Kamu İdaresi
Belediyeler ve Bağlı İdareler
Yılı
2022
Daire
7
Dosya No
54845
Tutanak No
57832
Tutanak Tarihi
19.03.2025
Konu
Çeşitli Konuları İlgilendiren Kararlar
KARAR

Konu: Belediye tarafından belediye sınırları içerisindeki hastanelerde çalışan sağlık personeline dağıtılmak üzere gıda paketi alımı yapılması ve bedelinin belediye bütçesinden karşılanması sonucunda kamu zararı oluştuğu hakkında.

73 sayılı ilamın 1. maddesi ile … Belediyesi Sağlık İşleri Müdürlüğü tarafından belediye sınırları içerisinde bulunan hastanelerde çalışmakta olan sağlık çalışanlarına dağıtılmak üzere gıda paketi alımı yapılması ve bedelinin belediye bütçesinden karşılanması sonucunda oluşan …-TL kamu zararının sorumlulara ödettirilmesine karar verilmiştir.

Harcama Yetkilisi … ve Gerçekleştirme Görevlisi …’nın aynı mahiyetteki dilekçelerinde özetle:

“1. Belediye Sağlık İşleri Müdürlüğü tarafından belediye sınırları içerisinde bulunan hastanelerde çalışmakta olan sağlık çalışanlarına dağıtılmak üzere gıda paketi alımı yapıldığı ve bedelinin belediye bütçesinden karşılandığı, bu ihtiyacın mahalli müşterek nitelikte olmadığı, yapılan harcamanın mevzuata aykırı olduğu, … TL tutarında kamu zararına sebebiyet verildiği iddiasıyla yapılan hesap yargılaması sonucunda tazmin kararının verildiği,

2. Yapılan harcama mevzuata uygun olup Sorguda yer alan mevzuata aykırılık değerlendirmesinin hatalı olduğu, Şöyle ki;

Sorguda mevzuat olarak sadece 5393 sayılı Kanunun ilgili hükümlerine yer verilmiş olduğu ve “5393 sayılı Belediye Kanunu'nun "Belediyenin görev ve sorumlulukları" başlıklı 14'üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentlerinde; belediyelerin, mahallî müşterek nitelikte olmak şartıyla yapabilecekleri hizmetler ile görev ve sorumluluklarının kapsamının belirtilmiş olduğu, Aynı Kanun'un "Belediyenin giderleri" başlıklı 60'ıncı maddesinde ise belediye bütçesinden yapılabilecek giderler sayma yoluyla belirtilmiştir” şeklinde bir ifadede bulunulduğu,

Halbuki belediyelerin görevlerinin sadece Belediye Kanunu ile verilen görevlerle sınırlı olmadığı, 5393 sayılı Kanun dışındaki pek çok kanun ile belediyelere görevler yüklendiği, 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu, imar Kanunu, Çevre Kanunu, Kentsel Dönüşüm Kanunu, Kültür ve Tabiat Varlıkları Kanunu, Umumi Hıfzıssıhha Kanunu, Kamulaştırma Kanunu, Polis Vazife ve Salahiyetleri Kanununun ilk aşamada sayabileceğimiz belediyelere görev ve yükümlülükler yükleyen kanunlardan olduğu,

Bu kanunlardan birinin de 1593 sayılı Umumi Hıfzıssıhha Kanunu olduğu, Bu Kanunun 20'nci maddesi aynen “Belediyelerin umumi hıfzıssıhha ve içtimai muavenete taallûk eden mesailden ifasile mükellef oldukları vazifelere aşağıda zikredilmiştir” denildiği, Günümüz Türkçesiyle açıklarsak bu Kanunda “belediyelerin genel sağlık ve sosyal yardımlaşmayı ilgilendiren sorunlardan ifasıyla yükümlü olduğu görevler belirtilmiştir.” 1593 sayılı Umumi Hıfzıssıhha Kanununun 20'nci maddesinde sayılan belediyelere ait olan on dört görevden onuncusu “Sari hastalıklarla mücadele işlerine muavenet” olarak sayılmıştır. Yani salgın hastalıklarda mücadelede belediyelerin yardım görevi bulunduğu, Bu görevin yine aynı maddede belirtilen “her nevi muzahrafatın teb'it ve imhası”, “Umumi mahallerde halkın sıhhatine zarar veren amilleri izale”, “Meskenlerin sıhhi ahvaline nezaret” görevlerinden farklı ve genel nitelikli bir görev olduğu,

