Temyiz Karar Detayı
Kamu İdaresi
Genel Bütçe Kapsamındaki İdareler
Yılı
2021
Daire
1
Dosya No
53832
Tutanak No
58033
Tutanak Tarihi
14.05.2025
Konu
Personel Mevzuatı ile İlgili Kararlar
KARAR
Konu: Basın ve halkla ilişkiler müşaviri olarak görev yapan ilgilinin, unvan değişikliği sınavına girip başarılı olma şartını sağlamamasına rağmen mühendis kadrosuna atanması ve kendisine mühendis kadrosuna ait gösterge, ek gösterge, özel hizmet tazminatı, yan ödeme ve ek ödeme kalemlerinin ödenmesi.
103-12 sayılı İlam ile; ... Bakanlığında basın ve halkla ilişkiler müşaviri olarak görev yapan ...’ın, unvan değişikliği sınavına girip başarılı olma şartını sağlamamasına rağmen 11.01.2012 tarihinde mühendis kadrosuna atanması ve kendisine mühendis kadrosuna ait gösterge, ek gösterge, özel hizmet tazminatı, yan ödeme ve ek ödeme kalemlerinin ödenmesi sonucu sebep olunan ... TL kamu zararının tazminine hükmedilmiştir.
Söz konusu hükme karşı sorumlular temyize başvurmuşlardır.
Esas yönünden inceleme;
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun “İstisnai memurluklar” başlıklı 59’uncu maddesinde; “... Başbakanlık ve Bakanlık Müşavirlikleriyle Basın ve Halkla İlişkiler Müşavirliklerine, … Özel Kalem Müdürlüklerine, ... bu Kanunun atanma, sınavlar, kademe ilerlemesi ve dereceye yükselmesine ilişkin hükümleriyle bağlı olmaksızın tahsis edilmiş derece aylığı ile memur atanabilir ...
Birinci fıkrada sayılan memurların bulundukları bu kadrolar emeklilik aylığının hesabında ve diğer memurluklara naklen atanmalarında herhangi bir sınıf için kazanılmış hak sayılmaz. Bu görevlerde bulunan memurların emeklilik kıdemleri yürümekte devam eder.” hükmü yer almaktadır.
Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Genel Yönetmelik’in “Kapsam” başlıklı 2’nci maddesinde;
“Bu Yönetmelik, özel kanunlardaki düzenlemeler saklı kalmak kaydıyla;
a) 13/12/1983 tarihli ve 190 sayılı Genel Kadro ve Usulü Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin eki (I) ve (III) sayılı cetvellerde yer alan kadrolarda,
…
istihdam edilen personelin, müdür ve daha alt görevlere yapılacak görevde yükselme mahiyetindeki asaleten atamaları ile en az ortaöğretim düzeyinde mesleki veya teknik eğitim sonucu ihraz edilen unvanlara ilişkin unvan değişikliği mahiyetindeki asaleten atamaları hakkında uygulanır.
Ancak;
a) 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun değişik 59 uncu maddesinde belirtilen istisnai memurluklara,
…
yapılacak atamalarda bu Yönetmelik hükümleri uygulanmaz. ”
“Sınav şartı” başlıklı 8’inci maddesinde;
“Görevde yükselme veya unvan değişikliği suretiyle atanacakların yazılı ve sözlü sınavda başarılı olmaları gerekir.” hükmü,
Anılan Genel Yönetmelik hükümlerine dayanılarak 21.01.2012 tarihli ve 28180 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan ve söz konusu atama tarihinde yürürlükte olan ... Bakanlığı Personeli Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Yönetmeliği’nin;
“Görevde yükselme ve unvan değişikliğine tabi görev grupları ve kadrolar” başlıklı 5’inci maddesinin üçüncü fıkrasında;
“Unvan değişikliğine tabi kadrolar:
a) Mühendis, mimar, şehir plancısı, ... veteriner hekim, biyolog, psikolog, ..."
“Unvan değişikliği sınavı sonucu atanacaklarda aranan genel şartlar” başlıklı 9’uncu maddesinde,
“Unvan değişikliğine tabi kadrolara atanabilmek için Bakanlığın görev alanı ile ilgili mesleki veya teknik öğrenimi bitirenlerden hizmetine ihtiyaç duyulan unvanlar için yazılı ve sözlü olarak açılacak unvan değişikliği sınavında başarılı olma şartı aranır.”
“Unvan değişikliği sınavı” başlıklı 15’inci maddesinin birinci fıkrasında;
“5 inci maddede yer alan unvan değişikliğine tabi kadrolara, bu unvanları en az ortaöğretim düzeyinde mesleki veya teknik eğitim sonucu ihraz etmiş bulunan personelin atanması, eğitime tabi tutulmaksızın yapılacak unvan değişikliği sınavı sonucundaki başarısına göre gerçekleştirilir.”
Hükümleri yer almaktadır.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerine göre, unvan değişikliği mahiyetindeki asaleten atamalar 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ve bahse konu Genel Yönetmelik hükümleri kapsamındadır.
Diğer taraftan 657 sayılı Kanun’un 59’uncu maddesinde belirtilen istisnai memurluklara yapılacak atamalar, Genel Yönetmelik kapsamı dışında olmakla birlikte mezkûr Kanunun 59’uncu maddesinin ikinci fıkrasında, birinci fıkrada sayılan memurların bulundukları kadroların, emeklilik aylığının hesabında ve diğer memurluklara naklen atanmalarda herhangi bir sınıf için kazanılmış hak sayılmayacağı hüküm altına alınmıştır.
Sorumluların temyiz dilekçelerinde mülga Devlet Personel Başkanlığının 7 adet görüşüne yer verildiği, ancak bahse konu görüşlerden 5’inin ilam konusu hususla ilgisi olmadığı anlaşılmıştır.
İstisnai memuriyetten şube müdürlüğüne atanmayla ilgili olan diğer 2 adet görüş;
1- Radyo ve Televizyon Üst Kurulu Başkanlığına vermiş olduğu 29.04.2019 tarihli ve 2748 sayılı görüş yazısında; "... istisnai memurluk kadrolarında daha önce görev yapmış olanlar veya halen görev yapanların, ... görevde yükselmeye tabi kadrolara, mevzuatla aranan öğrenim, hizmet süresi, sertifika vb. şartların taşınması kaydıyla genel hükümlere göre sınavsız atanmalarının mümkün olduğu, unvan değişikliğine tabi kadrolara ise halen istisnai memurluk kadrolarında bulunanların durumlarına uygun kadrolara sınavsız atanabilecekleri... mütalaa edilmektedir.”
