nin 307’nci maddesine dayanılarak Hazine ve Maliye Bakanlığınca genel bütçe kapsamındaki kamu idareleri için hazırlanıp uygulanan Genel Bütçe Detaylı Hesap Planı gereğince, bu vergi kesintileri vergi geliri olarak doğrudan 600 Gelirler Hesabı ile 800 Bütçe Gelirleri Hesabına kaydedildiğinden bu kesinti tutarları düşülerek ve adı geçen personelin şube müdürlüğüne atanmadan önceki müktesep kadrosu olan ... kadrosu esas alınarak kamu zararının yeniden hesaplanması gerektiğinden “ilişilecek bir husus bulunmadığına”,

... TL’si için ise görevde yükselme sınavına girip başarılı olma ve hizmet süresi şartlarını sağlamamasına rağmen 20.12.2019 tarihinde şube müdürü kadrosuna atanması ve kendisine şube müdürü kadrosuna ait özel hizmet tazminatı, yan ödeme ve ek ödeme kalemlerinin ödenmesi sonucu kamu zararına neden olunduğu gerekçesi ile tazmin,

Kararı verilmiştir.

- Diğer Sorumlu sıfatıyla ... tarafından 53748 sayılı dosya kapsamında; tazmin hükmü verilen ... TL için,

- Ayrıca Sayıştay Başsavcılığı ... tarafından 53703 sayılı dosya kapsamında; kamu zararı hesabının memur ve şube müdürü arasındaki fark esas alınarak yapılması gerektiği gerekçesiyle, sorguda kamu zararı olarak hesaplanan ... TL'nin, kamu zararı olmayan ... TL ve genel bütçe vergi geliri ile ilgili olan ... TL toplamı olan ... TL'si için “ilişilecek bir husus bulunmadığına” ilişkin hükme karşı,

Temyiz talebinde bulunulmuştur.

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun “İstisnai memurluklar” başlıklı 59’uncu maddesinde; “Başbakanlık ve Bakanlık Müşavirlikleriyle Basın ve Halkla İlişkiler Müşavirliklerine, ... Özel Kalem Müdürlüklerine, ... bu Kanunun atanma, sınavlar, kademe ilerlemesi ve dereceye yükselmesine ilişkin hükümleriyle bağlı olmaksızın tahsis edilmiş derece aylığı ile memur atanabilir ...

Birinci fıkrada sayılan memurların bulundukları bu kadrolar emeklilik aylığının hesabında ve diğer memurluklara naklen atanmalarında herhangi bir sınıf için kazanılmış hak sayılmaz. Bu görevlerde bulunan memurların emeklilik kıdemleri yürümekte devam eder.” hükmü yer almaktadır.

Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Genel Yönetmelik’in “Kapsam” başlıklı 2’nci maddesinde;

“Bu Yönetmelik, özel kanunlardaki düzenlemeler saklı kalmak kaydıyla;

a) 13/12/1983 tarihli ve 190 sayılı Genel Kadro ve Usulü Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin eki (I) ve (III) sayılı cetvellerde yer alan kadrolarda,

…

istihdam edilen personelin, müdür ve daha alt görevlere yapılacak görevde yükselme mahiyetindeki asaleten atamaları ile en az ortaöğretim düzeyinde mesleki veya teknik eğitim sonucu ihraz edilen unvanlara ilişkin unvan değişikliği mahiyetindeki asaleten atamaları hakkında uygulanır.

Ancak;

a) 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun değişik 59 uncu maddesinde belirtilen istisnai memurluklara,

…

yapılacak atamalarda bu Yönetmelik hükümleri uygulanmaz. ”

“Sınav şartı” başlıklı 8’inci maddesinde;

“Görevde yükselme veya unvan değişikliği suretiyle atanacakların yazılı ve sözlü sınavda başarılı olmaları gerekir.” hükmü,

Anılan Genel Yönetmelik hükümlerine dayanılarak 21.01.2012 tarihli ve 28180 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan ve söz konusu atama tarihinde yürürlükte olan ... Bakanlığı Personeli Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Yönetmeliği’nin;

“Görevde yükselme ve unvan değişikliğine tabi görev grupları ve kadrolar” başlıklı 5’inci maddesinin ikinci fıkrasında;

“(2) Görevde yükselmeye tabi kadrolar ve görev grupları:

a) (Değişik: RG-13/11/2019-30947) Yönetim hizmetleri grubu:

…

5) Şube müdürü.