Sari hastalıklarla mücadele işlerine muavenetin ne şekilde olacağının ise kanun koyucu tarafından bilinçli olarak muğlak bırakıldığı, Salgının gerektirdiği salgınla mücadele kapsamında değerlendirilebilecek her türlü faaliyetin bu kapsama girdiği, Hepimizin malumu olduğu üzere ülkemiz 2020-2022 yıllarında son yüzyılda tüm dünyada emsali görülmemiş bir salgın hastalık olan Kovit 19 salgını ile mücadele edildiği, Bu salgında en etkin ve fedakarane çalışmayı ise sağlık görevlilerinin yerine getirdiği, bu kimselerin normal çalışma sürelerinin çok üzerinde çalışmış, çoğu kere de uykusuz kalmış oldukları, Bunun ise sağlık personelinin bağışıklık sisteminin bozulması riskini ortaya çıkarmış olduğu, Belediyenin, sağlık personelinin bağışıklık sistemini güçlü tutarak salgınla mücadelede kendilerine destek olma amacını taşıdığı, Yapılan bu hizmetin 1593 sayılı Umumi Hıfzıssıhha Kanununun 20'nci maddesinde belediyelere verilen görevler arasında yer alan “Sari hastalıklarla mücadele işlerine muavenet” görevinin bir parçası olarak yerine getirildiği,

Ayrıca 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun "Belediyenin görev ve sorumlulukları" başlıklı 14'üncü maddesinde belediyelerin sağlıkla ilgili her türlü tesisi açabileceği, işletebileceği; çevre sağlığı, acil yardım ve ambulans hizmeti sunacağının da ifade edildiği, Aynı Kanun'un "Belediyenin giderleri" başlıklı 60'ıncı maddesinde ise belediye bütçesinden yapılabilecek giderler arasında “Kanunla verilen görevler ve hizmetlerin yürütülmesi için yapılan diğer giderlerin de sayıldığı, 1593 sayılı Umumi Hıfzıssıhha Kanununun 20'nci maddesinde sayılan “Sari hastalıklarla mücadele işlerine muavenet” in Kanun ile belediyelere verilen görevler arasında bulunduğu, Dolayısıyla bu görevin ifasının bir parçası olan Kovid salgını ile mücadele eden sağlık personelinin desteklenmesi amacı taşıyan söz konusu harcamada bir hukuka aykırı bir yön bulunmamaktadır” denildiği,

3. Tazmin kararının gerekçesinde ; 5393 sayılı Kanunun “Uygulanmayacak hükümler” başlıklı 84’ncü maddesi uyarınca Umumi Hıfzıssıhha Kanununda 5393 sayılı Kanuna aykırı hükümlerin olması durumunda 5393 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanacağı ifade edilerek savunmada dayanak olarak sunulan 1593 sayılı Umumi Hıfzıssıhha Kanununun 20’nci maddesinde sayılan Belediyenin görevleri arasında sayılan “Sari hastalıklarla mücadele işlerine muavenet” görevinin artık geçerliliği olmadığının zımnen ifade edildiği, Halbuki 5393 sayılı Belediye Kanunu’nda belediyelerin salgın hastalıklarla mücadele işlerine yardımcı olmasını engelleyici hiçbir düzenleme bulunmadığı, 5393 sayılı Kanunun 14’nci maddesi uyarınca “sağlıkla ilgili her türlü tesisi açabilme ve işletebilme görevi olan, 15’nci maddesi uyarınca “Belde sakinlerinin mahallî müşterek nitelikteki ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla her türlü faaliyet ve girişimde bulunmakla yetkili bulunan belediyelerin salgın hastalıklarla mücadelede sağlık teşkilatına yardımcı olamayacağını iddia etmenin mümkün olmadığı, Salgın hastalıklarla mücadelede yardım görevinin belde sakinlerinin mahallî müşterek nitelikteki bir ihtiyacı olduğu konusunda hiçbir şüphe bulunmadığı, Ayrıca aynı Kanunun 38’nci maddesinin “m” bendinde “Belde halkının huzur, esenlik, sağlık ve mutluluğu için gereken önlemleri almak” işinin belediye başkanlarının görevleri arasında sayıldığı, Pandemi koşulları ve aşağıda saydığımız diğer nedenler dikkate alındığında tazmin gerekçesine katılmanın mümkün olmadığı,