2- Bakanlığa vermiş olduğu 29.12.2003 tarihli ve 25288 sayılı görüş yazısında; "... dört yıllık fakülte mezunu ve halen memur kadrosunda görev yapmakta olan ...' ün daha önce 657 sayılı Kanunun 59 ve 60 inci maddeleri çerçevesinde Bakanlık Müşaviri olarak çalışmış olması sebebiyle uzman kadrosuna mevzuatta belirtilen diğer şartları taşıması kaydıyla, görevde yükselme eğitimi ve sınavı şartı aranmaksızın atanması hususunun Kurumunuzca değerlendirilmesi uygun mütalaa edilmektedir.”
Şeklindedir.
Mülga Devlet Personel Başkanlığının Bayındırlık ve İskân Bakanlığına vermiş olduğu 29.12.2003 tarihli görüş yazısı incelendiğinde, İdareye olumlu veya olumsuz herhangi bir görüş verilmediği görülmektedir. Görüşün son paragrafında; “Bakanlık Müşaviri olarak çalışmış olması sebebiyle uzman kadrosuna mevzuatta belirtilen diğer şartları taşıması kaydıyla, görevde yükselme eğitimi ve sınavı şartı aranmaksızın atanması hususunun Kurumunuzca değerlendirilmesi uygun mütalaa edilmektedir.” denilmiştir. Söz konusu yazıda; “mevzuatta belirtilen diğer şartları taşıması kaydıyla” ifadesine yer verilmiş, atamanın yapılıp yapılamayacağı hususunun İdarece değerlendirilmesinin gerektiği belirtilmiştir.
Yine mülga Devlet Personel Başkanlığının Radyo ve Televizyon Üst Kurulu Başkanlığına vermiş olduğu 29.04.2019 tarihli ve 2748 sayılı görüş yazısında ise; “Bu itibarla, istisnai memurluk kadrolarında daha önce görev yapmış olanlar veya halen görev yapanların, Üst Kurulunuzda yer alan görevde yükselmeye tabi kadrolara, mevzuatla aranan öğrenim, hizmet süresi, sertifika vb. şartların taşınması kaydıyla, genel hükümlere göre sınavsız atanmalarının mümkün olduğu, unvan değişikliğine tabi kadrolara ise halen istisnai memurluk kadrolarında bulunanların durumlarına uygun kadrolara sınavsız atanabilecekleri ancak söz konusu ilgililerin bahsi geçen Yönetmelik kapsamında yer alan bir görevde çalışmaları halinde atanmalarının unvan değişikliği sınavında başarılı olmaları ve mevzuatla aranan diğer şartları taşımaları kaydıyla mümkün bulunduğu mütalaa edilmekle birlikte, konunun yukarıda yer verilen hükümler ile ilgili Danıştay ve Sayıştay Kararı çerçevesinde Kurumunuzca değerlendirilmesi uygun görülmektedir” denilmiştir.
Görüş yazısında bahsi geçen Danıştay Kararının ilgili kısmı;
“Diğer taraftan, ilgi yazınızda yer alan atanma hususuna ilişkin benzer bir konuda, mahalli idareler personeline yönelik olarak o dönemde yürürlükte bulunan, Mahalli İdareler Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmeliğin "Hizmet grupları arasında geçişler" başlıklı 20'nci maddesinin (ç) fıkrasında yer alan; "İstisnai memurluklarda çalışanlar veya çalışmış olanlar, bu Yönetmelik kapsamındaki kadrolara, atanacakları kadro için öngörülen şartları taşımaları kaydıyla sınavsız atanabilir." hükmünün yürürlüğü hususu yargıya intikal etmiş ve bu hususta Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu tarafından 01/04/2010 tarihinde verilen 2010/70 sayılı Kararda anılan hükmün yürürlüğü durdurulmuş ve söz konusu hüküm 07.05.2014 gün ve 28993 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Mahalli İdareler Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik hükümleri ile de yürürlükten kaldırılmıştır.”
Şeklindedir.
04.07.2009 tarihli ve 27278 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Mahalli İdareler Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmelik’in “Hizmet grupları arasında geçişler” başlıklı 20’nci maddesinin (ç) fıkrasındaki, “İstisnai memurluklarda çalışanlar veya çalışmış olanlar, bu Yönetmelik kapsamındaki kadrolara, atanacakları kadro için öngörülen şartları taşımaları kaydıyla sınavsız atanabilir.” hükmünün yürütmesi Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 01.04.2010 tarih ve 2010/70 sayılı kararı ile durdurulduğundan uygulama imkânı bulunmamaktadır. Danıştay 5’inci Dairesinin 2009/4677 Esas ve 2011/6294 sayılı kararıyla 04.11.2011 tarihinde oybirliğiyle bu fıkranın iptaline karar verilmiştir. Danıştay 5’inci Dairesinin 2009/4677 Esas ve 2011/6294 sayılı kararına yapılan temyiz talebi İdari Dava Daireleri Kurulunun 19.06.2014 tarihli 2012/1672 Esas ve 2014/2742 sayılı Kararıyla oybirliğiyle reddedilmiştir.
Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 01.04.2010 tarih ve 2010/70 sayılı kararı ile Danıştay 5’inci Dairesinin 2009/4677 Esas ve 2011/6294 sayılı kararında;
“…Belirtilen hukuksal duruma göre, görevde yükselme kapsamında bulunmayan istisnai memurluklara sınavsız atama yapılacağı açıktır. Ancak, istisnai memurluklarda görev yapan veya daha önce görev yapmış olanların, görevde yükselme veya unvan değişikliği kapsamında bulunan (Yönetmelik kapsamındaki) kadrolara sınavsız atanabileceklerine ilişkin bir düzenlemeye, dava konusu Yönetmeliğin dayandığı anılan yasalarda ve Genel Yönetmelikte yer verilmemiştir.
Diğer taraftan, 657 sayılı Yasada Devlet memurluğunda yükselmenin kariyer ve liyakat ilkeleri çerçevesinde yapılması esası benimsenmiş, anılan Yasaya dayanılarak Bakanlar Kurulu Kararı ile kabul edilen Genel Yönetmelikte de görevde yükselmenin esaslarının aynı ilkelere dayandırılmış olması karşısında, istisnai memurluklarda çalışan veya çalışmış olanların, dava konusu Yönetmelik kapsamındaki kadrolara sınavsız atanabilmeleri yönündeki düzenleme kariyer ve liyakat ilkelerine aykırı olduğu gibi eşitlik ilkesine de uygun düşmemektedir.”
İfadelerine yer verilerek, istisnai memurluklarda görev yapan veya daha önce görev yapmış olanların, görevde yükselme veya unvan değişikliği kapsamında bulunan (Yönetmelik kapsamındaki) kadrolara sınavsız atanamayacakları açıkça belirtilmiştir.
Sonuç olarak, aynı veya benzer konuda mülga Devlet Personel Başkanlığınca verilen görüşler şahsına ve olayına münhasır olup, söz konusu görüşlere istinaden üçüncü kişiler hakkında işlem yapılması mümkün bulunmamaktadır.