…”

“Görevde yükselme sınavı sonucu atanacaklarda aranacak genel şartlar” başlıklı 7’nci maddesinde,

“Bu Yönetmelik kapsamında görevde yükselmeye tabi kadrolara atanabilmek için;

a) 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 68 inci maddesinde belirtilen atanabilme şartlarını taşımak,

b) Görevde yükselme sınavında başarılı olmak,

c) (Ek: RG-31/5/2018-30437) Yazılı sınav tarihi itibariyle Bakanlık kadrolarında en az bir yıl çalışmış olmak,

gerekir.” hükümleri yer almaktadır.

Müdür ve daha alt görevlere yapılacak görevde yükselme mahiyetindeki asaleten atamalar 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ve Genel Yönetmelik hükümleri kapsamındadır.

Diğer taraftan 657 sayılı Kanun’un 59’uncu maddesinde belirtilen istisnai memurluklara yapılacak atamalar Genel Yönetmelik kapsamı dışında olmakla birlikte, mezkûr Kanunun 59’uncu maddesinin ikinci fıkrasında, birinci fıkrada sayılan memurların bulundukları kadroların, emeklilik aylığının hesabında ve diğer memurluklara naklen atanmalarda herhangi bir sınıf için kazanılmış hak sayılmayacağı hüküm altına alınmıştır.

...’in HİTAP Belgesi (hizmet cetveli) incelendiğinde;

- 12.01.1996 tarihinde ... kadrosuna,

- 19.12.2019 tarihinde ... Bakanlığında basın ve halkla ilişkiler müşavirliği kadrosuna,

- 20.12.2019 tarihinde görevde yükselme sınavına girip başarılı olma ve hizmet süresi şartlarını sağlamamasına rağmen ... Bakanlığında şube müdürü kadrosuna,

Atandığı görülmüştür.

Söz konusu atamanın yapıldığı tarihte yürürlükte olan ... Bakanlığı Personeli Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Yönetmeliği hükümlerine göre, şube müdürü kadrosuna atanacak personelin görevde yükselme sınavında başarılı olması, anılan Bakanlık kadrolarında en az bir yıl çalışmış olması ve sayılan kadrolarda belirtilen süre kadar hizmetinin bulunması gerekmektedir. Adı geçen personel görevde yükselme sınavına girmediğinden, Bakanlıkta sadece 1 gün hizmeti bulunduğundan ve anılan Yönetmelik’te sayılan kadrolarda hizmeti bulunmadığından şube müdürü kadrosuna atanmak için gerekli olan şartlara haiz değildir.

İşbu Tutanağın/İlamın 1’inci maddesinde açıklanan gerekçelerle, ... Bakanlığında basın ve halkla ilişkiler müşaviri kadrosunda görev yapan ...’in, görevde yükselme sınavına girip başarılı olma ve hizmet süresi şartlarını sağlamamasına rağmen, basın ve halkla ilişkiler müşavirliği kadrosuna atandığı tarihten 1 (bir) gün sonra (20.12.2019 tarihinde) şube müdürü kadrosuna atanması mevzuata aykırı olup, kendisine şube müdürü kadrosuna ait özel hizmet tazminatı, yan ödeme ve ek ödeme kalemlerinin ödenmesi sonucu 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununun “Kamu zararı” başlıklı 71’inci maddesinde yer alan “… g) Mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması, …” hükmü gereği kamu zararına sebebiyet verilmiştir.

Diğer taraftan,

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 74'üncü maddesinde;

"Memurların bu Kanuna tabi kurumlar arasında, kurumların muvafakati ile kazanılmış hak dereceleri üzerinden veya 68’inci maddedeki esaslar çerçevesinde derece yükselmesi suretiyle, bulundukları sınıftan veya öğrenim durumları itibariyle girebilecekleri sınıftan, bir kadroya nakilleri mümkündür. Kazanılmış hak derecelerinin altındaki derecelere atanabilmeleri için ise atanacakları kadro derecesi ile kazanılmış hak dereceleri arasındaki farkın 3 dereceden çok olmaması ve memurların isteği de şarttır."

Aynı Kanunu'nun 146’ncı maddesinde;

"(Değişik: 30/5/1974- KHK-12; Değiştirilerek kabul: 15/5/1975- 1897/1 md.) Bu Kanunun birinci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren memurlar aylık, ücret, ödenek, hizmetle ilgili her çeşit ödeme ve bunların şekil ve şartları bakımından bu Kanundaki hükümlere, aynı maddenin ikinci fıkrası kapsamına giren memurlar özel kanunlardaki hükümlere tabidir.