4. Tazmin kararında; yürürlükte olmadığını zımnen ifade ettikleri 1593 sayılı Umumi Hıfzıssıhha Kanununun 20’nci maddesinde Belediyenin görevleri arasında sayılan “Sari hastalıklarla mücadele işlerine muavenet” görevinin kapsamının ne olacağı ne olmayacağının sayın üyeler tarafından takdir edildiği, Buna göre hasta nakil hizmeti, sağlık destek çağrı merkezi, servis hizmeti, kamuoyunu bilgilendirme ve farkındalık artırma faaliyetleri, dezenfekte ve temizlik faaliyetleri gibi işlerin, salgın hastalıklarla mücadele işlerinde yardım kapsamına girmekte olduğu, ancak salgın hastalıkla birinci derecede ön cephede en büyük riskleri alarak can siperane mücadele eden sağlık personelinin moral ve motivasyonunu artıracak, bağışıklık sistemlerini güçlendirmeye katkı sağlayacak teşvik mahiyetindeki desteklerin salgın hastalıklarla mücadele işlerinde yardım kapsamına girmediği, Bunun da son derece hatalı ve yanlış bir yorum olduğu, Burada sorulması gereken sorunun şu olduğu: Belediyenin yapmış olduğu bu destek, sağlık personelinin salgın hastalıkla mücadelesinde bir katkı sağlamış mıdır, sağlamamış mıdır? Az da olsa bu yardımın salgın hastalıkla mücadelede bir faydası varsa (ki olduğu açıkça ortadadır) Belediyenin 1593 sayılı Umumi Hıfzıssıhha Kanununun 20’nci maddesinde Belediyenin görevleri arasında sayılan “Sari hastalıklarla mücadele işlerine muavenet”, görevinin kapsamına giren bir faaliyette bulunmuş olduğu,

5. … sınırları dahilinde Covid 19 salgını kapsamında sağlık çalışanlarına ayni gıda yardımına ilişkin olarak Belediye ve Kaymakamlık/ İlçe Sağlık Müdürlüğü arasında ekte sunulmuş olan bir Protokol bulunduğu,(EK 1) Bu Protokolün Belediye Başkanı, İlçe Sağlık Müdürü ve İlçe Kaymakamı tarafından imzalandığı, Buna göre gıda paketlerinin dağıtılacağı yerleri ve sayılarını İlçe Sağlık Müdürlüğünün belirlediği, 2021 yılında imzalanan ve uygulanan bu Protokolün içeriğinin hizmet 2022 yılında da sürdürüldüğü, Bu Protokolün, Belediyenin yaptığı bu yardımın Sağlık Bakanlığını ilçede temsil eden Kaymakamlık Makamı ve İlçe sağlık Müdürlüğü tarafından da salgın hastalıklarla mücadele kapsamında değerlendirildiğinin açıkça gösterildiği,

6. 1593 sayılı Umumi Hıfzıssıhha Kanununun 20’nci maddesinde Belediyenin görevleri arasında sayılan “Sari hastalıklarla mücadele işlerine muavenet" görevinin kapsamının salgın hastalıklarla mücadelede birinci derecede görevli Sağlık Bakanlığı ve bu Bakanlığı temsil eden merciler ile belediyeler arasında karşılıklı mutabakatla belirlenmesi gerektiği, Bu görevin kapsamının hizmete ihtiyaç duyan sağlık teşkilatı ve hizmeti sunacak olan Belediyenin dışında kalan özellikle kanunlarla belediyelere verilen görevlerin büyük ölçüde takdire bağlı unsurlar içerdiği dikkate alındığında bu yaklaşımın mahzurlarının açıkça ortaya çıktığı: “Şunu yaparsak kamu zararı mı sayarlar, başımıza bir iş gelir mi acaba” şeklinde kamu görevlilerinin zihninde istifhamlar oluşursa Belediyeye ait pek çok görevinin yerine getirilemez hale geleceği,

7. … belediyesi olarak sağlık harcamalarına çok büyük bir bütçe ayırarak hastane ve poliklinikler açmadıkları, Zira bu konuda … Belediyesi, … Belediyesi ve … Belediyesi gibi birçok belediye bina tesis yatırımları, medikal tefrişat yatırımları, doktor, hemşire ve benzeri yüksek maaş gideri olan personel istihdamı yaparak çeşitli klinikler açan Belediye örneklerinin olduğu; Diğer belediyelerin çok yüksek bütçe yatırımları ile yaptıkları bu hizmet yerine … belediyesi Sağlık İşleri Müdürlüğü olarak mevcut boş veya işlevi zayıflamış tesisleri sağlık bakanlığına ikili protokollerle tahsis ederek … ve çevre ilçelerdeki vatandaşların ücretsiz yararlanacağı sağlık tesisleri haline getirdikleri, Bu süreçte açılan tesisin Medikal ve idari tüm tefrişatını, sağlık ve idari tüm personel giderlerini sağlık bakanlığının karşıladığı, Belediye olarak bu tesislere bir sabit personel ve zaman zaman temizlik malzemesi, temizlik personeli gibi lojistik destekler verildiği,