Yine sorumluların temyiz dilekçelerinde, Genel Yönetmelik kapsamı dışında bulunan yönetici kadrolarından görevde yükselme veya unvan değişikliğine tabi kadrolara sınavsız atama yapılması bakımından idarenin takdir yetkisini kısıtlayıcı bir hüküm bulunmadığı ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 68/B maddesinde belirtilen hizmet süresi ve atama yapılacak kadro için aranan öğrenim şartının sağlanması koşuluyla Genel Yönetmelik kapsamı dışındaki aynı veya üst görevlerden şube müdürü kadrosuna atama yapılabileceği ifade edilmişse de, yukarıda yer verilen 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu, Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Genel Yönetmelik ve ... Bakanlığı Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Yönetmeliğinin ilgili hükümleri söz konusu duruma cevaz vermemektedir. Bu itibarla, sorumluların Genel Yönetmelik kapsamı dışındaki aynı veya üst görevlerden şube müdürü, mühendis vb. kadrolara sınavsız atama yapılabileceğine ilişkin iddiaları yersizdir.
Söz konusu atamanın yapıldığı tarihte yürürlükte olan ... Bakanlığı Personeli Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Yönetmeliği hükümlerine göre, unvan değişikliğine tabi bir kadro olan mühendis kadrosuna atanacak personelin unvan değişikliği sınavında başarılı olma koşulunu sağlaması gerekmektedir.
...’ın HİTAP Belgesi (hizmet cetveli) incelendiğinde;
- 22.12.2011 tarihinde ... Bakanlığında basın ve halkla ilişkiler müşaviri kadrosuna,
- 11.01.2012 ise unvan değişikliği sınavına girip başarılı olma şartını sağlamamasına rağmen ... Bakanlığında mühendis kadrosuna,
Atandığı görülmüştür.
Bu nedenle, 22.12.2011 tarihinde anılan Bakanlıkta basın ve halkla ilişkiler müşaviri kadrosuna atanan adı geçen personelin 11.01.2012 tarihinde ... Bakanlığında mühendis kadrosuna atanması mevzuata aykırıdır.
Tüm bu açıklamalar çerçevesinde, ... Bakanlığında basın ve halkla ilişkiler müşaviri olarak görev yapan ...’ın unvan değişikliği sınavına girip başarılı olma şartını sağlamamasına rağmen 11.01.2012 tarihinde mühendis kadrosuna atanması ve kendisine mühendis kadrosuna ait gösterge, ek gösterge, özel hizmet tazminatı, yan ödeme ve ek ödeme kalemlerinin ödenmesi sonucu 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununun “Kamu zararı” başlıklı 71’inci maddesinde yer alan “… g) Mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması, …” hükmü gereği kamu zararına sebebiyet verilmiştir. Kendisine ödenen mühendis kadrosuna ait gösterge, ek gösterge, özel hizmet tazminatı, yan ödeme ve ek ödeme tutarları ile anılan Bakanlıkta atanabileceği memur kadrosunun gösterge, ek gösterge, özel hizmet tazminatı, yan ödeme ve ek ödeme tutarları arasındaki fark kamu zararıdır.
Diğer taraftan sorumlu tarafından verilen temyiz dilekçesinde; tazmin ilâmına konu teşkil eden zarara gerekçe yapılan ve hukuka aykırılığı iddia olunan atama işleminin tesis tarihi göz önüne alındığında, konunun zamanaşımına uğradığı ifade edilmiştir.
5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu'nun "Zamanaşımı" başlıklı 74'üncü maddesinde;
"Kamu zararının meydana geldiği ve bu Kanunda belirtilen para cezalarının verilmesini gerektiren fiilin işlendiği yılı izleyen malî yılın başından başlamak üzere zamanaşımını kesen ve durduran genel hükümler saklı kalmak kaydıyla onuncu yılın sonuna kadar tespit ve tahsil edilemeyen kamu zararları ile para cezaları zamanaşımına uğrar."
Hükmü bulunmaktadır.
Bu kapsamda, somut olayda atamanın yapıldığı 11.01.2012 tarihinden itibaren 10 yıldan fazla sürenin geçtiği görülmekle birlikte, ödemenin yapıldığı tarih dikkate alındığında 5018 sayılı Kanunun 74'üncü maddesi uyarınca kamu zararı zamanaşımına uğramamıştır.
Sorumluluk yönünden inceleme;
Ödemelerin dayanağı mevzuata aykırı atama olduğundan; atama teklifini Personel Daire Başkan Vekili unvanı ile atamaya yetkili amire arz eden Diğer Sorumlu ..., söz konusu kamu zararından sorumludur.
...’ın mühendis kadrosuna atanması 11.01.2012 tarihinde gerçekleştirildiğinden, 2021 yılında yapılan ödemelere ilişkin söz konusu evraklarda imzası bulunan Harcama Yetkilisi ve Gerçekleştirme Görevlilerinin 11.01.2012 tarihli atamaya esas belgeleri görme ve bu belgelerin mevzuata uygunluğunu kontrol etme imkânı bulunmadığından bu kişilere sorumluluk yüklenmesi hukuken mümkün değildir.
Bu itibarla, ... Bakanlığında basın ve halkla ilişkiler müşaviri olarak görev yapan ...’ın, unvan değişikliği sınavına girip başarılı olma şartını sağlamamasına rağmen 11.01.2012 tarihinde mühendis kadrosuna atanması ve kendisine mühendis kadrosuna ait gösterge, ek gösterge, özel hizmet tazminatı, yan ödeme ve ek ödeme kalemlerinin ödenmesi suretiyle 5018 sayılı Kanun’un 71’inci maddesi uyarınca kamu zararına sebebiyet verildiğinden, sorumlunun itirazının Reddedilerek 103-12 sayılı İlam ile verilen ... TL tutarındaki tazmin hükmünün TASDİKİNE, (Temyiz Kurulu ve 5. Daire Başkanı ..., 8. Daire Başkanı ..., 7. Daire Başkanı ..., Üye ..., Üye ... ve Üye ...’in aşağıda yazılı azınlık görüşleri karşısında) oy çokluğuyla,
6085 sayılı Kanun’un 57’nci maddesi gereği bu Kararın yazılı bildirim tarihinden itibaren on beş gün içerisinde Sayıştay’da karar düzeltilmesi yolu açık olmak üzere,
Karar verildiği 14.05.2025 tarih ve 58033 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.
Karşı oy gerekçesi/Azınlık görüşü
Temyiz Kurulu ve 5. Daire Başkanı ... ve Üye ...’in karşı oy gerekçesi
Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Genel Yönetmelik kapsamı dışında bulunan istisnai memur kadroları ya da yönetici kadrolarında görev yapmakta olan veya daha önce bu kadrolarda görev yapmış olanların; 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 68/B maddesinde belirtilen hizmet süresi ve atama yapılacak kadro için aranan öğrenim şartını sağlamaları koşuluyla Genel Yönetmelik kapsamındaki şube müdürü, mühendis, biyolog vb. kadrolarına görevde yükselme veya unvan değişikliği sınavına tabi olmadan atanmalarında yürürlükteki mevzuat hükümleri uyarınca hukuki bir engel bulunmamaktadır.