Memurlara kanun, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ve yönetmeliklerin ve amirlerin tayin ettiği görevler karşılığında bu Kanunla sağlanan haklar dışında ücret ödenemez, hiçbir yarar sağlanamaz. (Gençlik ve Spor hizmetleri uygulamasında fiilen görevlendirilecekler hariç.)"

147’nci maddesinde;

"(Değişik: 30/5/1974- KHK-12; Aynen kabul: 15/5/1975- 1897/1 md.) Bu Kanunda geçen;

A) Aylık: Bu Kanuna tabi kurumlarda görevlendirilen memurlara hizmetlerinin karşılığında, kadroya dayanılarak ay itibariyle ödenen parayı, ifade eder."

152’nci maddesinde;

"II- Tazminatlar: (Değişik: 20/3/1997 — KHK-570/9 md.)

Görevin önem, sorumluluk ve niteliği, görev yerinin özelliği, hizmet süresi, kadro ünvan ve derecesi ve eğitim seviyesi gibi hususlar göz önüne alınarak bu Kanunda belirtilen en yüksek Devlet Memuru aylığının (ek gösterge dahil) brüt tutarının,

kadar, bu nispetleri aşmamak üzere Cumhurbaşkanınca belirlenecek esas, ölçü ve nispetler dahilinde yukarıdaki tazminatlar ödenir."

Aynı Kanun'un 175’inci maddesinde;

"(Değişik: 30/5/1974- KHK-12; Değiştirilerek kabul: 15/5/1975- 1897/1 md.) Bir göreve vekaleten atanan memurlara vekalet edilen görevin kadro derecesinin birinci kademesinin üçte biri, açıktan atananlara ise (Köy ve kasaba imamlığı kadrolarına atananlara 146'ncı maddede yazılı asgari ücret aylık tutarından aşağı olmamak üzere) üçte ikisi verilir. Bulundukları yerden başka bir yerdeki bir göreve vekalet suretiyle atananlara, Harcırah Kanununun geçici görevle başka yere gönderilenlere ilişkin hükümleri uygulanır."

Hükümleri yer almaktadır.

Söz konusu hükümlere göre, bir memura aylık ve aylık ile ilgili diğer ödemelerin yapılabilmesi için memurun atandığı veya atanabileceği bir kadronun bulunması zorunludur.

Daire ilamında, ... Bakanlığında şube müdürü kadrosuna atanan adı geçen personele ödenen şube müdürü kadrosuna ait özel hizmet tazminatı, yan ödeme ve ek ödeme tutarları ile daha önce görev yaptığı ... kadrosuna ait özel hizmet tazminatı, yan ödeme, ek ödeme, tayın bedeli ve fazla mesai tutarları arasındaki fark kamu zararı olarak hesaplanmıştır.

... Bakanlığında ... kadrosu olmamasına rağmen, ilgilinin şube müdürü kadrosuna ait özel hizmet tazminatı, yan ödeme ve ek ödeme tutarları ile daha önce görev yaptığı ... kadrosuna ait özel hizmet tazminatı, yan ödeme, ek ödeme, tayın bedeli ve fazla mesai tutarları arasındaki farkın kamu zararı olarak değerlendirilmesi, açıkça yukarıda bahsedilen kanun hükümlerine aykırıdır.

İlgilinin ... Bakanlığında memur kadrosuna atanabilmesi mümkünken, Bakanlıkta ... kadrosu ihdas edilmemesi nedeniyle ... kadrosuna atanabilmesi mümkün değildir. Önceki müktesep kadrosu olan ... kadrosu esas alınarak kamu zararı hesaplanması, personelin bulunmadığı kadronun maaş haklarını alması sonucunu doğuracaktır. Nitekim mevzuata aykırı atama sonucunda Bakanlıkça personelin görevden alınması halinde, ... kadrosuna veya dengi bir kadroya ataması yapılamayacaktır. Bu durumda Daire Kararı ile fiili durum arasında imkânsızlık oluşacaktır.

Bu nedenle, kamu zararı hesabının şube müdürü kadrosuna ait özel hizmet tazminatı, yan ödeme ve ek ödeme tutarları ile memur kadrosuna ait özel hizmet tazminatı, yan ödeme ve ek ödeme tutarları arasındaki fark esas alınarak yapılması gerekmektedir.