Bu bağlamda …, … ve … Belediyelerinin açtığı hastane ve polikliniklerle ilgili adres görsel ve çalışan bilgilerinin ekte olduğu, bu yükün altına girmeden böylesi devasa bütçeler harcamadan aynı hizmetin hatta branş ve kalite olarak daha iyisinin çok küçük bütçe harcamaları ile halkımıza sunulduğu,

Kendi sağlık tesisini kuran belediyelerde sağlık personel istihdamını kendi bütçelerinden karşıladıkları için doktorların da belediye personeli niteliğinde görev yapmakta olduğu, Bu açıdan düşünüldüğünde belediye başkanı ve sağlık işleri müdürünce yönlendirilen hastanın muayenesinin doktor tarafından talimat olarak karşılandığı ya da randevu sistemini kendileri yönettikleri için her ne kadar halka da hizmet etse de belediye üzerinden gelen hastaların randevu sisteminde hızlıca muayene olabildiği,

… belediyesi Sağlık işleri müdürlüğü olarak branşı ilçede olmayan ya da yetersiz gelen sağlık tesislerinin açılmasına özen gösterildiği, Bu hedef doğrultusunda 2018-2023 yılları içerisinde aşağıdaki sağlık tesislerinin Sağlık Bakanlığı ile yapılan protokoller dahilinde halkın hizmetine kazandırıldığı,

… Diyabet Merkezi

… Diyabet spor merkezi

… ruh ve sinir hastalıklar hastanesi Otizm merkezi

… ruh ve sinir hastalıkları hastanesi … projesi kliniği

… Ağız ve diş hastanesi

… fizik tedavi hastanesi … polikliniği

… Ağız Diş Sağlığı merkezi

Yukarıda anılan tüm sağlık tesislerinde muayenelerin sağlık bakanlığı randevu sistemi ile gerçekleştirildiği, Ayrıca ilçede bazı konularda ihtisaslaşmış, rüştünü ispat etmiş ve yoğun talep gören … hastanelerin bulunduğu, Bahsi geçen hastanelerde çalışan doktorlara randevular açıldıktan itibaren 1 -2 dk. içerisinde tükendiği, Bilinçli bir yakını olmayan, yaşlı ve düşkün hasta ve durumu aciliyet gösteren vatandaşlar için doktorlara iletişim kurarak bu hastaların hasta muayenesi, MR-Röntgen-BT-Ultrason ve diğer tüm sağlık hizmetlerinden faydalanmalarının sağladığı, Ancak bu hizmetleri yerine getirirken randevu bulunmadığından, doktorların üzerine ekstra bir yük yükleyerek, dinlenme zamanlarından feragat ettirerek, ikili insani ilişkiler ile yerine getirildiği, Söz konusu düşkün vatandaşlara sundukları sağlık hizmetinin, diğer ilçe belediyelerindeki gibi afaki bütçeler harcayarak aile hekimi düzeyinde kalmamış olup çok cüzi rakamlarla doktorlar ile gönül ilişkilerine dayanarak kaliteli, memnuniyeti yüksek ve amacına hizmet eden bir hizmet olarak sunulduğu,

Bu konu şöyle bir örnekle açıklanabilir: kalp hastası bir hastanın randevu alamadığı için belediyeden yardım isteyerek ulaşması sonucu bu hastanın muayenesinin ikili gönül ilişkisi kurdukları doktorları arayarak onların üzerine ekstra bir yük daha yükleyerek hastanın muayenesini ve sonrasında tetiklerinin yapılmasını sağladıkları,

… fizik tedavi hastanesinin merkezinin … İlçesinin … semtinde olduğu, Bu merkezden faydalanan hasta profilinin çok geniş olduğu, Marmara, Trakya ve hatta Anadolu şehirlerine hizmet verdiği, Bu sebeple ilçe ve çevre ilçelerdeki vatandaşların buradan randevu alması ve fizik tedavi süreçlerinin başlamasının yaklaşık 3 ila 6 aylık süreçlerde neticelendiği, Bu tesisi …’da açarak 3 ila 6 ay tedavi için bekleyen hastaların yaklaşık 15 gün içerisinde fizik tedavilerinin başladığının bizzat müşahede edildiği ve bu durumun sağlık bakanlığı istatistiklerinde yer aldığı,

Projelerinden … mahallesinde açtıkları … Fizik tedavi hastanesi … semt polikliniği ile hastaların kaliteli ve hızlı hizmet almasının sağlandığı; Yine buradaki doktorlara da, randevu almakta zorlanan ekstra hastaların yönlendirerek vatandaşımıza hizmet etmeye çalıştıkları,