... Bakanlığında basın ve halkla ilişkiler müşaviri olarak görev yapan ..., 11.01.2012 tarihli olur ile ... Bakanlığında mühendis kadrosuna atanmıştır. Basın ve halkla ilişkiler müşaviri kadro unvanının gerek Genel Yönetmelik kapsamı dışında bulunması ve gerekse yönetici kadrosu olması nedeniyle, mühendis kadrosuna atanma işlemi mevzuata uygun olarak tesis edilmiştir.
Atama yasal düzenlemelere uygun olduğundan, ortada bir kamu zararı bulunmamaktadır. Tazmin hükmünün kaldırılmasına karar verilmesi gerekir.
7. Daire Başkanı ... ve Üye ...’un karşı oy gerekçesi
... Bakanlığında basın ve halkla ilişkiler müşaviri olarak görev yapan ...’ın, unvan değişikliği sınavına girmeden ... Bakanlığında mühendis kadrosuna atanması suretiyle kamu zararına neden olunduğuna hükmedilmiştir.
Basın ve halkla ilişkiler müşaviri kadrosu görevde yükselme yönetmeliği kapsamında olmadığından ve Bakanlık Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Yönetmeliğinde sayılan gruplarda böyle bir unvanın yer almamış olması nedeniyle, kurum yönetmeliğinin 24’üncü maddesi çerçevesinde, dengi veya alt grup değerlendirmesi yapılamayacağından atamanın hukuka aykırılık teşkil ettiği anlaşılmaktadır.
Her hukuka aykırı işlemin, idari, mali veya cezai sorumluluktan birini veya birkaçını doğuracağı, işlemin niteliği dikkate alınmak suretiyle de uygulanacak müeyyidenin belirleneceği bir gerçektir.
Sayıştay Denetim Yönetmeliğinin “Kamu zararının tespiti” başlıklı 43’üncü maddesinde; kamu zararının tespiti ile kamu görevlilerine sorumluluk yöneltilmesinde aranması gereken şartlar belirtilmiştir. Buna göre; mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemlerin bulunması ve bu eylemler sonucunda bir kamu zararının oluşmuş olması gerekmektedir.
“Kamu zararı” nın tanımı ve unsurları ise 5018 sayılı Kanunun 71’inci maddesinde belirlenmiştir. Maddede “kamu zararı”; “… mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunması” şeklinde tanımlanmıştır.
Aynı maddenin ikinci fıkrasında Kamu zararının belirlenmesinde esas alınacak kriterler (konumuzla ilgili olanlar itibariyle);
- İş, mal veya hizmet karşılığı olarak belirlenen tutardan fazla ödeme yapılması,
- Mal alınmadan, iş veya hizmet yaptırılmadan ödeme yapılması,
- İş, mal veya hizmetin rayiç bedelinden daha yüksek fiyatla alınması veya yaptırılması,
- Mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması,
Şeklinde belirlenmiştir.
Konu bu çerçevede değerlendirildiğinde; ilgilinin bu görevi yürütebilmesi için gerekli teknik eğitim veya öğretim şartını taşımadığı veya mesleki veya teknik bilgi, beceri veya tecrübesi nedeniyle ilgilinin bu görevi gereği gibi yerine getirmediği veya getiremeyeceği yönünde herhangi bir tespit veya değerlendirmede bulunulmadığı görülmektedir. Atama hukuka aykırı yapılmış olmakla birlikte ilgili şahsın dönem içerisinde, atandığı kadroya ait görevi yürüttüğü ve mevzuat çerçevesinde bu kadro/görev için öngörülen ücretin kendisine ödendiği dikkate alındığında, yapılan ödeme ile ilgili olarak kamu zararının tespitinde esas;
- Hizmet karşılığı olarak belirlenen tutardan fazla ödeme yapılması,
- Hizmet yaptırılmadan ödeme yapılması,
- Hizmetin rayiç bedelinden daha yüksek fiyatla alınması
- Mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması
İddialarından hiçbirini ileri sürme imkânımız bulunmamaktadır.
Dolayısıyla, 5018 sayılı Kanunun 71’inci maddesinde tanımlanan şekliyle oluşmuş bir kamu zararı bulunmamasına ve aynı maddede belirlenen unsurların hiç birisini taşımamasına rağmen yapılan atamanın salt hukuka aykırı olması gerekçesiyle kamu zararına hükmedilmesinin “KAMU ZARARI” kavramı ile bağdaşmayacağı açıktır. Hukuka aykırı tesis edilen söz konusu işlem nedeniyle sorumlular hakkında idari ve/veya cezai müeyyidenin uygulanması ve bu nedenle 6085 sayılı Kanunun 78’inci maddesi çerçevesinde işlem yapılması gerekmektedir.
Kendisine ait hatalı bir işlem veya eyleme dayanmaksızın mühendis kadrosuna atanan, görev yaptığı dönem içerisinde de bu görevin yetki ve sorumluluğunu taşıyan ilgiliye yapılmış olan ödemelerin kamu zararı olarak değerlendirilmesi hukuken mümkün değildir. Bu nedenle verilen tazmin hükmüne ilişkin Daire kararının Kaldırılması gerekir.
8. Daire Başkanı ... ve Üye ...’un karşı oy gerekçesi
... Bakanlığında basın ve halkla ilişkiler müşaviri olarak görev yapan ...’ın, unvan değişikliği sınavına girip başarılı olma şartını yerine getirmeden ... Bakanlığında mühendis kadrosuna atanması nedeniyle kendisine mühendis kadrosuna ait gösterge, ek gösterge, özel hizmet tazminatı, yan ödeme ve ek ödeme kalemlerinin ödenmesi sonucu kamu zararına sebebiyet verildiğine hükmedilmiştir.
İlamda; kamu zararından atama teklifini Personel Daire Başkan Vekili unvanı ile atamaya yetkili amire (Bakana) arz eden Diğer Sorumlu ... tek başına sorumlu tutulmuştur.
Oysa söz konusu atama onayı incelendiğinde; atama teklifini Personel Daire Başkan Vekili unvanı ile atamaya yetkili amire (Bakana) arz eden Diğer Sorumlu ... ile birlikte atama onayını paraflayan Müsteşar Yardımcısı ... ve Müsteşar ... ile atamaya yetkili amir olan Bakan’ın imzası bulunmaktadır. Ancak 5018 sayılı Kanun’un “Bakanların ve Üst Yöneticilerin Hesap Verme Sorumluluğu” başlıklı 10’uncu maddesinde; Bakanların, kamu kaynaklarının etkili, ekonomik ve verimli kullanılması ile hukuki ve mali konularda Cumhurbaşkanına karşı sorumlu oldukları hüküm altına alındığından, atamaya yetkili amir olan Bakan’a sorumluluk yüklenmesi mümkün değildir.