Bu itibarla, ...’in görevde yükselme sınavına girip başarılı olma ve hizmet süresi şartlarını sağlamamasına rağmen mevzuat hükümlerine aykırı olarak şube müdürü kadrosuna atanması ve kendisine şube müdürü kadrosuna ait özel hizmet tazminatı, yan ödeme ve ek ödeme kalemlerinin ödenmesi suretiyle 5018 sayılı Kanun’un 71’inci maddesi uyarınca kamu zararına sebebiyet verilmekle birlikte, yukarıda açıklanan gerekçelerle kamu zararı hesabının adı geçenin atandığı şube müdürü kadrosuna ait özel hizmet tazminatı, yan ödeme ve ek ödeme tutarları ile memur kadrosuna ait özel hizmet tazminatı, yan ödeme ve ek ödeme tutarları arasındaki fark esas alınarak yapılması gerektiğinden, sorumluların temyiz taleplerinin Reddedilerek Sayıştay Başsavcılığının temyiz talebinin Kabulüne, 103-3 sayılı İlam hükmünün BOZULMASINA ve açıklanan hususlar dikkate alınarak yeniden hüküm tesisinin temini için dosyanın hükmü veren DAİREYE GÖNDERİLMESİNE, (Temyiz Kurulu ve 5. Daire Başkanı ..., 3. Daire Başkanı ..., 7. Daire Başkanı ..., Üye ..., Üye ..., Üye ..., Üye ... ve Üye ...’in aşağıda yazılı azınlık görüşleri karşısında) oy çokluğuyla,

Karar verildiği 14.05.2025 tarih ve 58024 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.

Karşı oy gerekçesi/Azınlık görüşü

Temyiz Kurulu ve 5. Daire Başkanı ..., 3. Daire Başkanı ..., Üye ..., Üye ... ve Üye ...’un karşı oy gerekçesi

Daire Kararında yapılan tespitler fiili duruma uygundur. Kararın gerekçesinde dayanılan mevzuat ilgili mevzuattır. Mevzuat somut olaya hukuka uygun bir şekilde uygulanmıştır.

Daire Kararında tespiti yapılan kamu zararından sorumlu tutulan kamu görevlileri, uygun illiyet bağı dahilinde sorumludur.

Bu itibarla, yukarıda belirtilen gerekçeyle Daire Kararının Tasdiki gerekir.

7. Daire Başkanı ..., Üye ... ve Üye ...’in karşı oy gerekçesi

Basın ve halkla ilişkiler müşaviri olarak görev yapan ...’in, atanma şartlarını sağlamadığı halde şube müdürü kadrosuna atanması nedeniyle kamu zararına sebebiyet verildiği hususuyla ilgili olarak;

İlgilinin ... ... olarak görev yapmakta iken 19.12.2019 tarihinde ... Bakanlığında basın ve halkla ilişkiler müşaviri kadrosuna, 20.12.2019 tarihinde ise şube müdürü kadrosuna atandığı anlaşılmaktadır.

Genel Yönetmeliğin, “Ek Madde 1”in de; “Kurumlar aynı unvana veya bu unvanın bulunduğu aynı alt gruptaki diğer unvanlara veya daha alt unvanlara naklen atama yapabilir. Diğer personel kanunlarına tabi olanların 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’na tabi görevlere atanmalarında ihraz ettikleri unvanlar, aynı unvanın olmaması halinde öğrenim durumu ve ihraz ettiği unvanla birlikte atanacağı unvan ve Devlet Personel Başkanlığının olumlu görüşü dikkate alınır.” hükmü yer almaktadır.

Savunmalarda, basın halkla ilişkiler müşaviri kadrosundan müdürlük kadrosuna atamanın uygun olduğuna ilişkin Devlet Personel Başkanlığı görüşü sunulmamıştır. Bu nedenle de ilgilinin bu hüküm çerçevesinde değerlendirilme imkânı bulunmamaktadır.

Yapılan bu atama yürürlükteki mevzuata aykırılık teşkil etmektedir.

a) İlgilinin Görevde Yükselme Yönetmeliğine aykırı olarak müdür kadrosuna atandığı ve bu görevi yürüttüğü dönem içerisinde de kendisine atandığı kadronun özlük haklarının ödendiği anlaşılmaktadır. Söz konusu atamanın hukuka aykırı olduğunda tereddüt bulunmamakla birlikte, her hukuka aykırı işlemin, idari, mali veya cezai sorumluluktan birini veya birkaçını doğuracağı, işlemin niteliği dikkate alınmak suretiyle de uygulanacak müeyyidenin belirleneceği bir gerçektir.