Doktorlarımıza ekstra yük olarak yönlendirdikleri hastaların büyük çoğunluğunun sağlık konusunda yol yordam bilmeyen, yakınları olmayan veya yakınlarından destek alamayan yaşlı kimsesiz veya hastalıkları ciddi derecede olan hastalar olduğu ve bunları önceliklendirmeye çalıştıkları,

2022 yılı faaliyet raporu verilerinde de belirtildiği gibi Müdürlükleri tarafından hastanelere yönlendirilen kişi sayısı 2021 senesinde 1.941, 2022 senesinde 2.821, 2023 senesinde ise 2.750 olduğu, Bu kişilerinin yaklaşık %25’inin bizzat doktorları arayıp doktorlara ekstra yük yükleyerek muayene ve tedavisini yaptırdıkları hastalar olduğu,

2018 yılından bu yana Sağlık Bakanlığı ile yapılan protokoller neticesinde hizmete açılan sağlık tesislerinde sağlık bakanlığı randevu sistemi ve belediyenin yönlendirmesi ile toplamda 641.000 hastaya hizmet verildiği,

Tüm bu hizmet ve faaliyetleri yürütürken 2022 yılı içerisinde doktorlara ekstra olarak yükledikleri hasta yükünden dolayı, moral motivasyon amaçlı yılda bir defaya mahsus aperatif atıştırmalık küçük bir gıda ikramı yapıldığı, bu alımın yapıldığı 2022 senesinde Covid- 19 salgınında doktorların gün içerisinde uzun ve yoğun çalışarak enerjilerinin zorlandığı, gıdaya erişim sağlanmasının zorlanıldığı, sokağa çıkma yasaklarının olduğu hususları da göz önüne alarak sağlık çalışanlarına enerji takviyesi olması amaçlı bu ikramın yapıldığı” ifade edilmiş olup Daire kararının kaldırılması talep edilmiştir.

Başsavcılık Mütalaasında;

“… Belediyesi 2022 yılı hesabının 7. Daire tarafından yargılanması sonucu 01.08.2024 tarihli ve 73 sayılı ilam çıkarılmıştır. İlamın 1'inci maddesinde yer alan tazmin hükmüne karşı sorumlulardan … tarafından tazmin hükmünün kaldırılması veya bozulması talebini ihtiva eden ve ilgideki yazı ile Başsavcılığa intikal ettirilen temyiz dilekçesi incelendi.

Adı geçen dilekçesinde özetle; Belediyenin görevleri sadece 5393 sayılı Belediye kanunu ile verilen görevlerle sınırlı olmadığını, pek çok kanunla belediyelere görevler yüklendiğini bunlardan birisinin de 1593 sayılı Umumi Hıfzıssıhha kanunu olduğunu, bu kanuna göre belediyelerin salgın hastalıklarda mücadelede belediyelerin yardım görevi bulunduğunu, söz konusu gıda paketi dağıtımının da bu kapsamda ele alınması gerektiği, ayrıca 5393 sayılı kanuna istinaden belediyelerin sağlıkla ilgili her türlü tesisi açabileceği ve işletebileceğini, Dairenin Tazmin kararı gerekçesinde, 5393 sayılı kanunun 84. Maddesi uyarınca Umumi Hıfzıssıhha Kanununda 5393 sayılı kanuna muhalif hükümler yer alması durumunda 5393 sayılı kanunun hükümlerinin uygulanacağı ifade edilerek, 1593 sayılı kanunda zikredilen "Sari hastalıklarla mücadele işlerine muavenet" görevinin zımnen geçerliliğini yitirdiği kanısına varılmasının hatalı olduğunu, mevcut kanunda bunu engelleyici hiçbir hükmün bulunmadığını, yardım görevinin belde sakinlerinin mahalli müşterek nitelikteki bir ihtiyacı olduğu, Salgın kapsamında sağlık çalışanlarına ayni gıda yardımına ilişkin Belediye ve Kaymakamlık/İlçe Sağlık Müdürlüğü arasında bir protokol olduğunu bunun da salgın hastalıklarla mücadele kapsamında değerlendirildiğinin göstergesi olduğunu, … belediyesi olarak, başka belediyelerin devasa bütçeler ayırarak yaptıkları sağlık tesisleri yerine kendilerinin birçok sağlık tesisini Sağlık bakanlığı ile yapılan protokoller sayesinde hayata geçirdiklerini, belediye olarak bu hizmet ve faaliyetleri yürütürken 2022 yılı içerisinde doktorlara ekstra yüklenen hasta yükünden dolayı moral ve motivasyon amaçlı yılda bir defaya mahsus aperatif atıştırmalık küçük gıda ikramı yapıldığı ifade edilerek Sayıştay 7. Dairesinin ilamının kaldırılmasını / bozulmasını talep etmiştir.

Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde;

Temyiz dilekçesinde, sorumlunun ileri sürdüğü ve açıkladığı hususların 7. Dairenin 73 No'lu ilamının 1'inci maddesinde karşılandığı görülmüş olmakla birlikte, Savcılığımız görüşüne aşağıda yer verilmiştir.

2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının "Mahalli idareleri' başlıklı 127'nci maddesinde;

"Mahalli idareler; il, belediye veya köy halkının mahalli müşterek ihtiyaçlarını karşılamak üzere kuruluş esasları kanunla belirtilen ve karar organları, gene kanunda gösterilen, seçmenler tarafından seçilerek oluşturulan kamu tüzel kişileridir.

Mahalli idarelerin kuruluş ve görevleri ile yetkileri, yerinden yönetim ilkesine uygun olarak kanunla düzenlenir." denilmektedir.

Öte yandan, Esas Sayısı : 2014/72 ve Karar Sayısı : 2014/141 olan Anayasa Mahkemesi Kararı'nda; "Anayasa'nın 127. maddesi uyarınca mahalli idarelerin kuruluş amacı olarak gösterilen mahalli müşterek ihtiyaç, herhangi bir yerel yönetim biriminin sınırları içinde yaşayanların, aynı yörede birlikte yaşamaktan doğan somut durumların yarattığı, yoğunlaştırdığı ve sürekli güncelleştirdiği, özünde etkinlik, ölçek ve sağladığı yarar bakımından yerel sınırları aşmayan, bölünebilir ve rekabet konusu olabilen yerel ve kamusal hizmet karakterinin ağır bastığı ortak beklentilerini ifade etmektedir." denilerek mahalli müşterek ihtiyaç kavramının sınırları belirlenmiştir.

5393 sayılı Belediye Kanunu'nun "Belediyenin görev ve sorumlulukları" başlıklı 14'üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentlerinde; belediyelerin, mahallî müşterek nitelikte olmak şartıyla yapabilecekleri hizmetler ile görev ve sorumluluklarının kapsamı belirtilmiştir.

Aynı Kanun'un "Belediyenin giderleri" başlıklı 60'ıncı maddesinde ise belediye bütçesinden yapılabilecek giderler sayma yoluyla ifade edilmiştir.

İlgili kanun maddeleri ve açıklamalar birlikte değerlendirildiğinde, … Belediyesi Sağlık İşleri Müdürlüğü tarafından belediye sınırları içerisinde bulunan hastanelerde çalışmakta olan sağlık çalışanlarına dağıtılmak üzere gıda paketi alımı yapılması ve bedelinin belediye bütçesinden karşılanması mevzuata uygun değildir. Böyle bir giderin belediye bütçesinden karşılanabilmesi için hem mahalli müşterek nitelikte olması hem de söz konusu kanun hükümlerinde yer alması gerekmektedir. Bu bağlamda, sağlık çalışanlarına dağıtılmak üzere gıda paketi alım işi mahalli müşterek ihtiyaç kapsamında değerlendirilemeyeceğinden ve mevzuata uygun olmadığından söz konusu kamu zararı ile ilgili olarak, sorumlunun temyiz dilekçesinde dile getirdiği diğer hususların, sorumlunun savunmasında dile getirdiği hususlarla benzer nitelikte olduğu, bu hususların daire kararında yasal gerekçeleriyle tümüyle karşılandığı görüldüğünden ve yukarıda yaptığımız açıklamalar çerçevesinde, sorumlunun temyiz talebinin reddedilerek Daire kararının tasdik edilmesinin uygun olacağı değerlendirilmektedir.” Denilmektedir.

Gerçekleştirme Görevlisi … ve Harcama Yetkilisi …’un sözlü açıklamalarının dinlenilmesinden ve dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra,

GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ

… Belediyesi Sağlık İşleri Müdürlüğü tarafından belediye sınırları içerisinde bulunan hastanelerde çalışmakta olan sağlık çalışanlarına dağıtılmak üzere gıda paketi alımı yapılması ve bedelinin belediye bütçesinden karşılanması suretiyle kamu zararına neden olunduğu hususu ile ilgili olarak;

2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Mahalli idareler” başlıklı 127’nci maddesinde aynen;

“Mahalli idareler; il, belediye veya köy halkının mahalli müşterek ihtiyaçlarını karşılamak üzere kuruluş esasları kanunla belirtilen ve karar organları, gene kanunda gösterilen, seçmenler tarafından seçilerek oluşturulan kamu tüzelkişileridir.” denilmektedir.