Açıklanan sebeplerle, atama onayını paraflayan Müsteşar Yardımcısı ... ve Müsteşar ...’ın da sorumluluğa dahil edilmesi açısından Daire Kararının Bozulması gerekir.
103-12 sayılı İlam ile; ... Bakanlığında basın ve halkla ilişkiler müşaviri olarak görev yapan ...’ın, unvan değişikliği sınavına girip başarılı olma şartını sağlamamasına rağmen 11.01.2012 tarihinde mühendis kadrosuna atanması ve kendisine mühendis kadrosuna ait gösterge, ek gösterge, özel hizmet tazminatı, yan ödeme ve ek ödeme kalemlerinin ödenmesi sonucu sebep olunan ... TL kamu zararının tazminine hükmedilmiştir.
Söz konusu hükme karşı sorumlular temyize başvurmuşlardır.
Esas yönünden inceleme;
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun “İstisnai memurluklar” başlıklı 59’uncu maddesinde; “... Başbakanlık ve Bakanlık Müşavirlikleriyle Basın ve Halkla İlişkiler Müşavirliklerine, … Özel Kalem Müdürlüklerine, ... bu Kanunun atanma, sınavlar, kademe ilerlemesi ve dereceye yükselmesine ilişkin hükümleriyle bağlı olmaksızın tahsis edilmiş derece aylığı ile memur atanabilir ...
Birinci fıkrada sayılan memurların bulundukları bu kadrolar emeklilik aylığının hesabında ve diğer memurluklara naklen atanmalarında herhangi bir sınıf için kazanılmış hak sayılmaz. Bu görevlerde bulunan memurların emeklilik kıdemleri yürümekte devam eder.” hükmü yer almaktadır.
Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Genel Yönetmelik’in “Kapsam” başlıklı 2’nci maddesinde;
“Bu Yönetmelik, özel kanunlardaki düzenlemeler saklı kalmak kaydıyla;
a) 13/12/1983 tarihli ve 190 sayılı Genel Kadro ve Usulü Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin eki (I) ve (III) sayılı cetvellerde yer alan kadrolarda,
…
istihdam edilen personelin, müdür ve daha alt görevlere yapılacak görevde yükselme mahiyetindeki asaleten atamaları ile en az ortaöğretim düzeyinde mesleki veya teknik eğitim sonucu ihraz edilen unvanlara ilişkin unvan değişikliği mahiyetindeki asaleten atamaları hakkında uygulanır.
Ancak;
a) 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun değişik 59 uncu maddesinde belirtilen istisnai memurluklara,
…
yapılacak atamalarda bu Yönetmelik hükümleri uygulanmaz. ”
“Sınav şartı” başlıklı 8’inci maddesinde;
“Görevde yükselme veya unvan değişikliği suretiyle atanacakların yazılı ve sözlü sınavda başarılı olmaları gerekir.” hükmü,
Anılan Genel Yönetmelik hükümlerine dayanılarak 21.01.2012 tarihli ve 28180 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan ve söz konusu atama tarihinde yürürlükte olan ... Bakanlığı Personeli Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Yönetmeliği’nin;
“Görevde yükselme ve unvan değişikliğine tabi görev grupları ve kadrolar” başlıklı 5’inci maddesinin üçüncü fıkrasında;
“Unvan değişikliğine tabi kadrolar:
a) Mühendis, mimar, şehir plancısı, ... veteriner hekim, biyolog, psikolog, ..."
“Unvan değişikliği sınavı sonucu atanacaklarda aranan genel şartlar” başlıklı 9’uncu maddesinde,
“Unvan değişikliğine tabi kadrolara atanabilmek için Bakanlığın görev alanı ile ilgili mesleki veya teknik öğrenimi bitirenlerden hizmetine ihtiyaç duyulan unvanlar için yazılı ve sözlü olarak açılacak unvan değişikliği sınavında başarılı olma şartı aranır.”
“Unvan değişikliği sınavı” başlıklı 15’inci maddesinin birinci fıkrasında;
“5 inci maddede yer alan unvan değişikliğine tabi kadrolara, bu unvanları en az ortaöğretim düzeyinde mesleki veya teknik eğitim sonucu ihraz etmiş bulunan personelin atanması, eğitime tabi tutulmaksızın yapılacak unvan değişikliği sınavı sonucundaki başarısına göre gerçekleştirilir.”
Hükümleri yer almaktadır.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerine göre, unvan değişikliği mahiyetindeki asaleten atamalar 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ve bahse konu Genel Yönetmelik hükümleri kapsamındadır.
Diğer taraftan 657 sayılı Kanun’un 59’uncu maddesinde belirtilen istisnai memurluklara yapılacak atamalar, Genel Yönetmelik kapsamı dışında olmakla birlikte mezkûr Kanunun 59’uncu maddesinin ikinci fıkrasında, birinci fıkrada sayılan memurların bulundukları kadroların, emeklilik aylığının hesabında ve diğer memurluklara naklen atanmalarda herhangi bir sınıf için kazanılmış hak sayılmayacağı hüküm altına alınmıştır.
Sorumluların temyiz dilekçelerinde mülga Devlet Personel Başkanlığının 7 adet görüşüne yer verildiği, ancak bahse konu görüşlerden 5’inin ilam konusu hususla ilgisi olmadığı anlaşılmıştır.
İstisnai memuriyetten şube müdürlüğüne atanmayla ilgili olan diğer 2 adet görüş;
1- Radyo ve Televizyon Üst Kurulu Başkanlığına vermiş olduğu 29.04.2019 tarihli ve 2748 sayılı görüş yazısında; "... istisnai memurluk kadrolarında daha önce görev yapmış olanlar veya halen görev yapanların, ... görevde yükselmeye tabi kadrolara, mevzuatla aranan öğrenim, hizmet süresi, sertifika vb. şartların taşınması kaydıyla genel hükümlere göre sınavsız atanmalarının mümkün olduğu, unvan değişikliğine tabi kadrolara ise halen istisnai memurluk kadrolarında bulunanların durumlarına uygun kadrolara sınavsız atanabilecekleri... mütalaa edilmektedir.”
2- Bakanlığa vermiş olduğu 29.12.2003 tarihli ve 25288 sayılı görüş yazısında; "... dört yıllık fakülte mezunu ve halen memur kadrosunda görev yapmakta olan ...' ün daha önce 657 sayılı Kanunun 59 ve 60 inci maddeleri çerçevesinde Bakanlık Müşaviri olarak çalışmış olması sebebiyle uzman kadrosuna mevzuatta belirtilen diğer şartları taşıması kaydıyla, görevde yükselme eğitimi ve sınavı şartı aranmaksızın atanması hususunun Kurumunuzca değerlendirilmesi uygun mütalaa edilmektedir.”