Sayıştay Denetim Yönetmeliğinin “Kamu zararının tespiti” başlıklı 43’üncü maddesinde, kamu zararının tespiti ile kamu görevlilerine sorumluluk yöneltilmesinde aranması gereken şartlar belirtilmiştir. Buna göre; mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemlerin bulunması ve bu eylemler sonucunda bir kamu zararının oluşmuş olması gerekmektedir.

“Kamu zararı” nın tanımı ve unsurları ise 5018 sayılı Kanunun 71’inci maddesinde belirlenmiştir. Maddede “kamu zararı”; “… mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunması” şeklinde tanımlanmıştır.

Aynı maddenin ikinci fıkrasında kamu zararının belirlenmesinde esas alınacak kriterler (konumuzla ilgili olanlar itibariyle);

- İş, mal veya hizmet karşılığı olarak belirlenen tutardan fazla ödeme yapılması,

- Mal alınmadan, iş veya hizmet yaptırılmadan ödeme yapılması,

- İş, mal veya hizmetin rayiç bedelinden daha yüksek fiyatla alınması veya yaptırılması,

- Mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması,

şeklinde belirlenmiştir.

Konu bu çerçevede değerlendirildiğinde; ilgilinin bu görevi yürütebilmesi için gerekli teknik eğitim veya öğretim şartını taşımadığı veya mesleki veya teknik bilgi, beceri veya tecrübesi nedeniyle ilgilinin bu görevi gereği gibi yerine getirmediği veya getiremeyeceği yönünde herhangi bir tespit veya değerlendirmede bulunulmadığı görülmektedir. Atama hukuka aykırı yapılmış olmakla birlikte, ilgili şahsın dönem içerisinde atandığı kadroya ait görevi yürüttüğü ve mevzuat çerçevesinde bu kadro/görev için öngörülen ücretin kendisine ödendiği dikkate alındığında, yapılan ödeme ile ilgili olarak kamu zararının tespitinde esas;

- Hizmet karşılığı olarak belirlenen tutardan fazla ödeme yapılması,

- Hizmet yaptırılmadan ödeme yapılması,

- Hizmetin rayiç bedelinden daha yüksek fiyatla alınması

- Mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması

İddialarından hiçbirini ileri sürme imkânımız bulunmamaktadır.

Dolayısıyla, 5018 sayılı Kanunun 71’inci maddesinde tanımlanan şekliyle oluşmuş bir kamu zararı bulunmamasına ve aynı maddede belirlenen unsurların hiç birisini taşımamasına rağmen yapılan atamanın salt hukuka aykırı olması gerekçesiyle kamu zararına hükmedilmesinin “Kamu Zararı” kavramı ile bağdaşmayacağı açıktır. Hukuka aykırı tesis edilen söz konusu işlem nedeniyle sorumlular hakkında idari ve/veya cezai müeyyidenin uygulanması ve bu nedenle 6085 sayılı Kanunun 78’inci maddesi çerçevesinde işlem yapılması gerekmektedir.

Kendisine ait hatalı bir işlem veya eyleme dayanmaksızın müdür kadrosuna atanan, görev yaptığı dönem içerisinde de bu görevin yetki ve sorumluluğunu taşıyan ilgiliye yapılmış olan ödemelerin kamu zararı olarak değerlendirilmesi hukuken mümkün değildir. Bu nedenle verilen tazmin hükmüne ilişkin Daire Kararının Kaldırılması gerekir.

b) Kamu zararı hesabı, ilgilinin basın halkla ilişkiler müşavirliği kadrosu öncesinde bulunduğu görev olan ... mesleği ile müdürlük maaşı arasındaki fark dikkate alınarak yapılmıştır. Çoğunluk görüşünde ise, Görevde Yükselme Yönetmeliği kapsamı dışında olan memur kadrolarının esas alınarak kamu zararının yeniden hesaplanması gerekçesiyle Daire kararının bozulmasına karar verilmiş bulunmaktadır. İlgili hakkında tesis edilen işlem hukuka aykırı ise ve bu işlem nedeniyle kamu zararı oluştuğu kanaati bulunuluyorsa, idari işlem öncesi ve sonrası pozisyonları (Kadro/görevleri) dikkate alınarak kamu zararı hesabı yapılması gerekirken hiçbir hukuki temele müstenit olmayan varsayımsal bir değerlendirme ile kamu zararı hesabı yapılması yasal dayanaktan yoksun olduğu gerekçesiyle çoğunluk görüşüne katılmamaktayız.