Öte yandan, 2014/72 esas ve 2014/141 karar sayılı Anayasa Mahkemesi Kararı’nda;

“Anayasa'nın 127. maddesi uyarınca mahalli idarelerin kuruluş amacı olarak gösterilen mahalli müşterek ihtiyaç, herhangi bir yerel yönetim biriminin sınırları içinde yaşayanların, aynı yörede birlikte yaşamaktan doğan somut durumların yarattığı, yoğunlaştırdığı ve sürekli güncelleştirdiği, özünde etkinlik, ölçek ve sağladığı yarar bakımından yerel sınırları aşmayan, bölünebilir ve rekabet konusu olabilen yerel ve kamusal hizmet karakterinin ağır bastığı ortak beklentilerini ifade etmektedir. ” denilerek mahalli müşterek ihtiyaç kavramının sınırları belirlenmiştir.

5393 sayılı Belediye Kanunu’nun “Belediyenin görev ve sorumlulukları” başlıklı 14’üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentlerinde; belediyelerin, mahallî müşterek nitelikte olmak şartıyla yapabilecekleri hizmetler ile görev ve sorumluluklarının kapsamı belirtilmiştir.

Aynı Kanun’un “Belediyenin giderleri” başlıklı 60’ıncı maddesinde ise belediye bütçesinden yapılabilecek giderler sayma yoluyla belirtilmiştir.

Mezkûr Kanun’un belediyenin görev ve sorumluluklarının düzenlendiği 14’üncü maddesi incelendiğinde; bentler halinde sayılan bu görev ve sorumlulukların ortak özelliklerinin mahalli müşterek nitelikte olmaları gerektiği görülmektedir. Diğer bir deyişle mahalli müşterek nitelikte olmayan herhangi bir hizmetin belediyenin görev ve sorumlulukları ve belediyenin giderleri arasında değerlendirilerek bu hizmete ilişkin harcamanın İdare bütçesinden karşılanması mümkün değildir.

Sorumlular göndermiş oldukları ortak nitelikteki savunmalarında özetle; belediyelerin görevlerinin sadece Belediye Kanunu ile verilen görevlerle sınırlı olmadığını, 5393 sayılı Kanun dışındaki pek çok kanun ile de belediyelere görevler yüklendiğini, bu Kanunlardan birinin de 1593 sayılı Umumi Hıfzıssıhha Kanunu olduğunu belirtmişler; ilave olarak 1593 sayılı Umumi Hıfzıssıhha Kanunu’nun 20’nci maddesinde belediyelere sâri hastalıklarla mücadele işlerine muavenet görevi verildiğini, salgın hastalıklarda mücadelede belediyelerin yardım görevi bulunduğunu ve Covid salgınının gerektirdiği salgınla mücadele kapsamında değerlendirilebilecek her türlü faaliyetin bu kapsama gireceğini ifade etmişlerdir.

1593 sayılı Umumi Hıfzıssıhha Kanunu’nun 20’nci maddesinin 10. sırasında belediyelere salgın hastalıklarla mücadele işlerine yardım etme görevi verilmiştir. Kanunun Belediyelerle ilgili olan 4. Fasılında yer alan 18, 19, 20 ve 21. Maddeleri bir bütün olarak incelendiğinde; belediyelerin kendi sorumlu oldukları alanda eksik bulunan temel ve genel sağlık hizmetlerini tamamlama yönünde bir görevleri olduğu görülmektedir. Bu çerçevede belediyelerin salgın hastalıkla mücadele görevi; sağlık personelinin moral motivasyonunu arttırmaktan ziyade; genel sağlık hizmetlerinin (hastanelere hasta nakil hizmeti sunmak, sağlık destek çağrı merkezi kurmak, salgınla mücadele sürecini başarıyla tamamlayan ve hastaneden taburcu olacak vatandaşlara servis desteği sunmak, kamuoyunu bilgilendirme ve farkındalık artırma faaliyetlerini yürütmek, düzenli aralıklarla dezenfekte ve temizlik çalışmaları yapmak, alman tedbir ve kısıtlamalara ilişkin denetim çalışmalarını yürütmek gibi hizmetler) eksik kaldığı alanları mahallinde tamamlama şeklinde tezahür edebilir.