Şeklindedir.
Mülga Devlet Personel Başkanlığının Bayındırlık ve İskân Bakanlığına vermiş olduğu 29.12.2003 tarihli görüş yazısı incelendiğinde, İdareye olumlu veya olumsuz herhangi bir görüş verilmediği görülmektedir. Görüşün son paragrafında; “Bakanlık Müşaviri olarak çalışmış olması sebebiyle uzman kadrosuna mevzuatta belirtilen diğer şartları taşıması kaydıyla, görevde yükselme eğitimi ve sınavı şartı aranmaksızın atanması hususunun Kurumunuzca değerlendirilmesi uygun mütalaa edilmektedir.” denilmiştir. Söz konusu yazıda; “mevzuatta belirtilen diğer şartları taşıması kaydıyla” ifadesine yer verilmiş, atamanın yapılıp yapılamayacağı hususunun İdarece değerlendirilmesinin gerektiği belirtilmiştir.
Yine mülga Devlet Personel Başkanlığının Radyo ve Televizyon Üst Kurulu Başkanlığına vermiş olduğu 29.04.2019 tarihli ve 2748 sayılı görüş yazısında ise; “Bu itibarla, istisnai memurluk kadrolarında daha önce görev yapmış olanlar veya halen görev yapanların, Üst Kurulunuzda yer alan görevde yükselmeye tabi kadrolara, mevzuatla aranan öğrenim, hizmet süresi, sertifika vb. şartların taşınması kaydıyla, genel hükümlere göre sınavsız atanmalarının mümkün olduğu, unvan değişikliğine tabi kadrolara ise halen istisnai memurluk kadrolarında bulunanların durumlarına uygun kadrolara sınavsız atanabilecekleri ancak söz konusu ilgililerin bahsi geçen Yönetmelik kapsamında yer alan bir görevde çalışmaları halinde atanmalarının unvan değişikliği sınavında başarılı olmaları ve mevzuatla aranan diğer şartları taşımaları kaydıyla mümkün bulunduğu mütalaa edilmekle birlikte, konunun yukarıda yer verilen hükümler ile ilgili Danıştay ve Sayıştay Kararı çerçevesinde Kurumunuzca değerlendirilmesi uygun görülmektedir” denilmiştir.
Görüş yazısında bahsi geçen Danıştay Kararının ilgili kısmı;
“Diğer taraftan, ilgi yazınızda yer alan atanma hususuna ilişkin benzer bir konuda, mahalli idareler personeline yönelik olarak o dönemde yürürlükte bulunan, Mahalli İdareler Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmeliğin "Hizmet grupları arasında geçişler" başlıklı 20'nci maddesinin (ç) fıkrasında yer alan; "İstisnai memurluklarda çalışanlar veya çalışmış olanlar, bu Yönetmelik kapsamındaki kadrolara, atanacakları kadro için öngörülen şartları taşımaları kaydıyla sınavsız atanabilir." hükmünün yürürlüğü hususu yargıya intikal etmiş ve bu hususta Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu tarafından 01/04/2010 tarihinde verilen 2010/70 sayılı Kararda anılan hükmün yürürlüğü durdurulmuş ve söz konusu hüküm 07.05.2014 gün ve 28993 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Mahalli İdareler Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik hükümleri ile de yürürlükten kaldırılmıştır.”
Şeklindedir.
04.07.2009 tarihli ve 27278 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Mahalli İdareler Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmelik’in “Hizmet grupları arasında geçişler” başlıklı 20’nci maddesinin (ç) fıkrasındaki, “İstisnai memurluklarda çalışanlar veya çalışmış olanlar, bu Yönetmelik kapsamındaki kadrolara, atanacakları kadro için öngörülen şartları taşımaları kaydıyla sınavsız atanabilir.” hükmünün yürütmesi Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 01.04.2010 tarih ve 2010/70 sayılı kararı ile durdurulduğundan uygulama imkânı bulunmamaktadır. Danıştay 5’inci Dairesinin 2009/4677 Esas ve 2011/6294 sayılı kararıyla 04.11.2011 tarihinde oybirliğiyle bu fıkranın iptaline karar verilmiştir. Danıştay 5’inci Dairesinin 2009/4677 Esas ve 2011/6294 sayılı kararına yapılan temyiz talebi İdari Dava Daireleri Kurulunun 19.06.2014 tarihli 2012/1672 Esas ve 2014/2742 sayılı Kararıyla oybirliğiyle reddedilmiştir.
Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 01.04.2010 tarih ve 2010/70 sayılı kararı ile Danıştay 5’inci Dairesinin 2009/4677 Esas ve 2011/6294 sayılı kararında;
“…Belirtilen hukuksal duruma göre, görevde yükselme kapsamında bulunmayan istisnai memurluklara sınavsız atama yapılacağı açıktır. Ancak, istisnai memurluklarda görev yapan veya daha önce görev yapmış olanların, görevde yükselme veya unvan değişikliği kapsamında bulunan (Yönetmelik kapsamındaki) kadrolara sınavsız atanabileceklerine ilişkin bir düzenlemeye, dava konusu Yönetmeliğin dayandığı anılan yasalarda ve Genel Yönetmelikte yer verilmemiştir.
Diğer taraftan, 657 sayılı Yasada Devlet memurluğunda yükselmenin kariyer ve liyakat ilkeleri çerçevesinde yapılması esası benimsenmiş, anılan Yasaya dayanılarak Bakanlar Kurulu Kararı ile kabul edilen Genel Yönetmelikte de görevde yükselmenin esaslarının aynı ilkelere dayandırılmış olması karşısında, istisnai memurluklarda çalışan veya çalışmış olanların, dava konusu Yönetmelik kapsamındaki kadrolara sınavsız atanabilmeleri yönündeki düzenleme kariyer ve liyakat ilkelerine aykırı olduğu gibi eşitlik ilkesine de uygun düşmemektedir.”
İfadelerine yer verilerek, istisnai memurluklarda görev yapan veya daha önce görev yapmış olanların, görevde yükselme veya unvan değişikliği kapsamında bulunan (Yönetmelik kapsamındaki) kadrolara sınavsız atanamayacakları açıkça belirtilmiştir.
Sonuç olarak, aynı veya benzer konuda mülga Devlet Personel Başkanlığınca verilen görüşler şahsına ve olayına münhasır olup, söz konusu görüşlere istinaden üçüncü kişiler hakkında işlem yapılması mümkün bulunmamaktadır.