Ayrıca; 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun “Uygulanmayacak hükümler” başlıklı 84’üncü maddesinde aynen; “Bu Kanunla, belediyenin sorumlu ve yetkili kılındığı görev ve hizmetlerle sınırlı olarak; 24.4.1930 tarihli ve 1593 sayılı Umumî Hıfzıssıhha Kanunu, 4.7.1934 tarihli ve 2559 sayılı Polis Vazife ve Selâhiyet Kanunu, 10.6.1949 tarihli ve 5442 sayılı İl İdaresi Kanunu, 12.9.1960 tarihli ve 80 sayılı 1580 Sayılı Belediye Kanununun 15 inci Maddesinin 58 inci Bendine Tevfikan Belediyelerce Kurulan Toptancı Hal’lerinin Sureti İdaresi Hakkında Kanun, 2.7.1964 tarihli ve 492 sayılı Harçlar Kanunu, 13.10.1983 tarihli ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu, 3.5.1985 tarihli ve 3194 sayılı İmar Kanunu, 14.6.1989 tarihli ve 3572 sayılı İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına Dair Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabulüne Dair Kanun, (…)52 , 10.7.2003 tarihli ve 4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanunu, 1.5.2003 tarihli ve 4856 sayılı Çevre ve Orman Bakanlığı Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun ile 14.7.1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununda bu Kanun hükümlerine aykırılık bulunması durumunda bu Kanun hükümleri uygulanır.” denilerek belediyenin görev ve hizmetleriyle ilgili 5393 sayılı Kanun hükümlerine aykırılık bulunması durumunda 5393 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanacağı belirtilmektedir.

Bu bağlamda başhekimlere, hastane müdürlerine ve diğer sağlık çalışanlarına dağıtılmak üzere yapılan gıda paketi alım işi hem mahalli müşterek ihtiyaç kapsamında olmadığından hem de 5393 sayılı Belediye Kanunu’nda yer alan belediyenin giderleri arasında sayılmadığından 5018 sayılı yasada düzenlenen “mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması” hali söz konusu olmuş ve bu yolla kamu zararına sebebiyet verilmiştir.

Bu itibarla, sorumluların iddialarının reddedilerek, 73 sayılı ilamın 1. maddesi ile … Belediyesi Sağlık İşleri Müdürlüğü tarafından belediye sınırları içerisinde bulunan hastanelerde çalışmakta olan sağlık çalışanlarına dağıtılmak üzere gıda paketi alımı yapılması ve bedelinin belediye bütçesinden karşılanması sonucunda oluşan …-TL kamu zararının sorumlulara ödettirilmesine ilişkin tazmin hükmünün TASDİKİNE, (…. Daire Başkanı …, Üyeler …, …, …, …, …, …’in azınlık görüşlerine karşı) oyçokluğu ile,

6085 sayılı Kanunun 57’nci maddesi gereği bu Kararın yazılı bildirim tarihinden itibaren onbeş gün içerisinde Sayıştay’da karar düzeltilmesi yolu açık olmak üzere,

Karar verildiği 19.03.2025 tarih ve 57832 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.







…. Daire Başkanı …, Üyeler …, …, …, .., …, …’in karşı oy gerekçesi

… Belediyesi Sağlık İşleri Müdürlüğü tarafından belediye sınırları içerisinde bulunan hastanelerde çalışmakta olan sağlık çalışanlarına dağıtılmak üzere gıda paketi alımı yapılması ve bedelinin belediye bütçesinden karşılanması suretiyle kamu zararına neden olunduğu hususu ile ilgili olarak;

5393 sayılı Belediye Kanunu’nun “Belediyenin görev ve sorumlulukları” başlıklı 14’üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentlerinde; belediyelerin, mahallî müşterek nitelikte olmak şartıyla yapabilecekleri hizmetler ile görev ve sorumluluklarının kapsamı belirtilmiştir.

1593 sayılı Umumi Hıfzıssıhha Kanunu’nun 20’nci maddesinin 10. sırasında belediyelere salgın hastalıklarla mücadele işlerine yardım etme görevi verilmiştir.

Savunmalarda, “2022 yılı içerisinde belediye sınırları içinde hizmet veren doktorlara ekstra olarak yükledikleri hasta yükünden dolayı, moral motivasyon amaçlı yılda bir defaya mahsus aperatif atıştırmalık küçük bir gıda ikramı yapıldığı, bu alımın yapıldığı 2022 senesinde Covid- 19 salgınında doktorların gün içerisinde uzun ve yoğun çalışarak enerjilerinin zorlandığı, gıdaya erişim sağlanmasının zorlanıldığı, sokağa çıkma yasaklarının olduğu hususları da göz önüne alarak sağlık çalışanlarına enerji takviyesi olması amaçlı bu ikramın yapıldığı” ifade edilmiştir.

İlgili kanun maddeleri ve açıklamalar birlikte değerlendirildiğinde, … Belediyesi Sağlık İşleri Müdürlüğü tarafından belediye sınırları içerisinde bulunan hastanelerde çalışmakta olan sağlık çalışanlarına dağıtılmak üzere gıda paketi alımı yapılmasında mevzuata aykırılık bulunmadığı, dolayısıyla kamu zararı oluşmadığı değerlendirilmektedir. Bu itibarla Daire kararının refi gerekir.