Yine sorumluların temyiz dilekçelerinde, Genel Yönetmelik kapsamı dışında bulunan yönetici kadrolarından görevde yükselme veya unvan değişikliğine tabi kadrolara sınavsız atama yapılması bakımından idarenin takdir yetkisini kısıtlayıcı bir hüküm bulunmadığı ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 68/B maddesinde belirtilen hizmet süresi ve atama yapılacak kadro için aranan öğrenim şartının sağlanması koşuluyla Genel Yönetmelik kapsamı dışındaki aynı veya üst görevlerden şube müdürü kadrosuna atama yapılabileceği ifade edilmişse de, yukarıda yer verilen 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu, Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Genel Yönetmelik ve ... Bakanlığı Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Yönetmeliğinin ilgili hükümleri söz konusu duruma cevaz vermemektedir. Bu itibarla, sorumluların Genel Yönetmelik kapsamı dışındaki aynı veya üst görevlerden şube müdürü, mühendis vb. kadrolara sınavsız atama yapılabileceğine ilişkin iddiaları yersizdir.
Söz konusu atamanın yapıldığı tarihte yürürlükte olan ... Bakanlığı Personeli Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Yönetmeliği hükümlerine göre, unvan değişikliğine tabi bir kadro olan mühendis kadrosuna atanacak personelin unvan değişikliği sınavında başarılı olma koşulunu sağlaması gerekmektedir.
...’ın HİTAP Belgesi (hizmet cetveli) incelendiğinde;
- 22.12.2011 tarihinde ... Bakanlığında basın ve halkla ilişkiler müşaviri kadrosuna,
- 11.01.2012 ise unvan değişikliği sınavına girip başarılı olma şartını sağlamamasına rağmen ... Bakanlığında mühendis kadrosuna,
Atandığı görülmüştür.
Bu nedenle, 22.12.2011 tarihinde anılan Bakanlıkta basın ve halkla ilişkiler müşaviri kadrosuna atanan adı geçen personelin 11.01.2012 tarihinde ... Bakanlığında mühendis kadrosuna atanması mevzuata aykırıdır.
Tüm bu açıklamalar çerçevesinde, ... Bakanlığında basın ve halkla ilişkiler müşaviri olarak görev yapan ...’ın unvan değişikliği sınavına girip başarılı olma şartını sağlamamasına rağmen 11.01.2012 tarihinde mühendis kadrosuna atanması ve kendisine mühendis kadrosuna ait gösterge, ek gösterge, özel hizmet tazminatı, yan ödeme ve ek ödeme kalemlerinin ödenmesi sonucu 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununun “Kamu zararı” başlıklı 71’inci maddesinde yer alan “… g) Mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması, …” hükmü gereği kamu zararına sebebiyet verilmiştir. Kendisine ödenen mühendis kadrosuna ait gösterge, ek gösterge, özel hizmet tazminatı, yan ödeme ve ek ödeme tutarları ile anılan Bakanlıkta atanabileceği memur kadrosunun gösterge, ek gösterge, özel hizmet tazminatı, yan ödeme ve ek ödeme tutarları arasındaki fark kamu zararıdır.
Diğer taraftan sorumlu tarafından verilen temyiz dilekçesinde; tazmin ilâmına konu teşkil eden zarara gerekçe yapılan ve hukuka aykırılığı iddia olunan atama işleminin tesis tarihi göz önüne alındığında, konunun zamanaşımına uğradığı ifade edilmiştir.
5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu'nun "Zamanaşımı" başlıklı 74'üncü maddesinde;
"Kamu zararının meydana geldiği ve bu Kanunda belirtilen para cezalarının verilmesini gerektiren fiilin işlendiği yılı izleyen malî yılın başından başlamak üzere zamanaşımını kesen ve durduran genel hükümler saklı kalmak kaydıyla onuncu yılın sonuna kadar tespit ve tahsil edilemeyen kamu zararları ile para cezaları zamanaşımına uğrar."
Hükmü bulunmaktadır.
Bu kapsamda, somut olayda atamanın yapıldığı 11.01.2012 tarihinden itibaren 10 yıldan fazla sürenin geçtiği görülmekle birlikte, ödemenin yapıldığı tarih dikkate alındığında 5018 sayılı Kanunun 74'üncü maddesi uyarınca kamu zararı zamanaşımına uğramamıştır.
Sorumluluk yönünden inceleme;
Ödemelerin dayanağı mevzuata aykırı atama olduğundan; atama teklifini Personel Daire Başkan Vekili unvanı ile atamaya yetkili amire arz eden Diğer Sorumlu ..., söz konusu kamu zararından sorumludur.
...’ın mühendis kadrosuna atanması 11.01.2012 tarihinde gerçekleştirildiğinden, 2021 yılında yapılan ödemelere ilişkin söz konusu evraklarda imzası bulunan Harcama Yetkilisi ve Gerçekleştirme Görevlilerinin 11.01.2012 tarihli atamaya esas belgeleri görme ve bu belgelerin mevzuata uygunluğunu kontrol etme imkânı bulunmadığından bu kişilere sorumluluk yüklenmesi hukuken mümkün değildir.
Bu itibarla, ... Bakanlığında basın ve halkla ilişkiler müşaviri olarak görev yapan ...’ın, unvan değişikliği sınavına girip başarılı olma şartını sağlamamasına rağmen 11.01.2012 tarihinde mühendis kadrosuna atanması ve kendisine mühendis kadrosuna ait gösterge, ek gösterge, özel hizmet tazminatı, yan ödeme ve ek ödeme kalemlerinin ödenmesi suretiyle 5018 sayılı Kanun’un 71’inci maddesi uyarınca kamu zararına sebebiyet verildiğinden, sorumlunun itirazının Reddedilerek 103-12 sayılı İlam ile verilen ... TL tutarındaki tazmin hükmünün TASDİKİNE, (Temyiz Kurulu ve 5. Daire Başkanı ..., 8. Daire Başkanı ..., 7. Daire Başkanı ..., Üye ..., Üye ... ve Üye ...’in aşağıda yazılı azınlık görüşleri karşısında) oy çokluğuyla,
6085 sayılı Kanun’un 57’nci maddesi gereği bu Kararın yazılı bildirim tarihinden itibaren on beş gün içerisinde Sayıştay’da karar düzeltilmesi yolu açık olmak üzere,
Karar verildiği 14.05.2025 tarih ve 58033 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.
Karşı oy gerekçesi/Azınlık görüşü
Temyiz Kurulu ve 5. Daire Başkanı ... ve Üye ...’in karşı oy gerekçesi
Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Genel Yönetmelik kapsamı dışında bulunan istisnai memur kadroları ya da yönetici kadrolarında görev yapmakta olan veya daha önce bu kadrolarda görev yapmış olanların; 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 68/B maddesinde belirtilen hizmet süresi ve atama yapılacak kadro için aranan öğrenim şartını sağlamaları koşuluyla Genel Yönetmelik kapsamındaki şube müdürü, mühendis, biyolog vb. kadrolarına görevde yükselme veya unvan değişikliği sınavına tabi olmadan atanmalarında yürürlükteki mevzuat hükümleri uyarınca hukuki bir engel bulunmamaktadır.
... Bakanlığında basın ve halkla ilişkiler müşaviri olarak görev yapan ..., 11.01.2012 tarihli olur ile ... Bakanlığında mühendis kadrosuna atanmıştır. Basın ve halkla ilişkiler müşaviri kadro unvanının gerek Genel Yönetmelik kapsamı dışında bulunması ve gerekse yönetici kadrosu olması nedeniyle, mühendis kadrosuna atanma işlemi mevzuata uygun olarak tesis edilmiştir.
Atama yasal düzenlemelere uygun olduğundan, ortada bir kamu zararı bulunmamaktadır. Tazmin hükmünün kaldırılmasına karar verilmesi gerekir.
7. Daire Başkanı ... ve Üye ...’un karşı oy gerekçesi
... Bakanlığında basın ve halkla ilişkiler müşaviri olarak görev yapan ...’ın, unvan değişikliği sınavına girmeden ... Bakanlığında mühendis kadrosuna atanması suretiyle kamu zararına neden olunduğuna hükmedilmiştir.
Basın ve halkla ilişkiler müşaviri kadrosu görevde yükselme yönetmeliği kapsamında olmadığından ve Bakanlık Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Yönetmeliğinde sayılan gruplarda böyle bir unvanın yer almamış olması nedeniyle, kurum yönetmeliğinin 24’üncü maddesi çerçevesinde, dengi veya alt grup değerlendirmesi yapılamayacağından atamanın hukuka aykırılık teşkil ettiği anlaşılmaktadır.
Her hukuka aykırı işlemin, idari, mali veya cezai sorumluluktan birini veya birkaçını doğuracağı, işlemin niteliği dikkate alınmak suretiyle de uygulanacak müeyyidenin belirleneceği bir gerçektir.
Sayıştay Denetim Yönetmeliğinin “Kamu zararının tespiti” başlıklı 43’üncü maddesinde; kamu zararının tespiti ile kamu görevlilerine sorumluluk yöneltilmesinde aranması gereken şartlar belirtilmiştir. Buna göre; mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemlerin bulunması ve bu eylemler sonucunda bir kamu zararının oluşmuş olması gerekmektedir.
“Kamu zararı” nın tanımı ve unsurları ise 5018 sayılı Kanunun 71’inci maddesinde belirlenmiştir. Maddede “kamu zararı”; “… mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunması” şeklinde tanımlanmıştır.
Aynı maddenin ikinci fıkrasında Kamu zararının belirlenmesinde esas alınacak kriterler (konumuzla ilgili olanlar itibariyle);
- İş, mal veya hizmet karşılığı olarak belirlenen tutardan fazla ödeme yapılması,
- Mal alınmadan, iş veya hizmet yaptırılmadan ödeme yapılması,
- İş, mal veya hizmetin rayiç bedelinden daha yüksek fiyatla alınması veya yaptırılması,
- Mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması,
Şeklinde belirlenmiştir.
Konu bu çerçevede değerlendirildiğinde; ilgilinin bu görevi yürütebilmesi için gerekli teknik eğitim veya öğretim şartını taşımadığı veya mesleki veya teknik bilgi, beceri veya tecrübesi nedeniyle ilgilinin bu görevi gereği gibi yerine getirmediği veya getiremeyeceği yönünde herhangi bir tespit veya değerlendirmede bulunulmadığı görülmektedir. Atama hukuka aykırı yapılmış olmakla birlikte ilgili şahsın dönem içerisinde, atandığı kadroya ait görevi yürüttüğü ve mevzuat çerçevesinde bu kadro/görev için öngörülen ücretin kendisine ödendiği dikkate alındığında, yapılan ödeme ile ilgili olarak kamu zararının tespitinde esas;
- Hizmet karşılığı olarak belirlenen tutardan fazla ödeme yapılması,
- Hizmet yaptırılmadan ödeme yapılması,
- Hizmetin rayiç bedelinden daha yüksek fiyatla alınması
- Mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması
İddialarından hiçbirini ileri sürme imkânımız bulunmamaktadır.
Dolayısıyla, 5018 sayılı Kanunun 71’inci maddesinde tanımlanan şekliyle oluşmuş bir kamu zararı bulunmamasına ve aynı maddede belirlenen unsurların hiç birisini taşımamasına rağmen yapılan atamanın salt hukuka aykırı olması gerekçesiyle kamu zararına hükmedilmesinin “KAMU ZARARI” kavramı ile bağdaşmayacağı açıktır. Hukuka aykırı tesis edilen söz konusu işlem nedeniyle sorumlular hakkında idari ve/veya cezai müeyyidenin uygulanması ve bu nedenle 6085 sayılı Kanunun 78’inci maddesi çerçevesinde işlem yapılması gerekmektedir.
Kendisine ait hatalı bir işlem veya eyleme dayanmaksızın mühendis kadrosuna atanan, görev yaptığı dönem içerisinde de bu görevin yetki ve sorumluluğunu taşıyan ilgiliye yapılmış olan ödemelerin kamu zararı olarak değerlendirilmesi hukuken mümkün değildir. Bu nedenle verilen tazmin hükmüne ilişkin Daire kararının Kaldırılması gerekir.
8. Daire Başkanı ... ve Üye ...’un karşı oy gerekçesi
... Bakanlığında basın ve halkla ilişkiler müşaviri olarak görev yapan ...’ın, unvan değişikliği sınavına girip başarılı olma şartını yerine getirmeden ... Bakanlığında mühendis kadrosuna atanması nedeniyle kendisine mühendis kadrosuna ait gösterge, ek gösterge, özel hizmet tazminatı, yan ödeme ve ek ödeme kalemlerinin ödenmesi sonucu kamu zararına sebebiyet verildiğine hükmedilmiştir.
İlamda; kamu zararından atama teklifini Personel Daire Başkan Vekili unvanı ile atamaya yetkili amire (Bakana) arz eden Diğer Sorumlu ... tek başına sorumlu tutulmuştur.
Oysa söz konusu atama onayı incelendiğinde; atama teklifini Personel Daire Başkan Vekili unvanı ile atamaya yetkili amire (Bakana) arz eden Diğer Sorumlu ... ile birlikte atama onayını paraflayan Müsteşar Yardımcısı ... ve Müsteşar ... ile atamaya yetkili amir olan Bakan’ın imzası bulunmaktadır. Ancak 5018 sayılı Kanun’un “Bakanların ve Üst Yöneticilerin Hesap Verme Sorumluluğu” başlıklı 10’uncu maddesinde; Bakanların, kamu kaynaklarının etkili, ekonomik ve verimli kullanılması ile hukuki ve mali konularda Cumhurbaşkanına karşı sorumlu oldukları hüküm altına alındığından, atamaya yetkili amir olan Bakan’a sorumluluk yüklenmesi mümkün değildir.
Açıklanan sebeplerle, atama onayını paraflayan Müsteşar Yardımcısı ... ve Müsteşar ...’ın da sorumluluğa dahil edilmesi açısından Daire Kararının Bozulması gerekir.